İ : 28
10 Kanunusani 1326
Umumun menfaati için habsi nefs etmiş, vakfı vücûd etmiş, askere, âdâ karşısına gitmiş olan kimseye
milletin her ferdinin alettedric muavenet etmesi lazım­
dır esasıdır. Fakat rica ederim, bu esası düşünebile­
cek ve bunu nazarı itibara alaraktan o adamın malı­
nı yoluyla temşiyet edecek, o adamın malını ziyadan
muhafaza ve sıyanet edecek hangi Heyeti İhtiyariyye
bulunabilir? Bu Heyeti İhtiyariyyenin muîn olması
ne akla, ne âdete muvafık değildir. Bu olamaz. Bi­
naenaleyh, onun hazfi taraftarıyım. Bu Hey'et-i İhti­
yariyyenin muîn olması meselesi, hiçbir veçh ile ka­
bul olunur şey değildir, olamaz. O fıkrayı kaldırmak
lazımdır. Biz biliyoruz ki, Heyeti İhtiyariyyeyi teşkil
eden adamlar, kendi umurunu temşiyetten âciz adam­
lardır. Kendi umurunu temşiyet etmekten âciz olan
adama hiç taalluku bulunmayan bir kimsenin umûm
berâyi temşiyet nasıl tevdi olunur? Bu, kat'iyyen ka­
bul olunacak bir mesele değildir efendim. Bu fıkranın
tayyını teklif ediyorum.
NAFİ PAŞA (Halep) — Efendim, Reis Beyefendi!
Burada söyleyeceğim söz, iki kısma münkasemdir.
Kısmı evvelini Artas Efendi söyledi, ikinci kısmını
söyleyeceğim ki, zaten 25 kile ita ettiğini evrakı müsbite ile ispat etmesi noktası zürrâı teşvik etmek için­
dir. Halbuki, bir insan ekini ektikten sonra ihtimal
ki, kaderi ilahî ile çıkmaz ve zaten bizde de her sene
Hükümet, emaneten, idare etmiyor. Mültezimler ilti­
zam ediyorlar. Mültezimlerden mi bir ilmühaber geti­
rip ispat edecek? Bu fellaha verdiğimiz bu müsaade
fellahın daha ziyade ektiğini anlamak içindir. Söyle­
diğim kaide noktasında ziyade ektiğini ispat etmez.
Bu kaideyi kaldırıp da yerine 25 kile öşür vermekten
ise bu kadar yeri işgal etmek veyahut bu kadar kile
ziraat ettiğini ispat etmek gibi bir kayıt konursa o
vakit daha âdilâne olur. Bilmem rüfakayı kirama arz
edebildim mi? Bu vahidi kıyasî onun mesaisi hakkında
bir maddei sübutiyye teşkil etmez. Aslı bir köyde alın­
mayacak bir adam yoktur. Mesela 10 kile, 50 kile
ziraat ettiğini nispet etmekle, kabul eylemekl iğimiz la­
zım gelir.
YORGO BOŞO EFENDİ (Serfice) — Bendeniz
bu tafsilatı fazla görüyorum. Bu maddenin kamilen
tayyını talep ediyorum. Böyle bir istisna, yalnız bir
sınıf ahali için yapmamalıyız. Eğer, zürrâdan. mem­
leketin istifade etmesini istersek, başka tedbirler yap­
malıyız. Ziraat Nezareti onları düşünür, biz de onları
umumiyet itibariyle düşünürüz. Onlara başka suretle
kolaylıklar yaparız, Aşar Nizamnamesini tadil ederiz.
Başka birtakım tedbirlere müracaat edebiliriz. Fakat
C: 2
burada yalnız Çiftçiler için ayrı bir istisna kaidesini
koymamalıyız. Zira, çiftçiler kadar, evlerini idare
eden bazı sanatkârlar var. Niçin bir dülgerin yahut bir
berberin dükkânını kapatmaya razısınız da, yalnız
çiftçiyi düşünüyorsunuz? Acaba, yalnız o çiftçi mi
bize vergi veriyor. Niçin böyle tabakatı ahali beynin­
de bir istisna kabul ediyoruz? Bendeniz, bu maddenin
külliyyen lağvım teklif ediyorum.
İSMAİL SITKI BEY (Aydın) — Biraz izahat ve­
reyim efendim.
SAİT EFENDİ (Üsküp) — Köylünün ve cemaatin
muîn olup olamaması hakkında rüfekadan Vehbi
Efendi hazretlerine iştirak etmekle beraber, arz etmek
isterim ki, memlekette Aşar vergisi bir türlü cibayet
olunmaz. Bazı yerde yalnız tütün ekilir, bazı yerde
yalnız afyon ekilir, bazı yerlerde yalnız patates ekilir.
Mesela Bosna hududunda yalnız patates ekilir. Trab­
zon'da, Manisa'da bizim taraflarda yalnız tütün ekilir.
Bazı yerlerde yalnız fındık var, Trabzon cihetlerinde
olduğu gibi. Bu bir vahidi kıyâsî değildir. Bununla
beraber, Boşo Efendinin fikrine de muarız ve muhalif
bulunuyorum. Zira, Hükümet ve Meclisi Mebusan zi­
raata medyunu müsaadedir. Çünkü, ziraat bu mem­
leketin vasıtai yegânei bekasıdır. Onun için bir adam
binlerce dönüm araziye malik olur da, işletemez vesait,
amele bulamaz, zaten Avrupa usulü üzre bizde harâset
yok. Herif bu miktarda kile veremezse o vakit ara­
zisini muattal bırakmış olur. Nihayette vatan da, Dev­
let te mutazarrır olur. Bu maddenin hakkaniyete mu­
vafık olacak bir surette başka bir şekle konmasını En­
cümene teklif ederim. Vahidi kıyâsî tayini için Encü­
mene havalesini teklif ederim. Hele Encümene ha­
vale edilmeli, burada yapmamalıyız. Mutlaka Encü­
mene havale edilmeli.
İSMAİL SITKI BEY (Aydın) — Bendeniz zan­
nederim ki, vereceğim izahat üzerine mesele mümkün
mertebe halledilmiş olacak. Esbabı mücibesinde dahi
gösterildiği veçhile, bu maddei kanuniyye sırf bir istisnaiyyet, rençberlere de bir muavenet, bir teşvik ol­
mak üzere yapılmıştır. Boşo Efendi arkadaşınız bu
teşvikin bir nevi esnafa hasrı ile diğer esnafların bun­
dan hissedar edilmemesi müsavata muvafık olmadığı­
nı iddia ediyor. Yeknazarda bu iddia, muvafıkı haki­
kat gibi görünür; fakat birçok kanunlarımızda ezcüm­
le şu Ahzı Asker Kanununda bazı müstesneyat kabul
ettik.
Mekâtibi Âliye mezunlarının hizmet-i askeriyyesini bir seneye indirdik. Avrupa'ya mekteplere giden­
leri tecil ettik, halbuki bizim memleketimizin en ziya-
— 278 —
T B M M KÜTÜPHANESİ
Download

İ: 28 10 Kanunusani 1326 C: 2 Umumun menfaati için habsi nefs