METEOROLOJI
METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Sayı : 110
Nisan 2015
Aylık
Bülten
www.mgm.gov.tr
METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Sayı : 110
Nisan 2015
YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ
2015 YILI MART AYI YAĞIŞ RAPORU
GENEL DURUM:
Yağışlar genel olarak normalinden ve geçen yıl Mart ayı yağışından fazla olmuştur.
Mart ayı yağış ortalaması 84,4 mm, normali 60,2 mm ve 2014 Mart ayı yağış ortalaması
ise 60,4 mm’dir. Yağışlarda normaline göre % 40,2; geçen yıl Mart ayı yağışına göre ise % 39,8
artış gözlenmiştir.
MARMARA BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 61,5 mm, normali 63,2 mm, 2014 Mart ayı yağışı ise 72,8 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 2,6; geçen yıl Mart ayı yağışına göre ise % 15,5 azalma gözlenmiştir.
EGE BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 97,7 mm, normali 64,8 mm, 2014 Mart ayı yağışı ise 59,7 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 50,7; geçen yıl Mart ayı yağışına göre ise % 63,7 artış gözlenmiştir.
AKDENİZ BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 124,0 mm, normali 69,5 mm, 2014 Mart ayı yağışı ise 71,4 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 78,5; geçen yıl Mart ayı yağışına göre ise % 73,6 artış gözlenmiştir.
İÇ ANADOLU BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 74,5 mm, normali 40,0 mm, 2014 Mart ayı yağışı ise 52,4 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 86,2; geçen yıl Mart ayı yağışına göre ise %42,2 artış gözlenmiştir.
1
KARADENİZ BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 63,2 mm, normali 55,7 mm, 2014 Mart ayı yağışı ise 55,1
mm’dir. Yağışlarda normaline göre % 13,4; geçen yıl Mart ayı yağışına göre ise % 14,7 artış
gözlenmiştir.
DOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 76,1 mm, normali 66,5 mm, 2014 Mart ayı yağışı ise 55,9
mm’dir. Yağışlarda normaline göre % 14,5; geçen yıl Mart ayı yağışına göre ise % 36,1 artış
gözlenmiştir.
GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 110,2 mm, normali 77,4 mm, 2014 Mart ayı yağışı ise 71,8
mm’dir. Yağışlarda normaline % 42,4; geçen yıl Mart ayı yağışına göre % 53,5 artış gözlenmiştir.
2
3
4
2014-2015 Tarım Yılı
6 Aylık Kümülatif Yağış Raporu (Mart 2015)
GENEL DURUM : 1 Ekim 2014 – 31 Mart 2015 tarihleri arasında kümülatif
yağışlar, genel olarak normalinden ve geçen yıl yağışından fazla olmuştur.
Kümülâtif yağış ortalaması 445,2 mm, normali 382,6 mm ve geçen yılın aynı
dönem ortalaması ise 264,3 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 16,3; geçen
Su/Tarım Yılı’na göre ise % 68,5 artış gözlenmiştir.
MARMARA BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 513,6 mm, normali 448,7 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 329,1 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 15,4; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre ise % 56,1 artış gözlenmiştir.
EGE BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 588,3 mm, normali 444,2 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 334,4 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 32,4; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre ise % 75,9 artış gözlenmiştir.
AKDENİZ BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 667,2 mm, normali 527,0 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 334,0 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 26,6; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre ise % 99,7 artış gözlenmiştir.
İÇ ANADOLU BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 286,0 mm, normali 235,1 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 174,5 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 21,7; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre ise % 63,9 artış gözlenmiştir.
KARADENİZ BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 429,3 mm, normali 397,3 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 279,8 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 8,1; geçen Su/Tarım Yılı’na göre
ise % 53,5 artış gözlenmiştir.
5
GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 494,3 mm, normali 417,5 mm, geçen yıl aynı
dönem ortalaması ise 278,5 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 18,4; geçen Su/Tarım
Yılı’na göre ise % 77,5 artış gözlenmiştir.
DOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 340,7 mm, normali 342,9 mm, geçen yıl aynı
dönem ortalaması ise 223,7 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 0,6 azalma; geçen
Su/Tarım Yılı’na göre ise % 52,3 artış gözlenmiştir.
6
7
8
SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ
2015 Yılı Mart Ayı Ortalama Sıcaklıklarının
1981-2010 Normallerine Göre Mukayesesi
2015 yılı Mart ayında ortalama sıcaklıklar; Antalya, Anamur, İskenderun, Osmaniye, Silifke,
Artvin, Bayburt, Hakkari ve Yüksekova dolaylarında mevsim normallerinin üzerinde
gerçekleşirken, yurdumuzun diğer bölgelerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir. Mart
ayında en düşük ortalama sıcaklık -1,6ºC ile Sarıkamış’ta, en yüksek ortalama sıcaklık ise 16,5ºC
ile İskenderun’da tespit edilmiştir.
Karadeniz Bölgesi :
Marmara Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar Artvin ve Bayburt
dolaylarında mevsim normallerinin üzerinde
gerçekleşirken, bölgenin diğer kesimlerinde
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık 3,2°C olarak
Bayburt’ta, en yüksek ortalama sıcaklık ise
9,2°C olarak Hopa’da gerçekleşmiştir.
Ortalama sıcaklıklar bölgenin tamamında
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık 6,5°C olarak
Balıkesir’de, en yüksek ortalama sıcaklık ise
9,3°C olarak Sakarya’da gerçekleşmiştir.
Ege Bölgesi :
Doğu Anadolu Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar bölgenin tamamında
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık 6,2°C olarak
Afyonkarahisar’da en yüksek ortalama
sıcaklık ise 13,9°C olarak Bodrum’da
gerçekleşmiştir.
Ortalama sıcaklıklar Hakkari ve Yüksekova
dolaylarında mevsim normallerinin üzerinde
gerçekleşirken, bölgenin diğer kesimlerinde
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık -1,6°C olarak
Sarıkamış’ta, en yüksek ortalama sıcaklık ise
8,4°C olarak Iğdır’da gerçekleşmiştir.
Akdeniz Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar Antalya, Anamur,
İskenderun, Osmaniye ve Silifke dolaylarında
mevsim normallerinin üzerinde
gerçekleşirken, bölgenin diğer kesimlerinde
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık 4,1°C olarak
Göksun’da, en yüksek ortalama sıcaklık ise
16,5°C olarak İskenderun’da gerçekleşmiştir.
Güney Doğu Anadolu Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar bölgenin tamamında
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık 8,8°C olarak
Batman’da, en yüksek ortalama sıcaklık ise
12,2°C olarak Cizre’de gerçekleşmiştir.
İç Anadolu Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar bölgenin tamamında
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık 2,4°C olarak
Kangal’da, en yüksek ortalama sıcaklık ise
7,8°C olarak Aksaray’da gerçekleşmiştir.
9
EKSTREM SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ
Mart 2015’de yeni ekstrem sıcaklık gerçekleşmemiştir.
10
11
2014-2015 TARIM YILI BÖLGELERE GÖRE SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ
12
KURAKLIK ANALİZİ
Normalin Yüzdesi Metoduna (PNI) Göre
2015 Mart Ayı Kuraklık Durumu
1 AYLIK DEĞERLENDİRME :
3 AYLIK DEĞERLENDİRME :
13
6 AYLIK DEĞERLENDİRME :
9 AYLIK DEĞERLENDİRME :
14
12 AYLIK DEĞERLENDİRME :
Standart Yağış İndeksi (SPI) Metoduna Göre
2015 Mart Ayı Kuraklık Durumu
3 AYLIK DEĞERLENDİRME :
15
6 AYLIK DEĞERLENDİRME :
9 AYLIK DEĞERLENDİRME :
16
12 AYLIK DEĞERLENDİRME :
24 AYLIK DEĞERLENDİRME :
17
Palmer Kuraklık Şiddet İndeksine (PDSI) Göre
2015 Mart Ayı Kuraklık Durumu
2015 Şubat Ayı Kuraklık Durumu
18
AYIN KONUSU
IŞIK
Meyve ağaçlarının yapraklarında klorofili
teşekkülü, fotosentezin yapılması, inorganik
nitelikteki maddelerin organik maddelere
dönüşleri, sürgün ve yaprakların normal şekil, irilik
ve kalınlıkta teşekkül edebilmeleri ve meyvelerde
güzel kabuk renginin meydana gelmesi için ışık
gereklidir. Işık, yukarda bildirilen fizyolojik ve
biyoşimik olayların meydana gelişinde doğrudan
doğruya (enerji kaynağı) veyahut indirekt olarak
etki yapan bir faktördür Bu bakımdan ışığın
meyvecilikteki önemi incelenirken şu üç özelliği
üzerinde durmak gerekecektir.
Işık kalitesi, Işık entansitesi, Işık süresi.
Işık Kalitesi: Yeryüzünde ışığın ana
kaynağı güneştir. Güneşten gelen ışık görülebilir
ve görülmeyen radyasyonlardan oluşur ve bunlar
çeşitli dalga uzunluklarına sahiptir. Dalga
uzunlukları 291-400 milimikron (ultraviyole ışınlar)
ile 720-5000 milimikron(enfraruj) arasında değişir:
İşte ışık kalitesi bu ışınların dalga uzunluğunu ifade
eder. Çünkü dalga uzunlukları farklı olan ışınların
bitkilerin gelişmeleri üzerine olan etkileri de
değişiktir.
Çok kısa dalgalı ışınlar, özellikle ultraviyole
ışınları bitkilerin büyümelerini sağlayan gelişme
hormonlarının faaliyetine engel olarak bunları
cüceleştirir. Yükseklere çıkıldıkça bitkilerin
cüceleşmeleri ve çok erken çiçek açmaları bu
nedenledir.
Bitkilerin gelişmeleri için, güneş ışığının
spektrumuna giren bütün ışınların bulunması
gerekmektedir. Bunlar menekşe, mavi, yeşil, sarı,
portakal ve kırmızı renkli ışınlardır. Bu ışınlardan
mavi renk klorofilin teşekkülü ve dokuların iyi bir
şekilde olgunlaşmaları, kırmızı-mavi kısım ise
fotosentez için gereklidir.
Işık Entansitesi: Belli bir alana düşen ışık
dalgalarının yoğunluğuna entansite denir. Buna
göre, ışık entansitesi güne, mevsime ve söz
konusu yerin ekvatora olan yakınlık ve uzaklığına
göre değişir.
Işık entansitesi gün içerisinde genel olarak
sabahtan öğleye kadar artmakta ve bundan sonra
güneş batıncaya kadar yavaş yavaş azalmaktadır.
Mevsimlere göre de ışık entansitesi en çok yazın
bundan sonra ilkbahar ve sonbahar.e en az olarak
da kışındır. Ekvatordan uzaklaştıkça ışık
entansitesi azalmakta ve kutuplarda en düşük
düzeye inmektedir.
Bütün yeşil bitkiler, optimal bir gelişme için
belli bir ışık entansitesine ihtiyaç gösterir. Meyve
ağaçlarının ışık entansitesi istekleri de türlere göre
değişmektedir. Meselâ ahududu ve çilekler pek az
ışıkta ve hatta gölgede meyve verir. Kirazların
verimlilikleri için şiddetli bir ışığa ihtiyaç yoktur.
Elma ağacı sıklıktan, özellikle kurak bölgelerde
günün belli bir kısmında ve öğleden sonra
gölgelenmekten hoşlanır. Buna karşılık badem ve
kaysı gibi meyve türleri gölgeden hoşlanmazlar
Fıstık ve zeytin gibi bazı meyve türlerinde iyi bir
gelişmenin olması ve normal bir ürünün
alınabilmesi yoğun ışığa ihtiyaç vardır. Bu
bakımdan hurmalar ışığa en fazla ihtiyacı olan bir
meyve türü olarak gösterilebilir.
Bazı bitki türleri de vardır ki özellikle
gelişmelerinin ilk bölümünde,
çay bitkisinde
olduğu gibi gölgeden hoşlanır. Fındık ağaçları
gençlik periyotlarında
kızıl ağaçların
gölgelerinden faydalanmaktadır.
Meyve türlerimizin ışık entansitesi
bakımından gösterdikleri bu değişik istekler
nedeniyle meyvecilik pratiğinde, bahçeler
kurulurken, ağaçlar arasında mesafeler verilirken
ve budama ile taçlandırma yapılırken bunların ışık
bakımından isteklerini önemle dikkate almak
gerekir.
Işık Süresi: Bitkilerin yetiştikleri bölgelerde
normal hayat evrimlerini tamamlayabilmeleri için
belli bir gün uzunluğuna ihtiyaçları vardır. Bu
bakımdan bitkiler "uzun gün".(14-16 saat), "kısa
gün"(10-14 saat) ve gün uzunluğu bakımından,
özel bir isteği bulunmayan "nötr bitkiler" olarak üç
gruba ayrılır.
Uzun gün bitkileri, günleri kısa olan
yerlerde yetiştirildikleri zaman çiçek ve meyve
teşkil edemedikleri gibi, kısa gün bitkileri de günleri
uzun süren yerlerde vegetatif kalır bol sürgün
yapar fakat çiçek ve meyve teşkil etmezler. Nötr
bitkiler ise uzun ye kısa günlü yerlerde hiç bir
arızaya uğramadan gelişir ve generatif
faaliyetlerini sürdürebilirler.
Meyve türlerimizden hangilerinin uzun
gün, hangilerinin kısa gün ve hangilerinin nötr
olduklarını tam olarak bilmiyoruz. Ancak çileklerin
kısa gün bitkileri grubuna girdikleri bilinmekte ve
bundan faydalanılarak seralarda bir verim
periyodundan sonra günler uzatılarak ve sonra
kısaltılarak çilekler aynı mevsim içerisinde tekrar
meyveye yatırabilmektedir. Bununla birlikte
"yediveren" adı ile tanınan bazı çilek çeşitlerinin
bütün yaz boyunca çiçek ve meyve teşkil etmeleri
bu tür içerisinde gün ışığı uzunluğu bakımından
nötr olan çeşitlerin de bulunduğunu gösterir.
Genel olarak, seralarda suni elektrik ışığı
ile günü uzatmak veya kara perde kullanarak
günün süresini kısaltmak kolaylıkla
uygulanabilmektedir.
19
AYIN BİTKİSİ
ARPA
(Hordeum vulgare)
Arpa, fazla soğuk ve fazla sıcak
olmayan, nispi nemi yüksek olan yerlerde iyi
gelişir. Vejetatif dönemde, sıcaklığı 0ºC'nin
altına düşmeyen ve 18-20 ºC'nin üzerine
çıkmayan, nispi nemi %70-80 olan yerler arpa
için en uygun ekolojilerdir. Çıkışı izleyen 3-4
hafta içinde sıcaklık 6-16C arasında, ortalama
sıcaklık 10C dolayında olmalıdır.
Vejetasyon süresi ve toplam sıcaklık
isteği buğdaya göre daha düşüktür. Yazlık
arpalar 1300-1600 gün derece, kışlık arpalar
ise 1700-2100 gün derece sıcaklık toplamı
ister. Yazlık arpalar 95-120 günde, kışlık
arpalar 240-260 günde olgunlaşabilirler.
Su ihtiyacı bakından fazla güçlük
çıkarmaz. Yıllık 250-300 mm'lik bir yağışla
y e t i n e b i l i r. A r p a n ı n z a m a n ı n d a
başaklanabilmesi için orta derecede yağışa
ve ılık bir iklime ihtiyaç vardır.
Fazla güneşlenme; düşük hava
neminde zararlı, yüksek hava neminde yararlı
olur. Sapa kalkma sırasındaki sıcaklık 10C'nin
altına inmemeli ve 23C'nin üstünü
çıkmamalıdır. Sıcak ve nispi nemin düşük
olduğu kurak ekolojilerde, çiçeklenme
sırasındaki sıcak rüzgârlar (sam yelleri)
döllenmeyi ve dane tutma oranını azaltır,
verimi düşürür. Hava neminin düşük olduğu bu
gibi bölgelerde, arpanın yüzlek olan kökleri,
toprağın oldukça derinlerinde bulunan sudan
yararlanamadığı için, bitkiler erken oluma
geçmekte, daneler cılız olmakta ve verim
düşmektedir. Arpanın kurak ve yarı kurak
bölgelerde yetişen çeşitleri varsa da, bunların
verimleri nemli bölgelerde yetişen çeşitlerin
çok altındadır.
Arpa, kurağa olduğu gibi, düşük
sıcaklara da dayanamaz. Düşük sıcaklığa ve
kurağa dayanımı buğdaydan daha azdır. Kışa
ve kuraklığa en dayanıklı tipler bile buğday
düzeyinde dayanıklı değildir. Nemli donlardan
çok zara görür. Hele karların erimesiyle
görülen, ıslak donlardan genç arpalar olumsuz
etkilenir. Arpa çeşitlerinin çoğu, -15C
civarındaki kar örtüsüz düşük sıcaklıklarda
ölüme gider. Bu yüzden arpanın kışlık ekimi
birçok bölgede sınırlıdır. Soğuk bölgelerde iki
sıralı arpalar, ılıman ve yağışlı bölgelerde altı
sıralı arpalar yetiştirilir.
Çimlenme minimumu 3-5C, optimumu
20C ve maksimumu 28-30C'dir.
20
OLAĞANÜSTÜ OLAYLAR
METEOROLOJİK AFETLER (Mart 2015)
21
Download

Aylık Bülten - Meteoroloji Genel Müdürlüğü