DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
DENGE VE TUTARLILIK MODELLERİ
- 1950’ler boyunca bir dizi denge ve tutarlılık
kuramı geliştirilmiştir.
- Bu yaklaşımların temel varsayımı, insanların
inançlarının ve yargılarının birbiriyle dengeli
ve tutarlı olduğudur.
- Davranışlarımız, hareketlerimiz, eylemlerimiz
ile tutumlarımız, görüşlerimiz, ideolojimiz
arasında bir tutarlılık ararız.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
DENGE VE TUTARLILIK MODELLERİ
Örneğin:
- genellikle bir mesleği seçenler, meslekleri ile
ilgili pozitif görüş taşırlar
- bir kurum veya iş yerindeki mevkiimiz ile iş
yerimiz hakkındaki görüşümüz arasında bir
ilişki vardır
- hiyerarşik konumumuz yükseldikçe, nispeten
daha pozitif düşünürüz.
- ("taç giyen baş akıllanır" sözü, bu
çerçevede değerlendirilebilir).
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
1-LEON FESTİNGER
KURAMI
VE
“BİLİŞSEL
ÇELİŞKİ”
- Profesör Leon Festinger’ın “bilişsel çelişki”
kuramı tutarlılık ve denge kuramların
ilklerindendir.
- Kurama göre:
- insanlar medyadan ya da herhangi bir
enformasyon kaynağından kendi tutum ve
düşünceleriyle tutarlı olmayan mesajlar
aldıklarında yapacakları iki şey vardır:
1- Ya kendi düşünceleriyle tutarlı olan mesajları alırlar; ya
da kendi düşünceleriyle çelişen mesajları reddederler.
2- Ya uyumsuzluk konusunun önemini azaltırlar; ya da
kendi düşünceleriyle uyumsuz olan mesajları kabul
edip, kendi tutum ve davranışlarını, aldıkları bu
mesajla uyumlu hale getirirler.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
1-LEON FESTİNGER
KURAMI
VE
“BİLİŞSEL
ÇELİŞKİ”
Örnek:
-
Yeni bir araba satın alan kişi, başka araba
reklamlarına yönelmek yerine, yaptığı seçimi
destekleyecek enformasyon aramaya yönelir, bu tür
reklamları daha çok okur.
- İnsanlar bir davranışta bulunduktan sonra, bu
davranışı haklılaştırmak için, etraflarında söz
söyleyecek birilerini ararlar.
-
-
Örneğin dersine çok fazla çalışan bir İNEK
sınava hazırlanırken, gireceği sınavın ne kadar
önemli bir sınav olduğunu etrafındakilere söyleme
ihtiyacı duyar.
Özel okul/yemeğe çıkarma
Örneklerde alınan kararlar ya da sergilenen
davranışların failler tarafından haklılaştırılması
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
1-LEON FESTİNGER
KURAMI
VE
“BİLİŞSEL
ÇELİŞKİ”
- Yemeğe çıkarma örneğini açalım;
- bireyler, yaptıkları bu işlerden niçin bu
denli söz etme ihtiyacı duymaktadırlar?
- davranışlarına ilişkin ilave haklı-kılımlar
(justification) aramaları…
- kızla akşam yemeğini birlikte yemek için
gücünün üstünde para harcıyor. Sonra
ertesi gün arkadaşlarına kızın ne kadar
güzel olduğunu anlatmaya başlar…
- NİYE?
- (justification)….
- SORU/SORUN?
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
1-LEON FESTİNGER
KURAMI
VE
“BİLİŞSEL
ÇELİŞKİ”
NİYE?
(justification)….
SORU/SORUN?
Erkeğim kız hakkındaki istek ve arzuları
söz konusu davranışa uygun…
- Fakat mali durumu hakkındaki bilgisi,
yaptığı işe hiç de uygun değil!!!!
- Erkeğin giriştiği eylem ile mali durumu
hakkındaki bilgisi arasındaki ilişki???
- uyumsuz (dissonant) bir ilişkidir
-
-
Erkeğin bilgisi ile davranışı arasındaki uyumsuzluk,
epey sıkıntı verici olduğundan, işin giriştiği eyleme
uygun düşen yanını abartır ve bu sıkıntıyı
küçülterek azaltmaya çalışır.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
1-LEON FESTİNGER
KURAMI
VE
“BİLİŞSEL
ÇELİŞKİ”
- Büyük Yalan: Günde 3 defa diş fırçelarım…
- kanı ile yapılan davranış arasındaki
uyumsuzluk
- Yeni enformasyon
- günde üç kere diş fırçalamak zararlıdır..
- X markayla tek bir kez fırçalamak yeterlidir
- Bu tür bir enformasyon karşısında birey
kolaylıkla etkilenebilecek ve tutarsızlığına
destek arayacaktır…
- uyumsuzluk (dissonant) ilişki, bu kuramın
ana konusudur.
- Bu yaklaşıma göre izleyiciler medyadan
gelen
mesajları
algılamada
“seçici”
davranırlar.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
1-LEON FESTİNGER
KURAMI
VE
“BİLİŞSEL
ÇELİŞKİ”
- Algı Seçiciliği Kuramı:
- Algı seçiciliği kuramında iki alan vardır:
Seçici maruz kalma ve Seçici hatırlama
1)Seçici Maruz Kalma:
- Bazı insanlar, bilerek, bazı TV kanallarını izler, bazı
dergi ve gazeteleri okurlar.
- Bazı insanlar da kendi düşüncelerine karşı olan TV
kanallarını izlemez, gazete ve dergileri okumazlar;
bunlardan bilinçli olarak kaçınırlar.
- Bu davranışa “seçici maruz kalma” denir.
2)Seçici Hatırlama:
- İnsanlar medyadan edindikleri enformasyon ve
düşüncelerden, yalnızca kendi istediklerini hatırlarlar,
istemediklerini hatırlamazlar.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
1-LEON FESTİNGER
KURAMI
VE
“BİLİŞSEL
ÇELİŞKİ”
- Festinger;
- Sahip olduğu bilgiye / tutuma aykırı bir
davranışta bulunan kişi “bilişsel çelişki”ye
düşer.
- Çelişkiden kurtulmak için ne yapar?
1) Davranışını değiştirir
2) Tutumunu değiştirir ya da yeni bilgiler
edinerek, o konudaki mevcut bilgisini
değiştirir
3) Psikolojik
savunma
mekanizmalarından
birisini;
örneğin
“mantığa
bürüme”yi
kullanarak, çelişkisinin yarattığı rahatsızlıktan
kurtulmaya çalışır
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
1-LEON FESTİNGER
KURAMI
VE
“BİLİŞSEL
ÇELİŞKİ”
Örnek:
- Siggara içen kişi…
- Zararlı: bilişsel çelişki..
- Rhatsızlığı gidermek, çelişkiden kurtulmak..
- “mantığa bürüme”: sigara stresimi azaltıyor
- Çernobil kazası..
- Radyasyonlu çay…
- İçmeye devam: bilişsel çelişki..
- Savunma mekanizması: “acı patlıcanı kırağı
çalmaz”
- E-5’teki travesti-fuhuş…
-
AIDS’e rağmen ilişki: bilişsel çelişki..
Savunma mekanizması: “atın ölümü arpadan olsun”
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
1-LEON FESTİNGER
KURAMI
VE
“BİLİŞSEL
ÇELİŞKİ”
Özetle
Bilişsel çelişki kuramına göre
Bireylerin sahip oldukları kanaatler, çoğu kez
kolaylıkla değiştirmeleri mümkün olmayan kanaatlerdir
- Bu yüzden de BİREYLER uyumsuzluk azaltımına
girişİRLER
- Bireyler kabul etmeye hazır oldukları yeni görüşlerle
karşılaştıklarında, etrafındakilerden sosyal destek
ararlar
Sonuç olarak bu kuram
-
1) Tutum değişikliği yerine tutum istikrarını,
2) Enformasyon alma yerine enformasyon
aramayı,
3) Gönderici yerine alıcıyı ön plana çıkarır.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
2) THEODOR NEWCOMB’UN “ABX DENGE MODELİ”
ABX Modeli, daha çok kişiler arası iletişim
sürecini açıklar.
- Modele güre
- kişiler
arasında
kurulan
iletişimsel
ilişkilerde, iletişimde bulunan insanların
sahip oldukları inanç, tutum ve
davranışlar önemli bir yere sahiptir.
- Bu şekilde bireyler, hem kendi içsel
iletişimlerinde, hem de diğer insanlarla
olan iletişimlerinde bir denge ararlar.
- A ve B, birbiriyle iletişimde bulunan iki
farklı kişiyi sembolize eder.
- X ise, bu kişilerin iletişim etkinliğinin
içeriğini, konusunu oluşturan bir başka kişi, olay,
-
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
2) THEODOR NEWCOMB’UN “ABX DENGE MODELİ”
- Eğer A ve B, X’e karşı farklı bir bakış açısı ya
da düşünce ya da tutuma sahipse
- A ve B arasındaki iletişim ilişkisinde bir
dengesizlik durumu göze çarpar.
- Bu iki kişiden birisi diğerine ya da X’e
karşı olan tutum ve düşüncesini
değiştirebilir.
- Ya da iletişimde bulunan iki kişi,
aralarında bir uzlaşmaya varıncaya kadar
bu gerilim durumu devam eder.
Örnek
Aternatif tıbba inanan birisiyle modern tıp
tekniklerine inanan birisi arasındaki düşünce ve
inanç farklılığı…
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
2) THEODOR NEWCOMB’UN “ABX DENGE MODELİ”
- Newcomb, daha sonra iletişimin ancak belli
koşullar altında meydana gelebileceğini
belirtİR VE modeline şu koşulları ekleR
- KOŞULLAR
1) Bireyler arasında güçlü bir cazibe
olduğunda
2) Katılanlardan en az birisi için nesne
önemli olduğunda
3) X nesnesi her iki kişinin de ortak ilgi alanı
içinde olduğunda
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
3) WESTLEY & MACLEAN
“ARACILANMIŞ” İLETİŞİM MODELİ
- Newcomb’un ABX denge modeli (kişiler arası)
Westley ve MacLean tarafından kitle iletişim sürecine
uyarlanmıştır.
- modele göre:
- A; iletişim kaynağını oluşturan bir kitle iletişim
kurumudur.
- Bu kurum, X’i toplumda meydana gelen olay, olgu,
eylem veya kişiler hakkındaki görüşlerden birisini
seçerek B (izleyici) birimine ileti olarak gönderir.
- B (izleyici) X’i (olayı, olguyu ya da eylemi)
kendisi de görebilir ve A’ya bir reaksiyon
gösterebilir.
Örnek
- Kitlesel bir “linç olayı”nı (X) sunan bir TV kanalı(A),
söz konusu kitlesel linç olayına tanık olan B tarafından
da algılanıp tepkiyle karşılanabilir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
3) WESTLEY & MACLEAN
“ARACILANMIŞ” İLETİŞİM MODELİ
- C: aracı: Modelin ikinci versiyonu
- C ile sembolize edilen kitle iletişimcisinin kanal
rolünü oynadığı bir durum söz konusudur.
- Buna göre
- A ve B arasında X’e ilişkin mesajların
aktarılmasında C bir faktör olarak araya girer ve
nelerin aktarılacağını belirler.
- Modelin bu versiyonunda, A savunmacı bir rol
üstlenir.
- Politikacı, reklâmcı ya da haber kaynağı olabilir
- Bazı bilinçli amaçları ve niyetleri olan bir
iletişimcidir.
- C ise, herhangi bir iletişim örgütüdür
- medya örgütü ya da örgütte çalışan bir kimsedir
- B ve A’nın gereksinmelerine hizmet eden bir ajan
durumundadır
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
3) WESTLEY & MACLEAN
“ARACILANMIŞ” İLETİŞİM MODELİ
A--- bir kaynak (toplumsal bir kaynak) reklamcı,
sanayi odası, politikacı, v.s.
B--- bir izleyici (toplumun bir üyesi) izleyici
C--- ise, mesajı B’ye aktaran bir aracıdır
iletişimci
Modelin amacı:
- X veya B arasındaki bağlantının C rolünün
tekelinde olmadığını göstermektir.
- B, A ile doğrudan ilişkilere de sahip olabilir
- ya da X hakkında doğrudan deneyim sahibi olabilir.
ÖrneK:
Fiyat yükselmesi ya da hava durumu değişikliği
konuları
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
4) FRITZ HEIDER’İN DENGE MODELİ
- Heider;tutarlılık kuramlarının babası 19461958
- denge modeli”; iki birey ve bir tutum objesi
arasındaki ilişki üzerinde odaklaşır.
- Yani, iki insan arasında üçüncü bir insan
ya da nesne hakkında var olabilecek
düşünce
uygunluğu
veya
uygunsuzluğunun düzeyiyle ilgilenir.
- Heider kişiler arası algıyı basite indirger
- Bir kişinin (k), bir diğer kişi (d) ve bir tutum
objesi (o) arasındaki ilişkiyi incelemiş,
ancak bu incelemede durum, söz konusu
kişinin (k) görüş açısından ele alınmıştır
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
4) FRITZ HEIDER’İN DENGE MODELİ
Buna göre:
- Şayet k-d-o ilişkisinde her üç ilişki de k’ya
göre olumluysa ya da ilişkilerden ikisi
olumsuz, biri olumluysa k’nın zihninde denge
durumu var demektir.
+ + +
+ - Şekil 1
Dengeli durum
Değişime Direnç
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
4) FRITZ HEIDER’İN DENGE MODELİ
Buna göre:
- Şayet iki ilişki olumlu, bir ilişki olumsuzsa ya
da her üç ilişki de olumsuzsa, k için dengesiz
bir durum var demektir.
+ + - - Şekil 2
Dengesiz durum
Değişime Açıklık
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
4) FRITZ HEIDER’İN DENGE MODELİ
-
Kafa karıştı))
Örneklerle İzah
Bir arkadaşınız, hukuk hocasının iyi bir insan
olduğunu düşünüyor ve siz de bu düşünceye
katılıyorsanız, bu durumda ilişkiniz dengelidir.
- Kadınların da erkekler gibi çok iyi yerlere
geldiği
konusunda
arkadaşınızla
anlaşamıyorsanız, siz kadınların da artık ev
dışına çıkmasını, sorumluluklar taşımasını,
özgür olmalarını ve erkek-kadın arasında
ayrım yapılmamasını, arkadaşınız da bunun
tam tersini savunuyorsa, bu fikir farklılığı
ilişkilerinizde bir dengesizlik yaratacaktır.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
4) FRITZ HEIDER’İN DENGE MODELİ
-
Kafa karıştı))
Örneklerle İzah
- Ya da bir karı-koca ile eve alınmış bir köpek
arasındaki ilişkiyi düşünelim:
- Şayet, kocaya göre; koca, karısı ve köpek
arasında olumlu bir ilişki varsa, ya da
karısı ile kendisi arasında olumsuz bir
ilişki olduğu halde, her ikisinin de köpeğe
karşı sempatik (olumlu) bir yaklaşımı
varsa; her üçü arasında dengeli bir ilişki
var demektir.
- Bunun sonunda, köpek, koca ve karısı
birlikte yaşamaya devam ederler.
- Ya da eve alınacak bir mobilya veya
çocuk yapıp yapmama konusu da olabilir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
4) FRITZ HEIDER’İN DENGE MODELİ
-
Heider’in denge modeline göre,
- İki insanın birbirlerine karşı ya da bir
nesneye karşı geliştirdikleri hoşlanma ya
da hoşlanmama şeklindeki tutumlarında
bazı ilişki kalıpları dengelenecek, bazıları
ise dengelenmeyecektir.
- Denge
bulunduğu
durumda,
iletişime
katılanların her biri değişime karşı çıkar.
- Bir başka deyişle, denge durumunun düzenli
olduğu ve dış etkenlere direndiği varsayılır.
- Dengesizlik ise kişide psikolojik bir gerginlik
yaratır.
- Bu gerginlik, denge halini yeniden
sağlayacak bir değişiklik oluşmasıyla
ortadan kalkar.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
4) FRITZ HEIDER’İN DENGE MODELİ
- YÜKLEME TEORİSİ: Attribution Theory
- Heider’e mal edilİR.
- Yükleme teorisi, sosyal psikolojinin insanların
bir davranışla ilgili olarak, ne zaman ve nasıl
"niçin?" sorusunu sorduklarıyla ilgilenen
alanıdır.
- Heider'e
göre
insanların
iki
güçlü
motivasyonu vardır:
• Dünyayı tutarlı bir şekilde anlama
• Çevreyi kontrol etme ihtiyacı.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
4) FRITZ HEIDER’İN DENGE MODELİ
- YÜKLEME TEORİSİ: Attribution Theory
- Bu ihtiyaçlardan dolayı, insanlar başkalarının
nasıl davranacaklarına yönelik önceden
kestirimlerde bulunmak isterler.
- Yeni kişilerle karşılasan bireylerin birbirlerinin
sözlü–sözsüz
davranışlarından,
giyiniş
tarzlarından edindikleri izlenimlerle başlayan
bu atfetme (yükleme) süreci, sosyal
psikolojinin temel kavramlarından biridir.
- Fritz Heider (1958), atfetme sürecinin
temelinde, insanın kendini ve çevresini
anlama isteğinin yattığını söyler.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
4) FRITZ HEIDER’İN DENGE MODELİ
YÜKLEME TEORİSİ: Attribution Theory
Sözsüz İletişim?
Sözsüz iletişimin önemli işlevleri vardır
Bu işlevler iki ana gruba ayrılabilir.
Birincisi; sözsüz iletişim yoluyla birtakım
anlamlar iletilebilmesinin mümkün olmasıdır.
- Örneğin; yakaya takılan rozetle meslek,
kişiye yapılan bedensel temasla duygu ya
da bir baş hareketiyle onay ifade edilebilir.
- örneğin ağırbaşlı biçimler, tek renk,
bedene sımsıkı oturtulmuş klasik kesimler
ciddiyeti ifade eder.
- İkinciSİ: sözlü iletişimi desteklemesi, onun
akıcılığına katkıda bulunmasıdır.
-
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
DENGE VE
TUTARLILIK
MODELLERİ
4) FRITZ HEIDER’İN DENGE MODELİ
- YÜKLEME TEORİSİ: Attribution Theory
-
Yükleme yapılırken dikkate alınan noktalardan biri,
davranışın toplumsal bir rolün bir parçası olup
olmadığıdır.
- Yani bir itfaiyecinin yangın söndürmesi onun
yardımseverliğiyle değil, mesleğiyle açıklanırken,
yoldan geçen birinin yangını söndürmeye katkıda
bulunması, onun kişilik özellikleriyle ilişkilendirilir.
- Başkalarının
davranışlarını
yorumlarken,
onların gerçek kişilik özellikleriyle ilgili önceki
beklentilerimizi kullanırız.
- Yani eğer solcu olduğunu bildiğimiz bir
arkadaşımız bir akşam yemeğinde babasının
muhafazakâr görüşlerini onaylıyorsa, bunu onun
babasıyla tartışmaya girmekten kaçınmasıyla
açıklarız, yani bir dışsal yükleme yaparız.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
-
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR (USES
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
1970’Lİ yıllar görevselci medya toplumbilimi
AND
- Kullanımlar ve Doyumlar yaklaşımıyla
“insanlar
medyadan
nasıl
yararlanıyorlar?”
sorusunu
ortaya
atıorlar: “kullanıcıların doyumu”
- Psikolog Elihu Katz’ın araştırmalarına ve
çalışmalarına
dayanır.
(Katz
hatırla?hatırlayana ödül)
- Katz’a göre, insanların toplumsal ve
psikolojik kökenli ihtiyaçları vardır.
- Bu
ihtiyaçlar
sonucunda
insanlar,
medyadan ve diğer kaynaklardan bu
ihtiyaçlarını gidermek için
birtakım
beklentiler içine girerler.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
-
-
-
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR (USES AND
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
Bu yaklaşıma göre
Medyanın
etkisi sınırlıdır,
izleyicilerin
“seçiciliği” bu etkiye engel oluşturur
- Medyanın etkisi doğrudan değildir, çünkü
arada
başkaları vardır
- Medyanın etkisi hemen olamaz, çünkü etkileme
süreci zaman alır
Bu yaklaşıma göre, bireyler medyaya bakarak “ne
düşünmeleri gerektiğine” değil, “ne hakkında
düşünmeleri gerektiğine” karar verirler. Burada
medya, adeta bir ilan tahtası işlevi görür.
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, izleyici merkezli
olduğundan, iletişim sürecinde izleyiciyi aktif olarak
kabul eder.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR (USES AND
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
- Bu yaklaşıma göre
- Katz, 1959’da kitle iletişim araçlarının halka ne
yaptığından çok, “halkın bu araçlarla ne yaptığına”
dikkat edilmesi gerektiğini söyler.
- İletişim alanında, kişi kendi enformasyonunun
yaratıcısıdır.
- Burada enformasyon, “kişinin zaman ve mekân
içinde hareket ederken yaşamdan çıkardığı
anlam” olarak nitelenir.
- Kuramın epistemolojik varsayımı, “gerçeğin çoğul
olduğu”na ilişkindir.
çünkü
-İnsanlar
medyayı
farklı
nedenler
ve
gereksinimler için kullanırlar.
-insanların
büyük
çoğunluğu
özgür
iradelerine göre davranır(kurama göre).
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
(USES
- Bu yaklaşıma göre
- Kişiler kitle iletişim araçlarından çeşitli
doyumlar arayışındadır.
Bunlar
- “dinlenme”
- “yalnızlığı giderme”
- “eğlence”
- “heyecan”
- “sorunları unutma”
AND
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
(USES
AND
- Yaklaşımın bir diğer adı “
Mesaj alma
sğreci modeli” dir.
Sebebi
- İzleyicilerin davranışlarını bireyin ihtiyaç ve
ilgileriyle açıklamasıdır
Tarihsel açıdan iki farklı döneme ayrılır
- Klasik dönem
- Modern dönem
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
(USES
AND
Klasik Dönem:
- Bu dönemde Herzog, Suchman ve
Berelson’un çalışmaları ön plana çıkmaktadır.
- Herzog, 1949 yılında, radyoda “Arkası Yarın”
programlarını dinleyen bireylerin ne tür doyumlar
sağladığı konusunda
- Suchman, radyoda “klasik müzik” dinleme
motivasyonları konusunda
- Berelson ise, 1945 yılındaki gazete grevi esnasında
gazete okuyamayan bireylerin en çok neyi
özledikleri konusunda araştırmalar yapmıştır
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
(USES
AND
Modern Dönem:
- Bu dönem içerisinde, insan ihtiyaçlarının
sonsuz ve sınırsız olduğu gerçeğinden
hareketle, her bireyin farklı ihtiyaç ve
beklentileri olduğu, ihtiyaç ve beklentilerini
tatmin etmek isteyen bireylerin, genellikle farklı
şekillerde medyaya yöneldiği kabul edilmiştir.
- Bu dönemde geliştirilen varsayım?
- “etkiye karşı direnen bireyin bilinçli bir
seçim yaparak ihtiyaç ve beklentilerini en
iyi şekilde karşılayacağına inandığı iletişim
araçlarına yöneleceği” dir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
(USES
AND
- Okuyucuların gazete okuyarak elde ettiği
doyumlar nelerdir? (berelson ve arkadaşlarına
göre)
•
•
•
•
•
•
Kamu işleri ve yorum için
Günlük yaşantı için bir araç olarak
Dinlendiriciliği için
Sosyal prestij için
Sosyal temas için
Bir şey okumuş olmak için
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
(USES
AND
- McQuail, Blumler ve Brown ise, elde edilen
doyumları 4 gruba ayırmışlardır
• Vakit Geçirme: Günlük baskılardan,
sıkıntılardan ve sorunlardan kaçma.
• Kişisel İlişki: Arkadaşlık, toplumsal yarar.
• Kişisel Özdeşlik: Toplumla ilgili olaylar
hakkında bilgilenme, değerleri
destekleme ve gerçekleri arama.
• Gözetme: Çevreyi bilip tanıma, olaylar
ve tüketim ürünleriyle ilgili bilgi edinme
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR (USES AND
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
- Yaklaşıma İlişkin Bazı Araştırma Örnekleri
Kullanımlar
ve
Doyumlar
yaklaşımına
yönelik
araştırmaların çoğu 1960’lı ve 70’li yıllarda yapılmıştır.
- Bazı araştırmacılar ve konuları şunlardır.
Schramm, Lyle ve Parker:
- Çocukların televizyonla ne yaptığını incelemişlerdir.
Buldukları sonuçlara göre;
- Çocuklar,
genellikle
büyüklerin
seyrettiği
programları seyretmektedirler ve bunların çoğu
fantezi ve eğlence programlarıdır.
- Okul öncesi dönemde birçok şeyi fantezi
programlarından öğrenirler, büyüdükçe basılı
iletişim araçlarına yönelirler
- Çocuğun
toplumsal
ilişkileri
kötüleştikçe,
televizyon kullanımı ve fantastik içerik arayışı artar.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
-
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR (USES
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
Yaklaşıma İlişkin Bazı Araştırma Örnekleri
AND
Johnson
- Gençler arasında iletişim araçlarının kullanımı
ve
toplumsal
bütünleşme
ilişkisini
incelemişTİR.
Buldukları sonuçlara göre
- Yoğun TV izleme ile statü, düş kırıklığı
arasında
doğrudan
bir
ilişki
BULUNMAKTADIR.
- Bu bulgulara göre, toplumsal bütünleşmede
başarısızlık
hissi,
gençleri
yetersizlik
duygusundan kurtulmak için TV’yi kullanmaya
yöneltmektedir
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR (USES
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
- Yaklaşıma İlişkin Bazı Araştırma Örnekleri
Katz ve Peled
AND
- Savaş gibi durumlarda televizyonun işlevlerini
araştırmış
- Bu durumlarda TV’nin iki önemli işlevi
olduğuna işaret etmiştir
“Bilmek gereksinimi”
“gerginlikten kurtulma.”
- Gazetelerin ise ek bir enformasyon
kaynağı olduğunu ve Radyo ile TV’nin
verdiği
materyallerin
yorumu
için
kullanıldığını saptamışlardır.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR (USES
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
Yaklaşıma İlişkin Bazı Araştırma Örnekleri
AND
- 1960’lı yılların ardından yapılan araştırmalarda
bu
yaklaşıma
göre
ayrıca
televizyon
kanallarındaki dizi ve filmler incelenmiştir.
- bireylerin bunları niçin izlediği tespit edilmeye
çalışılmıştır.
- Araştırmalar sonucunda kadınların dizi ve
filmleri çok fazla izlediği, zira bunları kendileri
için dünyaya açılan pencereler olarak
gördükleri saptanmıştır.
-
Deterjan firmalarının bu tür dizilere bol reklâm vermesi
ise, sonradan bu dizilerin “sabun köpüğü” (soap opera)
olarak nitelenmesine yol açmıştır.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
(USES
AND
Kullanımlar ve Doyumlar yaklaşımına göre
bireylerin medyaya yönelme ve medyayı
kullanma nedenleri nelerdir?
• Eğlenmek için
• Otoriteyi temsil eden kişilerin
yüceltilmesini veya aşağılanmasını
görmek için
• Güzelliği yaşamak için
• Başkalarının tecrübelerinden
yararlanmak için
• Merakı tatmin etmek ve bilgilenmek için
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
(USES
AND
Kullanımlar ve Doyumlar yaklaşımına göre
bireylerin medyaya yönelme ve medyayı
kullanma nedenleri?
•
•
•
•
Tanrısal ve ilahi olanla özdeşleşmek için
Kafayı dağıtmak ve oyalanmak için
Empati için
Sorumluluk almaksızın uç heyecanları
yaşamak için
• Taklit edilecek modeller bulmak için
• Bir kimlik kazanmak için
• Dünya hakkında bilgi sahibi olmak için
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
(USES
AND
Kullanımlar ve Doyumlar yaklaşımına göre
bireylerin medyaya yönelme ve medyayı
kullanma nedenleri?
•
•
•
•
Başkalarının hatalarını görmek için
Dünyaya düzen verildiğini görmek için
Tarihe tanıklık etmek için
Tabuları, günaha girmeksizin ele almak
için
• Hoş olmayan duygulardan kurtularak
deşarj olmak için
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
(USES
AND
Kullanımlar ve Doyumlar yaklaşımına
getirilen eleştiriler.
• Yaklaşım, kişilerin kitle iletişim araçlarını öteki
olanaklara tercih edip kullanmalarının
toplumsal sonuçlarını açıklamamaktadır.
• İzleyiciler aktif bir şekilde, iletişim araçlarından
doyum ararlar, dolayısıyla kendi etkilerini
kendileri meydana getirirler. Ancak burada
izleyicinin ne dereceye kadar aktif olduğu ve
iletişim sürecindeki öteki öğelerin (iletişim
örgütleri, gönderenler) önemi yeterince
belirtilmemektedir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR (USES AND
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
Kullanımlar ve Doyumlar yaklaşımına getirilen
eleştiriler.
• Aktif izleyici savına göre, izleyici kendi etkisini
kendi seçtiği zaman, bu seçimin
sonuçlarından kendisi sorumludur.
Dolayısıyla kitle iletişim örgütleri ve
profesyonelleri üretilen etkilerden sorumlu
tutulmazlar.
• Yaklaşım, kitle iletişimini önemli toplumsal
etkilerden soyutlanmış olarak inceler.
• Bu yaklaşımda, bireyin gereksinimleri ve bunları
doyurma ya da tatmin etme yöntemlerini şartlandıran
ekonomi-politik çevreyi oluşturan sınıfsal koşullar ve
bakış açıları ihmal edilir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
GRAFITICATIONS) YAKLAŞIMI
(USES
AND
Kullanımlar ve Doyumlar yaklaşımına
getirilen eleştiriler.
• Bu yaklaşımın gözden kaçırdığı bir başka
nokta da, izleyicinin kontrolü elinde tutan asıl
güç olmaması; aksine, başka güç ve iktidar
yapılanmalarına bağımlı konumda olmasıdır.
Ayrıca, izleyiciler için tek mesaj kaynağı medya
değildir.
• Bu yaklaşım, kitle iletişim araçları ile yayılan
mesajların nasıl “ortak anlamlar” oluşturduğu
ve bu anlamların daha sonra nasıl “ideolojiye
dönüştüğü” sorusunu yanıtsız bırakır.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
KULLANIMLAR
VE DOYUMLAR
KULLANIMLAR VE ETKİLER KURAMI
Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı ile Etki
Modeli’nin birleşmesiyle de “Kullanımlar ve
Etkiler Yaklaşımı” ortaya çıkmıştır.
- Kullanımlar ve Etkiler, Sven Windahl’in ürettiği
bir iletişim modelidir.
- Bu kuramın ana savı şudur
“İletişim araçlarının farklı kullanım türleri
farklı sonuçlar üretir.”
- Modele göre, tüketilen kitle iletişim
içeriğinin türü, ne miktarda tüketildiği ve
nasıl tüketildiği gibi unsurlar, bu içerik
tüketiminin sonuçlarını kestirmede önemli
rol oynar.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
- “Ana-akım pozitivist kitle iletişim anlayışı”nın
temelini oluşturAN bu kuram 1949 yılında
geliştirilmiştir.
- Bu yaklaşım, iletişimi tek yönlü ve
doğrusal bir süreç olarak kabul eder.
- Model,
iletişim
sürecinin
işleyişinde
defonksiyonel olan “gürültü” faktörünü
iletişim sürecine sokmuştur.
- Shannon “genel bir iletişim sistemi” şeması
önerir.
İletişimin sorunu, “bir noktada
seçilmiş olan iletiyi bir başka noktada aynen
ya da yaklaşık olarak yeniden üretmek”tir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
- Shannon bir şema önerir ve bu şemaya göre
iletişim öğeler zincirine dayanır.
Kaynak  İletişim sürecinde yer alan ilk unsurdur;
iletilmek üzere mesajları, enformasyon içeren
bir iletiyi üretir. Örn: Telefondaki söz.
Kodlayıcı ya da verici  İletiyi aktarılır hale
getirmek için işaretlere, sinyallere dönüştürür.
Kanal  İşaretleri aktarma aracı olarak kullanılır
Gürültü Kaynağı (Enterferans) Gürültü, bilgi
kaynağının hedefe ulaştırmaya çalıştığı mesajı
bozabilir.
Bunun
sonrasında,
verilengönderilen-alınan sinyaller arasında bir farklılık
doğacak ve iletişim etkinliği başarısız olacaktır
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
- Bir enformasyon kaynağındaki gürültüye karşı
başlıca üç yöntem kullanılır
1) Bir kanaldan aynı mesajın birden fazla
gönderilmesi
2-Aynı mesajın gönderilmesi için kanal sayısının
arttırılması
3-Alfabedeki bazı karakterlerin veya kelimelerin
kullanımının kısıtlanması
Örnek:
- Askerlik; Komutanların verdikleri emri astlarına
tekrarlatmaları gürültüye karşı aldıkları dolaylı
bir önlemdir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
- Yine bir müzik parçasının plaktan kasete,
kasetten de CD’ye kaydı yapılırsa, müzik
parçasının kalitesinin düştüğü görülür. Hele 4.
ve 5. kayıttan sonra, müzik aygıtının
volümünü yükseltirsek, pek istenmeyen
hışırtı ve parazitlerle karşılaşırız.
Kod Açıcı  İşaretlerden hareketle iletiyi yeniden
oluşturur.
Hedef  İletinin gönderildiği kişi ya da nesnedir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Kuramı’nın Başlıca Sorunları
iletişim sürecinde “teknik”, “anlamsal” ve “etkililik”
olmak üzere üç düzeyde sorunlar bulunmaktadır
1- Teknik Sorunlar: İletişim simgelerinin ne kadar
kusursuz biçimde aktarılabildiği
2-Anlamsal Sorunlar: Gönderilen simgelerin
istenilen anlamları ne kadar kesinlikle iletebildiği
3- Etkililik Sorunları ise; Alınan anlamın davranışı
ne kadar etkilediğidir.
Teknik sorunlar anlaşılması en kolay sorunlar olarak
görüldüğünden, modele göre, kanalın kapasitesi,
iletebileceği mesaj sayısıyla değil, bunları iletebilme
yeteneğiyle ölçülmektedir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Kuramın İletişim Alanına Katkıları
- Shannon’un bilgi kuramının doğrudan sonucu,
“Dijital İletişim Teknolojisi” olmuştur.
- kuramın pratiğe yansıması sayesinde, compact disk
ve bant üzerinde yapılan dijital ses kaydı ortaya
çıkmıştır.
- Ayrıca bilgi işlem, otomasyon ve yapay zekâ
uygulamalarına da katkı sağlamıştır.
- Modelin iletişim ortamına bir diğer katkısı da
“belirsizlik-entropi” ve “belirlilik-redundancy”
kavramları olmuştur.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Kuramın İletişim Alanına Katkıları
Redundant (Tekrar, Fazlalık)
Redundant, “ağdalı ifade kullanımı, fazla söz
ve tekrarla anlatma çabası” anlamına gelir.
- Haberin flaş bölümünde (birinci paragraf) elde
edilen bilgilerin ilk enformasyon çevriminden
sonra, diğer paragraflarda da enformasyonun
redundant (ağdalı ifade, tekrar, fazlalık) yapısı
sürdürülür.
- Haber
yazımı
kurallarına
göre,
flaş
bölümündeki veriler, diğer paragraflarda
“ayrıntılar” içinde tekrarlanır.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Redundant (Tekrar, Fazlalık)
Enformasyon, alıcı konumunda olan kişinin, içinde
yaşadığı sistem veya süreç hakkındaki bilgisini arttırır
ve içinde bulunduğu belirsizliği azaltır.
ÖRNEK
- Otobüs durağında yağmur altında bekleyenlerden birinin
“yağmur yağıyor” şeklindeki iletisinin, aynı yağmurun
altında bekleyen diğer insanlar için hiçbir enformasyon
değeri yoktur.
- Aynı şekilde, patronundan maaşına zam yapılmasını
isteyen bir çalışanın, patronundan “satışların zaten
düştüğü, ülkenin ekonomik durumunun hiç de iyi
olmadığı, gelecek günlerin ne getireceğinin belli olmadığı,
v.s.” şeklinde bir yanıt alması, çalışan açısından hiçbir
enformasyon değeri yoktur.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Redundant (Tekrar, Fazlalık)
ÖRNEK
- patron, çalışanına sadece “evet / hayır” şeklinde bir
yanıt vermekle, çalışanın içinde bulunduğu belirsizliği
giderecek bir şey yapmış olacak, bu kısa yanıtın hiç
olmazsa bir baytlık bir enformasyon değeri olacaktır.
Tekrara dayalı bir iletişim, hiçbir koşulda, “daha fazla
iletişim” anlamına gelmemektedir.
Daha fazla iletişimin daha iyi olduğu iddiası da nadiren
Geçerlidir.
ÖRN:
- Siyasal reklamda bir aday isminin birçok kez
yinelenmesiyle, seçmen desteği kazanılabilir, ama eğer
ismi insanların duymaktan gına getirecekleri kadar çok
zikredilirse, aksine, destek yitirilebilir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Redundant Öğesinin İletişime Katkıları
- Tekrar, gürültülü bir iletişim kanalının
yetersizliklerini ortadan kaldırmaya yardımcı
olur. Örneğin, bozuk bir telefon hattında
söylediklerimizi yineleriz; radyo ya da telefonda
sözcükleri hecelerken, örneğin elmanın E’si,
şekerin Ş’si deriz
- Tekrarı artırmak, anlamsal belirginliği artırır.
Tümüyle umulmadık veya beklenilenin tam
karşıtı olan bir ileti, sıklıkla farklı biçimlerde
birden çok tekrar edilmeyi gerektirir. Ya da
özel bir hazırlığı gerektirir: “Şimdi size bir
sürprizim var, hiç ummadığınız bir şey…” v.s
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Redundant Öğesinin İletişime Katkıları
- Tekrar, izleyiciye ilişkin sorunların çözümünde de
yardımcı olur. Daha geniş, ayrışık bir izleyici kitlesine
ulaşmak istiyorsak yüksek düzeyde tekrara dayalı bir
ileti oluşturmalıyız. Nitekim bu yüzden popüler sanat,
yüksek sanattan daha çok tekrar içerir. Aynı şekilde,
bir sabun reklamında, bir bilgisayar reklamından daha
çok tekrar vardır.
- Kanal seçimi de, iletideki tekrar gereksinimini
etkileyebilir.
-
Örneğin konuşma edimi, yazma ediminden daha çok tekrarı
gerektirir. Aynı şekilde, dinleyici kendi kendine tekrar yapamazken,
okuyucu aynı metni iki defa okuyarak tekrar yapabilir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Redundant Öğesinin İletişime Katkıları
- Shannon ve Weawer, tekrarın, yeniden kodlamanın
doğru bir biçimde yapılmasına nasıl yardım ettiğini ve
yanlışları belirtmemizde nasıl bir kontrol işlevi
gördüğünü gösterirler. Tekrar olmayan bir dilde, bir
harfin değişmesi sözcüğün değişmesi anlamına
gelebilir.
Örnek
- İngilizcedeki “comming” sözcüğü, şayet “coming”
“Karıştırmak” şeklinde yazılmışsa, anlamı tamamen
değişecektir. Üstelik ilk sözcükte bir imla hatası
bulgulamak da zordur. Aynı şekilde, Türkçe’deki “benim
kanıma göre” deyişi de böyledir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Redundant Öğesinin İletişime Katkıları
- Birine “merhaba” dediğimizde, bu ileti enformasyon
bakımından yoksul, tamamen bir fazlalıktır (redundant).
Fakat bu fazlalık iletişim kanallarını açık tutar, ilişkiyi
devam ettirir.
- “Merhaba, nasılsınız?” “Bugün hava çok güzel, değil
mi?”, “İyi günler” v.b. sözcüklerle kurulan iletişim,
içerik bakımından önemsiz bir iletişimdir. Bu tür
iletişime “ilişki amaçlı iletişim” denir.
- İlişki amaçlı iletişim, bilgi veya fikir değiş tokuşundan çok,
bir “atmosfer yaratma” veya “toplumsal bir ilişkiyi
sürdürme” amacıyla geliştirilen iletişimdir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Entropi (Belirsizlik, Anlam Kaybı)
“Doğanın düzenli olanı yıkma, dirimsel bozulmayı
ve toplumsal kargaşayı hızlandırma eğilimi.”
- Entropi, enformasyon toplumu önündeki en
temel tehlikedir.
- Bir sistem içindeki enformasyonun tutarı,
onun örgütlenme düzeyinin ölçüsüyken;
entropi, onun bozulma düzeyinin ölçüsüdür.
- Wiener’a göre, kanalda gürültü arttıkça,
iletinin
bilinme
derecesine
duyulan
gereksinim de artmaktadır.
- Buradan hareketle diyebiliriz ki, belirsizlik her
şeyden önce, bir iletişim sorunudur.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Entropi (Belirsizlik, Anlam Kaybı)
- Belirsizliğin en iyi tanımı, “en yüksek düzeyde
kestirilemezlik”tir.
- Normal dışı davranışlar sergileyen kişilerin
karakterlerini kestirebilmek neredeyse
olanaksızdır.
- Bu kimseler bizim için iletişim sürecinin
entropik yönünü simgelerler.
- Dolayısıyla onlarla rahat ve sağlıklı iletişim
kuramayız.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Entropi (Belirsizlik, Anlam Kaybı)
Örnek
Eğer bir deste oyun kâğıdındaki tüm kartları tek
tek göstererek kartların ne olduğunu anlatmaya
çalışırsak
ve
deste
tümüyle
rasgele
karıştırılmışsa, her kâğıdın kimliği en yüksek
belirsizliği taşıyacaktır.
- Buna karşılık, şayet kartları belli bir sistemle
sıralarsak, her sinyal en yüksek tekrarı
taşıyacaktır, çünkü iletiyi alan kişi, oyun
kâğıtlarının düzenlenme biçimi ya da yapısını
öğrenebilir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Entropi (Belirsizlik, Anlam Kaybı)
- Bir sanat yapıtı ya da tarzı, var olan uzlaşımları yıkabilir
ve dolayısıyla hali hazırdaki izleyicisine belirsiz
gelebilir.
- Ancak, zamanla kendi uzlaşımlarını oluşturabilir ve bu
uzlaşımlar daha geniş kitleler tarafından öğrenildikçe ve
benimsendikçe tekrara dayalılığını artırabilir.
Örnek
- izlenimci resim tarzı başlangıçta izleyiciden kabul
görmemişti, oysa günümüzde çikolata kutularında ve
takvim yapraklarında yer alması iyi bir örnek oluşturur.
- Godot’yu Beklerken’in ilk gösterimleri de bunun tipik
örneklerinden biridir: Oyun, başlangıçta, yüksek düzeyde
bir entropi (belirsizlik) içerirken, günümüzde görece
daha az anlaşılır bir içeriğe sahip olan bir oyun olarak
algılanmaktadır.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Entropi (Belirsizlik, Anlam Kaybı)
Örnek
- günümüz modern soyut resmi, 60’ların aykırı Fluxus
akımı, ressam Malewitch’in “beyaz üstüne beyaz” adlı
tablosu, vb.
- Kafka… O da, yaşadığı çağda temsil ettiği düşünceye,
çoğunluğun hazır olmayışı yüzünden, pek anlaşılamamış
birisiydi; günümüzde ise, görece daha az belirsiz bir
içeriği temsil etmekte
Bir sanat ürünü ne kadar popüler ve ne kadar erişilebilir
ise,biçim ve içeriğinde de o kadar tekrar bulunacaktır.
- Geleneksel halk türküleri ya da bir TV dizisi bu konuda
açık örnekler sunar.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Enformasyon” Kavramı
- Claude Shannon, enformasyonu “belirsizlik”le
eş tutmaktadır
- Shannon – Weawer, enformasyon terimini
teknik anlamda kullanmaktadır.
- Burada sözü edilen enformasyon, “sinyalin
kestirilebilirlik ölçüsüdür.
- Bir başka deyişle, “enformasyon,
göndericisine açık olan seçeneklerin
sayısıdır.
- Sinyalin kendi içeriğiyle ilişkisi yoktur.
Sinyal, havadaki ses dalgası, elektrik
akımı veya dokunma olabilir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Enformasyon” Kavramı
- Verilen şifre, iki sinyalden alınabilir
– örneğin bir el fenerinin bir kez veya iki kez
yanıp sönmesi gibi. Bu sinyallerde içerilen
enformasyon tek yanıp sönmede “evet”, iki
kez yanıp sönmede “hayır” anlamına
gelebilir. Ör: Kapı çalma: 2 kez ya da tek.
- Bu modelde, enformasyonu ölçmek için
“binary digit” (ikili sayılar) terimi kullanılır.
- “Bit”, “binary digit” teriminin sıkıştırılmış halidir;
“evet/hayır” seçeneği anlamına gelir.
- Bu ikili karşıtlıklar bilgisayar dilinin temelidir.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Enformasyon” Kavramı
- Sibernetikçiler de karar verme sürecini
“evet” ya da “hayır” seçeneklerinden birine
dayalı olarak tanımlarlar.
- Psikologlar, beynimizin de aynı biçimde ikili
karşıtlıklar temelinde çalıştığını iddia ederler.
- Örneğin bir kişinin mesleğini bulmak için ikili
soru seçenekleriyle işlem yaparız:
– Kamu sektörü mü? Özel sektör mü?”
– “Hizmet sektörü mü? Sanayi sektörü mü?”
– “Yönetici mi? İşçi mi? v.s.”
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Enformasyon” Kavramı
- Yine örneğin bir kimsenin yaşını tahmin etmek
istediğimizde de, sırasıyla şu soruları ikili bir
karşıtlık içinde sorarız.
– Genç mi yaşlı mı?
– Ergenlik çağında mı, değil mi?
– İlkokul çağında mı, ilkokul öncesi çağda mı?
– Yürümeye başlamış mı, emekliyor mu?
- Eğer emekliyorsa, yanıt: Bebek’tir. Buradaki
ikili seçenekler sistemi içinde “bebek”
sözcüğü 5 bilgi kırıntısı (bit) içermektedir.
Çünkü yol boyunca 5 tercih yaptık.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Araç
- Shannon ve Weaver modelinde yer alan “araç”
3 kategori şeklinde tasarlanmaktadır
1- Sunumsal Araçlar.
2- Temsili Araçlar.
3- Teknik Araçlar.
Sunumsal Araçlar
Ses, yüz, beden.
Bu araçlar, konuşulan sözlerin, ifadelerin, jest ve
mimiklerin “doğal” dilini kullanırlar.
İletişimcinin varlığını zorunlu kılarlar.
Araç, kişidir.
Burada ve şimdi ile sınırlıdır. İletişim “eylemleri” üretirler
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Araç
Temsili Araçlar
Kitaplar, resimler, fotoğraflar, yazılar, heykel, iç
mimari, peyzaj v.s.
“Metin” yaratmak için kültürel ve estetik
uzlaşımları kullanan araçlardır.
Kaydedilen bir metin oluştururlar ve
iletişimciden bağımsız olarak var olabilirler.
İletişim “ürünleri” üretirler.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
Araç
Teknik Araçlar
Telefon, radyo, televizyon, teletext.
Mühendislik tarafından yaratılan araçlardır.
Telefon ve radyo, “aktaran” araçlardır.
Televizyon ve teletext, ilk ikisine göre
gürültüden daha çok etkilenen araçlardır.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
EZCÜMLE
- Shannon ve Weaver’a göre, iletişim, bir düşünce veya
mekanizmanın bir başkasını etkileyebilmesidir.
- Enformasyon kavramı, salt “anlam” kavramına ya da
tek tek iletilere değil, bütüne uygulanır.
- Enformasyon, olası iletiler arasında seçme özgürlüğüdür.
- İletilerin sayısı arttıkça, seçim özgürlüğünde “olasılık”
önemli bir rol oynamaya başlar.
- Modele göre, kodlama ne kadar iyi olursa olsun,
kanal çok fazla yüklenirse, yanlışlık ve şaşırma
artar, “doğruluk” azalır.
- Örneğin bir reklâm metninde ya da afişinde verilmek istenen
mesajı gizleyen yananlam çokluğu da “çoklu okuma”ya neden
olduğu için, mesajın asıl vurgusunu bulanık hale getirebilir.
- Bir memurun amirine ayaküstü birbirinden bağımsız birçok
konuyu arz etmeye çalışması da anlaşılırlığı azaltıcı bir faktördür.
DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE DOYUMLAR
YAKLAŞIMI”
ENFORMASYO
KURAMI KİTLE
İLETİŞİME
TEKNOLOJİK
YAKLAŞIMLAR
ENFORMASYON KURAMI (SHANNON &
WEAVER MODELİ)
EZCÜMLE
- Bazı kanallar, sadece bazı sinyalleri taşıma
kapasitesi ile sınırlıdır ve bazı farklı sinyalleri
taşıyabilirler.
- Örneğin telgraf, sadece noktalar, çizgiler ve
boşlukların oluşturduğu şifre sistemini
taşıyabilir. Buna karşılık, televizyon hem ses,
hem de görüntü sinyallerini taşıdığı için daha
geniş bir kapasiteye sahiptir.
- Bu modele göre iletişim, enformasyon yayınıdır.
- Model, enformasyonu “fiziksel nesne taşıma
metaforu” olarak ele alır.
- İnsan iletişimini mesaj yayınına indirger.
Download

DENGE MODELLERİ / KULLANIMLAR VE