ISTANBUL TICARET ODASı
YAYıN NO: 1992 - 22
OTOPARK YÖNETMELİĞİ
VE
UYGULAMALARI
(PANEL)
15 TEMMUZ 1992
IÇINDEKILER
Sayfa No
ÖNSÖZ
AÇIŞ KONUŞMASI
Atalay ŞAHİNOĞLU
1
PANEL
Ali Fuat ALBAYRAK
5
İsmet YİLDİRİM
9
Durul<al ÇULHA
15
Şevket ATEŞ
22
Mehmet Çetin ALP
25
TARTIŞMA
27
ÖNSÖZ
Günümüzde, özellikle büyük şehirleriraizcîe, trafik problemi önemli sorunlann
başmda gelmektedir. Bilhassa İstanbul gibi büyük şehirlerde altyapmm, hızla artan
araç sayısı karşısmda giderek daha da yetersiz hale gelmesi bu somnun boyutlarını
her geçen gün artnuıaktadır.
Araç sayısmm çok fazla olduğu büyük şehirlerimizde trafik soamunun önemli
bir bölümünü otopark yetersizliği oluşturmaktadır. Yıllardır trafiğe çıkan araç sayı­
sı hızh bir şekilde artarken, araç sayısı ile orantıh olarak artması gereken otopark
yapımına gereken önem verilmemiş ve bunun sonucu olarak da bugün bu sorun tra­
fik konusunu da aşarak önemli bir şehircilik problemi haline gelmiştir.
Otopark açığımn kapatılması amacıyla 1976 yılında çıkarılan bir yönetmelilde
nüfusu 100 binden fazla olan yerleşim yerlerinde yeni yapılan inşaatlarda otopark
yeri ayırma veya otopark bedeli ödeme mecburiyeti getirilmiştir. Uygulanmaya
konduğundan itibaren sık sık değişikliğe uğramasına rağmen Otopark Yönetmehği
bir türlü bu ihtiyaca cevap verememiş ve sürekli şikayet konusu olmaya devam et­
miştir. Özellikle inşaat maliyetlerini aitıncı etkisi nedeniyle inşaat kesimi tarafın­
dan yoğun eleştirilere hedef olmuştur.
Otopark Yönetmeliği ile ilgili şikayetlerin son günlerde artması üzerine; Oda­
mız, gerek bu konudaki yetkili ve uzmanlar gerekse Otopark Yönetmeliği uygula­
masından etkilenen kesimi biraraya getirerek konunun tartışılması amacıyla "Oto­
park Yönetmeliği ve Uygulamaları" konulu bir panel düzenlenmiştir.
Panelde yapılan konuşmaların yeraldığı bu kitabın üyelerimiz ve tüm ilgililere
faydalı olmasını diler, panel çahşmalanm gerçekleştiren Odamız Etüt ve Araştırma
Şubesi elemanlarına teşekkürlerimi sunanm.
Genel Sekreter
Prof. Dr. İsmail Özaslan
ISTANBUL TICARET ODASı YÖNETIM KURULU BAŞKANı
AT ALAY ŞAHINOĞLU'NUN AÇıŞ KONUŞMASı
Sayın başkan, değerli panelistler ve değerli misafirlerimiz. Ülkemizde özellikle
büyük şehirlerimizdeki otopark sorununun ne denli büyük olduğu hepimizin malumlandır. Ne var ki, hepimiz sorunlanmızı biliriz. Ama çözümlerine de henüz
ulaşmış değihz.
Otopark sorununun çözümü için hepimizin bildiği gibi bundan 15 yıl evvel bir
otopark yönetmeliği çıkmıştır. Ne var ki yönetmelik ilk çıktığı günden beri büyük
eleştirilere sahne olmuştur. İlk eleştiriler otopark sorununun çözülmediği için halk­
tan gelmiştir. Çünkü bu fon için toplanan paralar biliyoruz, bu yönetmelikte de oto­
park yapımları için inşaat yapılması esnasında inşaatlarda çeşitli yöntemlerle bu
yöne sarfedilecegi şeklinde ifadelerle paralar ahnmaktadır. Ancak yine arz ettiğim
gibi bu paralar zaman içinde yerine sarfedilmediği için ilk tepki halktan gelmiş.
Biz istanbul Ticaret Odası olarak da halkımızın bu tepkisine kulak vermişiz ve çe­
şitli girişimlerle bu konuya eğilmişiz zamanında ve bu yönetmelik bilahare çeşitli
değişikliklere uğramıştır. Yönetmelik ilk değişikliğinde bu toplanan paraların oto­
park inşaasına, imaline yönelmediğini dikkate alarak önce yönetmeliğe bu hususu
emredici bir hüküm olarak koymuştur. Ne var ki sorun yine de halledilmemiş, önce
inşaatlardan ahnan bu paranın bazen metrekareye göre bazen apartman daire adedi­
ne göre çeşitli değişikliklere uğramış, yine vatandaş arasında bazı oto sahibi olma­
yanlardan da bu paranın ahnması gibi problemler çıkmış ve devamh bu uygulama
üzerine eleştiriler gün geçtikçe artarak devam etmiştir.
Bir taraftan inşaat maliyetlerini artıran bir taraftan vatandaşın bu yöndeki sorun­
larını doğuran ama diğer yandan da şehirlerin otopark sorununu çözemeyen bu uy­
gulamalar dolayısıyla İstanbul Ticaret Odası bu paneli; ilgilileri tekrar bir araya ge­
tirerek inşaatçılanmızın, seslerini burada onlara duyurarak ve her kesimin bu
konuyu tartışmasına açmak gayesini güderek bugünkü paneli tertiplemiştir. Size
şunu söylemeyi arzu ediyorum ki bu sezonlarda biz panel ve bu tip toplantılar ter­
tip etmeyiz, çünkü iklim dolayısıyla toplantılar rağbet görmez ve ilgi kesimlerden
eksiklikler olur ve şüphesiz 'ki yapılan toplantılar neticeye varmaz. Ama bunu bura­
da memnuniyetle görüyoruz ki bu toplantı demek otopark sorunu, İstanbul'da o
denli bir boyuta kavuşmuştur ki, memnuniyetle müşahede ediyoruz, bugün toplan­
tımızın başanyla geçmesinin ilk emaresi olan ilgililerin hepsi bu salona toplanmış­
lardır ve de bu morıüle panelistlerimiz konulanm gayet hakim olarak sizlere aktar­
ma şansına sahip olacaktır. Panelin yaraıiı geçmesini diliyor, hepinize saygılar
sunuyorum efendim.
P A N E L
BAŞKAN:
- Prof. Dr. Mehmet ÇUBUK
M.S.Ü. Mimarlık Fakültesi
PANELİSTLER: - Ali Fuat ALBAYRAK
İstanbul Ticaret Odası
67 No'lu Meslek Komitesi Üyesi.
- İsmet YILDIRIM
İstanbul Ticaret Odası
36 No'lu Meslek Komitesi
Başkan Vekili
- Dunıkal ÇULHA
Bayındırlık ve İskân Bakanlığı
Teknik Araştırma ve Uygulama Gn.Md.
- Şevket ATEŞ
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
İmar Müdürü
- Mehmet Çetin ALP
İstanbul Emniyet Müdür Yrd.
ALI FUAT ALBAYRAK
ISTANBUL TICARET O D A S ı 67 N U M A R A L ı B I L U M U M M Ü T E A H H I T L E R
MESLEK KOMİTESİ ÜYESİ
Sayın başkan, değerli misafirlerimiz basımmızn değerli görevlileri, inşaatçı
kardeşlerim, toplantıya katıldığınız için hepinize yürekten teşekkür eder saygılar
sunanm.
Şehrimizin gittikçe büyüyen önemli bir sorunu da otopark somnu ile önceleri
inşaatçılar için bir yük, bir külfet iken şimdi de imar faaliyetlerini engelleyen bü­
yük sorun olan Otopark Yönetmeligi'ni tartışacağız. Panelin oluşması isteğimize
duyarlılık gösteren sayın Ticaret Odası Yöneticileri'ne, panelin oluşmasında emeği
geçen yetkiUlere şahsım ve inşaatçüar adına teşekkür ederim.
Toplantımızın şehrimiz ve Konut İnşaat Sektörü için hayırh sonuçlar getirmesi­
ni diliyorum.
Uzun konuşmayacağım. Bilimsel bir rapor da vermeyeceğim. Sorunlarla ilgiH
görüşlerimi sade bir şekilde anlatmaya çalışacağım. İnşaatçılar adına katıldığım bu
toplantıya inşaatçılann sorunlarına da değinmeden edemeyeceğim.
Konuşmamı:
1 - 1 6 senede 10 defadan fazla değişen yönetmeliklerin çeşitli açılardan değer­
lendirilmesini yaparak,
2 - Otopark sorununun çözümü hususunda görüşümü belirterek yapacağım.
Değerli dinleyiciler. 1 6 yılda 1 0 defadan fazla değişen yönetmeliklerin şehrin
otopark sorununa çözüm getirmediği, sorunun gittikçe büyüdüğü bir gerçektir. Yö­
netmelik olduğu için de başka birk alternatif de düşünülmedi. YönetmıCİiklerdeki
yanlıştan anlatmakla zamanımı tüketmek istemiyorum. Neticeyi alıyomm. Bu yö­
netmelik 1 0 defa değişmesine rağmen soruna çözüm getirememiştir. Bu neticeye
herhalde kimsenin itirazı olmaz.
Bir başka açıdan: Konutun önemi bakımından; konut huzurun kaynağıdır. Ev
edinme ile eş edinmeyi eş anlamda kullanırız. Dünyada mekan ahrette iman deriz.
İnşaat sektörünü sanayinin lokomotifi, ekonominin atar damarı kabul ederiz. Bir
memlekette konut işi iyi ise herşey iyi demektir. Barınma ihtiyacı kutsaldır. Anaya­
samızda: Devlet vatandaşlann barınma sorununun çözümünde yardımcı olur der.
Bunlan hep söyleriz de uygulamaya gelince bütün bunlan unutup otopark (otoyeri,
otoevi) için neticede konut alıcısına yansıyacak otopark yönetmeliği gereği otopark
parası inşaatçıdan ahmr.
İnşaatçılar uzun süreden beri sıkıntılı dönem geçirmektedir. Enflasyona karşı
koruyucu tedbirler alınmadığından sürekli artan fiyatlara halkın alım gücü yetişe­
mediğinden bugün inşaatçı maliyetine bile satamazken otoparkın konut maliyetini
arttırıcı bir yük olması, bir başka deyişle: Evsahibi olmak isteyene J'Sen yuva sahi­
bi olmak istiyorsan şehrimizin otolannm yer sorunu var, kısaca otopark sorunu var.
Otolann yeri için bir bedel ödemen lazım" demiş oluyoruz.
Halbuki tam tersine olması lazımdır. Oto sahibi olmak isteyenlere "sen özel oto
sahibi olurken, daha bir yuva sahibi olamayan aileler var. Onların da yuva sihibi olmalan için bir katkıda bulun" demeli. Akla, mantığa, insanlığa yakışanı bence böylesidir. Yetkililerimiz konuşurken konutun memleketin en önemli sorunlarından bi­
ri olduğunu söylerler. Otoda ise fazla oluşu sorun oluyor. Otolar o kadar yüksek
prim yaptı ki 3 ay, 6 ay hatta daha sonrasına satış için gün veriliyordu. İthal yolu
ile disipline edilmek istendi de bu otopark paralannm sorunu yaratanlardan alınma­
sı düşünülmedi.
İnşaat ruhsatı alınırken inşaatçılardan binada oturanların otosu olur varsayımı
ile alınan, neticede konut alıcısına yansıyor. Otopark yeri, otoevi otoyeri kime ait
olacak, kim kullanacak. Yönetmehği hazırlayan bu taahhütlerin yerine gelmeyece­
ğini bildikleri için olacakki buna açıklık getirmemişler. Alman paralara karşılık
otopark yerleri gösterilmedi. Hukukun üstünlüğünün savunulduğu yönetimde böyle
bir uygulama olmamalı.
16 yıldır yönetmeliğin al maddesi işletilerek otopark parasım ahyorlar. Kendile­
rine hükmeden diğer maddeleri hiç görmüyorlar. Hukuk profesörü olmaya gerek
yok. Yapacağı bina bitinceye kadar sana yer göstereceğim taahhütü ile otopark pa­
rası alanlarm sorumluluğu ne oluyor.
İnşaatçılarm uğradıklan haksızhk bir bu olsa. 2982 sayıh vergi muafiyet yasası­
na rağmen maalesef yasayı kale almadan, belediyeler hem de yasal olmayan özel
tarifeler yaparak alınmaması gereken paralan alıyorlar. Kısacası inşaatçıları bitmez
tükenmez bir kaynak olarak görüyorlar. Halbuki bilmiyorlar, inşaatçılara birşey
kalmadı. Sadece belediyeler mi? Tekelleşme yasak olmasına rağmen kumcular da
kooperatif adına tekelleşerek istedikleri fiyatı uyguluyorlar.
İnşaat malzemesi sanayicileri devletten rekabet yaratmak için kredi alırlar, son­
ra da rekabet yerine tekelleşmeye katılarak müşterek fiyat ayarlarlar. Tabii zam
şampiyonu hep inşaat malzemeleri.
Otopark paralan az olunca inşaatçı buna yana yakma katlanıyordu. Ama şimdi
yönetmelik gereği bir oto yeri için 30 milyon, 50 milyon TL. istenmeye başlanınca
inşaatçı şaşırdı.
Isı yalıtım yönetmeliği de inşaatçıyı istismar için senelerce kullanıldı. Yine, vi­
ze uygulaması: Bakanlığın uygulanamaz emirlerine rağmen bakanlığın emirlerini
görmemezUkten gelip vize uygulayan belediyeler var. Kısacası herkes inşaatçılan
yontmanın peşinde. İnşaat sektörü değil yontulan sektör oldu.
1960'lardan beri bu memlekette yapılan haksızlıktan düzeltmeye çalışan de­
mokratikleşmede ve hukukun üstünlüğü konularında özen gösteren bugünkü hükü­
metimizin yetkilileri sözlerinde samimi iseler:
'
Bugüne kadar ahnmış fakat karşıhğında hiçbirşey verilmemiş yer gösterilmemiş
otopark ücretlerinin bugünkü değeriyle iade edilmesi gerekir. Bütün haldılığımıza
rağmen otopark yönetmeliğinin yükünün inşaatçının sırtından kaldınldıgı anda oto­
park yeri gösterilme şartı ile ahnmış, fakat bugüne kadar hiçbir yer gösterilmemiş
otopark paralanmn iadesini istemeyeceğimiz gibi uzun zamandan beri sılantıh gün­
ler geçiren inşaatçılar kendilerini bu yükten kurtaranlara şükran duyacaktır. Netice:
16 senede 10 defa değişen otopark yönetmelikleriyle otopark sorununun çözülemediği gerçeği ile ve aynı zamanda neticede konut alıcısına yansıyan fakat sıkıntılı
günler geçiren inşaatçıdan alınmasının oto evinin külfetini insan evine yük edilme­
sinin akla ve mantığa da uymadığı, adil olmadığı kanaatimle sorunun çözümü için
yeni önerilerde bulunacağım.
Şehrimizde otopark yönetmeliğine rağmen hergün büyüyen otopark meselesin­
de kötü gidişe dur demek ve zaman içinde sorunu azaltabilmek için neler yapılma­
lıdır?
A - Plan çalışmalan: Yeni yerleşim alanlarında otopark ihtiyacı olacağı da düşü­
nülerek bugünkü ölçüden daha fazla olarak sosyal tesis olarak düşünülmıeh. Geniş
alanlan betonlayarak değil toprağın altına yeşili bozmadan yapılmak. Eğer binanın
bünyesinde çözüm zorunluluğu varsa yine bahçeyi değil daha önceki yönetmelikte
olduğu gibi imara sayılmayan kat olayı ile halledilmelidir. Böyle bir tercih yapım­
cıya mali külfet getireceği için bazı haklar da getirmelidir. Yoksa yeşil alanlan tü­
ketip otoyeri yapmak yann üzüleceğimiz bir gelişme olacaktır.
B - Zor olan gelişmiş alanların otopark sorununun halledilmesi. Bunu sakat doğ­
muş çocuğun ameliyatla iyi edilmesine benzetebiliriz. Ama bu kötü durumda daha
fazla seyirci kahnamayacağına göre şehrin bütün kritiklerini değerlendirerek oto­
parkla ilgili proje hazırlamak, bunu planlara geçmek. Sorun evvela masa başında,
kağıt üzerinde çok iyi halledilmehdir. Bu konuda belediyede oluşacak kurul tam
yetkili olmalıdır.
Şehirlerin sorumlusu belediyelerdir. Her şehrin kendine has durumlan vardır.
Bilhassa İstanbul'un otopark yönetmeliği özel olmalıdır. İstanbul'a ait olmahdır ve
şehrin sorumlulan, yetkilileri tarafından hazırlanmahdır.
Yetkili derken: Bir hususa değinmeden geçemeyeceğim. Bürokratlann evet de­
mesinin sorumluluğu var da hayır demenin hiçbir sorumluluğu yok. Böyle olunca
da hepimizin yakındığı bürokrasi karşımıza çıkıyor. Evet demenin nasıl bir sorum-
lulugu varsa hayır demenin, işi savsaklamanın da bir sorumluluğu olmalı. Hayır de­
menin sorumluluğu olmadan bürokrasi işlemez. Tıpkı otopark sorunu gibi bu kötü
gidişe dur demek lazım. Hayır demenin de sorumluluğu olmalıdır. Şehrimizin oto­
park sorununun bu hale gelmesinin sorumlulan kim?
Birçok büyük yerleşim alanları gecekondulaşma ile başlamış plansız gelişmişli­
ğin sonunda her ne kadar İslah planlan yapılsa da maalesef düzelmesi mümkün ol­
mayan sorunlar doğuruyor. Tabi bunlann en önemlisi de sosyal tesis eksikliği olu­
yor. Teşekkül etmiş yerleşim alanlarının yanında yeni yerleşim alanlan sosyal
tesislerden mahrum olmasın istiyoruz.
Değerli dinleyiciler otopark sorununun çözümü için planı projeyi yaptık da uy­
gulama yapabilmek için kaynağı nasıl bulabileceğiz.
Kaynağı sorunu yaratanlarda arayacağız. Bir oto trafiğe çıkarken ruhsat-sigortataşıt vergisi pulu aramyorsa otopark yeri belgesi de aranmalıdır. Yeni otolara trafi­
ğe çıkarken diğer otolara da bir sene içinde halletmesi için mehil verilmehdir.
Park yeri belgesi: Evlerimiz nasıl ruhsath projeli yapıhyor ve tapuya kayıtlıysa
otopark yerleri de şehrin otopark projesine uygun yapılmış ve kurul tarafından ka­
bul edilecek şekilde olmalıdır. Ben buna oto evi diyorum otoyu caddeye tretuvara
yatırmak yok. Oton varsa evi de olacak. Oto evi ihtiyacı doğunca oto evi yapımcılan, oto evi sektörü olacak. Tabi bu oto evlerinin muhitine ve otosuna göre de de­
ğeri olacak. Arsa sahibi katlı otopark yapmaya tercih edebilecek veya daire karşıhğı olduğu gibi oto evi satılacak. Otopark yeri göstermeyen otopark yeri belgesi
bölgesinde bulamayan o zaman otopark yeri bedeh öder. Bugüne kadar olduğu gibi
değil belli bir süre içinde otopark yeri belgesi kendisine verilmelidir. Doğacak tale­
be karşı otopark yeri yapımı önem kazanacak, arzu edilen bir iş haline gelecektir.
Planlarda bir yerin otopark yeri olarak gösterilmesi üzünülecek değil sevinilecek
bir karar olarak görünülecektir.
Binamn bünyesinde otopark yerinin halledilmesi şart olarak değil özendirilerek
konulmahdır. Binaya ait değil yapımcının yalmz otopark yeri olarak değerlendire­
ceği yer olmahdır.
İstanbul'a bir milyona yakın aracın seyir halinde olduğu şehre girip çıkan araçla­
rı da değerlendirirsek ve gelirler otopark yerinin dışında kullanılmazsa inanıyorum
şehrimiz kısa zamanda otopark yeri bunalımından kurtanr.
Değerii dinleyiciler soruna çözüm getirmeyen bugünkü yönetmelik değişsin di­
yorum. Sorunu yaratanlar kaynak olsun diyorum. Konut üreten inşaatçüar haksız­
lıklara karşı korunsun diyorum.
ISMET YıLDıRıM
İSTANBUL TİCARET ODASI 36 NOLU MESLEK KOMİTESİ
BAŞKAN VEKİLİ
Sayın başkan, sayın konuşmacılar, değerli misafirler, önce bu kadar ihtiyacı ön­
celikli bir mevzu için bizleri bir araya getiren bu paneli tertip eden İstanbul Ticaret
Odası, yönetici ve idarecilerine huzurlannızda teşekkürü bir borç bihr ve saygılar
sunanm. Bu tür panellerin de devam etmesi hem ülkemize insanlanmıza hizmet,
hem de bizleri bir araya getirip kaynaştmp, birbirimizi daha iyi tanımamıza vesile
olacaktır. Meselelerimizi bir nebze belki bu paneller vesilesiyle çözmüş oluruz. Ta­
bii mevzu otopark, ashnda böyle bir tek panelle halledilecek bir mevzu değil kana­
atimce. Tabii İstanbul'u da İstanbul'da yaşayan bilir ancak. Efendim diğer şehirler
İstanbul'un bir cüzü olduğu için İstanbul'u yaşayan sorunlanm daha iyi bilir. Bu
maksatla İstanbul'da böyle otoparkla alakalı böyle bir panelin düzenlenmesi de her­
halde makul olmuştur. Bu yönden de uzaktan yakından buralara teşrif eden arkadaşlanmıza da huzurlannızda teşekkür ediyorum.
Otopark meselesini ben şu ana başlıklarda toplamak istiyorum. Bunun bir siyasi
yönü, diğer yönden ikincisi hukuki yönü, üçüncü olarak ekonomik yönü, sosyal ya­
nı biraz da çok mühimce bence eğitim ve öğretim yanı. Otoparkı imal etseniz bile
eğitim ve öğretiminiz yoksa kullanamazsınız. Bariz bir misal vereyim, Kartal'da
Kartal Belediyesi bundan önceki dönemde otopark yapmıştır. Biraz evvel bakanlık­
taki konuşmacı arkadaşımızla bu meseleyi konuştum, kendisine de söyledim. Oto­
park yeri yapmış, yani bütün arkadaşlarımız gider bakar oraya, orada işte Kayma­
kamlık binası var, Belediye binası var. Çok da güzel otoparkı göstermiş girin diye.
Herhalde 100 kişiden, 70-80 kişi Kartal'a geldiği zaman o otoparka girmez. Gehr
orada yolda bir yer arar, bu da tabii eğitime ve öğretime giriyor. Herşeyi devletten
beklemek de doğru değil, tabii bu bizim yapacağımız devlete, hükümete belki de
yetkililere yapacağımız eleştirilere mani bir hal değil de eğitim demişken, sırası
gelmişken söyleyeyim dedim.
Şimdi devlet konut edindirme ve edinme için teşvikler veriyor. Bunu 15-20 se­
nedir, hatta çok partili düzene geçildikten sonra, son senelerde 70'li, 80'li yıUarda,
80'li yıllarda daha fazla konut edindirme 2982 gibi bir yasa çıkarmış. Harçtan muaf
demiş, her türlü şeyi muaf tutmuş. Hatta kanunda açıkça demiş, belediye bu nam
adı altında da herhangi bir şey adı altında başka bir şey uydurarak da birtakım şey­
ler alamaz demiş. Birtakım harçlar, şunlar bunlar alamaz demiş. Böyle olduğu hal­
de, uygulama böyle değil. Yani belediye başkanlığı, geçen dönem belediye başkanlannı İstanbul'da mahkemeye versek, herhalde hukuk varsa bü ülkede, hakimler de
varsa, zannedersem birçoğu ceza alır bu konuda. Çünkü kanun iMal edilmiş. Bu
böyle olurken, bir otoparkla alakalı bakanlık tabii devletin kanunu ve nizamını bir
bakanlığa bağlı olarak bakanlık yönetecektir. Ve yönetmelik çıkaracaktır o yönet­
meliği de tatbik edecektir. O yönetmeliğe göre de oluyor mu, olmuyor mu işleyiş
var mı yok mu diye denetleyecektir. Bu tabii olaydır. Kanun ve nizamın olmadığı
yerde de hukuk olmaz. Onu bilenlerdeniz ama, devlet öyle bir kanun çıkarmış ki,
konutu yani konut edinmeyi teşvik ediyor yasalarla. Alıyor 150 metrekarenin altın­
da olan bir konutu tapu dairesinde harçtan muaf ediyor. Belediyeye geliyorsunuz
her türlü harcı alıyor sizden belediye. Bir de Otopark Yönetmeliği'nden doğan har­
cı alıyor. Tabii Bakanlıktan gelen değerh konuşmacımız bu konuda belki yönetme­
likle alakalı bilgi verecektir ama, burada otoparkı halledilmiş konutlardan konuş­
muyoruz, otoparkı halledilmiş konutlar zaten hallediliyor. Kendi bünyesi içinde,
nerede halledihyor, aynk nizamla hallediliyor. Efendim yer müsaitse onu da birkaç
senedir uyguluyorlar. Yeraltında da halletmeye çalışıyor. Ben kendilerine misal
verdim, Bakanlıktan gelen arkadaşa, Pendik'te inşaatçıyım ben, özel müteahhitlik
yapıyorum, 1500 metrekare işham yeri tabanda yaptım, 5 kat, iki de bodrum indim.
Dedi ki, otopark parası vereceksin, bitişik nizam bir yer, tamam dedim, otopark pa­
rası belediyeye vereyim dedim. Belediye zaten aldı otoparkı memuruna, işçisine
veya diğer kaynaklarına kullanıyor. Yani o yönden de belediye başkanlanm birisi
mahkemeye verse herhalde oradan da çok çeker. Ama dedim, yani şu 1500 metre­
kare iki bodrum insek buraya, yapar 5000 metrekare, bir hesap ettik şöyle böyle ne­
reden baksan 200 araba alır dedik. Gel bunu sen işlet, biz yapahm senden para da
istemiyoruz. Olmaz. Tam inanın 6 ay, efendim projeyi sırf bu yüzden beklettik ki
belki de oradaki bürokrat arkadaşımız, o da tanıdığımız bir bürokrat arkadaşımız
buna razı olur da herhalde kanunu kendine göre yorumluyor. Efendim öyle bir yer
bu tabii ilçelerde, her ilçede buna benzer birtakım hadiseler vardır. Yaşanıyordur
yani ben bir misal olsun diye verdim. Mühim olan kanun çıkarmak, yönetmelik çı­
karmak, yönetmelikleri 2 ayda bir 15 günde bir, iki senede bir, 1 senede bir değiş­
tirmek bunlar çözüm değil, çözüm onun uygulamasını, tatbikatım yapmak. Vatan­
daştan bir şey istiyorsun, devlet olarak sen vazifeni yapacaksın, vatandaştan da
isteyeceksin. Neyle isteyeceksin, kanun kuvvetiyle isteyeceksin o zaman. Sen vazi­
feni devlet olarak yapmazsan işte otopark yönetmeliğinde olduğu gibi yönetmeliği
çıkarmışsın ama uygulâmıyorsun, ne yapıyorsun parayı alıyorsun bir sene içerisin­
de o parayı yönetmeliğin öngördüğü şekilde o bölgede otopark ihtiyacını karşılaya­
cak şekilde çözmen lazım, yani otopark yeri göstermen lazım. Bir sene içinde eğer
o bir sene için o parayı harcamazsan sen otoparkla alakalı valilik el koyması lazım.
Kanun bunu emrediyor. Valiye devroluyor, o zaman vali çözecek. Şu anda benim
tanıdığım belediyelerde böyle bir çözüm yok. Tabii şimdi devlette bir de yetki kar­
gaşası var. îşin siyasi yanı devlet otoriter olmalı, otoriter olurken bence devlet va­
tandaşına da zulüm etmemeli, zalim olmamalı. Yani demokrasi diyoruz,, çağ atla­
dık diyoruz, demokratikleşme diyoruz. Vatandaşına hizmeti ver. Ondan sonra sen
vatandaşından kanuni birtakım şeyleri bekle. Tabii bu çok alternatifli bir şey. Yani
zamanında sen imar planlarını düzeltmemişsin. îmar planı yapmamışsın, şehre gö­
çe mani olmamışsın, sanayileşmeyi durduramamışsm, behrii yerlerde yapmışsın
devlet olarak, kalkınma planında böyle bir şey yok, herhalde benim bildiğim yönet­
melik 1974'ten 1975'ten sonra çıktı. Devlet 1923'te kurulmuş, otopark yönetmeliği
1974'te çıkıyor. Bu bizim için zaafıyettir. Bakanlık kanunun öngördüğü yetkinin
yürütülmesini ve yönetmeliğin hazırlanıp tatbikini kendi uhdesinde bırakıyor bu
bence yanlış. Yani Ankara'dan böyle şeyler idare edilmez. İstanbul bugün 10 mil­
yona varmış, demek ki Türkiye'nin dörtte biri. Çözülecek bir sürü problem var. Sırf
otopark değil İstanbul'da bir sürü problemimiz var. Ankara'dan yönetmelik çıkara­
rak da yönetmeliği elinde tutarak da belediyelere ve valiliklere tekel haline getire­
rek de meseleyi çözemeyiz, kanaatimce. Yani glasnost, perestroyka diyorlar, bütün
dünya değişim içerisinde Türkiye'de halâ bazı kanunlara yönetmeliklere sırtımızı
dayayarak devlet bence bu konuda da gereken vazifeyi yerine getirmiyor, gerejceni
yapmıyor. Yönetmelikte çok değişik maddeler var. Yani okusak güzel yazılmış,
belki tatbik edilse çözüm getirecek meseleler. Ama tatbikata geldiğinde, uygulama­
ya geldiğinde şu ana kadar henüz çözülmüş, üretilmiş bir mesele yok. Yani devle­
tin bugün İstanbul'un her ilçesinde bir arsası bir arazisi vardır ya, konut üretmek
için arsa üretiyoruz. Bugün konut maliyetleri yükselmiş. Neden yükselmiş, girdiler
fazla. Birinci derecede arsa payları fazla. Müteahhit özel müteahhit bir arsada inşa­
at yapmak için, arsa sahibine % 50, bazı yerde % 60, bazı yerde % 70'e varan öde­
meler yapıyor, bila bedel, karşılıksız, arsa karşılığı. Bu bir maliyet, külfettir. Sen
devlet olarak bunu biliyorsun, 2982'yi zaten çıkarmışsın. Otopark yönetmehğinle
de bir otopark bedeli, bazı yerlerde 20 milyon, bazı yerlerde 30 milyon, hatta bazı
yerlerde 50 milyona varan bedel alacaksınız. Bir ufak hesap yapalım, 1500 metre­
kare bir işham, bitişik nizam bir yerde işhanlannda zannedersem 75 metrekare bir
otopark böldüğünüz zaman 22 tane falan çıkar. 22 otoparkı 20 milyonla çarpın, 440
milyon, 30 milyonla çarpın, 660 milyon, ve devam eder. Yani 400 milyon para isti­
yorsun, yatırmak için. Çok gülünç bir rakam, demek ki 1600'e böldüğünüz zaman
otomatikman inşaat maliyeti; 400 milyonu, 400 bin lira otoparktan inşaat maliyeti
biniyor.
Efendim bir de bunu siyasi çıkar meselesi, siyasi baskı meselesi yapmamamız
lazım. Bence otopark meselesini, İstanbul'u seviyorsak, hep beraber, hangi siyasi
düşüncede olursak olalım. Ben böyle bir uzlaşma getiriyorum. Belediyelere sesle­
niyorum. Belediyeler halkm oyuyla gelmiş, efendim meclisleri olan bir yer, diğer
vatandaşlarımıza buradan, bu panelde sesleniyorum. Hangi düşünceye sahip olur­
sak olahm, otopark konusunda bir uzlaşma bulahm, kendimize vatandaşa hizmet
edecek, otoparka hizmet edecek, otopark yapımım teşvik edici bir uzlaşma bulalım.
3ir arkadaşım söyledi bana, ben misaller vererek meseleyi sohbet toplantısı halinde
devam ettirmek istiyorum. Çünkü yaşanan hadiseler bunlar, İstanbul'un en güzide
yerlerinden bir yerde zannedersem Cağaloğlu civarında belediyeye müracaat etmiş,
1500 metrekare bir yeri varmış ticari alanmış, düşünün Cağaloğlu'nda ticari alan,
faydalı bir alan ama imkân sağlar o arkadaşa, ben demiş buraya otopark yapmak is­
tiyorum belediyeye, belediye otopark yapamazsın demiş. Çünkü mevzuata uygun
değil demiş, imar plamnda tadilat yapmamız lazım. Takdir edersiniz imar planlanndaki tadilat ne kadar zamanda olur, ne kadar zamanda değişir, o inşaat ne za­
manda biter. Yani böyle kısır döngüler içinde birtakım mevzuatta böyle yanlış an­
lamalara, birtakım yorumlara sebep olacak mevzuatı sadeleştirmemiz icabeder
bence, tabii devlet burada öncü olmalı. Destekleyici olmalı, yani devletin hiç fonk­
siyonu yok denemez, devlet önce bir şeyler yapacak ki vatandaş da ona yardımcı
olsun, vatandaş şimdi neden istemiyor, mesela ben şahsımdan konuşayım, her han­
gi bir yerde otopark parası ödemişim inşaatçı olarak gidip belediyeden şu anda onu
talep edebilirim. İnşaatı bitirmişim iskanımı almışım. Efendim, bana bir otopark
yeri göstermemiş. Bana kanuna göre demesi lazım ki, bir sene içerisinde veyahutta
inşaat bittikten sonra demesi lazım ki, senin 22 tane misal otoparkın var, senin otoparkm da işte şu 500 metrekare alan içerisinde kanun öyle diyor, şurada yaptım.
Buyurun demesi lazım. Böyle bir şey yapılmadığı için, ben şimdi talep etsem onu
geri alabilirim. Ama bunu da istemiyor vatandaş bunu da istemiyor. Vatandaş bir
otopark yeri olsun da para da vereyim, paramı da vereyim, yani orada benim ara­
bam sıhhatte olsun, kafam rahat olsun, vakit yok yani, kalkınmak için zaman yok.
tnamn şahsıma 12-13 saat belki 15 saat çahşıyorum. Diyorum ki bir 5 saat daha ol­
sa da çalışsam, İstanbul öyle olmuş, bir yerden bir yere gidiş 5 saate çıkmış. Bir
yerden bir yere gidiş ne bileyim zaman alıyor, bir karşıya gidiyorsunuz gün dolu­
yor. İkinci bir işinizi yapamıyorsunuz, işte sorunlar böyle üstüste biniyor. Bir de iş
yapmak için otonuzu koyacak bir yer bulamazsamz, o zaman işin zevki de kalmı­
yor, yapacagımz işin. Stresten de birtakım hastahklar giriyor işin içine. Böyle hu­
kuki yam, tabii hukukçulan ilgilendiren bir yan, ama ben tahmin ediyorum ki içi­
mizdeki inşaatçılardan birisi herhangi bir belediyeyi otopark parasından dolayı
mahkemeye verse kazamr. Ve o da bir emsal teşkil eder. Tabii belediyeyle mahke­
melik olduğunuz zaman, vatandaş da şöyle korkuyor. Diyor ki, ben inşaatçıyım.
ikinci, üçüncü, beşinci, altıncı^ yedinci işim olacak, yani tamamı belediyeyle benim
işimin, ne yapayım, çok özür dilerim, lanet olsun bu otoparktan da işim yürüsün di­
ye bence bu sıkıntıdır efendim.
îyi bir yaşam, güzel bir çevre, insanca yaşamak istiyorsak, bence ve insanların
rahatım istiyorsak, adil bir çözüm bulmamız lazım. Vatandaş katıhnaya hazır, va­
tandaşa ne diyorsunuz, vatandaşa belediye olarak, kaldırım yapmışsımz, iki sene
sonra diyorsunuz ki, tapu kayıtlanndan çıkanyorsunuz, Kadıköy belediyesinde uy­
gulama var. 250 bin lira şerefiye katılım payı, hay hay diyor vatandaş gidiyor ödü­
yor. Hiç itiraz etmiyor, belki içinden sövüyor, sayıyor vs. Hiç itiraz etmiyor gidiyor
yatırıyor. Vatandaş katılıyor. Sen çözüm getir yani, de ki Eminönü'nün göbeğinde
devletin arazisi gel kardeşim yap işlet, devret şunu, nasıl yapacaksan yap, anlaştır,
ihale aç, şuraya otopark dikeceksin, veya varsa arazin getirin bunu bir ild ay içeri­
sinde yetki ver, efendim hep beraber oraya otopark yapalım. Yani başka türlü çöze­
mezsiniz devleti boğarsınız. KİT'leri özelleştirelim, özerkleştirelim, yeni tabirle
Özerkleştirme ile özelleştire ayn tabii. Yapahm diyorsunuz bir taraftan bir tarafı: a
da yönetmeliklerle devleti tekel haline getiriyorsunuz, yani böyle çözemeyiz. Be
nim kanaatimce çözemeyiz. Sonra sosyal devlet kavramı da olmaz ortada. Sosyal
devlet nasıl olacak, vatandaşma yardımcı olacak devlet. Böyle olacak, yani nasîl
olacak, en kısa zamanda olacak. Ve işin maliyeti giriyor tabii burada işin içine yani
müteahhitin bu maliyetlerde, konut maliyetlerinde bu anormal rakamlarda otopa
da yüklediğiniz zaman, inşaatçımn bu işin üzerinden kalkması mümktim değü; r
Devlet bütçe açıgmı düzeltsin diye her sene arabalann ağırhğına, yaşına ve cinSine
lüksüne göre birtakım bedel ahyor, Maliyeye gidiyor, yani çok cüzi. Ben bir iwssp
yaptım, 1 milyon araba olsa İstanbul'da 100 bin lira alsa araba başı, 100 mdyar
eder senede, 100 milyar fonla istanbul'da herhalde 3 tane ilçenin her sene proble
mini çözersiniz. Yani hiç sağa sola gitmeye gerek yok, ama fonlan siyasi birtakım
çıkar uğruna, paramız yok, bugün belediyenin maaşını verelim, devletin memuru­
nun maaşım verelim, vs. gibi birtakım böyle çıkmazlara sokup, fonlan başka yer­
lerde harcarsamz belediyelerin otoparklardan topladığı paralan, otopark için kul­
lanmadığı gibi o fonu da çarçur edersiniz. Mühim olan iyi idarelerde, iyi insanlarla
doğru kararlar vererek meseleyi adil olarak çözmektir. Yoksa yönetmeliklerle hiç­
bir yere gidemeyiz. Toparlıyoruz değil mi efendim. Sonra yönetmelik de sık sık de­
ğişmekte; 9 Şubat 199rde çıkan yönetmeliği yemden 20 Mart 199rde çıkarmışlar.
Yani 41 günde ikinci yönetmeliği çıkarmışlar. Baksanız çok fazla değişiklik yok.
Ondan evvel 21.12.90'da çıkmış, yani ondan da 45 gün sonra ikinci bir yönetmelik
çıkmış. Yani demek ki ben şuradan da anlıyorum ki bu yönetmelik çare değil. Yönetmehk çare değil, bir an evvel fiiliyata geçirici birtakım işler yapmak lazım.
Efendim çözüm önerilerinden Fuat bey de aynı şeyi söyledi. Bunu inşaatçının üze­
rinden bir külfet olarak almak, oto sahibine vermek, bu kanunen nasıl icapediyorsa
o şekilde yapıp, bir an evvel de bunu fiiliyata geçirici yani otoparktan çoğaltıcı bir­
takım kanuni düzenlemelere giderek bu çözümü asgariye indirmek. Türkiye'de
şimdi planlı işler beş yıllık kalkınma planlan vs. şu bu söyleniyor duruyor her sene
efendim planlı işler olmuyor Türkiye'de, ilıtiyaç varsa oturuluyor, buranın ihtiyacı
otoparktı veya bir başka konuydu; hadi çizelim, yazalım koyahm maddelere ondan
sonra uygulamaya koyalım. Halbuki biz inşaat fakültesinde öğrenmiştik. Yol ya­
parken bile yolun asfalt kalınlığı, 20 sene sonra, 30 sene sonra hesaplanna göre ya­
pılır, devletin hesabı otoparkta bir sene, iki sene öyle şeylerle olmaz. 20 sene 30 se- ^
ne 40 sene şehircilik bunu gerektirir. Eğer AET'e girmeyi, batı seviyesine gelmeyi
arzuluyorsak birtakım şeyleri çok hızh şekilde yapmamız lazım.
DURUKAL ÇULHA
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANLIĞI
TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GN. MD. (*)
Sayın Başkan, Değerli Konuklar, ve basın mensupları
Türkiye'nin ticari candaman olan İstanbul Ticaret Odası'nm otopark sorununa
göstermiş olduğu duyarlılığa ve çeşitli meslek grupları ile bu sorunun tartışılmasına
olanak sağladığı için Bakanlığım adına İstanbul Ticaret Odası'na içtenlikle teşek­
kür ediyor aranızda bulunmaktan mutluluk duyuyorum.
Günümüzde hızlı nüfus artışı ile birlikte hızla büyüyen kentlerimizde giderek
artan ihtiyaçlar ve kentsel kullanım alanlarındaki çeşitlilik, trafik yoğunluğu ve sı­
kışıklığı otopark sorununu da beraberinde getirmektedir. Yerleşim alanlarında tra­
fik yoğunluğunu azaltmanın, sıkışıklığı gidermenin, trafik akışını hızlandırmanın
ve yayalann yürüme özgürlüğünün temin edilmesinin bir yolu da, hiç şüphesiz,
araç trafiğine açık yollarda park etmiş araçlan, kendilerine ait açık veya kapalı me­
kanlara taşımaktır kısaca, bir sorun olarak yaşadığımız otopark sorununu çözmek­
tir.
Bugün özellikle büyükşehirlerimizde, kamu yapüan, ilk ve orta öğrenim kurum­
ları, üniversiteler, kent merkezi dışında yer seçimine yönelmektedirler. Toplu ko­
nut inşaatlanndaki hızh artış ve bu tür yerleşme alanlannın kentin merkezi alanları
dışında yerleşmeleri de gözlenmekte ve bu uygulamalar desteklenmektedir. Bu geHşim, toplu taşıma sistemlerinde yeterli bir düzeye erişilemediğinden, özellikle ser­
vis araçlan, otobüs, özel oto, taksi ve dolmuş, trafik akışında büyük yoğunluk ya­
ratmakta, otoparka duyulan ihtiyaç hem kentsel alanlarda hem de merkez dışı
yerleşmelerde giderek artmaktadır.
Kentlerimizin düzenli ve çağdaş bir görünüme kavuşması amacıyla otopark so­
rununun çözümü konusunda da belediyelerimiz büyük bir sorumluluk üstlenmekte­
dirler.
Otoparklara ilişkin ilk yasal düzenleme, 6785 sayılı Kanuna ek ve değişiklikler
getiren 1605 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesi ile 1972 yılında yapılmıştır. Bu ka­
nun gereğince çıkarılan ve 7.5.1976 yılında yürürlüğe giren bu ilk Yönetmelikte;
-Nüfusu 100.000'den fazla olan yerleşme birimleri kapsama alınmıştır.
-Nüfusu 100.000 ile 300.000 arasında olan yerleşim birimleri ile nüfusu
300.000'in üzerinde olan yerleşmeler gruplandırmada esas ahnmıştır.
-Parselinde otopark ihtiyacı karşılanamaz ise, 500 m. mesafede bölge veya ge­
nel otoparktan karşılanması ve parsel dışında otopark tesisini mümkün kılan düzen* Tebliğ, Bakanhk İmar Uygulama Daire Bşk. Yurdanur Yerlikaya tarafmdan okunmuştur.
leme yapılmıştır.
Bu yönetmelik 25.5.1981 yılında yayınlanan yönetmelik ile yürürlükten kaldırıl­
mıştır.
Bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra, Otopark Yönetmeliği birkaç kez
daha değişime uğramıştır. Yürürlüğe giren bu yönetmeliklerde otopark sorununa
çözüm getirecek hükümlere yer verihniştir.
Ancak, çok sık arahklarla birçok değişime uğrayan yönetmelikler bir türlü ihti­
yaçlara cevap verememiş ve nihayet 1976 tarihinde yayınlanan yönetmelikten son­
ra en uzun süre yürürlükte kalan 2.11.1985 tarihli yönetmelik yayınlanmıştır.
9.11.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3194 sayıh İmar Kanunu'nun 37'nci madde­
si ile, imar planlanmn hazırlanması sırasında, planlanan belderün şartlan ve gele­
cekteki ihtiyaçlan gözetilerek gerekli ve yeterli otopark alamnın aynima zorunlulu­
ğu hükme bağlanmış, 44'üncü maddesi ile de hangi binalarda ve tesislerde kaç adet
ve hangi ölçülerde otopark yeri ayrılacağı hususunda yönetmelik çıkarılması öngö­
rülmüştür. Bu doğrultuda hazırlanan ve binaların otopark ihtiyacının İlendi bün­
yesinde karşılanması ana prensibini getiren Otopark Yönetmeliği îmar Kanunu ile
aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Bu yönetmeliğin istisnası, araç giriş ve çıkışı mümkün olmayan hallerde imar
plam veya İl Trafik Komisyonu karan ile binada veya parselde otopark yapılmadığmm tevsik edilmesi durumunda ve bedeli ödenmek kaydı ile bölge ve genel otoparklanndan yararlanma imkamnı tanımasıdır. Bu bedeller, belediyelerin otopark
hesaplannda toplanarak, belediyelerin kendi öz kaynaklanndan ayıracakları miktar
ile birlikte inşa edilecek bölge veya genel otoparklar için kaynak oluşturmaktadır.
1976 yıhndan, 3194 sayıh Kanun gereğince çıkartılan bu yönetmehğin yürürlü­
ğe girdiği 9.11.1985 tarihine kadar,
Özel otomobiller 2.21
Ticari otomobiller 2
Resmi otomobiller 2.28
Minibüsler
1.98
Otobüsler
1.91 mish artış göstermiştir.
1976-1989 yıllan arasındaki çeşitli kuUammlardaki araçlann sayısındaki artış
ve oranlar dikkate alındığında, otopark konusunun ne denli güncel ve önemli oldu­
ğu görülecektir.
Elde edilen istatistiki bilgilere göre; trafiğe kayıtlı bulunan
Otomobil
Jeep
Minibüs Otobüs Kamyonet Kamyon Toplam
1976 yılında
491.882
20.498 45.335
26.612 104.020
160.397
848.764
22.561 89.965
51.063 182.085
296.769
1.616.217
1985 yılmda
793.774
1989 yılmda
1.590.917
25.904 135.009 71.030 240.307
392.378 4.487.259
sayısına ulaşmıştır.
9.11.1985 tarihinde yürürlüğe giren Otopark Yönetmeliği, önceki yönetmelikle­
rin eğilmediği bazı sorunlara eğilmekle beraber, biraz önce açıkladığım sayısal ve­
rilerden de anlaşılacağı gibi araç sayısındaki hızlı artış, bölge ve genel otoparklann
yönetmeliklerle öngörüldüğü biçimde süresi içinde bitirilmemesi gibi nedenlerle,
yetersiz kalmış, 5 yılı aşan bir süre sonunda 21.12.1990 tarihinde yürürlüğe giren
Otopark Yönetmeliği ile yürürlükten kalkmıştır.
Ancak ilgili idarelerde o an için beklemekte olan ruhsat taleplerinin sonuçlandı­
rılabilmesi amacıyla bu yönetmelikte yeni düzenleme yapılması gerekmiş ve gerek
planlama, gerekse yapılanma sürecindeki otoparkla ilgili yetki, sorumluluk, görev
ve yükümlülükleri yeniden behrleyen ve 21.3.1991 tarihinde yayınlanıp, 15.4.1991
tarihinde yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan "Otopark Yönetmeliği" ha­
zırlanmıştır.
Bu yönetmelik ile şu yenilikler getirilmiştir;
Nüfusu 50.000'in üzerinde olan yerleşim birimleri yönetmelik kapsamına alın­
mıştır. Aynca, daha evvel Bakanlık onayı ile eski yönetmelik kapsamına alman
yerleşim birimleri bu yönetmelik ile yine kapsamda tutulmuştur.
-1990 genel nüfus sayım sonuçlarına göre, yönetmelik yürürlüğe girdiğinde, da­
ha evvel Bakanlıkça yönetmelik kapsamına alınan ve halen 50.000'in altında nüfu­
su olan yerleşim birimleri de dahil, 150 civarında yerleşim birimi bu yönetmelik
kapsamında kalmaktadır.
-Trafik yoğunluğunu artıncı etkenlerin ve dolayısıyla otopark sorununu ortaya
çıkaran nedenlerin bulunduğu yerleşim birimleri, teklif üzerine veya teklif olmaksı­
zın Bakanlıkça, yönetmelik kapsamma alınmaktadır.
-Yönetmehkte, otopark ihtiyacının parselinde yani bahçede, bina içinde yani ze­
min veya zemin üstünde veya bodrum katta karşüanması esası getirihniştir.
-Ulaşım ağı ve trafik akışı bakımından, otopark giriş çıkışı mümkün olmayan
güzergahlann îl Trafik Komisyonlarınca belirlenmesi öngörülmüş, sadece bu gü­
zergahlar üzerinde yapılacak binalarda otopark yeri ayrılması istenmemiştir.
-Daha evvel ticari kullanım alanlannda ön bahçelerde otopark yapılamaz iken,
bu yönetmelikte gerekli ön bahçe mesafesi bırakılmak kaydı ile bu imkan sağlan­
mıştır.
-İmar planı gereği parselinde otopark yapımı kesinlikle mümkün olmayan hal­
lerde yararlanılacak bölge veya genel otopark yerinin ruhsat aşamasında belirienmesi ve bu yerin parsele 500 metreden fazla uzaklıkta olmaması prensibi getiril­
miştir.
-Bu yönetmelik ile bölgeleme esası kaldırılmış, hesaplanan bedelin tamamımn
tahsili öngörülmüştür. Bunun da % 25'i ruhsat aşamasında, % 75'i ise, 18 ay içinde
9 eşit taksitte alınmaktadır.
-Otopark hesabında toplanan meblağ ve belediyelerin kandi öz kaynaklan ile
birlikte, bölge ve genel otoparkların 2 yıl içinde yapımımn tamamlanması, böylece
bina kullanıma hazır hale geldiğinde, yararlanılacak bölge otoparkının da kullamma hazır hale gelmiş olması amaçlanmıştır.
Halen yürürlükte bulunan Otopark Yönetmeliğinin yürürlük tariliinden bu yana,
yönetmelik ile ilgili sorunların yoğun olarak gerek uygulayıcı idareler, gerekse va­
tandaşlar tarafından Bakanlığımıza iletilmesi üzerine, bu yönetmehğin yeniden
gözden geçirilmesi ihtiyacı doğmuştur.
Bu amaçla, Büyükşehir Belediyelerimiz ile, turizm potansiyeli fazla olan bazı
kıyı belediyelerimizin temsilcilerinin katılımı ile Bakanlığımızda yapılan toplantı­
da, ortak olarak üzerinde birieşilen tereddütler, sorun yaratan hükümler belirlen­
miştir.
Bu toplantıda. Otopark Yönetmeliğinin, yapı maliyetini yükselttiği nedeniyle in­
şaat sektörünü olumsuz yönde etkilediği en çok yakınılan konulardan biri olmuştur.
Bakanlığımızın 1992 yüı birim fiyat listesinden yararlanılarak, her iki nüfus gu­
rubunda 100 m2 lik bir konut için istenen otopark sayısına göre, kapalı otopark ya­
pılması halinde, arsa bedelleri hariç 100 m2 Uk konutun m2 sine yansıyacak mali­
yet oranı,
-Nüfusu 200.000'den fazla olan yerleşim birimlerinde % 11
-Nüfusu 50.000 ile 200.000 arazsında olan yerleşim birimlerinde % 10.7 olarak
maliyete yansımaktadır.
Ancak yurdumuzdaki yerli otomotiv sanayi firmalarının üretimini araştırdığı­
mızda; 1976 yılında 146.095, 1985 yılında 135.458,1989 yılında 165.161, 1991 yıhnda ise, 263.571 adet aracın üretildiği görülmektedir. Bu rakamlara ithal edilen
araçlar da eklendiğinde, daha önce de değindiğimiz gibi hızla büyüyen kentlerimiz­
de giderek artan trafik yoğunluğu nedeniyle otoparklann, vazgeçilmez olduğu daha
net bir biçimde ortaya çıkmaktadır.
Gerek uygulayıcı idarelerin, gerekse Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği­
nin üzerinde durduğu ikinci önemli nokta, otopark sorununun temelde çözümlen­
mesi için oto ahm satım vergileri ile, taşıt pullannm belirli bir yüzdesinin otopark
bedeli şeklinde tahsil edilmesine ilişkin düzenleme yapılması yönünde idi. Bu tür
bir düzenleme Bakanlığımızca da uygun görülmektedir.
Ancak, bu konu yasal bir düzenlemeyi gerektirdiğinden ve aynca da Bakanlığı­
mız dışındaki başka kuruluşların görev ve yetki alanında kaldığından bu yöndeki
talebe bu aşamada yönetmelik ile cevap verilmesi mümkün olmayacaktır.
Bu yönetmeliğin aksayan yönleri tesbit edilip, kurum ve kuruluşlardan alman
görüş ve önerilerle birlikte değerlendirilerek, mevcut yönetmelikte yapılabilecek
değişiklikler üzerindeki çalışmalar Bakanlığımızca sürdürülmektedir.
Yapılması istenen değişiklikler, aşağıdaki konularda yoğunlaşmaktadır.
1-Otopark giriş çıkışı sağlanması mümkün olmayan güzergahlann, yönetmelik­
te belirtilen süre içerisinde İl Trafik Komisyonunca belirlenmeyişinin tıkanıklık ya­
rattığı bu nedenle süresi içerisinde güzergahlann tesbit edilmemesi halinde, ilgili
idarelere yürürlükteki imar plamna göre uygulama yetkisinin verilmesi,
2-Parselinde otopark ihtiyacı, karşılanmayan yapıların, yarıçapı 500 m. olan bir
daire alam içerisinde bölge veya genel otoparktan yararlanması zorunluluğunun bu­
lunması, sözkonusu bölgenin meskun olması, bu mesafelerde bölge veya genel oto­
park tesisinin mümkün olmadığı nedeniyle bu konunun yeniden gözden geçirilme­
si,
3-Yapılması istenen yeni düzenleme ile gehşme alanlan için 500 m. yarıçaptı
mesafenin korunması, meskun olanlar için ise, uzaklık belirtilmeden otopark ilıtiyacımn en yakın mesafede karşılanmasının uygulamada belirli bir rahatlamayı sağ­
layacağı düşüncesiyle, bu yönde bir düzenleme yapılması,
4-Özellikle meskun alanlarda yoğun yapılaşma bulunan ve yeni bir ada içi dü­
zenlemesi yapılması kesinlikle mümkün olmayan alanlar ile, cephe ve derinliği ye­
tersiz olan, asgari ölçülerin altında kalan parsellerde, arazinin jeolojik ve topoğrafık yapısı nedeniyle zemin veya bodrum katta otopark tesisi mümkün olmayan
parsellerde, merdivenli veya yaya yoUanndan cephe alan parsellerde ve tescilli ya­
pılara ait otopak ihtiyacının, binada veya parselinde karşüanamayışı durumunun
yönetmeliği uygulanamaz hale getirdiği bu durumun büyük ölçüde inşaat sektörü­
nü olumsuz yönde etkilediği.
Bu nedenle, bu özellikteki parseller ile arazinin durumu nedeniyle bina otoparkı
yapılmayan parseller de uygulama kolaylığı sağlamak için, bedeli ödenmek koşu­
luyla parselinde otopark yeri aranmamasına ilişkin istisnai hükütnlere yönetmelik:
çalışmalannda yer verilmesi.
5- Binanın tüm katlanmn otopark olarak kullamimasma olanak tamyan ifadenin
değiştirilmesi ve binanın bodrumundan başka en fazla zemin katınm otopark olarak
kullanılmasınm sağlanması,
6-Konutlann m2 lerine göre gruplandmlmasıyla ekonomik koşullara paralel
otopark sayısımn belirlenmesi,
7- 80 m2 ve daha az inşaat yapmaya müsait imar parsellerinde tek kat şartı aran­
mak koşuluyla yapılabilecek yapının kısmen konut, kısmen işyeri olarak kullanıl­
ması durumunda otopark yeri aranmaması,
8-Otopark Yönetmeliklerinden önce inşa edilmiş yapılarda, kullanım değişikliği
yapılmakla birlikte ihtiyaç olan otopark miktan değişmiyor ise, yer ve bedel aran­
mamak suretiyle vatandaşa maddi külfet getirilmemesi,
9-ÎTÜ. Mimarhk Fakültesi Şehirciük Kürsüsü'nce hazırlanan rampa meyil ve
uzunluklanm gösteren tabloya yer verilmesi, böylelikle uygulama kolaylığı sağlan­
ması, şeklindeki sorun ve öneri olarak gündeme getirilen konular Bakanlığımızca
yapılan yönetmelik çalışmalan sırasında gözönünde bulundurulacak hususlar ola­
caktır.
Aynca, yönetmeliğin uygulanması sırasmda ortaya çıkabilecek tereddütlere yer
vermemek için Bakanlığımızca yapılan çahşmalar sırasında;
-Otopark Yönetmeliği farklı nüfus gruplanndaki yerleşme birimlerinde uygula­
nacağından, tereddütlere yol açmaması ve bütünlük sağlanması amacıyla yapı inşa­
at alam ve meskun alan gibi tanımların getirilmesi,
-Günümüzde, birçok yeni kullanım türlerinin ortaya çıktığı hepimizce bilinmek­
tedir. Örneğin atari salonlan, halı sahalar sıkça duyduğumuz yeni kullanımlar ara­
sında sayılabilir. Bu tür yeni kullammlardan başka mevcut yönetmehkte yer alan
diğer bazı kullanımlann da detaylandıniması uygulamada rahathk sağlayacaktır.
-Tabii zeminin ancak zorunlu hallerde, yani, bünyesinde otopark ihtiyacının ta­
mamen ya da kısmen karşılanmaması durumunda hafredilebileceği, böylelikle yan­
lış uygulamalann önlenmesi,
-Daha önce Otopark Yönetmehği kapsamında bulunmayan yerleşme birimlerin­
de 3194 sayılı Kanunun öngördüğü şekilde ruhsat talebinde bulunmuş ancak, he­
nüz ruhsatı düzenleme aşamasında iken, yeni bir yönetmehğin yürürlüğe girmesin­
den dolayı vatandaşlann maddi ve manevi mağduriyete uğramamaları
Bakanlığımızca gözönünde tutulması gereken hususlar olacaktır.
Özetle, ilk yönetmeliğin yayınlandığı 1976 yılından bu yana değişen otopark
yönetmelikleri ve bunlann getirdiği değişiklikler ve bundan kaynaklanan sorunlan
anlatmaya çalıştım.
Bakanlık olarak dileğimiz, sizlere bundan sonra sık sık değişime uğramayan.
gerçek anlamıyla uygulanabilen, günün ihtiyaçlanna cevap veren bir yönetmelik
sunmaktır.
Bakanlığımız bugünkü toplantıda dile getirilen görüş ve önerilerinizin de dikka­
te alınmasıyla, yeni düzenlenecek Otopark Yönetmeliğinin sorunlara büyük ölçüde
çözüm getireceğini ümit ederim, ilgili ve sabırlarınız için teşekkür edirim saygılar
sunanm.
ŞEVKET ATEŞ
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İMAR MÜDÜRÜ
Kamuoyu gündeminde yer alan konu ve sorunlara yeni yaklaşımlar getirmek,
tartışma ve çözüm üretme ortamı sağlamak üzere paneller düzenlemek kitle örgüt­
lerinin asli görevlerindendir.
İstanbul Ticaret Odası uzun yıllardır sürdürdüğü kamuoyu oluşturma katkılarma
yeni bir halka daha ekliyor. Bu anlayışın çok güzel bir örneğini elbirliği ile gerçek­
leştirmek üzere bugün buradayız.
Benzeri etkinliklerin devamını temenni ederken, bugünkü panelin gerçekleşme­
sinde emeği geçenlere teşekkürlerimi sunanm.
Şehir nüftısunun ve buna bağh olarak taşıt sayısının artması ile ortaya çıkan oto­
park ihtiyacının parsel bünyesinde ve genel katlı veya açık otoparklar yapılarak çö­
zümüne yönelik ilk adımlar 1970'li yıllarda atılarak yönetmelikler dönemini başlat­
mıştır.
MERKEZİ İD ARE-YEREL YÖNETİM İLİŞKİLERİNDE;
Yerel yönetimlere karşı, sorunu tek merkezde çözme anlayışı ile 21.5.1977 ta­
rih, 15943 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelikle belediye encümenleri­
nin yetkilerini kaldırarak otopark ile ilgili düzenlemelerde yetki ve sorumluluk
mülga İmar ve İskan Bakanlığında toplanmıştır.
3.5.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3194 sayüı İmar Kanunu'nun 44/3 maddesi
otopark yapılması gereken bina ve tesisler ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkartıla­
cak yönetmelikle tesbit ediHr hükmü getirdiğinden, Bayındırlık ve İskan Bakanlı­
ğınca hazırlanan yönetmelik 21.11.1985 tarih, 10916 sayılı Resmi Gazete'de yayın­
lanarak yürürlüğe girmiştir. Ancak aynı anda 3030 sayüı kanunun yorumlanması
ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırlan içinde uygulama hükümlerini belirleyen
İstanbul Otopark Yönetmehgi 19.11.1985 tarihinde Belediye Meclisince onaylana­
rak yürürlüğe girmiştir. 21.12.1990 tarihine kadar Türkiye'de ayn İstanbul'da ayrı
yönetmelik uygulanmıştır. Bu tarihten itibaren Bakanlık anlayışını bilgilerinize su­
nuyorum. 21.12.1990 tarihli yönetmeliğin kapsam maddesine 3030 sayıh yasaya
tabi belediyeler dahil edilmiş olup,
9.2.1991 tarih, 20871 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelikle kapsam
dışına çıkartılmıştır. Ancak 20.3.1991 tarih, 20820 sayüı Resmi Gazete'de yayınla­
nan ve 15.4.199rden itibaren yürürlüğe giren ve halen uygulaması devam eden yö­
netmelik ile tekrar 3030 sayılı yasaya tabi belediyeler kapsam içine alınmıştır.
Belirsiz aralıklarla yapılan yönetmelik değişikliklerinden dolayı yaşanan çelişki
doğal olarak imar uygulamalanna da yansımıştır. 21.12.1990 tarihinden itibaren İs-
tanbul Otopark Yönetmeliğinin yasal dummu belirsizleşmiş. Hukukçularla yapılan
görüşmelerde yasanın yetkiyi Bakanlığa verdiğini belirtmeleri üzerine devam eden
uygulamalar ile ilgili olarak geçici tedbirler alınmış, bu arada otopak yönetmeliği­
nin uygulamasında tereddüte düşülen hususlar da Bakanlığa yazılmıştır.
Bakanlık yönetmelik tadili konusunda yapılan önerilere olumlu bakmaksızın bu
konudaki katı tutumunu uzun bir süre devam ettirmiştir ve sözü edilen yönetmeliğe
harfiyen uyulması gerektiği ifade edilmiştir.
Ancak bir sorunun çözümüne yönelik mevzuat uygulanabiHr nitelik taşımıyorsa
daha büyük sorun doğurmuş demektir.
Halen yürürlükteki otopark yönetmeliğinin otopark ihtiyacının çözümüne yakla­
şımı İstanbul gerçeklerinden uzak olduğu bilinen bir gerçektir.
Aynca İstanbul şehrinde otopark sorunu ve trafik anarşisi göz ardı edilmeyecek
ölçüde büyük boyutlara ulaşmıştır. Bu sorunlann istanbul gerçeklerinde hazırlanan
yönetmelik ile çözümlenebileceği düşünülmektedir.
İstanbul'da trafiğe kayıth bir milyon (1.000.000) araç vardır. Bu sayı Türkiye
toplamının yaklaşık 1/3'üne tekabül etmektedir.
İstanbul'da 70'li yıllarda yoğunlaşmaya başlayan otopark sıkıntısının çözümü
amacıyla çıkartılan yönetmelikler ana fikir olarak otoparkı parselinde karşılayama­
yan yeni binalarda ruhsat aşamasında bedel alınması ve belediyelerce bölge veya
genel kath otoparklar yapılması anlayışına dayanmıştır.
İstanbul'da 1991 yüı itibariyle toplam mevcut yapılaşmanın % 25'ine tekabül
eden yeni yapıya ruhsat verilmiştir. Bunun içinde parselinde otopark sağlayama­
yanlar 1991 yılı yeni yapılar içinde % 40, tüm mevcutlar içinde % l'e tekabül et­
mektedir.
% 97.5 mevcut yapıların bugüne kadar katlayarak biriktirdiği ihtiyacı çözmek
yönetmelikle mümkün değildir. Yönetmelik mantığı gereği parselinde otopark sağ­
layamayan parsellerden hangi bedeli alırsak alalım, varacağımız en idccil nokta o
binaların ihtiyacını karşılamaktan öteye gidemez, mevcuda 1.otoparktık dahi katkı­
sı olamaz.
Bugüne kadar sergilenen en büyük yanılgı da çözümün bu yönde gerçekleşmesi­
ni beklemektir. Mutlaka gerçekçi kaynaklara yönelmek zorunluluğu vardır. Oto­
park sorununu asıl yaratan oto sahipleridir. Otopark bedellerinin oto ahm satımı sı­
rasında tahsil edilmesi ve toplanan bedellerin otopark yapımında kullamiması
gerektiği düşüncesindeyim.
Bu arada yürürlükteki yönetmeliğin temel anlayışlanm kısaca irdelemıek istiyo­
rum. 4-c maddesi ile parselinde otopark yapılması mümkün olmayan binalann oto­
park ihtiyacımn parsel merkez alınarak 500 mt yançaph daire içindeki bölge veya
katlı otoparkında yer gösterilerek çözümü öngörülmektedir. lO.madde ile imar du­
rumu talebinde ilgilisine hangi otoparktan yararlanacağmın belediyesince bildiril­
mesi ve bina kullanıma hazır hale geldiğinde otopark yerinin belediyesince tahsisi
yükümlülüğü getirilmektedir. 500 mt yançaph daireler teşkil edilmesi istanbul'da
hiç bir biçimde mümkün değildir.
Aynca kamu-vatandaş ilişkisinin mülkiyet tesisi sonucu doğurması kabul edile­
mez. Belediye şehrin ihtiyaç ve önceliklerine göre gerekli keşif, metraj ve fızibilititesini yaptığı yerlerde otoparkı tesis edebilmelidir. Vatandaşın ödediği bedel ise katıhm payı adı altında ahnmalıdır;
Eğer otopark kamu ihtiyaç ve hizmeti olarak görülüyorsa nasıl ki yol, asfalt, ka­
nal vb. kamu hizmetleri için vatandaştan belli hesaplara dayanan katılım payı alımyorsa otopark için de aym yaklaşımın gösterilmesi gerekir.
Sonuç olarak tespit, değerlendirme ve önerilerimizi 3 ana başhk altında bilgini­
ze sunarak konuşmamı bitirmek istiyorum.
1- Yerinden yönetim ilkesinin doğal gereği otoparkla ilgili mevzuat düzenleme
görevi yerel yönetimlerin özellikle Büyükşehir Belediyelerinin uhdesinde olmahdır.
2- Otopark katılım payı gerekli yasal düzenlemelerde yapılarak ağırhklı olarak
ota sahiplerine yönelen bir kaynak şekline sokulmalıdır.
3- Yeni bina yapanlarda kent için yaratüklan ek külfetler karşıhğı iyi ölçülendirilip, değerlendirilmiş bir bedeli katılma payı olarak ödemelidirler.
Hepinize, saygılar sunanm.
MEHMET ÇETİN ALP
TRAFİK HİZMETLERİNDEN SORUMLU
İSTANBUL EMNİYET MÜDÜR YARDIMCISI
Sayın başkanım, değerli misafirler, sevgili basın mensupları ve arkadaşlar. Dünyamn bir çok ülkesinde olduğu gibi bizim ülkemizde de çok yönlü trafik sorunu
mevcuttur.
Asya-Avrupa arasında yoğun bir nüfusu bulunan, önemli bir ithalat, ihracat, tu­
rizm ve sanayi merkezi olan ilimizde artan araç sayısına paralel olarak trafikle ilgiU
yapı ve mühendislik hizmetlerinin yeterli düzeyde gehştirilmemiş olması, trafik
düzen ve güvenliğini olumsuz yönde etkilemektedir.
İlimizdeki mevcut araç sayışma, hergün 400-500 araç daha ilave olmasına rağ­
men, trafiği rahatlatacak önlemler yeterince alınmamakta, alınan önlemle de araç
sayısındaki artış karşısında yetersiz kalmaktadır.
İstanbul'daki yaklaşık bir milyon motorlu taşıta karşılık, sadece 17.000 araç için
park yeri bulunmakta olup, her 60 araçtan ancak bir tanesi normal park yerlerine
çekilebilmektedir. Oysa Paris'te; toplu taşımacılığm , büyük yükü metroya ve oto­
büslere kaydırıldığı halde, 1.4 milyon motorlu araç için 700.000 araçlık açık ve ka­
palı otopark bulunmaktadır.
İstanbul'da otopark yetersizliğinden dolayı, araçlann büyük çoğunluğu, cadde
ve sokaklar ile, yayalara ait yollara park edildiğinden, mevcut yollar ancak % 4050 kapasite ile kullamlabilmektedir. Bu durum şehir ve insanlar için çirlin bir gö­
rünüm arzettiği gibi, yaya ve araç trafiğini olumsuz yönde etkileyerek, trafik gü­
venliğini tehhkeye düşürmektedir.
Halen yürürlükte olan 20 Mart 1991 tarih ve 20820 sayıh Otopark Yönetmehği
uyarmca nüfusu 50.000'in üzerinde olan yerleşim yerlerinde bir binayı çeşitU amaç­
lar için kullanan özel ve tüzel kişilere ait ulaşım ve taşıma araçlanmn, park yeri ih­
tiyaçlan, o binanm içinde veya arasında karşılanması esas alınmıştır.
Ulaşım ağı ve trafik akışı bakımından otopark giriş ve çıkışı kesinlikle mümkün
olmayan güzergahlarda, yapılacak olan binalann otopark ihtiyaçları ise, bölge otoparklan veya genel otoparklardan karşılanabileceği ve güzergahlann İl Trafik Komisyonlan tarafından tesbit idileceği hükmüne yer verilmiştir.'
Çıkanlan yönetmeliğin amacına ulaşması için, yerü yapılacak veya kullamm
amacı değiştirilecek olan mevcut binalarm otopark ihtiyaçlan, yönetmehk hüküm­
leri doğrultusunda binanın içinde veya arasında karşılanması, araçlann giremeyece­
ği kadar dar olan veya merdivenli sokaklarda yapılacak olan binalann, otopark ihti­
yaçlan da bölge veya genel otoparklardan karşılanması İl Trafik Komisyonunun
05.06.1991 tarih ve 1991/45 sayüı karan ile hükme bağlamnıştır.
Yukanda da belirtildiği gibi îstanbul'un trafik sorunlanndan biri de park yeri ye­
tersizliğinden kaynaklanmaktadır.
GÖRÜŞ ¥ E ÖNERİLERİMİZ:
1- Modem dünya ülkelerinde; trafiğe çıkarılan günlük motorlu araç sayısı, ken­
tin yol dummuna göre değerlendirilerek, açık veya kapalı otopark sayısı % 60-65
oranındadır. İstanbul'da günlük trafiğe çıkarılan motorlu araç sayısı 1 milyona ulaş­
mak üzeredir. Oysa 17.000 açık kapalı otopark kapasitesi mevcuttur.
a) Belediyeler özel veya kamu kuruluşlarına, vakıflara ait boş arsalar kamulaştınlarak yap-işlet ve devret modelinde açık ve kapalı otopark yapımı hemen ele almmalıdır.
b) Açık veya kapalı otoparklann kentin yoğun bölgeleri incelenerek, gerçek
açık veya kapah otopark ihtiyacı saptanmalıdır.
c)Yaya kaldınmlan ve trafiğe ait yol şeritlerinde, araç parkına asla izin verilme­
melidir.
2- Eski uygulamalara göre, civar garajları otopark göstererek kendi binasında
yer olduğu halde, cadde ve sokaklarda araç bırakılmasına kesinlikle izin verilme­
melidir.
a) Yoğun motorlu araç bulunan kent yörelerinde, apartman-işyeri, otel-gazino
oyun salonu v.s tesislerin mevcut durumlan, uzman bir heyetçe incelenerek, bu tür
yerierde kendi arsa ve bahçelerinde, açık veya kapalı otopark yapımı imkanlan
araştırılmalıdır.
b) Apartman ve iş yerlerinin yeterli bahçeleri olduğu halde, kötü bir alışkanlık
eseri, araçlanm cadde ve sokaklarda bırakmalarını önlemek için, 3 veya 6 aylık sü­
reler ile, bu tür yerlere kendi bünyelerinde araç park yapmaları tebliğ edilmeli, süre
bitimine kadar cadde ve sokaklarda araç bırakanlardan 24 saat üzerinden belli bir
otopark kirası tahsil edilmelidir. Böylece, kısa sürede, araç sahipleri kendi apart­
man veya işyerlerinde otopark yaparak cadde ve sokaklan trafiğe açacaklardır.
3- Büyükşehir ve ilçe belediyeleri, yap-işlet ve devret modeli açık veya kapalı
otopark yapımını teşvik etmelidir. Örneğin: Yöre ihdyacma göre 50-100-200 araç­
lık kat veya açık otopark yapacaklaria belediyeler 10-15 yıllık bir anlaşma yaparak,
tüm işletme hakkım vermeli, süre dolumunda da mevcut tesis tümüyle karşılıksız
(para ödenmeden) belediyelere devredilmelidir.
4- Açık ve kapah spor saha ve salonlan, çok yönlü gösteri merkezleri, teşhir fijarlan ve benzeri tesislerde, yeterli otopark yapımı mutlaka sağlanmahdır.
5- İstanbul için acilen 500.000 motorlu araç park yapımı bir kampanya ile he­
men başlatılmalı, mevcut cepler mutlaka PARîCMETRE'lerie donatılmahdır. Elde
edilecek paralarla yeni cepler, araç parklan yapılabilir.
6- Otopark ücretleri makul ölçüde tutulmalıdır. Mevcut aşırılık giderilmelidir.
-26-
TARTIŞMA
Yusuf Köseoğlu (İnşaat Sektörü Temsilcisi): Saym başkan, değerli inşaatçı
arkadaşlarım, bugün burada tartışılan otopark konusunu sayın bakanlık temsilcisi
açıkça belirtti. Sizin sorununuzla bakanlığın sorunu farklı. Diyor ki biz diyor işte
şu değişiklikleri yapacağız. Ama aynı şekilde yürüyeceğiz. Burada yıllardan beri
yine ifadesinde olduğu gibi, 1970'deki finansman kanunu ve onun devamı olan
1972'deki otopark yönetmeliği ve bugüne kadar olan değişiklikte tek neden vardı.
O günkü çıkış noktası inşaatın enflasyonu körüklediği yönündeydi ve inşaatı dur­
durmak azaltmak için ellerinden gelen bütün gayreti sarfeden yönetimler güya enf­
lasyonu durduracaklarını zannettiler. Ve inşaat konusunu sürekli olarak vergilen­
dirdiler ve cezalandırdüar. Otopark yönetmeliği de bunun bir devamıydı. Ancak ilk
çıktığında para almamıyordu. Sonradan bir hükümet değişikliği oldu gelen İmar İs­
kan İBakanı bir yazıyla gayet güzelce bu parayı almaya başladı. Nitekim şu anda el­
lerinde olan son yönetmeliğin maddeleri arasında göreceksiniz. C fıkrasında diyor
ki, eğer parselinde karşılanmıyor ise parsel merkez olmak üzere 500 metre yarıçap­
tı yerden size otopark gösterecekler. Ki bugün % 90'ı teşekkül etmiş, bir Kadı­
köy'de, bir Eminönü'nde bir Fatih'te, bir Mecidiyeköy'de, Şişli'de neresine bakarsa­
nız bakın mümkün değil. Şu anda konut üretimine açılan bu alanlarda kahm yerler,
% 1, veya % 2'dir. Peki % lOO'ün parasını niçin bunlardan istiyorsunuz,bir. Bunları
niçin inşaatçı çözsün size ben sadece buradaki tartışmalarda aslında bizim inşaatçı­
lar da biraz yumuşak gittiler bakanlık temsilcisi zaten beklediğim gibi, farklı bir
şey yok. Belediyeden soracağım hiçbir şey yok, çünkü o aynı şey. Bu para az mı­
dır, çok mudur, veya şu kadar olsun, bu kadar olsun. Şu kadar metrekare bu kadar,
bunlar bizim konu değU, konu otopark sorunu, ne sorunudur, otonun sorunudur. Bi­
nanın, konutun sorunu değildir bu. Hayatında değil araba almak, çocuğuna bisiklet
alamayacak bir konut sahibini otoparka mahkum etmek hangi mantığın, hangi akhn gereği olduğunu anlayamadım ben tam 72'den beri. Burada belediyemizin ele­
manı, bakanlığın elemanı hala şu yönetmeliği şöyle çevireceğiz, bunu böyle çevire­
ceğiz diyorsunuz, kimden alıyorsunuz, benim arabamın parasını, bisiklete
binemeyen vatandaşımdan istiyorsunuz. Ben trafik sorunu çözülmesin, veya sorun
değildir diye bir iddiada kesinlikle bulunmuyorum. Burada gerek trafikçi kardeşi­
me, gerekse inşaatçı arkadaşlarımın ifade ettikleri, devletin arazilerinde veya devlet
formülüyle sahalarda yapılabilir. Buna kimse karşı değil, yapılsın edilsin. Ama, lüt­
fen daire sahibi olmak isteyen vatandaşımdan arabayla üç tana arabası olan iki tane
arabası olan veya bir tane ne ise, arabanın parası ahnmasın, sadece inşaatçıya yük
olmak meselesinden de öteye, bir mantık meselesidir. Bunu nasıl bugüne kadar dü-
şünülemiyordu da efendim sen bina yapacaksm, sen konut yapacaksm, ben senden
otopark parası alacağım. Şimdi sayın Ateş'ten rica ediyorum. Benim size ödediğim,
belediyeye ödediğim otopark parasıyla, nerede otopark yaptımz ki, yaptıysamz
gösterin. 1972 yılında bunu birisi gelmiş, ortaya atmış ve bugün hala 1992 senesin­
de tartışmaktayız.
1980 sonrası her tarafta yayıldı, gazetelerde manşetler atıldı, dediler ki, her kül­
fetin bir nimeti; ama nimetten kim istifade ediyorsa, külfetine de o katlanmalı dedi­
ler. Biz buna uyduk, peki neden hala bakanlık imar yasasında ve imar yasasmdan
sonra birtakım değişikliklerle yeni bir bir şeyler koyuyorlar. Nedir bizimle uğraşmalan, neden uğraşıyorlar biliyor musunuz beyler? Biz Türkiye Cumhuriyetinde
nerede olursak olalım, mevcut meri kanunlar muvacehesinde belirli yerlerde ruhsa­
tıyla, vergisiyle her gün, vergi dairesiyle belediyesiyle valiliğiyle her türlü idaresiy­
le yüz yüzeyiz. Biz bu işe başladığımızda mutlaka onun ruhsatını ahnz, yazılan
belgeleri ortadadır. Şimdi yukandakiler de diyorlar ki, biz onlan yakalayamayız,
onlar çoktur, e kimi yakalıyoruz, inşaatçıyı, e buyrun inşaatçıya vurun. Onlar inşa­
atçıya vuracak, öbür taraf maliye inşaatçıdan alıyor, bu alışkanlığı hala yıkamıyor­
lar. Hala ben bu beyini anlayamadım. Benim otomun parasım otosu olmayan
adamdan niye ahyorsun. Bunu lütfen bakanlık yetkilileri ve şu panelden eğer bun­
lar bir yere ulaşacaksa, lütfen ulaştmlsm. Trafik sorunu çözülsün onun için her tür­
lü katkıyı yapalım. Benim ricam sayın başkandan ve panelistlerden özel bir sorum
yok, çünkü dediğim gibi, belediye ve bakanlık olduğu gibi aynen devam, diğer arkadaşlanmdan şunu rica ediyorum. İnşaatçıyı yontulacak kaz olarak görmekten ar­
tık aynhn. Bundan biraz utanın biz utanıyoruz, siz biraz utanın ve bu yasayı değiş­
tirin artık.
Aydm Kazançoğlu (Izmir Ticaret Odası) : Değerli arkadaşlar, bizler bu oto­
park yönetmeliği çıktığı ilk günden itibaren devamlı bakanlığın kapışım aşındırmış
bir Oda temsilcisi olarak ve bu otopark sorunlan ve çözümleri önerisi panelini ilk
defa geçen yıl Şubat ayında 17 ay evvel İzmir'de ilk gerçekleştirmiş bir Oda men­
subuyuz. Ve bugün haklı olarak infial uyandmyorsunuz, çünkü İzmir'de de aynı
durum var, İzmir, İstanbul yapı olarak aynı, deniz seviyesinde olan yerler. Birtakım
Jeolojik sorunlan var. Belki Ankara bu durumdan farklı, biz Bakanlık yetkililerine
gittiğimiz zaman, hep İzmir'den geliyor, hiç İstanbul'dan bir tepki olmadı, biraz da
Bursa tepkide bulundu demişti. Şimdi görüyorum ki İstanbullu meslektaşlanm da
bizden daha ileri seviyede konulanna sahip çıkmaktadırlar. Sizleri kutluyorum kar­
deşlerim. Biz diyoruz ki bu sorun ülkemizin sorunu, hepimizin sorunu, sadece bir
bakanlığın, bir yerel yönetimin altından kalkacağı bir sorun değil. Lütfen bu boyuta
artık bu gözle bakalım. Global ve şeffaflaşan Türkiye'de kapalı kapılar arkasından
yönetmelik hazırlayarak soruna çözüm bulamayız arkadaşlar.
Gehrüz el ele gönül gönüle, fikir birliği içinde çok değerli komite başkanlarımı
dinledim. Bizler de kendilerine katıhyoruz. Ve bizler de görüşlerimizi açıkladık.
Biz bu soruria çözüm buluruz. Bu ülkenin değerli mühendisleri, müteahhitleri, bu
soruna çözüm bulur. Yeter ki birbirimizi anlayalım, aym lisam konuşahm. Bizler
elimizi size uzatıyoruz. Lütfen bizlerle istişare ediniz. Çok değerli İstanbul Meslek
Komiteleri üyelerimiz, çözüm önerilerinde bulunsun, biz daha önce çözüm önerile­
ri verdik, yine kendilerine şükranlarımı ifade etmek istiyorum.. Bu sorun tabii böy­
le üç beş dakika, bir saatte konuşulacak sorunlar değil. Öneriler uzun öneriler, tartı­
şılacak öneriler. Hiçbirimiz demiyoruz ki bizim fikrimiz en iyi fikir. Kesirüikle,
kimse de böyle düşünmesin. Gelin masa etrafına toplanahm. El ele gönül gönüle
buna çözüm bulalım. Biz diyoruz ki efendim müsaade ederseniz saygıdeğer hazirundan da biz izmir'den akşam bu daveti aldık, bütün işimizi bırakarak sabah uça­
ğıyla geldik ve biraz sonra döneceğiz. Lütfen bize anlayış gösterin. Değerli kardeş­
lerimin konulara biraz daha değişik boyutlardan yaklaşmak istiyorum. Efendim bu
yönetimdeki arkadaşlanmızm da ifade ettiği gibi otopark sorunu, otonun sorunu,
ama T ırkiye'de otomotiv sanayinin üzerine gidilmiyor, hep inşaatçının üzerine gidihyor. İnşaatçı çaresiz vaziyette nasıl olsa verir deniyor. Biz de diyoruz ki otomotiv'in de burada bir problemi var. Biz sırtımızdan onlann üzerine atmak istemiyo­
ruz. Biz diyoruz ki otopark birinci derecede otomotiv sanayinin sorunudur. İkinci
derece inşaat sektörünün sorunudur. O zaman otomotiv sektörünün de bu toplantı­
lara iştirak etmesi, bu yükü inşaatçınm sırtından bir nebze olsun alması icabediyor.
Değerli arkadaşlanm, ben bu anda başta bakanlık yetkihsi, yerel yönetimdeki mü­
dür kardeşimize ve diğer panelist kardeşlerimize genel olarak bir soru yöneltmek
istiyorum. Siz bu otopark yönetmeliğiyle otoparka çare olacağınıza inanıyor musu­
nuz? Biz buna inanmıyomz değerli kardeşlerim. Çünkü otopark çözümü, parsel ba­
zında neticeye gidemez. Bunu daha önceki yazışmalarımızda, bakanımızda, genel
müdürümüzle ve teknik arkadaşlanmızla Ankara'da tartıştık, konuştuk, 15 ay, 16
ay önce söylediklerimizi, kayıtlarda, zabıtlarda ve aynı şekilde söylüyoruz, bu şe­
kilde gidemezsiniz. Tek bir adımınız kaldı. 6 daireye bir otopark, 4 daireye bir oto­
park, iki daireye bir otopark, tek çözümünüz tek daireye bir otopark ondan sonra
uçurum, ondan sonra yok. Demek ki artık siz kanseri aspirinle tedavi cdcme/SHiız,
o zaman buna makro düzeyde bir çözüm bulmamız lazım. Parsel bazında ncücc} c
gidemeyiz. Gidilemez, bundan sonra da gidilemeyeceği görülecektir. Bu yükü ıii:sa
atçının sırtından, parsehn sırtından lütfen alınız.
Otopark çözümünü bina ve parsel bazında aramak fevkalade yanlıştır. Somnu
ulaşım sorunlanndan soyutlayıp, bu yönetmelikle çözümleyemezsiniz. Yani olayı
parsel bazında daha geniş boyutlara götürmeniz, bölgesel dinamizme taşımanız ge­
rekiyor. Yani ilkede, çözümler üretmeniz gerekiyor. Bu olay bir bütündür. Bu olay
ulaşım planlamasıdır. Bu olay kent imar planlan meselesidir. Bu olaya mikro öl­
çekte çözüm bulunamaz. Bu çözüm için yine birlikte size öneriler teklif ediyoruz.
Bir de şunu ifade etmek istiyorum. Türkiye'de 4 milyon, 4 milyonu biraz aşan araç
sayısı var. Ve Türkiye'de bu problem. Dünyanın pek çok ülkesinde örneğin New
York'ta 4 milyondan fazla araç var. Sorun pek yok. Bizimki kadar yok. Tabii bu da
bihyorsunuz ki, bugüne kadar gelen plan. aksaklıklanndan. Bugünün sorunu değil,
16 yıldır yapılan yanlışlıklann bugün birikimidir. Bugün patlama noktasıdır. Çün­
kü ben biliyorum ki bu İzmir'de de böyle. Yanılmıyorsam İstanbulda da böyle. Ar­
tık proje bürolan oturmaktadır. Ben biliyorum ki 1 yıl içinde bir proje yapamayan
büro var. Bir yıl içinde soruyorum şuradaki kardeşlerimin pek çoğu inşaat yapama­
dı. Çünkü bu otopark yönetmeliği inşaat sektörünü kilitlemiştir. İnşaat sektörünü
hareketsiz hale getirmiştir. Bu yükü palyetif tedbirlerle çözemeyiz. Elbirliğiyle çözeriz. Önerilerimiz bizdedir. Arzu ederseniz bundan sonraki çahşmalarda biz hiçbir
karşılık beklemeden sizlerin emrinizde oluruz.
Bayram Çavuşoğlu : Sayın başkan, sayın panelistler, sayın basın mensuplan,
sayın inşaatçı arkadaşlanmız. Osmanlı döneminde Vakıflar kuruldu. Ana amaç çö­
züm diyorum. O vakıflarla bütün meseleleri çözmüşler. Gelin İstanbul'da bu araba
park olayım toplu park yerlerini o vakıfa bir fon olarak, her satılan araçtan belirH
parayı alarak, arabaya binen adamın cebinden çıkmak şartıyla, belirli bir zamana
kadar o fonda birleşsin. Belirli bir zamandan sonra park ruhsatını, park tapusunu
gösterme} zn vatandaşa araba satışı yapılmasın. İşte Japonya, eğer park tapunuz
varsa gidiyorsunuz arabamzı alıyorsunuz. Başka türlü araba alma hakkınız yok.
Nasıl ki iskan almadan oturum vermiyor mübarek insanlar, iskânsız oturtmuyorsun
da benim parkımın yeri olmadan bana araba niye satıyorsunuz? Ha şimdi satama­
yınca otomotiv sanayii, zorlanacak. Ne yapacak? O zaman yap, işlet, devret mode­
liyle, belki de yap, işlet, sat modeliyle toplu garajlar yapacaklar. Bir sektör doğa­
cak. Hazinenin veya vakıflann yerlerini... Belki onlar tarafından, işte
Eminönü'ndeki park yeri var. Kim işletiyor, kaç kuruş belediye alıyor. Kimin ada­
mıdır. İşte oradan gelen gelirlerle hem trafik ekipleri, organize edilecek, motorize
edilecekler. Hem de kendiliğinden bir çözüm gelecek. Kimdir bunun mütevelli he­
yeti, vali, resen atanan vali gelir başkanı olur o kuruluşun, buna vakıf deyin, buna
bilmem ne isim deyin, ben vakıf diyorum. Çünkü atalanm vakıf ismiyle çözmüşler
bütün meselelerini. Ticaret Odası'ndan bir kişi, tabiplerden bir kişi, mühendisler-
den bir kişi, barolardan bir kişi, tüm kamu kuruluşları niteliğinde olan kuruluşlar­
dan başlanndaki kişi veya verecekleri birer kişiyle teşekkül edecek mütevelli he­
yetten doğacak, vakıf o fonla bunun arsa alımımn kamulaştırmasını Arsa Ofisi Ge­
nel Müdürlüğü yapmak şartıyla hedef göstererek, İmar Planlan uygun şartıyla şu
yerde biz bunu yapmak istiyoruz diyecek. Gelir Kamu Ortaklığı kamulaşünr. Siz o
fondan bunu yaparsımz. Ve devlete vergi de verirsiniz. Bunun dışında ben bir çö­
züm görmüyorum. Yoksa adam 10 milyon bulmuş, 10 kişi bir arada inşaat yapıyor,
ver 10 milyon lira, nereye gidiyor para? Bir yere gittiği yok, hiçbir yerde çözüm
mümkün değil. Çözüm budur. Bunun dışında çözüm olması mümkün değil. Bunun
ismine başka bir şey söyleyin, ilave edin ama, başka bir fonla bunu yapmak müm­
kün değil. 300 tane fon kurdular. Fonlara karşıydılar, geldiler fonlan kaldırmadılar.
Fonlan bütçeye koymadılar. İşte 301. fonu kurun, kimse rahatsız olmasın, politika
yapmıyorum, çözüm istiyorum. Yani bugün o fonlarla belirli yatmmlar teşekkül et­
tiği için bittiği için söylüyorum. Yoksa kimi, kimseyi kötüleyerek, kimseyi belirt­
mek istemiyorum. Çare bu, yani bir fon, işte bu fon budur, bunun kontrolü de kamu
kuruluşundaki insanlann elinde olmalı. Devlet eli olmamalı.
Enver Şengül (İnşaat Mühendisi): Sayın başkan, sayın konuşmacüar, değerli
basın mensuplan, değerU meslektaşlanm, bütün konuşmacılar değişik açıdan eğişik
objektiften olaya baktılar. Ben çözümü iki ana temelde topluyorum.
1- Şu anda kangren haline gelen otopark sorununun geçici bir yönetmelikle ber­
taraf edilmesi,
2- Uzun vadeli plan.
Az önceki konuşmacı, uzun vadeli bir plandan söz etti. Doğrudur, fakat şu anda
bütün inşaatçılann büyük bir problemi vardır. Problem, aslında burada hükümet da­
ha önceki hükümetten devraldığı problemi ortadan kaldırmak yerine, devam ettir­
me düşüncesindedir. Belli kaynaklara, belli paralann toplanmasıdır.
1991 yıhnda kanun çıktıktan sonra mütealıhitlerden bir taahhütname ahyorlar
ve 100 bin hra otopark bedeU. Şimdi soruyorum, o zamandan bu zamana 20 daire­
lik inşaat yapan bir müteahhit 10 tane otopark taahhütnamesi vermiş, ve bu dairele­
rin hepsini satmış, bu müteahhit, müteahhitlikle ilişkisini de kesmiştir. 10 tane oto­
park 17 milyondan 170 milyon kimden alınacaktır? Gariban vatandaştan
ahnacaktır. Peki bir başka soru soruyorum. İki daireye bir otopark, bu dairenin
metrekaresi belli değU. Bugün Zeytinbumu'nda, ve îslanbul'un ücra köşelerinde 4550 metrekare daireler yapılmaktadır. Göztepe,. Çiftehavuzl'arda 250 metrekare dai­
re yapılmaktadır. İki daire 500 metrekare, Zeytinbumu'nda yapacağınız 10 daire
500 metrekare. O iki daireden bir otopark, Zeytinbumu'nda yapacağmız 10 daire­
den 5 otopark, hani sosyal adalet, hani sosyal devlet, hani şeffaflık.
Bizim önerimiz şu, evet otopark bedeli almsm, alınmasın değil, eskiden olduğu
gibi, bu bir geçici önlemdir. 8 daireye, ama dairelerin metrekareleri belirtmek üze­
re, 150 metrekare, 8 daireye bir otopark, ve eskiden olduğu gibi, 225 metreküplük
işyerine ve dükkana bir otopark ve bunun için talep edilen bedel 16 milyon değil,
belli bir seviyede tutulmalı.
Osman Aydm: Sayın başkan, değerli panelistler ve değerli meslektaşlarımız,
arkadaşlarımız. Bugün burada değişik konuşmacılar, değişik çözüm önerileri sun­
dular. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Birçok yapıcı konuşma oldu. Otopark soru­
nuna şöyle bir değinirken, başlangıçta bir genelleme yapmak istiyorum. Her zaman
söylerim, Türkiye'de sorunlarm temelinde yatan neden, plansızlık hastalığı ve koor­
dinasyon eksikliğidir. Ülkemizde sorunlar, plansızlık hastahğı ve bu koordinasyon
eksikliği yüzünden birikmiş, kangren olmuş ve günümüze gelmiştir. Plansızhk has­
talığı dediğim sorun, otopark sorunu 20,30 sene önce imar planları yapılırken bu
bölgede yaşayacak insanlar ve bu bölgenin ulaşım sorunu nasıl çözülecek diye dü­
şünülerek o imar planlan parsel bünyesinde otopark sağlamaya yönelik imar plan­
ları yapılmış olsaydı ve o imar planlan bitişik nizam olan bölgelerde, bölgesel oto­
parklarla o bölgenin sorunlan o günlerde planlanmış programlanmış olsaydı, bugün
bu noktaya gelmezdik herhalde. Kaçak yapılaşma ve 1984'ten sonra 1985'te çıkan
imar affı yasalanyla biz Türkiye'de genel olarak söylüyorum. Sadece İstanbul'da
değil, önce icraatı yapmışız, inşaatı yapmışız, sonra plan hazırlamışız. Tabii inşaat­
lar yapılınca ve planlar arkasından gidince iş böyle kangren olmuş, ve çözümsüz­
lük noktasına gelinmiş. Değerli belediyeci arkadaşım bir konuya değindi, dedi ki,
yılda % 2.5 oranında bir yapılaşma oluyor, % 1,5 u kendiliğinden otopark sorunu­
nu çözüyor, geriye % 1 kalıyor. Ne kadar? Bizim tartışmaya çahştığımız konunun
boyutunu gösteriyor bu. % 1 , suçlu mu? İnşaatı zamamnda yapmadığı için, % 1, ka­
çak yapmadığı için suçlu mu? % l'i cezalandırıyoruz. Ve ücreti % l'e yıkıyoruz.
Ve ikinci gördüğüm, konu bürokraside. Türkiye'de siyaset niye yapılıyor? Siyaset
toplumun daha refah, insanlann sorunlanmn çözümlenmesi için, insanlann rahat
yaşayabilmesi için siyaset yapılıyor. Siyasetçi çözüm üreten insandır, politikacı çö­
züm üretmek zorundadır. Oysa 1.5 yıh aşkındır gündemimizde otopark sorunu var­
dır. Ama hiçbir siyasetçi bu işi nasıl çözeriz diye yerinden kıpırdamamıştır ve hiç­
bir siyasetçi pratik icraata yönelik kısa vadeli çözüm üretmemiştir.
Ben çözüm olarak şunu sunuyorum. Gelin bunu inşaatçının sırtından alahm, sa­
yın bakanlık yetkilisi gerekli yerlere iletsinler. Ve geçici bir yönetmelikle inşaat
sektörünü rahatlatalım. Ve ondan sonra gelin büyük şehir belediye yeücilisi hazır
burada. Büyük şehir belediyesi 3030 sayılı kanunla otopark yapım konusunu kendi­
si üstlenmiş. Ben şunu da savunuyorum, eğer bir kanun işlemiyorsa, gelin kanunu
da değiştirelim. Allah yapısı değil. Kanunu biz yaptık, işlemiyorsa çözelim. Gelsin
bürokratlar, siyasetçiler çözüm üretelim. Kısa zamanda çözüm bulalım. Ve bunu
bir an önce hayata geçirelim çünkü yaz sezonu geçiyor bir sürü insammız, inşaatçı­
mız burada ne yapacağını şaşırmış durumda. Bir sürü insanımız da konut bekliyor.
Çözüm, geçici yönetmelikle inşaat sektörünü rahatlattıktan sonra ben şunu çözüm
olarak sunuyorum. Büyük şehir belediyeleri büyük kısmı yapılanmış bölgelerde
gelsinler bölgesel otopark yapacağımız yerleri tespit etsinler. Nerelere otopark ya­
pılabilir, hangi bölgelerde hangi otoparkları yaparsak acil olarak öncelik sırasına
göre herbirini bir sıraya koyalım, acil otopark yerlerini behrleyelim, bunları he­
men plana işleyelim, ama böyle yapmayalım. Bir an önce yapahm. Hayata geçire­
lim. Bir an önce ilçe belediyelerini bu konuda görevlendirelim. İlçe belediyeleri
yerleri tespit etsin, büyük şehire bildirsinler, büyük şehirler ilçe belediyelerine ver­
sin bu işin koordinasyonunu otopark bölgesel otopark yapılacak otopark ücretini de
0 bölgede yararlanacak insanlardan tahsil edelim. Kimse bundan gocumnaz. Bakı­
nız rakamlar ortada, günde 1 milyon araç trafiğe çıkıyor, her araç 1 milyon öderse,
1 trilyon para eder. Bu da çok büyük bir rakam değildir. Kişiler için bireysel olarak
ahndığında, demek ki güçlü bir koordinasyon iyi bir işbiriiği, hızlı icraat yapacak
insanlar olduğu sürece bu iş çözülür, bu iş de biter ve kangren olmaz.
Mahmut Avcı (İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Temsilcisi): Sa­
yın başkan, değerli panelistler, sektörün değerii çalışanları. 20 Mart 1991 yılmda
yazılan ve 15 Nisan 1991 yıhnda yürürlüğe girmesi planlanan daha doğrusu emre­
dilen bir yönetmelik, 1.5 yıh aşkın bir süredir ne yazık ki uygulanabilirliği olmadı­
ğı için uygulanmamıştır. Ve bunun karşısında bugün burada bunun çözümlerini arı­
yoruz. Bakanlık yetkilisi arkadaşımızı üzülerek izledik. Bir bildiri okudular. Ve
yeni hazırlanan taslağın da neler içerdiğini üç aşağı beş yukan belirttiler. Yapdan
değişikliklerin bu sorunu çözeceğini zannetmiyoruz. Soruyorum acaba, ilgili ku­
rum ya da kuruluşların bu yeni yöneünelige katkısı ne ölçüde olmuştur veya onlar­
dan katkı ne ölçüde istenmiştir? Yeni yönetmelik üç beş tane teknik elemian arkada­
şımızın masa başında oturmasıyla mı yazılmıştır? Bunun bir an önce ilgili kişi ya
da kuruluşlann bir araya gelip bu sorunu çözmesi gerekir. Şimdi ben tekrar etmek
anlamında söylemiyorum. Genel görüş olduğu için söylüyorum. Otopark sorunu
birçok arkadaşla da kuruluş temsücisi arkadaşlann belirttiği gibi, otolann sorunu­
dur, doğrudur. Bizim tespitimiz de budur. Otopark sorunu otolann otomotiv üretim
fırmalanmn, ve kuUananlann sorunudur. Sorunun çözümü de buradadır. Siz istedi­
ğiniz kadar dört dörtlük bir yönetmelik hazırlayın, kaynağı yanlış seçmişserüz, so­
runu da çözemezsiniz. Şu anda seçilen kaynak inşaat sektörüdür. İnşaat sektörünün
hatta sayın İmar Müdürü arkadaşımızın behrttiği gibi İstanbul'da % 3 oramnda, %
2.5 oramnda yapılaşmanın olduğu bir kentte % l'in üzerine yıkılan maliyetle oto­
park sorununu çözemezsiniz. Geçmişe dönük ne gibi bir uygulama vardır. %
99'una neler yapılmaktadır. Neler yapüacaktır? Bunlann otomobih yok mudur? Bu
insanlar otomobilsiz midir? Yani 15 Nisan 1991 tarihinden önce ruhsat alan insan­
lar, otomobili yok mudur o insanlann? Şimdi ben kısaca bazı konulan özetleyece­
ğim, uzatmak istemiyorum. Aslında bu konuda hazırladığımız dosya var, mevcut
istenirse iletebilirz. Yapılaşmanın önden, planlamanın da arkadan gittiği altyapı so­
rununun da çözülmeden, özellikle büyük bir yarüış olan af kanunlarıyla yapılaşmış
imar iskan planlanyla islah edilmiş İstanbul'un birçok bölgesinde dar cepheli, biti­
şik nizamlı derinliği az olan parsellerde bu sorun çözülemez. Binayla karşılanamaz,
zaten otopark sorununun da binayla karşılanması gibi bir yanlış düşünülemez. Ge­
nel otoparkla çözülür. Bölge otoparkıyla çözülür, kat otoparkıyla çözülür. Otopark
yapacak olan inşam teşvikle çözülür. Ben parsehmde otopark yapmak istiyorsam,
bu bana muafiyet ve teşvik getirmeh. Bunu yapmalı o insanlar.
Bunun mali kaynaklama gelince arkadaşlar, bunu da kısaca şöyle söyleyeyim,
en başta benzinhğini kuran, yedek parça imalathanesini kuran o sektörlere her türlü
desteği veren otomotiv fırmalanndan bu para tahsil edilmelidir. Otopark yapılması
için. Aynca bugün İstanbul'da mevcut otoparklardan alınan 10 dakikahk 10 bin hralık bedellerin de bu fonda toplanması gerekir. O paralann nereye gittiğinin de he­
sabını somıak lazım. Aynca inşaatlardan, konutlardan ya da işyerlerinden yıllık
emlak vergisinin belh bir oram kadar bir katılım payı istenebilir. Bu doğrudur, katılınabihr, belli bir dönem, otopark yapılması için. kamu yararmadır.
Niyazi Dııranay: Otopark yönetmehği konusunda özellikle inşaatçılann haklı
eleştirilerini dinledik. Bakanlığın 1.5 yıl önce tepeden inme hazırladığı ve uygulan­
ması mümkün olmayan yönetmehğin 15 aydan fazla bir süre hala ısrarla yürürlükte
tutulması anlaşılır bir mesele değil. Böyle bir yönetmeliği Türkiye'nin gerçekleri
içinde şehirciliğin gerçekleri içinde hangi teknik eleman böyle bir yönetmehği çıkarabihr Hangi üst kurul veya üst kişi bunu onaylayabihr. Yani bu Türk halkına
karşı çok yanlış bir tutumdur, tepeden inmecihği artık bırakmalıyız. Bir sürü mes­
lek kuruluştan var, inşaatla ilgih kuruluşlar var, bunlann fikirleri alınmadan en uy­
gun otopark yönetmeliğinin nasıl olacağı araştmlmadan böyle bir yönetmehğin ya­
pılması gerçekten günümüz gerçeklerine ve demokratik çalışma tarzına uygun
düşmüyor.
Şimdi belediyelerimizin durumuna da gelirsek, belediyelerimiz de bir keşmekeş
içinde, özellikle İstanbul belediyesi bugün İstanbul'un nasıl bir plansız şehir oldu­
ğunu hepimiz görüyoruz. Üstüne düşen görevleri, gerek planlama, gerek konut ya­
pımı, gerek inşaat konusunda ne kadar gayri ciddi olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir
otopark planlaması içinde belediyenin bize getirip sunabildiği bir olay yok. Nerede
otopark yapacak, ne kadar ihtiyacı var ülkenin, bunun fınasmanı nasıl sağlanacak?
Bunu belediye yetkilileri sadece imar müdürünün görevi değil bu elbette, bele­
diye yetkililerinin gelip sizlere bunu açıklaması gerekirdi. İnşaatlarla ilgili otopark
parası alınması son derece korkunç meblağlara ulaştmlmış, bunu ağır bir vergi ha­
line dönüştürmek bakanlığın yanlış bir tutumudur. Özellikle sosyal konutlardan es­
kiden olduğu gibi otopark parası alınmamalıdır. Aynca bu toplu konutların otopark
ihtiyacı kendi imar planlan içinde, mevzi imar planlan içinde çözülmek zorunda­
dır. Onun dışında yapılan inşaatlardan bakanlığın her sene ilan ettiği inşaat maliyet­
leri vardır. Ona göre bir dairenin maliyeti hesaplanmalı, onun % 2, % 3'ü gibi cüzi
bir miktan otopark bedeli olarak ahnabilmelidir. Bu vatandaşa da koymaz, inşaat­
çılara da koymaz. Aynca, araba benim de arabam var, araba sahiplerinden de her
yıl belli oranda otopark için katkı almalıdır. Bu vergiye ek olarak olabilir, vergiden
bir pay olarak ahnabilir.
Mustafa Büyükgöz (İnşaatçılar Derneği Başkanı): Sayın başkan, sayın pane­
listler, sayın meslektaşlarım. Şimdi bu son otopark yönetmehğinden sonra inşaatçı
bir yangının içerisine düşmüştür. Şöyle ki, arkadaşımız sözleşmesini yapmıştır. Bü­
tün evraklarını belediyeden almıştır. Projesini hazırlamıştır. Projesini ruhsat aşama­
sına getirmiştir. Bu noktada otopark yönetmehği 24 milyon lira Kocamustafapaşa'da kendisinin karşısına çıkmıştır. Yapacağı bina, 52 metrekare. 52 metrekare
daire yapacak. Arsamn tamamı 55 metrekare. Ve 5 tane daire yapacak burada. Üs­
telik eski binayı da yıkmıştır. Geri dönüşü de yoktur. Zaten inşaatçüann devamlı
cezalandınimasımn sebebi de budur. İnşaatçı önceden sözleşme yapar, inşaatçı in­
şaatına başlayabilmek için asgaride biz belediyelerden İnşaat Mühendisleri Odası
arkadaşlanmızdan Mimarlar Odası arkadaşlanmıza bunu tartışmalanm devamlı
yaptık, yani bizi bir an önce işe başlatın dedik ama, bir türlü biz böyle istedikçe, bi­
zi devamlı 6 aya, 7 aya, 8 aya, 9 aya habire ittiriyorlar. Bundan önce koşturduk
koşturduk, niye koşturduk. Koşturmamızın sebebi aman benim parselimde otopark
çıkmasın. Taahhütname vereyim, 100 bin lirayla bu işi geçirelim dedik. Taahlıütname verdik, 100 bin liryla geçtik. Şimdi iki sene sonra geldi bize karşımıza hadi bu
taahhütname 20 tane dairenin otopark bedeli. Öde bakalım 400 milyon lira. Daire-
1er satıldı. Bina bitti. Kânnı alan, kânnı aldı, vergisini ödedi. Adam kenara çekildi,
inşaatı bıraktı. Şimdi 400 milyon lira otopark bedeli gelecek, belediye, büyük şehir
belediyesi kapısına dayanacak, hacizle alacak, sen taahhütname vermiştin, öde ba­
kalım param. Biz bunun baştan beri savunmasını şöyle yapıyoruz, bu otomasyon
sanayinin bir parçası. Yani şimdi planlarda belediyenin hazîrlamış olduğu imar
planlarında otopark yeri gösteriliyor diye bu planlan kullanan inşaatçıdır diye, de­
vamlı otopark bedelini dahi inşaatçı öder anlamında mıdır yani bu. Belediye plamnı hazırlayacak, gayet tabii ki otoparkımn yerini de gösterecek. Belediye Pazarlama'mn yerini de gösteriyor bu planlarda, o zaman belediye pazarlamaya da iştirakte
bulunalım. Bırakalım otoparkı belediye pazarlamasına da iştirakte bulunahm. Yani
belediyenin ve İmar İskan Bakanlığı'nın bundan önceki 1972'lerde birisi kalktı bir
kuyuya taş attı. 40 bin liraydı mınn kınn ettiler ama pek o kadar tepki gelmedi. 40
bin, 50 bin, 100 bin, 60 bin bu şeyde döndüğü için aman bir an önce projem çıksın,
bununla mı uğraşacağım diye vatandaş bu parayı ödedi diye bugün de şimdi geldi
30 milyon lira ödeyeceksin. Niye? 50 metrekare inşaat yapıyorsun efendim. Suç.
Niye 250 metrekare yapmıyorsun da 50 metrekare dairede oturacak vatandaşı ceza­
landırmak, esasında vatandaşı cezalandırmak, ama dolayh olarak da bu işi üstlen­
miş olan biz inşaatçıyı yani küçük çapta, kat karşıhğı inşaatçısım ve inşaatçının
bakkahm, hatta ve hatta tezgahlarını, inşaatçımn tezgahlarını cezalandmyor orada.
Yoksa inşaatçıya esasmda pek bir şey de değil, ben Ulus'ta inşaat yapıyorum. 300
milyon lira pekala da şey verebilirim. 400 milyon lira otopark bedeli de verebili­
rim. Projemin bir an önce çıkıp gitmesi için 3 milyar liraya daire satacağım. Ne
olur yani 400 milyon lira da otopark parası vereyim. Ama 100 milyon liraya daire
satacak adamın kalkıp da efendim 30 milyon lira otopark bedeli ödemesini ben ta­
mamen gayri ciddi buluyorum. Ve bu işin inşaatçımn sırtından kaldınimasım isti­
yorum.
Hasan Ali Hayıroğlu: Saygı değer başkan, değerli panelistler, sayın basın men­
suptan, değerli meslektaşlarım, herşeyden evvel bu paneli düzenleyen Ticaret 0dası'na şükranlanmı sunuyorum. Şimdi ben olaya daha köklü girmeyi düşünüyorum.
Şöyle ki, şimdi bu sorun İstanbul'un kumlusundan başlıyor. Bildiğiniz gibi, Anado­
lu'nun çeşitli yerlerinden gelmişiz, muhteUf yerlere yerleşmişiz, şimdi ben Zeytin­
bumu'nda yaşayan bir kişiyim, yaklaşık 40 seneden beri Zeytinbumu'ndayım. Ve
inanın belediyeler kurulduğundan beri hep somnlarla uğraşıyoruz. Nerede ödeye­
ceksiniz sorun. Şimdi ilçe belediyeleri kuruldu. Başkanlar belli bürokrattan aldılar,
müdür yaptılar şef yaptılar, planlar yaptılar. Bunu herkesin bilebildiği malumat.
Şimdi o planlar yapıldığı, şimdi bizim karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Bir parselde
vakıf yeri, belediye yeri, gayrimüslim yeri ve tapulu yer, bunlann hepsini gözer­
ken büyük sorunlarla karşdaşıldı. Ve ne oldu, otomatikman ifrazlar kaçak yapıldı.
Ben zamanm belediye başkanına söylemiştim. Efendim bunlara plan şartı koyalım,
bitişik nizama gidersek sıkıntı yaratır, bunlan toplu halde aynk nizam blok şekilde
yapahm demiştim. Fakat bu işe pek yanaşılmamıştı. Şimdi karşımıza herkesin gör­
düğü gibi bir otopark sorunu çıktı. Şimdi bunun hakkından nasü geleceğiz? Şimdi
bu daha çok İstanbul'un merkezi yerlerinde rastlanan bir olay. Zeytinbumu'nda,
Kocamustafaaşa'da, Fatih'te, belli yerlerde, bakarsanız burada Suadiye'den, Bahçelievler'den, Yeşilköy'den tahmin etmiyomm bir tane müteahhit yoktur. Ben somyomm kendilerine kesinlikle diyor. Bizim öyle bir SL unumuz yok. Biz diyor aynk
nizam yapıyomz. Yerimizi de bir milyardan, 500 milyondan satıyomz diyorlar.
Şimdi Zeytinbumu'na geliyomz, vatandaş, inanın şu anda bende 80 metrekare 20
taneye yakın proje var ehmde. Şimdi vatandaş anlaşmasını yapmış, kanalını yatır­
mış, tesisatmı, her şeyi yapmış, belediyeye vereceğiz, beyfendi kusura bakmayın
diyomz, iki daireye bir otopark, nedir efendim? 16 mUyon lira. Belli bölgelerde 18
milyon hra. Şimdi öyle enteresandır ki, belli bölgeler, 18 milyon lira denen daha az
zengin yerler, ben ona da dikkat ediyomm nasıl değer takdiri yapıyorlar. Yani 16
milyon lira veren yerleri dengeliyomm 18 olan yerler daha fakir muhitler. Yani bu­
na neye göre takdir biçilmiş. Somn bir kere bu. Şimdi bunun çözümüne nasıl gide­
ceğiz, arkadaşlar. Bir kere ufak parsellerdeki otoparkı iki daire yerine, 4 daireye, 5
daireye çıkartacağız. Bunun mümkünatı yok. Yani iki daireye bir otopark olması
mümkün değil. 50 metrekarelik, 80 metrekareük iki daireye bir otopark olmaz. Ar­
tı, şimdi 150 metrekarehk bir dükkanla, 75 metrekarelik bir dükkana bir otopark di­
yor yönetmehk, bu da yanlış, ne olması lazım? 200-250 olması lazım bunun da.
Vatandaşın bazısı parselin üstünde yapmak istiyor bunu. Ama 75 metre dediğiniz
zaman, zaten 25 metrekarehk bir otopark alıyorsunuz, bu da ufalması lazım. 25
metre yerine 15 metre düşmesi lazım. Yani 25 metreye bir otopark çok değil mi ar­
kadaşlar? Eski yönetmehk 15'ti. Bunu 25'e çıkarttılar. Yani çözüme uzun vadeli
bakmak lazım. Kısa vadeh değil.
Benim size teklifim şu: Sayın paneUstlere, devlet yetkihlerine artık buradaki
oda temsilcilerine, çünkü biz bu işin içerisinde büyük, yüksek tempoda yani sabah­
leyin kalkıyomz 8'de işimizin başına, akşam 8'e kadar. Belediye ile, vatandaş ile,
inşaatlarla biz hamur olmuşuz, yani içiçeyiz. Her türlü sorunu bürokratla tartışıyomz, yetkililerle, inşaatçılarla o yüzden bu işin özü bizleriz. Yani bizim söyledikle­
rimiz burada hamumn mayasıyız, mayaya göre yazılması lazım. Birinci şık, bitişik
nizamlarda kesinlikle otopark sağlanamaz, mümkünatı yok bunun. Ya bölge otoparklan kurulacaktır, bölge otoparklannda yalnız burada yapılanlardan değil, oto-
motiv sanayinin yetkilileri de gelecektir. Onlardan da alacağız, belediyeler fonlar
yapacaktır, fonlardan buraya kaynak aktarılacaktır, planlara göre. Yani böyle, ama
ayrık nizamlarda tamam. Otopark sorunu yok onlarda. Şimdi ben şöyle bir iki teklif
yazdım. îki daire yerine şu anda mevcut iki daire yerine 4 ve 6 daire. Yani bunun
arttmlmasını teklif ediyorum. Şimdi otopark yönetmeliği denilen olay, ta başından
beri vardır. Bunun bir meblağı, mesela beş daireye bir otopark teklif ediyorum. Ar­
tı, otomotiv sanayinin de böyle panellere katılmasını teklif ediyorum. Buradan bir
yetkili gelmesi gerekir. Ve bu yetkilinin de görüşü alınıp her otopark başına artık
belli bir vergi mi verilecek, satıştan bir fon mu ayrılacak kesinlikle bunun yapılma­
sını teklif ediyorum. Bu otoparklann 25 metrekare yerine, 15 metrekareye inmesini
teklif ediyorum. Bir de efendim, bazı kişiler bodrumlarda otopark yapnlak isterler.
Fakat ikinci bodrumlarda, sığmak ve otoparkın aynı olmasım teklif ediyorum.
Adil Arash: (İstanbul Ticaret Odası Mechs Üyesi) Ben buraya otopark derdi
için geldiğimi zannettim fakat baktım ki otoparktan ziyade inşaatçılar dertliymiş.
Hakikaten garip bir uygulama var, isim otopark, ama yükü inşaatçmm üzerinde.
Soranm size, benim külüstür otomobilim veya zenginin en lüks otomobilinden pa­
ra alınacağı yerde, fakir inşaatçının fakir halkın satın alacağı daireden para alını­
yor. Bu garip bir şey, ismi otoparksa o halde otomobille ilgili olmalıdır. İnşaata aksetmemelidir. Bu arada, ya ismi değişmeh, inşaat park demeli veya otopark
deniyorsa otodan almalı parayı. Bu arada ben birçok şeyler teklif ettim vaktiyle be­
lediyelere ve hükümete, devlete. Bunlardan biri de bilmeyerek otopark üzerinde
durdum. İstanbul'un yapısı itibariyle en şansh otopark halletmesine müsait topografık bir şehir, şöyle ki, her mahallede ve iki üç mahallenin arasında çukurlar vardır.
Benim önerim şudur. Çukurlan doldurun, oralan otopark yapın. Düz arazide oto­
park yapmak zordur. Fakat kendiliğinden çukur olan, üç tarafı dolu olan zaten oto­
parktır. O halde çukurian doldurarak, otopark yapın.
Bu arada bir öneride bulundum, Galatasaray Lisesi'nde Galatasaray Lisesi'ne
teklif yaptım, dedim ki binanız eski eserse, 3 sene müddetle aynen şehir dışında si­
ze lüks bir baraka, mektep yapayım, orada tedrisata devam edin, üç sene sonra ge­
lin binanızda tedrisata devam edin, bedel olarak da hiçbir şey istemedim. Altına ya­
pılacak otoparkın ve çarşının bedeli bana ait olacak dedim. Maalesef hiçbir cevap
bile vermediler. 18 dönüm yerdir. Bütün Beyoğlu'nun otopark ihtiyacını temin
edeç^ J8 dönüm yer. Ve oranın yapısını zaten biliyorsunuz, kendihğinden zaten 12
metre irtifadır. Altına otopark yapılır, üstüne de yine mektep yapıhr eğer tarihi ise,
değilse zaten şehrin göbeğinde mektebin ne işi var. Ama mutlaka orada okuyacaksak vereyim dedim. Bu bakımdan önerim belediyeye şehrin çukurlanm tespit etsin­
ler, otopark yerini tespit etsinler ve ikinci önerim, otoparkı artık bu şekilden çıkarıp
özel teşebbüse terketmeli. Bırakın yapıp işletip, devredelim.
Fahir Demir seren: Efendim yönetmelik hakkında konuşmacılar çeşiüi yönle­
riyle beklenenden daha fazla bilgiler verdiler. Ben bir inşaat mühendisi olarak, İs­
tanbul'un bu otopark somnuna kendiliğimden bir ilgi duyarak, bu konuda ne yapılır
diye yurt dışında birtakım araştırmalar yaptım ve batı ülkelerinde ve Uzakdoğu'da,
Japonya'da, Kore'de son zamanlarda kat otoparklarında uygulanmaya başlayan yeni
bir teknolojinin mevcudiyetini gördüm. Bu teknoloji arabaları mekanik şekilde,
parklar içinde taşımak, dolayısıyla yerden tasarruf ederek, daha küçük yerlere, da­
ha çok araba sıkıştırmak suretiyle ekonomik çözümler üretiliyor. Aynı zamanda bu
tip yerlerde arabalar bilgisayarla kumanda edilerek bir kapıdan içeriye sokuluyor
ve kendi kendine kat otoparkının muayyen bir yerine mekanik olarak taşınıyor. Bu
tespiti yaptıktan sonra böyle bir teknolojiden İstanbul'da istifade edilebileceğini dü­
şündüm, ve bu işleri yapan yabancı firmalarla iHşkiler kurdum işte bunlan değer­
lendirmek için İstanbul'da belediyede temasa geçtim ve kendilerine birtakım öneri­
ler sunmak istedim. Bu arada Eminönü belediyesindeki temaslarımda bana dedim
yer gösterin, yer altında bu otoparkları kurmak üzere bir girişimde bulunmak isti­
yorum dedim. Bana söyledikleri şu oldu, Eminönü'nün imar planlan henüz hazır
değilmiş. Ben de kendilerine dedim ki, Türkler dedim İstanbul'u 500 sene evvel
fethettiler, demek ki dedim bir imar planını 500 senede yapamamışlar. Böylece
verdiğim dosyalar halen belediyelerde muhafaza ediliyor. Benim burada söyleyece­
ğim bunlara ait dokümanlar bende mevcut. Bu tip çalışmalan yapan firmalarla iliş­
kilerimi sürdürüyomm. Bunun için lüzumlu finansman Türkiye'den de temin edile­
bilir. Fakat yurt dışından da sağlamak mümkündür. Büyük kat otoparklanm
yapmak diğer somnlann çözümünü Ankara'ya tabi olduğu için, parlamentodan ge­
çecek, bakanlıklardan geçecek, bu belki çok uzun seneler sürebilir. Bu yönetmeli­
ğin değiştirilmesi, kaldmlması, ama çözüm için bu otoparklann yapılması çok acil
olarak beklendiğinden bu tip girişimlerde bulunmak isteyen buradaki arkadaşlanmıza yahut onlann tanıdıklanna öneriyorum. Biz biraz evvel bir arkadaşımızın söy­
lediği gibi vakıf mı olur, bir şirket mi olur. Böyle birtakım kumluşlar ortaya çıkar,
kamuya ait, yahut kamu dışında birtakım arsalara mevcut binalara, etraftald binala­
ra hiç zarar vermeden toprak altında 3 kat 5 kat bu tip otoparkları yapıp ekonomik
bir şekilde işletme imkâm vardır. Bilgi almak isteyen olursa, kendilerine her türlü
dokümanı gösterebilirim.
Naci Kayaoğlu (Mimarlar Odası): Değerii başkan, değerli paneHstler, değerli
konuklar. Böyle bir toplantıya yoğun bir katılım var. Bu insanı umuüandınyor, ön­
celikle İTO'ya teşekkür ediyoruz. Biz somnlar otoparkla ilgili somnlar belirtildi.
Çözüm önerilerini insanlar buradan dile getirdiler. Fakat çözüm önerilerini biz şu
anda elimizde mevcuttur. Aynca, bakanlık yetkililerine, mimarlar odasımn 33. ge­
nel kurulundan sonra kendilerine ulaştırdık. Bu birlikte çalışalım dedik, fakat bu
çalışmalar daha sonra kapalı kapılar ardında devam etti. Bizce otopark sorunu Tür­
kiye'deki her kentin farklı yapılaşmasından dolayı, merkeziyetçi bir yönetmelikte
değil, her ilin, her ilçenin ayn ayn otopark yönetmeliği olmasından geçmektedir.
Otopark yönetmehğinin otopark çözümü için 3 temel dayanağı vardır. Bir planla­
madan geçmekte, ikincisi maU kaynaklardan geçmektedir. Üçüncüsü ise denetim­
den geçmektedir. Yalmz planlamanın bugünkü ve mali kaynaklarm bugünkü duru­
munu incelemek gerekiyor. Planlamada önce bir yönetmelik çıkanyorsunuz daha
sonra da bir af kanunu çıkartıyorsunuz ve o güne kadar yapılmış kaçak yapılan veyahutta ruhsatlı yapıları affederek sizin yönetmelikte istediğiniz güzel ve orijinal
şeyleri kaybettiriyorsunuz. Artı 3030 sayıh belediyelerin 3030 sayıh yasaya daya­
narak belediyelerin hazırlamış olduğu imar islah planlarıyla normal imar planlan
sürekli revize edilerek planlarda bulunan bölge ve genel otoparklar plan dışına çı­
kartılmaktadır. Bu da planlamada etkin bir denetimin ohnadığıdır. Bu hazırlanan
yönetmelikte bu denetimin nasıl olacağı belirtilmediği için önümüze sorunlar da
çıkmaktadır. Bu sorunlardan dolayı, özellikle Ankara kendi otopark yönetmehğin!
de çıkartmıştır. Başkent olmasından dolayı mıdır nedir bilemiyorum ama, İstanbul
bugün Türkiye'nin en büyük şehri olmasına rağmen böyle bir yönetmeliği bugüne
kadar çıkaramamaktadır. Biraz sonra ben çözüm önerimizi, alternatif önerimizi sa­
yın başkan olmak üzere diğer panelistlere de sunacağım. Son günlerde İstanbul Belediyesi'nin çıkarmış olduğu bir genelge ile bugüne kadar uygulanmayan bir yönet­
melik hükümleri uygulanmaya başladı. Fakat yönetmelikte hükümlerine göre bu
genelgenin özelliği de şuydu, otopark bedellerinin açıklanmasıyla ügihydi. İstanbul
il bazında otopark bedellerinin açıklanmasıydı. Genelgenin yönetmehk hükümleri­
ne göre vahlik onayından geçmesi gerekiyordu. Fakat böyle bir onay yayınlanan
genelgede yoktu. Burada İstanbul Belediyesi usulsüz bir işlem yapmaktadır. En
azından valilik onayının alınması gerekirdi. Daha önce konuşan panelistlerin aynı
konulara temas ettikleri için ben fazla şey konuşmak istemiyorum. Eğer Bayındır­
lık Bakanlığı yetkihleri de burada olduktan için meslek odaları ve bu konuyla ilgili
kuruluşlarla özellikle belediyelerle işbirliği içine geçmedikleri takdirde bu otopark
yönetmehği sorunu çözülemez.
Sorunun ashnda en büyük çözümü şudur bence, otopark konusunu binanın dışı­
na çıkartmamız lazım. Binanın dışma çıkarttığımız zaman, mali kaynaklar da bina­
nın dışına çıkacağı için, sorun ve yönetmehk konusu da çözülmüş olacaktır. Az ön­
ce bakanlık yetkihsi binanın dışındaki mali kaynakların yasal zorunluluk olduğunu
belirtti. Yasal zorunluluklar altına saklanıp da sorunu iyice çıkmaza itmeyelim. Ya­
ni bu yasal değişim aym mecliste olacak şeydir, meclise bu yönde biraz ivme ka­
zandıralım. Önemli olan yönetmeliğin teknik kısmı hazırlanır, yasal zorunluluklar
da arkasından gelebilir. Yani burada mali hükümler konusunda tekrar eğer yapıya
bindirilirse konu tekrar karmaşa doğacaktır. Çüıikü bu sene 16 milyon liraya çıkan
bedel, seneye enflasyon aranında 32 milyona çıkacaktır. îkl sene sonra belki 100
milyon olacaktır. ÖnemU olan yapıdan kurtarmaktır. Ve oto kullamcılanna, diğer
mali kaynaklara yöneltmek lazım. Bu da yasalarla değiştirilecekse bir an önce mec­
liste bu konunun çalışılmasının yapılması gerekmektedir.
Başkan: Şimdi sorular faslına başlarken, ortak sorulmuş, her konuşmacıya so­
rulan bir soru var. Refik Diker, tzmirden soruyor. Genel olarak bütün konuşmacıla­
rı ilgilendiriyor. Otopark bir bina sorunu mudur? Yoksa alt yapı sorunu mudur?
Adı üstünde oto surunu mudur? İnşaat sektörü ülkemizde lokomotif sektörmüdür,
yoksa değil midir? Otopark inşaat sektörünü tıkamış mıdır? Takamamış mıdır? Ar­
sa sahibi, müteahhit, projeci mağdur mudur, değilmidir? Kilitlenen inşaat sektörü
nasıl harekete geçirilecektir. İstihdam durumu nasıl halledilecektir? Bunu genelde
arkadaşımız hepsine soruyor, cevaplama sırasında bunu da dikkate almalanm ben
rica ediyorum. Evet efendim böylece soruların cevaplamasına geçiyoruz.
Ali Fuat Albayrak: Teşekkür ederim saym başkan, bendeki soru saym İnan
Aydınoğlu beyin. Efendim tabii taahhüde girmiş olan rakamların durumu ne olacak
deniyor? Bu konu hassas bir konu, taahhütler karşılıklı olur. Biz taahhütlerimizi
hep yerine getiriyoruz. Biz kendimize olan saygımızın ifadesi olarak tabii bunu iş
hayatımıza da yansıtıyoruz. Ama biz taahhüde girerken, bize karşı para alırken ta­
ahhüde girenler, bu taahhütlerinin hiç sahibi olmuyorlar. Bu bakımdan dilerim yeni
yönetmelik yeni düzenlemede ahnan paralann gayeye kullanılmadığı için taahhü­
dün de hiçbir hükmü yoktur. Bu taahhütlerin de en azından bir günah çıkarırcasına
yani bir affı ve yok sayılabihr bir düzenleme getirihr ve yakışanı da bu olur. İkinci
husus, efendim tarihi eserlerdeki restorasyon çalışmalan sırasında tabii ki sivil tari­
hi esere bir topark yeri yapılamaz. Ama benim bildiğim kadanyla eğer binanın kul­
lanımında bir değişiklik getirmiyorsa, yeni yönetmelik bir otopark parası ödemesi
de getirmiyor. Bu bakımdan tarihi eserlerin restorasyonunda bir taahhüde girme ve­
ya bir otopark parası ödeme sorunu da olmaması gerekir. Eğer soruda amaç bu ise,
ki bunun yönetmeliğin 11.maddesinin g fıkrasında açıkça izah ediHyor, belirtiliyor.
Efendim genel soru, tabii bizi ben konuşmamda bunu çok belki kısa geçtimı, çünkü
biz bu hususta fazla doluyuz, bügi verirken teferruata boğulmamaya çahştığımız
için evet yani benim konuşmamm zaten bütün özü otopark sorununu yaratan kay­
nak olarak seçmek olayıydı. Tabii inşaatçı dertli, inşaat sektörünün sorunlan bü­
yük, bunlar için inşallah yeni sektöre nasıl canlılık getiririz, tabii bu memleket so­
runudur, konut sorunudur, sadece inşaat sektöm derken biz şahıslan değil, evvela
yani Türkiye'deki büyük sorun konut sorununu ön plana alarak bu arzuyu gösteri­
yoruz. Dolayısıyla bunu açık böyle istismar da etmek istemiyoruz. Evsizlikten do­
layı evlenemeyen insanlann olduğu bir toplumda yaşarken, kimse evinde rahat ola­
maz, rahat uyuyamaz, bu konuda eğer evlenecek bir çocuğu olan insan bunu
anlayabilir. Çocuğuna bir yuva kuramayan bir ev bulamayan insan ancak bu sorunu
anlayabilir. Biz burada şimdi konut sektörü derken, dönüp dolaşıp konut üretiminin
kısıtlanması, dolayısıyla kiralann yükselmesi ve dolayısıyla da toplumsal sorunlar
getiriyor, biz bunları teferruata boğularak girmek istemedik. Ve bunlar için de bu
zaman yeterli değildir. Onun için kısa kesmekte fayda var.
İsmet Yıldırım: Teşekkürler sayın başkan, tabii arkadaşlanmız çok mağdur ol­
muşlar bu zamana kadar, dolular. Yani bir bomba gibi patlayabilirler. Haklıdırlar,
efendim. Bazan çok güzel konuşmalar geçti bir kere, hepsine teşekkür ederim.
Meslek komiteleri başkanvekili olarak arkadaşlanma, biz burada yumuşak hareket
etmemiz siyasiler söylerler, konsensüs anyoruz, yani bir yol bulalım da çareyi ne­
rede bulalım. Yani onun için yumuşak hareket ediyoruz. Yoksa öyle kavgayla, gü­
rültüyle bir şey halledemezsiniz Türkiye'de, bunu ben şahsen bilenlerden birisiyim.
Efendim, ben öyle görüyorum meseleyi. Arkadaşımız, herkes çözüm önerileri içeri­
sinde. Tahminim yani birkaç konuda herkes işte konsensüsü buldu. Bir birleşim ol­
du, efendim bunlardan bir tanesi otoparkı otocuların işidir, otomotiv sanayiinin işi­
dir. Belki bir kısmı da dedi, işte biraz da biz katkıda bulunalım dedi. Vatandaş
katkıda bulunur yani ona da size de derler ki % 1 katkıda siz de bulunun, ona kim­
se hayır demez. Yani Türk milleti devletine katkıda bulunmaya her zaman hazırdır.
Bunu yöneticiler bilmeli. Bu da güzel bir yaklaşım bence. Bir arkadaşımız otopark
bina sorunu mudur? Buna herkes cevap verdi. Herhalde cevabını almıştır arkadaşı­
mız. Bina sorunu değil yani otopark, genel sorun yani bütün insanlann sorunu, bi­
nayı yapanların sorunu değil. Efendim otopark inşaat sektörünü tıkamış mıdır? îşte
belediyeler uygulama yapmadığı için bazı zamanlarda böyle gidiyordu. 100 bin lira
veriyordunuz taahhüt ahyordunuz, 200 bin lira veriyordunuz, taahhüt veriyordu­
nuz. İşte belli bir döneme kadar uygulamıyorlardı kanunu, şimdi İmar Iskan Bakanhğı bunu uygulayın deyince, tıkandı. Tıkandı, demek ki inşaatı tıkadı. Bu mesele
ve bunun şimdi îmar İskan Bakanlığı kanunu çıkanp, yönetmeliği çıkardığına göre
bunun uygulanmasım ister. Ve uygulanmasını ister yani, belediyeler uygulamamış-
ar. Belediyelere mutlaka bunu uygulaym diye bir öneri gelmiştir ki bu zamana ka­
dar belediyeler de bunu uyguluyor. Ben Şevket beye şu konuda katıbyomm. Bele­
diye, meclisleri halkm seçtiği meclislerdir. Somnlan Ankara bilmez, belediye bilir.
Belediyede yeni hazırlanacak yönetmehk o belediye meclisinin vazifesidir. Ve be­
lediye meclisleri belki de yöresel olarak değişecektir yani, hatta şunu bile şey yapa­
biliriz yani, 3030 a göre büyük şehir belediyelerine yetki vermiş, nasıl vermiş? Bir
önemli konumuz da o nasıl yetki vermiş? Efendim ilçe belediyelerinde belediye
meclisi toplanıyor. Bir kanun çıkan yor, veya bir şeyi tasdik ediyor, sonra büyük şehire gönderiyor. Büyük şehir ne yapıyor, büyük şehirde bir mimar arkadaşımız ve­
ya mühendis arkadaşımız uygun değildir. Planlamamn görüşü, uygun değil, bu de­
mokrasiye aykın. Yani ilçe belediyelerini meclisleri seçmiş. Onu mecliste, danıştay
vazifesi görebilirsin, yanlış bir ugulama, kanunlara aykın bir şey çıkmış olabiHr
belki, onu o şekilde önerirsin. Ve belli konularda, onun için bürokraside tıkanıyomz, onun için bir şey göremiyomz. Yani meclislerin üzerinde bunu savunuyorsak,
bir yetki var mı yani meclislerin üzerinde bir yetki, o zaman beklenir şeyle, bir
meclisler karar vermişse ilçelerde, 4 sene sonra o meclise göndermeyiz onlan. En
güzeli bu. Efendim tabi ben işin çözümü için değil, genel. Göstermelik değil efen­
dim ben belediye meclislerinden bahsediyomm. Belediye meclisleri hepimizin ta­
nıdığı insanlardan teşekkül etmiş. Oralan biz çahştıracağız, yani ben yetkinin ba-.
kanlıkta kalmasını istemiyorum. Bakanlıkta kalmasın, bunu mahalli idarelerde
çözelim, hep beraber çözelim bunu, yani inşaat başta anlaştık zaten dedik ki, inşa­
atçının işi değildir dedik, ama hepten de kaldır böyle bir öneri gelirsek belki şey
olur yani, devlet de öneri toptan kaldınimayabihr. Yani ben o kanaattkeyim yani,
diyelim ki 10 milyon vermiş bir kişiye, bunu öyle 10 milyon değil de, 300 bin, 500
bin liraya düşürerek sizden bir katkı isteyebihr. Ona zaten razıyız.
Efendim, meseleler tartışüdı, benim ümidim inşallah İstanbul Belediyesi yetki­
lileri başta sayın belediye başkanımız olmak üzere, diğer ilçe belediye başkanlanmız, ilçelerdeki bürokrat arkadaşlanmız, imar müdürlerimiz, planlama müdürleri­
miz ve ilçede bu işlerle meşgul olan arkadaşlarımız, Mimarlar Odası, Mülıendisler
Odası, bu işlerle alakah, işte Ticaret Odası birimleri, bakanlıkla bu konuyu kendi
aralannda en kısa sürede bir çözüme kavuştururlarsa, inşaatçılan da rahatlatırlar,
makro plandaki öneriler de çok makul öneriler ve yapılması gereken öneriler. On­
lar da kanun meseleleri, biz de yardımcı olumz, ben hatta şöyle bir teklifte bulunu­
yorum Şevket beye, kendisiyle de görüştüm. Biz Ticaret Odası 36.grup olarak ken­
dilerine ne türlü yardım gerekiyorsa, gerekirse ilçelerden vakıf yerleri, gerekirse
ilçelerde belediyelerin arazileri, zaten kendileri bilirler, gerekirse maliyenin arazile­
ri, gerekirse şahıs arazileri üzerinde birer, ikişer, üçer en kısa zamanda otopark ye-
rini hep beraber tesis ederek, danıştay görevi görüyor ya 3030 da istanbul belediye­
si, emir verir ilçe belediyelerine derhal bu çok basit yani. Haziran toplantılan var.
Bir ayda, iki ayda hemen otopark yerlerini tespit eder ve otopark yerleri de böylece
yapılmış olur, ama bizim buradaki tıkanıkhğımız, bu kanunu geçici bir yönetmelik­
le şu anda inşaatçıyı rahatlatacak bir duruma getirmesini kendilerinden teminini ri­
ca ediyoruz.
Mehmet Çetin Alp: Efendim iki sorum vardı. Saym Bülent Başaran arkadaşı­
mın çok yerinde bir sorusu var. Sorusu şu: İstanbul'un en kalabalık semtlerinden
Tahmhane, Taksim, Tepebaşı, Harbiye gibi semtlerde otoparklar % 25 kapasite ile
çalışırken, belediyelerin cadde ve sokakları bazı kişi ve kuruluşlara kiralamalanmn
mantığını ve bu duruma seyirci kalan kolluk kuvvetlerimizin müdahale etmemekte
kararlı olmalannm sebebini rica ediyor. Arkadaşım çok yerinde bir soru sormuş,
arkadaşım doğru söylüyor. İstanbul'un bazı ilçe belediyeleri, İstanbul'un belli başlı
sokak ve caddelerini kiraya vermiştir. Ve çok cüzi paralarla, 260 bin 560 bin 1 mil­
yonu geçeni şimdiye kadar görmedim. Ve bu 260 bin takdir edin artık, o caddeden
bir günde ne kadar para tahsil edebildiğini, kazanabildiğini artık takdirlerinize bıra­
kıyorum. Biz dedik ki, karayolları trafik kanununda şöyle diyor. Belediyeler, yolun
hangi yoldan bakıhrsa o yolu ancak kendisi çalıştırabihr. Başka hiçbir kişiye, şahsa
kiraya veremez, denmesine rağmen, bazı üçe belediyeleri o beUi başlı caddeleri bi­
lakis açmalan gerektiği halde, o yoUan daha rahatlatması gerektiği halde, buıüarı
kiraya vermektedirler. Biz il trafik komisyonu olarak büyük şehir belediye başkan­
lığına yazdık. Dedik ki, şu şu şu ilçe kanunları çiğniyor. Derhal müdahale edin, sa­
yın Sözen de o belediyelere siz gerçekten şu şu kanunlan çiğniyorsunuz, demesine
rağmen, belediyeler halen bu işe devam etmektedir. Bizim pohs olarak yaptığımız
şu, biz bunlan toplayıp bazı şubelerden o şahısları, koUannda koUuk olan şahıslan
üç beş şubeden geçiriyoruz. Konu bu kadar.
İkinci soruma geçiyorum. Turan İnkaya arkadaşıma. Her gün karşüaştığımız bir
soru, bütün arkadaşlarımın bilmesinde yarar görüyorum. Çünkü her dakika bu soru­
yu soruyorlar bize. Arkadaşımm sorusu şu: Otoparkın sorun olarak tartışıldığı ve
kesinlikle çözümlenemediği bir ortamda otolann sözümona yasal yerde park edüdiği gerekçesiyle ve çok iptidai usuUerle ve hatta tahrip edilerek çekip küometrelerce
uzağa götürmek ne derecede haklı ve doğru bir yoldur. Hatta bu işlemi özel çekici­
lerin sorumsuz ilgihlerine yaptırmak ve araç kapüarını oto hırsızlanndan daha usta­
ca ve kaba usullerle açılarak çekmenin anayasamızın mülkiyet hakkına tecavüzü
men eder hükmüne rağmen yapılması ne derece de medeni bir usuldür. Bu uygulamamn çirkince sürdürülmesinin doğruluğuna inanıyor musunuz? Doğru. Şimdi de-
ğciii arkadaşlanm, İstanbul ilinde 1986 yılmda il trafik komisyonu bir karar alıyor,
karar almasının nedeni şu, İstanbul'da 10 milyonluk istanbul'da 9 adet resmi çekici­
miz var. Bunun üzerine vilayet trafik komisyonuna bir teklif yapılıyor. Çekicimiz
yok, aleni bütün samimiyetimle söylüyorum sizlere, çekicimiz yok, bunu sivil çeki­
cilerle halletmek yoluna gidelim deniliyor ve vilayet trafik komisyonu da bunu ka­
bul ediyor. Yalnız bu usul, ihale usulü, yalnız Türkiye'de değil, bu usul Londra'da
da, New York'ta da Avrupa'nın diğer ülkelerinde de sivil çekicilere yaptınlıyor.
Ama bizim yaptığımız usul, çekihne olayı biraz daha iptidai. Açıkça söylüyorum.
Çünkü biz arkadaşımızın dediği gibi, kapılan telle açıyoruz, bilmem neyle açıyo­
ruz, ama Avrupah hiç gayet tekniği ileri olduğu için, hiç değmeden altına sokuyor
arabayı kaldınyor, götürüyor. Biz bu araçtan almak istedik, sivil arkadaşlar almak
istediler. Bir tek araç, 860 milyon hra. 860 milyon lira, bir tek araç, yine de bütün
samimiyetimle söylüyorum. Eğer bu sivil çekicilerle ilgili çalışmalanmızda bizim
trafik şubesi olarak da kusurlanmız var. Vilayet trafik komisyonuna deniliyor ki,
her çekicinin başında kanunu iyi bilen birisi yamnda olması gerekiyor. Bir memur
olması gerekiyor esasında mutlak surette. Ama bizim bazı kusurlanmız var. O yüz­
den bazı nalıoş durumlar oluyor. Esasında resmi çekicilerimiz olsa, bizim halkımız
resmilere karşı çok daha saygüı, bu ufak tefek nahoş durumlar olmayacak, ama yi­
ne de bir şey söylemek istiyorum, müsaade ederseniz, emin olun şu sivil çekicilen
veya çekiciler hiç olmasın İstanbul trafiği hiç yürümez. Bütün samimiyetimle sizle­
re bunu söylüyorum.
Mehmet Çetin Alp: Sayın başkanım, arkadaşım bir şey soruyor. Haldi arkada­
şım, yalnız İstanbul ilinde 56 çekiciye sivil çekiciye, il trafik komisyonunca müsaa­
de edildi ve bir de 17 adet park gösterildi. Bunlann basın vasıtasıyla nerelere çekil­
diği zaman nerelere gidileceği, yerleri, adresleri, telefonlan, hem televizyonda,
hem basında, her tarafta, radyolarda günlerce bildirildi.
Yurdanur Yerlikaya: Adil Günaydın, inşaat mühendisi. Bakanlık o k r r k ->iopark yönetmehği ile belediyelerce yeni bir gehr mi yaratılıyor. Çünkü lu Î^VI
lor
herkes tarafından biliniyor ki, otopark yapımında kullanılmayacak, ac. t. • Jc
kullanılacak? Otopark yönetmeliğinin amacı vatandaştan veya mui^J
: ':n
otopark bedeli adı altında bir bedel alıp belediyelere gehr sağlamak \"
" ırk
yönetmehğinin amacı, sokaklarda bulunan paıt etmiş arabalann, yo>
. tc
C ' Z g ü ı i ü g ü n ü ortadan kaldıran trafiğe açık yollarda trafiği engelleyen ÎSC,^
K
laU makamlara, çek Sirnesi amacıyla çıkanImiştır.Eğer bir parselde, parsel ı
: -rc^mdc oîoıv;' V - - y a o n ? karşılıyorsa, bedel ahmnası gibi birşey söz T
jc
ğildir. Nasıl ki, bir binanın kapıcı dairesine ihtiyaç vardır, kalorifer dairesine ihti­
yaç vardır. Sığmağı vardır, otopark da bunlardan bir tanesi olarak düşünülmüştür.
Burası da ortak alanlar gibidir. İnşaat emsaline dahildir. İnşaat hesaplamasına dahil
değildir. Bu amaçla, yani parsel bünyesinde karşılanması amacıyla da otopark yö­
netmeliği tüm imkanlan sağlamıştır. Yani bodrum yapılması mümkün olmayan
yerlerde, bu bodrum kat yapılmasına dahi imkân tanınmıştır. Arsamn tamamının
kullanılmasına imkân tanınmıştır. Niçin tamnmıştır? Otopark sorununu parsel bün­
yesinde veya bina bünyesinde çözmek gayesiyle tanınmıştır. Ama meskun doku
nedeniyle veya parsel ebatlannm otopark yapmaya müsait olmaması nedeniyle ve­
ya il trafik komisyonu kararlanyla o parselin yola bakan kısmı araba giriş çıkışma
yasaklandıysa, burada yapılacak, bu alanda yapüacak parsellerin otopark ihtiyacı­
nın da en yakın mesafe olarak yürüme mesafesi 500 olarak düşünülmüştür. Bu me­
safe içinde karşılanması için belediyeyi, belediyenin yapacağı bu bölge veya genel
otoparklara katkı mahiyetinde ahnan bir bedeldir. Bu bedelin hesaplama usulü var­
dır. İnşaat maliyet birim fıyatlan, arsa birim fıyatlan, arsa birim fiyaüanm maUye
bakanlığı biliyorsunuz her yıl yayınlar, bölgeye göre yayınlar, bölge otoparkının
yapılacağı yerdeki hesaplamada maliye bakanlığının yayınladığı arsa bedelleri em­
sal almarak yapıhr. Birim fiyatları da her yıl bakanlık yayınlar. Dolayısıyla bu in­
şaatın otopark olarak yapılacak yerdeki inşaatın hesaplanması sonucu elde edilen
bir şeydir, ama bu fazladır, sizin önerileriniz çıkan miktar değil de bu miktarın yüz­
desi olarak ahnsın, bu önerilerinizi bakanlığımıza götüreceğiz. Otopark hesabında
toplanan bedellerin belediyeler tarafından amacı dışında kullanılıp, kullanılmadığı
konusu, amacı dışında kullanmalan söz konusu değildir, eğer kanunlara rağmen,
mevcut yönetmeliklere rağmen, otopark hesabında, efendim biz bir hukuk devleti­
yiz, hukuklanmız var, yasalarımız var, yasalara herkes uymak zorundadır. Kanun­
lara rağmen, yönetmeliklere rağmen, belediyeler otopark hesabında toplanan para­
ları, mevzuat bu başka amaçla kullanılmaz demesine rağmen, başka amaçta
kullanıyor ise bunun hesabını diğer yasalar çerçevesinde vermek durumundadır.
Belediyelerin denetimi, teftişi, içişleri bakanlığımn konusudur, zaten her yıl müfet­
tişler gider belediyelerin hesabını kitabını tahkik eder, teftiş eder, aykın bir uygula­
ma varsa, onun hesabım yasal çerçeve içerisinde kendisinden sorar.
İntikam Cebecioğlu, müteahhit. Otopark meselesi yakın zamanda çözülsün, boş
alanlara otopark yapılsın ve değerlendirilsin, makul fiyatta olsun, araba sahiplerin­
den otopark ücreti ahnsın, boş alanlar kazanç getirir vaziyete konulsun. Site ve
bloklardan otopark uygulansın, eski uygulananlarda muaf tutulsun veya üstüne kat
verilsin. Efendim mevcut otopark yönetmeliğinin aksayan yönlerini hepimiz biliyo­
ruz, burada da sorun gündeme getirildi, daha önce sayın Durukal Çulha'nm bildiri-
sinde de sizlere sunduğu gibi, bakanlıkta geniş katılım sağlanmak suretiyle ilgili
kamu kumm ve kuruluşlannm katılımının sağlandığı geniş çaplı bir toplantı yapıl­
dı, mevcut yönetmeliğin aksayan yönleri tesit edildi. Bunun yanında bakanlıkça,
vatandaşlardan gelen şikayetler ve talepler, bakanlıkça da değerlendirildi. Bu yö­
netmelik üzerinde titizlikle dumlmaktadır. Ve çalışılmaktadır. Sayın konuşmacı,
inşaat mühendisleri odası temsilcisinin söylediği gibi kapah kapılar arkasmda her­
hangi bir şey yapılmış değildir. Konu henüz sonuca ulaşmadığı için çahşmalar de­
vam etmektedir. Sık sık yönetmeliklerin değiştirildiği konusu burada eleştiri konu­
su yapıldı, sık sık değişmeyen yönetmelikler ve uygulanma kabiliyeti olan
yönetmeliklerin çıkaniması amaçlanmaktadır. Yönetmelik çahşmasınm uzaması da
bu nedenledir.
Erhan Kırca, mimar, 3194 sayılı kanunun belirttiği uygulama, bıçak gibi kesile­
mez. Otopark şartlarmı sağlamayan yerde otopark istenemez, otopark ücretleri fa­
hiş olamaz, bakanlığın yavaşhğı vatandaşa yüklenemez. Efendim 3194 sayılı kanu­
nun belirttiği uygulamanın bıçak kesilmesinden ne anlatılmak istendiğini ben
anlayamadım. 3194 sayılı kanun otopark ile ilgili bir yönetmeliğin de çıkarılmasını
öngörmüştür ve o yönetmelik imar kanunu ile birlikte yürürlüğe sokulmuştur,
9.11.1985'te 5 yılı aşkın bir süre uygulanmış, ortaya çıkan birtakım somıdan gehşen şartlar, değişen şartlar gözönünde bulundurularak birkaç defa tekrar değişime
uğramıştır. Dolayısıyla bıçak gibi kesilme konusunu ne amaç güdülerek soruldu
anlayamadım. Mevcut yönetmelikle özeUikle meskun alanlardaki genel otopark
yerlerinin bulunmaması nedeninden kaynaklanan veyahutta parsel ebatlannm uy­
gun olmamasından kaynaklanan somnlan bihyomz, bu somnlan çözmek için de
gerekli çalışmalarımızı sürdürüyomz. Genelde somlar şu konuda yoğunlaşıyor,
Otopark bedelinin araç sahiplerinden değil, inşaat sahiplerinden veya arabası olma­
yan kişilerden alındığı konusu yoğunluk kazanıyor, ilk konuşmamda da belirttiğim
gibi, otopark yönetmeliğinin amacı, vatandaştan bedel almak değildir. Kendi parse­
li içersinde otopark somnunu çözüyor ise bir bedel söz konusu değildir. Mevcutlar
için, mevcut yapılar için herhangi bir ruhsat gündeme geldiğinde belediyelerin ge­
nel otopark ve bölge otoparkı yapma zorunluluğu vardır. Bu yönetmeliğe göre de
belediyeler altı ay içerisinde bölge ve genel otopark yerlerini plan kapsamında be­
lirlemek dummunda idiler. Yani yasalar, yönetmelikler, uygulansın diye çıkarılır,
tatbik edilmediği sürece somnu çözmemiz de mümkün değUdir. Bugün yönetmehği değiştirelim, istediğiniz şekilde değiştirelim, eğer o uygulanmıyorsa, rafa kaldırı­
lıyorsa, beş sene sonra bu konulan burada tekrar tartışır hale geliriz.
Şevket Ateş: Saym arkadaşlar, şimdi saym başkanımızm, hocamızm da ifade
buyurdukları gibi, ben sorulara ve soranların ismine bağlı olmaksızın, konular iti­
bariyle gruplanmış şekliyle cevaplan ifade etmek istiyorum. Birinci olarak, şunu
söylemek istiyorum. Ben şahsım adına onur duydum, bu kadar çok soruyla karşı
karşıya kalmamdan dolayı. Bunu vurgulamak istedim bir, ikincisi keşke hemen
bulduğumuz birisini hemen anında muhatabımızdan sonuçlandırabileceğimiz kadar
basit olsa konular, sorunlar da hemen sonuçlandırabilsek, o zaman hiç bir vakte, sa­
ate tabi kalmaksızın burada icabederse bütün günü, geceyi seve seve sarfederiz.
Buna tamamlayıcı olarak bir şey daha söylemek istiyorum. Burada bugün geçirilen
süre hepimizin de işi gücü var, kimse işsiz güçsüz değil, bence çok anlamh, çok
katkı koyucu, sorunun özüne yönelici ve tabir caizse kanayan bir yaraya neşter vu­
rucu bir nitelik kazanmıştır. O nedbnle çok faydalıdır, çok yararhdır.
Şimdi temel olarak otopark yönetmeliği bugüne kadar 20 yıllık süreçte, yaklaşık
16-17 yıllık bir süreçte çıktığından bugüne kadar ne kadar otopark yapıldı, bu be­
deller ne yapıldı? Nerelere sarfedildi gibi hemen hemen çoğu sorularda rastladığım
bir ortak fayda var. Buna şunu söyleyebileceğim tabii ki belediyede de çeşitli bi­
rimler işleri yürüten kurumlar var. Ben kendi konumum ve birimim itibariyle böyle
bir bilançoyu çıkanp, bunu ifade edebilmekten acizim, konum dışı, şunu demek is­
tiyorum, ne kadar para toplanmıştır. Hangi fonda, bütçede miktarı nedir? Onlann
sarfıyla, toplanmasıyla benim bir ilgim olmadığı için, mazur görürsünüz, ona bir
cevap veremeyeceğim. Ancak, genelde şunu hepimiz bihyoruz, onu da söyleyebiUrim. Bu ad altında toplanmış paralann bir kısmı çeşitli ilçe belediyeleri hatta mülga
belideyeler tarafından başka amaçlarla kullanılmıştır. Bu bir gerçektir. Geçmişi­
mizde, yani genel olarak kullanılmıştır. Fakat bu kuUanılan bedeller, çeşitli dene­
tim ve soruşturmalar neticesi beUi süreler sonunda tekrar yerine iade edilmiştir. O
bilgi de mevcut.
Parselinde otopark yapılamayan yerlerde ne yapılır veya taahhütte bulunduğu­
muz, devam eden, bitmiş işler var. Bunlarla ügili bedelleri ortaya çıkacak bedelleri
nasıl verdiğimiz taahhütnameleri nasıl şey yapanz gibi genel sorular var. Burada
sorunun özüne yönelik, geçmişine yönelik kısa bir şey söylemek istiyorum. Başta
konuşmamda da vurguladığım gibi 90 yıh Aralık ayına kadar İstanbul Büyük Şehir
sınırlan içinde İstanbul Büyük Şehir Belediye meclisi kararıyla çıkarılmış kendine
mahsus bir yönetmelik yürürlükte idi. O yönetmelik yürürlükte iken, bakanlıkça
yeniden çıkardan yönetmeliklerle kapsam maddesine açıklık getirildi diyeyim, o
açıklık getirUdikten sonra ortaya bir boşluğun ötesinde bizim kendi mevzuatımızla
uzun yıllar devam etmiş mevzuatımızla çıkan çehşkilerin devam eden işlerin nasıl
tasviye edileceği hususunda çünkü. Bizim de kendi bedellerimiz vardı, meclisleri-
mizce tefrik edilmiş ve alınmakta olan, müktesep haklar vardı, kazanılmış haklar
vardı. Kazanılma noktasmda olan haklar vardı, bunlan arkadaşımın tabir ettiği gibi
bıçak gibi kesmek mümkün değildi. O zaman biz ilçe belediyesi yetkilisi arkadaş­
larla çeşitli toplantılar neticesi konuyu bakanlık makamına iletmeyi ancalc bu arada
kendi şeyleri dahilinde o günün şartlannda bulabildiğimiz çözüm oydu, taahhütna­
me alınarak, yani sorunu bir nevi ileriye ötelemek ama günü kurtarmak gibi bir an­
layışın yansıması vardı. Zaman içinde mevcut yönetmeliğin uygulanması konusun­
da tavırlar netleştiğinde, 91 yılı kasım ayı ortalannda aralık ayı civannda bedeller
mevcut yönetmeliğin, yürürlükteki yönetmeliğin öngördüğü şartlarda, o şartlan kı­
saca açayım size, otopark bedeh hesaplanırken, o yerde mevcut bir otopark yerinin
planda aynimış bir otopark yerinin maliye bakanlığının tespit ettiği arsa metrekare
birim fiyatları ahnıyor. Bunun üstüne bayındırlık iskan bakanlığının her yıl ilan et­
tiği inşaat metrekare birim maliyetleri ekleniyor, çünkü otoparkla ilgili 25 metreka­
relik her oto başına fix bir rakam var. Ondan baz alıp, yola çıkıyoruz, bu rakamlan
çarpıp, bölüp, toplayıp üstüste koyduğunuz zaman 91 yıh bayındırlık birim llyatlannı baz alarak o 16 milyonlar tabanından başlayan rakamlar ortaya çıkıyor arka­
daşlar. Yani burada bir soruya da bu arada cevap vermiş oluyorum. Her ilçede böl­
gelerde değişik değişik rakamlar ortaya çıkabUiyor. 39 müyona kadar uzanan
rakamlar çıkabihyor. Şimdi lütfen müsade ederseniz, arkadaşlar ben mevcut bir reahteyi anlatıyorum. Kendi düşüncemizi, ya da anlayışımızı henüz ifade etmedik.
Şimdi 92 yılı için de otopark yönetmeliğinde yapılacak değişikliklerle ilgiH çahşmalar devam ettiği müddetçe biz bu nasıl olsa dedik, bir taahhütname şeyiyle baş­
ladı, yürüyor şeyler, şey yapıyor, karşılığı bulunacak, çözüm çıkacak, ancak valilik
makamına sunduğumuz bedeller henüz imzadan dönmedi. Bu arada tersine bir sir­
külasyon ortaya çıkmaya başladı. Tabii buradaki arkadaşlarda bilmiyorum öyle bir
şey var mı? O taahhütname verip de iskan talebinde bulunanların taleplerini beledi­
yeler karşılayamaz duruma geldiler. Çünkü en son iskan safhasına kadar o ihşkiyi
taahhüt ilişkisini kesmek zorunluluğu var. Yani yasalar çerçevesinde suçlu duruma
zimmetine bir şey geçirmiş, ya da kamuyu zarara uğratmış bir duruma doğruluğu­
nu, eğriliğini vurgulamıyorum, sadece realiteyi yansıtıyorum. Hiçbir idare düşe­
mezdi. Bu nedenle tespit edilmiş bedellerin bu hesaplarımız o yönetmelik mevcut
yönetmeliğin öngördüğü koşullarda hesaplanmış, hesaplar olduğu için, ra]k:amlar ol­
duğu için o rakamlan baz alarak, o rakamlann belli bir birimini avans mahiyetinde
o daha önceki taalıhütnamelere esas olarak çözülmesi bütün ilçelerin, ilgisi, yetkili­
si arkadaşlanmızla yaptığımız toplantılar neticesi, karara bağlandı. Ancak bizim
belediyemiz duyarsız değildir. Bu konuda yansıtılacak talepleri o ölçüde kendi makamlanmızın üst makamlanmızm takdirleri ve değerlendirmeleri çerçevesinde
mutlaka bugüne kadar arayışlarımız tabiri caizse yolda dümdüz gitmeyip hafif zig-
zağlar çizer gibi bir manzara arz etmemiz, kimseye kastımızdan ya da bir şey zora
koşmaktan değildi, çözümü yaratmaya yönelik çabalardı. Yani bunda % 100 başanlı olduk, ya da olmadık o elbette tartışılır. Ama iyi niyetimiz ve anlayışımız husu­
sunda bir şüphe olmaması gerek. Şimdi sayın arkadaşlar, bizim bütün bunlann
özünde ben bu yönetmehğin maddelerinin irdelenmesine yönelik sorulan cevapla­
mıyorum, özellikle cevaplamıyorum, çünkü burada benim üç maddede, genel üç
başlık altında topladığım öneriler gerçekleşirse eğer, umarız gerçekleşir. Bunları
kendi bünyemizde topyekün çözme imkânına sahip olacağız. Onun için o aynntılara girmiyorum. Temelde otopark bedehnin oto sahiplerinden alınması yönünde, oto
sahiplerine yönelmesi yönünde çalışmalann yürütülmesi gerektiği bizim temel
inancımız, bizim de yani bu konuda devlet kademelerinde her türlü yasal talebimi­
zi, kendi bünyemizde yapacağız, o çahşmalann da bir an evvel gerçekleşmesini va­
tandaş olarak biz de bekliyoruz.
İkincisi, çok daha temel bir ilke, yerinden yönetim, merkezi yönetim anlayışı
çerçevesi içinde konuşmamda da ben bunu özellikle vurgulmaya çalıştım. Bütün
bugüne kadar gelmiş sıkıntılanmızm çözümsüzlüklerimizin bana yöneltilmiş soru­
ların büyük çoğunluğunda otopark yönetmeliği 1.5 yıl önce topyekün uygulanıyor­
du da, niye o gün uygulamadınız sorusana da muhatap olduk, uygulamadımz, uy­
gulamadık diye bir şey demiyorum ama, öyle bir ifadede veya beyanda
bulunmuyorum. Ancak inancımız anlayışımız şu ki, bir sayın konuşmacının değer­
lendirmesine de katılmıyorum, o noktada yönetimleri temsil eden kişilerle kurum­
lar kaim değildir. Yani yerel yönetimler, ilke olarak anlayış olarak yerel yönetim­
ler, yerinden yönetim ilkesi çerçevesinde tespit edilmiş, kanunlarla tespit edilmiş
genel esaslar dahihnde kendi uygulamaya yönelik yönetimlerini kendileri çıkanp
uygulamalan gerekir, bunu biz seslendiriyoruz ve burada bilginize sunuyorum. Ve
bu şu şeyi getirecektir, sonucu getirecektir. Etkilenme çok yoğun olacaktır. İhtiyaç­
lar çok somut olacaktır. Onlann karşılanması yönünde örnekler çok daha fazla ola­
caktır. Ve katılım birliktehk kolayhğı çok daha kolay olacaktır. Aynı platformda ve
genel yönetim ilkesi ve anlayışı da demokrasi anlayışı içinde de yerli yerine otur­
muş olacaktır. Barada hangi siyasi göıiişü hangi partiyi, biz zaten o tür anlayışlann
dışındayız, bürokrat olarak, memur olarak ancak şunu vurgulamak istiyorum. Han­
gisi gehrse gelsin, mutlaka bu kentin insanı, bu kentin baskı gruplan, kitle örgütle­
ri, demokratik gruplan etkileyecektir. Eücilemek zorundadır, durumundadır, bu doğasıdır işin, reahtesidir, gereğidir. Temel talebin bu yönde şekillenmesi durumunda
yönetmeliğin içindeki bütün diğer detaylara çözüm bulunacağı inancındayım.
Ve burada üçüncü bir noktayı da iğneyi başkasına, çuvaldızı kendimize değil de
iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım özdeyişi, çerçevesi içinde, anlayışı
oü-
çerçevesinde şunu da vurgulamadan geçemeyeceğim. Çoğunluğu inşaat gmbu,
Türkiye'nin motor sektörü, ana sektörü inşaat sektörüdür. Bütün gelişmesi tamam­
lanmamış ülkelerde gayet doğal bir şeydir bu yansımadır. Türkiye'de de bu böyle­
dir. Yani Türkiye'de istihdamı yaratan, Katma Değeri yaratan yan saniyisiyle, etki­
lediği kesimleriyle alanlarıyla inşaat sektörü temel sektördür. Burada hiç
tartışüacak bir şey yok. Önce başımızı sokacak evimiz de, işimizi yürüteceğimiz
işyerimizi tamamlamışız, ki tabii ki inşaat sektörü ana sektör olacak, temel sektör
olacak. Yani sektör temsilcilerine bu noktada şeyi geçmeden edemiyomm. Makul,
mantıklı, adaletli, özellikle adaletli ölçüleri sağlamak kaydıyla bina yapan müteah­
hitler de, bina yapan ilgililer de şehrin kentin otopark ihtiyacına yaratacakları artı
ilaveden dolayı bir katıhm payıyla bir bedeli ödemeleri da tabiidir. Bunu da vurgu­
lamak istiyomm. Özellikle çok teşekkür ediyomm. Bu kadar güzel bir ortam oldu­
ğu için.
Duyarlı olmanın gereği çözüm üretme çabasının ve anlayışının gereği yani biz
hangi düzeyde hangi makamı temsil edersek edehm, iyi niyetle bir yanlış yöne yönelmişsek, yanlış yapmışsak ondan sonra bundan bize ayıp gehr diye o yanlıştan
geri dönmekten sarfmazar etmeyiz. Ancak şu da var, onu da özellikle vurgulamak
istiyomm. Kendi belediyemizin yönetim mekanizmalarına, üst makamlarımıza ilgi­
li uzman kummlanna bu sorunu biz kendimiz aktardık, ilettik, sanıyomm çok kısa
bir sürede yani bir hafta, 10 günü bulmayacak bir sürede bunlara esash bir çözüm
getirilecektir. Çünkü bugüne kadar eğer sağlıklı bir şekilde yani anlayışımızın sey­
rini süreç içindeki seyrini izlerseniz bu anlayışın temel anlayış olduğunu göreceksi­
niz, uygulamanın içerisinde yani sommluluk almaktan da kaçınmamıştır. Yönetici
ve yeücili arkadaşlanmız, çünkü o noktada bir şeyi de söylemek istiyomm. Bu söz
verilmesi hasebiyle. Eğer birtakım kurallan, mevzuatı çok idealize edip, hiç uygu­
lanamaz duruma getirip de onun uygulanmamasını meşm hale getirirseniz, uygula­
mayanları meşm hale getirirseniz, o kadar haklı gerekçelerle devlet otoritesi en bü­
yük zaafa o noktada uğrar. Yani buna da meydan vermemek lazım.
Başkan: Efendim çok teşekkür ediyorum. Şimdi müsaade edersiniz. Bütün bu
konuşmalardan sonra ortaya çıkan tabloyu ben şöyle bir çizmek istiyorumı. Burada
bir parça olayın içinde canı yanan ya da bizzat olayla meşgul olan kendisine yansı­
ması olan kişiler, somnlanm dile getirmeye çalıştılar. Ve biz bu açık otummu tele­
vizyonda yapmış olsaydık eminim yine binlerce insan bu şekilde, bu somnu dile
getirecekti. Ne yazık ki sınırlı kaldı ve benim dışımda ötekiler belki sorunun bu
yönlerini kesinlikle bilmiyorlar. Şimdi demek ki somn ashndaa, böyle bir yerde
saklı, sınırlı kalmak zomnda da değil. Otopark sorunu ortaya konduğu şekilde sa-
dece çok sınırlı bir çerçevede ele alınacak sorun da değil. Otopark sorunu inşaatçı­
ların salt ortaya koyduklan biçimde, konutla doğrudan bağlantılı ve konutun sırtına
binmiş bir yük olarak ve de kesinlikle bir tarafa atüacak bir sorun da değil. Otopark
sorunu, son derece önemli bir alt yapı sorunudur ve otopark sorunu vatandaşın ce­
binden, üstünden alınacak bir şile, bir parayla, ya da herhangi bir katkıyla gerçek­
leştirilecek bir sorun da değildir. Bu bir gerçek. Nedir o zaman? Alt yapıyı, sosyal
olarak, ya da alt yapıyı teknik olarak, devletin kendisi ya da çeşitli yöntemlerle bir
şekilde yaptırması söz konusu ise, bunu yaşamın sağlanması, düzenli yaşamın sıhhath yaşamın, mutlu yaşamın sağlanması için bu da bir gerçekse, yani diyemezsi­
niz ki efendim, otoprak bizi ilgilendirmiyor, arabası olan bımunla ilgilensin, hayır
efendim sizin arabamz yok, ama bir arabaya biniyorsunuz. Sizin yok, çocuğunuzun
var. Bu araba, eğer yaşamın bir parçasıysa, ve bu medeni vasıta eğer bizim ihtiyaç­
larımızı karşılıyorsa, demekki onun gereği olan şeyleri de çözmek durumundayız,
ama bu sizin sorununuz değil, yani vatandaş olarak benim sorunum değil. Benim
içinde yaşadığım kentin yöneticisinin daha da onun ötesindeki devletin sorunu. Ne
demek istiyorum. Otopark sorunu ashnda buraya konmuş, getirilmiş yönetmelikle
vatandaşın bir şekilde parasının alınmasının tarif edildiği bir yönetmelik olmamalı­
dır. Otopark yönetmeliği gerçekte teknik özellikleri ortaya koyan onun nasıl yapıl­
ması gerektiğini belirleyen standart getiren bir şey olmalıdır. O zaman eğer vatan­
daştan bir şey alacaksanız, bunun da yolu vardır. Kararname yaparsınız, ya da yasa
yaparsımz, ve vatandaş bundan sorumludur dersiniz. Yani Türkiye'de hcrşeyin kar­
makarışık olduğu bir düzende, yönetmelik dediğimiz, bazılanmız da yönetmenlik
diyor. Bazılarınız daha başka bir şey diyor. Ama bir şeylerin uygulanması için
standart getiren, esasa kalıp getiren esasları, ilkeleri getiren bir nesnenin bence bu
tartışmaya mahal vermeyecek şekilde teknik olması gerekirdi. Ne yazık ki kaç lira
alınacak, kaç arabamn karşılığı para alınacak gibi bazı aynntılı şeyler getirmiştir.
Şimdi bunun düzeltilmesi gerekir. Sonra sevgUi arkadaşlar, burada sadece otopark
yönetmeliğinin belirlediği çerçevede ve onun getirdiği sorunlan tartışarak bunu
çözmek mümkün değildir. Gerçi bu toplantının amacı budur. Ama otopark sorunu,
tıpkı yüzünde sivilcesi olan ve sıkarak onu iyileştinneyi uman, ama aslında soru­
nun karaciğerde olduğunu bilmeyen, onu çözmedikçe buradan paüayacak, öbür ta­
raftan kuruyacak, tekrar patlayacak olduğunu bilmeyen insanlann davranışı içinde
yol almaktadırlar. Sorun öyle değil, somn köktenci bir sorun, sorun çok önemli ve
bu somn bir bütünün parçası, hangi bütünün parçası, bir kentin ulaşım bütününün,
bir kentin trafik bütününün parçasıdır. Yani planlamanın parçasıdır. Ben bir şehir
plancısıyım, bunun eğitimini veriyorum. Ben bîr mimarım ayrıca bunun tek bir ko­
nuta indirgendiği zamanki sorunu bitiyorum. Dolayısıyla sorun bütündedir. Eğer
İstanburun ciddi bir ulaşım planlaması olsaydı, eğer İstanbul'un o ciddi ulaşım
planlamasının içerisinde kimi konuşmacılann dediği gibi belirli zonlardaki oraya
getirilen faaliyet dolayısıyla gereksinim tespit edilmiş olsaydı, o gereksinimin kar­
şılığı şöyle şöyle bölgesel otopark, ya da kat otoparkı, ya da şöyle depo park olacak
denseydi, o zaman mesele kolaydı, yeri gösterilirdi, kapasitesi belirlenirdi, ulaşım
ona göre ayarlamrdı. Ve yap işlet devret, ya da vakıf ya da başka yöntemle çözülür­
dü. Ama sorun İstanbulun ulaşım sorununu eğer yozlaştırmaksa, X yerdeki bir mer­
kez karan, oraya sizin peşpeşe sıraladığınız zaman aşağı yukan 2,5, 3 saatte çöze­
meyeceğiniz, boşaltamayacağımz arabayı getiriyorsa, o araba başka birtakım
talepleri getiriyorsa, örneğin taksinin bir tarafındaki merkez, örneğin işte beyaza
doğru giden bir yerdeki merkez gibi. Ben bir böyle toplantıya katıldım. Buradaki
gecikmem gibi, Alarko'da ben inanın bana, bir saat döndüm, dönüşü yok, gidişi
yok, Boğaz'a indim, çıktım geldim. Yani olacak iş değil o, öyle bir tedbir, öyle bir
önlem o gereksinimi karşılayacak şey olmadıktan sonra oraya onu koymanın anla­
mı yok. Burası da üç tane otoparkıyla böyle büyük kitlelere hizmet verecekse ola­
maz. Ve ben yolun ortasında en sonunda bıraktım. Ne olduğunu da bilmiyorum şu
anda, şimdi otopark sorunu bir bütündür. Bir kentin ulaşım sorununun bir kentin
trafik sorununun çözümünde baghdır. Ama bakın efendim otopark sorunu illaki bi­
rilerimden para alarak bir yerde otopark yapmak şeklinde de çözülmez. Batıda var
olan sokaklan bir potansiyel olarak görürler ve var olan sokaklarda, bugün ya da
haftanın tek günleri bir tarafta, haksızlık olmasın diye haftanın çift günleri de öbür
tarafta olmak üzere ve ciddi yanm saatten fazla değil ihtiyaç karşüamak üzere önü­
ne de bir şey koyar, ve park ettirir. Bölgeler oluşturur, mahaUi bölgeler, içeri girdi­
ğiniz zaman burada siz 15 dakikadan fazla kalamazsımz. Bölgeler oluşturur bir ara­
banın içinde 5 kişiden fazla yoksa, arabayı oraya sokmaz. Yani demek ki sadece
bir yerde otopark yapıyor olmanın bir anlamı yok. Bu bir bütündür efendim. Şu an­
da İstanbul'un var olan potansiyeü ortaya koyması gerekir. Çok güzel söyledi bir
kaç arkadaşımız bu tespit özellikle sayın arkadaşımızın belirttiği yani bölgesel tes­
pitler yapılmalıdır. İhtiyaç tespitleri yapılmalıdır. Ve bu ihtiyaç tespitlerine göre de
nerede ne yapılacağı planlamalıdır diyorum. Demek ki bir planlama sorunu, onun
arkasında kaynak sorunu olduğunu kabul ediyorum. Ama yöntemler var, şu anda
ben sorumluluğu üstlendiğim ve belki de yarın benzerini gösteremeyeceğiniz bir
otogar inşaatının pekala işte işlet devretle yapıldığım görüyoaız. Demek ki bunu bu
şekilde çözmek de mükün. Vakıfla arkadaşımızın dediği gibi çözmek de mümkün.
O zaman efendim ben sorunu bir sivilce tedavisi şeklinde değil ama, karaciğerin
ciddi bir tedavisi şeklinde görüyorum. Otoparkın bir gereksinim olduğunu, bir ihti­
yaç olduğunu söylüyorum. Bunun bir planlama ve trafik düzenleme sorunu olduğu-
nu, yapıp yapmama konusunun tartışılamayacağım söylüyomm. Otopark sorunu­
nun sadece konut bölgesinde var olan hani arabası olan afedersiniz biraz fazla yöklenmiş olduk, insamn sorunu gibi de görmüyorum. Ama bir şey gerçek, bir şey ger­
çek, birtakım yardımlaşmalar ülkede ohnazsa, biz bir şeyi gerçekleştiremeyiz.
Otomotiv endüstrisi bu işin içine elbette çekilmeli. Onların bir şekilde katkısı ol­
malı. Bana benim arabamı alırken, çevre kirletiyorsun diye vergi alan devlet, araba­
mı ahrken, alabiliyorsam, o zaman demek ki benim oraya katkıda bulunmak üzere
vergi ödememi sağlamalıdır. Bunu bir çok kişi dile getirdi. Katkı muhakkak bu şe­
kilde olmahdır. Şimdi ben haksızlık etmemek, marjinal bir somn değildir, onu söy­
leyeyim. Haksızlık etmemek için buradaki bütün konuşmacılann ortaya koyduğu
sorunlarda bir mutabakat sağlamak için ve bir gruplama ve sıralama da söz konusu
olmadan tespitlerimi size söyleyip, konuşmamı bitimıek istiyomm. Dendi ki, konut
sorunu değil, bu bir oto sorunudur, inşaatçı yontuluyor, inşaatçı yontulacak kaz de­
ğil, ashnda bizi bundan kurtann. Dolayısıyla yasayı değiştirin. Tabi yasayı değişti­
rin dediği zaman, yönetmehği değiştirin demiş olması da mümkün. Ama ben böyle
tespit etmişim. Yasa 3149 sayıh imar yasasıdır. Şunu da ifade ediyorum ki Türki­
ye'de hiçbir şey bir sisiteme oturmadığı için her konuda bir sistemik rahatsızlık ol­
duğu için ve Türkiye'de sürücülükle ilgili bir sistem kesin olarak yok olduğu için
ve bunu getirecek herhangi bir yasal çerçeve bulunmadığı için onun mekanizmaları
onun araçlan doğmadığı için bütün bu gördüğünüz sorunlan tek tek, ya da parça
parça ele alarak çözmeye çalışıyoruz. Olamaz, demek ki burada ciddi olarak bu ya­
sanın değiştirilmesi de gerektir ve şehircilik yasasının en azından çıkması, bir şe­
hircilik yasasının ve bunun için de bu söylediğimiz konulardaki yaptırımların geti­
rilmesi gerekmektedir. Yerel yönetimin sorunu çözemeyeceği söyleniyor. Öbür
taraftan da yerel yönetimler efendim bu sorunun sahibidir diyorlar. Elbette kaynak
olarak çözemeyebihr. Ama yerel yönetim haklı olarak buradaki eğer bir yönetme­
lik, bir standart getirmişse, bir yönetmelik belli birtakım esaslan getirmişse, o ken­
disine uyarlayarak kendi trafik sorununu, ya da otopark sorununu çözebilmehdir.
Otomotiv sanayii üzerine neden gidilmiyor dendi. Sadece inşaatçının üzerine gidi­
liyor. Dolayısıyla onun da üzerine gidilmelidir dendi. Ve otopark yönetmehği, oto­
parka çözüm getiremez bu haliyle bunun muhakkak değiştirilmesi gerektiği söylen­
di ve tabii haklı olarak bina ve parsel bazında meseleyi ele almak üzerinde duruldu
ve biraz önce söylediğim sivilce ve karaciğer meselesidir. Bölgesel dinamizmin artınlması, deminden beri konuşulan çerçevede gerekmektedir. Olay bir bütündür.
Ve kent planlama ve planlaması ile bunun bütünleştirilmesi gerekmektedir ve soru­
nun çözümünde bu çıkmazlan aşmak için istanbul'un açık alanlannm yollarının bir
gelir kaynağı gibi kuUamIması önlenilmelidir. Bunu bir arkadaşımız çıkar kaynağı
olarak belirledi. Ve otoparkla ilgili harçlann bir park tapusu fikri ile ele alınarak
belki de değerlendirilmesi yapılmalıdır dendi. Otomotiv sanayinin katlı otoparklar
yapılması için teşvik edilmesi gerektiği söylendi ve geçici yönetmelik olduğu söy­
lendi bunun, doğrudur, bu bir geçicidir. Ama uzun vadedeki problemin çözülmesi
için ya yasa, ya da bir başka şeyin yapılması gerekmektedir. Somnun bir plansızlık
ve bir koordinasyonsuzluk olduğunu, koordinasyon eksikliği olduğunu ve büyük
şehir belediyesinin bölgesel otopark yerlerinin tespit etmesini ve ilçe belediyeleriyle işbirhği içinde bir belirleme yaparak bu alanlarda derhal o yöntemlerle otopark
yapımına geçilmesini istediler. Ve otopark somnunun, otoların somnu olduğu, oto­
motiv endüstrisi ve kullanarüann somnu olduğu, ilgili sektörlerin katkıda bulunma­
sı gerektiği belki defalarca söylendi, tekrar etmiş oluyomm ama, yılhk katılım payı
istenebilir dendi, otopark gereksiniminin saptanmasında bir takım önlemler bir ta­
kım yöntemler uygulanabilir dendi ve otoparkla ilgili bugünkü mevcut sistemde
para almanın adeta ağır bir yük ve daha ötesi bir ceza şeklinde olduğu bunun düzel­
tilmesi, kaldırılması gerektiği söylendi. Ve bir arkadaşımız, çok teknik bazda biti­
şik düzende yapılmış olan binalarda, altında, üstünde bir şey yapılamıyorsa, bunla­
rın bölge otoparkları içinde değerlendirilmesini söyledi ve otoparkların yine bir
görüş özel teşebbüse devri yoluyla sistemh çalışması gibi bir öneride bulundu.
Eğer Şişhde bu Darüşşafaka'nm ya da bilmiyomm bir kurumun yapmış olduğu özel
otoparkı gider görürseniz ve arabanızı oraya koyarsanız dünya para ama arabanız
garantide. Altında alışverişiyle beş dakikalık da olsa huzur içerisinde kullandığınız
bu otoparkın örnek olarak gösterilmesi ve gerçekten özel teşebbüsün buna teşvik
edilmesi gerekir. Ancak yer gösteremezseniz, beyefendinin demin söylediği gibi
ben istiyomm, bir plan tadilatı derseniz yapamazsınız. Otopark somnunun merkezi­
yetçi yönetmeliklerle değil biraz önco yine sayın belediye yetkilisinin söylediği gi­
bi, her birinin kendi katkısı ve kendi özelliklerine göre çözümlenmesi istendi, ve
sorunun çözümünün de planlamadan, mah kaynaktan, denetimden geçüği belirlen­
di. Bugünkü yönetmehğin bir sonuç getirmediği, otoparkın konut maliyetini artırıcı
bir unsur olduğu, otoparkın kat olarak imar sayılmayacak nitelikteki yerlerde yapümasının bir avantaj olacağı, otopark yapımı için bugünkü dumm dışında kaynak bi­
çimi bulunması gerektiği, ömeğin otopark ya da otopark yeri ya da evi, ya da oto­
park tapusu gibi birtakım yöntemlerin uygulanabileceği söylendi ve otopark
yapımının özendirilmesi, asıl sorunun otopark yönetmehğinin uygulamasından
kaynaklandığı, yönetmeliği tek başına söylediğim kusurlara rağmen ele alsak dahi
uygulamasımn olmayışı ve uygulanamamış olmasından dolayı somn çıktığı ve bu
çözüm içinde mevuatm kısır döngüsünden kesin olarak kurtulunması gerektiği ve
gencimde bir yaşam sonum olarak otoparkın ele alınması gerektiği söylendi. Oto-
parkın inşaat üzerindeki yükünün kaldmlması, yine tekrar edümiş, kesin olarak ge­
çici ya da gündelik çözümlerle değil, uzun vadede ve hedefli çözümlear getirilmesi
söylenmiş. Ve otopark sorununu araç tarfiği ve yaya trafiğiyle bütünleşmiş olduğu
bunlarla birlikte çözümlenmesi gerektiği, sorunun çözümü değil, çözüm şeklinin
yerel yönetimlerin görevi olduğu, bölge otoparklannm yapılması gerektiği, ve mes­
kun alanlarda hiç mi yapmayacağız, % İlikten hep bahsediliyor, meskun alanlarda
da ihtiyacm yapı adası içi düzenlemelerle giderilebileceğini her belediyenin belli
bir çevre ya da çerçeve yönetmeliğe göre kendi ihtiyacını kendisinin belirleyebile­
ceğini ve otoparklar için kamunun düzenleyici rolü olduğu, dolayısıyla katkı payı­
nın tarif edilmesi gerektiği söylendi. Otopark için, cadde, sokak ve yaya yollarının
kullamidığı ve trafik güvenliğinin, taşıt güvenliğinin yaya güvenhğinin böylece ze­
delendiği söylendi. Ve boş arsalar varsa, belediyenin elinde inşallah kalmıştır. Kamulaştmlarak açık kapalı otopark yapılması konusu dile getirildi ve İstanbul'un yo­
ğun kentsel bölgesinde, merkezlerde otopark ihtiyacımn kesin olarak ve şiddetle
hemen, acilen behrtilmesi ve bu alanlarda, yap, işlet, devret yönetmeUğine göre bir
sistemin oturtulması, çok yönlü merkezlerde otopark alanlannm muhakkak yaratıl­
ması, ve bazı sokaklarda biraz önce söylediğim gibi, parkmetre sistemi ile ciddi
olarak kontrollü otopark kapasitesinin, park kapasitesinin yaratılması gerektiği söy­
lendi. Ve tabii efendim otopark yönetmeliğinin amacının vatandaşı cezalandırmak
olmadığım, bunun gerçek anlamda söylediğim gibi, kesin olarak bir teknik düzen­
leyici araç olması gerektiğini söyleyerek ben bu çok önemli, belki vaktinizi aldım
ama, hepinizden çok benim vaktimi aldımz, çok önemli bir işi bırakarak buraya
geldiğimi söyleyeyim. Sonuçtan mutluyum, çok şey öğrendim. Ve eğitimini veren
birisi olarak da İstanbul Ticaret Odası'mn böyle güncel ve canlı ve gerçek anlamda
tartışdması gereken çok sesli tartışılması gereken bir konuyu ele almasından dolayı
ben onları kutluyorum. Ve sabırla burada size cevap veren size bir şeyler anlatma­
ya çahşan saym konuşmacılara, onlar adına teşekkür ediyorum. Tabii salonda biz­
leri sabırla dinleyen herkese teşekkürlerimi iletiyorum.
-bb-
EMA Kağıtçılık ve Matbaacılık Tic.Ltd.Şti.
Download

panel - ITO