Ders 03
Prof. Dr. Bahattin Kanber
Gaziantep Üniversitesi
Makine Mühendisliği Bölümü
E-mail: [email protected]




“Ayağını yorganına göre uzat” atasözümüz, bir
anlamda kişinin iş koşullarına göre kendini
şekillendirmesi gerektiğini savunur.
Yine, Yunan mitolojisinde yer alan Procrustes’in
hikayesi benzer bir yaklaşımı öne sürer. Bu
kişinin demir bir yatağı varmış.
Procrustes eline geçirdiği yolcuları bu yatağa
yatırır, eğer yolcu yatağın boyundan uzunsa,
ayaklarını keser; kısa ise, vücudunu gerdirir
yolcunun boyunu, yatağın boyuna uydururmuş.
Günümüzde gerek ürün ve iş yeri tasarımı ve
gerekse iş tasarımında felsefe değişmiş ve
yorganı veya demir yatağı insan boyuna göre
değiştirme felsefesi kullanılmaya başlanmıştır.



Ülkemizde 452 çalışma yeri
üzerinde yapılan bir
çalışmada, çalışma yerlerinin
%53.9'unun ergonomik
açıdan kötü durumda
oldukları görülmüştür.
Aynı araştırmada ergonomik
açıdan iyi tasarlanmış
çalışma yerlerinin oranı
sadece % 8.1 iken, orta
derecede iyi olan
işletmelerin oranı % 38
olarak tespit edilmiştir.
Bu da, ülkemizde, tasarım
sürecinde ergonomik
veri/bilgi ve metotların göz
ardı edildiğini
göstermektedir.

Son zamanlara kadar ve halen bir çok kuruluşta, tasarım süreci, Ergonomi'nin entegre
edildiği bir çatı altında, rekabet gücünün artırılmasında bir araç olarak kullanılmaktan
ziyade, teknolojik gereksinimlerin öncelikli olarak ele alındığı teknoloji yönelimli bir
yaklaşımla ele alınmaktadır.

Teknoloji yönelimli yaklaşımda temel amaç, sistemin işlevselliğinin ve kârının,
maliyete oranını maksimize etmektir.

Bunun için de esas üzerinde durulan nokta, sistemin teknik özelliği ve teknik
işlevselliği olmaktadır.

Böylece potansiyel kullanıcıların karakteristikleri, gereksinimleri ve beklentileri, çoğu
zaman göz ardı edilmektedir.

Bunun uzun vadedeki maliyetini (pazar kaybı, rekabet gücünün azalması, ergonomik
faktörlerin göz ardı edilmesinden kaynaklanan hataların düzeltilmesinin, çok masraflı
ve zaman alıcı olması v.s.) gören kuruluşlar, insan odaklı tasarım yaklaşımını
benimsemeye başlamışlardır.


Tasarımı yapılan bir sistemin optimizasyonu,
ilk aşamalardan itibaren ergonomik kriter ve
verilerin, tasarımın tüm aşamalarına,
sistematik bir şekilde entegrasyonu ile
mümkündür.
Ergonomi uzmanları, tasarım prosesinde genel
olarak aşağıdaki işlerin yapılmasından
sorumludurlar:
◦ Sistemin bütünlüğü içerisinde kullanıcının
özelliklerini, gereksinimlerini ve işlevini belirleyerek
analiz etmek.
◦ Alternatif tasarım seçeneklerinin önermek ve
değerlendirmek.
◦ Prototip tasarımın veya uygulamaya konan tasarımın
öğelerini ergonomik açıdan değerlendirmek ve
geliştirmek.


Ergonomi uzmanı bu işleri yaparken,
tasarlanan sistemle ilgili bilgi ve verilerin,
tasarımcıya, rahatlıkla kullanabileceği şekilde
sunulmasını da sağlamalıdır.
Tasarımcının, ergonomik yöntem ve tekniklere
yeterince vakıf olmaması durumunda çeşitli
iletişim problemleri meydana gelebilmektedir.
◦ Potansiyel kullanıcı
popülasyonlarının karakterize
edilmesi. (kabiliyetler, özellikler,
gereksinimler v.s.)
◦ Sınır şartlarının tespiti.
◦ İş çevresinin tanımlanması. (fiziksel,
bilişsel, organizasyonel, sosyal v.s.)
◦ Kullanıcı veya donanım/yazılım
tarafından yapılacak işlerin
tanımlanması ve analizi.
◦ Kullanıcının uzmanlık seviyesine
göre sistemin yapılandırılması ve
yardımcı materyallerin tasarımı.

Bilimsel kılavuzlara dayanılarak
hazırlanan kontrol listeleri

Performans ölçümleri (zaman, hata
v.s.)

Fizyolojik ölçümler (nabız atışı, O2
tüketimi v.s.)

Psikometrik değerlendirmeler (kabul
edilebilirlik oranı v.s.)

Davranışsal gözlemler (video kaydı
v.s.)

Kullanıcı görüşleri (görüşmeler,
anketler v.s.)





Ergonomi'nin, disiplinler arası bir bilim oluşu ve farklı
disiplinlerin bilgi ve yöntemlerini kullanması, bu disiplinler
ile disiplinler arası karaktere sahip olan tasarım arasında
bir köprü vazifesi üstlenmesine sebep olmuştur.
Bir tasarımın başarısı, bu köprünün sağlamlık derecesi ile
doğru orantılıdır.
Bu köprünün sağlam bir şekilde kurulabilmesi ise, tasarım
sürecinin sorumluluğunu üstlenen tasarımcının, temel
ergonomi bilgisine sahip olmasını gerektirir.
Tasarım süreci geçmiş bilgilerin (retrospective) yanı sıra
geleceğe yönelik (prospective) bilgilerin de kullanılmasını
gerektirir.
Tasarımda kullanılacak geçmişe ait bilgiler, tutulan
kayıtlardan, geleceğe yönelik bilgiler ise, ergonomik
verilerden veya ergonomik testlerden elde
edilebilmektedir.

Tek başına bir tasarımcı, ergonomik verilerin ergonomik
bilgilere dönüştürülmesinde çeşitli zorluklarla karşılaşır.

Bundan dolayı bir ergonomist ile işbirliği yapmak şarttır.




Günümüzde en fazla kullanım alanı bulmuş sözcüklerden
biri, sistem sözcüğüdür.
Öyle ki, sistem sözcüğüne her yerde ve her zaman
rastlayabileceğimizi söylemek hiç de abartma
olmayacaktır.
Gerek günlük konuşmalarda, gerekse çeşitli toplantılarda
bu kelime çok kullanılmaktadır.
Ancak bu denli yaygın ve farklı kullanıma rağmen, bazı
ortak noktalardan yola çıkarak sistemi, aralarında bir
ilişkiler kümesi sergileyen, karşılıklı etkileşim içerisinde
belli bir amaca yönelmiş öğeler topluluğu olarak
tanımlamak mümkündür. Buna göre;
◦ Sistem, öğelerden oluşur.
◦ Öğeler arasında ilişkiler vardır.
◦ Sistemin belli amacı vardır.



Ergonomi'de de temel kavramlardan birisi sistem kavramıdır.
Ergonomik açıdan bir sistem, tek başlarına elde edemeyecekleri belli
amaçlara ulaşabilmek için bir araya gelmiş karşılıklı etkileşim içerisinde
bulunan insan, makine ve diğer öğelerden oluşur.
Ergonomide sistem yaklaşımı, amacın tanımlanarak analiz edilmesinde,
amaca ulaşabilmek için gereksinimlerin tespit edilerek
derecelendirilmesinde ve amaca etkin bir şekilde ulaşılmasını
sağlayacak iyi koordine edilmiş bir sistemin kurulmasında çok önemli
rol oynar.
Uygulamayönelimli
modeller
Sonuçyönelimli
modeller,
İnsan
modelleri
Fiziksel
Modeller
Antropometrik
modeller
Biyomekanik
modeller
Tasarım
süreç
modelleri
Bilişsel
Modeller
Arayüz
modelleri

Uygulama yönelimli modeller, insan ile yaptığı iş, kullandığı makine ve
bulunduğu çevre arasındaki etkileşimi incelerler.

Ergonomi biliminin ilk yıllarından itibaren bu tip modeller geliştirilerek
kullanılmaya başlanmıştır.



Bu modeller, başlangıçta mikro düzeyde (insan-makine arayüzü
tasarımında) kullanılırken Organizasyonel Ergonominin gelişmesiyle
insan-organizasyon, insan-dış çevre etkileşimi gibi makro düzeylerde de
uygulama alanı bulmuştur.
Kullanıcı ile sistemin girdi-çıktı karakteristiklerini içerirler ve kapalı
çevrim sistemi şeklindedirler.
Bu modellerin asıl amacı, sistemin tüm muhtemel etkileşimlerini (insanmakine, insan-iş, insan-çevre, insan-organizasyon, insan-insan v.s.)
inceleyip, bu öğeler arasındaki uyumluluğu maksimum düzeyde
gerçekleştirerek insanın rahat çalışmasını sağlamak ve sistemin
etkinliğini artırmaktır.







Bu modellerde, daha ziyade, Ergonomi'nin uygulanmasıyla elde edilmek istenen sonuçlar
üzerinde durulur.
Bu modellere göre bir işin, çalışma yerinin, sistemin veya ürünün, güvenli, etkin, rahat,
tatmin edici olması v.b. kriterlere göre tasarımı ve değerlendirilmesi söz konusudur.
Kullanıcının rahatı ve performansı, önceden belirlenmiş amaç ve kriterler açısından
ölçülür ve kabul edilebilir seviyede olup olmadığı saptanır.
Elde edilen bulgular daha sonraki iyileştirmelerde kullanılır.
Üzerinde çalışılan sistemin çıktıları üzerine çok sayıda parametre etki ediyorsa, sonuç
yönelimli modellerin kullanılmasında çeşitli güçlüklerle karşılaşılır.
Bu güçlüğün üstesinden gelebilmek için, sistemin işleyişini etkileyen tüm faktörler
belirlenerek analiz edilmeli ve model, bazı faktörler göz ardı edilerek dikkatli bir şekilde
formülize edilmelidir.
Böylelikle beklenmeyen sonuçların elde edilmesi önlenmiş olur.




Ergonomi'de insan modelleri, insanların, çeşitli ortam ve şartlardaki
davranışlarını (hız, doğruluk, kaza sıklığı, potansiyel tehlikeler,
verimlilik v.b.) incelerler.
Bu modellerde, insanın, çalışma ortamındaki fiziksel ve bilişsel
performansı incelenirken, kullanıcı ile sistem arasındaki etkileşim
genellikle mikro seviyede ele alınır.
Bu modeller, insanın çalışma ortamındaki performansını
göstermenin yanı sıra, insan ile ilgili bilgi ve verilerin, alternatif
tasarım seçeneklerinin geliştirilmesinde kullanılmasını da sağlarlar.
Bu modelleri fiziksel ve bilişsel modeller olmak üzere ikiye ayırmak
mümkündür.

Fiziksel modeller, insanın statik ve dinamik antropometrik ölçüleri,
çalışma postür (duruş) analizi, vücudun çeşitli organlarında meydana
gelen gerilmeleri inceleyerek, insanın bu fiziksel özelliklerinin,
insan-sistem arayüzü tasarımında kullanılmasını sağlar.
Fiziksel
Modeller
Antropometrik
modeller
Biyomekanik
modeller
Arayüz
modelleri



Bu modeller, insanın, antropometrik ölçülerini, statik ve dinamik çalışma
pozisyonlarını dikkate alarak, uzanma, duruş, eğilme ve boşluk mesafesi gibi
insanın rahat çalışabilmesi için gerekli olan fiziksel alanların hesaplanmasında
kullanılırlar.
Başlangıçta, ölçüler tablo ve diyagramlar aracılığıyla kullanılırken, günümüzde bu iş
için CAD ortamında çalışan özel bilgisayar yazılımları geliştirilmeye başlanmıştır.
Bu bilgisayar yazılımları kullanılarak ekranda simülasyon yapmak suretiyle görüş
alanı, çalışma alanı, uzanma ve boşluk mesafeleri gibi değişkenler rahatlıkla
değiştirilebilir.
Şekil 'de Chrysler firması tarafından,
arabaların iç tasarımında kullanılmak
üzere geliştirilen CYBERMAN adlı, CAD
sistemi ile tasarlanmış insan modeli
görülmektedir.


Biyomekanik modeller, iş
ortamında, insan
vücudunun çeşitli
organlarının hareketini ve
bu organların maruz
kaldığı gerilmeleri
inceleyerek, insan
vücudunun, duruş, güç ve
hareketinin sınırlarını
tespit eder ve tasarım
amaçlı olarak kullanır.
Bilgisayarın
yaygınlaşmasıyla el, ayak,
sırt, boyun v.b. insan
vücudunun organları
üzerindeki biyomekanik
analizler de bilgisayar
ortamında yapılmaya
başlanmıştır.

Arayüz modelleri, antropometrik ve
biyomekanik modellerin her ikisinin
işlevlerini yapabilen modellerdir.

Bu modeller özellikle spesifik tasarımlar için
geliştirilirler.

Bunun yanında geniş bir uygulama alanına
sahip modeller de bulunmaktadır.


Bunlardan en yaygın olarak bilinen SAMMIE
(System for Aiding Man-Machine Interaction
Evaluation), Nottingham Üniversitesi
tarafından yazılmış ve daha sonraları
Loughborough University of Technology
tarafından geliştirilmiştir.
Bu program interaktif yapıda 3 boyutlu bir
insan modelidir. Bu program ile uzanma
mesafeleri, görüş testleri, postür analizleri
ve biyomekanik analizler yapılabilmektedir.

Bilgi teknolojisindeki hızlı gelişmeler ve çalışma sistemlerinin karmaşıklaşması,
insanın, bilgiyi algılama, karar verme ve problem çözme gibi bilişsel özellikleri
üzerinde çalışılması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.

Bilişsel modeller, tasarım prosesinde direkt olarak kullanılmaz.

Ancak çeşitli alanlarda uygulamaya yönelik olarak tasarım kılavuzlarının
hazırlanmasında ve problemlerin formülasyonunda kullanılırlar.

İnsanın bilgi işleme sürecini gösteren bir model, Şekil'de gösterilmiştir.


Tasarım süreç modelleri, tasarım sürecinin aşamalarını ve hangi aşamada
ne tür ergonomik bilgi/veri ve metotların kullanıldığını gösteren
modellerdir.
Ergonomi tasarım amaçlı bir bilim dalı olduğundan, ergonomik veri/bilgi
ve metotların, tasarımın ilgili aşamalarına sağlıklı bir şekilde entegre
edilmesi gerekmektedir.

Bu amaçla bir çok çalışma yapılmış ve bir çok bilim adamı ergonomik
tasarım modelleri geliştirmiştir.

Ancak bu modellerin ortak bir özelliği, genel ve basit olmalarıdır.
Spesifik alanlarda geliştirilen modeller ise,
Ergonomi'nin tasarım prosesindeki rolü ve
sunduğu verilerin, hangi aşamalarda ve nasıl
kullanılacağı ile ilgili yeterince uygulanabilir
değildir.
Bundan dolayı spesifik alanlarda daha
uygulanabilir tasarım modellerinin
geliştirilmesi gerekmektedir.
Download

Ders 03 Prof. Dr. Bahattin Kanber