1
4. ULUSLARARASI MUĞLA ARICILIK VE ÇAM BALI KONGRESĠ
VE
Eġ ZAMANLI 20. APĠSLAVĠA KONGRESĠ
DEĞERLENDĠRME RAPORU
1. ARI BĠYOLOJĠSĠ-ISLAH VE ANA ARI YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ:
Kongrede sunulan bildiriler gerek ülkemizde ve gerekse dünya genelinde arı ırklarında
genetik bir kirlenme yaşandığını ve bunun önüne geçilememesi halinde toplu arı ölümleri
ile karşılaşılabileceğini göstermektedir.
Türkiye, dünyadaki arı ırklarının yaklaşık % 20’sini barındıran bir gen merkezi
durumunda olup; bu genetik çeşitliliğin ve zenginliğin korunması gerekmektedir. Gıda,
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yerli gen kaynaklarımızın korunmasına yönelik diğer
türler için gösterdiği çabayı bilimsel çalışmalarla varlığı tespit edilen Anadolu, Suriye,
Karniyol ve İran arı ırklarımızla ekotiplerimizin korunması konusunda da göstermelidir.
Herhangi bir bölgemizde ve herhangi bir genotipten yetiştirilen ana arıların ülkemizin
her yerinde yetiştiricilikte kullanılmasının ve yurt dışından damızlık dahi olsa ana arı
ithalatının önlenmesi hayati bir önem arz etmektedir. Aksi halde genetik kirlenme artacak
ve sahip olduğumuz genetik çeşitlilik ve zenginlik heba olacaktır.
Ülkemizde ciddi bir damızlık ana arı sorunu bulunmaktadır. Yetkili kurumlarımız çok
acilen ana arı yetiştiriciliği konusunda sistemli ve etkili bir düzenlemeye gitmelidir.
Bölgesel bal arılarının ıslahına yönelik çalışmalara hemen başlanmalıdır. Arı ıslahında
Varroa ve Amerikan yavru çürüklüğüne dayanıklı hatlar oluşturulmasına yönelik
çalışmalar yapılmalıdır.
Ülkemizdeki ticari ana arı üretimi hiçbir şekilde özüne uygun yapılmamaktadır. Bu
konu kamu, üniversiteler, birlikler ve arıcılarca bilinmesine rağmen gerekli önlemler
alınamamıştır. Ülke arıcılığının geleceği açısından konuyla ilgili gerekli düzenlemeler
acilen yapılmalıdır.
2. DÜNYA VE TÜRKĠYE ARICILIĞININ YAPISAL ANALĠZĠ VE SORUNLAR:
Ülkemizde üretilen çeşitli balların ve özellikle çam balının, standardının belirlenmesi
için gerekli bilimsel çalışmalar yapılarak, dünyada tanıtılıp kabul görmesi
sağlanmalıdır.Bal borsasına gerekli destekler verilmeli, üreticiyi özendirici eylemler
hayata geçirilmelidir. Lisanslı depoculuk sistemine geçilmelidir. Kalite konusunda
sorumluluk alan birlikler pazarlamada da söz sahibi olmalı ve ekonomik olarak
desteklenmelidir. Arıcı kayıt sistemi detaylandırılarak bal, polen, propolis, arı sütü ve arı
zehiri gibi bütün ürünlerin üretimleri kayıt altına alınmaları sağlanmalıdır.
Ülkemizde arılar için ruhsatlandırılmış olan ilaçların etkinlik çalışmaları yapılarak
etkisi azalan ilaçların yerine alternatif ilaç ve mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi için
üniversitelerle ortak çalışmaların yapılması gerekmektedir.
Arı keklerinin hayvan yemleri ile aynı sınıfta bulunmaması ve belirli bir standart
çerçevesinde üretilip pazarlanması yerinde olacaktır.
2
3. ÇAM BALI ÜRETĠM ALANLARI VE YÖRESEL BALLAR:
Üretim ve ihracatında tekel olduğumuz çam balı için bir ulusal strateji planı
belirlenmelidir. Halen çam balı üretim aracı olan Marchalina hellenica’nın popülasyon
dinamiği ve doğal yayılış alanları Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği, Süleyman Demirel
Üniversitesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen “Muğla
Yöresi Kızılçam Ormanlarında Çam Balı Üretiminin Sürdürülebilirliği ve Karşılaşılan
Sorunların Giderilmesi” isimli proje ile açıklığa kavuşturulmuştur.
Çam balı üretim alanlarında yapılaşmaya izin verilmemeli ve basralı alanlardaki bakım
kesimleri bal üretim dönemleri dışında (Mayıs-Haziran aylarında) yapılmalıdır.
Marchalina hellenica’nın sıcak ve kurak yıllardaki yaşam koşulları bilimsel olarak ortaya
konulmalı ve çam balı üretim alanlarının genişletilmesi çalışmaları yapılarak basra
böceğinin transplantasyonunun yapılması sağlanmalıdır.
Orman içinde teşkilatlarca uygun bulunan boş alanlara nokta arı işletmeleri
kurulmalıdır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından arı işletmelerine su, duş ve tuvalet
imkanları sağlanmalıdır. Orman teşkilatı ve arıcılar arasındaki konaklama yeri sorunları
ivedilikle çözülmeli ve arıcıların orman alanlarından en üst seviyede yararlanmaları
sağlanmalıdır. Orman içine, arı konaklamaları için yangınlara müdahalelerde de kolaylık
sağlayacak yollar açılmalıdır. Çam balı üretim alanlarında taş, maden ve mermer
ocaklarına izin verilmemeli; mevcut ocaklarda ise kapalı sistem üretim modeli
uygulanmalıdır.
Ülkemizde mevcut floral kaynakların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için
ağaçlandırma çalışmalarında nektar ve polen kaynağı durumundaki önemli orman
bitkilerinin ve kültür bitkilerinin ekim-dikimine önem verilmelidir.
Bakanlık, üniversiteler ve birlikler işbirliği halinde yöresel ballarla ilgili araştırma
çalışmaları yapmalı ve bal tebliğinde monofloral ballar mutlaka tanımlanmalıdır.
4. ARI SAĞLIĞI:
Ülkemiz arıcılığının mevcut yapısı ve içinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak ilgili
tüm kurum ve kuruluşların katılacağı ülkesel arı sağlığı projesi hazırlanıp hayata
geçirilmelidir. Özellikle Varroa, Amerikan yavru çürüklüğü ve Nosema ile mücadelede bu
tür projelere acilen ihtiyaç bulunmaktadır.
Arı sağlığını korumanın ve bulaşıcı arı hastalıklarını kontrol altında tutmanın yolu
ancak sağlıklı girdi kullanımı ile mümkün olduğundan; temel petek üretim ve basım
tesislerinde petek sterilizasyonunu mutlaka sağlayacak etkin bir kontrol ve denetim
mekanizması kurulmalıdır. Hijyen ve sterilizasyon koşullarını sağlamayan temel petek
tesislerine ruhsat verilmemeli, verilen ruhsatlar iptal edilmelidir. Amerikan yavru
çürüklüğü hastalığı tazminat kapsamına alınmalıdır.
Yurt dışından mum ithalatı ve kaçak girişler önlenmelidir. Analiz raporu ile steril
olduğunu gösterir raporu bulunmayan ve herhangi bir katkı ya da kalıntı içeren bal
mumlarının arıcılıkta kullanımına izin verilmemelidir.
AB ülkelerinde yasaklandığı halde ülkemizde hala kullanılmakta olan tarım ve arı
ilaçları yasaklanmalı; bitkisel ürün tarımında yapılan bilinçsiz, gereksiz ve aşırı
ilaçlamalar ve yanlış ilaçlama yöntemleri önlenmelidir. Tarımsal ilaçlamalarda kullanılan
kimyasalların arılara ve arı ürünlerine olumsuz etkileri ile ilgili çalışmalar yapılmalıdır.
3
Kongrede; Varroa paraziti ile mücadelede ülke genelinde farklı coğrafik bölgeler için
toplu mücadele yapılması gerektiği ortak görüş olarak benimsenmiştir. Bu nedenle ilgili
bakanlık, üniversiteler ve il birlikleri bu konuda işbirliği yaparak Varroa mücadelesinin
belirli bir program dahilinde toplu yapılması zorunlu hale getirilmelidir. Mücadelede
ruhsatsız ilaç satışı ve kullanımı önlenmeli ve kimyasal kullanımını gerektirmeyen
alternatif mücadele yöntemlerine öncelik verilmelidir.
İllerdeki arı yetiştirme birliklerinin arıcılıkta uzmanlaşmış veteriner hekim istihdam
etmeleri desteklenip teşvik edilmeli ve birliklere bu teknik elemanlar eliyle reçete yazma
ve ilaç satışı yapma imkanı sağlanmalıdır.
5. ARI YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ VE POLĠNASYON:
Arıcılık özellikle kırsal kesimde onbinlerce aile için bir geçim aracı ve yaşam
kaynağıdır. Toplumun sağlıklı beslenmesine önemli katkılar sağlayan bir üretim faaliyeti
olarak tüm dünyada arıcılığın önemi giderek artmaktadır. Bu nedenle arıların insanlık için
icra ettikleri fonksiyon ve arı ürünleri konusunda bütün toplum bilinçlendirilmelidir.
Nitekim kongremizde sunum yapan yerli ve yabancı bütün bilim adamlarınca da
arıların çok önemli bir üretim aracı olduğu ve tarımsal üretime katkıları bir defa daha
teyit edilmiştir. Bu nedenle arıların bitkisel üretimde mutlaka ve daha fazla kullanılması
üzerinde durulmalı; arıların polinasyonda kullanılmasını teşvik edecek desteklemeler
geliştirilmelidir.
Arıcılıkta verimliliğin artırılması amacıyla üreticiler ülke genelinde yoğun ve sistemli
eğitim programlarına alınarak modern yetiştirme teknikleri ile donatılmalı, bilgi
birikimleri sürekli güncellenmelidir. Arılıklarda kovan içi ve kovan dışı koşulların
sağlıklı ve hijyenik arı yetiştiriciliğine ve arı ürünleri üretimine imkan sağlayacak şekilde
düzenlenmesi, kullanılan kovan, petek yemlik, suluk, kıyafet ve diğer malzeme ve
girdilerin hijyeninin sağlanması hususunda arıcılara eğitimler verilmelidir.
6. APĠTERAPĠ VE APĠTERAPĠ ÜRÜNLERĠ:
Arıcılıktan elde edilen gelirin artırılması ve arıcılığımızın dünya arıcılığı ile rekabet
edebilmesi için ürün çeşitliliğinin sağlanması gerekmektedir. Bu nedenle hem arıcılar ve
hem de tüketiciler için çeşitli arı ürünlerinin üretimini artırmak ve tüketimini
yaygınlaştırmak üzere yazılı basın ve görsel medyadaeğitim programları ve bilgilendirici
ve bilinçlendirici kamu spotları hazırlanmalıdır.
Apiterapi ürünlerinin daha sağlıklı üretimi ve doğru kullanılmasının sağlanması
amacıyla kodeks çalışmaları yapılarak standartlarının belirlenmesi gerekmektedir. Arı
ürünlerinin ve özellikle propolisin rastgele, merdiven altı işletmelerde ve sağlıksız
koşullarda üretimi, işlenmesi, muhafazası, ekstraktlarının ve karmalarının hazırlanması
önlenmelidir. Arı ürünlerinin ehil olmayan kişilerce ilaç ve destekleyici olarak tavsiye
edilmesi ve bilinçsizce kullandırılması engellenmelidir.
Son yıllarda dünya genelinde ciddi bir sektör haline gelen apiterapi merkezleri
ülkemizde de kurulmalıdır. Bu konuda kamu, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları ile
özel girişimcilerin işbirliği yapmaları sağlanmalıdır. Bu amaçla öncelikle Sağlık
Bakanlığına ve üniversitelere bağlı hastanelerde alternatif tıp poliklinikleri ve apiterapi
merkezleri kurulmalıdır.
4
7. ARICILIK VE EKONOMĠ:
Türkiye, kaliteli bal üretim ve ihracatı açısından gerekli tüm koşullara sahip bir
ülkedir. Bu potansiyelden yararlanabilmek için üretim uluslararası talep ve standartlara
uygun olarak yapılmalıdır. Üretim maliyetini rekabet edilebilir düzeylere çekebilmek için
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, üniversiteler,
üreticiler ve ihracatçı birlikler ortak eylem planları geliştirip uygulamalıdır.
Kovan başına verimi ve ürün çeşitliliğini artırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Bölgesel ve
monofloral balların standartları hazırlanmalıdır. Üreticiden tüketiciye satış kanalları açık
tutulmalı, arıcılar teşvik edilmelidir.
Bal ve diğer arı ürünlerinin pazarlanmasında AB’de kooperatiflerin üreticinin rekabet
şansını artırıcı rolleri göz önüne alınarak ülkemizde de üreticilerin pazar gücünü artırıcı
sistemler geliştirilmelidir. Ulusal marketlerde üretici birliklerine yer verilmesi
sağlanmalıdır. 08 Kasım 2014.
Ziya ġAHĠN
Prof. Dr. Ferat GENÇ
Muğla Arı YetiĢ. Birliği Yön. Kur. BĢk.
Bilim Kurulu BaĢkanı
Kongre Düzenleme Kurulu Adına
Kongre Bilim Kurulu Adına
Download

buraya - 4. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çambalı Kongresi