-1-
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU
NASIL BİR İLKOKUL SEÇECEĞİZ?
İlköğretim birinci sınıf okul öncesinden farklı bir ortam ve kültürdür.
Çocuğun çantası olacaktır. Kitapları, defteri, ders araç ve gereçleri
olacaktır. Bu eşyaların taşınması, yerleştirilmesi, kırmadan,
kaybetmeden işlevine uygun olarak kullanılması önemlidir.
Birinci Sınıf Çocuğunun Yeterlilikleri
İlköğretime başlayacak çocuk, kendisini yeni bir ortamda yoğun bir ilişkiler yumağı içerisinde bulacaktır. Bu durum
çocuğun gözünü, kulağını, elini ve zekasını birbiriyle uyumlu bir biçimde kullanmasını gerektirmektedir. İlköğretime
başlayan bir çocuğun kolay ve çabuk öğrenebilmesi ve mutlu bir öğrencilik dönemi geçirebilmesi için aşağıda
belirtilen alanlarda yeterli olgunluk düzeyine erişmiş olması gerekmektedir.

Söylenenleri doğru olarak anlayabilmelidir.

Gördüklerini, duyduklarını, duygu ve düşüncelerini doğru olarak ifade edebilmelidir.

Dikkatini yeterli bir süre bir konu üzerinde tutabilmelidir.

Sayfa üzerinde gözünü soldan sağa, yukarıdan aşağıya yorulmadan ve başını çevirmeden gezdire bilmelidir.

Çevresindeki varlıkların benzerliklerini ve farklılıklarını görebilmelidir.

Harf ve sembolleri birbirinden ayırt edebilmeli ve tanıyabilmelidir.

Ses benzerliklerini anlayabilmeli ve sesleri birbirinden ayırt edebilmelidir.

Eli ile gözü arasında gerekli iş birliğini kurabilmelidir.

Gördüklerini ve duyduklarını anlamlandırıp belleğine saklayabilmelidir.

Kendi kendine giyinme becerisini(fermuarını çekme, düğmesini ilikleme, ayakkabı bağlama v.b.)kazanmış
olmalıdır.

Sırada dik ve belli mesafede oturabilme becerisini kazanmış olmalıdır.

Tuvalet kontrolünü sağlama ve kendi temizliğini yapabilme becerisine sahip olmalıdır.

Sırasını bekleme ve sabırlı olma davranışlarını kazanmış olmalıdır.

Kendi sorumluluğunu taşınma becerisine sahip olmalıdır.

Kendini ifade etme becerisini kazanmış olmalıdır.

İletişim becerilerini kazanmış olmalıdır.
Kısaca Özetlenirse
 Okula yeni gelen çocuk, ev ve aile hayatından farklı yeni bir çevreye uyum sorunuyla karşılaşır.
Çocuk, yaşıtlarından meydana gelmiş bir grup içine katılmak, bu değişik ortamda öğretmen ve
arkadaşlarına kendisini beğendirmek ve kabul ettirmek durumundadır.
 Birinci sınıfa başlayacak çocuk, bedensel yönden henüz gelişme halindedir. Okuldaki başarısı geniş
ölçüde beden sağlığına ve enerjisine bağlıdır.
-2-
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU
 Çocuğun küçük kasları, parmak bilek hareketleri, gözün el hareketlerine uyması, konuşmasında rol
oynayan boğaz ve dil kasları henüz gelişme halinde olduğu için 1.sınıf çocuğu ince küçük kas
hareketlerini iyi yapamaz.
 Çocukların yazmaya hazırlanması, el kaslarının yazmaya hazır bir duruma gelmesi, gerekli kuvvete
sahip olması demektir.
 Bu yaş çocuğu devamlı bir hareketlilik içindedir. Her an bir şey yapmak ister. Eli, ayağı, dili daima
hareket halindedir. Çocukların bu durumu, gelişme halinde olduklarının bir göstergesidir.
 Uzağı yakından daha iyi görür. Bu özellik okuma yazma eğitimi bakımından önemlidir.
 Duygu yönünden gelişme halindedir.
 Korku ve yalnızlık duygularını yaşayabilir. Yaparak ve yaşayarak öğrenir. Somut düşünür. Bir başka
deyişle yaşadığını düşünür.
 Bu yaş çocuğu nesneleri bütünsel, toptan ve kendine göre algılar.
 Zaman kavramının gelişimi çok sınırlıdır.
 Çocuk sevilmek, beğenilmek, başarılı olmak ister.
Çocuk için okula başlamak, yeni bilgiler edineceği yeni bir dünyaya girmek anlamını taşır. İlkokula atılan bu ilk
adım, öğrenme ve sosyal yönünün yanı sıra duygusal açıdan da bir çağın başlangıcı demektir.
İlkokul eğitimi “temel eğitim” olarak tanımlandığına göre, bu dönem birçok alanda temellerin atıldığı çok önemli
bir dönem olmaktır. Bu önemli dönemin başlangıcında alınacak bilinçli kararlar, çocuğun öğrenim yaşantısına ait
yazgısını belirleyeceği için ayrı bir önemi gerektirir. Bu döneme özgü en önemli karar, çocuğun gideceği ilkokulun
seçilmesi aşamasında verilecek kararlardır.
Ailelerin ilkokul seçimine yönelik kararlarında etkin iki boyut vardır. Bunlardan ilki çocuk, diğeri ise aile
boyutudur.
Bu çok genel anlamda ilkokulun özelliklerinin, çocuğun ve ailenin beklentilerine ve özelliklerine uygunluğu
prensibi içerir. İlkokul seçiminde, çocuk boyutuyla ifade edilmek istenen, çocuğun, gideceği okulu kendisinin seçmesi
demek değildir. Bu yaştaki çocuk böyle önemli bir kararı alabilecek zihinsel olgunlukta değildir. Çocukların fikirleri
alınabilir ancak son karar ailenin olmalıdır. Burada çocuk boyutuyla vurgulanmak istenen,okul seçimi sırasında
ilkokulun yapısının,çocuğun özelliklerine ve ihtiyaçlarına cevap verip vermeyeceğinin tespit edilmesidir.
İster çocuk açısından ister aile açısından düşünülerek bu seçim yapılma yoluna gidilsin. İzlenilecek ilk ve temel
yol, ailenin mevcut ilkokullar hakkında bilgilenmesidir. İlkokula başlamak ve ilkokul seçimi, tesadüfe bırakılmayacak
kadar, özenli araştırmayı gerektirir.
.
Nesrin CİVAN
Anaokulu Müdürü
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU
-3-
PSİKO-SOSYAL GELİŞMEDE AİLENİN ROLÜ…
YAYGIN ANNE BABA TUTUM VE DAVRANIŞLARI…
Okul öncesi dönemde çocuğun yaşamındaki en etkili sosyalleştirme kurumu ailedir.
Anne ve babanın ve aile içindeki diğer bireylerin çocukla olan etkileşimi, çocuğun aile içindeki yerini belirler. Çocuğa
yöneltilen davranış ve ona karşı takınılan tavır bu ilk yaşantıların örülmesinde büyük önem taşır.








Çocuğun gelişiminde ailenin en etkili yardımları
Aile grup içinde dengeli bir birey olabilmesi için çocuğa güven duygusu aşılar.
Onun sosyal kabul görmesi için gerekli ortamı hazırlar.
Sosyalleşmeyi öğrenebilmesi için kabul edilmiş uygun davranış biçimlerini içeren birey modeli oluşturur.
Sosyal açıdan kabul edilmiş davranış biçimlerinin gelişmesi için rehberlik eder.
Çocuğun yaşam ortamına uyum sağlarken rastladığı sorunlarına çözüm getirir.
Uyum ve gerekli olan davranışla ilgili sözlü ve toplumsal alışkanlıkların kazanılmasına yardımcı olur.
Okul ve sosyal yaşamda başarılı olabilmesi için çocuğun yeteneklerini uyarır ve geliştirir.
Çocuğun ilgi ve yeteneklerine uygun arzuların gelişmesine yardım eder.
Çocuğun gelişimini ailenin ne denli etkilediği ya da hangi tür etkilerin daha baskın olduğu başlıca 2 faktöre
bağlıdır.
1)ailenin ne tür bir aile olduğu.
2)farklı aile üyelerinin etkisidir.
Anne ve babaların çocuklarına karşı tavırlarını etkileyen başlıca faktörler
 Anne ve babanın zihinlerinde nasıl bir çocuk istedikleri konusunda daha doğmadan önce hayali bir
çocuk kavramı oluşur. Dünyaya gelen çocuk anne ve babanın beklentilerine uygun olmadığı taktirde
oluşan kırıklık sonucu anne ve babada reddetme tavrı gelişir.
 Toplumun kültürel değerleri, çocukları yetiştirme konusunda anne ve babaların tutumlarını etkiler.
 Üstlendikleri ebeveyn rolünden haz duyan ve görevlerini gereğince yaptıklarına inanan anne ve
babaların çocuklarına karşı takındıkları tavırlar, çocuklarını nasıl yetiştireceklerini bilemeyen
güvensiz ve kendilerini yetersiz hisseden anne ve babaya oranla daha başarılı ve olumludur.
 Çocuklarını sayı, cinsiyet ve kişilik özelliklerinden memnun olan anne ve babalar, memnun
olmayanlara oranla daha uygun tavırlara sahiptirler.
Bunun dışında, anne ve babaların kendi çocukluk yıllarındaki deneyimleri şimdiki tutumlarında etkili olabilir.
Anne ve babaların çocuklarına karşı en yaygın tutum ve davranış biçimleri:


Aşırı koruma;
Anne ve babanın aşırı koruması çocuğa gerektiğinden fazla kontrol ve özen göstermesi anlamına gelir. Bunun
sonucu çocuk diğer kimselere aşırı bağımlı, kendine güveni olmayan, duygusal kırıklıkları olan bir kişi olabilir.
Bu bağımlılık çocuğun yaşamı boyunca sürebilir. Ve yetişkinliğinde aynı koruma duygusunu eşinden
bekleyebilir.
Hoşgörü sahibi olma;
Anne ve babanın çocuklarına aşırı hoşgörü sahibi olmaları, çocukların bazı kısıtlamalar dışında arzularını
diledikleri biçimde gerçekleştirmelerine izin vermeleri anlamına gelir. Böyle durumlarda çocuk evine yönelik
birey olur. Eğer anne babasının hoşgörüsü normal bir düzeydeyse bu çocuğun kendine güvenen yaratıcı
toplumsal bir birey olmasına yardım eder.,
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU








-4-
Aşırı hoşgörü ve düşkünlük;
Aşırı hoşgörü ve düşkünlük çocuğu bencil yapar. O daima diğerlerinin dikkatini çekmek ve kendisine hizmet
edilmesini ister. Böyle çocuklar ev içinde ve dışında çok zayıf bir sosyal uyum gösterirler.
Reddetme;
Reddetme bir anlamda çocuğun bedensel ve ruhsal gereksinimlerini karşılamayı aksatarak ona düşmanca
duygular beslemek şeklinde tanımlanabilir. Bu ortamdaki çocuk yardım duygusundan uzak, sinirli duygusal
kırıklıkları olan diğerlerine özellikle kendinden küçük ve zayıflara karşı düşmanca duygulara sahip bir birey
olabilir.
Kabul etme;
Anne ve babanın kabulü, çocuğa sevgi ve sevecenlikle ele alması biçiminde yansır. Kabul eden anne baba
çocuğun ilgilerini göz önünde tutarak onun yeteneklerini geliştirecek ortam hazırlar. Kabul edilen çocuk
genellikle sosyalleşmiş işbirliğine hazır, arkadaş canlısı, duygusal açıdan dengeli ve mutlu bir bireydir.
Baskı altında bulundurma ;
Anne ve babadan birinin ya da her ikisinin baskısı altında kalan çocuk nazik dürüst ve dikkatli davranmasına
karşın, çekingen başkasının etkisinde kolay kırılabilen, aşırı hassas bir kişilik yapısına sahip olabilir. Suçlayan,
cezalandıran ve sürekli karışan anne babaların çocuklarının kolayca ağlayan çocuklar olduğu görülür. Baskı
altında büyüyen çocuklarda genellikle isyankar tavır alışlarla birlikte aşağılık duygusu gelişebilir.
Çocuklara boyun eğme;
Çocuklarına boyun eğen anne ve babalar, evde onların egemenliğini kabullenen kişilerdir. Bu tür ailelerde
çocuklar, anne ve babalarına hükmeder ve onlara çok az saygı gösterirler. Bu çocuklar yalnız anne ve
babalarıyla yetinmeyip, zamanla ev dışındaki kimselere de egemen olmanın yollarını arayan bireyler haline
dönüşürler
Çocuk ayırt etme;
Bütün çocuklarını eşit düzeyde sevdiklerini söylemelerine karşın kimi anne ve babaların bazı çocuklarını çok
sevdikleri gözlenmektedir. Böyle durumlarda anne ve babalar sevdikleri çocukları diğerlerinden ayırarak
onları kayırırlar. Aşırı sevgi gören bu çocuklar, daha çok anne ve babalarıyla oyun oynamayı yeğlerken
akranlarıyla ilişkilerinde saldırganlık ve baskıcı bir tavır içindedirler.
Anne ve babanın uyguladığı disiplin;
Anne ve babaların uyguladıkları tüm disiplin yöntemlerinin seçiminde, kişisel deneyimleri kadar, yakın
çevrelerinde etkisi görülmektedir. Anne-baba-çocuk ilişkisi çocuk yetiştirme ve ona uygulanan disiplin
yöntemiyle yakından ilişkilidir. Aşırı sert ve otoriter bir disiplin yöntemi olumsuz ve itaatsiz çocukların
yetiştirilmesine neden olacaktır. Çocukların bu olumsuz davranışları anne-baba-çocuk ilişkisinin, gelişim
basamaklarında daha da bozulmasına yol açar. Bundan başka anne ve babalarının uygun bir yetiştirme ve
disiplin yönteminde görüş birliğinde olmadıklarına inanan çocuklar, onlara karşı sevgi ve güvenlerini yitirmeye
başlarlar.
Sert ve otoriter bir baba, çocukta olumsuz tavırların oluşmasına ve onun uyumsuz bir birey olmasına yol
açabilir.
Duygusal etkileşim eksikliği ve dağılmış aile.
Aile içindeki duygusal etkileşimin azalmasında bir çok faktör etkili olabilir.
Süheyla KIRLI
Okul Pedagogu
-5-
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU
GRİP…
Her yıl olduğu gibi, içinde bulunduğumuz bu günlerde grip çok yaygın.H3 N2
virüsü ortamla 2-3 günlük bir kuluçka dönemi sonrasında halsizlik, yorgunluk.
ateş, öksürük, kas güçsüzlüğü, ishal, kusma, karın ağrısı, gibi belirtilere yol
açıyor. Gribe yakalanınca yapılacak en doğru şey,1-2 günlük istirahat, doğru
beslenme, grip bir virüs hastalığı olduğu için antibiyotik kullanmanın hiçbir
faydası yok. Ayrıca grip daha sonra zatürreye çevirebilir diye korkup koruyucu
antibiyotik kullanmanın da herhangi bir koruma sağlamadığı kesin .
Antibiyotik kullanmak bağışıklık sistemini zayıflatmaktan başka bir işe
yaramaz. Bağırsaklardaki faydalı mikroorganizmaları ortadan kaldırır.
Probiyotim bakteriler olarak bilinen bu bakteriler azaldıkça bağışıklık sistemi
güç kaybeder.
Antiviral ilaçlara gelince, hiçbir antiviral ilaç önceden sağlıklı olan kişide grip tedavisi için gerekli değildir. Antiviral
ilaçları genel durumu zaten bozuk, önceden ciddi hastalığı olan organ yetmezliği bağışıklık sorunu olan kişilerde
kullanmak gerekir ki bu özel durumlara sadece doktorların karar vermesi lazımdır.
Grip sırasında istirahat bol sıvı alımı, iyi beslenme, ağız-burun temizliği önemlidir.
Çocuklarda gribal belirtiler varsa okuldaki arkadaşlarına bulaştırmaması için iyileşene kadar evde kalması uygun olur.
Hasta çocuklar okula devam ettikleri zaman virüs hızla yayılıyor. Hasta olan çocuktan diğerine ve bir süre sonra hasta
olan çocuğa bulaşabiliyor.
Bağışıklık takviyesi olarak piyasada bilinen ilaçlar;
Sarı burun özleri;
Umklaoba (umca)omega 3 yağları, d vitamini, c vitamini, çinko, beta glukan olarak sayılabilir.
D vitamini eksikliği bağışıklığı zayıflattığı kesindir. O yüzden güneşe çıkmak, eksikliği ispatlandığı durumlarda(250 n vıt
d düzeyi ölçülür) D vitamini tavsiyesi almak ve doğru beslenmek en emin yol olacaktır.
Dr. Melek GÜNEL
-6-
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU
MÜZİK ORFF...
Herkese Merhaba;
Öncelikle yeni gelen yılın çocuklarımıza ve sizlere bol bol mutluluk, coşku ve gülümseme getirmesini dilerim.
Bu ay yine çok keyifli ve bol ritimli, danslı günler geçirdik. Karne alacak olmamızın heyecanı sardı bizi. Karne alırken
sizlere sunmak için ufak bir gösteri hazırladık. Mutluluğumuza coşkumuza ortak olun istedik. Gösterimize keyifle
hazırlanırken, danslarımıza ve içimizdeki ritmi çıkarmaya devam ettik.





Günaydın şarkımızla derse başlamak keyif verici her zaman.
Müzik aletleri ile ritim yansılama çalışmaları yaptık.
Zilli adlı kuklanın babası Bekir ile tanıştık. Ve onunla piyano forte çalışmaları
yaptık.
Dans çalışmalarımız devam etti ve solo tutti oyunu oynadık. Müziğin A
bölümünde TUTTİ yani hep birlikte dans ettik. Müziğin B bölümünde SOLO
yani tek başına dans ettik. Hep beraber dans edilen yerde döndük el ele, solo
da içimizden biri ortaya gelerek tek başına dans etti. Diğerleri onu alkışladı.
Ara gösterimiz için çalışmalar yapıp şarkılarımızı ve danslarımızı tekrar ettik.
Keyifle, eğlenerek öğrenmeye devam ederek içimizdeki ritmi yakalamaya çalışıyoruz.
İçinizdeki ritim hiç susmasın…….
Nilay BECEREN
Müzik ve Orff Eğitimi Öğretmeni
YÜZME...
Sevgili velilerimiz,



Nargile çalışması,
Bacakları güçlendirici su cimnastiği,
Kol güçlendirme ve havuzun farklı derinliklerine alışmak amacıyla yaptığımız yengeç yürüyüşü çalışmamız bu ay
yaptığımız egzersizler arasında.
Melike ELBAŞ
Yüzme Öğretmeni
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU
-7-
ENGLISH ACTIVITIES…
Grade: 4 ages
Visual aids: Smart board, stories, flash cards, story books, Posters, pictures, puppets
Teachers: Betül BAŞTÜRK ÖZNAR - Zeliha BOZKURT

We go on introducing ourselves to our friends and teachers by saying ’’ My name is ….’’ at the beginning of
the every week.
We go on repeating weather conditions by saying ’’ How is the weather? ’’
’’ It’s sunny or rainy ’’




We started learning some animals such as; cat, dog, duck..
Every morning we greet by saying ’’Good morning ’’ and ’’Hello’’
We are familiar with colours such as; blue, green, red, yellow by using flashcards and playing guessing
games.
We count from 1 to 10 by singing ’’ train song’’ related to numbers.
We go on learning different songs related to our topics.


Vocabulary:
-
Be quiet, please
Cat
Dog
Duck
Listen to me carefully
Numbers from 1 to 10
Sunny
Thank you
Hello
Good bye
Blue, green, yellow, red
How are you?
Fine, thank you
-8-
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU
Song:
Three little ducks go out one day
Three little ducks go out one day
Mommy duck says ’’ Quack, quack, quack’’
But only two of little ducks come back!
Two little ducks go out one day
Two little ducks go out one day
Mommy duck says ’’ Quack, quack, quack’’
But only one little duck comes back!
One little duck goes out one day
One little duck goes out one day
Mommy duck says ’’ Quack, quack, quack’’
But none of the three little ducks come back!
Sad mother duck goes out one day
Sad mother duck goes out one day
Mommy duck says ’’ Quack, quack, quack’’
And all of the three little ducks come back!
Zeliha BOZKURT - Betül BAŞTÜRK ÖZNAR
İngilizce Öğretmenleri
BEDEN EĞİTİMİ – TEMEL CİMNASTİK…
Trambolin aletinde sıçrama çalışmalarıyla hem kaslarımızı kuvvetlendirip hem de dengemizi
geliştirici çalışmalar yapmaktayız. Trambolin aletinde sıçrayarak amuda kalkmak çocuklarımız için
çok eğlenceli bir çalışmadır. Ders sonunda trambolin çalışmamızı desteklemek amacıyla bacak
kaslarımızı geliştirici kondüsyon hareketleri ile kuvvetlenmeye devam ediyoruz.
Meltem BAHAR
Müdür Yardımcısı
Beden Eğitimi Öğretmeni
Duygu SAVAŞ
Beden Eğitimi Öğr.ve Türkiye Cimnastik Federasyonu Milli Takım Antrönörü
-9-
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU
RESİM – HEYKEL…
Bu ay küçük ressamlar atölyemizde yeni yeni baskılarla tanıştık. Onlarla monotip baskının eğlenceli bir
tekniğini uyguladık. Akrilik boyalarımızı sıkarak akıttığımız kağıtlarımızı, katlayarak boyaya baskı uyguladık.
Oluşan simetriyle harika leke, desen oluştu. Biz o desene farklı yönlerden, farklı bakışlarla bakıp, orada şekillerin
aslında çok net figürlere benzediğini fark ettik. Rengarenk çalışmalarımızı kurumaya bıraktık.
Bir sonraki dersimizde kuruyan çalışmalarımızda benzettiğimiz görselleri daha da belirginleştirmek için pastel
boyalarımızı kullanarak destekledik.
Okullarda orman adlı sorumluluk projemiz için “oksijen kaynağı orman” konulu bir proje çalışması uyguladık. Artık
metaryeller, boyalar ve kolaj da kullandığımız bu karma tekniğini grup olarak çalıştık.
Bu ay oyun hamurlarımızın yerini kil aldı. Kille tanıştık onu yoğurduk, yuvarladık, kirlendik, kirlettik basit formlar
oluşturduk. Kille ilgili olan ilk dersimizde yoğurma, top ve yılan hareketleri üzerinde çalıştık. Yapacağımız çalışmalar
için önemli parçalar olduğunu konuştuk.
Bu ay atölyemizden çıkanlar bunlar. Yeniden görüşmek dileğiyle.. Rengarenk yaratıcı günler.
Sevgiyle..
Hafize ÖNGÜÇ
Resim - Heykel Öğretmeni
BU AY NELER YAPTIK ...
-
Enerji tasarrufundan bahsedip neler yapabileceğimiz hakkında sohbet ederek uyguladık ve panolar hazırladık.
-
Kış mevsiminin özelliklerini soru cevap tekniği ile pekiştirerek öğrendik.
-
Kardan adam adlı dramayı canlandırıp çok eğlendik.
-
Kışın hava neden soğuk olur? Sorusuna hep beraber cevap arayıp beyin fırtınası yaptık.
-
Püskürtme çalışması ile kar taneleri yaptık.
-
Anne ve babamıza öğrendiklerimizden minik bir show sergiledik 
-
İlk gururumuz , ilk heyecanımız olan ilk karnelerimizi alırken bizimle olan velilerimize çok teşekkür ederiz 
-10-
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU
Öğrendiğimiz parmak oyunu, şarkı, oyun ve drama çalışmasını sizlerle paylaşalım.
Öğrendiğimiz parmak oyunu
ATLAR
Atlar yavaş yavaş ormanda gidiyor, (Eller dizlere vurulur.)
Atlar hızlandı, (Eller dizlere hızlı hızlı vurulur.)
Taşlığa geldi, (Eller göğse vurulur.)
Çimenliğe geldi,
(Avuç içleri birbirine sürtülür.)
Bataklığa geldi,
(Ağızdan, dil damağa vurularak lak lak diye ses çıkarılır.)
Atlar patikadan atlıyor,
(Eller havaya kaldırılıp, hızla dizlere doğru indirilerek, vurulur.)
Hooop güm.
Öğrendiğimiz Şarkılar
TEKERLEME
ELLERİM TOMBİK TOMBİK
Kardan Adam
Ellerim tombik tombik
Kirlenince çok komik
Kirli eller sevilmez
Güzelliği görülmez
Saçlarım bakım ister hele dişler hele dişler
Uzamasın tırnaklar kirlenmesin kulaklar
Bize pis derler pis derler …
Kardan adam, kardan adam
Senden korkmaz benim babam,
Süpürgen var, süpüremezsin,
Kömürden gözlerin var, hiçbir şey göremezsin.
Ağzın burnun pek kızarmış,
Sanki çok soğuk varmış.
Hadi hadi, yürüsene, " hah hah! " diye gülsene
ÖĞRENDİĞİMİZ OYUN = Köşe Kapmaca
Seçtiğimiz ebe arkadaşımız diğer arkadaşlarımıza göre ortada bir yer seçip orada durdu. Arkadaşlarımız
ebeye yakalanmadan, birbirleriyle köşeleri sürekli değiştirmeye çalıştılar. Bu değiştirme sırasında ebeye
yakalanan oyuncu köşesini kaybetti ve kendisi ebe oldu. Arkadaşlarımız, yer değiştiriyormuş gibi hareket
edip ebeyi yanılttılar. Bu oyunu çok sevdik 
DRAMA ÇALIŞMAMIZ: Kardan Adam
Çocuklarla önce kar, sonra kardan adam ve güneş çıkınca kardan adama ne olacağı hakkında konuştuk, sorular
sorduk. Sonra çocuklara kendilerini kocaman bir kardan adam olarak düşünmelerini istedik ve yönergeler verdik.
Güneş parlamaya başladı ve vücudunuzda bir sıcaklık hissetmeye başladınız. Sıcaklık arttı...Başınız erimeye
başladı...Şapkanız sallandı,sallandı ve yavaşça düştü... Burnunuzdaki havuç da yere düştü... Şimdi de omuzlarınız
ısınmaya başladı...Kollarınız ve bacaklarınız eriyor...Bacaklarınız eriyor... Eriyor... Artık sizi taşıyamıyorlar. Yavaş yavaş
aşağı kayıyorsunuz. En sonunda tamamen eridiniz... Su oldunuz. Sonunda çocuklara nasıl hissettikleri soruldu ve çok
keyif alarak anlattılar! 
FEN VE DOGA ETKİNLİĞİMİZ: Şişedeki Hava
İçi görülebilen plastik bir şişe önceden hazırlanır. Şişe su dolu bir kaba batırılır. Şişenin içinden hava kabarcıkları çıktığı
gözlemlenir. Ardından şişenin ve şişe gibi bir çok boş zannettiğimiz şeylerin içinde hava olduğu anlatılır. (Şişe suyun
içine daldırıldığında su, şişenin içindeki havayı itmiştir ve hava kabarcıklar halinde suyun dışına çıkmıştır.)
-11-
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU
ÖĞRENDİĞİMİZ RENK = KIRMIZI SARI TURUNCU
ÖĞRENDİĞİMİZ KAVRAM = Sıcak-Soğuk, Yarım-Bütün, Kirli-Temiz
AYIN HAYVANI = Zürafa, Yılan
AYIN ŞEKLİ = Dikdörtgen
Şimşek Sınıfı Okullarda Orman Projesi
Yağmur Sınıfı Anne-Babamı Örnek
Alıyorum Partisinde
Bulut Sınıfı Kışlık Eldivenlerini Hazırladı.

Download

4 Yaş Bülteni - (1.2014)