T.C
YENĠ YÜZYIL ÜNĠVERSĠTESĠ
SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
ĠNġAAT SEKTÖRÜNDE
Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ
Bitirme Projesi
Abdulkadir ATMA
131101246
Bölüm: ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği
DanıĢman
Prof.Dr. Ġmer OKAR
Şubat 2014
T.C
YENĠ YÜZYIL ÜNĠVERSĠTESĠ
SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
ĠNġAAT SEKTÖRÜNDE
Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ
Bitirme Projesi
Abdulkadir ATMA
131101246
Bölüm: ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği
DanıĢman
Prof. Dr. Ġmer OKAR
Şubat 2014
I
Özgünlük Bildirisi
1. Bu çalışmada, başka kaynaklardan yapılan tüm alıntıların, ilgili kaynaklar referans
gösterilerek açıkça belirtildiğini,
2. Alıntılar dışındaki bölümlerin, özellikle projenin ana konusunu oluşturan teorik
çalışmaların ve yazılım/donanımın benim tarafımdan yapıldığını
3. Araştırma ve/veya anket çalışmaları için “etik kurul onay” yazısı alındığını
bildiririm.
İstanbul, 23.02.2014
Abdulkadir ATMA
II
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
ÖZET
İnşaat sektörü, üretim alanlarını etkileyen, ülke kalkınmasına ve ekonomisine önemli katkıda
bulunan bir iş koludur. Bununla birlikte, inşaat sektöründe meydana gelebilecek kazaların ve
zararlı sonuçlarının en aza indirgenmesi için gerekli tedbirlerin alınması önem arz etmektedir.
Son yıllarda Türkiye’de inşaat sektöründe iş sağlığı ve güvenliği konusu ön plana
çıkmaktadır.
Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme isteği ve bu konudaki uyum çalışmaları ve inşaat
sektörünün uluslararası platformda birçok projede yer alması iş sağlığı ve güvenliği
konusundaki çalışmaları olumlu yönde etkilemektedir. Her yıl birçok çalışan, çalışma
alanlarında meydana gelen kazalar sonucunda ölmekte, yaralanmakta veya hastalanmaktadır.
Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli düzeye ulaşamayan ülkelerin ekonomileri de
dolaylı olarak zarar görmektedir. Bu nedenle, iş kazası ve meslek hastalıklarının azaltılması
konusunda toplumsal bilinçlenme büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada Türkiye' de inşaat
sektöründe iş sağlığı ve güvenliğinin durumu, yapı sektörünün kendine özgü çalışma koşulları
incelenmiş olup, bu sektördeki kaza nedenleri ve alınabilecek önlemler sunulmuştur.
Anahtar Kelimeler: İnşaat Sektörü, iş sağlığı ve güvenliği, iş kazaları.
III
ASSESSMENT OF THE OCCUPATİONAL
HEALTH AND SAFETY İN
CONSTRUCTİON SECTOR İN TURKEY
ABSTRACT
Construction sector, which affect production, the country contributed significantly to the
development and economy is in a business. However, accidents may occur in the construction
sector and the harmful results of the measures necessary to minimize comes to the fore. In the
construction sector in Turkey in recent years occupational health and safety issues in the
agenda. Turkey's request to enter the European Union and integration work and construction
sector in this regard the internationalplatform for many projects take place in the occupational
health and safety issues affecting the work is positive. Every year many employees work in
the area died as a result of an accident to occur, are ill or are injured. In addition, occupational
health and safety issues can not achieve sufficient levels of the economy also indirectly, as the
country has suffered. Therefore, reduction of work accidents and occupational diseases is
important for the social awareness. In this study, occupational health and safety in
construction sector in Turkey's current situation, the construction sector will be unique to
describe working conditions and accidents in this sector, causes and measures to be taken will
be presented.
Key Words: Construction sector, occupational health and safety, work accidents.
1
İÇİNDEKİLER
ġekiller Dizini ............................................................................................................................ 2
Tablolar Dizini ........................................................................................................................... 3
1.GĠRĠġ ...................................................................................................................................... 4
2. ĠNġAAT SEKTÖRÜNDE MEYDANA GELEN KAZALARIN NEDENLERĠ .................. 8
2.1. ĠNġAAT SEKTÖRÜNE ÖZGÜ ÇALIġMA KOġULLARI .......................................... 9
2.2. ĠNġAAT ĠġÇĠLERĠ ĠÇĠN SAĞLIK VE GÜVENLĠK ÖNLEMLERĠ ............................ 9
3. SONUÇLAR ........................................................................................................................ 17
4. KAYNAKLAR ..................................................................................................................... 19
2
Şekiller Dizini
ġekil 1.Türkiye’de ĠĢçi Sağlığı ve Güvenliği Organizasyon ġeması………………………….4
ġekil 2. Uygunsuz Ģekilde atılmıĢ malzeme ver artıklar………………………….…………. 11
ġekil 3. GeliĢigüzel yapılıĢ istifleme………………………………………………………… 11
ġekil 4. Korkuluk yapılmamıĢ boĢluklar…………………………………...…………………12
3
Tablolar Dizini
Tablo 1. Son 3 yılda yaĢanan ciddi hasarlı iĢ kazalarının sektörlere göre dağılımı…………....6
Tablo 2. ĠĢ kazalarının meydana geldiği dönemler………………………………………….…6
Tablo 3. ĠĢ kazalarının meydana geldiği iĢ saatlerine göre dağılımı ………………..………....7
4
1.GİRİŞ
ĠĢ kazaları ve meslek hastalıklarının neden olduğu kayıpları en aza indirmek amacı ile
bilimsel
araĢtırmalara
dayalı
güvenlik
önlemlerinin
saptanması
ve
uygulanması
doğrultusundaki çalıĢmalara iĢ güvenliği denir (1).
Türkiye’de iĢ sağlığı ve güvenliğinin sağlanması görevi, 1945 yılında kurulan ÇalıĢma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde ĠĢçi Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından
yürütülmektedir. Genel Müdürlük 1983 yılında Daire BaĢkanlığına dönüĢtürülmüĢtür.
Böylece ĠĢçi Sağlığı Daire BaĢkanlığı, 2000 yılında ĠĢçi Sağlığı ve Güvenliği Genel
Müdürlüğü olarak yeniden teĢkilatlandırılmıĢtır. ÇalıĢma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
(ÇSGB) bünyesinde ĠSG faaliyetlerinde bulunan dört birim bulunmaktadır (3). Bunlar ġekil
1’de Ģematik olarak gösterilmiĢtir.

ĠSGÜM: ĠĢçi Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü (ĠSGGM) / ĠĢçi Sağlığı ve
Güvenliği Merkezi

ĠTK: ĠĢ TeftiĢ Kurulu

ÇASGEM: ÇalıĢma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve AraĢtırma Merkezi

SSK: Sosyal Sigortalar Kurumu
ġekil 1.Türkiye’de ĠĢçi Sağlığı ve Güvenliği Organizasyon ġeması
5
ĠĢçi Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün görevleri ise 3146 Sayılı KuruluĢ Kanununa
göre aĢağıdaki gibidir (3):
a) ĠĢçi sağlığı ve güvenliği konularında, mevzuatın uygulanmasını sağlamak ve mevzuat
çalıĢması yapmak,
b) Ulusal politikaları belirlemek ve bu politikalar çerçevesinde programlar hazırlamak,
c) Ulusal ve uluslar arası kurum ve kuruluĢlarla iĢbirliği ve koordinasyonu sağlamak,
d) Standart çalıĢmaları yapmak, normlar hazırlamak ve geliĢtirmek, ölçüm değerlendirme,
teknik kontrol, eğitim, danıĢmanlık, uzmanlık ve bunları yapan kiĢi ve kuruluĢları inceleyerek
değerlendirmek ve yetki vermek,
e) KiĢisel koruyucuların ve makine koruyucularının imalatını yapacak kiĢi ve kuruluĢlara
yetki vermek, ithal edilecek kiĢisel koruyucuların ve makine koruyucularının standartlara
uygunluğunu ve bu hususlarda usul ve esasları belirlemek,
f) ĠĢçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili yayım ve dokümantasyon çalıĢmaları yapmak ve
istatistikleri sağlamak,
g) Faaliyet konuları ile ilgili yayım ve dokümantasyon çalıĢmaları yapmak ve istatistikleri
düzenlemek,
h) Mesleki eğitim görenler, rehabilite edilenler, özel risk grupları ve kamu hizmetlerinde
çalıĢanlar da dahil olmak üzere tüm çalıĢanların iĢ kazaları ve meslek hastalıklarına karĢı
korunmaları amacıyla gerekli çalıĢmaları yaparak tedbirlerin alınmasını sağlamak,
ı) ĠĢçi Sağlığı ve Güvenliği Merkezi ve Bölge Laboratuvarlarının çalıĢmalarını düzenlemek,
yönetmek ve denetlemektir.
ĠĢçi sağlığı ve güvenliğinin genel amacı; meydana gelebilecek iĢ kazalarına karĢı iĢçi ve
iĢverenin bilinçlendirilmesi, bu durumun insan hayatına ve ülke ekonomisine verdiği
zararların önlenmesidir. Türkiye’de inĢaat sektöründe 2009 yılı baĢı itibariyle 1.238.888 kiĢi
çalıĢmaktadır ve bu rakam Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’na kayıtlı iĢçi sayısının % 14’üne
karĢılık gelmektedir (2). SGK kayıtlarına göre, 2008 yılında Türkiye’de meydana gelen
toplam iĢ kazası sayısı 72.963’tür. Meslek gruplarının içinde, meydana gelen iĢ kazalarında
ilk sırada 6.971 iĢ kazası ile metalden eĢya imalatı iĢ kolu, ikinci sırada 5.728 iĢ kazası ile
kömür ve linyit çıkarılması, üçüncü sırada ise 5.574 iĢ kazası ile inĢaat sektörü yer almaktadır.
Bu sayı toplamda % 8’lik bir değere tekabül etmektedir (2). Bu rakamların yanı sıra, SGK’na
kayıtlı olmayan iĢçilerin SGK istatistiklerine yansımayan iĢ kazaları ve meslek hastalıkları
6
sonucu ölümlerinin olduğu da unutulmamalıdır. Tablo 1’de iĢ kazalarının sektörlere göre
dağılımı ve kaza sonucu meydana gelen sürekli iĢ görmezlik ve ölüm olaylarının değerleri
gösterilmektedir.
Tablo 1. Son 3 yılda yaĢanan ciddi hasarlı iĢ kazalarının sektörlere göre dağılımı (SGK, 2009)
Tablo 2. ĠĢ kazalarının meydana geldiği dönemler (SGK, 2009)
Tablo 2’de de görüldüğü gibi 2006 yılında en çok iĢ kazasının meydana geldiği dönemler
sonbahar ve kıĢ mevsiminin baĢlarıdır. Bunun sebebi; yaz döneminin inĢaat sektörünün en
verimli ve iĢ faaliyetlerinin fazla olduğu bir zaman dilimi olmasıdır. Bu yüzden yoğun bir
çalıĢma sürecinden çıkıp, hiç ara vermeden iĢe devam etmenin iĢçiler üzerinde yarattığı
yorgunluk ve bu yorgunluğun sonucunda artan dikkatsizliğin kazalara sebep olabileceği
düĢünülmektedir. 2007 ve 2008 yıllarında ise yaz mevsiminde en çok iĢ kazası meydana
7
gelmiĢtir. Yaz aylarındaki uzun çalıĢma saatleri ve sıcak havanın iĢçiler üzerindeki olumsuz
etkileri bu duruma sebep olarak gösterilebilir.
Tablo 3. ĠĢ kazalarının meydana geldiği iĢ saatlerine göre dağılımı(SGK, 2009)
Tablo 3’te de görüldüğü gibi en çok iĢ kazası mesainin ilk 3 saatinde ve son saatinde meydana
gelmektedir. Bunun nedeni olarak günün ilk saatlerinde uykusuzluk, güne alıĢamama gibi
sebeplerden dolayı insanların kaza yapma eğilimlerinin daha fazla olması düĢünülmektedir.
Günün son saatlerinde ise, tüm gün çalıĢmıĢ olmanın verdiği yorgunluk ve stres iĢçiler
üzerinde dikkatin azalmasına ve kaza yapma olasılıklarının artmasına sebep olmaktadır.
8
2. İNŞAAT SEKTÖRÜNDE MEYDANA GELEN
KAZALARIN NEDENLERİ
ĠnĢaat sektörü çok geniĢ, dağınık ve birbirinden farklı çalıĢma alanlarına sahiptir. Çoğunlukla
açık havada çalıĢılması sebebiyle birçok risk taĢımaktadır. ÇalıĢma sahası genellikle dıĢarıdan
gelebilecek her türlü etkiye ve tehlikeye açık ve hava Ģartlarından fazlasıyla etkilenmektedir.
ÇalıĢma ortamındaki iĢ kazası ve meslek hastalığına yol açabilecek faktörler Ģu Ģekilde
gruplandırılabilir:
1. Fiziksel faktörler: Sıcaklık, nem, rüzgar, titreĢim, gürültü, ortam ıĢığı.
2. Kimyasal faktörler: Katı, sıvı, gaz halinde parlayıcı, patlayıcılar, kimyasal maddeler.
3. Biyolojik faktörler: Hastalık yapan mikroplar.
4. Psikolojik faktörler: Ġnsan iliĢkileri ve uyumsuzluklar.
5. KiĢisel faktörler: Kurallara uymama, kullanılması zorunlu koruyucu malzemeleri
kullanmama, iĢ güvenliği konusundaki bilgisizlik ve bilinçsizlik, yeteneğe uygun iĢi
yapmama.
ĠnĢaat sektöründe 2009 yılı verilerine göre ölümlü iĢ kazalarının % 12’si kiĢilerin yüksekten
düĢmesinden, % 18’i düĢen cisimlerin çarpıp devirmesinden, % 33’ü bir veya birden fazla
cismin sıkıĢtırması gibi olaylar sonucunda meydana gelmektedir (2). Türkiye’nin inĢaat
sektöründe meydana gelen kazalar açısından dünya sıralamasında üst sıralarda yer alması,
sektördeki eğitim düzeyinin düĢüklüğü ile yakından ilgilidir. Genelde insanlarda var olan aĢırı
cesaret, deneyimlerine fazlasıyla güvenme, daha önce hiç iĢ kazası geçirmemiĢ olması ve
bunun verdiği rahatlıkla hiç geçirmeyeceğini düĢünmesi, iĢinin ehli olduğu duygusu gibi
zihniyetler iĢ güvenliği konusunda yeterince bilinçli olmadığının göstergeleridir. Bunların
yanı sıra, iĢ yerlerinde güvenlik önlemlerinin alınmaması, iĢverenin bu tür önlemleri maliyet
olarak görmesi gibi nedenler de vardır. Ayrıca kaza sonrasında, kaza nedenlerinin Ģanssızlık,
9
kaçınılmazlık, dikkatsizlik ve kader gibi kavramlara dayandırılması, kazaların gerçek
nedenlerinin araĢtırılmasına engel olmaktadır.
2.1. İNŞAAT SEKTÖRÜNE ÖZGÜ ÇALIŞMA
KOŞULLARI
ĠnĢaat sektöründe iĢ kazalarının çok olmasının en önemli sebebi inĢaat sektörünün kendine
özgü çalıĢma koĢulları olması ile ilgilidir. ĠnĢaat sektörünün çalıĢma alanı bakımından diğer
sektörlerden farklı olmasının baĢlıca nedeni her projenin birbirinden farklı olması, inĢaat
sahasının geniĢ, dağınık ve çalıĢma koĢullarının çeĢitliliği ile her türlü riskle karĢı karĢıya
kalınmasıdır. ĠnĢaat alanı tehlikeli bir ortamdır, bu ortamda çalıĢabilmek için tecrübeli ve
fiziksel zorluklara dayanıklı olmak gerekmektedir. Bunların yanı sıra bir inĢaat projesinde
çok sayıda iĢçi çalıĢmaktadır, iĢçiler genelde geçicidir, çalıĢanlar sık değiĢir, bu yüzden iĢçi
sirkülasyonu fazladır bu da iĢçi eğitimini güçlendirmektedir, sürekli eğitimi önlemektedir.
Çoğunlukla iĢçilerin günlük çalıĢma süreleri uzun ya da çalıĢma saatleri düzensizdir (5).
Teknik personel iĢ sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli bilgi birikimine sahip değildir. Yapı
iĢleri ile ilgili düzenlemelerde iĢ sağlığı ve güvenliği konularına yer verilse de uygulamada
aksaklıklar bulunmaktadır.
2.2. İNŞAAT İŞÇİLERİ İÇİN SAĞLIK VE GÜVENLİK
ÖNLEMLERİ
ĠĢ güvenliğini sağlamak hem insani bir görev, hem de yasal bir zorunluluktur. ĠĢ güvenliğini
sağlamak adına iĢ kazalarını önlemek için alınan tedbirler, kaza meydana geldikten sonra
oluĢan maddi kayıpları ödemekten daha masrafsız ve kolaydır. Günümüzde önemli boyutlara
ulaĢan, telafisi olmayan sonuçlar doğurabilen iĢ kazalarının en aza indirgenmesi, güvenli
çalıĢma koĢullarını sağlayarak, iĢverenin ve çalıĢanların karĢılıklı duyarlı ve bilinçli
davranmaları ile mümkündür. Neticede iĢletmelerin iĢ kazalarından ötürü meydana gelen
maddi kayıplarını azaltmak, üretimin kesintiye uğramasını önlemek iĢ gücü verimini artırır,
buna bağlı olarak ülke kalkınmasına da fayda sağlamıĢ olur. ĠĢ kazalarının oluĢumunu
10
engellemek ya da en aza indirmek için alınması gereken tedbirleri aĢağıdaki gibi sıralamak
mümkündür;
1. SGK’nın 2009 yılı baĢı itibariyle iĢ kazası istatistiklerine göre, % 18 oranında düĢen
cisimlerin iĢçilerin baĢına çarpması sonucu ölümler ve ağır yaralanmalar meydana
gelmektedir. Bu tür kazalara karĢı inĢaat alanı içinde sürekli olarak baĢ koruyucu baret, baĢlık
veya kask kullanılmalıdır.
2. ĠnĢaat iĢçileri çoğunlukla zamk, yapıĢtırıcı, tutkal, asfalt, katran, solvan gibi kimyasallar,
silika ve asbest içeren tozlar ve kumların içinde çalıĢmaktadırlar (4). Bu tehlikelere karĢı
iĢçiler solunum koruyucu olarak maske veya respiratör (solunum cihazları) kullanmalıdırlar.
3. ĠnĢaat alanındaki vinç, greyder, kepçe, yıkım ve beton dökme makineleri yarattıkları
gürültü yüzünden gerek bu makineleri kullanan iĢçiler, gerekse çevredeki iĢçiler için önemli
derecede iĢitme sorunlarına neden olmaktadır. Bu tehlikeden korunmak için iĢçiler kulak
koruyucu olarak kulaklık veya kulak tıkacı kullanmalıdırlar (4).
4. ĠnĢaat iĢlerinin her türlü iklim koĢulunda gerçekleĢtirilme zorunluluğu olduğundan, iĢçiler
sıcak, soğuk, kuru, nemli ortamlara karĢı uygun koruyucu kıyafetler kullanmalıdırlar.
5. ĠnĢaat alanındaki kaynak iĢleri sırasında iĢçilerin zararlı ıĢınlardan ve olası metal
parçalarının sıçramasından korunmak için göz koruyucu maske, gözlük, kalkan kullanmaları
gerekmektedir.
6. ĠnĢaat alanında çalıĢan iĢçilerin, iĢ kazası istatistiklerine göre % 12 oranında meydana
gelen yüksekten düĢme tehlikesine karĢı emniyet kemeri takması gerekmektedir.
7. Yapı alanı içindeki tehlikeli kısımlar açıkça sınırlandırılmalı, buralara görünür Ģekilde
yazılmıĢ uyarma levhaları koyulmalı ve geceleri kırmızı ıĢıklarla aydınlatılmalıdır.
11
8. Yapının devamı süresince sivri uçları veya keskin kenarları bulunan malzeme ve artıklar,
geliĢi güzel atılmamalı ve ortalıkta bulundurulmamalıdır.
ġekil 2. Uygunsuz Ģekilde atılmıĢ malzeme ver artıklar
9. ĠnĢaat alanında kazaya sebep olacak veya çalıĢanları tehlikeli durumlara düĢürecek Ģekilde
malzeme istif edilmemeli ve araçlar geliĢi güzel yerlere bırakılmamalıdır.
ġekil 3. GeliĢigüzel yapılıĢ istifleme
12
10. Tavan veya döĢemelerdeki boĢluk ve deliklere korkuluk yapılmalı veya bu deliklerin
üstleri geçici bir süre için uygun Ģekilde kapatılmalıdır.
ġekil 4. Korkuluk yapılmamıĢ boĢluklar
Tüm bu önlemlerin yanı sıra, inĢaat iĢçileri de, hem kendi güvenlikleri hem de diğer iĢçilerin
güvenliğini korumak açısından aĢırı derecede dikkatli olmak, iĢverenin talimatlarına uymak,
tehlikeli durumları yetkililere bildirmek zorundadırlar. Ancak bunların sağlanabilmesi için, iĢe
alınacak iĢçilerin hem fiziksel hem de zihinsel açıdan iĢe uygun seviyede olmalarına dikkat
edilmelidir. Ayrıca iĢin faaliyet süresince çalıĢanlar sürekli olarak denetim altında tutulmalıdır
ve güvenlik bilinci oluĢturulmalıdır (6).
Yapılan farklı bilimsel çalıĢmalardan elde edilen veriler bir araya getirildiğinde Türkiye'de
inĢaat taahhüt firmalarının riski algılamaları, değerlendirmeleri ve yaptıkları uygulamalar
konusunda aĢağıda belirtilen saptamalar öne çıkmaktadır.
Yük. Mimar Pelin Karaçar tarafından 2000 yılında gerçekleĢtirilen “ ” isimli yüksek lisans
tezinde; genel olarak firmalarımızın riski, paranın kaybolma durumu olarak algılamakta
oldukları anlaĢılmaktadır. Planlama ve programlamanın önemi kabul edilmekte ve bunların
13
düzgün yapılması halinde hiçbir problemin doğmayacağı kanısı yaygın bulunmaktadır. Risk
yönetimi, bir yönetim unsuru olarak değil planlama ile ilgili bir sorun olarak algılanmaktadır.
En büyük riskin programsız çalıĢma olduğu ve yapılan programın gerçeği yansıtması
gerekliliği önemsenmektedir.
Kamu Ġhale Kanunu ile kullanım oranının büyük derecede arttırıldığı götürü bedelli iĢlerin
oranının 1990'lı yıllarda toplam iĢlerin %15'i mertebesindeyken, 2000'li yılların baĢında %35,
bu gün ise çok daha büyük derecede olması; Avrupa'da uygulanan planlama anlayıĢının
ülkemizde de anlaĢılmaya ve uygulanmaya baĢlamasını teĢvik etmektedir. Yapım
firmalarımızca bu konuda iĢverenden sağlanan dökümanların yetersizliği sık sık ifade
edilmektedir.
Yüklenici firmaların, alt yüklenicilere iĢ vererek risklerini azaltmaya çabaladıkları, alt
yüklenicilerden alınan teminat mektupları ile oluĢabilecek risklere karĢı önlem almaya
çalıĢıldığı belirlenmiĢtir.
Kanunlarımızın da zorunlu kıldığı All Risk sigortalar ile inĢaat risklerine karĢı önlem alma
yoluna gidildiği ve risklerin maddi açıdan olası kayıplarının, önemli ölçüde azaltıldığı ifade
edilmektedir. Personel ve ekipmanla ilgili sigortalar yapılarak iĢ kazaları ve güvenlik
açısından oluĢacak kayıpların azaltıldığı belirtilmiĢtir.
Yapılan görüĢme ve anket çalıĢmaları ile sağlanan bulgulardan biri de, yurt dıĢında yapım
projeleri üstlenen firmalarımız, sıklıkla kullanılan tip Ģartnameler (büyük çoğunlukla da Fidic
esaslı olanlar) karĢısında, sözleĢmeler ile bağlantılı problemler yaĢamadıklarını ifade etmekte;
deneyimlerin artması ile iyi ve kötü durumların daha iyi ayrıt edilebileceğini
belirtmektedirler. Tip Fidic sözleĢmeleri sayesinde ülkemizde yapılan sözleĢmelerin de
düzelme yoluna gittiği genel bir kanı olarak ifade edilmektedir.
ĠnĢaat yöneticilerinin sözleĢmelerde en çok eksikliğini hissettikleri Ģey; hukuk kurallarına
aykırı olmasına karĢın, tek taraflı sözleĢmelerin yapılmasıdır. Kamu Ġhale SözleĢmeleri
Kanunu ve Tip SözleĢme metinlerinin, idarelerin kendi hak ve menfaatlerini gözetici ve karĢı
tarafa hak ve hukuk tanımayan yapıları, yükleniciler açısından oldukça riskli bulunmaktadır.
14
Büyük kalemli iĢlere çok düĢük fiyat vererek ileride bu fiyatları değiĢtirme düĢüncesi ile
hareket etmenin en büyük risk olduğu ifade edilmektedir. Projelerin büyüklüğünden ziyade
özelliklerinin risk oluĢturabileceği kanısı yaygın bulunmaktadır. Yüklenicilerin, iĢin her
aĢamasını kontrol ederek riskleri minimize etmeye çalıĢtıkları, oluĢabilecek diğer riskler için
de All Risk sigorta kullandıkları görülmektedir. Risklerin eĢit ağırlıkta dağılım göstermediği,
iĢverenin yükleniciye ne kadar sorumluluk yüklerse risk maliyetinin bir o kadar artabileceği
durumunun söz konusu olabileceği belirlenmiĢtir.
Yapılan çalıĢmada belirlenen risk çeĢitlerinin derecelendirilmesi sonucu, firmaların ifade
ettikleri önemlilik sıralaması aĢağıdaki gibi ĢekillenmiĢtir;
1. Politik riskler,
2. Finansal riskler,
3. ĠnĢaat riskleri,
4. Çevresel riskler.
Risk kategorileri maddi kayıp etkilerine göre sıralandığında ise aĢağıdaki önem hiyerarĢisi
ortaya çıkmıĢtır;
1. Finansal riskler,
2. Politik riskler,
3. ĠnĢaat riskleri,
4. Çevresel riskler.
Ayrıca belirlenen hususlardan bazıları; gelir vergisinin karla birlikte düĢünülmesinin risk
oluĢturduğu; hukuksal problemler, kredinin kaynak ve temini, kur riski, sözleĢme stratejisi
açısından oluĢabilecek riskler, iĢin uzaması, yer koĢulları ve yer teslimindeki gecikmeler sıkça
karĢılaĢılan problemler olarak ifade edilmiĢtir.
Tespitlere göre hiçbir firmanın organizasyonunda risk yönetimi ile uğraĢan özel bir bölüm
bulunmadığı fakat bu konuda ekip çalıĢması yapılması gerekliliğinin düĢünüldüğü, bazı
firmalarda ise riskin niteliğine göre farklı bölümlerce risk yönetimi yapıldığı belirlenmiĢtir.
15
SözleĢme fiyatında oluĢacak risk olasılıklarına karĢılık, risk maliyetinin toplam maliyetin %5
ile %10'u nispetinde arttırılması gerektiği fikrine karĢılık, bazı firmaların risk maliyetinin
müteahhitlik karının %25'i mertebesinde olacağı ve fiyat oluĢturulurken bu değerin nihai
teklif bedeline eklenmesi gerektiği görüĢünde oldukları belirlenmiĢtir. Risk maliyeti
belirlenirken önsezinin önemli bir faktör olduğu konusunda fikir birliği bulunmaktadır. Yük.
ĠnĢ. Müh. Fatih Ġncir'in 2003 tarihli “ ” isimli yüksek lisans tez çalıĢmasında edindiği bulgular
ise, aĢağıdaki gibidir;
- Yurt dıĢında yaygın olarak kullanılan planlama teknikleri, ülkemiz inĢat sektöründe 5 yıldan
fazla deneyime sahip yüklenici inĢaat iĢletmeleri tarafından uygulanmaktadır. Ancak
iĢletmelerin, bu iĢlemleri danıĢmanlık desteği almadan kendi planlama bölümleri ile yapmaya
çalıĢmaları ön plana çıkmıĢtır.
- Yüklenici inĢaat firmaları, planlama aĢamasında; süre, maliyet ve kaynak kriterleri
içerisinden en önemlisi olan maliyete daha çok önem göstermektedir.
- ĠnĢaat sektöründe proje yatırım süresi, risk faktörlerinin kısmen değerlendirildiği veya göz
ardı edildiği bir hesaplama esasına göre belirlenmektedir. Uygulamada genellikle, geçmiĢteki
sonuçlara göre süre belirleme ve benzer iĢlerle kıyaslama yöntemi tercih edilmektedir.
- Ülkemiz inĢaat sektöründe proje yatırım maliyetleri, genellikle Bayındırlık ve Ġskan
Bakanlığı birim fiyatlarına ve dövize endeksli analizlere göre belirlenmektedir.
- Risklere karĢı, inĢaat sektöründe yaygın olarak önleme niteliği taĢıyan yaklaĢım, maliyet ve
süre analizlerine ilave yapma Ģeklinde uygulanmaktadır.
- ĠnĢaat sektöründe projelerin uygulanmasını etkileyen riskler içerisinde en önemli risk sınıfı,
finansal ve ekonomik riskler olarak değerlendirilirken, doğal afetler kapsamında ortaya çıkan
riskler ise 5'li değerlendirme ölçeğine göre en az önemli olarak değerlendirilmektedir.
- GeçmiĢte tamamlanmıĢ olan inĢaat projelerinde, maliyet artıĢı ve planlanan süreden daha
geç tamamlanma gibi sonuçlara sıkça rastlanırken, uygulanan projelerin sonucunda kalite ile
ilgili ortaya çıkan sorunlar göz ardı edilemez seviyelerdedir.
16
- Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de, risklerin yüklenici üzerine transferi, iĢveren
açısından yaygın bir riske karĢı koyma stratejisidir.
- Türkiye gibi enflasyonun yüksek olduğu, ekonomik krizlerin sıkça yaĢandığı bir ortamda
yatırımların, Bayındırlık ve Ġskan Bakanlığı birim fiyatlarına göre planlanması, gerçeği tam
olarak yansıtmamaktadır. ĠnĢaat sektörü pek çok risk faktörü içermesine rağmen, ülkemizde
riskler bilinçsiz olarak ele alınmakta ve belirlenen süre ve maliyet sınırları aĢılmaktadır.
Bunun sonucunda da taraflar arasında uyuĢmazlıklar ortaya çıkmaktadır. ĠnĢaat firmalarının
daha gerçekçi yaklaĢımlarla süre, maliyet ve kalite konuları üzerinde durmaları ve bunların
belirlenmesinde, kontrolünde risk faktörlerinin etkilerini proje baĢlangıcından sonuna kadar
gözlemlemeleri ve gerekli önlemleri almaları gerekmektedir. Ülkemizde yaygın olarak
kullanılmayan risk yönetiminin; inĢaat sektörüne ait risklerin belirlenmesi, taraflar arasında
yapılan sözleĢmelerin risklere göre düzenlenmesi ve kiĢilerin risk yönetimi ve sağlayacağı
yararlar hakkında bilgilendirilmesi halinde kullanımı mümkün olacaktır.
17
3. SONUÇLAR
Bu çalıĢmadan aĢağıdaki sonuçlar çıkarılmıĢtır;
1) Türkiye’de diğer sektör grupları ile kıyaslandığında inĢaat iĢ kolu, 2009 yılı baĢı itibariyle
iĢ kazalarının oluĢması bakımından % 8 oranla üçüncü sırada, ölümle sonuçlanan iĢ kazaları
bakımından % 34 oranla birinci sırada yer almaktadır.
2) ĠnĢaat sahalarında en sık rastlanan iĢ kazası sonucu ölümlerin 2009 yılı baĢı itibariyle %
12’si kiĢilerin yüksekten düĢmesinden, % 18’i düĢen cisimlerin çarpıp devirmesinden, % 33’ü
bir veya birden fazla cismin sıkıĢtırması gibi olaylar sonucu meydana gelmektedir.
ĠĢ kazalarının azaltılması için aĢağıda bir takım öneriler anlatılmıĢtır.
1) ĠĢ sağlığı ve güvenliği hizmetleri bütün iĢ yerlerini ve tüm çalıĢanları kapsamalıdır.
2) ĠĢ yerlerinde kurulan ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği birimleri göstermelik olmamalı, yasal olarak
düzenlenip, yaptırım gücüne sahip olmalıdır, ayrıca özlük hakları yönünden iĢverene bağımlı
olmamalıdır.
3) ÇalıĢan odaklı bir iĢ sahası meydana getirmek için tüm iĢçi ve iĢverenin, yetkili kurum ve
kuruluĢlarca iĢ güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi çalıĢmaları yapılmalıdır.
4) Kayıt dıĢı iĢçi çalıĢtırılmamasına özen gösterilmelidir. Bu konuda gerekli merciler
denetimlerini özenle yerine getirmelidir.
5) Yaptığı iĢin bilincinde, iĢ sağlığı ve güvenliği konusunda bilgi sahibi iĢçiler çalıĢtırmak için
belli aralıklarla meslek içi eğitimler verilmeli ve iĢ güvenliği konusunda çalıĢmalar
yapılmalıdır.
18
Sonuç olarak, inĢaat sektörü yüksek oranda riskli bir çalıĢma grubu olup, bu riskleri mümkün
olan en aza indirmek için devlet, iĢveren ve iĢçilere düĢen bir takım görevler vardır. Devlet iĢ
sağlığı ve güvenliği konularında iĢ sahalarını sık aralıklarla denetlemek ve aksi durumlarda
caydırıcı yaptırımlar uygulamalıdır. ĠĢveren ise, iĢ güvenliği konusunu sürekli gündemde
tutarak, iĢçilerin güvenlik kurallarına uyup uymadığını, gerekli koruyucu materyalleri kullanıp
kullanmadığını kontrol etmek, iĢçileri bu konuda bilinçlendirmek ve çalıĢma sahalarında iĢ
güvenliği konusunda uzman kiĢiler çalıĢtırmak zorundadır. ĠĢçilere gelince öncelikle kendi
hayatlarını her Ģeyin üstünde tutup, iĢ güvenliği ile ilgili tüm kurallara hassasiyetle uymalıdır,
kendine aĢırı güven ve bana bir Ģey olmaz mantığı ile hareket etmemeli, her durumda dikkatli
ve temkinli davranmalıdır. Bu konudaki yasal düzenlemeler teorik olarak Avrupa Birliği
standartlarında olsa da uygulamada çıkan aksaklıklar giderilmelidir, sıkı denetimler, taviz
verilmeyen tutum ve caydırıcı cezalarla sorunun üstesinden gelinmeye çalıĢılmalıdır.
19
4. KAYNAKLAR
1) Kozak, T., “TS18001 (OHSAS 18001) ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi: ĠnĢaat
Sektöründe Bir ĠĢletmede Uygulama Örneği”, Yüksek Lisans Tezi, Mustafa Kemal
Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, ĠnĢaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı, Hatay, 2007
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Ġstatistikleri, http://www.ssk.gov.tr, 2006, 2007, 2008, 2009
3) ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, www.isggm.gov.tr, 2009
4) Uyan, M. K., “ĠnĢaat Sektöründe ĠĢ Güvenliği”, Ankara, 2008
5) Baradan, S., “Türkiye’de ĠnĢaat Sektöründe ĠĢ Güvenliğinin Yeri ve GeliĢmiĢ
Ülkelerle Kıyaslanması”, DEÜ Mühendislik Fakültesi, Fen ve Mühendislik Dergisi, Cilt:8,
Sayı:1, Syf:87-100, Ġzmir, 2006
6) Ayna, M. C., “Türkiye’de ĠnĢaat Sektörü ve ĠSG KoĢulları”, ĠnĢaat Sektöründe ĠĢ Sağlığı
7) Yük. Mim Pelin karaçar, Türk ĠnĢaat Sektöründe Ġhale Sürecine Yönelik Risk Yönetimi
Kapsamında Alan ÇalıĢması, ĠTÜ, Fen Bil.Ens Yüksek lisans tezi, 2000
8) Yük. ĠnĢ. Müh. Fatih Ġncir, 2003 tarihli ĠnĢaat Sektöründe Risk Yönetimi ve Kaliteye Etkisi
Akdeniz Ün. Fen Bil. Ens. Yüksek lisans tezi, 2003
Download

Abdulkadir Atma - İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi