ENFLASYON ORANLARI– 03.04.2014
TÜFE Mart ayında aylık %1,13 yükselişle ile beklentilerin (%0,86) üzerinde geldi. Yıllık olarak ise
12 aylık TÜFE %8,39 olarak gerçekleşti. TÜFE’de aylık en yüksek artış %2,49 ile giyim ve
ayakkabı grubunda gerçekleşti. Bu grubu aylık %2,10 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubu izledi.
Yıllık olarak ise %13,74 ile ulaştırma en fazla artış gösteren grup oldu. Aylık tek düşüş ise baz
etkisiyle birlikte %0,02’lık düşüş ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. TÜFE’de
yıllık olarak yükseliş trendi devam ediyor. TCMB’nin de belirtiği gibi bu yükseliş eğilimi yılın ikinci
yarısına kadar devam edebilir. Enflasyonun yıllık olarak düşüş trendine girebilmesi için üst üste
iki ay TÜFE’nin yıllık olarak %7,30 altında geldiğini görmemiz gerekiyor.
Enerji hariç enflasyonda yıllık olarak yükseliş trendi hızlanarak devam ediyor. Enerji hariç
enflasyon aylık %1,40 yükselirken, yıllık yükseliş %9,06 seviyesine yükseldi. Enerji hariç
enflasyon yıllık olarak TÜFE’nin üzerinde seyretmeye devam ediyor. Özel kapsamlı H ve I
endeksleri de (çekirdek enflasyon) yıllık olarak TÜFE üzerinde seyretmeye devam ediyor. H
endeksi aylık %1,25 artış kaydederken, yıllık %9,52 arttı. I endeksi ise aylık %1,20 artarken,
yıllık %9,32 artış gösterdi. Her iki endekste hem aylık hem de yıllık olarak TÜFE’nin üzerinde
seyrediyor. Bu iki endeksin TÜFE’nin üzerinde seyretmesi ilerleyen dönemde enflasyonun
yükseliş eğilimine devam edeceğine işaret ediyor. Enflasyonun artış hızının tekrar gerilediğini
görmemiz için bu iki endeksin hem aylıkta hem de yıllıkta TÜFE’nin altına gelmesi gerekiyor.
Özel kapsamlı TÜFE endekslerindeki yükseliş eğilimi orta vadede enflasyon için yükseliş trendinin
devamına işaret ettiğinden negatif sinyal veriyor.
ÜFE’de Mart ayında %0,74 yükseldi. Yıllık ÜFE oranı ise %12,31 olarak gerçekleşti. Yıllık olarak
ÜFE’deki yükseliş eğiliminin bu ay durduğu görülüyor. ÜFE’de döviz kurlarının geçiş genliği
yüksek olduğu için hızlı yükselen döviz kurları ve baz etkisinin etkisiyle 2014 yılının ilk iki ayında
yıllık bazda sert yükseliş kaydetmişti. Döviz kurlarında Mart ayında yaşanan düşüş sonrası
ÜFE’deki yükseliş trendinin duraksadığı görülüyor.
ÜFE’de en yüksek aylık artışın yaşandığı sektörler deri ve ilgili ürünler %3,06, diğer mamul
eşyalar %2,79, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler %2,78 alt sektörleridir. Mart ayında
ana sanayi gruplarında en yüksek artış %1,92 ile dayanıklı tüketim malları grubunda yaşandı.
Mart ayında ana sanayi grupları içinde %1,12’lik düşüşle enerji sektörü tek fiyat gerilemesinin
yaşandığı grup oldu.
TCMB’nin son enflasyon raporunda 2014 yılında enflasyonun %70 olasılıkla %5,5-8 arasında
gerçekleşmesi ve orta noktasının %6,6 olması beklenmektedir. Mevcut TÜFE verileri ve Özel
kapsamlı enflasyon rakamlarının TCMB’nin hedefi olan %6,6 orta hedefine ulaşılmasının bu yıl
için zor olacağını gösteriyor. Özellikle özel kapsamlı TÜFE endekslerindeki yükseliş trendi
enflasyon hedefinde orta noktanın tutturulmasının pek mümkün olmayacağını gösteriyor. Olası
zamlar bu hedefin tutturulmasını daha da güçleştirecektir. Özel kapsamlı enflasyon kalemlerinde
oluşan trend önümüzdeki dönemde TÜFE’nin TCMB’nin enflasyon tahmin ufku olan üst banda
yakın seyredeceğine işaret ediyor. Kısa vadede ise yıllık bazda enflasyonun bu aralığın üzerinde
seyretmesi beklenmelidir. TL’de son dönemde yaşanan değerlenme, petrol fiyatlarının sınırlı da
olsa düşüş eğilimine girmesi ve talep tarafında yaşanan düşüş ilerleyen dönemde enflasyon
hızının TCMB tahmin aralığına gerilemesine yardımcı olacak faktörler olarak görülüyor. Bununla
birlikte TL’de değer kaybının devam etmesi, doğalgaz-elektrik v.s. gibi ürünlerde yapılacak
zamlar ve gıda fiyatlarında yaşanabilecek artışlar enflasyon üzerinde negatif baskı oluşturacak
etkenler olacaktır.
Kaynak: TÜİK
ENFLASYON ORANLARI ve BIST İLİŞKİSİ
TÜFE ve ÜFE arasındaki yıllık enflasyon farkları incelendiğinde, TÜFE’nin yıllık olarak ÜFE’den
yüksek olduğu ve farkı açtığı dönemlerde BIST’te orta ve uzun vadeli yükseliş trendlerinin
oluştuğu görülüyor. Tam tersine farkın kapanarak yıllık olarak ÜFE’nin TÜFE oranları üzerine
çıktığı nokta da ise BIST’te düşüş trendi başlıyor ve negatif fark arttıkça düşüşler hızlanıyor.
Bunun en temel sebebi TÜFE ve ÜFE enflasyon oranları arasındaki farkın tüketici ve üretici
rantları arasında aktarıma neden olmasıdır. TÜFE’nin yüksek, ÜFE’nin düşük olduğu dönemlerde
üreticilerin maliyetleri daha düşük hızda artarken, tüketici fiyatları daha hızlı yükseldiği için
üreticilerin kar marjı daha yüksek olmaktadır. Bu da tüketici rantından, üretici rantına bir
aktarım sağlamaktadır. Bu da şirket karlılıklarına orta vadede olumlu katkı sağlamaktadır. Bu
dönemde sadece üretim yapan sanayi şirketlerinde değil banka karlarında dolaylı olarak artış
olduğu görülmektedir. (Üretici ve tüketici rantıyla ilgili genel tanımlaya raporun sonunda yer
verilmiştir.) Ayrıca TÜFE enflasyonu Türkiye’de direkt iç taleple de alakalı olduğundan TÜFE’nin
ÜFE’den yüksek olması yurtiçi talebinde yüksek olduğunu işaret etmektedir.
BIST’in hareketleri incelendiğinde Mayıs 2013 enflasyon verisi sonrası endeks ile TÜFE-ÜFE
arasındaki spread ’de uyumsuzluk oluştu. Şubat-Mayıs 2013 arasında TÜFE-ÜFE farkı yatay
seyrederken endeksin yeni yükselişler yaparak yeni zirveler oluşturması negatif bir uyumsuzluk
oluşturdu. Başka bir ifadeyle endeks yeni zirveler yapmasına karşın iki enflasyon oranı
arasındaki spreadın son 3-4 ayda yeni zirvelere gidememesi BIST endeksi için bir düşüş
trendinin gerçekleşebileceğine işaret etmiştir. Bu uyumsuzluk sonrası BIST’te sert düşüş oluştu
ve endeks yükseliş trendini aşağı yönde kırdı. İki enflasyon oranı arasındaki fark yıllık olarak
sıfıra yaklaştıkça BIST’te de yeni düşükler görülmeye başlandı. Ocak 2014 itibarıyla TÜFE-ÜFE
arasındaki fark Ocak 2012’den sonra ilk kez sıfırın altına inerek -2,94 puan oldu. Bu BIST’te
uzun vadeli yükseliş trendinin kırıldığını teyit eden bir durumdur. Önümüzdeki aylarda yıllık
TÜFE-ÜFE arasındaki fark eksi oldukça bu BIST endeksi için düşüş trendinin orta ve uzun vadede
geçerliliğini koruduğuna işaret edecektir. Geçen ay -4,51 olan bu farkın bu ay daraldı. Bu
dönemde de endeks 61.000 seviyelerinden 71.000 seviyeleri üzerine geldi. Farkın ilerleyen
dönemde daralmaya devam etmesi ve sıfırın üzerine çıkması düşüş trendinin sonlandığına
işarete edecektir.
Yukarıdaki son grafikten de görülebileceği gibi TÜFE-ÜFE farkının sıfırın üzerinde olduğu
dönemlerde BIST’in uzun vadeli yükseliş trendinde olduğu spreadin zirve yapmasından sonra
düşüşe geçmesiyle BIST’te zirve oluşumu gerçekleşip düşüş trendinin başladığı görülmektedir.
Farkın azalarak tekrar sıfır altına inmesi ile (yani ÜFE’nin yıllık olarak TÜFE üzerinde seyrettiği
dönemlerde) ile birlikte ise BIST’te orta ve uzun vadeli düşüş trendlerinin oluştuğu görülüyor.
Başka bir ifadeyle BIST’te yükselen trendin teknik olarak aşağı kırıldığı görülüyor. Son gelen veri
sonrası TÜFE-ÜFE arasındaki yıllık farkın bir miktar daralması pozitif olsa da endekste yükseliş
trendinin oluşmaya başladığından bahsetmek için farkın pozitife dönmesi gerekir.
TÜİK BÜLTENİ
Tüketici Fiyat Endeksi, Mart 2014
Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık %1,13 arttı.
TÜFE’de (2003=100) 2014 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %1,13, bir önceki yılın Aralık ayına göre
%3,57, bir önceki yılın aynı ayına göre %8,39 ve on iki aylık ortalamalara göre %7,70 artış gerçekleşti.
Aylık en yüksek artış %2,49 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti.
Ana harcama grupları itibariyle 2014 yılı Mart ayında endekste yer alan gruplardan gıda ve alkolsüz
içeceklerde %2,10, lokanta ve otellerde %1,33, çeşitli mal ve hizmetlerde %1,20, ev eşyasında %0,90
artış gerçekleşti.
Aylık düşüş gösteren tek grup %0,02 ile alkollü içecekler ve tütün oldu.
Ana harcama grupları itibariyle 2014 yılı Mart ayında endekste yer alan gruplardan sadece alkollü içecekler
ve tütün grubunda %0,02 oranında düşüş gerçekleşti.
Yıllık en yüksek artış %13,74 ile ulaştırma grubunda gerçekleşti.
TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre lokanta ve oteller (%12,51), gıda ve alkolsüz içecekler (%10,12),
eğitim (%9,98), eğlence ve kültür (%7,97) artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.
Tüketici Fiyat Endeksi (2003=100), Mart 2014
(Yıllık Değişim Oranı)
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Mart 2014
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi aylık %0,74 arttı.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), 2014 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %0,74, bir önceki yılın
Aralık ayına göre %5,52, bir önceki yılın aynı ayına göre %12,31 ve on iki aylık ortalamalara göre %6,95
artış gösterdi.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi Değişim Oranları (2003=100), 2013-2014
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (2003=100), 2013-2014
(Bir Önceki Yılın Aynı Ayına Göre Değişim Oranları)
Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %0,10
düşüş, imalat sanayi sektöründe %1,03 artış, elektrik ve gaz sektöründe %1,69 düşüş ve su sektöründe
%0,56 artış olarak gerçekleşti.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ve Değişim Oranları (2003=100), Mart 2014
En yüksek aylık artış deri ve ilgili ürünler sektöründe gerçekleşti.
Bir önceki aya göre endekslerin en fazla artış gösterdiği alt sektörler; deri ve ilgili ürünler (%3,06), diğer
mamul eşyalar (%2,79), bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler (%2,78) alt sektörleridir. Buna karşılık
elektrik, gaz üretim ve dağıtımı (%-1,69), diğer madencilik ve taşocakçılığı ürünleri (%-1,40) ve kok ve
rafine petrol ürünleri (%-1,09) bir ay önceye göre endekslerin en fazla gerilediği alt sektörler oldu.
Ana sanayi gruplarında en çok artış dayanıklı tüketim malında gerçekleşti.
Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2014 yılı Mart ayında en yüksek aylık artış dayanıklı tüketim
mallarında, en yüksek yıllık artış ise sermaye mallarında gerçekleşti.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi Ana Sanayi Grupları ve Değişim Oranları (2003=100), Mart 2014
Kaynak: TUİK BÜLTEN’den direkt alıntıdır.
Tüketici Rantı nedir?
Bir mal ve hizmete her tüketici farklı değerler verir. Bunun sonucunda bir maldan çeşitli fiyatlardan satın
alınmak istenen miktarlar her alıcı için farklı olur. Bazı alıcılar bir mala, öteki alıcılardan ve satın almak
istedikleri öteki mallardan daha fazla önem verdiklerinden dolayı daha fazla para ödemeye razı olurlar.
Bazı alıcılar ise, sözü edilen malı yalnızca ucuzlayınca almak isterler. Farklı alıcıların aynı mala farklı fiyat
ödemeye nazır olmalarına karşın yukarıda açıklandığı gibi tam rekabet piyasasında her mal için tek fiyat
vardır. Tüketicilerin bir bölümü o malı alabilmek için denge fiyatının üzerinde bir fiyat ödemeye hazır
oldukları halde, piyasada geçerli sabit denge fiyatından o malı satın almaktadır.
Denge fiyatının üzerindeki fiyatlardan, söz konusu malı satın almaya razı olan alıcıların, bu malı denge
fiyatından alabilmeleri, bunlar için bir tür gelirdir (kazançtır). İşte bu gelire tüketici rantı adını veriyoruz.
Bu açıklamaya bağlı olarak tüketici rantının, bir tüketicinin belirli bir malı satın alabilmek için ödemeye razı
olduğu fiyat ile piyasada oluşan ve ödediği denge fiyatı arasındaki fark olduğunu söyleyebiliriz.
Belirli bir piyasada herhangi bir malı satın alan tüketicilerin sağladıkları toplam tüketici rantı aşağıdaki
şekilde gösterilmiştir Örneğin tüketiciler arasında bazılarının ödeyebileceği en yüksek fiyat OP2'ye kadar
çıkabilir. Bu durumda P1P2 taralı alanı toplam tüketici rantını oluşturacaktır. Çünkü piyasada oluşan denge
fiyatı OPı; bu fiyattan alınan yani talip edilen miktar OQı'dir. OPı fiyatından daha fazla fiyat ödemeye razı
tüketiciler olabilecektir.
Üretici Rantı
Yine belirli bir piyasada oluşan denge fiyatı OPı; bu fiyattan satılan miktar da yani arz miktarı da OQı
olsun. OPı fiyatından ürününü daha düşük fiyattan satmaya razı üreticiler (firmalar) de olabilecektir.
Ürününü denge fiyatından daha düşük fiyatla satmak isteyen üreticilerin, OPı fiyatından satış yapmaları
durumunda birim başına P1P3; toplam olarak da P1P3K taralı alanı kadar bir kazançları olacaktır. Bu
kazanca da üretici rantı veya üretici artığı adı verilir.
Fatih TOMAKİN
Yurtiçi Sermaye Piyasaları
Uzman
Tel
Mail
: 0216 250 53 06
: [email protected]
www.asyayatirim.com.tr
UYARI: Bu rapordaki veriler güvenirliliğine inanılan kaynaklardan derlemiş olup, yapılan
yorumlar sadece ASYA YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.’nin görüşünü yansıtmaktadır. Sadece
burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir
ve bu bilgiler, herhangi bir yatırım aracı için olumlu/olumsuz bir vaat içermemektedir. Bu
raporun ilgili yatırım konusunda her türlü veriyi içerdiği düşünülmemelidir. Bu raporda yer alan
yorumlar,
tavsiyeler
ve
diğer
bütün
bilgiler;
yatırım
danışmanlığı
kapsamında
değerlendirilemez. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri,
mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Bu veriler, yaşanacak olan gelişmeler çerçevesinde
yatırımcıya haber verilmeksizin değiştirilebilir. Bu bilgiler ışığında yapılan ve yapılacak olan
yatırımların sonuçlarından Şirketimiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Bunlara ilaveten, Asya
Yatırım, raporların internet üzerinden e-mail yoluyla alınması durumunda virüs, hatalı
gönderim veya diğer hernangi bir teknik sebepten dolayı alıcının donanımına veya yazılımına
gelebilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.
Download

ENFLASYON VERİLERİ - 03 Nisan 2014 Perşembe