T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
EsasNo : 2013/51
Karar No : 2013/2068
Davacı
:
Gaziantepİl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü, Şahinbey GAZİANTEP
: Emniyet Genel Müdürlüğü - ANKARA
Davalı
: x - aynı yerde
Vekili
İstemin Özeti: Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'nde Komiser
yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, kendisinin (A) Grubu polis amiri sayılmayacağı
sonucunu doğuran 27.2.2012 gün ve 48349 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin, (A) grubu
polis amiri sayılması gerektiğinden bahisle iptali istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi
:
Düşüncesi
: Dosyanın incelenmesinden; iptali istenen idari
işlemin ülke çapında uygulanacak düzenleyici bir idari işlem olmadığı anlaşıldığından, davanın
görev yönünden reddedilerek 2577 sayılı Yasa'nın 43/1-a ve 33/3. maddeleri uyarınca uyuşmazlığı
çözümlemeye yetkili ve görevli olan Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
3622 sayılı Kanunla değişik 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hâkimi
Şevket Polat'in açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği
düşünüldü:
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde, ilk derece mahkemesi olarak
Danıştay'da görülecek davaların neler olduğu tek tek sayılmış; 1-c bendinde, bakanlıkların
düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca
çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal ve tam yargı
davalarını Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak karara bağlayacağı düzenlenmiştir.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin
Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3410 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesinde; idare
mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay'da
1
T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
EsasNo : 2013/51
Karar No : 2013/2068
çözümlenecek olanlar dışındaki dava ve işlerin yanısıra özel kanunlarda Danıştay'ın görevli olduğu
belirtilen ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile idare mahkemelerinin görevli kılınmış
bulunduğu davaları çözümleyeceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun43. maddesinin 1. Fıkrasında; idare ve vergi
mahkemelerinin idari yargının görev alanına giren bir davada görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle
davanın reddine karar verilirse dosyayı Danıştay'a veya görevli ve yetkili idare veya vergi
mahkemesine gönderecekleri, anılan fıkranın (a) bendinde; görevsizlik sebebiyle gönderilen
dosyalarda Danıştay'ın davayı görevi içinde görmezse dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye
gönderilmesine karar vereceği, aynı maddenin 3. fıkrasında ise, Danıştay ve bölge idare
mahkemesince görev ve yetki uyuşmazlıkları ile ilgili olarak verilen kararların kesin olduğu hüküm
altına alınmıştır.
Dosyanın
incelenmesinden;
2005
Yılı
öncesinde
Komiser
Yardımcılığı
Kursunu
tamamlayarak polis amirliğine atanan çok sayıda personelin, çeşitli mevzuat hükmü ve Anayasa
Mahkemesi kararlarını öne sürerek (A) grubu polis amiri sayılma ve askerlik hizmet sürelerinin
rütbe terfiine esas kıdemlerinde sayılması istemiyle Emniyet Genel Müdürlüğüne başvurarak dava
açtıkları ve davaların temyizen Danıştay Onikinci Dairesinde incelendiği, 2005 Yılı ve sonrasında
Komiser Yardımcılığı Kursunu tamamlayan personelin de kendilerini 2005 Yılı öncesinde Komiser
Yardımcısı rütbesine giren personelle mevzuat ve yargı kararları yönünden aynı hukuki durumda
görerek idareye başvurmaya ve dava açmaya başlamaları üzerine, söz konusu başvuruların
yoğunluğunu, bu başvurular hakkında işlem yapacak personelin yetersizliğini ve başvuruların
hukuken haklı olmadığını ileri süren davalı idarenin dava konusu27.2.2012 gün ve 48349 sayılı
işlemiyle; 2005 ve sonraki yıllarda komiser yardımcılığı kursundan mezun olarak komiser
yardımcısı rütbesine atanan personelin, bir kısmı Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen 3201 sayılı
Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun geçici 20. maddesinin kendileri hakkında uygulanarak (B) grubu
polis amirliğinden (A) grubu polis amirliğine geçirilmelerine yönelik taleplerinin mevzuat ve Yargı
kararları nedeniyle mümkün olmadığını, aynı şekilde 2005 ve sonraki yıllarda komiser yardımcılığı
kursunu bitirerek polis amiri olan personelin mesleğe girmeden önce veya meslek içerisinde
yaptıkları askerlik hizmet sürelerinin rütbe terfiine esas kıdemlerinde sayılamayacağını ve bu
konudaki taleplerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle belirtilen konularda yersiz
taleplerde bulunulmaması, aksi halde söz konusu taleplereişbu işlemde yaptıkları açıklamalar
doğrultusunda "açıklanmış ve erişilmiş bilgi, belge" kapsamında değerlendirilerek cevap verilmiş
sayılacağını ve ilgililere cevap verilmeyeceğinin personele tebliğ edileceğini belirterek anılan işlemi
tüm teşkilattaki ilgililere tek tek imza karşılığı tebliğ ettiği, söz konusu işlemle (A) Grubu polis amiri
sayılmayacağı ve askerlik hizmet süresinin rütbe terfiine esas kıdeminde sayılmayacağı açıklanan
personelin de işlemde belirtildiği üzere idareye başvuru yapmayarak davalarını açtıkları, ayrıca
2
T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
EsasNo : 2013/51
Karar No : 2013/2068
işlemde idari başvuru yapmamaları gerektiği öne sürülmesine karşılık, Anayasal bir hak olan hak
arama hürriyeti ve dilekçe hakkı çerçevesinde bu konuda talepte bulunan personele de aynı işlem
tebliğ edilerek cevap verildiği, idari başvuru yapılmaksızın açılan işbu davada ise Gaziantep 1.
İdare Mahkemesi'nin, 23.10.2012 günlü, E:2012/451, K:2012/1195 sayılı kararıyla: dava konusu
işlemin ülke çapında uygulanacak düzenleyici bir işlem olduğu, bu nedenle davanın görüm ve
çözümünün Danıştay'ın görev alanında bulunduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden
reddedilerek dava dosyasının Danıştay'a gönderilmesine karar verdiği anlaşılmaktadır.
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24/1-c maddesi uyarınca bir davanın ilk derece
mahkemesi olarak Danıştay'da karara bağlanabilmesi için, dava konusu işlemin düzenleyici nitelikte
bir idari işlem olması gerekmektedir.
Düzenleyici işlemler; sürekli, nesnel (objektif), soyut ve genel nitelikte hukuk
kurulları koyan, bu kuralları değiştiren veya kaldıran idari işlemlerdir.
İdare Mahkemesi kararında, dava konusu işlemin ülke çapında uygulanan
düzenleyici bir işlem olduğu öne sürülmekte ise de, işlemde de belirtildiği üzere yoğun başvurulara
personelin cevap vermede yetersiz kalması sonucu pratik mülahazalar göz önüne alınarak genel
ifadelerle kaleme alınmış olmakla birlikte; anılan işlemin sürekli, nesnel (objektif), soyut ve genel
nitelikte bir hukuk kuralı koyma, bu kuralı değiştirme veya kaldırma niteliği taşımadığı, sadece
mevcut mevzuat hükümleri ile yargı kararlarının idarenin bakış açısıyla yorumlanarak ilgililerin
başvuruları hakkında hangi yönde hareket ettiklerinin ortaya konulduğu, dolayısıyla dava konusu
işlemin düzenleyici bir işlem olmadığı, bireysel işlemler ile düzenleyici işlemler dışında ayrı bir
idari işlem kategorisi olarak kabul edilen ve öğretide "ara işlemler" olarak adlandırılan (Gözler,
Kemal: İdare Hukuku, C.1, Bursa 2003, s.562-565) kategori içinde yer alan, bireysel yönü ağır
basan sui generis bir idariişlem olduğu görülmektedir.
Öte yandan, dava konusu işlemin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davalı idarenin
ilgililerin idareye yüksek ihtimalle başvuracakları öngörüsüyle hareketederek, 2005 yılı ve sonrası
komiser yardımcılığı kursunu tamamlayarak polis amiri olan kişilerin (A) grubu polis amiri olarak
değerlendirilip değerlendirilmeyecekleri ve askerlik hizmet sürelerinin rütbe terfiine esas
kıdemlerinde sayılıp sayılmayacağı hususunda tesis ettiğive tüm ilgililere imza karşılığı tebliğ ettiği,
27.2.2012 gün ve 48349 sayılı işlemin kesin ve yürütülmesi gereken icrai nitelikte bir işlem olduğu
açık olup, bu konuda idari başvuruda bulunan personele de idarenin aynı işlemi tebliğ ederek
cevap vermesi de bu durumun bir göstergesidir.
Bu bağlamda anılan işleme karşı açılan davalarda; söz konusu işlemin (ilgililerin idari
başvuruda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın) uyuşmazlığın niteliğine göre (A) grubu polis
3
T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
EsasNo : 2013/51
Karar No : 2013/2068
amiri olarak sayılmama veya askerlik hizmet süresinin rütbe terfiinde sayılmaması işlemi olarak
nitelendirilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu uyarınca (A) Grubu polis amiri olarak
değerlendirilmeye yönelik uyuşmazlıklar ile rütbe terfiinde değerlendirileceği öngörülen sürelerle
ilgili uyuşmazlıkların ilgililerin özlük haklarına ilişkin olarak süregelen hak kayıpları doğurabileceği
açık olduğundan, bu konuda hak kaybına uğradığını öne süren kişilerin 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca geleceğe yönelik etki doğurmak üzere her zaman için
idari başvuruda bulunmaları ve sonucuna göre dava açma olanaklarının bulunduğu tartışmasızdır.
Bu durumda; ülke çapında uygulanacak düzenleyici bir işlem olmayan dava konusu işleme
karşı açılan işbu davanın 2575 sayılı Yasa'nın 24/1-c maddesi kapsamında ilk derece mahkemesi
olarak Danıştay'da görülecek davalar arasında yer almaması nedeniyle genel görevli idari yargı
mercii olan idare mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle davanın görev yönünden reddine,dosyanın 2577 sayılı Yasa'nın 43/1a ve 33/3. maddeleri uyarınca davayı çözümlemeye yetkili ve görevli olan Gaziantep 1. İdare
Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25.3.2013 tarihinde oybirliğiile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
4
Üye
Download

komiser yardımcısı olarak gorev yapan davacının(A)