İdari Dava Daireleri Kararları
Sekizinci Daire
SEKİZİNCİ DAİRE KARARLARI
T.C.
DANIŞTAY
Sekizinci Daire
Esas No : 2009/4035
Karar No : 2012/11178
Anahtar Kelimeler : İl Genel Meclisi, İl Encümeni Kararı,
Yetki Yönünden Hukuka Uyarlık
Özeti: Hopur 1, Hopur 2, İpoluğu ve Göl pınarlarının tamamının
Esenköy Köyüne ve ünitelerine tahsisine ilişkin 28.03.2007
tarih ve 74 sayılı il encümeni kararının iptali istemiyle açılan
davada, içme suyu ve memba tahsisininin "taşınmaz" tahsisi
niteliğinde olması nedeniyle, İl Özel İdaresi adına içme suyu
tahsisi etme kararı alma yetkisine sahip olan İl Genel Meclisi
yerine 5302 sayılı Kanun’un 16. maddesine göre oluşturulan
bir ihtisas komisyonu niteliğindeki İçme suyu Memba Tahsis
ve Tevzi Komisyonu kararına istinaden il encümeni kararıyla
tesis edilen içme suyu tahsis işleminde yetki yönünden hukuka
uyarlık bulunmadığı hakkında.
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : Büyükkızılcık Belediye
Başkanlığı
Vekili
: Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : Kahramanmaraş İl Özel İdaresi
Vekili
: Av. …
İstemin Özeti : Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 18/11/2008 gün ve
E:2007/1077, K:2008/1259 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu öne
sürülerek, 2577 sayılı Yasa’nın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek
bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti
: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Dergisi Yıl : 2013 Sayı :133
181
İdari Dava Daireleri Kararları
Sekizinci Daire
Danıştay Tetkik Hakimi : Emrah ÖZCAN
Düşüncesi : Memba ve içme suyu tahsisinin Medeni Kanun’un 704 ve
756. maddeleri uyarınca bir taşınmaz tahsisi niteliğinde olması ve 5302
sayılı Kanun’un 10. maddesinin f bendi uyarınca İl Özel İdarelerinin yetkili
olduğu konularda taşınmaz tahsisine karar vermenin İl Genel Meclisine ait
bir yetki olması karşısında, içme suyu memba tahsis ve tevzii komisyonu
kararı uyarınca alınan il encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada,
dava konusu işlemin yetki yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken,
işin esasına girilerek verilen kararın bozulması gerekeceği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık, Hopur 1, Hopur 2, İpoluğu ve Göl pınarlarının tamamının
Esenköy Köyüne ve ünitelerine tahsisine ilişkin 28.3.2007 tarih ve 74 sayılı
il encümeni kararının iptali isteminden kaynaklanmıştır.
22.05.1985 gün ve 18761 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak
Yürürlüğe giren 3202 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanunda 13/01/2005 tarihli ve 5286 sayılı Kanun’un
1’inci maddesiyle yapılan değişiklik sonucu, bu Kanun’un adı “Köye Yönelik
Hizmetler Hakkında Kanun olarak değiştirildiği ve 5286 sayılı Kanun’la
değişik 2. maddesinin (e) fıkrasında; "Köy ve bağlı yerleşme birimlerine,
askeri garnizonlara sağlıklı, yeterli içme suyu ile kullanma suyu tesislerini
yapmak, geliştirmek ve yapımına destek olmak, sondaj kuyuları açmak, bu
maksatla umuma ait sular ile kanunlarla köye ve köylüye devir ve tahsis
edilmiş veya köyün veya köylülerin eskiden beri intifaında bulunmuş olan
suları; köylerin ve bağlı yerleşme birimlerinin, askeri garnizonların
ihtiyacına göre tevzi etmek, kısmen veya tamamen başka köye, köylere
bağlı yerleşme birimlerine, askeri garnizonlara tahsis etmek ve tahsis
şeklini değiştirmek, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri içinde
sayılmış, 3202 sayılı Kanun’a 5286 sayılı Kanun’la eklenen ek 2.
maddesinde; "Bu Kanunda belirtilen hizmetler, İstanbul ve Kocaeli illeri
dışında il özel idarelerince, İstanbul ve Kocaeli illerinde ise il sınırları
dahilinde yapılmak üzere büyükşehir belediyelerince yerine getirilir."
hükmüne yer verilmiştir.
182
Danıştay Dergisi Yıl : 2013 Sayı: 133
İdari Dava Daireleri Kararları
Sekizinci Daire
04.03.2005 tarih ve 25745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5302
sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 10. maddesini (f) fıkrasında; Taşınmaz mal
alımına, satımına, trampa edilmesine, tahsisine, tahsis şeklinin
değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın akar haline getirilmesine izin;
üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi yirmibeş yılı geçmemek kaydıyla
bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek, anılan maddenin (j)
fıkrasında; Encümen üyeleri ile ihtisas komisyonları üyelerini seçmek İl
Genel Meclisininin görev ve yetkileri arasında sayılmış, yine 5302 sayılı
Kanunun 6. maddesinin (b) fıkrasında; İl Özel İdaresi, belediye sınırları
dışındaki, imar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve
kurtarma, ...; orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve
bahçe tesisine ilişkin hizmetleri yapmakla görevli ve yetkilidir denildikten
sonra, takibeden paragrafta; bakanlıklar ve diğer merkezi idare
kuruluşlarının; ... içme suyu, sulama suyu, ... Gibi hizmetlere ilişkin
yatırımları ile bakanlıklar ve diğer merkezi idare kuruluşlarının görev
alanına giren diğer yatırımlarının, kendi bütçelerinde bu hizmetler için
ayrılan
ödenekleri
il
özel
idarelerine
aktarmak
suretiyle
gerçekleştirebilecekleri, ... işin, il özel idaresinin tabi olduğu usul ve
esaslara göre sonuçlandırılacağı belirtilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 704. maddesinde, taşınmaz mülkiyetinin
konusu olarak, arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve
sürekli haklar ve kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler
sayılmıştır. 756. maddesinde ise, "Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası
olup, bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte
kazanılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Medeni Kanunumuzun bu hükümleri dikkate alındığında, içme suyu
ve memba gibi kaynakların tahsisini arazi yani taşınmaz tahsisi niteliğinde
kabul etmek gerekir. Doktrinde de, arazi içinde bulunan kaynakların
taşınmaz mülkiyetinin madde itibariyle kapsamına girdiği kabul
edilmektedir.
İçme suyu ve memba tahsisinin "taşınmaz" tahsisi olduğu kabul
edildikten sonra, söz konusu kaynakların tahsisi konusundaki yetkinin İl
Özel İdarelerinin hangi organına ait olduğunu belirlemek gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu il encümeni kararıyla
Hopur 1, Hopur 2, İpoluğu ve Göl pınarlarının tamamının Esenköy Köyüne
tahsis edildiği, bunun üzerine davacının uyuşmazlık konusu kararın kendi
Danıştay Dergisi Yıl : 2013 Sayı :133
183
İdari Dava Daireleri Kararları
Sekizinci Daire
beldelerinde ilan edilmediği ve hukuka aykırı olarak ihtilafsız tahsis kararı
alındığı, dava konusu su pınarlarına kendi beldelerinin daha çok ihtiyacı
olduğu iddiasıyla görülmekte olan davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu su kaynaklarının İl Özel İdaresi İçme Suyu
Memba Tahsis ve Tevzi Komisyonu kararına istinaden il encümenince
alınan karar ile tahsis edildiği, davalı idarenin tahsise ilişkin olarak bu karar
dışında başka bir karar ibraz etmediği, davalı idarenin tahsisin bu işlemle
yapıldığına ilişkin savunma verdiği görülmektedir.
Bu durumda, 3202 sayılı Yasa’nın ek 2. maddesindeki mülga Köy
Hizmetleri Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen hizmetlerin İl Özel
İdarelerince gerçekleştirileceğine ilişkin hüküm ve bu hüküm
doğrultusunda 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 10/f maddesi ile
taşınmaz tahsisine ilişkin yetkinin İl Genel Meclisine verilmesi karşısında, İl
Özel İdaresi adına içme suyu tahsis etme kararı alma yetkisine sahip olan İl
Genel Meclisi yerine, 5302 sayılı Kanun’un 16. maddesine göre oluşturulan
bir ihtisas komisyonu niteliğindeki İçme suyu Memba Tahsis ve Tevzi
Komisyonu kararına istinaden il encümeni kararıyla ile tesis edilen içme
suyu tahsis işleminde yetki yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; Gaziantep 1. İdare Mahkemesi kararının
bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan
mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş)
gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/12/2012
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
184
Danıştay Dergisi Yıl : 2013 Sayı: 133
İdari Dava Daireleri Kararları
Sekizinci Daire
T.C.
DANIŞTAY
Sekizinci Daire
Esas No : 2009/9342
Karar No : 2013/769
Anahtar Kelimeler : Öğretim Üyesi, Aylıktan Kesme Cezası, İtiraz,
Cezanın Kesinleşmesi, İncelenmeksizin Ret
Özeti: Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına dava konusu disiplin
cezasına yapılan itiraz hakkında henüz bir karar vermediği
aşamada kesinleşmemiş olan disiplin cezasının iptali istemiyle
açılan davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi
gerektiği hakkında.
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Gazi Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili
: Av. …
Karşı Taraf (Davacı) : …
Vekili
: Av. …
İstemin Özeti
: Ankara 11. İdare Mahkemesinin 24/07/2009
gün ve E:2009/100, K:2009/1122 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu öne
sürülerek, 2577 sayılı Yasa’nın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek
bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti
: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : Ercan GÖKTEPEOĞLU
Düşüncesi: Dava konusu olayda, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı
tarafından dava konusu disiplin cezasının kaldırılmasıyla davanın konusuz
kaldığı açık olup, İdare Mahkemesinin konusuz kalan dava hakkında bir
karar vermesi gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık, Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik
Bölümü öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, 1. derecenin 4.
kademesinde olması nedeniyle hakkında kademe ilerlemesinin
Danıştay Dergisi Yıl : 2013 Sayı :133
185
İdari Dava Daireleri Kararları
Sekizinci Daire
durdurulması cezasının uygulanmasının mümkün olmadığından 1/4
oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 30.12.2008
tarih ve 2008/398 sayılı disiplin kurulu kararının iptali isteminden
doğmuştur.
2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3.
fıkrasının (d) bendinde dava dilekçelerinin, dava konusu işlemin idari
davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup
olmadığı yönünden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b)
bendinde de kesin ve yürütülmesi zorunlu olmayan işlemlere karşı açılan
davalarda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları
Disiplin Yönetmeliğinin "İtiraz" başlıklı 47. maddesinde, disiplin amirleri
veya disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı itirazın bir
üst disiplin amirine veya disiplin kurullarına yapılabileceği; "İtiraz Süresi ve
Yapılacak İşlem" başlıklı 48. maddesinde, disiplin amirleri ve disiplin
kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda
sürenin, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren 7 gün olduğu, bu süre
içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının kesinleşeceği, itiraz halinde,
itiraz mercilerinin kararı gözden geçirerek verilen cezayı aynen kabul
edebilecekleri gibi cezayı hafifletebileceği veya tamamen kaldırabileceği,
itiraz mercilerinin itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin, kendilerine
intikalinden itibaren 30 gün içinde kararlarını vermek zorunda oldukları,
kaldırılan cezaların sicilden silineceği hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 30.12.2008 tarih ve 2008/398 sayılı dava
konusu işlem ile 1/4 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılan
davacının, dava konusu işlemi 12.01.2009 tarihinde tebellüğ ettiği,
13.01.2009 tarihinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına itiraz ettiği,
yukarıda yer alan Yönetmelik hükmü uyarınca 30 günlük cevap süresi
geçmeden 22.01.2009 tarihinde bakılan davanın açıldığı, ancak davanın
açıldığı tarihten sonra Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 09.06.2009
tarih ve 016872 sayılı yazısıyla dava konusu disiplin cezasının yetkisiz merci
tarafından verildiğinin tespit edildiği gerekçesiyle kaldırıldığı görülmüştür.
İdare Mahkemesi'nce, mevzuatta belirtilen usul ve şekil kuralları
uygulanmaksızın verilen dava konusu disiplin cezasında şekil yönünden
hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu disiplin cezası iptal
edilmiştir.
186
Danıştay Dergisi Yıl : 2013 Sayı: 133
İdari Dava Daireleri Kararları
Sekizinci Daire
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının 30.12.2008 tarihli dava konusu
cezaya anılan Yönetmeliğin öngördüğü 7 günlük sürede itiraz ettiği,
bununla birlikte itirazının sonucunu beklemeden 22.01.2009 tarihinde
bakılan davayı açtığı sabittir.
Anılan Yönetmelik hükmüne göre, 7 günlük süre içinde itiraz
edilmeyen disiplin cezalarının kesinleşmiş olması, itiraz edilen disiplin
cezalarının ise, ancak itiraz mercilerinin bu konuda verecekleri karar veya
süresi içerisinde itiraz hakkında karar vermemeleri üzerine kesinleşecek
olması ve cezanın kesinleşmesi halinde dava konusu yapılabilecek olması
karşısında, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın dava konusu disiplin
cezasına yapılan itiraz hakkında henüz bir karar vermediği aşamada
kesinleşmemiş olan disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davanın
incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek
verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 11. İdare Mahkemesi kararının
bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan
Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş)
gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/02/2013
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay Dergisi Yıl : 2013 Sayı :133
187
İdari Dava Daireleri Kararları
Sekizinci Daire
T.C.
DANIŞTAY
Sekizinci Daire
Esas No : 2010/8756
Karar No : 2013/962
Anahtar Kelimeler : İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı,
Ziraat Bankası Şubesi
Özeti: Banka şubelerinin kural olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı
alması gerekli olup, 4603 sayılı Yasa ile Ziraat Bankası
hakkında 3572 sayılı Yasa’nın 3. maddesi hükmünün
uygulanmayacağının belirtilmesi sebebiyle, bu bankanın işyeri
açma ve çalışma ruhsatı alması gerekmeyeceği hakkında.
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : T.C. Ziraat Bankası A.Ş.
Genel Müdürlüğü
Vekili
: Av. … - Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : Bingöl Belediye Başkanlığı
Vekili
: Av. …
İstemin Özeti
: Elazığ 1. İdare Mahkemesinin 15.09.2010 gün
ve E:2007/1780, K:2010/1065 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu öne
sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek
bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti
: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : Edebali KILIÇASLAN
Düşüncesi : 4603 sayılı Yasa ile tanınan muafiyet nedeniyle işyeri
açma ve çalışma ruhsatı alması gerekmeyen davacı bankanın isteminin
kabulü ile, aksi yöndeki Mahkeme kararının bozulması gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Daire Başkanlığı'nca işin gereği
görüşüldü:
188
Danıştay Dergisi Yıl : 2013 Sayı: 133
İdari Dava Daireleri Kararları
Sekizinci Daire
Uyuşmazlık davacı bankanın Bingöl Şubesi için işyeri açma ve çalışma
ruhsatı alması gerektiğine ilişkin tutanağa yapılan itirazın reddi işleminden
kaynaklanmaktadır.
3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 3.
maddesinde; "İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatını vermeye aşağıdaki merciler
yetkilidir:
a) Belediye hudutları ve mücavir alan dışında kalan işyerleri ve
işletmelere il özel idareleri.
b) Belediye hudutları ile mücavir alan içinde kalan tüm işyerleri ve
işletmelere belediyeler,
c) Belediye hudutları ve mücavir alan içinde kalan işyeri ve
işletmelerden büyükşehir belediyesi olan yerlerde;
d) 2’nci ve 3’üncü sınıf gayrisıhhi müesseseler için büyükşehir
belediye başkanlığı,
e) Sıhhi ve sair işletmeler için ise büyükşehir belediyesi içinde kalan
diğer belediye başkanlıkları." hükmü yer almaktadır.
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6.
maddesinde ise "Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve
çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu
Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve
kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre
verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre
ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma
ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır."
kuralı bulunmaktadır.
Diğer taraftan 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye
Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi
Hakkında Kanun’un 3. maddesi 4. fıkrasında "Bu Kanun çerçevesinde
yapılacak işlemler ve bu işlemlere ilişkin olarak düzenlenecek kağıtlar, her
türlü vergi, resim ve harçtan müstesnadır. Ticaret siciline tescil ve Sermaye
Piyasası Kurulu kayıt işlemlerinden ücret alınmaz. Bankalar hakkında 4077
sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 29’uncu maddesi, 3572
sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 3’üncü maddesi ve
Danıştay Dergisi Yıl : 2013 Sayı :133
189
İdari Dava Daireleri Kararları
Sekizinci Daire
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 81’inci maddesi hükümleri
uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Ziraat Bankası Bingöl Şubesi'nin
ruhsatsız faaliyet gösterdiğine ilişkin 03.04.2007 günlü tutanağa davacı
tarafından itiraz edildiği, davalı idarenin diğer işletmeler gibi banka
şubelerinin de yetkili idarelerden ruhsat almasının gerekeceği gerekçesiyle
bu itirazı reddetmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davada İdare Mahkemesi, 3572 sayılı Kanun’un 2. maddesinde
istisnai olarak sayılan müesseseler dışında, yetkili idarelerden usulüne
uygun olarak işyeri açma ruhsatı alınmadan işyeri açılması ve
çalıştırılmasının mümkün olmadığı; banka şubelerinin ise bu düzenleme
kapsamında yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Yukarıda aktarılan yasal hükümler uyarınca kural olarak işyerlerinin
faaliyette bulunabilmeleri için usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma
ruhsatı almaları gerekli olup, bu husus ticari faaliyetlerin belli standartlara
uygun yürütülebilmesi ve toplumun kaliteli hizmet almasının
sağlanabilmesi bakımından gereklidir. Ancak kanunlarda istisnai
düzenlemelerin bulunduğu durumlarda işyeri açma ve çalışma ruhsatı
alınmasının aranmayacağı da tabiidir. Bu bağlamda haklarında genel bir
istisna hükmü bulunmayan banka şubeleri için 3572 Sayılı Kanun ve İşyeri
Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmelik uyarınca belediyeden
ruhsat alarak faaliyette bulunmak bir zorunluluk olmakla birlikte; 4603
Sayılı Kanun ile Ziraat Bankası açısından özel ve istisnai bir düzenleme
getirildiği ve Ziraat Bankasının 3572 Sayılı Kanun’un 3. maddesinden muaf
tutulduğu anlaşıldığından, 4603 Sayılı Kanun’daki özel ve ayrıksı hüküm
nedeniyle Ziraat Bankasının (diğer kanunlardaki izinler alınmak şartıyla)
belediyeden ruhsat almadan faaliyette bulunabileceği açıktır.
Bu bakımdan, davacı bankanın Bingöl şubesi için işyeri açma ve
çalışma ruhsatı alması gerekeceğine ilişkin işlemde ve bu işleme karşı
açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık
görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; Elazığ 1. İdare Mahkemesi kararının
bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan
Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş)
gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14.02.2013
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
190
Danıştay Dergisi Yıl : 2013 Sayı: 133
İdari Dava Daireleri Kararları
Onuncu Daire
ONUNCU DAİRE KARARLARI
T.C.
DANIŞTAY
Onuncu Daire
Esas No : 2012/3990
Karar No : 2012/4561
Anahtar Kelimeler: Yabani Hayvanların Nakli, Bilirkişi, Eksik İnceleme
Özeti: Yabani hayvanların korunmasına yönelik görevi ve yetkisi
bulunan Orman ve Su İşleri Bakanlığının görevini yerine
getirirken gerekli önlemleri alabileceği ve bu bağlamda
hayvanların nakillerinin gerçekleştirilmesi konusunda
yetkisinin bulunduğu hakkında.
Temyiz Eden (Davalı) : Orman ve Su İşleri Bakanlığı
Vekili
: Hukuk Müşaviri …
Temyiz Eden (Davalı Yanında Müdahil):
HAYKOD Yönetim Kurulunu Temsilen …
Vekili
: Av. …
Karşı Taraf ( Davacı) : HAYTAP-Hayvan Hakları Federasyonu
Vekili
: Av. …
İstemin Özeti
: Ankara 7.İdare Mahkemesinin 27.1.2012 tarih
ve E:2010/2175, K: 2012/109 sayılı kararının temyizen incelenerek
bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Yerinde olmayan temyiz isteminin reddi
gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: Aksel Teker
Düşüncesi: Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı Mahkeme kararının
bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği
görülmekle, davalı idare ile müdahilin kararın yürütülmesinin durdurulması
istemi hakkında karar verilmeksizin işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
Danıştay Dergisi Yıl : 2013 Sayı :133
191
Download

SEKİZİNCİ DAİRE KARARLARI T.C. D A N I Ş T A Y Sekizinci Daire