î : 50
17 Şubat 1326 (1910)
işittiğim gibi Fransa Kanunu Cezasından alınmıştır
deniliyor.
Efendiler, ben buna bir
misal
söyleyeceğim.
Fransızların bir Ceza Kanunun olduğu gibi elyevm
1872 tarihinde midir, nedir? Vazettikleri kanun şek­
line ifrağ ettikleri bir ı(Kod Sivil) midir nedir, bir
şeyleri var. Bu kod sivilin bizce zamanı vaz ve ted­
vini malumdur.
A H M E T MÜFİT BEY (İzmit) — [O kanunu
ceza değildir, hukuktur.
HASAN F E H M İ E F E N D İ (Devamla) — Onu
biliyorum efendim, şimdi bizim de bir hukuku medeniyemiz, yani bir mecellemiz vardır ki, orada bi­
zim hukuku İslâmiyenin
yüzde kaçı yazılmıştır?
Efendiler, ben yüzde 5'i diyebilirim. Zannederim 5
de değildir, Acaba bu yüzde 5, yani bu ümmahatı
mesall, bu mevadda seriye kaç tarihinde
vücuda
geldi, tanzim edildi bu mehaz hangi tarihte alındı?
Bu kanun zannedersem 1250 bu kadar sene evvel
vücuda gelmiştir.
Bizim Mecelle bugün mü vücuda gelmiştir. Cev­
det paşa mı yaptı, 1250 sene evvel vücuda gelmiştir,
tabiî bizim Mecellemiz Fransızların kotsivilinden alın­
mış diyemeyiz. Onu hiç kimse de diyemez. Çünkü
tarihi mukaddemdir. Bugün kitabül kefaleye bakınız
efendiler, kotsivilin kitabül kefalesini alalım. Sonra
bizim Mecellemizi alalım, yalnız 4 mesele üzerinde
ihtilafımız vardır, yani ayrılık yalmz 4 meselededir.
Şimdilik diğer muhtevi olduğu ebyabta da yine 3 - 4
ihtilaf vardır. Efendiler, kotsivil mi mecelleden alın­
mış deriz, yoksa Mecelle mi kotsivilden alınmış deriz.
YANKO MAMAPOLO EFENDİ (Ergiri) — Kot­
sivil Roma Kanunundan alınmıştır.
HASAN FEHMİ EFENDİ (Devamla) — Şimdi,
Ceza Kanunu medeniyet ilmi irfan hakkında bu dün­
ya üzerine başhca esaslı surette ilk evvel medeniyet
dersi veren kürsü zannedersem cezir tul araptır. Hepi­
niz bunu teslim edersiniz. Binaenaleyh şimdi kotsivilde bu derece tevafuk ediyoruz. Demek ki alınmak la­
zım gelirse kotsivilin taalluk eden mevaddı bizden
alınmıştır, deriz. Şimdi efendim eğer Ceza Kanunu
da Fransız Kanunundan alınmış dersek tabiî bu ceza­
lar yani tazir ve siyasete ait olan ceZalar tabiî bun­
dan 1900 sene evvel mevzuu ve mevcut idi. Öyleyse
Fransız cezaları, tazire ait cezaları da bizden ne za­
man alındığını bilmeyerek almışlar. Sonra aldıktan
sonra üzerine başka elbise giymekle, bizim değildir
mi diyeceğiz? Elbisesini değiştirmekle Fransızların eli­
ne de geçmiş, mahkemelere tatbik etmiş diyerek şim­
C: 2
di Fransadan alıyor muyuz diyeceğiz? Ben derim ki,
Fransa Kanunu cezası Şeriatı İslâmiyenin taziri ahka­
mından müstenbatı ahkâmdır derim. Biz onlardan alı­
yoruz demiyoruz, onlar bizden ahyor diyoruz, onlar
bizden aldılar.
ZEYNEL ABİDİN EFENDİ (Konya) — Buna
itiraz eden yok.
HASAN FEHMİ E F E N D İ (Devamla) — Hasm-i
fesad için, milletten fenalığı izale için mesela vifakı,
asayişi, emniyeti temin için bu kanunların burada
müzakereleri icra kılınacak, irade buyuracaklar. İşte •
Şeriatı İslamiyeye o suretle tevafuk eder. Herkes Şe­
riat ahkâmına muvafık olarak telakki eder ve edil-mesi lazım gelir zannederim.
NECMETTİN MOLLA BEY (Adliye Nazırı) (Kastamonu) — Efendim, müsaade
buyurursanız
bendeniz bir kelime söyleyeyim, bu bahiste söz o
kadar tevali etti ki, zannedersem muhterem rüfekadan
bazıları bu vadide söz söyleyeceklerdir. Ceza kanun­
namesinin birinci maddesi bu mebahisi kamilen hal­
letmiştir. Doğrudan doğruya Hükümet aleyhine vuku
bulan ceraimin icrayı mücazatı devlete ait olduğu
gibi şahıs aleyhinde vuku bulan cerahimin asayiş
umumiyeyi ihlal eylemesi ciheti dahi kezalik Devlete
ait olduğundan tayin ve icrası seran emri ulül-emre
.ait olan tazirin tayini derecatını dahi iş bu kanunna­
me mütekefil ve mutazammım olup, ancak herhalde
seran muayyen olan hukuku şahsiyeye halel gelmeye­
cektir.
ZEYNEL ABİDİN EFENDİ
(Konya) — Bu
madde her şeyi halletmiştir. Şimdi gelelim tekerrür
maddesi hakkında ne söyleyeceklerse söylesinler.
REİS — Onda fazla söz söylenemez.
A H M E T H A M D İ EFENDİ (Bursa) — Tevfik
efendi encümenin teklif ettiği idam cezasını şerri şe­
rife muhallif olduğundan bahsettiler. Bilakis kelime­
nin bütün manasıyla şeri şerife muvafıktır. Çünkü
katil kötübü fıkhiyede 5 kısma taksim olunmuştur.
Katli amdi dışı bir katli amdi, katli hatai ve bunların
mecrasında cari olan katillerdir. Katli amdi alatı ka­
tla ile icra edilen katilden ibarettir ki, onun cezası
kısası seridir. Kötübü fıkhiyede sarrahtır ki, şibih
katli amdi eğer bir katil tarafından tekerrür ederse
tekrar vukuunda Sultan, katili siyaseten idam hakkına
haizdir. Binaenaleyh burada mesele mükerrirler hak­
kındadır.
Aynı kötübü fıkhiyede beyan olunan mevadda mu­
vafıktır. Encümenin teklifi seridir, kabulü reyindeyim
ve ondan başka burada deniliyor ki, «Esbabı kanu-
— 370 —
TBMM KUTUPHANESI
Download

î : 50 17 Şubat 1326 (1910) C : 2 işittiğim gibi Fransa Kanunu