AB den Enerjide Yeni Açılım: Enerji Güvenliği 2020
Strateji Belgesi
Barış HASAN
06.06.2014
Avrupa Komisyonu 28 Mayıs 2014’te “Enerji 2020: Rekabetçi, Sürdürülebilir ve
Güvenli Enerji için Strateji” konulu yeni Enerji Güvenliği belgesini ilan etti. AB ülkeleri
için enerjide yol haritası çizen bu strateji belgesinde aşağıdaki tespit ve çözüm
önerileri vurgulandı:
* 2014 itibariyle Avrupa Birliği ülkeleri, tükettikleri toplam enerjinin %53’ünü ithal
etmektedirler. Avrupa Birliği genelinde petrole bağımlılık yaklaşık %90, doğal gaza
bağımlılık %66, katı yakıtlara bağımlılık %42 ve nükleer enerjiye bağımlılık %40
seviyelerindedir. Bu kapsamda, Avrupa Birliği’nde ihtiyaç duyulan enerjinin tedarikine
yönelik güvenlik konuları hemen her üye ülke için en önemli strateji unsurudur.
* Bu durum, özellikle, AB’ye 2000’lerin başında katılmış olan Baltık ve Doğu Avrupa
ülkeleri için daha kritik bir önem arz etmektedir. Bugün, Avrupa enerji arzı
`ˆÌi`Ê܈̅Ê̅iÊ`i“œÊÛiÀȜ˜ÊœvÊ
˜vˆÝÊ*ÀœÊ*Ê`ˆÌœÀÊ
/œÊÀi “œÛiÊ̅ˆÃʘœÌˆVi]ÊۈÈÌ\Ê
ÜÜÜ°ˆVi˜ˆ°Vœ“É՘œVŽ°…Ì“
güvenliğinde en önemli sorun, tek bir enerji tedarikçisine (Rusya) bağımlı
olunmasıdır. Bu bağımlılık, özellikle doğal gaz ve elektrik için geçerlidir. AB üyesi 6
ülke (Finlandiya, Bulgaristan, Slovakya, Estonya, Letonya, Litvanya) gaz ihtiyacının
tamamını Rusya’dan karşılamaktadırlar. Bu ülkelerden üçü ise, doğal gaz da dahil
olmak üzere, bütün enerji ihtiyacının dörtte birinden fazlasını Rusya’dan temin
etmektedirler.
* AB, 2013 yılında toplam enerji ihtiyacının %43’ünü Rusya’dan karşılamıştır. Bu
oranın %27’si ise doğal gazdır. Rusya, 2013’te ürettiği doğal gazın %80’ini, Almanya
ve İtalya başta olmak üzere, Avrupa Birliği ülkelerine ihrac etmiştir. Elektrik
tedariğine bakıldığında ise, AB üyesi üç Baltık ülkesinin (Estonya, Letonya, Litvanya)
elektrik ihtiyaçlarının tamamını Rusya’dan ithal ederek karşıladıkları görülmektedir.
* Petroldeki durum da benzerdir. Avrupa Birliği ülkeleri 3’te 1’i Rusya’dan yılda
toplam 300 milyar Euro tutarında petrol ithal etmektedirler. Genel bir değerlendirme
yapıldığında, Avrupa Birliği vatandaşlarının dışarıdan ithal ederek tükettikleri
enerjinin faturası günlük 1 milyar Euro’nun üzerindedir. 2013’te AB dışından ithal
edilerek tüketilen enerjinin toplam faturası ise 400 milyar Euro’dan fazladır. Bu
doğrultuda, Avrupa’nın enerji tedariğine yönelik stratejileri, 2030’a kadar %27 artış
göstermesi beklenen enerji talebine göre belirlenmek zorundadır.
* Avrupa’nın önümüzdeki yıllarda yaşaması muhtemel sorunlara karşı tek ve
güvenilir bir enerji güvenliği stratejisi belirlenmesi bir anlamda mecburi gibi
gözükmektedir. Bu kapsamda, kısa vadede, 2014/2015 kışında enerjinin tedarik
edilmesinde yaşanması olası sorunlara karşın, ivedilikle AB’nin enerji arz
kapasitesinin artırılması gerekmektedir. Kısa ve orta vadede, risk değerlendirme ve
zorunlu hal planlamalarının koordinasyonu da dahil olmak üzere, dayanışma
mekanizmalarının oluşturulması ve ayrıca enerjide stratejik önem arz eden alt yapı
tesislerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bunlara ek olarak, kısa ve orta vadede
enerjide AB iç piyasasının bütünleşmesinin tamamlanması ve tek bir piyasa
oluşturulması gerekmektedir.
* Orta vadede, enerjiye yönelik talebin makul bir seviyede tutulması şart
görünmektedir. Böylece, AB’nin enerji üretimi teşvik edilerek geliştirildiği ve AB
dışından enerji tedariği çeşitlendirildiği takdirde, enerji arzının güvenliği konusunda
karşılaşılabilecek olası sorunlar minimize edilebilir. Son olarak, uzun vadede de AB
üyesi ülkelerin ulusal enerji politikalarının koordine edilmesi ve tek bir AB enerji
politikası belirlenmesi gerekmektedir.
* Kısa ve orta vadede önerilen stratejilerin hayata geçirilmesi için yapılması
gerekenler vardır. Öncelikli olarak, Avrupa Komisyonu, enerji arzının güvenliği için
mevcut mekanizmaları yeniden gözden geçirmelidir. Ayrıca Komisyon, petrol, doğal
gaz depolama, uranyum/nükleer yakıt tedariğine yönelik mevcut alt yapı tesislerin
korunması, geliştirilmesi ve takviye edilmesine yönelik tavsiyelerde bulunmalı;
kamuya ve özel sektöre ait enerji ile ilgili varlıklar arasında denge sağlanmasına
yönelik politikalar izlenmesini tavsiye etmelidir. Zorunlu hallere yönelik olarak ise üye
ülkeler koordinasyon mekanizmaları geliştirmeli, zorunlu hallerde enerji tedariğinin
zarar görmemesi için risk değerlendirmelerine göre AB ülkelerinin ihtiyacı olan
enerjinin sağlanması için ortak eylem planları ortaya çıkarılmalıdır. Bu planlamaların,
özellikle Avrupa Birliği’nin doğu sınırını oluşturan ülkeler için acilen yapılması
gerekmektedir.
`ˆÌi`Ê܈̅Ê̅iÊ`i“œÊÛiÀȜ˜ÊœvÊ
˜vˆÝÊ*ÀœÊ*Ê`ˆÌœÀÊ
/œÊÀi “œÛiÊ̅ˆÃʘœÌˆVi]ÊۈÈÌ\Ê
ÜÜÜ°ˆVi˜ˆ°Vœ“É՘œVŽ°…Ì“
Orta vadede, tek bir Avrupa enerji piyasasının oluşturulması zaruri olarak
değerlendirilmelidir. Bunun için,
Üye ülkelerin yapması gerekenler: İnterkonektörlerin (enerji nakil hatlarının bağlantı
yerleri) bulunduğu bölgelerde, piyasayı dengeleyici düzenlemelerin yapılabildiği,
kapasite artırım mekanizmalarının ortaya çıkarıldığı ve piyasa bütünleşmesinin
sağlanabildiği ölçüde üye ülkeler arasında bölgesel işbirliği güçlendirilmelidir. Ayrıca,
üye ülkelerin kendi iç enerji piyasalarını düzenleme çalışmalarını tamamlamaları ve
vergilendirme sistemlerini gözden geçirmeleri gerekmektedir.
Avrupa Komisyonu’nun yapması gerekenler: İç piyasalarla ilgili düzenlemelerin
tamamlanmasına yönelik engeller ortadan kaldırılmalıdır. Komisyon, üye ülkelerle
birlikte çalışarak, ortak çıkar görülen projelerin uygulanmasını teşvik etmelidir.
Bunun için Avrupa Birliği fonları, yapısal fonlar ve Avrupa Yatırım Bankası fonları
yönlendirilmelidir. Komisyon, üye ülkelerle görüşerek Rusya’ya bağımlılığı azaltmanın
yollarını bulmaya çalışmalı ve enerji tedariğini çeşitlendirmek için politikalar
üretmelidir.
* Orta vadede, enerji talebinin makul bir seviyede tutulması için üye ülkeler, 2020’de
hedeflenen enerji verimlilik değerlerine ulaşabilmek için binalarda ve sanayi
tesislerinde ısınma ve üretim için kullanılan enerjinin israfını önlemek için gerekli
teknik önlemleri almalıdırlar. Komisyon ise, 2020 enerji verimliliği hedefinin
tutturulması için üye ülkeler nezdinde kontollerini sıklaştırmalı, ayrıca, 2030’daki
verimli enerji kullanımı hedefleri için sınırlar belirlemelidir. Bunun için, enerji israfının
en kolaylıkla önlenebileceği sektörler belirlenerek bu sektörlerde faaliyet gösteren
sanayi kuruluşlarında enerji kullanımının kısıtlanması için tedbirler alınmasını tavsiye
etmelidir. Bu kapsamda, 2020 verimli enerji kullanım hedeflerine ulaşılabilmesi için
öncelikler belirlenerek “Stratejik Enerji Teknolojileri Planı için Büyünleştirilmiş Yol
Haritası” belirlenmeli ve uygulanması sağlanmalıdır. Avrupa Birliği içinde enerji
üretiminin artırılması için de bazı stratejilere dikkat çekmek gerekmektedir. Üretimin
artması ve AB dışına bağımlılığın azalması için yenilenebilir enerji kaynaklarının
yaygınlaştırılması gerekmektedir. Ayrıca, hidrokarbon enerji (petrol, gaz, kömür)
kaynaklarının verimli bir şekilde işletilmesi ve temiz kömür üretiminin teşvik edilerek
hidrokarbon enerjiye bağımlılığın azaltılmasına yönelik öncelikler belirlenmelidir.
* Avrupa Birliği, orta vadede, enerji tedarik ağını çeşitlendirmek için de stratejilere
ihtiyaç duymaktadır. Bu konuda, Komisyon ve üye ülkelerin birlikte atması gereken
adımlar vardır. Bu adımlar özetle şu şekilde sıralanabilir. AB düzeyinde, enerji arzının
şeffaflaşması için düzenli olarak yeni enerji tedarik sözleşmesi imkanlarına yönelik
raporlamalar yapılmalıdır; Avrupa’ya yönelik farklı enerji tedarik zincirleri
değerlendirmeye alınarak Avrupa Birliği’nin enerji temininde pazarlık gücü
artırılmalıdır; Norveç ile birlikte çalışılmalı, Güney Gaz Koridoru, Akdeniz aktarım
merkezi gibi projelerle enerji tedarik ağı çeşitlendirilmelidir; Komisyon’un Avrupa
Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’na düzenli raporlamaları ile AB düzeyinde enerji arz
güvenliğine yönelik denetleme mekanizmaları oluşturulmalıdır; Nükleer Güvenlik
Yönergesi ivedilikle kabul edilmelidir; sıvı yakıt temininin çeşitlendirilmesine yönelik
yatırımlar artırılmalıdır; üye ülkelerin üçüncü ülkelerle yapacakları anlaşma ve
sözleşmelerde Komisyon’un önerileri doğrultusunda hareket etmeleri sağlanmalıdır.
* Son olarak, uzun vadede AB üyesi ülkelerin ulusal enerji politikalarının koordine
edilmesi ve tek bir AB enerji politikası belirlenmesi, AB’nin enerjideki 2020 ve 2030
hedeflerine ulaşabilmesi açısından son derece önemlidir. Avrupa Komisyonu, dış
enerji politikaları ile ilgili bütün endişe ve uyarıları kapsayacak şekilde gerekli
`ˆÌi`Ê܈̅Ê̅iÊ`i“œÊÛiÀȜ˜ÊœvÊ
˜vˆÝÊ*ÀœÊ*Ê`ˆÌœÀÊ
/œÊÀi“œÛiÊ̅ˆÃʘœÌˆVi]ÊۈÈÌ\Ê
ÜÜÜ°ˆVi˜ˆ°Vœ“É՘œVŽ°…Ì“
önlemleri almaya yönelik yasal uygulama zeminlerini hazırlamalıdır. Üye ülkeler ise,
ulusal enerji politikaları ile ilgili yasal düzenlemeleri yapmadan önce birbirlerini
bilgilendirmeli ve hükümetler arasında yapılması planlanan enerji ile ilgili her türlü
görüşme ve müzakereler hakkında Komisyon’u bilgilendirerek bu müzakerelerde
Komisyon’un tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmelidirler. Ancak bu şekilde, uzun
vadede tek bir Avrupa enerji politikasının önü açılabilir.
DEĞERLENDİRME
Avrupa Birliği’nin enerjide Rusya’ya olan bağımlılığını azaltma yönündeki tartışmalar
uzun zamandır süregelmekle birlikte bugüne kadar somut adımlar atılamamıştır.
Bunun en önemli nedeni, bazı üye ülkelerin Rusya ile enerji ticaretinde ekonomik
çıkarlarının bulunması ve söz konusu bu ticaretin Avrupa Birliği genelinde olumsuz
etkileri olmasına rağmen, bazı üye ülkeler nezdinde aynı olumsuzlukla
değerlendirilmemesidir. Örneğin Almanya’nın, Rusya ile enerji ilişkilerine
bakıldığında, bir taraftan enerji tedariğinde bir bağımlılık söz konusu iken, diğer
taraftan ekonomik anlamda ise karşılıklı bir bağımlılık söz konusu olmaktadır. Özetle,
Avrupa Birliği enerji temini açısından Rusya’ya bağımlıdır, fakat, Rusya da enerji
ekonomisinin yarattığı dinamikler içerisinde Almanya başta olmak üzere bazı AB
ülkelerine ticari açıdan bağımlı hale gelmektedir. Dolayısıyla, Avrupa Birliği’nin
enerjide Rusya’ya bağımlılığını azaltması, teknik konuların yanı sıra makro ekonomik
ilişkilerin de derinlemesine incelenmesini ve bu yönde politikalar oluşturulmasını
gerektirmektedir. Avrupa Birliği’nin enerji tedariğinde dışa bağımlılığını azaltıcı
önlemlere ilişkin politikalar, AB dışındaki Avrupa güçlerinin konumları analiz
edilmeden tek başlarına oluşturulamaz. Avrupa Birliği içerisinde son dönemde ortaya
çıkan yenilenebilir enerjinin popülaritesi tam da bu sebepledir. Doğal gaz ve petrol
konusunda Rusya’ya bağımlılık söz konusu olduğundan dolayı alternatif enerji
kaynakları teşvik edilmektedir. Ancak, herşeye rağmen Avrupa ekonomilerinin güçlü
bir şekilde varlığını sürdürebilmesi açısından şart olan üretimin devamlılığı için
alternatif enerji kaynakları henüz yetersizdir. Bu sebeplerle henüz önemi azalacak
gibi görünmeyen hidrokarbonlarda, Rusya’ya bağımlılığı azaltma stratejileri
belirlenirken, diğer taraftan enerjinin taşınması konusunda Türkiye alternatifi ortaya
çıkmaktadır. Avrupa’ya taşınacak karasal enerjinin (Rusya’nın bypass edilmesi
durumunda) Türkiye’den geçmesi zorunluluk arz etmektedir. Dolayısıyla, Avrupa’ya
olan enerji arzının çeşitlendirilmesi tartışmalarında, söz konusu bu enerjinin nakli
önemli bir soru işareti olarak Avrupa’nın karşısında durmaktadır. Avrupa açısından,
enerji naklinde Türkiye’ye bağımlılık, Rusya’ya bağımlılığı azaltmanın fırsat maliyeti
olarak değerlendirilebilir. Ancak, her halükarda, Türkiye gibi AB dışındaki bir ülkenin
enerjideki pozisyonu ve stratejileri dikkate alınmadan Avrupa için kapsamlı bir enerji
stratejisi eksik kalır.
`ˆÌi`Ê܈̅Ê̅iÊ`i“œÊÛiÀȜ˜ÊœvÊ
˜vˆÝÊ*ÀœÊ*Ê`ˆÌœÀÊ
/œÊÀi “œÛiÊ̅ˆÃʘœÌˆVi]ÊۈÈÌ\Ê
ÜÜÜ°ˆVi˜ˆ°Vœ“É՘œVŽ°…Ì“
Download

AB den Enerjide Yeni Açılım: Enerji Güvenliği 2020 Strateji Belgesi