ĠLĠ
TARĠHĠ
:MANĠSA
:13.03.2015
Muhterem Müslümanlar!
‫صهّى هللاُ َعهَ ْي ِه و َسهَّى‬
َ ‫قال رسىل هللا‬
‫ير ِج َع إلى ال ُّد ْويَا ولَه ما على‬
ْ ْ‫ما أَح ٌد يد ُْخ ُل الجىَّة يُ ِح ُّب أن‬
‫ يت َمىَّى أنْ يَ ْر ِجع إلى ال ُّد ْويَا‬، ‫ض مهْ شَي ٍء إالَّ الشَّهي ُد‬
ْ
ِ ‫األر‬
‫ لِما يرى ِمهَ الكرام ِة‬، ‫ت‬
ٍ ‫ فَيُ ْقتَ َل عش َْر َم َّرا‬،
ÇANAKKALE ZAFERĠ
Çanakkale’de canlarını ortaya koyarak
bizlere bu vatanı emanet eden şehitlerimize ve
gazilerimize minnet borcumuz vardır. Onların bu
fedakârlığını unutmamak ve onların savunduğu
davaya sahip çıkmak vazifemizdir. Onların, din,
iman, vatan ve millet için mücadele ettiklerini
gelecek nesillerimize de öğretmeliyiz. Onları her
zaman hayırla, minnetle ve muhabbetle anmalıyız.
Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle
buyuruyor: “Allah yolunda öldürülenlere
"ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak
siz bunu bilemezsiniz.”1
Değerli Mü’minler!
Muhterem Mü’minler!
Üzerinde yaşadığımız vatan, dünyanın en
müstesna ve en güzel toprak parçalarından biridir.
Dünya cenneti diyebileceğimiz bu güzel ülkede
başkalarının her zaman gözü olmuştur. Yurt
edindiğimiz tarihten itibaren, atalarımız bu cennet
vatanı müdafaa ve muhafaza etmek için asırlar boyu
çok büyük mücadeleler etmiş, yüz binlerce şehit
vermiştir. Uğrunda kan akıtılıp can verilmeyen
toprak parçasının adı vatan değildir. Şair bu gerçeği
şöyle dile getirir:
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa; Vatandır.
Kıymetli Kardeşlerim!
Atalarımız dünyanın en güzel ve bereketli
topraklarını vatan olarak seçmişler ve bize emanet
etmişlerdir. Bu cennet vatanı yüzlerce yıl ecdadımız
canları ve kanları pahasına korumuşlar ve binlerce
eser ortaya koyarak üzerinde bir medeniyet
kurmuşlardır. Bu vatanın, bu millete ait olduğunu
camileri, türbeleri, çeşmeleri, sarayları, mezar
taşları, hanları ve hamamları ile adeta tescil
etmişlerdir.
Dünyada, namus ve şerefimizi koruyarak
huzur ve güven içinde yaşamak, ancak bağımsız bir
vatana sahip olmakla mümkündür. Bu sebeple Yüce
dinimiz vatanın korunmasına büyük önem vermiş,
vatan sevgisini imandan saymıştır. Bu bilinçle
atalarımız Çanakkale’de büyük bir kahramanlık
destanı yazmışlardır.
Şu husus iyi bilinmelidir ki, milletimizin
bekâsı şehitlik ve gazilik ruhu kazanmış nesiller
yetiştirmekle
mümkündür.
Bunun
için
çocuklarımıza Çanakkale destanını ve ardındaki
ruhu anlatmalı, aziz vatanımızın ve şehitliğin
kıymetini öğretmeliyiz. Bu konuda Peygamberimiz
(s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde: “Cennete giren
hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin
olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez.
Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram
sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa
şehit olmayı ister.”2
Bu vesile ile Bu Cennet Vatanımız için
canını vermiş aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi
rahmetle ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
Yüce Rabbim Devletimize dirlik, Ordumuza
kuvvet, Milletimize birlik nasip etsin. Bizi
birbirimizden
ayırmasın.
1
2
Bakara 2/154.
Buhârî, Cihâd 21.
Hazırlayan: Özcan ARIK
Turgutlu İlçe Vaizi
Redaksiyon : İl İrşat Kurulu
ĠLĠ
: MANĠSA
TARĠH: 20.03.2015
‫ه‬
‫ِيم‬
ِ ّ ‫ِب ْس ِم‬
َّ ‫الر ْح هم ِن‬
َّ ‫ّللا‬
ِ ‫الرح‬
‫ّللا َوقُولُوا َق ْو اًل‬
َ َّ ‫َيا اَ ُّي َها الَّذِينَ اَ َم ُنوا ا َّتقُوا‬
‫صل ِْح لَ ُك ْم اَ ْع َمالَ ُك ْم َو َي ْغف ِْر لَ ُك ْم ُذ ُنو َب ُك ْم‬
ْ ‫سدِيداا ُي‬
َ
َّ
َ
َ
َ
َ
َ
َ ‫سول ُه فقدْ ف‬
‫از ف ْو ازا َعظِ ي اما‬
ُ ‫ّللا َو َر‬
َ ‫َو َمنْ ُيطِ ِع‬
‫ه‬
‫سلَّم‬
ِ ّ ‫سول ُ ه‬
َ ‫ص ّلى ّّللاُ َع َل ْي ِه َو‬
َ ‫ّللا‬
ُ ‫ َقال َ َر‬:
‫َمنْ َكانَ ُي ْؤمِنُ ِب ه ّلل ِه َوا ْل َى ْوم ْ ه‬
،‫اًلخ ِِر َف ْل َيقُلْ َخ ْي ارا‬
ِ
‫ص ُم ْت‬
ْ ‫اَ ْو لِ َي‬
DOĞRULUK ĠYĠLĠĞE, ĠYĠLĠK CENNETE
GÖTÜRÜR
Müslümanlara doğru olmalarını tavsiye etmiş
ve doğruların dünyada ve ahirette kurtuluşa
erişeceklerini
haber
vermiştir.
Müslüman düşündüğü gibi konuşmalı,
konuştuğu gibi olmalıdır. Sözleri düşüncelerini
anlatmalı; düşünmediği, inanmadığı şeyleri
söylememelidir. Sözü ile özü aynı olmalıdır.
Müslüman hayatının her safhasında
doğruluktan ayrılmaz, .hile ve haksızlık
yapmaz. Kendi işini sağlam ve hilesiz yaptığı
gibi, başkasının işini de kendi işi gibi yapar.
Çünkü inanan insan bütün yaptıklarından bir
gün hesaba çekileceğini bilir. İnsan sözünde
niyetinde, işlerinde doğru olmalı ve hiç bir
şekilde bundan ayrılmamalıdır.
Muhterem Müslümanlar!
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum âyet-i kerimede Yüce
Rabbimiz: “Ey iman edenler! Allah'a
itaatsizlikten sakınınız ve doğru söz
söyleyiniz ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin,
günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve
Resulü'ne itaat ederse gerçekten büyük bir
kazanç elde eder”1 buyurmuştur.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) de:
“Allah'a ve âhiret gününe inanan, ya hayır
söylesin ya da sussun.” 2 uyarısında
bulunmuşlardır.
Değerli Kardeşlerim!
Allah'a karşı sorumluluk bilincine sahip
olmak anlamındaki “takva” ile “doğru söz”,
İslami erdemlerin iki direği gibidir. Bu
erdemlere sahip olanlara Yüce Allah’ın vaat
ettiği sonuç, gerçekten heyecan vericidir:
İşlerin düzeltilmesi, günahların bağışlanması;
bir başka deyişle dünya ve ahiret saadeti.3
Muhterem Müslümanlar!
İslam dini, adalet, iyilik ve doğruluk
üzerine kurulmuştur. Peygamber Efendimiz
(s.a.s)’e güvenilirliği ve doğruluğu sebebiyle
(el-Emin) denilirdi. Hz. Peygamber (s.a.s) de
Davamız Allah’ın rızasını kazanmak
olmalıdır. Kendi doğrularımız değil, Efendimiz
(SAV)’in bize tavsiye buyurduğu doğruları
yaşayıp cennete girmek hedefimiz olmalıdır.
Konumuzu en güzel şekilde özetleyen,
peygamber (s.a.s.) Efendimizin bir hadisi şerifi
ile bitiriyorum.
“Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü
doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de cennete
götürür. Ġnsan doğru olmaya ve doğruluğu
aramaya devam ederse, sonunda Allah
katında “Doğru” diye yazılır. Yalandan
sakınınız. Çünkü yalan, insanı günaha,
günah da cehenneme sürükler. Kul yalan
söylemeye ve yalan peşinde koşmaya devam
ederse; sonunda Allah katında “Yalancı”
diye yazılır.”4
1
Ahzab Suresi Ayet 70-71
Buhari Edeb 31
3
Heyet,Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir, DİB. Yay.,
V/404.
4
Müslim, İman, 62
2
Hazırlayan : Nedim YILDIZ
Emre Mahallesi Eski Camii İ-H / Kula
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
ĠLĠ
: MANĠSA
TARĠH: 27.03.2015
‫هللا ََل‬
ِ َّ ‫يم‬
ِ ْ‫نِ ْهفُقَ َزا ِء انَّ ِذيٍَ أُح‬
ِ ‫صزُوا فِي َس ِب‬
‫ض يَحْ َسبُهُ ُى‬
َ ٌَ‫يَ ْستَ ِطيعُى‬
ِ ْ‫ضزْ بًا فِي ْاْلَر‬
‫ْزفُهُ ْى بِ ِسي ًَاهُ ْى‬
ِ ‫ْان َجا ِه ُم أَ ْغُِيَا َء ِيٍَ انتَّ َع ُّف‬
ِ ‫ف تَع‬
‫اس إِ ْن َحافًا َو َيا تُ ُْفِقُىا‬
َ َُّ‫ََل يَسْأَنُىٌَ ان‬
‫هللا بِ ِه َعهِيى‬
َ َّ ٌَّ ِ ‫ِي ٍْ َخي ٍْز فَإ‬
:
ĠFFET ĠNSANIN SÜSÜDÜR
Aziz Mü’minler!
İffet; başkasından en ufak bir şey
istememe, dilencilikten uzak durma,
kanaatkâr olma, şehevi arzu ve isteklerin
baskısına boyun eğmeme, ırz ve namusa
halel getirecek günahlardan sakınmaktır.
Bu nedenlerden dolayı Allah ve Resulü,
iffeti her mümin için olmazsa olmaz bir
iman şiarı olarak görür. Genel anlamda
iffet, hayatın her anının istikamet ve itidal
üzere yaşanmasıdır. İnsan meşru zevk ve
lezzetlere istekli olur, ancak gayr-i meşru
arzu ve isteklere karşı koymakla da iffetli
olur. Bunun için iffet erdemine; şehevî ve
hayvanî zevklere karşı mücadele edip,
nefsin arzularını dizginlemekle erişilebilir.
İffet kavramı, günümüzde daraltılarak
sadece
namusu
koruma
anlamına
indirgenmiştir. Aslında iffet; tüm ahlâk
kurallarına en ince ayrıntılarına varıncaya
kadar riayet etmeyi içeren samimi ve güçlü
bir bağlılığı ifade eder.
Değerli Mü’minler!
Bilmeyen kimseler, iffetlerinden dolayı
onları zengin zanneder. Sen onları
simalarından tanırsın. Çünkü onlar
yüzsüzlük ederek istemezler. Yaptığınız
her hayrı muhakkak Allah bilir.”1
Muhterem Mü’minler!
İffetsizlik
insan
vücudunun
kimyasını bozar tüm haramları işlemeye
kapı aralar İffet ise tüm çirkin söz ve
davranışlardan sakındırır, hayâ ve edep
dairesinde yaşamayı, tüm ahlâkî değerlere
titizlikle bağlılığı ve saygılı olmayı sağlar.
Namuslu, edepli, şerefli ve ahlâklı olan
birey iyi insandır ve onların oluşturduğu
toplum da ahlaklı toplumdur. Bunları
sağlayan hayâ, imanın bir parçasıdır. Bu
konuda
Hz.
Peygamberin
(s.a.s.):
“utanmıyorsan dilediğini yap” 2 ikazı
oldukça anlamlıdır.
İffetsizliğin kol gezdiği, ahlaki
erdemlerin nefsin gelip geçici isteklerine
feda edildiği günümüz toplumlarında, Hz
Yusuf, Hz Meryem ve Hz. Safvan b.
Muattal örnek alınmalıdır. Hutbemi iffetin
insanı süslediğini anlatan bir hadisi şerifle
bitiriyorum:
“Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah
(s.a.s.) buyurdular ki: "Edepsizlik ve çirkin söz
girdiği şeyi çirkinleştirir. Hayâ ise girdiği şeyi
güzelleştirir”3
1
Bakara2/273
İbn Mace,Zühd 17
3
Tirmizi,Birr 28
2
Erdem sahibi olan iffetli birey, asla
dalkavukluk ve dilencilik yapamaz,
açgözlü olamaz, nefsin isteklerine boyun
eğemez, elini ayağını, dilini dudağını,
gözünü kulağını kısacası tüm uzuvlarını
günahlardan şiddetle sakındırır. İhtiyaç
içinde kıvransa dahi bunu gizler, kimseye
sezdirmez, başkalarına el-avuç açmaz,
açamaz, hatta gerçek hâlini bilmeyenler
onu zengin sanacak kadar kendisini gizler.
Bu hususta Bakara suresinde şöyle
buyrulur:
“(Yapacağınız
hayırlar,)
kendilerini Allah yoluna adamış, bu
sebeple
yeryüzünde
kazanç
için
dolaşamayan fakirler için olsun.
Hazırlayan : Zafer KIRLI
Nurettin Kelem Camii İ-H / Demirci
Redaksiyon : İl İrşat Kurulu
İLİ
: Manisa
TARİH : 06/03/2015
‫ق نَ ُك ْى ِي ٍْ اَ َْفُ ِس ُك ْى اَ ْس َواجًا نِتَ ْس ُكُُىا اِنَ ْيهَا‬
َ َ‫َو ِي ٍْ ٰايَاتِ ٖه اَ ٌْ َخه‬
‫ث نِقَىْ ٍو‬
َ ِ‫َو َج َع َم بَ ْيَُ ُك ْى َي َى َّدةً َو َرحْ ًَتً اِ ٌَّ ٖفى ٰذن‬
ٍ ‫ك َ َٰليَا‬
ٌَ‫يَتَفَ َّكزُو‬
: ‫قال رسىل هللا صهى هللا عهيه وسهى‬
‫اريَتَ ْي ٍِ َحتَّى تَ ْبهُ َغا َجا َء يَىْ َو ْانقِيَا َي ِت أَََا‬
َ ‫َي ٍْ ع‬
ِ ‫َال َج‬
ُ‫صابِ َعه‬
َ َ‫ض َّى أ‬
َ ‫َوهُ َى َكهَاتَي ٍِْ َو‬
EVLAT, EŞ VE ANNE OLARAK: KADIN
Muhterem Mü’minler!
şefkat ve merhametine muhtaç oluşumuzu derinden
hissederiz. Şairin de dediği gibi;
Ana başta taç imiş,
Her derde ilaç imiş,
Bir evlat pir olsa da,
Ana’ya muhtaç imiş.”
Bir eş olarak kadın, hayat arkadaşımızdır.
Hayatın zorluklarını, onunla paylaşarak hafifletiriz. O,
bizim sadık bir dert ortağımızdır. Huzur ve
mutluluğumuzu onunla paylaştıkça, hayatımız daha bir
anlam kazanır. Zaten aile yuvasının kuruluşunun temel
amacı da bu değil midir?
Kıymetli Kardeşlerim!
Okuduğum ayet-i kerime’de Yüce Allah Şöyle
buyuruyor:
“İçinizden
kendileriyle
huzura
Sevgili Peygamberimiz kadınıyla, erkeğiyle,
kavuşacağınız eşler yaratıp, aranızda sevgi ve rahmet
var etmesi, Allah’ın (varlığının ve kudretinin) çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla bütün insanlara büyük
delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum değer vermiştir. Bilhassa kadınlar ve kız çocukları
konusunda özel tavsiyelerde bulunmuştur. Kadınların
için dersler vardır.”1
ve kız çocuklarının, şiddet, baskı ve aşağılamadan uzak
Okuduğum hadis-i şerif’te Allah Rasûlü (sas) tutulması için her fırsatta uyarılarda bulunmuştur.
şöyle buyuruyor: “Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik Cefakâr annelerimiz, vefakâr kız kardeşlerimiz, kader
çağına gelinceye kadar büyütüp terbiye ederse, ortağımız eşlerimiz olarak kadın her türlü hürmet ve
saygıya layıktır.
kıyamet günü o kimseyle ben, yanyana bulunacağız” 2
Muhterem Mü’minler!
Kadın, şefkatiyle, iffetiyle, iç nezahet ve
nezaketiyle değerler üstü değerlere sahip müstesna bir
varlıktır. Kendine mahsus değerinin yanında, bir eş ve
bir anne olması hasebiyle yuvanın da direği
mesabesindedir. Yuva onunla ayakta durur ve bu küçük
mekânda hayata hazırlanan yavrucuklar da onun
terbiyesinde yetişirler. İyi yetişmiş bir eş ve anne olarak
kadın, yuvanın baş aktörüdür ve içinde bulunduğu
toplumun da mimarıdır.
Aziz Müslümanlar!
Kadın; canımız kadar sevdiğimiz evladımızdır.
Kız evladına ikinci sınıf muamelesi yapmak, İslam’ın
uygun görmediği bir davranıştır. Unutmayalım ki, kız
olsun, erkek olsun, onlar bize Yüce Mevla’mızın sevinç
ve mutluluğumuza vesile olan birer lütfudur. Onlardan
birinin hakkı, diğerinden daha az değerli ve kutsal
değildir. Kız çocuklarının mirastan, eğitim ve öğretim
imkânından mahrum edilmeleri, dinimizin esasları ile
bağdaşmaz.
Hutbemi,
Rahmet
Peygamberimizin
şu
sözleriyle bitirmek istiyorum: “Her kim kız çocukları
İnsan olarak kadın; Allah’ın bize bir emaneti olan yüzünden bir sıkıntıya uğrar da, onlara iyi bakarsa, bu
eşimiz, Rabbimizin bize göz aydınlığı olarak verdiği çocuklar onu cehennem ateşinden koruyan bir siper
3
kızımız, yaratılışımızda, hatta hayatımız boyunca ilk olurlar. ”
sığınağımız, anamızdır. Analarımız bizlerin dünyaya 1
Rûm, 30/21
gelmesine vesile olan fedakârlık sembolü kimselerdir. 2 Müslim, Birr, 149
Analar, çocuklarını hamilelik dönemlerinde büyük 3 Buhârî, Zekât 10, Edeb 18; Müslim, Birr 147.
zorluklarla taşımakta, çeşitli eziyet ve sıkıntılar çekerek Hazırlayan: İlhami METE
ciğerparesi yavrusunu dünyaya getirmektedir. Doğum Hacı Ahmet Ambarcı Camii Müezzini/SOMA
sonrasında ise, uykularını bölerek çocuklarını merhamet
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
ve şefkatle emzirmekte, onları sevgiyle büyütmektedir.
Yaşımız her ne olursa olsun hepimiz annelerimizin sevgi,
Kıymetli Kardeşlerim!
Download

2015 Mart Ayı Hutbeleri