Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
Final Sınavı (9 Haziran 2014)
Öğrencinin
Adı soyadı
:
Numarası
:
(Kayıt yılı da yazılacak)
OLAY
500 işçinin çalıştığı (X) A.Ş. kömür madeni işletmesi işyerinde çalışan (A), yan aynadan kömür akması
sonucu kömür pasası altında kalarak vefat etmiş, (B) ise hafif yaralanmıştır. (B) işyerinin ambulansıyla
hastaneye kontrole götürülürken aşırı alkollü başka bir araç sürücüsünün neden olduğu kazada yaralanıp
meslekte kazanma gücünü %50 oranında yitirmiştir. Bu olayları takiben, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği
önlemlerinin alınmadığını belirterek işveren şirketi çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne şikayet eden
işyeri sendika temsilcisi (C) ile işyerinde üç ay önce çalışmaya başlayan ve şikayet dilekçesine imza atan
beş sendikalı işçinin iş sözleşmesi derhal feshedilmiştir.
SORULAR
1. a) (A)’nın ölümüyle sonuçlanan kazadan dolayı işverenin hukuki sorumluluğunun niteliğini belirterek,
(A)'nın geride kalan eşi, ilkokula giden oğlu ve iki yıl önce evlenen kızının sahip oldukları hakları
belirtiniz. (15 puan)
İşveren (X) A.Ş., maden işyeri sahibidir. 6098 sayılı Kanununun 71. maddesine göre bir işletmenin,
mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde
uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar
doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu
kabul edilir. Maden işyerlerinin de bu çerçevede önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletme olarak kabul
edileceği açıktır. Dolayısıyla tehlike sorumluluğu çerçevesinde işverenin hukuki sorumluluğu kusursuz
(objektif) sorumluluktur.
(A)’nın ölümü nedeniyle 5510 sayılı Kanuna göre hak sahibi olanlara gelir bağlanır. Ancak SGK
tarafından bağlanan bu gelir işçilerin tüm zararını karşılayacak nitelikte değildir. Bu nedenle işçinin
ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kalanlar SGK tarafından karşılanmayan zararları için işverene
başvurabileceklerdir.
(A)’nın ölümü halinde desteğinden yoksun kalanlar destekten yoksun kalma tazminatını TBK md.53
çerçevesinde md.417 ve sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre isteyebilirler. Söz konusu tazminatın
istenebilmesi için destekte bulunan kişinin ve desteklenenin bulunması ayrıca bakım gücü ve bakım
ihtiyacının var olması gerekir. Bu çerçevede (A)’nın sağ kalan eşi ile henüz 18 yaşına dahi ulaşmamış
olan ilkokula giden oğlu bu tazminatı talep edebilir. Ancak kızı evlendiğinden ve Yargıtaya göre de kız
çocuklarda bakım ihtiyacının muhtemel evlenme yaşına kadar devam edeceği öngörüldüğünden, kızının
destekten yoksun kalma tazminatı isteyemeyeceği sonucuna varılabilir.
(A)’nın ölümü nedeniyle ayrıca yakınları TBK md.56/II’ye göre manevi tazminat isteyebilirler. Bu
tazminatı isteyebilmek için mirasçı olma koşulu yoktur, önemli olan duygusal yakınlıktır. Bu koşulun
varlığı halinde eşi, ilkokulu giden oğlu ve kızı bu tazminatı isteyebilir.
Ayrıca TBK 440 gereğince işverenin ölüm tazminatı ödeme yükümlülüğü ortaya çıkmaktadır. Ölüm
tazminatını talep edebilecek kişiler eşi ve ergin olmayan çocuklarıdır. Olayımıza göre bu tazminat
ölenin eşi ve ilkokula giden oğluna ödenecektir. Kızı evlenme nedeniyle ergin olduğundan bu yönde bir
talepte bulunamaz.
Son olarak (A)’nın (X) A.Ş.’de bir yıllık kıdemi varsa işverenin ölüm nedeniyle kıdem tazminatı
sorumluluğu da doğar. Ölüm nedeniyle kıdem tazminatı talebinde bulunacak kişiler ölen işçinin kanuni
mirasçılarıdır. Bu durumda kıdem tazminatı (A)’nın eşi, ilkokula giden oğlu ve kızına ödenecektir.
b) (X) A.Ş.'nin (B)'nin meslekte kazanma gücü kaybına uğramasından doğan zararından sorumlu
olup olmadığını değerlendiriniz. (5 puan)
(X) A.Ş.’nin işyerinde meydana gelen kazalardan dolayı kusursuz sorumluluğu mevcutsa da hukuki
sorumluluğunun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerekmektedir.
İlliyet bağını kesen nedenler ise kazaya uğrayan işçinin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru ve mücbir
nedendir. Burada da üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağı kesilmiştir. İşveren (X) A.Ş., kaza
nedeniyle (B)’nin meslekte kazanma gücü kaybına uğramasından dolayı sorumlu değildir.
2. (C)'nin iş sözleşmesinin feshi nedeniyle sahip olduğu hakları belirtiniz. (10 puan)
STSK md. 24’e göre işveren, işyeri sendika temsilcisi olan (C)’nin iş sözleşmesini ancak haklı bir
nedenin varlığı halinde feshedebilir. Ancak dava konusu olayda (C)’nin işten çıkarılması haklı bir
nedene değil, işvereni şikayet etmesine dayanmaktadır. Bu nedenle (C) veya üyesi bulunduğu sendika,
fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilir.
Mahkeme tarafından (C)’nin işe iadesine karar verilirse, fesih geçersiz sayılarak temsilcilik süresini
aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir.
Mahkemenin işe iadesi sonucu verilen geçersizlik mutlak anlamda ve genel hükümlere uygun bir
geçersizliktir. (C)’nin fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer haklarının
ödenmesi için karar tarihinden itibaren altı işgünü içinde işe başvurması gerekmez.
Kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde (C)’nin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde
işe başlatılmaması hâlinde, fesih geçersiz olduğundan yine iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek
temsilcilik süresince (C)’ye çalışmaksızın ücreti ve diğer hakları ödenmeye devam eder.
3. Şikayet dilekçesine imza atan beş işçinin sahip olduğu hakları kısaca belirtiniz. (10 puan)
Beş işçinin kıdemi 3 aydır. Her ne kadar 30 işçiden fazla işçinin çalıştığı bir işyerinde çalışmaktaysalar
da iş güvencesi hükümlerinin kapsamı dışındadırlar.
Bu durumdaki işçilerin iş sözleşmeleri feshedilirken işveren fesih hakkını objektif iyi niyet kurallarına
uygun kullanmak zorundadır. Ancak fesih yapılırken işçiler, işvereni çalışma ve iş kurumu il
müdürlüğüne şikayet ettikleri için işten çıkarılmışlardır. Bu durum da söz konusu fesih kötü niyetlidir.
İşçiler bildirim süresinin üç katı tutarında kötü niyet tazminatı talep edebilirler.
İşveren iş sözleşmesini ihbar öneli vermeden derhal feshettiği için yapılan fesih usulsüzdür. Bu nedenle
işçiler ihbar tazminatı talep edebilirler.
Ayrıca iş sözleşmesi feshedilen beş işçi, ihbar tazminatını da aşan zararları için genel hükümlere göre
maddi tazminat ve iş sözleşmesinin sona ermesi kişilik haklarını ihlal ediyorsa manevi tazminat talep
edebilirler.
Başarılar Dileriz
Prof. Dr. Levent Akın – Doç. Dr. Süleyman Başterzi
Yard. Doç. Dr. Gaye Baycık
Download

BİLİRKİŞİ KURULU RAPORU - Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi