Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
TÜRKİYE’NİN
ENERJİ MERKEZİ
OLMASI YOLUNDA
TANAP
PROJESİNİN ROLÜ
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmalar Merkezi
ŞUBAT 2014
İSTANBUL
1
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Konuşmacılar
Samir KERİMLİ
Sefa Sadık AYTEKİN
SOCAR TÜRKİYE
Birinci Başkan Yardımcısı
ENERJİ ve TABİİ
KAYNAKLAR BAKANLIĞI
Müsteşar Yardımcısı
Bud FACKRELL
Bekir Sami ACAR
BP
Türkiye Başkanı
EWE TURKEY HOLDİNG
Genel Müdürü
Efgan NİFTİ
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
HASEN Strateji ve Politika
Koordinatörü
3
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Konuşmacılar
1973 Beypazarı doğumlu olan Sefa Sadık
Aytekin, 1995 yılında Ankara Üniversitesi
Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası
İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu.
Sefa Sadık AYTEKİN
ENERJİ ve TABİİ
KAYNAKLAR BAKANLIĞI
Müsteşar Yardımcısı
2002’de
ABD
Johns
Hopkins
Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini
tamamladı. 1996-1999 yılları arasında Dış
Ticaret Müsteşarlığı Anlaşmalar Genel
Müdürlüğü’nde
Uzman
Yardımcısı
olarak görev yaptı. 1999-2000 arasında
Başbakanlık’ta,
2003-2004
yılları
arasında Türk İşbirliği ve Kalkınma
İdaresi Başkanlığı’nda Danışman olarak
görev aldı. 2006-2008 arasında Dış
Ticaret Müsteşarlığı Anlaşmalar Genel
Müdürlüğü’nde Daire Başkanı olarak
çalıştı. 2008’den 2009’a kadar Başbakanlık
Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı’nda
Yatırım Hizmetleri Daire Başkanı ve
Başkan Vekili olarak görev yaptı.
2009 ile 2010 arasında Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı’nda Dış İlişkiler
Dairesi Başkanlığı görevini yürüttü. 2010
yılında BOTAŞ Yönetim Kurulu Üyesi
olan Aytekin, aynı tarihten itibaren
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda
Müsteşar Yardımcısı olarak görevini
sürdürmektedir.
4
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Enerji sektörünün dünya çapında
öncü şirketlerinden SOCAR Türkiye’de
Başkan Birinci Yardımcılığı görevini,
2010 yılından bu yana yürütmekte olan
Samir Kerimli, ayrıca Trans Anadolu
Doğal Gaz Boru Hattı’nın işletmesi olan
TANAP Doğal Gaz İletim A.Ş.’de yönetim
kurulu üyesidir. Kariyerinin temelini
Amerika Birleşik Devletleri’nde Houston
Üniversitesi’ne bağlı Global Enerji
Yönetimi Enstitüsü’nde atan Kerimli,
yüksek lisansını Louisiana’da McNeese
Üniversitesi’nde
İşletme
üzerine,
lisans eğitimini ise Türkiye’de İstanbul
Üniversitesi
İşletme
bölümünde
tamamladı.
Amerika’da Houston merkezli UniversalPegasus Holding’de Uluslararası İş
Geliştirme Koordinatörü olarak görev
yapan Kerimli, Kuzey Amerika başta olmak
üzere Kuzey Afrika, Ortadoğu, Orta
Asya ve Hindistan’da projeler yürüttü.
Daha öncesinde çalıştığı Universal
Ensco şirketinde Proje Analizi, Planlama,
Finans gibi farklı departmanlarda
görev yapan Kerimli, Houston merkezli
think tank kuruluşu olan Uluslararası
Ticaret ve İşbirliği Enstitüsü’nde (The
Institute of International Commerce
and Partnership) yönetim kurulu üyesi
ve Hazar Bölgesi direktörü olarak
görev yaptı. Aynı dönemde Houston
Belediyesi’ne bağlı olarak HoustonBakü Kardeş Şehir Organizasyonu’nda
Hükümet ve İş İlişkileri’nden sorumlu
yönetim kurulu üyeliği görevinde
bulundu. Kerimli, 2008’de Azerbaycan
Samir KERİMLİ
SOCAR TÜRKİYE
Birinci Başkan Yardımcısı
Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın
Türkiye’de faaliyete başlamasıyla
birlikte şirkette Satış, Tedarik ve İş
Geliştirme Direktörü olarak göreve
başladı. 2010 yılında Başkan Birinci
Yardımcılığı
görevine
atanan
Kerimli, SOCAR ve bağlı şirketlerin
Türkiye’deki bütün faaliyetlerinin
yönetiminden sorumludur.
Çeşitli konularda önemli araştırma
projeleri olan Kerimli’nin son
araştırma projesi, Avrupa Enerji
Talebi
için
Bakü-Tiflis-Ceyhan
Boru Hattı ve Trans Hazar Boru
Hattı Projesi’nin Önemi başlığını
taşımaktadır.
Samir Kerimli anadilinin yanı
sıra İngilizce, Rusça ve Türkçe
bilmektedir.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
5
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Konuşmacılar
Alaska Boru Hattı” şirketinin Başkanlığı
görevini yürütüyordu. Bu ortak girişim,
35 milyar Amerikan Doları değerindeki
boru hattı projesiyle, Alaska’dan
Kanada’nın Batı Alberta eyaletine gaz
ihracını sağlamak için kurulmuştur.
Bud FACKRELL
BP
Türkiye Başkanı
Bud Fackrell, 16 Nisan 2012 tarihi
itibariyle BP Türkiye Başkanı olarak
atanmıştır.
Fackrell, lisans derecesini ABD Wyoming Üniversitesi’nde, Petrol
Mühendisliği dalında tamamladı.
Petrol ve doğal gaz endüstrisinde 37
yıllık deneyime sahip olan Fackrell,
kariyerinin büyük bir kısmında
ABD dışında Arama ve Üretim
alanında yöneticilik görevlerinde
yer aldı.
2006 yılında Alaska’daki bu görevine
atanmadan önce Fackrell, Abu Dhabi’de;
Abu Dhabi Ulusal Petrol Şirketi, BP,
Total, ve Japonya Petrol Şirketi’nin
ortak girişimi olan “Abu Dhabi Marine
Operation
Company”nin
Grup
Başkanıydı.
Bud Fackrell BP içerisinde Mısır,
İngiltere, Trinidad ve Tobago’nun yanı
sıra ABD’de birçok üst düzey yöneticilik
görevlerinde bulundu.
Fackrell, BP Türkiye Başkanı olarak
atanmadan önce, ABD’nin Alaska
eyaletinde BP ve ConocoPhillips
şirketlerinin ortak olduğu “Denali 6
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
1980 Konya doğumlu olan Bekir Sami Acar,
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve
Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun
olduktan sonra çalışma hayatına 2002
yılında otomotiv sektöründe başladı.
2004 yılında Bursagaz A.Ş. bünyesine katılan
Acar, sırasıyla Stratejik Planlama Uzmanı,
Strateji Geliştirme ve İş Değerleme
Sorumlusu ve Genel Müdür Yardımcısı
görevlerinde bulundu. 2009 yılında EWE
Enerji A.Ş.’nin kurulmasında aktif olarak
görev alan Acar, şirketin ilk Genel Müdürü
olarak görevine devam etmektedir.
2013 yılında EWE Turkey Holding A.Ş. tepe
yöneticiliği ve Yönetim Kurulu üyeliğine
getirilen Acar aynı zamanda grup şirketleri
EWE Enerji, Bursagaz, Kayserigaz ve
Enervis’te Yönetim Kurulu Üyesi olarak
görev yapmaktadır.
Bekir Sami ACAR
EWE TURKEY HOLDİNG
Genel Müdürü
Dr. Efgan Nifti lisans eğitimini Türkiye’de,
master ve doktor derecelerinin ABD’nin
önde gelen Georgetown ve George
Washington Universite’lerinde uluslararası
ilişkiler ve siyaset bilimi alanında
tamamladı.
A.B.D.’nin başkentinde, A.B.D. Kongresi
ve Heritage Foundation dahil olmak üzere
birçok etkili kurumda uluslararası ilişkiler
uzmanı olarak çalıştı. Amerikan, Türk
ve Azerbaycan mesleki dergilerinde ve
medyasında, uluslararası ve siyasi ilişkiler
konularında makaleleri yayınlanmaktadır.
Türkçe, Rusça, Azerbaycanca ve İngilizce
bilen Nifti’nin araştırma alanları şunlardır;
Karşılaştırmalı
Siyaset,
Eski
Sovyet
Ülkelerinde Ulus İnşası ve Kimlik, Siyasal
Gelişme, Enerji Güvenliği Politikaları ve
Efgan NİFTİ
HASEN Strateji ve Politika
Koordinatörü
Türk Dış Politikası. Efgan Nifti,
Hazar Strateji Enstitüsü Strateji ve
Politika Koordinatörü olarak görev
yapmaktadır.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
7
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Panel
bir araya getiren ve güvenlikten enerjiye,
dış politikaya, çok önemli konuların
masaya yatırıldığı toplantılara, bunların
yanı sıra bölgeyi, bölgeden okumak gibi
çok önemli çalışmalara imza atmaktayız.
Efgan NİFTİ
HASEN Strateji ve Politika
Koordinatörü
Hepinizi Hazar Strateji Enstitüsü
adına selamlıyorum. Bugün hem
Türkiye hem de bölgemiz için çok
önemli bir konu üzerinde yuvarlak
masa toplantısı yapacağız. Çok
uzunca zamandır hem analizciler
tarafından hem de karar alıcılar
tarafından tartışılan “Türkiye’nin
Enerji Merkezi Olma Yolunda
TANAP Projesinin Rolü” üzerinde
bir toplantımız olacak.
Türkiye’nin enerji merkezi olması ve
aynı zamanda bu kadar önemli bir projeyi değerlendirmek için aramızda özel
sektörü ve devleti temsilen dört tane
çok önemli konuşmacımız bulunmakta.
Öncelikle her bir konuşmacımızın konuşma sırasını belirterek toplantımızı
devam ettireceğim. İlk konuşmayı Sayın
Samir Kerimli, SOCAR Türkiye Birinci
Başkan Yardımcısı yapacak. Daha sonrasında Sayın Bud Fackrell, BP Türkiye Başkanı. Üçüncü konuşmacımız Sayın Bekir
Sami Acar, EWE Turkey Holding Genel
Müdürü. Ve son olarak sözü Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sefa Sadık Aytekin Bey’e vereceğim.
Samir Bey, buyurun, söz sizin.
Hazar Enstitüsü olarak bu zamana
kadar Hazar Bölgesi’ne ilişkin çok
önemli çalışmalara imza attık.
Kuruluşundan bu yana çok kısa
zaman geçmesine rağmen Hazar
Forumu gibi bölgenin liderlerini
8
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
TANAP projesi, Azerbaycan ve Türkiye’nin birlikte gerçekleştirdikleri ve
bölgenin enerji haritasını değiştirecek
nitelikte bir proje. TANAP projesi, Güney Enerji Koridoru’nun en kritik kısmıdır. TANAP’sız Güney Enerji Koridoru’nu
düşünemeyiz. Haritayı gözünüzde canlandırdığınızda, Türkiye’nin batısında
560 milyar metreküple dünya gaz talebinin %17’sini oluşturan Avrupa Birliği
yer almakta. Türkiye’nin doğusunda ise
dünya gaz rezervlerinin çok önemli bir
kısmını elinde bulunduran, başta Azerbaycan olmak üzere Orta Asya ülkeleri,
Orta Doğu ve Doğu Akdeniz bölgeleri
mevcut. Şimdi bu gaz piyasaları ile gaz
kaynakları arasındaki en doğal köprü
Türkiye’dir. Bu kaynakları taşımak için
ise en önemli proje TANAP’tır.
Kısaca birkaç bilgi vermek istiyorum bu
noktada. Avrupa Birliği’nin 2013 yılında
doğal gaz tüketimi 560 milyar metreküp
olarak gerçekleşti, aynı yılda gaz üretimi
ise 200 milyar metreküpe kadar dayandı.
Yani 360 milyar metreküplük bir ithalat
söz konusu. Bu, Avrupa Birliği’nde %64
oranında ithalata bağlılığın söz konusu
olduğu anlamına geliyor. Bu rakam Türkiye’de ise %98’lere varmakta.
Samir KERİMLİ
SOCAR TÜRKİYE
Birinci Başkan Yardımcısı
kendi üretimi olan ve Avrupa’ya
Kuzey Buz Denizi’nden Norveç
kaynaklı olarak gelen gazın tahmini
olarak 40 milyar metreküp azalacağı öngörülmekte. Yani Avrupa’nın
kendi üretiminin 160 milyar metreküpe düşeceği, böylelikle ülkenin
600 milyar metreküplük doğal gaz
ithal edeceği tahmin edilmekte. Bu
da ithalata bağımlılığının %80’lere
çıkacağını göstermekte. Kısaca
söylemek gerekirse, 2030 yılına kadar ithalatta 240 milyar metreküplük bir artış söz konusu.
2030 yılına gelindiğinde, AB’nin gaz
tüketiminin 760 milyar metreküpe dayanacağı tahmin ediliyor. Avrupa’nın
büyümesi, aynı zamanda kapatılan nükleer santraller ve kömür santrallerinden
kaçış bu tüketim miktarında en önemli
rolü oynamakta. Bununla birlikte AB’nin
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
9
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Bu miktarların nasıl karşılanacağına
bakarsak, AB’ye gelen gazın %80’i
boru hatlarıyla, %20’si LNG ile gelmekte. Ve şu anda 3 ana koridor
mevcut. Biri; Kuzey Buz Denizi’nden
gelen Norveç ve İngiltere kaynaklı
gazlar. Doğu koridoru diyebileceğimiz ikinci koridor Rusya’dan; üçüncü
koridor da Afrika üzerinden, Cezayir
ve Libya’dan gelen, Akdeniz’den geçen boru hatları. Geriye kalan %20’lik
kısmı ise Nijerya ve Katar’dan gelen
LNG ile sağlanmakta.
Geçtiğimiz yıl Rusya’dan Avrupa’ya
gaz ihracatı ve Avrupa’nın Rusya’dan
gaz ithalatı 136 milyar metreküp olarak gerçekleşti. Bu da Rusya’nın Avrupa gaz pazarının %38’ini elinde
bulundurduğunu gösteriyor. 2030 yılına gelindiğinde, en iyi şartlarda bu
ihracatın 100 milyar metreküp daha
arttırılarak 236 milyar metreküpe yükseleceğini tahmin ediyor uluslararası
kurumlar.
Avrupa’nın ikinci en büyük gaz tedarikçisi Norveç. Bugün Avrupa’ya 112
milyar metreküp gaz ihraç ediyor ve
pazarın %31’ini elinde bulunduruyor.
Kuzey Buz Denizi’nde azalan kaynaklardan dolayı önümüzdeki yıllarda,
2030’a gelindiğinde, bu kaynağın yaklaşık olarak 20 milyar metreküp daha
azalacağını ve 90 milyar metreküpe
düşeceğini tahmin ediyoruz.
10
Üçüncü büyük gaz ihracatçısı olan
Cezayir, 45 milyar metreküple pazarın
%12’sini elinde bulunduruyor. Cezayir’den gelecek gazın 2030 yılında 35
milyar metreküp daha arttırılarak 80
milyar metreküpe çıkarılacağı tahmin
ediliyor.
Bununla birlikte önemli ihracatçılardan Katar, Avrupa’ya LNG ile 30 milyar metreküp gaz getirmekte ve pazarın %8,5’ini elinde bulundurmakta.
Katar’ın ana piyasası Pasifik ve Uzak
Doğu ülkeleri ancak Katar’ın Avrupa
pazarına 10 milyar metreküp ilave
gaz gönderebileceği ve ihracatın 40
milyar metreküpe çıkarılacağı tahmin
edilmekte.
Nijerya bugün 12 milyar metreküp
LNG gönderiyor Avrupa’ya ve pazarın
%3,5’ini elinde bulunduruyor. Nijerya’nın 2030 yılına kadar 50 milyar metreküp daha fazla gaz göndereceği ve
ihracat rakamının 62 milyar metreküpe çıkacağı tahmin ediliyor.
Bunlar tabii ki iyimser senaryolar. En
iyi şartlarda bu rakamlara çıkılırsa bile
toplamı aşağı yukarı 500 milyar metreküp ediyor. Ancak Avrupa’nın ithalatı
600 milyar metreküp. En iyi durumda
bile ortada 100 milyar metreküp ve
üzeri bir gaz açığı söz konusu.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Bu gaz açığı nasıl kapatılacak, nereden kapatılacak? Buna verilecek en
iyi cevabın Güney Enerji Koridoru
olduğunu görüyoruz. Güney Enerji
Koridoru’nun en önemli, en hayati
kısmı da TANAP projesi. Güney Enerji
Koridoru, az önce de dediğimiz gibi
Azerbaycan, Orta Asya, Orta Doğu ve
Doğu Akdeniz gaz rezervlerinin Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını
gerçekleştirecek bir koridor. Bunun
da Türkiye üzerinden gerçekleşmesi
bekleniyor. Enerji uzmanlarının, yenilenebilir enerji ile bazı kaynakların
karşılanabileceği gibi varsayımları da
oluyor. Burada da bir rakam vereyim:
2001 yılında yenilenebilir enerji, Avrupa’nın talebinin %1’i oranında olmuş ve alınan önlemlere ve teşviklere rağmen 2012 yılında bunun %6’ya
çıktığını görüyoruz. Yani bu ciddi gaz
talebinin ancak ve ancak yeni bir koridor açılarak halledilebileceği görülmekte. Bunu da mutlulukla diyebiliriz
ki Azerbaycan ve Türkiye geçen Aralık ayında BP ve Şah Deniz Konsorsiyum ortakları ile nihai yatırım kararını
verdi. Şu anda Şah Deniz’de ve aynı
zamanda TANAP ve TAP’ta da yatırımlar başladı. Şah Deniz ile ilgili kısmı
BP’nin Türkiye Başkanı Bud Fackrell
anlatacak ama ben TANAP projesi ile
ilgili biraz daha bilgi vereceğim.
TANAP projesi ne yapacak? TANAP,
Türkiye için ne mana ifade ediyor?
TANAP, Türkiye’nin enerji güvenliğini
sağlayacak ve Türkiye’yi enerji merkezi haline getirecek somut bir proje.
Bundan önce çok fazla konuşuldu,
analizler yapıldı, projeler tartışıldı
ama kaynağı olan, marketi ve yatırımcısı olan tek önemli proje TANAP.
Taşıyacağı kaynak belli, götüreceği
market belli ve aynı zamanda TANAP
projesi ile birlikte Türkiye ile Azerbaycan, Avrupa ve Balkanlar’ın enerji güvenliğinde söz sahibi olacak. Bu
da kaçınılmaz bir durum. TANAP’ın
şu an tahmin edilen toplam yatırımının 12 milyar dolar civarında olacağı
planlanmakta. 1841 kilometrelik boru
hattı 20 ilden geçerek tamamlanacak.
Gürcistan-Türkiye sınırından Eskişehir’e kadar olan 1334 kilometrelik
kısmı 56 inçlik bir boru döşenerek yapılacak. Dünyada bu büyüklükte bir
proje daha önce Kazakistan’dan Çin’e
kadar 56 inçlik borularla denendi. Bu,
dünyada teknik sınırları zorlayan ikinci proje olacak.
Eskişehir’den Yunanistan sınırına kadar ise 48 inçlik ve 457 kilometrelik
boru döşenecek. İlk fazdan 2018 yılında gaz geçişini sağlamayı planlamaktayız. Faz 1’de her yıl artarak 2 - 4 ve
üzeri olarak gidecek şekilde 16 milyar
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
11
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
metreküp gaz taşımayı planlıyoruz ve
2 kompresör istasyonu olacak. 6 milyar metreküpü Türkiye’de BOTAŞ’a
satılacak ve 10 milyar metreküpü de
TAP üzerinden Avrupa’ya, İtalya’ya
ulaştırılacak. İlave 2 kompresör koyarak 2023 yılında Faz 2’yi devreye almayı planlıyoruz. Faz 2’de ilave 8 milyar
metreküple birlikte 24 milyar metreküp gaz taşımayı planlıyoruz. Faz 3’te
de 2026 yılında 31 milyar metreküplük
boru hattının kapasitesini doldurmayı planlamaktayız. Faz 3 de bitince
3 ilave daha yerleştirerek toplam 7
kompresör ile bu 31 milyar metreküpü taşımayı hedeflemekteyiz.
TANAP’ın Türkiye’de iki gaz çıkışı
mevcut olacak. Biri Eskişehir’de, diğeri Trakya’da. Türkiye bu iki noktadan
gaz çekebilecek.
ÇED çalışmaları çok hızlı bir şekilde
ilerliyor. Burada şunu vurgulamamız
lazım. Biz Ekvator Standartları’yla,
yani uluslararası en yüksek standartlarla ÇED işlemlerini yürütüyoruz ve
31 Ağustos 2014’te ÇED’imizi almayı
hedefliyoruz.
Bu projede en önemli kısım işin mühendislik kısmı. Çünkü mühendislikteki hatalar sonra size daha büyük
maliyetlerle dönmekte. Bu sebeple
12
işin mühendisliğini, alanında dünyanın en iyi firmalarından biri olan ABD
merkezli Bechtel şirketine yaptırıyoruz ve şu anda Front End Engineering Design (FEED/Ön Mühendislik
ve Tasarım) denilen aşamanın %70’i
tamamlanmış bulunmakta. Kontrolörlüğü ise Almanya’dan ILF şirketi
yürütmekte. Boru hattının güzergah
kamulaştırma işini ortağımız olan BOTAŞ’a devretmiş bulunmaktayız.
Bildiğiniz üzere, bu projenin %30’u
BOTAŞ’ın. Daha önce bu oran %20
’ydi. Türkiye’nin talebi üzerine Azerbaycan %20’lik hisseyi artırarak %30’a
çıkardı. Projenin yüzde 58’i SOCAR’ın
ve %12’sinin de ileride BP’nin olacağı
planlanmakta.
Projenin finansal durumu nasıl halledilecek? O konuda da kısa bir bilgi vereyim. Proje tamamıyla öz sermaye ile yapılacak. Tabii çok büyük,
10-12 milyar dolarlık bir proje ancak
Azerbaycan Devleti ve Azerbaycan
Cumhurbaşkanı’nın ve aynı zamanda Türkiye’nin bu projenin stratejik
durumuna verdiği önemden dolayı
projenin artık kredi kurumlarından
para arayışında bulunmayarak direkt
öz kaynaklarla yapılması hedeflenmekte.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Burada birkaç ilginç bilgi daha vereyim size. TANAP projesinde host government agreement (ev sahibi ülke
anlaşması) ve intergovernmental agreement’ı (ülkeler arası anlaşma) Türk
kardeşlerimiz ile 7 ay gibi kısa bir
sürede tamamladık. Bu denli makro
projeler için bu süre dünyada rekor
bir hız. Bundan daha hızlısının olduğunu düşünmüyoruz. Aynı zamanda
Gaz Transit Anlaşması ve ortaklık anlaşmalarını da 10 ay gibi çok kısa bir
sürede tamamlayarak yatırım kararını
alıp projeyi ilerlettik.
TANAP projesinin Türkiye’ye katkısı
ne? Bununla ilgili de birkaç söz söylemek istiyorum. Türkiye, son 20 yılda ortalama olarak %4,2 büyümüştür
fakat Türkiye’nin enerji talebi son 20
yılda %8,5’lik bir oranla büyümüştür.
Yani Türkiye’nin enerji talebi büyüme
ortalamasının iki katından bile fazla
artış göstermekte. Türkiye’nin son
20 yılda gaz talebi 3 kat artmıştır. Bu
da Çin’den sonra dünyada ikinci en
hızlı artıştır. 2023’e kadar Türkiye’nin,
2023 hedeflerini tutturması için enerji alanında tahmini olarak 100 ila 120
milyar dolarlık yatırım yapması gerekmektedir. Bu yatırımın 10-12 milyar
dolarlık kısmıyla TANAP’ın tek başına
bu gerekliliğin %10’unu karşılayacağını görmekteyiz.
SOCAR Türkiye olarak ise, TANAP’ı da
katarsak, hedeflediğimiz 20 milyarlık
yatırımla bu ihtiyacın %20’sini karşılayacağımızı öngörüyoruz. Bu da Azerbaycan’ın, Sayın Cumhurbaşkanımız
İlham Aliyev’in Türkiye ile ilişkilerimize ve stratejik işbirliğine verdiği
önemin ve Türkiye’yi Azerbaycan’dan
ayırmadığımızın, bir gördüğümüzün
en somut göstergesidir.
TANAP aynı zamanda Türkiye’nin
enerji güvenliğini sağlayacak en
önemli projedir ve Türkiye’yi boydan
boya 20 ilden geçeceği için bu illerde
ekonomiyi ciddi bir şekilde canlandıracaktır. En basitinden bakarsak,
otellerin doluluk oranından tutalım
restoranların doluluk oranına, lojistik
firmalarının kapasitelerinin artışına,
inşaat firmalarına, boru firmalarına,
makinecilere, kamyonculara, her
alanda Türkiye’ye ciddi bir canlılık getirecektir. Boydan boya geçmesi sebebiyle sadece Türkiye’nin batısında
bir yatırım değildir. Tahminen 1’e 5’lik
bir etki alanı düşünürsek, 10 milyarlık
yatırımın neredeyse 50 milyarlık ekonomiyi çevirme ihtimali mevcuttur.
Güney Enerji Koridoru boyunca 30
bin kişiye istihdam sağlanması düşünülmektedir. Bunun da en azından
3’te 1’inden fazlası TANAP’a düşecektir.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
13
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Bir de somut olarak şunu söyleyebiliriz ki 2000’li yılların başlarında, BTC
projesini tamamlarken Türk inşaat
firmalarının kazandığı tecrübeden
dolayı şu an TANAP’ın ön yeterliliğini
geçmiş durumda. Yani BTC olmasaydı
bugün biz zaten TANAP’ı konuşmazdık ve oradaki tecrübeleri olmasaydı
Türk şirketlerinin bu denli mega projelerde, uluslararası anlamda ve Türkiye’ye dönük TANAP gibi projelere
katılma imkanları da olmayacaktı ama
şu anda BTC’de rol almış şirketler aynı
zamanda TANAP’da da ön yeterliliği
geçmiştir ve TANAP projesinde rol almaları Türkiye’ye ve Türk şirketlerine
ciddi bir know-how, ciddi bir öğrenim katacaktır. Her anlamda iki ülke
arasında ciddi bir kazan-kazan senaryosu ortaya çıkacaktır.
Ben yorumlardan ziyade daha net bilgiler vermeye çalıştım bugün. Çünkü
siz bunun stratejisi ve diğer konuları
hakkındaki yorumları bizden daha iyi
14
yaparsınız. Ama sözümü bitirmeden
önce bu programı ayarladığı için Hazar Strateji Enstitüsü’ne, yönetici ve
çalışan arkadaşlarına ve en önemlisi
de Azerbaycan Devleti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’e ve Türkiye
Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep
Tayyip Erdoğan’a TANAP projesine
katkılarından, bize güvenip destek
verdiklerinden ve projenin her aşamasını çok yakından takip ettiklerinden dolayı teşekkürlerimizi iletmek
istiyorum. Aynı zamanda Enerji Bakanı Sayın Taner Yıldız’a, Bakanlık
çalışanlarına, Müsteşarlık çalışanlarına, Sefa Bey’e; kendisinin çok ciddi desteği oldu TANAP projesinde,
günlerce sabahlara kadar uyumadan
çalıştı ve aynı zamanda SOCAR Başkanı Rövnag Abdullayev’e ve SOCAR
çalışanlarına teşekkürlerimi iletmek
istiyorum. Teşekkürler.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Efgan NİFTİ
Moderatör
Sayın Samir Kerimli, konuşmanız için
teşekkür ediyoruz. Öncelikle şöyle
bir not ileteyim. Konuşmalar bittikten
sonra soru-cevap kısmına geçeceğiz.
Onun için sabırla tüm konuşmaları
beklemenizi istirham ediyorum.
Samir Bey genel hatlarıyla 12 milyar
dolarlık yatırım ve 31 milyar metreküplük kapasitesiyle TANAP projesinin
aslında Güney Enerji Koridoru’nun
en önemli aşaması olduğundan bahsetti. Aynı zamanda Türkiye’nin doğusunda yer alan çok önemli enerji
kaynaklarının, ister Hazar’da ister
Doğu Akdeniz’de ister Irak’ta ve Orta
Doğu’da yer alan kaynakların, dünya
piyasalarıyla buluşması için en doğal
taşıma hattının aslında TANAP projesi
olduğunu ifade etti. Bununla birlikte,
bu projenin gerçekleşmesi ile birlikte
sadece Türkiye’nin arz güvenliği değil, giderek enerji ithalatı yükselen,
şu an %60’larda olup 2030 itibariyle
%80’lere ulaşacak olan Avrupa’nın
enerji ithalatında bu koridorun çok
önemli olduğunu ifade etti. Kendisine konuşmasından dolayı tekrar
teşekkür ediyorum. Bir diğer önemli konuşmacımız Sayın Bud Fackrell.
Buyurun, söz sizin.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
15
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Bud FACKRELL
BP
Türkiye Başkanı
Bugün burada sizlerle birlikte olmak
benim için büyük bir onur. Hazar
Strateji Enstitüsü’ne bu etkinliği düzenledikleri için çok teşekkür ederim. Etkinlik çok doğru bir zamanda
gerçekleştiriliyor. Çünkü 2014 yılının
bu ilk aylarında, TANAP’ın ve enerji
merkezi olma yolundaki Türkiye’nin
ne kadar önemli olduğunu tekrar dile
getirme fırsatı buluyoruz. Kapsamlı
konuşması ve değerli yorumları için
Sayın Kerimli’ye de teşekkür etmek
isterim. Bana söyleyecek pek bir şey
bırakmadı. A’dan Z’ye tüm konuları,
en derin ayrıntılarına kadar ele aldı.
Çok teşekkürler Samir Bey.
Bugün Avrupa bağlamında gaz ve
enerjiden, Avrupa’daki talep konusundan bahsedeceğim. Samir Bey
de bu konuda bilgi verdi, bu yüzden
16
benim sözlerim biraz tekrar gibi olacak ama ben konuya farklı bir açıdan
bakacağım. Rakamları doğru verebilmek için konuyu en baştan ele alacağım.
AB’deki enerji talebi 2035 yılında %6
düşecek. Tabii yalnızca bunu söylemek yeterli değil. Fosil yakıt talebi
2035 yılına kadar %19 gerileyecek.
Ancak doğal gaz talebi aynı zaman dilimi içinde %17 artacak. Avrupa’daki
elektrik talebi de %9 artış gösterecek.
Samir Bey’in de belirttiği gibi, yenilenebilir enerji kaynaklarının payı
%13’ten %34’e çıkacak. Bu sayede Avrupa’daki enerji denkleminde yenilenebilir enerjinin rolü artacak. Ancak
elektrik üretimi konusunda 2035 yılına kadar doğal gaz, kömürün önüne
geçecek. Bu çok ilginç bir trend.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Burada çok önemli bir husus var. Avrupa’da doğal gaz üretiminin 2035’e
kadar %46 düşmesi bekleniyor. Talep
%6 oranında düşecek ancak doğal
gaz üretimi de büyük bir hızla gerileyecek. Bir süredir Avrupa kıtasında yeni, büyük keşifler yapılamadı.
Bu yüzden doğal gaz ithalatları arttı.
Doğal gaz ithalat oranının 2035 yılına kadar %49 yükselmesi bekleniyor.
Avrupa’nın doğal gaz bağımlılığı ise
%66’dan %84’e çıkacak. Bununla birlikte, Türkiye’nin enerji talebi de aynı
zaman dilimi içerisinde %60 artacak.
TAP ve Güney Koridor, talepteki bu
boşluğu doldurma potansiyeline sahip mükemmel projeler.
Birçok kişi Avrupa’nın gaz talebinden
bahsediyor, nüfusun ve enerjinin artmadığını belirtiyor; ancak gördüğünüz gibi bu doğru değil. Geçtiğimiz
yıl 17 Aralık’ta çok önemli bir karar
alındı. Şah Deniz partnerleri, Şah Deniz gazının geliştirilmesi konusunda
nihai yatırım kararını aldı. Bu karar
kilit öneme sahip. Artık Güney Koridor’un hayata geçirilip geçirilmeyeceğinden veya ne zaman gerçekleştirileceğinden değil Güney Koridor’un
nasıl geliştirileceğinden ve detaylarından bahsediyoruz.
Güney Koridor’un altyapısı birkaç
parçadan oluşuyor, bu bağlamda Gü-
ney Koridor, Şah Deniz 2, TANAP ve
en genel çerçevede ise Güney Koridor gaz ağı gibi farklı terimler kullanılıyor. Bu ağ, birbirine bağlanan
üç boru hattından meydana geliyor.
Azerbaycan ve Gürcistan’dan geçen
Güney Kafkasya Boru Hattı genişletilecek. Türkiye’den geçen TANAP
inşa edilecek ve Yunanistan sınırından başlayan, Arnavutluk’tan geçerek
İtalya’ya ulaşan Trans Adriyatik Boru
Hattı hayata geçirilecek. Bu boru hattı
İtalya’ya ulaştıktan sonra ise tüm Avrupa pazarını birbirine bağlayacak.
TANAP, Gürcistan sınırından Eskişehir’e kadar 56 inçlik, bu noktadan Yunanistan sınırına ise 48 inçlik borularla ulaşacak. Bu çok önemli bir husus.
Türkiye’ye yılda 6 milyar metreküp,
Avrupa’ya ise yılda 10 milyar metreküp gaz satışı gerçekleştirilecek. Gaz
satış sözleşmeleri imzalandı ve onaylandı. Türkiye’de 6 milyar metreküp
gazı BOTAŞ alacak; bu sözleşme uzun
bir süre önce onaylandı. BOTAŞ, Şah
Deniz’den en büyük gaz payına sahip
olacak. Şu anda BOTAŞ, Azerbaycan
gazı için en önemli alıcı konumunda.
Bu durum TANAP ve Avrupa sözleşmeleri ile değişmeyecek.
Geçtiğimiz yıl Eylül ayında Şah Deniz
Konsorsiyumu 9 alıcı ile 100 milyar
dolar değerinde gaz satış sözleşmesi imzaladı. 100 milyar dolar gerçek-
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
17
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
ten önemli bir rakam. Bu sözleşme,
BP’nin şimdiye dek imzaladığı ve belki de dünyadaki en büyük gaz sözleşmesi. İmzalanan, onaylanan ve yürürlüğe konan gaz satış sözleşmeleriyle
yılda 16 milyar metreküp gaz için alıcılarımız hazır. Bu da çok önemli bir
husus. Bu aşamaya ulaşmak çok uzun
zaman aldı. Diğer bir önemli husus da
az önce bahsettiğim altyapı; bu üç altyapı ağı kolaylıkla genişletilebilir.
TANAP, pastanın büyük bir dilimi. TANAP ilk aşamada yılda 16 milyar metreküp taşıyacak. Hükümetler arası anlaşmalar kapsamında yılda 31 milyar
metreküp gaz taşınabilir, bunun için
ek onay alınmasına gerek yok. Tek ihtiyacımız olan daha fazla basınç ek-lemek. Böylelikle boru hattının kapasitesini kolaylıkla ikiye katlayabiliriz.
Bu boru hattı, 31 milyar metreküpten
daha fazla hacimde gaz taşıyacak kapasiteye sahip. Ancak 31 milyar metreküpten fazla kapasite için hükümetten ek onay almak gerekir.
Bu altyapı hem bugün hem de gelecek için oluşturuldu. Türkiye’nin bölgede bir gaz merkezi olma hedefi göz
önüne alındığında, Azerbaycan’ın
zengin gaz kaynaklarının satışı için
bu durum büyük önem taşıyor. Boru
hattından yılda 16 milyar metreküp
gaz akışı sağlanıyor. Biz bu miktarı ikiye katlayabiliriz. Peki bu ek gaz hacmi
18
nereden gelecek? BP’nin bakış açısına göre Hazar’dan, Azerbaycan’dan
gelmeli. Bu fikir biraz bencilce gelebilir çünkü çok sayıda ek gaz sahamız
var; Azerbaycan’a büyük önem atfediyoruz.
Gördüğünüz üzere, bu bizim için çok
önemli bir ortaklık. Hızlıca bakacak
olursak; ilk olarak dev gaz sahası Şah
Deniz’i tamamen geliştireceğiz. Şu
anda sahada yılda yaklaşık 9 milyar
metreküp gaz üretiyoruz, bu hacme
16 milyar metreküp daha ekleyebiliriz. Bu durumda Şah Deniz gaz sahasındaki toplam üretim yılda 25 milyar
metreküpe ulaşabilir. Bu saha, her
açıdan dünyadaki dev sahalar niteliğinde. Ancak Hazar’da ek gaz kaynakları da mevcut.
2007 yılında BP, Şah Deniz sahasının
derinliklerinde gaz keşfetti. Yüksek
basınçlı gazların çıkarılabilmesi için
özel ekipmanlara da ihtiyaç duyuluyor ancak bu, nihai yatırım kararının
bir parçasıdır. Derinde bulunan bu
gazın geliştirilmesi için Şah Deniz
partnerleri bazı taahhütlerde bulunarak Üretim Paylaşım Anlaşması’nı
uzattı. İkinci olarak, Şah Deniz’in güneyinde, Şafak-Asiman adında son
derece büyük bir yapı bulunuyor.
BP’nin lisans sahibi olduğu bu yapıda 3 sismik çalışmayı tamamladık ve
şu anda çalışma sonuçlarını değer-
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
lendiriyoruz. Keşiflerde henüz kuyu
tespit edemedik ancak bu bölgede
yüksek hacimlerde gaz bulunduğunu
düşünüyoruz. Üçüncü olarak, ortaklarımızdan biri olan Total, Şah Deniz
sahasının doğusunda, Abşeron sahasında doğal gaz keşfetti ve buna istinaden şu an Abşeron sahası geliştirilebilir. Son olarak, Azerbaycan’da bizi
bekleyen son doğal gaz kaynağı dev
Azeri-Çırak-Güneşli petrol sahasının
altında bulunuyor. Bu gaz 80’lerde
keşfedildi ve çıkarıldı. Şu an bu gazın
nasıl geliştirileceği ve paraya çevrilebileceği gibi konularda SOCAR ile
birlikte çalışıyoruz.
Gördüğünüz gibi, Hazar’da yalnızca Azerbaycan sularında bile büyük
oranda doğal gaz tespit edildi ve bu
gazı Türkiye ve Avrupa’daki marketlere ulaştırmak için çalışıyoruz. Elbette TANAP bu süreçte önemli bir rol
oynuyor. Aynı zamanda bu bölgenin
çevresinde de gaz kaynakları olduğunu biliyoruz, bununla alakalı birçok
rapor okuyoruz. Bunların arasında
Doğu Akdeniz, özellikle de şirketlerin gözünü ayırmadığı, zengin gaz
kaynaklarına sahip İsrail sularındaki
Leviathan sahası gündemde önemli
bir yer tutuyor. Burada çıkarılan gaz,
Türkiye üzerinden TANAP sistemine
dahil edilebilir. İkinci olarak, Güney
sınırımızda bulunan Kuzey Irak’ta da
sisteme eklenebilecek bir doğal gaz
kaynağı bulunduğunu biliyoruz. Ayrıca, uzun zamandır Türkmenistan
gazının TANAP’a entegrasyonu üzerine spekülasyonlar ve tartışmalar
var. Gördüğünüz gibi, Doğu’da gaz
açısından zengin bir bölge var, Türkiye’de pazarlar var, ayrıca Avrupa’da
da büyük pazarlar mevcut. TANAP, bu
kaynakları ve pazarları birbirine bağlayacak bir merkez görevi görecektir.
Bugün hangi aşamaya geldiğimizden
de biraz bahsetmek istiyorum. Aralık
2013’te nihai yatırım kararını onayladık. 2014 yılı ise TANAP’ın uygulamaya konduğu yıl olacak ve bu yılda çok
sayıda önemli gelişme yaşanacak. TANAP, SOCAR tarafından yönetilmektedir ve BP de BOTAŞ gibi bu boru
hattı üzerinde öz kaynak payına sahip
olacaktır. TANAP, planlama aşamasında mühendislik çalışmalarıyla ilgileniyor. İlk veriler yılın ikinci çeyreğinin
başında bitecek ve bu süre içinde
TANAP da mühendislik çalışmalarının
ilk aşaması olan mühendislik tasarımını tamamlamış olacak. Sonraki aşama ise üçüncü sınıf maliyet sistemi
ve programını tamamlamak olacaktır.
Böylece projenin ana hatları detaylandırılarak tanımlama aşamasına geçilecek. 2014 yılında detaylı mühendislik
tasarımına başlanacak. Son olarak da
sözleşme kapsamındaki kalemlerin
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
19
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
siparişi verilecek; hat boruları, hat borusu için gerekli bağlantı teçhizatları
ve kompresör istasyonlarında kullanılacak turbo kompresörler gibi. Bu
kalemlere ihtiyacımız olduğunu ve
zamanında sipariş edilmeleri gerektiğini biliyoruz. Çünkü bu tür ürünlerin
üretimi ve fabrikasyonu uzun zaman
almaktadır. Aynı zamanda TANAP da
yıl sonuna dek inşaat sözleşmelerini
tamamlamış olacak. Bu yüzden 2014
yılı TANAP projesinin uygulanması
açısından muazzam bir önem taşıyor.
2014 yılının sonunda riskler, program
ve fiyatlara dair daha net fikrimiz olacak.
Konuşmamı Türkiye’de gaz işinde olmanın çok heyecan verici olduğunu
belirterek sonlandırmak istiyorum.
Türkiye’nin, etrafındaki bölgeler için
bir gaz aktarım merkezi olması ve
Türkiye’de TANAP adını verdiğimiz
dev altyapı çalışmasının hayata geçirilmesi gerçekten heyecan verici. TANAP’ın sunduğu imkanlar ve projenin
geleceği bizim için büyük önem taşıyor. Kapasitenin arttırılması, Hazar’ın
Azerbaycan sularında SOCAR ile
partnerliğimiz sayesinde daha fazla
doğal gazı paraya çevirebilmek anlamına geliyor.
Sahip oldukları vizyon, kurdukları
işbirliği ve böyle bir projeyi hayata
geçirmek adına yaptıkları anlaşmalar
için bu iki ülkeyi tebrik ediyorum.
Çok uzun yıllar, belki de bazılarınızın
yaşından bile fazla yıl boyunca petrol ve gaz endüstrisinde çalıştım. Bu
gaz tedarik zinciri şimdiye dek gördüğüm en karmaşık tedarik zinciri.
Karışık olmasının sebeplerinden ilki,
tedarik zincirinin tamamının yaklaşık
45 milyar dolara mal olacak olmasıdır.
İkincisi ise, 7 ülkeden geçecek olması
ve her biri farklı mülkiyet ve ortaklığa
sahip 6 büyük projeden oluşmasıdır.
Nihai yatırım kararının alınmasıyla bu
doğal gaz tedarik zincirini birbirine
bağladık. Bildiğiniz gibi, zincirdeki
her halka birbirine bağlıdır. Şu anda
çok güçlüyüz ve bu bağ bizi son derece mutlu ediyor. Ayrı ayrı projeleri
değil bu gaz tedarik zincirini yöneteceğiz. Bütün bunların hayata geçirilmesini sağlayan Azerbaycan ve
Türkiye’yi gönülden tebrik ediyorum.
BP, bu projenin bir parçası olmaktan
büyük onur duyuyor.
Teşekkürler.
Konuşmamı Azerbaycan ve Türkiye’ye
teşekkür ederek bitirmek istiyorum.
20
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Efgan NİFTİ
Moderatör
BP Türkiye Başkanı Sayın Bud Fackrell
konuşmanız çok değerliydi. Özellikle Avrupa’nın enerji geleceğine
dönük birçok kıymetli bilgi verdiniz.
Her iki konuşmacımız şu ana kadar
çok önemli projeksiyonları ifade ettiler. Ana hatlarıyla Avrupa’da enerji
talebinin 2035 itibariyle %6 düşeceğini fakat özellikle doğal gazda çok
önemli bir ithalat ihtiyacının, aynı
zamanda tüketim artışının olacağını
belirttiler. Şu anda %60’larda bulunan
Avrupa’nın enerji ithalatının %80’in
üzerine çıkacağını, aynı zamanda Türkiye’ye de bu konuda dikkat etmemiz
gerektiğini, %60 oranında bir talep
artışının olacağını söyledi. 17 Aralık
2013 tarihinde Bakü’de imzalanan Şah
Deniz yatırım kararının, bu projenin
gerçekleşmesindeki en önemli aşamalardan biri olduğunu ifade etti.
Bud Fackrell’ın bir yorumu çok önemliydi. BP’nin şu ana kadar imzalamış
olduğu en önemli gaz satış anlaşmalarından bir tanesi 100 milyar dolar
civarında. Aslında 45 milyar dolara
ulaşacak, aynı zamanda 7 ülkeden
geçecek olan bu önemli enerji koridorunun şu an yapılan hükümetler
arası anlaşmalar çerçevesinde, çok
kolay şekilde sadece TANAP kısmında kapasitenin 2 katına çıkarılabileceğini ifade etti ve bölgedeki diğer
kaynakların da potansiyel olarak bu
proje vasıtasıyla pazarlanabileceğinin
altını çizdi. Kendisine tekrar teşekkür
ediyorum.
Üçüncü konuşmacımız Sayın Bekir Sami Acar, EWE Turkey Holding
Genel Müdürü, buyurun, söz sizin.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
21
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Bekir Sami ACAR
EWE TURKEY
Holding Genel Müdürü
Sayın Müsteşarım, değerli katılımcılar, sayın basın mensupları,
Öncelikle HASEN’e, bu özel toplantıyı organize ettiği için ve bize de konuşma imkanı verdiği için teşekkür
ediyorum.
ciddi bir tecrübemiz var. EWE, Türkiye’ye ilk giren yabancı yatırımcılardan
biri. Türkiye doğal gaz piyasasına 2007
yılında girdi ve şu anda da 1 milyonun
üzerinde konut eşdeğeri abone sayısı
var ve şebekeler üzerinden 3 milyar
metreküp gazı taşımakta.
Ben Türkiye pazarından bir bakış
sunmaya çalışacağım. Türkiye piyasasının görünümü, şu anki koşulları
ve TANAP’ın piyasaya muhtemel katkısı konularına değinmeye çalışacağım. Herkes BP ve SOCAR’ı tanıyor
ancak belki EWE’yi birçok kimse tanımayabilir. Biz bir Alman şirketiyiz,
Almanya’nın eski ve büyük enerji şirketlerinden biri. Geleneksel olarak
işin downstream tarafında, yani müşteriye yakın tarafında ve şebekeler
konusunda uzmanlığımız var. Doğal
gaz depolama konusunda da oldukça
Türkiye’de holding şirketimiz altında
4 tane şirketimiz var. Geçen seneyi
800 milyon Euro’luk ciro ile kapatmış
durumdayız. EWE’yi Türkiye’ye cezbeden, aslında birçok Avrupalı veya
yabancı yatırımcıyı da Türkiye’ye çeken en önemli konulardan biri canlı ve yüksek talep konusu. Türkiye
geçtiğimiz yıllarda, konuşmacıların
da değindiği gibi tüm dünyada en
yüksek performans gösteren enerji
piyasalarından biri. Şebekelerin gazla
nispeten daha geç tanışması ve yatırımların da bu son 10 yıllık dönemde
22
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
gerçekleşmesi neticesinde 20 milyar
metreküp seviyelerinden 45-50 milyar
metreküp bandına gelmiş durumdayız. Tabii hala büyüme potansiyeli var.
Özellikle Anadolu’da hala network
penetrasyon oranlarının %50-60’lar
seviyesinde olduğunu görüyoruz
ve önümüzdeki dönemde de bizim
tahminlerimize göre 10 milyon yeni
konut abonesi şebekeye bağlanacak.
Aynı şekilde elektrik sektöründen de
yine talep artışının devam edeceğini
öngörüyoruz. Tabii bu da Türkiye’nin
önümüzdeki yıllarda, geçmişteki kadar yüksek adımlarla olmasa da istikrarlı bir şekilde büyüyerek bu 10 yılın
sonunda 60 milyar metreküpe çıkarabilecek bir talep dinamiği olduğunu
gösteriyor.
Türkiye’de geçtiğimiz yıllarda serbestleşme anlamında, işin son kullanıcı pazarında konut hariç tüm tüketiciler serbest tüketici konumuna
geldi. Tabii bu tek başına pratikte çok
bir şey ifade etmiyor. Çünkü işin arz
tarafında buna mukabil bir serbestleşme yok ama şu anda piyasanın en
azından alt tarafında, müşteri tarafında bu konuda bir iyileşme veya ciddi
bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz.
Bu yüksek talep artışı ve gelecekteki
potansiyel büyüme Türkiye’yi başlı
başına cazip bir pazar yapıyor. Türkiye’nin çevresindeki yeni gaz kaynaklarının da en büyük hedef pazarlarından biri Türkiye.
Irak gazı Doğu Akdeniz’deki en
önemli kaynaklardan biri ama tabii
Azerbaycan’ın Şah Deniz 2, TANAP
projesi ve bunlarla ilişkili projeler şu
anda en somut, en ileri safhadaki projelerden biri. Ama şunu not etmekte
fayda var; Türkiye sadece bölgesinin
değil Avrupa’nın da büyüme kaydeden en büyük pazarlarından biri ve
bu tempoyla giderse önümüzdeki senelerde Avrupa’nın belki en büyük 3
gaz pazarından biri olacak.
Makro arz ve talep dengelerine daha
yukarı bir seviyeden baktığımızda
gerçekten çok çekici bir hikâye olduğu gözüküyor ama piyasada her şey
mükemmel değil. Piyasanın gelişmesi ve ileride bir enerji merkezi, enerji
hub’ı olması önünde çözmemiz gereken bazı problemler var. Bunların
en başında geleni belki de fiyat reformunun gerçekleştirilmesi konusu. Bunun dışında, uzun zamandır
beklediğimiz bazı yapısal ve hukuki
düzenlemeler var. Bunlardan da yine
en önemlisi BOTAŞ’ın ayrıştırılması
konusu. Enerji Borsası’nın kurulması,
oluşturulması konusu ve tabii bununla ilişkili diğer mevzuat taraflarının da
iyileştirilmesi gerekiyor. Şu anda bizi
kısıtlayan, Türkiye doğal gaz piyasasının önündeki engellerden biri de
iletim şebekesi üzerindeki kısıtlar, bu
şebekenin taşıma kapasitesiyle alakalı
kısıtlar, bir de genel olarak şebekenin
erişilebilirliği veya tam zamanlı olarak
takip edilmesi konusu. Bütün bunlar
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
23
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
çok teknik konular gibi gözükse de
piyasanın bir sonraki safhaya geçmesi
önünde engel oluşturuyor maalesef.
Tabii ciddi çalışmalar var. Özellikle
BOTAŞ’ın yatırımları söz konusu ama
bunların daha hızlı olması gerekiyor.
Türkiye’nin enerji merkezi olmasının
diğer bir önemli gereksinimi de birden fazla, çok sayıda kaynağın piyasaya akması durumu… Bu konuda da
Türkiye aslında coğrafik olarak talihli
bir konumda. TANAP gibi projeler ve
diğer potansiyel projeler de buna katkı sağlayacak. Hem fiziki hem de ticari veya miktar olarak kapasite, likidite
oluşması gerekiyor. Enerji merkezi,
Enerji Borsası ya da enerji hub’ı oluşması için de yine bu kısıtların giderilmesi ve hatta bir miktar da atıl kapasite oluşturulması gerekiyor. Diğer bir
konu da depolama ve LNG tesisleri
gibi piyasaya esneklik sağlayacak imkanların oluşturulması.
Bu başlıklar altında baktığımızda, TANAP’ın piyasaya çok büyük katkıları
olacak. Şu anda Türkiye’nin yüksek
talep artışını bir şekilde karşılaması lazım. TANAP’ın en temel faydası;
Türkiye’nin içinde kalacak 6 milyar
metreküp gazla gelecekteki talebini
karşılaması konusu. Şu anda Türkiye,
Rusya’ya oldukça bağımlı. Talep artışlarını farklı kaynaklardan alarak en
azından çeşitlendirme ve arz güvenliği anlamında daha iyi bir noktada
olabileceğiz. Bu durum beraberinde
24
rekabeti getirecek. Türkiye’nin daha
fazla imkanı olacak ve bu da satıcılar nezdinde Türkiye’nin konumunu
güçlendirecek. TANAP, Türkiye’yi bir
baştan diğer başa geçecek. 2 tane büyük çıkış noktası var ama Türkiye’nin
en büyük temel yapısal problemlerinden biri olan şebekede Doğu-Batı
yönündeki iletim konusunda, bu kısıtların giderilmesinde TANAP’ın muhakkak katkısı olacaktır.
Bölgesel olarak hem doğumuzda hem
batımızda, fiziksel olarak bir birliktelik ve piyasaların birleşmesi imkanını
sağlayacak ve yıllardır başka projelerle beraber konuştuğumuz Güney Koridoru’nun işlerlik kazanmasını, hayata geçmesini sağlayacak ki bu bir kere
açıldığında bundan sonra bu yoldan
daha başka birçok kaynağın, başka
miktarların geçmesi kolaylaşacak. Bir
yabancı yatırımcı ve bir oyuncu olarak bizi TANAP hakkında heyecanlandıran konu, Türkiye’nin Avrupa ile bu
fiziki bağlantısının tesis edilmesi konusu. Fiziki bağlantı olduğu takdirde
Avrupa piyasalarıyla etkileşimin önü
açılacak, marjinal miktarların dahi
fiyat geçişkenliği üzerinde oldukça
büyük etkisi olacak ve Türkiye pazarlarının Avrupa ile ticari entegrasyonu
konusunda da önemli bir adım atılmış
olacak. Bunun ötesinde işin politik
olarak bölgesel anlamda getireceği
kazanımlar, refah artışı, Türkiye’de yapılacak direkt bir yatırım ve istihdam
katkıları da mevcut.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
En son olarak birkaç noktaya daha değinip konuşmamı tamamlayacağım.
Şu anda piyasada %20 oranında bir
özel sektör varlığı mevcut ama piyasa
bir şekilde tıkanmış durumda. Türkiye’ye gelecek yeni yatırımlar ve yeni
gaz bağlantılarının da öngörülebilirliği açısından Türkiye’de önemli bir
fiyat sorunu var. Bu durum görmezden gelinemeyecek bir boyuta ulaştı. Özellikle ekonomik gelişmeler ve
Türk Lirası’nın değer kaybetmesi neticesinde piyasada, özel sektörde ve
BOTAŞ üzerinde de çok ciddi bir yük
oluştu. Bir iyileşme veya piyasa koşulları içinde düzeltme olmazsa yakın
zamanda özel sektör anlamında konuşacak bir pazar da kalmayabilir. Şu
anki koşullar gerçekten tahammülü
zor boyutlara geldi. Sübvansiyon politikalarının uzun süre devam etmesi
neticesinde ekonomide kalıcı tesirleri oluşmaya başladı. Şu anda ekonomi
veya enerji üretiminde de bir fiyat varsayımı üzerine formasyon oluşmakta.
Vakit geçtikçe bunun düzeltilmesi
daha da zor olacak. Aslında tüm önceliğimizi ve çabalarımızı Türkiye’de
kendi referans fiyatımızı oluşturmak
üzerine sarf etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bununla ilgili geçtiğimiz
yıllarda Avrupa piyasalarında oluşan
özellikle uzun vadeli kontrat fiyatlandırmalarındaki fiyat revizyonları, fiyat
gelişmeleri özelinde baktığımızda,
Türkiye’nin kendi içinde bir referans
fiyat oluşturması durumunda muhakkak satıcı ülkelerle veya şirketlerle
daha anlamlı bir şekilde masaya oturabileceğini görüyoruz. Biz Almanya
tecrübemizle bu konuda çok ciddi
kazanımlara ulaştık.
Vurgulamak istediğimiz konulardan
biri de arz güvenliği. Yıllık kontrat
miktarları açısından çok ciddi bir
sorun gözükmese de günlük detaylara baktığınızda şu anda Türkiye’de
kışın soğuk günlerinde yaşadığımız
arz sıkıntılarını ileride de yaşamamız
kuvvetle muhtemel. Bununla ilgili
tedbirlerin acilen alınması lazım. Tüm
bunların özelinde baktığımızda TANAP projesi Türkiye’nin belki bu tıkanıklığının aşılmasında, özellikle işin
fiziki kısıtlarının giderilmesi ve global
piyasalarla, Avrupa piyasalarıyla bir
geçişkenlik oluşturulması anlamında
bizim için oldukça önemli ve gerçekleşmesini heyecanla bekliyoruz.
Teşekkür ederim.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
25
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Efgan NİFTİ
Moderatör
Sayın Bekir Sami Acar’a konuşması
için çok teşekkür ediyorum. Özellikle
Türkiye piyasasına ve Türkiye enerji
pazarına dönük önemli fikirler verdiniz. EWE’den bahsettiniz. Bir Alman
şirketi olarak Türkiye’ye giren ilk yatırımcılardan biri olduğunuzu, aynı
zamanda Türkiye’nin de giderek canlı
ve yüksek talebin olduğu bir piyasaya
dönüştüğünü, şebeke penetrasyonunun neredeyse %60’lara ulaştığını ve
belki de ilerleyen yıllarda Avrupa’nın
3 önemli enerji piyasasından biri olacağını ifade ettiniz. Özel sektörün
belli beklentileri olduğunu, bu beklentiler içerisinde hukuki ve yapısal
düzenlemelerin geçtiğini, Eylül ayında
duyurulan Enerji Borsası’nın kurulması konusunda ivedilikle yol alınması
gerektiğini belirttiniz. İletim şebekesi üzerindeki kısıtları öne çıkardınız
ve piyasaya yeni kaynakların mutlaka
26
gelmesi gerektiğinin üzerinde durdunuz. İleriye dönük olarak özellikle
Türkiye’nin şartlarında enerji arzında
yaşanan belli sıkıntıların daha güzel
şekilde halledilmesi için depolama
kapasitesinin hızla artırılması gerektiğini ifade ettiniz. Tüm bunların gerçekleştirilmesinde TANAP projesinin
özellikle yatırım boyutunda ve fiziksel
anlamda büyük mana ifade ettiğini
ve Türkiye’nin özellikle Avrupa’yla fiziksel bağlantısının TANAP projesiyle sağlanacağını belirttiniz. Bunların
hepsi piyasayı anlama ve Türkiye’nin
enerji merkezi olma yolunda atılması
gereken önemli adımlar.
Son olarak sözü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı
Sayın Sefa Sadık Aytekin Bey’e vermek istiyorum. Daha sonrasında sorularınızı alacağız.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Sefa Sadık AYTEKİN
ENERJİ ve
TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
Müsteşar Yardımcısı
Herkese iyi günler diliyorum. Benden
önceki katılımcılara da konuşmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum.
Benden önceki 3 konuşmacı da TANAP’ı ve TANAP’la birlikte Türkiye’nin
enerji merkezi olma, enerji hub’ı
olma konusunu çok güzel özetlediler.
Zamanınızı daha fazla almamak adına
hazırladığım konuşmayı yapmak yerine benden önceki konuşmacıların
söylediklerini özetleyerek soru-cevap kısmına biraz daha fazla zaman
bırakmanın daha yerinde olduğunu
düşünüyorum.
Öncelikle Efgan Bey’in nezdinde Hazar Strateji Enstitüsü’ne 3 konuda teşekkür etmek istiyorum. Birinci konu;
Hazar Strateji Enstitüsü bir düşünce
kuruluşu olarak çok kısa sayılabile-
cek bir süre içerisinde, iki yıl içerisinde çok önemli bir atılım yaptı. Buna
Türkiye’nin ve bölgenin çok ihtiyacı
var. Bu örneklerin daha da artmasını
istiyoruz. İkinci bir konu da; genelde
biz kamu temsilcileri çok konuşmayı
yeğlemeyiz. 2009’dan beri Şah Deniz
2 konusunda ciddi çalışmalarımız var
ama benim bildiğim kadarıyla ilk defa
böyle önemli bir konuyu basın mensuplarına da açık bir şekilde değerlendirme imkanı verildi. Bu konuda
da çok teşekkür etmek istiyorum.
Süreç 2009’da, Şah Deniz 2’den alınacak 6 milyar metreküplük miktarın
Türkiye tarafından alınıp alınmaması
noktasında başladı. Bence bu süreçte
en önemli dönüm noktası 2011 Ekim
ayı. Bazı tarihi atılımlar o an yaşanır-
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
27
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
ken çok dikkat çekmez de ileride
daha iyi anlarız. Ekim 2011 bizim için
öyle bir tarihti. Ekim 2011’de İzmir’de
SOCAR, PETKİM’deki rafineri yatırımını başlattı. Bu çok önemli bir yatırım. Azerbaycan Cumhurbaşkanı
Sayın İlham Aliyev ve Başbakanımız
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla bu töreni kutladık fakat bunun
dışında da çok önemli bir anlaşmalar
dizisi imzaladık. 14 tane anlaşma imzalandı ve bu anlaşmalar çok kısa bir
sürede tamamlandı. Burada bulunan
SOCAR’dan, BP’den, diğer Şah Deniz
ortaklarından arkadaşların da hatırlayacağı gibi, bu 14 anlaşmayı 4 gün
içerisinde tamamlamak hayal bile
değildi ama tüm katılımcıların çok
özverili çalışmasıyla bunu gerçekleştirdik. Bu tarih oldukça önemli bir tarih. Biz Azerbaycan’la daha önceden
Bakü-Tiflis-Ceyhan gibi çok önemli
bir proje gerçekleştirdik. Daha sonra
Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru
Hattı’nı gerçekleştirdik. Bunları aşan,
paradigma değiştiren bir projeydi ve
TANAP’ın başlangıcıydı.
Türkiye ve Azerbaycan ilişkileri her
zaman stratejiktir ve daha da stratejik
olacaktır ama Türkiye ve Azerbaycan’ı
kardeş olarak tanımlarsak, bu kardeşlik Ekim 2011 tarihi ile daha da ileri bir
noktaya geldi.
28
Benden önceki konuşmacıların da
dile getirdiği gibi, Türkiye önemli bir
transit ülke. Türkiye’nin doğusunda dünya hidrokarbon rezervlerinin
%60-70’i bulunuyor. Batımızda da
dünyanın en önemli enerji tüketicisi
var; Avrupa Birliği. Samir Bey de Bud
Fackrell da Avrupa Birliği’nin Güney
Koridoru açısından önemini çok güzel ortaya koydu. Ama Türkiye’nin
transit değerinden daha öte en büyük değeri önemli bir gelişen pazar
olması, sanayisinin gelişmesi, önemli
bir tüketici ülke olması. TANAP projesi aslında bunun bir sonucu. Konuşmacıların da söylediği gibi, Türkiye
enerji talebindeki artış önümüzdeki
20 yıl içerisinde %60’ın üzerinde olacak ve Türkiye’nin enerji hub’ı olmak
gibi önemli bir hedefi var. Bu hedefi
biz TANAP projesi ile şu temele oturtacağız: Azerbaycan, Türkiye’nin en
düşük maliyetli ve en stratejik gaz
tedarikçisi olacak. TANAP projesi de
bunun en önemli koridoru niteliğinde.
Samir Bey ve Bud Fackrell TANAP’ın
proje olarak Türkiye’ye ekonomik
katkılarını çok güzel şekilde dile getirdi. Bekir Sami Bey de aslında hem
Türkiye’deki yatırımcıyı hem de şirket olarak Avrupa’da önemli bir tüketici pazarı temsil ediyor. Kendisi
Türkiye’nin enerji hub’ı noktasında
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
bundan sonraki süreçte mutlaka gerçekleştirmesi gereken noktaları çok
iyi şekilde dile getirdi. Bunu söylemeden önce gelecek için daha optimistik olmak açısından geçmişte neler
yapıldığını görmenin de yerinde olacağını düşünüyorum.
Türkiye, hepimizin de bildiği gibi
enerji piyasasında gaz tüketimine
1984 tarihinde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ile imzaladığı anlaşmayla başladı ve 1987’de ilk defa gaz
akışı gerçekleşti. Yani 30 yıldan az
bir süre zarfında geldiğimiz noktada
Türkiye doğal gaz kaynak çeşitliliğini
Rusya, Azerbaycan ve İran’dan boru
hattıyla; Cezayir ve Nijerya’dan da
LNG ile temin ederek sağladı.
2000’lerin başında çıkarmış olduğu
Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile özel
sektörün piyasaya katılımını ciddi bir
şekilde gerçekleştirdi. Şu anda doğal
gazda %20’ler düzeyinde özel sektörün payı var piyasada. Bu gelinen
nokta önemli fakat yeterli değil.
Bud Fackrell, TANAP için 2014’ün çok
önemli olduğunu, 2014’te çok önemli kararlar alınacağını söyledi. 2014
yılı doğal gaz piyasası açısından Türkiye’nin çok önemli kararlar alması
gereken bir dönem. Bu kararları liberalleşme doğrultusunda gerçekleş-
tirmemiz lazım ki Türkiye’nin enerji
hub’ı olması hedefimize ulaşalım.
Fiyat mekanizmasında duyulan reform ihtiyacı, Bekir Sami Bey’in de
dediği gibi çok önemli bir ihtiyaç.
2014’te 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası
Kanunu’ndaki değişikliğin Meclis’ten
geçmesini bekliyoruz. Yakın vakitte Meclis’te enerjiyle alakalı önemli
kanunlar da geçti. Elektrik Piyasası
Kanunu geçti, Yenilenebilir Enerji Kanunu’nda değişiklikler yapıldı fakat
doğal gaz piyasası Türkiye’de kamuoyunun en hareketli olduğu, katılımın
en etkin olduğu bir piyasa. Bu konunun Meclis’te tartışılması sürecinde
daha doğru bir çözüme ulaşacağımızı
ve Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun
yenilenmesinde daha gerçekçi bir çözüme ulaşacağımıza inanıyorum.
TANAP, enerji hub’ı hedefimizin
temelini teşkil edecek. İlk fazda,
2018’de 16 milyar metreküp gaz alınacak. Bu 16 milyar metreküp gazın
6 milyar metreküpünü BOTAŞ alacak.
TANAP’ın %30 ortağı olan Türkiye 6
milyar metreküp gazını TANAP’tan
taşıyacak. Türkiye’de iletim hattında
Eskişehir ve Trakya’da 2 çıkış noktası olacak. Bu noktada BOTAŞ sistemi
ile entegre çalışması açısından da
TANAP oldukça önemli. Bu boru hattıyla Azerbaycan’da Şah Deniz sahası
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
29
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
ve Abşeron gibi sahalardan oluşacak
miktarları taşımayı ve hatta Azerbaycan dışında Hazar’ın diğer sahalarından, Türkmenistan’dan da bu miktarın taşınmasını düşünüyoruz.
hub’ı olması noktasında o gaz rezervlerinin belli bir miktarının Türkiye’ye
yönelmesi durumu var. Bu noktada
da TANAP’ın en vazgeçilmez iletim
hattı olacağını düşünüyoruz.
Hepinizin de malumu, Türkiye’nin
Irak’la ve Kuzey Irak’la önemli enerji
görüşmeleri var. Bu enerji görüşmelerinin büyük bir kısmını da doğal gaz
oluşturuyor. Bu noktada TANAP’ın
önemli bir altyapı oluşturacağını düşünüyoruz.
BTC’ye “Asrın Projesi” demiştik. TANAP da “21. Asrın Projesi” olacak.
Azerbaycan ve Türkiye arasındaki
stratejik işbirliğini daha da ileri bir
noktaya getirecek.
Doğu Akdeniz’deki gaz rezervleri de
oldukça önemli. Türkiye’nin enerji
30
Hazar Strateji Enstitüsü’ne bu toplantıyı düzenleyerek bizleri bir araya
getirdiğinden dolayı tekrar teşekkür
ediyorum.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Efgan NİFTİ
Moderatör
Sefa Bey, çok teşekkür ederim. Sefa
Bey daha önce yapılan Bakü-TiflisCeyhan
ve
Bakü-Tiflis-Erzurum
projelerinin
önemine
değindi.
TANAP’ın 21. asrın projesi olduğunu
ve beraberinde enerji paradigmasında
değişiklik getirdiğini ifade etti. Bu
projeye ilişkin 14 anlaşmanın çok
kısa sürede yapıldığını ve bunun da
projeye verilen önemi gösterdiğini
söyledi. Türkiye’nin ilk doğal gaz
alımını
1987
yılında
Sovyetler
Birliği’nden gerçekleştirdiğini ve şu
an itibariyle sadece bir transit ülke
değil aynı zamanda çok önemli bir
enerji piyasası olduğunu, Azerbaycan,
İran, Rusya ve Cezayir’den önemli
miktarda doğal gaz alındığını ifade
etti. Azerbaycan’ın, Türkiye’nin en
uygun ve aynı zamanda en ucuz
doğal gaz tedarikçisi olduğunu
ve Azerbaycan’la Türkiye arasında
yapılmış olan TANAP anlaşmasının
Türkiye’nin enerji merkezi olma
yolunda en önemli aşama olduğunu
belirtti. Türkiye’nin enerji merkezi
olma hedefinin bu stratejik ortaklık
üzerinde oluşacağını dile getirdi.
Kendisine tekrar teşekkür ediyorum.
Konuşmacılara sorusu
sorularını alabiliriz.
olanlardan
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
31
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Soru - Cevap
32
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Soru - Cevap
Şuhnaz Yılmaz Özbağcı / Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi
Hazar Strateji Enstitüsü’ne bu kadar iyi bir zamanlamayla son derece önemli ve
heyecan verici bir proje konusunda yapmış olduğu yuvarlak masa toplantısı için
çok teşekkür ediyorum. Konuşmacılarımıza da değerli yorumları ve görüşleri için
teşekkür ediyorum. Sizler de kısaca değindiniz ama belki biraz daha genişletmemizde fayda olacak. Özellikle bu kapasite artırım döneminde olabilecek ek
kaynaklarla ilgili, yani Türkmenistan, Kuzey Irak’tan gelecek gazla ilgili bir soru
yönelteceğim. Gerçekçi olarak potansiyel ve sınırlamaları nasıl değerlendiriyorsunuz ve hangi aşamada bunlar gerçekleşebilir?
Çok teşekkür ediyorum konuşmacılarımıza.
Sefa Sadık AYTEKİN / Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı
Türkmenistan uzun vadede bir hedef. Irak ise kuvvetle muhtemel, kısa ve orta
vadede ciddi bir hedef Türkiye için.
Samir KERİMLİ / SOCAR Türkiye Birinci Başkan Yardımcısı
Az önce Bud Fackrell’ın da söylediği gibi bu kapasitenin dolması için zaten Azerbaycan’da yeteri kadar kaynak var. Şah Deniz’in toplam rezervi 1,2 trilyon metreküp. Bununla birlikte Azeri-Çırak-Güneşli yatağının altında bulunan bir gaz
rezervinden de ileriye dönük olarak yılda 6 milyar metreküp gelme durumu olabilir.
BP’nin yeni keşfettiği Şafak-Asiman yatağı var. Total’in işlettiği Abşeron yatağı var.
Yani normalde bu hattın dolması için yeterince gaz kaynakları var. Ama tabii diğer müşterilere de açık. Orta Doğu’dan, Orta Asya’dan, Doğu Akdeniz’den gelecek gaz kaynağına TANAP da her zaman açık olacaktır. Zaten burada en rasyonel,
en doğru proje TANAP.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
33
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Bud FACKRELL / BP Türkiye Başkanı
Doğal gaz kaynaklarını önceden özetlemiştik. İlk olarak Hazar’da, Azerbaycan
sularında bulunan önceden bahsetmiş olduğum sahalardan elde edilecek gaz
ulaştırılacak; daha sonra belirttiğimiz ülkeler de bu sisteme dahil olabilir.
Genel anlamda ele alacak olursak, kaya gazı ABD’de geliştiriliyor ve kömür kaynakları Avrupa’ya ulaştırılıyor. Bir gün Almanya’nın daha fazla kömür alacağı ve
nükleer enerji santrallerini kapatacağı kimin aklına gelirdi? Tüm denklemler değişiyor. Kaya gazının Avrupa’da büyük bir etkiye sahip olacağını düşünmüyoruz
çünkü Avrupa’da yeterli düzeyde kaya gazı kaynağı mevcut değil. Geliştirilen
kaya gazının büyük bir kısmının da diğer pazarlara ulaştırılacağı tahmin ediliyor.
Teşekkür ederim.
Mübariz Hasanov / Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi,
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi Uzmanı
Bekir Sami Bey, Türkiye’nin enerji üssü olması, enerji hub’ı olması için yapılması
gerekenlerden bahsetti. Doğal gazın taşınması ve depolama tesislerinin kurulması için ileride yatırım kapasitesinin olması gerekiyor. Fakat iyi bir referans fiyatı olmadığı için bu konuda sektörün biraz çekimser kaldığını söyledi.
Benim sorum özel sektör temsilcilerine. Öncesinde bir de Sefa Bey’e sorum olacak. Dünya genelinde çeşitli kurumlar enerji talebi senaryoları, projeksiyonları
yapıyorlar. Bildiğim kadarıyla son zamanlarda Türkiye’nin bu konuyla ilgili yapılmış olan ve sürekli yenilenen bir projeksiyonu yok veya var mı? Bu doğrultuda acaba 2020-2030 yıllarına kadar Türkiye’nin enerji ve doğal gaz talebi ne
kadar olacak? Eski projeksiyonlara bakarsak Türkiye’nin 2000’li yıllarda 60 milyar metreküp, 2030’larda 70-80 milyar metreküpe kadar doğal gaz talebi olacağı
söyleniyor. Türkiye’nin mevcut anlaşmalarına baktığımızda 40-45 milyarlık alım
anlaşmaları olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin kendi ihtiyacını karşılaması için, ileride 20-30 milyar metreküp daha ilave etmesi gerekiyor ki bu 40-45
milyara Şah Deniz 2 fazından gelecek doğal gaz dahil.
Türkiye’nin enerji hub’ı olması için kendi ihtiyacının dışında satılabilecek ilave
gazın da olması gerekiyor. Yani Türkiye’nin yaklaşık 30-40 milyar metreküp kadar
ilave doğal gazının bulunması gerekiyor. Bu ciddi bir yatırım gerektiriyor. Sorum
şu; siz doğal gaz piyasasında önemli aktörler olarak bu konuda bir fizibilite çalışması yaptınız mı, yapıyor musunuz? Bunun için ne kadarlık yatırıma gereksinim
olacak?
İkinci sorum; Türkiye’nin bir enerji üssü olabilmesi, ilave depolama ve boru hatları kapasitelerinin ve ticaretin oluşturulabilmesi için tahmini olarak 100 milyar
dolara kadar yatırım gerekebilir. Sizce Türkiye yabancı yatırımlar için iyi bir ortam sağlıyor mu? Bu konuda bir çalışmanız var mı?
Teşekkür ederim, sağ olun.
34
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Sefa Sadık AYTEKİN / Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı
Mübariz Bey çok teşekkür ederim. Öncelikle projeksiyonlarla ilgili konuşayım.
Sektörün en önemli kamu şirketi olarak BOTAŞ’ın projeksiyonları var. Söylediğiniz rakamlara ben de katılıyorum. Türkiye’nin uzun vadede 70 milyar metreküplük bir tüketime ulaşmasını biz de bekliyoruz. Fakat içerisinde bulunduğumuz
10 yıl Türkiye için oldukça önemli, bir noktada şans. Çünkü Türkiye, TANAP veya
Azerbaycan’daki yeni kaynaklar gibi, Irak, İran, Doğu Akdeniz gibi yeni kaynakların da ülkeye yöneldiği bir dönemde. Bu 10 yıllık dönem içerisinde mevcut kontratların süresi bitiyor ve bunlar da değerlendirilecek. Bu durum Türkiye için bir
şans. Fakat şöyle bir öz eleştiri yapabiliriz; ülkemizde birçok noktada son anda
tedbirler alıyoruz. Bu gerçek doğal gaz piyasası için de geçerli. BOTAŞ, TANAP’a
%30 ortak, TANAP’ın 12 milyar dolarlık bir yatırım miktarı var. BOTAŞ da bunun
kendisine düşen kısmını karşılayacak. Samir Bey’in de konuşmasında söylediği gibi Türkiye’nin 2023’teki enerji tüketim talebini karşılamak için toplam 100
ila 120 milyar dolarlık bir yatırım yapılması gerekiyor. TANAP tek başına bunun
%10’unu karşılayacak. Elimizdeki rakamlara göre kısa vadede, 3-5 yıl içerisinde
TANAP ve diğer yatırımlarla birlikte BOTAŞ’ın 6-7 milyar dolarlık bir yatırım yapması lazım. Bu konuda hazırlıklar, çalışmalar yapılıyor ama aynı zamanda 4646
sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’ndaki değişiklikle birlikte BOTAŞ’ın piyasadaki
mevcut yapısını ikili veya üçlü bir yapıya ayırması düşünülüyor. Bu yapıyla daha
esnek olabileceğini düşünüyorum.
Özel sektöre yönelik sordunuz ama Türkiye’nin hub olmasının önündeki en
önemli engelin fiyat mekanizmasının yeterince oluşmaması olduğunu söylediniz; bu tamamen doğru. 4646 sayılı kanundaki değişiklikle birlikte Türkiye’nin bu
konudaki problemleri hızla çözmesi lazım ve özel sektörün şu ana kadar getirdiği bu noktadan geriye dönüş yaşanmaması, bunun önünün açılması lazım. Ben
bu konuda iyimserim.
Mübariz Hasanov / Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi,
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi Uzmanı
Sorum şuydu, Türkiye’nin sadece doğal gaz anlamında yapacağı yatırım 100-120
milyar dolar mı hala?
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
35
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Sefa Sadık AYTEKİN / Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı
Söylediğim rakam tüm enerji talebi için geçerli. Doğal gaz bağlamında bakarsak
BOTAŞ’ın 2018’e kadar iletim hatları, yeni kontratları ve boru hatları ile birlikte
TANAP’ı da dahil ettiğimizde 6 ila 7 milyar dolarlık bir yatırım yapması gerekiyor.
Ufuk Şanlı / Vatan Gazetesi Enerji Editörü
Benim iki sorum olacak. Bugün burada Türkiye’nin enerji arz güvenliğini ve jeopolitik önemini pekiştiren TANAP projesini konuşuyoruz fakat aynı zamanda
geçtiğimiz hafta Resmi Gazete’de, TANAP’a hem kardeş, belki de rakip olabilecek
bir başka projeye ilgili teşviklerin verildiğini gördük: İran’dan, Türkiye üzerinden
Avrupa’ya uzanacak Turang boru hattı projesi. Bu projenin varlığı veya hayata
geçirilme süreci TANAP’ı nasıl etkiler, TANAP üzerinde bir finansman yükü ya da
başka sıkıntılar meydana getirebilir mi? Bu anlamda İran’a yönelik uluslararası
yaptırımların yakın dönemde zayıflayacağına dair bir beklenti mi var? Bu konuda
Türkiye Enerji Bakanlığı’nın stratejisi nedir? İkinci sorum sayın müsteşarımıza,
birinci ve ikinci soru ise SOCAR ve BP yetkililerine.
Samir KERİMLİ / SOCAR Türkiye Birinci Başkan Yardımcısı
TANAP, öz sermaye ile yapılacağı için TANAP’ın kaynağını ortakları direkt öz sermaye ile sağlayacak. Kredi aranmayacağı ve bankalardan kredi kullanma konusuna girilmeyeceği için finansal kısımda herhangi bir sıkıntı görmüyoruz.
Sefa Sadık AYTEKİN / Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı
İkinci soruya şu şekilde cevap verebiliriz. İran’la alakalı iki husus var. Bir; İran’ın
mevcut dünya konjonktüründeki durumu. Mevcut konjonktürde İran’ın uluslararası sistemde anlaşmaya iten bir boyutu var. İkincisi ise Türkiye’nin İran ile
olan enerji ilişkisi. Bu noktada, yerel manada iyimser görünsek de, yani İran’a
yönelik yaptırımların azaltılacağına yönelik önemli göstergeler elimizde olsa da,
Türkiye’nin İran’la olan enerji ilişkilerinde bulunduğumuz noktada ben iyimser
olamıyorum. İran’dan aldığımız miktar bizim için önemli. Yılda yaklaşık 9 milyar
metreküp gaz alıyoruz ve doğal gaz ithalatımızın %20 ila %25’lik kısmını oluşturuyor. Fakat İran ile ciddi sorunlarımız var. En pahalı gazı İran’dan alıyoruz.
Bu noktada da ciddi bir ilerleme kaydedemedik. Ve mevcut durumda İran ile
tahkimdeyiz. Önümüzdeki Pazartesi gününden itibaren Cenevre’de tahkimin iki
hafta sürecek görüşmeleri ve duruşmaları gerçekleştirilecek. İran’la en büyük
sorun; fiyat sorunu. Bu sorun ile ilgili şu ana kadar yol alamadık. Yol alamadığımız için geleceğe yönelik olarak olumlu konuşamıyorum.
36
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Mehmet Zeren / Çelik Boru İmalatçıları Derneği Genel Sekreteri
Samir Bey’e bir sorum olacak. Hazar Denizi’nden, Türkiye sınırına kadar gelen
boru hattının 48 inç olarak dizayn edildiğini biliyoruz. Fakat Türkiye sınırından
Eskişehir’e kadar 56 inç olarak gelecek. Siz az önce bu hattın tamamen Azerbaycan’dan gelecek gaz ile doldurulabileceğini söylediniz. Burada teknik bir yanlışlık mı var acaba? Anlayamadığım için sordum. Teşekkür ederim.
Samir KERİMLİ / SOCAR Türkiye Birinci Başkan Yardımcısı
Oradaki hat 48 inç, doğru. Yani 24 milyar metreküp gaz taşıyor. Ama kapasitenin
artırılma durumu var. Yani baştaki Faz 1 ve Faz 2 ile bu hat 2023 yılına kadar yeterli. Ama ilaveye ihtiyaç olursa kapasite daha da arttırılabilir.
TANAP’ın kendisi büyük bir projeksiyon, 31 milyar metreküpe yakın bir kapasitesi var. Sadece Azerbaycan gazı değil, başka gazlar da oraya girebilir. Diyelim ilave
kaynaklar gelmedi; bizim kendi kaynaklarımız var. Güney Kafkas Boru Hattı’nın
kapasitesi biraz daha artırılarak bu miktarlar gönderilebilir.
Şu an 24 milyar metreküpü taşıyacak kapasite oluşturulacak, ilave gaz olduğunda kapasite daha da arttırılabilir. Ama biz TANAP’ı tek seferde daha büyük inşa
ediyoruz. Aslında bu Azerbaycan ve Türkiye’nin stratejik bir kararıydı. İlave maliyetin altına girdiler ki bu koridor genişleyebilsin.
Bud FACKRELL / BP Türkiye Başkanı
Önce 56 inçlik, sonra da 48 inçlik borular kullanmamızın sebeplerinden biri,
BOTAŞ’ın gazı enerji merkezinde toplayacak olmasıdır. Bu yüzden Türkiye’nin
batısına doğru gidildiğinde bu kadar yüksek gaz hacmine ihtiyaç duyulmayacaktır.
Türkiye’de 56 inçlik boru tercih edildi çünkü diğer kaynaklardan elde edilecek
gaz da bu boru hattına entegre edilebilir; örneğin Irak gazı ve Doğu Akdeniz gazı
da eklenebilir. Buradaki amaç, koridora yüksek hacimde gazın entegre edilmesidir.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
37
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Merve Özdil / Hürriyet Gazetesi Enerji Muhabiri
Benim birinci sorum Avrupa’ya gönderilecek olan gazla ilgili. Avrupa ülkeleriyle
uzun vadeli kontratlar yapılıp gaz satışı bu şekilde mi gerçekleştirilecek? Yani
nasıl bir sistem olacak?
Türkiye’de iç piyasada da çok önemli bir büyüme olacak. Türkiye doğal gaz tüketiminde neredeyse Avrupa’nın iki katı bir büyüme kaydedecek ve Avrupa’da birçok ülkede de büyüme oranı düşecek, hatta küçülmeye de geçmesi bekleniyor.
Bu durumda Türkiye’nin ilk etapta alacağı doğal gaz 6 milyar metreküp, ilerleyen
etaplarda bu ne kadar artacak ve Türkiye’nin alacağı doğal gaz miktarında daha
esnek bir mekanizma olabilecek mi yoksa hep 6 milyar metreküp oranıyla mı
devam edecek?
İkinci olarak da, Rusya’nın bazı Avrupa ülkelerine yaptığı ciddi indirimler söz
konusu. Bu gazın fiyatı hem Türkiye hem de Avrupa ülkeleri için rekabetçi olacak
mı? Teşekkür ederim.
Bud FACKRELL / BP Türkiye Başkanı
Uzun vadeli sözleşmeler konusunda şunları söyleyebilirim; Avrupa ile yılda 10
milyar metreküp gaz için 25 yıllık, uzun vadeli bir sözleşme yapıldı. Türkiye’nin
talebi ciddi ölçüde artıyor ve bu artış trendi devam edecek. Şah Deniz Konsorsiyumu ve BP de bunun bir parçası.
Türkiye, en önemli gaz pazarlarından biri. Daha yüksek hacimlerde gaz elde ederek bu ihtiyacı karşılayabilmeyi umuyoruz. Hatta dahil edilecek yeni gaz kaynakları ile 10’a 6 oranı değişebilir. Projenin başında elde edilen gaza göre belirlenen
oran budur. Ancak gazın gelişimine ve talebe göre bu oran değişim gösterebilir,
geleceğe ilişkin herhangi bir zorunluluk söz konusu değildir.
Samir KERİMLİ / SOCAR Türkiye Birinci Başkan Yardımcısı
Fiyat esnekliği ile ilgili şunu söyleyebiliriz. Az önce Bud Fackrell’ın da dediği gibi,
16 milyar metreküpün 6’sı Türkiye’ye, 10’u Avrupa’ya gidecek. Gazı satan firmalar
ya da gazı alan firmalar ilave gelen gazın hesabını kitabını yapacak. Bu gazın Türkiye’nin batısına getirilmesi için TANAP’a belli bir transit ücret ödemesi yapacak.
Daha sonra oradan Avrupa pazarlarına taşınmasının da bir maliyeti var. Yatırımcı normal olarak elinde kalan paranın maksimum olmasını ister. Ondan dolayı,
TANAP ile birlikte Türkiye fiyatının kesinlikle Avrupa’dan daha cazip hale gelme
durumu var. Çünkü ilave transit ücretini verip Avrupa’ya taşımak yerine belki
bir sürü yatırımcı direkt olarak Türkiye’ye getirip satmayı daha uygun görecek.
Böyle de çok pozitif bir etkiye sahip olur.
38
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Cemil Ertem / HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi Uzmanı
Türkiye’de kurulacak olan Enerji Borsası fiyat regülasyonunu ne yönde etkileyecek? Bunun hem Avrupa pazarı özelinde hem de genel anlamda fiyat etkilerini
sormak istiyorum. Bir de zamanlaması konusunda Sayın Müsteşar Yardımcım
somut bir bilgi verebilir mi? Diğer katılımcılardan da Türkiye’deki Enerji Borsası’ndan fiyat anlamında ümitli olup olmadıklarını öğrenmek istiyorum. Teşekkür
ediyorum.
Sefa Sadık AYTEKİN / Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı
Sorunuzun diğer kısmına Bekir Sami Bey daha ayrıntılı bir görüş verebilir ama
ben sadece şunu söylemek isterim; Enerji Borsası gerekli, piyasaya çok ciddi katkıları olacak fakat konuşmacıların da belirttiği gibi bu konuda en önemli nokta
Türkiye’nin fiyat mekanizmasındaki mevcut çarpıklığı gidermesi.
Bekir Sami ACAR / EWE TURKEY Holding Genel Müdürü
Enerji Borsası’nı şayet EPİAŞ olarak düşünürsek, şu anda gaz ürünlerinin ve kontratların da o çatı altında olması düşünülüyor. EPİAŞ muhtemelen önümüzdeki
aylarda kurulacak ve faaliyete geçecek. Tabii bu gerekli fakat yeterli değil. EPİAŞ
ete kemiğe bürünmüş olacak ama orada gerçekten bir işlem hacminin ve derinliğin oluşması ancak piyasadaki fiyat politikasının değişmesi ile mümkün olacak.
Türkiye şayet konuştuğumuz hacimlere ulaşırsa ki ulaşması kuvvetle muhtemel,
çevresindeki, hem doğusundaki hem batısındaki ülkelere referans olabilecek
bir fiyat üretebilecek büyüklükte bir pazar. Civardaki tüm pazarlar Türkiye pazarına referans vererek kendi fiyatlandırmalarını oluşturabilecekler. Bugün nasıl
İngiltere’deki NBP (National Balancing Point) ve Hollanda’daki TTF (Title Transfer
Facility) enerji ticareti ve gaz ticareti için bir referans fiyatsa, Türkiye’de oluşacak
fiyat da belki çevresindeki ülkeler için veya kendi coğrafyasında gerçekten bir
referans fiyat haline gelme potansiyeline sahip. Ama bu noktaya gelebilmek için
ülkemizin içini düzenlememiz lazım ve bu fiyat politikasının elden geçirilmesi
lazım.
Efgan NİFTİ / Moderatör
Başka sorunuz yoksa ben Hazar Strateji Enstitüsü adına, değerli fikirlerini
paylaştıkları için konuşmacılarımıza ve katılımcılara teşekkür ediyorum. Sonraki
toplantılarda sizleri tekrar aramızda görmekten mutluluk duyarız.
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
39
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
Fotoğraflar
40
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
41
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
42
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Türkiye’nin Enerji Merkezi Olması Yolunda TANAP Projesinin Rolü
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmalar Merkezi
Maslak Mh. Meydan Sk.
Veko Giz Plaza No:3 Kat:4
D:11-12 Maslak, 34398 Şişli,
İstanbul, Türkiye
Telefon: +90 212 999 66 00
Faks: +90 212 290 40 30
[email protected]
www.hazar.org
Organizasyon Düzenleyicisi: Hazar Strateji Enstitüsü
4
HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi
Download

PDF olarak indir - Hazar Strateji Enstitüsü