ASO Başkanı Nurettin ÖZDEBİR
Eylül Ayı Meclis Toplantısı
24 Eylül 2014
1/3
Sayın Başkan,
Meclisimizin değerli üyeleri,
Odamızın Eylül ayı olağan Meclis toplantısına hoş geldiniz diyor, hepinizi yönetim kurulu ve şahsım adına
saygıyla selamlıyorum.
Değerli Meclis üyeleri,
Ekonomi 2. çeyrekte yüzde 2,1 büyüdü. Bu beklentilerin altında bir büyüme oldu. Eğer ekonomi son çeyrekte
biraz canlanırsa yılı yüzde 3 civarında bir büyümeyle kapatacağımız anlaşılmaktadır. 2013 yılında kişi, başına
düşen gelir de 10.807 dolar olarak tahmin edilmiştir. 2008’de kişi başına gelir 10.277 dolardı. 2013’te kişi
başına gelir 10.807 dolar oldu. 2014’te düşük büyüme nedeniyle kişi başına gelir bunun da altına inecektir.
Görüldüğü gibi 6 yıldır kişi başına gelir 10 bin dolarda yerinde sayıyor. Bu duruma orta gelir tuzağı deniyor.
Ülke, önce hızlı bir biçimde 10 bin dolar seviyesine ulaşıyor ama ondan sonra gelir artışı duruyor.
Bu tablo, Türkiye’nin orta gelir tuzağına düşme riski hakkındaki kaygıları güçlendirmektedir.
Bu durumdan kurtulmak için ülkenin ekonomik yapısını dönüştürmesi ve inovasyona ve yüksek katma değerli
ürünlere yönelmesi gerekiyor. Örneğin bu dönüşümü gerçekleştiren Güney Kore, orta gelir tuzağına düşmeden
gelirini yükseltmeyi başardı. Bizim de bu dönüşümü başarmak için mutlaka inovasyona ve yüksek katma değerli
ürünlere yönelmemiz gerekiyor. Bu da ancak yüksek nitelikli bir insan gücüyle mümkündür.
Bu nedenle eğitim sistemimizi, özellikle de mesleki eğitimi gözden geçirmemiz gerekmektedir.
Değerli Meclis üyeleri,
Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1,8 arttı.
Böylece yılın ilk yedi ayında sanayide ortalama üretim artışı yüzde 2,7 oldu. Mevsim ve takvim etkisinden
arındırılmış toplam sanayi ciro endeksi de Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1,6 arttı. Sanayi
üretimindeki düşük üretim artışı da yıllık büyüme tahminimizi aşağı çekme ihtimali taşımaktadır.
Değerli Meclis üyeleri,
Geçen Meclis toplantımızda, sanayi ürünlerinin diğer mallar karşısında nasıl ucuzladığını ve bunun da kârları
olumsuz etkilediğini belirtmiştim. Şimdi hafızanızı tazelemek için bazı verileri tekrar sunacağım. Ülkemizde
fiyatlar, 1998-2014 döneminde ortalama 14 kat artmıştır. Ama fiyat artışları her sektörde aynı olmamıştır.
Örneğin; Madencilikte fiyatlar 30 kat, Gayrimenkul faaliyetlerinde 29 kat, Eğitimde 27, Sağlıkta 16, Elektrik,
gaz ve su baharında 15, Ticarette 13 kat artarken İmalat sanayiinde ise sadece 9 kat artmıştır. Eğer bir
sektördeki fiyat artışları milli gelirdeki artışın gerisinde kalmışsa bu o sektörde göreli fiyatların düştüğü
anlamına gelmektedir.
Print to PDF without this message by purchasing novaPDF (http://www.novapdf.com/)
ASO Başkanı Nurettin ÖZDEBİR
Eylül Ayı Meclis Toplantısı
24 Eylül 2014
2/3
Örneğin, 1998’de bir birim imalat sanayii ürünü ile diğer her sektörden bir birim alınabilirken, 2014’te bir
birim imalat sanayii ürünü ile bir birim madencilik ürününün sadece 30’da birini, sağlık hizmetinin 16’da birini,
ticari hizmetlerin 15’te birini alabilmektedir. Durumu daha iyi göstermek için örneğin ortalama fiyatlardaki
artışa 1 dersek, madencilikteki artış 2,1, imalat sanayiindeki artış 0,6 olmuştur. İmalat sanayii ürünlerinin diğer
birçok sektörde üretilen mal ve hizmetlere göre değeri düşmüştür. Şimdi, imalat sanayiinin milli gelir içindeki
payı, ya da milli gelire katkısını göstermek için bazı veriler sunacağım. 1998 yılında sabit fiyatlarla imalat
sanayiinin milli gelire katkısı yüzde 24’tü. Bu oran yıllar içinde dalgalanmalar göstermekle birlikte 2013 yılında
da yüzde 24 olarak değişmedi. Yani reel olarak imalat sanayiinin milli gelire katkısında bir değişiklik olmadı.
Eskiden ne oranda üretiyorsak hâlâ o oranda üretiyoruz. Ama, imalat sanayiinin milli gelire katkısına cari
fiyatlarla baktığımızda büyük bir değişiklik görmekteyiz. İmalat sanayiinin cari fiyatlarla milli gelire katkısı
1998’de yüzde 24 iken bu oran 2013 yılında yüzde 15’e gerilemiştir. Yani milli gelire sabit fiyatlarla aynı katkıyı
yaparken milli gelirden aldığımız pay giderek düşüyor.
Düşen payla birlikte kârlarımız azalıyor, bir anlamda boşuna kürek çekiyoruz. Ama, bu durumun sadece
ülkemize ait olduğu sanılmasın. Tüm dünyada sanayi ürünlerinin fiyatları hem gelişen teknoloji, hem de gelişen
ülkelerdeki düşük ücretlerin neden olduğu rekabet nedeniyle düşüyor.
Bu durum hem rekabeti artırıyor, hem de kârları baskılıyor. Yapılan çalışmalar, ihracat yapan firmaların
faaliyet kârlılığının yapmayanların iki katı olduğunu göstermektedir. İhracat yapan firmaların faaliyet kârlılığını
%5,6 iken yapmayanların kârlılığı %2,7’dir. Aynı biçimde tasarım yapan firmaların faaliyet kârı da
yapmayanlardan yüksektir. Tasarım yapan işletmelerin faaliyet kârlılığı %7,6 iken yapmayanların kârlılığı
%5,7’dir. Yüksek teknoloji üretim yapan firmaların faaliyet kârlılığı %7,2 iken, orta teknolojide %6,4, düşük
teknolojide ise %5’tir. Bu veriler, rekabet gücünün, teknolojinin ve yaratıcılığın kârların artmasında ne kadar
önemli olduğunu göstermektedir. Ülkemizde büyük ölçekli firmaların kârlılığında ciddi bir sıkıntı yoktur.
Kârlılık sorunu yaşayan işletmeler küçük ölçekli işletmelerdir. Ölçek ekonomilerinden yararlanmalarını
sağlamak için işletmelerin büyümesinin önündeki engeller mutlaka kaldırılmalıdır. Diğer yandan, ihracatımız da
tüm olumsuz şartlara rağmen artmaktadır. Yılın ilk yedi ayında ihracatımız ortalama yüzde 6,1 artarken
ithalatımız ortalama yüzde 5,8 azalmıştır. İhracattaki artış ve ithalattaki düşüş, bu yıl da dış ticaretin büyümeye
katkısının pozitif olacağını göstermektedir.
Değerli Meclis üyeleri,
Daha önce tahsilatlardaki gecikmelerin de kârlılığı olumsuz etkilediğini söylemiştim.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bu konuda açıkladığı veriler de durumu açıkça ortaya koymaktadır.
2006’dan 2013’e kadar hemen hemen bütün sektörlerde tahsilat süresi ciddi bir artış göstermiştir.
2013 itibariyle, imalat sanayiinde ortalama tahsilat süresi 86 gündür. Bu ortalama süredir.
Küçük, piyasa gücü zayıf olan şirketlerde bu sürenin daha uzun olacağını tahmin etmek zor değildir.
Print to PDF without this message by purchasing novaPDF (http://www.novapdf.com/)
ASO Başkanı Nurettin ÖZDEBİR
Eylül Ayı Meclis Toplantısı
24 Eylül 2014
3/3
Nitekim, 2006’dan 2013’e ortalama tahsilat süresi mikro işletmelerde 29 gün, küçüklerde 12 gün, orta
büyüklükteki şirketlerde 17 gün artarken büyük şirketlerde sadece 1 gün uzamıştır.
İşletmelerimiz, işletme sermayesi sıkıntısı çeker ve bankalara yüksek faizler öderken birbirlerine bedava kredi
kullandırmaktadır. İş hayatımızda bu alışkanlığın giderilmesinin de kârlılığı olumlu etkileyeceğini
düşünmekteyiz.
Değerli Meclis üyeleri,
Güncel ekonomik güçlüklere rağmen uzun vadede Türkiye’nin görünümü parlaklığını muhafaza etmektedir.
Yabancı yatırımcıların ülkemize olan ilgisi devam etmektedir. Buna son örnek ülkemize gelecek olan Amerikan
heyeti. Ülkemize uzun vadeli yatırımlar yapmayı hedefleyen bu heyet, bugüne kadar Amerika’dan gelen
heyetlerin en büyüğü. Ülkemizin uzun vadeli büyüme performansına olumlu bakan yabancı yatırımcıların
alacakları kararları olumlu etkilemek için bizim de yapmamız gerekenler bulunmaktadır.
Bunun başında evrensel ölçütlere uygun bir hukuk sistemini oluşturmak ve ülkemizdeki yatırım ortamını
iyileştirecek mikro reformlara yoğunlaşmamız gerekmektedir.
Değerli Meclis üyeleri,
Sözlerime burada son verirken kurban bayramınızı şimdiden kutluyor, hepinize işlerinizde başarılar diliyorum.
Print to PDF without this message by purchasing novaPDF (http://www.novapdf.com/)
Download

ASO Başkanı Nurettin ÖZDEBİR 24 Eylül 2014 1/3 Eylül Ayı Meclis