Güncel Haberleri
www.yesilpinargazetesi.com
Sitemizden Takip
Edebilirsiniz.
Ücretsiz Firma Rehberinne
Kayıt Yaptırabilir,
Haberler Hakkında,
Yorumlarınızı Yazabilir,
Gazete ve Sitemiz hakkında
İstek ve Önerilerinizi
Bizlere Yazabilirsiniz.
YEŞİLPINAR GAZETESİ
13 Ağustos 2014 Çarşamba
Sayı : 392
GAZETEMİZİ
BULABİLECEĞİNİZ
BAYİLER
50 Krş (KDV. Dahil)
Değişim Önce Gönüllerde Başlar...
AVM
Karap ınar ’ın
Haftalık Süreli
Yere l Bağımsız
Siyasi G aze te si
Türkiye Cumhurbaşkanını Seçti
Karapınar Recep Tayyip Erdoğan’a %69,36
Oranla Evet Dedi.
Recep Tayip Erdoğan vatandaş tarafından
seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu.
Girdiği 8 seçim ve 2 referandumdan zaferle çıkan
Erdoğan yine geleneği bozmadı ve köşkte 5 yıl
görev yapacak olan Recep Tayip Erdoğan
Cumhurbaşkanlığı seçiminde de halkın büyük
çoğunluğunun vermiş olduğu oylar ile milli irade
ilk defa aracısız Cumhurbaşkanını seçmiş oldu.
Türkiye Genelinde Cumhurbaşkanı adaylarından
Recep Tayip Erdoğan % 51.85, Selahaddin
Demirtaş % 9.71, Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu
% 38.45 oy aldıkları görüldü.
Konya'da Recep Tayip Erdoğan'ın aldığı oy miktarı
827.025, Selahaddin Demirtaş 33.863 oy,
Ekmeleddin İhsanoğlu 247.458 oy aldığı, Buna
göre Recep Tayip Erdoğan oyların % 74.62,
Selahaddin Demirtaş % 3.05, Ekmeleddin
İhsanoğlu % 22.33 aldığı görüldü.
Karapınar'da Recep Tayip Erdoğan 16.649 oy,
Selahaddin Demirtaş 330 oy, Ekmeleddin
İhsanoğlu 7.025 oy aldıkları ve buna göre Recep
Tayip Erdoğan oyların % 69.36, Selahaddin
Demirtaş % 1.37, Ekmeleddin İhsanoğlu % 29.27
aldığı görüldü.
Emirgazi İlçesinde Recep Tayip Erdoğan 2.564
Oy, Selahaddin Demirtaş 55 oy, Ekmeleddin
İhsanoğlu 1.345 oy aldıkları ve buna göre Recep
Fatih Mahallesinde yaşayan amca çocukları 13
yaşındaki Nevzat Selçuk ile 11 yaşındaki Ali
Selçuk, öğleden sonra evlerinin yakınında
oynarken bir anda ortadan kaybolmuştu.
Ailesi ve polisler tarafından her yerde aranan iki
amcaoğlundan mutlu haber geldi. Kaçırıldıkları
iddia edilen çocukların kaçırılmadığı köye
gitmemek için kendi istekleri ile kaçtıkları
belirlendi.
Konya İl Emniyet Müdür Yardımcısı Sadettin
Aksoy," Çocukların kaçırılmadığı kesin.
Emniyet birimlerimizde çocukların fotoğrafları
mevcuttu. Devriye görevi yapan Polis
arkadaşlarımız bir parkta çocukları otururken
şüphe üzerine yakaladılar.5 gün boyunca düğün
pilavlarına gittiklerini tespit ettik." Dedi.
Ali'nin babası Nihat Selçuk, çocukların
Karapınar'dan kamyonla Konya'ya gittiklerini
ve camilerde yattıklarını, cami civarlarında
ki düğünlere giderek karınlarını doyurduklarını
çocuklarımızdan öğrendik diyen Nihat Selçuk,
Konya ve Karapınar emniyet mensuplarına
GÖKKUŞAĞI HASTANE BÜFE
Hastane Karşısı - KARAPINAR
Şehir Merkezinde
bulunan İçkili
Yerler Şehir Dışına
Çıkarılıyor
Tayip Erdoğan oyların % 64.68, Selahaddin
Demirtaş % 1.39, Ekmeleddin İhsanoğlu % 33.93
aldıkları görüldü.
Karapınar Merkez ve Emirgazi İlçe Seçim
Kurulunda görev yapan Hâkim Ali Ekmekçioğlu,
Hâkim Ebru Öner Tosun, İlçe Seçim Müdürü
Mehmet Emir, Seçim Memuru Yasin Güngör,
Karapınar İlçe Seçim Kurulu üyelerinden Mehmet
Uğur, Şeref İnci, Hazım Boztaş, Mustafa
Cihanoğlu, Ertan İlhan, İbrahim Şahin, Emirgazi
İlçe Seçim Kurulu üyelerinden Salim Dağlıoğlu,
Cumali Kartal, Ali Çeper, Cuma Kaya, İlyas
Bayrakçı, Muharrem Bayrakçı, Santık Kurulu
Başkan ve Üyelerinin özverili ve titiz çalışmaları
sonucunda bütün Türkiye'de olduğu gibi
Cumhurbaşkanlığı seçimi olaysız ve başarılı bir
şekilde sonuçlandırıldı.
Halkın oyları ile 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep
Tayip Erdoğan'a yeni görevinin ülkemize,
Belediye Meclisi, Çarşı içerisinde bulunan içkili
milletimize hayırlı uğurlu olmasını diler, yeni
yerlerin, şehir dışına çıkarılması hususunu
görevinde üstün başarılar dileriz.
görüşerek oy birliği ile karar aldı.
Belediye Meclisi 5393 Sayılı Belediye Kanunun
20. maddesi gereğince Ağustos Ayı toplantısında
şehir merkezinde bulunan Apak Mahallesi Mutlu
Sokak ve Turgut Özal Parkı batısındaki 342 Ada
11.12.31 nolu parselde bulunan içkili yerler bölgesi
kapsamı dışına çıkarılması Meclis kararıyla oy
birliği ile kabul edildi.
Belediye Başkanı Mehmet Yaka bu konuda şunları
söyledi " Belediye Meclisimizin 05.08.2014
tarihine rastlayan Salı günü saat 14.30'da
yaptığımız Ağustos Ayı olağan toplantısında Apak
Mahallesi, Mutlu Sokak üzerinde bulunan ve
Turgut Özal Parkı batısındaki 342 Ada 11.12.31
nolu parsellerin içkili yerler bölgesi kapsamı
dışına çıkarılması oy birliği ile kabul edildiğini
belirten Başkan Yaka, bu kararı alırken ilçemizin
ve insanlarımızın güvenliği, sağlık ve selameti
ve huzuru açısından bu kararı aldıklarını söyledi.
Kaybolan Çocuklardan Sevindirici Haber
Evlerinden Habersiz Ayrılan İki Kafadar
Amcaoğlu Ali ve Nevzat Yuvalarına Sağ
Salimen Geri Döndüler.
Karapınar ilçesinde ailelerince kayıp başvurusu
yapılan 2 amcaoğlundan sevindirici haber geldi.
Hankapı Mh.
Belediye A ltı
No: 45
K ARAPINAR
teşekkür ediyorum diyen Ali'nin babası Nihat
Selçuk, Allah'a şükürler olsun çocuklarımız
yaşıyor. Bundan güzel haber olamaz. Uykularımız
kaçmış ve çocuklarımızın bulunacağı günü
bekliyorduk. Biz çocuğumuza kavuştuk, fakat
çocuklarına kavuşamayan aileler var. Hepsinin
sonu bizimki gibi mutlu bitmesi en büyük
temennimiz. Toplumumuzun bu konuda duyarlı
olması lazımdır. Allah kimseye evlat acısı
göstermesin."dedi
Ali Selçuk'un annesi Sevda Selçuk ise çocuğuna
tekrar kavuştuğu için çok mutlu olduğunu, Allah
bir daha kimseye evlat sıkıntısı vermesin, bizim
çocuklarımız gibi diğer kayıp çocuklarında
ailelerine kavuşması için gece gündüz dua
ediyorum"dedi
Kaybolan çocuklardan Nevzat Selçuk'un babası
Yaşar Selçuk ve eşi Samiye Selçuk ise çocuklarına
kavuştukları için çok mutlu olduklarını, Konya
İl ve Karapınar İlçe Emniyet Müdürlüğü
personellerine teşekkür ettiklerini belirttiler.
Bakkal Dükkânını
Soydular
Karapınar ilçesinde bir bakkala giren hırsız
veya hırsızlar sigara ve çeşitli giyecekler
çaldıktan sonra ortadan kayboldular.
İlçenin Adalet mahallesinde bakkal dükkânı
bulunan Ali Akyıldız, sabah işyerine geldiğinde
kapı kilidinin kırılarak içeriye girildiğini ve
soyulduğunu anladı.
Olayı polise haber veren bakkal Akyıldız,"
Hırsızlar, işyerimden çok sayıda sigara, kasada
bulunan bozuk paralar,1 çuval ceviz ve yiyecekleri
alıp gitmişler. Sabah işyerime geldiğimde kapının
açık olduğunu fark ettim. Dükkânın içine
girdiğimde ise sigaraların yerinde olmadığını fark
ettim. Hırsızlar inşallah çaldıkları sigaranın
dumanında boğulurlar. Zararım 4 bin lira civarında
" dedi.
Polis olayla ile ilgili soruşturma başlattı.
Karapınar Devlet Hastanesine 2
Uzman Doktor atandı
13 Ağustos 2014
Çarşamba
CENNET GİBİ BİR ÜLKEDE
YAŞIYORUZ VE DE ÇOK
ŞANSLIYIZ
57.Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü
Kurasında Karapınar Devlet Hastanesine
atanan Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Şükrü
ÖZDEMİR ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Uzmanı Uz.Dr.Zeynep Gonca ALTUN
görevlerine başlamışlardır. Yeşilpınar Gazetesi
olarak Doktorlarımıza Yeni görevlerinde
başarılar dileriz
Kınalı Keklikler Doğaya Bırakıldı
Karacadağ Bölgesinde Doğaya 500 Adet
Kınalı Keklik Salındı.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve
Milli Parklar Konya 8. Şube Müdürlüğü
tarafından Karapınar ilçesi Karacadağ bölgesinde
doğaya 500 kınalı keklik salındı.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Konya 8. Şube
Müdürlüğü Ereğli Doğa Koruma ve Milli Parklar
Mühendisi Asım Niyazoğlu, gazetemize yaptığı
açıklamada, yaban hayatı sahalarında kınalı
keklik popülâsyonunda azalmalar görülen doğal
yaşam alanları tespit edilerek doğaya kınalı
keklik bırakılmıştır. "Doğaya Keklik ve Sülün
Salım Programı" kapsamında Karapınar'da 500
adet Kınalı kekliği doğaya bıraktıklarını ifade
etti.
Keklik bırakılan alanlarda avlanma yasağı
olduğunu belirten Niyazoğlu, son yıllarda tarım
alanlarında süne ve kımıl gibi zararlılarla
mücadele kapsamında keklikler önemli rol oynar
ve tarımsal üretime katkı sağlarlar. Süne ve kımıl
zararlıların yavruları kışı dağda geçirir. Keklikler
bunların yavrularını topladığını vurguladı.
Kınalı kekliğin kayalık, ormanlık ve sulak
yerlerde daha rahat yaşadığını söyleyen
Niyazoğlu şunları kaydetti.
" Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü
üretme istasyonlarında doğal kaynaklardan,
genlerden elde edilen ve çoğaltılan popülâsyonu
azalan kınalı kekliği doğal dengesi seviyesine
getirmek amacıyla "keklik ve sülün salma"
etkinliği çerçevesinde 20 bin hektarlık alan olan
Karacadağ bölgesinde keklik salınmıştır. "dedi
Sayın çok kıymetli okuyucularım. Cennet gibi
bir ülkede yaşıyoruz ve de çok şanslıyız. Beni
annem nerede ve nasıl doğurduysa orada hayata
başlarım. Anne, Babasını, dinini, dinayetini ve
doğum zamanını, mekânını seçme şansımız var
mı? Elbette böyle bir seçme şansımız yok. Erkek
ya da kadın olarak doğmak için seçme şansımız
var mı? Bu da yok. İnsan olarak doğmak için
seçme şansımız var mı? Buda yok.
Hayvanlar da öyle değil mi? Köpek, kedi, yılan,
aslan, kaplan, koyun, kuzu, at, inek, tavuk, horoz
vs. daha ismini sayamadığım, burada sayfalar
dolduracak hayvan türleri, ben hayvan olarak
doğmak istiyorum mu dedi, istemiyorum mu
dedi. Hayır, onlarında öyle bir seçme şansları
yoktu. Ne olarak dünyaya gelmişse odur işte.
Bizler insan olarak doğduk ama yaratana minnet
borcumuzu ödeyebiliyor
muyuz? Aldığımız her nefes için, her sağlam
organlarımız için, akıl sağlığımız için milyarlarca
şükür etsek Cenab-ı Allah'a yine azdır.
Dünyanın bir parçası olan cennet bir ülkede
doğduk ve cennet bir ülkede, dünyanın en güzel
toprak parçasında yaşıyoruz. Bir yanda deniz ve
dağlar, bir yanda ormanlar, bir yanda nehirler,
akarsular, göller ve ovalar, yani birçok medeniyete
kucak açmış, dört mevsimin bir arada yaşandığı
cennet gibi bir TÜRKİYE'de yaşıyoruz hem de
insan olarak. Cenab-ı Allah'a hesapsız şükürler
olsun.
Her iklim ve her mevsim bizim topraklarımızın
dostudur ve bütün nehirler, akarsular, ormanlar,
dağlar, taşlar, ovalar, bütün ürünler ve meyveler
topraklarımızın evladıdır. Topraklarımız
kirletilmeden, bilinçli kullanılıp ve atılan tohumlar
doğru ekilip biçildiğinde dünyanın bütün insanları
bu topraklardan meydana gelen ürün desenleriyle,
yiyecek ve içecekleri ile beslenerek hayatta
kalabilirler. Yaşamlarını devam ettirebilirler. Gıda
yönünden kendi kendine yeterli 7 ülkeden birisiyiz
ama çok akıllı ve mantıklı da hareket ederek çok
çalışıp ülkemizi daha da ileri seviyelere taşımak
zorundayız.
Şanslıyız. Çünkü Afrika'da açlık çeken insanların
içerisinde de doğabilirdik. Orada yaşam savaşı
verebilirdik. Somali'den Kenya'ya kadar aç
karnımızı doyurmak ve içecek bir yudum suyu
bulabilmek için yürüyebilirdik, açlıktan ağlayan
ve susuzluktan bitap düşmüş en hasta
çocuğumuzu yolda ölüme terk etmek zorunda da
kalabilirdik. Şu anda televizyonlardan izlediğimiz
ve iç savaş yaşayan ülkelerde bulunabilirdik.
Çok şükür cennet Türkiye'de doğduk ve bolluk
içerisinde yaşıyoruz. Acaba cennet
TÜRKİYE'MİZİN kıymetini ve şimdiki
yaşadığımız bolluğun ve güzelliğin değerini
yeterince bilebiliyor muyuz? Şanslı insanlar
olarak, şansımızın farkında mıyız?
Karapınar'da yaşayan ve benimde amcam olan
90 yaşlarında Hacı Mehmet Ceyhan çocukluğu
ve gençliğinde yaşadıkları ile ilgili bakın neler
anlattı."Benim yaşımda olan insanlar bilirler.
Yaşlı amcalarınızı dinleyin hele bir. Bizlerin
çocukluğu ve gençliği kıtlık, yokluk ve darlıklar
içerisinde geçti. Şimdiki imkânlar o zamanlar
yoktu. Ulaşım öküzle, merkeple, deveyle, atla,
arabayla yapılırdı. Elektrik yoktu, lamba yoktu.
Aydınlanma idare denen önce bezirle ve daha
sonra gaz lambası ile yapılırdı. Haberleşme
mektupla ancak telefonda büyük sıkıntılar
yaşanırdı. Sağlık, Eğitim ve Gıda yönünden çok
sıkıntılar çektik. Şimdiki zamanımızda ise çok
şükür eğitim, sağlık, ulaşım, haberleşme ve
aklınıza ne gelirse hepsinde de çok çok iyi
durumdayız ve her geçen gün gelişme
içerisindeyiz çok şükür. Gençler şimdiki
imkânların, bolluğun değerini ve kıymetini
bilsinler. Şimdiki ortamda yaşayan insanlarımız
rahat bir şekilde yaşam sürdürüp bolluk içerisinde
yaşıyorlarken bazı insanlar aşırı bir tüketim ve
lükse kaçıp israf ederek yaşıyorlar. Hele 19391940'lı yıllarda ki insanlarımızın ve bizlerin
çektiği aşırı darlığı asla unutamıyorum. O yıllarda
çocuklarımızın rızkını temin etmek için üzerimize
güneş doğmadan erkenden kalkar kar kış demeden
develerimizle başka il ve ilçelere yayan olarak
gider oralardan bin bir zorlukla geçimimizi temin
eder ve uzak yerlerden yiyecek getirirdik. Şimdiki
gençlik benim yaşımda olan insanları dinledikleri
zaman, şimdiki zamanın kıymetini daha iyi
bileceklerdir. Eskiden asfalt yol bile yok denecek
kadar azdı. Doktor, ilaç nerede, ekmek bile karne
ile nüfus oranına göre verilirdi. Şimdi bütün
imkânlar var insanların hizmetinde ama israf pek
çok. Hiçbir şeyimizi israf etmeyelim. Şimdiki
gençlik bizlerin çektiği sıkıntıları kaldıramazlar.
Gençlere şunu demek istiyorum, çok çalışıp
ülkesine, insanlığa, ailesine faydalı olsunlar,
mevcut imkânların kıymetini değerini bilsinler,
hiçbir şeyi israf etmesinler. Bizim çektiğimiz
sıkıntıları onlar çekmesinler."dedi.
Bende insanlarımıza sesleniyorum. Cennet
TÜRKİYE'MİZİN kıymetini çok iyi bilelim.
Havasını, suyunu, toprağını kirletmeyelim. Bütün
maddi ve manevi zenginliklerini gözümüz gibi
koruyalım. Çevremizi kirletmeyelim. "BİR
BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM"
Saygılarımla
ÇAĞRI
BAZA VE MOBİLYA
Yeşilpınar
GAZETESi
YIL : 8
SAYI : 392
SAH iBi
Himmet TÜRKMEN
Gsm : 0532 315 67 46
e-mail : [email protected]
SO RU MLU YAZI İŞLER İ MÜ DÜ RÜ
Hakan TÜRKMEN
SAYFA ED İTÖRÜ
Nuh Harun Türkmen
MU HA BİR
Hikmet TÜRKMEN
FAH R İ MUH A BİR
Musa CEYHAN
Gsm. : 0.532. 502 07 93
YAYIN TÜ RÜ
Haftalık Siyasi Gazete
YÖN ETİM VE B ASIM YER İ
PINAR MATBAASI
Kale Mh. İnönü Cd. Işık Sk.
No. 8 - KARAPINAR
Tel. : 0.332. 755 36 53 Fax : 755 79 78
Gsm. : 0.532. 315 67 46 - 0.506. 679 63 47
www.yesilpinargazetesi.com
e-mail :
[email protected]
DİZGİ - MİZAN PAJ - B ASIM
Nuh Harun TÜRKMEN
İLA N TA RİFESİ
Resmi İlanlar
St.Sn. : 8.90 T L + KDV
İcra Mahkeme İlanları
St.Sn. : 8.90 T L + KDV
Özel İlanlar Pazarlığa Tabidir.
B U GA ZETE B ASIM İLK ELER İNE UYA R
Gazetemizde yayınlanan yazılar hukuki
sorumluluğu yazarın kendisine aittir.
ÖNEMLİ
TELEFONLAR
KAYMAKAMLIK
KAYMAKAMLIK
GARNİZON KOMUTANLIĞI
BELEDİYE
ADLİYE
İLÇE EMN.MD.
İLÇE MİL.EĞT.MD.
BÖL.TRF.DEN.A.
İLÇE J.K.LIĞI
MÜFTÜLÜK
DEVLET HAST.
İLÇE TARIM MD.
HALK EGT.MD.
ZİRAAT BANKASI
HALK BANKASI
MEDAŞ
TİC. SAN. OD.
TİC. BORSASI
ZİRAAT ODASI
ESN. KEF. KOOP.
ŞÖF. OD.
ESN. SAN. OD.
TAR. KR. KOP.
İSLİK BEL. BŞK.
HOTAMIŞ BEL.BŞK.
KAYALI BEL. BŞK.
YEŞİLYURT BEL. BŞK.
ÇİFTÇİ MAL.KORUMA
T.M.O.
ALO VALİLİK
ALO RTÜK
SU ARIZA
TELEFON ARIZA
ELEKTRİK ARIZA
YANGIN İHBAR
HIZIR ACİL
ZABITA
ALO TRAFİK
POLİS İMDAT
JANDARMA İMDAT
YOL DURUMU
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
755
755
758
755
755
755
755
755
755
755
755
755
755
755
755
755
755
755
755
755
755
755
755
766
767
761
759
755
755
310
178
185
121
186
110
112
153
154
155
156
159
68
68
50
75
18
69
68
69
68
67
25
69
68
69
60
69
12
76
11
10
11
12
66
32
20
80
01
10
25
20
81
88
10
00
47
13
94
16
90
80
04
06
84
40
50
09
76
80
71
61
18
14
46
41
33
80
11
51
34
12
BAZA :150 x 2.00 m 300 TL, 90x190.00 m 180 TL.
YATAK :150 x 2.00m 250 TL, 90X190.00 m 180 TL.
HALI :150 x 2.00 m 100 TL, 150X2.50 m200 TL.
300X2.00 m 250 TL.
MASA TAKIMI: Masa Takımı 450 TL,Masa
Takımı 600 TL.
Bütün Mobilya ve Baza Çeşitleri
Apak Mahallesi Çorakçılar Caddesi No: 32 F
Karapınar-KONYA
Esas - Karar No : 2014/36 Esas No : 2014/157 Konya İli
Karapınar İlçesi Akören Mahallesi Cilt No : 22, Hane
No : 12 BSN : 21’de nüfusa kayıtlı 24356268938 T.C.
kimlik nolu Abdullah ve Elif’den Olma 24/08/1965
Karapınar Doğumlu davacı Ali ADAK’ ın nüfus kaydında
ADAK olan soyadının ÖZADAK olarak Düzeltilmiştir.
Sü rüc ü Be lge sini Ka ybe ttim
H üküm süzdü r.
Ha lil YA LÇ IN (2 34 83 2 9 78 28 )
İlan ve Reklamlarınız
Gazetemizde
Değer Bulur
Tel. : 755 79 7 8 - 75 5 36 53
Konya'dan Irak Türkmenlerine Yardım
Konya Büyükşehir Belediyesi, Irak'ta büyük
sıkıntılar yaşayan Türkmenler için 50 ton
yardım malzemesi taşıyan 3 tırı Irak'a uğurladı.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir
Akyürek, "Bu coğrafyada bulunan
soydaşlarımızın, dindaşlarımızın huzura ve
barışa erişmelerini diliyoruz. Biz de
mağduriyetlerin giderilmesi için elimizden
gelen katkıyı yapıyoruz" dedi.
Konya Büyükşehir Belediyesi, Irak'ta yaşanan
terör olayları ve iç karışıklık nedeniyle göç etmeye
mecbur bırakılan Türkmenler için gıda, hijyen ve
çocuk ihtiyaçları malzemelerinden oluşan yardım
konvoyu gönderdi. Başbakanlık Afet ve Acil
Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile koordineli
olarak gerçekleşen organizasyon kapsamında
yardım malzemesi taşıyan tırları uğurlayan Konya
Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek,
Irak'ta yaşanan olayların Türk milletini derinden
etkilediğini söyledi. Hükümetin ve Türk insanının
yaşanan gelişmeleri dikkatle takip ettiğini
kaydeden Başkan Akyürek, özellikle Irak'taki
mazlum halklar ve Türkmenlere destek olma
sorumluluğu bulunduğunu ifade etti. KONYA'NIN
YARDIMLARI DEVAM EDECEK Konya
Büyükşehir Belediyesi'nin organizasyonuyla 50
ton yardım malzemesini Irak'a yolcu ettiklerini
vurgulayan Başkan Akyürek, Konyalılar olarak
yardım faaliyetlerini sürdüreceklerini dile getirdi.
Başkan Akyürek, "Bu coğrafyada bulunan
soydaşlarımızın, dindaşlarımızın, kardeşlerimizin
huzura ve barışa erişmelerini diliyoruz. Biz de
mağduriyetlerin giderilmesi için elimizden gelen
katkıyı yapıyoruz. Bu konuda destek olan herkese
13 Ağustos 2014
Çarşamba
GÜNCEL
teşekkür ediyorum" dedi. TÜRKİYE HER
ZAMAN TÜRKMENLERİN YANINDA
Türkmeneli Dernekleri Federasyonu Genel
Sekreteri Dr. Aydın Beyatlı da, Irak'ta büyük bir
insanlık dramı yaşandığını, Türkiye'nin zor
durumda olan Türkmenlerin her zaman yanında
olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin Irak'a 12 bin
çadır ve 93 TIR yardım malzemesi gönderdiğini,
bunu başka hiçbir ülkenin yapmadığını belirten
Beyatlı, "Yaşanan sıkıntılar ancak el ele verilerek
atlatılabilir. Bizden desteğini esirgemeyen Türkiye
Cumhuriyeti hükümetine, Konya Büyükşehir
Belediyesi'ne, Konya'nın yöneticilerine ve Konya
TÜRK YURDUNA GİRİNCE
YAD ELİ
rüzgârın acı estirdiği yurt, mes'udluk ve
müreffehlikten epeydir uzak…
Derdinden yüreğimi od kapladı Türkistan
Ne yaman sızıdır dinmedi Can Türkistan
Bir el uzansa acılarına Yar Türkistan
Bitmek bilmedi, gitmedi zulüm
Çilen daha dolmadı mı ki Oy Türkistan
Canım, cananım güzel Türkistan
Varım, varlığım benim Türkistan
Acılara gark olmuş yanan Türkistan
Sana gelmeyecek mi Müreffeh yarın
Hep kanayacak mı yaran Türkistan
Doğu Türkistan, biçare gönüllerdeki Gök bayrak
aşkıdır. Bayraklaşan bir Türk Milleti Sevdasıdır,
Bayrağa rüzgâr çeken, Osman Batur'ların ve
yahut Rabia Kadir'lerin davasıdır…
Doğu Türkistan toprakları tarihte birçok Türk
Devletinin üzerinde kurulduğu bir yerdir. Büyük
Hun İmparatorluğu başta olmak üzere birçok
Türk Devleti bu topraklarda yaşamış, Türk milli
benliğinin ve değerlerinin bu topraklara aşılanmış
olduğunu tarihi kaynaklar bize göstermektedir.
Türkler için çok önemli bir gelişme olan
İslamiyet'i kabul eden Karahanlı'lar yine bu
topraklarda kurulmuştur. Uzun yıllar Türklerin
egemenliği altında bulunan bu topraklar, Çin'in
istilalarına her zaman uğramıştır. 1970
döneminden sonra daha ağır bir şekilde devam
eden bu istilalar direnen halk milletin istiklal
ruhunu ayakta tutan öncülerin önderliğinde 1944
tarihinde yeniden bağımsızlık için savaştı ve
Doğu Türkistan Cumhuriyeti'ni kurdu. Maalesef
bu hürriyet kâğıt üzerinde kaldı. Bu topraklara
işgal halen olanca hızıyla sürmektedir.
Katil Çin'liler zamanla yaptıkları bastırma, asimile
gibi politikaları bırakıp artık bu topraklardan
Türk kimliğini yok etme gayreti içine girmiştir.
Müslüman Türk olmanın bedelini ağır ödeyen
insanlar sabah namazını kılmak için kalktıklarında
fişleniyor ve evleri bombalanıyor. Sıkı yönetimin
uygulanmasıyla dışarıyla olan bütün bağlantıları
kesiliyor, halk her türlü çaresiz bırakılıyor. Milli
ve dini değerlerden her geçen gün uzaklaştırma
adına her türlü faaliyet yapılıyor. Aile planlaması
zırvalığı ileri sürülerek doğumlar engelleniyor,
kadınlarımız zorla kürtaja sürükleniyorlar.
Türklere devlet yönetiminde hiçbir şekilde yer
verilmiyor ve zorla göç ettiriliyorlar öz
topraklarından…
Dün olduğu gibi bu acılar her geçen gün artarak
devam ediyor. Milletinin istiklal ruhunu ayakta
tutmaya çalışan önderler ya bu topraklardan
uzaklaştırılıyor ya da hunharca katledilip, idam
ediliyorlar.
Doğu Türkistan, tarihi seyir içinde hep buhranlı
dönemler geçirmiştir. Acılarla haşrolmuştur,
analar, ağabeyler, bebeler. Türklük kokar bu
topraklarda, Türk kültürü yaşanılır asırlarca. Türk
dili kullanılır, Türk töresi hüküm sürer ve inancı
yaşanılır.
Unutulmuş bir vatan, öz yurttur Türkistan. Ana
vatan, Ata yadigârıdır. Varlığı adına muhakkak
savaşılmalıdır, zira yokluğu pek yaman olacaktır.
Nice güzel söylemden ve "Türk" adıyla anılan
birçok kelimeden uzaklaştırılmaya çalışılmıştır
dün olduğu gibi bugün hala… Ortak acıdır bu
Türk-İslam coğrafyalarında, acılara, zulümlere,
işkencelere gark olmak. Kendi öz yurdunda, ata
vatanında hunharca katliama uğramak. İnsandan
sayılmamak, insan haklarının literatürde
temsilciliğini yapan(!), savunan (!) kirli
senaristlerin senaryolarına malzeme, pislik kokan
yüzlerle ve ellerle mücadelede olmak. Varlık
sahasında kalmaya çalışmak…
Kaderine terk edilmeyen topraklarda kutsaldır
dava ve hiç kimsenin suali yoktur büyüklüğünden
yana. Lakin dava kadar zulümlerde gözlerde
büyür. Zulümler ki ne acı, acı yumağı adeta…
Onları anlatmaya ne dil vardır nede yazmaya
kalem uzanır… Ola ki yazmaya azmedilse,
ifadeler dile gelse tıpkı birçok Türk İlinde olduğu
gibi kana bulanmış topraklar, öz yurdunda zulme
uğrayan insanlar ve gülmeyi epeydir unutmuş
çocuklar…
Doğu Türkistan; Topraktan acının fışkırdığı vatan,
halkına çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Konuşmaların ardından 50 ton yardım
malzemesini taşıyan 3 TIR Büyükşehir Belediyesi
Mevlana Kültür Merkezi bahçesinden Irak'a
uğurlandı. AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun da
bir açıklama yaparak, Irak'ta zor günler geçiren
Türkmenlerin yanında olan ve yaralarını bir nebze
de olsa sarmaya çalışan Konya halkına teşekkür
etti. Irak'a yardımlarını sürdürecek olan Konya
Büyükşehir Belediyesi, Türkmenlere tekerlekli
sandalye ve tıbbi malzeme yardımında da
bulanacak.
Kendi öz yurtlarında
böylesine bir zulme
uğrayan öz
gardaşlarımıza elimizi,
gönlümüzü, duamızı
uzatmak her
Müslüman-Türk
neferinin ihmal
etmemesi gereken bir
vazifedir. Aksini yapar ve onu iddia edersek yarın
içinden çıkamayacağımız acılarla yüz göz
oluruz…
***
Doğu Türkistan Her Daim dimağımızda,
gönlümüzde, duamızdadır… Doğu Türkistan'lı
has gardaşım, öz vatandaşlım, şu acıyla küsün
de bir daha gelmesin yanınıza… Dünya böylesine
sağır ve körken gıptayla baksın İstiklal
mücadelesindeki azim ve kararlılığınıza…
Mücadele denilince Doğu Türkistan'da rahmetle
anıla; Eli kanlı Çin köpeklerinin urganında
şahadete ulaşan "Ben ölebilirim ama benim
milletim mücadeleye devam edecektir " diyen
Şanlı OSMAN BATUR…
Minnetin ki en büyüğü size ve Rabbim güç versin
İstiklal mücadelesinde. Sırtına büyük davayı
yüklenen, bin bir meşakkatle Doğu Türkistan
davasına sahip çıkan Kahraman RABİA
KADİR…
Doğu Türkistan adına ve uğruna şahadet şerbeti
için nice kutlu şehidimize rahmet olsun. Onlar
ki; ata vatan topraklarımızdaki nişanımız, akan
mübarek kanları dönülmez davanın kati delili,
yılmadan, vazgeçmeden verilen mücadele öz
vatanımızdaki varlığımızın baki olacağının
bildirisidir.
Güzel Türkistan, Aziz vatandaki can
gardaşlarımız, asil soydaşlarımız..!
And olsun ve Tarihte Şahit olsun buna..!
BİZ HEP SİZDEN OLDUK ve ÖYLE
KALACAĞIZ!!!
755 79 78 - 755 36 53
3
ÖNCE ANLAMAK
GEREK
Bizler duygularımızı,
düşüncelerimizi
başkalarına iletirken
çeşitli araçları kullanırız.
Duygu, düşünce veya
bilgilerin başkalarına
aktarılmasına iletişim
denir.
İletişim deyince sadece ağzımızdan çıkan
kelimelerkastedilmez. İletişim bir bütün halindedir
ve konuşurken ses tonumuz, el kol hareketlerimiz,
yüz
ifadelerimiz iletişimin sağlıklı algılanmasında
önemliayrıntıları oluşturur.
Karşımızdaki insanı gerçekten tam anlamak,
iletişimi daha sağlıklı hale getirmek istiyorsak,
sadece söylediğine değil, sesinin tonuna, yüzünün
şekline, el kol hareketlerine, gözlerinin sağa sola
nasıl oynadığına; yani tüm beden diline dikkat
etmeliyiz. Öyle ki, karşımızdaki konuşmasa da
onun bedeni bize çok şeyi anlatabilir.
İletişimde tek bir amacımız vardır, o da
karşımızdaki kişiden istediğimiz tepkiyi almaktır.
Bunun sonunda istediğimiz tepki alınmışsa iletişim
bizim için sağlıklı geçmiştir. Yukarıdaki hikayede
de olduğu gibi biz karşımızdaki kişiye kendimizi
anlatamıyorsak, suçu önce kendimizde aramalıyız.
Bu nedenle kolay iletişim yollarını bulmamız ve
bunu da ilişkilerimizde kullanmamız gerekir.
İletişimi kolay sağlayan insanlar toplumsal
ilişkilerini daha rahat ve daha kolay sürdürür.
İletişim iki veya daha fazla kişi arasında
gerçekleşir. İletişimin sağlığı açısından, karşı
karşıya gelen insanlar arasındaki ilk etkileşim çok
önemlidir. Bu etkileşimde,
bireylerin kullandığı kelimelerden, beden dilinden,
üzerinde bulunan giysilerden, içinde bulunan
fiziksel çevreye kadar hepsi bir bütünlük içinde
etkisini gösterir.
İlk kez karşılaştığımız biri için "Onunla hiç
konuşmadım; fakat bakışları bana güven
vermedi."veya "Onu gördüğüm anda ona hemen
ısındım." Gibi
sözler onlarla iletişimimizin ileride nasıl olacağı
ile ilgili bize zemin hazırlar. İletişimde, bilgilenmek
ve öğrenmek "anlamak" değildir.(Baltaş,2003
S:20)
İletişim, karşısındaki bireye iletilecek mesajın
anlaşılmasını sağlamak; karşıdaki kişinin bize
anlatmak istediklerini tam olarak anlamaktır.
Örneğin, çocuğun okulda arkadaşlarıyla kavga
ettiğini öğrenebiliriz; fakat o kavga sırasında neler
hissettiğini, yaşandığını anlayamayız. İletişimin
tam anlamıyla gerçekleşmesi için, buna karşıdaki
bireyin de katılması gerekir. Tek bir kişinin
konuştuğu, aktif olduğu karşıdaki kişinin ise
sürekli pasif olarak dinlemede kaldığı bir
etkileşimde iletişim gerçekleşmez. Karşıdaki
kişinin anlamaya veya anlaşmaya hazır olmaması,
iletişim yolunun tıkanmasına neden olur.
Anne babaların çocuklarıyla iletişim kurmaya
çalışırken doğru zamanı ve doğru yer seçmemesi
iletişimin sağlıklı olmasını engeller.
Örneğintelevizyonda sevdiği çizgi filmi izleyen
çocuğa, ders çalışmanın yararlarını anlatırken, o
sizi dinliyormuş gibi yapar. Emin olun ki
konuşmalarınızı hiç duymayacaktır; çünkü
alıcılarının yönü size dönük değil, farklı taraftadır.
İletişimde kelimeler gözler, eller ve ses tonu
iletişimi bir bütün haline getirir. İletişim
kurduğumuz kişinin sadece söylediklerini
anlamaya çalışmak, onun beden diline dikkat
etmemek bizi yanıltabilir
Karapınar İlçesinde bulunan Acıgöl sahili
Akdeniz sahillerini aratmıyor.
KIRK AMBAR
BUNLARI
BİLİYORMUSUNUZ?
Cengiz ACAR
İlçeye 10 km mesafede bulunan Acıgöl
özellikle hafta sonları ziyaretçi akınına uğruyor.
Göl sadece Karapınar'lı vatandaşların değil tatile
gidemeyen bölgedeki vatandaşlar tarafından da
tercih ediliyor. Göle gelenler çadır kurarak uzun
süreli kalırken kimisi de mangal yaparak gölün
keyfini çıkarıyor.
Göldeki suyun şifalı olduğunu iddia eden kimi
vatandaşta suyun bu özelliğinden yararlanıyor.
Bazı vatandaşlarda kumda yatmayı tercih ediyorlar.
Aileler çocukları ile birlikte gölde stresten uzak
saatler yaşıyorlar.
Masmavi, tertemiz ve tamamen doğal olan suyu
ile dikkat çeken Acıgöl'de vatandaşlar serin sularda
kulaç atmanın keyfini yaşıyor.
Gölün suyu şifalıdır, pek çok cilt hastalıklarına
iyi gelir. Mantar, sivilce, sedef, ayak kokusu gibi
birçok hastalığı tedavi ettiği görülen göl bu özellik
dolayısı ile de dikkat çekiyor. Birçok vatandaş ise
gölde günesin doğuşunu ve batışını izliyorlar.
İsviçre'de yaşayan gurbetçi Erol Çalık," Acıgöl
daha iyi konuma getirilebilir. Burada Tatil
bölgelerinin havası var. Ancak göl çevresinde
vatandaşın yararlanabileceği yerler yapılmalı. Bu
göl Avrupa da olsa turizmde patlama yapar. Çünkü
suyu çok farklı" dedi.
67 yaşındaki Aysel Başoğlu," Romatizma hastalığı
için göle geldim. Bacaklarımdaki acılara büyük
faydası var. Hem burada stres atıyorum hem de
suda sağlık yönünden faydalanıyorum" dedi.
Belediye Başkanı Mehmet Yaka, gölün tatil
yapamayanların en fazla yüzdüğü ve stres attığı
bir yer olduğunu söyledi.
Gölün birinci derecede doğal SİT alanı olduğunu
vurgulayan Başkan Yaka," Gölün temizliğini ve
plaj düzenlemesini yapıyoruz. Bunun yanında duş
kabini, soyunma kabini ve tuvaletler konulacak.
Gölün turizme kazandırılması anlamında neler
yapacağımız yönünde Konya Valiliği, Konya
Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Konya Kültür
ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulundan da izin
almak suretiyle çalışmalar yapacağız. Gölün
suyunun temizliği ve kolayca yüzme
öğrenilebilmesi yönünden çok farklı bir yer.
Özellikle hafta sonları göle birçok bölgeden
insanlar gelip kamp yapıyor. Su da bol miktarda
magnezyum sodyum ve sülfatlı özelliğine sahip
olduğu için buraya gelen insan sayısı da bir hayli
fazla, buraya yapılacak neyse onları yapıp,
tanıtımını da yaparak turizme kazandıracağız"
dedi.
15 Yıldır Doğada Tekbaşına Yaşıyor.
Batılı Gözüyle Türkler: Birçok batılı yazarın,
Osmanlı'yı muhteşem yapan dinamikleri
öğrenmek gayesi ile bizim topraklarımıza
seyahatler tertip ettiğini… Bunlardan biri olan
Edmondo De Amicis'in İstanbuI adlı eserinde
Türklerin özellikleriyle alakalı olarak: "Türkler,
uzak ve belirsiz bir şeyleri düşünen insanların
görünümüne sahipler. Hepsi de sabit fikre
dalmış filozof veya bulundukları yeri ve
çevrelerindeki şeyleri fark etmeksizin yürüyen
uyurgezerler gibi görünmektedirler. Hepsi de
büyük ufukları seyretmeye alışmış kimseler
gibi ileriye ve uzaklara bakan ve gözlerinde ve
ağızlarında belli bir üzüntü ifadesi vardır" diye
yazdığını...(Gıocomo E. Carretto; Akdeniz'de
Türkler, T. T.Kurumu Yay., Ankara/ 1992, s.
145)
İslam' ı Parçalama Planları: Napolyon
Bonapart'ın sömürmek gayesi ile gittiği Mısır'ı
işgali sırasında beraberinde getirdiği "Yakın
Doğu Toplumu ve Kültürü " kitabının yazarı
bir Fransız araştırmacısının: "Biz her İslam
ülkesinde İslam öncesi kültürleri ortaya
çıkarmak için toprağı kazdık. Tabiatıyla, İslam
öncesi inançları Müslümanlara giydirmek
mümkün değildir. Fakat çocuklarını, İslamiyet'le
o eski medeniyetler arasında mütereddit kılmak
bize yetiyordu" diyerek sinsi düşüncelerini
ortaya koyduğunu… (Sur dergisi, Kasım/1990,
sayı 176, s.19)
Enteresan Bir Tüzük: Osmanlıda esnaf ve
sanatkârlar hakkındaki tüzüklerden
"hamamcılar" ile ilgili kısmında: Kâfir başını
ve uyuz başını tıraş ettiği ustura ile
Müslümanların başını tıraş etmeyeler, onun
gibilerin usturaları ayrı ola. Ve hizmetli,
peştemali pak ve temiz tuta ve adamına göre
peştemal vere. Delikli ve kısa peştemal olmaya
ve kâfire ayrı peştemal vereler. Verdikleri
peştemalin ayrı işareti ola. Ve kâfir yüzünü
sildiği havlu ile Müslüman yüzünü silmeye.
Velhasıl Müslümanların her nesnesi ayrı ola.
Eğer inad ederlerse muhkem ta'zir edip
haklarından geline " diye yazdığını...
(Sevinç, Necdet; Osmanlı'nın yükselişi ve
Çöküşü, Burak Yay., İst. s 114 )
Fakir Ama İzzetli Bir Hayat: İstiklal marşımızın
yaslı şairi Mehmet Akif Ersoy'un hayatının hep
fakr u zaruretler içinde geçtiğini...
Memleketinden ayrılıp Mısır'a gittiğinde evinde
eşya namına sadece birkaç kanepe, iki demir
ayak üzerine konulmuş bir kaç tahtadan ibaret
karyola vazifesi görür bir şey bir hasır seccade,
bir nalın ve bir divit bulunduğunu. Ve bu büyük
13 Ağustos 2014
Çarşamba
GÜNCEL
4
üstadın evden eve taşınırken konu komşu
eşyalarını görmesin diye geceleri taşındığını...
(Düzdağ, M. Ertuğrul; M. Akif Hakkında
Araştırmalar, Marmara Ünv. M. Akif
Araştırmaları Merkezi Yay., İst. 1987, s. 347)
Sin Şın a Girdiğinde: 15 Aralık l516da Şam'a
giren Yavuz Sultan Selim Han'ın, metruk halde
bulunan Muhyiddin-i Arabi'nin türbesini ortaya
çıkarttığını ve vefatından önce "Sin (Selim),
Şın'a (Şam) girdiğinde benim kabrim ortaya
çıkacaktır diyen Muhyiddin Arabi'nin
kerametinin gerçekleştiğini...
Tokat: Bursa'yı Yunanlılar işgal ettiğinde Pir
Emir türbesine bakan türbedarın, mezarı
bastonla dürtüp. "Ya pir Bursa'yı Yunanlılar
işgal etti, kalk kurtar dediğini ve türbedarın
gece rüyasında Pir Emir Hazretlerini görüp,
Emir'in kendisine : "Behey ahmak, vatanı
düşmandan kurtarmak ölülerin değil dirilerin
hakkıdır!" diyerek hışımla bir tokat aşk ettiğini
ve türbedarın korku içinde uyandığında
çenesinin yamulmuş olduğunu gördüğünü
ölünceye kadar çenesinin düzelmediğini...
(İsmail, Hekimoğlu; Bir millet Uyanıyor, Timaş
Yay., İst?1989, s.10)
Büyük İbret: 1971 öğrenci hadiseleri
başladığında, Orta Doğu Teknik
Üniversitesi'nde namaz kılan öğrencileri
mescidde döven militanların daha sonra Nurhak
dağlarında, hem de dövdüğü Müslüman
öğrencinin babasının tarlasında askeri kuvvetler
tarafından öldürüldüğünü… (Senih, Safvet;
Hadislerin lşığında Hadiseler, Zaman Gazetesi
Yay., İst. 1988, s. 10)
Güneş, insanlığın ufkundan doğuyor.
Yüreğinde bu milletin davasına dair arpa danesi
kadarda olsa heyecan taşıyan herkese duyurulur.
Taciz Olaylarına Karıştığı İddia Edilen Bir
Kişi Yakalandı
Karapınar'da Bir Vatandaş 15 yıldır Doğada Tek
Başına Yaşadığını Söyledi.
Karapınar'a bağlı Yeşilyurt Mahallesinde yaşayan
34 yaşındaki Oğuz İnanlı Karacadağ'da tek başına
yaşadığını ve tek uğraşısının koyunları olduğunu
belirtti.
Evli ve 2 çocuk babası olan Oğuz İnanlı, Doğada
çok mutluyum. Kar yağdığında bile çok az evime
gidiyorum, onun dışında sürekli doğada yaşamını
devam ettirdiğini söyledi.
Arkadaşlarının kendisine Robinson Crusoe' adını
taktıklarını belirten İnanlı," Şehir hayatının
stresinden uzak kalması sayesinde hiç
hastalanmıyorum. Bunaltıcı şehir hayatına hiç
özlem duymuyorum, haftalarca şehre gitmediğim
dönemler oldu. Burada yaşamak benim yaşam
tarzım oldu. Koyunlar en yakın arkadaşlarım.
Burada her işi kendim yapıyorum ve mutluyum."
Diye konuştu.
Temel ihtiyaçlarını babasının kaldığı kulübeye
getirdiğini söyleyen İnanlı, "Şehirde insanların
yaşantısı çok zor . Samiyet, dostluk gibi
kavramların yerini maddiyat almış. Burada doğa
var, hayat var. Doğayla baş başa bir yaşam
sürdürüyorum, günlerinin büyük bir bölümünü
koyunlarımı otlatarak geçiriyorum. Onlar birer
melek, onlarla konuşuyor ve onlarla gönlümü
eğelendiriyorum. Onlar bana süt, peynir, yağ
veriyorlar. İnsanlar şehirde beton yığınlarının içine
hapsolmuş bir şekilde sağlıksız yaşam sürdürüyor.
Asıl yaşam doğada. Ben burada hiçbir sağlık sorunu
yaşamıyorum. Şehir yaşamının telaşı ve stresini
burada göremezsiniz. Çoğu ürünü burada yetiştirip
tüketiyorum hem organik hem de sağlıklı.
Haberleşmeyi cep telefonundan yapıyorum. Ayrıca
olup bitenleri telefondaki internetten öğreniyorum"
Diye konuştu
İlçe Emniyet Müdürlüğü Ekiplerinin
Gayretli Çalışması Netice Verdi
Karapınar'da belli aralıklarla taciz olaylarına
karıştığı iddia edilen bir kişi tutuklanarak
cezaevine gönderildi.
Karapınar'da çocuklara taciz olaylarının
yaşadığını tespit eden Emniyet güçlerinin gayretli
çalışmaları neticesinde ve teşhisler doğrultusunda
17 yaşındaki H.Y. adlı kişiyi yakaladı.
Çıkarıldığı Karapınar Mahkemesince tutuklanan
sapık Ereğli kapalı cezaevine konuldu.
İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerini başarılı
çalışmalarından dolayı kutluyoruz
Download

KARAPINAR - YEŞİLPINAR GAZETESİ