BALKANLARDA SÝYASÝ
ÝSTÝKRAR VE GELECEÐÝ
Hazýrlayanlar:
Prof. Dr. Hasret Çomak
Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
RAPOR NO: 14
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
NOT: BÝLGESAM farklý disiplin ve görüþlere sahip bilim adamlarýný sinerji saðlayacak þekilde biraraya getiren araþtýrma merkezidir. Bu nedenle raporda yeralan konular BÝLGESAM’ýn resmi görüþlerini deðil, raporu hazýrlayanýn
görüþ ve yaklaþýmlarýný yansýtmaktadýr.
2
Prof.Dr. Hasret Çomak - Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
SUNUÞ
Türk tarihi incelendiðinde geçmiþteki baþarýlarýn arkasýnda iyi yetiþmiþ bilge adamlarýn
bulunduðu görülmektedir. Ancak günümüzde olaylarýn çok boyutlu olarak geliþmesi ve sorunlarýn karmaþýklaþmasý, birkaç bilge kiþinin veya aydýnýn geliþmeleri zamanýnda ve doðru
olarak algýlamasýný ve alternatif politikalar üretebilmesini zorlaþtýrmaktadýr. Geliþmelerin yakýndan takip edilmesi, gelecekle ilgili gerçekçi öngörülerin yapýlabilmesi ve doðru politikalar
üretilebilmesi için farklý disiplinlere ve görüþlere sahip bilge adamlar ile genç ve dinamik araþtýrmacýlarýn, esnek organizasyonlar içinde sinerji saðlayacak þekilde bir araya getirilmesi gerekmektedir.
Dünya’daki ve yurt içindeki geliþmeleri takip ederek geleceðe yönelik öngörülerde
bulunmak; Türkiye’nin ikili ve çok taraflý uluslararasý iliþkilerine ve güvenlik stratejilerine,
yurt içindeki siyasi, ekonomik, teknolojik, çevresel ve sosyo-kültürel problemlerine yönelik
bilimsel araþtýrmalar yapmak; karar alýcýlara milli menfaatler doðrultusunda gerçekçi, dinamik
çözüm önerileri, karar seçenekleri ve politikalar sunmak maksadýyla Bilge Adamlar Stratejik
Araþtýrmalar Merkezi (BÝLGESAM) kurulmuþtur. BÝLGESAM’ýn vizyonu, amacý, hedefleri,
çalýþma yöntemi, temel nitelikleri ve teþkilatý http://www.bilgesam.org/tr web sitesinde sunulmaktadýr.
BÝLGESAM, Bilge Adamlar Kurulu’nun ilk toplantýsýnda alýnan kararlar doðrultusunda
çeþitli konularda raporlar hazýrlamaktadýr. Prof. Dr. Hasret ÇOMAK ve Yrd. Doç. Dr. Ýrfan
Kaya ÜLGER tarafýndan hazýrlanan “Balkanlarda Siyasi Ýstikrar ve Geleceði” baþlýklý rapor
faydalanýlmak üzere yayýnlanmýþtýr.
Atilla SANDIKLI
BÝLGESAM Baþkaný
3
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
4
Prof.Dr. Hasret Çomak - Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
Prof. Dr. Hasret ÇOMAK
Kocaeli Üniversitesi Rektör Yardýmcýsý
1956 yýlýnda Bartýn’da doðmuþtur. Deniz Kuvvetleri namýna eðitim gördüðü Kara Harp Okulu’ndan 1976’da mezun olmuþtur. 1982’de Ýstanbul Üniversitesi Ýktisat Fakültesi’ni ve 1988’de Ýstanbul
Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirmiþtir. Ýstanbul Üniversitesi’nde; 1984 yýlýnda “Uluslararasý Ýliþkiler” Yüksek Lisans eðitimini bitirmiþ, 1987’de “Ýktisat Doktoru” ve 1990’da “Siyaset Bilimi ve Kamu
Yönetimi Doktoru” olmuþtur.
“Uluslararasý Ýliþkiler” Anabilim Dalý’nda 1996’da “Doçent” unvanýný almýþ ve 1997 yýlýnda Albay
rütbesine terfi etmiþtir. Deniz Harp Okulu’ndaki görevinden 2000 yýlýnda istekle emekli olmuþtur.
2001 yýlýnda Kocaeli Üniversitesi Uluslararasý Ýliþkiler Anabilim Dalý’nda Profesörlüðe yükseltilmiþ
ve atanmýþtýr. Müteakiben Uluslararasý Ýliþkiler Anabilim Dalý Baþkanlýðý’na ve Uluslararasý Ýliþkiler Bölüm Baþkanlýðý’na getirilmiþtir.
22 Temmuz 2003 - 23 Kasým 2005 tarihleri arasýnda Kocaeli Üniversitesi Ýletiþim Fakültesi Dekanlýðý ve 24 Kasým 2005 - 4 Aralýk 2006 tarihleri arasýnda Ýktisadi ve Ýdari Bilimler Fakültesi Dekanlýðý görevlerini yürütmüþtür.
5 Aralýk 2006 tarihinde Kocaeli Üniversitesi Rektör Yardýmcýlýlýðýna atanmýþtýr.
18 ulusal ve uluslararasý bilimsel kuruluþ, vakýf ve derneðin üyesidir. Eþi, Galatasaray Üniversitesi
Ýletiþim Fakültesi’nde Öðretim Üyesidir.
Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya ÜLGER
Kocaeli Üniversitesi
1989 yýlýnda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinin Uluslararasý Ýliþkiler bölümünü bitirdi. Bir süre Milli Savunma Bakanlýðý’nýn NATO þubesinde uzman yardýmcýsý olarak çalýþtý. 1991 yýlýnda Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans öðrenimine baþladý. 1994 yýlýnda
“Yugoslavya’nýn Parçalanmasý” konulu tezi hazýrladý..
1993-1994 yýllarýnda Ýzmir Ticaret Odasýnda Avrupa Topluluklarý Uzmaný olarak çalýþtý. Daha sonra Gazi Üniversitesi ÝÝBF Uluslararasý Ýliþkiler bölümünde akademik hayata baþladý. Ankara Üniversitesi Avrupa Topluluklarý Uluslararasý Ýliþkiler bölümünde doktora eðitimini 1996-2002 yýllarý arasýnda tamamladý. Doktora tezinde Avrupa Birliðinin ikinci sütununu inceledi.
2003 yýlýnda Lozan Antlaþmasýnýn 40. yýldönümü vesilesi ile Avrupa Vakfý tarafýndan tertiplenen
“Lozan’dan Avrupa Birliðine Türkiye” yarýþmasýnda üçüncülük ödülü, 2005 yýlýnda Kadir Has üniversitesi tarafýndan tertiplenen “Türkiye’nin Tam Üyeliði Avrupa Birliðine Ne Katar?” konulu yarýþmada
ikicilik ödülü aldý.
2003 yýlýndan beri Kocaeli Üniversitesinde öðretim üyesi (Yrd. Doç. Dr.) olarak çalýþan Ülger’in 4
tanesi Avrupa Birliði konusunda olmak üzere 7 kitabý yayýnlanmýþtýr.
5
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
BALKANLARDA SÝYASÝ
ÝSTÝKRAR VE GELECEÐÝ
Balkan Yarýmadasý kültürel, siyasal ve ekonomik bakýmdan dünyanýn en karýþýk
bölgesidir. Tarih boyunca Balkanlar Doðu ile Batýnýn, Ýslam ile Hýristiyanlýðýn, Katoliklikle Ortodoksluðun birbiriyle buluþtuðu, birbirinden ayrýldýðý bir tampon bölge olmuþtur. Balkanlarda herhangi bir konuda genelleme yapmak son derece güçtür.
Bir bütün olarak ve çoðu kez bölge devletleri bakýmýndan da Balkanlar mozaik görünümü taþýmaktadýr. Bu çalýþmanýn amacý 2008 Sonbaharý itibariyle Balkanlarýn genel
bir deðerlendirmesini yapmak ve öncelikli konularda dikkatleri çekmektir. Bu çerçevede öncelikle Soðuk Savaþ sonrasý geliþmeler üzerinde durulacak, ardýndan fiili durum incelenerek ve bölgenin geleceðine iliþkin senaryolar ele alýnacaktýr.
Soðuk Savaþýn sona ermesinden Balkanlar doðrudan etkilenmiþtir. Bölgede II.
6
Prof.Dr. Hasret Çomak - Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
Dünya Savaþý sonunda tesis edilen ve büyük ölçüde Yalta müzakerelerinin eseri olan
statüko, 1990’lý yýllarda deðiþmiþtir. Bu deðiþiklik özellikle Bulgaristan, Romanya,
Yugoslavya ve Arnavutluk gibi ülkelerde belirgin bir þekilde ortaya çýkmýþtýr. Buna
karþýlýk ayný zamanda bir Balkan ülkesi olan Türkiye ile 1981 yýlýndan beri Avrupa
Birliði üyesi olan Yunanistan diðer ülkeler ölçeðinde etkilenmemiþlerdir.
Soðuk savaþýn sona ermesi, en baþta Varþova Paktý’nýn laðvedilmesi neticesini doðurmuþ; Bulgaristan ve Romanya üzerindeki SSCB tahakkümü ortadan kalmýþtýr.
1990’lý yýllarda anýlan ülkeler hýzlý biçimde eski rejimin etkilerinden kurtulma ve yeni koþullara uyum saðlama çabasý içerisine girmiþlerdir. Bu çerçeve içerisinde temel
hedef Batý ile bütünleþme olarak tespit edilmiþ, Bulgaristan ve Romanya, bir yandan
Avrupa Birliði, öte yandan NATO ile yakýndan ilgilenmeye baþlamýþlardýr. Avrupa
Birliði ile anýlan ülkeler arasýnda ticari ve ekonomik iþbirliði anlaþmalarýyla baþlayan
iþbirliði, bir süre sonra tam üyelik için altyapý hazýrlama amacýný taþýyan Avrupa Anlaþmalarý ile devam etmiþtir. Uzun ve zahmetli geçen bir sürecin ardýndan Bulgaristan ve Romanya, 1 Ocak 2007’de tam üye olarak Avrupa Birliði’ne katýlmýþlardýr.
7
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
Anýlan ülkeler ayný zamanda 2004 yýlýnda NATO’ya üye olmuþlardýr.
1990’lý yýllarda Balkan yarýmadasýnda tüm dünyanýn dikkatini üzerinde toplayan
ülkeler Yugoslavya ve Arnavutluk olmuþtur. II. Dünya Savaþýndan sonra Enver Hoca liderliðinde kendine özgü komünist uygulamalar ile diðerlerinden farklýlaþan Arnavutluk rejimi varlýðýný 1992 yýlýna kadar sürdürmüþtür. Her ne kadar 1985 yýlýnda
Enver Hoca’nýn yerini Ramiz Alia almýþ ise de, rejimin totaliter / baskýcý yapýsýnda ve
dýþa kapalý tutuculuðunda bir deðiþim gözlenmemiþtir. Arnavutluk’ta deðiþim biraz
da dünya koþullarýnýn zorlamasý sonucu gerçekleþmiþ, ilk çok partili seçimler 1992 yýlýnda yapýlmýþtýr.
YUGOSLAVYA’DA ULUS SORUNU VE DAÐILMA SÜRECÝ
Ancak dünyanýn dikkatinin Balkanlar üzerine yönelmesi esas itibariyle Yugoslavya sorunundan kaynaklanmýþtýr. Yugoslavya, Soðuk Savaþ sonrasý dünyada siyasal
varlýðýný yeni koþullara uyarlayamamýþtýr. Yapay bir devlet olan Yugoslavya’nýn yaþadýðý sorunlar aslýnda bu ülke tarihinde yaþanan geliþmelerden ayrý olarak ele alýnamaz. 1918 yýlýnda Sýrp-Hýrvat-Sloven Krallýðý olarak kurulan devletin 1941’e kadar
8
Prof.Dr. Hasret Çomak - Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
devam eden ilk döneminde, siyasal rejim temelde, Sýrp egemenliðine dayanmýþ ve
bunun bir doðal sonucu olarak da diðer uluslar ve azýnlýklar baský altýnda tutulmuþlardýr.
Ýkinci Dünya Savaþýndan sonra Tito’nun önderliðinde kurulan Ýkinci Yugoslavya
birçok bakýmdan iki savaþ arasý dönemden farklýdýr. Tito, “özyönetim” ve “pazar sosyalizmi” adý altýnda SSCB ve Çin uygulamalarýndan farklý, kýsmen liberal çizgiler ta1
þýyan sui generis bir rejimle Yugoslavya’da siyasi ve toplumsal istikrar saðlamýþtýr.
Yugoslavya siyasal yaþamýnýn en istikrarlý ve mutlu günleri belki de Tito’nun iþbaþýnda olduðu dönem olmuþtur. Ne var ki, 1980 yýlýnda Tito’nun ölümünün ardýndan
“Yugoslav Uyumu”nu sürdürme imkâný ortadan kalkmýþtýr. Kendisi de bir Hýrvat
olan Tito, Hýrvat milliyetçiliði dâhil, Yugoslavya halklarý arasýnda sýk aralýklarla alevlenen mikro milliyetçi akýmlarla mücadele etmiþtir. Tito’nun Yugoslavya’yý oluþturan federe Cumhuriyetler arasýnda nüfus bileþimlerini dikkate almadan eþitlikçi uygulamalar ortaya koymasý, azýnlýklarýn haklarýna saygý göstermesi, milliyetçilikle mücadele etmesi gibi uygulamalarý kendisinden sonra sürdürülememiþtir. Aslýnda Yugoslavya’nýn çýkmazý federalizm, sosyalizm ve adem-i merkeziyetçiliði tek parti yöne-
1) Daha fazla bilgi için bakýnýz: Tanýl Bora, Yugoslavya (Milliyetçiliðin Provokasyonu), Ýletiþim Yayýnlarý, Ýstanbul, 1991; Ýrfan Kaya Ülger,
Yugoslavya Neden Parçalandý?, Seçkin Yayýnlarý, Ankara, 2003; Misha Glenny, The Balkans (1804-1999), Granta Books, London, 1999.
9
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
timiyle sürdürme çabasýndan kaynaklanmýþtýr. 1965 yýlýnda yapýlan reformlar ülkenin
bölgesel bazda birbirinden ayrýlma sürecini hýzlandýrmýþtýr. Özellikle, Federe Cumhuriyetlere ekonomi alanýnda kendi baþlarýna hareket etme özgürlüðünün tanýnma2
sý, Cumhuriyetlerde milliyetçi akýmlarý güçlendirmiþtir.
Bir yanda milliyetçiliðin alevlenmesi, öte yanda Yugoslavya’da yaþayan her ulusun
ve bu arada azýnlýklarýn kendilerine avantaj saðlayan talepler ileri sürmeleri, Tito sonrasýnda Devlet Baþkanlýðýnýn dönüþümlü hale gelmesi, Kosova Arnavutlarýnýn 1960’lý
yýllarýn sonundan baþlayarak giderek artan ölçüde kurucu cumhuriyet statüsü elde etmek amacýyla baþlattýðý gösteriler, Tito’nun ölümünden sonra ülkeyi parçalanmanýn
eþiðine getirmiþtir. Bu süreçte çok önemli bir dönüm noktasý 1996 yýlýnda Slobodon
Miloseviç’in Sýrbistan Komünist Partisi liderliðini ele geçirmesi olmuþtur. Aslýnda
Marksist olan Miloseviç, Sýrbistan yönetimini ele geçirdikten sonra ülkede güçlü olan
Sýrp milliyetçiliðinin potansiyelini hissetmiþ ve iktidarýný güçlendirmek için neticede
ülkeyi kaçýnýlmaz biçimde yýkýma götürecek milliyetçilik bayraðýna sarýlmýþtýr.
Kosova Arnavutlarýnýn Tito zamanýndan beri tekrarladýklarý, artýk rutin hale gelen
2) Gregory O. Hall, "Ethnic Conflict, Econonimc and Fall of Yugoslavia", Mediterranian Quarterly, Summer 1994, s. 132 (123-141)
10
Prof.Dr. Hasret Çomak - Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
ve “vakay-ý adiye”den sayýlan Cumhuriyet statüsü amacýyla düzenledikleri gösterilere Sýrplar, 1990’lý yýllarýn ikinci yarýsýnda Miloseviç’in yönlendirmesiyle tepki göstermiþlerdir. Kosova Sýrplarýyla dayanýþma adý altýnda ülkenin her tarafýnda Sýrbistan yönetiminin desteði ile gösteriler tertiplenmiþ ve bu durum bir yanda Sýrp milliyetçiliðini alevlendirirken, öte yandan bundan endiþe duyan Sloven, Hýrvat, Boþnak ve Makedonlarda yeni arayýþlara neden olmuþtur.
Ýkinci Dünya Savaþý yýllarýnda ve öncesinde yaþanan geliþmeleri belleklerinde tutan diðer uluslar Sýrp dominasyonundan endiþe etmiþlerdir. Hýrvatlar ve Slovenler,
Sýrplarýn ülke genelinde hükümranlýk kuracaðý endiþesiyle ayrýlýkçýlýða yönelirken,
Makedonlar ve Boþnaklar adem-i merkeziyetçi yeni bir yapýlanma teklifini ortaya atmýþlardýr. Soruna çözüm bulmak amacýyla 1990 Ocak ayýnda Yugoslavya Komünist
Partisi’nin 14. Olaðanüstü Kongresi toplandý. Kongrede, merkeziyetçi yönetim yanlýsý Sýrbistan ile diðer Cumhuriyetler arasýndaki görüþ ayrýlýklarý giderilemediði için
3
Kongre hiçbir karar almadan daðýlmýþtýr.
3) Vasil Tuporkovsky, "The Dissolution of Yugoslavia: An Inseder's View", Mediterranian Quarterly, Vol:4, No:2, Spring 1993, s. 19-21.
11
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
Kuþkusuz Yugoslavya’nýn daðýlmasýnda birden çok faktör rol oynamýþtýr. Ancak daðýlmayý esas tetikleyen Sýrp milliyetçiliði olmuþtur. Miloseviç önderliðindeki Sýrbistan Komünist Partisi yönetiminin Sýrp milliyetçileri ile ittifak etmesi ülke genelinde gerilim ve
endiþe yaratmýþtýr. Özellikle Sýrbistan yönetiminin 1989 yýlýnda tek yanlý bir kararla, Federal Baþkanlýk Konseyinin onayýný almadan kendisine baðlý Voyvodina ve Kosova özerk
bölgelerinin statüsünü ortadan kaldýrmasý, federasyonun sonunu getirecek geliþmelere
kapý aralamýþtýr. Federal yasalara aykýrý olan bu olaydan çok kýsa bir süre sonra ilkin Slovenya’da, ardýndan Hýrvatistan’da yine federal yasalara aykýrýlýk teþkil eden bir geliþme
meydana gelmiþ, çok sayýda milliyetçi parti kurulmuþtur.
Yugoslavya anayasasýna göre ülkede komünist partiden baþka siyasal örgütlenme
yasaktý. Yugoslavya Komünist Partisi’nin “iktidar tekeli ve öncü rolü” anayasanýn ve
siyasal sistemin temelini oluþturuyordu. Sýrbistan yönetiminin ihlali ile baþlayan süreç, Federal Cumhuriyetlerin çýkarlarýnýn Federasyondan önde geldiði bir dönemin
kapýsýný aralamýþtýr. Kýsa sürede tüm Cumhuriyetlerde milliyetçi temelde siyasal partiler kurulmuþtur. Sýrbistan’da ise bir yandan Sýrp milliyetçilerinin denetimi altýnda
olan Sýrbistan Komünist Partisi adýný Sosyalist Parti olarak deðiþtirirken, öte yandan
12
Prof.Dr. Hasret Çomak - Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
daha aþýrý çizgide milliyetçi partiler kurulmuþtur.
1990 yýlý içerisinde her Federe Cumhuriyette farklý bir tarihte yapýlan seçimlerin
galibi yeni kurulan milliyetçi partiler olmuþtur. Ardýndan federal parlamentolarýn
egemenlik kararlarý birbirini takip etmiþtir. 1991 Temmuz ayý ortasýnda Hýrvatistan
ve Slovenya tek yanlý olarak baðýmsýzlýk ilan etmiþtir. Bu karara tepki duyan Sýrbistan, Federal Ordu desteði ile Hýrvatistan’a savaþ açmýþtýr. 1992 Ocak ayýna kadar süren çatýþmalarda Vukovar, Dobrovnik gibi tarihi kentler yerle bir olmuþtur. Ateþkes
kararý anýlan Cumhuriyetlerin baðýmsýzlýk ilanlarýndan geri adým atmalarý sonucunu
doðurmamýþtýr. Aralýk ayýnda Almanya’nýn tek yanlý olarak tanýdýðý baðýmsýzlýk kararýný bir süre sonra diðer ülkeler de kabul etmiþtir. 1991 Kasým ayýnda Makedonya ve
1992 Mart ayýnda ise Bosna Hersek baðýmsýzlýk ilan etmiþtir.
Bosna Hersek’in baðýmsýzlýk ilanýnýn hemen ardýndan yerel Sýrp güçlerin Sýrbistan’ýn kýþkýrtmasýyla baþlayan saldýrýlar 3,5 yýl sürecek olan Bosna savaþýný baþlatmýþtýr. Yüz binlerce kayba neden olan savaþ, ABD’nin devreye girmesiyle sona ermiþtir.
13
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
Savaþan taraflarýn temsilcilerinin katýlýmýyla yapýlan müzakerelerin sonunda 1995 Kasým ayýnda Dayton antlaþmasý imzalanmýþtýr. Antlaþmaya göre, Bosna Hersek topraklarýnýn % 49’u Sýrplara, % 51’i Boþnak-Hýrvat Federasyonuna býrakýlmýþtýr. Antlaþma
ile tesis edilen statükonun korunmasý için ülkeye 60 bin kiþilik barýþ gücü yerleþtiril4
miþtir.
1995 sonuna gelindiðinde eski Yugoslavya topraklarý 5 ayrý parçaya ayrýlmýþ oluyordu. Yugoslavya’yý oluþturan Federe Cumhuriyetlerden Karadað ile Sýrbistan’ýn
Yeni Yugoslavya adýyla kurduklarý devlet de daðýlma sürecinin dýþýnda kalamamýþtýr.
Önce devletin örgütlenme yapýsý Sýrbistan-Karadað Federasyonu olarak deðiþtirilmiþ,
kýsa bir süre sonra da Karadað Cumhuriyetinde yapýlan referandumun sonucunda
5
2006 yýlý yazýnda baðýmsýzlýk ilan edilmiþtir.
KOSOVA’NIN BAÐIMSIZLIK ÝLANI VE SONRASI
Eski Yugoslavya’nýn parçalanma sürecinde son halka 17 Þubat 2008’de Kosova’nýn
baðýmsýzlýk ilaný ile gerçekleþmiþtir. Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin muhalefetine raðmen Kosova’nýn baðýmsýzlýk kararý, Türkiye, ABD ve AB’nin
4) Dayton antlaþmasý metni için bakýnýz:
http://www.yale.edu/lawweb/avalon/intdip/bosnia/day04.htm/
5) http://www.iht.com/articles/2006/06/04/news/balk.php
14
Prof.Dr. Hasret Çomak - Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
27 ülkesinden Ýspanya, Yunanistan, Kýbrýs Rum Kesimi, Romanya ve Slovakya dýþýnda kalan devletler tarafýndan tanýnmýþ, tanýyan ülkelerin sayýsý 41’e ulaþmýþtýr. Kosova’nýn Sýrbistan’ýn ayrýlmaz bir parçasý olduðu iddiasýný biteviye tekrarlayan Belgrad
yönetimi, ABD baþta olmak üzere bazý ülkelerle diplomatik iliþkilerini askýya almýþtýr.
Kosova’nýn baðýmsýzlýk kazanmasý ile birlikte Martti Ahtisari planý ile öngörülen
statünün uygulamasý gündeme gelmiþtir. Buna göre, Kosova bir baþka ülke veya bir
devletin içindeki bölgeye intikal etmeyecekti. Kosova’da yaþayan Sýrplar ve diðer
azýnlýklarýn haklarýna saygý gösterilecekti. Bu çerçevede Kosova’nýn kuzeyinde Sýrp
nüfusun yoðun yaþadýðý 6 yerleþim biriminde belediyelerin yerel yetkileri güçlendirildi, polis ve adli konularda yerel güçlere ayrýcalýklar verilmiþtir. Buna raðmen, Sýrplar Mitroviça’da Birleþmiþ Milletler, Avrupa Birliði güçlerine ve hükümet binalarýna
ve personeline karþý saldýrýda bulunmuþlardýr.
Kosova’nýn baðýmsýzlýðýnýn bölge için yeni gerilimlere neden olmuþtur. Bosna
15
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
Hersek Federasyonunun bir parçasý olan Bosnalý Sýrplarýn da benzer bir yöntem uygulamasýndan endiþe edilmektedir. Bosnalý Sýrplar, konjonktürün uygun olduðunu
düþündükleri anda self determinasyon hakkýný ileri sürerek Sýrbistan’a katýlma yönünde harekete geçebileceklerdir. Kosova’nýn baðýmsýzlýðý ayný zamanda Makedonya’da da kaygý yaratmýþtýr. Makedonya’da nüfusun dörtte birini Arnavutlar oluþturmaktadýr. Arnavutluk ve Kosova’ya mücavir bölgelerde yaþayan Makedonya Arnavut6
larýnýn da ileride diðerleriyle birlikte hareket edeceðinden endiþe edilmektedir.
BALKAN DEVLETLERÝNÝN RÜYASI AB ÜYELÝÐÝ
Yukarýda da belirtildiði üzere Bulgaristan ve Romanya, 1 Ocak 2007 itibariyle Avrupa Birliði’ne tam üye olarak katýlmýþlardýr. Diðer bir Balkan ülkesi olan Yunanistan,
1981 yýlýndan beri AB üyesidir. 3 Ekim 2005’de Türkiye ve Hýrvatistan, Avrupa Birliði
ile tam üyelik müzakerelerine baþlamýþlardýr. Avrupa Birliði tarafýndan aday ülke ilan
edilen Makedonya’nýn yakýn bir zamanda masaya oturmasý beklenmektedir. Kosova,
Bosna Hersek ve Arnavutluk gibi geriye kalan ülkelerin hedefi Avrupa Birliði’ne katýlmaktýr. Anýlan ülkeler içinde bulunduðumuz dönemde yaþadýklarý ekonomik ve siyasi
sýkýntýlar nedeniyle tam üyelik için öngörülen kriterlerin uzaðýndadýrlar.
6) Daha fazla bilgi için bakýnýz. CRS Report RL31053, Kosovo and U.S. Policy: Background andCurrent Issues, by Julie Kim and Steven Woehrel,
16
Prof.Dr. Hasret Çomak - Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
Öte yandan Avrupa Birliði ile yakýnlaþma eðilimi Sýrbistan ve Karadað için dahi
Balkan bunalýmýndan çýkýþ yolu olarak gözükmektedir. Temmuz 2008’de Bosnalý
Sýrplarýn savaþa suçlusu siyasi lideri olan Radovan Karadziç’in Belgrad’da yakalanmasý ve Lahey’de bulunan BM Eski Yugoslavya Savaþ Suçlarý Mahkemesine sevk edilmesini, Belgrad yönetiminin gelecek tasarýmýndan ayrý deðerlendirmek güçtür. Bu
olayýn da somut biçimde ortaya koyduðu gibi Sýrbistan yönetimi Avrupa Birliði ile
yakýnlaþmanýn altyapýsýný hazýrlamakla meþguldür.
Bölge ülkelerinin Avrupa Birliði’ne katýlma yönündeki çabalarý Brüksel tarafýndan
da desteklenmektedir. 2007-2011 yýllarý arasýnda Balkan ülkelerinin AB standartlarý
7
hedefine yönelmesi çalýþmalarýna destek için 3,5 milyar Euro kaynak ayrýlmýþtýr.
Brüksel çevreleri Balkanlarýn Avrupa Birliði’ne katýlmasýný baþka faktörlerin yanýnda
siyasi bakýmdan önem taþýdýðý görüþündedirler. Zira Balkan Yarýmadasýnýn Avrupa
Birliði’ne dahil olmasý, II. Dünya Savaþý’nýn hemen sonunda ortaya çýkan bölünmüþlüðü tamamen ortadan kaldýracak bir siyasal hareket olarak algýlanmaktadýr.
7) http://europa.eu/rapid/presReleasesAction.do?reference:MEMO/08/144&format:HTML&aged:0&uage: EN&guiLanguage:en/
17
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
Ayný zamanda bir Balkan ülkesi olan Slovenya, 1 Mayýs 2004 tarihinde tam üye
olarak Avrupa Birliði’ne katýlmýþtýr. Türkiye ile eþ zamanlý olarak katýlým müzakerelerine baþlayan Hýrvatistan’ýn ise 2010 yýlýnda tam üye olmasý beklenmektedir. Bununla birlikte aday ilan edilen Makedonya ile ne zaman masaya oturulacaðý belirsizliði korumaktadýr. Zira bu ülkenin tam üyelik müzakerelerine baþlamasýna Yunanistan isim sorunu nedeniyle karþý çýkmaktadýr. Nitekim bu ülkenin BM üyeliði de ancak “Eski Yugoslavya Makedonya Cumhuriyeti” adýyla mümkün olmuþtu. Yunanistan, Makedonya adýný taþýyan eyaleti bulunduðunu öne sürerek bu ülkenin uluslararasý iliþkilerini engellemektedir. Resmi Yunan yayýn organlarýnda Makedonya yerine
“Üsküp Cumhuriyeti” ismi kullanýlmaktadýr.
Makedonya-Yunanistan ihtilafýnýn arka planý incelendiðinde Yunanistan’ýn bu ülke aleyhindeki faaliyetlerinin gerisinde tarihsel Makedonya topraklarýnýn bir bölümünü iþgal etmiþ olduðu gerçeði bulunmaktadýr. Zira bugünkü Makedonya Cumhuriyeti tarihsel Makedonya’nýn sadece “Pirin Makedonyasý” olarak anýlan bölümüdür.
“Ege Makedonyasý” Yunanistan, “Vardar Makedonyasý” ise Bulgaristan tarafýndan
Balkan Savaþlarý esnasýnda iþgal edilmiþtir. Sorunu daha da çetrefil hale getiren husus
18
Prof.Dr. Hasret Çomak - Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
Sýrplarýn bugünkü Makedonya Cumhuriyeti topraklarýný “Güney Sýrbistan” olarak
tanýmlamalarýdýr. Bir baþka sorun Makedonya topraklarýnýn dörtte birini oluþturan
Arnavut nüfustur. Makedonya Arnavutlarý, Arnavutluk ve Kosova’ya mücavir bölgelerde yaþamaktadýr. Makedonya yönetimi günün birinde Büyük Arnavutluk kurulmasý kaygýsý taþýmaktadýr.
Günümüzde Makedonya, týpký Bosna Hersek Cumhuriyeti gibi Balkanlarýn minyatür bir örneðini oluþturmaktadýr. Makedonya’da bir yandan Makedonya milliyetçiliði tarihsel Makedonya projesini gündeme getirerek Bulgaristan ve Yunanistan üzerinde hak iddia ederken, öte yandan diðerlerinin Makedonya topraklarý üzerinde
emelleri vardýr. Mevcut haliyle Makedonya, irredentizmin hem nesnesi, hem öznesi
konumundadýr. Her ne kadar 2001 yýlýnda Makedonya ile Arnavutluk arasýnda imzalanan Ohrid Anlaþmasýyla iki taraf arasýnda yakýnlaþma saðlanmýþ ise de güven tam
olarak tesis edilememiþtir. Anlaþmayla Makedonya’nýn demokratik ve çoðulcu kimliðine vurgu yapýlmýþ ve ülkede Arnavutlarýn ve diðerlerinin temel hak ve özgürlükleri bakýmýndan beynelmilel standartlara sahip olduklarý teyit edilmiþtir.
19
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
SIRBÝSTAN’IN ÇIKIÞ YOLU
Balkanlarýn uluslararasý toplum ile bütünleþmede en geride kalan ülkesi halen tahakkümcü milliyetçiliðin etkisinden kurtulamamýþ olan Sýrbistan’dýr. 2005 yýlýnda
Belgrad ile AB arasýnda Ýstikrar ve Ýþbirliði Paktý imzalama çabalarý neticesiz kalmýþtýr. Bunda Kosova’nýn statüsü konusundaki görüþ ayrýlýklarýnýn rol oynadýðý kuþkusuzdur. Kosova’nýn baðýmsýzlýk kararý ve ardýndan Radovan Karadziç’in yakalanmasý
ile ortaya çýkan koþullar taraflarý birbirine yakýnlaþtýrmýþtýr. Öte yandan normalleþme
iþaretleri Sýrbistan ekonomisinde de hissedilmektedir. Büyük ölçüde Bosna Hersek
ve Kosova savaþlarýndan kaynaklanan ekonomik istikrarsýzlýk kontrol altýna alýnmýþtýr. 2008 itibariyle ülkede enflasyon %20 düzeyindedir.
Sýrbistan ile AB arasýnda en önemli anlaþmazlýk konusu hiç kuþku yok ki, Kosova’nýn statüsü olmuþtur. 17 Þubat 2008’de Kosova’nýn baðýmsýzlýk ilan etmesinin hemen ardýndan 27 AB ülkesinin 22’si tarafýndan kararýn tanýnmasý iliþkilerde duraklamaya neden olmuþtur. Bununla birlikte Sýrbistan yönetimi, Kosova’yý kabullenme
eðilimine girmiþtir.
20
Prof.Dr. Hasret Çomak - Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
2006 yýlýnda baðýmsýzlýk ilan eden Karadað Cumhuriyeti, çok kýsa bir süre sonra
Ekim 2007’de AB ile Ýstikrar ve Ýþbirliði Anlaþmasý imzalamýþtýr. Böylece, tarih boyunca Sýrplarla birlikte hareket eden ve ayrý bir kimlik geliþtirmeyen Karadaðlýlar da,
pragmatist bir yaklaþýmla geleceklerini tam üyelik hedefine endekslemiþlerdir.
Balkanlarýn en yoksul ülkesi olan Arnavutluk bakýmýndan da AB üyeliði tek çýkýþ
yolu olarak gözükmektedir. Geçiþ dönemi sorunlarýný tüm alanlarda yaþayan Arnavutluk’ta en kronik problem yolsuzluklardýr. Hükümet, hem Avrupa Birliðine hem
de NATO’ya katýlma istediðini net bir biçimde ortaya koymuþtur.
1995 yýlýndan beri silahlarýn gölgesinde barýþýn devam ettiði Bosna Hersek’te toprak bütünlüðü endiþesi sona ermemiþtir. Bosnalý Sýrplarýn Bosna Hersek Cumhuriyeti’nden ayrýlýp Sýrbistan’a katýlma niyeti taþýdýklarý hiç kimse bakýmýndan sýr deðildir. Sýrplar, barýþ gücü misyonu ile sürdürülen statükoyu fýrsat bulduklarý en kýsa zamanda istedikleri yönde deðiþtirmek istemektedirler. Kosova’nýn baðýmsýzlýk ilan et-
21
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
mesi, Bosnalý Sýrplarýn bu yöndeki taleplerinin belirgin biçimde ortaya çýkmasýna neden olmuþtur.
Netice olarak Balkanlarýn fiili durumu ve geleceði konusunda vurgulanmasý gereken husus þudur. Soðuk savaþ sonrasýnda siyasi istikrarsýzlýk yaþayan Balkanlarda
1995 yýlýnda imzalanan Dayton antlaþmasý ile tesis edilen barýþ pamuk ipliðine baðlý
olmaktan kurtulamamýþtýr. Bölgede siyasi istikrar günümüzde ancak silahlarýn gölgesinde sürdürülmektedir. Bununla birlikte “soft power” olarak Avrupa Birliði’nin bölgenin geleceðinin þekillenmesinde önemli olduðu kuþkusuzdur.
Halen Balkan ülkelerinden Yunanistan, Slovenya, Bulgaristan ve Romanya Avrupa Birliði’ne tam üyedir. Hýrvatistan ve Türkiye ile müzakereler devam etmektedir.
Makedonya ile uygun koþullar oluþmasý halinde müzakerelere baþlanacaðý teyit edilmiþtir. Bakiye kalan ülkelerden Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova ve Sýrbistan da
açýk veya zýmni olarak gelecek hedeflerini Avrupa Birliði’ne katýlma olarak belirlemiþlerdir. Balkanlarda 1990’lý yýllara damga vuran mikro milliyetçilik ve etnik çatýþmalarýn aþýlmasý ve siyasi istikrarýn kalýcý olarak tesis edilmesinin yolu Avrupa Birliði
22
Prof.Dr. Hasret Çomak - Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger
tam üyeliðinden geçmektedir.
SONUÇ
Son olarak tüm bu aþamalarda Türkiye’nin rolü üzerinde durmak gerekirse, Balkanlarda kalýcý istikrarýn saðlanmasý ve iþbirliði ortamýnýn güçlendirilmesi yönünde
Türkiye, Güneydoðu Avrupa Ülkeleri Ýþbirliði Süreci baþta olmak üzere, bölgesel
oluþumlarda öncü rol oynamakta, “Güney Doðu Avrupa Ýstikrar Paktý” gibi bölgeye
yönelik uluslararasý giriþimlerde yapýcý katkýda bulunmaktadýr. Türkiye’nin önerisi
hayata geçirilen “Güney Doðu Avrupa Çok Uluslu Barýþ Gücü” bu çerçevede en somut örneði oluþturmaktadýr.
Türkiye’nin temel dýþ politikasý çaðdaþ uygarlýðý temsil eden Batýya dönüktür. Avrupa ile bütünlüðünü ve baðýný saðlayan Balkanlarda barýþ ve istikrarýn sürdürülebilir bir statüde geliþtirilmesi bölge ülkeleri kadar, Türkiye’nin milli çýkarlarýna uygun
düþmektedir. Balkanlarda sürekli bir barýþ saðlanmasý bölge ülkelerinin ortak bir dýþ
politika hedefi bulunmasý ve yaþama geçirilmesi ile mümkün olabilecektir.
23
RAPOR NO: 14
Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði
Balkanlarda kalýcý istikrarýn tesis edilmesi üye olmayan ülkelerin Avrupa Birliði’ne
üye olmalarý ile ivme kazanabilecektir. Avrupa bütünleþmesi ve bunun getireceði siyasal, sosyal ve ekonomik reformlar konusunda bölge ülkelerinin giriþimleri çok
önem taþýmaktadýr.
Türkiye, Balkanlarda kalýcý bir istikrara çok önem vermiþ ve her aþamada desteklemiþtir. Avrupa ile Anadolu’yu birleþtiren evrensel deðerlerin insanlýða gelecekte çok
daha zengin kazanýmlar saðlayacaðý bilinmektedir. Bu ortak deðerler, ortak hedefler,
ortak kazanýmlar Avrupa Birliði içinde birlikte yaþama ve paylaþmayý güçlendirecek
ve sonsuzlaþtýracaktýr.
2010’lu yýllarda Balkan ülkeleri, bölgede sürdürülebilir güven, huzur, istikrar, refah ve çok taraflý iþbirliði saðlanmasý yönünde bütün imkanlarý deðerlendirmeli ve yaþama geçirebilmelidir. Bu yaklaþým, ülkemizin, bölge ülkelerinin, AB’nin ve en baþta uluslararasý toplumun çýkarlarýna hizmet edecek, uluslararasý barýþ ve güvenliðine
çok katký saðlayabilecek ve dünya barýþý için önemli kazaným olabilecektir.
24
Download

indirmek için tıklayınız