KAZVINI, Hüseyin b. İbrahim
yazarak şarihlere öncülük etmiştir. Belagat çalışmaları şerh, haşiye, ta'lik, ihtisar
ve nazma çekme şeklinde yedi asırdır
onun bu iki eseri üzerinde odaklanmıştır.
Kazvlnl'nin bu eserleri, özellikle Osmanlı
medreselerinde yüzyıllarca ders kitabı
olarak okutulduğu gibi günümüzde de
akademik düzeyde okutulmakta ve üzerlerinde şerh, ta'lik, inceleme türü çalış­
malar yapılmaktadır.
Kazvlnl belagata dair çalışmalarını,
Sekkaki'nin MiitôJ:ıu '1- 'ulı1m'unun belagatla ilgili üçüncü bölümünün ihtisarı
olan Te1l]işü'1-MiftôJ:ı'ında toplamıştır.
Ancak müellif. bir başkasının eserini
özetleyen veya açıklayan bir alim olmakla kalmayıp kendine has belagat anlayışı
geliştirmiştir. Belagatın birçok konusunda Sekkaki'nin görüşlerini reddedip orüinal görüşler ortaya koyan Kazvlnl. Sekkaki'nin beyan ilminin sonunda yer verdiği
fesahat ve belagat konularını Bedreddin
İbn Malik' e uyarak girişte ele almış . belagat ve fesahati kesin çizgilerle birbirinden ayırmıştır. Onun bu konuda İbn Sinan ei-Hafacl'nin Sırrü '1-feş ôJ:ıa'sından
etkilendiği söylenir. Kazvlnl. meani ilmini
mantık! bir yaklaşımla sekiz temel konuya ayırmış. bu tasnif daha sonraki belagatçılar tarafından aynen benimsenmiş­
tir. Sekkaki'nin beyan ilmi tanımını yetersiz görüp onun andığı unsurları kullanarak bu ilmi yeniden tarif etmiştir.
Bed!' ilminin belagattan bağımsız bir
ilim olarak ele alınışı Kazvinl ile başlamış .
bu ilmin daha sonra da kabul edilen tanı­
mı onun tarafından yapılmıştır. Sekkaki'nin bedi' ilminde yer verdiği icaz, ıtnab.
i'tiraz ve iltifatı Kazvinl, meanl ilmi konu larına dahil etmiş. Sekkaki'nin yer verdiği on altı mana ve dört lafız sanatına on
beş mana ve üç lafız sanatı daha ekleyerek bed!' nevilerini otuz sekize çıkarmış­
tır. Çok sayıda bediitüre yer vermekle
tanınan bediiyyat sahiplerinden bazıları,
onun belirlediği bu otuz sekiz nevi ile yetinmiştir. Bazı çağdaş yazarlarca belagatı edebi zevkten uzak, ruhsuz kurallar yı ­
ğını haline getirmiş olmakla eleştiriime­
sine rağmen Kazvini bedii sanatlarda lafız-anlam bütünlüğünü ve lafzın anlama
tabi olmasını savunmuş. sanatı lafzl söz
oyunu sanan, manayı gölgeleyecek derecede lafzi sanatlarda aşırı giden şairleri
tenkit etmiştir (el-izaf:ı, s. 554-555).
Eserleri. 1. Te1l]işü'1-MiftôJ:ı. Sadece
et- Te1l]iş adıyla da tanınan eser. Ebu
Ya'küb es-Sekkaki'nin MiftôJ:ıu'1- 'u1ılm'u-
nun belagata dair üçüncü bölümünün ihtisarıdır. Şerhi mahiyetindeki e1-izaJ:ı'ın
724 (1324) tarihli bir nüshası bilindiğine
göre eser en az bu tarihten birkaç yıl önce
kaleme alınmış olmalıdır. Te1l]iş bir mukaddime ile üç bölüm ve bir hatimeden
meydana gelir. Kazvinl eserin mukaddimesinde fesahat ve belagat kavramları­
nın tanımını. kısım ve şartlarını incelemiş,
birinci bölümde meanl, ikinci bölümde
beyan ve üçüncü bölümde bed!' ilmini ele
almış. hatime kısmında ise şiir çalıntıları
(seri kat) meselesiyle edebi bir parçanın
giriş-gelişme-sonuç bölümlerini kapsayan kompozisyon tekniğine dair bazı temel bilgilere yer vermiştir. İlk defa Kalküta'da 1813'te basılan Te1l]işü '1-MiftaJ:ı'ın
daha sonra da çeşitli neşirleri yapılmış
(İstanbul 1260, 1275 , 1280; Ka hire 1297 ,
I 303. I 304, 1306, 13 I O, I 323, I 324; n ş r.
Abdurrahman ei-Berküki, Kahire I 322,
I 332; Beyrut I 302; Del hi I 305/1 885; Kum
ı 363): üzerinde şerh, haşiye, ta'lik, ihtisar, nazma çekme, tercüme şeklinde çok
sayıda çalışma gerçekleştirilmiştir (bk.
MİFTAHU'I-ULÜM). Z. e1-fzaJ:ı (li-muf)ta-
BİBLİYOGRAFYA :
Hatib ei -Kazvini. el-lzaf:ı fi 'ulüm i'l-belaga
M. Abdülmün'im el-H afikl). Kah ire 1400/
1980, s. 70 vd.; ayrıca bk. neşredenin girişi , s.
5-69; Safedi, A'yanü '1-'aşr (nşr. A li EbO Zeyd
v. dğr.). Beyrut- Dımaşk 1418/1998, IV, 492-499;
Kaıkaşendi, Şubf:ıu'l-a'şa (Şemseddin).XI, 258259; İbn Hacer, ed-Dürerü '1-kamine (nşr. M.
Seyyid Cad el hak). Kah ir e 1385/1966, IV, 3-6,
121- 123; İbnü ' I-Kadi, Dürretü'l-/:ıical, ll, 115;
Ahlwardt, Verzeichnis, VI, 368; Brockelmann,
GAL, 1, 354 -356; ll, 26-27; Suppl., 1, 517-519;
Ahmed Mustafa ei-Meragi, Tarftıu 'ulümi'l-belaga, Kahire 1369/1950, s. 135; Emin eı-Havli,
Menahi c tecdid, Kahire 1961 , s. 241; Ahmed
MatiGb, el-Kazvfnf ve Şürüf:ıu 't-Teltıfş, Bağdad
1967, tür.yer.; BedeviTabane. el-Beyanü'I-'Arabf, Kahire 1396/1976, s. 364-367; Abdülfettah
Laşin, el-Beha es-Sübki ve ara' ühü '1-belagıyy e
ve'n-nakdiyye, Kahire 1389/1978, s. 15 -19;
ayrıca bk. tür.yer.; Ömer Ferruh, Tarfl].u'l-edeb,
lll, 751; Abdüıaziz Atik, 'İlmü 'i-beyan, Beyrut
1405/1985, s. 48-59; a.mlf., Fi Tarftıi'l-be/aga­
ti 'l-'Arabiyye, Beyrut, ts. (Darü'n-nehdati'I-Arabiyye). s. 302-316; Şevki Dayf, el-Belaga tetavuür ve tarif]. , Kahire 1987, s. 335, 351; Mehmet
Yalar, el-Hatfb el-Kazvfnf ve Belagat ilmindeki
Yeri , Bursa 1998, tür.yer.; S. A. Bonebakker,
"al-~azwin i ", EJ2 (ing.). IV, 863-864.
(n ş r.
li!
İSMAİL DURMUŞ
şari Telf)fşi 'l-Mi{taf:ı). Te1l]işü '1-Mif tôl:ı ' ın
şerhi
mahiyetinde olmakla birlikte klasik
bir yöntemle kaleme alınmıştır. Eserde Tell]iş 'teki kapalı
kısımlar örneklerle açıklanmış. eksik görülen yerler bazı eserlerden nakiller ve ya-
r
şerh anlayışından _farklı
~
Kazvini'nin kaynaklarda adı geçen diğer
eserleri de şunlardır : eş-Şeg;rü '1-mercôni min şi'ri '1-Errecani (çok beğendiği
kadı ve şair Nasıhuddin Ebu Bekir Ahmed
el-Errecanl'nin şi irl erinden seçmeler). Şer­
J:ıu Lamiyyeti's-Savi fi'1-'arılz, ŞerJ:ıu't­
Ta,iyye 1i'bni'1-Fariz, Kitôb fi'1-uşıll.
-,
Hüseyn b. Emir İbrahim b. Muhammed
Ma'sGm et-Tebrizi ei-Kazvlru
(ö. 1208/1 793)
zarın görüşleriyle tamamlanmıştır. Şevki
Dayf. Kazvlnl'nin, Abdülkahir ei-Cürcanl
ve Zemahşerl'nin görüşlerine itiraz etmekle birlikte, onların eriştiği inceliği ve
estetiği yakalayamadığını belirtmektedir
(el-Belaga, s. 35 ı). e1-1zaJ:ı üzerine yazı­
lan başlıca şerhler şunlardır: Cemaleddin
Aksarayi, lzaJ:ıu'1-1zaJ:ı; Alaeddin Ali Esved, ŞerJ:ıu'1-1zaJ:ı; Haydar (b. Muhammed)
ei-Herevl, ŞerJ:ıu'1 - izaJ:ı; İbnü'I-Cezerl,
ŞerJ:ıu '1-izah; Haydar (b. Ahmed) eş-Şlra­
zl, ŞerJ:ıu 'l-izôJ:ı; Muhyiddin Muhammed
b. İbrahim en- Niksarl. el-İfşaJ:ı 'ale'lizah; Abdülmüteal es-Said!. Bugyetü'1izah; İzzeddin et-Tenühi. Tehg;ibü'1-izaJ:ı;
Muhammed Abdülmün'im ei-Hafacl (1vı. Kah i re I 367/1 948; kı sa şer h 1-11, Kahire
1368/1949, 1372/1953, 1391/1971. 1395/
I 975, I 400/1 980; eserlerin yazma n üshal arı için bk. Ahlwardt, VI, 368).
.
~
KAZVINI, Hüseyin b. Ihrahim
(~_,_jill ~ '..r.! ~ ~ )
L
Şii
fakihi.
_j
1126 (1714) yılı civarında Kazvin'de
ve daha sonra Kerbela'ya yerleşti.
Hz. Hüseyin'in soyundan gelen Tebriz asıl­
lı bir ulema ailesine mensuptur. Arap dili
ve edebiyatı , fıkıh, usul, akli ilimler. hadis
ve rica! konularında ilk tahsilini babasın­
dan ve ağabeyi Muhammed Mehdi'den
yaptı. İmamiyye'nin meşhur muhaddisi
Muhammed Bakır el-Meclisi'den hadis
okuyan babasından bu ilmin kazetini almak suretiyle Şla ilim geleneğinin önemli
bir kolunu tevarüs etti. Ayrıca Seyyid Nasrullah ei-Hairi, Şeyh Hüseyin b. Muhammed el-Mahüzi ve Molla Muhammed Ali
ei-Cizzini gibi alimlerden ders aldı. Akli
ve nakli ilimleri şahsında toplamayı başa­
ran Kazvini, Ca'feri fıkhında Usüli rnektebin Ahbarl rakipleri karşısında üstünlük kurmaya başladığı bir dönemde yaşadı; hem yetiştirdiği talebeler hem yazdığı kitaplarla devrinin muteber müctehid alimleri arasına girdi. Ondan faydalanan önemli şahsiyetlerin başında hadis
rivayeti için icazet verdiği Bahrülulüm-i
doğdu
157
KAZVlNI. Hüseyin b. ibrahim
Tabatabal gelmektedir. iran'a giden bir
ingiliz heyetinin başkanı Sir John Malcolm, Kazvlnl'yi ülkenin yaşayan dört gözde aliminden biri olarak saymaktadır (Ali
Devvanl, s. 300). Eserlerinden esas ilgi
alanının fıkıh olduğu aniaşılmakla birlikte Kazvlnl'nin şiirleri, fetvaları, vaazları
ve kerametleri _çok yönlü kişiliğini yansıtmaktadır. Kazvin'deki kabri ziyaretgahtır.
Eserleri. 1.
ed-Dürrü'ş-şemin
fi'r-re-
sfı'ili'l-erba'in. Altın eşya kullanmanın,
ipek veya tavşan kürkünden mamul baş­
lık takmanın, gayri müslim kadınlarla evlenmenin. vakıf mülkierin satımının, torunların mirasının hükmü gibi konuları
kapsayan kırk risaleden ibaret bir mecmuadır. Bunlar arasında özellikle, Şii ulemasınca XII. (XVIII.) yüzyılın müceddidi
kabul edilen ve Ca'ferl fıkhında UsQII rnektebini hakim kılan müctehid Muhammed
Bakır el-Bihbehanl'nin nikah konusundaki
bir görüşüne reddiye olarak kaleme aldığı
Risfıle ii J:ıükmi nikfıJ:ıi'ş-şagire li-garati mal)remiyyeti ümmihfı adlı risale
de yer almaktad ır. Ayrıca zamanın tartış­
malı konularından biri olan cuma namazı
yerine vakit namazı kılınmasının cevazına
dair izal)u'l-mel)acce ii l)illi'?--?-Uhr yevme'l-cum'a bi'l-l)ücce isimli risale de zikre değer o l anlardandır. Bu risalelerden
bazılarının müstakil nüshaları da mevcuttur. z. Müsta]fşa'l-ictihad ii şerl)i
Zal;)ireti'l-me'fıd ve'l-İrşfıd. İbnü'l-Mu­
t ahhar el-Hilll'nin İrşfıdü'l-e?,hfın'ına Muhammed Bakır es-Sebzevarl'nin yaptığı
Zal;)ire tü '1-me'ad adlı şerh in şer h i dir. 3.
Me'fıricü '1-al)kfım
ii
şerl)i Mesfıliki'l­
efhfım ve Şera'i 'i'l-İslfım. Mu hakkık elHill1'nin Şera'i'u'l-İslfım'ı ile Şehld-i Sa-
nl'nin buna
yaptığı Mesfılikü'J-efhfım
dan büyük oranda Naslrüddln-i TQsl'nin
Tecridü'l-kelfım'ından istifadeyle yapıl­
mış TaJ:ışilü '1-i]fan ii şerJ:ıi Na?-mi'l-burhfın adlı iki ciltlik bir şer hi vardır. 11 . Te?;kiretü '1- 'u]fül. Usulü'd-dinle ilgili olup
1142 ( 1729) yılında tamamlanmıştır. 1z.
el-Le' fıli 'ş-şemine ve' d-derfıri'r-rezine.
Biyografi kitabıdır. Kazvlnl'nin bunlardan
başka Arapça ve Farsça divanları da vardır (bu eserlerin yazma nüshaları için bk.
Brockelmann, ll, 581; Aga Büzürg-i Tahran!,
e?-Zerf'a, I, 373; lll, 81; IV, 40; VIII . 52; XII,
244-245; XVIII, 258-259; XX, 55; XXI, I 78180, 203; XXII , 260-261; XXIV, 200-201;
Hossein Modarressi Tabataba'i, s. 67, 71;
Seyyid Ahmed el-Hüseynl, I. 458; V, 134135; DMT, VI, 353).
BİBLİYOGRAFYA :
Hansari, Ravzatü'l·cennat, ll, 365-367; Tebrizi. Reyf:ıanetü '1-edeb, IV, 449-450; Brockelman n, GAL Suppl., ll, 581; Muhammed Ali
Habibabadi, Mekarimü'l-aşar, İsfahan 1377, ll,
339-341; Abbas ei-Kummi. Feva'idü 'r-Ra:i:aviyye, Tahran 1327 hş./1948, 1, 128; Ali Dewani.
Vaf:ıfd-i Bihbehanf, Tahran 1362 hş./1983, s.
161-162, 300; A'yanü 'ş-Şf'a, V, 414-415; Aga
Büzürg-i Tahrani. e?-:terf'a ila teşanf{i'ş-Şf'a,
Beyrut 1403/1983, 1, 180, 373; ll, 498; lll, 81;
IV, 40; VIII, 52, 64; Xl, 139, 170; XII, 244-245;
XIV, 108; XVIII, 258-259; XX, 55, 192; XXI, 13,
178-180, 203; XXII, 260-261; XXIII, 244; XXIV,
39, 200-201, 301; a.mlf.. Tabakatü a'lami'ş­
Şf'a, Meşhed 1404, 11/1, s. 373-375; Kays Al-i
Kays, el-iraniyyO.n, lll, 571-579; Hossein Modarressi Tabataba'i, An Introduction to Shi'i
Law, London 1984, s. 67, 71, 82, 128, 130, 141,
142, 175, 189, 194; Abdünnebi ei-Kazvini. Tetmfmü Emeli'l-amil (nşr. Seyyid Ahmed el-Hüseyni). Kum 1407, s. 130-132; Seyyid Ahmed eiHüseyni, et-Türtışü'l-'Arabf (f biztıneti mal;tO.tati Mektebeti Ayetillahi'l-'u?:mtı el-Mar'aşf enNece{f, Kum 1414,1, 458; V, 134-135; Muhammed Hüseyin RCıhani, "Tal:ışllü'l-115an fı şerl:ıi
N~mi'l-burhan", DMT, IV, 161; Şehidi Salihi,
"I:Iüseynl {\azvml", a.e., VI, 352-353.
!il
adlı şerhin
on iki büyük ciltlik bir şerhi
olup 1193 ( 1779) yılında tamamlanmış ­
tır. Aralarında Muhammed b. Ali el-Erdeb111'nin Cfımi'u 'r-ruvat'ının muhtasarının da bulunduğu çeşitli konuları kapsayan "Mukaddimat"ı bulunmaktadır. 4.
KAZVINi,
158
Mir Yahya
(~~jAlf~~)
Mir Yahya b.
Berfıhinü's-sedad ii şerl)i'I-İrşfıd. Fıkha
dairdir. s. el-Mecmu'u 'r-rfı'i]f ti'l- 'ava'idi'ş-şevarıfs. Fıkha ilişkin bir eser olup
1176'da (1762) kaleme alınmıştır. 6. elMu'amelfıt. Daman, havale vb. konuları
kapsar. 7. Menfısikü'l-l)ac. 8. Su'fıl ve
cevfıb. 9. Kitfıbü '1-Al;)lfı]f. İlki 1973 yılın­
da olmak üzere çeşitli baskıları yapılmış­
tır (bu eserlerinin son dördü Farsça' dır).
1 O. Na?-mü '1-burhfın ii simti'l-imfın.
imamiyye kelamı ve akaidine dair en güzel eserlerden olup yine Kazvlnl tarafın-
HAMİD ALGAR
İranlı tarihçi.
Kazvlnl'nin Lübbü't-tevfıril;) adlı eseri
dört bölümden meydana gelir. Birinci
bölüm Hz. Peygamber ve on iki imama,
ikinci bölüm İslam öncesi İran şahlarına,
üçüncü bölüm İslam dönemi hükümdarlarına, dördüncü bölüm de Safeviler devrine ayrılmıştır. İkinci bölüm Plşdadller.
Keyanller. beylikler (mülGkü't-tavait) ve Sasanller; üçüncü bölüm Hulefa-yi Raşidln.
Emevller, Abbasller. Tahirller, Saffarller.
Samanller. Gazneliler, Günler, Büveyhller.
Selçuklular. Harizmşahlar, Atabegler, Batı
ve İran ismaillleri, Karahıtaylar, Cengiz'den EbQ Said Mirza Bahadır Han'a kadar
Moğollar, M oğallar ve Tim u rlular dönemi
arasındaki beylikler, Timurlular, Akkoyunlular ve Karakoyunlular, Maveraünnehir
ve Horasan Özbekleri; dördüncü bölüm
müellifin dönemine kadarki Safevi tarihini içerir. Müellif kitabının sonunda, Safevl dönemini anlatan daha ayrıntılı bir
eser yazmayı düşündüğünü kaydetmekteyse de bunun yazılıp yazılmadığı belli
değildir. Çok sayıda yazma nüshası bulunan Lübbü't-tevfıril;)'in önce bazı parçaları yayımianmış (Storey. lll, s. 111-113).
(Asiatische M use um, Petersburg I 846, s.
670-676; Melanges asiatique, Petersburg
1852, ı. 3-4). tamamı Seyyid Celaleddin-i
Tahrani tarafından neşredildikten sonra
(Tahran 1314 hş./1935) yeni bir basımı da
yap ı lmıştır (Tahran 1363 hş./1984 ). Eseri
1621 yılında Pietro Della Valle italyanca'ya, 1690'da Gilberto Gaulanino ve Antonio
Gollanda Latince'ye çevirmiş. ikinci çeviri iki defa bası lmı ştır (Paris 1690; Halle
1783).
BİBLİYOGRAFYA : .
Abdiliatıf
Hüseynl el-Kazvlnl
(ö. 962/1555)
L
onu çekemeyenler Sünni olduğunu söyleyerek şaha şikayet ettiler. O sı rada Azerbaycan sınırında bulunan Tahmasb, Kazvlnl ve ailesinin yakalanıp İsfahan'da hapsedilmesini emretti (960/1553). Azerbaycan'da bunu duyan oğlu Alaüddevle babasına kaçması için haber gönderdi; ancak kaçamayacak kadar yaşlı olan Kazvlnl
İsfahan'a götürüldü ve orada vefat etti.
Emin-i Ahmed-i Razi. He{t İklim (nşr. Cevad
Tahran, ts., lll, 176-177; Abul-Fazı Allami .
TheA-in-i Akbari (tre. H. 'Biochmann), Delhi
1989, 1, 496; AI-Badaoni, Muntakhabu-t-tawarikh(trc. ve nşr. S. W. Haig). Delhi 1986, lll, 148150; Keşfü'?-?UnO.n, ll, 1547; Rieu, Catalogue
of the Persian Manuscripts,l, 104-105; Storey,
Persian Literature, 1/l, s. 111-113; Nefısi. Tarf/;-! Na?m u Neşr, ı, 354; Han baba, Fihrist, IV,
4364; H. M. Elliot, History oflndia(ed. J. Dowson). Lahare 1976, IV, 293-297; Ahmed Gülçin-i Meani. Tarfb-i Te?kireha-yi Farsf, Tahran
1350, ll, 388-389; Safa. Edebiyyat, V/3, s.
'1634-1639.
Fazı!).
_j
88S (1481) yılında Kazvin'de doğdu.
Kazvinli bir seyyid ailesine mensuptur.
Eserlerinden iyi bir öğrenim gördüğü
anlaşılan Kazvlnl daha çok tarihçi olarak
şöhret kazandı. Himayesine girdiği Safevi
Hükümdan Şah I. Tahmasb kendisine
Yahya-yı Ma'sOm unvanını verdi. Fakat
liJ
RızA KuRTULUŞ
Download

TDV DIA