ei-MÜFREDAT
ca kaynağı haline gelmiş, sonraki müellifler ondan seçmeler, tercümeler, telhis ve
ihtisarlaryapmıştır (Keşfü '?-?Unun, II, 1772;
Brockelmann , 1, 647; Şe şen , s. 20- 25) . XIV.
yüzyılda Aydınoğlu Um ur Bey için muhtemelen Geredeli İshak b. Murad'ın yaptığı
ve çok sayıda nüshası bulunan tercümeden başka (Süleymaniye Ktp ., Esad Efendi , nr. 2497; Halet Efendi , nr. 119) adı tesbitedilemeyen birmütercim (İÜ Ktp., TY,
nr. 1204), Hezaıien Hüseyin Efendi (Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3745 ; Hamidiye, nr. 1016), hekim Mehmed Rindani (istanbul Tıp Fak. Deontoloji Anabilim Dalı
Ktp., nr. 4118) ve Abdurrahman b. Yusuf
(Süleymaniye Ktp ., Kılıç Ali Paşa , nr. 716/
4) tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir. Öte
yandan XVI. yüzyılda Andrea Alpagus "Limon" maddesini ve XVII. yüzyılda Antoine
Galland eserin tamamını muhtasar olarak
Latince'ye, XIX. yüzyılda Dietz önce bir kıs­
mını, daha sonra tamamını Almanca'ya
tercüme etmiştir. Ancak Dietz'in çalışması
pek başarılı bulunmamış ve J. Sontheimer
kitabı yeniden Almanca'ya çevirerek iki
cilthalinde yayımiarnıştır (Stuttgart 18401842). Bu arada eserin tıp alemine tanıtıl­
ması, böylece İbnü'I-Baytar'ın botanik ve
farmakolojiye yaptığı katkıların meslektaşları tarafından öğrenilmesi de Fransız
tıp bilgini Lucien Leclerc'in üç ciltlik Fransızca çevirisiyle gerçekleşmiştir (Paris 18 771883) . Eserin aslı dört cüz halinde Kahire'de basılmıştır (Bulak 1291 ). Daha sonra
F'uat Sezgin tarafından tıpkıbasımı yapılan
kitabın (Frankfurt 1417/ 1996) ilmi neşri henüz gerçekleştirilmemekle birlikte Muhammed ei-Arabi el-Hattabi bazı ayrıntı­
ları çıkarmak, bazı açıklamalar eklemek ve
tertibinde değişiklik yapmak suretiyle eseri Ten]fil:ıu'l-Cami< li-müfredati'l-edviye
ve'l-aggiye adıyla yayımiarnıştır (Beyrut
1990).
el-Müfredat üzerine bilhassa İspanyol
araştırmacıları çeşitli çalışmalar yapmış
olup bunlardan Juan L. Carrillo ve Maria
Paz Tarres'in İbnal-Baytar yel arabismo
espafıol del XVIII. Edici6n triJingüe del
pr6logo de su "Kitab al-Chami" (Benalmadena-Malaga 1982) , Camila Alvarez de
Moreles V Ruiz-Matas'ın "Dos Manuscritos
Escurialenses del Kitab ai-Yamt' (Actas
XII. Congresso de la UEAI, Malaga 1984;
Madrid 1986, s. 35-46), Maria Paz Tarres'in "Autores y Plautas Andalusies en el
"Kitab ai-Yamic de lbn ai-Bayt;ar" (a.e., s.
697-71 2) ve Maria Angeles Navarro'un "Un
Avance de Metodologia para el Estudio del
Kitab al-Yami' de Ibn ai-Bayt;ar" ( Ciencias
de la Naturaleza en al-Andalus, Textos y
Estudos 1., ed. E. Garcfa Sanchez, Grana-
506
da ı 990, s. 71-80) adlı eser ve makaleleri
sayılabilir.
ibnü 'ı-Baytar, el-Cami' li-mü{redati 'l-edviye
ve 'l-ag;;;iye ( n ş r. Fuat Sezgin ), Frankfurt 14171
1996, ı-ıı, 2-3; a . mıf., Te{sfru Kitabi Diyasl!:ilridils ( n ş r. İbra him b. Murad ), Beyrut 1989, neşre­
denin girişi , s. 32, 34 -35, 36-37; ibn EbG Usaybia.
'Uyilnü'l-enba' , s. 601-602; Keş{ü'?-?Uniln, ll,
1772; Brockeımann, GAL, ı, 647; Abctüıharım Muntasır, "el-Cami' li-müfredil.ti'l-edv iye ve 'l-ag~iye
li'bni'l-Baytil.r" , Tİ, ı , 562-568; Şeşen , Fihrisü
mal)tilıati't-tıbbi'l-is lamf, s. 20-25; ibrahim b.
Murad, Dirasat fi 'l-mu'cemi 'l-'Arabf, Beyrut
1987, s. 271-293; a.mıf. , "el-Meşadirü't-Tı::tnisiy­
ye fi Kitil.bi'l-Cil.mi' li'bni'l-Bay\il.r", ei-Hayatü'ş­
şei!:a{iyye, V/ 8, Tunus 1400/ 1980, s . 117-148;
Mustafa eş-Şihilbl, "Tefs!ru Kitabi Dis~ürldis li'bni'l-Baytar" , MMMA (Kahire), 111/2 (1957), s. 105112; "İbnülbaytil.r", iA, V/ 2, s. 845-846; J . Vernet, "Ibn al-Bay(:ar" , Ef2 ( İn g . ) , lll, 737.
!il
MAHMUT KAYA
MÜFREDATÜ'I-KUR'AN
( ,:,ıT;.ıı ..:.ı ı~;.o )
Kur'an-ı
Kerim'in kelime
kavramlarıyla bunları açıklamak
için oluşturulan ilim dalı
ve bu konudaki eserlerin ortak
L
(bk. ULÜMÜ'I-KUR' AN).
adı
_j
MÜFTABiH
L
(bk. FETVA).
_j
MÜFTİ DERViŞ
Halveti
şeyhi, şair.
medrese öğrenimini taKütahya müftülüğüne kadar yükselmiş, on sekiz yıl müftülük yaptıktan sonra Elmalılı Sinan-ı ümml'ye intisap ederek hilafet almıştır. Oğlu
Gaybl onun müftülüğü döneminde tasavvufa şiddetle karşı olduğunu belirtir. Gaybl'nin ifadelerinden hareketle Müftl Derviş'in Sinan-ı ümml'ye intisap ettiğinde oldukça ileri yaşta olduğu söylenebilir.
Müfti
Derviş
mamlamasının ardından
Müftl Derviş XVII. yüzyılın sufı şairi Niyazi-i Mısri ile aynı şeyhe, Sinan-ı ümml'ye mensuptur. Niyazl'nin, "Biz beş er idik
aktık bir dernde yola girdik 1 Kırk yılda plre erdik bu sohbete erince" beytindeki
"beş er" ifadesinin Sinan-ı Ümml'nin beş
halifesine işaret ettiği , bunlardan birinin
Müftl Derviş olduğu kaydedilmektedir. ı.
Ahmed'in Çavdaroğlu ailesi için tesis ettiği vakfiyeye ilişkin 1019 (1610) tarihli fermanda Beşirzade diye anılan Müftl Derviş'in bu tarihte vakfın mütevellisi olduğu
anlaşılmaktadır.
(ö. XL/XVII. yüzyılın sonları)
L
MOsikiye dair Burhanü'l-elhan
bir eseri olduğu kaydedilen Pir Ahmed
Efendi'nin türbesi Kütahya valiliği sırasın­
da ll. Selim tarafından yaptırılmıştır. Beşir Efendi, İstanbul'a Sünbül Sinan'ın halifesi Merkez Efendi'ye intisap etmiş, hilafet aldıktan sonra Kütahya'ya dönüp Akkaya denilen mevkide bir mescid ve zaviye
yaptırıp irşad faaliyetinde bulunmuştur.
Hacca giderken Kütahya'ya uğrayan Cemaleddin Hulvl, Şeyh Beşir Efendi'yi ziyaret ettiğini, onun hadis ve tefsir ilimlerine vakıf olup bu ilimleri okuttuğunu kaydeder (Lemezat-ı Huluiyye, s. 609).
adlı
BİBLİYOGRAFYA :
ve
tırmıştır.
_j
Kütahya'da doğdu. Germiyanoğulları döneminde Kütahya'nın Kalburcu köyüne yerleşen Çavdaroğulları ailesine mensuptur.
Asıl adı Ahmed olup müftülük yaptığından
dolayı Müftl Derviş, Müftl Şeyh diye tanı­
nır. Mutasavvıf şair Sun'ullah Gaybl'nin babasıdır. Dedesi Kalburcu Şeyhi veya Çavdar Şeyhi lakaplı Pir Ahmed Efendi, babası Şeyh Beşir Efendi'dir. Pir Ahmed Efendi, Karaman'da Cem Seyyah adlı bir zata,
İstanbul'da Halvetiyye'nin Sünbüliyye şu­
besinin plri Sünbül Sinan Efendi'ye uzun
süre hizmet edip hilafet almıştır. Gayöı'­
nin verdiği bu bilgiye göre (Biatname, vr.
8b) onun Merkez Efendi'nin halifesi olduğuna dair kayıt (Müstakimzade, v r. 166b)
yanlıştır. Pir Ahmed Efendi'nin Gaybl'nin
büyük dedesi olduğunu belirten İsmail
Hakkı Uzunçarşılı (Kütahya Şehri, s. 2 ı 3),
Pir Ahmed ile oğlu Beşir Efendi'yi karış-
XVII. yüzyılın sonlarında vefat eden Müftürbesi Kütahya kabristanında­
dır. Gaybl, İstanbul'a giderek Olanlar Şey­
hi İbrahim Efendi'ye intisap ettiğine göre
babasına intisap edememiş veya etmişse
bile sülukünü tamamlayamamış olmalıdır.
Buna göre Müftl Derviş, Gaybl'nin İbrahim
Efendi'ye intisabından önce vefat etmiş
ti
Derviş'in
olmalıdır.
Müftl Derviş, Müftl, Çavdaroğlu, ÇavAhmed mahlaslarını kullanan şa ­
ir, Yunus Emre tarzı şiirin önemli takipçilerinden biridir. Medrese öğrenimi görerek müftülük ve müderrislik yapmış olmasına rağmen tasawufı konuları çok sade
bir dille ifade eden Müfti Derviş'in bazı şi­
irleri şeyhi Sinan-ı ümmi, plrdaşı Niyazi-i
Mısrl'ye ve diğer plrdaşlarına nazire olarak yazılmıştır. Gayöı de babasının bazı şi­
irlerinden ilham almış veya bu şiiriere nadaroğlu
Zıreler yazmıştır.
Müftl Derviş'in şiirlerini içeren üç yazma tesbit edilmiştir. Elmalı İlçe Halk Kü-
MÜFTIZADE ABDÜRRAHiM EFENDi
tüphanesi'ndeki bir mecmuada (nr. 43)
otuzu aşkın şiiri mevcuttur. Ata Terzibaşı
kendisindeki bir yazmada 177 şiirinin bulunduğunu söylemektedir (bk. bibl.) Milll Kütüphane'deki bir mecmua da (nr. A
3488/ 1, vr. 2'- 36b) Müftl Derviş'in 172 şiiri­
ni ihtiva etmektedir. Bu nüshadaki şiirler
Sadık Mısırcı tarafından yüksek lisans tezi olarak neşre hazırlanmıştır (bk. bibl.).
Mustafa Tatcı ile Cemal Kurnaz'ın yayım­
ladığı Kütahyalı Bir Gönül Eri: Çavdaroğlu Müfti Derviş adlı çalışma (Ankara
1999) şairin altmış şiirini ihtiva etmektedir.
BİBLİYOGRAFYA :
Hulvi.
Lemezat-ı
Hulviyye (haz. M. Serhan Tay-
ş i) , istanbul 1993, s . 459, 460 , 609-610; Sun'ul-
lah Gaybi, Mes 'ele-i Sülük, AÜ ilahiyat Fakültesi
Ktp., Yz., nr. 1468, vr. 3'; a.mlf., Bfatname, istanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığı , Osman Ergin, nr.
ı 07, vr. 8'; Müstakimzade. Mecelletü 'n-nisab,
Süleymaniye Ktp., Halet Efendi, nr. 628, vr. 166•·';
Osmanlı Müellifleri, I, 179; ismail Hakkı Uzunçarşılı, Kütahya Şehri, istanbul 1932, s. 213; Hamza
Güner, KütahyalL Şair ve Edip ler, Kütahya 1967,
s. 183; Sadık Mısırcı, Mü(ti Derviş Dfvanı (yüksek
lisa ns tezi. 1995), Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ; Bilal Kemikli. "Kütahya Yöresinde
Bir Mutasavvıf Aile" , Uluslararası Türk Dünyası
Eren ve Evliyalan Kongresi Bildiri/eri, Ankara
1998, s. 281-296; a.mlf .. "Türk Tasavvuf Edebiyatında Risale-i Devran ve Sema Türü ve Gayb!'nin Devran ve Sema'a İlişkin Görüşleri" , AÜİFD,
XXXVII ( 1997) , s . 455; Subhi Saatçı , "Müftü Derviş ", TDEA , VI , 465; Ata Terzibaşı. "Bilinmeyen
Şairlerden Müftü Derviş" , Kardaşlık Dergisi, sy.
5 (1976), s. 18-19.
li
r
L
CEMAL KURNAZ - MUSTAFA T ATCI
MÜFTİLENAM
(bk. ŞEYHÜLİSLAM).
_j
r
MÜFTizADE
ABDÜRRAHİM EFENDi
(ö. 1837)
L
Osmanlı
alimi.
_j
XVIII. yüzyılın ikinci yarısında doğdu .
AlEliye (Alanya) müftüsü Yusuf Efendi'nin
oğlu, Mühendishane-i Bahri-i Hümayun'un
ilk hocalarından Palabıyık Mehmed Efendi'nin kardeşi ve Müneccimbaşı Osman
Saib Efendi'nin babasıdır. İsmail Gelenbevi'nin çeşitli ilimiere dair birçok telifini ve
Şerl).-i isagüci'nin bir kısmını üstadı Emirzade Mehmed Güzelhisar'i'den okudu. Şey­
hülislam HuiOsi Efendi'nin açtığı ruOs imtihanında birinci geldiği bilinmektedir. Cevdet Paşa ondan övgüyle söz eder (Tarih,
VII, 128); riyaziyyattaki müşküllerini halle-
Müftizade Abdürrahim Efendi'nin Şerlıu 'Un~ildi 'z-zevahir adir eserinin ilk iki sayfası (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3070)
den hocası Osman Saib Efendi'den bahsederken de onun, babası Abdürrahim Efendi ile amcası Palabıyık Mehmed Efendi gibi İstanbul'un en meşhur alimlerinden olduğunu belirtir (a.g.e., X. 212). Uzun yıllar
Semaniye medreselerinden Ayak Kurşun­
lu Medresesi'nde müderrislikyapan Müftlzade aynı zamanda sarayda da görevliydi ve 1822 yılında Saray-ı Hümayun'dan
(Galata Sarayı) Topkapı Sarayı ' ndaki Enderun Mektebi'nin Kiler Odası muallimliğine tayin edilmişti. Osmanlı Devleti'nde
medreselerin çöküş. Batı tarzındaki eği­
tim ve bilim kurumlarından mühendishanelerin kuruluş devrinde yetişen alimlerden biri olan Abdürrahim Efendi 1S Zilhicce 1252 (23 Mart 1837) tarihinde öldü
ve Edirnekapı dışındaki İbrahim Halebi sırt­
larında toprağa verildi. Halkın arasına pek
fazla girmemesi ve medresedeki odasın­
da uzlet hayatı yaşamasıyla tanınıyordu.
Eserleri. 1. Şerl).u 'Un~üdi'z-zevahir.
Ali Kuşçu'nun eserine yazdığı bir şerhtir
(İstanbul, ts .). Kitabın mukaddimesinde Ali
Kuşçu'nun Arapça ' nın lugat, iştikak ve
sarftan bahseden bu kitabının şerhedil­
mediğini. nüshalarının da çok az olduğunu
söyledikten sonra eseri Saray- ı Hümayun
muallimliği sırasında şerhedip llL Selim'e
sunduğunu belirtmektedir. z. Terceme-i
Eşkalü 't-te'sis . Muhammed b. Eşref esSemerkandl'ye ait eserin tercümesidir.
Müftlzade önsözde riyazl ilimierin ülkeleri
ele geçirmek ve elde tutmakta, gemiler
yapıp yüzdürmekte, kale ve binaları onarmakta, savaş aletlerini kullanmakta, devlet işlerini düzeniernekte kuwetli bir düstur olduğunu belirttikten sonra llL Selim'in bu ilimierin öğrenilip yayılmasını istediğini, bunun için de geometride Osmanlı medreselerinde okutulan Eşkalü't-te'­
sis'in Türkçe'ye tercüme edilmesi işinin
ağabeyi Palabıyık Mehmed Efendi'ye verildiğini , ancak bu işi kendisinin yaptığını
söylemektedir. Eserin, İstanbul Teknik Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Tarihi Araştır­
ma Merkezi Kütüphanesi'nde bulunan (nr.
ll) ve üzerindeki kayıttan Hasköy'deki Mühendishane-i Berrl-i Hümayun'a ait olduğu an laşılan n üshasından 1209 ( 1794-95)
yılında tamamlandığı öğrenilmektedir. Kitabın llL Selim devrinde istinsah edilen ve
çizimlerinin güzelliğiyle dikkat çeken diğer
bir nüshası da İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nde kayıtlıdır (TY, nr. 6838). 3. esSüluk ve's-seyr (Hediyyetü'l-'arifin, I, 565) .
BİBLİYOGRAFYA :
Hızır ilyas, Tarih-i Enderün, istanbul 1276, s .
216; Cevdet. Tarih, VII, 128; X, 212; Lutfı, Tarih ,
IV, 84; V, 72-73; Sicill-i Osmanf, lll, 334; Osmanlı Müellifleri, I, 378-379; Hediyyetü'l-'arifln, I,
565; Kehhale, Mu'cemü'l-mü'ellifln, V, 215; Fethi
isfendiyaroğlu. Galatasaray Tarihi, istanbul 1952,
ı , 439-440.
r;ı,:ı
M
CEVAT İZGi
507
Download

TDV DIA - İslam Ansiklopedisi