SAME NEDİR? NEWSWEEK Yazısı
Bu bahar, cumartesi günü üzerine hiç alışılmadık bir his çöktüğünde kadın
kendine ve arkadaşına öğle yemeği hazırlıyordu. 50 yaşınndaki sosyal
hizmet görevlisi bundan 2 yıl önce derin bir depresyona girmiş fakat aldığı
ilk reçeteli antidepresanın onu uyuşuklaştırması, cinsel açıdan
pasifleştirmesi ve duygularına karşı hissizleştirmesinden dolayı ilacı
kullanmayı bırakmıştı. Sonra, Mart ayının ortalarında, SAMe adındaki doğal
yollardan oluşmuş maddeyi duydu. Bu cumartesi sabah masayı hazırlarken,
Same’yi sadece bir kaç gündür kullanmaktaydı ve işte o anda saf, su
katılmamış bir zevk hissetti.
Bu kadın o zamandan beri SAMe kullanıyor ve değişen tek şey ruh hali
değil. Bu bahara kadar romatizması için reçeteli (ağır) antienflamatuar ilaç
kullanmaktaydı ve yine de dizlerini kıvırmakta zorlanmaktaydı. Şimdi, bu
ilaçların hepsini kullanmayı bıraktı ve 20 yıldır kendini ilk defa bu kadar
çevik hissediyor.
Binlerce hastanın yer aldığı, Avrupa’da yapılan düzinelerce çalışmada
SAMe romatizma ve başlıca depresyon için uygulanan geleneksel tedaviler
kadar iyi bir performans göstermiştir. Araştırmalar SAMe’nin aynı zamanda
normalde tedaviye kolay cevap vermeyen karaciğer hastalıklarını da
dindirdiğini göstermektedir. SAMe’nin yüksek dozlarda bile, yan etki
oluşturmadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca doktorlar 20 yıldır SAMe’nin ilaç
olarak kabul edildiği 14 ülkede, bu ürünü başarılı bir şekilde hastalara
vermişlerdir.
SAMe yakın zamana kadar sadace çok az Amerikalı tarafından bilinmektedir
çünkü 1970’lerde bir İtalyan firması tarafından farmasotik olarak üretilen
SAMe, olanak yetersizliğinden dolayı Amerika’da ilaç onaylamasına tabi
tutulamamıştır. Ancak bu yıl iki Amerikan vitamin firması (GNC ve
Pharmative) SAMe’yi ek madde olarak satmak için ithalatına başlamıştır.
Ürün hızlı bir şekilde satılmaya başlamış, Pharmative şirketinin Nature
Made markası drugstore ve marketlerde satılan 13,000 supleman arasında
25. sıraya yerleşmiş ve ürünün etkisi hala artarak devam etmektedir.
Romatizma ya da depresyondan şikayeti olan 50 milyon Amerikalı’yı göz
önunde bulundurursak,sonuçların şaşırtıcı olduğu söylenebilir.
Formel ismi S-adenosylmethionine olan SAMe, (şifali) bitki ya da hormon
değildir. Vücudumuzdaki hücreler de dahil olmak üzere bütün yaşayan
hücrelerin sürekli olarak ürettiği bir moleküldür. Bu molekülün önemini
kavramak için metilleme prosesini anlamak gerekir. Bu, bir molekülün dört
atomlu uzantısını (metil grubu) komşu bir moleküle bağışlaması ile oluşan
basit bir işlemdir. Bu işlem süresince, hem donör hem de alıcı şekil değiştirir
ve bu dönüşümler geniş kapsamlı etkilere sahip olabilir. Metilleme, vücutta
saniyede bir milyar kere gerçekleşir ve fetal gelişmeden beyin
fonksiyonlarına kadar herşeye etki eder. Expression of genesi düzenler.
Hücreleri izole eden yağ zarlarını korur. Ayrıca, çeşitli hormonların ve sinir
taşıyıcılarının-neurotransmitter- (serotonin, melatonin, dopamin ve
adrenalin) faaliyetlerini düzenlemeye yardımcı olur. Biokimyacı olan Craig
Cooney “Methyl Magic” adlı yeni kitabında “Metilleme olmasaydı
bildiğimiz üzere yaşam olmazdı” gözlemini dile getirmiştir.
Dolayısı ile SAMe olmadan bildiğimiz üzere metilleme de olamazdı. Her ne
kadar çeşitli moleküller metil gruplarını komşularına geçirebilseler de,
SAMe metil donörleri arasındaki en aktif olanıdır. Vücudumuz SAMe’yi,
proteince zengin yiyeceklerde bulunan bir amino asit olan metioninden
yapar ve onu devamlı olarak geri dönüştürür. SAMe molekülü metil grubunu
kaybettiği anda homosistein oluşturmak için bozulur (break down). Eğer
homosistein hücrenin içinde toplanırsa son derece toksik olur. Fakat, birkac
B vitaminin (B6, B12, ve folik asit) yardımıyla vücudumuz homosisteini
çok önemli bir antioxidant olan glutathionine’e çevirir ya da metionine geri
metiller.
SAMe ve homosistein aynı molekülün iki gerekli versiyonudurlar: biri iyi
huylu, diğeri tehlikeli. Hücrelerimiz yeterli bir sekilde B vitaminlerini
depoladığı zaman metillemenin faal ilerleme hızı homosistein seviyelerini
düşük tutar. Fakat bu vitaminler bizde eksik olduğu zaman homosistein hızlı
bir şekilde oluşur ve SAMe’nin üretimini erteleyerek sayısız sağlık
problemlerine neden olabilir. Yüksek homosistein, kalp krizine ve felce
neden olan başlıca bir risk faktörüdür. Hamilelik sırasında, ‘spina bifida’ ve
başka doğum kusurları riskini artırır. Ayrıca bir çok araştırma SAMe’yi
depresyon içinde kapsar.
Extra SAMe almak insanın ruh halini tam olarak nasıl iyileştirir?
Araştırmacılar birtakim olasılıklar tanımlamıştır. Normal beyin fonksiyonu
hücreler arası kimyasal taşıyıcıların geçitini gerektirir. SAMe, serotonin ve
dopamin gibi mod-destekleyici (mood-boosting) taşıyıcıların etkisini
artırabilir; ve bunu da ya kırılımlarını (breakdown) düzene sokarak ya da
asılı durdukları reseptör moleküllerin üretimini hızlandırarak yaparlar.
SAMe aynı zamanda mevcut olan reseptörleri daha da duyarlı yapar. Bu
moleküller sanki yüzücüler havuzdaki suyun üzerinde yürürlermiş gibi beyin
hücrelerinin dış çeperlerinde yüzerler. Eğer çeperler kalınlaşır ya da glutinoz
olursa, yaş bağlı veya diğer sebeplerden dolayı reseptörler hareket etme ve
kimyasal sinyalere yanıt vermek için değişme yeteneğini kaybederler. SAMe
fosfolipid denilen yağları metilleyerek çeperleri akışkan, reseptörleri de
hareketli (akışkan) tutar.
Araştırmacılar, SAMe’nin depresyon tedavisindeki etki mekanizması ile
ilgili 1970’den beri yaklaşık 1400 hastanın yer aldığı 40’tan fazla klinik
çalışma yayınladılar. Bu araştırmaların FDA standatlarına göre küçük
olmasına rağmen sonuçlar önemli ölçüde istikrarlı olduğu gözlemlenmiştir.
1994 yılında Roma’daki Cattolica Sacro Cuore Üniversitesi’nde psikiyatrist
olan Giorgio Bressa, düzinelerce kontrollü çalışmada sonuçlara ulaşmış ve
“Depresif sendromlara yapılan müdavilerde SAMe’nin etkinliği kullanılan
plasebolardan daha üstün ya da kullanılan standart antidepresanlarla
kıyaslanabilir” bulgusuna varmıştır.
SAMe mod-destekleyici (artırıcı) doğal maddeler arasında ilk değildir.
Küçük çapta araştırmalara göre St. John’s Wort düşük seviyedeki
melankoliyi rahatlatabilir bulunmuş fakat SAMe çok daha fazla ciddi
hastalıklara karşı test edilmiştir. Küçük çapta yapılan birkaç USA
araştırmalardan birinde California Üniversitesindeki araştırmacılardan
Irvine, 17 şiddetli depresyon hastasına 4 hafta boyunca günde 1600 mg
olmak üzere SAMe ya da iyi bilinen bir antidepresan olan desipramine
vermiştir. SAMe alanların %62 si, desipramine alan %50 hastadan daha iyi
bir cevap verdiği gözlemlenmiştir.
Henüz SAMe’nin reçeteli bir antidepresandan daha dikkat çeken bir şekilde
etkili olduğu bulunamasa da açıkca daha az toksik olduğu bilinmektedir.
Prozac’dan daha önce gelen ilaçlar, yüksek dozlarda ya da başka ilaçlarla
birlikte alındığında ölümcül olabilmektedir. Prozac, Zoloft ve Paxil gibi yeni
antidepresanlar daha az tehlikeli ancak baş ağrısı, ishal, gerginlik,
uykusuzluk ve cinsel yetersizliğe gibi pek çok bilinen yan etkileri vardır.
Peki ya SAMe? Araştırmalara göre, diğer antidepresanlar gibi bipolar
rahatsızlıkları olan hastalarda manik atağı tetikleyebilir. Bunun haricinde en
ciddi yan etkisi ise hafif mide bulantısıdır.
USA’de yapılan geniş araştırmalar bu bulguları dogrulayana kadar sadece
birkaç Amerikalı doktor SAMe’yi şiddetli depresyonda olan insanlara
önerecektir. Harvard Üniversitesi’nin psikiyatristi: “Kanıt umut verici
görünüyor fakat kesin değil. Bazı Avrupa ülkelerinin bizden daha değişik
pazarlama standartları var” demiştir. UCLA biokimyacısı Steven Clarke da
bu endişeyi tekrar etmiş ve ülkenin tüketicilerin kobay faresi olduğu geniş
ve kontrolsüz deneylere giriştiğini belirtmiştir. Asıl endişe, depresyon
hastalarının diğer tedavileri SAMe kullanmak için bırakacak olmaları ve
intiharla sonuclanmasıdır. Colombia Üniversitesi psikiyatrisi Richard
Brown, Baylor Üniversitesi’ndeki neuropharmacologist Teodoro Bottiglieri
ile birlikte yazdığı “Depresyonu Şimdi Durdurun” adlı yeni kitabında bu
tehlikeye karşı uyarıda bulunmuştur. Buna rağmen, yakın yıllarda
Brown’nun kendisi birkaç yüz hastayı SAMe ile tedavi etmişitir. Bu
uygulamada bazı hastaları sadece SAMe uygularken bazılarında da
SAMe’yi başka ilaçlarla kombine etmiş ve hiç bir kötü deneyim
bildirmemiştir. Kesin bir şekilde “bugüne kadar yazdığım en iyi
antidepresan. Sadece yararlarını gördüm” demiştir.
Eğer dünya daha iyi bir antidepresana ihtiyaç duyuyorsa daha iyi bir
romatizma ilacına da ihtiyaç duyabilir. Kronik eklem ağrısı olan 40 milyon
Amerikalı’nın yaklaşıks üçte biri aspirin ve ibuprofen gibi ilaçlar
kullanmaktadır. Artrit gücündeki dozların (bunlara NSAID ya da
nonsteroidal anti-inflammotory deniliyor) mideyi tahrip edici yan etkileri
olmaktadır. Yılda yaklaşık 103.000 Amerikalı NSAID’lerin neden olduğu
uyarılmış ülserden dolayı hastahaneye kaldırılıyor ve bunlardan 16.500’ü
hayatını kaybediyor. NSAID’ler sindirim borusunu tahrip etmese de,
insanların eklem problemelerini daha da kötüleştirebildiği bildirilmektedir.
Bunun nedeni olarak kollajen ve proteoglikanlar gibi etkili bir tampon olan
kıkırdağı yapan dokuların üretimini yavaşlatması olduğu söylenmektedir.
SAMe alternatif sunabilir mi? 22.000’den fazla hastanın yer aldığı bir dizi
klinik testler sonucunda araştırmacılar SAMe’yi ağrı ve iltihap için
kullanılan farmasotikal tedaviler kadar etkili bulmuşlardır. NSAID’lerin
aksine, SAMe’nin sindirim borusunu tahrip ettiğine dair hiçbir belirti
gösterilmemiştir. Üstelik kıkırdak yıkımını tetiklemek yerine onu restore
edebildiği bildirilmiştir. Şöyleki hatırlayacağınız üzere SAMe metil grubunu
verdikten sonra aslında bu (kıkırdak yıkımının restore edilmesi)
gerçekleşmektedir. SAMe, glutathione (antioksidan) oluşturmak için kırılmış
(broken down) olan ya da SAMe’nin ön maddesi metiyonini oluşturmak için
tekrardan metillenen homosisteine dönüşür. Şans eseri glutatyon üreten
reaksiyonlar ayrıca eklem koruyan proteoglikan üretimine yardımcı olan
sülfat grubu denilen molekülleri de açığa çıkartmaktadırlar.
Bu hastalar için ne anlama gelir? Popüler savunma grubu olan Arthritis
Foundation’nın medikal uzmanları yakın bir zamanda SAMe’nin ağrı kestiği
hakkında tatmin olduklarını, yalnız eklem sağlığına katkıda bulunduğuna
dair tatmin olmadıklarını belirtmişlerdir. SAMe’nin kıkırdak onarabildiğini
gösteren kanıt kuşkusuz bir başlangıç olmasıdır. Alman araştırmacıların 21
hastaya üç ay boyunca SAMe ya da plasebo verdiklerinde (ellerindeki
kıkırdağı monitor etmek için MRI scan kullanıldı) SAMe kullananlar
ölçülebilir derecede gelişme göstermiştir. Bu olay Inge Kracke’yi
şaşırtmamıştır. 48 yaşındaki bu aktif kadının 1996’da araba kazasında sol
dizi ezilmiş ve onu aksak bırakmıştır. Landau Üniversitesi’nden Dr. Peter
Billigmann, ona SAMe ile kıkırdak tamamlayıcı olan hyaluronik asit
enjeksiyonlarını kombine ettiği bir dozaj uygulamıştır (3 ay boyunca günde
1200mg). Kıkırdak hasarları normalde iyileşmez ama bir yıl sonra
Kracke’nin dizi X-ray’lerde daha iyi görünmüştür. Şimdi bu kadın haftada 3
gün golf oynamaktadır.
SAMe’nin başka yararları da görülebilmektedir. Araştırmalarcılar SAMe’nin
siroz, hepatit ve cholestasis (tıkalı safra kanalları) hastalarının karaciğer
fonksiyonunu normalize etmeye yardımcı olduğunu bildirmektedirler.
SAMe’nin aynı zamanda belli başlı ilaçların neden olduğu karaciğer
hasarından da koruduğu ya da tersine döndürdüğü (reverse) bulunmuştur.
Hastalar bu suplemanı duydukca, bütün bu hastalıklara ya da diğer
hastalıkları tedavi etmeyi denemeye başlamaktadır. Fakat bu insanların çoğu
ya SAMe’den gösteremeyeceği mucizeler bekledikleri için ya da SAMe’yi
yanlış dozda ve formda kullandıklari için hayal kırıklığına uğrayacaktır.
İlk zorluk SAMe’yi almaktır. St. Louis’deki Washington Üniversitesi’nden
Dr. Paul Packman’in belirttiğine göre “Bazı firmalar çok güvenilir
imalatcılar ama bazıları değildir. Bazen kutunun üstündeki etiketten içindeki
bileşen maddelerin ne kadar aktif olduğunu bilmemiz mümkün değildir.
Farmasutikal derecede SAMe iki formda sunulur. Birisi tosylate diye
adlandırılır diğeri ise daha yeni ve daha sabit bir form olan
butanedisulfonatedir. Yeni butanedisulfonate versiyonunu yalnızca Nature
Made ve GNC satmaktadır. Fakat birkaç USA retailerlari da güvenilir
tosylate ürünleri ithal etmektedir. SAMe başlıca barsak tarafından emildiği
için SAMe’nin en iyi kullanım şekli mide intaktini geçen “enteric coated”
tabletleridir. Ürünlerin maliyetleri 400 mg ‘lik bir doz için $2.5 ila (Nature
Made) $18.56 kadar civarındadır (SAMe sülfat denilen kaplamasız Natrol
ürün).
Farzedelim ki siz full-guc SAMe aldınız. Artık ikinci zorluk bunu tam etki
edecek sekilde kullanmaktır. Uzmanlar SAMe’yi günde iki kere aç karna
almayı önermektedirler. Ancak her insan farklı doza ihtiyaç duyabilir. Bu
yüzden, araştırmalara göre romatizma için günde 400mg, depresyon için
kullanılan dozunda 1600mg’a kadar olması uygun görülmektedir.
Klinisyenler, ruh hali bozukluğu olanlara genelde 400mg ile başlayıp
gerekirse dozu küçük miktarlarda artırıyorlar.
Bildiğimiz üzere metilleme bizim için hayati önem taşıyan bir olay. Modern
Batı diyeti (protein açısından zengin, folik asit üreten bitkiler açısından
fakir) bu hayati önem taşıyan işlemi geçiktiren bir tarzdır. Kaliforniya,
Duarte’deki City of Hope National Medical Center’da görev yapan
biostatikci Paul Frankel: “SAMe belli başlı hastalıklarda ilaçla tedavi gibi
etki eder fakat, çoğu insan için problem homosisteinin zor metillenmesidir”
demiştir. Başka bir deyişle bir çoğumuz kötü ruh hali, kötü eklemler ve
zayıf kalp gibi sorunlara karşı B vitamini alımını artırarak savaşabiliriz. Bu
bize mucizevi bir ilaçtan daha az heyecanlı görünebilir. Yalnız, şansınız
varsa sizi SAMe’ye ihtiyaç duymaktan koruyabilir.
Download

indir - Samenedir