KOSBED, 2014, 28 : 113 - 127
Elif KARAGÜN•
Çiğdem ÇAĞLAYAN••
Sporcuların Şiddete Maruz Kalma
Durumları ile Öfke Düzeylerinin
Değerlendirilmesi1
The Assessment of Exposure to Violence and Anger Levels of
Athletes
Özet
Bu çalışmanın amacı, sporcuların şiddete maruz kalma durumları ve bunun öfke düzeyi ile
ilişkisini değerlendirmektir. Tanımlayıcı tipte olan bu çalışmada herhangi bir spor kulübünde
çalışan toplam 131 sporcuya şiddet görme ve sosyo-demografik özellikleri belirleyen bir bilgi
formu ile Durumluk Sürekli Öfke Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmaya katılan yaş ortalaması
20.9±2.9 olan sporcuların %53.4’ü(70) erkek, %46.6’sı (61) kadındır. Bu sporcuların %76.3’ü (100)
şiddet gördüğünü; %23.7’i (31) herhangi bir şiddet görmediğini belirtmiştir. Şiddet görenlerin
%87.1’i(88) spor ortamında; %12.9 (13)’u spor dışı ortamlarda şiddete maruz kaldığını bildirmiştir.
En fazla görülen şiddet türü %71.7 (66) ile psikolojik şiddettir. Sporculara en fazla şiddet
uygulayanların sporcu eğitiminde önemli role sahip antrenörler olduğu görülmüştür. Öfke
düzeyleri incelendiğinde, toplam öfke puan ortalaması şiddet gören sporcularda 73.85±8.9; şiddet
görmeyenlerde ise 67.32±7.56 olarak bulunmuştur (p<0.05). Spor ortamlarında şiddettin yaygın ve
şiddet gören sporcuların öfke puan ortalamalarının da yüksek olması, spor ortamlarında şiddetin
ele alınması gereken önemli bir konu olduğunu göstermiştir. Özellikle sporda eğitim veren
antrenörlerin şiddet konusu ile ilgili eğitilmesi önem kazanmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Şiddet; sporcu; öfke; antrenör; seyirci,
JEL Kodları: I 100
Giriş
Şiddet toplumumuzda yer alan ve sık gündeme gelen bir olgu olması dolayısıyla
dikkat çekmektedir. İnsanın doğasında bastırılmış bir davranış biçimi olan şiddet, kaba
söz ve kuvvet kullanma şeklinde sert katı davranışları, kimi zaman eylemden kaçınmayı
•
Kocaeli Üniversitesi BESYO Rekreasyon Bölümü, [email protected]
••
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı
1
Bu araştırma International Counseling and Education Conference 3-5 Mayıs- 2012 İstanbul’da
sözel bildiri olarak sunulmuştur. 114• Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, KOSBED, 2014, 28 veya eylemsizliği de içerdiği. Fiziksel her tür saldırının yanında fiziksel olmayan kimi
tutum ya da davranışların da psikolojik şiddet tanımının içerisinde değerlendirildiği
görülmüştür (Mutlu,1997: 41-75).
Şiddet, farklı bir tanımla; “düşmanlık ve öfke duygularının, kişilere ve nesnelere
yönelik fiili, yıkıcı fiziksel zor yoluyla dile getirilmesi” olarak açıklanmış (Budak, 2000:
716). Şiddet davranışının ortaya çıkmasına zemin hazırlayan faktörlerden birisinin de
öfke duygusu olduğu belirtilmiştir (Çivitçi, 2007: 99-109; Robins and Novaco, 1999: 325337, Soykan, 2003: 19-27). Yine günlük yaşamda evrensel bir duygu olarak görülen
öfkenin her kültürde farklı şekillerde yaşandığı belirtilmiştir (Baklaya ve Şahin, 2003:
193).
Literatürde sporun mücadeleci saldırgan bir oyun olduğu, doğası gereği şiddet
unsurlarını içerisinde barındırdığı açıklanmış. Yine spor oyunları sırasında kurallı sert
temasların şiddet unsuru olarak gösterilmemesi gerektiği de ifade edilmiştir (Scott, 1958:
120; Şahin, 2003: 49-68-72; Yetim, 2005:210-7). Literatüre bakıldığında; spor ortamlarında
şiddet ile ilgili yayınların sınırlı sayıda ve özellikle seyirci şiddeti, fanatiklik, sporcu öfke
veya saldırganlık vb konularda olduğu görülmüştür (Kayaoğlu, 2004: 79-101: Şahin, 2003:
49-68-72; Tutkun vd., 2010; Var, 2008).
Bu çalışma da; sporcuların spor ortamlarında şiddete maruz kalma düzeyi, maruz
kaldıkları şiddetin türü ve kim tarafından uygulandığının saptanması amacıyla
yapılmıştır. Ayrıca şiddete maruz kalan sporcuların; şiddete maruziyet durumu ile öfke
duygusu arasında bir ilişki olup olmadığının belirlenmesi de bu çalışmanın ikinci bir
amacı olarak alınmıştır.
1.1.Şiddet
Şiddet, dünyada giderek artan ve önemli bir toplum sağlığı sorunu olarak
değerlendirilmiş (Güler vd., 2005: 51-56). Dünya Sağlık Örgütü tarafından da; “kişinin
kendisine, başkasına, belirli bir topluluk veya gruba yönelik yaralama, ölüm, fiziksel ve
duygusal zarar, bazı gelişim bozuklukları veya yoksunluklar ile sonuçlanabilen, tehdit ya
da fiziksel güç kullanma ile kişide yaralanma, ölüm ve psikolojik zarara yol açması veya
açma olasılığı bulunması durumu” şeklinde tanımlanmıştır (Krug et al., 2002: 3-21).
Literatürde dört şiddet türü olduğu bildirilmesine rağmen; şiddet dendiğinde
genellikle fiziksel şiddetin akla geldiği, nitekim kadınlarla yapılan bir çalışmada
kadınların %59.7 şiddeti; fiziksel olarak tanımladığı görülmüştür (Güler vd., 2005: 51-56).
Şiddet Çeşitlerine bakıldığında;
Fiziksel şiddetin; tokat atma, saç çekme, vurma gibi bilinen ve bedensel temasa
yönelik eylemlerin yanında; sağlıksız koşullarda yaşamaya mecbur etme ve sağlık
hizmetlerinden yararlanılmasına engel olma gibi eylemlerden oluştuğu. Psikolojik
şiddetin de; bağırmak, korkutmak, küfür, tehdit, hakaret etmek, sevdikleri, dostları ve ya
komşularıyla görüştürmemek, eve kapatmak küçük düşürmek, kıskançlık bahanesiyle
kontrol altında tutmak başkalarıyla kıyaslamak, giyimine karışmak, gelişimine engel
olmak gibi durumları içerdiği.
Cinsel şiddetin de; bilindiği şekliyle ilişkiye zorlamak gibi, cinsellikle ilgili
eylemleri kapsadığı. Ayrıca ekonomik şiddetin ise; para vermemek, aile tasarrufu
konusunda bilgi vermemek, kadının gelirini almak, kadının çalışmasına izin vermemek,
Sporcuların Şiddete Maruz Kalma Durumları ile Öfke Düzeylerinin Değerlendirilmesi • 115
çalışıyorsa işini zorlayacak kısıtlamalar getirmek. Kadının fikrini almadan ekonomik
olaylarda tek başına karar vermek gibi durumların da ekonomik şiddet içerisinde
değerlendirildiği görülmüştür (Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, ty: 6-7).
İnsanların şiddet algısının kültürel değerlerle şekillendiği, bu kültürel değerler
etkisiyle kadına yönelik olan şiddetin birçok toplumda kabul edilir bir davranış olarak
algılandığı belirtilmiştir (Güler vd., 2005: 51-56). Kadına yönelik şiddette olduğu gibi spor
ortamlarında da sporcuların otorite olarak değerlendirilen kulüp yöneticisi ve
antrenörlerinden şiddet görmesi de spor ortamlarının bir parçası olarak kabul edilen bir
durum olarak değerlendirildiği düşünülmüş. Özellikle bağırma ve hakaret etmenin spor
ortamlarında sık gözlenen bir durum olduğu her kesin bildiği bir durumdur. Spor
ortamlarında şiddet kavramı gerek farkındalık gerekse yasal çalışmaların daha çok
seyirci şiddetinde yoğunlaştığı görülür (Kayaoğlu, 2004: 79-101: Şahin, 2003: 49-68-72;
Tutkun vd., 2010; Var, 2008).
1.2. Öfke
Şiddetle bağlantılı duygulardan biri olarak değerlendirilen öfke ise genellikle;
insanın kendisini kötü hissetmesi gibi öznel durum ile öfkeli insanlardan hoşlanılmaması
gibi sosyal sonuçları olan olumsuz bir duygu olduğu açıklanmıştır (Kassinove and
Sukhodolsky, 1995:1-26). Ayrıca öfkenin işlevsel bir yönü ve olumlu bir özelliği olarak
bireylerin yaşamına yönelik bir tehdit veya tehlike karşısında kişinin kendini
savunmasını kolaylaştırdığı için uyum sağlayıcı bir tepki olarak da değerlendirilmiştir
(Olatunji et al., 2007: 119-142; Soykan, 2003: 19-27).
Öfkenin olumlu ya da olumsuz algılanmasının ise öfke nedenlerine ve uyum sağlayıcı sonuçlarına bağlı olduğu belirtilmiştir (Harmon-Jones and Harmon-Jones, 2007:
99-118). Öfke, kişilerin hayata ve diğer kişilere yönelik sahip olduğu bilişsel ve duyuşsal
yüklemelerle de bağlantılı olduğu (Boman, 2003: 71-77; Soykan, 2003: 19-27). Öfkenin
şiddet tetikleyicisi olabildiği gibi; şiddet mağduru olmanın da bir tür öfke tetikleyicisi
olduğu literatür bilgilerinden görülmüştür. Yapılan çalışmalarda, öfke düzeyinin yüksek
oluşunun sosyal çevreyi daralttığı. Az arkadaşa sahip olmanın da saldırganlığı
arttırdığına ilişkin görüşler bildirilmiştir (Fryxell, 2000: 86-94). Öfkenin, en zarar verici
duygu olarak suça ve şiddete yöneltebildiği, kişilerin kendilerine engel yaratanlara
yönelik düşmanlık geliştirebildikleri de belirtilmiştir (Koçak, 2008; Loucks, 1980:142-147),
Kişiler açısından; şiddete, zorbalığa maruz kalmanın şiddetin tetikleyicisi olduğu
(Thomas and Smith, 2004: 135-148).
Yine bireylerin bir engellenme yaşadıklarında, haksızlığa uğradıklarında veya
kendilerine yönelik tehdit algıladıklarında da öfke duygusu geliştirdikleri; öfke duygusu
hissedildiğinde; sözlü veya davranışla dışa yansıtıldığında öfke dışa vurumu, kişinin
öfkesini gizleyerek yada öfkeyi içinde tuttuğunda öfke içe vurumu, başkalarıyla
ilişkilerinde öfkelendiğinde ne kadar sakinleştiği ve kontrol ettiği ise öfke kontrolü olarak
isimlendirilen üç tip davranışla insanların tepki verdikleri açıklanmıştır (Bostancı vd.,
2006: 9-18; Özmen, 2006: 175-185; Starner and Peters, 2004: 335-342; Tatlılıoğlu ve Karaca,
2013:1101-1123).
116• Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, KOSBED, 2014, 28 2.Araştırmanın Amacı ve Önemi
Toplumumuz açısından kadına yönelik şiddet nasıl yeni bir konu ise, spor
ortamlarında şiddet çalışmaları da bu denli önemli ve yeni bir konu olarak görülmüştür.
Müsabaka veya antrenmanlar sırasında çekilmiş antrenörlerin öfkeli, tehditkar, kızgın,
bağıran yüz ifadelerine ilişkin fotoğrafların basında sık görülmesi, spor ortamlarında da
sporcuların uğradığı şiddetin özellikle psikolojik şiddet olgusunun sorgulanması
gerektiğini düşündürtmüş ve spor ortamlarında sporcular açısından şiddete maruziyetin
ne durumda olduğu sorusunu akla getirmiştir. Konu ile ilgili literatür tarandığında ise,
spor ortamlarında sporcuların şiddete maruz kalma ile ilgili çalışmaların yapılmadığı,
sadece bir çalışmanın olduğu (Bulut, 2012) görülmüştür. Bu açıdan çalışma konuya farklı
bir bakış kazandırması ve spor eğitim ortamlarındaki şiddet konusunda literatüre
veri sağlanması açısından önemli görülmüştür.
Sporun doğası gereği saldırgan bir oyun olduğu açıklamalarıyla bakıldığında;
sporu meslek edinmiş bireylerin şiddet görüp görmedikleri merak edilmiştir. Bu nedenle
spor kulübüne bağlı olarak çalışan sporcularda şiddet görme durumları nedir? Ana
sorusuna yanıt aranmıştır. Bu ana problemden hareketle sporcuların şiddet
mağduriyetleri ve öfke düzeylerini belirleyen envanterler uygulanmıştır.
Sporcuların şiddet görüp görmedikleri, şiddet gördü iseler, kimden ve ne tür bir
şiddete maruz kaldıkları, ayrıca öfke düzeyleri ve öfkenin şiddete maruz kalma durumu,
sosyo demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği alt problemlerine de
yanıt aranmıştır. Böylece spor ortamlarında çalışılmayan şiddetin ne durumda olduğu ile
ilgili bir tespit çalışmasının yanında; konuya dikkat çekerek daha sonraki süreçte
planlanacak çalışmalar için bir ön araştırma olması ve yapılacak sonraki çalışmalara yol
gösterici veriler sunması açısından önemlidir.
3.Yöntem
Bu araştırma betimsel bir çalışmadır. Araştırma için veri toplamak amacıyla
branşlara bakılmaksızın 2012 yılında Kocaeli İlinde bulunan ve tesadüfi olarak seçilen
spor kulüplerine devam eden sporculara araştırma hakkında bilgi verilmiş. Araştırmaya
katılmayı kabul eden sporculara doldurulmak üzere veri formları dağıtılmış ve formlar
doldurulduktan sonra toplanmıştır. Bu kapsamda, 170 kişi araştırmaya katılmış ancak
cevaplandırılan ölçekler incelendiğinde bazı sorulara tam yanıt verilmediği için toplam
geçerli olan 131 anket değerlendirmeye alınmıştır.
Bu çalışmada; bir spor kulübüne bağlı çalışan sporcuların şiddete maruz kalma
durumları, şiddet türü, şiddetin kim tarafından uygulandığı ve öfke düzeylerinin ne
durumda olduğu ana problemi kapsamında aşağıdaki alt problemlere yanıt aranmıştır.
-Sporcuların şiddete maruz kalma durumuna göre öfke duygusu değişmekte
midir?
-Sporcuların şiddet görme durumları cinsiyet, eğitim durumu, gelir düzeyi,
çalıştığı kulübün profesyonel olup olmadığı ve çalıştığı kulübün bulunduğu ortam
özellikleri gibi değişkenlere göre farklılık göstermekte midir?
Sporcuların Şiddete Maruz Kalma Durumları ile Öfke Düzeylerinin Değerlendirilmesi • 117
3.1.Veri Toplama Araçları:
3.1.1. Kişisel Bilgi Formu: sporcuların; yaş, cinsiyet, medeni durum, aylık gelir,
eğitim düzeyi, çalıştıkları kulübün bulunduğu yerin özelliği, amatör ve profesyonellik
durumu, şiddet görüp görmedikleri, şiddet türü, şiddetin kimler tarafından
uygulandığını belirlemek amacıyla araştırmacılar tarafından hazırlanan bir bilgi formu
kullanılmıştır.
3.1.2.Sürekli Öfke ve Öfke ifade Tarzı Ölçeği (SÖÖTÖ): Öfke duygusu ve
ifadesini ölçen Sürekli Öfke ve öfke tarzı ölçeği Spilberger (1983) tarafından geliştirilmiş
ve Türkçe’ye uyarlaması Özer (1994) tarafından yapılmış olup cronbach alfa değerleri
“öfke kontrolü” boyutu için .84; “öfke dışa vurumu” boyutu için .78 ve “öfke içe
vurumu” boyutu için .62 olarak bulunan dörtlü Likert tipi bir derecelendirme ölçeğidir.
Ölçek durumluk-sürekli öfke, öfke içe, öfke dışa ve öfke kontrolü olmak üzere dört alt
ölçek ve 34 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin genel toplam puanı olmayıp dört alt ölçeğin
toplam puanından oluşmaktadır. Sürekli öfke, kişinin genelde kendini nasıl hissettiğini,
ne derece öfke yaşadığını ifade etmektedir. Sürekli öfke ölçeğinden alınabilecek en düşük
puan 10, en yüksek puan 40’tır. Alınan puanların yüksek olması öfke düzeyinin yüksek
olduğunu; öfke içe vurumu, öfke dışa vurumu ve öfke kontrolü alt ölçeklerin her
birinden alınabilecek en düşük puan 8, en yüksek puan 32’dir. öfke kontrol puanlarının
yüksek oluşu öfkenin kontrol edilebildiğini; öfke dışa alt ölçeğinden alınan puanların
yüksek oluşu öfkenin kolay ifade edilebildiğini; öfke içe alt ölçek puanlarının yüksek
oluşu ise öfkenin bastırıldığını gösterdiği belirtilmiştir (Özer, 1994: 26-35).
Ölçeğin bu çalışma için tekrarlanan güvenirlilik çalışması sonucunda ise; Cronbach
Alpha katsayısı (n=131) ,771 bulunmuş; toplam öfke için ,609; içe yöneltilmiş öfke için
,727; öfke dışa için ,757; öfke kontrolü için ,827; sürekli öfke için ,749; durumluk öfke için
,653 olarak bulunmuştur. Bu durum geçerlik ve güvenirliliği yapılmış olan ölçeğin
sporcuların öfke düzeyini belirlemede kullanılabilir olduğunu göstermektir.
3.2.Verilerin Analizi
Veriler SPSS 20.0 programında değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerin
hesaplanmasından sonra kategorik değişkenlerin analizlerinde ki-kare testi, öfke puanları
ise student-t tesi ile analiz edilmiştir. İstatistiksel anlamlılık sınırı p<0,05 olarak
alınmıştır.
4.Bulgular
Bu bölümde araştırmaya katılan sporcuların sosyo-kültürel ve şiddet görme
durumları Tablo 1’de; Şiddet gören ve görmeyen sporcuların sosyo-demografik
özellikleri Tablo 2’de; sporcuların şiddet görme durumlarına göre öfke düzeylerindeki
değişimler Tablo 3’de verilmiştir. Elde edilen sonuçlara ilişkin veriler tabloda
sunulmuştur. Araştırmaya katılan 131 sporcunun %53,4’ü (70) erkek, %46,6’sı (61) kadın;
yaş ortalaması ise 20,9±2,9’dur.
118• Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, KOSBED, 2014, 28 Tablo 1: Araştırmaya Katılan Sporcuların Sosyo-Kültürel ve Şiddet Görme
Durumları
Değişkenler
Cinsiyet
Eğitim Durumu
N
%
Kadın
61
46.6
Erkek
70
53.4
İlköğretim
2.3
Lise
44
33.6
Üniversite
84
64.1
Evet
100
76.3
Hayır
31
23.7
Spor Ortamı
88
87.1
Spor Dışı Ortam
13
12.9
Spor Ortamında Şiddeti
Antrenör
28
31.8
Uygulayan
Yönetici
2
2.3
Seyirci
5
5.7
Antrenör ve seyirci
20
22.7
Antrenör ve yönetici
12
13.6
Hepsi
21
23.9
Fiziksel
6
6.5
Psikolojik
66
71.7
Fiziksel ve psikolojik
20
21.7
Şiddete maruziyet
Şiddet Görülen Ortam
Şiddet Türü
Tablo 1 incelendiğinde Sporcuların hayatı boyunca şiddet görüp
görmedikleri sorusuna %76,3’ü (100) evet derken; % 23,7’i (31) hayır olarak yanıtlamıştır.
Şiddet gördüğünü belirten 100 sporcunun %87,1’i (88) spor ortamında şiddet gördüğünü
ifade ederken %12,9 (13) ise spor dışı ortamlarda şiddete maruz kaldığını bildirmiştir.
Şiddet görenler içerisinde en fazla görülen şiddet türü %71,7 (66) ile psikolojik şiddettir.
Sporculara en fazla şiddet uygulayanların sporcu eğitiminde önemli role sahip
antrenörler olduğu görülmüştür.
Sporcuların Şiddete Maruz Kalma Durumları ile Öfke Düzeylerinin Değerlendirilmesi • 119
Tablo 2: Şiddet Gören Ve Görmeyen Sporcuların Sosyo-Demografik Özellikleri
Değişkenler
Cinsiyet
Gelir Durumu
Çalıştığı kulüp Yeri
Eğitim Düzeyi
Çalıştığı Kulüp Şekli
Şiddet gören
Şiddet Görmeyen
N
%
N
%
Kadın
42
68.9
19
31.1
Erkek
58
82.9
12
17.1
500-1000TL
31
83.8
6
16.2
1001-1500TL
48
78.7
13
21.3
1501-2000TL
10
71.4
4
28.6
2001Tl ve üstü
11
57.9
8
42.1
İl
65
76.5
20
23.5
İlçe
34
75.6
11
24.4
Köy
1
1
0
0
İlköğretim
3
3
0
0
Lise
35
79.5
9
20.5
Lisans
62
73.8
22
26.2
Yüks Lisans
0
0
0
0
Amatör
61
79.2
16
20.8
Profesyonel
39
72.2
15
27.8
P değeri
0.060
0.029
0.850
0.478
0.354
Tablo 2’de şiddete maruziyetin sosyo-demografik değişkenlere göre dağılımı
gösterilmiştir. Tablo-2 incelendiğinde şiddet gören ve görmeyen sporcular
karşılaştırıldığında; gelir düzeyi açısından gruplar arasında anlamlı bir fark görülürken
(p=0.029); cinsiyet, çalıştığı kulübün bulunduğu yerin özelliği, eğitim düzeyine göre ise
gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür.
120• Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, KOSBED, 2014, 28 Tablo 3: Sporcuların Şiddet Görme Durumlarına Göre Öfke Düzeyleri
Değişkenler
Şiddet Gören
Ort ± SS
Şiddet
Görmeyen
P Değeri
Ort ± SS
21.16±4.97
17.77±4.95
0.001
Durumluk Öfke
53.19±6.3
49.54±6.081
0.005
İçe Yöneltilmiş Öfke
17.14±3.76
14.12±2.51
0.000
Dışa Yöneltilmiş Öfke
16.13±3.32
14.48±3.42
0.018
Öfke Kontrol
20.13±4.38
20.96±5.36
0.380
Toplam Öfke
73.8±8.90
67.32±7.56
0.000
Tablo-3’e bakıldığında, şiddet görenlerin öfke puanlarının görmeyenlere göre
yüksek olduğu. Sporcuların şiddet görme durumlarına göre öfke puan ortalamaları
arasında bulunan bu farklar analiz edildiğinde sadece öfke kontrol açısından anlamlı
olmadığı (p=0.380); sürekli öfke (p=0.001), durumluk öfke (P=0.005), içe yöneltilmiş öfke
(p=0.000) ve dışa yöneltilmiş öfke (p=0.018) puan farklarının ise anlamlı olduğu
görülmüştür. şiddet görenlerin öfke puanlarının görmeyenlere göre anlamlı düzeyde
yüksek bulunmuştur.
5.Tartışma
Yaptığımız çalışmada sporcuların büyük oranda şiddet gördükleri belirlenmiştir.
Bu bulgular şiddetin yüksek oranda yaşandığı ile ilgili diğer araştırmaları destekler
niteliktedir. Nitekim 10-24 yaşları arasında olan her 100.000 gençten 18’inin öldürüldüğü
(Mercy et al., 2002: 23-49) ve her iki aileden birinin çocuklarını dövdüğü beyan edilmiştir
(Acet, 2001). Bu oranların spor ve şiddet konusunun popüler hale gelmesinde etkili
olduğu bildirilmiştir. (Bernstein and Blain, 2002: 1-30).
Tablo 1’e baktığımızda; spor ortamlarında büyük oranda antrenörler tarafından
şiddet uyguladığına dair sonuçlar literatür verileriyle paralellik (Bulut, 2012)
göstermesine rağmen; spor ortamlarında karşılaşılan şiddet türü olarak en fazla
psikolojik şiddete maruz kalındığına ilişkin bulgularımızın ise fiziksel şiddeti en fazla
görüldüğünü bildiren diğer çalışma sonuçlarını desteklemediği görülmüştür (Bulut,
2012). Ayrıca bizim çalışma bulgularımıza baktığımızda antrenörlerden sonra sporcuya
en fazla şiddet uygulayanların seyirciler olduğu görülmüş. Her ne kadar spor ortamı
olmasa da eğitim ortamlarında yapılan diğer çalışmalarda ise şiddet uygulayanların en
fazla öğretmenler, sonrasında yöneticilerin olduğu bildirilmiştir (Türkkan, 2011). Bu
sonuçlar spor ortamlarında şiddet konusunun daha çok seyirci açısından ele alınmasının
önemli olmasının yanında spor eğitim ortamlarında şiddet konusunun spor eğitimlerinde
şiddetin daha detaylı çalışılmasının önemini göstermiştir.
Konu ile ilgili yapılan çalışmalar incelendiğinde şiddetin basit bir aile içi sorunu
olarak görülüp, yeterli duyarlılığın oluşmaması, çocukla uğraşanların şiddeti; istismar
Sporcuların Şiddete Maruz Kalma Durumları ile Öfke Düzeylerinin Değerlendirilmesi • 121
kastı ve algısı olmayan bir disiplin ve eğitim aracı görmelerinden dolayı çoğunun gizli
kalmasına neden olduğu belirtilmiştir (Tüzün vd.,1998:102-105; Kaya, 2010).
Bu açıklamalarla çalışma bulgularımızı yorumlayacak olursak antrenörlerin
sporculara büyük oranda şiddet uygulaması ve bu şiddet konusunun da fazla
bilinmemesinin nedeni olarak; şiddetin bir otorite ve disiplin aracı olarak görülmesi ve
toplum tarafından normal değerlendirilmesinin etkisi olabileceği düşünülmüştür. Ayrıca
psikolojik şiddetin antrenörlerde daha fazla görülmesi; eğitim ortamlarında şiddetin bir
terbiye aracı görüldüğü ve duygusal şiddetin sosyal işlerde özellikle eğitimciler arasında
görüldüğüne ilişkin bilgileri de destekler niteliktedir (Türkkan, 2011; Tutar, 2004: 29).
Sporcu yetiştiren öğretmen ve aynı zamanda bir yönetici olan antrenörün
sözleşmesinin devamlılığı, her maçın mutlaka kazanılma beklentisi ve baskısı sonucu
şiddet davranışlarının ortaya çıktığı belirtilmiş (From, 1999:24-6; Kuru, 2000: 23-82;
Tutkun vd. 2010: 23-29). En sık görülen şiddet biçimi olan ve korkuya dayanan tepkisel
şiddetin de yok etmek değil, korumak olduğu belirtmiştir (Fromm, 1999: 24-6, 45). Evde
ve okulda bir terbiye hakkı ve disiplin aracı olarak kabul gören şiddet tanımı içerisinde
yer alan davranışların, çoğu kişi tarafından şiddet olarak değerlendirilmemesinin etkisi
olmuş olabileceği düşünülmüş. Yapılan çalışmalarda da özellikle toplumumuzda şiddet
uygulamalarının disiplin aracı olarak kullanılıp toplumca normal değerlendirilmesinin
çocuğa yönelik fiziksel istismar oranının da belirlenmesini zorlaştırdığı bildirilmiştir
(Bulut, 2012; Tutkun vd., 2010: 23-29).
Seyircilerin kulüp yöneticilerinin yaptıkları açıklamalardan etkilendiği (Var, 2008)
bilgisiyle değerlendirildiğinde; yöneticilerin şiddet uygulama davranışlarından seyirci ve
antrenörlerin de etkilenmiş olabileceği düşünülmüştür. Yaptığımız çalışmada erkek
sporcuların şiddet görme oranı kadın sporculara oranla fazla olması eğitimcilerin
erkeklere daha fazla yüklenildiği açıklamalarını desteklemektedir (Türkkan, 2011: ).
Bu bulgulara rağmen, şiddet görmenin kızlarda daha yüksek olduğunu bildiren
çalışmalar da mevcuttur (Dağlı, 2009). Kadın ve erkek olma durumuna göre şiddete
maruz kalma ile cinsiyet arasında farklılık olduğunu gösteren bu çalışmaların aksine;
cinsiyet, spor yapma durumları ile şiddete maruz kalma arasında bir ilişki olmadığını
belirten araştırmalar da mevcuttur (Acar, 2008). Sonuçlara bakıldığında şiddete uğrama
ile gelir düzeyi arasında ters bir ilişki olduğu, yani gelir durumu düştükçe şiddete
uğrama oranında artış olduğu görülmüştür. Literatürde yüksek gelirin bireylere güven
duygusu sağladığı, duygusal açıdan daha cüretkar davranışlar içerisine itebildiği
bildirilmiştir (Omay, 2008). Bu bilgilerle çalışma sonuçları yorumlandığında yüksek
gelirin bireylere güven hissettirerek kendini koruma, sınır koyabilme davranışını
desteklediği, dolayısıyla şiddet mağduriyetini azaltığı düşünülmüştür.
Yaptığımız çalışmada kulübün bulunduğu yerin özelliği ile şiddet görme arasında
literatür verilerinde olduğu gibi bir fark olmadığı görülmüş (Acar, 2008). Yine eğitim
düzeyi ile şiddet görme arasında da anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Ayrıca spor
ortamlarında şiddete uğrama ile eğitim düzeyini karşılaştıran çalışmalara da
rastlanmamıştır.
Yaptığımız bu çalışmada şiddet gördüğünü ifade eden sporcuların büyük oranda
amatörlerden oluştuğu görülmüştür. İlgili çalışmalar profesyonelleşme sürecindeki
sporcuların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını bildirse de (Bulut, 2012). Bu
122• Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, KOSBED, 2014, 28 çalışmamızda hem amatör hem de profesyonel sporcuların spor ortamlarında hiç de
azımsanmayacak düzeyde şiddete uğradıkları görülmüştür. Birey, başkalarınca
kendisine saygısız ve haksız davranıldığını düşündüğünde, onuru kırılmış hissettiğinde,
otorite tarafından gelen kısıtlamalar, kişilik haklarına saldırı, benliğine yönelik bir tehdit
algıladığında ve yeterince güvende hissetmediğinde öfke yaşacağı belirtilmiştir
(Gianakos, 2002: 155-171; Beck, 2001: 62; Beck, 2008: 67).
Ebeveynler tarafından şiddete maruz kalmaya göre disiplin cezası alma olasılığının
arttığı (Ayan, 2011: 137-142), dolayısıyla sporcuların şiddet görmesinin bazı psikolojik
sorunların; özellikle yaşanan öfke sorunun ortaya çıkmasında etkili olabileceği
düşünülmüştür. İş ortamında öfke ve öfkenin ifadesi kişinin mesleki statüsü ve iş
hiyerarşisindeki konumu ile yakından ilişkilidir ( Soysal, 2004:1-11). Statü açısından daha
alt düzeyde çalışanların, özellikle eleştirildikleri ya da saldırılara maruz kaldıkları
durumlarda daha çok öfke yaşadıkları ve geri çekilmeyi tercih ettikleri belirtilmiştir
(Fitness, 2000: 147-162).
Yaptığımız çalışmada sporcuların öfke ölçeği sonuçlarına baktığımızda şiddet
görme
durumu
ile
öfke
alt
ölçekleri
arasında
anlamlı
bir ilişki bulunmuştur. Yine bireyin; yapılan davranışı kendisini incitmek amacıyla
yapıldığı kanısına varması sonucunda da öfke tepkisi gösterdiği belirtilmiş (Özmen, 2006:
175-185). Bu bilgilerle araştırma sonuçları değerlendirildiğinde şiddet gören ve görmeyen
sporcularda sürekli öfke ile durumluk öfke düzeyi açısından bulunan farkın anlamlı
olması, şiddete maruziyet sonucu incitilmiş sporcuların öfke düzeylerinin artmış
olabileceğini düşündürtmüştür. Ayrıca kızgınlık duyulan kişinin, yitirilmekten korkulan
önemli biri olması nedeniyle duyguların bastırılma ve hiç tepki vermeme şeklinde
davranış gösterme olabileceği (Geçtan, 1999: 25-57 ; Geçtan, 1998: 15-123). Bu ortamda
kendisini başarıya götürecek antrenörün yitirilmek istenmeyebileceği için sporcuların
gerek şiddete tepki vermeme şeklinde duygularını bastırma eğilimi göstermeiş
olabilecekleri düşünülmüş. Daha detaylı değerlendirmeler içeren çalışmaların yapılması
uygun görülmüştür. Yine sporda en üst seviyede başarı elde etmenin sporcular açısından
amaç olduğu ve bu başarının yolu da antrenör ve uygulanacak disiplinle sağlanacağı
açıklamalarıyla yorumlandığında, sporcularda öfke duygusu olsa bile antrenörün
kaybedilmek istenmemesi nedeniyle öfkenin içe vurumu ve kontrol edilmesini
sağlamada bir rol oynadığı düşünülmüştür.
Öfkenin yaşanma süresine göre; çok yoğun ve nispeten kısa süreli olanı durumluk;
sürekli ya da kronik olan ve daha az ve süresi belirsiz olan ise sürekli öfke olarak
tanımlanmıştır (Taylor et al., 2000: 67). Bu çalışmada gerek durumluk gerekse sürekli
öfke puanları şiddet gören ve görmeyen sporcular açısından bakıldığında ileri derecede
anlamlı olduğu görülmüştür.
Öfke dışa vurumun; öfkenin yol açtığı stresle başa çıkmada uyumsal bir tepki,
öfke içe vurumun, öfkeyi içinde tutarak ve gizleyerek öfke etkenlerine yönelik alternatif
bir uyum mekanizması olduğu belirtilmiş. Öfke kontrolü ise; kişinin öfkesini ne ölçüde
kontrol ettiği veya ne ölçüde sakinleşme eğiliminde olduğunu belirten kontrol
deneyimleri olduğu bildirilmiştir (Starner and Peters 2004: 335-342). Yine sporcuların,
öfkelerini içe yöneltip, bastırmaya çalıştıkları, zihinsel başlayan öfkenin, duygusal ve
fizyolojik değişikliklere neden olup sonunda da davranış olarak dışa yöneltildiği
belirtilmektedir (Yıldız, 2008). Ergenlerle yapılan bir çalışmada, sürekli öfke düzeyi
Sporcuların Şiddete Maruz Kalma Durumları ile Öfke Düzeylerinin Değerlendirilmesi • 123
arttıkça, öğrencilerin öfke içe vurumu ve öfke dışa vurumun arttığı; öfke kontrolünün ise
azaldığı. Öfke dışa vurum düzeyi arttıkça öğrencilerin öfke kontrolünün azaldığı
bildirilmiştir (Albayrak ve Kutlu, 2009: 57-69). Bu çalışmamızda ise; sürekli öfke düzeyi
ile içe ve dışa yönelik öfkenin artışıyla birlikte öfke kontrolünün de arttığı görülmüştür.
Bu durumda çalışma grubunun sporcu olması ve sporun bu duruma etkisi olabileceği
düşünülmüştür.
Sonuç
Spor ortamlarında sporcuların şiddet görme durumlarını değerlendiren tek bir
araştırmaya rastlanmış (Bulut, 2012) olsa da, özellikle antrenörleri tarafından şiddete
uğrayan sporcuların bir hayli fazla olduğu görülmüştür. Bu sonuç spor ortamlarında
konu ile ilgili daha detaylı çalışmaların yapılmasının gerekli olduğunu
düşündürtmüştür. Bir tür eğitim ortamı olan spor ortamının; eğitimle ilgili
araştırmalarda şiddetin terbiye amaçlı kullanılması düşüncesinden kaynaklı olabileceği
ve sporda şiddetin her yönüyle ele alınması gerektiğini göstermiştir.
Kaynakça
Acar, Hakan (2008). Samsun İli Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (Yibo) Öğrencilerinin Spor
Yapma Alışkanlıkları ve Şiddete Uğrama Durumlarının Değerlendirilmesi.
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sağlık Bilimleri
Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Samsun.
Acet, Mehmet (2001). Futbol Seyircisini Fanatik ve Saldırgan Olmaya Yönelten Sosyal
Faktörler. Yayınlanmamış Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri
Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Ankara.
Albayrak, Banu ve Yasemin Kutlu (2009). “Ergenlerde öfke ifade tarzı ve ilişkili
faktörler”. Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi, 3: 57-69.
Ayan, Sezer (2011). “Okulda disiplin cezası alma, ailede şiddete uğrama”. Anadolu
Psikiyatri Dergisi, 12(2):137-142.
Balkaya, Feza ve Nesrin Hisli Şahin (2003). “Çok boyutlu öfke ölçeği” Türk Psikiyatri
Dergisi, 14(3):192-202.
Başbakanlık Kadının statüsü genel müdürlüğü, (ty). Aile içi şiddetle mücadele el kitabı.
http://www.kadininstatusu.gov.tr/upload/kadininstatusu.gov.tr/mce/eski_site/
Pdf/siddet_handbook.pdf /1.10.2014.
124• Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, KOSBED, 2014, 28 Beck, Aaron Temkin (2008). Bilişsel terapi ve duygusal bozukluklar (Çev V. Öztürk ve A.
Türkcan). İstanbul: Litera Yayıncılık.
Beck, Judith S.(2001). Bilişsel terapi: temel ilkeler ve ötesi, (Çev. N. Hisli Şahin). Ed. Feza
Balkaya, A. İlden Koçkar. Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları.
Bernstein, Alina and Neil Blain (2002). “Sport and the media: the emergence of a majör
research field, in sport, media, culture: global and local dimensions”. Culture, Sport,
Society, 5 Autumn (special issue) 3 (5): 1-30.
Boman, Peter. (2003). “Gender differences in school anger”. International Education
Journal, 4 (2): 71-77.
Bostancı, Nihal, Çoban Ş., Tekin Z., Özen A. (2006). “Üniversite öğrencilerinin cinsiyete
göre öfke ifade etme biçimleri”. Kriz Dergisi, 14 (3): 9-18. http://dergiler.ankara.
edu.tr/dergiler/21/955/11824.pdf
Budak, Selçuk (2000). Psikoloji sözlüğü, Ankara: Bilim ve Sanat Yayınları.
Bulut, Birsen (2012). Takım ve Bireysel Sporlarda 14-18 Yaş Sporculara Uygulanan
Şiddetin Boyutlarının Araştırılması. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Uludağ
Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı,
Bursa.
Çivitçi, Nazmiye (2007). “ Çok boyutlu okul öfke ölçeği’nin Türkçe’ ye uyarlanması:
geçerlik ve güvenirlik çalışmaları”. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Dergisi, 22(1):99-109.
Dağlı, Sinemis Çetin (2009). Düzce Üniversitesi Düzce Meslek Yüksekokulu
Öğrencilerinde Şiddet Sıklığının ve Kısa Semptom Envanteri’nin Değerlendirilmesi.
Yayımlanmamış Uzmanlık Tezi, Düzce Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı
Anabilim Dalı, Düzce. 2009.
Fitness, Julie (2000). “Anger in the workplace: an emotion script approach to anger
episodes between workers and their superiors, co-workes and subordinates”.
Journal of Organizational Behavior, 21(2):147-162.
Fromm, Eric (1999). Sevgi ve şiddetin kaynağı. ( Çev. S. Budak). Ankara: Öteki Yayınları.
Fryxell, Dale (2000). “Personal, social and family characteristics of angry students”.
Professional School Counseling, 4 (2), 86-94.
Geçtan, Engin (1999). İnsan olmak, İstanbul: Remzi Kitabevi.
Geçtan, Engin (1998). Psikanaliz ve sonrası, İstanbul: Remzi Kitabevi.
Güler, Nuran, Hatice Tel, Fatma Özkan Tuncay (2005). “Kadının aile içinde yaşanan
şiddete bakışı”. C. Ü. Tıp Fakültesi Dergisi, 27 (2): 51-56.
Gianakos, Irene (2002). “Issues of anger in the workplace: do gender and gender role
matter?”. The Career Development Quarterly, 51(2): 155- 171.
Harmon-Jones, Edie. A. and Harmon-Jones (2007). “Anger: causes and components”. In
This book: Ed. Timothy A. Cavell, Kenya T. Malcolm. Anger, aggression, and
Sporcuların Şiddete Maruz Kalma Durumları ile Öfke Düzeylerinin Değerlendirilmesi • 125
interventions for interpersonal violence. New Jersey: Lawrence Erlbaum Associates,
pp. 99-118.
Kassinove, Howard and Sukhodolsky Denis. G. (1995). Anger disorders: basic science
and practice issues. İn this book: Ed.Howard Kassinove. Anger disorders: definition,
diagnosis and treatment. Washington, Taylor & Francis, p:1-26.
Kaya, Ahsen (2010). Çocuğa Yönelik Şiddette; Çocuk, Ebeveyn ve Eğiticilerin Algı
Farklılıklarının Değerlendirilmesi. Yayımlanmamış Uzmanlık Tezi, Ege Üniversitesi
Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı, İzmir.
Kayaoğlu, Aysel Gürel (2004). “futbolda seyirci şiddeti: sosyal psikolojinin katkıları ve
sınırlılıkları”. Türk Psikoloji Yazıları, 7 (13):79-101.
Koçak, Erhan (2008). Ergenlerde Yalnızlığın Yordanmasında Benlik Saygısı, Sürekli Öfke
Ve Öfke İfade Tarzlarının İncelenmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi
Çukurova Üniversitesi,Sosyal Bilimler Enstitüsü, Adana.
Krug Etiene G., Dahlberg Linda L., Mercy James A., Zwi Anthony, B., Lozano Rafael
Lozano (2002). World report on violence and health, Ceneva: World Health
Organization. Pp: 3-21. http://whqlibdoc.who.int/hq/2002/9241545615.pdf/
3.08.2014.
Kuru, Emin (2000). Sporda psikoloji, Ankara: Gazi Üniversitesi İletişim Basımevi.
Loucks, Sandra (1980). Loneliness, affect and self-concept: construct validity of the
Bradley loneliness scale. Journal of Personality Assessment, 44(2), 142-147.
Mercy James, A., Butchart Alan, Farrington David., Magdalena Cerda (2002). Youth
violence: World Report on Violence and Health, Ed. Krug Etiene G., Dahlberg Linda
L., Mercy James A., Zwi Anthony, B., Lozano Rafael Lozano. World report on
violence and health, chapter 2., Ceneva: World Health Organization, p: 23-49.
Mutlu, Erol (1997). “Televizyon, çocuklar ve şiddet”. İletişim Fakültesi Dergisi, 4: 41-75.
Olatunji, Bunm O., Lohr, Jeffrey M. and Bushman, Brad. J. (2007). The pseudopsychology of venting in interventions for anger and related conditions:
implications for mental health practice. In this book: Ed. Timothy A. Cavell,
Kenya T. Malcolm. Anger, aggression, and interventions for interpersonal violence.
New Jersey: Lawrence Erlbaum Associates. pp. 119-142.
Omay, Havva (2008). İlköğretim Okulları Öğrencilerinin Okul İklimi Algıları İle
Saldırganlık Ölçeği Puanları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Yayımlanmamış
Yüksek Lisans Tezi, Yeditepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.
Özer, A. Kadir (1994). “Sürekli öfke (SL-ÖFKE) ve öfke ifade tarzı (ÖFKE-TARZ) ölçekleri
ön çalışması”. Türk Psikoloji Dergisi, 31: 26-35.
Özmen, Ahmet (2006). “Öfkeyle başa çıkma eğitiminin ve etkileşim grubu uygulamasının
içe yönelik öfke üzerindeki etkisi”. C.Ü. Sosyal Bilimler Dergisi, 30 (2): 175-185.
Robins, Shani and Novaco, Raymond, W. (1999). “Systems Conceptualization and
Treatment of Anger”. Journal of Clinical Psychology, 55 (3): 325-337.
126• Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, KOSBED, 2014, 28 Scott, John Paul (1958). Aggression. Chicago: University of Chicago Pres. p.120.
Soykan, Çiğdem (2003) “Öfke ve öfke yönetimi”. Kriz Dergisi 11(2): 19-27.
Soysal Abdullah (2009). “İş yaşamında stres”. Çimento İşveren Dergisi, 1: 17-37. Starner Tamie M., Peters Rosalind M. (2004). “Anger expression and blood pressure in
adolescents”. The Journal of School Nursing, 20 (6): 335-342.
Şahin, H. Murat (2003). Sporda şiddet ve saldırganlık. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.
Tatlılıoğlu, Kasım, Mehmet Karaca (2013). “Öfke olgusu hakkında sosyal psikolojik bir
değerlendirme”. The Journal of Academic Social Science Studies, 6 (6): 1101-1123.
Taylor, Shelley E., Peplau Letita,A. and Sears O. David (2000). Social psychology, 10th
Edition, New Jersey: Prentice Hall, Upper Saddle River.
Thomas, Sandra, P. and Smith, Helen (2004). “School connectedness, anger behaviors,
and relationships of violent and nonviolent American youth”. Perspectives in
Psychiatric, 40 (4), 135-148.
Tutar, Hasan (2004). İş yerinde psikolojik şiddet. 3. Basım, İstanbul: Platin Yayınları.
Tutkun, Erkut, Buket Çobanoğlu Güner, Seydi Ahmet Ağaoğlu, Recep Soslu
(2010).”Takım sporları ve bireysel sporlar yapan sporcuların saldırganlık
düzeylerinin değerlendirilmesi”. Spor ve Performans Araştırmaları Dergisi, 1(1): 2329.
Türkkan, Tolga Murat (2011). Öğretmenlerin Saldırgan Davranışlara Başvurma
Düzeylerinin incelenmesi. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara
Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi Ve Spor Öğretmenliği Ana
Bilim Dalı, İstanbul.
Tüzün, Birgül, Nezih, Anolay, Sözen Şevki, İmdat, Elmas, Erdem Akkay E. (1998).
“Ölümle sonuçlanan hırpalanmış çocuk sendromu olgusu”. Adli Tıp Bülteni,
3(3):102-105.
Var, Levent (2008). Futbolda Seyircilerin Spor Alanlarındaki Saldırganlık Davranışları
Hakkında Betimsel Bir Çalışma (Kırşehir İli Örneği). Yayımlanmamış Yüksek Lisans
Tezi. Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara.
Yetim, Azmi (2005). Sosyoloji ve Spor. 3. Baskı. İstanbul: Morpa Kültür Yayınları.
Yıldız, Mustafa (2008). Farklı Liglerde Yer Alan Futbolcuların Kişilik Tipleri ile Sürekli
Öfke- Öfke İfade Tarzlarının İncelenmesi. Yayımlanmamış Doktora Tezi, Gazi
Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü. Ankara. KOSBED, 2014, 28 : 113 - 127 THE ASSESSMENT OF EXPOSURE TO VIOLENCE AND ANGER
LEVELS OF ATHLETES
Elif KARAGÜN•
Çiğdem ÇAĞLAYAN••
Özet
The purpose of this study, to explore exposure to violence and to evaluate its relationship with
level of anger of athletes. This descriptive study of 131 athletes in any sport club and sociodemographic characteristics of violence in the form of information that determines the State-Trait
Anger Scale was applied. 53.4% of athletes surveyed were male, 46.6% women, mean age 20.9±2.9;
77.1% of athletes (101) exposed to violence, of which 87.1% sports media, while 12.9% reported
non-sports environments. psychological violence is the most common type of violence(50.4% ).
Have an important role in the education of athletes coaches, most athletes coaches were practicing
violence. Anger levels were analyzed, the total average score of anger, in exposed to violence
athletes 73.5±8.9, and non exposed athletes 67.9±7.3 is found and this difference was also found to
be statistically significant. Violence is widespread violence in sports environments, in which anger
scores of athletes who are high. For this reason, informed about the issue of violence in sport
coaches education is important.
Key words: Violence; athletes; anger; trainer; bystander.
JEL Codes: I 100 •
Kocaeli University, Physical Education and Sports, Deparment of Recreation,
[email protected]
••
Kocaeli University, Faculty of Medicine, Deparment of Public Health 
Download

Sporcuların Şiddete Maruz Kalma Durumları ile Öfke