Toplumsal Olaylarda Zor Kullanım Araçlarının
Toksikolojik Etkileri
Ecz. Nurdan Demirkan
İstanbul Eczacı Odası
1
2
 Toplumsal olaylarda yaygın ve ölçüsüz olarak
kullanılan göz yaşartıcı gazlar, özellikle solunum ve
dolaşım sistemi üzerindeki toksik etkileri sonucu
ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölümlere yol
açmaktadır.
3
Göz yaşartan gazlar akciğerler, gözler, burun, boğaz, cildi
içeren çeşitli doku ve organlarda tahrişe ve tahribata yol
açmaktadırlar.
 Solunum sistemi üstündeki sonuçlar toksik
pnömonitis, astım alevlenmesi, bronşit ve rinittir.
 Uzun dönemli etkileri ise irritanla indüklenen astım,
kronik obstrüktif solunumsal hastalıklardır.
 Bu gazların zararlı etkilerini azaltmanın en iyi yolu
onları hiç kullanmamaktır.
4
 Aşırı miktarda ve/veya kapalı ortamlarda
kullanıldığında tehlike daha büyüktür.
 Astım, amfizem gibi solunum yolu hastalığı olanlar,
kalp hastaları, yaşlılar, çocuklar, alerjik bünyeli kişiler
daha büyük risk altındadır.
5
Toksikoloji kelime anlamı olarak zehir bilimi demektir.
Canlı organizmalara zarar veren toksik maddelerle
organizmanın geçici ya da sürekli olarak bozulması
toksisite (zehirlenme) olarak tanımlanır.
Bu maddelere maruz kalındıktan sonra hemen ortaya çıkan
etkilerinin (akut toksisite) yanında 3-4 hafta sonra ortaya
çıkan gecikmiş etkileri de (sub akut toksisite) önem
taşır.
Toksik maddenin dozu , maruz kalma süresi ve sıklığı
toksisiteyi belirleyen temel faktörlerdir.
6
 Bir maddenin toksisitesi araştırılırken etik ve/veya vicdani nedenlerden
dolayı insanlar üzerinde deney yapılamayacağı için günümüzdeki en
geçerli bilimsel yol, hayvanlar üzerinde deney yapmaktır.
 Hayvan deneylerinin yanı sıra istem dışı bir şekilde bu maddeye
maruz kalmış insan topluluklarından elde edilen veriler değerlendirilir.
 Bu insan toplulukları bir kimyasal kaza sonucunda söz konusu
maddeye maruz kalmış gruplar olabilir.
 Bu kişilerde gözlenen belli sağlık sorunları, maddeye maruz kalmamış
insanlara göre anlamlı farklılık gösteriyorsa (bilimsel hesaplamalar
sonucunda) kanıt olarak kabul görür ve madde bu sonuca göre
sınıflandırılır.
7
Göz yaşartıcı maddeler
Göz yaşartıcı maddeler iritan özellikleri
nedeniyle püskürtme ya da gaz bombası
şeklinde uygulandıklarında çok kısa sürede
solunum yolları ve gözlerde yakıcı etkiye
neden olarak soluk almayı güçleştiren, aşırı
gözyaşı oluşturan ve bu etkileriyle bireyi saf
dışı bırakmaya yarayan kimyasal
maddelerdir.
8
Sık kullanılan göz yaşartıcı gazlar arasında biber gazı (OC; oleoresin capsaicin),
o-klorobenzilidenmalononitril (CS) dibenzoksazepin (CR) , fenasetil klorür (CN)
bromobenzilsiyanür (CA), nonivamid, bromoaseton, syn-propanotiyal-S-oksit ve
ksililbromür yer almaktadır.
İçlerinde en toksik olanı CN’dir
1950’lerde CN, gözlerde ciddi ve kalıcı olabilen yan etkileri nedeniyle yerini CS’ye
bırakmıştır..
Kornea epitelinde hasar ve konjonktivada (göz dış zarında) ödeme neden olduğu
bildirilmektedir .
Göz yaşartıcı maddeler genellikle bir organik çözücü içerisinde çözünmüş olarak
uygulanmaktadır.
Dolayısıyla insanlar üzerinde kullanılmaları sonucu ortaya çıkabilecek toksik
etkilerde kullanılan organik çözücünün katkısı da söz konusudur.
9
 Göz yaşartıcı gazlar “lakrimatör” olarak da adlandırılan ve
gözlerde korneal (gözün saydam tabakasında) sinirleri
uyararak kızarıklık, acı, gözyaşında aşırı artış, görmede
bulanıklık, fotofobi (ışığa karsı aşırı duyarlılık ), korneal
ülserasyon (gözün saydam tabakasında oluşan ülser), geçici
körlük, göz kapaklarında kramplar ve istemsiz kasılmalara
neden olarak gözleri açık tutmayı zorlaştıran maddelerdir.
 Göz dışında burun, ağız içi ve solunum yollarının tüm
diğer mukoz membranlarını da tahriş ederek burun
akması, öksürük ve solumada güçlüğe yol açarlar.
10
 Bu reaksiyonlar doza ve maruz kalma süresine bağlıdır.
 Yüksek konsantrasyonlarda kusmaya neden olabilirler.
 Ciddi sistemik toksik etkileri kapalı alanlarda ve çok yüksek
konsantrasyonlarda kullanıldıklarında, ortaya çıkmaktır.
 Yüksek dozlarda ciddi solunum ve kardiyovasküler etkilerin yanı
sıra sinir sisteminde kalıcı hasara yol açabilir.
11
Biber Gazı (Oleoresin of capsicum; OC)
Son yıllarda ülkemizde en yaygın kullanılan göz yaşartıcı
ajan biber gazıdır.
Biber gazı tamamen doğal kaynaklardan, acı biberden
elde edildiği için toksik etkilerinin de az olacağı
kanısıyla yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ancak
biber gazı da diğer göz yaşartıcı ajanlar gibi göz, deri ve
bronşlarda dozla birlikte şiddetlenen iritan etkiye yol
açar.
12
Biber Gazı (Oleoresin of capsicum; OC)
 Biber gazı, “Oleoresin capsicum” olarak bilinen kırmızı




biber ya da acı Arnavut biberinden elde edilen bir yağdır
Biber gazının aktif bileşeni Kapsaisin’dir.
Kapsaisin, acı biber türlerinin asıl iritan etkisinden
sorumlu bileşiktir. Suda çözünmez, alkol, eter ve
kloroform gibi çözücülerde çözünür.
Kapsaicin sentetik olarak da üretilmektedir.
İlk kez I. Dünya Savaşı sırasında kullanılmıştır.
Biber gazı %1-10 oranında Oleoresin capsicum’u itici bir
çözelti içinde içermektedir.
13
 Kapsaisinin akut etkileri genellikle pulmoner sistem
üzerinedir, bronkospazm, pulmoner ödem ve
solunumun geçici durması gözlenir. Bu etkilerin
yanında akut maruziyet sonucunda hipertansif kriz ve
hipotermiye (vücut ısısının düşmesi) neden olabilir
14
Biber gazının Akut Toksisitesi
 Biber gazı diğer göz yaşartıcı bileşiklerden farklı olarak
solunum yoluyla içe çekilince solunum yolunda gelişen
ani bir inflamasyon sonucunda kısa ve kesik solunuma
neden olur .
15
 Biber gazı sprey formunda kullanıldığında gözlerde ani
ve aşırı yaşarma, konjonktival (göz dış zarında)
inflamasyon , kızarıklık, şiddetli yanma ve acı, göz
kapaklarında spazm ve istemsiz kapanma meydana
gelir.
16
 Biber gazı maruziyeti sonucunda nazal iritasyon,
şiddetli öksürük, hapşırma ve solunum yetmezliği gibi
semptomlar da gelişir.
 Bunlara ek olarak deride yanma,
nöromotor disfonksiyon (motor kontrolün kaybı)
görülür.
17
 %5 oleoresin capsicum (OC) ve taşıyıcı olarak
trikoroetilen içeren Biber gazı spreylerinin neden
olduğu korneal erozyon ve körlük vakaları literatürde
kayıtlıdır.
18
 Yüksek dozlarda ciddi solunum ve kardiyovasküler
etkilerin yanı sıra sinir sisteminde kalıcı hasara yol
açabilir.
 Bronkokonstrüksiyona (bronşların kasılaması)
neden olduğu için kronik obsrüktif akciğer
hastalığı(KOAH) veya astımı olanlarda aşırı
duyarlılık reaksiyonlarına neden olabilir.
 Aniden ortaya çıkan aşırı duyarlılık reaksiyonları
ölümcül olabilir.
19
Kronik Toksisitesi
 “Kapsaisin”in tekrarlayan dozlardaki etkisi hayvanlarda
araştırılmış ve çeşitli organlarda patolojik değişikliklere
neden olduğu gözlenmiştir.
20
CS
o-Klorobenzilidenmalononitril
 CS adını, 1928 yılında maddeyi ABD’de ilk kez sentezleyen kişiler olan
Corson ve Stoughton’ın soyadlarının baş harflerinden alır.
 Göz yaşartıcı etkisi molekülden salınan klor atomlarının göz ve mukoz
membranlardaki nemle reaksiyona girerek hidroklorik aside
dönüşmesine bağlı olarak ortaya çıkar.
 “Gaz” olarak adlandırılmasına karşın oda ısısında katı toz haldedir.
Organik bir çözücü içinde çözelti, mikropartikül veya aerosol haline
getirilerek kullanıma hazırlanır.
 Püskürtülmesi esnasında damlacık büyüklüğünün toksisitesi ile
doğrudan ilişkili olduğu belirtilmektedir.
 Ayrıca maruz kalma süresi ve maruz kalan kişide daha önceden var
olan hastalıklar da toksisiteyi etkileyen önemli faktörlerdir.
21
CS
 Diğer tüm lakrimatör ajanlar gibi CS’nin ana toksik etkisi göz
üzerinedir. CS mukoz membranlardaki nem ile reaksiyona girerek
göz, burun, ağız, deri ve solunum kanalında yanma ve iritasyona
neden olur.
 Aerosol formunda CS’ye maruz kalan sıçan ve köpeklerin
akciğerlerinde ödem, hemoraji ve atelektazi (akciğerin sönmesi)
gözlenmiştir.
 CS, lakrimasyon ve kısa süreli konjonktivitin dışında hafif keratit,
dezoriyentasyon, laringospazm ve yüksek dozlarda kusmaya
neden olur.
22
CS
 CS’nin toksik etkilerinin yanı sıra, püskürtülmesi esnasında çözücü
olarak kullanılan diklorometan’a solunum yoluyla yüksek
konsantrasyonlarda maruz kalma sonucu sersemlik, baş dönmesi,
konfüzyon, nefes alma, yürüme ve konuşmada güçlük, paraliz, tutarık
ve koma gibi belirtiler bildirilmiştir.
 Akut akciğer hasarına neden olduğuna dair az sayıda olgu raporu
bulunmaktadır. Ancak astımlı kişilerde daha ciddi sağlık sorunlarının
ortaya çıkabileceği bildirilmiştir.
 CS’nin doğrudan hepatik hasar yapma potansiyelinin olup olmadığı
henüz tam bilinmemektedir; ancak yüksek dozda maruz kalma sonucu
sarılık, kimyasal hepatit oluşturduğu bir olgu raporunda bildirilmiştir.
 CS’nin ayrıca kalp üzerine de istenmeyen etkilerinin olduğu
bilinmektedir.
23
CS’nin Kronik Toksisitesi
İnhalasyon yoluyla tekrarlayan maruz kalma sonucu
CS’nin sıçanlarda hiperaktivite, agresif (saldırgan)
davranışlar ve yüksek dozlarda ölüme neden olduğu
bildirilmiştir.
24
Kullanılan Çözücülere bağlı Toksik
etkiler
 Diklorometan (DCM, metilen klorür)
 DCM renksiz ve uçucu bir sıvıdır.
 Çok uçucu olan bu çözücü, püskürtüldüğünde kolayca
buharlaşır. Bu nedenle uygulandığı kişi tarafından soluma
yoluyla da alınabilmektedir.
 Uçucu özelliği nedeniyle, CS uygulaması sonrasında
buharlaşarak soluma yoluyla etkili olur.
 Doğrudan insanların üzerine püskürtüldüğünde maruz
kalınan miktar daha fazla olmaktadır.
 DCM’ın kanser gibi ciddi etkisi nedeniyle doğrudan
insanlara uygulanmaması gerekir.
25
26
Çözücüler
Diklorometan (DCM, metilen klorür)
 CS çözücüsü olarak kullanılan DCM, otorite kuruluşlar
tarafından Muhtemel İnsan Karsinojeni (IARC) olarak
sınıflandırılmaktadır.
 Bu ifadelerin anlamı şudur; toksikolojide kimyasal
maddelerin kansere yol açıp açmadıklarını belirleyebilmek
için öncelikle deney hayvanları kontrollü bir şekilde
maddeye maruz bırakılırlar. Bu deneylerden elde edilen
sonuçlar yorumlanarak insanda neler olabileceği
öngörülmeye çalışılır.
 DCM’ın kanser gibi ciddi etkisi nedeniyle doğrudan
insanlara uygulanmaması gerekir.
27
Çözücüler
Trikloroetan (Metil kloroform)
 Santral sinir sistemi depresanıdır ve yüksek dozlara maruz
kalındığında baş dönmesi, konfüzyon, bilinç kaybı ve
ölüme dek giden bir tablo çizebilir .
 Uzun süreli deri teması, derideki yağ tabakasını etkiler ve
deri iritasyonuna neden olur. Kronik teması ile karaciğer,
böbrek ve kalpte anomalilere neden olabilir. Karaciğerde
geri dönüşümsüz hasara neden olabilir.
 ( Özellikle yağ depolanması, vakuoler dejenerasyon ve sentrilobüler nekroz gibi
ciddi karaciğer sorunlarına neden olduğu literatürde bildirilmektedir.)
 Gebe laboratuar hayvanları trikloroetana maruz
bırakıldığında yavrularda çeşitli doğum kusurlarına
rastlanmıştır.
28
Çözücüler :Metil izobutil keton
Suda çözünürlüğü düşüktür. Endüstride yağdan arındırıcı
ajan olarak kullanıldığı için derideki yağı uzaklaştırarak
deride kızarıklık, yanma, soyulma ve blister oluşumuna
neden olur.
Maddeye veya buharına kısa süreli maruziyet ile göz, deri
ve solunum yolunda iritasyona neden olur.
Ağızdan alınması durumunda ise kimyasal pnömoniye
neden olur.
Bu çözücünün kullanıldığı endüstriyel iş kollarında
maddeyle çalışma önlemleri arasında yüz ve gözlerin
korunması önerilmektedir, aynı çözücünün polis
tarafından doğrudan insanların yüzüne püskürtülmesi ise
yerinde bir nitelemeyle paradoks olarak değerlendirilmiştir.
29
Göz Yaşartıcı Gazlar
Yasaklanmalıdır çünkü
 Göz yaşartıcı gazların doğrudan kendilerinin ya da içeriklerinde
bulunan çözücülerin toksik etkileri vardır.
 Bu maddelerin kullanım amaçlarının da temelini oluşturan ani ve aşırı
iritan etkileri, sağlık üzerinde uzun vadede olumsuz etkileri olabileceği
konusunda endişelere yol açmaktadır.
 Bu endişeler, kanser olasılığını da içermektedir.
 Kısa vadeli toksik etkileri ve belirsizliğini koruyan uzun vadeli toksik
etki olasılıkları insan sağlığı için büyük risk taşımaktadır.
 Kullanımları güvenli ve etik değildir bu nedenle Toplumsal olaylarda
kullanılmamalıdır.
30
Kaynaklar
1-Göz Yaşartıcı Gazlar ve Toksik Etkileri /Toksikoloji Bülteni ,Ocak 2013, sayı 36 sayfa:9-13
Hilmi ORHAN | Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, F. Toksikoloji AD, Bornova, İzmir
Pınar Erkekoğlu | Hacettepe Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, F. Toksikoloji AD., Sıhhiye, Ankara
Ela Kadıoğlu | Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, F. Toksikoloji AD., Etiler, Ankara
2- Effects of Tear Gases on the Pulmonary System/Türk Toraks Dergisi
Ekim 2013, Cilt 14, Sayı 4, Sayfa(lar) 123-126 :
Peri Meram Arbak I Department of Chest Diseases, Internal Medicine, Faculty of Medicine, Düzce University
3- Smith J, Greaves I. The use of chemical incapacitant sprays: A review. J Trauma. 2002;52:595–600
4- Toxic carriers in pepper sprays may cause corneal erosion
Juha M. Holopainen,Jukka A.O. Moilanen,Tapani Hack,and Timo M.T. Tervoa
Department of Ophthalmology, University of Helsinki, HUS, Finland Received 24 June 2002
5- Tear Gas-Harassing Agent or toxic Chemical Weapon?
Howard Hu, MD, MPH, Jonathan Fine MD,Paul Epstein et al.JAMA August 4, 1989-vol 262 no 5, p 660-665
6- Public health response to biological and chemical weapons—WHO guidance (2004): Annex 1: Chemical
agents, pp:143-213.
7- Biber Gazı ve Portakal Gazı ile İlgili İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim
Dalının Bilgilendirme Yazısı 5 Haziran 2013
31
Download

Sunum için tıklayınız - Biber Gazı Yasaklansın!