MSGSÜ, ENFORMATĐK BÖLÜMÜ/BOST . ARAŞTIRMA YÖNTEMLERĐ
SAYISAL SAAT VE SERGĐLEME ORTAMLARI
REFĐYE ENDEZ
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Enformatik Bölümü
e-posta:[email protected]
ÖZET
Bu çalışmada, teknolojinin yaygınlaşan kullanımı
ve getirdiği yeni olanakların sanata yansıması ile
ortaya çıkan yeni tanımlamalar ele alınacaktır.
Makale içinde sayısal sanat kavramı, sayısal sanatın
gelişimi ve sınıflandırılması ele alınırken,
sergilenme süreçleri ve sayısal sanat eserlerinin
sergilenme mekanı ile olan ilişkisi incelenecektir.
Anahtar Kelimeler:
Teknoji; Sergileme;
Sayısal
Sanat;Sanat
ve
ABSTRACT
In this performance, new definitions will be
discussed which have been broken through with the
spread usage of internet and its bringing up new
opportunities reflecting on art. While the concept of
digital art in the article, the development and
classification of digital art being discussed;
exhibition process and the exhibition place of
digital art will be examined.
Key Words: Digital Art, Art and Technoligies,
Exhibition
1.GĐRĐŞ
19.yy sonrasını kapsayan, Endüstri devrimini takip
eden süreçte, makineleşme ve sosyo-kültürel
değişim dönemin sanat anlayışını ve sanatçıların
kullandığı malzemenin değişimini etkilemiştir.
Geleneksel sanat malzemelerinin yanında çağın
teknik olanakları da sanatın ifade biçimleri arasına
katılmıştır. 20. yüzyılın ikinci yarısı, büyük bir
sanatsal verimlilik dönemidir: Pop Sanat, Fluxus
Happening,, Kavramsal Sanat ve Minimalizm
hemen hemen aynı dönemlerde başlamıştır. Bu
yaklaşımlar, sanatçıların atölyelerinde üretim yapan
yaratıcı deha imajlarının yerine “popüler kültüre,
gündelik malzemelere, gündelik yaşamın bir parçası
olarak çalışan bir sanatçı imajına odaklanan,
tamamen yeni bir yaratıcılık kavramına kucak
açmıştır” (Schubert, 2004). 1960‟lı yıllarda
karşımıza çıkan postmodern hareketler (Pop-art,
Fluxus, Kavramsal sanat, Enstalasyon, Body art
vb.) sanatın metalaşmış yapısını eleştirmiş ve
özellikle sanatta hazır nesne kullanımı ile sanat
eseri ve estetik gibi kavramları sorgulamışlardır;
bunun sonucunda ortaya çıkan temel unsur, üst
yapı-alt yapı ya da sanat ve zanaat arasındaki
ayrımdan beslenen modern estetiğin yerini alan post
modern estetiktir. Tüm bu süreçler günümüz
sanatına zemin hazırlamış ve böylesine postmodern
bir izlek üzerinden temellenen mevcut teknoloji
kendi sanatını yaratmıştır.
Sayısal sanat, çoklu ortam sanatı ya da yeni medya
sanatı gibi farklı terimlerle adlandırılan bu sanat
biçimi elektronik ortamda üretilen sanat olarak
tanımlanır. Sanat ve teknoloji
kavramları
arasındaki ayrımın ortadan kalktığı bu yeni
disiplinde gerçek görüntünün yerini sayısal
kopyalar almış, sanat eserinin orijinal biricikliği
çoğaltma teknolojisi ile ortadan kalkmıştır. Sanatsal
eylemin temel esası bir süreç tasarlamaya
dönüşmüş ve bu sürece izleyici ve mekanda dahil
olmuştur.
2. SAYISAL SAAT
Sayısal sanat geniş bir çalışma alanını ve süreci
kapsayan
bir
kavramdır.
Teknolojinin
hayatımızdaki yerinin gün geçtikçe artması ile
bilgisayar sanat eyleminin de önemli bir parçası
haline gelmiştir. Sanatçı teknolojiyi eserinde konu
olarak ele alabileceği gibi; hem yardımcı bir araç,
hem de yaratıcı bir ortam olarak kullanabilir.
Sayısal sanatın bu çok yönlü özelliği tanımını
etkilemiştir. Yaygın kabul gören tanımına göre
sayısal sanat, " sayısal teknolojiyi şu üç yoldan en
az biriyle kullanan sanat işlerini içerir. Birincisinde
‘ürün’ün kendisi sayısaldir; örneğin yazılım sanatı
veya ağ sanatında olduğu gibi. Đkincisinde, sayısal
teknolojiler sürecin bir parçası olarak kullanılır; söz
konusu sanat işi, sayısal teknolojiyle veya onun
yardımıyla üretilmiştir. Buna verilecek örnekler
arasında bilgisayar destekli tasarım yazılımları veya
sayısal çalışan 3D yazıcılar bulunur. Sonuncusunda,
sayısal teknolojiyi ve onun sanat ve genel anlamda
toplum üzerindeki etkilerini kendine konu edinen
sanat işleri söz konusudur. Bu kategoriye giren
işler, genelde sayısal sanatın geniş kapsamlı
tanımına dahil edilir"(URL-1)
Bilgisayar tabanlı, sayısal sanat; Sayısal heykel,
Yazılım, veritabanı ve oyun sanatı, Sayısal
enstalasyon ve sanal gerçeklik Net sanatı olarak
sınıflandırılabilir:
2.1. Sayısal Heykel
Teknoloji kullanılarak üç boyutlu formlar
yaratılması, bilgisayar destekli tasarım ve imalatın
MSGSÜ, ENFORMATĐK BÖLÜMÜ/BOST . ARAŞTIRMA YÖNTEMLERĐ
gelişmesi
ile
doğmuştur.
CAD/CAM
teknolojisisayesinde hızlı prototipleme, kolay
erişilebilir ve kısa zamanda sonuç alınabilir şekilde
gelişmiştir. Heykeltraşların fiziksel etkenler nedeni
ile sınırlı olan imkanları, sanal dünyanın kuralları
ile değişmiştir. Sanatçıların ebat, ölçü, form, renk,
doku ve malzemeleri bir yazılım programı ile
kolayca oluşturabildiği, her türlü bakış açısına
göre irdeleyip, değiştirebildiği ve sonsuz sayılarda
üretebildiği sanal heykeller, tercih edildiğinde bir
bilgisayar dosyası şeklinden fiili bir fiziksel nesne
formuna da dönüşebilmektedir (Wands, 2006).
Şekil 3. Don Ritter "Fit"
2.3Yazılım, veritabanı ve oyun sanatı.
Şekil 1. Charles Csuri, "Frozen Moment"
2.2. Sayısal enstalasyon
Çevreden bağımsız bir sanat nesnesi içermeyip
belirli bir mekân için yaratılan, mekânın
niteliklerini kullanıp irdeleyen ve izleyici
katılımının temel bir gereklilik olduğu sanat
türüdür. Çağdaş sanat alanında sanatçının
mekanının farkındalığına varılması ve sanat
eserinin
sergilenme
mekanından
bağımsız
olamayacağı fikri oluşmuştur. Eserinin sergileme
veya gösterim aşamalarını vurgulayan enstalasyon
sanatı birçok sanat disiplininden de destek alır.
dijital enstalasyon ise ses, video, internet ve
bilgisayar gibi teknolojilerden de destek alır.
Yazılım ve oyun sanatı, bir sanatçının ya tek
başına ya da bir bilgisayar programcısıyla işbirliği
halinde yazdığı çalıştırılabilir kod eserleri şeklinde
tanımlanabilir. Sanat eserini yaratan olgu,
programın işletilmesi, yani uygulanmasıdır.
Yazılım ve oyun sanatı örnekleri arasında
etkileşimli çizim ve müzik yazılımını, algoritmaya
dayalı ve üretilebilir eserleri, veri dönüşümünü, net
sanatını, sanatsal oyunları sayabiliriz. Veritabanı
sanatı, eserin özünü oluşturacak şekilde mevcut
verilere
bağlı
olan
bir
yazılım
sanatı
varyasyonudur. Yazılım sanatı, bir programın
uyguladığı komutlara dayanırken, veritabanı sanatı
sanatçının ya veritabanlarına uyumlu ya da kendi
veritabanı yarattığı, elde mevcut veriler kümesini
yorumlamaya yoğunlaşmaktadır(URL -2).
Şekil 2. Benjamin Fry," Valence"
MSGSÜ, ENFORMATĐK BÖLÜMÜ/BOST . ARAŞTIRMA YÖNTEMLERĐ
2.4 et sanatı
Sayısal enstalasyon, sayısal heykel gibi sanat
pratiklerinin aksine geleneksel sanat formlarıyla
kökensel bir bağlantısı olmayan net sanatı tamamen
bilgisayar ortamında üretilen ve var olabilen sayısal
sanat pratiğidir."net sanatı, Đnterneti birincil medya
olarak kabul ederek üretilen her türlü sanat, kültür
etkinliği veya olay olarak tanımlanabilir. Zaman
zaman da bu işlemi yapmak için kullandığı medya
yı, yani interneti, amaç haline getiren bir sanat
kavramı diye özetlenebilir" (Kutup,2011 ).
Küresel bir izleyici kitlesine ulaşma, izleyici ile
iletişim ve etkileşim kurabilme, bu eserlerin
üretiminde ve sergilenmesinde internetin temel
medya olarak kullanılması bu disiplinin internet
teknoloji gelişmeleriyle gelişip öne çıkmasını
destekler niteliktedir. Bu özelliği ile net sanatının
gelişimi internet teknolojilerinin gelişimiyle
paralellik gösterir. "Net sanatının öne çıkması
netscape ve internet explorer gibi grafik
tarayıcıların geliştirildiği 1990'lı yılların ortasında
gerçekleşti'(Wands 2006).
ossilloskop kullanan Laposky öncelikle yüksek
kaliteli lenslerle ve yüksek kalite filmlerle oluşan
görüntüyü fotoğraflayıp daha sonra renkli filtreler
içine adapte ettiği görüntülerle etkileyici renklere
sahip çalışmalar yaptı.bu örnekler teknolojinin
sanatsal pratiklerde ilk kez kullanılması bakımından
önemlidir.
http://www.atariarchives.org/artist/sec6.php
Şekil 4. Ben Laposky,"Electronic abstraction"
Nam Jun Paik video teknikleri kullanarak sanat
eserleri yaratan ilk sanatçılardan
biridir. 1963
yılında, galeriye gelenlerin ses
üretmek için taktıkları manyetik kaset başlığı
şeritleri kullanarak Random Access i sergiledi. Bu
eser izleyici etkileşimi açısından önemli bir
örnektir. Đzleyiciye ses dizilerini değiştirerek kendi
komposizyonlarını oluşturma imkanı sağlamıştır.
Şekil3. . JODĐ (Sanat Kolektifi)
http://wwwwwwwww.jodi.org
SAYISAL SAATI KISA TARĐHÇESĐ
Sayısal sanatın gelişimi, sanatçıların, geleneksel
sanat üretim biçimlerinin dışında teknolojinin
olanaklarını da birer araç olarak benimsemeleri ile
başlatılabilir. ilk örnekler sayısal sanat yada yeni
medya sanatı olarak adlandırılamaz ama süreci
anlamak açısından önemli bir yer teşkil eder.
Fotoğraf ile birlikte başlayan; bilgisayarla üretilmiş
grafikler,robotlar ve resim yapan makinelerle
devam eden bu sürecin ilk örneklerini aşağıdaki
kronolojik sırayla örneklenebilir.
Ben Laposky, 50’li yıllarda oskiloskop üstüne dalga
formlarından elektronik görüntüler yarattı, daha
sonra bunları fotoğrafladı. 60-70 adete yakın
http://arts.gov/photos/nam-june-paik-artist-whoinvented-video-art
MSGSÜ, ENFORMATĐK BÖLÜMÜ/BOST . ARAŞTIRMA YÖNTEMLERĐ
Şekil 7. Bernhard Leitner, "Head Spaces"
Şekil 5. Nam Jun Paik "Random Access
Study Đn Perceptıon bilgisayar grafiğinin ilk
örneklerindendir. 1967 Leon Harmon ve Ken
Knowlton,elektronik semboleri kullanarak Study Đn
Perceptıon adlı çalışması sergilendi. Bilgisayar
üretimi baskı olan bu eser bir Stromberg Carlson
4020 mikrofilm baskı makinası ('charaton' tüpü ve
vekörleri sayesinde karakter üreten bir makina)
kullanarak 3.5 mm'lik 8 kare mikrofilmden
oluşturulmuştu. Kareler daha sona yazıcıda basılmış
ve yeniden fotoğraflandırılarak büyütülmüştür
(Wands,2006).
http://prehysteries.blogspot.com/2008/06/leon-dharmon-kenneth-knowlton-nude.html
Đlk örneklerin izleyici ile karşılaşması ; 1965’de
Almanya Stuttgart’ta Technische Hochschule Ve
New York Howard Wise Gallery de ilk bilgisayar
sanatı sergileri açılmasıyla başlar.
1968'de Londra da
Sibernetik Serendipity:
Computer And Arts (sibernetik karışılaşma:
bilgisayar ve sanat) Çağdaş Sanatlar Enstitüsü nde
düzenlenmiştir. Aynı yıl New York'ta MoMA,
Mekanik Çağın Sonunda Görüldüğü gibi Makina
isimli sergi acılmış Bu sergileri yine New York
MoMA' da 1970 tarihli "Information" ve 1972
Londra Whitechabel Galerisi'nde "Sistemler"
sergisi izlemiştir.
Sanatçı ve mühendislerin ortak
çalışmasıyla
gercekleşen bu sergiler izleyeciyle sayısal sanatın
karşılaşması açısından önemli örneklerdir. Ayrıca
teknolojinin yalnızca mühendislik alanında değil,
sanatçıların farklı ve
yeni sanat biçimleri
oluşturmakta kullanabileceği bir ortam olarak da
kullanılabileceğini gösteren ilk projelerdendir.
Şekil 6. Leon Harmon ve Ken Knowlton "Study Đn
Perceptıon"
1987’te Bernhard Leitner, stereo kulaklıklarla
dinlenen işlenmiş elektronik seslerden şekillenen
bir dizi işitsel heykelden oluşan ‘Head Spaces’i
piyasaya sürmüştür.
Şekil 8. Sibernetik Karışılaşma Afiş'i
MSGSÜ, ENFORMATĐK BÖLÜMÜ/BOST . ARAŞTIRMA YÖNTEMLERĐ
Sayısal Sanat Ve Sergi Ortamları
18. yüzyıldan bu yana mimari olarak değişim
sürecine giren sergi mekânlarının, 1960 sonrası
sanatsal anlayışın etkisiyle biçim ve anlam
bakımından da büyük değişimler geçirmeye
başlamıştır.
20. yüzyılın başındaki erken
modernitede sergiler “salon” adı verilen alanlarda
gerçekleştirilmekteyken,
1950’li
yıllardaki
postmodern süreçle birlikte, mekânın sanatın
çerçevesini oluşturduğunu düşünen sanatçılar,
galerileri eserlerinin tamamlayıcısı olarak görmeye,
daha da açıkçası artık birer "hayvanat bahçesi"
olarak gördükleri modern sergileme biçimlerini
radikal bir eleştiriye tabi tutmaya başlamışlardır.
Sanatçıya göre artık mekân sanatı, sanatçıyı ve
izleyiciyi bütün gücüyle içine almaktadır. Sanat
müzeleri, artık sanat yapıtının “saklandığı” değil,
“üretildiği” bir mekan olarak yeni bir rol
üstlenmeye
başlamıştır.
Sanat
biçimlerinin
değişmesiyle birlikte, sanatın sergilenme koşulları
da değişmiştir. Dolayısıyla, müzelerin günümüzde
kamusal birer kurum olarak sanat üretiminde
araçsal bir konuma gelmesi, 1950'lerden beri
gelişen postmodern sürecin bir sonucudur; Yani,
artık üst-seçkinci kültür ve popüler kültür
arasındaki modern ayrımın ortadan kalktığı ve
orjinal-biricik olanın yerini kopyanın-çokluğun
aldığı ve buna paralel olarak sanat ile zanaat
arasındaki ayrımın da buharlaştığı bir yeni estetik
düzlemde, sanatın tasarımsal boyutu, izleyeni de
yaratım sürecine dahil eden bir bağlamda yeniden
tanımlanmıştır. Bunda hiç kuşkusuz en önemli olgu,
yaratımlarını takip edilmesi gereken birer
paradigma olarak gören modern "deha" öznelere
artık
postmodern
düzlemde
ihtiyaç
duyulmamasıdır. Modern özne ve onun Hakikat
tasarımlarının "meta anlatılar" olarak ölümü ilan
edilmiştir ve yeni postmodern özneler, izleyeni ve
mekanı da yaratım sürecine dahil eden herhangi bir
sabit-katılaşmış bir "hakikat" tasarımı yerine,
kendiliğinden-o
an-oluş
halinde
bir
tamamlanmamışlık
üzerinden
ilerleyen
tasarımlarını bir "süreç" olarak ortaya koymaya
başlamışlardır.
Yukarıda bahsedildiği gibi bir dönüşüm süreci
geçiren müze ve galeri kavramı teknoloji ile
değişen ve gelişen sanat disiplinlerine adapte
olabilmek için yeni gereksinimlere ihtiyaç duyar.
Etkileşimsel uygulamalar, projeksiyonlar, ekranlar
ve robotlar gibi teknolojilerden yararlanan galeriler
izleyiciyi deneyimsel olarak pek çok uygulamayı
yeniden keşfetme olanağı vermiştir.
Sayısal sanat eserlerinin izleyiciyle olan bağını
mekansal unsurlarda destekler. Eseri yeniden
üretmek
için
onunla
etkileşime
giren
kullanıcı(izleyici) ses ve hareketleri aracılığıyla
mekanı etkinleştirir. Rafael Lozano nun Pulse
Tanki ve Voice Array isimli çalışmaları bu
etkileşimden yararlanan önemli örneklerdendir.
Rafael Lozano nun Pulse Tanki isimli çalışması
hem izleyici katılımı hemde mekanın eseri
desteklediği
bir
çalışmadır.
Đzleyicilerin
parmaklarını tankın kenarındaki dört silindirden
birinin içine soktuğunda bilgisayar, katılımcıların
nabzını ölçer ve solenoid (sarmal bobin) sayesinde
katılımcının kalp atış hızını tanka yansıtır. nabız
hızının alıcılar tarafından ölçülüp, su dolu bir tankta
dalgalara dönüştürüldüğü interaktif bir yerleştirme
de oluşan dalgalardan ve dalgaların etkileşiminden
bir ışık gösterisi ortaya çıkar (Borusan
Contemporary).
Şekil 9 . Rafael Lozano "Pulse Tank"
Rafael Lozano-Hemmer, Voice Array isimli
eserinde
ise,
ziyaretçiler
bir
diyafona
konuştuğunda, sesleri otomatik olarak ışık
parıltıları haline gelir. Işık dizisinin ilk adımında,
yanıp sönen benzersiz bir ışık örüntüsü,
tekrarlanacak biçimde kaydedilir. Her yeni kayıt,
daha önceki kayıtları bir konum aşağı iter ve
zamanla tüm kayıtlar bir arada duyulur. Daha sonra,
dizinin dışına itilen ses tek başına duyulur (Borusan
Contemporary).
Şekil 10 . Rafael Lozano" Voice Array"
MSGSÜ, ENFORMATĐK BÖLÜMÜ/BOST . ARAŞTIRMA YÖNTEMLERĐ
Teknoloji sayısal sanat eserlerinde üretim ortamı
yada sanatçıyı yeni sorular sormaya yönelttiği bir
konu olmasının yanı sıra sergilenme ortamı olarak
da kullanılır. Ekmel Ertan ,theCube çalışması
kavramsal olarak ters-yüz edilmiş (içi dışına
çıkmış) bir galeri metaforunu kullanmaktadır.
Kübün üç yüzündeki kodlar akıllı mobil cihazlar
vasıtasıyla izleyiciyi sanal galeriye bağlar. theCube
galeriyi sokağa, kamusal alana taşır, tam anlamıyla
kamusallaştırarak gelip geçenlere teklifsizce sunar.
olma-oluşma- tamamlanma gibi temel ihtiyaçlar bu
eserlerin sergilenme ortamlarında da değişimlere
sebep oluştur. dolayısıyla sayısal sanat eserlerinin
sergilenme ortamları da teknolojiden bağımsız
düşünülemez. Projeksiyonlar, dokunmatik ekranlar,
ses sistemleri gibi sanatçı tarafından belirtilen ve
eseri destekleyen malzemelere ihtiyaç duyulur.
Sergilenme ortalarında ki değişim yalnızca
teknolojik malzeme açısından bir gereksinim
değildir. eserin(izleyicinin katılımıyla) mekanı
yeniden şekillendirmesi bakımından fiziksel
uygunlukta bu eserler için belirleyici bir unsurdur.
Sayısal sanat biçimlerinin dünyada yaygın bir
şekilde kabul görmüş ve bir çok sanatçı tarafından
üretimlerinde kullandığı bir disiplindir. Ancak
ülkemizde halen gelişmekte olan bir
sanat biçimidir. Çoğunlukla teknoloji ile ilgilenen
genç sanatçılar tarafından izlenmektedir. Birçok
sanat müzesi, galeri ve çağdaş sanat merkezi,
sayısal sanata karşı farkındalığa varmakta ve bu
disiplinin sanat eserlerini sergilemektedirler.
Şekil 11 Ekmel Ertan"The Cube"
Đzleyicilerin theCube’ün bağlı olduğu sanal galeriye
ulaşarak eserleri izleyebilmeleri için akıllı bir mobil
cihaza sahip olmaları gerekmektedir. BlackBerry,
iPhone veya Android tabanlı akıllı telefonlar yaygın
ve ücretsiz olan QR-kod okuma yazılımı ile kübün
yüzünün fotoğrafını çektiklerinde galerinin bağlı
salonlarına ulaşırlar ve sergilenen eseri izleyebilir
veya dinleyebilirler. Bir odadan diğerlerine
geçmeleri ve örneğin Lahey’deki küpten galeriye
girip Antalya’da sergilenen eseri izlemeleri de
mümkündür (URL3).
3.SONUÇLAR VE ÖNERĐLER
Teknoloji ile iç içe geçmiş sanat anlatım biçim
olan sayısal sanat elektronik ortamda üretilen
görsel yada işitsel eserlerdir. Bilgisayar destekli
tasarım, yazılım, internet gibi teknolojilerden
destek alan sayısal sanat;üç boyutlu
formların yaratımında teknoliden yararlanan
sayısal heykel, ses video, internet gibi
teknolojilerden destek alan sayısal enstelasyon,
yazılım ve bilgisayar programlaması ile oluşturulan
yazılım veri tabanı sanatı, interneti temel üretim
kaynağı olarak kullanan net sanatı olarak
sınıflandırılır.
Sayısal sanat ve teknoloji arasındaki ilişki (bağ)
sadece üretim sürecinden ibaret değildir.
Teknolojinin estetik kavramı ve sanat eserinde
yarattığı değişim kopya-orjınal, sanat-zanaat gibi
ayrımların yanı sıra tasarımsal süreç ve izleyiciyi de
eserin bir parçası haline gelmesidir. Sayısal sanat
eserlerinde önemli bir yer utan etkileşim faktörü bu
değişimin en belirgin örneklerindendir.etkileşim ve
izleyici ile bütünleşme izleyicinin katılımıyla var
4.KAYNAKLAR
Schubert, Karsten. 2004. Küratörün Yumurtası. Ed.
Tomur Atagök. çev. Rana
Smith. Đstanbul: Đstanbul Sanat Müzesi Vakfı.
Đnternet ve , Yeni Medya ve net.art Nejat Kutup
Đzmir Ekonomi Üniversitesi
Tizgöl, Kemal. 2004. Sanatçı Đçin Sınırsız Bir
Mekan Yaratma Alanı “Enstalasyon”.
YTÜ Sanat-Tasarım Dergisi
Germaner, Semra 1960 Sonrası Sanat, Akımlar,
Eğilimler, Gruplar, Sanatçılar (Đstanbul: Kabalcı
Yayınevi 1996)
Wands, Bruce. 2006. Dijital Çağın Sanatı. çev.
Osman Akınhay. Đstanbul: Akbank
Yayınları
URL1http://www.goethe.de/ins/tr/lp/prj/art/med/str/
tr9832696.htm
URL2http://www.bthaber.com/yeni-cagin-tanigisayisal-sanat/
URL3 http://forumist.com/?myportfoliotype=the3
Wands, Bruce. 2006. Dijital Çağın Sanatı. çev.
Osman Akınhay. Đstanbul: Akbank
Yayınları.
Yücel , D. (2008). Dijital Sanat Pratiklerinin
Müzeolojik Bağlamda Değerlendirilmesi (Yüksek
Lisans Tezi). Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal
MSGSÜ, ENFORMATĐK BÖLÜMÜ/BOST . ARAŞTIRMA YÖNTEMLERĐ
Bilimler Enstitüsü
GÖRSEL KAYNAKLAR
http://www.the1m3.net/tr/
http://www.medienkunstnetz.de/works/randomaccess/images/3/
http://www.lozano-hemmer.com/voice_array.php
http://www.medienkunstnetz.de/exhibitions/serendi
pity/
http://www.artelectronicmedia.com/artwork/electro
nic-abstractions-oscillons
http://www.medienkunstnetz.de/works/randomaccess/images/3/
http://www.youtube.com/watch?v=cTO0Rvmc8DQ
(Benjamin Fry," Valence")
https://csuriproject.osu.edu/index.cfm?fuseaction=c
ollections.seeItemInCollection&CollectionID=60a8
6da3-62a8-4790-ab88a8dbf9d36e75&ItemID=b432b328-445e-43edacb1-f5989b056a6c
http://www.aesthetic-machinery.com/fit.html
(Don Ritter "Fit")
Download

SAYISAL SA AT VE SERGĐLE ME ORTAMLARI