Faizin Yönü
Petrol fiyatında yılbaşından bu yana gördüğümüz %30’a yakın düşüşün ardından Türkiye’ye bakışın iyileştiğini ve ekonomistlerin tahminlerini iyimser
yönde güncellemeye başladıklarını biliyorsunuz. Bu algılama değişimini en güzel gördüğümüz yer de tahvil piyasası. Son günlerde tahvil faizlerindeki
düşüşün hızlandığını ve yaz aylarından bu yana en düşük seviyelere gerilediğini görüyoruz. Peki, şimdi faizlerde ne beklemeliyiz?
Faizlerde gördüğümüz bu sert ve hatta biraz da abartılı diyebileceğimiz iyimserliği birkaç etkene bağlayabiliriz. Öncelikle küresel ekonominin düşünülenden daha yavaş
büyüyeceği beklentisi faizlerin her yerde düşük kalmasına yol açarken, nominal faizi yüksek olan ülke tahvillerine de talep yarattı. Bunun üzerine petrol fiyatında temelde arz
kaynaklı baskı ile görülen düşüş de eklenince Türkiye bir anda tahvil yatırımcısının gözdesi oldu. Buna bir de enflasyonda beklenen düşüşü eklediğinizde tahvil faizlerinde
gördüğümüz düşüş anlamlı. Öyle ki TCMB verilerine göre Mayıs ayında Türk tahvil piyasasından $4,5 mlr civarında bir yabancı çıkışı yaşanmışken, geçen 6 ayda bir bu kadar
rakam girdi ve Kasım ayı başı itibarı ile çıkışlar sıfırlandı. Son veriler sonrasında, büyük olasılıkla bu rakamın artık artıya geçtiğini ve yılın geri kalanında da artıda kaldığını
göreceğiz.
Şimdi asıl mesele faizler daha düşecek mi yoksa bir düzeltme mi gelecek sorusunun yanıtı. Öncelikle mevcut fonlama şartlarında %8 bileşik ile tahvil alıp taşımanın
bankalar açısından bir getirisi yok, tersine götürüsü var. Buna rağmen bankaların tahvile talep göstermeleri, dün yapılan ihaleye yüksek bir talep gelmesinin de bir sebebi
olmalı, değil mi? İşte bu, TCMB’den bir aksiyon geleceği beklentisi.
Bu hafta Perşembe günü TCMB toplanacak. Piyasa beklentisi TCMB’nin bir değişiklik
yapmayacağı yönünde, buna neden olarak da enflasyonun hala yüksek seyretmesi ve
enflasyon beklentilerinde de hala bir iyileşme olmaması gösteriliyor. Bu gerçekten son
derece mantıklı bir sebep ama önceki deneyimlerimizden biliyoruz ki işler böyle
yürümeyebiliyor. TCMB Mayıs-Ağustos döneminde faizde toplam 175 baz puan indirim
yaparken enflasyonda da beklentilerde de önemli bir değişim olmamıştı mesela. Bunu
yandaki grafikte de görebilirsiniz. İşte bu nedenle şu anda piyasadaki fiyatlama ile
ekonomistlerin beklentileri arasında bir fark var.
Piyasadaki faiz beklentilerini görmek için kullandığımız birkaç yöntem var. Bunlardan ilk
tahvil verim eğrisi. Bu eğri bize kısa vade için pek bir şeyin fiyatlanmadığını, ama 1-3 yıl vade
için daha düşük bir faiz ortamının kesinlikle ihtimal dahilinde olduğunu söylüyor. Öte yandan
swap eğrisi bu sefer bu kadar uzun vadede pek bir şey söylememekle birlikte, kısa vadede
fonlama şartlarında bir rahatlama olacağının beklendiğini işaret ediyor. Peki, bu nasıl olacak?
Hemen “TCMB faiz indirirse olur tabi ki” diyeceksiniz, ki evet, doğru. Ancak TCMB faiz indirmeden de faizleri düşürebilir. Yine bu grafikte gördüğünüz üzere, TCMB’nin
piyasalara daha bol likidite sağlaması durumunda halen politika faizine çok yakın seyreden fonlama maliyeti daha da düşecek. Ancak bunun önemli ölçüde düşmesi için
TCMB’nin bu kez gecelik borç alma faizi de aşağı çekmesi gerekecek. Yani eğer Perşembe günü TCMB diğer faizleri sabit bırakır ama %7.5 olan faizi düşürürse tahvil
faizlerinde, en azından kısa vadelilerde, daha fazla faiz düşüşü için yer açmış olacak. Çok güzel, yalnız şu anki fiyatlamalardan geriye gittiğimizde bir sorunumuz var: Gösterge
tahvilde fiyatlanan fonlama maliyeti kabaca %7.5 civarı, yani biz bir faiz indirimini, ya da fonlama şartlarındaki rahatlamayı büyük ölçüde satın almışız. Bu durumda şunu
iddia edebiliriz: TCMB Perşembe günü mevcut duruşunu korur ve bir sinyal vermez ise tahvil faizlerinde bir kar satışı görebiliriz.
Neden “kar satışı” da “ne varsa sat” satışı değil? Çünkü piyasadaki enflasyonun düşeceği ve TCMB’nin faiz indireceği beklentisi artık o kadar güçlü ki, ciddi bir satış yapan
yatırımcıların bunu çok yukarıdan yerine koymaları da çok zor olacak. Hatta sırf bu nedenle doğru dürüst satış görmezsek bile şaşırmayacağız. Düğer yandan arz tarafındaki
durumu da anlatmıştım. Bundan sonraki dönemde tahvili sat-yüksek faizden yerine koy oyunu için gerçekten çok güçlü olumsuz beklentilerimiz olmalı.
Bireysel yatırımcı açısından tahvil cazip mi? Mevcut durumda pek değil, zira mevduat faizleri henüz bu faiz düşüşünü fiyatlamıyorlar, ancak bir faiz indirimi gelir ise emin
olun mevduat faizleri de düşecek. Bu durumda kısa vade için mevduat daha iyi bir seçenek ama sonrası için yine tahvilde olmak daha cazip olabilir. Özellikle petrol fiyatı
daha da düşer ise faiz indirimi beklentileri daha da agresifleşecektir.
Kısa vadede bu durumda iki önemli risk var faizler açısından: Petrol fiyatı ve TCMB’nin “hayal kırıklığı” yaratması. İkinci durum pek önemli bir etki yaratmayabilir, demin
bahsettim… Ama petrol önemli. Bu nedenle 27 Kasım OPEC toplantısını yakından takip edeceğiz…
Tufan Cömert
Direktör/Strateji
Garanti Yatırım Araştırma
[email protected]
www.garantiyatirim.com.tr
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri
tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize
uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Veri ve grafikler güvenirliliğine inandığımız sağlam kaynaklardan derlenmiş olup, yapılan yorumlar sadece GARANTİ YATIRIM MENKUL KIYMETLER A.Ş.’nin görüşünü
yansıtmaktadır. Bu bilgiler ışığında yapılan ve yapılacak olan ileriye dönük yatırımların sonuçlarından Şirketimiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Ayrıca, Garanti Yatırım
Menkul Kıymetler A.Ş.'nin yazılı izni olmadıkça içeriği kısmen ya da tamamen üçüncü kişilerce hiç bir şekil ve ortamda yayınlanamaz, iktisap edilemez, alıntı yapılamaz,
kullanılamaz. İleti, gönderilen kişiye özel ve münhasırdır. İlave olarak, bu raporun gönderildiği ve yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda kullanıldığı ülkelerdeki yasal
düzenlemelerden kaynaklı tüm talep ve dava haklarımız saklıdır.
Download

Faizin Yönü Petrol fiyatında yılbaşından bu yana