Haziran 2014 Sayı:200
Markanın Gücü
Markalaşma, ürününüzü ve hizmetinizi farklılaştıran, ona değer katan ve marka sahibine rekabet
gücü kazandıran bir süreçtir. Bugün dikkatli incelendiğinde yurt içinde ya da yurt dışında marka
olabilmiş, ürünü tanınmış ve güvenilir bir marka
haline gelmiş birçok firma, kalite ve güvenilirlik
konusunda kendisini ispat etmiştir.
Günümüzde birçok ürün birbirine çok yakın ve
birbirleri ile ikame edilebilir konumdadır ve tüketiciler bunu ayırt edebilmek için markaya bakmaktadırlar. Bu kapsamda şirketlerin piyasaya
sundukları ürünün; fiyatı, ambalajı, imajı, kalitesi
ve güveni gibi değerleri, bu noktada ön plana
çıkmaktadır.
Keskinoğlu olarak bizlerde, ürünlerimizi piyasaya sunarken, kaliteden asla taviz vermeden,
tüketicilerimizden aldığımız güvenle yolumuza
devam ediyoruz. Bizi farklılaştıran birçok ilke
de imza atarak, markamızın konumunu her geçen gün güçlendiriyoruz. Malezya’ya piliç eti,
Yunanistan’a yumurta ihracatı yapan, Azerbaycan’a sofralık yumurta ihracatı gerçekleştiren ilk
marka olduk. DHA’lı, Selenyumlu, Omega 3‘lü,
Doğal besi ve Saf kahverengi yumurtalarla Türk
tüketicisini tanıştıran, çocuklara yönelik pişmiş
piliç eti ürünlerini pazara sunan ilk marka olduk.
Zeytinyağı üretiminde, sirkeli, sarımsaklı ve truff
mantarlı zeytinyağı ürünlerini yerli üretici olarak
pazara sunan ilk marka yine biz olduk. Yine 2014
yılında piyasaya sunduğumuz teneke salam, fileto fit ve teneke kutudaki tavuk suyumuz ile ilklerin
öncülüğü üstlendik. Tüm bu ilklere her geçen gün
yenilerini eklemekle ve sektördeki öncü firma olmakla gurur duyuyoruz. Bu başarılı çalışmalar
sonucunda ise geçtiğimiz günlerde uluslararası marka değerlendirme şirketi Brand Finance
tarafından açıklanan “Türkiye’nin En Değerli
Markaları Listesi”nde 16 basamak birden yükselerek 2013 yılında, 85 milyon dolar olan marka
değerimizi 143 milyon dolara yükselttik. Bu da
gösteriyor ki doğru yoldayız. Markamızın konumunu güçlendirirken Türkiye’nin marka değerini
de artıracak çalışmalar yürüterek Türkiye’nin sayılı firmalarının yer aldığı Turquality marka destek programına dâhil olduk. Bu sayede, ihracat
yaptığımız ülkelerde konumumuzu güçlendirerek
dünya devleriyle rekabette birçok üstünlüğümüz
olacak. Türkiye’nin yükselen imajından güç alarak uygulayacağımız pazarlama stratejileriyle
artık global pazarların da kural belirleyicisi olacağız. Böylece markamızın değerini arttırmaya
devam edeceğiz.
Yaptığımız bu çalışmaların sonucunu ise markalaşma yolunda yerimizi koruyarak ve geliştirerek
alıyoruz. Şirket olarak amacımız, yurt içi ve yurt
dışındaki tüketicilere her zaman kaliteli ve sağlıklı ürünü sunmaya devam etmek ve global bir
marka olma yolunda emin adımlarla ilerlemektir.
75 ülkeye İhracat Yapan Keskinoğlu,
Turquality Desteğiyle
5 Ülkede Pazar Liderliğine Göz Dikti
Turquality programı sayesinde, dünya ölçeğindeki rakiplerimizle global
pazarda rekabet etme şansımız
artık çok daha yüksek olacak. Hedef
pazarlarımız olan Dubai, Singapur,
Gana, Irak ve Suudi Arabistan’ın
piliç eti ve yumurta ithalatı 116
Piliç eti ve yumurta sektörlerinde Türkiye’nin toplam ihracatının
yüzde 12’sini gerçekleştiren şirketler grubumuz, Dünya’nın 5 kıtasına
ihracat yaparken şirket tanıtımının
yanı sıra Türkiye’nin marka değerini
de arttıracak çalışmalar yürütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sayılı
firmalarının yer aldığı Turquality
marka destek programına dahil olan ve son 5 yılda 81 milyon
dolarlık ihracat gerçekleştirdiği 5
pazar için çalışmalarını hızlandıran
şirketler grubumuz, liderlik hedeflediği Dubai, Singapur, Gana, Irak ve
Suudi Arabistan pazarlarına yaptığı
ihracatı Turquality desteğiyle birlikte 5 yıl içinde yüzde 100 arttırmayı
hedefliyor.
Hedef pazarları için bölgeye özel
nitelikli ürün geliştirmeden, ambalaj değişikliğine kadar birçok alanda
yatırım yaptıklarının altını çizen
Keskin Keskinoğlu, “Türkiye’nin
Şampiyonlar Ligi olarak adlandırılan
milyar doları buluyor. Bu bizim için
çok büyük bir potansiyel. Dünya
ölçeğindeki rakiplerimizin gümrük
vergisi de dahil birçok avantajı
olmasına rağmen biz bugüne kadar
global marka olma hedefimizi ve
buna inancımızı hep güçlü tuttuk.
Şimdi Turquality programının da
sağladığı imkanlar sayesinde dünya
devleriyle rekabette birçok üstünlüğümüz olacak. Türkiye’nin yükselen
imajından güç alarak uygulayacağımız pazarlama stratejileriyle artık
global pazarların da kural belirleyicisi olacağız” dedi.
Şirketler grubumuz, şu anda aralarında Azerbaycan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Birleşik Arap Emirlikleri,
Bahreyn, Gana, Gine, Gürcistan,
Çin, Irak, İsrail, Kıbrıs, Katar, Kuveyt,
Malezya, Kosova, Suudi Arabistan,
Singapur, Özbekistan, Tacikistan,
Yunanistan ve Yemen’in de olduğu
75 ülkeye ihracat yapıyor.
Şirketler Grubumuz Manisa Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Zirvesi 2014’e Sponsor Oldu
Manisa’da tarım faaliyetlerinin geliştirilmesinin
tüm Türkiye’nin yararına
olacağının altını çizen
Keskin Keskinoğlu yaptığı
değerlendirmede “Şirket
olarak tarım ve hayvancılık sektörünün ülke
ekonomisindeki öneminin
ve insan beslenmesindeki yerinin gündeme
getirildiği böylesine
değerli bir organizasyona
destek sağladığımız için
mutluluk duyuyoruz”
Manisa Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından
tarım sektörünün gelişmesi,
mahsul verimliliğinin yükseltilmesi, ihracat olanaklarının
arttırılması gibi fırsatların ortak
bir strateji doğrultusunda
değerlendirilmesi için bu yıl
ilki düzenlenen “Manisa Gıda,
Tarım ve Hayvancılık Zirvesi
2014” şirketler grubumuz
sponsorluğunda Manisa Anemon Otel’de gerçekleştirildi.
Yüzde 97,1’lik tarıma elverişli
toprak alanıyla Türkiye’nin
en önemli tarım alanlarının
başında gelen Manisa’nın
tarım geleceği, üreticilerden
üniversite hocalarına, araştırmacılardan ihracatçılara kadar
400 kişilik bir uzman heyetiyle
birlikte masaya yatırılırken,
sektöre yeni yatırımların kazandırılmasına katkı sağlamak amacıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı’nın sağladığı teşvikler
de anlatıldı.
Manisa’da tarım faaliyetlerinin
geliştirilmesinin tüm Türkiye’nin yararına olacağının altını
çizen Keskin Keskinoğlu yaptığı
değerlendirmede “Şirket olarak
tarım ve hayvancılık sektörünün
ülke ekonomisindeki öneminin ve insan beslenmesindeki
yerinin gündeme getirildiği
böylesine değerli bir organizasyona destek sağladığımız için
mutluluk duyuyoruz. Halkın
daha sağlıklı beslenmesine
katkı sağlayacak ve Türkiye’nin
üretim gücünü arttıracak tüm
çalışmalara Keskinoğlu olarak
destek vermeye devam edeceğiz. Manisa, Türkiye ekonomisine çok daha büyük katkılar
sağlayacak bir potansiyel taşıyor. Bu zirvede alınan kararların
uygulanmasıyla, önümüzdeki
birkaç yıl içinde güzel sonuçlar
yakalanacağına inanıyorum”
dedi.
Keskinoğlu, Dragon Festivali’nin
En Enerjik Takımı Seçildi
Ege iş dünyasına yön veren 33 firmanın katıldığı
yarış organizasyonunda,
geleneksel spor aktivitelerine ve gösterilere de
yer verildi.
2
Dünyanın en kalabalık su sporları
organizasyonu ve kurumlar arası
bir etkinlik olan Dragon Festivali’ne ilk kez katılan şirketler grubumuz, İzmir Bostanlı Sahili’nde
gerçekleşen Festivalde toplam
34 kişiden oluşan 2 takımla
yarıştı. Yönetim kurulu üyemiz
İsmail Keskinoğlu’nun da 2 gün
boyunca çalışanlarla birlikte
kürek çektiği festivalde, ekibimiz
organizasyona katılan ”En Enerjik
Takım” seçildi. Şirketimiz, ayrıca
takım organizasyon komitesi
tarafından yapılan oylamada en
iyi forma tasarımına da sahip
firma oldu.
Ege iş dünyasına yön veren 33
firmanın katıldığı yarış organizasyonunda, geleneksel spor
aktivitelerine ve gösterilere de
yer verildi. Etkinlik alanındaki
standında gün boyu tadım aktiviteleri gerçekleştiren şirketimiz,
festival sırasında yeni ürünlerini
de halka ikram etme imkanı
bulurken, Ravika zeytinyağlarının
kullanıldığı yağlı güreş etkinlikleri de izleyicilerden büyük ilgi
gördü.
2 gün süren organizasyona ilk
kez katılmalarına rağmen yarışı
başarıyla geride bıraktıklarının
altını çizen yönetim kurulu
üyemiz İsmail Keskinoğlu
”Organizasyon bizim için son
derece güzel geçti. Özellikle
takım ruhunu güçlendiren bu
tarz etkinliklerde ailemizin bir
parçası olarak gördüğümüz çalışanlarımızla birlikte mücadele
etmek ayrı bir keyif oldu. Yoğun
iş temposunun arasında nefes
aldıran bir mola olmasının yanı
sıra, Ege’nin incisi İzmir’in bu
çapta bir festivale ev sahipliği
yapması da bizler için büyük
bir gurur kaynağı. Tüm organizasyon ekibine teşekkürlerimizi
sunarken, çok daha iddialı olacağımız gelecek yıl yarışlarında
rakiplerimize şimdiden bol şans
dileriz” dedi.
Keskinoğlu Şeflerini Seçti
Şirketler grubumuzun kurumsal Facebook sayfasında yaptığı
“Keskinoğlu Şefini Arıyor!” isimli
yarışmanın son turu tamamlandı.
Toplam 100’ün üzerinde özgün
tarifle başvurulan yarışmanın final
seçimi, İstanbul’daki Mutfak Sanatları Akademisi’nde düzenlendi.
Halk oylaması ve jüri ön elemesinin ardından en yüksek oyu alan
ilk 14 kişi büyük final heyecanında
tüm maharetlerini sergiledi.
İzmir Gourmet Guide Editörü
ve Ekonomi Üniversitesi Mutfak
Sanatları Eğitmeni Ahmet Güzelyağdöken, İzmir Aşçılar Derneği
Başkanı Rahmi Yılmaz, Gourmet
Chef Serkan Tütüncü ve Keskinoğlu Şirketler Grubu Master Chef’i
Hüseyin Sarıkaş’ın jüri olduğu
finalde, tarif sahipleri tarafından
hazırlanan yemekler; düzen-hijyen, sunum-ergonomi, görsellik,
lezzet, tavuk ürünlerinin kullanımı
ve yaratıcılık kriterleri üzerinden
değerlendirildi.
İstanbul, İzmir, Bursa ve Balıkesir’den yarışmacıların katıldığı
finalde, birinciliği “Tavuklu Ankara
Tava” isimli tarifiyle İstanbul’dan
katılan Funda Aydeniz kazandı. İkincilik ödülü, yarışmaya
Bursa’dan katılan Zehra Şener’in
“Yufka Havuzunda Zerdeçallı Tavuk
Sote” tarifine gitti. Üçüncülüğü
ise, “Lezzet Sepeti” isimli tarifiyle
İstanbul’dan Esra Alçile kazandı.
Yarışmada Jüri Özel Ödülü’ne
“Krepli Tavuk Sote” tarifiyle İstanbul’dan katılan Çizel Pezük layık
görüldü. Birinci 3 gece -4 gün çift
kişilik Portekiz- Lizbon tatili, ikinci
Antalya - Satürn Palace Hotel’de 3
gece - 4 gün çift kişilik tatil, üçüncü
Beko marka 3’lü Ankastre Mutfak
Seti ve jüri özel ödülü alan kişi ise
Sheraton Otel’de çift kişilik akşam
yemeği kazandı.
İstanbul, İzmir, Bursa ve
Balıkesir’den yarışmacıların katıldığı finalde,
birinciliği “Tavuklu Ankara
Tava” isimli tarifiyle İstanbul’dan katılan Funda
Aydeniz kazandı. İkincilik
ödülü ise, yarışmaya
Bursa’dan katılan Zehra
Şener’in “Yufka Havuzunda Zerdeçallı Tavuk Sote”
tarifine gitti. Üçüncülüğü
“Lezzet Sepeti” isimli
tarifiyle İstanbul’dan Esra
Alçile kazandı.
İzmir Klasik Otomobilciler Derneği’nin Düzenlediği
Klasik Otomobil Şenliği’ne Sponsor Olduk
İzmir Klasik Otomobilciler
Derneği tarafından bu yıl 3.’sü
düzenlenen “Klasik Otomobil
Şenliği”, geçtiğimiz günlerde
İzmir İnciraltı Süleyman Demirel
Meydanı’nda şirketler grubumuzun da katılımıyla gerçekleşti. En genci 30 yaşında olan
klasik araçların meraklılarıyla
buluştuğu şenliğe yoğun ilgi
gösteren katılımcılar 1950, 60
ve 70’li yıllara ait otomobillerle
birlikte geçmişe görkemli bir
yolculuk yaptılar. Klasik araç
tutkunları, otomobillerle keyifli
anlar geçirirken, şirketler grubumuzun standında hazırlanan
birbirinden lezzetli ürünleri de
tatma fırsatı buldular.
Yakın tarihe tanıklık eden ve ilk
günkü parıltısını kaybetmeyen
araçların modellerine göre
otomobil ustaları ve duayenleri tarafından ödüllendirildiği
etkinlikte, 1950 - 1959 modelleri arasında yapılan yarışmada
onur ödülünü şirketimize ait
olan 1960 Model Cadillac Coupe
Series 62 aldı. Klasik araçların
birer otomobil olmaktan çok
geçmişten günümüze izler taşıyan değerler olduğunu ve etkinliğin klasik otomobil dünyasının
bugün geldiği noktayı anlattığını
vurgulayan yönetim kurulu başkanımız Fevzi Keskinoğlu, “Bu
tür organizasyonlara katılmaktan ve destek vermekten son
derece mutluyuz. Bizlerin de
bu tutkuyla oluşturduğu Klasik
Araç müzemizde 1929 modelden başlayan 200 adet aracımız
mevcuttur. Türk siyaset ve sanat
çevresindeki isimlerin araçlarının bulunduğu müzemizin en
büyük özelliği arasında, müzede
otomobil haricinde traktör,
kamyon, kamyonet, motosiklet
ve otobüslerin de bulunması.
Ayrıca 1943 model ile 1970 yılı
arasındaki Chevrolet’in tüm
serisi de müzede mevcut.Tüm
klasik otomobil tutkunlarını müzemizde ağırlamaktan da keyif
duyacağız” dedi.
Etkinliğin sonunda İZKOD kurucu üyeleri tarafından, etkinliğe
verdiği destek ve katkılardan
dolayı şirketler grubumuza teşekkür plaketleri takdim edildi.
Klasik araçların birer
otomobil olmaktan çok
geçmişten günümüze
izler taşıyan değerler
olduğunu ve etkinliğin
klasik otomobil dünyasının bugün geldiği noktayı
anlattığını vurgulayan
yönetim kurulu başkanımız Fevzi Keskinoğlu,
“Bizlerin de bu tutkuyla
oluşturduğu Klasik Araç
müzemizde 1929 modelden başlayan 200 adet
aracımız mevcuttur”
dedi.
3
ETLİK PİLİÇ YETİŞTİRMEDE YEMLEMENİN ÖNEMİ
Kanatlı hayvanların normal yaşamlarını sürdürebilmeleri ve
kendilerinden beklenen verimi
tam olarak verebilmeleri için
ihtiyaç duydukları besin maddelerini çeşitli yemlerle almalarını
sağlamak yemlemenin ana prensibini oluşturur. Yemler sayesinde;
hayvanların verim ömrü artmakta
döl verimlerinde ciddi sorunlar
oluşmamaktadır. Ayrıca beslenmeye bağlı hastalıkların meydana gelme olasılığı büyük ölçüde
azalmaktadır.
Yem kalitesi üzerinde yemin
fiziksel ve kimyasal yapısı yanında
hijyenik yapısı da büyük önem
taşımaktadır. Hasat ve depolama
ile karma yem üretiminin değişik
aşamaları mikrobiyal buluşma açısından önemli kaynakları oluşturmaktadır. Bu noktalarda alınacak
önlemlerin temelinde toksin kontrolü yatmaktadır. Toksin kelimesi
‘zehir’ anlamına gelmekle birlikte;
mikroorganizmaların kendi yaşamlarını sürdürmek için ürettikleri
metabolik ürünler şeklinde de
tanımlamak mümkündür.
Yemlerin içerisinde oluşan en zararlı etkenler bakteri ve mantarlar
tarafından salgılanan toksinlerdir.
Toksin bulaşmış karma yemlerle
beslenen kanatlı hayvanlarda yem
tüketimi düşmesi hayvanların
yemlerden gereği gibi yararlana-
Ramazan Eksik
4
maması sıcaklık stresine karşı olan
dirençlerinin azalması gibi faktöreler hayvan sağlığı için ciddi sorunlara yol açmaktadır.
Su yönünden zengin yemlerin güvenle saklanması amacıyla uygulamada yaygın olarak kullanılan bir
yol silolamadır. Silolamanın tarihçesi oldukça eski olmasına rağmen
ülkemizde uygulanışı son derece
yenidir. Cumhuriyet tarihimizle
başlayan silolama çalışmaları
sadece kimi devlet kuruluşlarında
yaygın olmasa da yapılırdı. Üretici
ve özel çiftlik bazında uygulanmasının geçmişi ise son derece
yenidir ve son 10-15 yılda yaygınlaşmıştır.
Silolanan yemin niteliğinde önemli
kayıpları önlemek için saklama ve
kullanım süresinde sıkı denetimler
yapılmalıdır. Silolamada kullanılabilecek silo kapları; yem suyunu
emmemeli, yem suyundan veya
silo asitlerinden etkilenmemeli,
yeme istenmeyen koku, tat ve
aroma vermemeli, dış yapı elemanlarının içeriye hava ya da su
sızdırmasını engellemelidir. Bunlara ek olarak tabanının duvarlarının
ve temelinin taşıdığı yemlerin
basıncına karşı dayanıklı olması
sağlanmaktadır.
Silo yemi kullanılma tarihine ve
hatta tüketimine kadar geçen süre
içerisinde silo kapları denetlen-
Turgutlu’da bulunan 20 bin kapasiteli çiftliğinde yaptığı üretimle
bu ayın başarılı üreticileri arasında
yer aldı. Kendilerini tebrik eder,
başarılarının devamını dileriz.
meli ve üst yüzey örtü plastiğinde
yırtılan kısımların hemen tamiri
yoluna gidilmelidir. Yağmur, kar,
dolu, atık su, taşkın suyu, gübre şerbeti gibi sıvı akıntıların ve
yabancı maddelerin yem yığını
içine girmesi ya da sızması önlenmelidir.
Yemde oluşabilecek zararlı etkenleri önlemek için silodan boşaltılan yemin yemlemede kullanımı
sırasında da dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Öncelikle
boşaltılan yem hemen kullanılmalı bir kenarda bekletilmemeli
ve bir önceki yemlemeden kalan
artık yem yemliklerden temizlenip uzaklaştırılmalıdır. Ayrıca silo
yeminin gereğinden fazla miktarda yemlemede kullanılmaması
sağlanmalıdır. Boşaltım sırasında
ise plastik örtü üzerinde baskı
materyalinin özen gösterilerek
kaldırılması ve özenli toplanmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca
boşaltım yüzeyinin dar tutulması
yani üstten alta doğru dikey boşaltımın yapılması güneşli havalarda
yem yüzeyinin kurumasına yol
açmamak için boşaltım yüzeyinin
açık tutulmaması gereklidir. Tüm
bunların yanı sıra yeterli ve kaliteli
yem kullanılması; hayvanlarımızdan daha yüksek performans ile
daha kaliteli ürün elde edilmesine
olanak sağlayacaktır.
Turgutlu’da bulunan 16 bin kapasiteli çiftliğinde yaptığı üretimle
bu ayın başarılı üreticileri arasında
yer aldı. Kendilerini kutlar, başarılı
çalışmalarının devamını dileriz.
Turgut İçöz
Quesedilla
Hazırlanışı:
Malzemeler:
200 g Keskinoğlu Piliç Göğüs Eti
1 adet kırmızı biber
1 adet sarı biber
1 adet yeşil biber
1 adet soğan
5 adet çeri domates
3 yemek kaşığı Ravika Zeytinyağı
4 adet lavaş ekmeği
Baharat
Piliç göğüs etlerini, biberleri ve kuru soğanı yemeklik doğrayın. Bir tencereye sırasıyla doğradığınız malzemeleri koyarak soteleyin. Tencereyi ocaktan aldıktan sonra karışıma
baharatı ve doğranmış çeri domateslerini ilave edin. Lavaş
ekmeklerini bir tavada hafifçe ısıtın. Hazırlamış olduğunuz
malzemeyi lavaş ekmeklerinin içine koyup dürüm haline
getirerek servis yapın.
Afiyet olsun.
Zeytinyağlı
Kabak Dolması
Hazırlanışı:
Malzemeler:
4 adet orta boy kabak
1 adet kuru soğan
4 adet taze soğan
2 adet domates
1 adet sivri biber
250 g pirinç
5 çorba kaşığı Ravika Zeytinyağı
1 çorba kaşığı nar ekşisi
Yarım demet maydanoz
Tuz, karabiber
Kabakları yıkadıktan sonra içlerini oyun. Kuru soğanı, taze
soğanı, maydanozu ve biberi yemeklik doğrayın.
Domatesleri rendeleyin. Doğradığınız tüm malzemeleri
yıkamış olduğunuz pirinçle birlikte bir kaba koyun.
Üzerine zeytinyağı, nar ekşisi, tuz ve karabiberi de ilave
edip iyice harmanlayın. Hazırlanan harcı kabakların
içine sıkıştırmadan doldurun. Kabakları tencereye yerleştirip suyunu ilave ettikten sonra kısık ateşte 30-40 dakika
pişirin. Soğuduktan sonra dilimleyip üzerine zeytinyağı
gezdirin ve servis yapın. Afiyet olsun.
5
)
Hayrettin Onur
Karaoguz
Son yıllarda birçok başarılı projeye ismini yazdıran ve gerek
renkli kişiliği gerekse yaptığı işlerle adından sıkça sözettiren
Hayrettin Onur Karaoğuz ile sizlerin de keyifle okuyacağı bir
sohbet gerçekleştirdik.
“Üniversitede reklamcılık
bölümünde okumuştum.
Sınıf arkadaşlarım ile sürekli kısa videolar çekiyorduk.
Aynı zamanda da okulun
tiyatro bölümüne gidiyordum. Bu iki bölümün benim
kamera önündeki hayatıma
oldukça yön verdiğini söyleyebilirim”
Kısaca kendinizden bahseder
misiniz?
Ben Hayrettin Onur Karaoğuz bu
bile yeterince uzun oldu değil mi?
Adım ve soyadımdan dolayı. 1.80
boyunda, yeşil gözlü, kumral, 75
kilo civarındayım.
Oyunculuk yönünüz nasıl ortaya
çıktı?
Üniversitede reklamcılık bölümünde okumuştum. Sınıf arkadaşlarım
ile sürekli kısa videolar çekiyorduk.
Aynı zamanda da okulun tiyatro bölümüne gidiyordum. Bu iki
bölümün benim kamera önündeki
hayatıma oldukça yön verdiğini
söyleyebilirim.
İnternette çok tıklanan “Kızsız
Adam” filmi size birçok kapı açtı
diyebilir miyiz?
Aslında bana kapı açılsın diye yaptığımız bir iş değildi. O zamanlar sınıftan oluşturduğumuz ekiple yaptığımız projelerden bir tanesiydi.
Ama bu sektörde herkesin bir çıkış
noktası var. Benim de çıkış noktam,
6
“Kızsız Adam” oldu diyebilirim.
Sizi yeniden sinemada da görebilecek miyiz?
Tabi ki. Şu an ekibimiz ile düşündüğümüz bir sinema filmi projesi var
aslında. Ama bunu hayata geçirmek için doğru zamanı bekliyoruz.
İdolüm dediğiniz ya da beğendiğiniz oyuncular kimler?
İşini başarıyla yürüten, toplum
önünde saygınlığını yitirmeyen
herkesi idolüm olarak kabul edebilirim.
Şu an güncel olan ve ileri ki
dönemlerde sahneleyeceğiniz
projeleriniz hakkında bizlere biraz
bilgi verebilir misiniz? Televizyon
programı yapmayı düşünüyor
musunuz?
Ekibim ile birlikte yaklaşık 1 sene
Amerika’da kaldık. Orada çok güzel
tecrübeler edindik, güzel videolar
çektik. Orada da ayrı bir malzeme
var. Televizyon güzel olduğu kadar
yorucu bir iş. Kafamızdakileri to-
“İşini başarıyla yürüten,
toplum önünde saygınlığını
yitirmeyen herkesi idolüm
olarak kabul edebilirim”
parlayıp, fikirlerimizin uyuştuğu bir
TV kanalı bulursak, neden olmasın.
Ayrıca, üniversitelerde sahneye
çıkmaktan çok zevk alıyorum.Tek
kişilik gösterimi bugüne kadar
90’a yakın üniversitede sergiledim
ve çok eğlendik. Sağ olsunlar, var
olsunlar.
Komik bir mizaca sahip olmak
günlük hayatınızda sıkıntı yarattı
mı hiç?
Hiçbir dezavantıjını görmedim bugüne kadar göreceğimide zannetmiyorum.
mel bir gelişim olduğu tartışılamaz.
Tavukçuluk sektöründe de aynı
şekilde olduğunu düşünüyorum.
Keskinoğlu’nu aslında defalarca
yaptığım İzmir – İstanbul karayolu
seyahatlerimden biliyor ve ürünlerini de kullanıyorum. Başarılı işler
yapan ve her geçen gün gelişip
tavukçuluk üzerine yeni girişimler
yapan bir firma olduğunuzu düşünüyorum.
“Hayatta 1 saniyenin bile
önemine inanırım. O yüzden
günümü dolu dolu geçirmeyi tercih ediyorum. Zamanı,
elimden geldiğince işimi ve
kendimi geliştirecek şekilde
kullanmaya özen gösteriyorum”
Hayrettin bir gününü nasıl geçirir?
Hayatta 1 saniyenin bile önemine
inanırım. O yüzden günümü dolu
dolu geçirmeyi tercih ediyorum.
Zamanı, elimden geldiğince işimi
ve kendimi geliştirecek şekilde kullanmaya özen gösteriyorum.
Mutfakla aranız nasıl, yemek yapabiliyor musunuz?
Çok iyi olduğunu söyleyemem.
En sevdiğiniz yemek hangisi?
Yeşil Mercimek. (kara şimşek)
Keskinoğlu ürünleri hakkındaki
düşünceleriniz nelerdir?
Ülkemizde her sektörde mükem7
8
Sigara Sağlığa Zararlıdır
HAYAT
Tütün, dünyada önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Günümüzde tütün ve tütün ürünleri
her on erişkinden birinin ölüm nedenidir. Tütün, yarattığı
sağlık sorunlarının yanı sıra ekonomik ve sosyal gelişmeyi
de engellemektedir.
Dünyada yoksul aileler gelirlerinin %10’unu tütün tüketimi
için harcamaktadırlar. Dünyada en sık tüketilen tütün ürünü
sigaradır. Sigaranın yanı sıra, nargile, pipo, puro, tütün çiğneme de bilinen diğer tütün ürünleri arasında yer almaktadır. Tütün içimi yalnızca içicilerin değil tütün kullanmayan,
ancak tütün dumanına maruz kalan bütün bireylerin sağlıklarını da tehdit etmektedir.
Dünyada 5,4 milyon insan yani her 6 saniyede bir kişi tütün
tüketiminden kaynaklı nedenlerle hayatını kaybetmektedir.
Ülkemizde sigaranın sebep olduğu ölümlerin sayısı trafik,
terör, iş kazasına bağlı diğer ölümlerin toplamından 5 kat
daha fazladır.
Sigara tiryakiliği en öldürücü toplumsal zehirlenme olayıdır.
Her bir sigarada vücut için zehirli, tahriş edici, kanser yapıcı
ve kanserin ortaya çıkmasını kolaylaştırıcı 4000 den fazla
kimyasal madde bulunmaktadır. Bunlardan en az 81 tanesinin doğrudan kansere sebep olduğu ispatlanmıştır.
Sigaranın başlıca zararları:
•Ağız kokusu yapar, diş ve diş eti hastalıklarına yol açar.
•Dudak, yanak ve gırtlak kanserine neden olur.
•Hatta sigarayı yakmadan dudağında taşıyan yada tütün
çiğneyenlerde de ağız için kanserlerine sebep olur.
• Dilde, tat alma duyusunda bozulmaya sebep olur.
•Beyin hücrelerinin ölümüne yol açar. Öğrenme bozuklukları, hafıza zayıflığı ve erken bunama nedenidir.
•Göz merceğinin saydamlığının azalmasına yani katarakta
sebep olur.
•Cildin yapısının bozulmasına neden olur. Leke ve kırışıklık
oluşur. Selülitlere sebep olur.
•Burunda koku alma duyusu azalır.
•Sinüzit, farenjit, bademcik ve orta kulak iltihabı gibi üst
solunum yolu hastalıklarına yol açar.
•Damar sertliğini hızlandırır. Beyin ve kalpte damar tıkanıklığına neden olur. Kalp krizi ve tansiyon yükselmesi görülür.
•Erkeklerde iktidarsızlığın başlıca sebeplerindendir. Ayrıca
mesane kanserinin önemli nedenlerindendir.
•Akciğerlerde çeşitli hasarlara, astım ve kronik bronşit gibi
hastalıklara neden olur. Bronşlarda ve akciğerlerde birçok
çeşit kanserin oluşmasına neden olur.
•Gastrit, ülser ve reflü hastalığına sebep olur. Mide ve
yemek borusu kanserine yol açar.
•Gebelikte tüketilen sigara düşük doğumlara ve bebekte
gelişme geriliğine neden olur.
•Erken menopoz ve rahim kanserinin sebebidir.
•Parmaklarda sararmaya ve tırnaklarda zayıflamaya yol
açar.
•Kemik erimesine neden olur.
•Vücutta yorgunluk, uykusuzluk hali, stres, gerilim, performansta düşme ve reflekslerde azalmaya sebep olur.
•Hastalık, yara ve ameliyat tedavileri uzun sürer.
•Kullanılan ilaçları etkisizleştirebilir.
•Bütçenize yük olur, çevre kirliliğine yol açar, yangınların en
önemli sebeplerindendir.
•Çocuklarınız kanseri önleyen genlerden yoksun olarak
dünyaya gelmesine sebep olur.
•Sigara içen kişilerin çocuklarının da sigaraya başlama oranı
içmeyenlere göre daha fazladır.
Adam, telaşlı, öfkeli bir halde hanımına bağırıp, çağırıyordu.
Babalarının sesini duyan iki çocuk ise yataklarından kalkıp
salona gelmişti. Babalarının öfkesini görünce, korkmuş,
sinmiş halde birer koltukta sessizce oturup kalmıştı. Adam,
çocuklara, hanımın üzüntüsüne aldırmadan söylenip duruyordu:
-Söyledim değil mi, söyledim. Bu gün toplantı olduğunu,
açık mavi gömleği ütülemeni söyledim. “Kahverengi gömlekle gidiversen nolurmuş. Bugün sunum yapacağım, karamsar
bir görüntü mü vereyim, dinleyenlerin içi kararsın, bu da
projeye verecekleri oyu etkilesin! Bunu mu istiyorsun?
-Tamam bey, bitti işte.
Adam açık mavi gömleği hışımla aldı;
-Dün bundan da geç çıkmıştın, vakit var, yetişirsin dedi
hanımı.
- Bu gün sunumu ben yapacağım. Herkesten önce gitmeliyim ki, gelecek önemli konuklara ‘Hoş geldin’ demeliyim.
Adam bir sürü söz daha söylenerek, bağırarak çıktı, arabasını çalıştırıp uzaklaştı. Eşi uzaklaşınca, çocuklarının yanına
gidip sarıldı, rahatlatmaya çalıştı.
-Madem erkenden kalktınız, hemen size sultanlara layık bir
kahvaltı hazırlayıp getireceğim.
Mutfağa geçti, zihnindeki huzursuzluğu dağıtmak için
hemen neşeli müzikler çalan bir radyoyu açtı. Biraz sonra
çocuklarına seslendi
-Kahvaltınız hazııır!
Çocuklar kahvaltıya otururken, radyoda müziğin birden
kesilmesi dikkatini çekti. Radyo’da zincirleme bir kaza haberi
vardı. Ayrıntılarla biraz sonra birlikte olacağız demişti spiker
ama kazanın yerini söylediği andan itibaren o sandalyesine
yığılıp kalmıştı. Spikerin bahsettiği kaza yeri, kocasının her
gün işe giderken geçtiği dörtlü kavşaktı. Aklına gelen düşünce içini daha da yaktı, hemen ayağa kalktı.
Sokağa çıkmak için üzerine bir şeyler aldı, cebine de bir taksi
parası aldı. Kapıya yöneldiğinde kocasının bu kazada ölmüş
olabileceği endişesiyle kabaran yüreğine daha fazla dayanamayıp, ağlamaya başlamıştı. İçindeki acının kocasının ölmüş
olma ihtimali kadar, giderken kendisini kırması ve çocuklarının önünde bağırıp çağırmasından da kaynaklandığını
anladı. Oysa her zaman böyle öfkeli değildi.
-Eğer ölürse, çocuklarım babalarını, son gördükleri haliyle
mi hatırlayacak? Kalp kıran, öfkeli bir baba olarak mı kalacak
akıllarında?
Hemen kapıyı açıp dışarı çıkmak için hamle yaptı ama
karşısında kapıya doğru adım atmakta olan kocası vardı.
Adam, bir an karısının ıslak yanaklarına baktı; “Haberleri mi
dinledin?” diye sordu. Hanımı, konuşamadan sadece başıyla
onayladı. Adam, önce sarıldı, sonra eşinin yanaklarını sildi.
Hanımı zorlukla sordu;
-Hani önemli bir toplantına geç kalmıştın, niye döndün?
-Kaza benim hemen yakınımda oldu. O anda toplantıdan
daha önemli bir şeyi unuttuğumu hatırladım. Eğer o kazada
ölseydim”
O anda çocuklar da yanlarına gelmiş, babalarının yine öfkeli
olabileceğini düşünerek, annelerinin yanında durmuştu.
Adam, bütün içten, samimi gülümsemesiyle çocuklarını
yanına çağırdı, boyunlarına sarıldı, yanaklarından öptü.
-Ben bu gün büyük bir hata yaptım ve evden çıkarken, sizleri
ne kadar sevdiğimi söylemeyi unuttum. Böyle önemli bir
şey unutulur mu hiç. Ne yapalım, ben de geri döndüm. Ne
zaman öleceğimizi, başımıza ne geleceğini hiçbir zaman bilemeyiz. Sevdiğiniz insanlardan ayrılırken hep güzel hatırlanacağınız bir şekilde vedalaşın.
Şansın Böylesi
Temel’in küçük takası, 12 kişilik tayfasıyla Karadeniz’in
engin sularında ilerlemektedir. Temel tayfalarını yanına
çağırmıştır. Onlara şöyle der:
-Tayfalarum, ha burada bir teneke altinumuz olsaydu ne
yaparduk?
Tayfalar:
-Uyyy onları paylaşirduk.
Temel tamam der ve altınları paylaştırmaya başlamıştır:
-Uyy… yirmi altin bana, bir altın size, yirmi altın bana, bir
altın size…diyerek altınları paylaştırır.
Uşaklar buna kızarak itiraz eder ve aralarında müthiş bir
kavga başlar. Kıyasıya dövüşürler. Daha sonra Rize’ye geldiklerinde durum mahkemeye yansımıştır. Mahkemede
hakim olayı sorar. Hem Temel, hem de Uşakları olduğu
gibi olayı anlatır.
Bunun üzerine Hakim:
- Tamam o zaman getirin altınları, dediğinde, hepsi bir
ağızdan:
-Hakim beycigum, bizum altinumuz falan yoktur, olacağinu farz etmiştuk.
Aşkın İstilası-Yol
Yazar
Metin Hara
Sayfa Sayısı
408
Basım Yeri
İstanbul
Yayın yılı
2014
Malefiz
Yönetmen:
Robert Stromberg
Oyuncular:
Angelina Jolie
Elle Fanning
Juno Temple
Sharlto Copley
Imelda Staunton
Tür:
Aksiyon, Macera
Süre:
97
Yapım:
2014
Disney, 1959 klasiği “Uyuyan Güzel”in kötü karakterinin anlatılmamış hikâyesi olan Malefiz”i sunar...
Görkemli siyah kanatlara sahip güzel, saf ve genç bir
kadın olan Malefiz, barışçıl bir orman krallığında büyüdüğü için huzurlu bir hayata sahiptir. Ta ki bir gün
insanlardan oluşan istilacı bir ordu gelip, topraklarının düzeni tehdit edene kadar... Malefiz, topraklarının koruyucusu olur ama acımasız bir ihanete uğrayınca o saf kalbi taşa dönüşür. İntikam hırsıyla dolan
Malefiz, insanların kralıyla destansı bir savaş verir ve
kralın yenidoğan çocuğu Aurora’yı lanetler. Çocuk büyüdükçe Malefiz, Aurora’nın krallığa başarı getirecek
ve Malefiz’in gerçek mutluluğunu sağlayacak olan
anahtar olduğunu fark eder.
YOL” bir aşk yolculuğu... Kendinde başlayıp yine kendinde biten. Bu bir bilgi kitabı değil. Bu satırlar yaşamını değiştirmek için
tasarlandı. Kendi başına yapabileceğin pratik uygulamalardan
nefes egzersizlerine, chi enerjisinin kullanımından yeteneklerini
hayallerinin ötesine taşıyacak ödevlere, yüzünde gülümsemeyle
okuyacağın sayfalardan hüngür hüngür ağlayacağın hikâyelere
kadar; her şey senin için titizlikle toparlanıp kaleme alındı...
Bu kitap; senin gözyaşlarınla ıslanacak, kahkahalarına tanıklık
edecek, uyanışına “YOL” olacak. Ciğerlerine çektiğin her nefes
kalbinden çıkan kana kavuştuğunda ayakların seni bir adım daha
ileriye taşıyacak... Her yeni adımında cennet biraz daha yaratılacak. Kalbin atmak için doğru nedeni bulduğunda,
İnsanoğlunun uyanışına tanık olduğunda,
Benimle beraber bu “YOL”a çıktığında,
Yaşam ilk kez seninle anlam bulacak...
Aşkın İstilası başlıyor... “YOL”a çıkıyoruz!
9
Keskinoğlu, Sosyal Medyada Kampanyalarına ve Etkinliklerine Devam Ediyor
16
200
10
Yanlış Bilinen Doğrular
11
Download

Haziran - Keskinoğlu