İ : 29 Meclisi Ayan 20 Kânunusani 1326 (1910) C : 1
BESARYA EFENDİ — Gazi Muhtar Paşa Hazret­
lerinin bir değil, birkaç teklifleri var; fakat bu mü­
zakereden anlaşılıyor ki, bütün müzakerat bir nokta
üzerinde cereyan ediyor. O da mebdei tarih nokta­
sıdır. Bundan başka Paşa Hazretlerinin iki teklifleri
daha var ki, bunlar acaba şayanı kabul müdür yoksa
değil midir? Gazi Muhtar Paşa Hazretlerinin teklif­
lerinin birincisi, Senei Maliyeye Mart ayı mebde
ittihaz edilmeyip Kanunusaninin mebde ittihaz edil­
mesidir. Şimdi bu doğru mudur, değil midir? Bu,
şayanı dikkat bir meseledir. Bunda şayanı dikkat olan
nokta şudur: Senei Maliyenin iptidasını Mart ayına
vaz edenler, bunu böyle gelişi güzel mi yaptılar, yok­
sa memleketin ihtiyacatını ve daha başka sebepleri
düşünerek mi hareket ettiler? İşte buna bir cevap
verilmedi. Bir nokta daha var, o da ilanı Meşrutiyyetle beraber, bir ihtiyaç daha zuhur etti; bu da
Kanunu Esasi mucibince Bütçenin kesbi katiyyet et­
mesi için Mebusân ve Ayandan, sene başından evvel
tasdik olunmak şartıdır. Şu üç senelik tecrübemiz
gösteriyor ki, halihazırda sene Mart ayında başladığı
halde bile, bu zamana kadar Bütçenin iki Meclisten
geçmesi için zaman bulunmuyor. Şimdi daha iki ay
evvele nakledilecek olursa, acaba bundan dolayı baş­
kaca müşkilât meydana çıkmayacak mı? Acaba dev­
rei içtimâiyenin ilk üç aylarında Bütçenin tetkiki
ikmal edilerek tasdiki mümkün olacak mıdır? Bu da
şayanı dikkat bir meseledir. Bazı memleketlerde sene,
kanunusaninin birinci günü başlamakla beraber, Senei
Maliyeleri başka aylarda başlar. Mesela bendeniz
Romanya'yı biliyorum ki, Senei Maliye Nisan iptida­
sından başlar. Çünkü Senei Maliyeleri için münasip
olan vakit budur. Gazi Muhtar Paşanın ikinci teklif­
leri de şimdiye kadar mevkii istimalde olan Tarihi
Rumi terk edilerek, yerine Tarihi Efrancî ikame olun­
maktır. Buna asla itiraz etmem. Tarihi Rumiyi istimal
etmekte olduğum halde bile, Tarihi Efrencinin fen
noktai nazarından daha muvafık olduğunu itiraftan
çekinmiyoruz. Ortodoksların
istimal ettikleri sene,
Senei Şemsiyeden biraz uzundur. Onun için biz geride
kaldık. Seneyi tayin eden kamerdir, Şemstir ki, bun­
lar Hıristiyan veyahut başka bir dine mensup değildir
zannederim. Bu sırf fennî bir meseledir. Onun için
katolik ve Protestanların istimal ettikleri tarih kabul
edilecek olursa, daha musib ve daha muvafık bir ta­
rih kalbul edilmiş olacaktır. Muhtar Paşanın üçüncü
tekliflerine gelince, buna cevap vermek biraz müşkil
olur. Yine Hazreti Peygamberin Hicreti Nebaviyeleri mebdei tarih ittihaz olunarak, bir Senei Şemsiyei
Hieriyye ihdasının mümkün olup olmadığını takdir
etmek bir heyeti fenniyeden ziyade, bir heyeti ilmiye­
ye ait bir iştir. Bu salahiyyetimiz dahilinde midir,
değil midir? Çünkü bir milletin, bir dinin Senei Ma­
liye ve diniyyesi olmak üzere, ancak bir mebdei ta­
rih olabilir. Hiçbir dinin iki tarihi yoktur ve olması
da bendenizce mutasavver değildir. Bendeniz buna
cevap vermek salahiyyet ve iktidarında değilim. Zannımca bu bize ait bir mesele değildir.
REŞİT A K İ F PAŞA — Reis Paşa Hazretleri bu
meseleyi teşrih buyurdular ve maddeyi ortaya koydulardı.
BESARYA E F E N D İ — Bendeniz vakıf oldum ki,
bu seneyi tesis eden Hazreti Peygamberdir. Onun
emrettiği seneye yeni bir sene ilave etmek, din noktai
nazarından caiz mi, değil mi? Bendenizin anladığıma
göre, bu iş için iki esas vardır. Ya Senei Maliye baki
kalacak veyahut esassız ve doğru olmayan Senei Ma­
liye kaldırılarak Senei Miladiye kabul edilecektir.
GABRİYEL NORADONKİYAN EFENDİ —
Senei Miladiye değil, Senei Cedide (nuvo stil) denili­
yor.
BESARYA E F E N D İ — Bendeniz fikrimi açık
söylüyorum. Hatta Senei Miladiye denilen bu sene
o kadar doğru değildir. Çünkü Hazreti İsa'nın birinci
seneden birkaç sene evvel tevellüd ettiği, delaili mü­
teaddide ile tahakkuk etmiştir. Yani bizim mebdei
tarih ittihaz ettiğimiz veladeti İsa, doğru değildir ki;
bu da tarihen sabit olmuş bir keyfiyettir. Fakat bütün
Avrupa'da kabul edilen bu tarihin bizce de kabulüne
zaman müsait midir, değil midir? Bunun yapılması
imkânı var mı, yok mu? İşte bu gibi şeyler bir heyeti
fenniyeden ziyade bir heyeti ilmiyenin tetkik edeceği
meseledir.
GAZİ AHMET MUHTAR PAŞA — Besarya
Efendi Hazretleri bu bir meselei diniyyedir, buyur­
dular. Halbuki Fahri Alem Efendimiz, «entümi ilah...»
buyurdular, yani umuru dünyevide biz faili muhtarız.
Bu da umuru dünyeviden bir şeydir. Şimdi tarih
vaz'ı hususunda bir esas vardır ki, o da, bu gibi
şeylerde münasebâtı daimede bulunduğumuz akvam
'ile hemahenk olmak lüzumudur. Bu lüzum tahak­
kuk etmiştir. Bu tarih Rumî değil, Roma'nın tarihi­
dir. Romalılar bu tarihi yaptıktan sonra Greguvar,
hatayı anladı, Katolik Cemaatı Avrupa'da bunu tashih
etti. Yoksa Şark Kilisesi böyle yaptı değil, Katolik
taifesi yaptı, Protestanlar da kabul ettiler. Şarkta Or­
todokslar kabul etmediler. Bunların yaptıkları, Mi­
ladın günü gününe midir? Değildir.
— 441 —
TBMM KÜTÜPHANESİ
Download

İ : 29 Meclisi Ayan 20 Kânunusani 1326 (1910) C: 1 BESARYA