SINAİ MÜLKİYET HAKLARINDA KURUMLAR VERGİSİ VE KATMA DEĞER
VERGİSİ İSTİSNASI
1. KONU:
19 Şubat 2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan 6518 sayılı “Aile ve
Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun” ile Kurumlar Vergisi Kanununa(KVK) eklenen 5/B maddesi ve Katma Değer
Vergisi Kanununun (KDVK) 17/4 üncü maddesine eklenen (z) bendi ile Türkiye’de
gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetleri ile yazılım faaliyetleri neticesinde
ortaya çıkan buluşların satış ve kiralanmasından elde edilen kazançlara kurumlar vergisi
istisnası; bunların satış ve kiralama bedelleri için de KDV istisnası getirilmiştir.
Bu çalışmamızda, 6518 sayılı Kanun ile KVK ve KDVK’larında konuya ilişkin olarak
getirilen istisna hükümleri ele alınacak ve değerlendirilecektir.
2. KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER:
27.06.1995 tarih ve 22326 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 551 sayılı Patent
Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile sınai hakkın tesisine uygun
buluşlara patent veya faydalı model belgesi verilerek bunların korunması ile ilgili esaslar,
kurallar ve şartlar belirlenmiştir. Anılan Kanunun 1 inci maddesinde yapılan belirlemeye göre
yapılan düzenlemenin amacı; “buluş yapma faaliyetini özendirmek, buluşların sanayiye
uygulanması ile teknik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesini sağlamak için
buluşlara patent veya faydalı model belgesi vererek korumaktır”.
Kısaca “sınai mülkiyet hakkı” olarak adlandırılabilecek buluşların, ülke ekonomisi için
önemi dikkate alınarak, sadece söz konusu 551 sayılı KHK ile değil, başka kanunlarla da bu
buluşların korunması ve teşvik edilmesine yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Bu bağlamda
vergi kanunlarında da konuyla ilgili düzenlemeler yer almıştır.
Örneğin, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun (KVK) 10/1-a maddesinde,
“mükelleflerin, işletmeleri bünyesinde gerçekleştirdikleri münhasıran yeni teknoloji ve bilgi
arayışına yönelik araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının % 100'ü oranında
hesaplanacak "Ar-Ge indirimi"nin” kurum kazancından indirilebileceği belirtilmiştir. Yine
4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun Geçici 2 nci maddesinde de, “yönetici
şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile bölgede faaliyet
gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu bölgedeki yazılım ve ARGE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31.12.2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar
vergisinden müstesnadır" hükmü yer almaktadır.
Yine 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun (KDVK) Geçici 20 nci maddesinde;
“4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde
faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna
bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi,
iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı
şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden müstesnadır” şeklinde düzenleme
yapılmıştır.
Yukarıda belirtilen düzenlemelerin, sınai mülkiyet haklarının teşvik edilmesi konusunda
yeterli kadar vergisel teşvik sağlamadığı düşüncesinden olsa gerek, 6518 sayılı Kanun ile söz
konusu işlemlere ve işlemlerden elde edilen kazançlara yönelik olarak kurumlar vergisi ve
katma değer vergisi açısından ilave istisna hükümleri getirilmiştir.
Söz konusu istisna hükümleri izleyen bölümlerde ele alınacak ve değerlendirilecektir.
3. SINAİ MÜLKİYET HAKLARINDA KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNASI:
3.1. Yasal Düzenlemeler:
6518 sayılı Kanunun 82 nci maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa, 5/A
maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 5/B maddesi eklenmiştir. (Anılan düzenleme,
1/1/2015 tarihinden itibaren elde edilen kazanç ve iratlara ve bu tarihten itibaren yapılacak
vergi kesintilerine uygulanmak üzere Kanunun yayımı tarihinde yani 19 Şubat 2014 tarihinde
yürürlüğe girmiştir).
“Sınai mülkiyet haklarında istisna
MADDE 5/B – (1) Türkiye’de gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetleri
ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşların;
a) Kiralanması neticesinde elde edilen kazanç ve iratların,
b) Devri veya satışı neticesinde elde edilen kazançların,
c) Türkiye’de seri üretime tabi tutularak pazarlanmaları hâlinde elde edilen kazançların,
ç) Türkiye’de gerçekleştirilen üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin
satışından elde edilen kazançların patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen
kısmının,
% 50’si kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu istisna, buluşa yönelik hakların ihlal
edilmesi neticesinde elde edilen gelirler ile buluş nedeniyle alınan sigorta veya diğer
tazminatlar için de uygulanır.
(2) İstisnanın uygulanabilmesi için;
a) İstisna uygulamasına konu buluşun, 24/6/1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının
Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında patent veya faydalı model
belgesi verilerek koruma altına alınan buluşlar arasında yer alması ve buluşa ilişkin
incelemeli sistem ile patent veya araştırma raporu sonucunda faydalı model belgesi alınması,
b) İstisna uygulamasından yararlanabilecek kişilerin, 551 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen nitelikleri taşıması ve bu kişilerin patentli veya
faydalı model belgeli buluşu geliştirme yetkisini haiz bulunması şartıyla, patent veya faydalı
model belgesinin sahibi ya da patent veya faydalı model belgesi üzerinde tekel niteliğinde özel
bir ruhsata sahip olması,
c) İstisnadan yararlanılacak ilk yıl, buluşun oluşturacağı katma değer dikkate alınarak
devir veya satış hâlindeki değerinin tespitine yönelik Maliye Bakanlığı tarafından değerleme
raporu düzenlenmesi,
gerekmektedir.
(3) İstisna uygulamasına patent veya faydalı model belgesinin verildiği tarihten itibaren
başlanır ve ilgili patent veya faydalı model belgesi için sağlanan koruma süresi aşılmamak
kaydıyla bu istisnadan yararlanılabilir. Her bir mükellef tarafından yararlanılabilecek istisna
tutarı; değerleme raporunda belirtilen bedelin % 50’sini, bu madde kapsamında
yararlanılabilecek toplam istisna tutarı ise değerleme raporunda belirtilen bedelin %
100’ünü aşamaz. Buluşun üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından
elde edilen kazançların, patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmı,
ayrıştırılmak suretiyle transfer fiyatlandırması esaslarına göre tespit edilir.
(4) Bu madde gelir vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.
(5) İstisna uygulamasının kesinti suretiyle alınan vergilere şümulü yoktur. Ancak, bu
madde kapsamında istisnadan yararlanılan serbest meslek kazançları ile gayrimenkul
sermaye iratları üzerinden yapılacak vergi kesintisi % 50 oranında indirimli uygulanır.
Kazanç ve iradı kesinti yoluyla vergilenen ve beyanname vermesi gerekmeyen mükellefler için
indirimli vergi kesintisi en fazla 5 yıl süre ile uygulanır.
(6) Bu madde kapsamında istisna uygulamasından yararlanan mükellefler,
26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında yer alan
istisna uygulamasından ayrıca yararlanamaz.
(7) Birinci, üçüncü ve beşinci fıkralarda yer alan % 50 oranını ayrı ayrı ya da birlikte
sıfıra kadar indirmeye, % 100’e kadar artırmaya, bu oranları sektörler ile birinci fıkrada yer
alan gelir, kazanç ve iratlar itibarıyla ya da patent veya faydalı model belgesine göre
farklılaştırmaya, üçüncü fıkrada yer alan % 100 oranını % 200’e kadar artırmaya, tekrar
kanuni seviyesine indirmeye, beşinci fıkrada yer alan süreyi 1 yıla kadar indirmeye, tekrar
kanuni seviyesine kadar çıkarmaya Bakanlar Kurulu; ikinci fıkranın (c) bendinde yer alan
değerleme raporunun şekil, içerik, hazırlanması ile üçüncü fıkrada yer alan transfer
fiyatlandırması suretiyle ayrıştırma yöntemi yerine satış, hasılat, gider, harcama veya benzeri
unsurları dikkate alarak kazancın ayrıştırılmasında basitleştirilmiş yöntemler tespit etmeye ve
bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
3.2. İstisna Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar:
Yapılan düzenleme uyarınca; kurumlar ve gelir vergisi mükellefleri tarafından Türkiye’de
gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetleri ile yazılım faaliyetleri neticesinde
ortaya çıkan buluşların;
 Kiralanması neticesinde elde edilen kazanç ve iratların,
 Devri veya satışı neticesinde elde edilen kazançların,
 Türkiye’de seri üretime tabi tutularak pazarlanmaları hâlinde elde edilen
kazançların,
 Türkiye’de gerçekleştirilen üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen
ürünlerin satışından elde edilen kazançların patentli veya faydalı model belgeli buluşa
atfedilen kısmının,
%50’si, 01.01.2015 tarihinden itibaren kurumlar vergisinden ve maddede yapılan atıf
uyarınca gelir vergisinden istisna olacaktır.
Öte yandan, buluşa yönelik hakların ihlal edilmesi neticesinde elde edilen gelirler ile
buluş nedeniyle alınan sigorta veya diğer tazminatlar için de söz konusu istisna
uygulanacaktır.
Söz konusu istisnanın uygulaması ile ilgili usul ve esasları belirleme konusunda Maliye
Bakanlığı’na anılan Kanun maddesi ile yetki verilmiş olup, bu konuda ilgili Bakanlık
tarafından henüz bir belirleme yapılmamış olmakla birlikte, kanunda yer alan hükümler
doğrultusunda bu istisnanın uygulamasına ilişkin usul ve esasları aşağıdaki gibi
özetleyebiliriz:
 İstisna uygulamasına konu buluşun, 24/6/1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının
Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında patent veya faydalı model
belgesi verilerek koruma altına alınan buluşlar arasında yer alması ve buluşa ilişkin incelemeli
sistem ile patent veya araştırma raporu sonucunda faydalı model belgesi alınması
gerekmektedir.
 İstisna uygulamasından yararlanabilecek kişilerin, 551 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen nitelikleri taşıması gerekmektedir. Buna göre
istisna uygulamasından; Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai veya
ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler veya Paris Anlaşması hükümleri dahilinde
başvuru hakkına sahip kişiler yararlanır. Ayrıca Bu kapsamda olmamasına rağmen, Türkiye
Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen patent ve/veya faydalı model belgesi
koruması tanıyan devletlerin uyruğundaki gerçek veya tüzel kişiler de karşılıklılık ilkesi
uyarınca istisna uygulamasından yararlanır.
 İstisnadan faydalanacak kişilerin patentli veya faydalı model belgeli buluşu geliştirme
yetkisini haiz bulunması şartıyla, patent veya faydalı model belgesinin sahibi ya da patent
veya faydalı model belgesi üzerinde tekel niteliğinde özel bir ruhsata sahip olması
gerekmektedir.
 İstisnadan yararlanılacak ilk yıl için, buluşun oluşturacağı katma değer dikkate
alınarak devir veya satış hâlindeki değerinin tespitine yönelik Maliye Bakanlığı tarafından
değerleme raporu düzenlenmesi gerekmektedir. Değerleme raporunun şekil, içerik,
hazırlanması ile ilgili usul ve esasları belirleme konusunda Maliye Bakanlığı yetkilidir.
 İstisna uygulamasına patent veya faydalı model belgesinin verildiği tarihten itibaren
başlanır ve ilgili patent veya faydalı model belgesi için sağlanan koruma süresi aşılmamak
kaydıyla bu istisnadan yararlanılabilir.
 Her bir mükellef tarafından yararlanılabilecek istisna tutarı; değerleme raporunda
belirtilen bedelin % 50’sini, yararlanılabilecek toplam istisna tutarı ise değerleme raporunda
belirtilen bedelin % 100’ünü aşamaz. Buna göre, bir mükellefin anılan düzenleme kapsamında
yararlanabileceği istisna tutarı, Maliye Bakanlığı tarafından düzenletilen değerleme raporunda
yer alan değerin %50’sini aşamayacaktır. Herhangi bir nedenle anılan sınai mülkiyet hakkı
nedeniyle birden fazla mükellefin istisnadan yararlanmasının söz konusu olması halinde ise
yararlanılabilecek istisna tutarı, belirlenen değerin %100’ünü aşamayacaktır.
 Buluşun üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen
kazançların, patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmı, ayrıştırılmak suretiyle
transfer fiyatlandırması esaslarına göre tespit edilir. Ancak transfer fiyatlandırması suretiyle
ayrıştırma yöntemi yerine satış, hasılat, gider, harcama veya benzeri unsurları dikkate alarak
kazancın ayrıştırılmasında basitleştirilmiş yöntemler tespit etmeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Buna göre, buluşun kiralanması, devri, satışı ya da seri üretime geçerek pazarlanması
dışında, üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından sağlanan kazançlar
da belli şartlarla istisnadan yararlanabilecektir. Bu şekilde istisnadan yararlandırılacak tutarın
da yukarıda bahsedilen istisnadan yararlanılacak sınırın tespitinde dikkate alınacağı tabiidir.
 İstisna uygulamasının kesinti suretiyle alınan vergilere şümulü yoktur. Ancak, bu
madde kapsamında istisnadan yararlanılan serbest meslek kazançları ile gayrimenkul sermaye
iratları üzerinden yapılacak vergi kesintisi % 50 oranında indirimli uygulanır. Kazanç ve iradı
kesinti yoluyla vergilenen ve beyanname vermesi gerekmeyen mükellefler için indirimli vergi
kesintisi en fazla 5 yıl süre ile uygulanır.
Yapılan düzenleme uyarınca kazancın istisna kapsamında olması, bu kazançlar üzerinden
stopaj yoluyla vergileme yapılmasına engel değildir. Ancak istisna konusu kazançlar
üzerinden gelir veya kurumlar vergisi kanunları uyarınca yapılacak tevkifat oranları %50
indirimli olarak uygulanacaktır. Örneğin, bir gerçek kişinin sahip olduğu bir patenti
kiralaması durunda anılan kira bedeli üzerinden GVK’nun 94/5-a maddesi uyarınca % 20
oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte ise de yukarıda bahsedilen şartların
mevcudiyeti halinde yapılacak tevkifatın oranı % 10 olacaktır. Diğer taraftan bu kapsamda
gelir elde eden kişinin, GVK’nun 86 ncı maddesi uyarınca kazancı kesinti yoluyla
vergilendiği için beyanname vermesinin söz konusu olmaması halinde indirimli vergi kesintisi
5 yıl süre ile uygulanacak ve 5 yıldan sonra ise yine normal oranda kesinti uygulanacaktır.
Söz konusu buluşla ilgili olarak farklı dönemlerde birden fazla kişinin yukarıda belirtilen
düzenleme kapsamında olması halinde; bize göre, 5 yıllık sürenin her bir mükellef için ayrı
ayrı uygulanması gerekir.
 Anılan düzenleme kapsamında istisna uygulamasından yararlanan mükellefler,
26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında yer alan
istisna uygulamasından ayrıca yararlanamaz. Ancak bu mükelleflerin AR-GE indiriminden,
ilgili mevzuattaki şartları taşımaları kaydıyla yararlanmaları gerektiğini düşünüyoruz.
 Bakanlar Kurulu; maddede yer alan oranları arttırma veya eksiltme ya da gelir, kazanç
ve iratlar itibarıyla ya da patent veya faydalı model belgesine göre farklılaştırma konusunda,
ayrıca yine maddede yer alan süreleri kısaltma ya da arttırma konusunda yetkilidir.
3.3. Uygulamadan Yararlanamayacak Olan Kişiler ve İşlemler:
6518 sayılı Kanunla KVK’na eklenen 5/B maddesinde yapılan düzenleme ve istisna
uygulamasından, yine aynı kanunda yer alan hükümler uyarınca bazı mükelleflerin
faydalanmasına izin verilmemektedir. Ayrıca bazı işlemler de mahiyetleri itibariyle
düzenlemenin kapsamına girmemektedir. Buna göre, istisna uygulamasından
yararlanamayacak olan kişi ve işlemleri aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:
Yukarıda bahsedilen KVK’nun 5/B maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan
düzenleme uyarınca; istisna uygulamasından yararlanabilecek kişilerin, 551 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen nitelikleri taşıması ve bu kişilerin
patentli veya faydalı model belgeli buluşu geliştirme yetkisini haiz bulunması şartıyla, patent
veya faydalı model belgesinin sahibi ya da patent veya faydalı model belgesi üzerinde tekel
niteliğinde özel bir ruhsata sahip olması gerekmektedir. Buna göre aşağıdaki kişi ve işlemler
anılan istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.
 551 sayılı KHK kapsamına girmeyen kişiler: anılan 551 sayılı KHK’nin 2 nci
maddesinde, patent veya buluş nedeniyle korumadan faydalanabilecek kişiler belirlenmiştir.
Anılan düzenleme uyarınca korumadan; “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı
olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler veya Paris Anlaşması
hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişiler” yararlanır. Bu kapsamda olmamakla
birlikte, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen patent ve/veya faydalı
model belgesi koruması tanıyan devletlerin uyruğundaki gerçek veya tüzel kişiler de,
karşılıklılık ilkesi uyarınca Türkiye'de patent ve/veya faydalı model belgesi korumasından
yararlanabilecektir. Dolayısıyla yukarıda sayılanlar dışındaki kişi ve kuruluşlar, bir buluş
yapmış olsalar bile, anılan istisna uygulamasından yararlanamayacaklardır.
 Patent verilemeyecek konular ve buluşlar: 551 sayılı KHK’nin 6 ncı maddesinde,
patent verilmeyecek konular ve buluşlar belirtilmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre
patent verilemeyecek olan konu ve buluşlar şunlardır:
a) Keşifler, bilimsel teoriler, matematik metotları;
b) Zihni, ticari ve oyun faaliyetlerine ilişkin plan, usul ve kurallar;
c) Edebiyat ve sanat eserleri, bilim eserleri, estetik niteliği olan yaratmalar, bilgisayar
yazılımları;
d) Bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü
bulunmayan usuller;
e) İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak cerrahi ve tedavi usulleri ile insan, hayvan
vücudu ile ilgili teşhis usulleri (bu usullerin herhangi birinde kullanılan terkip ve
maddeler ile bunların üretim usulleri hariç);
f) Konusu kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar;
g) Bitki veya hayvan türleri veya önemli ölçüde biyolojik esaslara dayanan bitki veya
hayvan yetiştirilmesi usulleri.
Öte yandan aynı KHK’nin 155 inci maddesi uyarınca yukarıda belirtilen konularda
faydalı model belgesi de verilmemektedir. Ayrıca aynı maddedeki düzenleme uyarınca;
usuller ve bu usuller sonucunda elde edilen ürünler ile kimyasal maddeler hakkında da faydalı
model belgesi verilmemektedir.
Dolayısıyla yukarıda belirtilen konularda yapılacak buluşlar için patent veya faydalı
model belgesi verilemeyeceğinden, bu alanlarda yapılacak buluşlardan sağlanacak kazançların
istisnadan yararlanması da söz konusu olmayacaktır.
Yukarıda belirtilen patent verilemeyecek konular arasında yer alan “bilgisayar
yazılımları” konusu özellikli ve önemli bir konu olup, uygulamada da sıklıkla karşılaşılabilen
bu işlemden sağlanan kazançla ilgili olarak, KVK’nun 5/B maddesi kapsamında istisna
uygulaması söz konusu olmayacaktır. Ancak anılan faaliyetlerin teknoloji geliştirme
bölgelerinde yürütülmeleri halinde, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun
Geçici 2 nci maddesinde yer alan şartlar dahilinde söz konusu kazançlar için istisna
uygulanabilecektir.
3.4.Uygulamayla İlgili Tartışmalı Konular:
6518 sayılı Kanunla KVK’na eklenen 5/B maddesinde yapılan düzenlemenin yeni olması
ve bu düzenleme kapsamındaki istisna uygulamasının 01.01.2015 tarihinden itibaren geçerli
olacak olması nedeniyle, uygulamadan kaynaklanabilecek sorunlar henüz ortaya çıkmamış
olmakla birlikte, konunun Platformda tartışılması sırasında, Maliye Bakanlığı tarafından
yapılacak düzenlemelerde dikkate alınması açısından ilk bakışta gündeme gelebilecek olan
bazı sorunlar gündeme getirilmiş olup, bunları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.
 Kanunun yayım tarihi olan 19 Şubat 2014 tarihinden önce ortaya çıkarılıp, patent veya
faydalı model kapsamında koruma altına alınan ya da bu belgelere konu edilmeyen buluşlarla
ilgili kazanç ve iratların istisna kapsamında olup olmadığı konusunda Kanunda bir düzenleme
bulunmamaktadır. Bu konunun Maliye Bakanlığı tarafından yapılacak düzenlemelerle
açıklığa kavuşturulacağını umut etmekle birlikte; bize göre söz konusu işlemlerle ilgili kazanç
ve iratların, diğer şartları da taşımak kaydıyla 01.01.2015 tarihinden itibaren istisna
kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
 Kanunun yayım tarihinden önce patent veya koruma belgesine bağlanan ancak
koruma süresi dolmuş olan buluşlarla ilgili kazanç ve iratların, hiçbir şekilde istisnadan
faydalanması mümkün olmayacaktır.
 İstisna, bir kazanç istisnası olduğundan, istisna konusu işlemle ilgili kazancın diğer
faaliyetlerden ayrı olarak ve bağımsız şekilde belirlenmesi gerekir. Söz konusu faaliyetlerden
zarar doğması halinde, bu zararın %50’sinin diğer faaliyetlerden doğan kazançlardan
indirilmesi de mümkün olmayacaktır. Buna karşılık, söz konusu istisna, dönem faaliyet
sonucunun zarar olması halinde de zarar arttırıcı bir unsur olarak uygulanacaktır.
 Kanunda, “Bu madde kapsamında istisna uygulamasından yararlanan mükellefler,
26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında yer alan
istisna uygulamasından ayrıca yararlanamaz” denilmektedir. Bu düzenlemenin,
“mükelleflerin mutlaka anılan istisnadan yararlanması zorunda oldukları ve 4691 sayılı
Kanunda yer alan istisnadan hiçbir şekilde yararlanamayacağı” şeklinde yorumlanmaması ve
mükelleflerin hangi istisnadan faydalanmak isteyecekleri hususunda seçimlik haklarının
olması gerektiğini düşünüyoruz. Maliye Bakanlığı tarafından bu konuda da bir açıklama
yapılmasının faydalı olacağını düşündüğümüz bu konuyu önümüzdeki sayılarımızda da ele
alacağız.
4. PATENTLİ VEYA FAYDALI MODEL BELGELİ BULUŞA İLİŞKİN KATMA
DEĞER VERGİSİ İSTİSNASI:
4.1. Yasal Düzenlemeler:
6518 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile KDV Kanununun 17/4 üncü maddesine eklenen
(z) bendi ile “Kurumlar Vergisi Kanununun 5/B maddesi kapsamındaki araştırma ve
geliştirme, yenilik ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan patentli veya faydalı model
belgeli buluşa ilişkin gayri maddi hakların kiralanması, devri veya satışı” işlemleri KDV’den
istisna edilmiş ve bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından Kanunun 30 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmünün uygulanmayacağı belirtilmiştir.
4.2. İstisna Uygulamasının Şartları ve Esasları:
Buna göre, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda gelir ve kurumlar vergisinden
istisna edilecek kazanç ve iratlara konu buluşa ilişkin gayri maddi hakların kiralanması, devri
veya satışı işlemleri KDV’den de istisna olacak ve 01.01.2015 tarihinden itibaren yapılacak
teslim ve hizmetlere uygulanacak söz konusu istisna konusu işlemlerle ilgili olarak yüklenilen
vergilerin indirim konusu yapılması da mümkün olabilecektir.
KDV istisnası, buluşa ilişkin gayri maddi hakların kiralanması, devri veya satışı için
uygulanacak olup, bu buluş sonucu üretilen malların satışı için istisna uygulaması söz konusu
olmayacaktır. Anılan işlemlerin kurumlar vergisinden istisna olması, bu işlemlere otomatik
olarak KDV istisnası uygulanmasını da gerektirmemektedir.
KDVK’nun 17/4-z maddesinde yer alan istisna, aynı Kanunun geçici 20 nci maddesinde
yer alan, teknoloji bölgelerindeki istisna uygulaması ile doğrudan bağlantılı olmayıp, istisna
konuları da farklılık göstermektedir. Hatta her iki istisnanın birbirini tamamlar mahiyette
olduğunu yani birinin kapsam dışı bıraktığı konuların diğerinin kapsamına girdiğini de
söylemek çok yanlış olmayacaktır.
5. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:
Bu çalışmamızda, 6518 sayılı Kanunla KVK’na eklenen 5/B maddesi ve KDVK’nun 17/4
üncü maddesine eklenen (z) bendi ile Türkiye’de gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve
yenilik faaliyetleri ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşlardan sağlanan
kazançlar ve işlemlere yönelik olarak getirilen kurumlar vergisi ve KDV istisnaları hususları
ana hatlarıyla ele alınmıştır.
Her ne kadar söz konusu istisna hükümleri, 01.01.2015 tarihinden itibaren fiilen
uygulanacak olsalar da bu tarihte başlayacak uygulamadan önce çözüme kavuşturulması
gereken bazı konular ve sorunlar da bulunmaktadır. Çalışmamızda hem anılan düzenlemelerin
uygulaması ve hem de konuyla ilgili olarak çıkabilecek sorunlar ele alınarak tartışılmıştır.
Maliye Bakanlığı’nın, Kanunda kendisine verilen yetkiye istinaden yapacağı düzenlemeler
sırasında, belirttiğimiz sorunlara da makul ve düzenlemenin özüne uygun çözümler getirmesi;
ekonomik gelişme ve kalkınma için son derece önemli olduğuna inandığımız anılan
düzenlemelerin amaca daha iyi hizmet etmesinde faydalı olacaktır.
Download

Sınai Mülkiyet Haklarında Kurumlar Vergisi Ve