6. HAFTA : 1 KASIM 2014 CUMARTESİ
DERS
: AÇIKLAMALI SÛRE MEÂLLERİ
SÛRE
: MERYEM
ÂYETLER : 83-98
I) SÛRENİN 83-98. ÂYETLERİYLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER :
Son bölümlerinde şeytanlara uyup onların kışkırtmalarıyla günaha
batan, Allah’a çocuk isnad etmek suretiyle iftirada bulunan kâfirlerin
cehenneme
sürükleneceği
ve
kendilerine
hiçbir
şekilde
şefaat
edilmeyeceği, takvâ sahiplerinin ise Rahman tarafından en güzel şekilde
ağırlanacağı bildirilen Meryem sûresi, inanıp yararlı işler yapanlara
Allah'ın sevgi bahşedeceğini ve Kur'ân'ın takva sahipleri için bir müjde,
inatçı toplum için uyarı vesilesi olduğunu ifade eden âyetlerle sona erer1.
II- ÂYETLERİN AÇIKLAMALI MEÂLİ :
ِ
﴾38﴿ ‫ين تَ ُؤزُُّه ْم اَزًّا‬
َ ‫اَ ََلْ تَ َر اَنَّاۤ اَْر َس ْلنَا الشَّيَاط‬
َ ‫ي َعلَى الْ َكافر‬
83. “ Görmedin mi, biz o kâfirlerin üzerine şeytanları saldık; onlar
kâfirleri kaynatıp-oynatıp kıvrandırıyorlar”.
Ey Muhammed ! Görmedin mi, biz inkârcıların üzerine kendilerini
isyâna
itip
duran
şeytanları
saldık2.
Bilmez
misin,
biz
o
kâfirlere/müşriklere kendilerini günaha kışkırtan şeytanları musallat
etmişizdir3.
﴾38﴿ ‫فَ ََل تَ ْع َج ْل َعلَْي ِه ْم اََِّّنَا نَ ُع ُّد ََلُ ْم َعدًّا‬
84. “ O halde sen onlar hakkında acele etme; şüphe yok ki biz onlar
için bir sayı sayıyoruz”.
1
Yaşaroğlu, M. Kâmil, “Meryem Sûresi”, DİA, XXIX, 243.
Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.617.
3
Kur’ân-ı Kerîm Meâli (Anlam ve Yorum Merkezli Çeviri). Kâfirlerin üzerine şeytanların salınması, küfür ve
isyanda direnmeleri sebebiyle Allah’ın onları şeytanlara karşı korumaması ve şeytanları onların üzerine
musallat kılması şeklinde yorumlanmıştır. BKz., Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.618.
2
Binâenaleyh sen onlara karşı azap istemekte acele etme. Biz ancak
onların günlerini ve nefeslerini sayıyoruz4. Onların azaba çarptırılmaları
hususunda tez canlılık gösterme. Çünkü biz onlar için gün sayıyoruz5.
ِ ‫ي وم ََنشر الْمتَّق‬
﴾38﴿ ‫ْح ِن َوفْ ًدا‬
ٰ ْ ‫الر‬
َّ ‫ي ا َل‬
َ ُ ُُ ْ َ َْ
85. “O gün takva sahiplerini bir heyet halinde Rahman’ın huzurunda
toplayacağız”.
O gün takva sahibi olanları o çok esirgeyici Allah’ın huzuruna süvâri
elçiler gibi toplayacağız6 . Gün gelecek, takvâ sahiplerini seçkin konuklar
olarak Rahmân’ın huzurunda toplayacağız7
ٰ ِ َ ‫وق الْم ْج ِرم‬
﴾38﴿ ‫َّم ِوْرًدا‬
ُ ُ ‫َونَ ُس‬
َ ‫ي ال َج َهن‬
86. “ Mücrimleri de susuz olarak cehenneme sevkedeceğiz”.
Günahkârları da suya götürülen sürü gibi8, günaha batmış o kâfirleri ise
suvarılmaya götürülen hayvan sürüsü gibi cehenneme süreceğiz9.
ِ ‫الشف‬
ِ
﴾38﴿ ‫ْح ِن َع ْه ًدا‬
ٰ ْ ‫الر‬
َّ ‫اعةَ اََّل َم ِن َّاَّتَ َذ ِعْن َد‬
َ َ َّ ‫ََل َيَْل ُكو َن‬
87. “ Rahmân’ın nezdinde bir ahd (söz) almış olan kimseden başkaları
şefaate mâlik olamayacaklardır”.
O gün Rahmân’ın katında söz ve izin alandan başkasının şefaat hakkı
olmayacaktır10; onlar için şefaat/kayırma da söz konusu olmayacaktır.
4
Çantay, Hasan Basri, Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm.
Kur’ân-ı Kerîm Meâli (Anlam ve Yorum Merkezli Çeviri).
6
Çantay, Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm.
7
Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.617.
8
Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.617.
9
Kur’ân-ı Kerîm Meâli (Anlam ve Yorum Merkezli Çeviri).
10
Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.617.
5
Çünkü şefaat/kayırma ancak Rahmân’ın nezdinde ahdi (imanı ve sâlih
amelleri) bulunan kimseler için söz konusudur11 .
﴾33﴿ ‫ْح ُن َولَ ًدا‬
ٰ ْ ‫الر‬
َّ ‫َوقَالُوا َّاَّتَ َذ‬
88. “ Dediler ki : ‘Rahman çocuk edindi’ “.
Müşrikler “Melekler Allah’ın kızlarıdır”, bir kısım Yahudiler “Üzeyir
Allah’ın oğludur” ve hıristiyanlar “Îsâ Allah’ın oğludur” diyerek Allah’a
çocuk isnad ettiler12.
﴾38﴿ ‫لََق ْد ِجئْتُ ْم َشْيئًا اِ ًّدا‬
89. “ Yemin olsun ki pek ağır, pek çirkin bir şeye cür’et ettiniz”.
Hakikaten çok çirkin bir iddia ortaya attınız13; bilin ki siz böyle
söylemekle gerçekten çok çirkin bir iftirada bulundunuz14.
ِ
﴾89﴿ ‫ال َهدًّا‬
ْ ‫ض َوََِّتُّر‬
ُ َ‫اْلِب‬
َّ ‫اد‬
ُ ‫تَ َك‬
ُ ‫الس ٰم َو‬
ُ ‫ات يَتَ َفطَّْر َن منْهُ َوتَْن َش ُّق ْاَلَْر‬
90. “ Neredeyse ondan gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar
yıkılıp yerlere geçecek”.
Onların “Rahman çocuk edindi” iftirâsı yüzünden neredeyse gökler
çatırdayıp parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı15.
﴾89﴿ ‫ْح ِن َولَ ًدا‬
ٰ ْ ‫اَ ْن َد َع ْوا لِ َّلر‬
91. “ Rahmân’a çocuk iddiasında bulundular diye”.
11
Kur’ân-ı Kerîm Meâli (Anlam ve Yorum Merkezli Çeviri). Rahman’dan söz alanlar ifadesi, âhirette lâyık
olanlara şefaat etmek için kendilerine izin verilenler, yahut dünyada iken şefaati hak ettiren iman ve
amel sahibi kimseler olarak yorumlanmıştır. Bkz., Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.618.
12
Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.619.
13
Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.619.
14
Kur’ân-ı Kerîm Meâli (Anlam ve Yorum Merkezli Çeviri).
15
Kur’ân-ı Kerîm Meâli (Anlam ve Yorum Merkezli Çeviri).
Onlar o çok esirgeyen Allah’a bir evlât iddia ettiler diye16.
ِ ‫ْح ِن اَ ْن ي ت‬
﴾89﴿ ‫َّخ َذ َولَ ًدا‬
ٰ ْ ‫َوَما يَنْبَغي لِ َّلر‬
َ
92. “ Halbuki çocuk edinmek Rahmân’a yaraşmaz”.
Halbuki çocuk edinmek, çocuk sahibi olmak Allah’ın şanına kesinlikle
yaraşmaz. Çünkü çocuk edinme isteği bir ihtiyaçtan dolayıdır ve çocuk
da ana babasının cinsinden olur. Allah ise ihtiyaçtan da bir benzerinin
bulunmasından da münezzehtir17
ِ ِ ‫ات و ْاَلَر‬
ِ َّ ‫اِ ْن ُك ُّل من ِِف ا‬
﴾88﴿ ‫ْح ِن َعْب ًدا‬
ٰ ْ ‫الر‬
َّ ‫ض اََّلۤ اِِٰت‬
ْ َ ‫لس ٰم َو‬
َْ
93. “ Göklerde ve yerde olan har varlık Rahmân’ın huzuruna bir kul
olarak gelecektir”.
Göklerde, yerde ve bunların içinde mevcut olan melek, cin, insan vb.
ne varsa18 hepsi Allah’ın hâşâ oğlu veya kızı olarak değil, ancak ve ancak
O’nun bir kulu olarak ve yine O’nun huzurunda toplanacaklardır.
﴾88﴿ ‫َّه ْم َعدًّا‬
ٰ ‫لََق ْد اَ ْح‬
ُ ‫ص ُيه ْم َو َعد‬
94. “ Yemin olsun ki Allah onları kuşattı ve sayıca onları tâdad etti”.
Andolsun ki Rahman onların yaptıklarını sınırsız ilmiyle kuşatmış,
hepsini bir bir tesbit etmiştir19. Allah yarattığı varlıkların tümünden ve
kendisine çocuk isnat edenlerden haberdardır20. Hiçbir şey O’nun ilmi,
iradesi ve kudreti dışında değildir. Kullarının niyet ve eylem planında
yaptığı her şeyi sınırsız ilmiyle bilir.
﴾88﴿ ‫َوُكلُّ ُه ْم اٰت ِيه يَ ْوَم الْ ِقٰي َم ِة فَ ْرًدا‬
16
17
18
19
20
Çantay, Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm.
Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.620.
Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.620.
Kur’ân-ı Kerîm Meâli (Anlam ve Yorum Merkezli Çeviri).
Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.620.
95. “ Ve hepsi kıyamet günü O’na tek olarak gelecektir”.
Onların hepsi kıyamet günü Rahmân’ın huzuruna mallarındanmülklerinden,
taraftarlarından
ve
evlatlarından
yoksun
olarak
gelecektir21. Kıyamet gününde herkes tek tek O’nun huzurunda
toplanacak ve yaptıklarıyla başbaşa kalarak hesap verecektir22.
ِ َّ ‫اِ َّن الَّذين اٰمنوا وع ِملُوا‬
ِ ‫اِل‬
﴾88﴿ ‫ْح ُن ُوًّدا‬
ٰ ْ ‫الر‬
َّ ‫ات َسيَ ْج َع ُل ََلُ ُم‬
َ َ َُ َ
َ ‫الص‬
96. “ İman edip sâlih amel işleyenler gelince, Rahmân onlar için bir
meveddet kılacaktır”.
İman edip imanlarının gereği güzel işler yapanlar, Kur’an ve sünnete
uygun davranış içinde olanlar için Allah gönüllerde sevgi yaratacaktır.
Rahmân sıfatının bir tecellisi olarak Allah kendisine iman eden sâlih
amel sahibi kullarını sevecek ve diğer kullarına da sevdirecek,
dolayısıyla mümin kulları arasında kardeşliği tesis edecektir23.
Resûl-i Ekrem (sav), Allah’ın, bir kulu sevdiğinde onu Cebrâil’e,
gökteki diğer varlıklara ve yerdeki insanlara da sevdireceğini24;
sevmediği kimseyi de aynı şekilde meleklere ve insanlara sevdirmediğini
haber vermiştir25.
ِ ِ‫فَاََِّّنَا ي َّسرنَاه بِلِسان‬
ِ
﴾88﴿ ‫ي َوتُْن ِذ َر بِه قَ ْوًما لُدًّا‬
َ َ ُ ْ َ
َ ‫ك لتُبَشَِّر بِه الْ ُمتَّق‬
97. “ Muhakkak onu senin lisanın ile kolaylaştırdık ki onunla takva
sahiplerini müjdeleyip, inat eden kavmi de îkâz edesin”.
Ey Peygamber ! Biz bu Kur’ân’ı senin konuşup anlaştığın dille
vahyetmek suretiyle kolay anlaşılır kıldık ki Allah’a itaatsizlikten
21
22
23
24
25
Kur’ân-ı Kerîm Meâli (Anlam ve Yorum Merkezli Çeviri).
Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.620.
Bkz., Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.621.
Buhârî, “Bed’ü’l-halk, 6; “Edeb”, 41.
Müsned, II, 413.
sakınanları onunla müjdeleyesin, şirk ve inkârcılıkta ısrar eden o
müşrikleri de yine onunla îkaz edesin26. Hem senin iyi anlaman ve hem de
halkına rahatça tebliğ etmen için onu kavminin diliyle Arap lisanı üzere
indirip kolaylaştırdık ki müjdeleme ve uyarma görevini hakkıyla yerine
getiresin27.
﴾83﴿ ‫س ِمْن ُه ْم ِم ْن اَ َح ٍد اَْو تَ ْس َم ُع ََلُ ْم ِرْكًزا‬
ُّ ‫َوَك ْم اَ ْهلَكْنَا قَ ْب لَ ُه ْم ِم ْن قَ ْرٍن َه ْل ُُِت‬
98. “ Hem biz onlardan evvel nice kavmi helâk ettik, sen hiç
onlardan birini hissediyor musun, ya da gizli bir seslerini işitiyor musun
?”
Evet, biz bu müşriklerden/kâfirlerden önce nice kavimleri helâk ettik.
Şimdi bak bakalım, helâk olup giden o kavimlerden herhangi birinin
varlığını hissediyor, sesini-sedâsını işitiyor musun28 ? Onlardan
birinden bir varlık emâresi görüp az da olsa bir ses alabiliyor musun?
26
27
28
Kur’ân-ı Kerîm Meâli (Anlam ve Yorum Merkezli Çeviri).
Bkz., Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, III, s.621.
Kur’ân-ı Kerîm Meâli (Anlam ve Yorum Merkezli Çeviri).
Download

meryem âyetler : 83-98