Yargıtay Kararları
XXVII. Cilt Kararlar Fihristi, 2014
Cilt: 52
YARGITAY KARARLARI FİHRİSTİ / KASIM - ARALIK 2014 İŞVEREN
Yargıtay Kararları XXVII. Cilt
Kararlar Fihristi
(Mayıs-Haziran 2013/Kasım-Aralık 2014)
Yargıtay Kararları XXVII. Cilt
Kararlar Fihristi 2014
İşveren: Mayıs - Haziran 2013 Kararın Mercii: Anayasa Mahkemesi
Cilt
: 51
Esas No
: 2012/40
Sayı
: 3
Karar No
: 2012/158
Sayfa
: 3
Tarihi
: 18.10.2012
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 3
Özü: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 3. maddesinin, 15.5.2008 günlü,
5763 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasının “İtiraz
üzerine verilen kararlar kesindir.” biçimindeki beşinci cümlesi; iş mahkemesi kararlarına karşı açılan davaların hızlandırılarak, işçilerin haklarının
korunması ve mahkemelerin iş yükünün azaltılmasına yönelik kamu yararı
amacıyla yürürlüğe konulmuş olup, anılan kural adalet duygusunu rencide
eden, hak arama hürriyetini ve çalışma hakkını aşırı derecede zorlaştıran
ya da ortadan kaldıran, dolayısıyla hakkın özüne dokunan bir sınırlama
teşkil etmemektedir.
İşveren: Mayıs - Haziran 2013
Kararın Mercii: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Cilt
: 51
Esas No
: 2012/21-746
Sayı
: 3
Karar No
: 2013/215
Sayfa
: 12
Tarihi
: 06.02.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 5510 S.K.geç. md.7
Özü: Hakim, aralarında bağlantı bulunduğu iddiası ile birlikte açılmış
davalarda, yargılamanın daha iyi bir şekilde yürümesini sağlamak için,
davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden ayrılmasına karar
verebilir. Davaya konu istemlerin yasal dayanaklarının ve buna bağlı olarak yapılacak inceleme ve araştırma yöntemlerinin farklılığı, temel ilişkinin
kanıtlanmasında izlenecek usul gibi bir takım farklı olgular nedeniyle, yargılamanın daha iyi ve süratli bir şekilde yürütülebilmesi için hizmet tespiti
ve işçilik alacaklarına ilişkin davaların ayrılması daha uygundur. Davacının
hizmet tespiti isteminden, işçilik haklarına dayalı alacak ve tazminat istemleri tefrik edilmeli, daha sonra işin esasına girilerek bir sonuca varılmalıdır.
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İŞVEREN
3
İşveren: Mayıs - Haziran 2013 Kararın Mercii: Yargıtay Hukuk Genel
Kurulu
Cilt
: 51
Esas No
: 2012/22-1680
Sayı
: 3
Karar No
: 2013/24
Sayfa
: 17
Tarihi
: 16.1.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4853 S.K.ek. md.1
Özü: Tasarrufu teşvik, katkı payı ve nema alacağına ilişkin olarak
kamu çalışanları tarafından açılan davalarda uyuşmazlığın çözümü, idari
yargının görev alanına girmektedir.
İşveren: Mayıs - Haziran 2013 Kararın Mercii: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Cilt
: 51
Esas No
: 2013/5587
Sayı
: 3
Karar No
: 2013/9305
Sayfa
: 22
Tarihi
: 19.3.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 3
Özü: 4857 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin açık hükmü karşısında,
işin alt işverene bırakıldığı durumlarda asıl işin tabi bulunduğu işkolu ile alt
işverenin işkolunun farklı değerlendirilmesi gerekir.
İşçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere
ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde, işyeri devri kurallarına göre
çözüme gidilmesi gerekmektedir. Bu durumda değişen alt işverenler işçinin
iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını da devralmış sayılırlar.
İşveren: Mayıs - Haziran 2013 Kararın Mercii: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Cilt
: 51
Esas No
: 2010/36547
Sayı
: 3
Karar No
: 2013/32
Sayfa
: 26
Tarihi
: 14.01.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 41
Özü: Güvenlik görevlisi olarak çalışan işçinin, haftanın ilk günü 08.0018.00, izleyen gün 18.00-08.00 saatleri arasında çalışıp, 24 saat dinlendikten sonra aynı periyotta çalışmaya devam etmesi halinde ayın üçüncü
haftasında fazla çalışma yapılmayacaktır. Bu dönem için fazla çalışma
hesabı yapılması hukuka aykırıdır. Fazla çalışma alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille
temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi hakkaniyete
aykırıdır.
4
İŞVEREN
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İşveren: Mayıs - Haziran 2013 Kararın Mercii: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Cilt
: 51
Esas No
: 2012/22940
Sayı
: 3
Karar No
: 2013/117
Sayfa
: 28
Tarihi
: 14.1.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 18
Özü: Davacı işçinin her yıl rapor aldığı ve 2011 yılında da birçok
kez rahatsızlığı nedeni ile aralıklı da olsa rapor aldığı anlaşılmaktadır.
Davacının sık sık rapor alması işyerinde olumsuzluklara yol açmış ve iş
ilişkisinin işveren açısından çekilmez hale getirmiştir. İşverenin feshi, davacının yeterliliğinden kaynaklanan geçerli nedene dayandığından, davanın
reddi gerekir.
İşveren: Mayıs - Haziran 2013 Kararın Mercii : Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Cilt
: 51
Esas No
: 2011/16356
Sayı
: 3
Karar No
: 2013/1773
Sayfa
: 30
Tarihi
: 11.2.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 506 S.K.md. 26
Özü: Yöntemine uygun olarak kendisine husumet yöneltilmeyen, ayrıca asli veya fer’i müdahil konumunda bulunmayıp, dava kendisine ihbar
edilen üçüncü kişi konumunda bulunan taraf hakkında hüküm kurulması
hukuka aykırıdır.
İşveren: Mayıs - Haziran 2013 Kararın Mercii: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Cilt
: 51
Esas No
: 2011/16356
Sayı
: 3
Karar No
: 2013/1773
Sayfa
: 31
Tarihi
: 11.2.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 818 S.K.md. 47
Özü: Meslek hastalığından kaynaklanan manevi tazminat talebinde
takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü
ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir
olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde
objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İŞVEREN
5
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/4101
Sayı
: 2
Karar No
: 2013/11443
Sayfa
: 3
Tarihi
: 18.06.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 193 S.K.md. 32
Özü: Asgari geçim indirimi, bireyin veya ailenin asgari geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Asgari geçim indirimi, bir kimsenin vergi ödeme gücünün ancak, o
kimsenin fizyolojik varlığını sürdürebilecek gerekli vasıtalar sağlandıktan
sonra söz konusu olabileceği noktasından hareket ederek vergilendirmede
sosyal adaleti sağlama amacına yönelik olarak ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda asgari geçim indirimi, işçiye işveren tarafından sağlanan nakdi bir
yardım olarak kabul edilemez. Bu nedenle de tazminata esas giydirilmiş
ücretin hesaplanmasında asgari geçim indirimi miktarı çıplak ücrete dahil
edilemez. Bir başka anlatımla asgari geçim indirimi giydirilmiş ücretin bulunmasında nazara alınamaz.
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/5280
Sayı
: 2
Karar No
: 2013/12356
Sayfa
: 5
Tarihi
: 01.07.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 2822 S.K.md. 42
Özü: Davacının davalının da kabulünde olduğu gibi 9.9.1989 tarihinde davalı işyerinde işe başladığı sabittir. Sigorta hizmet cetvelinin incelenmesinde davaya konu dönem içinde, davacının sigorta bildirimlerinin
birden çok işyerinden yapıldığı görülmektedir. Ancak mahkemece bu işyerlerinin kimlere ait olduğu, davalı işverene ait işyerleri olup olmadığı,
kıdeme esas sürenin belirlenmesinde sonuca etkili kesintilerin olup olmadığı
hususları araştırılmadan sadece yurt dışında geçen süre esas alınarak sonuca gidilmesi hatalıdır.
6
İŞVEREN
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/15874
Sayı
: 2
Karar No
: 2014/310
Sayfa
: 8
Tarihi
: 15.01.2014
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 17
Özü: Fesih bildirimi bir yenilik doğuran hak niteliğini taşıdığından ve
karşı tarafın hukukî alanını etkilediğinden, açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Yine aynı nedenle kural olarak şarta bağlı fesih bildirimi geçerli
değildir.
Fesih bildiriminde “fesih” sözcüğünün bulunması gerekmez. Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali birleşirse bunun fesih anlamına geldiği kabul edilmelidir. Bazen fesih işverenin
olumsuz bir eylemi şeklinde de ortaya çıkabilir. İşçinin işe alınmaması, otomatik geçiş kartına el konulması buna örnek olarak verilebilir. Dairemizce,
işverenin tek taraflı olarak ücretsiz izin uygulamasına gitmesi halinde, bunu
kabul etmeyen işçi yönünden “işverenin feshi” olarak değerlendirilmektedir.
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/22323
Sayı
: 2
Karar No
: 2013/22413
Sayfa
: 10
Tarihi
: 17.12.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 6356 S.K.md. 4
Özü: Uyuşmazlığa konu bu olayda hukuksal ve maddi alanda etkisini
göstermiş hukuk kuralları uyarınca tamamlanmış ve sonuçlarını doğurmuş
bir kazanılmış hak söz konusu değildir. “İşkolu Tespitine” ilişkinin işlemlerin
kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle ihtilafa uygulanması gerekmektedir.
Aksinin kabulü 6356 sayılı Kanunun geçici 1.maddesine göre faaliyet
göstereceği işkolunu İşkolları Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği 19.12.2012
tarihinden itibaren bir ay içinde yönetim kurulu kararı ile belirleyip İşkolları
Yönetmeliğindeki yirmi işkolundan birini seçen sendikalar ile en son yetki
belgesi alan sendikanın kurulu bulunduğu işkolundan sayılan iş yerleri açısından kaos yaratacaktır. İşkolu Yönetmeliği yürürlüğe girene kadar mahkeme kararı ile belirlenmemiş olan iş yerleri açısından da İşkolları Yönetmeliğinin uygulanacağı izahtan varestedir.
Bu hukuki olgu ve tespitler karşısında İşkolları Yönetmeliğinin görülmekte olan tüm “İşkolu Tespiti” davalarında uygulanacağının kabulü gerekmektedir.
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İŞVEREN
7
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/19079
Sayı
: 2
Karar No
: 2013/12558
Sayfa
: 14
Tarihi
: 03.07.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 6356 S.K.md. 71
Özü: Dava açıldığı tarihte 2822 sayılı Yasa yürürlükte ise de, sonradan yürürlüğe giren 6356 sayılı Yasa yetkili mahkeme konusunda yeni hükümler getirmiştir. 6356 sayılı Yasanın yetkili mahkemenin belirlenmesine
ilişkin usule ilişkin hükümleri derhal uygulanması gerekeceğinden, somut
olayda yetkili mahkeme 6356 sayılı Yasa hükümleri nazara alınarak belirlenmelidir
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/9875
Sayı
: 2
Karar No
: 2013/16399
Sayfa
: 16
Tarihi
: 07.10.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 25
Özü: Somut olayda, davacının 30.5.2011 günü mola saati dışında
bir başka işçi ile sohbet ederken görülen davacının hakkında tutulan tutanağı imzalamaması üzerine, personel müdürünün K.S.’ye “parmak izini
giriş çıkış yapmamak için iptal et nasıl olsa yanımıza gelecek“ dediği, bunun üzerine parmak izinin iptal edildiği, ertesi gün yani, 31.5.2011 günü
sabah işten çıkmak isteyen davacının parmak izinin okunmaması üzerine
sinirlenerek mutfaktan aldığı bıçak ile aralarında K.S.’nin de bulunduğu birkaç işçiye sataştığı hatta küfürler edip boğazına yapıştığı, bu olay üzerine
işverence davacının iş akdinin, 1.6.2011 tarihli ihtarname ile 4857 sayılı
Yasanın 25.maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının bulunmadığı açıktır.
8
İŞVEREN
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2010/38293
Sayı
: 2
Karar No
: 2013/5390
Sayfa
: 18
Tarihi
: 12.02.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 22
Özü: Somut olayda, davacı, öncelikle iddia ettiği olayları, sonrasında
da kişilik haklarının ihlal edildiğini ispat etmelidir. Dosyadaki e-maillerin
içeriği incelendiğinde gayet nezaketli bir dil kullanıldığı gibi, verilen talimatların işin gereği, bankanın işleyişi için, hatta geçici görevlendirme kapsamında olduğu izlenimi doğmaktadır. Davacının konumu itibariyle talimatların sırf küçük düşürme amaçlı olduğu kabul edilecek olsa dahi mobbingde
her şeyden önce süreklilik esastır. Kaldı ki, böyle bir sonuç çıkarmaya çalışmak zorlama bir yorum olacaktır. Yöneticinin görevini yapmak için otoriter
olması yukarıda da bahsedildiği gibi mobbingin uygulandığı anlamına gelmez. Ayrıca, davacının pek tabii olarak 4857 sayılı yasanın 22. maddesi
uyarınca iş koşullarında esaslı değişiklik sebebiyle bu tür görevlendirmeleri
kabul etmeme hakkı vardır.
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2010/51398
Sayı
: 2
Karar No
: 2013/34435
Sayfa
: 23
Tarihi
: 23.12.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 38
Özü: Dosya içeriğine göre davacının tedavi görmemesine rağmen,
tedavi görür gibi harcırah ve ücret aldığı iddiası ile disiplin soruşturması
ile kınama ve yevmiye kesme cezası uygulanmış ve yevmiye kesme cezası
dışında raporlu günler için aldığı ücret ve harcırah kıdem tazminatı ve ücretinden yargı kararı olmadan kesilmiştir. Davacının disiplin cezasını gerektiren davranışının kanıtlanması halinde kınama cezası ve TİS hükümlerine
göre verilecek yevmiye kesme cezası yerinde olacağından, bu yevmiye
kesme cezasının gün olarak hesaplanacak miktarı dışında davacı işçinin
yargı kararı olmadan ücretinden ve tazminatından işverenin diğer zararının, kısaca harcırah ve raporlu olunan günler için ödenen ücretin kesilmesi
olanağı bulunmamaktadır.
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İŞVEREN
9
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/10344
Sayı
: 2
Karar No
: 2013/28364
Sayfa
: 25
Tarihi
: 06.11.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 6100 S.K.md. 107
Özü: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.10.2012 gün ve 2012/9-838
Esas, 2012/715 Karar sayılı kararında “ “İşçilik alacaklarının özelliği
de dikkate alınarak, bu alacaklarda, talep konusunun miktarının taraflar
arasında tartışmasız veya açıkça belirli olduğunu söylemek mutlak olarak
doğru olmadığı gibi, aksinin kabulü de doğru olmayacağını, talep konusu işçilik alacakları belirli olup olmadığının somut olayın özelliğine göre
değerlendirilmesi ve sonuca gidilmesinin daha doğru olacağını” açıkça
belirmiştir.
6100 sayılı HMK.’un 114.maddesinde davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması, dava şartı olarak belirtilmiştir. Belirsiz alacak ve
tespit davasında, kanun açıkça alacak miktarının veya değerinin belirlenememesi veya olanaksız olması halinde, davacının belirsiz alacak davası
açmasında hukuki yararının varsayılacağını öngörmüştür. Kısaca dava
açıldığında alacak belirli değil veya tartışmalı ise, belirsiz alacak ve tespit
davası açılması için hukuki yarar vardır.
Davacının, aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi yani aslîlik–ferîlik ilişkisi
kurmadan aynı dava dilekçesinde ileri sürmesine davaların yığılması denir
(HMK. Mad.110). Birden fazla istemin yer aldığı ve işçi-işveren uyuşmazlıklarında işçinin işçilik alacakları için açtığı davanın örnek teşkil ettiği bir
dava türüdür.
10
İŞVEREN
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/16422
Sayı
: 2
Karar No
: 2013/15619
Sayfa
: 31
Tarihi
: 26.06.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 6356 S.K.md. 43
Özü: 6356 sayılı Kanun’un 43. maddesinin 3. fıkrasında, “İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer’ almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir, işçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye
ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin
olarak karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma
yaparak karar verir ve karar temyiz edildiği takdirde Yargıtay tarafından
on beş gün içinde kesin olarak karara bağlanır.” denilmiştir. Önerge ile
eklenen cümlenin amacının sırf yetki sürecini sürüncemede bırakmak amacıyla yapılan kötü niyetli itirazların önüne geçilmesi olduğu görülmektedir.
Ancak belirtmek gerekir ki hükümde itirazın incelenmeksizin reddedileceği
ifade edilse de itirazın sırf yetki sürecini sürüncemede bırakmaya yönelik olup olmadığı ile somut delillere dayanıp dayanmadığı mahkeme tarafından bir inceleme ve değerlendirme yapılmasını gerekli kılmaktadır.
Şu halde itirazın incelenmeksizin reddedileceği ifadesinin somut olmayan
ve somut delillerle desteklenmeyen itirazların işin esasına girmeksizin reddedileceği şeklinde anlaşılması özelde maddenin, genelde ise Kanunun
amacına ve sistematiğine uygun düşmektedir. Diğer taraftan yargılanma
haklarını kısıtlayan ve sınırlandıran hükümlerin hak arama özgürlüğü ve
hukuki dinlenme hakkı kapsamında dar yorumlanması gerekmektedir.
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/18800
Sayı
: 2
Karar No
: 2013/18737
Sayfa
: 34
Tarihi
: 13.09.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 2
Özü: Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin yasal unsurları taşıyıp taşımadığı
veya muvazaalı olup olmadığı da gözetilmelidir. Asıl işveren-alt işveren
ilişkisinin geçersiz veya muvazaaya dayanması nedeni ile feshin geçersizliğine yönelik karar gerçek işveren hakkında kurulmalı, geçersiz veya muvazaaya dayalı ilişkinin diğer tarafı hakkında sıfat yokluğu sebebiyle davanın
reddine karar verilmelidir. Diğer taraftan, özellikle grup şirketlerinde ortaya
çıkan bir çalışma biçimi olan birlikte istihdam şeklindeki çalışmada, işçilerin
bir kısmı aynı anda birden fazla işverene ve birlikte hizmet vermektedirler.
Daha çok yönetim organizasyonu kapsamında birbiriyle bağlantılı olan bu
şirketler, aynı binalarda hizmet verebilmekte ve bir kısım işçiler iş görme
edimini işverenlerin tamamına karşı yerine getirmektedir. Tüm şirketlerin
idare müdürlüğünün aynı şahıs tarafından yapılması, şirketlerin birlikte kullandığı binanın girişinde verilen güvenlik hizmetleri, ulaşım, temizlik, kafeterya ve yemek hizmetlerinin yine tüm işverenlere karşı verilmiş olması buna
örnek olarak gösterilebilir. Bu gibi bir ilişkide, işçi ile işverenler arasında tek
bir iş ilişkisi, keza her iki işverenin sorumluluğu ve taraf sıfatı vardır.
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İŞVEREN
11
İşveren: Mart - Nisan 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2012/29053
Sayı
: 2
Karar No
: 2013/27095
Sayfa
: 37
Tarihi
: 29.11.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 17
Özü: İşverenin eşit davranma borcuna aykırı davranmasının yaptırımı
yine 4857 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan hükme göre işçinin dört aya kadar ücreti tutarında bir ücretten başka
yoksun bırakıldığı haklarını da talep imkanı bulunmaktadır.
Somut olayda, aynı fesih sebebine bağlı olarak hem kötüniyet tazminatına, hem de eşit davranma borcuna aykırılık tazminatına hükmedilmiştir.
Aynı fesih sebebine bağlı olarak iki ayrı tazminata hükmedilebilmesi, ancak kanunun açıkça cevaz verdiği hallerde mümkündür. Aynı olay sebebiyle birden fazla tazminat koşullarının gerçekleşmesi halinde, işçi lehine olan
tazminata hükmedilmesi gerekirken, iki tazminata birden hükmedilmesi
usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
İşveren: Temmuz- Ağustos 2014 Kararın Mercii: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/10-235
Sayı
: 4
Karar No
: 2014/9
Sayfa
: 3
Tarihi
: 15.01.2014
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 506 S.K.md. 60
Özü: Farklı sosyal güvenlik kurumlarında geçen ve birbiri ile çakışmayan çalışmalar nedeniyle iki farklı aylık bağlanması mümkün değildir.
Sonradan Emekli Sandığı Kanunu’na tabi çalışan sigortalının, farklı sosyal
güvenlik kurumlarına tabi çalışmalarının 2829 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, 5434 sayılı Kanun’a göre bağlanan emeklilik aylığında nazara
alınması gerekmektedir.
İşveren: Temmuz- Ağustos 2014
Kararın Mercii: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/9-125
Sayı
: 4
Karar No
: 2013/1407
Sayfa
: 13
Tarihi
: 25.09.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 6098 S.K.md. 417
Özü: 56 yaşında evli bir kadın olan davacının, 14 yıllık çalışmasının
ardından 9 ay boyunca ve 30 kez yer değiştirmek suretiyle farklı yerlerde
görevlendirilmesi psikolojik taciz mahiyetinde olup, davacının uğradığı zararın maddi ve manevi tazminat yoluyla giderilmesi gerekmektedir.
12
İŞVEREN
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İşveren: Temmuz- Ağustos 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2011/54911
Sayı
: 4
Karar No
: 2014/3976
Sayfa
: 19
Tarihi
: 11.02.2014
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 11
Özü: İşçi mevsimlik işlerde çalışmış ise; mevsimlik çalıştığı sürelerin
dikkate alınarak ve bu sürelere göre kıdem tazminatının ödenmesi gerekir.
İşçinin askıda geçen süresi, fiilen çalışma olgusunu taşımadığından kıdemden sayılmayacaktır.
Mevsimlik çalışan işçinin askı döneminin bitiminde çağrılmayı beklemeden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai ücreti alacakları için
dava açması eylemli fesih olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda işçinin
ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekmektedir.
İşveren: Temmuz- Ağustos 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2014/2891
Sayı
: 4
Karar No
: 2014/4472
Sayfa
: 25
Tarihi
: 13.02.2014
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 2821 S.K.md. 4
Özü: Alt işverenlerin işyeri ya da işyerleri coğrafi olarak asıl işverenin
işyeri içinde yer alsa bile hukuken ayrı işyeri ya da işyerleri niteliğindedir.
Alt işveren, asıl işverenden ayrı olarak işveren sıfatına sahiptir. Alt işveren
işyeri ya da işyerleri için yapılacak işkolu tespitinin asıl işverenin işyeri ya
da işyerlerinden bağımsız yapılması gerektiği açıktır. İşçilerin fiilen yaptıkları işin belirlenmesi noktasında, uyuşmazlık konusu işkollarında yapılan
işler bakımından uzman bilirkişilerle işyerlerinde keşif yapılmalı ve bilirkişilerden rapor alınmalıdır.
İşveren: Temmuz- Ağustos 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2012/22940
Sayı
: 4
Karar No
: 2013/117
Sayfa
: 28
Tarihi
: 14.01.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 18
Özü: Davacı işçinin her yıl rapor aldığı ve 2011 yılında da birçok
kez rahatsızlığı nedeni ile aralıklı da olsa rapor aldığı anlaşılmaktadır.
Davacının sık sık rapor alması işyerinde olumsuzluklara yol açmış ve iş
ilişkisinin işveren açısından çekilmez hale getirmiştir. İşverenin feshi, davacının yeterliliğinden kaynaklanan geçerli nedene dayandığından, davanın
reddi gerekir.
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İŞVEREN
13
İşveren: Temmuz- Ağustos 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2014/742
Sayı
: 4
Karar No
: 2014/4440
Sayfa
: 31
Tarihi
: 04.03.2014
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 5510 S.K.md. 21
Özü: Tazmin sorumlularının Kurum karşısındaki sorumluluğu bir tavanla sınırlandırılmış olup, ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına
tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabının yapılması zorunludur.
İşveren: Temmuz- Ağustos 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2012/23534
Sayı
: 4
Karar No
: 2013/640
Sayfa
: 33
Tarihi
: 21.01.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 5510 S.K.md. 4/b
Özü: Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal
Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında olanlardan 5997 sayılı Kanun’un 15. Maddesinin yürürlüğe girdiği
19/06/2010 tarihinden itibaren Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya
başlayanların sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışmaları mümkün olmakla birlikte, bu kuralın Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki
uyuşmazlıklara uygulanması mümkün değildir.
İşveren: Temmuz- Ağustos 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/693
Sayı
: 4
Karar No
: 2013/30811
Sayfa
: 36
Tarihi
: 27.12.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 18
Özü: Mobbingin varlığı için kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek olmayıp, kişilik haklarına yönelik haksızlığın varlığı yeterlidir. Ayrıca
mobbing iddialarında şüpheden uzak kesin deliller aranması gerekmeyip,
davacının kendisine işyerinde mobbing uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguları ileri sürmesi yeterlidir. Bu durumda, işyerinde mobbing gerçekleşmediğini ispat külfeti davalıya düşmektedir.
14
İŞVEREN
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İşveren: Temmuz- Ağustos 2014 Kararın Mercii: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
Cilt
: 52
Esas No
: 2013/30869
Sayı
: 4
Karar No
: 2013/23131
Sayfa
: 38
Tarihi
: 01.11.2013
Kararın İlgili Olduğu Kanun ve Maddeler
: 4857 S.K.md. 20
Özü: Davacının sürücü olarak görev yaptığı süre içerisinde rapor almak suretiyle işin yürütümünü aksatması ve çok miktarda müşteri şikayeti
sebebiyle disiplin cezaları alması birlikte değerlendirildiğinde, işin yürütümünü bozduğu ve objektif iyiniyet kurallarına göre işverenden iş ilişkisinin
devamının beklenemeyeceği kabul edilerek geçerli fesih nedeni oluştuğu
kabul edilmelidir.
Yargıtay Kararları Fihristi / Kasım - Aralık 2014
İŞVEREN
15
medyatime: 0.312 472 86 12
TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU
(TİSK)
Hoşdere Caddesi Reşat Nuri Sokak No: 108 06540 Çankaya - Ankara
Tel: (312) 439 77 17 / Pbx Faks: (312) 439 75 92 - 93 - 94
Web: www.tisk.org.tr E-posta: [email protected]
Download

EK 1 - Tisk