05.01.2015
MEDENİ YARGILAMA HUKUKU I PRATİK ÇALIŞMA V
OLAY : İzmir’de iki çocuğu Ayşe ve Burcu ile yaşamakta olan Cevdet’in eşi olan Demet, Şubat 2011’de
gerçekleşen uçak kazası sonrası kaybolarak bulunamamıştır. Urla’da eşinden kalma üzüm bağları olan
Cevdet, devlet memurluğu yapmaktadır. Emekli olup şarap üreticiliği işine girmek isteyen Cevdet
Fransa’da yaşayan ancak Türkiye’deki işlerini Mersin’den yürütmekte olan Erkan ile anlaşmış, birlikte
bir adi ortaklık sözleşmesi yapmışlardır. 03.01.2011 tarihinde yazılı olarak yaptıkları sözleşmede, bu
sözleşmeden doğacak tüm uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul mahkemelerini yetkili kılan bir kayıt
da bulunmaktadır. Bu ortaklığa Cevdet Urla’daki bağlarını sermaye olarak getirmiştir. Erkan ise
500.000 Euro sermaye koymayı taahhüt etmiş, ancak bu sermayeyi sağlayamayınca, Cevdet 2013
ocak ayında emekli olduktan sonra adi ortaklık için hiçbir adımın atılmadığını görüp, konuyu 05.01.
2015 tarihinde mahkemeye taşımayı düşünmüştür.
1. Cevdet’in adi ortaklık sözleşmesinin feshini isteyeceği bir davayı hangi mahkemede
açacağını (görev ve yetki bakımından) tartışınız.
2. Yirmi yaşındaki Burcu, annesi Demet’e ait olan üzüm bağlarının adi ortaklığa tahsisine
karşı çıkmış, buna rağmen Cevdet bağları adi ortaklığa sermaye olarak koymuştur. Burcu
üzüm bağlarının bulunduğu arsanın tapu sicilindeki kaydının düzeltilmesini istese, bunu
tek başına talep edebilir mi? Bu istemle dava kimlere karşı, hangi mahkemede açılmalıdır? Neden?
3. Erkan, adi ortaklık sözleşmesine göre Cevdet’in Urla’daki bağları, Erkan ve Cevdet üzerine
tescil edilmesi gerekmektedir diye düşündüğünden bu gerekçeyle Erkan, Cevdet’in açtığı
davada bir karşı dava açmak istemektedir.
a. Erkan bu davayı karşı dava olarak açabilir mi? Neden?
b. Erkan bu davayı yetki kaydına dayanarak İstanbul mahkemelerinde açabilir mi?
c. Erkan bu davayı Burcu’nun ikinci soruda açtığı davadan önce açmış olsun. Burcu bu
davadan haberdar olduktan sonra nasıl davranabilir? Erkan’ın açtığı davaya karşı
yapabileceği bir şey varsa, bunu tek başına yapabilir mi?
4. Erkan’ın açtığı davada, bu esnada üzüm bağlarını kiracı sıfatıyla işleten Ferit’e dava ihbar
edilmeli midir? Edilecekse kim ihbar etmelidir? İhbar üzerine Ferit nasıl davranabilir ve bu
davranışlarının sonucu ne olacaktır?
5. Cevdet’in dava dilekçesi Erkan’ın bilinen son adresine tebliğe çıkarılmış ancak evde üç
günlüğüne kalmakta olan annesi Gülay, Erkan’ın o esnada Fransa’da olduğunu
söyleyerek tebligatı teslim almıştır. Bir ay sonra Türkiye’ye dönen Erkan dava dilekçesini
görünce cevap süresini kaçırdığını düşünüp, mahkemeden eski hale iade talebinde
bulunmuştur. Hakim Erkan’ın bu talebi üzerine nasıl karar vermelidir?
6. Erkan’ın açtığı dava esnasında taşınmaz Burcu, Ayşe ve Cevdet’in üzerine tescil edilmiştir.
a. Bu durumda önceden davalı taraf olarak Cevdet’i göstermemiş olan Erkan, davalıları
sonradan Burcu, Ayşe ve Cevdet olarak gösterebilir mi? Gösterebilirse hangi koşullarla
göstermelidir? Gösteremezse neden?
b. Erkan arsaların Burcu, Ayşe ve Cevdet üzerine tescil edilmesi üzerine talebinden vazgeçip,
adi ortaklık sözleşmesinin feshi ile menfi zararının tazminini isteyebilir mi? Evetse hangi
olasılıklar dahilinde isteyebilir? Hayır ise neden?
7. Cevdet’in açtığı davada ilk tahkikat duruşmasına iki taraf da mazeretsiz olarak katılmamış,
dosya işlemden kaldırılmıştır. Dosya işlemden kaldırıldıktan altı ay sonra Cevdet davasını
tekrar açmak istemiştir. Bu mümkün müdür?
8. Erkan’ın açtığı davada Cevdet, üzüm bağlarının ölen eşine ait olduğunu, dolayısıyla
kızlarının da malik olduğunu ileri sürmüş, Burcu’nun açtığı davanın da devam etmekte
olduğunu belirtmiştir. Bunun üzerine mahkeme nasıl davranabilir?
9. Erkan adi ortaklık sözleşmesinden bağımsız olarak Cevdet ile 2014 Temmuz ayında
kendisine bir ton üzümün 10.000 TL karşılığında teslim edilmesi hususunda anlaştıklarını,
açtığı tescil davası ile aynı dava dilekçesinde ileri sürmüştür. Erkan her iki talebini aynı
dilekçe ile ileri sürebilir mi? İleri sürerse hakim nasıl karar vermelidir?
10. a. Cevdet’in açtığı davada duruşmaları izlemek isteyen Burcu ve Ayşe mahkeme salonuna
alınmamıştır.
b. Cevdet dava dilekçesinde alacağına dair bir senedin de olduğunu ileri sürmüş, ancak bu
senedi mahkemeye ibraz etmemiştir. Hakim bu senedin varlığına dayanarak ancak senedi
bizzat görmeksizin Cevdet lehine karar vermiştir.
c. Erkan usulüne uygun tebliğ edilen replik dilekçesine karşılık keyfi olarak üç hafta sonra
düplik dilekçesi vermiştir.
d. Hakim, Erkan’ın Cevdet’in rızası olmaksızın kaydettiği ses kaydını dikkate almamıştır.
e. Erkan aslında taşınmazın Burcu, Ayşe ve Cevdet’in üzerine tescil edilmesi gerektiğini
bilmesine rağmen, salt davayı uzatabilmek için yalnızca Cevdet aleyhine dava açmıştır.
Yukarıdaki seçenekleri ilgili olabilecekleri medeni usule hakim olan ilkeler çerçevesinde
değerlendiriniz.
Download

05.01.2015 MEDENİ YARGILAMA HUKUKU I PRATİK ÇALIŞMA V