Enstitü Yayın No : 66
ISSN: 1300-8579
BATI AKDENİZ
ORMANCILIK ARAŞTIRMA
ENSTİTÜSÜ DERGİSİ
Journal of South-West Anatolia
Forest Research Institute
ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BATI AKDENİZ ORMANCILIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
ANTALYA/TÜRKİYE
South-West Anatolia Forest Research Institute
YIL: 2012
SAYI : 14
1
CİLT : II
YAYIN KURULU
Editorial Board
Başkan
Head
Dr. Mehmet Ali BAŞARAN
Üyeler
Members
Melahat ŞAHİN
Dr. Ufuk COŞGUN
Şenay ÇETİNAY
Kader Hale ORHAN
YAYINLAYAN
Batı Akdeniz
Ormancılık Araştırma Müdürlüğü
P.K.: 264
07002 ANTALYA
Published by
South-West Anatolia
Forest Research Institute
P.O. Box: 264
07002 ANTALYA
TURKEY
Tel.: +90 (242) 345 04 38
Fax: +90 (242) 345 04 50
E-posta: [email protected]
Web: http//www. baoram.gov.tr
ACAR OFSET
Tel : +90 (242) 242 65 01
Faks: +90 (242) 243 88 82
2
Enstitü Yayın No: 66
ISSN: 1300-8579
BATI AKDENİZ
ORMANCILIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
DERGİSİ
Journal of South-West Anatolia
Forest Research Institute
YIL: 2012
SAYI: 14
CİLT: II
ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BATI AKDENİZ ORMANCILIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
South-West Anatolia Forest Research Institute
SAFRI
3
HAKEM LİSTESİ
Doç. Dr. Ahmet SIVACIOĞLU Kastamonu Üniversitesi Orman Fak.
Orman Müh. Böl. Kastamonu
Doç. Dr. Erdoğan ATMİŞ Bartın Üniversitesi Bartın Orman Fak. Orman
Müh. Böl. Bartın
Yrd. Doç. Dr. H. Oğuz ÇOBAN Süleyman Demirel Üniversitesi Orman
Fakültesi Orman Müh.Böl. Doğu Kampüsü 32260 Çünür/Isparta
Doç. Dr. İbrahim ÖZDEMİR Süleyman Demirel Üniversitesi Orman
Fakültesi Orman Müh.Böl. Doğu Kampüsü 32260 Çünür/Isparta
Yrd. Doç. Dr. Mehmet KORKMAZ Süleyman Demirel Üniversitesi
Orman Fakültesi Orman Müh.Böl. Doğu Kampüsü 32260 Çünür/Isparta
Yrd. Doç. Dr. Muhittin İNAN İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi
Orman Müh.Böl. Ölçme Bilgisi ve Kadastro ABD Bahçeköy /İstanbul
Doç. Dr. Mustafa YILMAZ Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi,
Orman Fak. 46100 Kahramanmaraş
Yrd. Doç. Dr. Nevzat GÜRLEVİK Süleyman Demirel Üniversitesi Orman
Fakültesi Orman Müh.Böl. Doğu Kampüsü 32260 Çünür/Isparta
Prof. Dr. Sezgin ÖZDEN Çankırı Karatekin Üniversitesi, Çankırı Orman
Fakültesi, Çankırı
Yrd. Doç. Dr. Yılmaz ÇATAL Süleyman Demirel Üniversitesi Orman
Fakültesi Orman Müh.Böl. Doğu Kampüsü 32260 Çünür/Isparta
* Hakem listesi isim sıralamasına göre yapılmıştır.
4
ÖNSÖZ
Değerli okuyucular, bu yıl size ikincisini sunduğumuz dergimizin bu
sayısında ormancılığımızın birbirinden çok farklı disiplinleri ile ilgili dört
makaleyi bulacaksınız. Bu makalelerde sırası ile;
Dr. Mehmet ÇALIKOĞLU ve arkadaşları tarafından hazırlanan “Hatalı
Kurulmuş Bir Kızılçam Orijin Denemesi Alanına Ait Sonuçların
Yüksek Varyanslı Orijinlerin Elenmesinden Sonra Yeniden
Değerlendirilmesi” konulu makale ile de mevcut bir kızılçam orijin
denemesinin 20.yıla ait sonuçlarının verilmesi yanında bu vesile ile deneme
alanı kurulmasında özellikle yer seçiminde dikkat edilmesi gereken bir
duruma dikkat çekilmiştir.
Dr. Metin DEMİR ve arkadaşları tarafından kaleme alınan “Av Turizminin
Alternatif Turizm Kapsamında Erzurum İli Turizmine Etkisi” başlıklı
makalede ülkemizin her bölgesi için önem taşıyan av turizmi konusu ele
alınmış olup Erzurum ili özelinde öneriler geliştirilmiştir.
Yine Dr. Cumhur GÜNGÖROĞLU tarafından hazırlanan “Corine Arazi
Örtüsü Sınıflandırmalarında Ormanlık Alanlara Yönelik Doğruluk
Değerlendirmeleri (Antalya-Çakırlar Orman İşletme Şefliği Örneği)”
başlıklı makale ile ülkemizde yürütülen CORINE Arazi Örtüsü
Haritalaması’nın orman alanlarında doğruluğuna yönelik değerlendirmelerde
bulunulmuştur.
Dr. Ufuk COŞGUN ve Ali Cem AYDIN tarafından kaleme alınan
“Ekosistem Tabanlı Fonksiyonel Amenajman Planlamalarının Odun
Hammaddesi Üretimi Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Kuyucak
Orman İşletme Şefliği (Akseki/Antalya) Örneği” başlıklı makalede ise bir
orman işletme şefliği bazında orman planlama çalışması ele alınarak üretimtüketim dengesi çerçevesinde irdelenmiştir.
Her birinin siz okuyucuların ilgisini çekeceğini umduğumuz bu makaleleri
sizlere sunmaktan mutluluk duymaktayız.
Bu vesile ile başta bu makaleleri hazırlayan yazarlara, makaleleri bilimsel
kriterlere göre değerlendirip önerilerini bildiren hakemlere, derginin yayına
hazırlanıp basımında emeği geçen yayın kuruluna ve siz okuyuculara
teşekkür ederim.
Saygılarımla
Dr. Neşat ERKAN
Enstitü Müdürü
5
İÇİNDEKİLER
CONTENTS
Sayfa No:
Mehmet ÇALIKOĞLU, Erdal ÖRTEL, Şenay ÇETİNAY
Hatalı Kurulmuş Bir Kızılçam Orijin Denemesi Alanına Ait Sonuçların
Yüksek Varyanslı Orijinlerin Elenmesinden Sonra Yeniden
Değerlendirilmesi (Araştırma)…………………………………………... 1
Reevaluation of an Inaccurately Established Turkish Red Pine (Pinus brutia
Ten.) Provenance Trial’s Results by Eliminating Provenances with High
Variances (Research)
Metin DEMİR, M.Akif OKUTUCU, Cevdet AĞYÜREK, Mehmet GÜVEN
Av Turizminin Alternatif Turizm Kapsamında Erzurum İli Turizmine
Etkisi (Araştırma)………………………..………………………………. 17
Effect of Hunting Tourism for Tourism in Erzurum Under Alternative
Tourism (Research)
Cumhur GÜNGÖROĞLU
Corine Arazi Örtüsü Sınıflandırmalarında Ormanlık Alanlara Yönelik
Doğruluk Değerlendirmeleri (Antalya-Çakırlar Orman İşletme Şefliği
Örneği) (Araştırma)…………………………………………..……...
35
Assessments on the Accuracy of Forest Areas in CORINE Land Cover
Classification (A Case Study for Antalya- Çakırlar Forest District)
(Research)
Ufuk COŞGUN, Ali Cem AYDIN
Ekosistem Tabanlı Fonksiyonel Amenajman Planlamalarının Odun
Hammaddesi Üretimi Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Kuyucak
Orman
İşletme
Şefliği
(Akseki/Antalya)
Örneği
(Araştırma)…………………...………………………………………… 51
Determining the Effects of Ecosystem Based Functional Management Plans
on Wood-Stock Production Case study on Kuyucak Forest Enterprise
(Akseki/Antalya) (Research)
6
ODC:232,12
HATALI KURULMUŞ BİR KIZILÇAM ORİJİN DENEMESİ
ALANINA AİT SONUÇLARIN YÜKSEK VARYANSLI
ORİJİNLERİN ELENMESİNDEN SONRA YENİDEN
DEĞERLENDİRİLMESİ (Araştırma)
Reevaluation of an Inaccurately Established Turkish Red Pine
(Pinus brutia Ten.) Provenance Trial’s Results by Eliminating
Provenances with High Variances (Research)
Dr. Mehmet ÇALIKOĞLU*
Erdal ÖRTEL*
Şenay ÇETİNAY*
*
Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü PK 264 07002
Antalya-Türkiye
[email protected]
Makalenin Yayın Kuruluna Sunuş Tarihi: 12/05/2011
BATI AKDENİZ ORMANCILIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
MÜDÜRLÜĞÜ
South West Anatolia Forest Research Institute
SAFRI
7
8
ÖZET
Finike-Gülmez yöresinde (550 m) kurulu kızılçam orijin
denemesinin 20.yıla ait hacim değerleri, varyansları en yüksek orijinlerin
elenmesiyle yeniden değerlendirilmiştir. Denemede yer alan 50 orijinle
yapılan değerlendirmede hacim bakımından orijinler arasında anlamlı fark
bulunmamaktaydı (Pr=0,4900). Bu farklılığın toplam varyasyon içerisindeki
oranı sadece %0,01 düzeyindeydi. Ancak parseller arası varyasyonun (orijin
x blok etkileşimi) toplam varyasyon içerisindeki oranı %48 değerindeydi.
Varyansı en yüksek olandan başlamak üzere orijinlerin elenmesi sonucu 9
orijinin değerlendirme dışı bırakılmasının ardından, orijinler arası farklılık
anlamlılık kazanmış (Pr=0,0430), orijinler arasındaki varyansın toplam
varyansa oranı %9’a yükselirken parseller arası hata varyansı oranı %36’ya
düşmüştür. Kalan 41 orijin üzerinden yapılan değerlendirmede en iyi hacim
gelişimine sahip 16 orijinden 10 adedinin deneme alanının da içinde yer
aldığı Akdeniz orta yükselti kuşağını (400-800 m) temsil eden orijinler
olduğu görülmüştür.
Anahtar Kelimeler: Kızılçam, orijin denemesi, rastlantı blokları, parseller
arası hata, orijinxblok etkileşimi
9
ABSTRACT
20th years results of a P.brutia provenance trial established in
Finike-Gülmez (GUL) according to tree volume were reevaluated
sequentially by eliminating provenances with higher variance. At the
beginning with 50 provenances there was not a significant variation between
the provenances according to volume (Pr=0, 4900). This variation included
only 0, 01% of total variation. However inter-plot variance (provenance x
block interaction) reached to 48% in whole variance. By eliminating
provenances with highest variance sequentially, after the elimination of 9th
provenance, inter provenance variation obtained a significance (Pr=0, 0430)
and its ratio increased to 9% as inter-plot variance ratio diminished to 36%.
Reevaluation with remaining 41 provenances showed that the best growing
provenances mostly belong to Mediterrenean middle elevational zone (400800 m) in where the GUL trial was established.
Key Words: P. brutia, provenance trial, randomized blocks, inter-plot error,
provenance x block interaction
10
1. GİRİŞ
Kızılçam orijin denemelerinin 20.yıl sonuçları yayınlanmış
bulunmaktadır (ÖRTEL ve Ark. 2010). Bu deneme alanlarından bir tanesi de
Akdeniz Bölgesi orta yükselti kuşağında (550 m) yer alan Finike-Gülmez
(GÜL) deneme alanıdır. 20. yılsonunda bu deneme alanında ait boy, çap ve
hacim değerleri bakımından orijinler arasında istatistik yönden anlamlı bir
fark bulunamamış, gövde formu bakımından ise orijinler arasında anlamlı
farklılıklar olduğu belirlenmiştir. 20. yılsonunda, kızılçam orijin denemesi
Akdeniz bölgesi deneme alanlarında, farklı karakterlere ait orijin-blok
etkileşiminin (parseller arası hata) toplam varyans içindeki oranları (V OB /
VT ) ile orijinler arası farklılıkların olasılık oranları (F(Pr)) Çizelge 1’de
sunulmuştur.
Çizelge 1. Akdeniz Bölgesi kızılçam orijin denemesi alanlarında farklı karakterlere
ait parseller arası/toplam hata oranları ile orijinler arası farkların anlamlılık düzeyleri
Table 1. Interplot Variance/Total Variance (V OB / VT ) ratios and significance
levels of provenance differences according to different characters measured in 7 P.
brutia provenance trials in Meditterrenean Region
Den. Alanı
Boy Height
Çap BHD
Hacim Volume
Gövde Formu Form
Trial
V OB / VT
F(Pr)
V OB / VT
F(Pr)
V OB / VT
F(Pr)
V OB / VT
F(Pr)
GÜL
0.66
0.7700
0.33
0.3400
0.48
0.4900
0.12
<.0001
YAZ
0.23
0.0020
0.14
<.0001
0.19
0.0005
0.09
<.0001
SUS
0.08
<.0001
0.06
0.0008
0.08
0.0005
0.10
0.0003
PAL
0.15
<.0001
0.06
<.0001
0.07
<.0001
0.07
<.0001
GDL
0.38
0.0639
0.10
0.0065
0.16
0.0067
0.11
<.0001
GNR
0.27
0.1382
0.10
0.0003
0.18
0.0234
0.03
<.0001
MUT
0.16
0.0076
0.11
0.0081
0.12
0.0070
0.07
<.0001
TML
0.24
<.0001
0.21
0.0021
0.17
0.0004
0.03
<.0001
Çizelge 1’den GÜL deneme alanında büyüme karakterlerine ait
parseller arası hata varyans oranının oldukça yüksek ve orijinler arası
11
farklılıkların olasılık oranlarının kritik değer 0.05’in üzerinde olduğu
görülmektedir.
Kızılçam orijin denemeleri 50 farklı orijinle, 3 tekrar içeren rastlantı
blokları deneme desenine göre kurulmuş olup, her orijin bir parselde 16
fidanla temsil edilmiştir. 15. yılda parseldeki ağaç sayısı 8’e düşürülmüştür.
Bu kadar çok sayıda orijinle, 3 tekrarlı tesadüf blokları bazında çalışmak
kabul edilmiş orijin denemesi standartlarına uymamaktadır (CALLAHAM
ve ark.1967; WHITE ve ark.2007). Orijin denemelerinde blok içi
homojenliği sağlayabilmek, dolayısı ile parsel hatasını düşürmek veya
ortadan kaldırmak için, parselde az birey- çok tekrar, alt bloklama veya tek
ağaç deneme desenlerinin uygulanması önerilmektedir (WHITE ve
ark.2007).
GÜL deneme alanında sorun, bu yetersiz deneme deseni yanında,
denemede toprak yapısı bakımından blok içi homojenitenin de sağlanamamış
olmasıdır (KANTARCI 2008).
Kızılçam orijin denemeleri kapsamında Akdeniz Bölgesi orta
yükselti kuşağında 3 deneme alanı kurulmuştur. Bunlar GÜL (550 M),
Gazipaşa- GNR (450 m) ve Tarsus- Kirsecik (530 m) deneme alanlarıdır.
Tarsus-Kirsecik deneme alanı çeşitli nedenlerle daha önce elden çıkmıştır.
20. yılsonunda Kızılçam Akdeniz orta yükselti ağaçlandırma zonu (400-800
m) için yalnızca GNR deneme alanı sonuçlarına ve genel olarak
denemelerde en stabil performans sergileyen orta kuşak orijinlerine
dayanılarak öneriler yapmak zorunda kalınmıştır.
Akdeniz bölgesi orta yükselti kuşağı, kızılçam ağaçlandırmaları için
önemli bir ağaçlandırma zonu niteliğindedir. Kızılçamın gelişim bakımından
optimumunu içeren bu kuşak (KANTARCI 1991), ekstrem ekolojik
koşullara dayalı risklere sahip üst zon (>800 m) ve çeşitli nedenlerle (tarım,
yapılaşma, sık çıkan yangınlar v.b) alan potansiyeli kısıtlı alt zona (<400 m)
kıyasla ağaçlandırmalar bakımından daha geniş bir potansiyele sahiptir. Bu
nedenle bu zon için orijin önerilerinin birden fazla deneme alanına
dayanılarak yapılmasında ve 20. yıl sonuçlarının desteklenmesinde yarar
vardır.
Parseller arası yüksek hata, orijinlere ait büyüme parametrelerine ait
varyansların da aşırı büyümesine neden olabilmektedir. Bir orijin
denemesinin hata varyansını düşürmek amacıyla da varyansı ya da standart
12
hatası aşırı yüksek orijinler değerlendirme dışı bırakılabilmektedir (Funda ve
ark. 2007).
Bu çalışma, Kızılçam orijin denemesi GÜL deneme alanında, 20. yıl
hacim değerleri bakımından orijinler arası farklılığın, varyansı aşırı yüksek
orijinlerin elenmesiyle yeniden değerlendirilmesi olanağını irdelemektedir.
2. MATERYAL ve METOT
Denemede kullanılan kızılçam orijinleri hakkında bazı bilgiler
Çizelge 2’de sunulmuştur. Çizelge 3’te ise, normal dağılımı sağlamak
amacıyla dönüştürülmüş (karekök) hacim değerlerine (dm³) ait varyansların
büyüklüğüne göre orijinler büyükten küçüğe sıralanmışlardır. Dönüştürme
işlemi hacim verilerinin dağılımı normal olmadığı için yapılmıştır. Burada
söz konusu olan hacim tek ağaç hacmi olup, hesaplanmasında kızılçam
ağaçlandırmaları için Usta (1991) tarafından önerilen;
logv= logb0 + b1logd + b2logh
formülü kullanılmıştır. Formülde v hacim(dm³), d göğüs çapı(cm), h boy (m)
ve b ilgili hacim denklemi katsayılarıdır.
Orijinler arasında hacim bakımından farklılıkları denetlemek için
yapılan varyans analizine 50 orijin ile başlanmış, varyans değeri en yüksek
olan orijinden başlamak üzere, birer orijin çıkarılarak analize devam
edilmiştir. Böylece her analizde orijinler arası farklılıkların anlamlılık düzeyi
ve varyans komponentlerinin oransal değişimi izlenmiştir.
Varyans analizinde aşağıdaki doğrusal model kullanılmıştır:
Yijk = µ + bi + pj + bpij + eijk
Eşitlikte;
Yijk = i. bloktaki j.orijinin k.ağacına ait gözlem değeri,
µ = Deneme alanının ortalaması,
bi = i. bloğun etkisi, i=1,2,3
pj = j. orijinin etkisi, j=1,…,p
bpij = blok orijin etkileşimi (parseller arası hata),
eijk =i.blokta j.orijinin k.bireyinden kaynaklanan etkiyi (parsel içi
hata) göstermektedir.
13
Çizelge 2. Kızılçam orijinleri hakkında bilgiler
Table 2. Informations on P.brutia provenances
Orijin No
İşletme
Şeflik
Enlem
Boylam Yükselti(m)
Enterprise
District
Latitude Longtitude Elevation
Pos
Karsantı
37°34'
35°24'
600
1
KKTC
Buffavento
35°17'
33°24'
500
2
KKTC
Karaağaç
35°18'
33°32
320
3
Tarsus
Buladan
37°05'
34°33'
1000
4
Anamur
Gökçesu
36°11'
32°45'
600
5
Anamur
Anamur
36°05'
32°41'
650
6
Gülnar
Pembecik
36°14'
33°15'
650
7
Tarsus
Cehennemdere 37°07'
34°31'
800
8
Mersin
Davultepe
36°55'
34°26'
750
9
Silifke
Yeşilovacık
36°13'
33°43'
100
10
Erdemli
Erdemli
36°45'
34°10'
1150
11
Mersin
Fındıkpınarı
36°57'
34°24'
1150
12
Anamur
Çaltıbükü
36°17'
32°48'
1000
13
Bucak
Pamucak
37°24'
30°37'
800
14
Bucak
Bucak
37°30'
30°41'
800
15
Antalya
Düzlerçamı
36°59'
30°33'
275
16
Alanya
Güzelbağ
36°45'
31°58'
650
17
Gündoğmuş
Eskibağ
36°42'
32°10'
1000
18
Kaş
Lengüme
36°24'
29°30
720
19
Kaş
Lengüme
36°24'
29°32
830
20
Serik
Pınargözü
37°17'
30°58'
750
21
Alanya
Kargı
36°36'
31°57'
350
22
Kumluca
Merkez
36°26'
30°15'
250
23
Antalya
Olimpos MP. 36°35'
30°28'
350
24
Sındırgı
Seydan
39°12'
28°08'
400
25
Ayvacık
Baharlar
39°36'
26°34'
550
26
Ayvacık
Ezine
39°53'
26°25'
550
27
Bayramiç
Karaköy
39°50'
25°55'
400
28
Bigadiç
Bigadiç
39°24'
28°22'
350
29
M.K Paşa
Çaltılıbük
39°58'
28°40'
450
30
Orhaneli
Orhaneli
40°00'
28°55'
600
31
Gölhisar
Gölhisar
37°04'
30°32'
1100
32
Sütçüler
Karadağ
37°30'
30°51'
650
33
Sütçüler
Söğütdağı
37°21'
30°54'
400
34
Antakya
Uluçınar
36°21'
35°57'
385
35
K.Maraş
Suçatı
37°46'
36°42'
800
36
Antakya
Yayladağı
35°54'
36°01'
480
37
Marmaris
Çetibeli
37°00'
28°19'
60
38
14
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
Muğla
Yılanlı
Gördes
Dursunbey
Göynük
Bafra
Niksar
Karabük
Siirt
İzmir
Keşan
KKTC
Ula
Boyalı
Şahinkaya
Durabeyler
Gürpınar
Yakakent
Niksar
Karatepe
Cizre
Gümüldür
Korudağ
Güzelyurt
37°06'
37°17'
38°50'
39°42'
40°11'
41°39'
40°38'
41°05'
37°29'
38°06'
40°44'
35°18'
28°32'
28°34
28°04'
28°37'
30°49'
35°27'
36°43'
32°41'
42°00'
27°05'
26°43'
33°03'
750
750
350
600
600
100
250
450
700
400
175
200
Çizelge 3. GÜL deneme alanında orijinlere ait hacmi değerleri ile bunların standart
hata, standart sapma ve varyansları (Varyans büyüklüğüne göre sıralama)
Table 3. Transformed volume means of provenances with standart errors, standart
variations and variances obtained from GUL trial at 20th year (Ranking according to
variance)
Dönüştürülmüş Hacim
Ortalama
Orijin No
Provenance
No.
10
28
43
40
46
29
19
3
35
50
14
7
33
9
17
12
26
42
16
27
1
İşletme
Silifke
Bayramiç
Göynük
Yılanlı
Karabük
Bigadiç
Kaş
KKTC
Antakya
KKTC
Bucak
Gülnar
Sütçüler
Mersin
Alanya
Mersin
Ayvacık
Dursunbey
Antalya
Ayvacık
Pos
Transformed Volume
Means
6.07
6.03
5.66
6.79
5.97
6.3
6.3
5.39
6.44
6.07
7.56
6.96
6.48
7.32
6.7
7.18
5.34
5.8
5.91
5.02
6.3
15
Standart
Hata
StdErr
0.58
0.54
0.48
0.51
0.49
0.47
0.46
0.45
0.43
0.43
0.43
0.44
0.44
0.46
0.44
0.4
0.4
0.38
0.39
0.39
0.39
Standart
Sapma
StdVar
2.73
2.4
2.38
2.34
2.32
2.24
2.19
2.15
2.08
2.07
2.06
2.04
2.04
2.01
2.01
1.95
1.92
1.89
1.88
1.87
1.84
Varyans
Variance
7.45
5.76
5.66
5.47
5.38
5.01
4.79
4.62
4.33
4.28
4.24
4.16
4.16
4.04
4.04
3.8
3.68
3.57
3.53
3.49
3.38
2
37
48
30
23
34
22
38
41
45
21
15
4
49
6
39
18
20
36
44
11
8
24
31
47
13
32
5
25
KKTC
Antakya
İzmir
M.K Paşa
Kumluca
Sütçüler
Alanya
Marmaris
Gördes
Niksar
Serik
Bucak
Tarsus
Keşan
Anamur
Muğla
Gündoğmuş
Kaş
K.Maraş
Bafra
Erdemli
Tarsus
Antalya
Orhaneli
Siirt
Anamur
Gölhisar
Anamur
Sındırgı
6.61
7.3
6.44
6.03
7.56
7.43
8.19
7.39
5.79
4.33
6.05
7.19
5.72
6.54
7.29
5.65
5.97
7
6.09
5.26
6.48
6.52
7.69
5.76
5.09
5.61
5.35
6.72
6.31
0.38
0.38
0.37
0.37
0.39
0.37
0.39
0.35
0.33
0.35
0.35
0.35
0.33
0.33
0.33
0.31
0.31
0.3
0.3
0.3
0.3
0.29
0.29
0.26
0.24
0.22
0.2
0.21
0.19
1.83
1.82
1.78
1.77
1.73
1.73
1.67
1.64
1.64
1.64
1.63
1.62
1.61
1.57
1.53
1.52
1.48
1.46
1.45
1.44
1.4
1.38
1.37
1.22
1.16
1.03
1
0.98
0.94
3.35
3.31
3.17
3.13
2.99
2.99
2.78
2.69
2.69
2.68
2.65
2.62
2.59
2.46
2.34
2.31
2.19
2.13
2.1
2.07
1.96
1.9
1.87
1.49
1.34
1.06
1
0.96
0.88
Orijin ortalamalarının test edilmesinde (F istatistiği) hata terimi
olarak blok x orijin etkileşimi (bpij) kullanılmıştır. Dönüştürülmüş değerler
üzerinden hacim ortalamaları Lsmean yöntemi ile elde edilmiş, ortalamaların
karşılaştırılması için düzeltilmiş (adjusted) Tukey testi uygulanmıştır. Örnek
sayılarının eşitsizliği durumunda bu yaklaşımın daha güvenilir olduğu
belirtilmektedir (SAS/STAT 1990).
Varyans analizleri SAS programı GLM prosedürü, varyans
bileşenlerinin belirlenmesi de aynı programın VARCOMP prosedürü
kullanılarak gerçekleştirilmiştir (IŞIK ve ark. 2002).
3. BULGULAR
Uygulanan varyans analizlerinin orijinler arası farklılıklara ilişkin
sonuçları Çizelge 4’te sunulmuştur. Varyansı, dolayısı ile standart hatası en
16
yüksek 9 orijinin değerlendirme dışı kalmasıyla, kalan 41 orijin arasında
hacim bakımından anlamlı düzeyde bir farklılık oluştuğu görülmektedir.
Çizelge 4. Varyansı yüksek orijinlerin sırayla çıkarılması ile yapılan varyans
analizlerinde orijinler arası farklılıklara ilişkin olasılık oranının değişimi
Table 4. Change of significance level regarding provenance differences in parallel
with the elimination of provenances with highest variance sequentially
Orijin Sayısı
Çıkan Orijin No.
Number of
Provenances
Eliminated Provenance No.
50
Pr>F
0.4814
49
10
0.3851
48
10,28
0.3284
47
10,28,43
0.2663
46
10,28,43,40
0.2120
45
10,28,43,40,46
0.1566
44
10,28,43,40,46,29
0.1051
43
10,28,43,40,46,29,19
0.0662
42
10,28,43,40,46,29,19,3
0.0569
41
10,28,43,40,46,29,19,3,35
0.0430
Çizelge 5’te ise, söz konusu 41 orijinden 15’ine ait hacim Lsmean
değerlerinin, en iyi hacim gelişimine sahip 22 nolu orijininkiyle istatistik
bakımdan farksız olduğu görülmektedir. En iyi hacim gelişimini yapan söz
konusu 16 orijinden, 10 tanesi Akdeniz Orta, 4 tanesi Akdeniz alçak, 2 tanesi
de Akdeniz yüksek ağaçlandırma ve ıslah zonunu temsil etmektedirler.
Çizelge 5. 41 orijine ait dönüştürülmüş hacim ortalamaları ve Lsmean değerleri ile
en iyi gelişen 22 nolu orijine ait Lsmean değerinin diğer orijinlerinkiyle
karşılaştırılması
Table 5. Transformated volume Lsmeans of remaining 41 provenances and
comparison of the first ranked provenance 22 with others
Orijin No
Provenance
No.
22
Kod
KARG
Dönüştürülmüş
Hacim Ortalama
8.19
N
19
17
Dönüştürülmüş
Hacim LSM
Transformed Volume
Lsmeans
8.32
Lsm(22)=Lsm(j)
Pr>|t|
7.69
22
7.79
1,0000
MELL
7.56
22
7.47
0,9964
23
KUML
7.56
23
7.71
1,0000
34
SUSÖ
7.43
20
7.58
0,9999
38
CETB
7.39
22
7.35
0,9755
9
FP88
7.32
22
7.48
0,9999
37
YAYL
7.3
18
7.28
0,9289
6
ANYV
7.29
23
7.33
0,9698
15
BMER
7.19
21
7.18
0,8399
12
FP46
7.18
21
7.17
0,7747
20
K355
7
24
6.99
0,4261
7
PEMB
6.96
24
7.12
0,7274
5
ANGÖ
6.72
22
6.7
0,0901
17
GÜZB
6.7
22
6.7
0,1050
2
BUFA
6.61
21
6.56
0,0215
49
KDDE
6.54
23
6.51
0,0160
8
TK43
6.52
23
6.45
0,0090
11
GÜZO
6.48
22
6.53
0,0190
33
SUKD
6.48
21
6.64
0,0682
48
İZKD
6.44
23
6.48
0,0123
25
SEYD
6.31
23
6.31
0,0017
1
KRST
6.3
24
6.45
0,0112
36
SUCA
6.09
24
6.08
0,0001
50
KIBG
6.07
23
5.99
<.0001
21
PGÖZ
6.05
22
6.04
0,0001
30
MKCB
6.03
23
6.04
<.0001
18
ESKB
5.97
22
5.98
<.0001
16
DZCA
5.91
23
5.92
<.0001
42
DLDE
5.8
24
5.8
<.0001
41
SKAY
5.79
24
5.79
<.0001
31
OELI
5.76
21
5.73
<.0001
4
TK68
5.72
24
5.71
<.0001
39
MYAR
5.65
24
5.64
<.0001
13
ANCA
5.61
23
5.59
<.0001
32
GÖLH
5.35
24
5.34
<.0001
26
AYBA
5.34
23
5.29
<.0001
24
KESC
14
18
5.26
23
5.19
<.0001
SIFN
5.09
23
4.99
<.0001
27
EZNE
5.02
23
4.95
<.0001
45
NIHD
4.33
22
4.25
<.0001
44
CAMG
47
En yüksek varyanslı 9 orijinin elenmesiyle orijin x blok etkileşimi
(parseller arası hata) varyansı yaklaşık % 12 oranında azalmıştır (Çizelge 6).
Bu değerin % 9’luk kısmı orijinden, % 3’lük kısmı da parsel içi hatadan
kaynaklanan varyasyona eklenmiştir.
Çizelge 6. 50 ve 41 orijinle yapılan değerlendirmelerde varyans bileşenlerinin
gerçek ve oransal değerleri
Table 6. Actual and proportional values of variance components after analyses with
50 and 41 provenances
50 Orijin
41 Orijin
Varyans Bileşeni
Varyans Bileşeni
Variance component Değeri Oranı
(%) Variance component Değeri Oranı (%)
Tekrar
Tekrar
Block
0
0
Block
Orijin
0
0.3
9
1.2
35.6
1.87
55.4
Orijin
Provenance
0.01
0.2
Provenance
Orijin x Tekrar
Prov. x block
Orijin x Tekrar
1.77
47.3
Prov. x block
Hata
Error
0
Hata
1.96
52.5
Error
4. TARTIŞMA ve ÖNERİLER
Araştırmada elde edilen sonuçlar hata varyansı ile orijinler arası
varyansın çok yakın ilişkili olabileceğini bir kez daha gözler önüne sermiş
bulunmaktadır. Blok içi heterojenitenin bazı orijinlere ait varyans değerlerini
çok arttırdığı, bunun da orijinler arası varyasyonu anlamsız düzeyde tuttuğu,
başka bir ifade ile hata varyansının orijinler arası varyasyonu gizlediği
anlaşılmaktadır.
Bu yaklaşım, GÜL deneme alanına ait verileri ideal bir orijin
denemesi verileri konumuna getirmekten elbette uzaktır. İdeal bir orijin
19
denemesinde bloklar arası farklılıklar anlamlı, orijin x blok etkileşimi (hata
terimi-y.n) ise anlamsız olmalıdır (FUNDA ve ark. 2007). GÜL deneme
alanında bloklamanın iyi yapılamadığı, varyansı aşırı yüksek orijinlerin
elenmesinin ardından da blok içi homojenitenin halen çok yetersiz bir
düzeyde kalmış olduğu görülmektedir (Çizelge 6).
Araştırmada uygulanan yönteme şans faktörü de eşlik etmiştir.
Çünkü varyansı yüksek olduğu için elenen 9 orijinden 4 adedi Marmara ve
Karadeniz’e, 1 adedi Ege’ye, 1 adedi KKTC’ye, kalan 3 adedi ise Akdeniz
Bölgesi’ne ait orijinlerdir. Orijinlerin blok içi rastgele dağıtımı sonucu
heterojen kısımlara denk gelen, dolayısı ile varyansı yükselen orijinlerin
tamamı Akdeniz bölgesine de ait olabilirdi.
Bu unsurlar ışığında, araştırmada kullanılan yöntemi genel
geçerliliği olacak bir yöntemden çok, ad hoc (bir defaya mahsus) bir
yaklaşım olarak kabul etmek daha doğru olacaktır. Bu çerçevede olmak
üzere, GÜL deneme alanı bazında uyguladığımız yaklaşımın pratik
bakımdan önemli (Kızılçam ıslah zonlarının oluşturulmasına temel teşkil
eden varsayımı da destekleyen) bir sonucu şu olmuştur: Akdeniz orta
yükselti kuşağında en iyi gelişme potansiyeline sahip kızılçam orijinleri,
ağırlıklı olarak yine bu kuşağı temsil eden orijinlerdir.
KAYNAKÇA
CALLAHAM, R.S., MORANDINI, R., KIELLANDER, C., GUNZL, L.,
ROBAK, H., PAPAIOANNOU, J., FRANCLET, A.,
CHALMERS, W., ARBEZ, M. 1967. Kinds of provenance
experiment and their planning. 14. IUFRO Congress, Papers 3,
p.673-678.
FUNDA, T., LSTIBUREK, M., KLAPSTE, J., PERMEDLOVA, I.,
KOBLIHA, J. 2007. Addressing spatial variability in provenance
experiments exemplified in two trials with black spruce. Journal of
Forest Science, 53 (2): 47-56.
IŞIK, F., CENGİZ, Y., GENÇ, A., DOĞAN, B., TOSUN, S., ÖZPAY, Z.,
UĞURLU, S., ÖRTEL, E., DAĞDAŞ, S., KARATAY, H,.
YOLDAĞ, İ. 2002. Kızılçam orijin denemelerinin 10 yıllık
sonuçları. BAORAM Teknik Bülten No: 14, 156s., Antalya.
KANTARCI, M.D. 1991. Akdeniz bölgesinin yetişme ortamı bölgesel
sınıflandırması. OGM Yayın No:668, 150 s., Ankara.
20
KANTARCI, M.D. 2008. Finike-Gülmez kızılçam orijin denemesi alanı
toprak etütleri. 4 s., Antalya.
ÖRTEL, E., ÇALIKOĞLU,M., ÇETİNAY, Ş., ALTUN, Z., CENGİZ,
Y., BOZA, A., TÜRKER, A.H., KAHRAMAN, T., GÜNGÖR,
Ş., TOSUN, S., ARSLAN,M., ÖZPAY, Z., KARATAY, H,.
KARZAOĞLU, C. 2010. Kızılçam orijin denemelerinin 20.yıl
sonuçları. Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü Teknik
Bülten No: 35, 91 s., Antalya.
SAS/STAT User’s Guide 1990. Version 6, Fourth Edition, Volume 1, Cary,
NC: Sas Institute Inc., 943 pp.
USTA, H.Z. 1991. Kızılçam (P.brutia) ağaçlandırmalarında hâsılat
araştırmaları. Ormancılık Araştırma Enst. Teknik Bülten No:219,
138s., Ankara.
WHITE, T.L., ADAMS, W.T., NEALE, D.B. 2007. Forest genetics. CABI
Publishing, 682 p., Oxfordshire.
21
22
ODC: 907
AV TURİZMİNİN ALTERNATİF TURİZM KAPSAMINDA
ERZURUM İLİ TURİZMİNE ETKİSİ (Araştırma)
Effect of Hunting Tourism for Tourism in Erzurum Under Alternative
Tourism (Research)
Metin DEMİR*
M.Akif OKUTUCU*
Cevdet AĞYÜREK*
Mehmet GÜVEN*
*
Doğu Anadolu Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ErzurumTürkiye
[email protected]
Makalenin Yayın Kuruluna Sunuş Tarihi: 30/10/2012
BATI AKDENİZ ORMANCILIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
MÜDÜRLÜĞÜ
South West Anatolia Forest Research Institute
SAFRI
23
24
ÖZET
Günümüzde yaşam standartlarının, gelirin, sosyal hakların artması,
kentleşmenin ve iş yaşamının getirmiş olduğu sıkıntı ve stres nedeni ile
insanların turizm faaliyetlerinden beklenti, istek ve tercihleri değişmektedir.
Kırsal turizmin önemli çeşitlerinden biri Av Turizmi’dir. Av turizmi;
turizmin değişik bir uygulama şekli olup, avcı niteliğine sahip kişilerin
avlanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere belirlenen ilkelerle yaptıkları
etkinliklerdir. Av turizmi son yıllarda ülke ekonomisine ve sosyal hayata
katkı sunan önemli bir sektör haline gelmiştir.
Araştırmada, yöntem olarak etüt, veri toplama, analiz ve sentez
kullanılmıştır. Av turizminin niçin önemli bir turizm türü olduğu ayrıntılı
bir şekilde incelenmiş, Türkiye için önemi açıklanmış ve av turizminin
gelişmesi için önemli potansiyele sahip yörelerden biri olan Erzurum ilinde
av turizmi kapsamında yapılan organizasyonlara ilişkin 2008-2011
kayıtlarından faydalanılarak, il’in av turizmindeki mevcut durumu ortaya
konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca araştırma alanının av turizminden yeterince
pay alamama nedenleri ve alınabilecek önlemler belirlenmektedir.
Anahtar Kelimeler: Alternatif Turizm, Av Turizmi, Erzurum,
Planlama
25
ABSTRACT
Because of the increasing current living standards, incomes and
social rights and anxiety and stress brought by the urbanization and work
life, demands, preferences and expectations of people about tourism
activities change. One of the most important varieties of rural tourism is
hunting tourism. Hunting tourism is a different form of tourism which is
applicated in determined rules by hunter people for their hunting purpose.In
recent years hunting tourism has become an important sector offering
contribution to the national economy and social life.
In this study, survey, data collection, analysis and synthesis are used
as method. Why hunting is an important tourism is a type of tourism are
examined in detail, explained the importance for Turkey and benefiting from
the records of 2008-2011 of hunting organizations in Erzurum, which is one
of the region having an important potential for hunting tourism
development , existing state in hunting tourism in the country were put
forward. Also causes of less of taking enough share from hunting tourism in
the study area and countermeasures are determined.
Key Words: Alternative Tourism, Hunting Tourism, Erzurum,
Planning
26
1. GİRİŞ
Günümüzde yaşam standartlarının, gelirin, sosyal hakların artması,
kentleşmenin ve iş yaşamının getirmiş olduğu sıkıntı ve stres nedeni ile
insanların turizm faaliyetlerinden beklenti, istek ve tercihleri değişmektedir.
Ülkelerin turizm pazarından aldıkları payı arttırabilmek için bu beklentileri,
istek ve ihtiyaçlarındaki değişimleri araştırmaya yönelik çalışmalar;
günümüzde turistlerin yalnızca deniz, kum, güneş gibi unsurları içeren
turizm faaliyetlerini tercih etmediklerini ortaya koymaktadır (Öztürk ve
Yazıcıoğlu, 2002). Dünyada özellikle son elli yıllık dönemde yaşanılan
ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler turizm kavramının algılanmasında
ve pratiğinde önemli değişimlere neden olmuştur. Bu değişim ve dönüşüm
turizm sektöründe sadece niteliksel (turist sayısındaki artış, turizm
gelirlerindeki yükseliş vb.) olarak değil, aynı zamanda niceliksel (turizm
isteminde ve tercihlerinde) olarak da kendini göstermiştir. Böylelikle değişen
turizm talebi çok çeşitli turizm türlerinin de konuşulur hale gelmesini
sağlamıştır. Bu turizm türlerinden biri de kırsal turizmdir. Kırsal turizm, hem
turistlerin taleplerine cevap verebilmek, hem de kırsal alanların sosyoekonomik canlılıklarını koruyabilmek veya geliştirebilmek için oldukça
önemlidir (Özdemir ve Gürol, 2012, Bekiroğlu ve Okan, 2009).
Kırsal turizmin önemli çeşitlerinden biri Av Turizm’idir. Av turizmi;
turizmin değişik bir uygulama şekli olup, avcı niteliğine sahip kişilerin
avlanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere belirlenen ilkelere göre yaptıkları
etkinliklerdir. Yeterli popülasyona sahip av hayvanlarının avına izin vererek
ülke ekonomisine katkıda bulunmak av turizminin en önemli amacıdır. Av
turizmi, tarım ve ormancılık gibi geleneksel kırsal sektörlerde ilave istihdam
ve gelir getiren bir sanayi olarak görülebilir. Usta (1994)’ya göre, turistik
ürün arzının çeşitlendirilmesi kapsamında sunulan ve rekreatif bir etkinlik
olarak kabul edilen av turizmi, büyük miktarda parasal harcama gerektirmesi
nedeniyle gelir düzeyi yüksek kişilerin katıldığı bir turizm türüdür. Av
turizminin Türkiye açısından önemi de bu noktada ortaya çıkmaktadır
(Yıldızbakan ve Keleş, 2011).
Av turizmi alanında yapılan birçok araştırma av turizmi ile ülke
ekonomisi arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ay vd.,
(2005), Ege Bölgesi’nde avlanma kartı olan avcıların profilinin belirlenmesi
isimli çalışmalarında bölgedeki avcıları temsil etmek amacıyla 7 ilde
avcılarla görüşerek, avcılığın bugünkü durumu, geçmişteki avcılık
deneyimleri ve geleceğe yönelik önerileri hakkında bir çalışma yapmışlardır.
27
Dryden ve Craig-Smith, (2004), 2000 yılında yaptıkları çalışmada 3500
yabancı avcının Güney Afrika'da safari avı satın aldığını ve yine bu ülkede
150 aktif avcılık operatörünün hizmet verdiğini bildirmişlerdir. Mbaiwa
(2004) ise, Botswana’nın Okavango Deltası'nda toplum temelli safari avının
sosyo-ekonomik faydaları ve zorluklarını, 223 hane ile yaptığı örnekleme ile
elde edilen veriler ile değerlendirmiştir. Safari avının başarısını; pazarlama,
girişimcilik ve yönetim becerilerinin eksikliği, mali ve istihdam
kazanımlarının dağılımındaki eşitsizlik ve yabancı avcılık şirketlerine
bağımlılık gibi nedenlerin etkilediğini belirlemiştir. Ayrıca, Samuelsson ve
Stage (2007), Namibya’nın av turizminin ekonomik etkilerinin belirlenmesi
amacıyla yaptıkları çalışmada, beş yıllık dönemde ülkeyi ziyaret eden
avcıların görüşlerinin alındığı bir anket çalışması yaparak sonuçları
irdelemişlerdir.
Avcılık ve turizm arasındaki ilişki incelendiğinde geçmişten
günümüze önemli bağlantılar bulunmaktadır. Yirminci yüzyılın son
çeyreğine kadar beyaz adamın safari adı altında Afrika, Asya ve Latin
Amerika'da yaban hayvanlarını trofeleri, dişleri ve değerli kürkleri için
sürüler halinde katletmelerini hesaba katmazsak, av turizminin ortaya
çıkması 1960'lı yılların başlarına rastlamaktadır (Şafak, 2003).
Ülkemizde av turizmin geçmişi incelendiğinde; yerli ve yabancı
avcıların hiç bir bedel ödemeden 1950'li yıllarda avlanmaya başlamış olduğu
ve 1975’li yıllara kadar yabancı avcıların birçok av hayvanını herhangi bir
kurala bağlı olmaksızın avlamalarıyla devam ettiği görülmektedir. Ülkeler
arasında avcılığın düzenli geliştirilmesi, av hayvanlarının ve yaşam
ortamlarının korunması amacıyla kurulan "Uluslararası Avcılık ve Av
Hayvanlarını Koruma Konseyi”ne Ülkemiz 1967 yılında üye olmuştur.
Seyahat acentelerinin etkinliklerini düzenlemek amacıyla 1973 yılında "Av
Turizmi Yönetmeliği" çıkarılarak av turizmine çeşitli düzenlemeler
getirilmiştir. 1977 yılında, yabancı turist avcıların seyahat acenteleri
aracılığıyla bir bedel ödeyerek avlanabilmeleriyle ilgili düzenlemeler
getirilmiş ve ülkemizde yasal anlamda ilk av turizmi uygulamasına 1977
yılında yaban domuzu avı ile başlanılmıştır (Uyanık, 2005, Şafak vd., 2011).
Türkiye`de av turizmi faaliyetleri; 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun,
“Yerli ve Yabancı Avcıların Av Turizmi Kapsamında Avlanmalarına İlişkin
Esas ve Usulleri” içerir yönetmeliğin 8 Ocak 2005 tarih ve 25694 sayılı
Resmi Gazete’ de yayınlanması ile yeniden düzenlenmiştir. Yönetmelik;
sürdürülebilir avcılık ve doğal hayatın korunması ilkelerini gözeterek,
popülasyonları ve yıllık artım miktarlarını, doğal kaynakların bir parçası
28
olan av hayvanlarının av turizmi kapsamında avlatılmasını sağlayacak
ilkelerin belirlenmesini; av organizasyonu, fotoğraf ve film çekimlerinin
nasıl düzenleneceğini; organizasyonları yürütecek acente ve görevlilerin
yapacakları iş ve işlemleri; av organizasyonlarında görev alacak kalifiye
eleman yetiştirilmesini içermektedir (Anonim 2005).
Av Turizmi, ilgili Kanunun, Merkez Av Komisyonu Kararı
hükümleri ve Av Turizmi Yönetmeliği çerçevesinde Doğa Koruma ve Milli
Parklar Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir. Av turizmi kapsamında
yapılan av organizasyonlarından elde edilen gelirlerden, av ve yaban
hayvanları ile yaban hayatının korunması karşılığı işbirliği ilkeleri
çerçevesinde, belde belediyeleri ve köy tüzel kişiliklerine katılım payı
verilmektedir. Bu katılımcı yaklaşım ile hem kırsal kalkınmaya yardımcı
olunmakta hem de köylülerimizin yaban hayatının korunmasında doğrudan
katkı ve etkisinin sağlanması amaçlanmaktadır (Anonim 1996). Birçok
ülkede doğal dengenin yeniden oluşturulması çalışmalarına önem verilerek
hem av hayvanlarının yok olmalarının önüne geçilmiş, hem de planlı bir
avlanma düzeninin uygulanması sayesinde av turizmi gelirleri bu ülkelerin
ekonomilerinde önemli bir katkı haline getirilmiştir. Örneğin, Almanya,
Avusturya, Danimarka, Doğu Avrupa ülkelerinden Çek Cumhuriyeti ve
Slovakya, Romanya, Yugoslavya, Polonya, Bulgaristan ve Rusya ile Batı
Avrupa’da İspanya ayrıca birçok Afrika ülkesi av turizmi konusunu tutarlı
bir şekilde organize ederek bu yolla küçümsenmeyecek ölçülerde döviz elde
etmektedirler. Yine Türkiye’nin 1/8’i kadar olan Macaristan’a yılda 25-30
bin kadar avcı gelmekte ve bunlardan 45-50 milyon dolarlık av turizmi geliri
elde edilmektedir (Duran, 2012 ve Oğurlu,2008).
Bu çalışmada öncelikle av turizminin niçin önemli bir turizm türü
olduğu ayrıntılı bir şekilde incelenmiş, Türkiye için önemi açıklanmış ve av
turizminin gelişmesi için önemli potansiyele sahip yörelerden biri olan
Erzurum ilinin, av turizmindeki mevcut yeri ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Ayrıca araştırma alanının av turizminden yeterince pay almama nedenleri ve
alınabilecek bazı önlemler belirlenmiştir.
2. MATERYAL ve YÖNTEM
2.1. Materyal
Erzurum, coğrafi olarak Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu
Bölgesi'nde yer alan bir ildir. Erzurum İli, Doğu Anadolu Bölgesinin
Kuzeydoğu kesiminde 39º 55’ kuzey enlemleri ile 41º 16’ doğu boylamları
29
arasında yer almaktadır. Erzurum kuzeyinde Rize ve Artvin, batısında
Bayburt ve Erzincan güneyinde Bingöl ve Muş, doğusunda ise Kars ve Ağrı
illeri ile sınırlıdır (Şekil 1).
İki coğrafi bölgede toprakları bulunan Erzurum İlinin arazi
büyüklüğü yaklaşık 25.066 km²’dir. Bu toprakların kuzey kesimi yani İspir,
Narman, Oltu, Olur, Pazaryolu, Tortum ve Uzundere ilçelerinin toprakları
Karadeniz Bölgesinin Doğu Karadeniz sınırları içinde kalmaktadır. Erzurum
İli genel olarak yüksek arazilerden oluşur. İl arazisinde egemen doğal bitki
örtüsü step formasyonudur. Orman örtüsü pek yaygın değildir. Bu örtünün
alt sınırı 1900-2000 metrelerde başlamakta ve üst sınır 2400 metrelerde son
bulmaktadır. Başlıca orman örtüsü alanları İspir, Oltu, Olur ve Şenkaya
ilçelerindeki saf sarıçam ve sarıçam-yapraklı karışık ormanlarıyla ErzincanAşkale sınırlarında rastlanan meşe ormanlarıdır. İl arazisinin % 60’ tan biraz
fazlası steplerle kaplıdır (Anonim, 2012)
Şekil 1. Araştırma alanı
Figure 1. Study area
Araştırma alanı olan Erzurum İlinin sınırları içerisinde 3 adet
“Yaban Hayatı Geliştirme Sahası (YHGS) ” 1 adet de “Örnek Avlak”
mevcuttur. Bu sahaların envanterleri yapılarak mevcut duruma göre av
turizmi kotaları verilmekte ve Kara Avcılığı Yasası av turizmi uygulamaları
30
sürdürülmektedir (Şekil 2). 2003 yılında 3167 sayı Kara Avcılığı Yasasının
değiştirilmesi ile yeni 4915 sayılı Yasaya göre yaban hayatı geliştirme
alanları ilan edilmiştir. YHGS’larında ana amaç hedef türün korunduğu,
geliştirildiği, gerektiğinde popülasyona ilave bireylerin takviye edildiği,
yaşam ortamını iyileştirici tedbirlerin alındığı ve özel avlanma planları ile
avlanmanın yapılabildiği alanlar oluşturmaktır. YHGS’ları 1. derecede
korunan statüler olmayıp IUCN kategorisinde IV. Kategori olan “Habitat/tür
Koruma Alanı’na tekabül etmektedir.
Oltu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası: Oltu Yaban Hayatı
Geliştirme Sahası, Erzurum İli Oltu İlçesi sınırları içerisinde ilçe merkeziyle
sınır oluşturmaktadır. Erzurum’a 125 km uzaklıktadır. Sahanın doğu sınırını;
Bahçecik ve Obayayla köyleri ile Ayyıldız köyü yol ayrımı arasındaki
stabilize yol, Batı sınırını; Oltu- Narman asfalt karayolu, Güney sınırını;
Ayyıldız köyü yol ayrımından Toprakkale köyü ve asfalt karayoluna giden
stabilize yol, Kuzey sınırını ise Oltu İlçesi-Topkaynak ve Bahçecik Köyleri
arasındaki stabilize yol oluşturmaktadır. YHGS toplam alanı 4.980,34 ha.’dır
(Okutucu, 2007 ve Anonim, 2009). Yaban keçisi (Capra aegagrus) türünün
yaşadığı sahada özel avlanma planları doğrultusunda av turizm faaliyetleri
yürütülmektedir.
İspir-Verçenik Dağı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası: İspirVerçenik Dağı YHGS, Erzurum ili İspir ilçesi sınırları içerisinde yer almakta
olup, İspir’e ortalama 30 km, Erzurum’a ise ortalama 170 km mesafede yer
almaktadır. Kuzeyde; Tatas Dağı, Kırmantepe, Soğanlı Dağı, Yeşiltepe, K.
Kösetepe, ile bu tepeleri birbirine bağlayan hat ile Bala ve K. Köse tepeden
Çoruh nehrine inen sırt, batıda; Varşanka tepesinden Yedigöllere inen sırt ile
Yıldız tepe ve Aksu deresi, güneyde; Ardıçlı, Ahlatlı ve Geçitağzı köylerini
birbirine bağlayan hat, doğuda; Geçitağzı köyü mezrasından Çoruh nehrine
inen sırt arasında kalan mevkiide yer almaktadır. YHGS toplam alanı
63.130,00 ha.’dır. İspir Verçenik YHGS yaban hayatı bakımından oldukça
zengin bir potansiyele sahiptir. Ayrıca alan, içerdiği Boz Ayı (Ursus arctos),
Çengel Boynuzlu Dağ keçisi (Rupicapra rupicapra), Dağ keçisi (Capra
aegagrus), Kurt (Canis lupus), Vaşak (Lynx lynx) popülasyonları ile önemli
memeli alanı niteliğindedir. Verçenik YHGS’ında Çengel Boynuzlu Dağ
keçisi (Rupicapra rupicapra) ve Yaban keçisi (Capra aegagrus) korunan
hedef türlerdir (Anonim, 2008).
Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahası: Erzurum İli Çat İlçesinde
bulunmaktadır. 1991 yılında yaban hayatı koruma sahası olarak tescil edilen
31
saha, 16.10.2005 tarihinde yaban hayatı geliştirme sahası olarak ilan
edilmiştir ve 63.215 ha. büyüklüğünde bir alanı kaplamaktadır. Çengel
Boynuzlu Dağ keçisi (Rupicapra rupicapra) türünün yaşadığı saha Çat İlçesi
yüzölçümünün % 80’ ini kaplamaktadır.
Aşkale-Karasu Devlet Avlak Sahası: Resmi Gazete’nin
11.07.2003 tarih ve 25165 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe giren
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu hükümleri ile 16.05.2004 tarih ve 25464
sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Avlakların Kuruluşu, Yönetimi ve
Denetimi Esas ve Usulleri ile İlgili Yönetmelik gereğince, Aşkale-Karasu
Yaban Domuzu Avlak Sahası, geçen zaman içerisinde yaban domuzu türü
hedef alınarak av turizmi faaliyeti yürütülmüştür. Avlak sahası, Erzurum İli
Aşkale İlçesine bağlı Saptıran, Sazlı, Altıntaş, Karasu, Kurtmahmut, Özler,
Dallı, Gürkaynak ve Güneyçam Köyleri mülki hudutları içerisinde kalmakta
ve 6.100,00 ha. büyüklüğündeki bir alanı kapsamaktadır (Anonim, 2007a).
32
Şekil 2. Araştırma alanından görünümler
Figure 2. Research area from the views
33
2.2. Yöntem
Çalışmada, yöntem olarak etüt, veri toplama, analiz ve sentez
kullanılmıştır. Çalışmanın birinci aşamasını oluşturan ön etütde, araştırma
alanı olan Erzurum İlinin, av turizmi imkânları için uygun alanlar yerinde
incelemeye tabi tutulmuştur. Alanlarda fotoğraf çekimleri ve yerel halkla
görüşmeler yapılmıştır. Yapılan görüşmeler 2006-2009 yıllarında av koruma
faaliyetleri sırasında, yöre halkı ve avcılar ile röportaj şeklinde
gerçekleştirilmiştir. 2. aşamasında olan veri toplamada ise Erzurum ili ile
ilgili alternatif turizm olanakları üzerine yapılan çalışmalar incelenmiştir.
Ayrıca (mülga) İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün av turizmi kapsamındaki
yaptığı organizasyonlara ilişkin 2008-2011 kayıtları alınmıştır. Çalışmanın 3.
aşaması olan analizde toplanan veriler değerlendirilmeye tabi tutulmuştur.
İlin av turizm potansiyelini oluşturabilecek alanlar ortaya konulmaya
çalışılmıştır. 4. aşamada olan sentezde ise, elde edilen tüm bilgiler
doğrultusunda
Erzurum ilinin, ülke genelindeki av turizmindeki mevcut yeri
arasındaki durumu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca araştırma alanının
av turizminden yeterince pay alamama nedenleri ve alınabilecek önlemler
belirlenmiştir.
3. BULGULAR
Erzurum İlinde Av turizminin mevcut durumunu ortaya koyabilmek
için (Mülga) İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün av turizmi kapsamındaki
yaptığı organizasyonlara ilişkin 2008-2011 kayıtlarından faydalanılmıştır.
Av turizmi kapsamında Erzurum İlinde, yürütülen av turizm
organizasyonları Çizelge 1’de görülmektedir. Bu organizasyonların 3’ü
gerçekleşmemiş olmasından dolayı Köy Tüzel Kişiliğine ücret
ödenmemiştir. Bu yıllar arasında gerçekleşen av turizmi organizasyonlarında
ise köy ve beldelere 8.440 TL’lik bir katkı payı verilmiştir. Av turizmi
genelde İspir, Aşkale ve Oltu İlçelerinde organize edilmiştir.
Araştırma alanın farklı ekosistemler ve iklim şartları
barındırmasından dolayı yaban hayatı da buna paralel olarak değişkenlik
göstermektedir. (Mülga) İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Doğa Koruma ve
Milli Parklar Şube Müdürlüğü ile Ormancılık Araştırma Müdürlüğü
bünyesinde, Yaban Keçisi (Capra aegagrus) popülasyonu üzerine çalışmış
olan araştırmacıların, yapmış olduğu av kontrol çalışmaları ve av turizmi
çerçevesinde gerçekleştirilen uygulamalarda, yerli ve yabancı turistlerin,
(Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi, Yaban Keçisi, Kınalı Keklik vb), daha çok
34
VII. ve VIII. sınıf yetenekli topraklar olan yüksek rakımlı yerlerde bu
popülasyonların yoğunluğu nedeniyle, avcılar tarafından tercih edildiği
gözlenmiştir. (Şekil 3). Alan içerisine bulunan İspir Vereçenik YHGS’nin
hedef türlerinden olan çengel boynuzlu dağ keçisi, ülkemizde av turizmi
kapsamında avlatılan nadir türlerdendir. Ayrıca Erzincan-Aşkale
sınırlarındaki meşe ormanlarında ender bulunan trofelere sahip yaban
domuzu popülasyonlarına çok sık rastlanmaktadır.
Çizelge 1. Erzurum İli av turizmin uygulamaları
Figure 1. Erzurum city hunting tourism practices
Av İzni
Verilen
Saha
İspir
İlçesi
İspir
İlçesi
İspir
İlçesi
İspir
İlçesi
İspir
İlçesi
Aşkale
İlçesi
Aşkale
İlçesi
Aşkale
İlçesi
Aşkale
İlçesi
Aşkale
İlçesi
İspir
YHGS
Aşkale
İlçesi
Aşkale
İlçesi
Oltu
YHGS
Aşkale
İlçesi
Aşkale
İlçesi
Aşkale
Avına
İzin
Verilen
Tür
Yaban
Domuzu
Yaban
Domuzu
Yaban
Domuzu
Yaban
Domuzu
Yaban
Domuzu
Yaban
Domuzu
Yaban
Domuzu
Yaban
Domuzu
Yaban
Domuzu
Yaban
Domuzu
Yaban
Keçisi
Yaban
Domuzu
Yaban
Domuzu
Yaban
Keçisi
Yaban
Domuzu
Yaban
Domuzu
Yaban
Avcının
Uyruğu
Avlanan Av
Hayvanı
Sayısı
Av
Yılı
Av.
İzin
Ücreti
(TL)
K.
T.
K.
Payı
Köy
Alman
2008
2
1100
250
Taşbaşı
Alman
2008
1
1100
250
Ardıçlı
Alman
2008
2
1100
250
BademliKirazlı
Alman
2008
1
1100
250
Köprüköy
Alman
2008
1
1100
250
Ardıçlı
Türk
2008
Gerçekleşmedi
-
-
-
Türk
2008
2
150
80
Çatalbayır
İtalyan
2008
2
1100
250
Saptıran
İtalyan
2008
2
1100
250
Yaylımlı
İtalyan
2008
2
1100
250
Küçükgeçit
Türk
2009
Gerçekleşmedi
-
-
-
Fransız
2009
2
1100
250
KüçükgeçitÇatalbayır
Fransız
2009
2
1100
250
Saptıran
Amerika
2009
1
3400
İspanya
2011
10
3250
780
Saptıran
İzlanda
2011
6
2600
780
Küçükgeçit
Amerika
2011
17
5200
1990
Küçükgeçit
35
Ünlükaya
İlçesi
Domuzu
Oltu
YHGS
Yaban
Keçisi
Çengel
Boynuzlu
D. K.
İspir
YHGS
Danimarka
2011
1
3717
2310
Ünlükaya
Katılmadı
2011
Gerçekleşmedi
4200
-
-
Şekil 3. Erzurum İli arazi yetenek sınıfları (Anonim 2007b)
Figure 3. Erzurum city land use classes
Araştırma alanı içerisinde resmi kuruluşu bulunan koruma
sahalarının dışında, literatür ve anket bilgileri ile yaşadığı tespit edilen
memeli hayvan türleri hakkında bir envanter çalışması yapılmadığından
dolayı bu türlerin yoğunlukla bulunduğu, çekirdek alanlar gösterilememiştir.
36
Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından 2011
yılında “İnovasyona Dayalı Bölgesel Turizm Stratejisi ve Eylem Planı’nın da
İlin Turizm potansiyeli, vizyonu ve paydaşların rolleri ve ihtiyaçları İl
genelindeki ilgi gurupları ile belirlenmeye çalışılmıştır. Bölgede kış turizmi,
alternatif ve eko turizm, tarih kültür ve inanç turizmi, kamp ve kongre
turizmi, agro-turizm ve sağlık turizmi tiplerinde fiziki ve sosyal altyapının
geliştirilmesi görüşünün baskın olarak ortaya çıktığı görülmüştür (Anonim,
2011). İlgi guruplarının Alternatif ve Eko-Turizm başlığı altında ilin önemli
alternatif turizm olanakları sorusuna verdikleri cevaplarda Avcılık ve Av
Sporları Turizmi yüzde olarak % 5.8 oranını ile azımsanmayacak bir değer
almıştır.
4. SONUÇ VE ÖNERİLER
Doğal yaşam ortamlarının korunabilmesi için öncelikle toprak, su,
hava gibi doğal değerlerin ve iklimsel değerlerin olumsuz baskılardan
korunması gerekir. Medeniyetin beşiği olan Anadolu’da yüzyıllardır bütün
doğal kaynaklar aşırı derecede tahrip edilmiştir. Bu tahriplerden av ve yaban
hayvanları da etkilenmişlerdir. Savaşlar, artan nüfus, plansız şehirleşme,
bilinçsizce kullanılan pestisitler, sel, kuraklık ve şiddetli kış gibi doğal
afetler doğal kaynakların tahribini hızlandırmıştır. Sonuçta, yaban
hayvanlarının yaşam ortamları bozulmuş ve buna bir de aşırı ve bilinçsizce
yapılan avcılıkta eklenerek birçok yaban hayvanlarının popülasyonu oldukça
azalmış veya nesli tehlikeye düşmüştür (Başkaya, 1999).
Araştırma alanı sınırları içerisinde; Av turizmi uygulanan avlakların
içinde veya civarında yaşayan köylüler tarla, bağ ve bahçelerine zarar veren
domuz ve ayı avına; evcil hayvanlarına zarar verdiği için kurt avına karşı
değildirler. Ancak, yerli veya yabancı avcıların av turizmi kapsamında
Yaban keçisi ve Çengel boynuzlu dağ keçisi avlamasına ise karşı
çıkmaktadırlar. Bunlarla birlikte köylüler dağda bulunan yaban hayvanlarını
kendilerine ait görmektedir. Araştırma alanının, Artvin, Trabzon, Rize ve
Giresun illerine komşu olması ve bu illerdeki yaşayan insanların av
tutkusunun fazla olması araştırma sahasını daha da
(cazip)
hale
getirmektedir. Bu durum sürdürülebilir bir yaklaşımla İl ekonomisine de
ciddi kazançlar sağlayabilir. Araştırma sonuçları 2008-2011 yılları arasında
İl genelinde av turizmi organizasyonlarında elde edilen gelirin 33.517 TL
olduğunu ve bu gelirin 8.440 TL’lik bir kısmının Köy tüzel kişiliklerine
aktarıldığı göstermektedir. Esasen bu oran bu kadar geniş avlaklara sahip bir
il için çok yetersiz ve sembolik bir kazançtır. Örneğin, Yıldızbakan ve Keleş
(2011); Mersin ilinde, 2006-2010 yılları arasında yapılan 143 adet Yaban
keçisi (Capra aegagrus) avında; YHGS sahip köy ve beldelere 283.033 TL,
37
(mülga) Mersin İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne 566.855 TL olmak üzere
toplam 849.888 TL av turizm geliri elde edildiğini belirlemiştir. Bu gelir
Erzurum İlinin av turizminden elde ettiği gelirin yaklaşık olarak 25 katıdır.
Bu oran ulaşım araçlarını kiralama, konaklama ve yemek ücreti ile birlikte,
koruma ve rehberlik ücretlerini de kattığımızda daha da artacaktır. Araştırma
alanın av turizm potansiyeline sahip olan yaban hayatı sahalarında ekolojik
dengenin korunması, sürdürülebilirliklerinin sağlanması için bu kaynakların
en iyi şekilde korunmasına yönelik orta ve uzun vadeli planların yapılmasına
ihtiyaç duyulmaktadır. Araştırma alanı içerisindeki koruma statüsü bulunan
sahalarda hedef türlerin ölümlerinin en önemli faktörlerden biri de kaçak
avcılıktır. Yaban keçisinin çiftleşme dönemi olan Aralık, Ocak ve Şubat
aylarında kaçak avlanma oranında artış görüldüğünden bu aylarda koruma
faaliyetlerinin daha etkin yapılması önemlidir. Koruma faaliyetlerine
katılacak personelin, sahadaki kaçak avcılığa müsait sıcak noktaları
belirleyerek, belli bir plan dahilinde koruma faaliyetlerini gerçekleştirmesi
gerekmektedir. Zira yöredeki kaçak avcılığın en yoğun yaşandığı yerler olan
Oltu ve İspir YHGS’ sahalarında bu kontroller artırılarak devam
ettirilmelidir. Koruma alanlarının, korumaya alınmasında en etkin ve önemli
unsur yöre halkıdır. Korumada yöre halkını göz ardı edilerek başarı
beklenemez. Av turizmi sonucunda elde edilecek faydalar kırsal kesimde
yaşayan halka anlatılmalıdır. Nitekim, Iğırcık vd.,(2005)’de yaptıkları
çalışmaların önemli çıktılarından biri de; Av ve yaban hayatı (AYH)
kaynaklarını “sahipsiz mal” olarak gören yanlış değer yargısının değişmesi
ve toplumsal duyarlılığın sağlanması gerekliliğidir.
Av turizmin geliştirilebilmesi için öncelikle yöre halkının
benimsemesi ve desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca AYH sürdürülebilir
yönetimi için kaynak yönetimi ile avcılar ve diğer ilgili sivil toplum
kuruluşlarıyla koruma ve denetlemede işbirliği yapılmalıdır. Ayrıca
araştırma alanında özel avlak işletmeleri kurmaları girişimciler Orman ve Su
İşleri 13. Bölge Müdürlüğü’nce teşvik edilmelidir.
KAYNAKÇA
ANONİM 1996. (1995-1996) Av Döneminde 4928 sayılı Köy Tüzel
Kişiliklerine verilecek paylarla ilgili tamim.
ANONİM 2005. Hayvanlarının Ve Yaşam Alanlarının Korunması,
Zararlılarıyla Mücadele Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik.
Resmi Gazete Tarihi: 24.10.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25976
ANONİM 2007a. Erzurum İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Doğa Koruma ve
Milli Parklar Şube Müdürlüğü kayıtları.
38
ANONİM 2007b. Erzurum Tarım İl Müdürlüğü Proje ve İstatistik Şube
Müdürlüğünün Erzurum Toprak Varlığı Sayısal Haritaları, Erzurum
ANONİM 2008. Verçenik Dağı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Gelişme ve
Yönetim Planı, 8
ANONİM 2009. Oltu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Gelişme ve Yönetim
Planı, 9s, Erzurum
ANONİM 2011. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı, İnovasyona Dayalı
Bölgesel Turizm Stratejisi ve Eylem Planı Çalışmaları. Bölgesel
Mutabakat ve Vizyon Çalıştayı Sonuç Bildirgesi s:11
ANONİM 2012. http://www.e-erzurum.net/erzurum.asp?id=1&erz=87
Erişim Tarihi: 02/03/2012.
AY, Z., BİLGİN, F., ŞAFAK, İ., AKKAŞ, M.A., 2005. Ege Bölgesinde
Avlanma Kartı Olan Avcıların Profillerinin Belirlenmesi. Ege
Ormancılık Araştırma Müdürlüğü, Teknik Bülten (No:27).
BAŞKAYA, Ş. 1999. Orman ve Av Dergisi. Türkiye Ormancılar Derneği
BEKİROĞLU, S., OKAN, T., 2009. Avcıların Demografik ve
Sosyoekonomik Yapısı: Marmara ve Ege Bölgesi Örneği”,
ActaTurcica Çevrimiçi Tematik Türkoloji Dergisi, (1): 1
DRYDEN, G.MCL. AND CRAİG-SMİTH, S.J. 2004. Safari Hunting of
Australian Exotic Wild Game. A report for the Rural Industries
Research and Development Corporation, 29-31
DURAN, C. 2012. Türkiye de Dağlık Alanların Kırsal Turizm Açısından
Önemi. KMÜ Sosyal ve Ekonomık Araştırmalar Dergisi 14 (22): 4552
IĞIRCIK, M., YADİGAR, S., BEKİROĞLU, S., OKAN, T., AKKAŞ,
M.E., 2005. Marmara Bölgesi Avcı Profili, Ege Ormancılık
Araştırma Müdürlüğü, Teknik Bülten (No:29).
MBAİWA, J. E. 2004. The socio-economic benefits and challenges of a
community-based safari hunting tourism in the Okavango Delta,
Botswana. Journal Journal of Tourism Studies (15;2) 37-50.
OĞURLU, İ., 2008. Yaban Hayatı Kaynaklarımızın Yönetimi Üzerine.
Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi A, Sayı: 2,
Sayfa: 35-88
39
OKUTUCU, M., A. 2007. Oltu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda Yaban
Keçisi Capra aegagrus Erxleben, 1777 Populasyonları Üzerine
Çalışmalar, Yüksek Lisans Tezi, Artvin.
ÖZDEMİR Y., G., GÜROL N., K. 2012. Balıkesir İlinin Kırsal Turizm
Potansiyelinin Değerlendirilmesi. KMÜ Sosyal ve Ekonomik
Araştırmalar Dergisi 14 (23): 23-32
ÖZTÜRK, Y., YAZICIOĞLU, İ. 2002. Gelişmekte olan ülkeler için
alternatif turizm faaliyetleri üzerine teorik bir çalışma. Gazi
Üniversitesi, Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi Dergisi
SAMUELSSON, E., AND STAGE, J., 2007. The size and distribution of
the economic impacts of Namibian hunting tourism, South African
Journal of Wildlife Research 37(1):41-52
ŞAFAK, İ. 2003. Türkiye`deki Av Turizmi Uygulamalarının Özel Avlak
İşletmelerine Etkileri, Süleyman Demirel Üniversitesi Orman
Fakültesi Dergisi Seri,(A; 2), 133-148.
ŞAFAK, İ., AY, Z., BİLGİN, F., AKKAŞ, M., E., 2011 Ege Bölgesinde
Av ve Yaban Hayatı Yönetimindeki Sorunlar ve Manisa İli Avcı
Profili. Sarıgöl İlçesi ve Değerleri Sempozyumu (17-19 Şubat 2010),
s:377-387.
UYANIK, M., 2005. Çevre ve Orman Bakan., Hizmet İçi Eğitimi Av
Turizmi Seminer Notları.
YILDIZBAKAN, A., KELEŞ, H. 2011. Yaban Keçisi (Capra aegagrus
Erxleben 1777) Avının Mersin İli Turizm Ve Ekonomisine Katkısı.
I. Ulusal Akdeniz Orman ve Çevre Sempozyumu, (1276-1285), 2628 Ekim 2011 Kahramanmaraş.
40
ODC: 587, 7- 911
CORINE ARAZİ ÖRTÜSÜ SINIFLANDIRMALARINDA
ORMANLIK ALANLARA YÖNELİK DOĞRULUK
DEĞERLENDİRMELERİ (Antalya-Çakırlar Orman İşletme Şefliği
Örneği)
(Araştırma)
Assessments on the Accuracy of Forest Areas in CORINE Land Cover
Classification (A Case Study for Antalya- Çakırlar Forest District)
(Research)
Cumhur GÜNGÖROĞLU*
*
Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü PK 264 07002
Antalya-Türkiye
[email protected]
Makalenin Yayın Kuruluna Sunuş Tarihi: 12/05/2011
BATI AKDENİZ ORMANCILIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
MÜDÜRLÜĞÜ
South West Anatolia Forest Research Institute
SAFRI
41
42
ÖZET
Bu çalışma ile ülkemizde yürütülen CORINE Arazi Örtüsü
Haritalaması’nın orman alanlarında doğruluğuna yönelik değerlendirmelerde
bulunulmuştur. Bilindiği üzere CORINE Arazi Örtüsü Sınıflandırma Sistemi
bir Avrupa Birliği uygulamasıdır ve belirli standartlara sahiptir. Her ülke de
kendi sınıflandırmalarının doğruluğunu bu standart özelliklere ulaştırmakla
yükümlüdür. Bu çalışmada CORINE Arazi Örtüsü Haritalaması’na ait
ormanlık alan sınıflarının doğruluğu, orman amenajmanı meşcere haritaları
ve uzaktan algılamayla gerçekleştirilen sayısal sınıflandırma sonuçlarının
karşılaştırılması ile gerçekleştirilmiştir. Karşılaştırmalar poligonsal saha
özelliklerinin değerlendirilmesini kapsamaktadır.
Ormanlık alanlar CORINE Arazi Örtüsü Haritalaması’nda 7573,51
ha, orman amenajmanı meşcere haritalarında 14932,52 ha. Bunun yanında
ise 7730,84 ha’lık orman alanının, CORINE orman tiplerinde
sınıflandırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu orman meşcere haritalarında ki
ormanlık alanın % 51, 77’ine tekabül etmektedir. Diğer yandan 25 ha’ın
altında parçalı ve dağınık vaziyette bulunan toplam 2741, 27 ha ormanlık
alanın CORINE sınıflandırmalarında göz ardı edildiği ortaya çıkmaktadır.
Bu alanlar poligonsal saha büyüklüğüne göre Bitki Değişim Alanları, Doğal
Bitki Örtüsü Bulunan Tarım Alanları, Seyrek Bitkili Alanları gibi belli başlı
diğer CORINE Arazi Sınıflarına yüksek % oranlarıyla dağıldığı
belirlenmiştir.
Anahtar kelimeler: CORINE, Arazi Sınıfları, Orman, Haritalama
43
ABSTRACT
In this study, it was aimed to assess the accuracy of forest areas
classified by the CORINE Land Cover mapping in Turkey. As is known, the
CORINE Land Cover classification system is an implementation of the
European Union. In this context, it has a certain standard features. But on the
other hand, every country is obliged to transmit the accuracy of its own land
classification to these standard features. In this case study about AntalyaÇakırlar forest district, the accuracy of forest classes in the CORINE Land
Cover mapping was checked by comparing it both with the stand maps of
forest management plans and the results of digital classification of remotely
sensed data. Comparisons were realized on the base of polygonal field
properties.
It was found that forests cover 7573,51ha areas in Çakırlar according
to CORINE while 14932,52 ha according to forest management plan. In
addition, the forest areas with 7730,84 ha was ignored during CORINE
classification. This is 51, 77% of total forest areas in the study area. It came
to light that scattered forest parts smaller than 25 ha and which aggregated
2741, 27 ha were ignored by CORINE classification. Those areas were
included in land classes mainly like Transitional Vegetation Areas,
Agricultural areas including natural vegetation and sparsely vegetated areas.
Key words: CORINE, Land Classes, Forest, Mapping
44
1. GİRİŞ
Bu çalışma ile ülkemizde yürütülen CORINE (CoORdination of
INformation on the Environment) Arazi Kullanımı Sınıflandırma
Sistemi’nde ortaya çıkan ormanlık alanların saha ve sınıf düzeyinde
değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bunun için Antalya Orman Bölge
Müdürlüğü Çakırlar Orman İşletme Şefliğindeki ormanlık alanlar materyal
olarak seçilmiştir (Şekil 1).
Şekil 1: Araştırma sahasının yeri
Figure 1: Location of research areas
Avrupa Birliği Komisyonu’nun inisiyatifi ile 10.Haziran.1985
yılında başlatılan Çevre Bilgileri Koordinasyonu (CORINE) Programı 1985
yılından 1990 yılına kadar Avrupa Komisyonu tarafından yürütülmüş olup,
bu süre içinde, bir Çevre Bilgi Sistemi (CORINE Sistemi) oluşturulmuş, bu
sistemin terminolojisi ve metodolojisi geliştirilmiştir. Sistem, Avrupa
Birliği’nce kabul edilmiştir (EEA 2002). CORINE Arazi Örtüsü Sınıflama
Sistemi 5 temel sınıf ve 44 alt sınıftan oluşmaktadır (Çizelge 1. Ayrıca
Türkiye için 12 adet ek kod tanımlanmıştır (Çizelge 2).
45
Çizelge 1: CORINE Arazi Örtüsü Sınıfları
Table 1: CORINE Land Cover Classes
46
Çizelge 2: Türkiye’de CORINE Arazi Örtüsü Sınıflandırmasına ek olarak kullanılan
Sınıflar
Table 2: Classes used in addition to the CORINE Land Cover classification in
Turkey
Corine Sınıflandırma_Türkiye
Kod
1121
1122
2111
2112
2121
2122
2221
2222
2421
2422
3321
3322
Sınıf Adı
Kesikli Şehir Yapısı
Kesikli Kırsal Yapı
Sulanmayan Ekilebilir Alan
Sulanmayan Sera
Sulanan Alan
Sürekli Sulanan Eilebilir Alan, sera
Sulanmayan Meyve Bahçesi
Sürekli Sulanan Meyve Bahçesi
Sulanmayan Karışık Tarım
Sürekli Sulanan Karışık tarım
Çıplak Kaya
Çok Yukarılarda Çıplak Kaya
CORINE
Arazi
Örtüsü/Arazi
Kullanımı
Programı’nın
oluşmasındaki amaçlar aşağıda sıralanmıştır (EEA-ETC/LC 1997):
-
Avrupa Birliği'nin bütün üye devletleri için belirlemiş olduğu
öncelikli konulara göre çevrenin durumu ile ilgili bilgilerin
derlenmesi,
-
Üye devletler arasında ya da uluslararası düzeyde, verilerin
toplanması ve bilgilerin uyumlu hale getirilmesine dayalı
koordinasyonu sağlama,
-
Bilgi sürekliliğini ve kıyas edilebilecek veri uyumluluğunun
sağlanmasıdır.
Özellikle son madde arazi örtüsü konusunda Avrupa çapında itinayla
hazırlanmış bir bilgi tabanı ortaya çıkarmayı, doğa koruma, kent planlaması
ve kaynak yönetimi gibi çevre sorunlarıyla ilgili kişi ve kurumların
uygulamalarına kapsamlı bir adres oluşturabilecek veri ve bilgi sağlamayı
amaçlamaktadır. Diğer taraftan başka bir önemli nokta ise uzun süreli
gözlemlemeye yarayışlı çevresel göstergelerin sağlanmasıdır (EEA 1999).
47
Yine aynı şekilde bu programla birlikte, tüm AB üyesi ülkelerinde
arazi örtüsü/arazi kullanımı sınıflandırması veri, bilgi, metodoloji ve
terminoloji standardizasyonuyla sağlanmaktadır. Bununla birlikte
sınıflandırma her 10 yılda bir yeni verilerle güncellenerek, değişimlerin
ortaya konması hedeflenmektedir. Böylece farklı dönemlere ait veriler
karşılaştırılarak arazi örtüsü/arazi kullanım değişimleri ve eğilimleri
belirlenmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan sonuçların AB, ülke, bölge ve
lokal düzeyde arazi kullanımına ilişkin politikalar üretimine ve çeşitli
uygulamalara altlık oluşturması hedeflenmektedir (EEA-ETC/LC 1997).
CORINE Arazi Örtüsü Haritaları ve Veritabanı, Avrupa politikasına
altlık oluşturmak üzere projelendirilmiş çalışmalara altlık olarak
kullanılmaktadır. Bu tip projelere örnek olarak Tüm Avrupa Arazi Kullanımı
ve Arazi Örtüsünün İzleme projesi (PELCOM, Pan-European Land Use and
Land Cover Monitoring), Erhard ve Ark. (2004) tarafından ise Almanya’da
toprak erozyonu riskinin belirlenmesinde, Cruickshank ve Ark. (2000)
tarafından İrlanda’da vejetasyonun karbon stoklaması hesabında
kullanılmıştır. Yine CORINE Arazi Örtüsü Verileri’nin AVHRR uydu
görüntüleriyle kombine edilerek, orman yangınlarının gözlemlenmesi ve
bunun sonuçlarının değerlendirilmesinde kullanılmıştır (Sifakis ve Ark.
2004)
2. MATERYAL ve METOT
Çalışmada materyal olarak Çakırlar Orman İşletme sınırları içerisinde kalan
ormanlık alanlar seçilmiştir. Bu çalışmada CORINE Arazi Örtüsü, orman
amenajmanı çalışmaları kapsamında 1997 yılı meşçere haritalarının
poligonsal saha özellikleri Arc GIS 9.3 yazılımı ile karşılaştırılmıştır. Bu
karşılaştırma için öncelikle 2006 yılı için yapılan CORINE Arazi
Örtüsü’ndeki ormanlık alan kodları (311, 312, 313)’nı gösterir bir harita
oluşturulmuştur. Yine aynı şekilde Orman Meşçere Haritası’nda ormanlık
alanlar arazi kullanım koduna (örn. 1- Orman) göre kesilerek sadece
ormanlık alanları gösterir yeni bir harita elde edilmiştir. Meşcere
haritasından elde edilen orman alanları kendi içerisinde ibreli-yapraklı, ve
kapalı-bozuk şeklinde gruplandırılmıştır. Bu harita ile CORINE haritası
çakıştırılmıştır.
3. BULGULAR ve TARTIŞMA
2006 yılı için gerçekleştirilen CORINE Arazi Örtüsü’ndeki ormanlık
alan kodlarının çalışma alanındaki saha büyüklüğü 7573,51 ha’dır. Orman
meşcere haritalarında ki ormanlık alanlar örn. Çzc1, Çzc2, Çzcd1, SÇkc2 vb.
kapalı ibreli ormanlık alan tipleri kapalı ibreli orman, BÇz, BÇz-T, BS vb.
48
kapalılığı kırılmış ve bozuk tabir edilen orman alanları ibreli veya yapraklı
tür bakımından bozuk ibreli, bozuk yapraklı ve bozuk ibreli-yapraklı karışık
orman şeklinde gruplandırılmış ve toplam alanın 14932,52 ha olduğu
bulunmuştur (Çizelge 3).
Çizelge 3: CORINE ormanlık ve orman meşcere alanlarının saha dağılımı
Table 3: Distribution of areas to CORINE forest land cover classess and forest
stands map.
Code 2006
Alan (ha)
311
334,49
312
7050,07
313
188,95
Toplam
7573,51
orman meşcere şekli
Alan (ha)
kapalı ibreli orman
10061,67
bozuk ibreli
4356,88
bozuk yapraklı
433,35
bozuk ibreli-yapraklı
80,62
Toplam
14932,52
CORINE Arazi Örtüsü Orman Sınıfları ve Orman Meşçere
Haritasındaki ormanlık alanlar poligon sayısı ve büyüklükleri Çizelge 4’de
karşılaştırılmıştır. Bu iki veriye ait saha büyüklüğü ve poligonsal dağılımları
arasında büyük bir farkın ortaya çıktığı görülmüştür .
Çizelge 4: CORINE Arazi Örtüsü ve Meşçere Haritasına Göre Ormanlık Alanlara
Ait Poligonsal Saha Özelliklerinin Karşılaştırılması
Table 4: Comparing the polygonal area features of forest areas from CORINE Land
Cover map and stand map with the forest areas
Sınıflandırma
Tipi
Poligon
Sayısı
(Adet)
min.
Pol.
CORINE Haritası
18
Meşçere Haritası
1324
Toplam
Saha
max. Pol.
ort. Pol.
(ha)
(ha)
24,605
5208,563
420,750
7573,51
2,58
223,756
11,278
14932,52
(ha)
(ha)
Bu
farkın
oluşmasında
ise
CORINE
Arazi
Örtüsü
Sınıflandırması’ndaki ölçek ve kabul edilen en küçük poligon büyüklüğü
49
önemli rol oynamaktadır. CORINE sınıflandırmaları 1/100.000 ölçekte ve
min. 25 ha saha büyüklüklerinde gerçekleştirilmektedir. Tablodaki diğer
ölçütlerden poligon sayısı, min. - max. ve ortalama saha büyüklüğü de
CORINE sınıflandırmalarındaki çözünürlük sorununa dikkat çekmektedir.
CORINE orman sınıfları ile orman meşcere haritasına göre
gruplandırılmış orman alanları çakıştırılmıştır (Şekil 2). Bunun sonucunda
kapalı ibreli orman alanlarının % 59’luk bir kısmının, bozuk ibreli alanların
ise yaklaşık % 16’lık bir kısmının CORINE arazi örtüsü sınıflarında orman
olarak ayrıldığı ortaya çıkmıştır.
Şekil 2: CORINE ve meşcere haritası ormanlık alanlar
Figure 2: Forest areas of CORINE and forest stand map
50
Çizelge 5: CORINE sınıfları ile orman meşcere sınıflarının çakıştırılması
Table 5: Overlaying of CORINE and forest stand classes
Meşcere
kapalı
ibreli
bozuk
ibreli
bozuk
yapraklı
bozuk
ibreliyapraklı
yok
Toplam
334,49
CORINE
orman
311
281,99
28,07
0,00
0,00
24,44
312
5935,93
728,95
46,41
4,74
334,04 7050,07
313
77,54
71,62
26,45
0,00
13,34
188,95
yok
3766,21
3528,25 360,49
75,89
0,00
7730,84
Toplam
10061,67
4356,88 433,35
80,62
743,62
Bunun yanında ise 7730, 84 ha’lık orman alanının, CORINE orman
tiplerinde sınıflandırılmadığı anlaşılmaktadır (Şekil 3). Bu orman meşcere
haritalarındaki ormanlık alanın % 51, 77’ine tekabül etmektedir. Bu alanlar
poligon sayısı bakımından incelendiğinde Çizelge 4’te verilen toplam
poligon sayısının % 80’idir. Bunun yanında min. ve ort. poligon
büyüklükleri önemli şekilde küçülmüştür.
51
Şekil 3: CORINE Dışında kalan ormanlık alanlar
Figure 3:The forest areas beside CORINE forest classes
Çizelge 6: CORINE dışında kalan orman alanlarının poligonsal özellikleri
Table 6: The polygonal features of forest areas except CORINE classes
Sınıflandırma
Tipi
Poligon
Sayısı
(Adet)
min.
Pol.
Meşçere
Haritası
1061
0,15
(ha)
max. Pol.
ort. Pol.
(ha)
(ha)
223,75
7,28
Toplam
Saha
(ha)
7730,84
Burada bozuk nitelikli ibreli ormanlar ile kapalı ibreli ormanlarda önemli bir
farkın diğer tiplere göre öne çıktığı görülmektedir. 7730,84 ha’lık ormanlık
52
alanının meşcere haritasına göre dağılımı şekil 4 ve çizelge 7’de
verilmektedir.
Şekil 4: CORINE dışında kalan alanların orman meşcere şekilleri
Figure 4: forest stand forms of the areas beside CORINE forest classes
Çizelge 7: CORINE orman sınıfları dışında kalan orman alanlarının orman meşcere
şekillerine dağılımı
Table 7: Distribution of the areas beside CORINE forest classes to forest stand
forms
Orman Meşcere Şekilleri
Poligon Sayısı
Saha Büyüklüğü (ha)
kapalı ibreli orman
738
3766,21
bozuk ibreli
292
3528,25
bozuk yapraklı
23
360,49
bozuk ibreli-yapraklı
8
75,88
53
Son olarak CORINE orman sınıfları dışında kalan ormanlık
alanlardan 25 ha’ın altında kalan poligonların diğer hangi CORINE
sınıflarına dağıldığı incelenmiştir. Burada bitki değişim alanları (324),
seyrek bitki alanları (333), sulanmayan karışık tarım alanları (2421)’nın
gerek poligon sayısı ve gerekse saha büyüklüğü bakımından öne çıktığı
görülmektedir (Çizelge 8).
Çizelge 8: 25 ha’ın altında kalan orman alanlarının diğer CORINE sınıflarına
dağılımı
Çizelge 8: Distribution of forest areas to other CORINE classes, which under 25 ha
are
CORINE sınıfları poligon sayısı saha büyüklüğü (ha)
324
375
1269,69
333
151
500,23
2421
152
323,45
243
91
218,82
3321
52
110,51
323
32
108,86
312
30
94,30
2422
30
62,66
331
25
48,05
321
3
3,29
231
1
0,81
123
1
0,30
1121
1
0,29
Toplam
944
2741, 27
4. SONUÇ ve ÖNERİLER
Meşcere haritasında 25 ha. ≥ blok ormanlık sahaların CORINE
orman sınıflandırmasında kolayca tespit edilebileceği anlaşılmasına rağmen
25 ha’ın altında kalan tepe kapalılığı yüksek ormanlarda ki durumun farklı
olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür alanların özellikle bitki değişim alanları
(324), seyrek bitki alanları (333), sulanmayan karışık tarım alanları (2421)
doğal bitki örtüsü ile bulunan tarım alanları (243) başta olmak üzere bazı
arazi kullanımları içerisinde yayılış gösterdiği anlaşılmaktadır. Bunun
ormanlık alanların parçalı bir yapıda bu tip alanlarla beraber yayılış
gösterdiği yerlerde ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
54
Diğer yandan bozuk olarak tabir edilen verimsiz orman alanlarının,
saha büyüklüğü fark etmeksizin bir arada oluşturdukları kompozisyon
CORINE Arazi Örtüsü Sınıflandırması’nda önemli sıkıntılar ortaya
çıkarmaktadır. Bu tip kompozisyonu oluşturan ve 25 ha ≥ bozuk nitelikli
alanların CORINE Arazi Örtüsü Sınıflandırması’nda orman dışı hangi tipe
dahil edilip edilemeyeceği bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.
Diğer yandan arada çıkan fark aynı zamanda Türkiye
Ormancılığı’nda temel altlık olarak kullanılan Orman Meşcere Haritalarında
ki ormanlık alan tipleri ile CORINE Arazi Örtüsü ormanlık sınıfları arasında
bir genel olarak uyumsuzluğu işaret etmektedir. Bu ormanın tepe kapalılığı
(örn. 1 kapalı veya bozuk nitelikli) ve meşcere tipinin (örn. a, ab gelişme
çağı) CORINE haritalamasında nasıl görsel olarak sınıflandırıldığına
bağlıdır. Sınıflandırmayı yapan kişinin bu konuda ki tecrübesi yanında, altlık
olarak orman meşcere haritalarını kullanıp kullanmadığı burada önemli rol
oynamaktadır.
Buna benzer sorunların ortadan kaldırılabilmesi için burada çeşitli
önerilerde bulunulması gerekmektedir. Avrupa Çevre Ajansı tarafından
yayınlanan kılavuz bilgilere uygun olarak 1/25000 ölçekte üretilmiş orman
alanlarına ait haritaların ve gözle yorumlama için ise yüksek çözünürlüklü
uydu görüntülerinin kullanılması önemlidir. Bu şekilde 25 ha ve üzeri blok
ormanlık alanların doğrudan haritalanması için önemlidir. Bunun yanında 25
ha altında kalan orman parçalarının çevre arazi kullanımlarıyla oluşturduğu
kompozisyona ait arazi kullanım sınıfına karar verebilmek için sayısal
sınıflandırılmış uydu görüntüleri ve hava fotoğraflarının altlık olarak
kullanılması gerekmektedir. Bu noktada ise 25 ha altında kalan ağaç, ağaççık
ve çalı tipinde ki orman tiplerinin bunlara uygun buffer mesafelerinde bir
araya bütünleştirilmesinde fayda vardır. Bu şekilde Bitki Değişim Alanları,
Seyrek Bitkili Alanlar ve Sulanmayan Karışık Tarım Alanları gibi CORINE
sınıfları içinde kalan ormanlık alanlar daha doğru bir şekilde
haritalanabilecektir.
1/100.000 ölçekte mekansal gerçekleştirilmiş harita, veriler, arazi
kullanım plan ve politikalarının oluşturulmasında büyük öneme sahiptir.
Ormancılık alanında OGM’nin orman işletmeciliği için kullandığı
1/25.000’lik Orman Meşçere Haritaları dışında başka mekânsal harita ve
veritabanı bulunmamaktadır. CORINE Arazi Örtüsü Haritaları ve buna ait
veritabanı Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın çalışma alanları, planlama,
yönetim ve politikalar üretebilmesinde önemli bir altlık oluşturma
yeteneğindedir. Bu nedenle CORINE Arazi Örtüsü haritaları ve
veritabanının çözünürlük ve doğruluğunun yükseltilmesi, onun geçerli bir
55
şekilde uygulanabilirliği bakımından büyük öneme sahiptir. Diğer taraftan
Türkiye’deki CORINE Arazi Örtüsü Sınıflandırmaları’nda orman haritaları,
sayısal görüntü sınıflandırmaları vb. ek bilgilerin kullanılamadığı öğrenilmiş
olup, bunların kullanılabileceği çeşitli AB CORINE arazi örtüsü teknik
kılavuzlarında belirtilmiştir.
KAYNAKÇA
CLC2000 Berlin (2004): Workshop “CORINE LAND COVER 2000 in
Germany and Europe and its use for environmental applications",
20-21 January 2004 in Berlin.http://www.corine.dfd.dlr.de/
workshop2004_en.html (09.05.2011)
CRUICKSHANK M. M., TOMLINSON, R. W. ve TREW, S. (2000)
Application of CORINE land-cover mapping to estimate carbon
stored in the vegetation of Ireland. Journal of Environmental
Management, Vol. 58, S.269–287
EEA (1999): CORINE Land Cover a key database for European integrated
environmental
assessment.
http://sia.eionet.europa.eu/CLC2000/docs/
publications/corinescreen.pdf (06.05.2011)
EEA (2002): Corine land cover update 2000- Technical guidelines.
http://www.eea.europa.eu/publications/technical_report_2002_89
(06.05. 2011)
EEA-ETC/LC (European Environmental Agency - European Topic
Centre on Land Cover), 1994, CORINE Land Cover Technical
Guide published 31 Dec 1994 Copenhagen Retrieved 12-05-2007
http://www.eea. europa.eu/publications/COR0-landcover (06.05.2011)
ERHARD, M., HENNINGS, V. ve WERNER, B. (2004): Using CORINE
Land Cover and statistical data for the assessment of soil erosion
risks in Germany. Workshop Proceedings “CORINE LAND
COVER 2000 in Germany and Europe and its use for environmental
applications”.
20
–
21
January
2004
Berlin.
http://www.corine.dfd.dlr.de/media/download/wsclc2000_erhard_et-al.pdf (06.05.2011)
SIFAKIS, N., D. PARONIS, D. ve KERAMITSOGLOU, I. (2004):
Combining AVHRR imagery with CORINE Land Cover data to
observe forest fires and to assess their consequences. International
Journal of Applied Earth Observation and Geoinformation, Vol. 5, S.
263–274.
56
ODC: 624-721, 9
EKOSİSTEM TABANLI FONKSİYONEL AMENAJMAN
PLANLAMALARININ ODUN HAMMADDESİ ÜRETİMİ ÜZERİNE
ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Kuyucak Orman İşletme Şefliği (Akseki/Antalya) Örneği (Araştırma)
Determining the Effects of Ecosystem Based Functional Management Plans
on Wood-Stock Production Case study on Kuyucak Forest Enterprise
(Akseki/Antalya) (Research)
Dr. Ufuk COŞGUN *
Ali Cem AYDIN *
*
Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü PK 264 07002
Antalya-Türkiye
[email protected]
Makalenin Yayın Kuruluna Sunuş Tarihi: 06/08/2012
BATI AKDENİZ ORMANCILIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
MÜDÜRLÜĞÜ
South West Anatolia Forest Research Institute
SAFRI
57
58
ÖZET
Orman kaynaklarının planlanması süreci ormancılığımızdaki önemli
aşamalardan birisini oluşturmaktadır. Ülkemizde, odun hammaddesi olarak
ormanlardan yararlanma en eski ve ağırlıklı olarak yapılan yararlanma
biçimini oluşturmaktadır. Günümüzde bu yararlanma biçiminin giderek
değiştirilmesi süreci başlatılmıştır. Bunun bir sonucu olarak da işlevsel
(fonksiyonel) planlama çalışmaları “Ekosistem Tabanlı Fonksiyonel
(İşlevsel) Amenajman Yönetmeliği” olarak ortaya çıkmıştır. Ekosistem
tabanlı işlevsel planlama yaklaşımı ile geleneksel olarak odun hammaddesi
üretim yapılan orman alanlarının bir miktarının farklı işlevlere ayrılmasını
ortaya çıkaracaktır ve çıkmıştır. Bu durumda bir orman alanına atfedilen
işlev/işlevler nedeniyle elde edilebilecek odun hammaddesi miktarının bu
alanın önceki konumuna göre daha az olması kaçınılmazdır. Böyle olunca
da; odun hammaddesi üretimindeki düşüşlerin bir şekilde ikame edilmesi
gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bir başka deyişle böyle bir düşüş olup
olmayacağı bilimsel olarak saptanarak tartışmaya açılmış değildir.
Orman kaynaklarının işlevleri, çok sektörlü (ormancılık, tarım ve
mera gibi), çok işlevli (odun hammaddesi, ot, su, yaban hayatı ve tarımsal
ürünler), çok ölçekli (zaman ve mekân ölçeği), çok disiplinli, çok boyutlu
(biyofiziksel, sosyal, ekonomik, çevresel ve kültürel boyutlar), çok kriterli ve
çok aktörlü (karar vericiler, kamu, çıkar-baskı grupları ve sektör uzmanları)
olduğu için bu özellikler dikkate alınarak planlamaların gerçekleştirilmesi
gerekmektedir. Çalışmada ülkemizdeki odun hammaddesi üretim tüketim
dengesinin gelişim süreci ve yeni işlevsel planlama yaklaşımının ortaya
koyacağı üretim durumunun seyrinin nasıl gelişebileceği bir orman işletme
şefliği planı bazında irdelenmiştir.
Anahtar Kelimeler: odun hammaddesi arz-talep durumu, işlevsel
(fonksiyonel) planlama
59
ABSTRACT
The planning process of forest resources is one of the most important
phases of our forestry. In our country, utilization from forests mainly and
traditionally occurs by wood-stock production. Nowadays this type of
utilization is on a transform process. As a consequence of this situation,
"Ecosystem Based Functional Management Legislation" has been published.
With the Ecosystem Based Functional planning approach, some parts of the
forest lands has to be dedicated for some sort of functional purposes, other
than the traditional approach. Inevitably, changing the planning approaches
from traditional one to the new one, cause decreased wood stock
productions, compared with the old planning approach. This situation leads
the some partial forest lands to produce less wood stock production for sure.
In this case, the need of substitution should be considered and the situation
of this total decreases on wood-stock productions must be scientifically
questioned.
Planning process should be conducted by considering multi-sectoral
(forestry, agricultural, grasslands etc.), multi-functional (wood-stuck
production, herb, water, wildlife, agricultural products), multi-scale (time
and location), multi-disciplinary, multi-dimensional (biophysical, social,
economic, cultural and environmental dimensions), multi-criterial, multiplayer (decision makers, community, benefit-restraint groups and sectoral
experts) sides of functions forest resources. In this study, evolution process
of wood-stock production-consumption balance and the changes of woodstock production progress, brought by new functional planning approach
have been examined based on a forest enterprise planning unit.
Keywords: offer-demand balance on wood-stock, functional management
planning
60
1.
GİRİŞ
Dünyadaki hızlı nüfus artışı ve sanayileşme, doğal kaynaklar
üzerinde yoğun baskılar oluşturmakta ve bu olumsuzluktan ormanlar ciddi
şekilde etkilenmektedir. Öngörülen projeksiyon; 2023 yılına kadar dünya
nüfusunun ortalama %2 artacağını, orman alanlarının tahribinin süreceğini,
endüstriyel odun hammaddesi açığının 800-900 milyon m³ olacağını,
ormanların biyoçeşitlilik, toprak koruma, su üretimi, rekreasyon, avcılık,
ekoturizm gibi fonksiyonlarının giderek önem kazanacağını ve bunun doğal
orman alanlarından yapılan üretim üzerinde bir baskı unsuru oluşturacağını
göstermektedir.
Ormancılığın geçirdiği tarihsel süreç incelendiğinde, toplum
tarafından ormanların tek bir ürünün üretimine dayalı bir varlık olarak
algılanmadığı ve çeşitli işlevleri birlikte sağladığı görülmektedir (Bozkurt ve
Göker, 1996; Ok, 1999). Ormanların sahip olduğu ve yerine getirdiği işlevler
çeşitli başlıklar altında toplanabilmektedir. Ormanların işlevlerini, başta
orman ürünleri üretim işlevi (odun üretimi ve odun dışı orman ürünleri
üretimi) olmak üzere, sosyo-ekonomik ve kültürel işlevler (turizm ve
rekreasyon, kırsal kalkınmaya destek, geleneksel yaşam biçimleri ve kültürel
değerleri koruma, işlendirme olanağı) ve çevresel ekolojik işlevler (biyolojik
çeşitliliği koruma, doğal kültürel kaynakları koruma, su-toprak koruma,
iklim üzerinde olumlu etkiler) olmak üzere temelde üç ana gruba
ayrılmaktadır (İnanç ve Kara, 2006; Kuvan ve ark, 2007). Ayrıca
ormanlardan, üretim işlevi içerisinde belirtilen çok çeşitli odun dışı orman
ürünleri de elde edilmektedir.
Toplum talepleri ve ülke ormanlarının yapısı dikkate alınarak, orman
yönetiminin; biyolojik ve teknik özellikleri ile ekolojik, ekonomik, sosyal,
kültürel ve yönetsel boyutlarının bir ekosistem bütünlüğü içerisinde ele
alınması günümüz ormancılık anlayışının temel yaklaşımıdır. Planlamadan
uygulamaya kadar tüm ormancılık faaliyetlerinde, sektörün, tüm taraflar
arasında, uyumlu ve etkin bir işbirliği içerisinde, verimli bir kurumsal yapı
ve sürdürülebilir orman yönetimi ölçütleri ile toplum taleplerinin optimum
düzeyde karşılanması ilkesi bu temel yaklaşımın başlıca araçlarıdır.
Ormanlarımızın yarısının bozuk vasıflı olması, odun üretimi ve diğer
işlevlerini yerine getirmesinde ciddi sorun ve yetersizliklere neden
olmaktadır. Bozuk vasıflı orman alanlarının ağaçlandırma veya benzeri
yollarla rehabilite edilmesi, ülkemizin başlıca öncelikli ormancılık
faaliyetlerindendir. Orman ürünlerine olan talep artışına rağmen, doğal
ormanların odun üretimi dışındaki fonksiyonel hizmetlerine olan kamuoyu
61
talepleri ve küresel eğilimler, potansiyel ağaçlandırma sahalarının ve
endüstriyel ağaçlandırmanın gelecekteki odun arz açığının kapatılmasında
giderek daha da önemli olacağını göstermektedir.
Ülkemizin orman varlığı 21,2 milyon hektardır (toplam ülke
yüzölçümünün % 27,2’si). Mevcut ormanların 10,1 milyon ha’nın ekonomik
fonksiyon, 10,4 milyon ha’nın ekolojik fonksiyon ve 0,7 milyon ha’nın ise
sosyal fonksiyona sahip olduğu tahmin edilmektedir (OGM, 2006).
Biyolojik çeşitlilik açısından oldukça zengin olan ormanlarımızın yaklaşık
yarısı iğne yapraklı, diğer yarısı ise geniş yapraklı türlerden oluşmaktadır.
Toplam ağaç serveti 1,3 milyar m³ olan orman kaynaklarımızın birim
alandaki ortalama serveti oldukça düşüktür. Ormanlarımızın yıllık cari artımı
36,3 milyon m³, amenajman planlarında verilen yıllık eta miktarı ise
ortalama 16,3 milyon m³ tür (DPT, ÖİK , 2007).
2. ODUM HAMMADDESİ ÜRETİM-TÜKETİM İLİŞKİSİ
2.1. Üretim-Tüketim Tahminlerinin Tarihsel Süreci
Bilindiği gibi ülkemizde 1963 yılından itibaren başlayan “planlı
kalkınma” dönemi beşer yıllık süreleri kapsamaktadır. Bu süreler içerisinde
tüm sektörlere yönelik planlamalar gerçekleştirilmiştir. Bu dönemden
itibaren orman ürünleri üretim hedeflerinin de ortaya konulmaya çalışıldığı
görülmektedir. Aslında bu dönem ülke ormancılığımızda planlı sürecin de
başlangıcını oluşturmaktadır. Bu dönemle birlikte ülkemizde amenajman
planlarının yapılmaya başlandığı görülmektedir. Planlı döneme geçişin
ormancılığımıza önemli bir yansımasıdır. İlk beş dönem için beş yıllık
kalkınma planlarındaki odun hammaddesi üretim tahminleri Çizelge 1’de
sunulmaktadır (Anonim, 1963, 1968, 1973, 1979,1985) (sayfa 83)
1990’lı yıllara gelindiğinde liberal ekonomi anlayışının da hâkim
olmasıyla Beş Yıllık Kalkınma Planları giderek etkisini yitirdiği
görülmektedir. Ne var ki, planlamalara da devam edilmiştir. Ancak, bu
dönemde ormancılığımızda planlı yaklaşımlar önemini yitirmemiştir. Orman
Genel Müdürlüğü’nün 1987 yılındaki “1990-2010 Yılları Ormancılık
Sektörü Odun Kökenli Orman Ürünleri Arz ve Talep İlişkileri” konulu
çalışmayı (Anonim, 1987) 1988 yılında “Ormancılık Ana Planı 19902009” çalışması izlemiştir (Anonim, 1988). Bu çalışmalarda odun
hammaddesi üretim-tüketim planlamalarına yönelik genel yaklaşımlar ile bu
konuya yönelik politikalar saptandığı görülmektedir. Ulusal ölçekte arz/talep
ilişkisinin yapılandırılmasını amaçlayan planlama yaklaşımlarını öne çıkaran
politikalar yer almıştır. Bunun bir yansıması olarak 1990-2010 yılları
62
arasındaki odun hammaddesi arz-talep ilişkisinin geleceğe yönelik
tahminlerinin ortaya konulduğu görülmektedir (Çizelge 2-3) (sayfa 84,85)
Ormancılık Ana Planı'na göre ise 1990 yılı kişi başına odun
hammaddesi tüketimi 0.53 m3 olarak saptanmıştır (OGM, 1988). Buna
dayanarak ülke nüfus artış hızı ile ilişkilendirilerek 2010 yılı sürecine
yönelik tahminler yapılarak ormancılığımıza ilişkin planlamalar ortaya
konulmaya çalışılmıştır. Orman Genel Müdürlüğü İşletme ve Pazarlama
Dairesi Başkanlığı’nın 1976-2010 odun hammaddesi üretim ve tüketim
gerçekleşmeleri Çizelgesi (Çizelge 4) (sayfa 86) yapılan planlama
öngörülerinin nasıl bir tutarlılık içerisinde olduğunu da göstermesi
bakımından anlamlıdır (Anonim, 2012).
1990’lı yılların ortasına gelindiğinde Birler (1995) tarafından odun
hammadde üretim-tüketim ilişkilerine yönelik olarak yeni bir yaklaşımın öne
sürüldüğü görülmektedir. Burada 1990 yılı nüfus verilerine göre 57,5 milyon
olan nüfusumuzun 2020 yılında 104 milyona ulaşacağı belirtilmektedir
(Birler, 1995). Hızlı nüfus artışına koşut olarak artan odun hammaddesi
isteminin sadece doğal orman alanlarından karşılanmasının 2020 yılına
gelindiğinde artık olanaksız olacağı, çünkü artık büyük bir odun
hammaddesi açığı ile karşı karşıya gelinmiş olunacaktır. Bu dönem de
toplam odun hammaddesi talebinin ormanlarımızdaki dikili servet toplam
hacminin %137,92' si kadar fazla olacağı saptanmaktadır.
Ülke orman ürünleri üretimine yönelik planlamalar ormancılık
politikası içerisinde önemli bir yere sahiptir. Bunun iki temel nedeni
bulunmaktadır. Bunlardan ilki doğal ve kendi kendisini yenileyebilen bir
kaynak orman kaynağının sürekliliğinin sağlanabilmesidir. Ormanların yok
olmasının önüne geçebilecek planlamaları yaparak gelecek kuşaklara bu
emaneti iletmektir. Diğer önemli bir unsuru ise odun hammaddesinin
ekonomik boyutu oluşturmaktadır. Bu doğal kaynağın ülke ekonomisinin
çok çeşitli şekillerde kullanım olanağı bulunmaktadır. Bu olanaklardan bir
tanesi de odun hammaddesinin ulusal ve uluslararası piyasalara ekonomik
değeri karşılığı sunulmasıdır. Bu sunumda odunun endüstriyel boyutunun
dikkate alınacağı gibi yakacak boyutunun da dikkate alınması gerektiği
unutulmamalıdır. Odun önemli bir enerji kaynağı olarak da
kullanılabilmektedir. Hatta kimi gelişmiş ülkeler bu boyutu ile daha da ön
plana çıkmaktadır. İşte bu iki temel niteliği ormanlarımızın planlanmasını
zorunlu kılmaktadır.
1970 yılında uluslararası orman ürünleri ticaret hacmi 13 milyar $
olurken (Laaksonen-Craig, 2004), bu rakam 2007 yılında 327 milyar $
63
ulaşmış ve bu değer dünya ticaret hacminin %3,7’sidir (FAO, 2008).
Odunun kimi dünya ülkeleri ile ülkemizdeki kullanım durumuna
bakıldığında; Kuzey Amerika, Rusya, Avrupa ve Pasifik gibi dünyanın
gelişmiş yörelerinde gerek yakacak odunun genel odun üretimindeki oranı
(% 8-25), gerekse ısınım kaynaklarına oranı oldukça düşüktür. Buna koşut
olarak Afrika, Güney Amerika ve Asya’daki geri ve/veya gelişmekte olan
ülkelerde ise yakacak odunun genel üretime oranı (% 33-87) çok yüksektir.
Bu oran, ülkemizde ortalama % 68’dir (DPT, ÖİK, 2001).
Ülkemizdeki orman alanlarına ilişkin artım, servet vb. veriler 1999’lı
yıllardaki değerlendirmelerle 2000’li yıllardaki verilere göre değişiklik
göstermekle birlikte; Türkiye’de yakın zamana kadar odun hammaddesi
üretilen bir kaynak olarak görülen ormanlarımızda toplam dikili servet 1.86
milyar m³, yıllık artım ise 34 milyon m³ kadardır. Ormanlarımızın yıllık
verim gücü (ETA) ise 1998 yılı itibariyle 1 8 milyon m³’dür (Konukçu
1999). Bunun 12,2 milyon m³’ü yapacak odun, 5.8 milyon m³ kadarı da
yakacak odundur. Türkiye ormanlarından yapılan yıllık üretim ise 20-22
milyon m³ civarındadır. Bu üretimin 7 milyon m³’ü yapacak odun, 15 milyon
m³’ü ise yakacak odun olarak kullanılmaktadır (Konukçu 1999). Ormancılık
sektörünün odun hammaddesi üretimi 10 milyon m³ yapacak odun, 18
milyon m³ yakacak odun olmak üzere 28 milyon m³ kadardır. Bunun
yanında, özel arazilerde yapılan kavakçılıktan yıllık 4 milyon m³, ithalat ile
de 1-2 milyon m³ odun hammaddesi pazara sunulmaktadır (Konukçu 1999).
Arz ve talep arasındaki fark usulsüz kesimlerle sağlanmaya çalışılmaktadır.
Devlet ormanlarından üretilen endüstriyel odun içinde, tomruk oranının
düşük olması ve bu tomrukların %97’sinin üçüncü sınıftan oluşması, ülke
talebinin yerli kaynaklardan karşılanmasını zorlaştırmaktadır. Bu durum
ekolojik nedenler ile açıklanabileceği gibi günümüze kadar yürütülen
politikalar ve tutarlı olmayan orman yönetim kaynaklanmaktadır (Hacıoğlu
ve ark., 2005).
Ülkemizde VIII. Plan dönemi ve daha sonraki yıllar için (2023’e
kadar) odun arz-talep ilişkileri ile ilgili projeksiyonlar son yirmi yıllık
endüstriyel ve yakacak odun üretim ve tüketim gerçekleşme değerlerine göre
hesaplanarak sonuçlar Çizelge 5’de verilmiştir (sayfa 89). En büyük tüketim
değerlerini veren projeksiyonlara göre, endüstriyel odun talebinin 2023
yılında 15.6 milyon m3’e iç kaynaklardan arzın ise 12.3 milyon m3’e
ulaşacağı ve bu durumda 2023 yılında 3.3 milyon m3’lük bir arz açığı
olacağı beklenmektedir. 2023 yılında toplam odun tüketimi ise 26,5 milyon
m3 olarak tahmin edilmiştir (DPT, ÖİK, 2001). Bu değerler geçmiş yıllarda
gerçekleştirilen diğer arz talep tahmin çalışmalarına nazaran oldukça
64
mütevazi seviyelerdedir. Ancak; diğer çalışmalarda bahsedilen çok büyük
tüketim ve arz açığı durumlarının ortaya çıkması ancak, önümüzdeki yıllarda
toplumun odun tüketim eğilimlerinde son yirmi yılda yaşanan ve oldukça
homojen bir seyir gösteren eğilimlerden çok farklı gelişmelerin ortaya
çıkması (diğer ikame maddeleri yerine tekrar odun kullanımının
yaygınlaşması, büyük miktarlarda odun kullanan kağıt ve diğer sanayi
kuruluşlarının tesisi vb.) halinde olası görülmektedir. 1963’lü yıllardan
günümüze ormanların planlanmasına yönelik yaklaşımlara yönelik süreçte
sürekli dikkate alınan unsur ormanların planlanmasıdır. Doğal kaynağın
korunması ve aynı zamanda da ekonomik bir değer taşıması planlamayı
zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla planlama çalışmalarına yönelik olarak
gerçekleştirilecek her türlü yaklaşımların mikro ve makro ölçekte olası
etkilerinin detaylı olarak tartışılması gerekmektedir. Bu anlamda
baktığımızda ormanlarımızın planlamasına yönelik süreçleri iyi
yönetebildiğimizden bahsetmemizin güç olduğu görülmektedir. 1963 yılında
başlayan planlama sürecinden günümüze dek pek çok planlama tekniğini
uygulamaya geçmiştir. Her bir yeni uygulamaya geçişte bir öncesine yönelik
detaylı tartışmaları yapabildiğimiz ise ayrı bir tartışma konusudur. Her bir
uygulamadan bir başkasına geçişte tüm planlama yaklaşımlarımızı
değiştirdiğimiz göz önüne alınırsa bu süreci gerektiği gibi yönetemediğimiz
ortaya çıkmaktadır. Orman kaynaklarının, ülke kalkınma hedefleri
doğrultusunda etkin ve etkili bir yönetimle işletilmesi ve kullanılması
gerekmektedir. Dolayısıyla orman kaynakları yönetiminde müdahale
odakları, işletme amaçları, üretim süreleri (idare süreleri), yetişme ortamı
(bonitet), ağaç türü, üretim teknolojisi, silvikültürel rejim, organizasyon
(örgütleme, örgüt), ve insan kaynakları yönetimi olarak sıralanabilir
(Daşdemir, 2006).
Türkiye ormanlarının amenajman planlarında belirlenen eta (yıllık
üretilebilir odun hacmi) miktarı 17,2 milyon m3’tür. Buna karşılık yıllık
odun üretimi halen 13,5 milyon m3 olmaktadır. Bu miktarın %55-60’ı
endüstriyel odun geri kalanı yakacak odundur. Endüstriyel odun üretiminin
büyük bölümü ince çaplı ve düşük değerdeki ürünlerden (lif-yonga, kağıtlık
odun ve sanayi odunu) oluşmaktadır. Yine endüstriyel odun içinde yer alan
tomrukta birinci ve ikinci sınıf oranı %3 olarak hesaplanmaktadır (OGM,
2008).
Ülkemiz ormanlarının planlanmasında da ekosistem amenajmanı
(EKA) yaklaşımının benimsenmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Ekosistem
amenajman planlama yaklaşımı, ilgili ekolojik değişimin akışı ve biyolojik
çeşitliği sağlamak/kontrol etmek için vejetasyonun konumsal yapısını sayısal
65
olarak tanımlayarak yeterli miktarda, nitelikte ve uygun konumsal yapıda bu
vejatasyonun veya habitatın uzun vadeli sürekliliğini sağlamak ve aynı
zamanda toplumun ormandan beklentilerini de ekonomik bir şekilde
karşılamaya yönelik engetre planlama şekli olarak vurgulanmaktadır
(Başkent, 1995). Ormanın mevcut konumsal yapısını tanımlayarak zamana
bağlı bağlı olarak değişikliği kontrol etmek ve ormanın mevcut yapısını
amaçlanan defe ulaştırmak, zaman ve mekânsal gerçeklerin entegrasyonu ile
geliştirilen bu bütünsel yaklaşım tarzı giderek amenajman planlamaları
çalışmalarında önem kazanmıştır (Başkent, 1999) orman ekosistem
amenajmanı yukarıda belirtilen çok amaçlı faydalanmanın planlamasından
daha çok ekosistemlerin planlanmasını, ormanların sağladığı mal ve hizmet
değerlerinin orman ekosistem dengesinin korunarak planlı ve sistemli olarak
topluma sunulmasını da sağlamaktadır (Başkent ve ark., 2001).
Orman amenajman planlarının geliştirilmesinde yeni yaklaşımlar
ortaya çıkmıştır. Orman işletmelerindeki odun hammaddesine dönük üretim
planlanması (amenajman planlaması) problemleri aslında, çok sayıda
değişkeni içermektedir. Orman amenajman planları (timber planning)
genelde toplum refahına azami katkıda bulunmak amacıyla orman
kaynaklarına müdahale etmek, onu düzenlemek, dolayısıyla bu düzen
çerçevesinde üretim yapmak ve odun hammaddesi üretim kaynaklarının
yönetmek demektir. Amenajman planlarının, biyofizik sonuçlar yanında,
sosyal, ekonomik ve finansal sonuçları da eniyilemesini; parasal boyutu,
paranın zaman değerini, talep düzeyini ve talebin bileşimini dikkate alması
gerekmektedir. Orman kaynaklarını biyofizik, ekonomik ve sosyal temellere
göre daha iyi planlayabilmek ve yönetebilmek, matematiksel programlama
metotlarımın (lineer programlama, simulasyon, goal programlama gibi)
kullanılması ile imkan dahiline girmektedir (Geray ve Görücü, 2005).
Orman kaynakları planlamasının katılımcı bir yaklaşımla ele
alınması her ne kadar planlamayı güçleştirecek, maliyetini artıracak ve
çalışma süresini uzatacak olsa da kamu ve çıkar-baskı gruplarının kendi
yaşamlarını etkileyecek kararlara katılımının sağlanması ve planlama
sürecinde farklı ve çatışan değerlerin dikkate alınması bir zorunluluktur.
Zira katılımcı planlama ile kamu ve çıkar baskı gruplarının orman kaynakları
kullanımına yönelik tercih, ihtiyaç ve beklentileri konularında bilgiler
sağlanmaktadır (Yılmaz, 2006a). Çok amaçlı faydalanma ilkesi
doğrultusunda orman kaynaklarına ait farklı ürün ve hizmetlerden topluca
faydalanılır iken, geniş arazi parçalarının sağlığının ve verimliliğinin
sürdürülebilirliğine ve geliştirilmesine de dikkat edilmesi gereği, “ekosistem
yönetimi” olarak adlandırılan yeni bir anlayışı ortaya çıkarmıştır. Ekosistem
66
yönetimi bir yandan Çok amaçlı Faydalanma yaklaşımının zayıflıklarının
giderir iken, diğer yandan bu yaklaşımın olumlu yanlarını devam
ettirmektedir. Çok Amaçlı Faydalanma, yenilenebilir doğal kaynak hasılasını
korumayı hedef almaktadır. Ekosistem Yönetimi de benzer bir amaca sahip
olmakla birlikte, öncelikle yenilenebilir doğal kaynakları üreten
ekosistemlerin sürdürülebilirliğine ve daha sonra yenilenebilir doğal kaynak
hasılasına odaklanmaktadır (Yılmaz, 2006b).
Ormancılık sektörünün, ülkemizdeki arazi ve orman kaynakları
planlamasında biyofiziksel, sosyal, ekonomik, kültürel ve çevresel
değerlendirmelerin birlikte yapılmasına ihtiyacı bulunmaktadır. Bunun
yanında orman kaynaklarının biyofiziksel, sosyal, ekonomik, kültürel ve
çevresel boyutları (işlevleri), bu kaynakların bulunduğu coğrafyaya göre
farklı olacaktır. Çok sektörlü (ormancılık, tarım ve mera gibi), çok işlevli
(odun hammaddesi, ot, su, yaban hayatı ve tarımsal ürünler), çok ölçekli
(zaman ve mekân ölçeği), çok disiplinli, çok boyutlu (biyofiziksel, sosyal,
ekonomik, çevresel ve kültürel boyutlar), çok kriterli ve çok aktörlü (karar
vericiler, kamu, çıkar-baskı grupları ve sektör uzmanları) bir orman
kaynağının bu özellikleri dikkate alınarak planlamaların gerçekleştirilmesi
gerekmektedir. Orman kaynaklarının; karar vericiler, kamu, çıkar-baskı
grupları ve sektör uzmanlarının tercih ihtiyaç beklentilerine göre katılımcı
bir yaklaşımla arazi yönetim stratejisinin seçilmesinde Analitik hiyerarşi
süreci tekniği ile amenajman planlarının gerçekleştirilebileceği ortaya
konulmuştur (Yılmaz, 2004a, 2004b).
Günümüzde planlama kavramı yeni bir içerik kazanmış
bulunmaktadır. Orman amenajman planları en küçük yönetim birimi olan
Orman İşletme Şefliği düzeyinde 10-20 yıl süreli olarak hazırlanmakta ve
uygulanmaktadır. Yılda ortalama 1,5-2 milyon hektar orman alanının
amenajman planları yenilenmektedir. Son yıllarda amenajman planlarında
ekosistem tabanlı fonksiyonel yaklaşım benimsenmiş olup, bu çalışmalarda
ormanların çevresel, ekonomik ve sosyal fonksiyonları da dikkate
alınmaktadır. Böylece “Ekosistem Tabanlı Fonksiyonel (İşlevsel) Planlama”
adı altında yeni bir planlama süreci başlatılmıştır. Bu sürecin işleyişi ise
05.02.2008 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren “Ekosistem Tabanlı
Fonksiyonel Amenajman Yönetmeliği” ile gerçekleştirilmektedir
(Anonim, 2008).
Bu planlamalarda orman alanlarının göreceği işlevlere karar
vermede katılımcı bir yaklaşım henüz oluşturulamamıştır. Planlama
açısından oldukça önemli olan bir diğer nokta ise; aynı alan üzerinde birden
fazla işlevden hangisinin, hangi ölçütler dikkate alınarak işlevin
67
kararlaştırılacağı konusudur. İşte bu aşamada çok boyutlu karar verme
metotlarının uygulanması gerekmektedir Kullanım amacına göre çeşitli
sınıflara ayrılan bu yöntemlerin amenajman planlarında yer alması gereklidir
(Daşdemir, Güngör, 2002). Ancak bu durumda planlama bilimsel anlamına
karşılık gelecektir. Orman kaynaklarının işlevsel önceliklerini çok kriterli ve
katılımcı bir yaklaşımla belirleyebilmek için, çok aşamalı hiyerarşik bir
süreç içerisinde çok kriterli ve katılımcı karar vermeye yarayan
yaklaşımlardan birisi olan “Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS)” tekniği
kullanılabilecek uygun bir tekniktir (Daşdemir, Güngör, 2010).
Yürürlükteki ekosistem tabanlı işlevsel planlama yaklaşımının temel
ilkeleri (Madde 4) planlama anlayışının altında yatan yaklaşımını ortaya
koymaktadır. Planlama ilkelerinin özellikle ilk ikisi oldukça önemli
görülmektedir. Bu yaklaşımlar;;
a) Sürdürülebilirlik, iktisadilik, verimlilik, çok amaçlı faydalanma, sosyokültürel geleneklerin yansıtılması, sektörler arası eşgüdüm, uluslararası
sorumluluk, biyolojik çeşitliliği koruma, estetik ve diğer değerleri
koruma, karbon dengesi, katılımcı yaklaşım, orman sahibinin belirlediği
işletme amaçları ve bu amaçları gerçekleştiren teknikler.
b) Amenajman planları; Ormancılık An Planı, imzalanan uluslararası
sözleşmelerde belirlenen gösterge ve ölçütler, beş yıllık kalkınma
planları, stratejik bölgesel planlar, Ulusal Ormancılık Programı, çevre
düzeni planı ve havza veya işletme bazında geliştirilecek planlar ile
uyumlu olmalıdır.
şeklinde belirtilmektedir. Aynı yönetmelikte ormanların işlevleri ise;
i)ekonomik, ii)ekolojik ve iii)sosyal ve kültürel olarak vurgulanmaktadır.
3. MATERYAL ve YÖNTEM
Bu çalışmada Orman Genel Müdürlüğü’ne yönelik veriler kaynak
tarama yöntemi ile elde edilmiştir. İncelemeye konu veriler Antalya Orman
Bölge Müdürlüğü, Akseki Orman İşletme Müdürlüğü Kuyucak Orman
İşletme Şefliğinin eski ve yeni amenajman planları ise Antalya Orman Bölge
Müdürlüğü kayıtlarından elde edilmiştir. Antalya Orman Bölge Müdürlüğü,
Akseki Orman İşletme Müdürlüğü Kuyucak Orman İşletme Şefliği
planlaması örnek olarak irdelenmiştir. Bu Orman İşletme Şefliğinin
seçiminde; inceleme döneminde planlaması yapılan diğer orman işletme
şeflikleri içerisinde herhangi bir alan değişiminin olmadığı bir alan olması
özellikle tercih edilmiştir. Yapılacak değerlendirmelerde alan değişimlerinde
ortaya çıkacak farklılıkları ortadan kaldırmak hedeflenmiştir.
68
Planlamalardaki etaların oluşturulma sürecine yönelik olarak, Antalya
Orman Bölge Müdürlüğü Amenajman Heyet Başkanları ile planlamanın
özellikle kızılçamda uygulanmasına yönelik olarak (bakım-aralama
çalışmaları bazı Orman İşletme Şefleri ile derinlemesine mülakat yöntemiyle
konu hakkında tartışmalar yapılarak görüşleri alınmıştır.
4-BULGULAR ve TARTIŞMALAR
İki Farklı Planlama Yaklaşımı ve Odun Hammaddesi Üretimine
Yansımaları: Kuyucak İşletme şefliği eski planı üç işletme sınıfından
oluşmaktadır. Bunlar A- Kızılçam işletme sınıfı (1997-2006), B- Karaçam
İşletme Sınıfı (1997-2016) ve C- Muhafaza Karakterinde İşletme Sınıfı
(1997-2016) olmak üzere 2. yenileme olarak planlanmıştır. Plana göre
işletme şefliğinin normal koru sahası 6050 ha, bozuk koru 4021 ha, toplam
ormanlık saha 10071 ha, ormansız alan 2205 ha ve genel toplamda 12276 ha
olarak belirtilmektedir. Ormanlık alanların işletme sınıflarına dağılımı ise
Çizelge 6’da gösterilmiştir (Anonim, 1997).
Çizelge 6: Kuyucak Orman İşletme Şefliği Eski Amenajman Planındaki Ormanlık
Alanların İşletme Sınıflarına Göre Dağılımı
Table 6: Land Distribution by Management Classes of Old Plan of Kuyucak Forest
Enterprise.
Orman Niteliği
A
B
C
Toplam
Prodüktif Koru
2883
1753,5
1413,5
6050
Bozuk Koru
1349,5
460,5
2191,5
4001,5
BMBt
15,5
4
19,5
Bozuk Baltalık
15,5
4
19,5
Toplam
4248
2218
3605
10071
Plana göre A işletme sınıfı 60, B işletme sınıfı 100 yıllık idare
müddetine göre işletilmektedir. Buna göre A işletme sınıfında son hasılat
etası toplamı Çz için 1998, Çk 139 ve M ise 5 m3 olmak üzere toplam 2142
m3 tür. B işletme sınıfında ise Çk ağaç türü için 502 m3 olarak verilmiştir.
A işletme sınıfının 10 yıllık bakımı toplam 2578,5 ha alanda Çz
8392 m3, Çk ise 1630 m3 ve toplamda ise 10022 m3 olarak planlanmıştır. B
işletme sınıfının 10 yıllık bakımı toplamı ise1575 Ha alanda Çz 896 m3, Çk
6639 m3, G 148 m3 ve s 515 m3 ve toplamda ise 8200 m3 olarak
planlanmıştır. Plan müddetince bakıma tabi tutulacak meşcere tiplerinin
silvikültürel eta ve artımlarının kararlaştırılan eta miktarları ile
karşılaştırılması 27 nolu Çizelgelerden çıkarılarak (s 240-248) Çizelge 7’de
verilmiştir.
69
Çizelge 7: Eski Planın A (Çz) ve B (Çk) İşletme Sınıflarındaki Meşcere Tiplerinin
10 Yıllık Artım, Silvikültürel ve Kararlaştırılan Eta Miktarları ile Karşılaştırılması
Table 7: Periodic Increment, Silvicultural and Determined Yield Amounts of
Management Class A (Çz) and B (Çk) on Old Plan of Kuyucak Forest Enterprise.
Meşcere Alan Ağaç 10 y. Art. Silv
Eta Kar.
%
Silv/kar
Tipi
(Ha)
Türü
/ (Ha)
eta/ha
(m3) M3/Ha
Çzb3
35,5
Çz
32,53 5,922
0,18 213
6
1,0132
Çzbc3
109,5
Çz
88,98 20,263
0,23 1095
10
0,4935
Çzc2
372,5
Çz
38,77 8,127
0,21 802
2
0,2461
Çzc3
191,5
Çz
88,01 18,21
0,21 1915
10
0,5491
Çzcd2
165,5
Çz
48,71 7,224
0,15 993
6
0,8306
Çzcd3
18,5
Çz
101,62 36,88
0,36 222
12
0,3254
Çzd2
58,5
Çz
48,39
1,55
0,03 234
4
2,5806
ÇzÇkbc3
64
Çz
49,02 8,569
0,17 384
6
0,7002
Çk
32,24 4,074
0,13 256
4
0,9818
ÇzÇkc2
83
Çz
38,73 4,659
0,12 166
2
0,4293
ÇzÇkc3
202
Çz
58,68 7,058
0,12 1212
6
0,8501
Çk
16,07 2,463
0,15 808
4
1,624
ÇzÇkcd2
204
Çz
28,15 2,264
0,08 816
4
1,7668
Çk
11,89 2,248
0,19 408
2
0,8897
ÇzÇkcd3
39,5
Çz
66,35 10,296
0,16 316
8
0,777
Çk
18,33 4,994
0,27 158
4
0,801
ÇzÇkd2
6
Çz
23,32 7,868
0,34
24
4
0,5084
Çkbc3
149
Çk
80,26 16,85
0,21 1788
12
0,7122
Çkc2
37,5
Çk
41,48 8,317
0,2
75
2
0,2405
Çkc3
31
Çk
102,88 35,289
0,34 372
12
0,34
Çkcd2
127
Çk
35,8 1,095
0,03 762
6
5,4795
Çkcd3
20,5
Çk
53,7 1,639
0,03 246
12
7,3215
Çkd2
22
Çk
47,83 11,245
0,24
88
4
0,3557
ÇkÇzbc3
82,5
Çz
32,24 4,074
0,13 330
4
0,9818
Çk
54,59 9,521
0,17 495
6
0,6302
ÇkÇzc2
57,5
Çk
38,73 4,659
0,12 115
2
0,4293
ÇkÇzc3
50
Çz
16,07 2,463
0,15 200
4
1,624
Çk
58,68 7,058
0,12 300
6
0,8501
ÇkÇzcd2
87
Çk
31,61 3,386
0,11 522
6
1,772
ÇkÇzcd3
92
Çz
31,29 5,458
0,17 368
4
0,7329
Çk
62,01 22,701
0,37 736
8
0,3524
ÇkÇzd2
33,5
Çk
23,32 7,868
0,34 134
4
0,5084
ÇkGcd2
8
Çk
8,34
Yok
32
4
G
10,56
Yok
16
2
-
70
Çizelge 7: Eski Planın A (Çz) ve B (Çk) İşletme Sınıflarındaki Meşcere Tiplerinin
10 Yıllık Artım, Silvikültürel ve Kararlaştırılan Eta Miktarları ile Karşılaştırılması
Table 7: Periodic Increment, Silvicultural and Determined Yield Amounts of
Management Class A (Çz) and B (Çk) on Old Plan of Kuyucak Forest Enterprise.
10 y.
Meşcere Alan Ağaç
Art. /
Sil
Eta kar.
Tipi
(Ha) Türü
(Ha)
eta/ha
%
(m3) M3/Ha sil/kar
ÇkGArc2
6,5
Çk
3,7
Yok
13
2
ÇkSbc3
38,5
Çk
48,28
Yok
- 231
6
S
32,17
Yok
- 154
4
ÇkScd2
97
Çk
34,92 5,818
0,17 388
4
0,6875
ÇkScd3
12
Çk
46,45 7,738
0,17
96
8
1,0339
S
8,21 1,064
0,13
48
4
3,7594
ÇkSGcd2
25
Çk
17,68 12,867
0,73 150
6
0,4663
GÇkSc2
3
G
26,33 19,154
0,73
6
2
0,1044
GArÇkc2
22
G
27,53 67,503
2,45
44
2
0,0296
SÇkGcd2
7
Çk
11,62 3,883
0,33
14
2
0,5151
S
24,74 2,934
0,12
28
4
1,3633
SGÇkbc3
41
Çk
10,35 4,217
0,41
82
2
0,4743
G
17,07
6,13
0,36
82
2
0,3263
S
25,29 11,262
0,45 246
6
0,5328
SGÇkc2
19,5
S
12,32 0,741
0,06
39
2
2,6991
Kuyucak Orman işletme şefliğinin amenajman planı 2007-2009
yılları arasında 2 yıllık avans raporla işletildikten sonra ilk kez fonksiyonel
planlama anlayışıyla planlanarak genel olarak ekonomik ve ekolojik
anlamda işletme anlayışıyla planlanmıştır.
Buna göre, Ekonomik Fonksiyon kapsamında 2 (A- Kızılçam
İşletme Sınıfı (2009-2018), B- Karaçam İşletme Sınıfı (2009-2028)),
Ekolojik Fonksiyon kapsamında ise 3 adet (C- Göknar + Ardıç + Kızılçam
İşletme Sınıfı (2009-2028), D- Kızılçam İşletme Sınıfı (2009-2018) ve EKaraçam + Sedir İşletme Sınıfı (2009-2028)) toplam 5 ayrı işletme sınıfı
olarak planlanmıştır (Anonim, 2009). Plana göre C işletme sınıfındaki durum
ise Çizelge 8’de verilmiştir
Yeni plana göre verimli orman alanı 6517,9 ha, bozuk koru 4067,2
ha, toplam ormanlık saha 10585,1 ha, ormansız alan 1636,5 ha ve genel
toplamda 12221,6 ha olarak belirtilmektedir. İşletme sınıfları itibarı ile
alanların durumu Çizelge 9’da verilmiştir.
71
Çizelge 8: Kuyucak Orman işletme şefliğinin Eski Planın C (Muhafaza) İşletme
Sınıfındaki Meşcere Tiplerinin 10 Yıllık Artım, Silvikültürel ve Kararlaştırılan Eta
Miktarları İle Karşılaştırılması
Table 8: Periodic Increment, Silvicultural and Determined Yield Amounts of
Management Class C (Protection) on Old Plan of Kuyucak Forest Enterprise.
Meşcere
Tipi
Alan
(Ha)
Çzbc3
Çzc2
Çzc3
Çzcd2
Çzd2
ÇzÇkcd2
32,5
8
14
1
7
2
Ağaç
Türü
Çz
Çz
Çz
Çz
Çz
Çz
Çk
(%)
Eta
(m3)
0,227725
0,209621
0,206908
0,148306
0,032031
0,080426
0,189066
195
16
84
4
14
4
4
10 y. Art.
/ Ha
Sil eta/Ha
88,98
38,77
88,01
48,71
48,39
28,15
11,89
20,263
8,127
18,21
7,224
1,55
2,264
2,248
Karar.
M3/Ha
sil/kar
6
2
6
4
2
2
2
0,296106
0,246093
0,329489
0,55371
1,290323
0,883392
0,88968
Çizelge 9: Kuyucak Orman İşletme Şefliği Yeni Amenajman Planındaki Ormanlık
Alanların İşletme Sınıflarına Göre Dağılımı
Table 9: Land Distribution by Management Classes of New Plan of Kuyucak Forest
Enterprise.
Alan
Dağılımı
Ormanlık
A
B
C
D
E
2989,6
1501,6
4132,9
953,1
1007,9
Ormansız
265
145,7
847,8
136,9
241,1
Toplam
3254,6
1647,3
4980,7
1090
1249,0
Eski ve yeni planların eta karşılaştırmaları incelendiğinde eski
planda A işletme sınıfı için son ve ara hasılat miktarları sırasıyla 86170 ve
10022 ve toplamda 96190 m3 iken yeni planda 72310 a 20727 ve toplamda
93037 m3 olarak planlanmıştır. Bu durum B işletme sınıfı için eski planda
yine sırasıyla 30640 a 8200 ve toplamda 38840 m3 iken yeni planda 16620
ye 16315 toplamda 32935 olarak planlanmıştır. Bunun dışında yeni planda D
işletme sınıfında 1891 m3 ve E işletme sınıfında ise 3270 m3 ara hasılat
planlanmıştır.
Eski ve yeni plan dönemlerinin toplam eta miktarları arasında çok
büyük farklılıklar oluşmamış olmasına rağmen (% -2,9), son ve ara hasılat
miktarlarındaki değişim oldukça belirgindir. Buna göre yeni planda son
hasılat eta miktarı % 23,9 azalmışken ara hasılat etasında ise % 31,6 lık bir
artış söz konu olmuştur. ( Yeni plan s. 186). Yeni planda A işletme sınıfının
idare müddeti 80 yıl, B için 160 yıl olarak planlanmıştır (Çizelge 10).
72
Çizelge 10: Kuyucak Orman İşletme Şefliği Eski ve Yeni Planındaki Ara ve
Son Hasılat Miktarlarının İşletme Sınıflarına Göre Dağılımı.
Yeni plan
Eski plan
Table 10: Distribution of Final and Intermediate Yield Amounts by
Management Classes of Old and New Plans of Kuyucak Forest Enterprise.
İşletme sınıfı
A
B
Toplam
A
B
C
D
E
Toplam
Ara Hasılat (m3)
10.022
8.200
18.222
20.727
16.315
Son Hasılat (m3)
86.170
30.640
116.810
72.310
16.620
1.891
3.270
42.203
88.930
Toplam Hasılat
(m3)
96.192
38.840
135.032
93.037
32.935
0
1.891
3.270
131.133
Yeni planda her bir meşcere tipinin farklı fonksiyonları için farklı
eta miktarları kararlaştırılmıştır. Buna göre meşcere tipleri fonksiyonlarına
göre Ü (Üretim), Tk (Toprak koruma) ve Dk (Kötü yetişme yeri) olacak
şekilde rumuzlandırılarak eta miktarlarına karar verilmiştir. Dk rumuzlu
sahalar genellikle 1 kapalı sahalar oldukları için bu sahalarda eta
verilmezken Ü, Tk ve Ü+TK sahaları için farklı eta miktarları
kararlaştırılmıştır. Eski ve yeni planda meşcere tipleri için kararlaştırılan eta
miktarları karşılaştırılmalı olarak Çizelge 11’de verilmiştir. Ormanların
planlanması sağlıklı bir envanter çalışmasıyla olanaklıdır. Bu nedenle
mevcut orman varlığımızın miktarı ve niteliğinin belirlenmesine yönelik
çalışmaların temeli amenajman planlama çalışmalarına dayanmaktadır.
Ülkemizde ormanların ekonomik değer niteliği genellikle odun
hammaddesi üretimi ile eşdeğer görülmüştür. Zaman içerisinde ormanların
diğer işlevlerinin de toplum yaşamında önemli olmaya başlamasıyla
ormanlardan yararlanmaya yönelik yaklaşımların ağırlık noktası değişmeye
başlamıştır. Bu süreç günümüzde kendisini ormanların işlevsel planlaması
şeklinde kendisini göstermektedir. Diğer yandan, ormanlardan yararlanmaya
yönelik yaklaşımlar içerisinde ilk sırada yer alan odun hammaddesi üretimini
temel alan yaklaşım da önemli değişikliklerin olmadığı da görülmektedir.
Ülkemizde planlı döneme geçişle birlikte başlayan odun
hammaddesi üretim ve tüketimine yönelik yaklaşımların tarihsel süreci
izlendiğinde gelecek günlerin ciddi odun hammaddesi gereksinimleriyle
karşı karşıya kalacağımızı yansıttığı görülmektedir. Bu anlamda OGM
73
tarafından yapılan projeksiyonlar ve diğer projeksiyonlar odun hammaddesi
açığına işaret etmektedir. Örneğin 2010 yılı için OGM projeksiyonu
endüstriyel ve yakacak odun toplamı olarak 5 milyon m3 civarında bir açık
olacağına işaret etmektedir (Çizelge 2-3). Birler, 1995 tarafından yapılan
projeksiyonda ise 2010 yılında yaklaşık 50 milyon m3 talebin karşısında 1920 milyon m3 üretimin gerçekleşeceğini yaklaşık olarak 30 milyon m3
civarında açığın yaşanacağını bu miktarın dışalım yoluyla karşılanması
durumunda ise yaklaşık 4,7 milyar $ bir dövize gereksinim olduğunu
vurgulamaktadır (Birler, 1995).
Çizelge 11: Kuyucak Orman İşletme Şefliği, Eski ve Yeni Plandaki Meşcere
Tiplerinin Silvikültürel Eta ve Kararlaştırılan Eta Durumu
Table 11: Silvicultural and Determined Yield by Stand Types of Old and New Plans
of Kuyucak Forest Enterprise.
Meşcere
Ağaç
Eski Plan A (Çz) ve B (Çk) İşletme sınıflarının
eta durumu
Alan
(ha)
Tipi
Çzbc3
Çzcd2
Çzcd3
Çzd2
ÇzÇkbc3
ÇzÇkcd2
ÇzÇkcd3
ÇzÇkd2
Çkbc3
Çkcd2
Çkcd3
ÇkÇzbc3
Türü
Çz
Çz
Çz
Çz
Çz
Çk
Çz
Çk
Çz
Çk
Çz
Çk
Çk
Çk
Çk
Çk
Çz
109,5
165,5
18,5
58,5
64
204
39,5
6
149
127
20,5
82,5
10 yıllık
Silv. Eta
artım
(m3/ha)
3
(m /ha)
Eta
(m3)
kararlştrln
Ü
(m3/ha)
(m3/ha)
88,98
48,71
101,62
48,39
49,02
32,24
28,15
11,89
66,35
18,33
23,32
20,26
7,22
36,88
1,55
8,57
4,07
2,26
2,25
10,30
4,99
7,87
1095
993
222
234
384
256
816
408
316
158
24
10
6
12
4
6
4
4
2
8
4
4
80,26
35,8
53,7
32,24
54,59
16,85
1,10
1,64
4,07
9,52
1788
762
246
330
495
12
6
12
6
4
74
Yeni Planda Kararlaştırılan
Etalar
20
12
22
16
4
8
4
16
4
8
2
18
10
26
16
6
Tk
(m3/ha)
Ü+Tk
(m3/ha)
6
12
4
10
18
8
4
2
16
6
8
14
12
14
Çizelge 11: Kuyucak Orman İşletme Şefliği, Eski ve Yeni Plandaki Meşcere
Tiplerinin Silvikültürel Eta ve Kararlaştırılan Eta Durumu
Table 11: Silvicultural and Determined Yield by Stand Types of Old and New Plans
of Kuyucak Forest Enterprise.
Meşcere
Ağaç
Tipi
Türü
ÇkÇzcd2 Çk
Çz
ÇkÇzcd3 Çz
Çk
ÇkÇzd2 Çk
Çz
ÇkGcd2 Çk
G
ÇkScd2
Çk
ÇkScd3
Çk
S
ÇkSGcd2 Çk
S
G
SÇkGcd2 Çk
S
Eski Plan A (Çz) ve B (Çk) İşletme
Yeni Planda Kararlaştırılan
sınıflarının eta durumu
Etalar
10
Silv.
Alan yıllık
Eta kararlştrln
Ü
Tk
Ü+Tk
Eta
(ha)
artım
(m3) (m3/ha) (m3/ha) (m3/ha) (m3/ha)
3
(m /ha)
(m3/ha)
87
31,61
3,39
522
6
8
6
8
4
2
4
92
31,29
5,46
368
4
0
2
62,01
22,70 736
8
18
10
33,5 23,32
7,87
134
4
8
2
8
8,34
32
4
10
6
10,56
16
2
2
2
2
97
34,92
5,82
388
4
10
6
10
12
46,45
7,74
96
8
18
18
8,21
1,06
48
4
4
4
25
17,68
12,87 150
6
4
8
2
2
2
2
7
11,62
3,88
14
4
4
24,74
2,93
28
2
2
Ülkemizde planlı döneme geçişle birlikte başlayan odun
hammaddesi üretim ve tüketimine yönelik yaklaşımların tarihsel süreci
izlendiğinde gelecek günlerin ciddi odun hammaddesi gereksinimleriyle
karşı karşıya kalacağımızı yansıttığı görülmektedir. Bu anlamda OGM
tarafından yapılan projeksiyonlar ve diğer projeksiyonlar odun hammaddesi
açığına işaret etmektedir. Örneğin 2010 yılı için OGM projeksiyonu
endüstriyel ve yakacak odun toplamı olarak 5 milyon m3 civarında bir açık
olacağına işaret etmektedir (Çizelge 2-3). Birler, 1995 tarafından yapılan
projeksiyonda ise 2010 yılında yaklaşık 50 milyon m3 talebin karşısında 1920 milyon m3 üretimin gerçekleşeceğini yaklaşık olarak 30 milyon m3
civarında açığın yaşanacağını bu miktarın dışalım yoluyla karşılanması
durumunda ise yaklaşık 4,7 milyar $ bir dövize gereksinim olduğunu
vurgulamaktadır (Birler, 1995).
75
OGM tarafından yapılan tahminlerde ise 2 milyon m3 düzeyinde bir
odun hammaddesi açığı olacağı görülmektedir (Çizelge 5). Tüm bu
tahminler ile gerçekleşmeleri karşılaştırdığımızda da yaklaşık olarak 2
milyon m3 tutarında bir açığın olduğu görülmektedir (Çizelge 4). Giderek
artan nüfus odun kökenli ürünlerin kullanımını da artırmaktadır. Dolayısıyla,
bu açığın bir şekilde kapatılması gerekmektedir. Açığın mümkün olan en
uygun yolla kapatılması ise iç kaynakların kullanımı ile olanaklıdır. Yani dış
alım yoluyla döviz kaybı ekonomik olarak olumlu karşılanabilecek bir
yaklaşım olarak görülmemelidir. Çünkü, OGM piyasanın monopolüdür. Bu
durumda orman alanlarından yararlanmanın iyi planlaması gündeme
gelmektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi orman alanlarında yeni bir yaklaşım
olarak işlevsel planlamaya geçiş süreci mevcut odun hammaddesi açığını
artıracak nitelikte bir yaklaşımdır. Bu nedenle de oldukça iyi planlaması
gereken bir uygulamadır. Alanı değişmemiş bir orman işletme şefliği
özelinde ve kızılçam ağırlıklı bir orman yapısında işlevsel planlama
aşağıdaki gibi bir Çizelge ortaya çıkarmaktadır.
Her iki plan dönemi içerisinde alansal olarak da çok büyük
farklılıklar bulunmaması da göz önünde bulundurulduğunda, genel etanın
elde edilişi açısından son hasılatla elde edilecek eta miktarındaki azalmanın
ara hasılatın bakım yoluyla alınmasındaki artışla karşılanmaya çalışıldığı
anlaşılmaktadır.
Kızılçam A İşletme sınıfı açısından konu irdelendiğinde; plan ünitesi
alanda eksi plan 60 yıllık idare süresi ile işletirilirken yeni planlamayla bu
süre 80 yıla çıkarılmıştır. İdare süresindeki bu artış son hasılat etesında bir
düşüş olmasını gerektirmektedir kuşkusuz. Eksi planda (10 yıllık) plan
sürecince verilen son hasılat etası 86.170 m3 olarak görülmektedir. Yani 6
kez plan yapılarak bu alandan yararlanılacaktır. Bu durumda ormanın toplam
serveti yaklaşık olarak 517.020 m3 civarında olması beklenmektedir. Aslında
idare süresi 80 yıla çıkarıldığında bu plan ünitesine onar yıllık periyotlarla 8
kez girilecek, bir başka deyişle 8 kez planlanacaktır. Bu durumda toplam son
hasılat miktarının yaklaşık olarak 64.628 m3 civarında olması gerekmektedir
(517.020/8 = 64.628). Yeni planda on yıllık son hasılat etası ise 72.310 m3
olarak verilmektedir (Çizelge 12). Dolayısıyla idare süresi artmasına rağmen
son hasılat etasında olması beklenen düşüşün olmadığı görülmektedir. Yeni
planda son hasılat etasında beklenen düşüşün olmamasının temel nedeni
olarak, son hasılat etasının alınacağı meşcere tiplerinin özelliği dikkat
çekmektedir. Eski planda son hasılat etasının büyük bir kısmı 2ve ağırlıkla 3
kapalı meşçelerelerden oluşmakta, yeni planda ise ağırlıklı olarak 1 kapalı
76
meşçelerelerin yer almasından kaynaklanmaktadır. Bu yapı Karaçam B
İşletme sınıfında da görülmektedir.
Bakım bloklarından her bir meşcere tipi için uygulanacak
silvikültürel işlemler ve buna karşılık elde edilebilecek silvikültürel eta
miktarları planlarda ortaya konulmuştur. Her bir meşcere tipinin silvikültürel
etalarının ne kadarı oranında eta kararlaştırılacağı plan yapıcılarına
bırakılmıştır. Çizelge 11’den de takip edileceği üzere bir önceki plan
döneminde her bir meşcere tipi için belirlenmiş olan silvikültürel etalara
uygun düşecek şekilde kararlaştırılmış eta miktarlarında yeni planlarda bazı
tipler için değişiklik olmamışken bazı tiplerde ise bariz artışlar meydana
gelmiştir. Bu durum meşcere tiplerinin silvikültürel açıdan ihtiyacı olan eta
miktarının hangi oranda gerçekleştirileceğini, her bir meşcere tipinin
kapasitesinin ne kadarıyla işletileceği açısından tartışma konusu
oluşturmaktadır. Çizelge 11’den anlaşıldığı kadarıyla bazı tipler için yeni
planda kararlaştırılan eta miktarlarında bir önceki plan dönemine göre 2-3
kat artışlar olduğu anlaşılmaktadır (Şekil 1-2). Örneğin eski planda
silvikültürel etası 36,88 m3/ha olan Çzcd3 meçeresinin kararlaştırılan etası
12 m3/ha iken, yeni planda üretim fonksiyonu için bu miktar 22 m3/ha,
toprak koruma fonksiyonu için 12 m3/ha ve Üretim + toprak koruma
fonksiyonu için ise 18 m3/ha olarak kararlaştırılmıştır. Bu durumda Çzcd3
meşçereleri eski planda %33 ile işletilirken yeni planda bu oran sırasıyla
%60, %33 ve %49 a yükseltilmiştir. Bu ve benzeri meşcere tiplerinin daha
yüksek randımanla işletilmelerinin ne gibi sonuçlar doğuracağı ilerleyen
plan dönemleri için izlenerek ormanın bu randıman artışından ne şekilde
etkileneceği takip edilmelidir.
Çizelge 12: Kuyucak İşletme Şefliğinin Eski ve Yeni Amenajman Planlarının Son
ve Ara Hasılat Dağılımı.
Table 12: Distribution of Final and Intermediate Yields of Old and New Plans of
Kuyucak Forest Enterprise.
Eski Plan
Yeni Plan
Eski Plana Göre Değişim (%)
Son Hasılat
(m3/ha)
Ara Hasılat
(m3/ha)
Son Hasılat
(m3/ha)
Ara Hasılat
(m3/ha)
Son Hasılat
(m3/ha)
Ara Hasılat
(m3/ha)
A
B
A
B
A
B
A
B
A
B
A
B
86.170
30.640
10.022
8.200
72.310
16.620
20.727
16.315
-16,08
-45,76
106,82
98,96
Kuyucak İşletme Şefliğinin eski ve yeni planlarının son hasılat
miktarları bakımından karşılaştırıldığında, A (Çz) işletme sınıfının son
77
hasılat miktarının eski plana göre %16,08, B (Çk) işletme sınıfının son
hasılat etasının ise %45,76 azaldığı görülmektedir. Buna karşılık eski ve yeni
planların ara hasılat miktarları karşılaştırıldığında ise A (Çz) işletme sınıfının
ara hasılat miktarının eski plana göre %106,82, B (Çk) işletme sınıfının ara
hasılat etasının ise %98,96 arttığı görülmektedir. (Çizelge 12).
25
20
15
10
5
0
Çz kar. M3/Ha
Çz Ü
Şekil 1: Kuyucak Orman İşletme Şefliği Eski ve Yeni Planların A (Çz) İşletme
Sınıflarındaki Meşçere Tiplerinin Hektardaki Kararlaştırılan Eta Miktarları (m3/ha).
Figure 1: Amounts of Determination of Yield per Hectare by Stand Types of A (Çz)
Management Class of Old and New Plans of Kuyucak Forest Enterprise (m3/ha).
A (Çz) işletme sınıfının ara+son hasılat etalarının eski ve yeni
planlardaki durumları karşılaştırıldığında eski plana göre düşük bir miktarda
(-%3,28) azalış gözlenirken bu oran B (Çk) işletme sınıfında -%15,2
olmuştur. Eski ve yeni planlardaki son hasılat miktarları karşılaştırıldığında
toplam son hasılat eta miktarları (A+B) bakımından eski plana göre %23
azalırken bu durum ara hasılat miktarlarının toplamı için (A+B) yeni planın
eskiye göre %103,28 arttığı görülmüştür (Çizelge 12). Bunun yanı sıra
örneğin Çzcd2 meşçeresinde olduğu gibi silvikültürel eta miktarı 7,22 m3/ha
olarak belirlenmiş eski planda kararlaştırılan eta 6 m3/ha iken yeni planda
üretim fonksiyonu için 12, toprak koruma için 6 ve üretim + toprak koruma
için ise 10 m3/ha eta kararlaştırılmıştır. Bu ve benzeri meşcere tiplerinde
silvikültürel etanın oldukça üzerinde kararlaştırılan eta miktarlarının
silvikültürel açıdan bir ihtiyaçtan mı yoksa bakım etalarının yetersiz kalması
ve/veya başka sebepler gibi bir takım gerekçelerinin açıklanması uygun
olacaktır.
78
Çk kar. M3/Ha
20
15
10
5
0
Çk Ü
Şekil 2: Kuyucak Orman İşletme Şefliği Eski ve Yeni Planların B (Çk) İşletme
Sınıflarındaki Meşçere Tiplerinin Hektardaki Kararlaştırılan Eta Miktarları (m3/ha).
Figure 2: Amounts of Determination of Yield per Hectare by Stand Types of B (Çk)
Management Class of Old and New Plans of Kuyucak Forest Enterprise (m3/ha).
Antalya Orman Bölge Müdürlüğü bünyesindeki, orman amenajman
heyet başkanları ve bazı orman işletme şefleriyle derinlemesine mulakat
şeklinde yapılan görüşmelerde; söz konusu eta artışlarının normal olduğu
vurgulanmıştır. geçmişte bu etaların daha düşük tutulduğu, günümüzde
ormanlar üzerinde özellikle orman köylüsü baskısının kalmadığı, kızılçam
türünün bakımlarda yapılacak müdahaleleri kısa sürede tolere edebildiği
şeklinde eta artışlarına yönelik yaklaşımlardaki temel anlayışı
vurgulamışlardır. Bu nedenle, kırsal alan nüfusunun gelişimi ve bu nüfus
içerisinde kırsal alandaki hane sayılarındaki değişimlerin ve yine kırsal
alandaki hanelerde yaşayanların geçim durumlarına yönelik sürecin
irdelenmesi gerekmektedir.
2000 yılı bucak ve köyler hane halkı sayısı 4.755.654, hane halkı
nüfusu 24.688.617, ortalama hane halkı büyüklüğü 5,19’dur (TUIK, 2001).
1990 yılı bucak ve köyler hane halkı sayısı 4.193.557 hane halkı nüfusu
24.125.304, ortalama hane halkı büyüklüğü 5,75’tir. (DİE, 1993). Görüldüğü
gibi 1990 yılından 2000 yılına kadar geçen süreçte nüfuslarda ve hane halkı
sayılarında değişimler görülmektedir. Ancak, burada önemli gösterge hane
başına düşen ortalama nüfus büyüklüğüdür. Adrese dayalı nüfus
sayımlarının başlamasıyla daha sağlıklı bazı bilgileri elde edilmeye de
başlanmıştır. Bu anlamda 2007-2010 yılları arasındaki adrese dayalı nüfus
79
bilgileri verileri Çizelge 13’de yer almaktadır. Burada karşımıza çok önemli
birkaç olgu çıkmaktadır. Bu verileri irdelendiğinde;
i) Ülkemizdeki köy sayısında, kırsal alan yerleşke sayısında önemli bir
değişim bulunmadığı,
ii) Köy nüfuslarında ciddi bir azalma yani köyden kente göç olgusu
bulunduğu,
iii) Kırsal alan hane sayısında ise bir artış bulunduğu,
görülmektedir.
Çizelge 13: Adrese Dayalı Nüfus Sayımı Kırsal Alana Yönelik Bazı Nüfus Verileri
(2007-2010).
Table 13: Some Population Data, Devoted to the Rural Area, Based on Adresses
(2007-2010)
Yıllar
2007
2008
2009
2010
Köy Sayısı Köy Nüfusu
34.438
34349
34367
34402
20.838.397
17.905.377
17.754.093
17.500.632
Ortalama Hane
Hane Halkı
Halkı
Sayısı
Büyüklüğü
4.866.338
4.28
5.193.391
3.44
5.276.908
3.36
5.610.851
3.12
Kaynak; ADNKS, 2007, 2008, 2009, 2010
Kırsal alanın yaklaşık 1/3’ünü oluşturan orman köyleri özelinde
benzer veriler bulunmamaktadır. Ancak genel yapı orman köyleri için de
geçerlidir. Yukarıda amenajman planlamalarındaki eta artışlarına yönelik
olarak savlanan gerekçeler içerisinde kırsal alandaki nüfusun azalışı
yaklaşımı dışındaki savlar tutarlı görülmemektedir bu veriler ışığı altında.
Diğer yandan, orman köylüsünün ormana olan etkilerinin azalan nüfusla
azaldığı gerekçesi konu daha ayrıntılı irdelendiğinde de farklı bir boyut
kazanmaktadır. Kırsal alanda nüfus azalması bu alanlardaki hanelerinde
azaldığını göstermemektedir. Tersine kırsal alan hane sayılarında artış
görülmektedir (Çizelge 13). Fakat hane başına düşen nüfus oranları
düşmektedir. Bu kırsal alandaki nüfus azalmasını gösteren önemli bir
göstergedir. Ancak hane sayılarının arttığı iyimser bir yaklaşımla orman
köylerinde sabit kaldığı ve/veya çok az azaldığı kabul edilebilir. Bu durumda
bile ormanlar üzerindeki kırsal baskının kalkmadığı görülmektedir. Ancak,
bu alandaki nüfusun yaş piramidi özelinde değişimlerin olduğun söz
edilebilir.
80
Yıllar itibariyle toplam hane halkı tüketim harcamasının türlerine
göre dağılımından hareketle, hane halkı tüketim harcaması veri tabanı
yoluyla, hane halkı sorumlusunun işteki durumuna göre hane halkı sayılarına
yönelik kırsal alan TUIK verileri dikkate alındığında; 2002 yılında;
çalışmayanların oranı %17,45, 2005 yılında bu oran %21,79, 2007 yılında
23,98 ve 2010 yılında ise %28,07 olduğu görülmektedir. Kendi hesabına
çalışan hanelerin oranı 2002 yılında %53,75, 2005 yılında %46,46, 2007
yılında %40,12 ve 2010 yılında ise bu oran %40,94 olmuştur (TUIK,
2012/a). Bu veriler kırsal alandaki haneler içerisinde çalışmayan hanelerin
oranının süreç içerisinde giderek arttığını, kendi hesabına çalışan hanelerin
oranının ise giderek azaldığını göstermektedir. Yani kırsal kesim süreç
içerisinde giderek yoksullaşmaktadır. Giderek yoksullaşan kırsal kesimin
doğal yaşam ortamlarındaki doğal kaynaklardan bedelsiz bir şekilde
yararlanma düzeylerini de artıracaktır kuşkusuz. Bu durumda kırsal alandaki
nüfusun doğal kaynaklar üzerindeki baskısının zamanla azaldığı/azalmış
olacağı yaklaşımının göreceli bir yaklaşım olduğunu göstermektedir.
Orman amenajman planlarındaki bu eta artışlarının kızılçam türünde
sınırlı kalmadığı karaçam türü için de uygulandığı bu örnek incelemede de
görülmektedir. Bu durumda kızılçam türünün biyolojisi gereği yapılan
müdahaleleri tolere edebildiği yönündeki yaklaşımları ise ortadan
kaldırmaktadır. Ülke genelinde işlevsel planlama çalışmalarının olası odun
hammaddesi üretim miktarlarında ortaya çıkacak düşüşlerin çeşitli yollarla
dengelenmesi sürecinin teknik anlamda da bazı olumsuzlukları ortaya
çıkarabileceği ön görüsüyle gerekli önlemlerin alınması gereklidir. Bakım
bloklarına yönelik olarak yapılan eta artışları bu alanların gençleştirme
(tensil) dönemine gelindiğinde ormandaki yapının ne yönde bir durum
sergileyeceği de oldukça önemlidir.
5-SONUÇ ve ÖNERİLER
2011 yıl ortası nüfus tahminlerine göre dünya nüfusu yaklaşık 6
milyar 974 milyon kişidir. Dünya nüfusunun yüzde 1,1’ini oluşturan Türkiye
nüfusu (74 milyon kişi), 187 ülke arasında 18. sırada yer almaktadır. 2050
yılı nüfus tahminlerine göre dünya nüfusu 9 milyarı aşacaktır. Nüfusu 2050
yılında 94 milyon 585 bin kişi olarak tahmin edilen Türkiye’nin 187 ülke
arasında 19. sırada yer alması beklenmektedir (TUIK, 2012/b). Bu veri 2050
yılında ormanlarımızın bize bu güne göre çok daha fazla odun hammaddesi
üretmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu miktar iyimser bir yaklaşımla
yıllık 33-35 milyon m3 odun hammaddesi anlamı taşımaktadır. 2010 yılı
tüketiminin yaklaşık olarak 27 milyon m3 olduğu dikkate alınırsa yapılan
tahminin çok yüksek bir değer olmadığı görülmektedir. Günümüzdeki
81
üretimin talebe/tüketime göre yaklaşık 2 milyon m3 civarında düşük kaldığı
dikkate alınırsa odun hammaddesi üretimine yönelik yaklaşımların daha
yapıcı bir şekilde gözden geçirilmesi gerekliliği doğmaktadır. Diğer yandan,
ülkemiz odun üretiminde en önemli arz/sunum kaynağı Orman Genel
Müdürlüğü’dür. Odun hammaddesi üretiminde etkin karar aşamasında ise
orman işletme müdürlükleri yer almaktadır. Üretimin daha profesyonel
üreticiler yoluyla yapılmasını gerekli görmektedirler (Yıldırım, 2011).
Üretim sürecinde profesyonelleşme etkisiyle üretimin arttırılmasına katkı
sağlanabilecek ve üretim kayıpları azaltılabilecek, daha küçük çaplı
materyallerden daha etkin yararlanma olanakları artacaktır. Bu durum odun
hammaddesi üretimindeki açığın kapanmasını sağlamayacaktır. Ancak,
olumlu bir ivme kazanmasına neden olacak bir etmendir.
Ülke nüfusundaki artışa koşut olarak ortaya çıkan odun hammaddesi
istemine karşın, odun hammaddesi istem/sunu dengesinin sağlanabilmesi
için orman kaynaklarının planlanmasının önemini ortaya çıkmaktadır.
Orman Amenajman Planlama çalışmaları orman alan ve servet varlığının
dağılımına yönelik verilerin kaynağını oluşturmaktadır. Piyasaya ne
miktarda, hangi nitelikte ve hangi üretim birimlerinden ne kadar miktarda
ürün sunulabileceği bu planlama verilerine dayanmaktadır. Dolayısıyla
planlamaya yönelik yapılacak her türlü çalışma odun hammaddesinin
piyasaya sunumunda etkili olacaktır.
Bu planlamalarda kısa, orta ve uzun dönemli gerçekçi politikalara ve
projeksiyonlara gereksinim duyulmaktadır. Ancak, bu yapının henüz sağlıklı
bir şekilde kurulabildiğini söyleyemeyiz. Özellikle uluslararası ilişkilerden
doğan yaklaşımların alt yapısı oluşturulmadan uygulamaya geçilmesi
olumsuz sonuçlar doğurabilecektir. Bu nedenle de, ormancılık kamuoyunda
yeterince tartışılmadan örnek uygulamaların sonuçları görülmeden doğrudan
uygulamalara geçmek beraberinde çeşitli sorunları da doğurabilecektir.
Orman alanlarının planlanması sürecinin ekonomik, ekolojik ve
sosyal boyutları bulunmaktadır. Ekonomik boyutta karşımıza ormanlardan
ağırlıkla odun hammaddesi olarak yararlanma düzeylerine yönelik
yaklaşımlar çıkmaktadır. Her ne kadar işlevsel planlama yoluyla bu durum
değişiyor gibi gözükse de orman işletme müdürlüklerinin muhasebe
sistemlerinde gelir kaynağı olarak odun hammaddesi görülmektedir.
Planlamanın sosyal boyutun da ormanların sunduğu odun dışı ürün ve
hizmetlerden yararlanma, orman içi ve kenarında yaşayan nüfusun ormanla
olan ilişkileri vb. olgular yer almaktadır. Ekolojik boyutta ise ormanlardan
yararlanmanın devamlılığı, orman alanlarının yapılarının korunması ve
geliştirilebilmesine yönelik teknik iş ve işlemler vb. olgular yer almaktadır.
Ülke odun hammadde sitem/sunu dengesinin bu günkü yapısı ve gelecekte
ortaya çıkacağı görülen istem açığının karşılanmasına yönelik politika ve
82
stratejilerin mutlaka kısa sürede ormancılık kamuoyu ile paylaşılarak
tartışmaya açılması gerekmektedir.
Ekosistem tabanlı işlevsel planlama yaklaşımında çok kriter, çok
boyut ve çok çeşitli taraflar olmasına karşın başta katılımcılık henüz tam
olarak planlama süreçlerinde yer alamamıştır. Orman kaynaklarının
bütünleşik işlevsel yönetim planın yapılabilmesi için; ekolojik-çevresel,
ekonomik ve sosyo-kültürel değişkenler dikkate alınarak çok kriterli, tutarlı,
katılımcı ve bütünleşik bir yaklaşımla planlamak, bu doğrultuda muhtemel
orman işlevleri ve bunların önceliklerin belirlemek, her bir orman işlevine
ilişkin optimum çıktı ve alan düzeylerini saptamak, işlev uygunluk
kriterlerine göre işlevsel alanların haritalarını yaparak ”optimal işlevsel
tahsis haritaları” oluşturmak gereklidir (Daşdemir ve ark, 2010).
Yürürlükteki ekosistem tabanlı işlevsel planlama yaklaşımının temel ilkeleri
(Madde 4), günümüzdeki uygulanma şekliyle ne yazık ki, gerçekleşmesi
oldukça güç ilkelerdir. Bu açıdan planlama çalışmalarına yönelik
değerlendirmeler bir başka çalışma konusu kapsamındadır. Ancak,
sürdürülebilirlik, ormancılıkla ilgili bazı üst planlarla uyumluluk ve/veya
uygunluğu, katılımcılık gibi temel yaklaşımlara ulaşma bakımından ciddi
eksiklikler içermektedir.
İşlevsel planlama yoluyla orman alanlarında yürütülen odun
hammaddesi üretim yapısında ne düzeyde ve ne yönde değişimler
olabileceği örnek seçilen bir planlama ünitesi bazında irdelenmiştir. Eski
planlama durumu ile yeni planlama durumu gözden geçirilerek
değerlendirilmiştir. Her iki plan dönemi içerisinde alansal olarak da çok
büyük farklılıklar bulunmaması da göz önünde bulundurulduğunda, genel
etanın elde edilişi açısından son hasılatla elde edilecek eta miktarındaki
azalmanın ara hasılatın bakım yoluyla alınmasındaki artışla karşılanmaya
çalışıldığı görülmektedir.
Bakım bloklarından her bir meşcere tipi için uygulanacak
silvikültürel işlemler ve buna karşılık elde edilebilecek silvikültürel eta
miktarları planlarda ortaya konulmuştur. Her bir meşcere tipinin silvikültürel
etalarının ne kadarı oranında eta kararlaştırılacağı plan yapıcılarına
bırakılmıştır. Meşcere tiplerinin silvikültürel açıdan ihtiyacı olan eta
miktarının hangi oranda gerçekleştirileceğini, her bir meşcere tipinin
kapasitesinin ne kadarıyla işletileceği açısından tartışma konusu
oluşturmaktadır. Yapılan irdelemelerden de anlaşıldığı kadarıyla bazı
meşçere tipleri için yeni planda kararlaştırılan eta miktarlarında bir önceki
plan dönemine göre 2-3 kat artışlar olduğu görülmektedir.
Bu değişimlere yönelik getirilen gerekçeler göz önüne alındığında
ise; gerekçelerin göreceli olduğu, ülke kırsal yapısında nüfus azalması
83
olmasına karşın hane sayılarında değişikliklerin az hatta olmadığı arttığı
ancak, kırsal yapının giderek yoksullaştığı verilerle ortaya konmuştur.
Dolayısıyla, yeni planlama yaklaşımıyla yaşanabilecek odun hammaddesi
kayıplarının karşılanmasına yönelik yaklaşımların plan ünitelerinde ileriki
yıllarda ekolojik ve planlama tekniği bakımından sorunlar doğurabileceği
görülmektedir. kızılçam türünün biyolojisiyle açıklanmaya çalışılan bakım
uygulamalarındaki eta artışlarının diğer türler için de uygulandığı (bu
planlama birimindeki örnekte olduğu gibi karaçam türünde) görülmektedir.
İşlevsel planlama olarak ülke genelindeki yaygınlaştırmaların değişik
ekolojik koşullara sahip diğer plan ünitelerinde de (diğer ağaç türlerinde de
kayın, sarıçam vb) aynı uygulamaları içereceği bilinmektedir. Bu durumda
kısa sürede çeşitli sorunların (ekonomik, ekolojik ve sosyal içerikli) bizi
beklediği görülmektedir.
İşlevsel planlama olarak yapılan çalışmaların daha önceki
çalışmalardan farklı kılacak uygulamaları içermesi beklenmektedir. Ancak
bu beklentinin tam olarak karşılanabildiğini söylemek te güçtür. Biyolojik
çeşitlilik, sosyo-ekonomik ve ekolojik değerlendirmelere önemli yer
verilmesine karşın bu olguların henüz planlamalara gerektiği gibi
yansıtılamadığı da görülmektedir. Bu planlamalarda sosyo-ekonomik
yapının gerektiği gibi yer almasını sağlayabilmek için Amenajman
heyetlerinde bu konudaki uzman teknik elemanların yer alması da
sağlanmalıdır. Bir başka yaklaşım olarak bu konuya yönelik veriler hizmet
alımı şeklinde gerçekleştirilerek planlamalarda yer verilmelidir.
Orman kaynaklarının bütünleşik işlevsel planlama anlayışı
çerçevesinde, toplumsal ihtiyaçlara daha iyi cevap verebilen, sürdürülebilir
kalkınmaya ve çağdaş ormancılık anlayışına katkı sağlamaya çalışan bir
planlama yoluyla orman amenajman planları yapılmalıdır. Bu süreçte de;
orman kaynaklarının biyofiziksel, sosyal, ekonomik, kültürel ve çevresel
boyutları (işlevleri), Çok sektörlü (ormancılık, tarım ve mera gibi), çok
işlevli (odun hammaddesi, ot, su, yaban hayatı ve tarımsal ürünler), çok
ölçekli (zaman ve mekân ölçeği), çok disiplinli, çok boyutlu (biyofiziksel,
sosyal, ekonomik, çevresel ve kültürel boyutlar), çok kriterli ve çok aktörlü
(karar vericiler, kamu, çıkar-baskı grupları ve sektör uzmanları) olan bir
orman kaynağının bu özellikleri dikkate alınarak planlamaların
gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Gerçekten yararlı bir planlama olacağına inandığımız işlevsel
planlamalara yaygınlık kazandırılmadan önce getirilen yaklaşımın
ormancılık kamuoyunda yeterince ve sağlıklı bir şekilde tartışılmasının
sağlanması çok önem taşımaktadır.
84
KAYNAKÇA
ANONİM, 1963; Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 1963-1967, Ankara.
ANONİM, 1968; İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 1968-1972, Ankara.
AnONİM, 1973; Yeni Strateji ve Kalkınma Planı, Üçüncü Beş Yıl, 19731977, Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı, DPT Yayın No: 1272,
Ankara.
ANONİM, 1979; Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı 1979-1983, DPT
Yayın No: 1664, Ankara.
ANONİM, 1985; Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 1985-1989, Ankara.
ANONİM, 1987; 1990-2010 Yılları Ormancılık Sektörü Odun Kökenli
Orman Ürünleri Arz ve Talep İlişkileri, Tarım Orman ve Köyişleri
Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Araştırma Planlama ve
Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Yay. No: 2, Ankara.
ANONİM, 1988; Ormancılık Ana Planı 1990-2009, Tarım Orman ve
Köyişleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Araştırma Planlama ve
Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Yay. No: 3, Ankara.
ANONİM, 1997; Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Akseki Orman İşletme
Müdürlüğü, Kuyucak Orman İşletme Şefliği Amenajman Planı
1997-2006, Antalya.
ANONİM, 2008; Orman Amenajman Yönetmeliği, Çevre ve Orman
Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü Orman İdaresi ve Planlama
Dairesi Başkanlığı, Ankara.
ANONİM, 2009 Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Akseki Orman İşletme
Müdürlüğü, Kuyucak Orman İşletme Şefliği Amenajman Planı
2009-2018, Antalya.
ANONİM, 2012; Odun Üretim-Tüketim Dağılımı, OGM, İşletme Pazarlama
Dairesi Başkanlığı
ADNKS, 2007; Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, Köy Sayısı ve
Nüfusu,
http://tuikapp.tuik.gov.tr/adnksdagitapp/adnks.zul,
20.06.2012.
ADNKS, 2008; Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, Köy Sayısı ve
Nüfusu,
http://tuikapp.tuik.gov.tr/adnksdagitapp/adnks.zul,
20.06.2012.
85
ADNKS, 2009; Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, Köy Sayısı ve
Nüfusu,
http://tuikapp.tuik.gov.tr/adnksdagitapp/adnks.zul,
20.06.2012.
ADNKS, 2010; Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, Köy Sayısı ve
Nüfusu,
http://tuikapp.tuik.gov.tr/adnksdagitapp/adnks.zul,
20.06.2012.
BAŞKENT, E., Z., 1995; Doğaya Uygun Amenajman ve Konumsal
Planlama, I. Ulusal Karadeniz Ormancılık Kongresi, 23-25 Ekim
1995, 4. Cilt, 276-283, Trabzon.
BAŞKENT, E., Z., 1999; ekosistem Amenajmanı ve Biyolojik Çeşitlilik,
Tr. J. Of Agriculture and Forestry, 23 (1999) Ek Sayı 2, 355-363,
TÜBİTAK, Ankara.
BAŞKENT, E., Z., YOLASIĞMAZ, A., H., MISIR, M. 2001; Orman
Ekosistem Amenajmanı, Türkiye Ormancılar Derneği, I. Ulusal
Ormancılık Kongresi, 19-20 Mart 2001,
BIRLER, A.,S.;1995; Ormanlarımızın Korunması Için
Plantasyonların Önemi, TEMA Yay. No:8, Istanbul.
Endüstriyel
BOZKURT, A.Y., ve GÖKER, Y., 1996: Orman Ürünlerinden Faydalanma
Ders Kitabı. İ.Ü. Yayın No: 3946, Orman Fakültesi Yayın No: 437,
ISBN 975-404-422-8, İstanbul.
DAŞDEMİR, İ., 2002; Çok Boyutlu Karar Verme Metotları ve
Ormancılıkta Uygulama Alanları, Bartın Orman Fakültesi Dergisi,
Cilt: 4, Sayı: 4, Bartın.
DAŞDEMİR, İ., 2006; Orman Kaynakları Yönetiminde Müdahale Odakları
ve Türkiye Ormancılığında Durum. Ormancılıkta Sosyo-Ekonomik
Sorunlar Kongresi 26–28 Mayıs 2006. Bildiri Kitabı, 312–321.
DAŞDEMİR, İ., 2010; Çok Kriterli Katılımcı Yaklaşımla Orman
Kaynaklarının İşlevsel Önceliklerinin Belirlenmesi (ulus devlet
Orman İşletmesi Örneği), Bartın Orman Fakültesi Dergisi, Cilt: 12,
Sayı: 17, Bartın.
DAŞDEMİR, İ., KAYA, G., GÜNGÖR, E. 2010; Orman Kaynaklarının
Bütünleşik İşlevsel Yönetim Planlaması. TÜBİTAK, TOVAG Proje
No: 107O787 Sonuç Raporu, 154 s., Ankara.
DİE, 1993; Genel Nüfus Sayımı 1990, Nüfusun Sosyal ve Ekonomik
Nitelikleri, Ankara.
86
DPT, ÖİK. 2001; Sekizinci Beşyıllık Kalkınma Planı, Ormancılık Özel
İhtisas Komisyon Raporu, DPT Yayın No: 2531 . ÖİK No: 547, Ankara
DPT, ÖİK. 2007; Dokuzuncu Beşyıllık Kalkınma Planı, Ormancılık Özel
İhtisas Komisyon Raporu, Ankara
FAO,
2008; Trade in forest products and services. [online]
http://www.fao.org/forestry/trade/en/ [Ziyeret Tarihi: 08.06.2009]
HACIOĞLU, H., KAPLAN, E., BALI, R., CİLAN, S., 2005; Yuvarlak
Odun Üretim Pazarlaması. 1. Çevre ve Ormancılık Şurası Tebliğler
Kitabı 3. Cilt. Antalya.
GERAY, U., GÖRÜCÜ, Ö., 2005; Orman Amenajman Planlarının
Geliştirilmesinde Yeni Yaklaşımlar, TMMOB Orman Mühendisleri
Odası, Türk Ormancılığında, Uluslararası süreçte Acil Eyleme
dönüştürülmesi Gereken konular, Mevzuat ve Yapılanmaya
Ynasımaları Sempozyumu, 22-24 Aralık, 69-78, Antalya.
GERAY, U., YILMAZ, E., 2006; Orman Kaynaklarına İlişkin İşlev
Önceliklerinin Belirlenmesi, Ormancılıkta Sosyo-Ekonomik
Sorunlar Kongresi 26–28 Mayıs 2006. Bildiri Kitabı, 206–212.
İNAÇ, S., ve KARA, U., 2006; Kahramanmaraş Ormanlarında Kaçakçılık
Sorunları ve Sosyo-Ekonomik Çözüm Önerileri. Ormancılıkta
Sosyo-Ekonomik Sorunlar Kongresi 26–28 Mayıs 2006. Bildiri
Kitabı, 18–24.
KONUKÇU, M. 1999; Ormancılığımız, Türkish Forestry. DPT Yayını.
KUVAN, Y., AKGÜN, B., YURDAKUL EROL, S., YILDIRIM, H.T.,
2007; Türkiye’de Ormancılık Politikası Süreci ve Ormancılık
Örgütü (Orman Bölge 178 Müdürlükleri Örneği). 150th Anniversary
of Forestry Education in Turkey. Bottlenecks, Solutions, and
Priorities in the Context of Functions of Forest Resources / 17-19
October 2007, 541-553, İstanbul.
LAAKSONEN-CRAIG, S., 2004; Foreign Direct Investments in the Forest
Sector:Implications for Sustainable Forest Management in
Developed and Developing Countries. Forest Policy and Economics
(6): 359-370, Elsevier.
OGM, 2006: Orman Bakanlığı Yıllık İstatistik Veri Bankası. [online]
www.ogm.gov.tr. [Ziyaret tarihi: 03.08.2007].
87
OGM, 2008: Üretim Pazarlama Faaliyetleri 2008 Yılı Değerlendirmesi.
[online] www.ogm.gov.tr [Referans Tarihi: 15.03.2009].
OK, K., 1999: Orman Kaynakları Planlaması ve Aşamalı Yaklaşım. İ.Ü.
Orman Fakültesi Dergisi. Seri: B, Cilt: 49, Sayı: 1-2-3-4, Sayfa: 4564, İstanbul.
TUIK, 2001; Genel Nüfus Sayımı 2000, Ankara.
TUIK, 2012/a; Hane Halkı Sorumlusunun Durumuna Göre Tüketim
Harcaması Türleri,
http://tuikapp.tuik.gov.tr/gelirdagitimapp/hhalkireis.zul, 23.06. 2012.
TUIK, 2012/b; Türkiye'nin Demografik Yapısı Ve Geleceği - Dönemi:
2010-2050, http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=13140,
23.07.2012.
YILDIRIM, H., T., 2011; İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi Dergisi, B
Serisi, cilt: 61, 67-84, İstanbul.
YILMAZ, E., 2004a; Orman Kaynaklarının İşlevsel Planlaması, Doğu
Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Teknik Bülten
No: 23, Tarsus.
YILMAZ, E., 2004b; Analitik Hiyarerşi Süreci Kullanarak Katılımcı Doğal
Kaynak Planlaması, Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü
Müdürlüğü, Teknik Bülten No: 22, Tarsus.
YILMAZ, E., 2006a; Orman Kaynakları Planlanması Yönetiminde
Katılımcı Yaklaşımlar, Ormancılıkta Sosyo-Ekonomik Sorunlar
Kongresi 26–28 Mayıs 2006. Bildiri Kitabı, 196–200.
YILMAZ, E., 2006b; Ormancılıkta Çok Amaçlı Faydalanmadan Ekosistem
Yönetimine Geçiş, Ormancılıkta Sosyo-Ekonomik Sorunlar
Kongresi 26–28 Mayıs 2006. Bildiri Kitabı, 104–107.
88
Çizelge 1: Beş Yıllık Kalkınma Plan Dönemlerinde Odun Hammaddesi Üretim
Hedefleri
V. BYKP
IV. BYKP
III. BYKP
II. BYKP
I. BYKP
Table 1: Production Objectives of Wood-stock at Five Years Development Periods
ÜRÜN CİNSİ (1000 m3)
Plan
Yıllar
Endüstriyel Odun
Yakacak Odun
Toplam
Dönemleri
1963
3000
10500
15463
1964
3330
10333
15627
1965
3600
10833
16398
1966
4835
14166
20967
1967
4622
15000
21589
1968
4832
15000
21800
1969
4960
13333
20262
1970
5200
11717
18887
1971
5530
11667
19168
1972
6250
11333
19555
1973
6717
10666
19356
1974
7422
10500
19896
1975
8203
10333
20511
1976
9070
10166
21212
1977
10024
10000
22001
1979
10887
12152
25018
1980
11837
12055
25872
1981
12879
11959
26819
1982
14019
11863
27864
1983
15270
11768
29021
1985
10446
24000
36431
1986
11073
23484
36543
1987
11745
22979
36711
1988
12459
22484
36931
1989
13220
22000
37209
89
Çizelge 2: 1990-2010 Yılları Endüstriyel Odunun Ürün Cinslerine Göre Az Ve Talep.
Table 2:Offer-Demand of Industrial Forest Product Types by Years between 1990-2010.
1990-2010 Yakacak Odun Talep Tahmini (M3)
Kaynak: Anonim, 1987.
90
Çizelge 3: 1990-2010 Yılları Endüstriyel Odunun Ürün Cinslerine Göre Arz ve Talep Karşılaştırması.
Table 3: Comparison of Offer-Demand Balance by Industrial Forest Product Types of Years between 1990-2010.
Kaynak: Anonim, 1987
91
Çizelge 4: Orman Ürünleri Üretim Ve Tüketim Miktarları (1000 m3/Str.).
Yıllar
Üretim
OGM
Özel Sektör
Tüketim
OGM
Özel Sektör
İthalat - İhracaat
GENEL TOPLAM M3
YAKACAK ODUN (Ster)
Ürün Cinsi
ENDÜSTRİYEL
ODUN (m3)
Table 4: The Product and Comsuption Amounts of Forest Productions (1000 m3/Str.).
Üretim
OGM
Kacak (Gizli)
Özel Sektör
Tüketim
OGM
Kacak (Gizli)
Özel Sektör
İthalat - İhracaat
Üretim
OGM
Kacak (Gizli)
Özel Sektör
Tüketim
OGM
Kacak (Gizli)
Özel Sektör
İthalat-İhracaat
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
7822
6451
1371
8310
6939
1371
8629
7216
1413
8488
7075
1413
9151
7694
1457
8091
6634
1457
8455
6953
1502
8783
7281
1502
8330
6781
1549
7821
6272
1549
8890
7294
1596
8239
6643
1596
7467
5821
1646
9727
8081
1646
8362
6665
1697
9174
7477
1697
9345
7596
1749
9467
7718
1749
9210
7407
1803
9369
7566
1803
9425
7566
1859
9821
7705
1859
257
9166
7249
1917
10221
7230
1917
1074
9422
7446
1976
9857
7008
1976
873
36696
37480
36756
36261
37710
35514
35270
34339
30712
27961
25541
25450
25545
20192
20372
13751 13310.9
1571
1587
35127
34355
19805
19457
13751 13310.9
1571
1587
19851
12885
1603
33403
18915
12885
1603
16659
14289
12434 12036.1
1619
1636
30144
27543
16091
13871
12434 12036.1
1619
1636
19023
20309
20071
20046
21949
16179.2 15661.4 15160.3 14675.1 14205.5
1494
1509
1525
1540
1556
37075
37434
36913
36456
36963
19402
20263
20228
20241
21202
16179.2 15661.4 15160.3 14675.1 14205.5
1494
1509
1525
1540
1556
35344.3
20718.3
12134.4
2491.64
36116.5
21490.5
12134.4
2491.64
0
36739.2
22447.8
11746.1
2545.36
36563.7
22272.3
11746.1
2545.36
0
36718
22747.3
11370.2
2600.51
35775.7
21805
11370.2
2600.51
0
35651
21987.5
11006.4
2657.12
36125.2
22461.8
11006.4
2657.12
0
36612.1
23242.8
10654.1
2715.24
35542.9
22173.5
10654.1
2715.24
0
35526.1
22438
10313.2
2774.92
34584.9
21496.8
10313.2
2774.92
0
33919.4
21100
9983.19
2836.2
35493.1
22673.8
9983.19
2836.2
0
Kaynak: Anonim, 2012; OGM, İşletme Pazarlama Dairesi Başkanlığı
92
34116.1
21553.3
9663.73
2899.13
34226.1
21663.3
9663.73
2899.13
0
32379.5
20090.3
9325.5
2963.75
32075.5
19786.3
9325.5
2963.75
0
30181
18123.8
9027.08
3030.12
30026.5
17969.3
9027.08
3030.12
0
12238
12503
12942
11651 11278.1 10917.2
1652
1669
1686
26397
25450
24991
13094
12503
12388
11651 11278.1 10917.2
1652
1669
1686
28581
16744.5
8738.22
3098.28
29619
17525.5
8738.22
3098.28
257
28253.1
16626.3
8458.59
3168.3
29308.1
16607.3
8458.59
3168.3
1074
28580.6
17152.5
8187.92
3240.22
28600.1
16299
8187.92
3240.22
873
Çizelge 4: Orman Ürünleri Üretim Ve Tüketim Miktarları (1000 m3/Str.) (Çizelge 4 devamı)
Table 4: The Product and Comsuption Amounts of Forest Productions (1000 m3/Str.) (Table 4 Continue).
GENEL TOPLAM M3
YAKACAK ODUN
(Ster)
ENDÜSTRİYEL
ODUN (m3)
Ürün Cinsi
Yıllar
Üretim
OGM
Özel Sektör
Tüketim
OGM
Özel Sektör
İthalat - İhracaat
Üretim
OGM
Kacak (Gizli)
Özel Sektör
Tüketim
OGM
Kacak (Gizli)
Özel Sektör
İthalat - İhracaat
Üretim
OGM
Kacak (Gizli)
Özel Sektör
Tüketim
OGM
Kacak (Gizli)
Özel Sektör
İthalat - İhracaat
1989
9497
7460
2037
10226
7769
2037
420
25333
13062
10567.9
1703
24523
12252
10567.9
1703
1990
8681
6581
2100
9606
6670
2100
835.5
24095
12145
10229.7
1720
21709
9759
10229.7
1720
1991
8713
6513
2200
9783
6494
2200
1089.3
23145
11503
9902.35
1740
23145
11503
9902.35
1740
1992
8997
6697
2300
10153
6695
2300
1157.9
22491
11146
9585.48
1760
23458
12113
9585.48
1760
1993
9600
7010
2590
11784
6335
2590
2859.0
21905
10846
9278.7416
1780
20897
9838
9278.7416
1780
1994
9428
6712
2716
11265
7455
2716
1094.0
19161
8379
8981.8218
1800
20280
9498
8981.8218
1800
28496.5
17256.5
7925.91
3314.1
28618
16958
7925.91
3314.1
420
26752
15689.8
7672.28
3390
25887
13989.3
7672.28
3390
835.5
26072
15140.3
7426.76
3505
27142.3
15121.3
7426.76
3505
1089.3
25865.6
15056.5
7189.11
3620
27746.8
15779.8
7189.11
3620
1157.9
26028.556
15144.5
6959.0562
3925
27456.556
13713.5
6959.0562
3925
2859
23798.616
12996.25
6736.3664
4066
26474.866
14578.5
6736.3664
4066
1094
Kaynak: Anonim, 2012; OGM, İşletme Pazarlama Dairesi Başkanlığı
93
1995
10984
8046
2938
11535
7743
2938
854.0
20053
9539
8694.4035
1820
20892
10378
8694.4035
1820
0
26024.053
15200.25
6520.8027
4303
27204.303
15526.5
6520.8027
4303
854
1996
10548
7529
3019
11602
7413
3019
1170.0
20658
10402
8416.1826
1840
20749
10205
8416.1826
1840
288
26041.637
15330.5
6312.137
4399
27163.887
15066.75
6312.137
4399
1386
1997
10074
6974
3100
11578
7379
3100
1099.0
19253
9246
8146.8648
1860
18924
8631
8146.8648
1860
286
24513.649
13908.5
6110.1486
4495
25770.899
13852.25
6110.1486
4495
1313.5
1998
10217
7050
3167
11442
7004
3167
1271.0
18138
8372
7886.1651
1880
18574
8350
7886.1651
1880
458
23820.624
13329
5914.6238
4577
25372.624
13266.5
5914.6238
4577
1614.5
1999
10265
7065
3200
11874
7174
3200
1500.0
17701
8167
7633.8078
1900
18084
8250
7633.8078
1900
300
23540.606
13190.25
5725.3559
4625
25436.856
13361.5
5725.3559
4625
1725
2000
10590
7328
3262
12595
7453
3262
1880
17072
7852
7300
1920
17903
8149
7300
1920
534
23394
13217
5475
4702
26022.25
13564.75
5475
4702
2280.5
Çizelge 4: Orman Ürünleri Üretim ve Tüketim Miktarları (1000 m3/Str.) (Çizelge 4 devamı).
Yıllar
Üretim
OGM
Özel Sektör
Tüketim
OGM
Özel Sektör
İthalat - İhracaat
10078
6778
3300
10828
6598
3300
930
11305
8005
3300
12359
7859
3300
1200
10620 11553
7320 8253
3300 3300
11780 13189
7420 8139
3300 3300
1060 1750
Üretim
16462
16137
15981 15900
GENEL TOPLAM M3
YAKACAK ODUN (Ster)
Ürün Cinsi
ENDÜSTRİYEL
ODUN (m3)
Table 4: The Product and Comsuption Amounts of Forest Productions (1000 m3/Str.) (Table 4 Continue).
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
11400
8100
3300
13547
8287
3300
1960
12599
9299
3300
14440
9121
3300
2019
13353
10053
3300
15382
10243
3300
1839
14841
11541
3300
15297
10763
3300
1234
14763
11463
3300
15943
11730
3300
913
15869
12569
3300
17449
12974
3300
1175
15067
14123
13717
14007
14101
13897
OGM
7577
7587
7816 8120
7667 7003
Kacak (Gizli)
6950
6600
6200 5800
5400 5100
Özel Sektör
1935
1950
1965 1980
2000 2020
Tüketim
16576
16413
16110 16273
15646
14474
OGM
7517
7500
7457 8049
7746 6981
Kacak (Gizli)
6950
6600
6200 5800
5400 5100
Özel Sektör
1935
1950
1965 1980
2000 2020
İthalat - İhracaat
174
363
488
444
500 373
Üretim
22424.5 23407.75 22605.75 23478 22700.25 23191.25
OGM
12460.75 13695.25
13182 14343 13850.25 14551.25
Kacak (Gizli)
5212.5
4950
4650 4350
4050
3825
Özel Sektör
4751.25
4762.5 4773.75 4785
4800
4815
Tüketim
23260
24669
23863 25394
25282
25296
OGM
12236
13484
13013 14176
14097
14357
Kacak (Gizli)
5213
4950
4650 4350
4050
3825
Özel Sektör
4751
4763
4774 4785
4800
4815
İthalat - İhracaat
1061
1472
1426 2083
2335
2299
6834
4850
2033
14155
6901
4850
2033
371
23640.75
15178.5
3637.5
4824.75
25998
15419
3638
4825
2117
7304
4650
2053
14080
7230
4650
2053
147
25346.25
17019
3487.5
4839.75
25857
16186
3488
4840
1344
7428
4600
2073
14061
7325
4600
2073
63
25338.75
17034
3450
4854.75
26489
17224
3450
4855
960
7194
4650
2053
14276
7330
4650
2053
243
26291.8
17964.5
3487.5
4839.8
28156
18472
3488
4840
1357
Kaynak: Anonim, 2012; OGM, İşletme Pazarlama Dairesi Başkanlığı
94
Çizelge 5: 2000-2023 Dönemi Odun Kökenli Orman Ürünleri Yurtiçi Üretim ve Tüketim Tahminleri (1000 m3)
Genel Toplam
Yakacak Odun
Toplam
Endüstriyel Odun Toplam
Table 5: Domestic Production-Comsuption Wood Based Forest Products Predictions in 2000-2023 Term (1000 m3)
2010
Yıllar
1
2
2015
OGM
1
2020
2
OGM
1
2
2023
OGM
1
2
OGM
Üretim
11163
10100
11750
11604
10200
11900
12045
10250
12050
12310
10300
12100
Tüketim
13530
11600
12900
14339
11800
13070
15148
12000
13250
15634
12060
13350
Fark
-2367
-1500
-1150
-2735
-1600
-1170
-3103
-1750
-1200
-3324
-1760
-1250
Üretim
13750
14000
13350
13700
14000
13900
14700
13900
Tüketim
13500
13800
13150
13500
13750
13750
14500
13800
Fark
250
200
200
200
250
150
200
100
Üretim
21475
22250
21616
22175
22545
22475
23335
22525
Tüketim
23655
23250
24201
23195
25640
23563
26509
23700
Fark
-2180
-1000
-2585
-1020
-2916
-1088
-3174
-1175
Kaynaklar : DPT Yayın No: 2531 . ÖİK No: 547, 2001
95
Download

Dergisi Sayı 14 Cilt II - Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma