Milyonlarca turistin uğrak
yeri olan Aydın’da bulunan Kese Dağı, atıl durumda. Müthiş manzarası
ile herkesi büyüleyen bu
dağın hala neden turizme
uygun hale getirilip
hizmete sunulmadığı ise
merak konusu…
Yıllardır Kuşadası’na her gelen yetkilinin, Kuşadası’nın
en önemli yerlerinden Kese
Dağı’nı turizme açacağız
demesine rağmen bunu
gerçekleştirmemesi, bol
keseden attılar, yorumunu
da beraberinde getirdi.
Şimdi, Kaymakam Muammer
Aksoy, gereğini yapma
noktasında kolları sıvadı…
Kuşadası’ndaki
Kuşadası’ndakien
Kuşadası’ndaki
en
iyi
maneniyi
iyimanmanKuşadası’ndaki
en
iyi
manzaraya
zarayasahip
sahipKese
KeseDağı,
Dağı,hem
hem
zaraya
sahip
Kese
Dağı,
hem
zaraya
sahip
Kese
Dağı,
hem
atıl
atıl
vaziyette
hem
de
çevresi
atılvaziyette
vaziyettehem
hemde
deçevresi
çevresi
atıl
vaziyette
hem
de
çevresi
gecekondulaşmış
gecekondulaşmış
durumda
gecekondulaşmışdurumda
durumda
gecekondulaşmış
durumda
KESE DAĞI’NIN GİRİŞİ
BERBAT DURUMDA
Turistlerin ısrarla çıkmak
istediği ancak hem yol
hem de bu dağın berbat
durumda olması nedeniyle çıkamadığı ve
müthiş bir manzaradan
mahrum kaldığı bu dağ
için kaymakamlık
tarafından şimdilerde bir
proje hazırlanıyor. Fakat
bu süreçte, Kese Dağına
çıkmak için girişine kadar
giden turistler, iğrenç bir
tabloyla karşılaşıyor ve
içeri girmeden geri
dönüyor.
TURİSTLER KAÇIYOR
Böylesine önemli bir
noktanın hala turizme
açılmamış ve yollarının
berbat, peyzajının ise itici
olması nedeniyle turistlerin kaçıyor olması tepkileri de beraberinde getirdi.
Daha önce manşetten
verdiğimiz, Atatürk heykelinin berbat durumda
olması, haberinde; heykelin bulunduğu yer de bu
Kese Dağı. Dağa hiçbir
yatırım yapılmamış ve bu
dağ adeta unutulmuş
bölge ilan edilmiş. »7’de
(#'
&'+!,,)
,GBE8CE97GH?:C>:DH;GH<FBF>[email protected]!FD?CAH5ED
.DG<>E"[email protected]+F?H#E-F>H)G75G?+EH26BDGH;G
2:C>:DH3GD?G8EH;GH,GBE8CEH1:7:[email protected]<E
(FBF>H3GD?G8E9BEBH7F.A=AH>:[email protected];F=
[email protected],[email protected]?:C>:DH;GH<FBF>ABH?FC5EH7GBE
7F.ACFBH5 [email protected][email protected]>F+F?
Denizli hakkını alacak
3RPQBOQT8DEDMAR:QNT8RORKQERT8SAMSPLT1HISPT(GOSP=TES7LIL
:LBOSTKR>SITRKRPTQMQTES7LPLPT.?RT89O?RHQ6PQPTRPTIGKRNPTHSPSJ
[email protected]<QBKQ;T8SAMSPT(GOSP=T+8QNT<GMTSOSPKS
[email protected]?QCQTMDOJDNT>RTHSPSJTSOSPLPKSTKST3RPQBOQ6EQTC9O?RPQPTRP
?D<ODT>RTIGKRNPTAR:NQT:SOQPRT?RJQNIREQT:RKR4OQEGNFB;T-DNMQER6KR
9NPRMTGOSNSMT?9HJRNQOR5RMTGOSPTCFTIGKRNPTIRNMRBORNQ=T:SOMLILBLP
:QBIRJQPRTHFPISMTSKLPST<SOLAISOSNLILBTSNSOLMHLBTGOSNSMTKR>SI
RKQEGN&TKRKQ;[email protected]>RTHSPSJ
SOSPLPKST3RPQBOQ)PQPTC9O?RPQPTRPT?D<ODTAR:NQT:[email protected]
>FN?FOSESPT8SAMSPT(GOSP=T&#DOJDNT>RTHSPSJTSOSPLPKSTCQN<GM
RJMQPOQMORNQIQBT>SNTSISTRPTCDEDMTHLMLPJLILBTHSOGPTMGPFHFPKSTQKQ;
8FTIRNMRBORNORTSNJLMT4QBQMQTSPOSIKSTKSTCQNTHLMLPJLTESASPISES5SM;
,PASOOS:T3RPQBOQT:[email protected]*TKRKQ;[email protected];[email protected]
!$)!,
$'*$('
*+ !)(!*
*'+#$,*%+
,+"'*,,+ ' 4)1#9ABH,BIQN6KRMQTJRHJORNQTJSISI2
OSPSPT#9N4RBTFPFHFTQHQIOQT'TSKRJTERPQ
JNRPTHRJQPQPTQOMQT,BIQNOQORNRT+IRN:SCS*TKR2
KQT>RTQOMTEGO5FOSNLPLTJSALKL;T!T>S?GPKSP
GOFASPTQMQTKQBQT:SOQPKRTHR4RNRT<LMSP
,(8/"6LPTERPQTHRJQ=TQOMT?DPT!TKR4STNSEOSN2
KSMQTERNQPQTSOKL;T,BIQNOQORN=TERPQTHRJORNR
CDEDMTQO?QT?9HJRNQNMRPT#9N4RBTFPFHF
[email protected];
@G;[email protected]
,&*,)(,* ,#
(,*%"+
$,,%
&,*%$%
':D?E7GH)EDFF>[email protected]@QTRPRO
8SAMSPLTRIHQT8SENSMJSN=T-DNMQER)PQPTRP
[email protected]>RNQIOQTJSNLITSNSBQ2
[email protected]:Q7T<LMLOISHLPL
QHJRKQ;T3QKQIT(QNSSJT1KSHL)PLTBQESNRJTRKRP
8SENSMJSN=T&-DNMQER)PQPTRPTCDEDMTBRP?QP2
[email protected]>RNQIOQTJSNLITSNSBQORNQKQN;T3DPESKS
JG7NSMTMLEIRJTMSBSPKL=TIDJ:QATCQNTJSOR7
>SN;T-SNLILPT9PRIQPQTCQORPTDOMRORNKR
JG7NSMOSNTMS7LALOISESTCSAOSPKL;T3DPESKS
CFTID5SKRORT>SNMRP=T?LKSTHS>SAOSNL
CSAOSNMRP=TCQBTJG7NSMOSNLILBLTQISNSTS<L7
MSECRKRNHRMTCSHQNRJHQBOQMTGOFN&TKRKQ;T
@G;[email protected]
1 Eylül 2014 Pazartesi
www.sondakikagazetesi.com
+
!)+''",#+&!)
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne bağlı İzmir'deki oda ve borsaların Ortak Yönetim Kurulu Toplantısı'nda konuşan Olgun, "Vergi rekortmeni vasıflı eleman bulamıyor. Meslek bilen yok" dedi
48=EDH'E+FDG>H16D<F<AHR5OQHTSOGPF)PKSTES7LOSPTJG7OSPJLKS
MGPFASPT-GNCSOLT-Q5SNRJT1KSHLT8SAMSPLTT1O?FP=TQO<RKRTESASPSPTIRHOR2
[email protected]?QOQTGOSNSMTCQNTHFPFIKSTCFOFPKF;T-GNCSOL6PLP
[email protected][email protected]=TMSEPSM<L=T%"%TG7RN2
[email protected]?FP=TCFTHGNFPS
IFJOSMST<SNRTCFOFPISHLPLTQHJRKQ;T1O?FP=T+,O<RIQBKRT !'6OLTELOOSNKSP
MSOIST.PKDHJNQTRHORMTQHRHQ6PKRT 'TIGKROT%"%TORNTQORTIRHORMQ
[email protected]>RNQOQEGN;T"D4FHFPFPTEDBKRT!')LT?RP<[email protected]
QO<[email protected]=TIRHORMHQBOQMTHGNFPFTESASPLEGN;TSCNQMSTHS:QCQTQA<Q
SNLEGN=T?RP<ORNTQATSNLEGN*TKQERNRMTERJMQOQORNQTFESNKL;T
$7*0(28#3"7%650456
4514*68$#
!-/6583%4.6161
!-/658706.68#3.,77
)'57278.31+3*3
!-/658$7*0(287
')538241,,4
77171814/06
.7*0(28.)531075(17
+6227,8426 )5
(3,H48=EDH1F/?FBA
.[email protected]=T+3RNPRM
[email protected]
<SOLAISKST,BIQN6QP
[email protected]@[email protected]
<RMJQM;T8SBLTMSIFT:SH2
JSPRORNQPKRT4QBQMQTERJRN2
HQBOQMORNT>RTE9PRJQI
HGNFPOSNLTPRKRPQEOR
:[email protected]
GOFEGN*TKRKQ;T.?R
[email protected]>QT#SKLP
$SHJSOLMOSNLT.@QJQIT>R
/NSAJLNIST$SHJSPR2
HQ6PKRT:SIQORTMSKLPOSNLP
[email protected]
KQMMSJT<[email protected]=TCQN
GPMGOG0QTFBISPLPLP
?9NR>[email protected]
.@QJQIT>RT/NSAJLNIS
$SHJSPRHQ6PKRT,BIQNT>R
QO<RORNQPKRPT?RORP
GPMGOG0QT:SHJSOSNLPLP
[email protected]@FPF
H9EORKQ;[email protected];[email protected]
"/4,87.6/
&&23.,78
6-68%6-8 7'71
"&540456/6-8+4*60
&3+3/3-+726
/625)'075+(5
@G;F=AH09>G
*",)+&!)+$,#,(,+ ',"
İzmir
İzmir Büyükşehir
Büyükşehir Belediyesi,
Belediyesi, birbirinden
birbirinden renkli
renkli sanat
sanat
etkinlikleriyle
etkinlikleriyle sonbahar
sonbahar gecelerine
gecelerine de
de hareket
hareket getirecek.
getirecek.
devamı
devamı 9’da
9’da
[email protected]=G<CG?HCE<G<[email protected] S<LMTCFOFPSPTIR>5FJTC9ODIORNQP
[email protected]?FP=T+RMJ9NDP
<GMT4SBOSTJSORCQTGOSPTERPQTC9ODIORNRTQ:JQES<TKFEFOISMJSKLN;TBROOQMOR
[email protected]?SBT>RTJRHQHSJTJRMPGOG0QHQ=
MQIESTJRMPGOG0QHQTSOSPOSNLPLPTS<LOISHLPSTQ:JQES<TKFEFOISMJSKLN;
FMSNLKSTQO<[email protected]<SOLAJLI;T89EOR
CQNTQO<[email protected]?RNRMQN;TGMTHSELKS
IRHORMTOQHRHQT4SSOQERJT?9HJRNIROQ*TKRKQ;T1O?FP6FPTHFPFIFPKSPTHGPNS
[email protected][email protected]<GMT9PRIOQ=T/OISPES6KS2
[email protected]<SOLAISTES7LEGNFB&TKRKQ;T
@G;F=AH%9>G
Bornova’da üniversite öğrencilerinin esnaftan indirimli alışveriş yapmasını
sağlayacak Dost Kart uygulaması başladı. Bornova Belediyesi, İzmir Esnaf
ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Ege Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi ve Şifa
Üniversitesi’nin işbirliğiyle başlatılan projenin protokolü imzalandı
D6>6?6CHE=8FHJ9NRPQPKRTMGPFASP
8GNPG>ST8RORKQERT8SAMSPLT1O?FPT/JQOS=
3GHJMSNJ6LPTDPQ>RNHQJR=TCRORKQER=TRHPS4
[email protected]<QPT<GMT9PRIOQTCQNTCSAOSP?L<
[email protected];T8FT7NG0RTHSERHQPKR
8GNPG>S6KSTESASESPTDPQ>RNHQJR
[email protected]:STRMGPGIQMTASNJOSNKS
:SESJOSNLPLTKR>SITRJJQNRCQOR5RMORNQPQ
H9EORERPT8SAMSPT/JQOS=T8GNPG>S6PLP
DPQ>[email protected]<LMSPTCQN
[email protected]?RJQNKQ;T3GHJMSNJT7NG2
0RHQPQPT?ROQAIRHQPKRTMSJMLTHFPSPTRHPS4
>RTDPQ>RNHQJRORNRTJRARMMDNTRKRPT8SAMSP
/JQOS=T+PQ>RNHQJRTCQBQITQ<QPTCQNT:SBQPR;
8FT:SBQPRKRPTESNSNOSPISM=T?ROQAIRMT>R
8DEDMT/JSJDNM6DPT>RT%FI:FNQERJ6QP
[email protected];T8DJDP
-DNMQER6ERT8GNPG>S6KSPT,BIQN6KRPTCQN
[email protected]*TKRKQ;T
@G;[email protected]
48=EDH2>E.HGCG5EHBE;GD<E>G<EHH3:-GB&
@E<CE?H;GH3E=FDCA?HF?:C>G<EH(GD>E!E?FCA
:BG/H$BGD"E<EH'G?BE?H$CG=FBAHG>E/>ED&
=GH2 D<CFDA9HGE>E=CGDEBGH5F/CA76D
42H6CFDF? ''TM/T?DPRAT7SPROQPQ
ERNORAMRTQ<QPKRMQTGJG7SNMTERNQPQPTDBRNQPR
MFNKFMOSNLPL=TGJGIGCQOORNQPTDBRNQPQPT?DPRA
[email protected]?QHQPQT>RNRP
NG4;T1MFN=T T.EODO)KRTCSAOSES5SM=TSOSPLPKS
KRPREQIOQTSMSKRIQHERPORNT>RT(RPQJT.PRN0Q
ID:RPKQHORNQPQPT>[email protected]?FOSISOL
[email protected]:SJOLMOST<SOLASCQORPTES
KSTMRPKQTQAQPQTMFNSCQORPTFBISPOSN
MSBSPKLNS5SMOSNLPLTCROQNJJQ;T1MFN=T+8F
[email protected]=THRMJ9NKRT4SSOTGOSNSMT<SOLASPT7NG4RHE2
GPROORNORT>RNQEGNFB;T.@QJQITSOSPT:RNMRHTQHJRN
OQHSPHOLTQHJRNTOQHSPHHLBTRPRN0QT4QNISOSNLPKS
NS:SJOLMOSTQATCFOSCQOQN*TKRKQ;TTH%9>G
Bugünden itibaren Büyükpark içindeki
Gençlik Merkezi’nde üniversite öğrencilerinin
başvuruları kabul edilecek
SAYFA 02
MAVI
SIYAH
KIRMIZI SARI
1 Eylül 2014 Pazartesi
Aspendos Antik Tiyatrosu
bakımdan geçirildi
İnternet,
ansiklopedileri
geri dönüşüme
YOLLADI
İnternetin hızla yaygınlaşması ve el yazmalarının bile çoğunun dijital ortama aktarılması süreci, basılmış eserlere ihtiyacı azalttı. Bu nedenle pek çok kişi, zamanında evinin baş köşesinde yer açtığı ansiklopediler ve benzer kaynak kitaplarıyla vedalaşıyor. Konya Yazma Eserler
Bölge Müdürü Bekir Şahin, yaptığı açıklamada,
internetteki bilgilerin doğruluğu ve güvenilirliği
konusunda halen soru işaretlerinin bulunduğunu
söyledi. Bilgilerin mutlaka süzgeçten geçirilerek
incelenmesi gerektiğini ifade eden Şahin, "Bilgiye ulaşmak şimdi daha kolay. Osmanlı arşivleri bile dünyanın değişik ülkelerinde ve ülkemizde dijitalleştirildi. Yazma Eserler Kurumu
Başkanlığına bağlı 22 kütüphanede bütün yazma eserler, hatta nadir matbu eserler, eski gazeteler, arşiv belgeleri dijital hale geldi. Bunlar
araştırmacılar için büyük kolaylıklar. Bu kolaylıkların yanında o yolun engelleri de var. İnternetin yaygınlaşması iyi yönde kullanılırsa hiç
de olumsuz karşılanacak bir şey değil. Yeter ki
biz bunu okumasını, yazmasını, kullanmasını
bilelim" dedi. Basılı eserlerin eskiden olduğundan daha az önemli hale geldiğini ancak geri dönüşün yaşanabileceğini vurgulayan Şahin, "Artık teknik, teknoloji insanları sıkmaya başladı.
İnsanlar eskiye özlem duyarak eskiye yolculuğa
başlayacak gibi. Bu da işin bir başka boyutu"
dedi. El yazması eserlerin zenginlerin evlerini
süslemeye başladığına dikkati çeken Şahin, şunları kaydetti: "El yazmaları ve bazı basılı eserler,
okumaktan ziyade aksesuar olarak veya koleksiyonlarda bulundurmak için büyük meblağlar
ödenerek alınmaya başlandı. O kitaplar yazıldıkları zamanda da büyük meblağlar ödeniyordu ancak okumak amaçlı alınıyorlardı. Dünyanın gerçekleriyle her zaman yüz yüzeyiz. Dünyanın gerçeği tekniği, teknolojisi, her ne ise ona
biz özümüzden, kültürümüzden, inancımızdan
taviz vermeden o yolda devam etmeliyiz ve geri
durmamalıyız."
"Kitaplar tozu çok çeker" diye
Tercih Kitapevi sahibi Mustafa Yeşilyurt
ise internet ve beraberinde gelen dijital teknolojinin kitaba olan ilgiyi azalttığını dile getirerek, "Raflar boşaltılıyor, ansiklopedileri bize getirmeye başladılar. Biz de kitapları alarak geri
dönüşüme tabi tutuyoruz. Özellikle kitaplar tozu
çok çeker ve hanımlar kitabı bu nedenle istemeyebilir. Biz satabileceğimiz kitaplar varsa bunları değerlendiriyoruz, diğerlerini geri dönüşüm
için alıyoruz. Geri dönüşüm için ansiklopediler
de dahil olmak üzere en çok hazırlık kitapları
geliyor. İnternet gelince her bilgiyi bulmak kolaylaştı ancak internetteki her bilgi doğru değil.
Bunu da not düşmek gerekir" diye konuştu.
Yaptıkları işin çok getirisi olmadığını anlatan
Yeşilyurt, "İki sene önceki müşteri potansiyelimiz dahi şimdi yok. İki senedir ancak kendimizi
geçindirebiliyoruz. Eskiden bir kitabı sipariş
verdiğinizde gelmesi bir ay sürerdi, şimdi okul
sezonunda bile en fazla 15 günde iş bitiyor" dedi. (AA)
Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret
ettiği Aspendos Antik Tiyatrosu, bakımdan geçirildi. Çalışmaların büyük bölümünün sona erdiği tiyatroda son rötuşlar yapılıyor. Aspendos Kazı
Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Veli
Köse, yaptığı açıklamada, 2 bin yıllık antik tiyatronun kapsamlı bakımdan geçirildiğini
söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığınca ihale edilen
projede çalışmalara Mayıs 2013'te başlandığını ifade eden Köse, restorasyon çalışmaları kapsamında yapının genel bir bakımdan geçirildiğini
belirtti. Basamakların elden geçirilerek, kırık ve
tahrip olmuş parçaların yenilendiğini anlatan Köse,
özellikle kış aylarında tiyatronun bazı bölümlerinin
sular altında kalmasına neden olan sorunun da
çözüldüğünü açıkladı. Tiyatronun üst kısmında yer
alan galerilerdeki yalıtım sorununun giderildiğini ve
antik tiyatronun çevresindeki su drenaj kanallarının
yeniden yapıldığını kaydeden Köse, sahne zemininin de iyileştirildiğini anlattı. Köse, tiyatronun iç
ve dış cepheleri ile kulelerinin de kapsamlı bakımdan geçirildiğine işaret ederek, güvenlik ve aydınlatma çalışmalarının da tamamlanmak üzere
olduğunu aktardı. Çalışmaların Antalya Rölöve
Anıtlar Bölge Müdürlüğünün kontrolünde gerçekleştirildiğini vurgulayan Köse, tiyatronun tepeye
yaslanmış şekilde inşa edilmesi nedeniyle kapanan su kanallarında biriken suların yapıya zarar
vermesinin önüne geçildiğini dile getirdi.
Antalya'nın Serik ilçesi sınırlarındaki 2 bin yıllık Aspendos
Antik Tiyatrosu, kapsamlı bir
bakımdan geçirilerek, yeniden
sanatsal faaliyetlere açıldı
Aspendos Antik Tiyatrosu'nun ayakta kalmış ve
korunmuş antik yapılardan olduğunu hatırlatan
Köse, bu özelliğiyle dünya genelinde ilgi odağı
olduğunu bildirdi. Tarihi yapının günümüze kadar
sağlam kalmasını Selçuklulara borçlu olduğunu ifade eden Köse, tiyatronun Selçuklu Sultanı
Alaaddin Keykubat döneminde saray olarak kullanıldığına değindi. Köse, tiyatronun Selçuklular
döneminde de tadilattan geçirildiğini belirtti.
(AA)
"Kara Tren"in son makinisti
Osmanlı imparatorluğu
döneminde Anadolu topraklarının tanıştığı, genç
cumhuriyetin gelişiminde rol
üstlenen, uğruna türküler
yazılan, gelişen teknolojiyle yerini yeni nesil lokomotiflere
bırakarak artık müzelerde ziyaretçilerini ağırlayan buharlı
lokomotif, arada bir de olsa
raylarla tekrar buluşup, son
makinisti Naci Akdağ'ın idaresinde nostaljiyi yaşatıyor
Seferleri 1978'den sonra azalmaya başlayan ve 1990 sonrası
tamamı raylardan uzaklaşarak
bir kısmı hurdaya bazıları da
müzelere çekilen buharlı lokomotiflerden, hali hazırda kullanılabilir durumdaki sonuncusu Uşak'ta bulunuyor. Çoğunlukla "buharlı lokomotifleri"
tanımak isteyen ziyaretçileri
ağırlayan bu lokomotif, belgesel, dizi, film ve reklam çekim-
leri için zaman zaman bulunduğu yerden, ayrı kaldığı raylar üzerine indiriliyor.
Türkiye'de çalışan son "kara
trenin" son makinisti ise 32
yıldır baba mesleğini sürdüren
58 yaşındaki Naci Akdağ.
Belgesel çekimi için İzmir'den
Uşak'a gelen "kara
trenin" makinisti Akdağ, yaptığı
açıklamada, Türkiye'de buharlı
lokomotif kullanabilen iki
makinistin daha bulunduğunu, kara trenin dizi, belgesel, reklam çekimleri için raylara indirildiğinde genelde kendisinin bu görevi üstlendiğini
bildirdi. Makinist babanın oğlu
Babasının da buharlı lokomotif makinisti olduğunu, çocukluğunda babasının görevi
gereği bulun-duğu istasyonlarda lokomotiflerin geçişini
hayranlıkla izlediğini ve kısa
mesafelerde babasıyla yolculuklara katıldığını belirten Ak-
257 YILLIK RAMi
Kışlası, restore edilecek
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Eyüp'teki
257 yıllık Rami Kışlası'nı restore ettirecek. Bakanlıktan alınan bilgiye
göre, Sultan III. Mustafa döneminde inşa
edilen Rami Kışlası, Sultan II. Mahmud
zamanında, 1828-29 yıllarında yenilenip
büyütüldü. Kırım Savaşı sırasında Abdülmecid'in karargahı olarak kullanılan kışla,
son şeklini II. Abdülhamid döneminde
aldı. Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren orduya hizmet veren Rami Kışlası,
1960'lı yıllarda askeri işlevini tamamladı
ve daha sonra Eyüp Belediye Meclisi tarafından geçici olarak kuru gıda toptancılarına tahsis edildi. Rami Kışlası, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek
Kurulu'nun 14 Ekim 1972 tarihli kararı
ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescil
edildi. Dönemin İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanı Bedrettin Dalan'ın talimatıyla Bizans zamanında sanayi ve ticaretin merkezi haline gelen Haliç'in Eminönü-Unkapanı kıyılarındaki bulunan
tüccarların gıda depoları, trafik sıkışıklığı,
gürültü ve kirlilik yaratması nedeniyle
1986'da kışlanın bir bölümüne taşındı.
Kışlaya geçici olarak taşınan ve şu anda
1500 dükkana ulaşan kuru gıda esnafı, 28
yıldır burada hizmet veriyor. Ancak esnaf, 2-3 yıl içerisinde yeni yerlerine taşınacak. Bir bölümünde de mahalleli gençlerin spor faaliyetlerini yapabildiği halı
dağ, "İlkokul çağlarımda bile
onlara yardım ederdim, kömür
atardım. İdealimdeki tek
meslekte buydu. Babam çok
zorladı, 'Oğlum başka iş yok
mu' diye ama benim tek yapacağım iş makinistlikti ve idealimdeki baba mesleğine ulaştım" dedi.
Buharlı lokomotifleri kullanmanın ayrı bir keyif olduğunu
bildiren Naci Akdağ, servise
hazırlamanın ise diğer trenlerden zor olmadığını, lokomotifin
hareketi öncesi soğuktan sıcak
hale gelmesi için de en az 6
saate ihtiyaç duyulduğunu ifade
etti. Buharlı lokomotifin hareket
etmesi için insan gücüne ihtiyaç duyulduğunu
hatırlatan Akdağ, şöyle konuştu: "Şu an buharlı lokomotifte
görev alacak personelin yok
denecek kadar az. Bu açığı kapatmak için 12 gönüllü arkadaş
seçtik ve eğitim veriyoruz. Ayrıca altı farklı tipte daha buharlı
lokomotifin yapılacağını duy-
saha ve parklar bulunduğu kışlanın, etrafı
çöplerle dolu surlarına sprey boyalarla
yazı yazılmış durumda. Dikdörtgen biçiminde avlusu bulunan yaklaşık 220 bin
metrekare alan içerisinde yer alan Rami
Kışlası, 8 ana kol ile birlikte farklı yerlerde bulunan 5 bloktan oluşuyor. Yığma
kagir sistemde inşa edilen Rami Kışlası'na, çeşitli dönemlerde gerçekleştirilen
onarımlar sonucunda birçok ilaveler yapıldığı tespit edildi. Rami Kışlası'nın restore edilmesi sonucunda günümüze kadar ayakta kalabilen özgün duvarlar ile
döşemeleri sağlamlaştırılacak, özgün olmayan ve yerinde bulunmayan kısımlar
ise yeniden inşa edilecek. Yapının restorasyon ve büyük bir ölçüde rekonstrüksiyonu düşünülürken, ortaya çıkan mekanların kütüphane, laboratuvar ve idari bina
olarak değerlendirilmesi planlanıyor. Bu
çerçevede, Rami Kışlası'nın restorasyonuna yönelik yapılan ihale kapsamında
ilk etapta 2-3-4-5 numaralı ana kolların
restorasyonu gerçekleştirilecek. (AA)
duk, bu bizim için sevindirici
oldu. Dünya mirası dediğimiz şu
makineler çalışsın istiyorum
ki çocuklarımız, torunlarımız
bunları sadece siyah beyaz filmlerde izlemesin, teknolojinin
nereye geldiğini görülsünler."
"Teknoloji var ama
eskinin tadı yok"
Buharlı lokomotiflerden kopamadığını, görev olması durumunda son teknolojide
üretilmiş lokomotiflerden inip
buharlı lokomotifte çalışmaya
koştuğunu ifade eden Naci Akdağ, "Eskiden
trende çayımızı asker
matarasında yapardık,
yemeği hanım güvece doldururdu biz de buharın
sıcağında pişirirdik. Tüm bunların zevki ayrıydı. Şimdi lokomotiflerde hazır ısıtma kitleri,
çay demlere setleri, mikro dalga, buzdolabı, klima var. Ama eskinin tadı yok" diye konuştu.
(AA)
Yıl: 4
. Sayı: 1026 . 1 Eylül 2014 Pazartesi
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilcisi
05326601776
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
117
Eylül
2014
Pazartesi
Şubat
2013
Perşembe
Yıldız Sarayı 1926'da
gazino ve kumarhane yapılmış
Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın 30 yıl hilafet
merkezi olarak kullandığı Yıldız Sarayı’nın 1926’da yıllığı 30 bin liradan 30 seneliğine bir İtalyan kumarhane
ve gazino işletmecisine kiralandığını ortaya çıktı.
Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi, Eylül sayısında Yıldız
Sarayı’nın gazino ve kumarhane yapılmasını ele aldı. Tarihçi yazar Ömer Faruk Yılmaz tarafından belgelenen olay,
‘Yıldız Sarayı 1926'da Gazino ve Kumarhane Yapıldı’
bağlığıyla kapak yapıldı. Yazıda, Dolmabahçe Sarayı olarak kullanılan hükümet merkezinin, Sultan Abdülhamid
Han devrinde Yıldız Sarayı’na taşındığı ve 1909 yılında
tahtan indirilinceye kadar buradan ülkeyi idare ettiği bilgisine yer verildi. Dergide yer alan bilgilere göre; Abdülhamid Han, 34 yaşında padişah olduğunda ilk aylarını
Dolmabahçe Sarayı’nda geçirdi, daha sonra Yıldız
Sarayı’na taşındı. İttihat ve Terakki’nin Osmanlı Devleti’ni etkilemeye başlamasından itibaren devlet idaresi
ve otoritesi zayıfladı. Yıldız Sarayı, İkinci Abdülhamid
Han’ın bir komplo ile tahttan indirilmesine kadar her zaman en hareketli bir yer oldu. Tahttan indirildiğini bildiren
o meşhur heyet bu saraya geldi, Küçük Mabeyn Dairesi’nde padişaha hal’ini bildirdi. Padişah ve ailesi bir gece
ansızın yine bu saraydan Selanik’e gönderildi. Yıldız
Sarayı daha sonra gelen padişahlar tarafından da zaman
zaman kullanıldı. Anadolu’ya gidecek olan heyete son talimatı Sultan Vahidüddin yine burada verdi.
YILDIZ SARAYI'NIN
KARA GÜNLERİ
Abdülhamid Han’ın hal‘inden sonra Yıldız Sarayı,
müthiş bir yağmaya uğradı, saray teşkilâtı da dağıtıldı.
Cumhuriyet devrinde, o zamana kadar Mekteb-i Harbiye
ile beraber İstanbul Harbiye’de olan Mekteb-i Erkân-ı
Harbiye de Yıldız Sarayı’na taşındı. Sarayın büyükçe bir
kısmı, Harp Akademileri dediğimiz bu en yüksek askerî
okula tahsis edildi.
NASIL KUMARHANE YAPILDI?
Sarayların ve bilhassa Yıldız Sarayı’nın eşyalarının
satılması, binalarının satılması veya kiralanması meselesi
ilk defa 27 Temmuz 1924 tarihinde gündeme geldi ve
Türkiye Cumhuriyeti Başvekaleti’nin 27/07/1340 (27
Temmuz 1924) tarih ve 733 numaralı yazısıyla, Yıldız
Sarayı’nın bahçesiyle buna bağlı diğer bahçelerin halkın
hizmetine tahsis edilmek üzere İstanbul Şehremaneti’ne
verilmesi kararlaştırıldı. Yıldız Sarayı’nın uğradığı akıbetin en kötüsü 28 Haziran 1925 tarihinde yaşandı. Bu tarihteki tahsiste, saray binaları, park ve bahçeleri, eğlence ve
oyun salonları yapılmak üzere İstanbul Belediyesi’ne verildi. İstanbul Belediyesi, 9 maddelik kira sözleşmesine 13
Ağustos 1925 tarihinde son şeklini vermiş. Sözleşmenin
birinci maddesi şöyleydi: “Yıldız bahçelerinde oyun, dans
ve gazino gibi müesseseler vücuda getirmek ve işletmek
hakkı münhasıran kendilerine ait olmak üzere en müsait
şart dermeyan eden talip -tabiiyet farkı gözetilmeksizin
tercih edilir.” Yani hangi milletten veya ülkeden olursa olsun, parayı çok veren ve şartları yerine getiren herkese kiralanacaktı.
SARAY MÜDÜRÜNÜN YABANCI
OLMASI ŞARTI KONULMUŞ
Mukavelenin dördüncü maddesinde ise sarayın kullanımı sırasında, otel ve gazinolarında çalışacak olan
memur ve hizmetkârların da Türk olması, ama genel
müdürün yabancı olması müsaadeli olarak şart koşulmuş-
Üniversite KAYDINA
hazırlanıyordu, hayatını kaybetti
Zonguldak'ın
Ereğli ilçesinde
arkadaşları ile
dolaşırken
aniden fenalaşan 19
yaşındaki genç
yaşamını yitirdi.
Üniversite kaydı
sebebiyle
Edirne'ye gitmek için gün
sayan gencin
ölümü aile fertlerini
gözyaşlarına
boğdu
Olay, saat 23.30 sıralarında, ilçeye bağlı Bağlık mahallesi Zirve
kent sitesinde meydana geldi.
İddiaya göre, akşam saatlerinde
2 arkadaşı ile birlikte mahallede
dolaşan 19 yaşındaki Mertcan
Yılmaz, arkadaşları ile birlikte
koşmaya başladığında aniden
rahatsızlanarak yere yığıldı.
Arkadaşlarının sağlık ekiplerine
haber vermesi ile kısa sürede olay yerine gelen özel hastane
ambulansı, Mertcan Yılmaz'ın
kalbinin durması üzerine kalp
masajı yaptı. Yeniden hayata
döndürülen Mertcan, kaldırıldığı
hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Genç yaşta hayatını kaybeden
Mertcan Yılmaz'ın kalp rahatsızlığı olduğu öğrenildi. Mertcan
Yılmaz'ın yarın Trakya üniversitesi İşletme bölümüne kayıt
yaptırmak üzere ailesi ile birlikte
Edirne'ye gitmek için hazırlık
yaptığı öğrenildi. (CİHAN)
Acı haber alan aile fertleri hastaneye akın etti. Mertcan Yılmaz'ın cenazesi kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Ankara
Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
İHALE İPTAL İLANI
ELEKTRİK MOTORLU TAŞINABİLİR DALGIÇ POMPA
SATIN ALINACAKTIR
İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SATINALMA DAİRE
BAŞKANLIĞI MAL ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ
ELEKTRİK MOTORLU TAŞINABİLİR DALGIÇ POMPA SATIN ALINACAKTIR ihalesi , 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 16 ncı maddesine göre iptal edilmiştir.
İhale Kayıt Numarası
: 2014/95152
1- İdarenin
a) Adresi
: CUMHURIYET BULVARI No:1 K:4 35250
KONAK/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası : 2322931391 - 2322934246
c) Elektronik posta adresi : [email protected]
2- İptal edilen ihalenin ilanının yayımlandığı
a) Kamu İhale Bülteninin : 15.08.2014 - 2665
tarih ve sayısı
b) Gazetenin adı ve tarihi : SONDAKİKA - 15.08.2014
(yayımlanmış ise) :
3- İhale İptal Tarihi
: 28.08.2014
4- İptal nedeni veya nedenleri
2014/95152 İhale Kayıt Numarasıyla 29.08.2014 tarihinde saat 10:00'da yapılacak
olan İtfaiye Yangın ve Acil Müdahale Şube Müdürlüğü'ne "Elektrik Motorlu Taşınabilir Dalgıç Pompa" Alımında teknik şartnamenin 2.5 maddesinde motor gücü en
az 0,75 KW olduğu, 3.3 maddesinde ise motor gücünün en az 1,4 KW olarak yazıldığı tespit edilerek teknik şartnamenin hatalı olduğu görülmüş ve zeyilname için yeterli süre olmadığından İhale Yetkilisi tarafından 27.08.2014 tarihinde iptal edilmiştir.
Sondakika: 1/9 Basın: 9519
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
Defineci kazdığı
toprağın altında
kalarak can verdi
Şile'de 7 kişi, define
aramak için ormanlık bir
alanda kazı yapmaya
başladı. Bu sırada
kazdıkları toprağın
göçmesi sonucu altında
kalan bir kişi, feci şekilde
can verdi. Alınan bilgi
göre olay; dün gece
Büyükbucaklı Köyü
yakınlarındaki turistik
Kadırga Koyu yakınında
ormanlık bir alanda saat
02.00 sıralarında meydana geldi. Define aramaya gelen Yaşar Şakar
(43) ve 6 arkadaşı ormanlık alanda toprağı
kazmaya başladı. Tam bu
sırada kazılan alanda bulunan Şakar, göçen
toprağın altında kaldı.
Yaşar Şakar,
arkadaşlarının müdahalesine rağmen göçük altında feci şekilde can verdi.
(CİHAN)
tur. Nihayet uzun görüşmeler ve pazarlıklardan sonra Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın 30 sene hilâfet ve saltanat
merkezi olarak devleti idare ettiği Yıldız Sarayı ve
müştemilatı 8 Ağustos 1926 yılında gazino, eğlence yeri
ve kumarhane yapılmak üzere Mario Serra adında bir İtalyan’a verildi.
ZENGİN GİREN SEFİL ÇIKIYOR
Yıldız Sarayı gazino ve kumarhane olarak işletilirken
halkın tepkisini çekmeye başladı ve bu durum karşısında
bazı milletvekilleri TBMM’ye soru önergesi verdi. 27
Kasım 1926 tarihinde Sinop Mebusu Recep Zühdi Bey’in
İçişleri Bakanlığı’na şifahi olarak verdiği soru önergesinde
(sual takririnde) ‘Yıldız kumarhanesinin kamuoyu üzerindeki zararlı tesirlerini gidermek için hükümetçe ne gibi
tedbirler alındığı’ soruldu. Bu takrirden anlaşıldığı
kadarıyla, Yıldız Sarayı Kumarhanesi, sadece İstanbul
halkını değil, Anadolu tüccarını da perişan hale getiriyor,
cebinde parası olanı sefil halde bırakıyordu.
İŞTE SİNOP MEBUSU
ZÜHDİ BEY'İN FERYADI
Zühdi Bey’in sual takriri şöyleydi: “Türkiye Büyük
Millet Meclisi Riyaseti Riyaset-i Celileye. Yıldız Kumarhanesi, Türkiye sermayesi ve iktisadiyâtı için korkunç
bir afet ve bir girdap halini almıştır. Bu müessesenin sureti teşekkül ve teessüsü etrafında dönen rivayetler ve tezvirat da bu muzır ocağın bir an evvel söndürülmesi için
hükümetin derhal harekete geçmesini mucibdir. Bir seneyi
geçmeden İstanbul’da bir tek şen ocak kalmayacaktır.
Anadolu’dan İstanbul’a giden bazı müstahsiller de bir
senelik istihsalâtının hâsılasını buraya yatırıp işlerinin başına sefil perişan dönüyorlar. Binaen aleyh mevcud kanunlarla da teâruz eden bu müesseseye karşı düşündüğü âcil tedbirin neden ibaret olduğunun şifahen izahını Dahiliye
vekili beyefendiden rica ederim. 25 Teşrin-i sani 1926.
Sinop Mebusu Receb Zühdi”
(CİHAN)
ISUZU, MERCEDES, BMC, FORD VE NEW HOLLAND MARKA ARAÇLARIN BAKIM
ONARIM
İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET
ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ
ISUZU, MERCEDES, BMC, FORD VE NEW HOLLAND MARKA ARAÇLARIN BAKIM ONARIM hizmet alımı
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin
ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/105182
1-İdarenin
a) Adresi
: CUMHURIYET BULVARI NO:1 K:4 35250 KONAK/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası
: 2322931530 - 2322933639
c) Elektronik Posta Adresi
: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebile- : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2- İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı
: 5 KISIM (9 HİZMET KALEMİ) - İhalenin niteliği, türü ve miktarına ilişkin
ayrıntılı bilgiye EKAP'ta (Elektronik Kamu Alımları Platformu) yer alan
ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari
şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer
: YÜKLENİCİNİN ATÖLYESİ
c) Süresi
: İşe başlama tarihinden itibaren 25(YİRMİBEŞ) gündür
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: Cumhuriyet Bulvarı No:1 K:4 Oda No: 429 Konak / İZMİR
b) Tarihi ve saati
: 08.09.2014 - 10:00
4.
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.
İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek odasından,
ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge.
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan
veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin
yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir
Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2.
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.
Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
5.
Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.
İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7.
İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.
İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı İzmir Büyükşehir Belediyesi Satınalma Dairesi Başkanlığı (Cumhuriyet Bulvarı No:1 K:4 Oda No:425 Konak / İZMİR)
adresinden satın alınabilir.
7.2.
İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak
indirmeleri zorunludur.
8.
Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Cumhuriyet Bulvarı No:1 K:4 Oda No: 425 Konak/İZMİR adresine
elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.
İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her
bir iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel
üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.
10.
İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat
vereceklerdir.
11.
Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (DOKSAN) takvim günüdür.
12.
Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.
Diğer hususlar:
İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı
teklif üzerinde bırakılacaktır.
Sondakika: 1/9
Basın: 9472
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
$
Su ürünleri av yasağının bu gece sona ereceğini bildiren Türkiye
Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Bu gece
itibariyle gırgır avcılığı, 15 Eylül itibariyle de trol avcılığı serbest olacağı
için denizlerimiz yoğun bir av baskısı altında kalacak. Balıkçılarımızın
av sezonunun 7,5 ay sürdüğünü unutmamaları gerekiyor.” dedi
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, av yasağı
döneminde balıkçıların başka bir gelir
kaynakları olmadığı için sezona borçlu
başladıklarını, balığın bol olduğu av sezonu
başında da yüksek miktarda avcılık
yapıldığından talebin üzerinde bir balık
üretildiği, bu durumun balıkçıların gelirinin
düşmesine neden olduğunu bildirdi. Arz talep
dengesini korucu şekilde yapılacak bir
avcılığın balıkçıların yararına olacağını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti: “Su ürünleri
avcılığında sınırsız ve kuralsız avcılığın kontrol
altına alınması ve her geçen gün artan biyolojik
yok oluşun engellenmesi zorunlu. Yeterli
altyapı oluşturulamadığı için açık deniz
balıkçılığı maalesef yapılamamakta bu nedenle
de av baskısı kıyı sularımızda
yoğunlaşmaktadır. Ülkemizde avcılık yoluyla elde edilen üretim miktarının avlanabilir stok
büyüklüğünün sınırına erişmiştir. Bundan
dolayı, ülkemizde avlanma miktarının
artırılması yerine sürdürülebilir avcılığın
sağlanabilmesi için önlemler alınmaktadır.
Sürdürülebilir balıkçılık
için av yasağının titizlikle
uygulanıyor olması son
derece önemli. Gıda, Tarım
ve Hayvancılık
Bakanlığı’mızın avcılık
konusunda getirdiği standartlar da büyük
önem taşımaktadır.
Belli bir boydan
küçük balık tutulması
yasak ve ağır
cezaları var. Bu gibi
uygulamalarla birlikte yapılan denetim ve kontrollerin
düzenli
yapılmaya devam etmesi
gerekiyor. Bu amaçla stokları koruyucu ve
geliştirici yönde araştırmalar yapılmakta ve koruma kontrol faaliyetlerinin artırılmasına öncelik verilmektedir. Balıkçılarımızın da av yasağı
dönemine ve av kurallarına mutlaka ama mutlaka uymaları gerekmektedir.”Bayraktar,
balıkçıların av yasağı dönemini, yeni sezon için
hazırlıklarını tamamlamakla geçirdiğini
hatırlatarak, başta denize açılabilmesi için
gerekli resmi evraklarla ilgili işlemleri
tamamladıklarını, ağlarını gözden geçirerek,
tamirlerini yaptıklarını ve akaryakıt, kumanya
kasa temini gibi ihtiyaçlarını, tekne ve gemilerin bakım ve onarımlarını tamamladıklarını
belirti. Avcılığın yasak döneminde küçük kayık
balıkçıları avladıkları palamutun bol olmasıyla
yüzlerinin gülmeye başladığını bildiren Bayraktar, “4,5 ay denizlerden ayrı kalan balıkçılarımız,
bu av sezonunun iyi geçeceğini düşünüyorlar.
Bol bol palamut, hamsi, çinekop, lüfer ve istavrit olacağını tahmin ediyorlar. Tüketicilerimiz
de bu fırsatı iyi değerlendirmeli, her yaşta
sağlık açısından son derece yararlı olan,
sayısız faydası bulunan, çocukların gelişimine
büyük katkı yapan balığı bol miktarda tüketmelidir” dedi. Su ürünlerinin, tarım sektörünün
ana alt sektörlerinden birisi olduğunu bildiren
Bayraktar, şu bilgileri verdi: “Üç tarafı denizlerle
çevrili 8 bin 333 kilometrelik kıyı şeridine
sahip ülkemizdeki mevcut su
kaynaklarımız da dikkate
alındığında, su ürünleri
sektörünün ne
denli büyük bir
potansiyele ve
öneme sahip
olduğu
görülmektedir.
Uluslararası pazarlarda daha iyi rekabet
edebilmesi için sektörün geliştirilmesi ve
güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye’de denizlerden avcılıkla yapılan üretim kıyı
balıkçılığına dayanmaktadır. Yeterli altyapı
oluşturulamadığı için açık deniz balıkçılığı
maalesef yapılamamakta bu nedenle de av
baskısı kıyı sularımızda yoğunlaşmaktadır.
Ülkemizde avcılık yoluyla elde edilen üretim
miktarının avlanabilir stok büyüklüğünün
sınırına erişmiştir. Bundan dolayı, ülkemizde
avlanma miktarının artırılması yerine
sürdürülebilir avcılığın sağlanabilmesi için önlemler alınmaktadır. Bu amaçla stokları koruyucu ve geliştirici yönde araştırmalar yapılmakta
ve koruma kontrol faaliyetlerinin artırılmasına
öncelik verilmektedir. Rusya, 7 Ağustos 2014
tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıl süreyle
Avrupa Birliği (AB), ABD, Avustralya, Kanada
ve Norveç menşeli gıda ve tarım ürünlerine
ambargo koydu. Yılda 40 milyar dolar
dolaylarında gıda ve tarım ürünleri ithalatı yapan Rusya, başta Norveç olmak üzere bu ülkelerden milyarlarca dolarlık da su ürünleri ithal
etmektedir. Ülkemiz 2013 yılında Rusya’ya 32,3
milyon dolar değerinde su ve su ürünü ihracatı
yaptı. Bu rakam iki ülkenin potansiyeli dikkate
alındığında çok daha yüksek rakamlara
ulaştırılabilir. Ülkemiz, bu değeri arttırabilecek
potansiyele sahip. Ambargo kararı, ülkemize
büyük avantaj sağlıyor. Bu avantajı
kullanmamız gerekiyor.”TZOB Genel Başkanı
Bayraktar, su ürünleri avcılığında sınırsız ve
kuralsız avcılığın kontrol altına alınması ve her
geçen gün artan biyolojik yok oluşun engellenmesi gerektiğine dikkati çekti.Avcılıkta gerekli
denetimlerin mutlak suretle yapılması ve kota
sistemi uygulanması zorunluluğu
bulunduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:“Özellikle avcılıkla elde edilen bazı balık
türlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
olduğu düşünüldüğünde, avlanma konusunda
yasaklara ve kurallara uymanın, balıkların
yumurtalarını bıraktıktan sonra avlanmasının
ve böylece stokların korunmasının ne kadar
önemli olduğu daha net görülecektir.
Kaynakların rasyonel kullanılabilmesi için su
ürünleri eğitim merkezleri kurularak, eğitimler
yapılmalı ve Ar-Ge çalışmaları desteklenmelidir. Balıkçılıkta arz-talep dengesi
oluşturularak, sürdürülebilir balıkçılığın
sağlanması önem arz etmektedir. Balıkçılık
sektöründeki ürünlere yönelik dondurma, tuzlama, konserve ve paketleme ünitesi içeren
işleme tesislerinin kurulması ekonomik anlamda sektöre katkı sağlayacaktır. İhraç edilen tek
hayvansal tarım ürünü olan balığın (su ürünlerinin) uluslararası pazarlarda daha iyi rekabet
edebilmesi için desteklemeler günün şartlarına
göre artırılmalıdır. Ticari gemilerde olduğu gibi
balıkçı tekneleri de tanker istasyonlarından
kartlı sistemle mazot alabilmelidir.” Gıda Tarım
ve Hayvancılık Bakanlığı’nın on metre ve üzerindeki balıkçı gemisini kendi isteği ile
avcılıktan çıkaran gemi sahiplerine yaptığı
desteklemelerin su ürünleri sektörü için büyük
önem taşıdığını vurgulayan Bayraktar, sektörün gelişmesi için destek ve teşviklere ihtiyaç olduğuna dikkati çekti.' (AA)
1 Eylül 2014 Pazartesi
%!#$!% !%"#
Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği'ne (TOBB) bağlı
İzmir'deki oda ve borsaların
ortak yönetim kurulu
toplantısı, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun
katılımıyla yapıldı
8IT[X^<[E]X\S^9OXR]RW^0\EY[R^&]YOZP/Z?
U]^Q]BWY]Z^SOBY]ZSWU]^<OXN]YW^<[E]X\S
;U]RW^<<;^9]LV]ZW^+NUPYD]C]B^;YJPZ
[YF\U\^Q]L]Z]Z^T\RY\V[^\H[S[T^ROXPZY]XW
[Y\^[YJ[Y[^OY]X]V^N[X^RPZPTU]^NPYPZUPK
8YF\U\V[^T\RY\V[^\H[S[T^RWVWZSWRWZ]^DPXJP
Q]B]Z^;YJPZG^<OXN]YW^<[E]X\S^;U]RW>ZWZ
Q]BSWHW^7OZJX\^0\XV\I[^C]VVWZU]^U]
,[R]XEWVYWOHYP>Z]^N[YJ[^D\XU[K^;YJPZ>PZ
RPZPTPZU]Z^ROZX]^VOZPL]Z
,[R]XEWVYWOHYP^[R\G^40\RY\V[^\H[S[T^FOV
@Z\TY[G^+YT]ZQ]>U]V[^J[N[^T\RY\V[
\H[S[T^TOU\Y[^MI\X[ZU\^N[X^F]YWLT]
Q]BWQOXPIK^<;99^OY]X]V^T\RY\V[^\H[S[T[
N]LS]Z^ROZ]^\Y\^]Y]E]V^N[X^F]YWLT]
C]IWXYWHWTWI^D]X2^U\U[K^<OBY]ZSWZWZ^RO?
ZPZU]^;YJPZG^[A]S^,[R]XEWVYWOHYP>Z]
[YF\U\^MX\S[Y\Z^<OXN]YW^"\QS[Z
7OYOZQ]RW>^C\U[Q\^\SS[K7OZPLT]RWZ]
<OXN]YW>ZWZ^\VOZOT[V^BOS]ZR[Q\Y[Z[^]Z?
Y]S]X]V^N]LY]Q]Z^;YJPZG^48YF\T[IU\^$::
R]Z]Q[^VPXPYPLP^D\^):::^S[E]X\SC]Z\
A]]Y[Q\[email protected]\X[QOXK^8IT[X>U\V[^[YV^1::
L[XV\S^]X]RWZU]^<OXN]YW>U]Z^1-^A[XT]TWI
D]XK^<MXV[Q\>Z[Z^\Z^NMQMV^.::^L[XV\S[
]X]RWZU]^ ^A[XT]TWI^D]XK^8IT[X>[Z^QWYYWV
ZMAPI^]XSWL^CWIW^N[ZU\^1-K^[V\Z
<OXN]YW>ZWZ^):1-^QWYWZU]V[^ZMAPR^]XSWL
CWIW^ -K)^OY]X]V^J\XF\VY\LS[K^<MXV[Q\^D\X?
J[^X\VOXST\ZY[H[^RWX]Y]T]RWZU]^.K
RWX]U]QWIK^(\Y[LT[LY[V^]FWRWZU]^$$^D[?
Y]Q\S[^J\X[U\^NWX]VSWVK^0ON[YQ]^D\
T]V[Z\^[T]Y]S^R]Z]Q[ZU\^MYV\Z[Z^\Z
@Z\TY[^MX\S[T^MRRM^OY]Z^<OXN]YW>U]
D]RWAYW^\Y\T]Z^RWVWZSWRW^Q]L]ZWQOXK^\XJ[
X\VOXST\ZY\X[^D]RWAYW^\Y]T]Z^NPY]TWQOX2
U\U[K<OXN]YW>ZWZ^T\RY\V[^\H[S[T^MRRM^[Y]Z
\U[YT\R[^J\X\VS[H[Z[G^[YF\U\^V]QZ]VFWG
%#%^OB\X][email protected]^TON[YQ][email protected]\T\E[R[
NPY]T]UWHWZW^[A]U\^\U\Z^;[email protected]\X[Z[
LP^L\V[YU\^RMXUMXUM^48YF\T[IU\^1:>YW
QWYY]XU]Z^V]YT]^3ZUMRSX[^0\RY\V^[R?
\R[>ZU\^1$:^TOU\Y^%#%^Y\X^[Y\^T\RY\V[
\H[S[T^D\X[Y[QOXK^#MAPRPZPZ^QMIU\^:/W
J\ZFG^--^N[[email protected]\ZE[R[^NPYPZ]Z^[YF\U\
[LR[IY[V^U\H[YG^T\RY\VR[IY[V^ROXPZP
Q]L]ZWQOXK^!]NX[V]^R]C[N[^[LF[^]XWQOXG
J\ZFY\X^[L^]XWQOXK2^U\U[K^8YF\U\^T\RY\V
Y[R\R[ZU\^]FWV^NPYPZ]Z^T\[email protected]?
Y\X[Z^VOZS\Z=]ZY]XWZWZ^S]T]T\Z^UOYP
OYUPHPZP^V]QU\U\Z^;YJPZG^4&\[email protected]
FOV^A]IY]^S]Y\N[^OY]Z^Q\Z[[email protected]\X\^[?
CS[Q]F^UPQPYT]VS]UWXK^I\YY[VY\^T\V]?
SXOZ[VG^TON[YQ]^S\VZOYO=[R[G^UOH]YJ]I^D\
S\R[R]S^S\VZOYO=[R[G^V[TQ]^S\VZOYO=[R[
]Y]ZY]XWZWZ^]FWYT]RWZ]^[CS[Q]F
UPQPYT]VS]UWXK^PV]XWU]^[YF\Z[Z
J\Y[LT[LY[H[Z[^X]V]TY]XY]^]ZY]ST]Q]
F][email protected]\^N[X^[YF\Z[Z^T\RY\V[^\H[S[T
MRRM^[Y]Z^\U[YT\R[^J\X\V[XK^*OV^R]QWU]
T\RY\V^Y[R\R[^A]]Y[Q\[email protected]\XT\Y[2
$%%%#"$"%$%"%!##$% "# $%%"!"$%##!%%
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi ‘Sertifikalı Güneş Enerjisi Teknik Elemanı
Yetiştirme Kursları’ eğitimlerine başlıyor. İKÇÜ, Zenit Enerji ve SolarRES işbirliği ile yapılan protokol doğrultusunda,
Çiğli ana yerleşkesinde kurulan güneş enerjisi santralinde (GES) 15 Eylül’den itibaren uygulamalı eğitimler verecek
[email protected]\E\^JMZ\LS\Z^\Y\VSX[V^\YU\^\ST\V^[RS\Q\ZG^JMZ\L
\Z\X=[R[^B]Z\Y[^S]T[X^D\^N]VWTW^[Y\^B]X]^V]I]ZT]V
[RS\Q\ZG^JMZ\L^\Z\X=[R[^R[S\TY\X[Z[^B]I]XY]T]V^D\^Q]SWXWT
Q]BT]V^[RS\Q\Z^C\XV\R^J\Y\E\H[[email protected]\TY[^\Z\X=[
]Y]ZWZ]^[YV^]UWTW^]STWL^OY]E]VK<MXV[Q\/Z[Z^JMZ\L^\Z\X=[R[
BOS]ZR[Q\Y[^[Y\^[YJ[Y[^N[YJ[^D\X\Z^87*'^0MC\ZU[RY[V^D\
0[T]XYWV^!]VMYS\R[^5\V]ZW^6XOAK^5XK^&]Y[C^;VPXG^\Z\X?
=[U\^UWL]^N][email protected]\^J\F[YT\R[^J\X\VS[H[Z[[email protected]\?
U[K^\Z[Y\Z\N[Y[X^\Z\X=[^VOZPRPZU]^E[UU[^Q]SWXWTY]X
Q]BWYT]Q]^N]LY]ZUWHWZW^DPXJPY]Q]Z^6XOAK^;VPXG
4(MZ\L[T[I^NOY^OYUPHP^[F[Z^MYV\^OY]X]V^FOV^L]ZRYWQWIK
9P^]Y]ZU]^Q]BWY]E]V^Q]SWXWTY]XY][email protected]^U]C]^U]
]FWY]E]VK^7]QZ]HWTWI^FOV^]T]^T]]Y\R\A^S\VZ[V
\Y\T]ZWTWI^QOVK2^U[Q\^VOZPLSPK^+YT]ZQ]>ZWZG^JMZ\L^]Y?
T]^JMEMZMZ^<MXV[Q\/Z[Z^Z\X\U\QR\^OZU]^N[X[^OYT]RWZ]
X]HT\Z^JMZ\L^\Z\X=[R[ZU\Z^Q]X]XY]ZT]U]^N[X[ZE[^MYV\
OYT]RWZ]^U[VV]S^F\V\Z^6XOAK^;VPXG^+95>Z[ZG^OYUPVF]
@Z\TY[^N[X^C]TY\^Q]B]X]V^+95>U\V[^JMZ\L^\Z\X=[R[Z[Z
QMIU\^-:>PZP^MX\ST\Q[^C\U\AY\U[H[Z[G^QWYU]^1 :^N[Z^\D[Z
[CS[Q]EWZW^V]XLWY]Q]E]V^UMZQ]ZWZ^\Z^NMQMV^JMZ\L^\Z\X?
=[R[^R]ZSX]Y[Z[^]FSWHWZW^[A]U\^\SS[K^6XOAK^5XK^;VPXG^43Z\X=[U\
NP^V]U]X^UWL]^N]HWTYWQV\ZG^MYV\T[I[Z^UOH]Y^V]QZ]HW
JMZ\L^\Z\X=[R[ZU\Z^Z[Q\^A]QU]Y]ZTWQOXPI^'YV\T[I[Z
[TVZY]XW^OYUPVF]^PQJPZK^*]SWY]XG^B]XVY]X^C\X^Q\X^NOT
NOLK^#[Q\^U\H\XY\ZU[XT[QOXPI^7]QZ]HWTWI^T\DEPS^]?
T]^]XSWQ]^F\D[X\T[QOXPIK^]SWXWTY]XWZ^T]Y[Q\S[^V]S^V]S
A]IY]RWQY]^J\X[^V]I]Z]N[Y[XK^9P^]Y]Z]^Q]BWY]Z^Q]SWXWT
MYV\T[I[Z^J\Y\E\H[Z\^Q]BWYTWL^Q]SWXWTUWXK2
U\U[K<MXV[Q\>U\G^NP^]Y]ZU]V[^A[XT]Y]XWZ^Q]N]ZEW^OXS]VYW
OYT][email protected]\G^QMIU\^QMI^Q\XY[^R\XT]Q\Z[Z^R\[email protected]\
J[XT\R[QY\^J\F[Y\E\H[Z[^N\Y[XS\Z^6XOAK^;VPXG^<MXV[Q\/Z[Z
NP^]Y]ZU]^Q\S[LT[L^\Y\T]Z]^[CS[Q]F^UPQUPHPZPG^87*'
D\^"\Z[S^[LN[XY[H[QY\^NPZ]^V]SVW^RPZT]QW^C\U\AY\U[VY\X[Z[
[email protected]\U[K^6XOAK^;VPXG^4&\[email protected]\^VPY]VS]Z^UOYT]^N[YJ[Y\XY\
NP^[L\^ROQPZ]Z^V[L[Y\X^[ZS\XZ\SS\Z^\U[Z[Y\Z^N[YJ[Y\XY\^\Z?
\X=[^VPYY]Z]Z^[ZR]ZY]XW^I]X]X]^PHX]SWQOXK^).[email protected]
OY]Z^N[X^B]Z\YG^Q]ZYWL^N[YJ[Y\XY\^S\VZ[V^OY]X]V^NMQMV^X[RV
OYPLSPX]N[Y[XK^MIJXWZ^CWIW^UOHXP^C\R]BY]ZT]IR]^NMQMV
V]I]Y]X]^R\N\N[Q\S^D\X\N[Y[XK^A]V^N[X^N]HY]ZSW^D\^SOBX]V?
Y]T]^C]S]RWQY]^C\X^]Z^Q]ZJWZ^X[RV[^OYPL]N[Y[XK^,]S]
[email protected]\Q\Z^N[X^T\RY\VK^5OZ]ZWTYW^D\^S\EXMN\Y[^]X]^\Y\?
T]ZY]X]^[CS[Q]F^D]XK2^L\VY[ZU\^VOZPLSPK87*'^OY]X]V^)::
V+^JMZ\L^B]Z\Y[Z[^Q\XY\LV\^[F[ZU\V[^OSOB]XV^Q\X[Z[Z
MI\X[Z\^VPXUPVY]XWZWG^OSOTON[YY\X[Z^MI\X[Z[Z^JMZ\L^B]Z?
\YY\X[QY\^V]B]SWY]E]HW^N[YJ[R[Z[^D\X\Z^6XOAK^;VPXG^1.
3QYMY/U\^N]LY]Q]E]VG^]Y]ZWZU]^U\Z\Q[TY[^]V]U\T[RQ\Z?
Y\X^D\^"\Z[S^3Z\X=[^TMC\ZU[RY\X[Z[Z^D\X\E\H[^PQJPY]T]YW
\H[S[TY\XY\^R\[email protected]\^X]C]SYWVY]^F]YWL]N[Y\Z^Q]^U]^V\ZU[
[L[Z[^VPX]N[Y\Z^PIT]ZY]X^V]I]ZUWX]E]VY]XWZW^N\Y[XSS[K
;VPXG^49P^\H[S[T[G^R\[email protected]\^A]]Y^OY]X]V^F]YWL]Z^BXOA\RQ?
OZ\YY\XY\^D\X[QOXPIK^3H[S[T^]Y]Z^C\XV\R^[RS\X^Y[R]ZRYW^[RS\X
Y[R]ZRRWI^\Z\X=[^A[XT]Y]XWZU]^X]C]SYWVY]^[L^NPY]N[Y[XK^"\Z[S
3Z\X=[/Z[Z^U\^D\XU[H[^R\[email protected]\Y^U\RS\VY\^N[XY[VS\^NP^]Y]Z]
V]Y[A[Q\^]X]^\Y\T]Z^R]HY]Q]E]HWIK^9P^]Y]ZU]^C[IT\S^D\X?
T\V^[RS\Q\ZG^J\X\V^F]YWLT]V^[RS\Q\Z^J\X\V^Q]SWXWT
Q]BT]QW^UMLMZ\Z^C\XV\R[G^\H[S[T^UMI\Q[^]QWXS^\ST\U\Z
NP^BXOJX]T]^V]NPY^\U[QOXPIK2^U[Q\^VOZPLSPKZMTMIU\?
V[[email protected]\TU\^\DY\XU\^JMZ\L^\Z\X=[R[^VPYY]ZWTWZWZ
]XS]E]HWZWG^R\[email protected]\^NMQMV^B]SY]T]^Q]L]Z]E]HWZW^V]QU\?
U\Z^6XOAK^;VPXG^\Z^ROZ^N]RWZU]^Q]BWY]Z^]FWVY]T]U]G
3657>Q]^.^(>YWV^^T[YQ]X^3PXO^Q]SWXWT^S]Y\N[
J\YU[H[Z[G^3Z\X=[^9]V]ZYWHW/ZWZ^[R\^NPZPZ^R]U\E\^OZU]
N[X[Z\^E\D]B^D\X\N[YU[H[Z[[email protected]\U[K^87*'^0MC\ZU[RY[V
D\^0[T]XYWV^!]VMYS\R[^5\V]ZW^6XOAK^5XK^&]Y[C^;VPXG
[email protected]\^U\D]T^\SS[4,]YVWTWIU]ZG^[Z]ZWYT]I^S]Y\B^D]XK
(MZ\L^WRWRWZ]^N]HYW^RP^WRWST]^R[RS\TY\X[Z[Z^VPYY]ZWTW
]XSSWHW^J[N[^JMZ\L^B]Z\YY\X[Z[Z^VPYY]ZWTW^U]^]XS]E]VK
,\XV\R^JMZUMI^\Y\VSX[H[Z[^MX\S\X\VG^A]IY]RWZW^L\C[X
L\N\V\R[Z\[email protected]\X\E\VG^U]C]^ROZX]^[CS[Q]EW^OYUPHPZU]
J\X[^VPYY]Z]N[Y\E\VK^(MZ\L^\Z\X=[R[G^]YSQ]BW^ROXPZP
Q]L]Q]Z^VWXR][email protected]\Y\XU\V[^N[XFOV^S]XWT^]X]I[R[Z[Z^\Y\V?
SX[V^D\^RPY]T]^ROXPZPZ]^U]^NMQMV^F]X\^OY]E]VK^9[X^\D[Z
\Y\VSX[V^[CS[Q]EW^Q]VY]LWV^.^V[YO]SSG^NP^U]^Q]VY]LWV^.?1:
N[Z^<^E[D]XWZU]^VPXPY]E]V^N[X^JMZ\L^B]Z\Y[QY\
V]XLWY]Z]N[Y[XK^9P^VPXPYPTU]Z^ROZX]^]XSWV^\Y\VSX[V
A]SPX][email protected]\T\Q\^J\X\V^QOVK2^^
1 Eylül
2014
Pazartesi
1Şubat
2013
Perşembe
Gold Teknoloji Marketleri Pazarlama Müdürü Erdemir,"Teknoloji marketlerinde 2013'te ayda ortalama
330 bin adet cep telefonu satılıyordu. Kredi kartı düzenlemesinden sonra bu rakam 200 bine düştü"dedi
6WTNWDOSONX(HEVTSVLVX>VX(VTVQSVLVX*JRJLJ/TJT
6((*X3X!JGWQX+83'/QVXMHRHRSHCVX?URVTXDV@
QVSV<ITSWROTWXQWNKUQXKOTORSWLWKO=XQVNTISI4UXLWRNVQSVRUT
[email protected]<ITJXKWQOFSWROTOXIRQWSWLWXMHEPVX'8
PHFHRPHB0V:VTXMOSXWM;
PWXIRQWSWLWX228
[email protected];
<ITJXKW;
QWT
QVNTISI4UXLWRNVQSVRUTUTXKWQOFXRWNWLO=XNRVPUXNWRQO
PHEVTSVLVKUTPVTXKITRWX328XGUTXWPVQXPHFVRVNX+88
GUTVX?VRUSVPUBX6AMSVDVXQWNKUQXMWKWCOXQVNTISI4UXLWRNVQ;
SVRUTXQVSV<ITXKWQOFSWROTOXMHEPVX'8XDU>WROTPWXPHFHRLHF
ISPJB*ITJMSWXUS?USUX77XLJ9WGURUTUTXKIRJSWROTO
MWTOQSWMWTX0ISPX5VNTISI4UX&WRNVQSVRUXWEWRSWLW
&HPHRHX*OSOT:X"R9WTX%RPVLUR=XWRWFQORLWXFURNVQUX0<*
RWNWLSWROTWX?ARVX5HRNUMV/PVX+83'XMOSOTOTXUSNX)XWMOTPW
[email protected]<ITJXKWQOSPOCOTO=X+832
MOSOTOTXWMTOXPATVLUTPVXGJXRWNWLOTX)
LUSMITXISPJCJTJ
KAMSVPUB5HRNUMV/PV
WSOF>VRUFUXVQNUSVMVTXVT
ATVLSU
<WNQARSVRPVT
GURUTUTXNRVPU
NWRQSWROTPWNUXQWN;
KUQXULNWTO
ISPJCJTJXGV;
SURQVTX%RPVLUR=
FJTSWRO
NWMPVQQU1$WQVTXKWQOTXWS;
LWX?HDHXW:OKOTPWTX76
HSNVSVRUTVX?ARVX:INXPW9W
PHFHNXGURXPJRJLPWMOEB
[email protected];
4UMVXJSWFLWNQWXEIRSWTLWMWXGWFSWPOBXVTUXQVNTISI4U
HRHTSVRUTUTXNISWMXJSWFOSWGUSUMIRXISLWKOXWKSOTW
GWNWRKWTOEXKIKMWSXKQWQHSVRUTXPVXGJXTINQWPW
VFUQSVTLVKUTUXKWCSOMIRBX!JGWQXWMOTWXNWPWRXGUTX-88
SURWSONXKITXLIPVSXGURXDV@XQVSV<ITJTJXWK?WRUXHDRVQSUXGUR
:WSOFWTXGUSVXQWNKUQSVXWSWGUSUMIRPJBX5VNTISI4U
NJSSWTOLOTPWXVTXEVT?UTSVXWMTOXNJS>WRPWXISWGUSUMIR;
PJB1%RPVLUR=XQWNKUQXMWKWCOTOTXQVNTISI4UXLWRNVQ;
SVRUTPVNUXGHMHLVMUXKO<ORSWPOCOTOXGVSURQVRVN=X15VNTISI4U
LWRNVQSVRUTPVNUXDV@XQVSV<ITJXKWQOFSWROX3X!JGWQ
UQUGWRUMSVXGHMHNXGURXPHFHFXMWFWPOBX5VNTISI4UXLWRNVQ;
SVRUTPVX+832/QVXWMPWXIRQWSWLWX228XGUTXWPVQXDV@XQVSV;
<ITJXKWQOSOMIRPJBX*RVPUXNWRQOXPHEVTSVLVKUTPVTXKITRW
GJXRWNWLX+88XGUTVXPHFQH1XPVPUB7TDWNX5HRNUMV/PV
KWQOSWTXQI@SWLXDV@XQVSV<ITJXWPVQSVRUTPVXNH:HSLVTUT
WNKUTVXGHMHLVTUTXMWFWTPOCOTOXWNQWRWTX%RPVLUR=
GJTJTXKVGVGUTUTXPVX0.&XI@VRWQARSVRUTUTX+'XWMSON
NITQRWQSOXKWQOFSWROX>VXKVTVQSUXKWQOFXLWCWEWSWROTPWNU
KWQOFSWROTXWRQLWKOXISPJCJTJXNWMPVQQUBPVLVXKUKQV;
LUTPVXMW@OSWTXPVCUFUNSUNXUSVXQVNTISI4UXLWRNVQSVRUTPVNU
3;3=-XLUSMWRXSURWSONX@WEWROTXPUCVRXKWQOFXNWTWSSWROTW
NWMPOCOXGUS?UKUTUX>VRVTX%RPVLUR=XKAESVRUTVXFAMSVXPV;
>WLXVQQUX1V@XQVSV<ITJXQHNVQULUTUXKWPVDVXGURXAPVLV
KUKQVLUTUXMWKWNSWMWRWNXWEWSQLWTOTXULNWTOXMINB
6JTJTXISLWPOCOTOX5HRNUMV/PVNUXQI@SWLX@WEWRPWXDV@
QVSV<ITJXKWQOFSWROTOTXWEWSLWLWKOTPWTX?ARHMIRJEBX.IT
-XWMPWXDV@XQVSV<ITJX@WEWROXKWPVDVXVSXPVCUFQURPUBX%CVR
WLW:X?VR:VNQVTXDV@XQVSV<ITJXKWQOFOTOXWEWSQLWN
ISKWMPO=XWMTOXEWLWTPWXNITQRWQSOXKWQOFSWROTXPW
MWKWNSWTLWKOX?VRVNURPUBX7TDWNXNITQRWQSOXKWQOFSWROT
GHMHNXIRWTPWXWRQQOCOXPWX?HTX?UGUXIRQWPWB!JGWQ
WMOTPWTXGJXMWTWXQVNTISI4UX@VRWNVTPVDUSVRU=XWSQVRTWQU<
APVLVXMATQVLSVRUTVXMATVSPUBXRTVCUTXLWCWEWSWRPW
<UTWTKXNJRJSJFSWROTOTXPVKQVCUXUSVX9OESOXQHNVQUDUXNRVPUKU
KJTJSJMIRBX&WCWEWPWNUXITSUTVXKUKQVLXHEVRUTPVTX3PWNUNWXU:VRUKUTPVXITWMXWFWLWKOXQWLWLSWTOMIRB
"TWMSWTLOFXISWTXNRVPUMVXUKQUTWPVTX@VRKITVSXNRVPU
V>RWNSWROTOXQWLWLSOMIRBXFSVLSVRUTXQWLWLSWTLWKOTO
LHQVWNU@=XHRHTHX9VLVTXLHFQVRUMVXQVKSUL
VPUSUMIRB1*OSOT:X"R9WTX%RPVLUR=XVNITILUXMATVQUDU;
SVRUTUTXAEVSSUNSVXDV@XQVSV<ITJX?UGUX@WEWROTXSINILIQU<U
ISWTXGURXWSWTPWXMOSXKITJTWXPICRJXVTXWEOTPWTXNRVPU
NWRQOTWX2XQWNKUQXUSVXUMUSVFQURLVXMW@WDWCOTO
PHFHTPHNSVRUTUXKAMSVPUB6JTJTX9VLXMVRSUXHRVQULU
QVF>UNXVPVDVCUTU=X9VLXGWTNWSWROTXNWMGVQQUCUX?VSURUXVS;
PVXVQLVKUTUXKWCSWMWDWCOTO=X9VLXPVXQVNTISI4U
@VRWNVTPVDUSUCUTUXRW9WQSWQWDWNXVTXGHMHNX9WLSVTUTXGJ
ISWDWCOTOX>JR?JSWMWTX%RPVLUR=XNRVPUXNWRQSWROTWX?V:VT
MOSX?VQURUSVTXSULUQXKOTORSWLWKOTOTXJEJTX>WPVPVX:IN
ATVLSUX>VXPICRJXGURXWPOLXISPJCJTJX>JR?JSWMWRWN=
NITJFLWKOTOXFAMSVXKHRPHRPH16JTJTXMWTOXKORWXQWNKUQ
KOTORSWTPORLWKOTOTXDV@XQVSV<ITSWROTPWXQWLWLVT
NWSPOROSLWKOXPVCUSX2;'XQWNKUQVXUTPUR?VTLVKUXKVNQARHT
GURXWTPWXNWTXNWMGVQLVKUTUXVT?VSSVMVDVNQUBXWQWTPWFOT
GIR:SWTLWXPHEVMUTUXUTPURLVMUXKWPVDVXNRVPUXNWRQSWRO
HEVRUTPVTXPHFHTLVLVNXSWEOLBX*UFUKVSXGIR:SWTLW
<WRNSOXAPVLVXMATQVLSVRUMSVXPV>WLXVPUMIRBXTVLSU
ISWTXGJTJXNWPVLVSUXGURXFVNUSPVXWEWSQWGUSLVNQURXPUMV
PHFHTHMIRJLBX7NKUX9WSPVXUTKWTSWRXWSOF>VRUFUXNVKVDVN;
SVRUTVX<WRNSOXAPVLVXMATQVLSVRUMSVXKWQOTXWSLWMW
MATVSUMIRBX6JXKV<VRPVXNUFUKVSXGIR:SWTLWKOXQWNU@XVQL;
VTUEX?UQQUN:VX?H:SVFUMIRB1%RPVLUR=X5HRNUMV/TUT
GUSUFUL;QVNTISI4UXWSWTOTPWNUX?VSUFLVX@IQWTKUMVSUTV
UTWTPONSWROTOXGVSURQVRVN=X17SLWTMW/PWXQVNTISI4UX@WEWRO
MOSSONX328XLUSMWRXSURWXDURIMWXKW9U@BX6UEXPVX+8+2
5HRNUMV/KUTPVXGJXPVRVDVX?H:SHXGURXKVNQARXISJFWDWCOTW
UTWTOMIRJE1XFVNSUTPVXNITJFQJBX#++$
$&)
)**!")*% *!#!!#(*&)*$))&((*$)&$*)* ))
.,48(9%0-'-05974&/035/5
!38)806.8369 53.5(59#%! $9 8*8769%387
8",7),9,/28914138/2-7,74899-.87
&3*9%0-'-059879878259280636')6
/826/676797&'&41*59"1926.4898
6*8)8(6769"1*.145(5759/2.145
"6XIR?WTUEWKMITJMSW=X,JKMW#PWXPHEVTSVTVTX&&.
7JQILVD9WTUNWX JWRO#TPWX5HRNUMVXKQWTPOTPWXLUSSU
NWQOSOLXUSVX-)XIQILIQU>XMWTXKWTWMUX<URLWKOXMVRXWSPOBX JWR;
PWXMWNOQXQRWTK<VRX9WQSWROTPWTX<RVTXKUKQVLSVRUTV=XPVGRUMW4
KVQSVRUTPVTX9W>WXKHK@WTKUMITXKUKQVLSVRUTV=XLIQIR
MWQWNSWROTPWTX?H>VTSUNXKVQUTVXNWPWRX:VFUQSUXHRHT
?RJ@SWROTOXKVR?USVMVTX5HRNX<URLWSWRO=X,JKXLWRNWSWROMSW
?VR:VNSVFQURPUNSVRUXUNUSUX?ARHFLVSVRPVXUFGURSUCUX>VXMWQOROL
<ORKWQSWROTOXLWKWMWXMWQORPOBX5HRNUMVXWMRODWX32XLUSSU
NWQOSOLXKQWTPOTOTXMVRXWSPOCOX<JWRPWXVTXGWFWROSOXLUSSU
NWQOSOLXAPHSHTHTXPVXKW9UGUXISPJBX"6X6WFNWTOX"R9WTX.;
WGJTDJ=X,JKMWX VPVRWKMITJ#TJTX9VPV<SVRUTUX5HRNXIQI;
LIQU>XVTPHKQRUKUTUTX?SIGWSSVFLVKUX>VXU9RWDWQOTO
WRQORWGUSLVKUXU:UTX:INXATVLKVPUNSVRUTUXNWMPVQQUBX.WGJTDJ=
WSVTXGJXHSNVPVX32X<URLWLOEXMWQOROLXMW@LOFXPJRJLPWB
6JXKWMOTOTXATHLHEPVNUXGVFXMOSPWX28XWPVPVXJSWFWDWCOTO
QW9LUTXVPUMIRJEBX*WQOSPOCOLOEX<JWRSWRX>VXQUDWRUX9VMVQSVR
:VR:V>VKUTPVXGUR:INX<URLWLOEOTXGJXMATPVNUX?URUFULSVRUTU
>VXUFGURSUCUX?ARHFLVSVRUTUX?AESVLSUMIRJEBX,JKSWRX5HRNXI;
QILIQU>XKWTWMUTUTXNWSUQVKUTVX>VXGVDVRUKUTVX?H>VTUMIRB
&JQSWNWXIRWPWXISLWLOEOXUKQUMIRSWRBXPVPUBX.WGJTDJ=
,JKMWX VPVRWKMITJ#TJTXKITXPATVLSVRPVNUXNRWMTWXUSV
KUMWKUX?VSUFLVSVRPVTXPISWMOX76XHSNVSVRUX>VX76(XUSV
WRWKOTPWNUXQUDWRUXUSUFNUSVRUTX?VRUSLVKUTUTX5HRNXIQILIQU>
VTPHKQRUKUTVXW>WTQW4XKWCSWMWGUSVDVCUTUXGVSURQVRVN=XKAESVRU;
TUXFAMSVXKHRPHRPHX,JKMWXMWTXKWTWMU=XWTWXKWTWMUXUSV
QWLWLVTXVTQV?RVXISLJFXPJRJLPWBXWSVTXMWTXKWTWMUXHRV;
QULUTUTXGHMHNXGURXGASHLHXGJXHRVQUDUSVRXQWRW<OTPWT
MW@OSLWNQWBX,JKX9HNHLVQUXMWGWTDOXQVPWRUN:USVRUXMJR;
QU:UTPVXHRVQULXMW@LWMWXQVF>UNXVQLVNXU:UTX:VFUQSU
NISWMSONSWRXKWCSWLWNQWPORBX,JKMWXMWTXKWTWMUX<URLWSWRO
KWMOXISWRWNXWEXISPJCJX?UGU=XWMRODWXGHMHNXGURXGASHLH=
.I>MVQSVRXEWLWTOTPWTXNWSLWXVNU@LWTX>VXKUKQVLSVRSV
HRVQULXMW@LWNQWPORBX6JXFURNVQSVRUTXFULPUMVXNWPWRXWMWNQW
PJRLWSWROTOTXTVPVTUXWTWXKWTWMUTUTXWSQVRTWQU<UTUT
#)"'*&'#'%$("((*' "'(&!%
Konutder Yönetim Kurulu Başkanı Çelik,"Milyonlarca aile deprem tehlikesi altında yaşarken,
yeni ve depreme dayanıklı bir konutun talep görmeyeceğini ve atıl kalacağını beklemek son
derece yanlış. Bu nedenle doğru fiyatla arz edilmiş konutlar mutlaka alıcısına ulaşır"dedi
Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği
(Konutder) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer
Faruk Çelik, milyonlarca ailenin deprem
tehlikesi altında yaşarken, yeni ve depreme
dayanıklı bir konutun talep görmeyeceğini ve
atıl kalacağını beklemenin son derece yanlış
olacağını belirterek, "Bu nedenle doğru fiyatla arz edilmiş konutlar mutlaka alıcısına
ulaşır" dedi.Çelik, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı yapı izin istatistikleri ve
sektöre yönelik AA muhabirine yaptığı
açıklamada, 2014 yılının ilk yarısında konut
sektörünün geçen seneye göre biraz daha
yavaş bir seyir izlediğini belirterek, konut
satışlarının geçen seneye göre yüzde 8
azaldığını kaydetti.Bu durumda yılın ilk
aylarında yaşanan politik olaylar, yerel seçim
ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de önemli
ölçüde etkili olduğunu ifade eden Çelik, belirsizliklerin arttığı her dönemde olduğu gibi
konut almak isteyen kişilerin alımlarını bir
miktar ertelediğini söyledi.Çelik, 2014 yılının
ilk 6 ayında bir önceki yıla göre belediyeler
tarafından yapı ruhsatı verilen yapıların bina
sayısı yüzde 24,6, yüzölçümü yüzde 35,8,
değeri yüzde 50,4, daire sayısı yüzde 27,4
arttığını anımsatarak, şunları dile
getirdi:"Yapı ruhsatlarındaki artış ülkemizde
aslında hala yeni ve nitelikli konuta büyük bir
ihtiyaç olmasından kaynaklanıyor. Ekonomik
ve politik istikrara bağlı olarak dönem dönem
konut talebinde bir yavaşlama olsa da
aslında bugün hala halkımızın büyük bir
bölümü depreme dayanıklı olmayan niteliksiz
konutlarda yaşamakta ve daha iyi bir konuta
taşınmak için fırsat kollamaktadır. Bunu
gören üreticiler de yatırım kararlarını kısa
vadeli dalgalanmalara göre değil, uzun vadede konuta olan ihtiyacı göze alarak vermek-
tedir. Ayrıca son dönemde kentsel dönüşüm
projelerinin giderek yaygınlaşması da yapı
ruhsatları rakamlarını yukarıya çekmektedir."
Konut talebinin zaman zaman dalgalanma
gösterebildiğini aktaran Çelik, "Konut alımı
sıradan bir aile için hayatı boyunca yaptığı en
önemli yatırım. Ekonomik bir belirsizlik, gelir
kaybı endişesi veya faiz oranlarında bir
yükseliş ailelerin alım kararlarını ertelemelerine neden olmaktadır. Ancak diğer yandan
ülkemizde gerek mevcut konut stokunun
kalitesi gerekse artan nüfusun sebep olduğu
ihtiyaç göz önüne alındığında orta ve uzun
vadede konut sektöründe bir talep
yetersizliği oluşmasını beklemiyoruz" ifadelerini kullandı.Çelik, milyonlarca
ailenin deprem tehlikesi altında
yaşarken, yeni ve depreme dayanıklı
bir konutun talep görmeyeceğini ve
atıl kalacağını beklemenin son derece
yanlış olacağını belirterek, bu nedenle doğru
fiyatla arz
edilmiş
konutların
mutlaka
alıcısına
ulaşacağını
söyledi.Son
açıklanan
verilerde yapı
sahipliğine
göre özel
sektörün
büyük paya sahip olmasına
yönelik Çelik, özel sektörün
payını artırmasını son derece
sağlıklı bir gelişme olarak
gördüklerini kaydetti. Çelik, kaynakların en iyi
şekilde değerlendirilmesi ve serbest
piyasasının arz ve talep dinamikleri
içerisinde hareket edebilmesi için kamunun
sektörde bir üretici olarak değil, bir düzenleyici ve denetleyici kurum olarak yer
almasının en doğru şey olacağını dile getirdi.
İstanbul Emlak Komisyoncuları ve
Danışmanları Odası Başkanı Nizameddin
Aşa, bu yılın ilk yarısının konut sektörü için
kötü geçtiğini belirterek, "TÜİK'in konut satış
istatistikine bakıldığında geçen yılın temmuz
ayına göre konut satışı yüzde 20,2 düştü. Biz
bu rakamın daha da yüksek olduğunu
düşünüyoruz, çünkü satış vadesi
sözleşmeleriyle yapılan bazı satışlar
var, bunlar tapu kayıtlarında yoklar.
Satılamayan binlerce stok olduğunu
biliyoruz" dedi. Aşa, gerçek ihtiyaç
sahipleri dışındaki hedef kitle için
inşaatların yapıldığını ifade ederek,
"Gerçekten ev almak isteyen,
fiyatların yüksek geldiği, ödeme
koşullarının uymadığı bir alıcı kesim
var. Alıcı kesime hitap eden çok fazla
proje yok. Sadece TOKİ
ve Emlak GYO'nun bazı
projeleri var onlar da
piyasaya hitap edebilecek
sayıda
değil.
Yeni
yapılan projeler
oldukça yüksek fiyatta satışa sunuluyor. Biz de buna
'piyasada balon
oluştu' dedik. (AA)
ISLWLWKOMPOBX(ISWMOKOMSWX,JKX9HNHLVQU=XJSJKSWRWRWKO
NWSUQVXKQWTPWRQSWROTPWXHRVQULXMW@WTXMWTXKWTWMUTUT
?VSUFLVKUTUXUKQUMIRBX5HLXGJTSWRXNWSUQVKUTUXNWTOQSWMWTX5HRN
IQILIQU>XMWTXKWTWMUXU:UTX<ORKWQB5HRNX9VMVQUXWMRODWX,JKMW
VPVRWKMITJ#TJTXVTXGHMHNX9W<U<XQUDWRUXWRW:X>VXIQIGHKXHRVQU;
DUKUX07$X0RIJ@X.WQOTWSLWX(URVNQARHX7SVWTPVRXWKUSUV>
>VXHSNVTUTXVTXGHMHNXNWLMITXHRVQUDUKUX*7&7$#OT
.WQOTWSLWX(URVNQARHX,JKQWLX.9WLKJQPUTI>XGWFQWXISLWN
HEVRVXGUR:INXHKQXPHEVMXMATVQUDUXUSVXUNUSUX?ARHFLVSVR
?VR:VNSVFQURPUBXEVSSUNSVX07$XMATVQUDUSVRUX5HRNX<URLWSWRO
QVKUKSVRUTVXPW>VQXVPVRVNXUNUXQWRW<OTXPWXUFGURSUCUTPVTXISJLSJ
KITJ:SWRXVSPVXVPVDVCUTVXPUNNWQX:VNQUSVRBX5HRNX<URLWSWROT
07$#OTXPW>VQUXHEVRUTVXATHLHEPVNUX?HTSVRPVXMVTUPVTXGJ
HSNVMUXEUMWRVQXVQLVKUX@SWTSWTOMIRBX#!+$
*
$()%("'%(*)%##
ASBAŞ Genel Müdürü Gürses,"Avrupa'da yaklaşık 4-5 yıldır devam eden
finansal krizin de etkisiyle 30 metreye
kadar olan yat siparişleri ciddi anlamda azaldı, buna karşılık 50 metrenin
üzerinde yat siparişleri çok fazla
gelmeye başladı"şeklinde konuştu
(HTMWXMWQXKVNQARHTHTXATVLSUXHRVQULXLVRNVE;
SVRUTPVTXGURUXISWTX7TQWSMWX.VRGVKQX6AS?V/PVXMOSOTX
WMOTPWX3)XSHNKXMWQXPVTUEVXUTPURUSPUB77XLJ9WGURUTV
W:ONSWLWSWRPWXGJSJTWTX7TQWSMWX.VRGVKQX6AS?VXFSVQUDUKU
7TITULX!URNVQUX7.67!X0VTVSX&HPHRHX$VNUX0HRKVK=
IDWN;QVLLJEXPATVLUTPVXGAS?VPVXHRVQUSVTX3)XMWQOT
QVKSULWQOTOTXMW@OSPOCOTO=XMOSXKITJTWXNWPWRXPVTUEVXUT;
PURUSVTXMWQXKWMOKOTOTX'8/OXGJSWDWCOTOXPHFHTPHCHTHXGUSPUR;
PUB6JXMOSXPVTUEVXUTPURUSVDVNXMWQSWROTXIRQWXGHMHNSHNQVXMWQ;
SWRXISPJCJTJ=X+83-XMOSOXGWFOTPWX-8XLVQRVXJEJTSJCJTXHE;
VRUTPVXMWQSWROTXQWLWLSWTWDWCOTOXU<WPVXVPVTX0HRKVK=
GAS?VPVNUXMWQXHRVQULX<URLWSWROTWX?VSVTXKU@WRUFSVRPVXDUPPU
GURXWRQOFXISPJCJTJX>VX9WSVTX8/OTXHEVRUTPVXMW@OLOXPV;
>WLXVPVTXNVKUTSVFLUFX@RI4VXGJSJTPJCJTJXKAMSVPUB
0HRKVK=X16JTSWRXMOSSWRXUQUGWROMSWXKW9U@SVRUTVXQVKSULXVPUSV;
DVNBX6JXKU@WRUFSVRXPW9WX:INX7>RJ@WXHSNVSVRUTPVTX?VSPUB
7MRODWX,JKMW=X6W9RVMT=X*WQWRX>VX76(/PVTXPVXKU@WRUFSVR
WSOTPO1XPVPUBWSVTXMW@OLOXPV>WLXVPVTX)2XLVQRV
JEJTSJCJTPWNUXJSQRWXSHNKXMWQOTX+83-XMOSOXIDWNX>VMW
FJGWQXWMOTPWXPVTUEVXUTLUFXISWDWCOTOXNWMPVPVTX0HRKVK=
16J=XGAS?VLUEPVXGJ?HTVXNWPWRXPVTUEVXUTVTXVTXJEJTXMWQ
ISWDWNBX(W9WXATDVXGAS?VLUEPVXMW@OSWTXVTXGHMHNXMWQX'
LVQRVXJEJTSJCJTPWXISLJFQJ1XPUMVXNITJFQJB$VNUX0HRK;
VK=XGAS?VPVXMWQXHRVQULXKVNQARHTHTXNWGJNXPVCUFQURPUCUTU
>VX-8XLVQRVTUTXHEVRUTPVXMWQXKU@WRUFSVRUTUTX:INX<WESW
?VSLVMVXGWFSWPOCOTOXKAMSVPUB7>RJ@W/PWXMWNSWFONX';MOSPORXPV>WLXVPVTX<UTWTKWSXNRUEUTXVQNUKUMSVX28XLVQRVMV
NWPWRXISWTXMWQXKU@WRUFSVRUTUTXDUPPUXWTSWLPWXWEWSPOCOTO=
GJTWXNWRFOSONXGHMHNXMWQXKU@WRUFSVRUTUTXWRQQOCOTOX>JR?J;
SWMWTX0HRKVK=X1"RQWXPURVCUTX?VSURUXWEWSOTDWXNH:HN
MWQSWROTXKU@WRUFSVRUXPVXWEWSPOBX7TDWNXEVT?UTSVRPVX:INX<W;
ESWXNWMO@XISLWPOCOXU:UTXHRVQUDUSVRULUEX-8;)8XLVQRVTUT
HEVRUTPVNUXKU@WRUFSVRUXWSPOSWR1XPUMVXNITJFQJBWSVTX:VFUQSU
<URLWSWRXQWRW<OTPWTXHRVQULUXPV>WLXVPVTXGURXWPVQX-)XLV;
QRV=XGURXWPVQX)8XLVQRV=XUNUXWPVQX)2XLVQRVXJEJTSJCJTPWXJS;
QRWXSHNKXMWQXGJSJTPJCJTJ=XGURXWPVQXPVX)XLVQRV
JEJTSJCJTPWXMVTUXKU@WRUFUTXWSOTPOCOTOXNWMPVPVTX$VNU
0HRKVK=XKAEXNITJKJXMWQSWROTXNUFUMVXAEVSXPUEWMTXVPUSVT=
INMWTJKSWROXWFWGUSVDVN=XLUSMITSWRDWXW>RIMWXLWSXISWTXM;
WQSWRXISPJCJTJXKAMSVPUBX#++$
117Eylül
ubat2014
2013Pazartesi
Per embe
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli,"Bizim en önemli hedefimiz, gümrüklerdeki kayıp
kaçağın ve kaçakların minimize edilmesidir. Bu alandaki kayıp ve kaçak bilimin, tekniğin, aklın
getirdiği bütün yöntemler kararlı bir şekilde kullanılarak minimize edilmeye çalışılacaktır"dedi
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin
Canikli, en önemli hedeflerinin, gümrüklerdeki kayıp kaçağın ve kaçakların minimize
edilmesi olduğunu belirterek, "Bu alandaki
kayıp ve kaçak bilimin, tekniğin, aklın
getirdiği bütün yöntemler kararlı bir şekilde
kullanılarak minimize edilmeye
çalışılacaktır" dedi.Görevi dün eski bakan
Hayati Yazıcı'dan devralan Canikli,
makamındaki ilk röportajını AA'ya verdi.
Nurettin Canikli, "Bakan oldunuz,
duygularınızı öğrenebilir miyiz?" sorusu üzerine, "Bir tane duygu yok, duygu çok" ifadesini kullandı.Üstlendiği görevin son
derece onur verici bir görev olduğunu dile
getiren Canikli, "Bize bu görevin tevdi
edilmiş olması, kuşkusuz şahsımıza bununla
ilgili bir güven oluştuğu içindir. Şahsi olarak
elbette hiç unutamayacağım ve tarihi olarak
nitelendirebileceğim bir andır bu yönüyle"
diye konuştu. Canikli, üstlendiği görevin aynı
zamanda sorumlulukları son derece ağır ve
omuzlarına çok büyük yük yükleyen bir
görev olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:"Bu görevi AK Parti'li bakanımızdan
devralıyoruz. 12 yıllık AK Parti hükümetleri
döneminde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın
faaliyet alanı inanılmaz bir şekilde, çıtanın
çok yükseklere ulaşmasını sağlayacak
şekilde ortaya konuldu. Bakanlık, son 12
yılda çok büyük ve başarılı, hatta bir çoğunu
reform olarak nitelendirebileceğimiz
hizmetler verdi. Çıtanın çok yükseklere
ulaştığı bir dönemde görevi devralmak, elbette bundan sonra yapacağımız
çalışmalarda bizim için bu yönüyle zor olacak. Bu yönüyle elbette bir miktar hassas
olmamız gerekiyor. Bir miktar o çıtayı,
bayrağı daha ileri noktalara götürebilme
konusunda o hassasiyeti hissetmemiz
gerekiyor ki onun gerektirdiği çalışmaları yapabilelim. Bize bu görevi tevdi eden Sayın
Başbakanımız ve onaylayan Sayın
Cumhurbaşkanımız, elbette hükümetimiz, bu
alanda faaliyet konusuna giren hususlarla ilgili en iyiyi yapmamızı bekliyorlar. Bizim de
hedefimiz o olmalı, en iyiyi yapmalıyız, en
iyiyi hedeflemeliyiz. En iyi hizmeti
ortaya çıkartabilmek için, o yarışa o
zihniyetle, o düşünceyle girebilmeliyiz. Aksi halde bu millete
olan yükümlülüğümüzü, görevimizi yerine getirmemiş oluruz
ve vebal altında kalırız.Böyle
ağır bir sorumluluk anlayışı,
bugüne kadar bütün AK Parti
hükümetlerinin
icraatlarındaki ortak
noktadır, ortak paydadır.
Çünkü yapmamız
gerektiği halde
yapmadığımız bir
faaliyetten,
işlemden
dolayı biz manevi sorumluluk altında
kalacağımıza inanıyoruz. Dolayısıyla bu
manevi sorumluluğu tamamen ortadan
kaldırmak için de en iyini hedeflememiz ve
onu yapmamız, o mantıkla ve anlayışla
çalışmamız gerekiyor. Ama sonuç itibariyle
millete hizmet, insanı son derece
gururlandıran bir olay. Beldemize, ilçemize,
ilimize, herhangi bir bölgeye insanları mutlu
eden, memnun eden hizmet
götürdüğümüzde, onların bir sorununu
çözdüğümüzde, onların o çok samimi dilekleri, duyguları, duaları bizim bütün
yorgunluğumuzu bir anda ortadan kaldırıyor.
Bir taraftan belki biraz yükümüz ağır ama
diğer taraftan da milletimizin bu konudaki
teveccühü ve bu teveccühü her
hatırlayışımız, bütün bunları unutturuyor. Bu
teveccühü ne zaman hatırlıyoruz? Her
seçimde bunu hatırlıyoruz, görüyoruz, milletimizin o anda verdiği destek, bütün
yorgunlukları ve acıları unutturuyor. İnşallah
bu anlayışla da görevimize devam
edeceğiz."Canikli, "Bakanlık koltuğuna yeni
oturdunuz. Yapmayı planladığınız ilk proje
nedir?" sorusunu yanıtlarken, Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı'nın köklü bir kuruluş ve
bakanlık olduğunu söyledi.Bakanlığın son
derece önemli hizmetleri olan ve çok kalifiye
insanların çalıştığı bakanlık olduğunu kaydeden Canikli, "Gümrük ve ticaretle ilgili
hizmetlerin sunumunda
kalitenin yükseltilmesi ve bunlara
ulaşmanın
kolaylaştırılmasının her zaman karşılığı
olmuş, vatandaşımız tarafından takdirle
karşılanmıştır" dedi.Gümrük ve Ticaret
Bakanı Canikli, bakanlığın, gümrükle ilgili
boyutta, toplam vergi ve bütçe gelirleri
içerisinde çok ciddi kaynak sağlayan, yüzde
20'nin üzerinde paya sahip olan bir bakanlık
olduğunu vurgulayarak, "Gümrük
teşkilatları, potansiyel olarak kayıp kaçak ve
suistimalin teorik olarak en yüksek oranlarda ortaya çıkabildiği alanlardır. Neden?
Çünkü her işlem, her eylem orada ranta
ulaşır. Dolayısıyla bizim her zaman en önemli hedefimiz - geçmişte de böyle olmuştur bu kayıp kaçağın ve gümrükteki kaçakların
minimize edilmesidir. Bu alandaki kayıp ve
kaçak bilimin, tekniğin, aklın getirdiği bütün
yöntemler kararlı bir şekilde kullanılarak
minimize edilmeye çalışılacaktır. Gümrük
teşkilatımızda, gümrükle ilgili işlemlerimizde
son 12 yılda, 2002 yılı öncesi ile
kıyaslanamayacak kadar iyileşme
sağlanmıştır ve kayıp kaçak azaltılmıştır.
2002 yılı öncesini herkes hatırlar. Gümrüklerimiz suistimalin en yoğun olduğu ve kamu
vicdanını da rahatsız edecek şekilde kolay
bir biçimde ortaya çıktığı alanlardı" diye
konuştu."Geçmişte rüşvetin adının sık
geçtiği bir alandı" sözleri üzerine, Canikli,
"Evet ama son 12 yılda bunlar bir hayli
azalmıştır. Özellikle teknolojinin öne
çıkartılması bu sonucun elde edilmesinde
büyük katkı sağlamıştır. Bu çalışmalarımız
devam edecektir. Çok önemli adımlar
atılmıştır, mesafeler alınmıştır. Zaten bu
konuda kamuoyundaki algı da 2002 öncesine göre iyileşmiştir. 2002 öncesinde gümrüklerde bazı unvanların para ile el
değiştirdiği yönünde yoğun bir inanış vardı.
Fakat hamdolsun AK Parti hükümetleri
döneminde bunlar ortadan kaldırılmıştır. Ama bunun sıfıra yakın hale, olabilecek en
düşük seviyeye getirilmesi gerekiyor. Bu mücadele de devam edecektir"
değerlendirmesinde bulundu.Nurettin
Canikli, "En büyük sorunlarımızdan
birisi de insan kaçakçılığı.
Komşu ülkelere, kara
sınırlarımızdan ya da teknelerle deniz yoluyla geçmeye
çalışırken ölen insanlar var.
Bunu önlemek için neler
yapmalıyız?" sorusu
üzerine, "Türkiye bir
geçiş noktası bu anlamda, insan
kaçakçılığının köşe
başlarından bir tanesi. Bunun bir çok nedeni var. Batıya
sınırının olması, mültecilerin nihai
hedefi olan AB ülkelerine geçişte en
yakın mesafe Türkiye"
dedi.Türkiye'nin hem karasal
sınırlarının hem de deniz
sınırlarının çok geniş
olduğunu ifade eden Canikli,
şunları
kaydetti:"Bunları 24 saat, her an izleyebilmek
mümkün değil. Ama Türkiye bu konuda
hiçbir ülkenin yapmadığı kadar kararlı bir
şekilde bu mücadeleyi sürdürüyor. Bütün
kaynaklarını olabilecek en rantabl şekilde
kullanarak bu sorunu çözmeye ve engellemeye çalışıyor. Bu minimize edilebilir, en alt
seviyeye düşürülebilir ama sıfırlanacağını
söylemek çok aşırı bir yaklaşım olur,
gerçekçi bir yaklaşım olmaz. Çünkü
dünyadaki gelir dengesizliği, gelir
dağılımındaki bozukluk, özellikle fakir ülkelerden batı ülkelerine göçü her zaman cazip
kılmıştır. Türkiye de bu göçün en merkezi
geçiş noktalarındaki ülkedir. Ama bu konuda
son yıllarda büyük oranda azalma
sağlanmıştır, bunu rakamlar ve uluslararası
kuruluşlar da teyit ediyor. Kararlılıkla, hassasiyetle bu konudaki çalışmalarımızı diğer
ilgili bakanlıklar ve kuruluşlarla koordineli
bir şekilde sürdüreceğiz."Gümrük ve Ticaret
Bakanı Nurettin Canikli, CHP Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönetiminin,
demokratik anlayışın çok ötesinde, jakoben,
darbeci yaklaşımın egemen olduğu bir politika yürüttüğünü savunarak,
"Kılıçdaroğlu'nun, o gün o hareketi yapan
grup başkanvekiline Meclis'i karıştırması için
çok net talimat verdiğini tahmin ediyoruz. Bu
tahminimizin boş bir tahmin olmadığını da ifade etmek isterim" dedi.Canikli, AA'nın
sorularını yanıtladı. Nurettin Canikli, "3
dönemdir milletvekilisiniz. 2002'de milletvekili, 2007'de grup başkanvekili, 2014'te de
bakan oldunuz. Neler demek istersiniz?"
sorusu üzerine, bu dönem içerisinde AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve KİT Komisyonu Başkanlığı da yaptığını anımsattı.
Hemen hemen siyasetin tüm birimlerinde
görev yapma imkanı bulduğunu kaydeden
Gümrük ve Ticaret Bakanı Canikli, bu
bakanlık görevini de diğer görevleri gibi
değerlendirdiğini söyledi. Nurettin Canikli,
"Bu anlamda; verilen görevin, unvanın
niteliği, içeriği belirleyici değil bizim için.
Eğer takdir makamı bizi hangi makama uygun görürse, orkestranın hangi köşesi,
noktası için takdir etmişse biz o görevi en iyi
şekilde yapmaya çalışırız. Bütün AK Parti
kadroları da böyle düşünür. Diğer siyasi partilerde görülen, bu tür nöbet değişimleri
sonrasındaki kavgalar, gürültüler bugüne
kadar biz de hiç yaşanmamıştır. Kabinede bir
çok kez değişiklik olmuştur ama hiç kimsenin hafızasında bu değişikliklerden sonra
olumsuz bir görüntü yoktur. Bu da bütün AK
Parti kadrolarının pozisyonu ne olursa olsun,
samimiyetinin ve kendi şahsi ikballerinin
ötesinde, gerçek amaçlarının millete hizmet
olduğunun en açık göstergesidir" diye
konuştu.Gümrük ve Ticaret Bakanı Canikli,
bunun önemini daha iyi anlamak için, AK
Parti'de yaşananlar ile başta Anamuhalefet
Partisi olmak üzere diğer siyasi partilerde bu
tür karar anlarında ve sonrasında yaşanan
olayları karşılaştırmanın anlamlı bir sonuç
ortaya koyabileceğini ifade ederek, "Gelecek
hafta CHP'nin kongresi var. Bizim yaptığımız
kongre ile o kongrenin karşılaştırılması dahi
AK Parti'nin farkını ortaya koyar. Zaten
vatandaşımız, kara kaşımız, kara gözümüz
için bu desteği bize vermiyor, hizmet
ettiğimize inandığı için veriyor" dedi. (AA)
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya Şentepe Yenimahalle
Teleferiği’nda yaşanan arızalar ile yolcuların ne kadar sure havada mahsur kaldığını sordu
.1MANOLMR6QJQPKR0JQPR/NQRIQLQ0KPHQPRDQ?KNKRC3
NQLQJR;O8Q=NQPFQEKRIQNOBMDNOR-6++
6QAJQPNK>K4PQRECLGR9POL:OEMREGPQPR/DNMPR&Q?NKQJQ7
:@8OPMNML7RG;G?R8OR:@P@PR<OLREQQIMROLMAMNOBMNMLRIC=NG
IQAKFKR<M?FOIMPMPRQPQJOPIRBONOHMDONOLMPMPR9P;ONMJNM
:9LO8NOLMPHOPRCNHG>GPQRMAQLOIROHOLOJ7RJOPIREQJMP3
NOLMPMPRIC=NGRIQAKFQRMNMAJMPRFOFPGPMDOIMPMPRBML
BONOHMDONOLMPRBQAQLKEKPKR:9EIOLOPROPR9POFNM
:9EIOL:ONOLHOPRBMLMRCNHG>GPGRE9DNOHM5R$4NM
&Q?NKQJQ7R)@PDQRBQAJOPINOLMPMPRB@D@J
B9N@F@PHORJOPIMPR:OPONMPORDQDKNFKARFOILCRQ>KRBG3
NGPGLJOP7RMPEQPRCHQJNKRILQ0MJR=NQPNQFQNQLKPKPR9P
=NQPQRQNKPHK>KR:9L@NFOJIOHML5R6GRBQAJOPINOLHO
IC=NGRIQAKFKPRD@?HOR!NOLOR8QLQPRB9N@F@RLQDNKREME3
IOFNOREQ>NQPFQJIQHKL5R6QAJOPIR/PJQLQ4HQRMP;QP
8ORQDDCNGR+OILCEGR<M?FOIORQNKPFQHQPR9P;ORBG
CLQPKPRD@?HOR**4NOLRH@?ODMPHORCNHG>GRBMNMPFOJIO3
HML5R6GRLQJQFR/PJQLQR6@D@JAO<MLR6ONOHMDOEMPMP
<OLRQNQPHQRCNHG>GR:MBMRGNQAKFHQJMRBQAQLKEK?NK>KPKP
HQR9POFNMR:9EIOL:ONOLMPHOPRBMLMHML5)RHOHM5(RDKNK
QAJKPRBMLRE@LOHMLR/PJQLQ4DKRD9POIOPRQPNQDKAKP
AO<LMPRQPQRGNQAKFR=NQPKPKRHQ<MRDQ=QFQHK>KPKR9PO
E@LOPR&Q?NKQJQ7RA9DNORHO8QFROIIM')$Q?KLNQPFQJIQ
CNQPR=NQPRMEOR/PJQLQNKNQLHQP7RJCPGDNQRMN:MNMRFOENOJ
8OREM8MNRIC=NGFR9L:@INOLMPHOPREQJNQPQLQJRJQ=QNK
JQ=KNQLRQLHKPHQR1QNKAKNFQJIQHKL5R/PJQLQ4HQRILQ0MJ
QHOIQRBMLR1MNODORH9P@A@LJOPRIC=NGRIQAKFHQRB@D@J
EKJKPIKRDQAQPFQJIQHKL5R/PJQLQNKR:O1R:ONOPRCIC3
B@ENOLO7R:O;OR**4HOPRECPLQRJOPIMPRB@D@J
B9N@F@POR8OLMNFODOPRCICB@ER<M?FOIMPO7RIKJNKF
IKJNKFRCICB@ENOLHORDQ=KNQPRDCN;GNGJNQLQ
-@LJMDO4PMPROPRD@JEOJR@;LOIMPMR9HOFOJIOHML5
/PJQLQRQLIKJR@NJOFM?OR9P;@N@JROIIM>MR=LCONOLMR8O
:@?ONNMJNOLMDNORHO>MN7REKJREKJRJQ?QRDQ=QPRBONOHMDO
CICB@ENOLMDNO7RQLK?QRDQ=QPRFOILCEGDNG7RB@D@J
IQLIKAFQNQLQR8OR:9EIOLMNOLORPOHOPRCNQPRDCN
1QNKAFQNQLKDNQR:@PHOFOR:ONFOJIOHML5)&Q?JKQJQ7
/PJQLQR6@D@JAO<MLR6ONOHMDOEM!PMPRIC=NGRIQAKFNQRMN3
:MNMR1QNKAFQNQLKPHQPRBMLMEMPMPRHORIONO0OLMJNORDCN;G
IQAKPFQR=LCOEMRCNHG>GPGRM0QHOROHOLOJ7R)%OPI
GNQAKFR=NQPKPQRGD:GPRCNFQDQP7RBOPRDQ=IKFRCNHG
FQPIK>KDNQRFMNDCPNQL;QRNMLQR<QL;QPQLQJRDQ=KNQP
IONO0OLMJRQLIKJR/PJQLQRGNQAKFKPHQJMRBMLRBQAJQ
9POFNMRECLGPR<QNMPOR:ONFMAIML5RO1IM>MFM?R:@P3
NOLHOR"OPMFQ<QNNOR+OILCR.EIQEDCPGRMNOROPIO=O
QLQEKPHQRDCN;GRIQAKDQPRIONO0OLM>MPRQLK?QRDQ=FQEK
ECPG;GRDCN;GNQLRBMLREQQIMRQAJKPRE@LODNOR<Q8QHQRQEKNK
JQNFKANQLHKL5R%CLJGR0MNFNOLMPMRQLQIFQDQPRBGRJQ?Q
QHOIQRDQJNQAQPRBMLR0Q;MQPKPR<QBOL;MEMRPMIONM>MPHOHML5
6GRIONO0OLM>MRJGNNQPQPR8OR<Q8QHQRBMLREQQIRFQ<EGL
JQNQPR8QIQPHQANQLKFK?RQLQEKPHQRJQN=RLQ<QIEK?NK>K
BGNGPQPNQLKPRDQRHQR<QFMNORCNQPNQLKPRBGNGPFQEKRM<3
IMFQNMR:9?R9P@PORQNKPHK>KPHQRDQAQPQPRQLK?QPKPRPO
JQHQLR;MHHMRCNHG>GRQPNQAKNQ;QJIKL5)RQ1KJNQFQEKPK
DQ=IK5
&Q?NKQJQRBGRBQ>NQFHQR6QJQPR0JQPR/NQ4DQRAG
ECLGNQLKRD9PONIIM'OPIO=OR"OPMFQ<QNNOR-ONO0OLM>M
JQ1RNMLQDQRFQNRCNFGAIGL2R"CN;GRIQAKFQRJQ=QEMIOEM
POHML2R-ONO0OLMJR<M?FOIORQNKPHK>KRIQLM<IOPRBG:@PO
JQHQLRJQ1RJOLORQLK?QRDQ=FKAIKL2R/LK?QRE@LOEMRPO3
HOPMDNORDCN;GNQLRPORJQHQLR<Q8QHQRFQ<EGL
JQNFKAIKL2R/LK?QNQLKPRBGRJQHQLREKJRCNFQEKPKPRPO3
HOPNOLMRPOHML2/LK?QRPOHOPMDNORDCN;GNQLKPRBMLREQQI
<Q8QHQRQEKNKRJQNFQEKRLMEJNMRHO>MNRFMHML2R$Q8QHQ
QEKNKRJQNHK>KRE@LORM1OLMEMPHORHO>MAMJRPOHOPNOLNO
LQ<QIEK?NQPQPRBMLRDCN;GDQRIKBBMRF@HQ<QNO
DQ=KNQFQDQ;Q>KRCLIQHQHKL5RLIQDQR1KJQ;QJRBML
LQ<QIEK?NK>KPRHC>GLQ;Q>KRECPG1NQLKPRDQRHQRMEIOP3
FODOPR;QPRJQDK=NQLKPKPRECLGFNGEGRJMFRCNQ;QJIKL2
-ONO0OLMJRPOHOPMDNOR=OJR1CJRBMPQPKPRHO>OLMPMP
H@AI@>@RMHHMQROHMNFOJIOHML5R6GR8QIQPHQANQLKFK?KP
?QLQLKRPQEKNRIQ?FMPROHMNO;OJIML2R
$ROPONR6QAJQPR"QLHKF;KEKRO?:MP
-QPLKJGNG7R%@NI@LR8OR-GLM?FR6QJQPK4PQ7
QPKAIQD7R.EIQPBGNR5R.HQLOR+Q<JOFOEM!PMP
#,7R#(R8OR(,RJQIR*,' RJGNONOLMR<QJJKPHQ
8OLHM>MRIC=NQFR(RJQIRDKJKNFQEKRJQLQLK7R.EIQP3
BGN4GPREMNGOIMPMPRJCLGPFQEKRQ1KEKPHQPRDOIOLNM
FMHML2RHMDORECLHG5%@NI@LR8OR-GLM?FR6QJQPK
FOLRONMJRIQLQ0KPHQPRDQ?KNKRCNQLQJ
DQPKINQPFQEKRIQNOBMDNOR-6++R6QAJQPNK>K4PQ
ECLGR9POL:OEMR8OLOPRO?:MPR-QPLKJGNG7RAG
ECLGNQLKRD9PONIIM'R)6QJQPNK>KPK?RG?FQPNQLKPKP
ODIMPBGLPG4PHQJMR*,' RJGNONOLMPMPR.EIQP3
BGN4GPREMNGOIMPMRBC?FQEKRMNORMN:MNMR<Q?KLNQHK>K
LQ=CLRBGNGPFQJIQRFKHKL2R6QJQPNK>KPK?HQR.E3
IQPBGN4GPREMNGOIMRMNORMN:MNMRGNGENQLQLQEKREIQP3
HQLINQLHQRLQ=CLR<Q?KLNQDQBMNO;OJRG?FQPRBG3
NGPFQJIQRFKHKL2R.EIQPBGN4GPREMNGOIMPMP
JCLGPFQEKPQRD9PONMJRIOHBMLNOLMP
QNKPFQEKPHQPRJMFRECLGFNGHGL2R.EIQPBGN4GP
EMNGOIMPMPRJCLGPFQEKRQFQ;KDNQREIQPHQLINQL
BONMLNOPFMARFMHML2R6ONMLNOPFMAEORBGREIQPHQLI3
NQLRPONOLHML2R6QJQPNK>KPK?RBMLMFNOLMPMPRODI3
MPBGLPG4PHQJMR*,' RJGNONOLMR<QJJKPHQRQNHK>K
JQLQLNQLRPONOLHML2RQPKAIQD7R.EIQPBGNR5R.HQLO
+Q<JOFOEM!PMPR#,7R#(R8OR(,RJQIR*,' RJGNONOLM
<QJJKPHQR8OLHM>MRIC=NQFR(RJQIRDKJKNFQEK
JQLQLKR.EIQPBGN4GPREMNGOIMPMPRJCLGPFQEK
Q1KEKPHQPRDOIOLNMRFMHML2)RR
17 Eylül
Şubat2014
2013Pazartesi
Perşembe
Turizm bölgesi olan Ege’nin Aydın İlinde bulunan Kese Dağı atıl durumda
$/'/5"+-&-&5#4144
(14'(%/145$+-1-
1
"*0.53234!
,33.)* 0
#424 5*00.0
,23.32!5
,3245).2
Yıllardır Kuşadası’na her gelen yetkilinin, Kuşadası’nın en önemli yerlerinden Kese Dağını turizme
açacağız demesine rağmen bunu gerçekleştirmemesi, bol keseden attılar, yorumunu da beraberinde getirdi. Şimdi, Kaymakam Muammer Aksoy, gereğini yapma noktasında kolları sıvadı…
+
6 A<IKCL?JIHL;EKGL)?DFG.DKL=AEAGKGL,J>JL+K<F1LKBFELDAIA@DK3L8B6H:L@KG5KIK>FLHEJ
6JICJ>HL=8?8EJ?JGL=ALDK<FGL6KEKLGJDJGLBAIH5@JLA?7AG
6KEJL7JBHIHEH0L6H5@JBJL>AGAE@KDF<FLH>JL@JIKCLC;GA>A
/%
+/1 ,4/46.5(03036-521$164634+1
,4/46.5(03036%121!16
'42'5-6.)2)+.5
%AIH>BEJIHGLF>IKIEKL4FC@KCLH>BJDH<HLKG/KCL6J@L?;E
6J@LDJL=ALDK<FGL=JI=KBLDAIA@DKL;E@K>FLGJDJGH?EJ
4FCK@KDF<FL9JL@8B6H:L=HIL@KG5KIKDKGL@K6IA@LCKEDF<F
=ALDK<LH4HGLCK?@KCK@EFCLBKIK(FGDKGL:H@DHEJIDJL=HI
0I;JL6K5FIEKGF?;I3LKCKBL=AL>8IJ4BJ1L,J>JL+K<FGK
4FC@KCLH4HGL7HIH:HGJLCKDKIL7HDJGLBAIH>BEJI1LH<IJG4L=HI
BK=E;?EKLCKI:FEK:F?;IL9JLH4JIHL7HI@JDJGL7JIHLD2G8?;I3
-)21/-"426,5 0#*2
'2?EJ>HGJL2GJ@EHL=HILG;CBKGFGL6KEKLBAIH5@J
K4FE@K@F:L9JL?;EEKIFGFGL=JI=KB1L0J?5KFGFGLH>JLHBH/H
;E@K>FLGJDJGH?EJLBAIH>BEJIHGLCK4F?;IL;E@K>FLBJ0CHEJIHLDJ
=JIK=JIHGDJL7JBHIDH3L+K6KL2G/JL@KG:JBBJGL9JIDH<H@H51
)BKB8ICL6J?CJEHGHGL=JI=KBLDAIA@DKL;E@K>F1L6K=JIHGDJ
6J?CJEHGL=AEAGDA<AL?JILDJL=AL,J>JL+K<F3L+K<KL6H4=HI
?KBFIF@L?K0FE@K@F:L9JL=ALDK<LKDJBKLAGABAE@A:L=2E7J
HEKGLJDHE@H:3
Güvercinada
Güvercinada
Kalesini
Kalesinive
ve
ve
Güvercinada
Kalesini
GüvercinadaKalesini
Kalesini
ve
Güvercinada
ve
Kuşadasını
Kuşadasını
tamamen
gören
bu
Kuşadasını
tamamen
gören
bu
Kuşadasınıtamamen
tamamengören
görenbu
bu
Kuşadasını
tamamen
gören
bu
noktaların
noktaların
turizme
açılması
noktaların
turizme
noktalarınturizme
turizmeaçılması
açılması
noktaların
turizme
açılması
açılması
gerekiyor
gerekiyor
gerekiyor
gerekiyor
gerekiyor
.5(036 424/16%4&4,*3.)"5!+0!
%AIH5@JLK4FE@K>FL9JL=8?8CL?KBFIF@EKIL?K0FE@K>F
=JCEJGJGL=ALDK<DKCHL>CKGDKEEKIL>KDJ/JL=AGEKIEKLDK
>FGFIEFLDJ<HE3L,A:KDK>FL7H=HL?FEDKL3LHE?;GLBAIH>BHGL5H?KIJBLJBBH<HL=HIL?JIDJL9JL=AL@A6BJ:J@LDK<DK1L7J/JC;GDAL>K?F>FL=HGEJIHL=AEDA3L%KIH6HLD;CA?KLA?@K?KGL9JLKDJ-
Turistler, Kuşadası’nı izlemek için
çıkmak istedikleri Kese Dağına,
bu girişi görünce vazgeçiyorlar
Kese Dağından Kuş Adası
görünümü (Liman)
!#"#
"###!
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Aytun
Çıray, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, Yargıtay’ın adli yıl
açılış törenine katılmayacağı yönündeki açıklaması ile
'Çankaya Hükümeti'nin başı olduğunu ispat ettiğini söyledi
56 6C;GA?ALDJ<JIEJGDHIJGL?K5FEFLK4FCEK@K>FGDK1
'K:=KCKG.FG1L'KCKGEKIL,AIAEALB;0EKGBF>FGFL7JIJC4JL72>BJIJIJC1L=ALB;0EKGBF?KLCKBFEK@K?K/K<FGFL=HEDHI@J>H1L>H?K>JBJG
$A@6AI=K:CKGFLJ/J0L%K??H0L"ID;<KG.DKGL=K<F@>F5L6KIJCJB
JDJ@J?J/J<HGHGL/KGEFL=HILCKGFBFL;E@A:BAI3L+K9AB;<EAL72E7J
=K:=KCKGDFI3 LDJDH3L+K9AB;<EA.GAG1L*KI7FBK?.KLCKI:F
KE@F:L;EDA<AL=ALBK9IFG1L$&#.GHGL=AL>8IJ4BJCH
6KCEFEF<FGFL=HILCJ5LDK6KL;IBK?KL4FCKIDF<FGK
H:KIJBLJDJGL!FIK?1LKKEJ>J(
+K9AB;<EA1L*KI7FBK?.KLCKI:FLKE@F:
;EDA<AL=ALBK9IF?EKL!KGCK?K
&8C8@JBHGHGL=K:FL;EDA<AGALH>0KB
JB@H:BHI3L+J@JCLCHL+K9AB;<EA
H4HGLDJLCA99JBEJILK?IFEF<FL0IJG>H=H1L),#.GHGL9JL"ID;<KG.FGL6K?KEHGDJCHL*JGHL%8ICH?J.L5FI9K>F
H4HGL=HILJG7JEDHI3 L72I8:8G8
>K9AGDA3L
5'565"-03.536/*5
%/-421#*2
J/J0L%K??H0L"ID;<KG.FG1
/A@6AI=K:CKGFL>J4HEDHCBJGL6J@JGL>;GIK
'KI;L'K:CKGF.GFGLC;GA:@K>FL6KEHGDJL=A
B2IJGJLCKBFE@K?K/K<FGFLK4FCEK@K>FGKL$&#L;EKIKC
BJ0CHL72>BJIDHCEJIHGHL=JEHIBJGL!FIK?1L:2?EJLDJ9K@LJBBH
"ID;<KG.FGL=ALBK9IFGFGL>H?K>HLDJ@;CIKBHCL7JEJGJCEJIJL9J
BJK@8EEJIJLA?@KDF<FGFL9AI7AEK@F:BFC3L!8GC8L"ID;<KG1L=A
BK9IFLHEJL6J@L?KI7F?FL=K>CFLKEBFGKLKEF?;IL6J@LDJLCA99JBEJI
K?IFEF<FL0IJG>H=HGH.L>K?7F>F5L=HIL:JCHEDJLBKGF@K@F:L;EA?;IDA3
J?>JLCHL*KI7FBK?L'K:CKGEKIL,AIAEA1LKEDF<FLCKIKILHEJ
BKL7J/JC;GDA?ALKGDFIKGLJ9EJILGJDJGH?EJ1LBAIH>BEJIHGL6A5AI>A5L;E@K@K>FL6H4BJGL=HEJLDJ<HE3LL
72I8:EJIHGHL?KI7F?KLDHCBJLJB@J?JL4KEF:KGL"ID;<KG.KL=HILDJI>
9JI@H:BH3L)G/KCL72I8?;IA5LCHL3L&8C8@JB.HGL=K:F1LBF0CF
>H?K>HL9KIH>EH<HGHL8>BEJGDH<HL"ID;<KGL7H=HLCKI:F>FGDKLDH5L42C@J?JGL6ACACLKDK@EKIFGKLCKI:FLBK9FILKEF?;I3L+K9AB;<EA1L=A
BK9IF?EKL$&#.GHGLJGDH:JL9JLJEJ:BHIHEJIHGHGL6KCEFEF<FGFLBJ?HB
JDH?;I3L)DEHL*FEL)4FEF:L%2IJGH.GJLBF0CFL"ID;<KGL7H=H
CKBFE@K?FLIJDDJDH?;I3L'K<F@>F5EF<FGFLC;IA@K?K
4KEF:KGL?KI7F?KLK=KLKEBFGDKGL>;0KL72>BJIJIH?;I3
)>FELK@K4EKIFL?KI7F?KL725DK<FL9JIJIJC
@A6BJ@JEL?;E>A5EACLDK9KEKIFGFGL2G8G8
CJ>@JCBHI3
&$6'5(0+/06#52%0#06/*
3)356,5.526/5$1"434&4,
-12
$&#LJGJEL'K:CKGL*KIDF@/F>FL)?BAGL!FIK?1L?KIFGCHLKDEHL?FELK4FEF:
B2IJGHGDJL%8ICH?J.DJL?KI7FL=K<F@>F5EF<F
9JLCA99JBEJILK?IFEF<FL0IJG>H=HGHL=8?8CL=HI
/J>KIJBEJLC;IA@K?KL4KEF:BF<FGFLH(KDJLJDJIJC1L$&#L9JL=AL8ECJDJL6ACACLDJ9EJBHGH
>K9AGKGL>H?K>HL4J9IJEJI1L*KI7FBK?F@F5FL=A
B2IJGEJIDJL?KEGF5L=FIKC@K?K/KCBFI3L)DEHL?FELK4FEF:
B2IJGHGDJLDK6KL2G/JLDJLH(KDJLJBBH<H@L7H=HL*KI7FBK?L9J
=KI;L=K:CKGEF<FLJ9L>K6H=HDHI3L#;EHBHCK/FEKILH>JL@H>K(HIDHI3L'H5EJI1L$&#L;EKIKCL*KI7FBK?F@F5FGLDK9JBHGJLH/K=JBLJDJIJC1
;GEKIFL6ACACLDJ9EJBHGHGLHECJL9JLKI78@KGEKIFGFGL;IBK?K
C;GAEDA<AL=2?EJL2GJ@EHL=HIL78GDJL?KEGF5L=FIKC@K?K/K<F53
GKGF?;IA@LCHLBF0CFL$&#L7H=HLDH<JIL@A6KEJ(JBL0KIBHEJIHLDJL=A
B2IJGJLCKBFEKIKC1L6J@L*KI7FBK?.FL6J@LDJL6ACACLDJ9EJBHGHL>;GAGKLCKDKIL>K6H0EJG@H:L;EK/KCBFI3 LDH?JLH(KDJLJBBH3&1$53
*FEKG/FL'AIGAL85JIHL9JL4J9IJ>HGDJL=AEAGKGL)GBHCL?JIEJ:H@EJIJLKHBLCK?KEKIKL;?AE@A:L@J5KIEKI1L,J>J
+K<F.GFGL=HGEJI/JL?FEEFCLBKIH6HGJLF:FCLBABKGL,A:KDK>F
@JICJ5HGDJCHLC8EB8IJEL5JG7HGEHCEJIH@H5DJGDHI3LL)CDJGH5L=HBCHL2IB8>8G8GLJGL785JEL2IGJCEJIHGHGL72I8ED8<8
,J>JL+K<F1LCJGBLCF?F>FGDKLCKEK=HEJGL>;GLCF5FE4K@EKIK
DKLJ9L>K6H0EH<HL?K0@KCBKDFI3L;G=K6KIFGL7JE@J>H?EJ
=HIEHCBJLCF5FE4K@EKIFGLKEBFGFLIJGCL/8@=8:8GJL4J9HIJG
=HIL4H4J<HGLK4BF<FL72I8E@JCBJDHI3L&KIHCKLIJGCEJIH?EJ
6J@JGL725JL4KI0KGL=AL4H4JC1LDK<FGL?K0FEK:@KL;E@K?KG
=2E8@8GDJLD;<KEL;EKIKCL?JBH:JGL%K9:KGCAEK<FLDKLDJGHEJGL$?/EK@JGL6JDJIH(;EHA@.DAI3L,F5FE4K@LH=IJEJIHGHG
KIK>FGDKGL=HIL7JEHGLDA9K<FGFLKGDFIKGL72I8GB8>8?EJ
>;G=K6KIFGL7JEDH<HGHL@8DJEJIEJI3L
"CH@-,K>F@LK?EKIFGDKL,J>JL+K<F.GFGLCA5J*L=2E7J>HGDJCHL/KGEFEF<FGLGJDJGHL>FCEK@JGEJIDHI3L,J>JL+K<F
>FCEK@JGEJIH1L,A:KDK>F.GFGL@A6BJ:J@L0KG;IK@K>FGK
K?IFL=HIL5JG7HGEHCLCKB@KCBKDFI3L,J>JL+K<F.GFG
>FCEK@JGEJIHGHGL6JIL?FEL7HDJIJCLK5KEDF<FL72I8E@JCBJDHI3
*K5LK?EKIFGDKLKEKGFL>J??KIL;BJEJL4J9HIJGLCH@EH<HL=JEHI>H5
CH:HEJIHGL?KIKBBF<FLBK6IH=KBEKI1L=AIKDKCHL=HBCHL2IB8>8GJ
5KIKIL9JI@JCBJ1L>FCEK@JGEJIHGLK5KE@K>FGKLGJDJGL;E@KCBKL9JL=8?8CL=HIL4J9IJLCHIEHEH<HL;EA:BAI@KCBKDFI3
,A:KDK>F.GFGL6JILC2:J>HGDJL(KICFGDKL;EK@KDF<F@F5
=HI4;CLD;<KEL9JLC8EB8IJELDJ<JIEJIL=AEAG@KCBKDFI3L=A
DJ<JIEJIHGL(KICFGKL9KIFEKIKCLC;IAG@K>FL=ALCJGBBJ
?K:K?KGL6JICJ>HGL72IJ9HL;E@KEFDFI3L
Kese Dağından Güvercinada
Kalesi görünümü
#!"#!" "
# ""#!
Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal,
yayınladığı 38 sayfalık 'İktidarın Gölgesinde Türkiye'de Basın Özgürlüğü'
başlıklı raporda, Türk medyasının durumunu anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hizmet
Hareketi’ne karşı başlattığı ‘cadı
avı’nın ardından özellikle yandaş medyada işten çıkarmaların bir nedeni
olduğu kaydedilen rapora göre Nisan
2014’te en az 210 gazeteci işsiz kaldı.
2013’te ise işinden olan gazeteci sayısı
131 idi. Gezi eylemleriyle baskıların da
artması sonucu 94 gazeteci işten
çıkarılmış, 37 gazeteci ise istifa etmeye
zorlanmıştı. Bağımsız Milletvekili İdris
Bal, yaptığı açıklamada ise ''Türk
basını, tarihte hiç olmadığı kadar
siyasi iktidarın baskısı altındadır.
Baskı, en tepedeki patrondan, sahada
görev yapan muhabire kadar
hissedilmektedir.’’ dedi.
HAVUZ MEDYASI'NIN OLUŞUMU
Raporda, havuz medyasının oluşumu
konusu da işlenerek şöyle denildi:
"AKP iktidarının ‘havuz medyası’ denilen kendi güdümündeki medyayı
oluşturmadaki ilk büyük hamlesinin,
Star Medya Grubu olduğu yaygın bir
kanaattir. Star Medya Grubu’nun AKP
iktidarının resmi yayın organı gibi
çalıştığı, medya dünyasında herkes
tarafından bilinen bir gerçektir. Star
gazetesinin 20.08.2014 tarihinde
şahsımı hedef alan mesnetsiz bir
iddiayı manşet yapması da bu grubun
amacını açıkça ortaya koymaktadır.
Ethem Sancak’tan Hasan Doğan’a,
Fettah Tamince’den AKP eski Milletvekili Tevhid Karakaya’ya ve Azeri
petrol şirketi SOCAR’a kadar pek çok
patronun sahip olduğu Star Medya
Grubu’nun, sermaye yapısı ve sahipleri konusunda aydınlatılması gereken,
kamuoyunda tartışılan birçok sorular
bulunmaktadır. Star Medya Grubu’nun, AK Parti’nin, iddia edilen ‘Para
havuzu’ ile alındığına dair somut bir
delil olmamasına karşın Sabah
Gazetesi, ATV ve A Haber
televizyonlarını bünyesinde barındıran
Turkuaz medya grubunun satışı için
para havuzu oluşturulduğu, 17-25
Aralık soruşturma fezlekeleriyle ortaya
çıktı. CHP Lideri Kemal
Kılıçdaroğlu’nun da Meclis kürsüsünden dile getirdiği, Binali Yıldırım
hakkında hazırlanan 241 sayfalık fezlekeye göre para havuzu Başbakan
Erdoğan’ın talimatı ile dönemin
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanı Binali Yıldırım tarafından
oluşturuldu. Bakanlık bünyesindeki
kurumların yaptığı büyük ihalelerin,
bazı iş adamlarına verilmesi
karşılığında yüzde 10 komisyon
istendiği internette de yayımlanan
tapelere yansıdı. Fezlekedeki tapelere
göre Mehmet Cengiz, Celal Koloğlu, İbrahim Çeçen ve Nihat Özdemir’den
alınan 100’er milyon dolar ve diğer iş
adamlarından alınan paralar ile 630 milyon dolarlık bir para havuzu
oluşturuldu. Nitekim Nihat Özdemir,
bu parayı verdiğini itiraf etti ancak
borç olarak verdiğini ileri sürdü.
Başbakan Erdoğan’ın damadı Berat
Albayrak ile oğlu Bilal Erdoğan’ın,
paraların yerine ulaşmasını yakından
takip ettiği de dosyaya yansıdı.
Turkuaz Medya’nın satışına ilişkin belgelere göre, 2 gazete ve 2 televizyon
ile birkaç dergiyi barındıran medya
grubunu satın alıyor gözüken Zirve
Holding sadece paravandı. (CİHAN)
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
İNCE ZIMBALAR
Sabit
İNCE
sabitince1@hotmail.com
YENİ KABİNE Ve
GÜL'ÜN BEKLENTİSİ
8 GÜNCEL
117
Eylül
2014
Pazartesi
Şubat
2013
Perşembe
Bosna’da geçtiğimiz Mayıs ayında
yaşayan sel felaketi sonrasında İzmir’den
gönderilen yardım TIR’larından üçüncüsü,
Buca ve Bornova belediye başkanları ile
balkan derneklerinin temsilcileri tarafından
uğurlandı. Yardım TIR’ının bölgeye ulaşmasıyla ilgili organizasyonu gerçekleştiren
İzmir Bosna Sancak Derneği Başkanı Abdul-
lah Gül, bir daha böyle bir felaketin yaşanmamasını diledi. TIR’ın içerisinde 100 çek yat,
100 yatak, 100 masa sandalye ve 300 metrekare halı bulunduğunu belirten Gül, “Bu
TIR’dan Bosnalı 100 aile faydalanacak. İlk
gönderdiğimiz TIR’larda gıda maddesi vardı.
Ancak aldığımız bilgiler eşya ihtiyacı
olduğuna yönelik olduğu için bu kez eşya
Yani Erdoğan'ın 61. hükümeti küçük bir
değişiklik ile yola devam edecek.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı
62. Hükümet’in yapısı, önümüzdeki döneme
ilişkin önemli mesajlar veriyor bana göre:
***
***
Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Dışişleri
Bakanlığı ve iki başbakan yardımcısı başta
olmak üzere Türkiye’nin en tepesindeki
isimler değişti.Ama politikalarda bir değişiklik olmayacağı açıkca belli. Buna karşılık,
temel politikalar ve ulaşılmak istenen hedef
yerinde duruyor.
Özellikle ekonomi de bekleme dönemi olacağını yazıp çizenler gördüler ki bir değişiklik yok. Aynen devam edilecek, ekonomik
politikalar sürdürülecek. Bu son derece
önemli!
***
Bu dönemde iki önemli konunun ağırlık
kazanacağını ve bir seçim hükümeti olacağını görüyoruz.Çünkü Çözüm süreci daha
hızlı ve daha geliştirilerek devam edecek. İlgili Başbakan yardımcısının değişmesi de
bunun işareti. Özellikle Erdoğan'ın danışmanı Yalçın Akdoğan'ın bu göreve getirilmesi de bunun göstergesi.
Öyle görünüyor ki, Çözüm Süreci’nin
lokomotifi bundan böyle Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan olacak.
Mevlüt Çavuşoğlu’nun Dışişleri, Volkan
Bozkır’ın da AB Bakanlığı’na gelmeleri ile
birlikte AB sürecinde daha güçlü adımlar
atılacağının işaretlerini görmekteyiz. Her iki
isim de AB ile ilgili geniş tecrübeleri olan insanlar. Yani bazılarının beklediği gibi Dışişlerinde ve AB politikalarında bir değişiklik
yok, daha da önem verileceği ve hızlanacağı
görülüyor.
Numan Kurtulmuş ve Nurettin Canikli de
ekonomik bilgi-birikimleri ve siyasi tecrübeleri ile Bakanlar Kurulu’nu daha da güçlü
hale getirecek.
***
Davutoğlu'nun konuşmalarında özellikle vurguladığı gibi Restorasyon çalışmaları ve
koşuşturma bitmeyecek ve devam edecek.
Şimdi gözler hükümet proğramına çevrilmiş
durumda. Proğramda neler yeni, hangi konular ağırlık kazanacak hep beraber bekliyoruz.
Artık, Yeni Türkiye’nin ve Başbakan Davutoğlu'nun yeni icraatlarını izleyeceğiz. Yeni
teamüller ve gelenekler oluşacak.
İlk siyasi sınav 2015 seçimleri!
Bu yapı, 2015’te de halktan destek görürse,
asıl önemli ve büyük adım ondan sonra atılacak. Arkasından sırada Anayasa Değişikliği
var. Zaten 11. Cumhurbaşkanı Gül'ün İstanbul da Erbakan ve Necip Fazıl'ın mezarlarını
ziyareti de hep beklemede olacağını ve
umudunu Davutoğlu'nun 2015 haziran
seçimlerinde istenilen sonucu alamamasına
bağladığını gözlemliyoruz. Yani tetikde ve
pusu da beklemeye devam edecek. Bundan
sonraki konuşmaları ve hareketleri de bunu
gösterecek. Hep beraber beklemeye ve izlemeye devam edeceğiz. Yani Gül umudunu
2015 seçimlerine bağlamış gözüküyor.
***
Türkiye, köklü yapısal sorunlarını çözmeye
ve Başkanlık Sistemi’ne doğru hızlı adımlarla ilerlemeye devam edecek.
Bu vesile ile yeni kabinenin hayırlı olmasını, yeni ve eski bakanlara da başarılar
diliyorum.
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Dostluğa
açık “Çek"
83. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında kentte bulunan Çek Cumhuriyeti Sanayi ve Ticaret Bakanı Baş
Danışmanı Milan Hovorka ile Büyükelçilik Ticaret
Müsteşarı Arnost Kares, İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu ziyaret etti
Ziyarette İzmir Büyükşehir
Belediyesi tarafından yaşama
geçirilecek olan “Tam Adaptif
Trafik Yönetim ve Denetim
Sistemi” için sözleşme imzalayan Çek Cumhuriyeti’nden
AZD Praha S.R.O. - Cross Zlın
A.Ş. ortaklık girişimi Türkiye
Temsilcisi Alp İyigün de hazır
bulundu.
İZFAŞ’ta (İzmir Fuarcılık
Hizmetleri Kültür ve Sanat İşleri Tic. A.Ş) gerçekleşen ziyarette konuşan Milan
Hovarka, ilk kez geldiği İzmir’i
çok beğendiğini ve hayran
kaldığını söyledi. Daha önce
İzmir ile ilgili çok güzel sözler
duyduğunu ayrıca İzmir’in
çok özel, ayrıcalıklı bir tarihi
olduğunu vurgulayan Hovorka, “Buraya geldikten sonra
bu önemli kentin sadece tarihten ibaret olmadığını
gördüm. Çok önemli, güçlü,
etkileyici bir varlığı var bu
kentin. Öte yandan insanları
da çok güler yüzlü ve çok
misafirperver. Sıcak ev
sahipliğiniz ve açık yürekliliğiniz için teşekkür ediyorum”
dedi.
İzmir Enternasyonal
Fuarı’nın resmi açılış
töreninde bulunmaktan
dolayı da çok mutlu olduğunu
belirten Milan Hovarka, “Bu
organizasyonun Türkiye ve
ülkemiz için de çok iyi bir fırsat olduğunu düşünüyoruz
ve bu organizasyonu birlikte
kutlamak bizim için çok
önemli. Çek Cumhuriyeti ve
İzmir arasında var olan ilişkilerin daha ileriye taşınması
için de burada bulunuyorum.
Gelecekteki işbirliklerimizi de
konuşmak istiyorum” şeklinde konuştu.
İzmir Enternasyonal
fuarının en önemli özelliğinden birisinin dünyadaki bir
çok temsilciyi bir araya getirmesi olduğunu vurgulayan
konuk danışman özetle şunları söyledi: “Örnek verecek
olursak Gabon büyükelçisi ile
görüşmek istesem oraya
gidip görüşmem saatlerimi
alır. Ama burada rahatlıkla
oturup konuşma imkanı bulabildik. Partner ülke olarak
Mauritius’u seçtiğiniz
teşekkür diyoruz. Biz de
benzer bir organizasyon yaptık ve Hindistan’ı partner ülke
olarak seçmiştik. Bütün bu organizasyonlar bizim için de
çok önemli olan şeyleri
içeriyor. Özellikle ‘Akıllı Trafik
Sistemleri” bizim odağımızda
olan konular. Yüksek kalibrasyonlu ÇEK firmaları ve
Türk ortaklarıyla birlikte bu
konuda çok ciddi çalışmalar
yapıyor”.
İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanı Aziz Kocaoğlu da ziyaretten dolayı duyduğu
memnuniyeti dile getirerek
konuklarına fuarlar ilgili bilgi
aktarımında bulundu.
Başkan Kocağlu, “Fuarlar
sadece firmaları değil, kentleri
ve milletleri de buluşturuyor.
Biz de bu fuarımızı 83 yıldır
kesintisiz yapıyoruz. Daha da
geliştirmek için çok daha
büyük bir alanda yeni bir fuar
alanı inşa ediyoruz. Orada da
fuarcılığımızı katlayarak
büyütmek istiyoruz” şeklinde
konuştu.
(HABER MERKEZİ)
gönderiyoruz. Katkı koyanlara teşekkür ediyoruz” dedi. TIR’daki malzemelerin bir
bölümünü karşılayan Buca Belediyesi’nin
Başkanı Levent Piriştina da Bornova
Belediye Başkanı Olgun Atila ile uğurlama
törenine katıldı. Zor günlerde dayanışmaya
vurgu yapan Başkan Levent Piriştina,
“Yaşanan felaketin tekrarlanmamasını umuy-
Tarım arazilerine
sahip çıkılmasını
isteyen TZOB Genel
Başkanı Bayraktar,
"Türkiye'nin en
büyük zenginliği verimli tarım arazileridir.
Dünyada toprak
kıymet kazandı,
müthiş bir talep var.
Tarımın önemini
bilen ülkelerde
topraklar kapışılmaya başlandı.
Dünyada bu mücadele varken, gıda
savaşları başlarken,
biz topraklarımızı
imara açıp kaybedersek basiretsizlik
olur" dedi
DOĞRUDAN BAKIŞ
Mustafa
ARSLAN
oruz. Allah zor dorumda kalanların yardımcısı olsun. Biz küçük bir katkı koyarak ‘bizim
de çorbada tuzumuz’ olsun istedik. Orada
yaşayan Müslüman kardeşlerimize hayata tutunma gücü diliyorum” dedi. Altındağ’dan
yola çıkan TIR’ı uğurlamaya İzmir Makedonya Göçmenleri Derneği Başkanı Medat
Şenay da katıldı. (HABER MERKEZİ)
musarslan1960@hotmail.com
Dünya KAZANIYOR
Türkiye kaybediyor
T
ürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel
Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye'nin en
büyük zenginliğinin verimli tarım arazileri
olduğunu belirterek, "Tarımın önemini
bilen ülkelerde topraklar kapışılmaya başlandı. Dünyada bu mücadele varken, gıda
savaşları başlarken, biz topraklarımızı
imara açıp kaybedersek basiretsizlik olur" dedi. Didim
Ziraat Odası'nı ziyaret eden Bayraktar, burada yaptığı
konuşmada, büyükşehir statüsü kazanan şehirlerde
mera ve verimli tarım arazilerinin imara açılma riskiyle
karşı karşıya olduğunu belirtti. Tarımın tüm dünyada
değer kazandığını dile getiren Şemsi Bayraktar, bunu
önemini fark eden ülkelerde toprağa
ayrı bir önem verildiğini ifade ederek Türkiye'nin buna göre
strateji belirlemesi gerektiğini
söyledi. Bayraktar şöyle
devam etti: "Verimli tarım
arazileri gelecek nesillerimizin ve ülkemizin zenginliği demektir. Çünkü artık
dünyada arz yeterli değil.
Tüketim alışkanlıkları da
değişti. Çinliler artık
süt içiyor, et yiyor. Süt
ve et demek, ot demektir. Bu da müthiş bir talep yaratıyor.
Artık Avrupalılar arabalarında tarım ürünlerinden ürettikleri biyoetanol ve biyodizel kullanıyor. Türkiye'nin en
büyük zenginliği verimli tarım arazileridir. Dünyada
toprak kıymet kazandı, müthiş bir talep var.
Tarımın önemini bilen ülkelerde topraklar
kapışılmaya başlandı. Dünyada bu
mücadele varken, gıda savaşları
başlarken, biz topraklarımızı imara
açıp kaybedersek basiretsizlik olur."
"Zeytin vazgeçilmez
bir üründür"
Türkiye'nin zeytin üretiminde
dünya ikinciliğini hedeflerken
zeytinliklerin imara açılmasına yönelik yasa
değişikliklerine de
karşı olduklarını ve
bu tür düzenlemelere
karşı mücadele edeceklerini bildiren
Bayraktar, "Son yıllarda zeytin üretiminin hızlı bir şekilde
arttığını görüyoruz.
Dünya ikinciliği hedefleyen bir ülke zeytin arazilerini
imara açarsa bu hedefe ulaşabilmesi mümkün değil.
Zeytin hem ekonomik olarak, hem de insan sağlığı için
vazgeçilmez bir üründür. Kutsal kitaplarda da zeytinin yer
aldığı sure var. Dolayısıyla kutsal kitaplara kadar girmiş
çok önemli, değerli bir ürün. Böyle bir ürünü biz göz ardı
edemeyiz" diye konuştu.
"Et ithalatına gerek yok"
TZOB olarak ortaya koydukları çalışmalar sonucunda
Türkiye'ye 2 yıldan bu yana et ithalatını engellediklerini
vurgulayan Şemsi Bayraktar, Gıda Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı'nın da bu noktada kendileriyle birlikte hareket
ettiğini aktardı. İhalatın yasaklanmasıyla birlikte hayvancılığın gelişmeye başladığına işaret eden Bayraktar,
şunları söyledi: "Karkas etin kilogramı şu anda fiyatları 21
lira civarında, makul seviyede. Bu bizim maliyetimize
yakın bir fiyattır. Çünkü yem fiyatları hızlı bir şekilde
artıyor. Dolayısıyla bu aynı zamanda ahırların da dolmasını sağlayacak, üretimi arttıracak olan bir fiyattır. Et
ithalatına gerek yok. İthalat yapılması halinde bu ahırlar
boşalır ve bu kısır döngü içerisine hayvancılık sektörünü
soktuğumuzda buradan çıkamayız. İthalattan kendimizi
kurtaramayız. Türk çiftçisi bu ülkeyi et ithalatından kurtarmış durumda. Bu bir şanstır ve bu şansı iyi kullanmalıyız." (AA)
Eylülde de dolu dolu sanat
İzmir Büyükşehir Belediyesi, birbirinden renkli sanat etkinlikleriyle sonbahar gecelerine de hareket getirecek.
Her yaştan sanatsevere hitap eden
farklı seçeneklerle dolu Eylül programı,
Büyükşehir farkıyla sanat takviminde
iz bırakacak
Mahallelerde müzik rüzgarı
estiren ‘Mahalle’de Şenlik Var’
konser dizisi kapsamında 1
Eylül 2014 Pazartesi günü
Beydağ Kurtuluş
Parkı’nda düzenlenecek
konserde Grup Mevce
sahne alacak. Etkinlik
kapsamında 5 Eylül 2014
Cuma günü Kiraz Cevizli
Köyü’nde Vildan Turan
müzikseverlerle buluşacak. 8 Eylül 2014 Pazartesi
günü Tire Gölet’te Ebru
Ertaç ve Fatma Meşe, aynı
gün Kemalpaşa Rekreasyon
Alanı’nda ise Vildan Turan sahneye çıkacak. 9 Eylül 2014 Cumartesi
günü Ödemiş Salı Pazarı Mevki’nde Grup
Mevce kulakların pasını silecek. Dizinin son
konserini ise 18 Eylül 2014 Perşembe günü
Kınık Taksi Meydanı’nda Senem Ersin ve
grubu verecek. Ayrıca, 11 Eylül 2014
Perşembe günü Kent Orkestrası da Selçuk’ta
en güzel şarkılarını söyleyecek.
Aşık Veysel’de son iki konser
Bornova Rekreasyon Alanı’ndaki Aşık Vey-
sel Amfi Tiyatrosu’nda yaz boyunca düzenlenen ‘Aşık Veysel Sanat Günleri’ kapsamında 3
Eylül 2014 Çarşamba akşamı saat 21.00’de
sevilen sanatçı Servet Kocakaya sahne alacak. Ücretsiz konser dizisi, 17 Eylül’deki Grup
Abdal konseriyle son bulacak.
Havagazı’nda sinema
vedası
Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen ‘Yeniden
Sinematek’ film
gösterimleri Eylül
ayında gösterilecek iki filmle
sonlanıyor. 3
Eylül 2014
Çarşamba
akşamı saat
21.00’de perdeye
yansıyacak orijinal adı ‘The Grand
Budapest Hotel’
olan ‘Büyük Budapeşte Oteli’, Wes Anderson'un yazıp yönettiği
ses getiren filmlerden birisi.
20. yüzyılın başlarında iki savaş
arasındaki dönemde geçen hikayede, kendisine miras olarak Rönesans tablosu bırakılan
otel görevlisi Gustave H ve otelde komilik
yapan Zero Mustafa'nın komikliklerle dolu
macerası anlatılıyor.
‘Bulutsuzluk Özlemi’ni kaçırmayın
Yaz boyuca birbirinden seçkin
sanatçıları ağırlayan geleneksel ‘Çim Kon-
serleri’, 4 Eylül 2014 Perşembe günü sona
eriyor. Tarihi Havagazı Fabrikası’ndaki
konser dizisinin kapanış konserinde, yılların eskitemediği gruplardan ‘Bulutsuzluk
Özlemi’ sevenleriyle buluşacak.
Büyükşehir Belediyesi, 9 Eylül İzmir’in
Kurtuluşu’nun 92. yılı kutlama etkinlikleri çerçevesinde İzmir’e
yakışan bir program hazırladı. Program
çerçevesinde 6 Eylül
2014 Cumartesi günü
Gündoğdu Meydanı’nda saat
19.30’da Grup Dir
Ritm Grubu sahneye çıkacak. 7
Eylül 2014 Pazar
günü ise İzmir
Büyükşehir
Belediyesi Bandosu Gündoğdu
Meydanı’nda saat
20.30’da bir konser
verecek. 8 Eylül 2014
Pazartesi günü saat
19.30’da Dj Hande Kaya’nın
eşliğindeki ritm showun adresi
yine Gündoğdu Meydanı. 9 Eylül
2014 Salı günü Cumhuriyet Meydanı’nda
saat 11.00’deki program kapsamında ise
Kent Orkestrası ile zeybek gösterisi
eşliğinde Vildan Turan sahneye çıkacak.
Saat 21.00’de Gündoğdu Meydanı’ndaki
törende ise Devlet Opera ve Balesi koro ve
solo orkestrasının ardından sevilen
sanatçı Selda Bağcan İzmirlilerle buluşacak. Havagazı Fabrikası’daki “Yeniden
Selvitopu'dan
Ankara çıkarması
Türkiye Belediyeler
Birliği encümen
üyeliğine seçilen
Karabağlar Belediye
Başkanı Muhittin
Selvitopu, birliğin
Ankara’da yapılan
Ağustos ayı encümen
toplantısı’na katıldı
Yenimahalle ve Büyükçekmece belediye
başkanlarıyla birlikte encümendeki üç CHP’li belediye başkanından biri, İzmir’den
de tek CHP’li belediye başkanı olan Muhittin Selvitopu, yeni seçilen yönetimin ilk
toplantısında imar uygulamaları ve kentsel
dönüşüm konularında encümene önerilerde
bulundu. Geçtiğimiz Nisan ayında gerçekleştirilen kongrede Türkiye Belediyeler
Birliği’nin encümen üyeliğine seçilen
Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin
Selvitopu Ankara’da düzenlenen dönemin
ilk encümen toplantısına katıldı. Ağustos
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
Eylül
2014
Pazartesi
Şubat
2013
Perşembe
9 GÜNCEL 117
Bosna’ya 3. Yardım TIR’ı yola çıktı
Nihayet bakan toto oynanan yeni kabine belli
oldu. Kabine de fazla bir değişiklik olmadı.
Sadece Başbakan Davutoğlu'ndan boşalan
Dışişleri Bakanlığındaki kaymalardan dolayı
ve başbakan yardımcılıklarından ikisinin
değişmesinden başka bir değişiklik yok.
Birincisi, Erdoğan halen Başbakanlık
görevinde bulunsa ve bir liste hazırlasa,
farklı isimler ortaya çıkmazdı.Yine aynı
isimler olurdu. siyasetin ekseninin Çankaya
Köşkü’ne doğru kaydığına ilişkin yorumlar
doğru ve yerinde.
İkincisi, bu liste önümüzdeki dönemde
Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık arasında
sıkıntılar yaşanmasını bekleyenlere önemli
bir cevap. Yani bir sıkıntı olmayacağı belli.
Uyum içinde çalışma devam edecek.
Üçüncüsü de Türkiye bu küçük makas
değişikliğine rağmen istikrarı korudu. Ve istikrar sürecek mesajı verildi.
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
Sinematek” filmlerinde 10 Eylül 2014
Çarşamba akşamı saat 21.00’de, gösterildiği dönemde büyük beğeni toplayan
‘Küçük Gün Işığım’, sanatseverlerle buluşacak. Orijinal adı ‘Little Miss Sunshine’
olan filmde, bir minibüse doluşarak ailenin
en küçük ferdinin hayalini gerçekleştirmek için sürprizlerle dolu
yolculuğa çıkan Hoover Ailesi'nin hikayesi anlatılıyor.
Oscar Ödülleri’ne 4
dalda aday olan film,
‘En İyi Yardımcı Erkek
Oyuncu’ ve ‘En İyi
Özgün Hikaye’ dallarında aldığı ödüllerin yanısıra
BAFTA, Cesar gibi
bir çok saygın
ödülün de sahibi
oldu. ‘Yeniden Sinematek’ gösterimleri
sonbahar döneminde
İzmir Sanat Merkezi’nde devam edecek.
Çocuklar için ‘
Kutup Misafirleri’
Eylül ayında çocuklar için ‘Kutup
Misafirleri’ adlı müzikli oyun sahnelenecek. Kültürpark İzmir Sanat’ta minim
sanatseverlerle buluşacak oyun, 11-21-23
ve 30 Eylül 2014 tarihlerinde 11.00 ve 14.00
saatlerinde tekrarlanacak. Ahmet Akdeniz’in
yazıp yönettiği Mavi Sanat Tiyatrosu’nun
oyununda Sıla Akdeniz, Ufuk Öztabak ve
İlker Kılıçer rol alıyor. Tiyatro oyununun
biletleri 1 TL. (HABER MERKEZİ)
ayı encümen toplantısı İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanı Kadir Topbaş başkanlığında Tevfik Bey Konağı’nda gerçekleşti.
Toplantıya, Yeni Mahalle Belediye Başkanı
Fethi Yaşar’ın yanı sıra diğer encümen
üyeleri Elazığ Belediye Başkanı Mücahit
Yanılmaz, Antalya Büyükşehir Belediye
Başkanı Menderes Türel, Erzurum
Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet
Sekmen, Gaziantep Büyükşehir Belediye
Başkanı Fatma Şahin, Ordu Büyükşehir
Belediye Başkanı Enver Yılmaz katıldı.
Dönemin ilk encümen toplantısında Birlik Genel Sekreteri Hayrettin Güngör
Türkiye Belediyeler Birliği’nin faaliyetleri
ve sorunlarına ilişkin bir sunum yaptı.
Toplantıda ayrıca, “Torba Yasa”,
“Belediyelerin Genel Bütçe Vergi Gelirleri
Payı”, “Belediye Borçlarının Yapılandırılması ve Atık Ücretlerinin ÇTV Birleştirilmesi” gibi konular görüşüldü. Karabağlar
Belediyesi’nin proje ve çalışmalarıyla ilgili
de encümen üyelerine bilgi veren Selvitopu, imar uygulamaları ve kentsel
dönüşüm konularında da önerilerde bulundu. Önümüzdeki toplantılarda bu önerilerin yeniden görüşülüp değerlendirmesi
konusunda karar alındı.
Karabağlar’ın temsili
bizim için önemli
Başkan Selvitopu toplantının ardından
yaptığı açıklamada Türkiye Belediyeler
Birliği’nde çok sayıda belediye arasında
Karabağlar’ın da temsilinin olmasının
önemli olduğunu söyledi. Karabağlar’ı
daha çağdaş, daha modern bir yapıya
kavuşturmak için göreve geldiklerini ve bu
doğrultuda çalışmalar gerçekleştirdiklerini
belirten Başkan Selvitopu, bu tür toplantılarda Karabağlar’ın temsilinin kentin
tanıtımına ve gelişimine katkı koyacağına
inandığını söyledi. (HABER MERKEZİ)
Havalimanında sistem
çöktü, yolcular uzun
kuyruklar oluşturdu
Havalimanındaki arıza uzun
kuyruklar oluşturdu. Antalya
Havalimanı'nda bagaj sistemi
arızalandı, yolcular uzun
kuyruklar oluşturdu. Antalya
Havalimanı 1. Terminal’de
yaşanan bagaj sistemi arızası
uçuşları etkiledi. Saat 16.00
civarı süren arıza yaklaşık
yarım saat önce düzeldi. Yaklaşık 4 saat boyunca havalimanının giden yolcu
bölümünde uzun kuyruklar
oluştu. Bu durum uçuşlara da
olumsuz yansıdı. Bazı uçaklar
rötarlı havalanmak zorunda
kaldı. Arızadan binlerce yolcu
etkilendi.
Arızanın havalimanının en
yoğun olduğu cumartesi günü
yaşanması nedeniyle etkilenin
uçuş ve yolcu sayısının fazla
olduğu belirtiliyor. Bagaj sistemindeki arızanın giderildiği,
yoğunluğun azalmaya
başladığı öğrenildi.
(HABER MERKEZİ)
Gediz'li öğrenciler
Soma'yı unutmadı!
Gediz Üniversitesi öğrencileri, Soma’daki maden faciasında şehit olan işçilerin
aileleri için bir kez daha el
ele verdi. Daha önce yardım
toplayıp Soma’ya götüren,
onları ziyaret edip yalnız
bırakmayan duyarlı gençler,
bu defa sürpriz bir program
hazırladı, İzmir’e moral
gezisi düzenledi. Maden şehitlerinin çocukları, eşleri,
kardeşleri ile anne ve babaları için ilk durak, İzmir
Doğal Yaşam Parkı oldu.
Buradaki sevimli hayvanlarla unutulmaz anlar
yaşandı. Ardından şehir turu
atıldı, sahilde yürüyüş
yapıldı, vapurla Karşıyaka’dan Konak’a geçildi. İzmir
Saat Kulesi’nin önünde
hatıra fotoğrafı çektirildi,
kuşlara yem verildi. Babalarını kaybeden çocukları
biraz olsun güldürebilmek
için lunaparka da gidildi.
Acılı aileleri, Rektör Prof.
Dr. Seyfullah Çevik de misafir etti. Prof. Dr. Çevik,
“Her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz.”
dedi, Gediz Üniversitesi’nin
yardımsever öğrencilerine
de teşekkür etti.
(HABER MERKEZİ)
Başkan Aziz
Kocaoğlu'dan
FUAR TURU
İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanı Aziz Kocaoğlu,
İzmir Enternasyonal Fuarı’nı
ziyaret ederek vatandaşların
Fuarla ilgili görüş, öneri ve
dileklerini dinledi. İEF’nin bu
yılki onur konuğu illerinden
Malatya standına da giden
Başkan Kocaoğlu, ziyaretçilerle birlikte hem fotoğraf çek-
tirdi hem de ilginç etkinlikleri
izledi. İzmir Büyükşehir
Belediyesi’nin ‘Belediye
Sokağı’yla turuna devam
eden Başkan Aziz Kocaoğlu;
İzmir Metrosu’nun standında
Genel Müdür Sönmez Alev
ile birlikte, miniklere vatmanlık (Raylı sistem sürücüsü)
tadını yaşatan simülatörü
izledi. Yoğun rağbet gören
smilatörde metro kontrolünü
tecrübe eden minikleri kutlayan Başkan Aziz Kocaoğlu,
Belediye şirketi İZELMAN’ın anaokulları standındaki miniklerin yaptığı el
ürünlerini de inceledi. Başkan
Kocaoğlu susuzluğunu, İzmir
Büyükşehir Belediyesi’nin 05 yaş grubu çocuklar için
geliştirerek uyguladığı ‘Süt
Kuzusu’ projesinin tanıtıldığı
standda ikram edilen bir bardak süt ile giderdi.
(HABER MERKEZİ)
Ege Ordusu’nun gurur sergisi
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle düzenlenen
“Harp silah, araç ve gereçleri” sergisinin açılışına
katıldı. Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral
Galip Mendi ve İzmir Valisi Mustafa Toprak ile beraber çıkarma gemilerinde incelemelerde bulunan
Başkan Aziz Kocaoğlu, Konak’tan başlayarak
Cumhuriyet Meydanı’na kadar uzanan sergiyi gezerek
görevli personelden denizcilikte kullanılan envanter
hakkında bilgi aldı. Sergi boyunca vatandaşların ilgi
odağı olan Başkan Kocaoğlu onlarla bol bol fotoğraf
çektirdi. (HABER MERKEZİ)
TARİH NİÇİN
ÖĞRENİLİR?
Ülkemizde Ağustos ayının son haftası “Zafer
Haftası” olarak kutlanılır.
Milletlerin geçmişlerini öğrenmeleri önemli bir
husustur ve bütün dünyada eğitim kurumlarında
ders olarak okutulmaktadır.
Tarih sahnesine yeni çıkan milletler, geçmişleri
olmadığı için ciddi bir eksiklik hissetmekte,
köklü milletlere gıpta ile bakmakta ve toplumlarındaki fertlerine yeni bir ruh verecek olaylar
aramaktadırlar. Çünkü fertler canlı kaldığı
sürece millet canlı kalır.
Bunun için de tarihin derinlerinden onlara heyecan üfleyecek kahramanlıklara ihtiyaç hissetmektedirler.
***
Hatta bu boşluğu aslı olmasa da destanlarla
doldurmaya gayret etmektedirler.
Çünkü fertleri ülkesi ve milletine hizmete motive edebilmek, milletlerin varlıklarını gelecek
asırlarda sürdürebilmeleri için olmazsa olmaz
hususlardandır.
Dünya arenasında inkar edilmesi mümkün olmayan bir mücadele vardır ve bu maratonda
yarışı doğru metotlarla ve daha fazla heyecanla
koşanlar kazanacaklardır.
İşte insanları hizmette zinde tutabilmenin vasıtalarından birisi de tarihten gelen ruhu onların
gönüllerine üfleyebilmektir.
Malazgirt’ten Mohaç’a, Niğbolu’dan Kosova’ya, İstanbul’un Fethi’nden Çanakkale’ye,
Alaadin Kaykubad’la Harzemşah Celaleddin
arasındaki kavgaya, Viyana bozgunundan
Yıldırım’ın oğulları arasındaki mücadeleye, 2.
Bayezid’le Cem arasındaki çekişmelere, Haçlı
seferlerine, Tanzimat Fermanı’ndan Osmanlının
son dönemlerindeki İttihad ve Terakki’ye,
Sarıkamış’taki nöbette buz kesen Mehmetçiğe
kadar tarihimizdeki iyi ve kötü günlerimizin
hepsinden çıkaracağımız dersler vardır.
Fakat zaferlerimizle tarihin seyrini
değiştirdiğimiz şanlı geçmişimizi öğrendiğimiz
gibi, ciğerimizi yakan olayları da incelemek
zorundayız.
***
Dün elde ettiğimiz başarılarının amilleri, kaybetmemizin sebepleri bizi halde ve istikbalde
ayaklarımızı yere sağlam basmaya götürecektir.
Tarih geçmişi öğrenip istikbale emin adımlarla
yürümek için okunur ve öğrenilir.
Eğer geçmişimizi öğrenmemiz, geleceğimize
ışık tutmuyorsa onu öğrenmek cahil insanların
yapacağı kendini avutmaktan öteye geçmeyen
lüzumsuz bilgilerden ibaret kalır.
Her milletin tarihinde dönüm noktası olan
hadiseler mevcuttur. Bazıları onların yükselmelerine vesile olan olaylar olduğu için onları öğrenirken insanların iç dünyası kabarır ve
insan kabına sığmaz hale gelir.
Bazı olaylarda yıkılışı anlatan hüzünle dolmaya
sebep olan tarihi vak’alardır.
Fakat şunu unutmamak gerekir ki geçmiş geride
kaldı. Geçmişteki gururla andığımız şanlı günleri tekrarlayabilmek ve üzüntüden gırtlağımızın
tıkandığı, düğümlendiği ciğersuz hadiseleri
yaşamamak için alacağımız dersler vardır.
Hatta bunları anlayabilmek için sadece
kendimizin değil bütün insanlık tarihini okuyup
öğrenmek zorundayız.
***
Bursa, Yunanlılar tarafından işgal edilmişti.
Düşman kuvvetlerinin komutanı alrı asır cihana
hükmetmiş Osmanlı Devleti’nin kurucusu
Osman Gazi’nin türbesine uğramış, kabri tekmelemiş ve:
-Osman! Osman! Kalk! Kalk da torunlarını kurtar, diye bağırmıştı.
Emir Sultan Hazretlerinin türbedarı bu nahoş
olayı görmüş ve çok üzülmüştü. Türbedarı
olduğu zatın türbesine gitmiş, mezar taşına
yaslanarak şöyle feryat etmişti:
-Emir Sultanım! Osman Gazi’nin mezarını tekmelediler. Kalk da bizi kurtar, diye ağlamış
ağlamıştı.
***
Sonra bu üzüntüyle evinin yolunu tutmuştu.
Gece gözlerini kapatınca kendisini Emir Sultan
Hazretlerinin karşısında duruyor görmüştü.
Hazret kendisine doğru:
-Be ahmak memleketi kurtarmak ölülerin değil,
dirilerin vazifesidir, demiş ve suratına bir tokat
patlatmıştı.
Adam, yatağından fırlamış ve yediği tokadın
tesiriyle çenesinin eğildiğini görmüş, ölünceye
kadar eğik çeneyle gezmişti.
Geçmişte ecdadımız, büyük kahramanlıklar yaparak Malazgirt’te, İstanbul’un Fethi’nde, Mohaç’ta, Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde
destanlar yazdı. Fakat onlar bu asırda gelip yeni
destanlar yapmazlar.
Yeni destanlar yazma ve ecdadımızı sevindirme
işi bize kalmıştır.
Tarih bizim de neler yapabildiğimizi kaydedecektir.
Acaba bizlerden nasıl bahsedecek?
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
10 GÜNCEL HABERLER
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
117
Eylül
2014
Pazartesi
Şubat
2013
Perşembe
Kültür ve sanatın kalbi
bu merkezlerde atacak!
Denizli’ye kültür ve sanat alanında farklı bir prestij kazandıracak Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi ve Denizli Büyükşehir Belediyesi
Sanat Merkezi’nin yapımı tüm
hızıyla devam ediliyor. Denizli’de kültür ve sanatın kalbi
yeni yapılan bu modern
merkezlerde atacak
Denizli Büyükşehir Belediyesi Fen
İşleri Daire Başkanlığı tarafından
inşaat çalışmaları devam eden Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi ile Denizli Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Denizli’nin kültür
ve sanat hayatına önemli katkılar sağlayacak. Kentin
kültür ve sanat hayatına
yeni bir bakış açısı getirecek iki dev projenin
inşası hızla yükselirken, modern yapıların
bu alandaki önemli
bir eksikliği kapatacağı kaydedildi. Yerel
yönetim anlamında
Türkiye’de örnek olarak gösterilen Denizli
Büyükşehir Belediyesi’nin en iddialı projelerinden biri olan Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nin betonarme imalatlarının
yapıldığı ifade edilirken, talihsiz yangın
sonrasında kullanılmaz hale gelen Belediye Sanat Merkezi inşası da aynı hızla
devam ediyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi, yeni sanat merkezinde ise bin
metrekarelik temel alanında 800 metreküplük beton döküm işini tamamlarken,
kolonların yapımı tüm hızıyla sürüyor.
"Denizli hak etiğini alacak"
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı
Osman Zolan, yapımı hızla
devam
eden iki
yapının
Ege
Bölge-
si’nin en
modern sanat merkezleri
olacağının altını çizdi. Başkan Zolan, “Bir çok alanda olduğu
gibi kültür ve sanat alanında da Denizli’yi bölgenin en güçlü ve modern şehri
haline getirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’de örnek olarak gösterilecek olan bu
modern merkezleri, halkımızın hizmetine sunmak adına çalışmalarımız aralıksız olarak devam ediyor" dedi. Çalışmalar tamamlandığında kültür ve sanat
alanında Denizli'nin bölgenin en güçlü
şehri haline geleceğini vurgulayan Başkan Zolan, "Kültür ve sanat alanında
birçok etkinliklerimiz var ama en büyük
sıkıntımız salon konusunda idi. Bu merkezlerle artık fiziki anlamda da bir sıkıntı yaşanmayacak. İnşallah Denizli
hak etiğini alacak” dedi.
Nihat Zeybekci Kongre
ve Kültür Merkezi
25 bin metrekare alana sahip olacak Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi'nde 2 bin, bin ve 500 kişilik konser,
oyun ve toplantı salonları bulunacak. Bunun yanında merkezde
sergi salonları, daha küçük
çaplı toplantı ve prova alanı
olacak. Ayrıca çocuk oyun
alanları, nikah salonları ile
çocukların uzayla ilgili merak ettiklerini öğrenebilmeleri için planetaryum
salonu bulunacak. Modern
çağın tüm gereklerini içinde barındıracak merkezde,
otopark da yer alacak.
Belediye Sanat Merkezi
Belediye Sanat Merkezi'nde ise 1
büyük ve 6 küçük olmak üzere toplam 7 gösteri salonu ile 3 iş yeri bulunacak. Bölgenin en modern sanat merkezlerinden biri olacak bu merkezde
konser ve tiyatro gibi farklı etkinlikler
de düzenlenebilecek. Kent merkezinde
eski yerinde inşa edilen sanat merkezi
bölgeye canlılıkta getirecek.
(HABER MERKEZİ)
BİNA TASARIMINDA
Osmanlı'yı örnek alalım
Savaşın bittiği
bir dünyada
YAŞAYALIM
Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu
Başkanı, Necdet Özer, 1 Eylül Dünya
Barış Günü dolayısıyla yayınladığı
mesajında, “İnsanların huzur, güven ve
mutluluk içerisinde yaşamasının temel
koşulu olan barış ve dostluk ortamının
sürekli olması, en büyük temennimizdir”
ifadesini kullandı. Özer, mesajında şu
görüşlere yer verdi: “Maalesef Filistin
başta olmak üzere diğer Müslüman
ülkelerdeki yaşanan can kayıpları bizleri
derinden yaraladı. Şuanda ise Gazze'de
sağlanan ateşkesi olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Ancak kadın
çocuk demeden, çok sivil insan canından oldu. Bu olay, medeni dünyada onur
kırıcı bir insanlık ayıbı olarak tarihe
geçmiştir. Ülkemize komşu ülkelerde devam eden bu kargaşa ve belirsizlik,
yeniden huzursuzluk kaynağı olarak
karşımızda durmaktadır. Bunun da bir an
önce çözüme kavuşması beklenti ve
dileğimizdir.
Bizler, 1 Eylül Dünya Barış gününü vesile
bilerek tekrar söylüyoruz, bölgenin en
kısa zamanda huzura kavuşmasını,
acıların dinmesini temenni ediyoruz.
Dünyanın neresinde olursa olsun geleceğe umutla bakılsın istiyoruz. Dostluğa
ve kardeşliğe yapılan yatırımlardan hiçbir
zaman hiçbir ülke zarar görmemiştir. Ulu
Önder Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada
barış’ ilkesi ile tüm dünyaya sesleniyoruz. Savaşın tamamen bittiği,
dostluğun, kardeşliğin ve insanlığın
bütünleştiği bir dünyada yaşayalım.” diye
konuştu.
(HABER MERKEZİ)
Tarihi evler ile modern binalar arasındaki
farka dikka çeken Yurttaş, "Eski ustalar, ev
yaparken komşu ile ilişkiye, dışarıdan
görünüşe, evin çatısına, bacasına ve hatta
yukarıdan görünüşüne dikkat etmişler. Hiç
kimse bir diğerinin güneşine engel olmayacak
şekilde inşa edilmiş evler" dedi
Manisa Milletvekili Dr.Muzaffer Yurttaş,Manisa
Kula'da kula Evleri'nin önemine dikkat çekti. Yurttaş,
"Kula’ya bir hafta sonu vaktinizi ayırınız ve o
muhteşem tarihe şahitlik ediniz. Kula evlerindeki
felsefeyi anlamaya çalışınız. Bu evler basmakalıp binalar değildir. Onların bir ruhu ve anlamı vardır. Orada sanatı, bereketi, saygıyı ve ahlaki yaşantıyı
görürsünüz. Şimdi artık evlerin her tarafı cam haline
geldi. Ne mahrem bir mekan kaldı, ne de sığınılacak
bir yuva var ortada. Yeni binalar sınırları ve yüksekliği analiz edilmeden inşa edildiği için bir huzur vermiyor insana. Mimarlar içinde yaşayacak kişileri ve
onların ihtiyaçlarını düşünerek değil, kendilerini ve
reklamlarını hayal ederek bina yapmaya başladılar.
Öyle olunca da ortaya çıkan yüksek binalarda, huzur
ve sükunetin yerine gösteriş ve ihtişam düşüncesinin
yansımaları kendini buldu. Yeni şehir anlayışında
komşu kelimesinin bir anlamı kalmadı. “Komşuda
pişer, bize de düşer” deyimi anlamını yitirdi.
Dünyanın en uzak yerlerine, hatta aya ayak basan insanoğlu karşı komşusunun evine ayak basmaz ve
halini sormaz oldu. Kimsesiz insanların ölümünü
günler sonra öğreniyor o semtte oturanlar. Herkesle
haberleşme imkanına sahip günümüz insanı, alt kattaki aç ve ihtiyaç sahibinden habersiz yaşıyor" dedi.
BÜYÜK BİR DÜZENSİZLİK VAR
Tarihi evler ile modern binalar arasındaki farka
dikka çeken Yurttaş, "Kula evlerinde avlu kapıda iki
çeşit kapı tokmağı var. Büyük olan vurulduğunda
erkek misafir geldiği, küçük olan vurulduğunda
kadın misafir olduğu anlaşılıyor. Kapı açılınca bir iç
avlu karşılıyor sizleri. Mahremiyeti ve saygıyı içeriyor bu mekan biçimi. Avlunun iki yanında sıralanmış
odalar ve karşıda misafirler için hazırlanmış daha
görkemli bir yapı hakim. Dede ile torun aynı avluda
yaşıyor ve büyükler tecrübelerini burada gençlere aktarma imkanını buluyor. Eski ustalar şimdiki mimarların aksine, ev yaparken komşu ile ilişkiye, dışarıdan görünüşe, evin çatısına, bacasına ve hatta yukarıdan görünüşüne dikkat etmişler. Hiç kimse bir
diğerinin güneşine engel olmayacak şekilde inşa
edilmiş evler. Duvarlar kalın ve yalıtımlı, komşudaki
sesi de, ısıyı da geçirmeyecek şekilde örülmüş. Şimdi
bir şehre havadan bakarsanız, bir sürü düzensiz ve
göze hoş gelmeyen bir yapı ile karşılaşırsınız. Her
köşesine büyük bir uygarlığın taşını koyması gereken
mimaride kaos ve göz zevkini bozan bir yapı hakim.
Osmanlı evine, Selçuklu evine baktığınızda bir
kültürün eserini görmek ve hangi döneme ait
olduğunu bir bakışta anlamak mümkün. Ama şimdiki
yapılardan yola çıkarak bir dönemi tarif etmek ve bir
eserden bahsetmek imkansız.
Her avluda neredeyse bir nar ağacı var.Kula evlerinde. Hatta evlerin ahşap kısımlarında bile nar motiflerine rastlamak mümkün. Nar bereketin sembolü
olarak kabul edildiği için yaygın olarak evlerde mevcut. Mekanlar satmak için değil yaşamak için
yapıldığında her şey yerli yerince ve her bir bölümün
ayrı bir anlamı var. Tavanlar, kapılar, ocaklar hep bir
sanat eseri konumundalar. Tavan gökyüzünü, kilim
de üstüne basılan cenneti temsil ediyor. Dolaplar,
rahleler, kapaklar ve pencereler ayrı bir özen ve
tezyin ürünü.
Ustalar çevreyi, bakan gözü, komşu hakkını
düşünerek inşa etmişler mekanları. Ustalık kopya eserler üretmek değil, özgün ve bakıldığında
“muhteşem!” denilecek şaheserler meydana getirmektir. Ustanın görevi dünyayı ve yaşamı
güzelleştirmektir. Eserleri ile çevre sorunu üretmek
değil, ruha ve gönle hoş gelen bir çevre meydana getirmektir gerçek ustalık.
Avrupa’da artık “Yavaş Şehirler” gündemde. Yüksek binalardan sıkılan, şehrin telaşından boğulan insanlar kendilerini köylere, çiftliklere ve küçük
yapılara atıyorlar. Genç mimarlara ve sanatçılara geleceği korumak ve yeniden kurgulamak için büyük
görevler düşüyor. Yeni bir bakış açısıyla mekanları
ve şehirleri inşa etmek gerekiyor. Kentsel dönüşümden çok öte, bir mekan ve yaşam alanı planlaması
gerekiyor. Ruhu olan evler, ruhu olan mahalle ve şehirler kurgulamak ve onu hayata geçirmek için ödün
vermeden yola devam etmek zorunlu hale geldi.
Güzel bir dünya inşa etme görevi olan insan oğlu
binaları, yapıları, doğayı, suları, dağları, ovaları
yeniden gözden geçirmeli ve yaptığı çevre katliamına bir dur demelidir. Meydana getirilecek yapılar insani ölçülerde olmalıdır. Kurulacak mahalleler
bakkalı, manavı, sanatçısı, yaşlısı, genci, engellisi,
çocuğu yetişkini ile herkesin huzur içinde yaşayabileceği ve “komşu hakkına” riayet edecek türden, gelecek nesillere iyi bir miras olarak bırakılabilecek
yapılar olmalıdır.
“Dünyada mekan, ahirette iman” diye tarif edilen
mekanlar gönlü ve ruhu arındıran, sağlıklı ve bir
sanat eseri olarak, dantel gibi işlenmiş, ruhu olan
yapılar olmalıdır. Felsefesi ve ruhu olan eserler yapmak için tarihi tekrar okumamız ve geçmiş ile
bugünü iyi analiz ederek yeni bir pencereden bakabilmemiz gerekiyor. Şehir mimarisini sosyal gereklere, ruhi yapımıza ve inanç sistemimize göre tekrar
dizayn etmek zorundayız. Aksi takdirde evler huzur
mekanı olmaktan çok uzak, sadece bir otel vazifesi
görmeye mahkum kalacaktır. Bir hafta sonunuzu Kula’ya ayırın. Bir de bu gözle o tarihi evleri yeniden
gezin. Göreceksiniz atalarımız ne ince düşüncelerle
mekanları, binaları ve beldeleri kurmuşlar. Yeni ve
yaşanabilir bir dünya inşa etmek için çalışan mimarlara ve ustalara selam olsun. Sağlık ve huzur
dileğiyle" dedi.
(HABER MERKEZİ)
SAYFA 11
SONDAKiKA GAZETESİ >>
11 DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ
117
Eylül
2014
Pazartesi
Şubat
2013
Perşembe
Siyaseti sözlüklere bakarak
izlemek noktasına geldik ya...
Mehmet
BARLAS
SABAH GAZETESİ
Sonunda siyaseti de sözlüklere başvurarak izlemek noktasına geldik ya, bu da bir şeydir...
Önce eski Başbakan yeni Cumhurbaşkanı
Tayyip Erdoğan'ın AK Parti olağanüstü kongresinde Beyaz Türkler'e "Biz sizi anladık, siz
de bizi anlamaya çalışın" şeklinde seslenirken
"Musafaha için elimi uzatıyorum" demesi üzerine "Musafaha"nın dostluk için birlikte olmak,
tokalaşmak anlamına geldiğini öğrendik.
Daha sonra da eski Dışişleri Bakanı yeni
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun aynı kongredeki konuşmasında "Yeni kültürel uyanış, insanlığın temel değerler itibarıyla varoluşsal ve
epistemolojik problemlerle karşı karşıya
kaldığı bir dönemde, bütün insanlığa evrensel
bir medeniyet çağrısı yapacak bir uyanıştır"
demesi üzerine "Epistemoloji" kelimesine
takıldık.
"Episteme"ler değişirken
Meğer Yunancada "Episteme" bilim "Logos"
ise öğreti anlamına gelirlermiş... Bu kelimeler-
den türetilen "Epistemoloji" de "Bilim felsefesi" anlamına geliyormuş.
Yıldıray Oğur dün Türkiye'deki yazısında bu
kavramı daha da açıp, şunları yazmıştı:
"Foucault'un tarif ettiği zamanın, siyasetin
hayatın kodları, kültürel şifrelerini içeren ana
kodlar olan 'episteme'lerin değiştiği bir kavşaktayız. Daha doğrusu o değişen 'episteme'lere
göre bir siyaset ve kamusal hayat inşa etmenin
eşiğindeyiz. Bu paradigmatik kopuşa laik kesimin verdiği cevap; o 'episteme'leri ağır çekim
bir halk ihtilaliyle değiştirmekte olan halkı
epistemoloji kelimesi üzerinden yeniden oryantalize etmekten, aşağılamaktan, bunlar ne
anlar dilinde ısrar etmekten fazlası olmadı..."
Bize yabancı gelen kelimeler ve kavramlar
üzerindeki çeşitlemeler aslında sonsuz ve
bazen de güldürücüdür.
Sıpalardan spagettiye
Örneğin İtalyanların ulusal yemeği olan "Spagetti"nin kökenini Konya'da bulanlar
vardır... Buna göre makarnanın her çeşidini
üreten İtalyanlar, dünyada başka çeşit makarna
kaldı mı sorusuna cevap bulmak için 16'ncı
yüzyılda dünyanın her köşesine heyetler göndermişler. Bu heyetlerden biri Konya'nın bir
köyünde "Şehriye"yi görmüşler. Bu ince, yuvarlak ve uzun makarna türünden yüzlerce kilo
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
örnek alıp, eşek kervanındaki eşeklere yüklemişler. Kervandaki eşekler Çanakkale'de
bekleyen gemilere çıkarlarken fırtına kopmuş,
eşekler denize düşmeye başlamışlar. Kervanın
başındaki Konyalı da bu sırada "Sıpa gitti, sıpa
gitti" diye feryat ediyormuş.
İşte "Spagetti" kelimesi de bu "Sıpa
gitti"den türemiş.
Meslektaşım Şeref Özgencil de ünlü şampanya markası "Dom Perignon"un başlangıcının
Elazığ olduğunun iddia edildiği bir hikâye anlattı.
Dom Perignon ve Elazığ
Buna göre "Öküzgözü" üzümünü tatmak
üzere 17'nci yüzyılda Elazığ'a gelen Fransız
rahip, bu üzümü kendisine ikram eden köylü
kadın Perihan'a giydiği şalvarın adını sorunca
"Don" cevabını almış. Bunun üzerine
"Don"dan "Dom"u, Perihan'dan da
"Perignon"u üretip, ürettiği şampanyasına
"Dom Perignon" demiş...
Bu hikâyeye kapılırsanız 1639 ile 1715
arasında yaşayan ve bir kâtipken vaftiz edilip
rahipliği seçen ve şampanyanın babası olan
Fransız'ın adını da, Dom'luğunu da, Elazığ'da
aldığına inanmanız gerekir.
Hepinize iyi ve mutlu pazarlar diliyorum.
31.08.2014
Abdurrahman
DLPAK
YENİ AKİT GAZETESİ
Azazil
Salih Memişoğlu’nun yaşadığı olaylardan yola
çıkılarak hazırlanan bir film geçtiğimiz günlerde gösterime girdi. Film dine yamanmaya çalışılan hurafelerle ilgili olmadığı gibi, bilimle bu olay arasındaki ilişki de
filmde sorgulanıyor. Zaten filmin danışmanları arasında
Prof. Dr. Safa Saygılı ve Uzm. Dr. Hamdi Kalyoncu da
bulunuyor. Yard. Doç. Ali Akben de danışma kurulunda..
Bu konu herkesin kendi arasında konuştuğu, dışa
karşı sükut ettiği bir konu.
Cin, şeytan konusunu insanlar yüksek sesle konuşmaktan korkuyor.. oysa sürekli o taşlanmış şeytanın şerrinden Allah’a sığındığımızı söylüyoruz. Hannas’ın
vesvesesinin şerrinden de Allah’a sığınıyoruz.
***
İnsanların ve cinnin de şeytanlaşanları vardır. Şeytanın ya da cinnin bir insanın bedenine hakim olması ille
de onun maddi anlamda hasta olması anlamına gelmiyor.. Her günah şeytanla ilişkilidir. Onun davetine icabettir. Şeytan yeri gelir bir politikacı olur, yeri gelir şeyh
olur, yeri gelir bir sanatçıdır. Hani “sende şeytan tüyü
mü var” derler ya, zaman olur, çok hoş da gözükebilir
gözümüze..
Bana kalırsa bu olahlar bizim literatürümüzde korku
filimlerinin konusu değil. Evet, bu işin gerçekten korku
verici yanı da olabilir. Ama öte yandan biz hepimiz,
melekler, cinler ve şeytanlarla bir arada yaşıyoruz ve
nefsini şeytana satan kişilikler şeytanları kıskandıracak
işler yapabilirler.
***
Hz. Süleyman mabedinin inşasını hatırlayın. HarutMarut olayını hatırlayın, Yecüc-Mecüc olayını hatırlayın.
Hz. Musa’nın Firavun’un sarayında büyücülerle karşılaşmasını hatırlayın. Bu dünyada yalnız değiliz. Onlarla iç
içe yaşıyoruz..
Bilmem biliyor musunuz, kiliselerde hâlâ cin çıkarma
ayinleri düzenlenir.. Ruh çağırma olayları da bununla ilgilidir.. Olay büyücü kadın hikayeleri ile sınırlı değil.
Ezoterik konular aslında hayatımızda sanıldığından
daha etkili.. Bu konunun gelecek zaman diliminde insanların gündemini, her anlamda daha fazla meşgul edeceğini düşünüyorum. Bu sağlıklı bir birey ve toplum için
def-i mazarrat anlamında olduğu kadar, celb-i menafi anlamında da önem taşımaktadır.
***
Bu konuların sağlıklı bir şekilde konuşulması için
önce doğru bilgiye ihtiyaç var. Azazil bu anlamda doğru
yöne ileri doğru atılmış önemli bir adım.. Devam edecek
bölümlerde daha iyi, doğru ve güzel şeylerin yapılacağını düşünüyorum..
İlk filmde şeytanın bir insanın bedenine
hakim olması ve kurtuluş mücadelesi anlatılıyor.
Yoğun ses efektleri ile filmin korku dozu artırılmaya
çalışılmış. Azazil Allah’ın emrine uymadığı için kovulan şeytanın adıdır. Kabbalistik inanışa göre bugünki
Tevrat’taki Enoş kitabında sözü edilen insan kızlarla
evlenerek yeryüzünde fesat çıkartmaya çalışan,
Nefilim denen müfsit bir topluluğa liderlik yapan kovulmuş şeytanın adıdır. İbranice konuşan bu Şeytan, bir
büyücü aracılığı ile bir kıza musallat edilir.. ve bu konularla ilgili bir kişi dualarla bu şeytanı kovar. Filmin
konusu bu..
Bu konunun siyaset, iktisad, askeri konularla ilgili
çok farklı versiyonları tarihten bugüne anlatılır durur.
Devler, cinler, şeytanlar sadece masalların, mitolojilerin
konusu değildir..
***
Zafer Bayramı
Nuriye
Akman
ZAMAN GAZETESİ
İnsan hakikaten bir su damlası. Bir yüzü göğe, diğer
yüzü yere dönük. Havada asılıyken de toprağa inerken de nihai amacı denize karışmak. İster henüz
bulutun kalbinde otursun, ister bir yaprağa çiğ olarak
konsun, isterse ırmaklara karışsın, denize varmadan
ona huzur yok.
Bu fotoğrafı gördüğümde, Mevlânâ’nın “İçimde
aşkın nurundan bir deniz meydana geldi ve bütün
evren o denizde boğuldu gitti” dizesini hatırladım.
Sonra rübailerini karıştırmaya başladım ve bu kez de
şu dizelere rastladım:
“Denizin sahile bıraktığı köpüklere de ki; çırpınmanız, oynaşmanız, gürlemeniz, gezip tozmanız ne
oldu? Neden sessizce kıyıda uyuyorsunuz? Deniz
sizi yok olmanız için mi kenara attı? / Sahilde kumlar üzerinde sessizce uyuyan köpükler de sana dille,
dudakla değil, hal dili ile; bu soruyu bize zorma, denize sor derler...” İnsan hakikaten bir su damlası.
Bir yüzü göğe, diğer yüzü yere dönük. Havada
asılıyken de toprağa inerken de nihai amacı denize
karışmak. İster henüz bulutun kalbinde otursun, ister
bir yaprağa çiğ olarak konsun, isterse ırmaklara
karışsın, denize varmadan ona huzur yok. Bu kadar
güçlü bir arzunun her zaman bilince yükselmemesi,
çok derinlerinde saklanması ise şaşılacak şey. Asli özleminin farkına vardığı an zaten damlanın içinde bir
deniz peydah oluyor. Fakat orada bir tuzak var. İnsan
denize çizilmiş köpükten resimlerine hayran kalıp
damla haline varlık atfetmeye devam edebiliyor.
Yapması gerekeni; diplere bir dalgıç heyecanıyla
dalmayı unutuyor. Bazen de aşağılarda kaybolmaktan korkuyor. Oysa iniş gibi gelen eylem gerçekte
tam bir çıkış olacak. Tabii bulunduğu derinlik neyse
görüp hissettikleri ona göre değişecek. Ne zaman ki
denizin altı ile üstü karışacak, ne zaman aydınlıktan
ve karanlıktan kurtulacak, balığı, yosunu, taşı eriyip
hemhal olacak, işte o günü zafer bayramı olarak kutlayacak...
EMİN MİSİN ARKADAŞ?
Hadi biraz akıntıya kürek çekelim. Ya bu iç bükey
ayna doğruyu söylüyorsa, ya asıl yalancı olan normal aynalarsa? Gördüğümüzden nasıl emin olabiliriz? Dahası kanıtlanmış addedilen bilgiye nasıl
güvenebiliriz? Başkalarının gözleriyle sözlerine inanmaktan başka bir şansımız var mı? Oysa beş
duyuyla algılanan herşey fotoğrafı daima eksik
veriyor. Bilimin borusu bile kabulleri yanlışlanıncaya kadar ötüyor ki, bu kutsal çabanın amacı zaten
eninde sonunda aksi ispatlanacak hipotezler üretmek. Bu sonu olmayan bir süreç . Gerçeğin daima
farklı açıdan çekilebilecek alternatif bir hali var
çünkü. Her şeyin birden açıklanabilmesi mümkün
değilse tek bir şeyin bile doğruluğundan emin olamayız. Hem “Her şey”in tanımını kim yapacak ki?
Bilgin çok ama bilge yok. Asılalım küreklere: Ya bedenimiz sandığımız gibi katı değil de, bulutsu bir
letafeti yansıtıyorsa? Ya baştan aşağı gözden ibaretsek, gerisi faso fisoysa? Ya çok ama çok güzelsek,
bize kusur atfedilemezse? Ya ne bir eksiğimiz ne bir
fazlalığımız varsa, baştan aşağıya mükemmelsek?
Yar bize bir manivela! Dünyayı kaldırmamız lazım!
GECE GÖRÜŞÜ
Ulaşmak istediğiniz şey hem uzak hem de karanlıktaysa gece dürbününe ihtiyaç duyarsınız. Çıplak
gözünüzün erişemeyeceği görüntüleri başka türlü
yakalayamazsınız. Dürbün yaklaşmakta olan tehlikeye karşı sizi uyarır ve tedbir almanıza imkan tanır.
Peki ya bir düşman beklentisi içinde değilseniz, tam
aksine gecenin gizli dostlarını görmek istiyorsanız
ne olacak? Elinize tutuşturulacak en marifetli dürbünler bile fayda sağlamaz. Abdülkadir Belhî,
Kunûzu’l-Ârifîn’de der ki, “O yakınlığından dolayı
sana uzak görünür. Örtüler kalkınca O’nun yakınlığı
belli olur.” Erenleri okuduğumuzda anlıyoruz ki,
örtüler çoğunlukla geceleri kalkıyor. Mevlânâ, Belhî’yi teyid edercesine şöyle söylüyor: “Sana çok
yakınlığımdan ötürü uzağa düşmüşüm. Seninle son
derece içli dışlı olmamdan dolayı senden ayrıyım.
Sana olduğum gibi apaçık göründüğüm için
örtülüyüm. Seninle çok görüşüp konuştuğum için
dertliyim, hastayım.” Peki bütün bu gece görüşlerinde neler olur? Mevlânâ’ya göre gece olunca bir
sevda davulu çalmaya başlar. Böylece O’nu sevme
zamanının geldiği haber verilir. Gece olunca nerede
bir beden varsa hepsi maddi varlıklarını kaybeder ve
ruh olur. O yüzden gecelerin ıskalanmamasını önerir: “Geceleyin yürü, zira gece sırlar rehberidir.
Herkes uyurken ilahi aşk sırları, mânâ zevkleri
gönüle gelir. Çünkü geceleyin gönlün kapıları açılır.
Yapılan işler, yabancıların gözlerinden gizlenir.
Geceleyin gönlümüz aşk ile, gözlerimiz uyku ile
karışmış olduğu halde, bizim yarin güzel yüzü ile
işimiz vardır.” Göze de dürbüne de ihtiyaç olmayan
o buluşmalardan başka haber veremiyorlar. “Nazar
etme ne olur, çalış senin de olur” gibi arabeske de yatmıyorlar. Ne yapacağız o halde? Arzunun dışında
ne var elimizde?
30.08.2014
Konusu, anlatım dili itibarı ile önemli ve cesur bir
başlangıçtır bu film.. Aslında falcılık, müneccimlik, medyumluk, ruh çağırıcılığı gibi konular hep bu konu ile ilgili.. Film “Düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden sabah
aydınlığının Rabbine sığınırım” diyen Felak suresindeki
ayetle başlıyor. Bu da film yapımcılarının düşünce ve
niyetlerini ortaya koyması açısından önemli.
Büyücülük, sihir gibi uygulamalar müfsit bir gayeye
hizmet ettiği için dinen yasaktır.. Allah’tan başka hiç
kimse verilen bilgi ve izin dışında gaybı da bilemez,
kadere, rızga ve ecele de hükmedemez. Ne Hz. Yakub
Yusuf’unu bulabilir, ne Hz. Ali insanların kalbini
değiştirebilir. Bu insanın kuvve-i maneviyesini yok saymak anlamına da gelmez. Allah’ın gaybi yardım ve
tasarrufları bir ikram olmak üzere bize ulaşabilir..
***
Azazil filmi, bu anlamda yeni bir tartışma başlatabilir.. Hurafelere düşmeden bu konular hakkında bilgi
sağlamak birtakım kötü niyetli kişilerin hilelerine karşı
dikkatli olmak açısından bir imkana dönüşebilir..
***
Eğer korku filmlerinden rahatsız olmuyorsanız Azazil
filmini kaçırmayın derim. Şu günler de tüm Türkiye’de
gösterimde. Bu bir ilk. Bu filmin başarısı yeni çalışmalar
için yön gösterici olacak. Dilerim yeni filmler, sadece
korku filmi sevenler için değil, herkesin izleyebileceği
yeni filmler için model olur..
Selâm ve dua ile..
31.08.2014
Eylül 2014
71Şubat
2013 Pazartesi
Perşembe
POLİKLİNİK TELEFONLARI
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
YANGIN TELEFONLARI
İzmir
Karşıyaka
Kadifekale
Bornova
Bostanlı
Buca
Karabağlar
Çamdibi
Çiğli
Balçova
Evka 4
Evka 1
Gaziemir
Hatay
Narlıdere
Güzelbahçe
110
372 58 74
225 49 99
388 10 03
386 17 86
487 13 61
237 13 07
433 65 59
376 73 23
278 76 02
351 09 04
452 24 77
251 00 44
250 86 40
238 35 97
234 25 34
HASTANE TELEFONLARI
-Devlet HastaneleriAliağa
616 87 87
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
Alsancak Acil Servis
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
Alsancak Diş Hast.
464 78 62
Atatürk Devlet
244 44 44
Behçet Uz
489 56 56
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
Buca S.D. Hastanesi
452 52 52
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
Foça
812 14 29
Göğüs Hastanesi
433 33 33
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
Karşıyaka
366 88 88
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat Hepkon
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
-Belediye HastaneleriEşrefpaşa Bel. Hast.
293 80 00
-Özel HastanelerAnadolu Tıp Merkezi
272 00 11
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
Atakalp Kalp Hastanesi
483 14 14
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
Atagöz Göz Hastalıkları
435 35 35
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
Bornova Tıp Merkezi
388 20 40
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
Bornova Özel
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
Buca Sağlık Merkezi
438 06 20
Central Hospital
341 67 67
Can Tıp Merkezi
232 13 48
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
Çeşme Sissus Has.
723 05 55
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Doğa Tıp Mer.
244 16 16
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67 47
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Ege Tüp Bebek Merkezi
445 31 45
Egeria Çocuk Sağlık
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Ekol K.B.B. Şube
369 89 65
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
Hayat Hastanesi
441 41 96
İzmir Hastanesi
483 31 31
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
Karataş
441 41 70
369 00 91
Karşıyaka Tıp Merkezi
Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde yaşayan ve 2 sene önce trafik kazasında
omurilik felci olan Aynur Kumru, arılarının sevgisi ile yeniden hayata tutundu
CL:LCLIMMCL:EIFLAJM-CIBHM+BDHB3MKGLG
.LCLHMIJ8KH@J?K@JM-HE4EGEAM.1G;D;%IFKIMDK7BIM>GFBA?LI
@>IHLM(KH@JIM8KM&J8L@%?LM6LGE:DLCLM=L:GLFE<M*LAGL:EAMMCEG
=>CBI4LMLHE4EGEAMCL0LIM8KMLHEGLHGLMJ6MJ6KM>GLIM+BDHB3M$
@KIKM1I4KM(KH@JI%FKIM&J8L@%LM9JFKHAKIM9K6JHFJ5JM?HL,JA
AL7L@EM@>IHL@EIFLM>DBHJGJAM,KG4JM>GFB<M.>CBIFLIML:L5E@E
?B?DLCLIM8KMCL?L5LMDL2ABDM>GLIM-CIBHM+BDHB3MDKD/
GKAK?JM!HK5GJ%CKM9KGFJ<M.BHLFLMCKIJFKIMLHEGLHEMJGKMJG9JGKIDKA
J@?KFJ5JIJM@1CGKFJ5JMLJGK@JIFKIM?K0AJMLGLIM+BDHB3M=BIL
HL5DKIM=BMALHLHEIFLIM8L79K6DKFJ<M*LIEIFLM=L:GLCLI
CLHFED4E@EMBH4LIM*LDLIMJGKM=JHGJA?KMKDLIK?M8KHFJ5J
LHEGLHEM9KHJMLGLIM-CIBHM+BDHB3MLHEGLHEILMAL8B:?BA?LIM@>IHL
CLHFED4E@EILM8KHFJ5JM?LGJDL?GLHGLMLHE4EGE5LMFK8LDMK??J<M$
@KIKM=>CBI4LM2KHM9;IMCLHFED4E@EIEIM@LCK@JIFKM=>7BAMC>G/
GLHLMHL5DKIMLHEGLHEILM9JFKIM-CIBHM+BDHB3MLHEGLHEIEI
@K89J@JMJGKMA>GGLHEIEMCKIJFKIMABGGLIDLCLM=L:GLFE<M
(LIBKGM@LIFLGCKMJGKM$M@KIKM=>CBI4LMLHEGLHEILM9JFKI
-CIBHM+BDHB3MCLAGL:EAM=JHM2L,?LM1I4KM-FLIL%FLMCL:LCLI
LHALFL:EIEIM91IFKHFJ5JMLA;G;M@LIFLGCKMJGKM=JHL7MHL2L?GLFE<
-HEGLHEILMFL2LMHL2L?M9JFJ0M9KGKIM+BDHB3MLHEGLHEILM>GLI
@K89J@JIJM'.BM=JHM@K8FL3MCL:LDM@K8JI4JM>GBH<M*L:LDLM?B?BI/
DLA?LM>GBH<M ;IA;MK5KHM=KIMK8FKM>?BH@LCFEDMAKIFJDJ
6L=BAM?>0LHGLCLDLCL4LA?ED<M-HEGLHEDM=JHM@K8FL<M)
@K8FLIEIM0K:JIKMFKM9J??J5JDM7LDLIM9KGFJ5JDM7LDLI3MA/
KIFJDJM6K8HKDFKAJMJI@LIGLHMFLM@1CGKFJGKH3MLHECL
=L:GLFE5EDFLIM=BMCLILMFL2LM2E7GEM=JHM9KGJ:DKM>GFB<'MFJC/
KHKAMLIGL?DLCLM6LGE:?E<M
-HEGLHEIMAKIFJ@JMJ6JIM=JHM@K8FLM>GFB5BIBM@1CGKCKIM+BD/
HB3M'.KIMKGLGM.LCLHMIJ8KH@J?K@JM-HE4EGEAM(K@GKAM*;A@KA
)ABGBMDK7BIBCBDM-GL:K2JH#FKI<M)M9;IFKIM=BMCLIL
LHE4EGEAMCL0EC>HBD<MGAMCEGGLHEDMMCEGM.>D=B@MKHHK@?HJ@M;7/
KHJIK3M@KHLGLHFLMABGGLIEGLIMLHEIEIMGL=>HL?B8LHFLM;HK?JDJIJ
CL0?ED<M)M:JHAK?MJ:GK?DKCJMAL0L?DLCLMALHLHM8KHJI4KM=KIMFK
AKIFJML@EGMDK@GK5JDM>GLIMLHE4EGE5EMCL0DLCLMALHLHM8KHFJD<
MCEGFEHM(KH@JI#FKMLILMLHEM;HK?JC>HBD3MLHEM@;?;M8KMLHE4EGEA
CL0EC>HBD<M(KH@JIMAE:GL?DLM=1G9KD<M&J8L@M";H;I#FKMFK
=LGMLGEC>HBD<M*L7EIMCLCGLCLM&J8L@M";H;I#KM9JFJC>HBD<M)/
HLFLM&J8L@M";H;I#KM9JFKHAKIM$$MCEGEIFLMAL7LM9K6JHFJD<
HL,JAMAL7L@EM@>IB4BM=>CBIMAEHE5EM>DBHJGJAM,KG6GJ@JCJDM:B
LIFL<M*KIJMAKIFJDKM9KGFJD<M-HEGLHEDM?L=JMAJM=KIM=1CGKM>G/
BI4LMLJGKFKMLHEFLIMLIGLCLIM=JHJGKHJM>GDLFE5EMJ6JIM=JH6>A
AJ:JIJIMKGJIFKM2KGLAM>GFB<M!IM@>IM=JHMLHALFL:LMKDLIK?MK?/
?JDM8KM>IFLIMLHEDEM9;6G;AGKM9KHJMLGL=JGFJD<M.BM@KIKMKGJDK
9K6?JM8KM9K6M9KGFJ<M"K6M9KGFJ5JMJ6JIMFKM>HLFLIM=LGEM>GDLFLI
9KGFJ<M.BHLFLMFLMJAGJDJIMA1?;M9J?DK@JM@K=K=JCGKM=BM@KIK
;H;IMLGLDLFED<M.BM=JHM@K8FLMCL:LDM@K8JI4JMFK@KAMFKM>GBH<
*L:LDLM?B?BIDLAGLM>GBH<M ;IA;MK5KHM=KIMK8FKM>?BH@LCFED
AKIFJDJM6L=BAM?>0LHGLCLDLCL4LA?ED<M-HEGLHEDM=JHM@K8FL<
)M@K8FLIEIM0K:JIKMFKM9J??J5JDM7LDLIM9KGFJ5JDM7LDLI3MA/
KIFJDJ3M6K8HKDFKAJMJI@LIGLHMFLM@1CGKFJGKH3MLHECL
=L:GLFE5EDFLIM=BMCLILMFL2LM2E7GEM=JHM9KGJ:DKM>GFB<M+KIFJ/
IJMFL2LMJCJM2J@@K??JI3MFL2LM6L=BAMJCJGK:DKM@;HK4JIM>GFB
FKFJGKH<M.KIMFL2LMFLM=JHMAKIK?GKIFJD<M-HEGLHLM@K8FLGECED3
K8K?<'MFKFJ<M
!I9KGGJM>GDLIEI3M=L:LHDLAMJ@?KIJGKIMA>IBGLHFLMKI9KG
>GDLFE5EIEM@1CGKCKIM+BDHB3M:1CGKMFK8LDMK??JM'.KIM:BIB
-Türk TelekomArıza
Bilinmeyen Numara
Danışma
Uyandırma
Posta Kodu
Fono Tel
Borç Ögrenme
Çağrı
-SinemalarAgora Balçova
Afm Park Bornova
Afm Forum Bornova
Afm Ege Park
Afm Passtel
121
11811
444 14 44
135
119
141
163
133
277 25 25
373 73 20
373 03 50
324 42 64
489 22 00
@1CGKDKAMJ@?JC>HBDMK?HL,EIE7FLAJMJI@LIGLHM@J7JMKI9KGGJC>H/
@L3M=J7MKI9KGGJGKHMFK5JGMFKM6K8HKDJ7FKAJMJI@LIGLHM=J7JMFL2L
6>AMKI9KGGJC>H<M.KIJDM>MALFLHMLJGKDMFKM@1CGKFJ
6K8HKDFKAJGKHMFK<M-HECEM9K?JHJ0MIKMCL0L4LA@EI3M@KIM7L?KI
=LAEDLMDB2?L6@EI<M:?KMJAJI4JM=JHMC;A;MIJCKMC;AGKIJC>H@BI
FJCKM@1CGKIFJ<M-DLM=KIM2J6M=JHJIJMFJIGKDKAMJ@?KDKFJD<
JIGKDKFJDMFKM8KM=KIJDMJ6JIM6>AMJCJM>GFB5BIBM91H;C>/
HBD<M!I9KGGJMLHALFL:GLHEDLM:BIBM@1CG;C>HBDM=J7MKI9KG/
GJC@KAMK8FKMCL?E0M1G;D;M=KAGKDKAM7>HBIFLMFK5JGJ7<MLCL?L
AL?EGDLGECE7M8KM2LCL?EIMJ6JIFKM>GDLGECE7<M.BIBIMJ6JIMFKMA/
KIFJGKHJIJIM6L=LM@LH,MK?DK@JM9KHKAJC>HM8KM6K8HKGKHJIJMFKM=B
A>IBFLMJAILMK?DKGKHJM9KHKAJC>H<M.JHMFKMKA>I>DJDJ7M6>A
1IKDGJ3M=KIM=JHL7MKA>I>DJDGKM=BIBML:DLCLM6LGE:?EDMLDL
=KGJHGJM=JHMI>A?LFLM?EALIFED<MEALIEC>H@BIB73MDK@KGLM:B
LA;G;MLHL=LDEM=JGKM=LILM-FLIL#FLIM=JHMLHALFL:EDM0LHL@EIE
91IFKHFJMFKMLGFED<M*LIJMLHECLMDL@HL,MCL0EI4LM>IBMLGL4LA
9;4;DMALGDLDE:?E<M&J9>H?LFLIMCLHLHGLIDLAMJ@?KFJD3MHK/
,GKA@GKHJIM9;6G;MFK5JGMFJCKM=LILMHL0>HM8KHDKFJGKHMLA;G;
LHL=LMLGL=JGDKAMJ6JI<M(LIBKGMLHL=LCGLMFLM91HF;I;73
LHALFL:M=KIJM$MLCM?L:EFEMJ??JHKHKAM91HF;5;I;7M>MC>GB<M)
ALFLHM7>HFBMAJM=JHMJI@LILMJ:AKI4KMKFJC>HDB:M9J=JM>GBC>H<
-DLMLA;G;MLHL=LDM=JHM2L,?LFEHM9KGFJM8KM=KIMHL2L?GEAGLM=B/
HLCLM9KGJ0M9J?DKCKM=L:GLFED<M.L7EM0H>@KF;HGKHJI
FK5J:DK@JIJMJ@?JC>HBDML6EA6L@E<M.J7KM2LCL?EI
A>GLCGL:?EHEGDL@E<M.J7MFKM6L=LM@LH,MK?DKGJCJ7MLDLM6K8HKD/
J7JI3MFK8GK?JDJ7JIM=BM?;HM:KCGKHJMA>GLCGL:?EHDL@EIEMJ@?JC>/
HBD<ML??LMDK@KGLM,EH@L?M=BGBH@LDM:BMC>GBIM=JGKML@,LG?/
GLIL=JGDK@JMJ6JIMD;4LFKGKMK?DKAMJ@?JC>HBD<M ;IA;MJIJ:JD
IKMALFLHM7>HM>GFBM@J7GKHMFKM:L2J?M>GFBIB7<'
.L7EMALILGGLHFLM@L?EGLIM=LGGLHLMFLMFK5JIKIM-CIBHM+BD/
HB3M'&KH=K@?M0JCL@LMKA>I>DJ@JIFKIMCLHLHGLIEC>HGLHM=;C;A
J2?JDLG<M)IGLHEIM=LGMALGJ?K@JMC;7FKM=JHGKHJM>MALFLHMF;:;AM=JH
=LG<MKAKHFKIM;HK?JGDJ:M=JHM=LG<MKAKHFKIM;HK?JGDJ:@KMCJIK
LHEIEIM=JHL7ML57EMFK5JC>H<M(KHFJ8KIMLG?E3M9GJA>7FLI3M>IFLI
@>IHLM,HBA?>7MDE@EHM:BHB=BIFLIMK@LI@MAL?LHLAM=LGMCL0LI
,JHDLGLHM8LH<M.BIGLHMFKIK?GKIJH@KMJCJM>GL4LAFJCKHKA3M=LG
?;AK?J4JGKHJIKMBCLHEFLM=BGBIFB Avşar Palmiye
Cinebonus
Cinebonus
Cinebonus (Ykm)
Cinecity Kipa Çiğli
Çeşme Hollywood
Çamlıca
Deniz Karşıyaka
Batı Sineması
Çınar Sineması
Karaca Sineması
Kipa Hollywood
Menemen Kültür
Şan Konak
Çınar Center
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
277 48 00
278 87 87
446 90 40
425 01 25
386 58 88
712 07 13
343 83 15
381 64 61
347 58 25
489 88 85
445 87 76
252 56 66
832 14 11
483 75 11
277 11 00
Sema Sineması
Konak Sineması
Desem Sineması
Karşıyaka Sineması
İzmir Sİneması
-TiyatroKonak Sahnesi
Ragıp Haykır Sahn.
İzmir Devlet Tiyat.
Uğur Mumcu Sahnesi
İzmir Tiyatro
Bab-ı Sanat Merkezi
İsmet İnönü
Sanat Merkezi
483 91 00
483 21 91
422 53 10
381 50 98
421 42 61
483 50 35
369 14 87
445 89 41
343 04 33
446 77 95
441 09 02
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
-Körfez Ulaşım İskelelerKonak
484 98 56
Karşıyaka
368 00 42
Alsancak
464 78 31
Bostanlı
330 89 22
Bayraklı İskele
345 77 53
Pasaport İskele
484 22 56
Göztepe İskele
224 20 22
Üçkuyular İskele
259 40 13
-Elektrik ArızaGenel Kesinti Seb.
435 11 84
Buca
426 69 37
Çiğli
376 90 91
Karşıyaka
369 79 80
Bornova
388 83 78
Narlıdere
238 32 90
Eşrefpasa
261 48 04
Gaziemir
251 92 05
Güzelbahçe
234 05 34
Konak
425 60 60
Çeşme
712 63 46
1 Eylül
Şubat2014
2013Pazartesi
Perşembe
(*5-6+04*
8270-
ahmetrasimk@hotmail.com
,#,6,#6((
+"&"+,%,#6$"
,&
$%#$(,
%,+&(+$+
']3[F\XSO[YS]Q>]Y[XGRP];XGQYY[]$\SZQY\W]\MQX\SQXR]MZWZO
\T\OW\XV]S\X\>VYT\Y]R\FVW\Y]\X\ISVXO\T\B]ZYP\YW\XVY]@[HX[W[XZY[]U[YTZ
M\US[XZW[XZYZ]R\RTVUW\XV]H[]>\XUWV]U\F\WV]MZX]O[U"Y\]GZSSZUW[XZYT[]MNYW\XV
MZXU\@]P\\S]Z@ZYT[][SX\>W\XVY\]UQWQYZK[]QWTNJN]GDPS[XZWTZE
KO\YW\XB]MN]M\US[XZW[XZY]0UZIZR[]DK[W1]QWTNJNYN]H[]\TWZ]MZWZOCZW[X
S\X\>VYT\Y]F\XO\U]ZKZ]R[XZY[]T[]UNWW\YVW\MZW[C[JZYZ]PDRWLRQXW\XE]']3[?
F\XSO[YS]Q>]Y[XGRP];XGQYY[]$\SZQY\W]\MQX\SQXR]H[]!AZC\GQ
YZH[XPZS[PZ]NKO\YW\XVB]ZYP\YW\X]ZW[]QYW\XVY]LK[XW[XZYT[]H[]@[HX[W[XZYT[
R\I\R\Y]M\US[XZW[X]\X\PVYT\UZ]U\XIVWVUWV]ZWZIUZW[XZ]\X\ISVXTVW\XE
)%#==A7?B4@B@4;@8@7?B
/A7=@;?>@;BA;A=5;5>85
4A[],QO[]*ZCXQMZQO[] XQ[CSU\FP\OVYT\]9/][XZIUZYB]6]@QCNUB]L@
UDF[U]H[]MZX]U[TZT[Y]QWNI\Y]5]\ZW[]&]A\>S\]MQRNYC\]S\UZF][TZWTZE
3[Y[UW[XB]HLCNSW\XVYT\]H[]LK[XW[XZYT[]R\I\R\Y]M\US[XZW[XZ]SQFW\R\?
MZWO[U]Z@ZY]A[X]GLY]A[O][WB]\R\U]H[]MNXNYW\XVYT\Y]A[O]T[]U\FV
SQUO\JVB]VIVU]TLJO[PZB]K[OZY]H[]ONS>\U]S[KG"AVYT\Y]PLXLYSL]DXY[UW[XZ
SQFW\TVW\XE
:N]DXY[UW[XT[]MNWNY\Y]OZUXQFW\XV]\RVX\MZWO[U]Z@ZY]MNYW\XVY]3$;
\Y\WZKW[XZ]R\FVWTV]H[]ZYP\YW\XVY]R\I\TVUW\XV]QXS\O\]OZUXQFW\XVYV]T\
R\RTVUW\XV]S[PFZS][TZWTZE]:\IU\]MZX]R[X[]GZT[Y]L@]\ZW[YZY]U[YTZ
OZUXQFW\XVYV]R[YZ][HW[XZY[]P\@O\W\XVYVY]MZX]GLYT[Y]UVP\]K\O\YT\
G[X@[UW[ISZJZ]QXS\R\]@VUSVE]'CZ[YC[]ZPZOWZ]T[XGZT[]R\RVYW\Y\Y]\X\ISVXO\B
@Z>SW[XZY]H[]MNYW\XVY]UL@LU]@QCNUW\XVYVY]\RYV]OZUXQFW\XV]F\RW\ISVJVYV]H[
M\US[XZW[XZY]R\RVWO\PVYT\]TLK[YWZ]>ZKZUP[W]S[O\PVY]XQWL]QWTNJNYN]GDP?
S[XZRQXE
:NYW\XVY][WW[XZYT[]MNWNY\Y]OZUXQFW\X]\RYV]ZU[Y]MNXNYW\XVYT\UZW[XZY
UZIZR[]GDX[]>\XUWVWVUW\X]GDPS[XTZJZ]\YW\IVWTVE
:[UW[YZWTZJZ]GZMZ]T[]UDF[U]H[]U[TZ]QW\Y][HW[XT[]MZSUZ]H[]SQFX\U]M\U?
S[XZW[XZ]T\A\]>\KW\]ZTZE
:ZXZYZY][WZYT[]MNWNY\Y]H[]ONS>\U]S[KG"AVY\]G[@[Y]FQS\YPZR[W
S[AWZU[WZ]0YS[XQM\CS[X1]M\US[XZPZYZY]T\A\]PQYX\]M\IU\]MZXZYZY][WZY[
G[@SZJZ]\O\]AZ@]UZOP[YZY]A\PS\W\YO\TVJV]T\]GDXLWTLE]:N]TNXNOB
T[Y[UW[XZY]P\JWVUWV]QWO\W\XVY\]H[]AZ@MZXZYZY]R\UVY]K\O\YT\]\YSZMZRQSZU
UNWW\YO\O\PVY\]M\JW\YVRQXE
A;3A7B?-?<8@<B8A2AB
2A66A6B7?3>?7B=A:?<?
;XGQYY[]$\SZQY\W]\MQX\SQXR]T\Y]\CU]+ZWM[XS]INYW\XV]PDRWLRQX)
0:ZX@QU]ZYP\Y]QS[WW[XZ]FZP]MNWNX]\O\]\X\ISVXO\OVKB]QS[W[]R[XW[I[Y
G[Y@]@Z>SZY]QT\W\XVYT\UZ]OZUXQFW\XVYVY]<2]P\\S]Z@ZYT[][HW[XZYZYUZY[
M[YK[TZJZYZ]GDPS[XZRQXE]S[W]QT\PVYV]S[OZKW[O[U]Z@ZY]Y[]R\F\XP\YVK
R\FVY]>\XU][SOZRQXE
[YTZ]OZUXQFW\XVYVK]UVP\]MZX]PLX[T[]PZKT[Y]DYC[]QS[W]QT\PVYT\
U\W\YW\XVY]OZUXQFW\XVYV]PZWZF]\SVRQXE]3\A\]DYC[]U\W\YW\XVY]OZUXQFW\XV
DWLRQX]H[R\]NRUN]TNXNONY\]G[@ZRQXW\XE
:N]OZUXQFW\XV]ZYC[W[R[X[U]QX\T\]UZOW[XZY]U\WTVJVYV]\YW\O\U
OLOULY]H[]MNYT\Y]TQW\RV]T\]MZX]ZYP\YVY]MZX]R[XT[]MNWNYNF
MNWNYO\TVJV]H[]QX\RV]Y[]K\O\Y]S[XU][SZJZ]\YW\IVW\MZWZXE
:N]S[UYZU]F\XO\U]ZKZYT[Y]T\A\]PQ>ZPSZU[TZX]H[]MNY\]T\R\Y\X\U]MZX
ZYP\YVY]M\IU\]MZXZRW[]S[O\P][TZF][SO[TZJZ]H[]MNYNY]K\O\YV]MZWZY[MZWZXE
\XO\U]ZKZ]PZWZYZF]GZT[MZWZX]\O\]\RYV]I[R]OZUXQFW\X]Z@ZY]O[HKNM\AZP
T[JZW1E]*ZUXQMZRQS\B]P[Y]MZKZO]A[X]I[RZOZKPZY
3[XZB]MNXNYB]MQJ\KB]OZT[?M\JVXP\U]PZPS[OZYT[]R\I\R\Y]OZUXQFW\XVY
SLOLY[]MZXT[Y]0ZYP\Y]OZUXQMZRQON1]H[R\]0ZYP\Y]OZUXQMZRQS\PV1]\TV
H[XZWZRQXE
:N]OZUXQFW\XVY]P\RVPVYVY]HLCNS]ALCX[W[XZYZY]P\RVPVYVY]9=]OZPWZ
QWTNJN]MZWZYZRQXE];Y\]X\AOZYT[]PS[XZW]MZX]QXS\OT\]MNWNY\Y]>[SLPB]ZWU
OZUXQFW\XV]TLYR\R\]G[WZXU[Y]\YY[PZYZY]TQJNO]U\Y\WV]H[]T[XZPZYT[Y
\WVRQXE
:N]OZUXQFW\X]K\O\YW\]T[XZOZK[B]MNXYNONK\]H[]M\JVXP\UW\XVOVK\
R[XW[IO[R[]\IWVRQX]H[]U[YTZ]HLCNS]ALCX[W[XZOZKW[]M[X\M[X]QXS\U]MZX
A\R\S]PLXLRQXW\XE]*ZUXQMZRQS\YVY]GVT\W\XVY]PZYTZXZWO[PZYT[B]M\JVIVUWVU
PZPS[OZYZY]TLK[YWZ]@\WVIO\PVYT\]H[]G[Y[W]QW\X\U]P\JWVJVOVKW\]\W\U\WV
DY[OWZ]XQWW[XZ]H\XE]:ZX@QU]A\PS\WVJVY]OZUXQMZRQS\T\UZ]T[JZIZUWZUW[X
PQYNCN]G[WZISZJZ]TLILYLWLRQXE
@>@>?3B<@=?%@:@
$0,1B*ZUXQMZRQS\YVY]A\R\SVOVKT\UZ]DY[OZB]0MZKZO]MZK]QWO\OVKV1
U[YTZ]ALCX[W[XZOZKT[Y]@QU]HLCNTNONKT\]R\I\R\Y]OZUXQFW\XVY
P\JW\TVJV]\YW\IVWVRQXE
0.01 ;S\W\XVOVKVYB]0;PW\Y]R\SSVJV]R[XT[Y]M[WWZ]QWNX1]PDKLYL]MQINY\
PDRW[O[TZUW[XZ]T[]QXS\R\]@VUVRQXE]LCNTNONKT\UZ]M\US[XZW[XZ
[SX\>VOVK\]T\]R\RVRQXNKE
1 #[HX[OZKT[]M[X\M[X]R\I\TVJVOVK]M\US[XZW[XZ]0TLIO\Y]GDXO[U1
H[]MNYW\XV]\YSZM\US[XZR[W]H[]S[OZKWZU]LXLYW[XZRW[]RQU][SO[R[]@\WVIO\U
TQJXN]MZX]ZI]T[JZWE
YW\XW\]U\HG\]GLXLWSL]@VU\XO\T\Y]M[X\M[X]0ONSWN?O[PNS1
R\I\O\OVK]G[X[UZRQXE
&,'1B*ZUXQMZRQS\YVYB]UZOWZU]S\RZYZY[]F\XO\U]ZKZYT[Y]T\A\]A\P?
P\P]QWO\PV]\TWZ]SVF@VW\X]H[]FQWZPZR[]XQO\YCVW\X]M\UVOVYT\Y]T\
DY[OWZE \XO\U]ZKW[XZ]QXS\T\Y]U\WTVX\MZWZXB]C[P[SS[]F\XO\U]ZKZ
MVX\UVWO\R\MZWZX]\O\]OZUXQMZRQS\]U\SZWW[XZ]A[O[Y][W[]H[XZRQXE
!ZY\R[S]ZIW[O[RZ]FW\YW\R\YW\XVY]MN]ANPNPN]TZUU\S[]\WO\W\XVYT\]>\R?
T\]H\XE
.9(9.9,
ASSF)77---EPCZ[YC[O\GEQXG7CQYS[YS762/7&<==79=2.
ASSF)77---ET\ZWRO\ZWECQENU7PCZ[YC[S[CA7\XSZCW[?<565/5.7,QO[?
:;!4%;?*ZCXQM[P?MQTZ[P?CQWQYZP[?XQQOP?AQNXP?NP[T?C\SCA?CXZO?
ZY\WPEASOW
ASSF)77---EPS\XSXZMNY[ECQO7WZ>[PSRW[7A[\WSA7<56=&2959EASOW
7127076/37*07'
5-2435)41/.6
/@4@:<>@;?:>@ NRNR\Y]M[M[UW[XZY]NRUNPNYNY]QWNOPNK]RDYT[][SUZW[YTZJZ
M[WZXW[YTZE]$QXH[@8S[UZ]:[XG[Y]YZH[XPZS[PZ8YT[Y]MZWZO]\T\OW\XVB]//]MZY].69
\YY[YZY]M[M[JZRW[]NRUN]\WVI\YWVUW\XVYV]ZYC[W[TZE]];X\ISVXO\YVY]PQYNYT\B]M[?
M[U]\YY[PZRW[]Y[]U\T\X]NKNY]PLX[]NRNXP\]Q]U\T\X]PVU]NR\YTVJV]H[]NRUN
PLX[PZYZY]UVP\WTVJV]QXS\R\]@VUSVE];RXVC\]MZWZO]\T\OW\XV]GLH[YWZU]Y[T[YZRW[]T[
M[M[UW[]NRNYO\PVYVY]P\UVYC\WV]QWTNJNYN]M[WZXS[X[U]M[M[JZY]R\S\US\Y
TLI[MZW[C[JZYZB]\YY[]R\]T\]M\M\PVYVY]QYN][K[MZW[C[JZYZ]R\]T\]R\PSVJVY]\WSVYT\
U\WVF]MQJNW\MZW[C[JZYZ]HNXGNW\TVE];X\ISVXO\YVY]PQYN@W\XV](QNXY\W]Q>]3[H[W?
QFO[YS\W]\YT]:[A\HZQX\W] [TZ\SXZCP(]T[XGZPZYT[]R\RVOW\YTVE]+99*
Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom hastalığının, 40 yaş
üzerindeki insanları tehdit ettiği belirtildi. Doruk Sağlık Grubu Göz
Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Anıl Resmi, glokomun göz tansiyonunun
yükselmesi ve buna bağlı olarak gelişen görme kaybı olduğunu belirtti
$#B2A6=A>55<B-BPZYZXZYT[]A\P\X]R\F\X\U
U\WVCV]GDXO[]U\RMVY\]T\]Y[T[Y]QW\MZW[C[JZYZ
PDRW[TZE]+WQUQONY]G[Y[WWZUW[]2=]R\I]LK[XZYT[
GDXLWTLJLYL]M[WZXS[Y]FE]3XE]%[POZB]IN]MZWGZ?
W[XZ]H[XTZ)]0+DK]Z@Z]M\PVYCVB]GDKLY]DY
MDWLOLYT[]LX[SZW[Y]H[]DK[W]U\Y\WW\XW\]GDKL]S[XU
[T[Y]\UDK]ALODX]\TWV]PVHV]S\X\>VYT\Y
QWNISNXNWNXE]+WQUQOT\]GDK]PVHVPVYVY
R\FVOVYT\UZ]\XSVI\]H[R\]TVI\XV]\SVWVOVYT\UZ
\K\WO\R\]M\JWV]QW\X\U]GDK]Z@Z]M\PVYCV]\XS\XE
LUP[W[Y]GDK]Z@Z]M\PVYCVB]GDXO[]PZYZXW[XZYT[
A\P\X\]Y[T[Y]QW\X\U]GWQUQO]QWNISNXNXE]
:N]A\PS\WVUS\]XZPU]\WSVYT\]QW\Y]UZIZW[X]2=]R\I
LK[XZYT[UZW[XB]\ZW[]AZU"R[PZ]QW\YW\XB]GDK
R\X\W\YO\PV]G[@ZX[YW[XB]OZRQFW\X]H[]TZJ[X
A\PS\WVUW\XV]MNWNY\YW\XTVXE1+WQUQONY]P[PPZK]H[
PZYPZ]MZX]A\PS\WVU]QWTNJNYN]Z>\T[][T[Y]%[POZB
IDRW[]T[H\O][SSZ)]0:ZX@QU]A\PS\T\]A\PS\WVJVY
PQY][HX[PZY[]U\T\XB]GDK]@[HX[PZYT[]K\O\Y]K\?
O\Y]QWNI\Y]\JXVW\X]TVIVYT\]>\XU][TZW[MZWZX]MZX]M[?
WZXSZPZ]RQUSNXE],\PS\WVU]G[Y[W]QW\X\U]GDXO[
\W\YVYT\]R\H\I]R\H\I]ZW[XW[R[Y]T\X\WO\]P[RX[T?
[XE]:N]P[M[FW[][XU[Y]S\YV]FXQMW[OZ]QW\Y]MZX
A\PS\WVUSVXE]+WQUQO]\YC\U]GDK]P\JWVJV]H[
A\PS\WVUW\XV]NKO\YV]S\X\>VYT\Y]R\FVW\Y]TLK[YWZ
GDK]S\YPZRQYN]P[HZR[PZ]UQYSXQWL]H[]GDXO[]\W\YV
S[PSZ]DW@LOLRW[]P\FS\YVXE1]
+WQUQONY]S[T\HZ][TZWO[TZJZ]S\UTZXT[]G[XZ
TDYLILOL]QWO\R\Y]GDXO[]U\RMV]H[]UDXWLJ[
Y[T[Y]QWTNJNYNY]\WSVYV]@ZK[Y]%[POZB]S[T\HZ
A\UUVYT\]INYW\XV]PDRW[TZ)]04[T\HZR[]DYC[WZUW[
T\OW\]S[T\HZPZ]ZW[]M\IW\YVXE][S[XWZ]QWO\TVJV
S\UTZXT[]W\K[X]H[]C[XX\AZ]S[T\HZ]NRGNW\YVXE];ZW[
AZU"R[PZ]H[]XZPU]>\USDXL]QW\YW\XT\]UVXU]R\IVY\
U\T\X]<]RVWT\]MZX]U[K]TLK[YWZ]GDK]S\YPZRQYN
UQYSXQWL]R\FVWO\WVTVXE1]+"09(*
43!56.5
)562.5*4
-5.465!43*534
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp
Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı
Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Levent
Taşlı, cildi kuru ve yağlı olan birinin
kullanacağı güneş kreminin çok farklı
olması gerektiğine dikkati çekerek bu
konuda hekimlerden yardım
alınabileceğini bildirdi. Taşlı, yaptığı
açıklamada, güneş ışınlarının cilt üzerinde
oluşturduğu yanıkların, cilt kanseri, cilt
yanıkları, sıcak yorgunluğu, sıcak
çarpmasına neden olduğunu, günün her
saatinde bu ışınlardan korunması
gerektiğini belirtti. Güneş koruyucuların
önemine işaret eden Taşlı, ışınların zararlı
etkilerinin yıllar içinde vücutta biriktiğini,
onun için bebeklikten itibaren günün her
saatinde bu ışınladan korunmak
gerektiğini ifade etti. Uzun tatil dönemlerinde yoğun güneşe maruz kalan tatilcilerin 30-50 faktörlük koruyucu
kullanmalarını tavsiyesinde bulunanTaşlı,
şöyle konuştu: "Koruyucu alırken en çok
dikkat edeceğimiz şey faktörüdür. Eğer
cildimiz güneşe hiç tolerans edemiyorsa
zaten düşük faktörlü de bile yanıklar
oluşacaktır. Cildi kuru ve yağlı olan
birisinin kullanacağı güneş kremi çok
farklı olmalıdır. Kendimizi
için en ideal koruyucuyu seçebilmemiz
lazım. Yada bir hekim
kontrolü altında bunu
seçmek lazım. Bununla ilgili yardım alınması çok
önemlidir." (AA)
.24156!415--56
(&(+%6"+4+
Türkiye'nin, Avrupa ülkeleri arasında diyabetin (şeker hastalığı)
en sık görüldüğü ülke olduğu belirtildi. Uluslararası Diyabet
Federasyonu (IDF) tarafından yayımlanan "6. Diyabet Atlası"nda, Türkiye'de diyabet sıklığına ilişkin verilere yer verildi
&)<:AB8?:A/@= YL>NPNYNY]R\UW\IVU
R\XVPVYVY]#ZYB],ZYTZPS\Y]H[];:38T[
R\I\TVJV]M[WZXSZW[Y]\SW\PS\UZ]<=6/]RVWV]S\A?
OZYW[XZY[]GDX[B]4LXUZR[8YZY]T[]TZR\M[SZY][Y
@QU]GDXLW[C[JZ]ZWU]9=]LWU[]\X\PVY\]GZX[C[JZ
Z>\T[][TZWZRQXE]4LXUZR[8YZYB]\RXVC\];HXNF\8T\
TZR\M[SZY][Y]PVU]GDXLWTLJL]LWU[]QW\X\U
GDPS[XZWTZJZ]3ZR\M[S];SW\PV8YT\B]4LXUZR[8RZ
%NPR\B];WO\YR\B]PF\YR\B]'WQH[YR\B]#[U
!NOANXZR[SZB];HNPSNXR\B]3\YZO\XU\B
*\C\XZPS\Y]H[]PHZ@X[]S\UZF][TZRQXE]];SW\PS\B
TZR\M[SS[][Y]DY[OWZ]XZPU]>\USDXL]QW\X\U
QM[KZS[R[]ZI\X[S][TZWZXU[YB
4LXUZR[8T[UZ]QM[KZS[]QX\YW\XVYT\]GDXLW[Y
\XSVI\]TZUU\S]@[UZWZRQXE]'\JWVU]:\U\YWVJVYC\
RLXLSLW[Y]H[]<=92]RVWVYT\]R\RVOW\Y\Y
(4LXUZR[]#QCNUWNU]#\JV]ZIO\YWVU
;X\ISVXO\PV?<=96]%\FQXN(]PQYN@W\XVYVY]T\
R[X]\WTVJV]\SW\PS\B]4LXUZR[8T[]5?.]R\I]GXNMN
UVK]@QCNUW\XVYVY]RLKT[]<9E&8PVYVYB][XU[U
@QCNUW\XVYVY]T\]RLKT[]<6E68LYLY]UZWQWN
H[R\]QM[K]QWTNJNYNY]P\FS\YTVJVY\
T[JZYZW[X[UB]MNYNY]G[W[C[US[]TZR\M[S]XZPUZ
R\X\S\MZW[C[JZ]HNXGNW\YVRQXE
');7?:@8@B!B3?>:<8A<BA->AB
8?:A/@=>?B2A6=AB4A;
'\JWVU]:\U\YWVJVYC\]R\FVW\Y],\Y[],\WUV
;X\ISVXO\PV8YT\B]9.]R\I]H[]LK[XZ]UZIZW[XT[
M[R\Y\]T\R\WV]QW\X\U]TZR\M[S]PVUWVJVYVY
RLKT[]2E5/]QW\X\U]MNWNYTNJN]Z>\T[][TZW[Y
\SW\PS\B]TZR\M[S]PVUWVJVYVY]U\TVYW\XT\][XU[U?
W[X[]QX\YW\]T\A\]>\KW\]GDXLWTLJLYLY]\WSV
@ZKZWZRQXE]3ZR\M[S]PVUWVJVYT\][Y]RLUP[U
QX\YVY]TQJNB][Y]TLILU]QX\YVY]ZP[]UNK[R]MDW?
G[W[XT[]R[X]\W\Y]ZWW[XT[]GDXLWTLJLY[]ZI\X[S
[TZWZRQXE]]3ZR\M[SZY]4LXUZR[8T[]M[UW[Y[YT[Y
T[]AVKWV]I[UZWT[]\XSSVJVYVY]H[]<=]RVW]PQYX\PV
Z@ZY]DYGDXLW[Y]X\U\OW\X\]IZOTZT[Y
NW\ISVJVYVY]QXS\R\]UQYNWTNJN]M[WZXSZW[Y]\S?
W\PS\B]G[@[Y]RVW]4LXUZR[8T[]S[PFZS][TZW[Y
TZR\M[SWZ]A\PS\]P\RVPVYVY]5]OZWRQYT\Y]>\KW\
QWTNJNY\]TZUU\S]@[UZWZRQXE],\PS\W\XVY
R\UW\IVU]R\XVPVYVY]6]OZWRQY]6.6]MZY]UZIZ
2=?&=]R\I]\X\WVJVYT\]QWTNJN]H[]<=96]RVWV
ZSZM\XVRW\]9.]MZY]9=]@QCNUS\]TZR\M[S
MNWNYTNJN]HNXGNW\Y\Y]\SW\PS\B](<=96
RVWVYT\B]4LXUZR[8T[][XZIUZY]R\I]GXNMNYT\Y
/]MZY]5.&]UZIZYZY]TZR\M[S]H[]TZR\M[S]ZWZIUZWZ
Y[T[YW[XW[]U\RM[TZWTZJZ(]DYGDXLWLRQXE
,\KZX\Y]<==5?4[OONK]<=96]TDY[OZ]H[XZ?
W[XZYZY][W[]\WVYTVJV]@\WVIO\T\B]<==.]RVWVYT\Y
<=9<]RVWVY\]U\T\X]TZR\M[SWZ]UZIZ]P\RVPVYVY]<
OZWRQY]/92]MZY].2<]UZIZT[Y]/]OZWRQY]<95
MZY]5=]UZIZR[]NW\I\X\UB]R\UW\IVU]5]U\S
\XSSVJVYVY]QXS\R\]UQYNWTNJN
\SW\PS\B]TZR\M[S[]R\FVW\Y]SQFW\O
A\XC\O\W\XVY]RLKT[]528LYLY]TZR\M[S[
ZWZIUZY]U\XTZRQH\PULW[X]A\PS\WVUB
YDXQF\SZB]TZR\M[SZU]\R\UB]X[SZYQF\SZB]Y[?
>XQF\SZ]GZMZ]UQOFWZU\PRQYW?
\XT\Y]U\RY\UW\YTVJV]MZWTZXZWZRQXE +99*
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Eylül2013
2014Perşembe
Pazartesi
14 GÜNCEL717ubat
Bolu Dağı Tüneli'nde
10 numara yağ uyarısı
AİBÜ Meslek Yüksekokulu Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Altunpak, "Otobüs
ve kamyon gibi ağır araçlarda, Bolu
Dağı Tüneli rampasını çıkarken çok
ciddi anlamda hararet oluştuğunu,
uygunsuz yakıtın contadan ya da
başka şekilde sızıp yangına neden
olduğunu düşünüyoruz" dedi
Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Bolu Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yahya Altunpak, otobüs
ve kamyon gibi ağır tonajlı araçların Bolu Dağı Tüneli'nde
seyrederken hararete maruz kaldığını belirterek, 10 numara
yağ gibi uygunsuz yakıtların sızarak yangına yol açabileceği
uyarısında bulundu.
Altunpak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son 8 ayda
tünelde 3'ü tır, 4'ü otomobil olmak üzere 7 aracın, lastik ve
motor bölümlerinden alev alarak yandığını söyledi. Bu
yangınlardan birine tanık olduğu bilgisini veren Altunpak,
üniversitede Otomotiv Ana Bilim Dalındaki meslektaşlarıyla
görüş alışverişinde bulunduğunu anlattı. Uygunsuz yakıt kullanımının, yangınlarda akla gelen ilk ihtimal olduğunu vurgulayan Altunpak, "Özellikle dizel araçlarda, uygun olmayan, '10 numara' diye adlandırdığımız mazotun özel
kimyasallarla inceltilerek kullanıldığını biliyoruz. Bunların
yanma dereceleri mazottan çok daha düşük. Özellikle
araçların rampalarda zorlandığını, bu esnada hararetin yükseldiğini, bu nedenle sızdırma yaptığını ve yangına neden
olduğunu düşünüyoruz" ifadesini kullandı. Altunpak, motorinin, yanma derecesi benzinden yüksek olduğu için
bununla ilgili sorun olduğunu zannetmediklerini aktardı. Araçlarda 10 numara yağ kullanımının yasak
olduğunu hatırlatan Altunpak, şöyle konuştu: "Oto-
büs ve kamyon gibi ağır araçlarda, Bolu Dağı Tüneli rampasını çıkarken çok ciddi anlamda hararet oluştuğunu, uygunsuz yakıtın contadan ya da başka şekilde sızıp yangına
neden olduğunu düşünüyoruz. Aracımda da bu zorlanmayı
gördüm. Test edilmiş, onaylanmış yakıt olsa günümüzde
modern bir aracın yanması mümkün değil. Yakmak isteseniz
bile yakamazsınız. Başka ihtimal aklımıza gelmiyor."
"Özellikle otobüslerde bu yakıtın
kullanılması kesinlikle engellenmeli"
Uygun viteste araç
kullanmamanın
da hararete
neden ola-
bileceği uyarısında bulunan Altunpak, deneyimli
sürücülerin böyle bir hata yapacağına inanmadığını belirtti. Yahya Altunpak, nakliye ve yolcu taşıma firmalarının izin vermeyeceği yakıtların ekonomik
gerekçelerle kullanıldığını tahmin ettiğine değinerek,
şunları kaydetti: "Bunların bu şekilde yanmasını da başka şeye bağlamak mümkün değil. Başka türlü niye yansın? Yüksek hararette ve o sıcaklıkta sızdırmazlık elemanı conta da zarar görüyor ve yangına neden oluyor.
10 numara yağ ve kaçak yakıt kullanılan araçlarda
hem insan hayatı hem de araç güvenliği
büyük risk altındadır. Bunun önüne
geçmek için denetimlerin artırılması gerekmektedir. Özellikle
otobüslerde bu yakıtın kullanılması kesinlikle engellenmeli." (AA)
Somalı madenci
ÇOCUKLARI
mavi tura çıktı
Soma'daki faciada hayatını kaybeden maden
işçilerinin çocukları, mavi turla moral boldu.
Bazı sivil toplum kuruluşlarının önderliğinde
ilçeye gelen 14 çocuk, Bodrum'un tarihi
mekanlarını gezdi. Daha sonra Bodrum Kalesi
önünden STS Bodrum Yelkenli Okul Gemisi'ne
binen çocuklar, mavi yolculuğa çıktı. Bodrum'un mavi koylarını gezen çocuklar, bazı yerlerde mola verip yüzdü. Program koordinatörü Serap Kalkan, Soma'da hayatını
sürdüren 14 genci, acılarını unutturma adına
Bodrum'da ağırladıklarını söyledi. Eğitim öğretim yılı öncesi çocuklara moral vermek için
böyle bir etkinlik düzenlediklerini ifade eden
Kalkan, şunları kaydetti:
"Soma faciasından en çok etkilenen çocuklar
oldu. Oradaki çocuklar büyük bir travma
yaşadı. Bizim bunu tedavi etmemiz mümkün
değil ama onlara destek olmak istiyoruz. Yalnız
olmadıklarını böylelikle göstermiş olduk. Bölgeye gidip incelemelerde bulunduk sonrasında
da 14 çocuğumuzu Bodrum'a getirdik. Onlara
Bodrum'un tarihi ve doğal güzelliklerini gösterdik. Böylelikle onların acılarını unutmasına
katkı sağladığımızı düşünüyoruz."
(AA)
"Çanakkale 100. Yıl Gezici Müzesi" Afyonkarahisar'da
"Çanakkale 100. Yıl Gezici
Müzesi", Afyonkarahisar'da ziyarete açıldı. Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nce (BYEGM) desteklenen
ve Çanakkale Zaferi'nin 100. yılı
etkinlikleri kapsamında hayata
geçirilerek ''Şehitler Diyarından
Anadolu'ya'' sloganıyla yola
çıkan gezici müze, Anıtpark
önünde vatandaşlarla buluştu.
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı
Akgün Corav, müzenin açılışında yaptığı konuşmada, şanlı tarihin savunma muharebesinin
Çanakkale olduğunu kaydetti.
Büyük Taarruz'un, Afyonkarahisar ve Kocatepe'de
başlayıp Dumlupınar'da bittiğini
anımsatan Corav, bu özel
günde gezici müze sayesinde
vatandaşların zihinlerinde tarihi
tekrar canlandırarak şehitleri
yad edeceklerini bildirdi. Basın
Yayın Enformasyon Afyonkarahisar İl Müdürü Ali Fuat
Gölbaşı da Başbakanlık Basın
Yayın ve Enformasyon Genel
Müdürlüğü'nün "Şehitler diyarından Anadolu'ya" sloganıyla yola çıkan Gezici Müze Projesi'ne destek olduğunu söyledi.
Gölbaşı, projenin öncelikli
hedefinin yıl içinde Anadolu'yu
dolaşarak Çanakkale Zaferi'nin
100. yılı olan 2015 yılına kadar
Çanakkale Savaşları'nın önemini ve bu zaferi yaşatan kahramanları bütün Türkiye'ye tanıtmak olduğunu vurguladı. Gezici
müzede, savaştan kalma harp
malzemeleri, kişisel ve askeri
objeler ile resim ve malzemelerden oluşan 4 bine yakın eserin
sergilendiğine dikkati çeken
Gölbaşı, "2013 yılında Batman'dan yola çıkan gezici müze şu
ana kadar 40 ili ziyaret etmiştir.
Yine müze, yıl sonuna kadar
Türkiye'nin doğudan batıya yaklaşık 60 ilini ziyaret etmiş olacak ve en son Ankara'ya ulaşacak. Milletçe kutlamakta
olduğumuz Büyük Zafer'in 92.
yıl dönümü münasebetiyle aziz
şehitlerimizi rahmet ve minnetle
yad ediyorum" ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Corav
ve Gölbaşı, açılış kurdelesini
kestikleri gezici müzede sergilenen materyalleri inceledi.
(AA)
Soldan sağa:
Temelsiz eğreti yapı. – Baston. 2. Yöneticilik. 3. Bir tür
zamklı cila. – Mikroskop camı. – Şaşma anlatan ünlem.
4. Bir hayli. – Vekil. 5. Bir cins iri at. – Soyundan gelinen kimse. 6. Uzaklık anlatır. – Çabuk davranışlı, çevik. 7. Hıyar. 8. Aylardan biri. 9. Büyük bıçkı. – Eşek
yavrusu. 10. İlkel silah. – Yaylı bir çalgı. 11. Binek hayvanı. – Bir yağış türü. – Bir nota. 12. Şikâr. – Pulsuz, eti
lezzetli bir balık. 13. Nazım Hikmet’in soyadı. – Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan. 14. Samsun
ilinin bir ilçesi. – Tavlada bir sayı. 15. Boğa güreşçisi.
16. Pişirilerek hazırlanmış yemek. – Yumuşak, ağır başlı. – Dahil. 17. Uzun boyunlu rakı sürahisi. 18. Vahşi
binek atı. – Kırık kemikleri bir arada tutmak için kullanılan tahta gibi düz nesnelere verilen ad. 19. Kanaat. –
Kayınbirader. 20. Karaciğerinden balık yağı çıkarılan
bir balık. – İlave.
Yukarıdan aşağıya:
Dünkü bulmacanın cevapları
El ile kolun birleştiği yer. – Gerçek. – İki şey arasını
hafifçe açmak. 2. Sakarya ilinin eski adı. – Sersem. –
Arap alfabesinde bir harf. 3. Tenis aracı. – Mısır. – Şöhret, şan. – Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne. 4.
Utanma, utanç duyma. – Hastalık, yaşlılık ve sakatlık
gibi nedenlerle ömrünü yatakta geçiren. – İç giysisi. 5.
Saçı dökülmüş olan kimse. – Kadınlar hamamında müşteri yıkayan kadın. – Süngü gibi tüfeğin ucuna da takılan büyük bıçak. 6. Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan sözcük. – Bir renk. – Bir tür etli ve büyük zeytin. –
Yabani hayvan barınağı. 7. Dolaylı anlatma. – Alüminyumun simgesi. – Çölde görülen hayal. – Üç katlı balık
ağı. 8. Bir renk. – İştirak. – Deniz giysisi. – İstikbal, gelecek. 9. Bacağın arkasındaki iki sinir ve bu sinirlerin
ağrılı hastalığı. – Elazığ ilinin bir ilçesi. – Eski dilde
taht. 10. Irmak ya da dere suyunun hızlı aktığı yer. –
Bağnaz, mutaassıp. – Bir meyve.
1 Eylül
Şubat2014
2013 Pazartesi
Perşembe
&"'&#$'%#"& '!%#%!" "
$!$ &!$ '&%#"& $'&"'#$'&& $
"2. * *4#2-3&43)1.3*-14MDETRQTRVIUCQO
@DPTBQTPMTVPUNS<QTPSRSVITRTRVUKS;V6KQOVJTJ:
QTNTKSVGQURV3MSN(KTVFUB<T;QS9URQOCOVFOPUNJUMO>
3UMSNV4TQTMSITLS8RSRVFSPSRASLSRSVMDETRQTMSCS
3UMSNV%UCQOV'DPTBQTPS8RTV?GNVLUIOMUVMU9TKQSQTP
NUKOQMO>V+0VKURTVFUBV<T;QS9URORVNUKOQMOCOV3UMSN
%UCQOV'DPTBQTPS8RMT=VPUNS<QTPSVGQURV1UQS;V/GPHR=
%DNLTQV)UQUIAOV9TV$LJUSQV4UQUFUR(OVITRTPTNV5S:
RUQTVUMOROVIUEMOPURV6KQO=V6LQTRV3MSNQSVGQURVUR:
AUNV6RKUQIU(MUVIUBUIURV1TP;UKV'7NJTR(QTV5S:
RUQMTVNUPBOQUBKO>VV ONKONQUPOVTPVJTIMURORMU
NOIULOIUV@DPTBTRVSNSV<T;QS9URORVJDLUFUNULO
RGPJUQVLDPTMTVFSKJTISRATV<HURQUJUIUV@T?SQMS=
<HURQUJUMUVPUNSFSVGQURV1TP;UKV'7NJTR(SVITRTR
6KQO=V3MSNV4UB<T;QS9URQONVHR9UROROVNUEURMO>
'DPTBVLGRPULOV6KQO=VIU<KOCOVU?ONQUJUMU=
@DPTBSVNUEURMOCOVS?SRVJHKQHVGQMHCHRHVFTQSPKTPTN=
,)OPN<ORUP8MUNSVFUBUPOJOVFHPUMUVMUVMT9UJVTK:
KSPMSJ>V+20"VLTEGRHRHV?GNVSISVNU<UKJUNVSLKSIG:
PHJ>V&TMT5SJMT=VSQTPQTITRV@DRQTPMTVMDETR:
QTRTATNV.QJUQOV'DPTBQTPSV9UP>V$RBUQQU;VGPUMUVMU
FUB<T;QS9URQOCOVNUEURUAUCOJ>,VS5UMTLSRS
NHQQURMO>V3UMSNV4TQTMSITV4UBNUROV1TQSJ
EFUQAOVSLTVIU<KOCOVU?ONQUJUMU=V, GNV@DETQVFSP
@DRV@T?SPMSN=V@TP?TNKTRVSISV@DPTBQTPVGQMH>V)TRMS
?GAHCHJHEVGQURVUKS;VFHPUMUVMUVNTRMSRS
@7LKTPTPTNVFSPSRASQSCSVUQMO>V&T<LSVJTJQTNT:
KSJSESRV?GAHCH=VFSPVFSPQTPSVUPULORMUVNOIULOIUVJD:
AUMTQTVTKKS>V4HV@DPTBQTPVSQ?TJSESRVHEHRVEUJUR
LGRPUVSQNSVFHVTPVJTIMURORMUVFHRMURVLGRPUV?GN
/)*+0- 4/&3.
2041)1-31.,+0$)2
&20)22
2&
%%44#3!41&3,)103*-1* 6QKORGPMH8RHR
AHJUPKTLSV@DRDV6N;SLUPV4TQTMSITL<GP8QUV;UEOPQON
NUPBOQUBJULOVGIRUIUAUCOVFSQMSPSQMS>V6QKORGPMHV1:
<GPKS5V/SPTNK7PDV*HPUKV/SEMUP=VIU<KOCO
U?ONQUJUMU=VQS@TV9TPSQTRVJSQQSVJU?VUPULORO
MTCTPQTRMSPJTNVS?SRVV.IQDQVHJUPKTLSV@DRD
LUUKV0!>228MTV6N;SLUPV$Q?TV1KUMO8RMUV6N;SLUP
4TQTMSITL<GP8QUVNUPBOQUBUAUNQUPOROVFSQMSPMS>V*DL:
UFUNUMURVFSPV@DRV7RATV6N;SLUP8UV@SMTATNQTPSRS
NUIMTMTRV/SEMUP=,3S@VUPULOROVFGBV@T?JTJTN
UMORUVSNSVKUNOJVS?SRVMTV@DETQVFSPVJU?VGP@URSEU:
LIGRHVGQUAUN>V6N;SLUPV;UQNOVMUVJU?QUPOROV*UR:
SLU(MUVGIRUIURVKUNOJQUPORO=VNTRMSVLKUMORMUVS:
EQTJTV5OPLUKOVFHQUFSQTATNQTP,VMTMS>VKTVIURMUR
6QKORGPMH8RHRV#>V$EJSPV.RKTPRULIGRUQ
HUPO(RMUVNHPMHCHV?GAHNVNHQDFDRDRVTCQTRATQS
TKNSRQSNQTPSRSVLDPMDPMDCDVFTQSPKSQMS>V&U5KUVLG:
RHRHRVTRV?GNVSQ@SV?TNTRVTKNSRQSCSRSRVSQNV@7LKTPS:
LSRTV?ONURV6QKORGPMHV GAHNV-SIUKPGLHVGQMHCH=
GIHRAHV)TJUQV6I@TRVI7RTKSJSRMTNSVTNSFSR=
FTLQTRJT=VSISVKUPU5KUP=V5USP:<QUIV9TVL<GPVIU<JUI:
QUVSQ@SQSVSRKTPUNKS5VGIHRQUPOROVLTP@SQTMSCS
NUIMTMSQMS>V(//'
2*3.2.,+0433
2)222-
MU;UV@DETQVFSPVUQURMU=VKTLSLSVIU<OQJOB=VKPSFDRQTPS
IU<OQJOBVMU;UV?GNV<T;QS9URORVFSPVUPUIUV@TQMSCS
MU;UV@DETQVFSPVGPKUJMUVSRBUQQU;VLTRTITVFHVEU:
JURQUPMUVIU<OQUAUN>V&TPNTLSVFHV@DPTBQTPSVS:
EQTJTQTPSVS?SRV3MSN8TVFTNQSIGPHJ>V3UMSNVTP
JTIMUROVISCSKQTPSRV?ONUPOQMOCOVFSPVSQ?TMSP>,VMSI:
TPTNV;TPNTLSV@DPTBQTPTVMU9TKVTKKS>V4TQTMSIT
4UBNUROVEFUQAO=V--(ITVMTVFSPV@7RMTPJTVMT
FHQHRUPUN=V,--8ITVPSAUVTKJTJSETVPUCJTRVAURQO
IUIORVUPUFULOV@7RMTPTJTMS>V/USPTVFUBNUROIQUVMU
UIPOAUVLTQUJQUBUAUCOE>V6IRTRVSQTKSRVJTLUOJO>
-DPNDRVUKUVL<GPHV@DPTBQTPSVIUIORQUJUQUPOVS?SR=
AURQOVIUIORQUVTNPURQUPUV@TQJTLSVS?SRVPSAUMUVFH:
QHRMHN=VSQ@SQTRJTMSQTP>,VMTMS>
(/'
Dünya Karate Federasyonu’nun önemli organizasyonları arasında
yer alan Karate 1 Premier League’in Japonya etabına katılan milli
karateciler, organizasyonu 4 gümüş, 2 bronz madalya ile noktaladı
madalya mücadelesini Japon rakiplerine
karşı veren sporculardan kumite 50 kiloda
Serap Özçelik, Chinatsu Endo’ya; kumite 55
kiloda da Tuba Yakan dünya üçüncüsü Miki
Kobayashi’ye kaybederek ikincilikte kaldı.
%%44#3!$-14+20":+20VLTEGRHRUVITRSQTRTR
NUMPGLHIQUV@SPTRV*URSLUL<GP=VSQNVJU?ORMU
NGRHNVTKKSCSV6QFSJGV6QURIUL<GP8UV#:2VJUCQH<
GQMH>V*URSLUV0V*UIOLV1KUMO8RMUVNGRHNVTKKSCS
PUNSFSRTVNUPBOVSQNV008MTVVITRSVGIHRAHLHRUVBURL
9TPTRV.@TVKTJLSQASLS=VLU;UMURVJUCQHSFSITKQT
UIPOQMO>V-TNRSNVMSPTNK7PV-U;SPV)UPU<ORUP8OR=
MDRNDVJDLUFUNUMUVBURLV9TPMSCSV0"V5HKFGQAHMUR
+8LSVUQKIU<OMURVGQJUNVDETPTV0+8LSVSQNVNTEV*UR:
SLUL<GP8MUV5GPJUV@SIMS>V)UPBOQUBJUMUVSNSRAS
IUPOMUVNUQTLSRMTV#V@GQV@7PTRV*URSLUL<GP=VLT:
EGRUVJUCQHFSITKQTVFUBQUMO>V.@TVKTJLSQASLSRMT
.PMSVRTP=V6ROQV TKSR=V'7N;URV1UEMUCOV9T
'7NMTRSEVUPGQVLUPOVNUPKQUVATEUQURMOPOQMO>V*UR:
SLUL<GPVQS@TV9TPSQTATNVUPURORVUPMORMURVTLNS
KTNRSNVMSPTNK7PDVT;UV.P@SRTP8SRV?UQOBKOPMOCO
4GQHL<GP8UVNGRHNVGQUAUN>V(//'
6N;SLUPV4TQTMSITL<GP8:
MUV"32..,+041.23.3
",+04%++4",104#3!$149TPSQTRVUPURORVUPMORMUR
1S9ULL<GP8QUVNUPBOQUBUAUNV6N;SLUPV4TQTMSITL<GP=
;UEOPQONQUPORUVLUQOV@DRDVFUBQUIUAUN>V3S@MTVSQN
;U5KUVAHJUV@DRDVMT<QULJURMUVNUPBOQUBKOCO
4UQONTLSPL<GP8HV+:0VJUCQH<VTMTRV6N;SLUP
4TQTMSITL<GP=V+>V;U5KUMUVNGRHNVTMTATCSV1S9ULL:
<GPVNUPBOQUBJULOV;UEOPQONQUPOVS?SRVLUQOV@DRDVNTR:
MSVKTLSLQTPSRMTVKG<QURUAUN>VTEUQOV9TVLUNUK
GIHRAHRHRVFHQHRJUMOCOV6N;SLUPV4TQTMSIT:
L<GP8MUV4UQONTLSPL<GPVJU?ORMURV7RATVUPNU
UMUQTLSRMTV?TNJTVFHQHRURVNUQTASVCHE
/UCQUPGCQH8RHRVPSLNTVTMSQJTJTNVS?SRVJDL:
UFUNUMUVGIRUKOQJUMOCOVFSQMSPSQMS>V1S9ULL<GP
JU?OV7RATLSVAHJUPKTLSV@DRDV--V0>V3S@VTNS<:
QTPSRMTRV6QKORGPMHVSQTVFSPV;UEOPQONVNUPBOQUBJULO
GIRUIUAUNV.@TVKTJLSQASLSRSRVIUPORVLGRUVTPTATN
FSPSRASVKPURL5TPVM7RTJSV7RATLSRMTVNUMPGLHRU
KUN9SITVIU<UFSQTATCSV7CPTRSQMS>V(//'
Finalde mücadele eden diğer sporculardan
kumite 68 kiloda Merve Çoban, Nisan
ayında İstanbul’da yapılan 27. Uluslararası
Boğaziçi Açık Turnuvası finalinde yendiği
İranlı Pegah Zangeneh’e; kumite +84 kiloda
Enes Erkan ise İranlı Iman Sanchooli’ye yenilerek gümüş madalyada kaldı.
SERKAN VE ÖMER’DEN BRONZ
Karatenin ‘Şampiyonlar Ligi’ olarak
gösterilen Karate 1 Premier
League’de heyecan karatenin
doğduğu topraklar olarak kabul edilen
Japonya bağlı Okinawa adasına taşındı.
Kasım ayında yapılacak Dünya Karate
Şampiyonası öncesi ciddi sınavlar arasında
yer alan organizasyon, karatenin doğduğu
topraklara ilk kez giderken, 65 ülkeden 350
sporcunun mücadelesi kayıtlara rekor olarak geçti.
30-31 Ağustos günlerinde
yapılan müsabakalara özel davetle katılan Karate Milli
Takımı, altı sporcuyla mücadele verdi. Milli sporcular
tamamı kürsüye çıkma
başarısı gösterirken,
kazandıkları 4 gümüş, 2
bronz madalya ile
Japonya’nın lider olduğu
genel sıralamada
dördüncü basamakta yer aldı.
Okinawa Prefectural Spor Salonu’nda
gerçekleşen organizasyon büyükler
kategorisinde
yapıldı. Güçlü
rakiplerini
geçerek
altın
Japonya’daki organizasyonda bronz
madalyalar Serkan Yağcı ve Ömer
Kemaloğlu’ndan geldi. Kumite 67 kiloda
mücadele veren Ömer, üçüncülük
müsabakasında Avusturalyalı Tsuneari
Yahiro’yu 3-0 ile geçerek bronz madalyanın
sahibi oldu.
Karate 1 Premier League’in Hollanda
etabında altın madalya kazanan Serkan
Yağcı, 75 kiloda verdiği mücadeleyi üçüncülükle tamamladı. Milli
sporcu, bronz madalya mücadelesinde İranlı Bahman Asgari’yi
teknik nakavt ile mağlup etti.
(CİHAN)
""#%#%!#%''" ''%!%%'$!& $#&!
2.103$-14304!0 ,4FSLSNQTKVKHKNHRH=VMSN
IGNHBQUPO=VMUPV9TVNUIUQONQOVIGQQUPOIQUVFS:
QSRTR=VUPUESVUPU?QUPORORVFSQTV@D?QDNQT
?ONKOCOV.PASITLV/UCO8RORV+VFSRV!22
JTKPTVPUNOJQOV1DKMGRMHPUR
%UIQULO8RUVFSLSNQTKQTPSIQT
HQUBKO>V&UAOQUPVSQ?TLSRMTRV1DK:
MGRMHPURV%UIQULO8RUVNUMUP
IUNQUBONV02VNSQGJTKPTQSN
JTLU5TISV+=VLUUKKTV?ONUFSQTR
FSLSNQTK?SQTP=VUIROVIGQHV"
MUNSNUMUVSRSIGP>VV4SLSNQTKQSQTP
/TPRTCSV)UILTPSV-TJLSQASLS
*T;JTKV3DEHJQUP=VVIU<KOCO
U?ONQUJUMU=VBT;SPVJTPNTESRMTR
FUBQUIURVIGQAHQHNQUPORORV1DKMGRMHPUR
%UIQULO8RUVHQUBURUVNUMUPVUPUV9TPJTMTRVMT9UJ
TKKSCSRSVL7IQTMS>V&UAOQUPVSQ?TLSVSQTV+VFSRV!22
PUNOJQOVIUIQUVUPULORMUNSVJTLU5TRSR
NO9POJQUPVRTMTRSIQTV02VNSQGJTKPTIS
FHQMHCHRHVS5UMTVTMTRV3DEHJQUP=
?ONOBORV?GNVMSNV9TVLUP<VGQJULO
RTMTRSIQTV;OEQOVSQTPQTITJTMSN:
QTPSRSVVFTQSPKKS>V/GCUMUVFSLSNQT:
KQTVMGQUBJURORVUPU?QUV9TIU
IUIUVGQUPUNV@TEJTNKTRVMU;U
ET9NQSVGQMHCHRHVMSQTV@TKSPTR
3DEHJQUP=VBHRQUPOVNUIMTKKS
,?VIOQMOPV.PASITLVSP9T
-OPJUROBOV9TV1DKMGRMHPUR
)UJ<O8RUVFSLSNQTKQTPSJSEQT
NUKOQOIGPHE>V/UCUVFSLSNQTKQT
KOPJURMOCOJOEOV@7PTRV;TPNTLV?GNVBUBOPOIGP>
%UROJOEMURVUPUESVUPU?QUPOIQUV@T?TRVFSP?GNVNSBS
UAOJUV;SLLSIQTVMHPUPUN=VUPUFUIUVUQJUNVSLKSIGP>V8GP
GQJHIGPVJH8=V8RULOQV?ONOIGPLHRHE8=V8FUAUNQUPOROE
UCPOJOIGPVJH8=V8RULOQVMUIUROIGPLHRHE8V@SFSVLGPH:
QUPQUV?GNV5UEQUVNUPBOQUBOIGPHE>V&T<LSRTVMT
9TPMSCSJSEVAT9U<=V8EGPQUROIGPHEVUJUVUQMOCOJOE
ET9NV9TV;TITAURUVMTCSIGP8VBTNQSRMTVGQHIGP>V4SLSNQTK
FSESJVS?SRVFSPVKHKNH>V4HRUVUQOBURQUPORV9UE@T?JTLS
NGQUIVGQJHIGP>,V$RSBSVMTVKTNPUPVFSLSNQTKQTPQT
IU<KONQUPOROVFTQSPKTRV3DEHJQUP=VEUJURVEUJURV2VN:
SQGJTKPTV;OEUVHQUBKONQUPOROV9TVSRSBSRV#2:"VMUNSNU
UPULORMUVLDPMDCDRDVS5UMTVTKKS>V4SLSNQTKQTVMUCU
KOPJURUFSQJTNVS?SRV?GNVASMMSVFSQ@SV9TVFTATPS
@TPTNKSCSRSVNUIMTMTRV3DEDJQUP=VMUCQONVUPUESQTPMT
LONVLONVURKPTRJURVIU<KONQUPOROVL7IQTMS>V/UCU
KOPJUROQURVFSLSNQTKQTPSRVMTVMGRUROJQOV9TVFUNOJQO
GQJULOV@TPTNKSCSRTVMSNNUKSV?TNTRV3DEHJQUP=V,4SLSN:
QTKQTPSRVUJGPKSL7PQD=VKTNTPQTPSVNUQOR=VMSBQSV9TV5PTR:
QTPSRV?GNVLUCQUJVGQJULOV@TPTNSIGP>V$RATVKTNTPQS
FSLSNQTKQTVMUCQONVUPUESITV?ONOQUJUE>V4SLSNQTKSVNHQ:
QURURVNSBSRSRVRULOQVJURT9PUVIU<UAUCORO=V;UR@SVMH:
PHJQUPMUV5PTRTVFULOQJUJULOV@TPTNKSCSRSV?GNVSIS
FSQJTLSV7RTJQS>V.RV7RTJQSLSVMTVNTLSRQSNQTVNULNLOE=
NGPHJULOEVFSLSNQTKTVFSRSQJTJTLSVQUEOJ>V.CSKSJSRS
UQURV;TPNTLVMUCQONVUPUESMTVFSLSNQTKVLDPTFSQSP,VMSIT
NGRHBKH>V3DEDJQUP=VFSLSNQTKVNHQQUROJORORVLUCQONQO
IUBUJVU?OLORMURVMUV7RTJQSVGQMHCHRHVFTQSPKTPTN=V!8:
MTRV!28TV;TPNTLSRVFSLSNQTKVNHQQURJULORORVKTB9SN
TMSQJTLS=V7ETRMSPSQJTLSV@TPTNKSCSRSV9HP@HQUMO>
4SLSNQTKVKHKNHRHV)ULOJV/TJSPKUBVMUV#2VIOQMOPVFSLSN:
QTKVLDPMDCDRDV9TVTRV?GNVMUCQONVUPUESMTVET9N
UQMOCOROVL7IQTMS>V1DKMGRMHPUR8MUVNUIUQUPORVDE:
TPSRMTRVUKQUJURORV;TITAUROROVIUBUMOCOROVURQUKUR
/TJSPKUB=V;TMT5SRSRV.PASITL8SRVESP9TLSRMTRVFSLSNQT:
KQTVSRJTNVGQMHCHRHVS5UMTVTKKS>V(//'
SAYFA 16
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
‘Dost Kart’ imzaları da tamam
Bornova’da üniversite öğrencilerinin esnaftan indirimli
alışveriş yapmasını sağlayacak Dost Kart uygulaması
başladı. Bornova Belediyesi,
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar
Odaları Birliği, Ege Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi ve
Şifa Üniversitesi’nin işbirliğiyle başlatılan projenin protokolü imzalandı
Bornova’da üniversiteli öğrenciler uygulama kapsamında ‘Dostkart’ amblemini gördüğü işyerlerinden
yüzde 10’dan başlayan oranlarda indirimli alışveriş yapma imkanı bulacak. Esnafla öğrencinin kaynaşmasının
hedeflendiği uygulamadan yararlanmak isteyenler,
Büyükpark’taki Gençlik Merkezi’ne başvuru yapabilecek. Bornova Belediyesi, ilçedeki üç üniversite ve esnafla birlikte örnek bir projeyi hayata geçirdi. Öğrencilerin daha ekonomik koşullarda alışveriş yapmasını esnafın da daha çok müşteriye ulaşmasını sağlayacak
Dost Kart projesi faaliyete girdi. Bornova Belediyesi
Nikah Salonu’nda düzenlenen protokol imza töreniyle
uygulama resmen başladı. Protokolü, Bornova
Belediye Başkanı Olgun Atila, İzmir Esnaf ve
Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Zekeriya Mutlu,
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz,
Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tevfik
Balcıoğlu ve Şifa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf
Erdoğan imzaladı. Törene Bornova’daki üniversite ve
esnaf odalarının temsilcilerinin yanısıra çok sayıda işyeri sahibi de katılarak destek verdi. Öğrencilerin indirim, esnafın da daha çok müşteri potansiyeli elde
etmesine katkıda bulunacak olan Dost Kart’ın aynı zamanda iki kesim arasındaki kaynaşmayı sağlayacak olmasına da dikkat çekildi. Dost Kart Protokolü’ne
imzaların atılmasının ardından, uygulamanın ilk amblemi Bornova Esnaf Odası Başkanı Mustafa
Akkaya’nın lokantasına asıldı.
Kayıtlar başlıyor
1 Eylül’den itibaren Büyükpark içindeki Gençlik
Merkezi’nde üniversite öğrencilerinin buşvuruları kabul edilecek. Dost Kart uygulamasının tanıtılması ve
kayıtların alınması için ilçedeki üç üniversitenin kampusunde de tanıtım masaları oluşturulacak. Yüzde 10’dan başlayan indirimlerle Dost Kart projesine katılan
esnaf da Eylül ayı içinde amblemlerini işyerlerine
yapıştırmaya başlayacak. Projeye dahil olan öğrencilere, katılan işyerleri ve uyguladıkları indirim oranlarının bulunduğu bir el kitapçığı da dağıtılacak.
Bornova Türkiye’ye ışık olacak
Protokol imza töreninde konuşan Bornova Belediye
Başkanı Olgun Atila, Dostkart’ın üniversite, belediye,
esnaf işbirliği için çok önemli bir başlangıç olduğunu
belirtti. Bu proje sayesinde Bornova’da yaşayan
üniversite öğrencilerinin daha ekonomik şartlarda hayatlarını devam ettirebileceklerini söyleyen Başkan Atila, Bornova’nın üniversite kimliğiye ön plana çıkan bir
kent olduğun dile getirdi. Dostkart projesinin
gelişmesinde katkı sunan esnaf ve üniversitelere
teşekkür eden Başkan Atila, “Üniversite bizim için bir
hazine. Bu hazineden yararlanmak, gelişmek ve Büyük
Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in ışığında ilerlemek istiyoruz. Bütün Türkiye’ye Bornova’dan İzmir’den bir ışık
olacağımıza inanıyorum” dedi.
Bu protokol bizim için bayramdır
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı
Zekeriya Mutlu da, Dost Kart projesinin içinde temel bir
direk olarak yer almaktan büyük bir onur duyduklarını
söyledi. Dost Kart projesinin benzerini bile Türkiye’nin
hiçbir yerinde görmediğini dile getiren Başkan Mutlu,
“Değerli başkanımız böyle bir düşüncemiz var diye bize
bir ışık tuttu, başlangıç yaptı. Onun bu vizyonu sayesinde
biraraya geldik. Esnaf teşkilatı olarak öğrencilerimizle
dost olduğumuz için bu projenin içindeyiz. Camlarında
amblem olan işyerlerinde öğrencilerimize indirim uygulayacağız. Bakkaldan ekmek peynir alırken, terzide, taksiye binerken indirim yapacağız. Her türlü alanda öğrencilerimizi destekleyeceğiz. Öğrencilerimizle esnaf teşkilatımızı yakınlaştıracağız. Bu protokol imza töreni bizim
için bir düğündür, bayramdır, buna katkı koyan herkesi
teşekkür ederim” diye konuştu.
Ana kucağı Bornova
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz,
kendisinin de bir esnaf çocuğu olduğunu anlattığı duygusal bir konuşma yaptı. Bornova Belediyesi Nikah Salonu’nun tamamen izleyicilerle dolduğunu hatırlatarak
‘Böyle bir protokol töreni herhalde çok az yerde imzalanmıştır’ diyen Rektör Prof. Dr. Yılmaz, “Bu katılım bile
herkesin katkı verme, terini akıtma konusundaki kararlılığını gösteriyor” dedi. Esnafın toplumdaki katkısının
çok önemli taraflarını bilerek, yaşayarak bulunduğu yere
geldiğini söyleyen Yılmaz, “Babam bir esnaf arastasında
kundura dikerdi. Kız çocuğunun elinde altın bilezik olmalı diyerek beni okuttu” diye konuştu. Üniversite ve esnafın yerel yönetim rehberliğinde bir şeyler yapmaya aday olmasının çok umut verici olduğunu ifade eden Yılmaz şöyle konuştu: “Biz bu protokolle çocuklarımıza
adeta bir ana baba gibi yardım etmek isteyen esnafın
hizmetini imzalıyoruz. Üç üniversitenin öğrencileri Bornova’nın ana kucağında hayatlarına yeni şekiller verecekler. Bu işbirliğinin çok güzel sonuçlar yaratmasını diliyorum” dedi.
(HABER MERKEZİ)
MERHABA
KÖRFEZ YUNUSU
İZBAN’ın İzmir’deki testleri
tamamlanan Körfez Yunusu isimli 40
adet yeni tren setinin ilki cumartesi
günü İzmirlilere “merhaba” dedi ve
ilk yolcularını taşıdı. İZBAN’ın Körfez Yunusu isimli 40 adet yeni EMU
tren setlerinin ilki, deneme seferlerini
tamamlayarak, okulların açılmasına
kısa bir süre kala hatta çıktı. Körfez
Yunusu, ilk seferini cumartesi günü
saat 13:02’de Menemen-Cumaovası
arasında yaptı. 6 vagondan oluşan iki
dizi halinde sefere çıkan İZBAN’ın
yeni seti, ilk gün 6 defa raylardaki yerini aldı. İzmirliler, yeni setlere
büyük ilgi gösterirken Körfez Yunusu
görüntüsüyle de büyük beğeni
topladı.
Körfez Yunusu tren setlerinin ihalesi Ocak 2012’de tamamlandı. İhaleyi kazanan Güney Koreli Hyundai
Rotem firmasıyla Mart 2012’de sözleşme imza töreni yapıldı ve imalat
başladı. İmalatı tamamlanan setler,
Haziran
2013’den
itibaren Güney Kore’den Adapazarı’na montaj için gönderilmeye başlandı.
Körfez Yunusu’nun ilk seti, Kasım
2013’de tamamlandı ve hız testleri
için Eskişehir-Ankara Yüksek Hızı
Tren hattına gönderildi. Temmuz
2014’te İzmir’deki testlerine başlayan
setlerin ilki, cumartesi günü raylara
çıktı.
TEK SEFERDE
2.250 YOLCU
Körfez Yunusu, TCDD tarafından
yürütülen sinyalizasyon sisteminin
geliştirilmesi projesi tamamlanıp daha
sık tren işletmesi yapılana kadar, bir
seferde daha fazla yolcu taşınması amacıyla bundan böyle üç dizi halinde
sefer yapacak. Her bir set, böylelikle
yaklaşık 2 bin 250 yolcu kapasitesine
ulaşacak. İzmir’de bulunan diğer 12
setin testleri ise devam ediyor. Testleri
tamamlanan setler, hemen işletmeye
alınacak ve böylelikle İZBAN, 120
vagondan oluşan 40 yeni sete sahip olacak. Körfez Yunusu trenlerinin her
biri 70 metre uzunluğunda. Üç dizi
işletme yapıldığında bu uzunluk 210
metreyi buluyor. Genişlikleri 2 metre
95 cm, yükseklikleri ise 3 metre
85 cm olan trenler,
saatte 140 km/h hız
yapabiliyor.
(HABER
MERKEZİ)
www.sondakikagazetesi.com
Onkoloji hastaları ve
anne adaylarına eziyet
Sağlık Muhabirleri Derneği (SMD)
İzmir Şubesi’nin İzmir Valisi
Mustafa Toprak’a sunduğu İzmir
Sağlık Raporu, kentte yaşanan
önemli sağlık sorunlarına dikkat
çekiyor. SMD İzmir Başkanı Doğan,
“Fiziki yetersizlikler ve yönetim
sorunları nedeniyle hastalarımız
mağdur oluyor” dedi
Ege Doğumevi Kadın Hastalıkları Eğitim
ve Araştırma Hastanesi’nde hamile
kadınların kuyrukta beklediğine dikkat
çeken Doğan, bir onkoloji uzmanının
görev yaptığı Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde İzmir ve ilçelerinden
gelen onkoloji hastalarının mağdur
olduğunu söyledi. Sağlık Muhabirleri
Derneği (SMD) İzmir Şubesi Başkanı
Erkan Doğan, dernek üyeleri Ayça Özgül,
Mert Neşet Muslu, Gizem Taban ve Eral
Aytemiz geçtiğimiz hafta İzmir Valisi
Mustafa Toprak’ı ziyaret edip kentin
sağlık sorunlarının yer aldığı İzmir Sağlık
Raporu’nu sunmuştu. Vali Toprak,
yaşanan SMD’nin raporunda dikkat çektiği sorunların farkında olduklarını bu
sorunların yüzde 90’ının fiziki eksikliklerden kaynaklandığını söylemişti. Toprak,
ziyarette ilk defa İzmir’e ikinci şehir hastanesini İzmir-Aydın Otoyolu üzerindeki
350 dönümlük araziye kuracaklarını
açıklamıştı.
“Vicdani sorumluluğumuz”
İlk defa Vali Toprak’a sundukları raporu
İzmir kamuoyu ile paylaştıklarını anlatan
Doğan, “Amacımız sağlık muhabirleri olarak, kentimizdeki sağlık sorunlarının
çözümüne katkı sağlamak. Bu
mesleğimizin vicdani sorumluluğudur.
İzmir ve Ankara’daki sağlık yöneticilerimizle birlikte hastalarımıza ve vatan-
daşlarımıza daha kaliteli sağlık hizmeti
verilmesi için çaba gösteriyoruz” dedi.
Doğan, Vali Toprak’a sundukları rapor
hakkında da bilgi verdi.
İzmir Sağlık Raporu 1
İzmir 25'i özel, 32'si kamu ve üniversite
olmak üzere 57 hastane bulunmaktadır.
Sağlığa ulaşımın kolay olduğu kentte, kamu sağlık yatırımları istenilen düzeyde
değildir. Aile Hekimliği Sistemi, şu an
kentte en iyi işleyen sistem olarak
görülmektedir. Sağlığın Kamu Hastaneler Birliği, Halk Sağlığı ve Sağlık Müdürlüğü olarak üç ana gruba ayrılmasının
sancıları ve sorunları da sürmektedir.
Sağlık çalışanlarının hak kayıplarının
çok fazla olması, İzmir'deki bir çok devlet hastanesinde hekim dışı sağlık
çalışanlarına Döner Sermaye Ek Ödeme'nin düşük verilmesi ya da ödenmemesi, fedakarca çalışan sağlık personelinin motivasyonunu düşürmekte,
bu olumsuzluk da sağlık hizmetine yansımaktadır.
Genel Sekreterlikler arasındaki rekabet,
sağlıkta ikililik yaratmaktadır İzmir'de
sağlık Sağlık Müdürlüğü, Kuzey ve
Güney Kamu Hastaneler Birliği ve Halk
Sağlığı Müdürlüğü olarak şekillenmiştir.
Yaptığımız incelemede bu yapı içerisinde
yer alan Kuzey ve Güney Kamu Hastaneler Birlikleri'nin henüz yapılanmasını
tamamlayamadıkları görülmektedir. Öte
yandan her iki genel sekreterliğin
sağlığın kalitesini yükseltme adına
yürüttükleri projeler, ortaklaştırılmaması
nedeniyle İzmir'in sağlığında bir ikilik
yaşanmaktadır.(Örnek Kuzey Kamu Hastaneler Birliği tarafından hazırlanan, acil
hastalara hızlı müdahale edebilmeyi amaçlayan Travma Projesi. Proje sadece
Kuzey'deki hastanelerde uygulamaya
geçirilmesi planlanmaktadır)
Bu da DUMANSIZ KÖMÜRLÜ MANGALI
Isparta'da katı yakıtla çalışan kalorifer kazanı imalatı yapan bir firma, kömürle çalışmasına rağmen
duman çıkarmadığı için ev ve iş ortamlarında kullanılabilen mangal icat etti. Firma sahibi Zeybek,
"Kömür yakıp da duman çıkarmayan mangal henüz
dünyada yok" şeklinde konuştu.
Isparta'da katı yakıtla çalışan kalorifer kazanı imalatı yapan bir firma, doğalgazın yaygınlaşması
sonrasında satışları düşünce, kömürle çalışan, ev ortamında kullanıldığında duman çıkarmayan mangal
üretimine başladı. Firma sahibi Cengiz Zeybek, daha
1 Eylül 2014 Pazartesi
önce temizlemesi olmayan kalorifer kazanı, is yapmayan baca gibi ürünler imal ettiklerini ve bu ürünlere patent aldıklarını söyledi. Türkiye'de doğalgazın
yaygınlaşmasıyla satışlarının düştüğünü belirten Zeybek, şöyle konuştu: "Biz aynı zamanda katı yakıtla
çalışan kalorifer kazanı imalatı yapıyoruz. Kömür
yakmak bizim işimiz. 'Tecrübemiz var' dedik ve yeni
bir ürün geliştirmeye karar verdik. Bu ürün hem
kömürle çalışsın hem de herkes kullanabilsin istedik.
Kömürle çalışan ürünleri düşünürken mangal ilgimizi
çekti. Allah nasip etti, 2 yıl uğraşımızın sonucunda hiç
duman çıkarmayan kömürlü mangalı icat ettik.
Kesinlikle duman çıkarmıyor. Duman çıkarmamasının sebebi kömürden değil, yakma teknolojisinden dolayı. Çok verimli bir şekilde yaktığımız için
dumanı da yakıyoruz. İçinde özel bir sistem var. Yanma verimi çok yüksek, dumanı yakabilecek bir sistem, patenti de orada zaten." Piyasada "dumansız"
diye satılan çok sayıda ürünün elektrikli olduğunu
vurgulayan Zeybek, icat ettikleri kömürlü duman
çıkarmayan mangalın dünyada muadilinin olmadığını
ileri sürdü. (AA)
EGE DOĞUMEVİ KADIN HASTALIKLARI
EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
1970'li yıllarda yapılan binasında hizmet
veren Tepecik'teki Ege Doğumevi Kadın
Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, kentin yükünü çekmektedir. Hastanenin ihtiyaca yanıt verememesi nedeniyle hastanede aşırı bir yoğunluk
yaşanmaktadır. Hamile kadınlar ve diğer
hastalar, poliklinik randevusunu beklerken uzun kuyruklar oluşturmaktadır.
Ameliyathaneler de talebi karşılayamamaktadır. Yoğunluk nedeniyle bir ameliyathanede iki yatakta sezaryen ameliyatları yapılmaktadır. Tıp etiğine ve hasta
haklarına aykırı bu durum, basında
haber olarak yer almasına rağmen hala
düzeltilememiştir.
Hamile kadınlar, doğum öncesinde
doğumun onuruna yakışmayan ortam ve
şartlarda bekletilmektedirler. Bazı
servislerde aynı yatakta iki hamile kadın
birden oturmaktadır. Konak Doğum Hastanesi'nin kapatılması yükü daha da artan Ege Doğumevi Kadın Hastalıkları
Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin acil olarak elden geçirilmesi gerekmektedir.
İZMİR TEPECİK EĞİTİM
VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
Tıbbin bir çok alanında hizmet veren
hastane, son yıllarda büyük bir değişim
yaşayarak hizmet kalitesini ve yelpazesini artırmıştır. Hastanenin ameliyathane,
yoğun bakım, Çocuk Hastanesi bölümleri de yenilenmiştir. Yataklı Servisleri ne
yazık ki yenilenememiştir
1000'i aşkın yatak kapasitesine sahip
hastanede, yataklı servisler 'koğuş sistemi' şeklinde hizmet vermektedir. Aynı odada 6 hasta tedavi görmektedir. Hasta
yakınlarıyla birlikte odadaki insan sayısı
20'ye yaklaşmaktadır. (HABER
MERKEZİ)
Download

257 YILLIK RAMi - Sondakika Gazetesi