MTA Dergisi (2014) 148: 1-17
MADEN TETK‹K VE ARAMA
DERG‹S‹
Türkçe Bask›
Maden Tetkik ve Arama Dergisi
2014
148
ISSN : 1304 - 334X
‹Ç‹NDEK‹LER
Güney Marmara Bölgesindeki Büyük Vadilerin Olas› Deflilme Zaman›
..................................Nizamettin KAZANCI, Ömer EMRE, Korhan ERTURAÇ, Suzan A.G. LEROY, Salim ÖNCEL,
.......................................................................................................................................Özden ‹LER‹ ve Özlem TOPRAK
1
Orta Toroslarda Bucakk›flla Bölgesinin (GB Karaman) Tektono-Sedimanter Geliflimi
.................................................................................................................................................................Tolga ES‹RTGEN
19
Karaburun Yar›madas› Kuzey K›y› Kesiminin Neojen Stratigrafisi
....................................................................................................................................................................Fikret GÖKTAfi
43
Edremit Körfezi ve Dikili Kanal›(KD Ege Denizi) K›y› Alanlar›nda Jeolojik Yap› Özelliklerinin
Belirlenmesinde Bentik Foraminiferlerin Önemi
.....................Engin MER‹Ç, Niyazi AVfiAR, ‹pek F. BARUT, Mustafa ERYILMAZ, Fulya YÜCESOY ERYILMAZ,
....................................................................................................................................M. Baki YOKEfi ve Feyza D‹NÇER
http://dergi.mta.gov.tr
63
Alibaltalu Laterit Yata¤›na Ait Jeokimyasal Araflt›rmalar, Shah›ndezh KD’su, KB ‹ran
......................................................................................Ali ABED‹N‹, Ali Asghar CALAGAR‹ ve Khadijeh M‹KAE‹L‹
69
Toprak ve Akasya A¤ac› Sürgünlerindeki ‹z/A¤›r Element Da¤›l›m›
.................................................................................................................................................................Alaaddin VURAL
85
Afflin-Elbistan-K›fllaköy Aç›k Kömür ‹flletmesindeki Do¤u fievlerinin Durayl›l›¤›n›n Sonlu Elemanlar ve
Limit Denge Yöntemiyle ‹ncelenmesi
..........................‹brahim AKBULUT, ‹lker ÇAM, Tahsin AKSOY, Tolga ÖLMEZ, Dinçer ÇA⁄LAN, Ahmet ONAK,
.............................Süreyya SEZER, Nuray YURTSEVEN, Selma SÜLÜKÇÜ, Mustafa ÇEV‹K ve Veysel ÇALIfiKAN
107
Simav Havzas›n›n Jeofizik Verilerle Analizi ve Modellenmesi
..........................................................................................................................................................Ceyhan Ertan TOKER 119
Maden Tetkik ve Arama Dergisi Yay›n Kurallar› ................................................................................................................
137
GÜNEY MARMARA BÖLGES‹NDEK‹ BÜYÜK VAD‹LER‹N OLASI DEfi‹LME ZAMANI
POSSIBLE INCISION TIME OF THE LARGE VALLEYS IN SOUTHERN MARMARA REGION,
NW TURKEY
Nizamettin KAZANCIa, Ömer EMREb, Korhan ERTURAÇc, Suzan A. G. LEROYd,
Salim ÖNCELa, Özden ‹LER‹f, Özlem TOPRAKe
a
b
c
d
e
f
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Müh. Bölümü, 06100 Tando¤an/Ankara
Fugro Sial Yerbilimleri Müflavirlik ve Mühendislik LTD, Farabi Sokak, No:40/4, 06680 Çankaya - Ankara
Sakarya Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Co¤rafya Bölümü, Esentepe Sakarya.
Institute for the Environment, Brunel University, Uxbridge, Middlesex UB8 3PH, (London), UK.
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü, 41400 Gebze, Kocaeli
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlü¤ü, Ankara
Anahtar sözcükler:
Marmara, morfoloji,
derin vadiler, afl›nma
h›z›, deflilme zaman›
Keywords:
Marmara, morphology,
large valleys, erosion
rate, incision time
ÖZ
Güney Marmara Bölgesi’nin (Susurluk drenaj havzas›-SDH) sular› ve tortullar› büyük ölçüde
önce Manyas ve Ulubat göllerinde toplan›r, sonra tek kanaldan Marmara Denizi’ne ulafl›r.
Mevcut akaçlama sistemi ile buradaki gözlem istasyonlar› SDH’ndaki afl›nma h›z›n› ve
dolay›s›yla buradaki büyük ölçekli vadilerin kaz›nma sürelerini araflt›rma olana¤›
vermektedir. Bu yönde veri elde etmek için, Ulubat Gölü’nün eski tortullar› ve bunlar›n
kimyasal kapsamlar› sondajlar yard›m›yla çal›fl›lm›flt›r. Karotlarla kesilen göl tortullar›
içindeki bor iyonu alttan üste do¤ru 4 m seviyesinde aniden artmakta olup bu de¤iflme Emet
Vadisi’ndeki borat yataklar›n›n afl›nmaya bafllamas›yla ortaya ç›km›flt›r. Afl›nma-depolanma
iliflkileri dikkate al›narak Emet Vadisi’ndeki deflilme h›z› 1,4 cm/y›l, bu de¤erin tüm araziye
uygulanmas›yla vadinin toplam kaz›lma süresi 75 bin y›l olarak hesaplanmaktad›r. Jeolojik
süreçlerin tekdüze olmad›¤› dikkate al›narak, bu yafl›n mutlak olmayaca¤›, ancak mevcut
afl›nma ve depolanma h›zlar›na göre vadilerin kaz›lma süresinin 300 bin y›ldan daha da geriye
gitmeyece¤i söylenebilir. Öyle anlafl›l›yor ki, h›zl› afl›nman›n önemli nedenlerinden birisi
Marmara Denizi’nin son Buzul Ça¤›nda göl halinde olufludur. Alçak taban düzeyi, kaynak
alan ile birikim yeri aras›nda belirgin yükseklik fark› yaratm›fl ve erozyonun h›zlanmas›na yol
açm›flt›r.
ABSTRACT
Surface water and sediments derived from the southern Marmara region (= Susurluk
Drainage basin- SDH) transport to lakes Manyas and Ulubat first and then go to the Sea of
Marmara via the Kocasu River only. The present drainage system of the SDH provides a good
opportunity to study erosion rate and subsequently occurrence times of large-scale valleys in
the region. To achieve it, depositional characteristics and ion contents of the ancient
lacustrine sediment has been investigated and re-interpreted using cores taken from Lake
Ulubat. The boron content of these sediments increased upward suddenly at the 4 m level,
most probably due to starting of erosion at Emet borate beds in the drainage basin. Taking
into consideration equilibrium between natural erosion and sedimentation, the incision rate
in the Emet valley was found 1.4 cm.yr-1. From here one can calculate a time span of 75 ky
for the formation of the whole valley itself. However, it is known that working of the geological
processes was not monotonous in the past; hence, this date is not absolute. Newertheless,
formation of the large valleys of the southern Marmara region shouldn’t be older than 300
kyrs. An important reason on rapid erosion was likely lowered base-level as the Marmara Sea
was a closed lake during the last Glacial Period. High altitudinal difference between source
and depositional areas caused acceleration of the erosion.
* Baflvurulacak yazar : [email protected]
1
Güney Marmara Yer fiekilleri
1. Girifl
Marmara Bölgesi, bilhassa do¤u ve güney
kesimleri, derin vadilere yerleflmifl akarsular› ve kafes
yap›l› akaçlama a¤› ile dikkat çeker (fiekil 1). Bu
morfolojinin oluflumunda bölgenin jeolojisi, özellikle
aktif faylar ve kayaç çeflitlili¤i etkilidir (fiekil 2, 3).
Genellikle vadi yamaçlar› düz ve yüksek aç›l›, da¤
zirveleri göreceli uzun ve keskin s›rtlar biçimindedir
(fiekil 4, 6). Bu yüzden yöre morfolojisi eskiden beri
dikkat çekmifl ve göreceli iyi incelenmifltir (örn.
Ardel, 1943; Erinç, 1955; Darkot ve Tuncel, 1981 ve
de¤inilen kaynaklar›). Önceki incelemelerde
Marmara Bölgesi’ndeki yerflekillerinin tan›mlar›
yap›lm›fl, ancak ne zaman ve hangi süreçlerle
meydana geldikleri ele al›nmam›flt›r. Sonraki az
say›daki çal›flmada engebeli arazi yap›s›n›n kökeni
genç tektoni¤e ba¤lanm›fl ve bu yap›lar›n OligoMiyosen peneplenini parçalad›¤› belirtilmifltir
(Pamir, 1938; Erinç, 1973; Erol, 1981, Emre vd.,
1998; Y›lmaz vd., 2010). Buradan, bölgedeki
yerflekillerinin oluflum zamanlar› hakk›nda dolayl›
sonuç ç›kar›labilir ve günümüz morfolojisinin Geç
Miyosen’den itibaren geliflti¤i söylenebilir.
Öte yandan, eskiden beri yap›lan genifl çapl›
incelemelerle (örn. Bingöl vd., 1973, Ergül vd., 1980,
Gözler vd., 1985, Ercan vd., 1990) bölgenin genel
jeolojik durumu ayr›nt›lar› ile bilinmektedir. Bu
çal›flmalarda da jeomorfolojiye, yer tan›m› d›fl›nda,
de¤inme yoktur. Güney ve özellikle Do¤u
Marmara’n›n neotektonik dönem morfotektonik
evrimi üzerine en kapsaml› çal›flma olan Emre vd.
(1998)’de, Neojen ve Kuvaterner olaylar› ve yer
fiekil 1- Güney Marmara Bölgesi’ndeki bafll›ca akarsu a¤› ve Susurluk drenaj havzas›n›n s›n›rlar›.
2
MTA Dergisi (2014) 148: 1-17
fiekil 2- Güney Marmara Bölgesi’nin sadelefltirilmifl jeoloji haritas› (birimlerin saha da¤›l›fl› için MTA 2002’den, tektonik
hatlar için Emre vd., 2012’den yararlan›lm›flt›r (Bu de¤inme flekil üstünde MTA, 2012 olarak verilmifltir).
fiekil 3- ‹nceleme bölgenin genellefltirilmifl stratigrafik
kesiti (Önceki çal›flmalardan derlenmifltir.
Ayr›nt›lar için metne bak›n›z, ölçeksiz).
flekilleri bölge stratigrafisiyle iliflkilendirilmifl, ancak
rakamsal yafl verilmemifltir. Y›lmaz vd. (2010)’de bu
yöndeki evrimsel yaklafl›m tüm Marmara Denizi
çevresine uygulanm›flt›r. Asl›nda ço¤u jeomorfoloji
çal›flmalar›nda, orta ve büyük boyutlu yer flekillerinin
ortaya
ç›k›fl
zamanlar›n›
yaflland›rmadan
kaç›n›lmaktad›r;
çünkü
oluflumlar›
yavafl,
flekillendirme süreçleri ise çok çeflitlidir. Öte yandan
oluflum zaman› belirsizli¤i yer flekillerini jeolojik veri
olmaktan ç›karmakta, tersine, bunlar› bizzat jeoloji
problemi haline koymaktad›r. Ayn› durum Susurluk
Drenaj Havzas› (SDH) için de geçerlidir (SDH
hidrolojik bir tan›mlama olup “su toplama alan›”
fleklinde anlafl›lmal›d›r). Buradaki yer flekillerinin,
bilhassa bolca gözlenen kanyon ve/veya büyük
vadilerin yafllar› bilinmemektedir. Bu çal›flmada
Ulubat Gölü’ndeki birikim h›z›ndan hareketle,
yöredeki derin vadilerin oluflum yafl›na yaklafl›mda
bulunma¤a çal›fl›lmaktad›r. Veri olarak kullan›lan göl
tortullar›n›n genel özellikleri, depolanmay› kontrol
eden faktörler, depolanma h›z› daha önceki
çal›flmalarda ortaya konulmufltur (Kazanc› vd., 2006,
2010). Burada, Ulubat Gölü için kurulan afl›nma tafl›nma - depolanma dengesi, yer flekillerinin
yaflland›r›lmas› aç›s›ndan ele al›nmaktad›r.
3
Güney Marmara Yer fiekilleri
fiekil 4- Güney Marmara bölgesinin genel topo¤rafik özellikleri ve fizyografik elemanlar›. Diri faylar Emre vd.
(2012)’den al›nm›flt›r. Noktal› dikdörtgen flekil 5 alan›d›r. Denizel bölgedeki renkler ölçekli de¤ildir.
Belli bir bölgedeki ayn› türden ve fakat birbirini
kesmeyen yer flekillerinin oluflumu genellikle ayn›
zamana denk düfler, ayn› yafltad›rlar (Chorley vd.,
1984). Örne¤in karstik bir bölgedeki küçük veya
büyük ma¤aralar, çeflitli yönlere ilerleyen vadiler, ya
da volkanik bir bölgedeki patlama veya sokulum
flekilleri yaklafl›k ayn› zaman dilimi içinde
oluflmufltur. Bu oluflum dönemi içinde farkl›
flekillerin ortaya ç›kmas› için geçen süre k›sa veya
uzun olabilir, önemli olan tekçe yer fleklinin süresi
de¤il, benzer flekillerin oluflum döneminin
belirlenmesidir. Ayn› flekilde, birikim h›z› veya
afl›n›m h›z›n›n tespit edilmesi ile çok kesin olmasa da
yaflland›rma yapmak mümkündür (Einsele, 1992;
Einsele ve Hinderer, 1998). Bu çal›flmada Marmara
Denizi güneyinin, bilhassa Susurluk Drenaj Havzas›
(SDH) içindeki afl›nma kökenli orta ve büyük boyutlu
4
yerflekilllerinin yaflland›r›lmas›na çal›fl›lm›flt›r (fiekil
1, 2). Bölgedeki derin vadilerin en belirginleri Simav
Çay›, Emet Çay› ve Orhaneli Çay› taraf›ndan
oluflturulanlard›r (fiekil 1, 4).
Bölgenin h›zl› afl›nma halindeki kayaçlar›nda,
baflta bor olmak üzere çeflitli maden ve endüstriyel
hammaddeler yataklanm›flt›r (Ergül vd., 1980;
Helvac›, 1984, 1986; Ercan vd., 1990). Halihaz›rda
buralardan afl›nd›r›lan tortullar, k›lavuz mineral ve
elementleriyle birlikte önce Manyas ve Ulubat
göllerine gelir, artan k›sm› Karacabey Bo¤az› yoluyla
Marmara Denizi’ne ulaflarak Kocasu deltas›n›
oluflturur (fiekil 1, 2). Deniz seviyesinin düflük oldu¤u
dönemlerde bu tortullar daha ilerilere giderek Güney
Marmara flelfinde, Gemlik ve ‹mral› çukurluklar›nda
depolanm›flt›r (Emre vd., 1998; Sorlien vd., 2012).
MTA Dergisi (2014) 148: 1-17
Özetle, Marmara Denizi güney yar›s› ve Ulubat
Gölü’nün dolgulanmas› ile SDH’n›n deflilip
parçalanmas›, afl›nma-depolanma terazisinin iki ayr›
kefesini temsil ederler. Eldeki bu incelemede, Ulubat
Gölü tortullar›ndaki k›lavuz elementler kullan›larak
Emet Çay› vadisinin kaz›lma h›z› bulunmaya
çal›fl›lmaktad›r.
2. Co¤rafik Özellikler
Bu çal›flmada bahsedilen Güney Marmara
Bölgesi, kabaca Çanakkale – Edremit – Bal›kesir Kütahya - ‹znik Gölü ile Marmara Denizi aras›ndaki
alan› tan›mlamaktad›r (fiekil 1). Girifl bölümünde
belirtildi¤i gibi, buran›n yaklafl›k 2/3’sini Susurluk
Drenaj Havzas› oluflturur (28.000 km2; flekil 1).
Çanakkale-Edremit-Manyas Gölü aras›ndaki alan
hariç, topo¤rafik yükselim kuzeyden güneye do¤ru
artar ve su ay›r›m hatt›ndaki Akda¤’da 2089 m,
fiaphaneda¤’da 2120 m’ye ulafl›r. Bat› Anadolu’nun
en büyük yükseltisi olan Bursa Uluda¤ (2543 m)
drenaj havzas›n›n do¤u s›n›r›nda yer al›r (fiekil 1, 4).
Bölgenin belirgin iki co¤rafik eleman› Güney
Marmara Çukurlu¤u’na yerleflmifl olan Manyas Gölü
(150 km2) ile Ulubat Gölü’dür (138 km2; ismin asl›
“Uluabat” olmakla birlikte, ço¤u kez k›salt›larak
“Ulubat” fleklinde kullan›lmaktad›r. Bu yaz›da k›sa
olan “Ulubat” ad› tercih edilmifltir). Bafll›ca
akarsular› Manyas Gölü’ne dökülen Kocaçay (162
km), Simav/Susurluk Çay› (321 km), Emet Çay› (278
km), Orhaneli Çay› (276 km) ve Nilüfer Çay› (172
km)’ d›r. Emet ve Orhaneli çaylar› birleflerek
Mustafakemalpafla Çay› ad›n› al›r ve Ulubat Gölü’ne
dökülür. Manyas ve Ulubat göllerinden ç›kan ayaklar
(gide¤enler) ile Simav Çay› ve Nilüfer Çay› denize
ulaflmadan önce birleflir ve Kocasu Nehri’ni
olufltururlar. Bu nehrin Marmara Denizi’nde büyükçe
bir deltas› mevcuttur (Kazanc› vd., 1999) (fiekil 1).
Biga Çay› ve Gönen Çay›, bölgenin SDH d›fl›nda
kalan iki önemli akarsuyudur ve SDH’daki gibi derin
vadilere yerleflmifllerdir. Kazda¤› ve ba¤l› zirveler bu
drenaj havzalar›ndaki bafll›ca büyük yükseltilerdir.
Bu kesimde genel e¤im bat›ya do¤rudur (fiekil 4).
Bölge Türkiye ortalamas›n›n üzerinde ya¤›fl al›r
(Erdo¤an, 1988).
3. Genel Jeolojik Özellikler
Güney Marmara Bölgesi Paleozoyik’ten
Kuvaterner’e kadar çeflitli yaflta kayalar› kapsar
(MTA, 2002) (fiekil 2, 3). Yüksek topo¤rafik
konumlar›n› neotektonik dönemde kazanm›fl
Türkiye’nin bafll›ca metamorfik kütlelerinden olan
Uluda¤ masifi ve Menderes masifi ile baz› kristalin
kayalar bölge s›n›rlar› içindedir (Ergül vd., 1980;
Y›lmaz vd., 1990, Okay, 2008). Temel kaya kütleleri,
daha bas›k topo¤rafya teflkil eden Neojen çökelleri ve
alçak düzlükleri meydana getiren Kuvaterner depolar›
ile örtülmektedir (fiekil 2, 4),
Bölgenin stratigrafisi önceki çal›flmalarla oldukça
iyi ayd›nlat›lm›flt›r (bkz. Bingöl vd., 1973, Gözler vd.,
1985; Y›lmaz vd., 1990; Okay vd., 1991). En yayg›n
kayalar Geç Tersiyer yafll› volkanikler, k›r›nt›l› tortul
kayalar, killi kireçtafllar› ve evaporitlerdir (fiekil 2, 3).
Daha az oranda metamorfik kayalar ile karbonatlar
bulunur ve bölgenin güneyinde ve yüksek rak›mlarda
yer al›rlar (Yalç›nkaya ve Avflar, 1980). Miyosen
yafll› istifler genelde altta akarsu-göl, üste do¤ru lav
akmalar›, tüf ve tüfitlerle ardal› killi kireçtafl› ve
marnlardan oluflan gölsel birimlerden kurulu olup
Simav ve Emet çevresinde göreceli çok yayg›nd›r
(Bafl, 1987; Ercan vd., 1990). Bunlar baflta borat
olmak üzere çeflitli maden yataklar›n› bulundururlar
(Helvac› ve Firman, 1977; Yalç›nkaya ve Avflar,
1980) (fiekil 2). Bor kapsayan Neojen tortullar› (bor
yataklar›) gölsel kireçtafllar›n›n üzerine otururlar
(yerel stratigrafideki ad›yla “Alt Kireçtafl›”) ve genel
olarak killi marn litolojisindedirler (fiekil 3). Bor
yataklar› üzerine yine afl›nmaya karfl› göreceli
dirençli, yer yer silis seviyeleri kapsayan kireçtafllar›
gelir (Üst Kireçtafl›) ve bu seviye bor yataklar›n›
koruyan örtü gibidir (Helvac›, 1986). En üstte ise lav
akmas›, volkanik brefl ve aglomeralardan kurulu
volkanitler bulunur. Üstteki bu iki sert düzeyin
parçaland›¤› her yerde arazi derin vadilerle yar›lm›flt›r
(fiekil 4, 6).
Güney Marmara Bölgesi’nin topo¤rafik olarak
alçak kesimleri çok ince bir örtü halinde, ekseri Geç
Kuvaterner yafll›, tümüne yak›n› alüvyal ve flüvyal
tortullardan kuruludur (Emre vd., 1997a, b, 1998;
Kazanc› vd., 1997, 1998). SDH içinde genifl alanlar
kaplayan Karacabey-Manyas Ovalar› genç örtünün
tipik örne¤i olup, ova tabanlar› Geç Pleyistosen –
Holosen yafll›, alttakilerle uyumsuz, bütünüyle
gevflek, tutturulmam›fl tortullardan ibarettir.
Mustafakemalpafla ilçesi güneyinde, en kal›n oldu¤u
yerde, sondajlar, genç tortul kal›nl›klar›n›n 40 m
kadar oldu¤unu gösterir. Bunlar›n üst seviyeleri
(Orta-Geç Holosen) Manyas ve Ulubat gölleri ile
yafltaflt›r (Emre vd., 1997b).
5
Güney Marmara Yer fiekilleri
fiekil 5- Emet vadisindeki ikincil yar›nt›lar ve baz›lar›n›n topo¤rafik kesitleri.
fiekil 6- Susurluk drenaj havzas›ndaki büyük vadiler ve topo¤rafik kesitleri. A: Alapur vadisi, B: Emet vadisi,
C: Orhaneli vadisi. Vadi derinliklerinin 700-1200 metre aras›nda de¤iflti¤ine dikkat ediniz.
Özetle,
Güney
Marmara
Bölgesi’nin
stratigrafisinde Orta-Geç Neojen tortullar›n›n çok
yayg›n oluflu dikkat çeker ve derin vadileri oluflturan
drenaj sistemi ilksel olarak ço¤unlukla bu birimler
üzerinde kurulmufltur (fiekil 2, 3).
6
3.1. Morfotektonik Özellikler
Kuzeybat› Anadolu’nun genel morfolojisi,
oluflum süreçleri ve yafllar› birbirinden farkl› olan üç
ana yerflekli grubundan oluflur. Kuzeyden güneye
MTA Dergisi (2014) 148: 1-17
do¤ru bunlar Kocaeli-Trakya penepleni, Marmara
Denizi ve Güney Marmara platolar›d›r (Pamir, 1938;
fiaro¤lu vd., 1987; Emre vd., 1998; Y›lmaz vd.,
2010). Bu rölyef gruplar› aras›ndaki geçifl çok
belirgin topo¤rafik uyumsuzluklarla sa¤lan›r.
Oligosen-Miyosen’de geliflmifl Kocaeli-Trakya
penepleni bölgede paleotektonik dönem morfolojisini
yans›tan kal›k bir topo¤rafyad›r ve bölgede
neotektonik dönemdeki morfolojik de¤iflimlerin
anlafl›lmas› aç›s›ndan anathar yerflekli grubunu
oluflturmaktad›r (Emre vd., 1998). Bu peneplen ile
Güney Marmara platolar› aras›na yerleflmifl olan
Marmara Denizi havzas› esas olarak Kuzey Anadolu
Fay (KAF) Zonu’nda geliflmifl bir dizi tektonik
çöküntünün birlefliminden oluflur (fiekil 4). Bunlar
Çanakkale ve ‹stanbul bo¤azlar› üzerinden su
istilas›na u¤rayarak denizel bir havza niteli¤ini
kazanm›flt›r. KAF sistemine yerleflmifl bu deniz
havzas›ndaki dolgu kal›nl›¤›n›n 6 km’ye yaklaflmas›
ise çok h›zl› bir tektonik çökmeye iflaret eder (Sorlien
vd., 2012).
‹nceleme alan›n›n bulundu¤u Güney Marmara
düzlükleri bölgede topo¤rafik olarak en belirgin
yerflekli grubudur. Bunlar içinde yükeltisi 200-800 m
aras›nda de¤iflen az e¤imli yüzeyler ve/veya yamaçlar
en yayg›n morfolojik oluflumdur (fiekil 4). Kristalen
temel kaya birimlerinin oluflturdu¤u yükselimler
düzensiz morfolojili da¤l›k alanlar› oluflturmaktad›r
(fiekil 2). Bu yükselimlerin bir k›sm› afl›nmaya karfl›
dirençli kaya birimlerinden oluflmalar› nedeniyle
paleotektonik dönem öncesi kal›k topo¤rafyay›
yans›t›r. Bir k›sm› ise, örne¤in Uluda¤, Kazda¤lar›
aktif faylar ile çevrelenmifl olmas› nedeniyle
neotektonik dönemde yükselmifl yap›lard›r.
Kuvaterner çökelleriyle dolgulanm›fl erozyonal ve
tektonik kökenli çukurluklar/havzalar ise Güney
Marmaran›n az e¤imli yamaçlar› ve/veya düzlikleri
içine gömülü en alt yükselti kufla¤›ndaki morfolojik
yap›lard›r. Manyas ve Ulubat gölünün yerleflmifl
oldu¤u Karacabey-Manyas çöküntüsü, Bal›kesir
Ovas›, Simav Ovas›, Tavflanl› Ovas› bunlar›n
bafll›calar›d›r (fiekil 2, 4).
Yukar›da aç›klanan genel yap› içinde bölgedeki
fizyografik uzan›mlar neotektonik dönemde geliflmifl
ve ço¤unlu¤u günümüzdeki aktif fay zonlar›na
uyumludur (fiaro¤lu vd., 1987). Yak›n zamanda
MTA taraf›ndan güncellenmifl ve Türkiye Diri Fay
Haritas› serisinde yay›mlanm›fl olan haritalar bölge
morfolojisi ile aktif tektonik yap›lar aras›nda
denefltirme yapmaya olanak sa¤lar (Emre vd., 2005,
2011 a, b, c; Emre ve Do¤an, 2010). Kuzeybat›
Anadolu, levha s›n›r› niteli¤indeki KAF ile Bat›
Anadolu gerilmeli tektonik rejimi içinde geliflmifl Ege
graben sistemleri aras›ndaki geçifl zonunda yer al›r.
KAF zonu Kocaeli-Trakya penepleni ile Güney
Marmara düzlüklerini birbirinden ay›ran ana tektonik
yap›d›r (Emre ve Do¤an, 2010). Güney Marmara
Bölgesi’nin güncel morfolojisini kontrol eden faylar
iki ana grupta toplan›r. Bunlardan en Kuzeyde olan›
Geyve-Band›rma aras›nda uzanan KAF’n›n güney
koludur. Bu fay kolu Marmara Denizi havzas› ile
Güney Marmara düzlüklerini birbirinden ay›r›r (Emre
vd., 2005). Bölgenin jeomorfolojik evrimi ve akarsu
yar›lmalar› iklim süreçleri ile tektonik olaylar›n
eseridir.
4. Materyal ve Yöntem
Bu bölümde, öncelikle, yap›lan yorumlar›n
esas›n› oluflturmas› nedeniyle çal›flmada izlenen
hipotetik yaklafl›m aç›klanacakt›r. Saha ve
laboratuvar verilerine ise daha sonra de¤inilecektir.
Co¤rafik kullan›mda yer flekilleri, genellikle, o
yörenin ortalama rak›m› esas al›narak tarif edilir ve bu
ortalamaya göre ovalar, tepeler, da¤lar tan›mlan›r.
S›rtlar ve vadiler herhangi bir bölgedeki arazi
röliyefinin bafll›ca unsurlar›d›r. Akarsu vadileri, yanal
ve derine kaz›ma yoluyla meydana gelen afl›nma
olaylar›n›n ürünüdür ve drenaj havzas›nda
denüdasyon sürecinde ayr›flma yoluyla ortaya ç›kan
materyali tafl›yan ve depolayan kanallard›r.
Dolay›s›yla, akarsu vadilerinin oluflum yafllar› ve
geliflme evrelerinin bilinmesi, o yöredeki
yerflekillerini meydana getiren süreçlerin bafllang›ç
yafl› ve evrimini tan›mlamakla efl anlaml›d›r. Baflka bir
deyiflle bu yolla yer flekilleri yaflland›r›labilmektedir.
Bu çal›flmada inceleme bölgesindeki vadilerin
yaflland›r›lmas› için, Emet Çay› ile kesilen Emet Bor
yataklar› çok uygun bir k›lavuz seviye niteli¤indedir
(fiekil 1). Burada ilk aç›k ocak borat iflletmesi
1956’da bafllam›fl, 1970’den itibaren ocaklar›n
say›lar› art›r›lm›flt›r. Farkl› lokalitelerde Espey1,
Espey2, Killik, Hamamköy, Hisarc›k iflletmeleri
faaliyete geçmifl ve de¤iflik h›zlarda üretim
yap›lmaktad›r. Bu yataklar›n ayr›nt›l› mineralojik ve
kimyasal özellikleri Helvac› (1984, 1986) ve Helvac›
ve Alonso (2000)’da verilmifltir. Bu araflt›rmalara
göre yataklarda birden çok bor içeren mineral bulunur
ve kolemanit en önemlisidir. Yataklar›n oluflumunu
as›l sebebi Neojen göl ortam›na volkaniklerin
kat›lmas›d›r.
Halen iflletilen önemli bor madeni ocaklar›n›n
giriflleri (Espey 1, 2, Hisarc›k, Killik, Hamamköy),
7
Güney Marmara Yer fiekilleri
Emet Çay› Vadisi içinde, güncel vadi taban›ndan
yaklafl›k 15 metre yukar›dad›r. Yani, do¤al veya suni
olarak, vadi taban› bor cevher yataklar›n› keserek bu
seviyeler içinde 15 metre derine kaz›lm›flt›r. Nehrin
boflal›m alan› olmas› nedeniyle yataklar› ilk kesme
s›ras›nda ve sonras›nda a盤a ç›kan bor elementinin
Ulubat Gölü’nde birikti¤i ve önceki depolanmaya
nispetle ani art›fllar sa¤layaca¤› varsay›lm›flt›r. Bu
yaklafl›mda göldeki yak›n zamana ait afl›r› bor
birikimi, Emet Vadisi taban›ndaki 15 metrelik
deflilmenin geliflti¤i zaman dilimine karfl›l›k
olmal›d›r. Bu denefltirmeden elde edilen afl›nma h›z›,
toplam vadi derinli¤ine genellenerek vadi oluflum
süresine ve kaz›lma h›z›na ulafl›labilece¤i
varsay›lmaktad›r.
SDH’da drenaj› Orhaneli Çay› vas›tas›yla
sa¤lanan bölgede de borat yataklar› vard›r (Kestelek
yata¤›) ve halen aç›k ocak olarak iflletilmektedir
(fiekil 1). Ancak burada bor yata¤› talveg kotunun
alt›ndad›r ve madene ulaflmak için kaz›
gerekmektedir (bor yata¤› henüz do¤al erozyona
aç›lmam›flt›r). Dolay›s›yla, araflt›rmada, Ulubat
Gölü’ndeki bor iyonu kayna¤›n›n Emet yataklar›
oldu¤unu kabul edilmektedir.
Bu çal›flmada kullan›lan veriler, Güney Marmara
Bölgesi’nde 1995-2005 y›llar› aras›nda yap›lan çeflitli
araflt›rmalarla elde edilmifltir. Bu araflt›rmalar›n
sonuçlar› ve de¤inilecek verilerin büyük k›sm›, daha
önceki raporlarda (Kazanc› ve Görür, 1997; Kazanc›
vd., 1998; 2003), ayr›ca limnoloji, paleolimnoloji,
çevre ve çevre kirlili¤i, göllerin jeolojisi, aktif
tektonik, Güney Marmara k›y›lar›n›n jeolojik evrimi
vb konulu makalelerde de yer alm›flt›r (Emre vd.,
1998; Leroy vd., 2002; Kazanc› vd., 2004, 2006,
2010). Bu araflt›rmada Ulubat Gölü’ne ait bir k›s›m
veriler
yerflekillerinin
oluflumu
yönünden
yorumlanmaktad›r.
Ulubat Gölü’ndeki ilk limnoloji araflt›rmalar›
1997–98 y›llar›nda, göl içindeki sondajlar ise 2002 ve
2004 y›llar›nda yap›lm›flt›r (fiekil 7). Uygulanan saha
yöntemleri ve elde edilen sonuçlar Toprak (2004) ve
Kazanc› vd. (2004)’de ayr›nt›l› flekilde aç›klanm›flt›r.
Bafll›ca ifllemler ve bulgular flunlard›r: Göl içinde, 52
mm çapl› Livingstone Corer örnekleyici ile befl ayr›
bölgeden, 1-10 metre aras› uzunluklarda 12 ayr›
karot örneklemesi (AK02LV1-12, AK04LV1-3)
gerçeklefltirilmifltir. Ayr›ca, gölün k›y›ya yak›n s›¤
kesimlerinden 2 metrelik plastik tüpler ile 1,2-1,8
metre aras›nda befl karot (AK02PVC1-5) al›nm›flt›r.
Al›nan bütün karotlar üzerinde 2 cm aral›karla tane
boyu, manyetik duyarl›l›k, organik madde miktar›,
8
karbonat kapsam›, pH, a¤›r metal, arsenik (As) ve
boron (B) analizleri yap›lm›flt›r (fiekil 8). ‹laveten,
karotlar›n güncel göl taban›na yak›n en üst bölümleri,
tortullardaki Pb210, Pb214 ve Cs137 izotoplar›n›n
belirlenmesi yöntemi ile (Dublin Universitesi Fizik
Bölümü’nde), daha alttaki k›s›mlar› ise C14
yöntemiyle
(Poznan,
Polonya)
ayr›
ayr›
yaflland›r›lm›flt›r. ‹lk iki yöntem k›sa aral›klarda,
sonuncusu ise daha genifl zaman aral›¤›nda güvenilir
sonuçlar vermektedir (Leroy vd., 2002; Kazanc› vd.,
2004). Analizlerin 2 cm aral›klarla olmas›, bütün bu
de¤erlerin karotlar boyunca nas›l de¤iflti¤ini,
dolay›s›yla göldeki ortamsal durumun geçmiflten
günümüze do¤ru ortaya serilmesine yard›m etmifltir.
Bu çal›flmadaki kritik veri, karotlar boyunca de¤iflimi
tespit edilen bor elementidir (fiekil 7).
Göl tortullar›ndaki bor, di¤er kirleticilerle birlikte,
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü laboratuvarlar›nda
analiz edimifltir. Genel olarak bütün karotlarda B
birikimi s›ras›yla 400 cm ve 50 cm seviyelerinde ani
s›çramalar göstermektedir (Kazanc› vd., 2004;
Toprak, 2004). Böyle ani de¤iflim, göle birden bire
çok fazla bor iyonlar›n›n kat›ld›¤›n›n gösterir ve
kaynak alandan gelen önemli bir beslenmeyi iflaret
eder. Bu de¤iflim baflka çal›flmalarda da tespit
edilmifltir (Turgut, 2005) (fiekil 8).
5. Bulgular
5.1. Susurluk Drenaj Havzas› ve Emet Çay›
Susurluk Drenaj Havzas› (SDH) ile birlikte tüm
Güney Marmara Bölgesi’nde k›sa, uzun, derin ve s›¤,
çok çeflitli vadiler bulunmaktad›r (fiekil 4). Marmara
Denizi’ne boflalan bu drenaj a¤›, yükseltisi 200-800
de¤iflen Güney Marmara platolar› yüzeyinde
kurulmufltur. Büyük nehirler plato yüzeylerine
gömülmüfl dar ve derin vadiler içinde akmaktad›r
(fiekil 4). Kendileri boyunca tektonik veya erozyonal
süreçlerle geliflmifl havzalar› birbirine ba¤layan
birlefltirme bo¤azlar› ve Neojen öncesi temel kayalar
içine sürempoze olarak saplanm›fl gömük
menderesler, SDH havzas›ndaki bütün büyük
nehirlerin ortak özelli¤idir. Orhaneli Çay›, Emet Çay›
ve Simav Çay› havzan›n bafll›ca su toplayan
kanallar›d›r (fiekil 1, 4). Bu nedenle Emet Çay›
boyunca toplanan bulgular tüm havza akarsular›na
uygulanabilir niteliktedir.
En derin yar›lmalardan biri olan Emet Çay›
Vadisi, tüm bölgenin en az 2/3’ünü temsil eden
SDH’n›n orta ve güneydo¤usunu kateder (fiekil 1, 4,
6). Buran›n ikinci özelli¤i bütün sular›n›n, dolay›s›yla
MTA Dergisi (2014) 148: 1-17
fiekil 7- Ulubat Gölü içindeki sondaj yerleri ve karotlardan elde edilen derinlik-yafl iliflkileri.
9
Güney Marmara Yer fiekilleri
fiekil 8- Ulubat Gölü tortullar›ndaki tane özellikleri ve baz› elementlerin düfley yönde da¤›l›m›.
afl›nma alan›ndan toplanan tortullar›n›n, önce Ulubat
Gölü daha sonra ise Marmara Denizi’ne tek bir
kanaldan (Kocasu Nehri) boflal›yor olmas›d›r (fiekil
1). Bu sebeple Ulubat Gölü ve Kocasu deltas› bir
bak›ma bütün SDH’n›n litolojik temsilcisidir
(Kazanc› vd., 1999). ‹lave olarak, akarsular›n göllere
girdikleri yerlerde, göl ç›k›fllar›nda ve Kocasu
üzerinde E‹E‹ ve DS‹’nin su kalitesi ve sediment
gözlem istasyonlar› ve bunlardan ölçülmüfl de¤erler
vard›r (fiekil 1) (E‹E, 1993; 1996; 2000). K›saca,
SDH’n›n hidrolojik, sedimantolojik ve klimatolojik
de¤erlendirmesi için bütün veriler mevcuttur. Son
y›llarda say›lar› artan baraj ve göletler sebebiyle
akarsular›n tafl›d›klar› tortul yük azalm›flt›r. Bununla
beraber Kocadere’nin tafl›d›¤› toplam yük 464950
ton/y›l, sebep oldu¤u afl›nma 115 ton/y›l/km2 dir.
Ayn› de¤erler Mustafakemalpafla (MKP) Çay› için
1258143 ton/y›l, ve 167 ton/y›l/km2 olarak
hesaplanmaktad›r (E‹E, 1993; 2000; Kazanc› vd.,
2004).
SDH bafll›ca dört morfolojik alana bölünebilir.
Birincisi, vadi tabanlar› ve afla¤› 盤›rda nihai
boflal›m›n gerçekleflti¤i Marmara Denizi öncesinde
ara bir çökelme istasyonu niteli¤indeki alüvyon
ovalar›d›r. Manyas-Karacabey Ovalar›n›n da yer
ald›¤› Güney Marmara Çukurlu¤u olarak adlanan bu
morfolojik ünite, D-B uzan›fll›, ayn› zamanda
tektonik kökenli, Kocaçay ve MKP Çay›’n›n kanal ve
taflk›nlar›yla flekillenen düzlüklerdir (Emre vd.,
1997b). Do¤uya do¤ru e¤imli olan bu çöküntünün
bat› ucuna Manyas Gölü (ortalama su düzeyi rak›m›
10
14 m), do¤u ucuna Ulubat Gölü (ortalama su düzeyi
rak›m› 2 m) yerleflmifltir (fiekil 1). ‹kisi de s›¤ ve tatl›
sulu olan göller, daha önceki tektonik kökenli ve çok
yafll› oldu¤u inan›fllar›n›n tersine, Geç Holosen’de
akarsu yataklar›n›n setlenmesiyle meydana geldikleri
belgelenmifltir (Emre vd., 1997a). ‹kinci morfolojik
alan güncel vadi tabanlar› ile düzlükler aras›nda
uzanan afl›n›m kökenli yamaç zonudur. Bu zon ayn›
zamanda araflt›rmaya konu akarsu gömülmesini
yans›t›r. Vadi yamaçlar› dik e¤imlidir. Bu zon baz›
alanlardaki diklikler fleklinde olup tektonik
kökenlidir, baz› alanlarda ise yüksek düzlüklerin
kal›nt›s› olan s›rt ve tepeliklerden oluflan engebeli bir
topo¤rafya sunar. SDH’nin yaklafl›k % 20-25’si bu
tür alanlardan kuruludur. Üçüncü morfolojik ünite ise
afl›n›m düzlü¤ü yüzeyleridir. 200-800 m yükseltiler
aras›nda uzanan afl›n›m yüzeyinin yükseltisi genelde
kuzeyden güneye art›fl gösterir. Afl›n›m yüzeyi temel
kayalar ve Miyosen-Erken Pliyosen istifleri üzerinde
geliflmifltir. Bu nedenle SDH kurulmufl oldu¤u afl›n›m
düzlü¤ü yüzeylerinin Erken Pliyosen sonras›nda
flekillendi¤i ve bölgesel ölçekte akarsu gömülmesinin
bu dönem sonras›nda gerçekleflmifl oldu¤u
söylenebilmektedir. Bu düzlükler inceleme alan›n›n
yaklafl›k % 55-60’n› teflkil ederler. Dördüncü
morfolojik alan afl›n›m düzlü¤ü üzerindeki
yükselimleri oluflturan yüksek s›rt-da¤lard›r (fiekil 1,
4, 6). Bu alan ço¤unlukla orman örtülüdür. Toplam
alan›n yaklafl›k % 12-15’ lik bir k›sm›n› teflkil ederler.
Akda¤ (2089 m), fiaphaneda¤ (2120 m) ve Uluda¤
(2543 m) bafll›ca zirvelerdir ve su ay›r›m hatt›n›
olufltururlar (fiekil 1, 2).
MTA Dergisi (2014) 148: 1-17
Bu çal›flmada ele al›nan ve yaflland›r›lmaya
çal›fl›lacak orta ve büyük vadiler, bölgenin yamaç
zonunda yer al›r. SDH içinde Simav Vadisi, Emet
Vadisi, Orhaneli Vadisi en dikkat çekenler olup
derinlikleri ve yamaç morfolojileri itibariyle
benzeflirler (fiekil 4, 6). Uzunluklar› ise de¤iflkendir.
Örne¤in, ayn› ismi tafl›yan Simav Çay›’n›n çok uzun
olmas›na karfl›n Simav Vadisi di¤erlerinden k›sad›r
(yaklafl›k 45 km). Say›sal topo¤rafya verisinin analizi
ile Orhaneli Çay› Vadisi’nin 220 km, Emet Çay›
Vadisi’nin ise 225 km uzunlu¤a sahip oldu¤u
belirlenmifltir (her iki vadinin bitim yeri olarak
akarsular›n birleflip Mustafakemalpafla Çay› ad›n›
ald›klar› kavuflma yerleri tan›mlanm›flt›r) (fiekil 1, 4).
Bafllang›ç yerinde Emet Vadisi’nin taban kotu
yaklafl›k 1250 m dir, fakat yaklafl›k 30 km afla¤›da,
Emet ilçesine do¤ru 750 m ye iner. Bu h›zl› azal›fla
karfl›l›k Emet Vadisi’nin ortalama e¤imi % 004’dür.
Vadi yamaçlar›n›n rak›m› ise 1650–1250 m
aras›ndad›r. Derin vadi yap›s›na karfl›l›k büyük
bo¤azlar yoktur, çünkü arazi ekseri gevflek Neojen
birimlerinden kuruludur (fiekil 2).
Bursa Meteoroloji ‹stasyonun 52 y›ll›k verilerine
göre bölgenin ald›¤› y›ll›k ortalama ya¤›fl miktar› 710
mm dir. E‹E‹’nin verilerine dayan›larak yap›lan
hesaplamalar, Mustafakemalpafla Çay›’n›n y›lda 1,3 x
106 ton as›l› yük tafl›d›¤›n› ve yöre erozyonun yüksek
oldu¤unu ifade eder (Kazanc› vd., 2004). Tafl›nan bu
tortullar içindeki bor elementi ve di¤er baz› a¤›r
mineraller Emet Vadisi içindeki borat yataklar›ndan
türemektedir.
5.2. Ulubat Gölü Tortullar› ve Yafllar›
Önceki bölümde belirtildi¤i gibi bu çal›flman›n
yer bilimsel verisi s›¤ derinlikli (maksimum derinlik
2,5 m) bir tatl› su kütlesi olan Ulubat Gölü (138
km2)’nün dip tortullar› ve bunlarda yap›lan
incelemelerdir. Gölün limnolojik özellikleri önceki
çal›flmalar dolay›s›yla iyi bilinmektedir (Kazanc› vd.,
1998; 2006; Çelenli, 2000; Toprak, 2004). Gölün su
seviyesi mevsimlere göre de¤iflmekte ve bilhassa
tar›msal ilaçlar sebebiyle giderek kirlenmektedir.
Belirli bir göl koruma yönetimi yoktur ve bu durum
ötröfikasyonu h›zland›rmaktad›r (Çelenli, 2000;
Dalk›ran vd., 2006; Reed vd., 2008; Kazanc› vd.,
2010).
Göle tortul gelifli esas olarak Mustafakemalpafla
Çay› ile sa¤lan›r ve bu nehir güney k›y›da bir delta
oluflturmufltur (fiekil 7). Bu delta gelen tortul ile hem
ilerlemekte, hem de Ulubat fay›n›n etki alan›nda
bulunmaktad›r (Emre vd., 1997b). Göle boflalan y›ll›k
1,3 x 106 ton as›l› yük sebebiyle, son 30 y›l içinde
göldeki birikim h›z› 1,6 cm/y›l’a ulaflm›flt›r (Kazanc›
vd., 2004). Göl içi tortullar mavimsi gri renkli, yer
yer bol organik maddeli, siltli plastik çamurdur. 2002
y›l› sondaj çal›flmalar›nda güneydo¤u k›y›lar›na yak›n
yerlerde en fazla 7,8 m, 2004 y›l›nda ise göl ortas›nda
(fiekil 7) 10 m uzunlukta karotlar elde edilmifl ve her
ikisinde de rastlanan çok sert bir seviye sebebiyle
daha fazla ilerlenememifltir. Göl çevresinde
yüzeyleyen Pleyistosen yafll› gölsel olmayan k›r›nt›l›
tortullar›n varl›¤›na dayan›larak bu düzeyin olas›l›kla
gölün üzerinde geliflti¤i taban oldu¤u yorumlanm›flt›r.
Buradan hareketle Ulubat Gölü dip tortullar›n›n
maksimum kal›nl›¤›n›n 10 m civar›nda oldu¤u
anlafl›lmaktad›r.
Göl içi sondajlar›n özellikleri, karot adlar› ve
bunlar üzerindeki ikifler ve onar cm aral›klarla
yap›lan analizlerin sonuçlar›, yukar›da de¤inilen
çal›flmalar›m›zda ayr›nt›l› olarak verilmifltir.
Tortullar›n toplam organik madde ve toplam karbonat
kapsamlar› devirsel de¤iflim gösterirken, mineralojik
bileflim rastgele da¤›l›m sunar (fiekil 8). Kapal›
ortamlar› iflaret eden evaporit ve baflka kimyasal
tortula rastlanmam›fl, gölün geçmiflte de bugünküne
benzer koflullarda oldu¤u görülmüfltür. Polen
analizleri, ilk oluflum safhas›nda gölün k›sa süreli
batakl›k halinde kald›¤›n›, sonra tatl› sulu aç›k göl
halini ald›¤›n› iflaret etmektedir (Kazanc› vd., 2004).
Konumuz itibariyle en ilginç durum, tortullardaki
bor elementi kapsam›n›n karotlarda 400 cm ve 50 cm
seviyelerinde ani art›fllar göstermesidir (fiekil 8).
Afla¤›dan yukar› do¤ru ortalama 0,6 g/kg olan bor
miktar› 400 cm seviyesinde 1,8 g/kg’a yükselir.
100–50 cm aras›nda azalan bor miktar› 50-0 cm
aras›nda tekrar artmaktad›r (fiekil 8). Bu durum
kaynak alandaki bor yataklar› ile yak›ndan alakal›
olmal›d›r. De¤iflimleri anlamland›rmak üzere göl
tortullar›n›n derinlik-yafl modeli ortaya konulmufltur
(fiekil 7). Yüzeyden itibaren 45’inci cm’deki
tortullar›n yafllar› Pb210 yöntemi ile 33 y›l, Cs137 ile
40 y›l, depolanma h›zlar› ise 1,6 cm/y›l ve 1,48 cm/y›l
bulunmufltur (Kurflun izotoplar› göreceli olarak daha
a¤›r olduklar› için belirttikleri yafllara daha çok itibar
edilmektedir). 619’uncu cm’deki bitki tohumlar› C14
yöntemi ile 1612 +/- 30 y›l (kalibrasyonlu), 677’nci
cm’deki bitki kal›nt›lar› 1708 +/- 25 y›l
(kalibrasyonlu) olarak yaflland›r›lm›flt›r. Bu
de¤erlerin temsil etti¤i ortalama depolanma h›z› 0.37
cm/y›l olup (400 cm / 1070 y›l; 1000 cm / 2674 y›l),
genelleme ile gölün en eski tortullar›n›n 2674 y›ll›k
oldu¤unu iflaret ederler. Ayn› flekilde, depolanma
h›zlar›na göre, bor elementinin ani de¤iflmeler
gösterdi¤i 400 cm ile 50 cm seviyelerinin tarihi,
11
Güney Marmara Yer fiekilleri
miladi takvimde MS 932 ve MS 1971 olarak
hesaplanmaktad›r (fiekil 7).
6. Tart›flma ve Sonuçlar
SDH’da afl›nma ve birikme h›z›. Yer flekillerinin
oluflumunda, iklimin ve buna ba¤l› afl›nman›n
(erozyon) rolü yaklafl›k iki as›rdan beri bilinmekte
olup, bunu anlafl›l›r hale getirmek için çeflitli modeller
önerilmektedir (Chorley vd., 1984, s. 19-42 ve
oradaki belgeler). Bir bölgeden afl›n›mla süpürülen
tortullar belli alanlarda birikiyorsa, oras› için
denüdasyon h›z› hesaplanabilmektedir (Einsele,
1992). Özellikle, afl›nma-birikme dengesine
k›lavuzluk eden ana ve iz elementlerin varl›¤› halinde
güvenilir sonuçlara ulafl›labilmektedir (Einsele ve
Hinderer, 1998). Emet Vadisi’nden afl›narak Ulubat
Gölü’nde birikmekte olan tortullar içindeki zengin
bor elementi, vadinin geliflim sürecindeki iklimsellitolojik de¤iflmelerin yorumlanmas›na olanak sa¤lar.
Yukar›da de¤inildi¤i gibi, radyometrik yöntemlerle
Ulubat Gölü tortullar›n›n yüzeyden itibaren 45 cm
seviyesinin yafl› 33 y›l (veya örnekleme tarihine göre
2004–33 = 1971), 400 cm seviyesinin yafl› ise 1070
y›l (veya tarih olarak 2004 – 1070 = 934) olarak
bulunmufltur. 1971 y›l› (33 y›ll›k yafl), kaynak alanda
aç›k ocak iflletme faaliyetinin yo¤unlaflt›¤› zamana
denk düfler. Bu zamansal iliflki aç›k ocak iflletmecili¤i
ile Emet Çay›’na daha fazla bor iyonunun kar›flt›¤›n›
ve göldeki bor birikiminde ani bir art›fl oldu¤unu
fiekil 9- Emet vadisinin oluflumundaki süreçler ve zaman.
12
aç›klar. Güncel olarak aç›klanabilen bu yaklafl›m
karotlarda 400 cm seviyesindeki bor iyonu art›fl›na da
uygulanabilir. Bu yaklafl›m, bugün için vadi
taban›ndan 15 m yukar›da ask›da kalm›fl bor
yataklar›n›n en üst kottan itibaren son 1070 y›lda 15
m deflildiklerini aç›klar (fiekil 9). Buradan hareketle,
borat seviyeleri içinde nehir yata¤›ndaki deflilme h›z›
(1500 cm / 1070 y›l) 1,4 cm/y›l olarak
hesaplanabilmektedir.
Emet Çay› Vadisi’nin en yeni 15 metrelik k›sm›
için bulunan afl›nma h›z›, genifl aral›kl› jeolojik
olaylar için yüksek görünebilir, fakat, göreceli k›sa
dönemler için literatürde benzer örnekler vard›r (örn.
Clayton, 1998; Einsele ve Hinderer, 1998; Wilson
vd., 2003). Hesaplanan afl›nma h›z› ve bölgedeki
istifin litolojik özellikleri dikkate al›narak,
taraf›m›zdan, yaklafl›k 650 m derinlikteki bu vadinin
ortalama 75.000 y›lda kaz›labilece¤i sonucu
ç›kar›lm›flt›r. fiöyle ki; Emet Bölgesi’ndeki boratl›
Neojen istifi üstten afl›nmaya karfl› göreceli dirençli,
yer yer silisli kireçtafllar› ile s›n›rlanm›flt›r (fiekil 9).
Bu kireçtafl› örnekleri üzerinde taraf›m›zdan yap›lan
Schmidt Çekici deneyleri, birimin boratl› tortullardan
en az iki kat› daha dayan›ml› oldu¤unu göstermifltir.
Bu iliflkiden hareketle, silisli kireçtafllar›ndaki afl›nma
h›zlar›, di¤erlerinin yaklafl›k yar›s› kadar olacakt›r
(0,7 cm/y›l) ve/veya bunlar iki misli daha geç
afl›nm›fllard›r. Bölgeye iliflkin jeoloji çal›flmalar›nda
(Helvac› ve Firman, 1977; Helvac›, 1986) bunlar›n
MTA Dergisi (2014) 148: 1-17
k›vr›m ve tekrarlanmalarla birlikte, kal›nl›klar› en
fazla 400 m kadar öngörülmektedir. Gerekli
hesaplamalar yap›l›rsa (400 m / 0,7 cm/y›l),
dayan›ml› istifin deflilme süresi 57.000 y›l bulunur.
Kalan boratl› ve volkanitli istif (yaklafl›k 250 m)
normal afl›nma h›z› ile yaklafl›k 16.500 y›lda
yar›lacakt›r ve bu hesapla toplam vadi oluflumu,
yaklafl›k 73 – 75.000 y›lda gerçekleflmifl olmal›d›r
(fiekil 9). Bu hesaplamada afl›nman›n kesintisiz her
dakika iflledi¤i gibi bir kabul söz konusudur. Bu
husus gelecek bölümde tart›fl›lm›flt›r.
Emet Çay› Vadisi’nin olas› deflilme yafl›.
Kayalar›n mekanik yüklere karfl› gösterdikleri direnç
çeflitli laboratuvar (iki ve üç eksenli bas›nç deneyleri)
ve arazi yöntemleriyle (Schmidt çekici) kolayca
ölçülür ve elde edilen de¤erler mühendislik yap›lar›n
tasar›m›nda dikkate al›n›r. Genellikle sert olan
kayalar›n mekanik direnci daha yüksektir. Ancak,
“kaya direnci” nin yüksekli¤i veya düflüklü¤ü, do¤al
afl›nmaya karfl› dayan›kl›l›k veya dayan›ms›zl›k
anlam›na gelmez. Do¤al afl›nma direnci çok çeflitli
parametrelere ba¤l›d›r ve “yamaç e¤imi”, “iklim”,
“ya¤›fl tipi” en önemlileridir (Chorley vd., 1984;
Selby, 1994). Bir bögedeki do¤al afl›nma “erozyon
veya tafl›nan tortul yük” miktar› ile dolayl› flekilde
anlat›labilir. Bu konuda “birim alandan birim
zamanda tafl›nan tortul miktar›” anlaml› bir de¤erdir
(Selby, 1994). Emet Çay› ve ba¤land›¤›
Mustafakemalpafla Çay›’n›n sebep oldu¤u afl›nd›rma
(= birim alandan süpürülen tortul yük), 167
ton/y›l/km2 gibi göreceli yüksek bir de¤erdir. Bu
de¤erin yar›s› bile dar alanlar için yüksek afl›nma
h›zlar›n› ifade eder (Selby, 1994).
Göl içinden al›nan karotlar üzerinde radyometrik
yöntemlerle tarihlendirme yap›lm›fl ve Ulubat
Gölü’nün yerleflim yafl› 2674 y›l, ortalama depolanma
h›z› ise 0,37 cm/y›l olarak olarak hesaplanm›flt›r. Göl
tortullar›ndaki bor iyonu miktar›n›n de¤iflmesi ile
kaynak alandaki borat yataklar›n›n erozyonu aras›nda
yak›n iliflki vard›r. Bu iliflkiye dayanarak bulunan
Emet Vadisi’ndeki deflilme h›z› (1,4 cm/y›l), göldeki
depolanma h›z›n›n dört kat›na yak›nd›r. Ayn› drenaj
sistemi içindeki depolanman›n afl›nmaya denk olmas›
beklenir, fakat Ulubat Gölü’nün d›fla aç›k olmas›
dolay›s›yla tortullar›n çok büyük oranda Marmara
Denizi’ne tafl›nd›¤› anlafl›lmaktad›r. Aradaki fark
bunu iflaret eder.
SDH, vadilerinin bollu¤u sebebiyle kuzeybat›
Anadolu’nun çok engebeli arazilerinden birisidir
(fiekil 4-6). V-tipi vadiler ve keskin s›rtlar, afl›nmaya
karfl› dayan›ms›z Neojen yafll› birimlerin genifl alanlar
kaplamas›n›n sonucudur. S›¤ ve derin vadilerin
çoklu¤u, bölgesel jeomorfik sistemde afl›nman›n
etkili oldu¤unu aç›k flekilde ortaya koyar. Bu durum
hava foto¤raf› incelemelerinde ve saha çal›flmalar›nda
kolayl›kla tespit edilebilmektedir. As›l önemli olan,
afl›nman›n zaman› ve afl›nmay› bu denli tetikleyen
sebeplerin
ortaya
konulmas›d›r.
‹nceleme
bölgesindeki flartlar (drenaj›n tek akarsu üzerinden
ifllemesi, Bor iyonu varl›¤› ve bollu¤undaki
de¤iflimler, Ulubat Gölü tortullar›n›n yaflland›r›lmas›,
Emet Vadi taban›ndaki borat istifinin deflilmesi),
afl›nman›n hesaplanmas›n› k›smen olanakl›
k›lmaktad›r. Bir önceki bölümde, erozyon h›z› geriye
do¤ru iflletilerek, 650 m derinlikteki Emet Vadisi’nin
son 75 bin y›lda oluflabildi¤i sonucu ç›kar›lm›flt›r.
Hesaplama yönteminin en büyük eksi¤i, afl›nma
ifllemlerini kesintisiz iflleyen testere gibi kabul
etmesidir. De¤iflen iklim flartlar›, ara ve genel taban
seviyelerindeki oynamalar, tektonizma, Holosen’deki
antropojenik tesirler afl›nma nispetini de¤ifltirecektir.
Bununla birlikte, hesaplamalardaki hata pay› ne kadar
art›r›l›rsa art›r›ls›n, oluflum yafl› Orta Pleyistosen’den,
kabaca 300 bin y›ldan daha geriye götürülemez.
Çünkü bu durumda göllerdeki birikim h›z›n› aç›klama
mümkün olmayacakt›r.
E‹E istasyonlar› yard›m›yla, yöredeki afl›nmabirikme de¤erleri iyi bilinmektedir ve bunlar bütün
Güney Marmara’da genel benzerlik içindedir.
Örne¤in, Ulubat Gölü tortullar›n›n stratigrafisi
Manyas Gölü’ne oldu¤u gibi, ‹znik Gölü’ne de
benzerdir (Leroy vd., 2002; Ülgen vd., 2012). Öte
yandan, h›zl› ve yo¤un afl›nman›n, genifl zaman
periyodunda hangi aral›klarda daha fazla oldu¤u
bilinemez. Afl›r› yüksek ve düflük s›cakl›klar, sa¤anak
ya¤›fllar, seller, f›rt›nalar vb. olaylar büyük
miktarlarda tortullar›n yer de¤ifltirmesini sa¤layabilir.
Ancak bunlar k›sa süreli olaylard›r, bütün afl›n›m
zaman›n› temsil etmezler. Zaten, çeflitli tarihlendirme
çal›flmalar› Buzul Ça¤›’nda Anadolu’nun de¤iflik
yörelerinde afl›nma ve birikim h›zlar›n›n büyük
farkl›l›k gösterdi¤ini ortaya koymaktad›r (örn.
Landmann vd., 1996; Eastwood vd., 1999; Fontugne
vd., 1999). Dolay›s›yla, büyük ölçekli vadilerin
göreceli genifl bir zaman aral›¤›nda (son 300 bin y›l),
de¤iflen h›zlardaki afl›nma ile olufltuklar›n› söylemek
mümkündür. Kesin olan husus, son 20 bin y›lda Bat›
Anadolu’da afl›nman›n çok h›zl› geliflti¤idir.
Prehistorik kültür varl›klar›n›n, örne¤in tafl aletlerin
ülkemizde beklenenden daha az bulunmas›n›n bir
nedeni (bunlara yönelik kaz›lar›n ve araflt›rmalar›n az
oluflu bir tarafa b›rak›l›rsa) belki bu h›zl› afl›nmatafl›nma ile ilgilidir. Ço¤u el baltalar› ilksel
yerlerinden süpürülerek akarsular vas›tas›yla gölsel
ve denizel depolanma alanlar›na sürüklenmifl olabilir.
13
Güney Marmara Yer fiekilleri
SDH’deki orta ve büyük ölçekli vadilerin
ço¤unun taban kotlar› 600–750 m aras›ndad›r (fiekil
5, 6). Vadilerin derinlikleri de en az bu kadard›r, ço¤u
yerde 1000 metreyi geçer. Üstelik bu derin vadiler
denize oldukça yak›nd›r (fiekil 1, 4-6). Günümüz
deniz seviyesine (= taban seviyesi) bu kadar yak›n
rak›mlardaki derin vadilerin oluflumunu, gerekli
afl›nma-tafl›nma dengesini gözeterek, bugünkü
morfoloji ile aç›klamak çok zordur. Dikkate al›nmas›
gereken husus, son Buzul ça¤› ve öncesinde Marmara
Denizi’nin küçük ve kapal› bir göl halinde oldu¤udur
(Smith vd., 1995; Aksu vd., 1999; Ça¤atay vd.,
2000). Yani, kaide seviyesi bugünküne göre çok
afla¤›lardad›r. Vadilerin oluflum öncesi arazi yap›s›
dikkate al›n›rsa, kaide seviyesine göre 2500-3000 m
lik yükseklik fark› oldu¤u anlafl›lacakt›r. Emet Vadisi
ve efl de¤erleri bu yükseklik fark› dolay›s›yla derin
kaz›lm›fllard›r. Deniz seviyesinin/taban seviyesinin
en yükse¤e ç›kt›¤› günümüzde afl›nma h›z› da
göreceli en aza inmifltir. Bu durumda bile 1,4 cm/y›l
afl›nma h›z› mevcuttur. Dolay›s›yla afl›nman›n
geçmiflte daha h›zl› olmas› ola¤and›r.
SDH’da vadi deflilmesini denetleyen as›l etmen
tektonik mi? ‹klim mi? Bilinen kural olarak, akarsu
afl›nma-tafl›nma-depolanma dinamikleri belirli bir
taban/kaide seviyesine göre ifller, bu seviyenin alt›nda
kaz›ma gerçekleflmez. Özel durumlar hariç,
akarsular›n derine kaz›mas› (= kaide seviyesinin
düflmesi) ya iklim ya da tektonizman›n bask›n etkisi
sonucu oluflur (Chorley vd., 1984). Deniz seviyesinin
(= taban seviyesi) yükselmesi ise akarsu yataklar›n›n
alüvyonla bo¤ulmas›na (kaz›lmada duraksama ve
yanal afl›nd›rma) sebep olur. Bu aç›dan ele
al›nd›¤›nda SDH için taban seviyesi olan Marmara
Denizi’ndeki su seviyesi de¤iflmelerinin vadi
oluflumunda etkili oldu¤u ortaya ç›kmaktad›r.
Marmara çukurluklar› içindeki birbiri üzerine gelen
delta istifleri vard›r ve bunlar su düzeyinin çok
de¤iflken oldu¤unu, havza tabanlar›na kadar indi¤ine
iflaret etmektedir (Sorlien vd., 2012). Sismik kay›tlar,
Kocasu Çay›’n›n büyük bir deniz alt› kanyonunu
izleyerek -85 m seviyesinde, Ç›narc›k havzas›nda yer
alan göle boflald›¤›n› belgeler. Dolay›s›yla en son
buzul döneminde SDH’de derine kaz›ma bu göl
seviyesine göre geliflmifl olmal›d›r. Öte yandan,
sismik kay›tlarda Mamara Denizi’nin kuzey k›y›lar›
boyunca yayg›n kütle hareketleri tespit edilmifltir.
Buradaki yamaç durays›zl›¤› ço¤unlukla sismik
aktiviteye ba¤l›d›r (Görür ve Ça¤atay, 2010). Önemli
husus Marmara Denizi’ndeki uzun süreli su seviyesi
de¤iflmelerinin tektonizmaya m›, iklime mi ba¤l›
olduklar›n›n ortaya konulmas›d›r.
14
Marmara Denizi çevresindeki bütün denizel
taraçalar›n tektonik olarak yükseldi¤i üzerine hemen
hemen görüfl birli¤i vard›r (Sak›nç ve Yalt›rak, 1997;
Kazanc› vd., 2003). Sismik verilere göre taraçalar›n
en yayg›n olan› -85 m dedir ve hemen her yerde
izlenir. Oluflum yafl› 11 bin y›l olarak tespit edilmifltir
(Sorlien vd., 2012). Bunun derinlere do¤ru
devam›nda, Ç›narc›k ve Orta Marmara çek-ay›r
havzalar›n›n güneyinde, bir seri deltan›n varl›¤›
ortaya konmufltur (Sorlien vd., 2012). Bunlar flelfin
aç›kta oldu¤u ve/veya düflük su seviyesi
dönemlerinde, SDH’den tafl›nan tortullarla
kurulmufllard›r. Dolay›s›yla SDH’yi süpüren
akarsular›n bu depolanma döneminde KAF ana
zonunda geliflmifl havzalara boflald›¤› çok aç›kt›r.
Sonuçta toplam kal›nl›¤› 6 km’ye ulaflan bir havza
dolgusu ortaya ç›km›flt›r (Sorlien vd., 2012). Üst üste
geliflen bu deltayik istif su seviyesi de¤iflimlerini
yans›t›r. Ayn› zamanda bu kadar kal›n olan birikim,
havza taban›n›n derine gömülmesini, bir baflka ifade
ile tektonik sübsidans› yans›t›r. SDH’den getirilen ve
orada derin vadilerin aç›lmas›n› sa¤layan fazla
miktardaki tortullar için, tektonizma tesiriyle
depolanma hacmi yarat›lm›flt›r. Tortullar›n üremesi
ise deniz seviyesi de¤ifliklikleri dahil, yerel ve global
iklim kontrolünde olmufltur.
Özetle, inceleme bölgesinin tektonik bak›mdan
aktif oldu¤u, yaflanan depremlerin s›kl›¤› ile de
sabittir (Soysal vd., 1981; Ambreseys ve Finkel,
1991; Ambreseys, 2009). Arazideki ani yükseklik
de¤iflmeleri, as›l› vadiler, yüzey çarp›lmalar›
tektonizman›n eskiden de etkili oldu¤unu ortaya
koymaktad›r. Ancak, bu aktivitenin yer flekillerinin
evrimi üzerindeki tesirleri do¤rudan ölçülebilir
de¤ildir. Kütle olaylar›n› tetikleyerek erozyonu
art›rmas› ve yamaçlar› geriletmesi ola¤and›r. SDH
yer flekli oluflumunda bütün jeomorfik elemanlar›n
(litoloji, iklim, tektonizma, erozyon vb) tesirlerinin az
çok takip edilebildi¤i bir yerdir. Erken Neojen’de
henüz deniz, ‹stanbul ve Çanakkale bo¤azlar› yokken,
Karadeniz’e do¤ru e¤imli genifl düzlükler olan güney
Marmara Bölgesi, Marmara Denizi’nin oluflumunu
takiben, özellikle son 300 bin y›lda büyük de¤iflmeler
geçirmifl ve günümüzdeki halini alm›flt›r. Bu
geliflimde kolay afl›nabilen litoloji ile iklim olaylar›
öne ç›kan etkenlerdir.
Katk› Belirtme
Bu çal›flman›n verileri 1995–2005 y›llar› aras›nda
de¤iflik kurumlardan al›nan destekler ve çok say›da
yerbilimciden al›nan yard›mlarla sa¤lanm›flt›r. DPT –
TÜB‹TAK - ÜN‹VERS‹TE ifl birli¤i ile yürütülen
MTA Dergisi (2014) 148: 1-17
Deniz Araflt›rmalar› Program› kapsam›nda Güney
Marmara Bölgesi’ndeki Neojen ve Kuvaterner
birimlerinin haritalanmas›, denizel k›y› tortullar›n›n
incelenmesi, Çay›rova ve Hersek düzlü¤ünde k›sa ve
uzun süreli deniz seviyesi de¤iflmeleri, tsunami
araflt›rmalar› ve bu arada Uluabat Gölü’nün
limnolojik
incelemesi
gerçeklefltirilmifltir
(TÜB‹TAK-YDABÇAG- 456/G, 598/G, 103Y102).
MTA ad› geçen bu projelere aktif olarak kat›lm›fl ve
önemli destek vermifltir. NATO deste¤i ile
(EST.CLG.978645) göl içinde sondajlar yap›lm›flt›r.
GYTE göl tortullar›na ait çok say›da örne¤in SEM,
XRF, XRD, AAS analizlerinin ücretsiz yap›lmas›n›
sa¤lam›flt›r. Baz› iz element analizleri NATO’dan
sa¤lanan maddi destekle Brunel Üniversitesi’nde
gerçeklefltirilmifltir (NATO-CLG 978645). Yukar›da
de¤inilen projelere çeflitli üniversitelerden çok say›da
araflt›r›c› ve ö¤renci kat›lm›fl, kendi çal›flmalar›n›
yürütürken bu çal›flmaya da fikren katk›da
bulunmufllard›r. Dr. Alper Gürbüz (N.Ü) baz›
flekillerin haz›rlanmas›na yard›m etmifl ve makalenin
ilk halini okuyarak düzeltme önerilerinde
bulunmufltur. Derginin iki hakemi ve editörlerinin
olumlu önerileri yaz›n›n geliflmesine katk› yapm›flt›r.
Yazarlar bütün bireysel ve kurumsal katk›lar›
flükranla belirtirler.
Gelifl Tarihi: 06.08.2013
Kabul Tarihi: 30.10.2013
Yay›nlanma Tarihi: Haziran 2014
De¤inilen Belgeler
Aksu, A.E., Hiscott, R.N., Yaflar, D., 1999. Oscillating
Quaternary water levels of the Marmara Sea and
vigorous outflows into the Aegean Sea from the
Marmara Sea-Black Sea drainage corridor. Marine
Geology 153, 275–302.
Ambraseys, N., 2009. Earthquakes in the Mediterranean
and Middle East; a Multidisciplinary Study of
Seismicity up to 1900. Cambridge University
Press, ISBN 978-0-521-87292-8.
Ambraseys, N., Finkel, C., 1991. Long-term seismicity of
Istanbul and the Marmara Sea region. Terra Nova
3, 527-539.
Ardel, A., 1943. Marmara bölgesinin güneydo¤u
havzalar›n›n morfolojik karakterleri. Türk
Co¤rafya Dergisi 2, 160-171.
Bafl, H., 1987. Tavflanl› - Domaniç (Kütahya)
volkanitlerinin özellikleri ve bat› Anadolu
Senozoyik volkanizmas›ndaki önemi. Türkiye
Jeoloji Bülteni 30, 67-80.
Bingöl, E., Akyürek, B., Korkmazer, B., 1973. Biga
Yar›madas›n›n
jeolojisi
ve
Karakaya
Formasyonunun baz› özellikleri. Cumhuriyetin 50.
Y›l› Yerbilimleri Kongresi Tebli¤leri Kitab›, s. 7076, Ankara.
Chorley, R.J., Schumm, S.A., Sugden, D.E., 1984.
Geomorphology. Methuen, London, 605 s.
Clayton, K..M., 1998. The rate of denudation of some
British lowland landscapes. Earth Surface
Processes and Landforms 22, 721-731.
Ça¤atay, M.N., Görür, N., Algan, O., Eastoe, C.,
Tchapalyga, A., Ongan, D., Kuhn, T., Kuscu, I.,
2000. Last glacial-Holocene palaeoceanography of
the Sea of Marmara: timing of last connections
with the Mediterranean and the Black Seas.
Marine Geology 167, 191-206.
Çelenli, A., 2000. Uluabat Gölü Çevre Jeokimyas›. ‹stanbul
Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü,
‹stanbul, Doktora Tezi (yay›nlanmam›fl).
Dalk›ran, N., Karacao¤lu, D., Dere, S., fienturk, E.,
Toruno¤lu, T., 2006. Factors affecting the current
status of a eutrophic shallow lake (Lake Uluabat,
Turkey): Relationships between water physical
and chemical variables. Chemical Ecology 22,
279-298.
Darkot, B., Tuncel, M., 1981. Marmara Bölgesi co¤rafyas›.
‹stanbul Üniversitesi Co¤rafya Enstitüsü Yay›n›,
No 118, ‹stanbul.
Eastwood, W. J., Roberts, C. N., Lamb, H. F., Tibby, J.C.,
1999, Holocene environmental change in
southwest Turkey; a palaeoecological record of
lake and catchment-related changes. Quaternary
Science Reviews 18, 671-695.
EIE, 1993. Türkiye Akarsular›nda Sediment Gözlemleri ve
Sediment Tafl›n›m Miktarlar›. Elektrik ‹flleri Etüd
‹daresi Genel Müdürlü¤ü, Yay›n no 87-44,
Ankara.
EIE, 1996. Türkiye Akarsular›nda Su Kalitesi Gözlemleri.
Elektrik ‹flleri Etüd ‹daresi Genel Müdürlü¤ü,
Yay›n no 96-4, Ankara.
EIE, 2000. Türkiye Akarsularinda Suspanse Sediment
Gözlemleri ve Sediment Tafl›n›m Miktarlar›.
Elektrik ‹flleri Etüd ‹daresi Genel Müdürlü¤ü,
Yay›n no 20-17, Ankara.
Einsele, G., 1992. Sedimentary Basins: Evolution, Facies
and Sediment Budget. Springer, Berlin, 628 pp.
Einsele, G., Hinderer, M., 1998. Quantifying denudation
and sediment accumulation systems (open and
closed lakes): basic concepts and first results.
Palaegeography, Palaeoclimatology, Palaeoecology
140, 7-21.
Emre, Ö., Erkal, T., Kazanc›, N., Görmüfl, S., Görür, N.,
Kuflçu, I., 1997a. Güney Marmara’n›n Neojen ve
Kuvaterner’deki morfotektoni¤i. Iç: Güney
Marmara Bölgesinin Neojen ve Kuvaterner Evrimi
(Ed. N.Kazanc› ve N. Görür), Araflt›rma Projesi
sonuç raporu. TUBITAK, YDABCAG-426/G,
Ankara, s. 36-68.
Emre, Ö., Kazanc›, N., Erkal, T., Karab›y›ko¤lu, M.,
Kuflçu, ‹., 1997b. Ulubat ve Manyas Göllerinin
oluflumu ve yerleflim tarihcesi. ‹ç: Güney Marmara
Bolgesinin Neojen ve Kuvaterner Evrimi (Ed. N.
Kazanc› ve N. Görür), Araflt›rma Projesi Sonuç
15
Güney Marmara Yer fiekilleri
Raporu. TÜBITAK, YDABCAG-426/G, Ankara, s.
116-134.
Emre, Ö., Erkal, T., Tchapalyga, A., Kazanc›, N., Keçer,
M., Ünay, E., 1998. Do¤u Marmara Bölgesi’nin
Neojen ve Kuvaterner’deki evrimi. Maden Tetkik
ve Arama Dergisi 120, 119-145.
Emre, Ö., Özalp, S., Do¤an, A., Özaksoy, V., Y›ld›r›m, C.,
Göktafl, F., 2005. ‹zmir yak›n çevresinin diri
faylar› ve deprem potansiyelleri. Maden Tetkik ve
Arama Genel Müdürlü¤ü Raporu, No 10754,
Ankara (yay›nlanmam›fl)
Emre, Ö., Do¤an, A., 2010. 1/250.000 Ölçekli Türkiye Diri
Fay Haritas›, Ayval›k (NJ 35-2) paftas›, Maden
Tetkik ve Arama Genel Müdürlü¤ü, Türkiye Diri
Fay Haritas› Serisi, no 2, 32 s. Ankara.
Emre, Ö., Do¤an, A., Özalp, S. ve Y›ld›r›m, C., 2011a.
1/250.000 Ölçekli Türkiye Diri Fay Haritas›,
Bandirma (NK 35-11B) paftas›. Maden Tetkik ve
Arama Genel Müdürlü¤ü, Türkiye Diri Fay
Haritas› Serisi, no 3, 55 s. Ankara.
Emre, Ö., Do¤an, A., Özalp, S., 2011b. 1.250.000 Ölçekli
Türkiye Diri Fay Haritas›, Bal›kesir (Nj 35-3)
paftas›. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlü¤ü,
Türkiye Diri Fay Haritas› Serisi, no 4, 35 s.
Ankara.
Emre, Ö., Duman, T.Y., Özalp, S., 2011c. 1/250.000
Ölçekli Türkiye Diri Fay Haritas›, Kütahya (Nj 354) paftas›. Maden Tetkik ve Arama Genel
Müdürlü¤ü, Türkiye Diri Fay Haritas› Serisi, No
4, Ankara.
Emre, Ö., Duman, T.Y., Özalp, S., 2012. Türkiye 1/250.000
ölçekli diri fay haritas›. Maden Tetkik ve Arama
Genel Müdürlü¤ü, Ankara.
Ercan, T., Ergül, E., Akçaören, E., Çetin, A., Granit, S.,
Asutay, J., 1990. Bal›kesir Band›rma aras›n›n
jeolojisi, Tersiyer volkanizmas›n›n petrolojisi ve
bölgesel yay›l›m›. Maden Tetkik ve Arama Dergisi
110, 113-130.
Erdo¤an, T., 1988. Bal›kesir ‹klim Etüdü. Devlet
Meteoroloji ‹flleri Genel Müdürlügü, Ankara.
Ergül, E., Öztürk, Z., Akçaören, F., Gözler, M.Z., 1980.
Bal›kesir ili – Marmara Denizi aras›n›n jeolojisi.
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlü¤ü Raporu,
no 6760, Ankara (yay›nlanmam›fl)
Erinç, S., 1955. Orta Ege Bölgesi’nin jeomorfolojisi.
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlü¤ü Raporu
No: 2217 (yay›mlanmam›fl).
Erinç, S., 1973. Türkiye’nin flekillenmesinde neotektoni¤in
rolü ve jeomorfoloji-jeodinamik iliflkileri.
Jeomorfoloji Dergisi 5, 11-26.
Erol, O., 1981. Neotectonic and geomorphological
evolution of Turkey. Z. Geomorph. N.F. Suppl.
Bd, 40, 193-211.
Fontugne, M., Kuzucuo¤lu, C., Karab›y›ko¤lu, M., Hatté,
C., Pastre, J. F., 1999. From Pleniglacial to
Holocene: a 14C chronostratigraphy of
environmental changes in the Konya Plain,
Turkey. Quaternary Science Reviews 18, 573-591.
16
Görür, N., Ça¤atay, N., 2010. Geohazards rooted from the
northern margin of the Sea of Marmara since the
late Pleistocene: a review of recent results. Natural
Hazards 54, 583-603.
Gözler, M.Z., Ergül, E., Akçaören, F., Genç, fi., Akat, U.,
Acar, fi., 1985. Çanakkale Bo¤az› do¤usu –
Marmara Denizi güneyi – Band›rma – Bal›kesir –
Edremit ve Ege Denizi aras›ndaki alan›n jeolojisi
ve kompilasyonu. Maden Tetkik ve Arama Genel
Müdürlü¤ü Raporu, no 7430, Ankara
(yay›nlanmam›fl).
Helvac›, C., 1984. Occurrence of rare borate minerals:
veatchite-A, tunnellite, terrugite and cahnite in the
Emet borate deposits, Turkey: Mineral Deposita
19, 217-226.
Helvac›, C., 1986. Geochemistry and origin of the Emet
borate deposits, western Turkey. Bulletin of the
Faculty of Engineering, Cumhuriyet University,
Serie A- Earth sciences 3, 49-73.
Helvac›, C., Firman, R.J., 1977. Emet borat yataklar›n›n
jeolojik konumu ve mineralojisi. Jeoloji
Mühendisli¤i Dergisi 2, 17-28.
Helvac›, C., Alonso, R.N., 2000. Borate deposits of Turkey
and Argentina; a summary and geological
comparison. Turkish Journal of Earth Sciences 24,
1-27.
Kazanc›, N., Bayhan, E., Suliman, N., Sahbaz, A., Ileri, Ö.,
Özdogan, M., Temel, A., Ekmekçi, M., 1997.
Manyas Gölü ve Güncel tortullari. Iç: Güney
Marmara Bolgesinin Neojen ve Kuvaterner Evrimi
(Ed. N.Kazanc› ve N.Görür), Araflt›rma Projesi
sonuç raporu. TÜBITAK, YDABCAG-426/G,
Ankara, s. 192-238.
Kazanc›, N., Görür, N. (Ed), 1997. Güney Marmara
Bölgesi’nin Neojen ve Kuvaterner Evrimi. Deniz
Araflt›rmalar› Program›, Araflt›rma Projesi Sonuç
Raporu. TÜBITAK, YDABCAG-426/G, Ankara,
240 s (yay›nlanmam›fl).
Kazanc›, N., Emre, Ö., Erkal, T., Ileri, Ö., Ergin, M., Görür,
N., 1999. Kocasu ve Gönen Çay› deltalar›n›n
(Marmara Denizi güney k›y›lar›) güncel
morfolojileri ve tortul fasiyesleri. Maden Tetkik ve
Arama Dergisi 121: 1-18.
Kazanc›, N, Ileri, O., Suliman, N., Özdo¤an, M., Bayhan,
E., fiahbaz, A., Gencer, A, Ergin, M., Erkmen, C.,
1998. Ulubat Gölü’nde guncel tortullasma. ‹ç:
Marmara Denizi Güneyi K›y› ve K›y› Ard›
Istiflerinin Stratigrafisi, Sedimantolojisi ve
Morfotektonigi. TÜBITAK Raporu, YDABCAG –
598/G, pp. 99 - 145.
Kazanc›, N., K›rman, E., Emre, Ö., Keçer, M., ‹leri, Ö.,
Do¤an, A., ‹slamo¤lu, Y., Alçiçek, M.C., Varol,
B., Erkal, T., Ertutaç, K., Uysal, F., Özalp, S., Gül,
A., Duman, T.Y., 2003. Do¤u Marmara
K›y›lar›nda Denizel Geç Kuvaterner Tortullar› Ve
Deniz Seviyesi De¤iflimleri. Deniz Araflt›rmalar›
Program› Araflt›rma Projesi Sonuç Raporu, Proje
No: TÜBITAK- YDABÇAG 100 Y 077. Ankara,
117s (yay›nlanmam›fl).
MTA Dergisi (2014) 148: 1-17
Kazanc› N., Leroy S. A. G., Ileri O., Emre O., Kibar, M.,
Öncel, S., 2004. Late Holocene erosion in NW
Anatolia from sediments of Lake Manyas, Lake
Ulubat and the southern shelf of the Marmara Sea,
Turkey. Catena 57, 277-308.
Kazanc› N., Toprak, Ö., Leroy S. A. G., Öncel S., Ileri Ö.,
Emre Ö., Costa P., Erturaç, K. ve McGee E., 2006.
Boron content of Lake Ulubat sediment: a key to
interpret the morphological history of NW
Anatolia, Turkey. Applied Geochemistry 21, 234 251.
Kazanc›, N., Leroy, S. A. G., Öncel, S., ‹leri, Ö., Toprak, Ö,
Costa, P., Say›l›, S., Turgut, C., Kibar, M., 2010.
Wind control on deposition of heavy metals: the
case study of Lake Ulubat in Anatolia, Turkey.
Journal of Paleolimnology 43, 89–110.
Landmann, G., Reimer, A., Lemcke, G., Kempe, S., 1996.
Dating Late Glacial abrupt climate changes in the
14,570 yr long continuous varve record of Lake
Van, Turkey. Palaeogeography, Palaeoclimatology,
Palaeoecology 122, 107-118.
Leroy, S.A.G., Kazanc›, N., Ileri, Ö., Kibar, M., Emre, Ö.,
McGee, E., Griffiths H.I., 2002. Abrupt
environmental changes within a late Holocene
lacustrine sequence south of the Marmara Sea
(Lake Manyas, N-W Turkey). Marine Geology
190, 531-552.
MTA, 2002. 1/500.000 Ölçekli Türkiye Jeoloji Haritalar›,
‹stanbul ve ‹zmir paftalar›. Maden Tetkik ve Arama
Genel Müdürlü¤ü, Ankara.
Okay, A.‹, 2008. Geology of Turkey: A synopsis. Anschnitt
21, 19-42.
Okay, A.I., Siyako, M., Burkan, K.A., 1991. Biga
Yar›madas›n›n jeolojisi ve tektonik evrimi. Türkiye
Petrol Jeologlar› Derne¤i Bülteni 2, 83-121.
Pamir, H. N., 1938, ‹stanbul Bo¤az›’n›n teflekkülü
meselesi. Maden Tetkik ve Arama Dergisi 3-4, 6168.
Reed, J. M., Leng , M. J., Ryana, S., Black, S., Alt›nsaçl›¸
S., Griffiths, H.I., 2008. Recent habitat degradation
in karstic Lake Uluabat, western Turkey: A
coupled limnological–palaeolimnological approach.
Biological Conservation 141, 2765-2783.
Sak›nç, M., Yalt›rak, C., 1997. Güney Trakya sahillerinin
denizel Pleyistosen çökelleri ve Paleoco¤rafyas›.
Maden Tetkik ve Arama Dergisi 119, 43-62.
Selby, M.J., 1994. Hillslope sediment transport and
deposition. ‹ç: Pye K. (Ed) Sediment Transport
adn depositiona Processes. Blackwell Pub.,
London, s. 61-88.
Smith, A.D., Taymaz, T., Oktay, F., Yüce, H., Alpar, B.,
Baflaran, H., Jackson, J.A., Kara, S., fiimflek M.,
1995. High-resolution seismic profiling in the Sea
of Marmara (northwest Turkey): Late Quaternary
sedimentation and sea-level changes. Geological
Society of America Bulletin 107/8, 923-936.
Sorlien, C.C, Akhun, S.D., Seeber, L., Steckler, M.S.,
Shillington, D.J., Kurt, H., Çifçi, G., Poyraz, D.T.,
Gürçay, S., Dondurur, D., ‹mren, C., Perinçek, E.,
Okay, S., Küçük, H.M., Diebold, J.D., 2012.
Uniform basin growth over the last 500 ka, North
Anatolian Fault, Marmara Sea, Turkey.
Tectonophysics 518–521, 1–16.
Soysal, H., Sipahio¤lu, S., Kolçak, D., Alt›nok, Y., 1981.
Earthquake Catalogue of Turkey and its
Surrounding, BC2100-AD1900. Tech. Sci. Res.
Council of Turkey (TUBITAK), Project Rep. No
341, Ankara (in Turkish).
fiaro¤lu, F. Emre, Ö., Boray, A., 1987. Türkiye’nin diri
faylar› ve depremselli¤i. Maden Tetkik ve Arama
Genel
Müdürlü¤ü
Raporu
No:
8174
(yay›nlanmam›fl).
Toprak, Ö., 2004. Ulubat Gölü tortullar›n›n organik madde
ve a¤›r metal içeri¤i. Yüsek Lisans Tezi, Gebze
Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Gebze, Kocaeli, 117 s
(yay›nlanmam›fl).
Turgut, C., 2005. Ulubat Gölü çökellerinde ve göl suyunda
metal konsantrasyonlar›n›n incelenmesi. Yüksek
Lisans tezi, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü,
Gebze, Kocaeli, 92 s (yay›nlanmam›fl).
Ülgen, U.B., Franz, S.O., Biltekin, D., Ça¤atay, M.N.,
Roeser, P.A., Doner, L., Thein, J., 2012. Climatic
and environmental evolution of Lake ‹znik (NW
Turkey) over the last ~ 4700 years. Quaternary
International 274, 88-101.
Wilson, C.G., Matisoff, G., Whiting, P.J., 2003. Short-term
erosion rates from an inventory balance. Earth
Surf. Proc. Landforms 9, 967-977.
Yalç›nkaya, S., Avflar, Ö.P., 1980. Mustafakemalpafla
(Bursa) dolay›n›n jeolojisi. Maden Tetkik ve
Arama Genel Müdürlü¤ü Raporu No: 6717,
Ankara (yay›nlanmam›fl).
Y›lmaz, Y., Gökaflan, E., Erbay, A.Y., 2010.
Morphotectonic development of the Marmara
Region. Tectonophysics 488, 51-70.
Y›lmaz, Y., Gürp›nar, O., Genç, S.C., Bozcu, M., Y›lmaz,
K., fieker, H., Yi¤itbafl, E., Keskin, M., 1990.
Armutlu Yar›madas› ve civar›n›n jeolojisi. Türkiye
Petrolleri Anonim Ortakl›¤› Rapor, no: 2796, 210
s, Ankara (yay›nlanmam›fl).
17
Download

güney marmara bölgesindeki büyük vadilerin olası