1
Fizyoterapi Öğrencileri için Etik Kavramlar
ISBN: 978-605-5110-07-9
Editör
İbrahim KURT
Yazarlar
Aziz YILDIRIM
Ahsen IRMAK
Rafet IRMAK
Mevlana Üniversitesi Sporcu Sağlığı Serisi
Yayın No:4-3
2014
2
3
Önsöz
Fizyoterapi ve rehabilitasyon alanı uzun geçmişine karşın Türkçe ders
kaynağı ile ilgili sıkıntının yaşandığı bir alan olmaya devam etmektedir.
Bu çerçevede ücretsiz elektronik kaynak geliştirme çalışmaları
çerçevesinde “Fizyoterapi Öğrencileri için Etik Kavramlar” adlı
çalışmayı nihayet yayın sürecini tamamlamış bulunuyoruz.
Bu konuda yayınlanmış eserin olmamasından kaynaklanan ihtiyaca
cevap verme çabamız, Josepson Etik Enstitüsünün önemli desteği ile
kendisine bir zemin bulmuş oldu. İbrahim Kurt ve Aziz Yıldırım
hocalarımızın editörlük ve yazarlıkları ile yayın ortaya çıkmıştır.
Çalışmanın tüm fizyoterapi öğrencilerine faydalı olması temennisi ile
Konya 2014
4
İçindekiler
Temel Kavramlar .................................................................................... 6
Ahlak ....................................................................................................... 6
Etik .......................................................................................................... 8
Kaynakça ve Okunması Tavsiye Edilenler ........................................... 13
Hipokratın Öğütleri ............................................................................... 14
Fizyoterapi Etiği.................................................................................... 15
Fizyoterapi Etiği ile ilgili Temel Tanımlar ........................................... 17
Tıbbi Etiğinin Temel Kuralları ve Fizyoterapi Alanına Uyarlanması .. 18
Haklar .................................................................................................... 20
Hasta Haklarından Yararlanmada Öncelik ........................................... 20
Amerikan Fizyoterapi Cemiyetinin Etik İlkeleri .................................. 22
Etik Karar Verme Süreci ....................................................................... 26
Etik Karar Verme Sürecinde Yapılan Hatalar ...................................... 30
Ekler ...................................................................................................... 35
5
Bölüm 1
Temel Kavramlar
İbrahim KURT
Ahlak
Toplumların içinde sosyal ilişkilerin düzenlenmesi açısından ahlak
sisteminin büyük önemi vardır. Bireyler davranışları bakımından diğer
bireylere karşı belirlenmiş değerler sistemi etrafında toplum hayatı
içinde rollerini hayata geçirmektedirler. Bu açıdan bakıldığında ahlaka
eylem kuralları ve değerler sistemi olarak insanların davranışlarını ve
birbiriyle olan sosyal hayat içindeki ilişkilerini düzenleyen(Cevizci,
2010) bir yapı olarak bakmak mümkündür.
Toplum içinde davranışları şekillendiren kurallar olarak bireyler
tarafından benimsenmesi ve bireylerin yeni nesillere aktararak onlarında
eylemlerini bu sisteme göre harekete geçirmesi ahlak kuralların yazılı
olmasalar da nasıl yaşatıldığının görülmesi açısından önemlidir. Yazılı
kurallar(hukuk) yaptırımları ile kendi çerçevelerini belirlerken, ahlak
kuralları toplumların kendi gelenek ve göreneklerine ne kadar bağlı
olduğunun göstergesi açısından değerlendirilerek bireylerin sosyal
pratiğin içinde yaşatması ile doğru orantılıdır. Bu bağlamda toplumlar
sahip oldukları ahlak sistemini değerler olarak ne kadar köklü
6
yaşatabiliyor ve sahip çıkıyorlarsa toplumsal birliktelikleri ve eylemleri
de o derece kuvvetli olması muhtemeldir.
Ahlaki olan her toplum tarafından kendisine has yaşandığı için
toplumdan topluma da farklar gösterebilir. Evrensel olan bir ahlak
anlayışının olması iken yerel ve kültürel olan bu ahlak anlayışının
toplumun içinde diğer toplumlardan farklılık göstererek eyleme
dönüşmesidir. Örneğin; bir toplumda büyüklerle konuşurken gözlerinin
içine direk bakmak saygısızlık olarak adlandırılırken başka bir
toplumda gözlere bakmak yalan söylemek veya bir şeyleri saklamak
anlamına gelebilir. Burada ortak olan dinleme ve konuşma faaliyeti
evrensellik gösterirken yani her toplumda var olurken, pratiği ise
kendisini başka şekilde göstermektedir.
Buna başka bir örnek kıyafetlerin toplumlara göre nasıl ahlaki
olup olmadığı anlayışı gösterilebilir. Bir toplum için normal olan bir
giyim tarzı başka bir toplum da garip karşılanabilir, daha farklı bir
toplumda ahlaksızlık olarak adlandırabilir. Buradan da anlaşılacağı gibi
değerler çerçevesinde çizilmiş eylemlerin kurallara göre olmasını
belirleyen bu sistem ahlak anlayışı ile toplumların tarihsel birikimleri
ile yaşadıkları tecrübeler, inanç ve düşüncelerle birleşince nesillere
aktarılana bir mirasa dönüştürülmekte ve gelenek ve görenek halini
alarak toplumsal hayatı şekillendirmektedir.
7
Etik
Yerel ve kültürel olarak yaşatılan bu eylem kurallarının üstünde artık
etik kavramı kullanılmaya başlamıştır. Kavramın kökü Yunanlı filozof
Sokrates tarafından kurulmasının yanında yaşadığı çağda bir ahlak
anlayışının yerleşmesine işaret etmektedir. Günümüzde evrensel olan
değerlerin karşılığı olarak ahlak anlayışının teori olarak yerleşmesi
denilebilir. İlk çağ Yunan felsefesinde kullanılamaya başlayan ethos
kelimesi dilimiz de Etik’e karşılık gelmektedir. Etik anlam olarak
karakter, töre, huy, alışkanlık(adet) anlamlarına gelmektedir. Ahlak,
etik kavramı ile aynı anlamda kullanılırken felsefi açıdan ikisinin
arasında ayrım yapılması zordur(Gökalp, 2010). Etiğin ortaya
çıkmasında ki en büyük sebep zaten var olan ahlak anlayışının ve
sisteminin üzerine, filozofların insan yaşamının amacı ve erdemli
hayatın
niteliğin
nasıl
olacağı
konusunda
düşünmelerinden
kaynaklanmıştır(Cevizci, 2010).
İnsanın yaratıcısına, doğaya, kendisine ve diğer insanlarla olan
ilişkilerini ahlaki sorumlulukları ve kurallarla yerine getirmektedir.
İnsan yaşamı boyunca bu ahlaki davranışları yerine getirmekle ahlaki
olan kuralları artık tecrübe olarak pratiğe dökmeye başlamaktadır.
Pratik eylem kurallarının hayata geçirilmesi ahlaki davranışlarla
belirlenirken, etik onların üzerinde teorik bilgiler olarak kuramsal
çerçeveyi ve sınırları belirlemektedir. Felsefe ahlak anlayışını ve
kurallarını yaşayış alanlarını toplumsal ve kültürel olarak analiz
8
ederken, kavramlaştırma ve kapsayıcı olarak bir bütünlük içinde etikle
bu faaliyetleri yerine getirmektedir. Etik anlayışı iyi, erdem, sorumluluk
ve vicdan gibi temel kavramlarla kuramsal çerçeve çizilerek, felsefenin
teorik tarafı ahlakın çatısı oluşturmaktadır.
Bu kavramlar kısaca şöyle tanımlanabilir:
İyi: İyinin tanımı konusunda farklı görüşler sunulurken varlığı ile ilgili
olan saptamalarda ortak fikirler bulunmaktadır. İyi ahlak her zaman için
yakalanması ve ulaşılması gereken bir yerde dururken, insanın iyi ile
anlattığı durumlar daha çok kendisine yararı dokunan, neticesinde fayda
görülen ve ihtiyaçlarını karşılayanlar etrafında olaylara ve nesnelere
yaklaşımı olarak izlenmektedir.
Erdem: Bireyin ahlaki olarak gelişimini ve olgunluğa ulaşma
durumunu gösterirken her zaman karakterinin istikrarını koruyarak iyi
olma süreci olma halidir. Erdem kavramı ile anlatılan bireylerin şahsi
özelliklerini toplumun içinde diğer insanlar arasında da yaşayarak
hayatı boyunca bunu devam ettirmesidir. Erdem kavramını ilk kullanan
felsefecilerden Aristo kişinin bir anda erdemli olamayacağını dün kötü
iken bugün erdemli bir hayat sürmesinin zor olduğunu belirtirken,
erdemli hayat sürmenin bireyin iye olan meyli ile ortaya çıktığı ve
sürekli iyi olma durumu ile olgunluk ve gelişme durumuna geldiğini
görmüştür.
9
Sorumluluk: Bireyin aklını kullanarak iradesi ile isteyerek ve bilerek
yaptığı eylem(ler)in sonucunu ve sonuçlarını kabul etmesidir. Yani
insanın akıl ve irade sahibi olması onu diğer canlılardan farklı bir
konuma getirmekte ve bu özellikleri ile insan yapması gereken görevleri
yerine getirmelidir. Akıl ve iradeye sahip olması onu tercihlerinde
özgür olmasını sağlayarak, ahlaki olarak iyiye meyletme bilgisi
doğrultusunda hareket etmesi söz konusudur. Böylece insan olarak bir
ahlak sistemi ve ödevleri ile toplumsal olan ilişkiler inşa edilmekte,
toplum
içinde
insanlar
sorumlulukları
çerçevesinde
hareket
etmektedirler. Davranışlarının ve tutumlarının oluşan ahlak yapısı
içinde neticelerini de yükümlülükler olarak kabul etmektedir.
Özgürlük: Tercihler
içinde
yaşayan insanın ortamının ahlaki
sorumluluklar ve yerine getirmesi geren ödevleri bakımından özgür
olası gerekmektedir. Ahlak ve erdem konusunda insanın özgürlüğü
olmazsa olmazlardandır. Çünkü insan özgür olmadığı durumlarda ve
ortamlarda eylemlerinden sorumlu tutulmayacak veya kendisinin tercihi
olmadığını belirtecektir. Erdemli bir hayat içinde özgür iradesi ile
seçimlerini yaparak ahlaki yasalar çerçevesinde yaşayarak iyiliğe kendi
tercihi ile meyil ederek sonuçlarını da kabul etmesi ile oluştuğunu
bilecektir.
Vicdan:
Bireyin davranışları ahlaki açıdan değerlendirdiği ve
neticesinde olumlu veya olumsuz duygular hissettiği bir içsel durumdur.
Kendisinin
sorumlulukları
doğrultusunda
10
eylemlerde
bulunup
bulunmadığını içsel olarak yaşattığı yer insanın vicdanıdır. Ahlaki
yükümlülükler yerine getirildiği zaman insanlar içlerinde bir huzur
duyarlar ve insanlar arasında ödevlerini yerine getirdikleri için erdemli
bir hayat sahibi olurlar. Ahlaki olanın dışına çıktıkları zaman ise,
içlerinde hissettikleri vicdan azabı onları huzursuz etmekte ve
sorumluluklarını yerine getirmedikleri için içsel bir ceza çekmeye
başlamaktadırlar.
Buraya kadar anlatılan ahlak ve etik kavramları ve temellerini oluşturan
kuramsal çerçeve, günümüzde etiğin farklı bir boyutunu ortaya
çıkarmıştır. Ahlak ve etik kelimeleri aynı anlamlarda kullanılsa da
genele
bakan
tarafı
etiği,
özele
bakan
tarafı
ise
ahlakı
ilgilendirmektedir. Genel kurallar açısından insanlar yapmakla yükümlü
oldukları sorumlulukları etik kuralları işaret etmekte, yaptıkları eylemin
neticesi olaraktan bilinçli hareket ettikleri göz önünde bulundurulursa
ahlaki yargılarla tanımlanmaktadırlar. Mesela, öğrencilerine karşı
uygun olmayan kelimelerle hakaret eden bir öğretmen davranışları
neticesinde ahlaksız olarak tanımlanırken, dersine geç kalan bir
öğretmen ise Müdür Bey tarafından “yaptığınız davranış etik değil”
diyerek yükümlülüklerin kuralları hatırlatılmaktadır. Burada geçen etik
kelimesi yerine ahlak kelimesi kullanıldığında anlam başka taraflara da
kaymakta ve kurallardan çok erdemsizlik ve ahlaksızlıkla ilgili
durumlar akla gelmektedir. Bu açıdan toplum içinde yaşarken
eylemlerin ve yükümlülüklerin göz önünde bulundurulduğu özellikle
11
sosyal
hayatta
karşılaşılan
eylemlerin
ve
davranışların
ahlaki
boyutlarının etik açısından incelenmesi, değerlendirilmesi ve analiz
edilmesi uygulamalı etik(Cevizci, 2010) kavramını ortaya çıkmıştır.
Sosyal hayatın çok boyutlu yaşanır hale gelmesi, ilişkilerin gittikçe
karmaşıklaşması ve birbirinin içine girmesi, buna bağlı olarak
problemlerin çeşitlenmesi ve çözüm yollarının da farklılık arz etmesi
genel etiğin sahip olduğu evrensel kuramsalcılığın uygulanmasını
mümkün kılan bir alan ortaya çıkmıştır. Genel etik daha çok teoriler ve
soyut kavramlar üzerinden felsefesini yaşatırken, uygulamalı etik bizzat
sahanın içinde, somut olan kavramlarıyla yaşanılanların analizinden
ortaya çıkan problemlerin çözüm yollarını araştırır ve 21. Yüzyılı
yaşayan insanoğlunun gelişmişlikle beraber artan problemlerine ait
incelemeler ve değerlendirmeler yapar.
Bu uygulama alanlarından bir tanesi de tıp etiğidir. Tıp alanında değer
sorunlarının ele alındığı tıp uygulaması içinde faaliyet gösteren ‘tıbbi
etik’tir. Tıbbın 5 temel alanında (temel tıp, koruyucu hekimlik, klinik
tıp, iç hastalıklar ve cerrahi hastalıklar) olması muhtemel değer
sorunları tıbbi etiğin alanında değerlendirilmekte ve çözüm yolu
aranmaktadır. Bu açıdan tıbbi etiğin karşılaştığı değerlerle ilgili
problemler uygulamalı etik ile pratiğe dönük olarak çalışılmaktadır.
Böylece sağlık alanında karşımıza çıkan etik problemler uygulamalı
etik içinde ele alınarak düşünülmesi gerekmektedir. Sağlık alanına bu
açıdan bakıldığında kuramsal olan etik ilkelerinden çok uygulamalı etik
12
problemleri arasında kültürel boyutları ile ele alınarak araştırmalıdır.
Toplumların her geçen gün kültürel olarak daha da yakınlaştığı göz
önüne alınırsa, bu gelişmelerin neticesinde kültürel boyutlar göz ardı
edilmeden bu yeniliklerin uygulanması veya kullanılması söz
konusudur.
Kaynakça ve Okunması Tavsiye Edilenler
Cevizci, A.(2010). Felsefeye Giriş. Nobel Y. D. Ankara
Gökalp, N.(2010). Duygu ve Etik. Ebabil Yay. Ankara
Arda B, Pelin S.Ş. (1995). Tıbbi etik: Tanımı, içeriği, yöntemi ve
başlıca konuları. AÜTF Mec. 48: 323 - 336
Yıldırım, G., Kadıoğlu, S. (2007).Etik ve Tıp Etiği Temel Kavramları.
C.Ü. Tıp Fakültesi Dergisi 29 (2): 7-12
Ülman, Y. I. (2010). Etik, Biyoetik, Hukuk: Temel Kavramlar ve
Yaklaşımlar. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi
Cilt: 1 • Sayı: 1 • Ocak
13
Bölüm 2
Sağlık, Etik ve Fizyoterapi
Aziz YILDIRIM
Hipokratın Öğütleri
Etiğin sağlık alanına uyarlanması ile ilgili en eski kaynaklardan biri
Hipokrat’ın öğütleridir. Ünver tarafından çevrilen bu öğütlerin bir kısmı
şu şekildedir;

















Vücut temizliğine özen göstermek
Güzel ahlak sahibi olmak
Sözünde doğru olmak
Yalancı olmamak
Kötülerle ilişki kurmamak
Doğru olmak
Fena Davranışlarda bulunmamak
Sarhoş olmamak
Hastaya çağrıldığında, zamanında gitmek
Hastanın yanında nazik olmak
Sır tutmak
Yeni eserleri ve ameliyatlarla ilgili gelişmeleri izlemek
Çocuk düşürtmemek
Kimseye hakaret etmemek ve öğüt verici olmak
Konsultasyonda insancıl olmak ve hasta haklarını gözetmek
Gururlu olmamak
Fena insanlarla beraber bulunmamak
14
Fizyoterapi Etiği
Doğru davranışı, yanlış davranıştan ayırabilmek amacıyla ahlâk
kavramının doğasını anlamaya çalışan etik, evrensel insani değerlere
dayanan kurallar bütünüdür. Fizyoterapistlerin de mesleklerini icra
ederken bu kuralları göz ardı etmeleri mümkün değildir.
Fizyoterapistlerin meslekleri ile ilgili etik kararları alırken, Kohlberg’in
Ahlaki Gelişim Kuramının son iki aşamasının hatırlanmasında fayda
vardır;
Evrensel Ahlak İlkeleri:
“Bu aşamada bireyin düşünüşünü temel ahlak ilkeleri belirler. Ahlak
ilkeleri ile yasalar arasında çoğu kez bir çelişki olmadığı için ahlak
ilkelerine uyan birey kendiliğinden yasaya uygun davranmış olur. Ne
var ki, yasa ve ahlak ilkeleri arasında bir çelişki olduğunda, bireyin
ahlak ilkelerine uyması beklenir.”
Kutsallıktan Kaynaklanan Ahlak Anlayışı:
“Bu aşamada birey kendini, içinde yaşadığı toplumu, insan ırkını aşan
evrensel bir düzen kurmaya çabalar ve bu kutsal düzenin bir parçası
olarak her şey ile uyum içinde yaşamaya yönelir. “Bu tip düşünüşün
temelinde Mevlana’nın, yaratıcıya duyulan sınırsız sevgi ve bağlılığın
yattığı, “gel ne olursan gel, evimiz gönül evidir, kapısı herkese açıktır”
anlayışı yatar.”
15
1981 Lizbon Hasta Hakları Bildirgesi’nin aşağıdaki şekilde fizyoterapi
ve rehabilitasyon alanına uygulanması, hastanın terapi sürecinde faydalı
olabilir;






Hastanın fizyoterapistini özgürce seçme hakkı,
Hastanın terapi ile ilgili planlanan değerlendirme ve
müdahaleler ile ilgili yeterli bilgiyi aldıktan sonra,
değerlendirmenin
ve
müdahalenin
kendi
üzerinde
uygulanmasını kabul ya da reddetme hakkı,
Fizyoterapist tarafından vâkıf olunan, hastanın kendisiyle ilgili
tıbbi ve kişisel bilgilerin gizliliğine gereken saygının
gösterilmesini bekleme hakkı,
Hastanın dışarıdan herhangi bir karışma olmadan klinik ve
ahlaki yargılara özgürce varabilen bir hekim tarafından bakılma
hakkı,
Hastanın, uygun bir dine bağlı bir din adamının yardımı da
içinde olmak üzere, ruhsal ve ahlaki teselliyi isteme ya da
yadsımaya hakkı,
Hastanın "saygın bir biçimde ölme hakkı".
16
Fizyoterapi Etiği ile ilgili Temel Tanımlar
Bir meslek etiği olan, fizyoterapi etiği; fizyoterapistin mesleğini icra
ederken hastasına iyi davranma ve kötü davranıştan kaçınma adına neler
yapabileceği ile ilgili kurallar bütünüdür. Fizyoterapist kullandığı
değerlendirme ve müdahalelerini uygularken, sadece bilimsel ve klinik
boyutuyla değil aynı zamanda etik boyutunu da dikkate almak
durumundadır. “Etik bilinç,
etik duyarlılık,
etik sorunların
tanınmasında ve çözümlenmesinde olduğu gibi onların çözüme
kavuşturulmasında ve ortaya çıkışlarının engellenmesinde de rol
oynamaktadır (5).”
Fizyoterapist meslek yaşamında hem var olan etik kurallara uymakla
yükümlüdür, hem de bu kuralların doğrudan kapsamadığı durumlarda
akıl yürüterek, karar vermek durumundadır.
Karar verme sürecinde, fizyoterapistin sahip olduğu bilimsel ve klinik
bilgi, bu bilginin hastasına olan faydası ile ilgili görüş bildirme görevi
nedeniyle, terapi süreci hakkında hastaya göre daha detaylı bilgiye
sahiptir. Bu durum hasta adına karar verme yerine, hastayı aydınlatma
ve nihai kararı ona bırakma yönünde kullanılmalıdır.
17
Tıbbi Etiğinin Temel Kuralları ve Fizyoterapi Alanına
Uyarlanması
Gerek klinik, gerekse araştırma amaçlı çalışmalarda esas alınan ve
kabul görmüş dört temel etik kural vardır. Bunlar; yarar sağlama, özerk
olma/özerkliğine saygı gösterme, zarar vermeme, adil olma [Kadıoğlu
2007, Yıldırım 2007].
Dürüstlük
Fizyoterapist hastasını aldatamaz.
Bu kural fizyoterapist hasta ilişkisinde, hem maddi ve yasal
sözleşmeleri hem de değerlendirme ve müdahale süreçlerini kapsar.
Yaşama Saygı
Fizyoterapist bütün insanlara ve kültürlerine saygı duymalıdır.
Zarar Vermeme
Fizyoterapist öncelikle hastasına zarar vermemelidir (primum nil
nocere).
Fizyoterapist uygulayacağı değerlendirme ve müdahaleler hakkında
bilgi ve beceri sahibi olmalıdır. Ayrıca bu değerlendirme ve müdahale
sonucunda karşılaşabileceği ihtimaller ve risk faktörleri hakkında
gerçekçi akıl yürütebilmelidir.
18
Adalet
Fizyoterapist hastalarına karşı adil olmalıdır.
Fizyoterapist uygulamalarında hastalarını, ırk, dil, din, cinsiyet, sosyal
sınıf gibi ayrım yapmadan eşit görmelidir.
Özerklik
Fizyoterapist, hastasıyla ilgili değerlendirme ve müdahale ile ilgili karar
verirken özerk olmalı, seçimini özerk biçimde yapabilmeli, sergilediği
eylemini de bilinçli ve istekli olmalı.
Yasallık
Fizyoterapist,
zorundadır.
yürürlükte
olan
yasa
19
ve
yönetmeliklere
uymak
Haklar
Fizyoterapistin yaptığı değerlendirme ve müdahalelerden faydalanan
hastalar bazı haklara sahiptir. Fizyoterapist mesleğini icra ederken bu
haklara saygılı olmalıdır. 1981 yılında Dünya Hekimler Birliği
tarafından Lizbon’ da açıklanan bu haklar, fizyoterapi alanına şu
şekilde uyarlanır;
1- Fizyoterapi hizmetine ulaşma hakkı
2- Hekim tarafından teşhisi konulmuş hasta hakkında, yasalar
çerçevesinde,
özgürce karar verebilen bir fizyoterapist
tarafından, değerlendirilme ve müdahale edilme hakkı.
3- Gizlilik hakkı,
4- Değerlendirme ve müdahalelerden haberdar olma hakkı,
5- Planlanan müdahaleler ile ilgili aydınlatıcı bilgi verildikten
sonra rıza (onam) verme hakkı,
Hasta Haklarından Yararlanmada Öncelik
Aşağıdaki gruplarda yer alan kişiler hasta haklarından yaralanmada
önceliklidir;





Çocuklar
Kadınlar
Yaşlılar
Psikiyatrik hastalar
Mahkûmlar
20
21
Bölüm 3
Fizyoterapi’de Etik İlkeler ve Etik Karar Verme
Ahsen IRMAK, Rafet IRMAK
Amerikan Fizyoterapi Cemiyetinin Etik İlkeleri
Amerikan Fizyoterapi Cemiyeti (APTA) 1981 yılında etik ilkelerini
yayınlamıştır. 2010 yılında güncellenen bu ilkeler şu şekildedir;
Saygı (Respect)
(1A) Fizyoterapistler kişinin; yaşı, cinsiyeti, ırkı, milliyeti, dini,
etnik kökeni, sosyal ya da ekonomik statüsü, cinsel yönelimi,
sağlık durumu veya sakatlığı her ne olursa olsun herkese karşı
saygılı bir şekilde davranmalıdır.
Özgecilik (Altruism)
(2A) Fizyoterapistler, mesleklerinin temel kurallarına uymak
zorundadırlar, kendi çıkarlarının ötesinde hastalarının yararına
hareket ederler.
Hasta Özerkliği (Patient Autonomy )
(2C) Fizyoterapistler, hastadan izin almak amacıyla ya da
hastanın cerrahına, fizyoterapi uygulamaları veya klinik
araştırmaya katılım ile ilgili bilinçli karar verebilmek için bilgi
sağlarlar.
22
Profesyonel Yargı (Professional Judgment )
3. Fizyoterapistler etkili karar vermekle sorumludur (Temel
Değerler: Mükemmellik, Bütünlük).
3A. Fizyoterapistler, bütün uygulama şartlarında hastanın
yararına bağımsız ve objektif mesleki karar sergilemelidirler.
3B. Fizyoterapistler, mesleki standartları, kanıtları, (yerleşmiş
iyi uygulamalar ve güncel literatür de dahil olmak üzere), kendi
deneyimlerini ve hasta haklarını göz önünde bulundurarak
mesleki karar vermelidirler.
İlişkilerde Dürüstlük (Integrity in Relationships )
4. Fizyoterapistler, hastalarına, hastalarının ailelerine,
meslektaşlarına, öğrencilerine, araştırmaya katılan gönüllülere,
diğer sağlık çalışanlarına, işverenlerine, ödeme yapan/sağlayan
kişilere (sigorta kuruluşları gibi) karşı ve halkla olan
ilişkilerinde dürüst bir yaklaşım sergilemelidir (Temel Değerler
Dürüstlük).
Bildirme (Reporting )
4C. Fizyoterapistler, sağlık çalışanlarının suiistimallerine karşı,
caydırıcı tavır almalı ve yasadışı ya da etik olmayan
davranışları, gerektiğinde ilgili makama bildirmelidir.
23
Kullanma (Exploitation )
4E. Fizyoterapistler, hastalarından, danışmanlarından veya
öğrencilerinden hiçbiri ile cinsel ilişkiye girmemelidir.
Meslektaş Kusuru (Colleague Impairment )
5D. Fizyoterapistler meslektaşlarına, mesleki sorumluluklarına
olumsuz etkisi olabilecek; fiziksel, psikolojik veya madde
bağımlılığına bağlı, danışmanlık ya da yardıma ihtiyaç bırakacak
düzeydeki, kusuru konusunda destek olur.
5E. Fizyoterapistler, bir meslektaşının makul bir nedenle,
mesleki sorumluluklarını, yeterli ve güvenli bir şekilde yerine
getiremeyeceği ile ilgili bilgiye sahipse, bunu uygun amirine
bildirmelidir.
Mesleki Yeterlilik (Professional Competence)
6A. Fizyoterapistler mesleki yetkinliğini elde etmek ve korumak
zorundadır.
Mesleki Gelişim (Professional Growth)
6D. Fizyoterapistler, mesleki gelişimini, yaşam boyu öğrenme
ve
mükemmelliği
destekleyen,
uygulama
ortamını
geliştirmelidir.
24
Ücretler ve Kodlama (Charges and Coding)
7E. Fizyoterapistler, ücretleri bilmeli ve verilen hizmetin
mahiyet ve miktarını doğru yansıtacak şekilde kodlama yapmalı
ve belgeleri sağlamalıdır.
Karşılıksız Verilen Hizmetler
8A. Fizyoterapistler, karşılıksız olarak fizyoterapi hizmeti
vermeli, dar gelirli, sigortasız veya eksik sigortalı kişilerin sağlık
ihtiyaçlarını karşılayan kuruluşları desteklemelidir.
25
Etik Karar Verme Süreci
Josepshson Gençlik Etiği Enstitüsü, etik karar verme süreçleri ile ilgili
yayınladığı kılavuzda aşağıdaki basamakları kullanmıştır. Bu
basamakları etik karar verme sürecinde fizyoterapistlerin kullanması
faydalı olabilir;
1. Durup Düşünün
“Etik karar verme gerektiren bir durumla karşılaşıldığında
yapılması en uygun şey durup düşünmektir. Bu durum yoğun
trafiğin olduğu bir yolda karşıdan karşıya geçmeden önce durup,
sağa sola bakıp, yol uygunsa güvenli bir şekilde yolun karşısına
geçmeye benzetilebilir.”
Genelde, rutin klinik uygulamalarda karşılaşılan etik problemler,
daha önceden deneyimlenmiş, üzerinde düşünülmüş, gerek
kişisel, gerek mesleki gerekse kurumsal anlamda uyulması
gereken etik kararların önceden belli olduğu durumlardır. Bu
nedenle fizyoterapistler nadiren yeni bir karar vermek
durumunda kalır.
Eğer karşılaşılan durum rutinden farklı ise, otonom olarak var
olan etik kararları uygulamak yerine, durup, düşünüp duruma
uygun bir karar vermek fizyoterapisti daha sağlıklı sonuçlara
götürecektir.
2. Hedefleri Netleştirin
“Etik karar verme durumuyla karşı karşıya kaldığınızda, bu
kararın sizi götüreceği sonucun, hedefin ne olduğunu gözden
kaçırabilirsiniz. Aldığınız etik kararın; gerek kişisel, gerek
kurumsal, gerekse mesleki etik ile ilgili, sonuçları üzerinde
26
düşünülmüş, tartışılmış ve uzlaşıya varılmış, orta ve uzun vadeli
hedeflerle uyumlu olması gerekir.”
3. Gerçekler Hakkında Karar Vermek
Karşılaşılan durum ile ilgili gerçeğin ne olduğu hakkında
elinizde yeterli bilgi olmadan verilecek kararın sağlıklı olması
mümkün değildir.
“Öncelikle, durum hakkında bildikleriniz, durumu anlamak için
neleri daha bilmeniz gerektiği, eldeki bilgilerin ne kadarın
gerçeği yansıttığı, ne kadarının ise muğlak olduğunun
belirlenmesi gerekir. Eldeki bilgi ile yapılan çıkarımların
geçerliliği kontrol edilmelidir.”
““Anlatılan gerçekler” üzerinde bu çerçevede incelemeler
yapıldığında, birden fazla “gerçeğin olduğu” görülmeye
başlanacak ve bu çoklu gerçeklerin taraflar arasında farklı
anlaşılabildiği, farklı bakış açılarının söz konusu olduğu
görülecektir.”
4. Seçenekleri Ortaya Koyma
“Nereye ulaşmak istediğinizin farkında olarak verebileceğiniz en
iyi kararı verdikten sonra, bu karar dışında olası seçeneklerinde
oluşturulması uygulamaya geçmeden önce faydalı olabilir.
Özellikle vermeniz gereken karar önemli ise diğer insanlarla da
istişare edilmesi faydalıdır.
Oluşturabildiğiniz seçenek sayısı az ise, konu üzerinde yeterince
düşünmediğiniz anlamına da gelebilir.”
27
5) Sonuçları Göz Önünde Bulundurun
“Verdiğiniz kararın sonuçlarının temel etik prensiplere uygun
olup olamadığını gözden geçirin.
Verdiğiniz kararın, bu kararla ilgili kişileri nasıl etkileyeceğini
gözden geçirin. Kararı bu karardan en çok etkilenecek kişinin
bakış açısından değerlendirin.”
6. Seçim
Etik karınızı verin.
7.Gözleyin ve Düzeltin
“En zor karar yetersiz bilgi ve aşırı çaba sonucu verilen karardır.
Bunların bir kısmı yanlış olabilir. Etik kararın etkisi, kararı
veren kişi tarafından gözlemlenmelidir.” Eğer verilen karar
istenen sonuca götürmüyorsa veya daha fazla istenmeyen ya da
daha önceden tahmin edilmemiş sonuca neden oluyorsa durum
yeniden değerlendirilmeli ve yeni karar verilmelidir.
28
29
Etik Karar Verme Sürecinde Yapılan Hatalar
Etik karar verme sürecinde, önemli hata kaynaklarından biri
rasyonelleştirmedir. Rasyonelleştirme, farkında olmadan yapılan,
verilen kararı akla uygun hale getirme durumu olarak tanımlanabilir.
Görünüşte verilen karar irdelendiğinde bunun yanılgı olduğu
anlaşılabilir. Aşağıda, etik karar verme sürecinde sık karşılaşılan ve
kişinin yanılmasına neden olan rasyonelleştirme örnekleri verilmiştir.
Bir Şey Önemliyse, Etiktir
Konu önemli ise, kişi verdiği kararın etik sonuçlarını gözardı edebilir.
Yanılgı; “sonuca giden her yolun mubah kabul edilmesi” ve etik açıdan
verilen uygunsuz kararın, sergilenen uygunsuz davranışın, ahlaki
zorunluluk olduğunun düşünülmesidir.
Asılsız Zorunluluk Tuzağı
Bu tuzak Nietzsche’nin; “Zorunluluk bir yorumdur, gerçek değil”
sözüyle özetlenebilir. Etik karar verme sürecinde, doğru etik kararı
almanın kişisel ya da kurumsal sonuçlarının abartılması, etik açıdan
yanlış karar vermenin sonuçlarının küçümsenmesi kişinin bu tuzağa
düşmesine neden olabilir.
Yasal ve Yasaklanmamışsa, Uygundur
Yasal zorunluluklar uyulması gereken asgari davranış ölçütlerini
tanımlar. Etik ise yasal zorunluklardan daha yüksek standartlarda bir
davranış ortaya koyar. Bu rasyonelleştirme tipinde kişi ahlaki kararlar
yerine asgari standartları tercih etme yanılgısına düşmüş olur.
30
Sadece İşin Bir Parçası Olarak Görmek
İşine bağlı, özen gösteren, işini doğru yapmaya çalışan kimseler,
mesleksel davranışlarının ahlaki yönlerine yeterince dikkat
etmeyebilirler.
Bu kişilerde özel hayatta ve iş ortamında karar verirken uyulan etik
standartlar birbirinden farklıdır. Özel hayatlarında yanlış olarak
değerlendirdikleri bir durum ve davranış iş yaşamlarında onları rahatsız
etmeyebilir. Hatta kendilerini haklı görebilirler.
Her Şey Yüce Bir Amaca Ulaşmak İçin
“Yüce” bir amaca ulaşmak için çabalayan kişiler, rasyonelleştirmeye
özellikle yatkındır.
Her şeyin yüce bir amaç için olduğunu düşünmek, buna inanmak,
insanın muhakeme gücünü felç eden, karşı konulması zor bir durumdur.
Bu aldatmaca, kişiyi birçok hataya sürükler; örtbas etme, çıkar
çatışması, adam kayırma ve kural ihlalleri bu hataların sadece bir
kısmıdır.
Her Şeyi Sadece Senin İçin Yaptım
Bu rasyonelleştirme, “küçük beyaz yalanların” veya performans
değerlendirmeleri gibi kişisel ya da mesleki ilişkiler ile ilgili saklanması
gereken bilgi için gerekçe olarak kullanılır.
Bu rasyonelleştirme türüne, dürüstlük ve saygı ilkelerini zayıflatması
bakımından dikkat edilmelidir.
Kişilerin doğruyu bilmeye hakları vardır.
Bu rasyonelleştirme, diğer insanların “gerçeklerden korunma” ile ilgili
eğilimlerini aşırı abartmaktan kaynaklanır. Ancak insanlar, yalanla
örtülmüş şeylere inanmak yerine, can sıkıcı gerçekleri bilmeyi tercih
ederler.
31
Bir an için kendinizi, yalan söylenilen kişinin yerine koyun, durumu
fark ettiğinde bu kişinin ne hissedeceğini düşünün; bu insanlar size
düşünceli davranışınızdan dolayı teşekkür mü eder yoksa kendilerine
ihanet edildiği, gereksiz yere korunduklarını ya da yönlendirildiklerini
mi düşünürler?
Ateşe Ateşle Cevap Verme
Baş etmek zorunda kalınan durum, karşı tarafın sürekli başvurduğu bir
yol haline gelmişse, karşılık verme, yalan söyleme ve diğer her türlü
kötü davranışın nefsi müdafaa olduğu gibi yanılgıya düşülmesi
durumudur.
Unutulmaması gereken iki yanlışın bir doğru yapmadığı ve eğri gidenin
sonunda yoldan çıkacağıdır.
Kimseye Zarar Vermedi ki
Bu rasyonelleştirmede, kötü davranışı mazur görme söz konusudur.
Başkaları hemen ve somut zarar görmediyse, kişi etik kuralların ihlal
edilebileceği yanılgısına düşer.
Bu yaklaşım, etik zorunlulukları; karar vermede kullanılan temel
kurallar yerine sadece karar vermeye etki eden unsurlara indirger.
Bir kişiye ayrıcalık tanıma, gizli tutulması gereken bilginin çıkar amaçlı
kullanımı,
konumunu
şahsi
menfaat
için
kullanma
bu
rasyonelleştirmenin örnekleridir.
Herkes Yapıyor
Bu rasyonelleştirmede, eylemi gerçekleştiren kişi sayısının artması ile
normalmiş gibi gözüken bir davranışın değerlendirilmeden uygulanması
söz konusudur.
Oysaki kültürel, kurumsal ya da mesleki bir davranışın fazla sayıda
insan tarafından gerçekleştirilmesi bir anlamda norm haline gelmesi o
davranışın etik normlara uygun olduğu anlamını taşımaz.
32
Davranış çok sayıda, kişi tarafından gerçekleştirilse bile etik uygunluğu
değerlendirilmelidir.
Kişisel Bir Kazancım Yoksa Etiktir
Bu rasyonelleştirmede, kişisel çıkar uygunsuz davranışın tek kriteri
olarak değerlendirilmektedir. Başkalarının ya da kurumun bu
davranıştan çıkar sağlaması göz ardı edilmektedir.
Olacağını Söylemiştim…
Aşırı çalıştırıldıklarını, çalıştıklarının karşılığını alamadıklarını düşünen
kişilerin başvurduğu bir rasyonelleştirmedir. Normal iş anlaşması
çerçevesinde alamadıklarını düşündükleri hakları için “ek gelir”
kaynaklarına yönelinmesinin sorun teşkil etmeyeceği yanılgısı söz
konusudur.
Hediye kabul etme, bahşiş alma ya da indirim kazanma sadece
mağduriyetlerini telafi etmek için ya da emeklerinin karşılığını almak
için başvurulan masum yollar olduğu düşünülmektedir.
Hastalık izinleri, sigorta tazminatları, fazla mesai, işyeri imkânlarının ve
iş yeri telefonunun kişisel amaçlı kullanımı suistimal edilen diğer
kaynaklardır.
Bütün Olanlardan Sonra Nasıl Nesnel Davranabilirim ki
Nesnel davranamayacak durumdaysanız bunun farkında olmazsınız.
Bu durumdayken, kararınızı etkileyebilecek; minnettarlık, dostluk,
desteklenme gibi şeyleri hemen fark edemeyebilir, eksik değerlendirme
yapabilirsiniz.
33
Kaynaklar
Kadıoğlu S. Etik Etik Dedikleri, III. Koloproktoloji- Stomaterapi
Sempozyum Özet Kitabı, 12–14 Nisan. Adana. Adana Ostomi
Derneği, Türk Tabipler Birliği, Çukurova Üniversitesi,
Cleveland Clinic katkılı yayın. 2007, s: 86–88
Yıldırım G, Kadıoğlu S. Etik ve Tıp Etiği Temel Kavramları.
C.Ü. Tıp Fakültesi Dergisi 29 (2): 7-12, 2007
Josephson Institute of Ethics: Making Ethical Decisions. N.p.,
n.d. Web. 04 Feb. 2014.
34
Ekler
Etik Karar Formu
Josepson Etik Karar Verme Aşamaları
Durum
Dur Düşün
Hedefleri Netleştir
Gerçekleri Değerlendir
Seçenekleri Ortaya Koy
Sonuçları Göz Önünde Bulundur
Seçim
Gözle – Düzelt
35
Tıbbi Etiğinin Temel Kuralları
Dürüstlük
Yaşama Saygı
Zarar Vermeme
Adalet
Özerklik
Yasallık
Haklar
Fizyoterapi hizmetine
ulaşma hakkı
Hekim tarafından teşhisi
konulmuş hasta hakkında,
yasalar çerçevesinde,
özgürce karar verebilen bir
fizyoterapist tarafından
değerlendirilme ve
müdahale edilme hakkı.
Gizlilik hakkı,
Değerlendirme ve
müdahalelerden haberdar
olma hakkı,
Planlanan müdahaleler ile
ilgili aydınlatıcı bilgi
verildikten sonra rıza
(onam) verme hakkı
Amerikan Fizyoterapi
Cemiyetinin Etik İlkeleri
Saygı
Özgecilik
Hasta Özerkliği
Profesyonel Yargı
İlişkilerde Dürüstlük
Bildirme
Kullanma
Meslektaş Özürlülüğü
Mesleki Yeterlilik
Mesleki Gelişim
Ücretler ve Kodlama
Karşılıksız Verilen
Hizmetler
Etik Karar Verme Sürecinde
Yapılan Hatalar
Bir Şey Önemliyse, Etiktir
Asılsız Zorunluluk Tuzağı
Yasal ve Yasaklanmamışsa,
Uygundur
Sadece İşin Bir Parçası Olarak
Görmek
Her Şey Yüce Bir Amaca
Ulaşmak için
Her Şeyi Sadece Senin için
Yaptım
Ateşe Ateşle Cevap Verme
Kimseye Zarar Vermedi ki
Herkes Yapıyor
Kişisel Bir Kazancım Yoksa
Etiktir
Olacağını Söylemiştim…
Bütün Olanlardan Sonra Nasıl
Nesnel Davranabilirim ki
36
37
Download

Fizyoterapi Öğrencileri için Temel Etik Kavramlar