Sirküler No: 051
İstanbul, 27 Mayıs 2014
Konu: Dahilde işleme izin belgesi kapsamındaki yurt içi teslimlerde
tecil-terkin uygulamasına ilişkin yeni düzenlemeler.
Özet: Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliği 1 Mayıs 2014 tarihinden
itibaren yürürlüğe girmiştir. Tecil-terkin uygulamasından yararlanılarak KDV
ödenmeden yurt içinden temin edilen girdilerle üretilen malların ihracıyla ilgili
olarak söz konusu Tebliğ’de yer alan yeni düzenlemeler aşağıda özetlenmiştir:
Kuzey YMM ve Bağımsız
1. Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında temin edilen mallarla üretilen
ürünlerin, yine DİİB sahibi bir başka mükellefe aynı madde kapsamında ihraç
kayıtlı teslimi mümkündür.
No: 20 34381 Şişli
Bu kapsamdaki teslimlere ilişkin terkin veya iade işlemlerinin sonuçlandırılabilmesi
için ikinci teslime konu malın ikinci DİİB kapsamında üretilip ihraç edilen malın
girdisi mahiyetinde olması ve her iki belgenin de ilgili mevzuata uygun olarak
kapatılmış olması gerekmektedir.
Fax: +90 (212) 234 10 67
Denetim A.Ş.
Büyükdere Cad.
Beytem Plaza
İstanbul - Turkey
Tel: +90 (212) 315 30 00
www.vergidegundem.com
www.ey.com
2. DİİB kapsamında KDV ödenmeksizin yurt içinden temin edilen girdilerle üretilen
malların, ihraç kayıtlı satışı mümkün bulunmaktadır. Bu şekilde işlem yapan
mükelleflere iade edilecek KDV, ihraç kayıtlı satış nedeniyle hesaplanıp alıcıdan
tahsil edilmeyen KDV tutarından, ihraç kayıtlı teslime konu malın üretimi için DİİB
kapsamında temin edilen girdiler nedeniyle hesaplanıp ödenmeyen KDV
düşüldükten sonra kalan tutardan fazla olamayacaktır.
3. Tecil-terkin kapsamında mal teslim edecek mükelleflerin imalatçı vasfını haiz
olmaları şartı kaldırılmıştır. Bu kapsamda teslim yapacak satıcıların KDV mükellefi
olmaları yeterli görülmüştür (Yalnızca sorumlu sıfatıyla KDV mükellefiyeti
bulunanlar hariç). Satıcıların bu kapsamda işlem yapmaları zorunlu olmayıp,
ihtiyaridir.
Bu dokümanda yer alan
4. DİİB sahibi mükelleflerin belge kapsamında KDV ödemeden satın aldığı
girdilerle üretilen malların, belge süresi içerisinde ihraç edilmemesi halinde,
zamanında alınmayan vergi, vergi ziyaı cezası ile birlikte alıcı adına tarh
edilecektir. Bu şekilde işlem yapıldığı taktirde satıcının tecil-terkin ve iade işlemleri
genel hükümler çerçevesinde yerine getirilecektir. Alıcı adına tarh edilen vergi
indirim konusu yapılabilecektir. Bu indirimin yapılabilmesi için tarh edilen verginin
ödenmiş olmasının şart olup olmadığı tartışmalıdır.
5. Eş değer eşya kullanım uygulamasının, KDV Kanunu’nun geçici 17. maddesi
kapsamındaki yurt içi işlemlerde de uygulanabilmesi imkanı getirilmiştir. Mevcut
uygulamada, DİİB kapsamında yurt içinden temin edilen malların, ihraç edilen
ürünün üretiminde bire bir kullanılma şartı aranmaktaydı. Tebliğ’deki düzenleme
ile DİİB kapsamındaki yurt içi alımlar, DİİB kapsamındaki ithalatlarla aynı konuma
getirilmiştir.
açıklamalarımız, konuya
ilişkin genel bilgiler
içermektedir. EY ve/veya
Kuzey YMM ve Bağımsız
Denetim A.Ş.’ye, işbu
dokümanın içeriğinden
kaynaklanan veya
içeriğine ilişkin olarak
ortaya çıkan sonuçlardan
dolayı herhangi bir
sorumluluk iddiasında
26 Nisan 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi
Uygulama Genel Tebliği, 1 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe
girmiştir. KDV Kanunu’nun geçici 17’nci maddesi kapsamında tecil-terkin
uygulamasından yararlanılarak KDV ödenmeden yurt içinden temin edilen
girdilerle üretilen malların ihracıyla ilgili olarak söz konusu Tebliğ’de yer
alan yeni düzenlemeler aşağıda özetlenmiştir:
bulunulamaz.
-2-
1. Belgeden belgeye teslim
KDV Kanunu’nun geçici 17. maddesine istinaden Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında
temin edilen mallarla üretilen ürünlerin, yine DİİB sahibi bir başka mükellefe aynı madde kapsamında
ihraç kayıtlı teslimi mümkündür.
Bu kapsamdaki teslimlere ilişkin terkin veya iade işlemlerinin sonuçlandırılabilmesi için ikinci teslime
konu malın ikinci DİİB kapsamında üretilip ihraç edilen malın girdisi mahiyetinde olması ve her iki
belgenin de ilgili mevzuata uygun olarak kapatılmış olması gerekmektedir.
2. DİİB sahibi mükelleflerin ihraç kayıtlı tesliminde iade edilecek KDV
Tebliğ’in (IV/A-1.5) numaralı bölümünde, KDV Kanunu’nun geçici 17. maddesine göre DİİB
kapsamında KDV ödenmeksizin yurt içinden temin edilen girdilerle üretilen malların, aynı Kanun’un
11/1-c maddesi kapsamında ihraç kayıtlı satışının mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu şekilde işlem
yapan mükelleflere iade edilecek KDV, ihraç kayıtlı satış nedeniyle hesaplanıp alıcıdan tahsil
edilmeyen KDV tutarından, ihraç kayıtlı teslime konu malın üretimi için DİİB kapsamında temin edilen
girdiler nedeniyle hesaplanıp ödenmeyen KDV düşüldükten sonra kalan tutardan fazla olamayacaktır.
Diğer taraftan DİİB kapsamında KDV ödenmeden ithal edilen girdilerle üretilen malların Kanun’un
11/1-c maddesine istinaden ihraç kaydıyla teslimine izin veren (71) seri numaralı KDV Genel
Tebliği’ndeki ifadeye bu Tebliğ’de yer verilmemiştir. Bu şekilde imal edilen malların ihraç kayıtlı
teslime konu edilip edilemeyeceği, edilecekse iade tutarıyla ilgili yeni düzenlemelerin bu teslimler için
de geçerli olup olmayacağına ilişkin tereddütlerin giderilmesi için Bakanlığın açıklamasına ihtiyaç
duyulmaktadır.
3. Uygulamadan yararlanacak mükelleflerle ilgili imalatçı olma şartı kaldırılmıştır
KDV Kanunu’nun geçici 17. maddesine istinaden tecil-terkin kapsamında mal teslim edecek
mükelleflerin imalatçı vasfını haiz olmaları şartı kaldırılmıştır. Bu kapsamda teslim yapacak satıcıların
KDV mükellefi olmaları yeterli görülmüştür (Yalnızca sorumlu sıfatıyla KDV mükellefiyeti bulunanlar
hariç). Satıcıların bu kapsamda işlem yapmaları zorunlu olmayıp, ihtiyaridir.
4. İhracatın gerçekleşmemesi halinde yapılacak işlemler
KDV Kanunu’nun geçici 17. maddesine göre; tecil-terkin uygulaması kapsamında temin edilen
girdilerle üretilen malların belgede öngörülen süre ve şartlara uygun olarak ihraç edilmemesi, halinde,
zamanında alınmayan vergi tecil tarihinden itibaren vergi ziyaı cezası da uygulanmak suretiyle
gecikme faiziyle birlikte alıcıdan tahsil edilecektir.
Cezalı tarhiyat, ya alıcının yazılı başvurusu veya satıcının kendi vergi dairesi aracılığı ile yapacağı
başvuru üzerine alıcının vergi dairesi tarafından yapılacaktır.
Zamanında alınmayan verginin alıcı adına tarh edilmesi halinde, satıcının bu teslimlere ilişkin terkin
ve iade işlemleri genel hükümler çerçevesinde yerine getirilecektir.
DİİB sahibi alıcı adına tarh edilen ve daha önce indirim konusu yapılmayan bu vergi, en erken ihraç
kaydıyla teslim edilen malların ihracı için öngörülen sürenin dolduğu tarihi izleyen günü içeren
-3-
vergilendirme döneminde veya en geç bu vergilendirme döneminin içinde bulunduğu takvim yılı
aşılmamak şartıyla izleyen vergilendirme dönemlerinde indirim konusu yapılabilir.
Bu şekilde ortaya çıkan verginin indirim konusu yapılabilmesi için tarh edilen verginin ödenmiş olması
şartı aranmamıştır. Ancak, alıcı adına tarh edilip ödenmeyen bir verginin indirim konusu
yapılamayacağını, uygulamada ödenmiş olma şartının aranacağını düşünmekteyiz.
Bu konuda açıklığa kavuşturulması gereken bir başka konu da, satıcı firmanın ihraç kayıtlı teslime
konu KDV’nin tamamı için “İade KDV” pozisyonunda olması durumunda nasıl işlem yapılacağıdır.
Satıcı tarafından verilen beyannamede; ihraç kayıtlı teslime konu KDV’nin tamamının, “İade Edilecek
KDV” olarak beyan edildiği durumda tecil edilen KDV, dolayısıyla da zamanında alınmayan bir
KDV’den bahsedilemeyecektir. Beyannamede gösterilen “İade KDV” tutarı henüz iade olarak
alınmadığından haksız iade de söz konusu olmayacaktır. Böyle bir durumda alıcı adına cezalı
tarhiyat yapılması da tartışmalı olacaktır.
Bu nedenlerle Tebliğ’de yapılan açıklamaların bu işlemler nedeniyle “İade KDV” beyan eden
mükellefler açısından da uygulanıp uygulanmayacağı tereddüt konusudur. Bize göre, satıcıların iade
KDV beyan ettiği durumlarda verginin zamanında alınmaması (tahakkuk etmemesi) veya haksız iade
gibi Hazine aleyhine bir işlem olamayacağından, alıcı adına cezalı tarhiyat yapılması doğru bir
uygulama olmayacaktır. Böyle bir durumda ihraç kayıtlı teslimin yurt içi teslim gibi değerlendirilip,
satıcının düzeltme beyannamesi vermesinin yeterli görülmesi ve alıcı tarafından satıcıya ödenecek
verginin Tebliğ’deki anlayış çerçevesinde indirim konusu yapılması Kanun’un lafzına ve amacına
uygun bir yol olacaktır.
5. Eşdeğer eşya kullanımı
KDV ödenerek temin edilen girdilerle imal edilen malların DİİB kapsamında önceden ihraç edilerek,
ihraç edilen malların üretiminde kullanılan bu girdilerin daha sonraki bir tarihte yine DİİB kapsamında
KDV ödenmeden temin edilmesi, şeklinde özetleyebileceğimiz eş değer eşya kullanım
uygulamasının, geçici 17. madde kapsamındaki yurt içi işlemlerde de uygulanabilmesi imkanı
getirilmiştir. Mevcut uygulamada, DİİB kapsamında yurt içinden temin edilen malların, ihraç edilen
ürünün üretiminde bire bir kullanılma şartı aranmaktaydı. Tebliğ’deki düzenleme ile DİİB
kapsamındaki yurt içi alımlar, DİİB kapsamındaki ithalatlarla aynı konuma getirilmiştir. İthalat lehine
olan avantajlı durum ortadan kaldırılarak yurt içi üreticilerin haklı talepleri karşılanmıştır.
Ancak, Tebliğ’de yer alan “bu uygulama kapsamında DİİB sahibi mükellefin veya ihracatçının
iade talebi DİİB kapatılamadan yerine getirilemez” şeklindeki ifade, bu isabetli düzenlemeyi fiilen
uygulanabilir olmaktan çıkarabilecektir. Bu ifadenin, önceden ihracat durumunda, DİİB kapsamında
temin edilen bir malın hem iade yoluyla, hem de KDV ödenmeden temin yoluyla iki kez KDV’den
arındırmanın (mükerrer iade) önüne geçmek amacıyla getirildiği anlaşılmaktadır. Oysa, aynı sonuç,
önceden ihracata konu malların bünyesine giren KDV hesabı yapılırken, DİİB’de yazılı girdiler
nedeniyle ödenen vergilerin iade hesabına dahil edilmemesi yöntemi ile de sağlanabilir. Zira
Tebliğ’de de belirtildiği gibi mükellef, DİİB kapsamında önceden ihracat yaparak, ihraç edilen malın
üretiminde kullanılan bu girdileri KDV ödemeden temin etme hakkını kazanmıştır. Söz konusu girdiler
nedeniyle ödenen vergiler iade konusu yapılmayarak haksız iadenin önüne geçilmiş olacaktır.
Böylece DİİB sahibi mükellef, belge kapsamı dışındaki girdiler nedeniyle hak kazandığı iade tutarı
için belgenin kapanmasını beklemeyecektir.
-4-
Diğer taraftan, bu uygulamada iade hesabına dahil edilmeyen girdi miktarı kadar DİİB kapsamında
KDV’siz alım yapılmadığı takdirde, eksik iade alma durumu ortaya çıkabilecektir. Eksik alınan
iadenin, belgenin kapanıp DİİB’ne saydırılan ihracatlar ve bu ihracatlarla ilgili belge kapsamındaki
KDV’siz alımlar netleşip fiili durum ortaya çıktıktan sonra düzeltme yoluyla ikmal edilmesi imkân
dâhilindedir.
Saygılarımızla.
Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş.
Erdal Çalıkoğlu
Sirküler içeriği hakkında ek bilgi gerektiğinde, (212) 368 51 70 numaralı telefondan;
- Hüseyin Saltık ([email protected]) veya
- Özlem Kudun ([email protected])
ile temasa geçmenizi rica ederiz.
Yukarıda yer verilen açıklamalarımız, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir. EY ve/veya Kuzey YMM ve Bağımsız
Denetim A.Ş.’ye, işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı
herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz.
Download

Dahilde işleme izin belgesi kapsamındaki yurt içi teslimlerde tecil