ENFLASYON ORANLARI– 05.05.2014
Kaynak: TÜİK & ASYA YATIRIM A.Ş.
TÜFE Nisan ayında aylık %1,34 yükselişle ile ortalama piyasa beklentisinin (%0,82) oldukça
üzerinde geldi. Yıllık olarak ise 12 aylık TÜFE %9,38 olarak gerçekleşti. Enflasyon oranları yıllık
olarak Nisan 2012’den beri en yüksek seviyesine yükseldi. TÜFE’de aylık en yüksek artış %13,10
ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Bu grubu aylık %1,57 ile ev eşyası ve %1,42’lik
yükselişle gıda ve alkolsüz içecekler grubu izledi. Yıllık olarak ise %13,84 ile ulaştırma en fazla
artış gösteren grup oldu. Aylık en yüksek düşüş %0,54 ile ulaştırma grubunda gerçekleşti.
TÜFE’de yıllık olarak yükseliş trendi hızlanarak devam ediyor. TCMB’nin de belirtiği gibi bu
yükseliş eğilimi Haziran ayına kadar devam edebilir. Gıda enflasyonundaki yüksek seyir TÜFE’yi
olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Enerji hariç enflasyonda yıllık olarak yükseliş trendi hızlanarak devam ediyor. TÜFE’de olduğu
gibi enerji hariç enflasyonda da yıllık olarak Nisan 2012’den beri en yüksek seviyeye yükseldi.
Enerji hariç enflasyon aylık %1,72 yükselirken, yıllık yükseliş %10,20 oldu. Enerji hariç
enflasyon hem aylık olarak hem de yıllık olarak TÜFE’nin oldukça üzerinde seyretmeye devam
ediyor. Özel kapsamlı H ve I endeksleri de (çekirdek enflasyon) yıllık olarak TÜFE üzerinde
seyretmeye devam ediyor. H endeksi aylık %1,92 artış kaydederken, yıllık %10,05 arttı. I
endeksi ise aylık %2,12 artarken, yıllık %9,74 artış gösterdi. Her iki endekste hem aylık hem de
yıllık olarak TÜFE’nin üzerinde seyrediyor. Son gelen aylık veriler çekirdek enflasyondaki
yükselişin hızlandığına işaret ediyor. Bu iki endeksin yıllık olarak TÜFE’nin üzerinde seyretmesi
ilerleyen dönemde enflasyonun (TÜFE) yükseliş eğilimine devam edeceğine işaret ediyor.
Enflasyonun artış hızının tekrar gerilediğini görmemiz için bu iki endeksin hem aylıkta hem de
yıllıkta iki ay üst üste TÜFE’nin altına geldiğini görmemiz gerekiyor. Özel kapsamlı TÜFE
endekslerindeki yükseliş eğilimi orta vadede enflasyon için yükseliş trendinin devamına işaret
ettiğinden negatif sinyal veriyor.
ÜFE’de Nisan ayında %0,09 yükseldi. Yıllık ÜFE oranı baz etkisi nedeniyle Nisan ayında yıllık
olarak %12,98’e yükseldi. ÜFE enflasyonu yıllık olarak Ağustos 2008’den beri en yüksek
seviyesine yükseldi. TL’nin değer kaybı sürecinin durması ve stabilize olması sonrası ÜFE’nin
aylık olarak yatay hareket ettiği görülüyor. Ancak baz etkisi nedeniyle Yıllık ÜFE son 5,5 yılın en
yüksek seviyesine yükseldi. ÜFE’de döviz kurlarının geçiş genliği yüksek olduğu için TL’de son
dönemde yaşanan değer kazancı ve stabilizasyon sonrası ÜFE enflasyonun yıllık olarak hızlı bir
şekilde ilerleyen dönemde gerilemesi beklememektedir. ÜFE endeksleri içine aylık en yüksek
artış %0,83 ile Su temininde yaşanırken, yıllık en yüksek artış %13,51 ile imalat endeksinde
yaşandı.
TCMB’nin son enflasyon raporunda 2014 yılında enflasyon tahminini %70 olasılıkla %6,4-8,8
arasında gerçekleşmesini beklerken, yılsonu hedefi olan orta nokta %7,6 olarak belirlendi.
Mevcut TÜFE verileri ve Özel kapsamlı TÜFE enflasyon verilerinin TCMB’nin hedefi olan %7,6 orta
hedefine ulaşılmasının kısa vadede zor olacağına işaret ediyor. Özellikle özel kapsamlı TÜFE
endekslerindeki yükseliş trendi enflasyon hedefinde orta noktanın tutturulmasını zorlaştırıyor.
Ancak TCMB’nin de belirtiği gibi Haziran ayı sonrasında enflasyonda iyileşme görülebilir. TL’nin
stabilize olması ve bir miktar değer kazanması sonrası çekirdek enflasyon kalemlerinde
yaşanacak düşüşlerle yıl sonunda TÜFE’de %7,5-8 aralığında bir enflasyon oranı yakalanabilir.
Olası zamlar bu hedefin tutturulmasını daha da güçleştirecektir. Özel kapsamlı enflasyon
kalemlerinde oluşan trend önümüzdeki dönemde TÜFE’nin TCMB’nin enflasyon tahmin ufku olan
üst banda yakın seyredeceğine işaret ediyor. Kısa vadede ise yıllık bazda enflasyonun bu aralığın
üzerinde seyretmesi beklenmelidir. TL’de son dönemde yaşanan değerlenme ve talep tarafında
yaşanan gerileme ilerleyen dönemde enflasyon hızının TCMB tahmin aralığına gerilemesine
yardımcı olacak faktörler olarak görülüyor. Bununla birlikte TL’de değer kaybının devam etmesi,
doğalgaz-elektrik v.s. gibi ürünlerde yapılacak zamlar ve gıda fiyatlarındaki yükseliş trendinin
devam etmesi enflasyon üzerinde negatif baskı oluşturacak etkenler olacaktır. Son gelen veriler
TCMB’nin faiz indirimi konusunda aceleci davranmayacağına ve yılın ikinci yarısında beklenen
faiz indirimi olasılığının çok sınırlı olabileceğine işaret ediyor. Beklentinin üzerinde gelen
enflasyon verileri sonrası faizlerde sınırlı yükseliş, BIST’te ise kar satışları yaşandı. Gelen
verilerin faiz indirimi beklentilerini zayıflatması sonrası TL’de sınırlı değer kazancı oluştu.
ENFLASYON ORANLARI ve BIST İLİŞKİSİ
TÜFE ve ÜFE arasındaki yıllık enflasyon farkları incelendiğinde, TÜFE’nin yıllık olarak ÜFE’den
yüksek olduğu ve farkı açtığı dönemlerde BIST’te orta ve uzun vadeli yükseliş trendlerinin
oluştuğu görülüyor. Tam tersine farkın kapanarak yıllık olarak ÜFE’nin TÜFE oranları üzerine
çıktığı nokta da ise BIST’te düşüş trendi başlıyor ve negatif fark arttıkça düşüşler hızlanıyor.
Bunun en temel sebebi TÜFE ve ÜFE enflasyon oranları arasındaki farkın tüketici ve üretici
rantları arasında aktarıma neden olmasıdır. TÜFE’nin yüksek, ÜFE’nin düşük olduğu dönemlerde
üreticilerin maliyetleri daha düşük hızda artarken, tüketici fiyatları daha hızlı yükseldiği için
üreticilerin kar marjı daha yüksek olmaktadır. Bu da tüketici rantından, üretici rantına bir
aktarım sağlamaktadır. Bu da şirket karlılıklarına orta vadede olumlu katkı sağlamaktadır. Bu
dönemde sadece üretim yapan sanayi şirketlerinde değil banka karlarında dolaylı olarak artış
olduğu görülmektedir. (Üretici ve tüketici rantıyla ilgili genel tanımlaya raporun sonunda yer
verilmiştir.) Ayrıca TÜFE enflasyonu Türkiye’de direkt iç taleple de alakalı olduğundan TÜFE’nin
ÜFE’den yüksek olması yurtiçi talebinde yüksek olduğunu işaret etmektedir.
BIST’in hareketleri incelendiğinde Mayıs 2013 enflasyon verisi sonrası endeks ile TÜFE-ÜFE
arasındaki spread ’de uyumsuzluk oluştu. Şubat-Mayıs 2013 arasında TÜFE-ÜFE farkı yatay
seyrederken endeksin yeni yükselişler yaparak yeni zirveler oluşturması negatif bir uyumsuzluk
oluşturdu. Başka bir ifadeyle endeks yeni zirveler yapmasına karşın iki enflasyon oranı
arasındaki spreadın son 3-4 ayda yeni zirvelere gidememesi BIST endeksi için bir düşüş
trendinin gerçekleşebileceğine işaret etmiştir. Bu uyumsuzluk sonrası BIST’te sert düşüş oluştu
ve endeks yükseliş trendini aşağı yönde kırdı. İki enflasyon oranı arasındaki fark yıllık olarak
sıfıra yaklaştıkça BIST’te de yeni düşükler görülmeye başlandı. Ocak 2014 itibarıyla TÜFE-ÜFE
arasındaki fark Ocak 2012’den sonra ilk kez sıfırın altına inerek -2,94 puan oldu. Bu BIST’te
uzun vadeli yükseliş trendinin kırıldığını teyit eden bir durumdur. Önümüzdeki aylarda yıllık
TÜFE-ÜFE arasındaki fark eksi oldukça BIST yükselişler gerçekleşse uzun vadeli trend düşüş
trendi yönünde olmaya devam edecektir. Şubat ayın -4,51 olan TÜFE_ÜFE farkı bu ay itibarıyla
-3,60 gerilemiş görünüyor. Bu dönemde de endeks 61.000 seviyelerinden 75.000 seviyelerine
kadar yükseliş gerçekleştirdi. Farkın ilerleyen dönemde daralmaya devam etmesi ve sıfırın
üzerine çıkması orta vadeli yükseliş trendinin başladığını teyit edecektir.
Yukarıdaki son grafikten de görülebileceği gibi TÜFE-ÜFE farkının sıfırın üzerinde olduğu
dönemlerde BIST’in uzun vadeli yükseliş trendinde olduğu spreadin zirve yapmasından sonra
düşüşe geçmesiyle BIST’te zirve oluşumu gerçekleşip düşüş trendinin başladığı görülmektedir.
Farkın azalarak tekrar sıfır altına inmesi ile (yani ÜFE’nin yıllık olarak TÜFE üzerinde seyrettiği
dönemlerde) ile birlikte ise BIST’te orta ve uzun vadeli düşüş trendlerinin oluştuğu görülüyor.
Başka bir ifadeyle BIST’te yükselen trendin teknik olarak aşağı kırıldığı görülüyor. Son gelen veri
sonrası TÜFE-ÜFE arasındaki yıllık farkın daralması pozitif olsa da endekste uzun vadeli yükseliş
trendinin tekrar başlaması için farkın pozitife dönmesi gerekir.
Fatih TOMAKİN
Yurtiçi Sermaye Piyasaları
Uzman
www.asyayatirim.com.tr
TÜİK BÜLTENİ
Tüketici Fiyat Endeksi, Nisan 2014
Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık %1,34 arttı.
TÜFE’de (2003=100) 2014 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %1,34, bir önceki yılın Aralık ayına göre
%4,96, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,38 ve on iki aylık ortalamalara göre %7,97 artış gerçekleşti.
Aylık en yüksek artış %13,10 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti.
Ana harcama grupları itibariyle 2014 yılı Nisan ayında endekste yer alan gruplardan ev eşyasında %1,57,
gıda ve alkolsüz içeceklerde %1,42, eğitimde %0,97, sağlıkta %0,93 artış gerçekleşti.
Aylık en fazla düşüş gösteren grup %0,54 ile ulaştırma oldu.
Ana harcama grupları itibariyle 2014 yılı Nisan ayında endekste düşüş gösteren bir diğer grup ise %0,10
ile çeşitli mal ve hizmetler oldu.
Yıllık en yüksek artış %13,84 ile ulaştırma grubunda gerçekleşti.
TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre gıda ve alkolsüz içecekler (%13,15), lokanta ve oteller (%12,48),
eğitim (%10,37), ev eşyası (%8,84) artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.
Aylık en yüksek artış %1,81 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli)’de oldu.
İstatistiki Bölge Birim Sınıflaması (İBBS) Düzey 2’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın Aralık ayına
göre en yüksek artış %5,74 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, bir önceki yılın aynı ayına
göre en yüksek artış %10,56 ile TR22 (Balıkesir, Çanakkale) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre
en yüksek artış %9,46 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) bölgesinde gerçekleşti.
Nisan 2014’te endekste kapsanan 432 maddeden; 61 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken,
291 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 80 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.
Tüketici Fiyat Endeksi (2003=100), Nisan 2014
(Yıllık değişim oranı)
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Mart 2014
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Nisan 2014
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi aylık %0,09 arttı.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), 2014 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %0,09, bir önceki yılın
Aralık ayına göre %5,61, bir önceki yılın aynı ayına göre %12,98 ve on iki aylık ortalamalara göre %7,89
artış gösterdi.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi Değişim Oranları (2003=100), 2013-2014
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (2003=100), 2013-2014
(Bir Önceki Yılın Aynı Ayına Göre Değişim Oranları)
Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %0,59
düşüş, imalat sanayi sektöründe %0,18 artış, elektrik ve gaz sektöründe %0,63 düşüş ve su sektöründe
%0,83 artış olarak gerçekleşti.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ve Değişim Oranları (2003=100), Nisan 2014
En yüksek aylık artış deri ve ilgili ürünler sektöründe gerçekleşti.
Bir önceki aya göre endekslerin en fazla artış gösterdiği alt sektörler; deri ve ilgili ürünler (%4,40), ağaç
ve mantar ürünleri (mobilya hariç) (%2,84), gıda ürünleri (%2,72) alt sektörleridir. Buna karşılık diğer
mamul eşyalar (%-4,01), metal cevherleri (%-3,94) ve kok ve rafine petrol ürünleri (%-3,39) bir ay
önceye göre endekslerin en fazla gerilediği alt sektörler oldu.
Ana sanayi gruplarında en yüksek artış dayanıksız tüketim malında gerçekleşti.
Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2014 yılı Nisan ayında en yüksek aylık ve yıllık artış dayanıksız
tüketim mallarında gerçekleşti.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi Ana Sanayi Grupları ve Değişim Oranları (2003=100), Nisan 2014
Kaynak: TUİK BÜLTEN’den direkt alıntıdır.
Tüketici Rantı: Bir malı, belirli bir fiyattan almaya hazır olan tüketicinin, malı daha düşük bir fiyattan
satın alarak mala ödemiş olduğu paranın değerinden daha çok fayda sağlamasıdır. Oluşan fiyat farkı,
tüketici lehine olan bir farktır..
Üretici Rantı: Üretici ürettiği bir malı belli bir fiyattan satmaya razı iken piyasa koşulları malın fiyatını razı
olunan miktarın üzerine çıkartırsa üreticinin elde ettiği bu avantaja üretici rantı denir.
UYARI: Bu rapordaki veriler güvenirliliğine inanılan kaynaklardan derlemiş olup, yapılan
yorumlar sadece ASYA YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.’nin görüşünü yansıtmaktadır. Sadece
burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir
ve bu bilgiler, herhangi bir yatırım aracı için olumlu/olumsuz bir vaat içermemektedir. Bu
raporun ilgili yatırım konusunda her türlü veriyi içerdiği düşünülmemelidir. Bu raporda yer alan
yorumlar,
tavsiyeler
ve
diğer
bütün
bilgiler;
yatırım
danışmanlığı
kapsamında
değerlendirilemez. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri,
mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Bu veriler, yaşanacak olan gelişmeler çerçevesinde
yatırımcıya haber verilmeksizin değiştirilebilir. Bu bilgiler ışığında yapılan ve yapılacak olan
yatırımların sonuçlarından Şirketimiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Bunlara ilaveten, Asya
Yatırım, raporların internet üzerinden e-mail yoluyla alınması durumunda virüs, hatalı
gönderim veya diğer hernangi bir teknik sebepten dolayı alıcının donanımına veya yazılımına
gelebilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumlu tutulamaz.
Download

NİSAN AYI ENFLASYON VERİLERİ - 05 Mayıs 2014