: َّ‫ش َّك فِي ِهن‬
ُ َ‫ثَال‬
َ َ‫اب لَ ُهنَّ ال‬
ْ ُ‫ت ي‬
ُ ‫ست ََج‬
ٍ ‫ث َد َع َوا‬
‫ َو َدع َْوةُ ا ْل َوالِ ِد لِ َولَ ِد ِه‬، ‫سافِ ِر‬
َ ‫ َو َدع َْوةُ ا ْل ُم‬،‫وم‬
ِ ُ‫َد ْع َوةُ ا ْل َم ْظل‬
Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun
duası ve babanın evladına duası.
‫س َخطِ ا ْل َـوالِ ِد‬
َ ‫الر ِّب في‬
َّ ‫س َخ ُط‬
َ ‫ضى ا ْل َـوالِ ِد َو‬
َ ‫الر ِّب في ِر‬
َّ ‫ضى‬
َ ‫ِر‬
Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de
anne babanın öfkesindedir.
َ ‫صو ُموا‬
‫ش ْه َر ُك ْم َوأدُّوا َز َكا َة‬
ُ ‫سـ ُك ْم َو‬
َ ‫صلُّوا َخ ْم‬
َ ‫هللا َر َّبـ ُك ْم َو‬
َ ‫ِا َّتقُوا‬
‫اأم ِر ُك ْم َتدْ ُخلُوا َج َّن َة َر ِّبـ ُك ْم‬
ْ ‫أم َوالِ ُك ْم َوأطِ ي ُعوا َذ‬
ْ
Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan
orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat
edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.
َ‫إخ َوا ًن َاوال‬
ْ ِ‫سدُوا َوالَ َتدَ ا َب ُروا َو ُكو ُنوا عِ َبادَ هللا‬
َ ‫ضوا َوالَ َت َحا‬
ُ ‫الَ َت َبا َغ‬
َ ‫َي ِحل ُّ لِ ُم ْسل ٍِم أنْ َي ْه ُج َر‬
‫أخاهُ َف ْو َق َثالَثِ ِة اَ َّي ٍام‬
Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka
çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden
fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.
‫ ولجا َء‬، ‫ لَ َذهَب هللا َت َعالى ِب ُك ْم‬، ‫والَّذي َن ْفسِ ي ِبي ِد ِه لَ ْو لَ ْم ُت ْذنِ ُبوا‬
ْ ‫ب َق ْو ٍم ُي ْذنِ ُبونَ َف َي ْس َت ْغفِ ُرونَ هللا َتعالى َف‬
‫يغفِ ُر له ْم‬
Canımı kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, siz hiç günah
işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder, yerinize, günah işledikten sonra
Allah’tan af dileyecek bir millet getirir ve onları affederdi.
َ ‫إِ َذا‬
‫ َفال‬، ‫ إِنَّ لَ ُك ْم أَنْ َت ْح َي ْوا‬: ‫دخل َ أَهْ ل ُ ا ْلج َّن ِة الج َّن َة ُي َنادِي ُم َنا ٍد‬
ْ‫ وإِنَّ لَ ُك ْم أَن‬، ً‫ َفالَ َت ْس َق ُموا أَبدا‬، ‫َت ُمو ُتوا أَبداً وإِنَّ ل ُك ْم أَنْ َتصِ ُّحوا‬
ً‫ َفال تبؤسوا أَ َبدا‬، ‫َتشِ ُّبوا َفال ت ْه َر ُموا أَبداً وإِنَّ لَ ُك ْم أَن َت ْنع ُموا‬
Cennetlikler cennete girince bir kimse şöyle seslenir: Siz cennette ebediyen
yaşayacak, hiç ölmeyeceksiniz; hep sağlıklı olacak, hiç
hastalanmayacaksınız; hep genç kalacak, hiç yaşlanmayacaksınız; hep
nimet ve mutluluk içinde yaşayacak, hiç keder ve sıkıntı çekmeyeceksiniz.
‫مر َت ْي ِن‬
َّ ‫ال ُي ْلد ُغ ال ُمؤمِنُ مِنْ ُج ْح ٍر‬
Mü’min bir yılan deliğinden iki defa ısırılmaz.
ُ ْ‫ أَ ْعدد‬:‫َقال هللا َتعالَى‬
ٌ‫ والَ أ ُ ُذن‬، ‫صالحِينَ َما الَ ع ْينٌ َرأَ ْت‬
َّ ‫ِي ال‬
َ ‫ت لعِباد‬
َ ‫ب َب‬
ْ ‫سم‬
ِ ‫ِعت والَ َخ َط َر علَى َق ْل‬
‫ش ٍر‬
َ
Allah Teâlâ, ‘Ben salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın
duymadığı, hiçbir insanın hatır ve hayal edemediği nimetler hazırladım’
buyurdu.
‫سلِ َم ا ْل ُم ْسلِ ُمونَ مِنْ ل َِسانِ ِه َو َي ِد ِه َوا ْل ُم َها ِج ُر َمنْ ه ََج َر َما‬
َ ْ‫اَ ْل ُم ْسلِ ُم َمن‬
.‫َن َهى هللا ُ َع ْن ُه‬
Müslüman dilinden ve elinden (diğer) Müslümanların selamette kaldığı
kimsedir. Muhacir de Allah'ın yasakladıklarını terk edendir.
ٌ ‫ُث‬
‫أح َّب‬
َ ‫سول ُ ُه‬
ُ ‫ان َمنْ َكانَ هللا ُ َو َر‬
ِ ‫الث مِنْ ُكنَّ فِي ِه َو َج َد ِب ِهنَّ َحالَ َو َة اإلي َم‬
‫ِب ا ْل َم ْر َء الَ ُي ِح ُّب ُه إالَّ لِلَّل ِه َوأنْ َي ْك َر َه أَنْ َي ُعو َد‬
َّ ‫إلَ ْي ِه ِم َّما سِ َوا ُه َما َوأنْ ُيح‬
.‫ار‬
َ ‫فِي ا ْل ُك ْف ِر َب ْع َد أنْ أ ْن َق َزهُ هللا ُ ِم ْن ُه َك َما َي ْك َرهُ أنْ ُي ْق َز‬
ِ ‫ف فِي ال َّن‬
Üç özellik vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar: Allah ve
Resulünü, (bu ikisinden başka) herkesten fazla sevmek. Sevdiğini Allah için
sevmek. Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar
küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek.
َ ‫َمنْ َكانَ ُي ْؤمِنُ ِباهللِ َوا ْل َي ْوم‬
ُ‫ارهُ َو َمنْ َكانَ ُي ْؤمِن‬
َ ‫ِاَلخ ِِر َفالَ ُي ْؤ ِذ َج‬
َ ‫ض ْي َف ُه َو َمنْ َكانَ ُي ْؤمِنُ ِباهللِ َوا ْل َي ْوم‬
َ ‫ِباهللِ َوا ْل َي ْوم‬
‫ِاَلخ ِِر‬
َ ‫ِاَلخ ِِر َف ْل ُي ْك ِر ْم‬
.‫َف ْل َيقُلْ َح ْي ًرا اَ ْو لِ َي ْس ُك ْت‬
Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusunu rahatsız etmesin.
Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah'a
ve ahiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!
‫َمنْ َرأي ِم ْن ُك ْم ُم ْن َك ًرا َف ْل ُي َع ِي ْرهُ ِب َي ِد ِه َفإنْ لَ ْم َي ْس َتطِ ْع َف ِبل َِسانِ ِه َفإنْ لَ ْم‬
.‫ان‬
ُ ‫أض َع‬
ْ ‫َي ْس َتطِ ْع َف ِب َق ْل ِبه َو َذلِ َك‬
ِ ‫ف اإلي َم‬
Kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye
gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse
kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.
ِ ‫ااألع َمال ُ ِبال ِّن َيا‬
‫ام ِرئ َما َنوى َف َمنْ َكا َن ْت ه ِْج َر ُت ُه‬
ْ ِّ ‫ت َوإ َّن َما لِ ُكل‬
ْ ‫إ َّن َم‬
‫سولِ ِه َو َمنْ َكا َن ْت ه ِْج َر ُت ُه لِ ُد ْن َيا‬
ُ ‫ِلى هللا ُ َو َر‬
َ ‫سولِ ِه َف ِه ْج َر ُت ُه ا‬
ُ ‫ِلى هللا ُ َو َر‬
َ ‫ا‬
‫َاج َر ِالَ ْي ِه‬
َ ‫ُيصِ ي ُب َها ْأو ِا ْم َرأ ٍة َي ْن ِك ُح َها َف ِه ْج َر ُت ُه ِالَى َما ه‬
Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin
hicreti Allah'a ve Resulüne ise onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin
hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikâhlanacağı bir kadına ise
onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir
‫اء ا ْللّ ْي ِل‬
َ ‫س َد االَّ فِى ا ْث َن َت ْي ِن َر ُجل ٌ آ َتاهُ هللاُ ا ْلقُ ْرآنَ َف ُه َو َي ْتلُوهُ آ َن‬
َ ‫الَ َح‬
‫يل َوآ َنا َء‬
ِ َّ‫ار َو َر ُجل ٌ آ َتاهُ هللا ُ َماالً َف ُه َو ُي ْنفِقُ ُه آ َنا َء الل‬
ِ ‫َوآ َنا َء ال َّن َه‬
.‫ار‬
ِ ‫ال َّن َه‬
Sadece şu iki kimseye gıpta edilir: Biri Allah'ın kendisine Kur'an verdiği ve
gece gündüz onunla meşgul olan kimse, diğeri Allah'ın kendisine mal
verdiği ve bu malı gece gündüz onun yolunda harcayan kimse.
ِ ‫س َنا‬
‫ت َك َما َتأْ ُكل ُ ال َّنا ُر ا ْل َح َط َب‬
َ ‫س َد َيأْ ُكل ُ ا ْل َح‬
َ ‫س َد َفإنَّ ا ْل َح‬
َ ‫إ َّيا ُك ْم َو ا ْل َح‬
Hasetten (kıskançlıktan) sakınınız. Çünkü ateşin odunu yediği gibi
kıskançlık da iyi amelleri yer bitirir.
ُ ‫ا ْل ُم ْسلِ ُم أ‬
َ‫اج ِة أخِي ِه َكان‬
َ ‫خ ا ْل ُم ْسل ِِم َال َي ْظلِ ُم ُه َو َال ُي ْسلِ ُم ُه َمنْ َكانَ فِي َح‬
ْ‫اجتِ ِه َو َمنْ َف َّر َج َعنْ ُم ْسل ٍِم ُك ْر َب ًة َف َّر َج هللا ُ َع ْن ُه ِب َها ُك ْر َب ًة مِن‬
َ ‫هللا ُ فِي َح‬
ِ ‫ُك َر‬
‫س َت َرهُ هللا ُ َي ِو َم ا ْلقِ َيا َم ِة‬
َ ‫س َت َر ُم ْسلِ ًما‬
َ ْ‫ب َي ِو َم ا ْلقِ َيا َم ِة َو َمن‬
Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz,
onu yalnız bırakmaz. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin
Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir Müslüman’dan bir sıkıntıyı giderirse,
Allah’u Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir.
Kim bir Müslüman’ın ayıp ve kusurunu örterse, Allah’u Teala da o
kimsenin ayıp ve kusurunu örter.
‫س ِد إ َذا‬
َ ‫َم َثل ُ ا ْل ُم ْؤ ِمنِينَ فِي َت َوا ِّد ِه ْم َو َت َرا ُح ِم ِه ْم َو َت َعا ُطفِ ِه ْم َم َثل ُ ا ْل َج‬
ْ ‫ا‬
‫الس َه ِر َو ا ْل ُح َّمى‬
َّ ‫س ِد ِب‬
َ ‫َاعى لَ ُه َثائِ ُر ا ْل َج‬
َ ‫ض ٌو َتد‬
ْ ‫ش َت َكى ِم ْن ُه ُع‬
Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini
korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman,
diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar
‫ َولَكِنْ َي ْن ُظ ُر إِلَى‬، ‫ص َو ِر ُك ْم‬
ُ ‫ َو َال إِلى‬، ‫إِنَّ هللا ال َي ْن ُظ ُر إِلى أَ ْجسامِكم‬
‫وب ُك ْم َوأَعمالِ ُك ْم‬
ِ ُ‫قُل‬
Allah gerçekten sizin ne bedenlerinize ne biçimlerinize bakar. Ama o sizin
kalplerinize ve işlerinize bakar!
ِ ‫وب َقا‬
ُ ‫ َيا ر‬: ‫ت » َقالُوا‬
َّ ‫« ا ِْج َتنِ ُبوا‬
َ ‫سول َ هللاِ َو َما هُنَّ ؟ َقال‬
ِ ‫الس ْب َع ال ُم‬
ِّ ‫ « ال‬:
، ‫حر َم هللا إالَّ ِبا ْل َح ِّق‬
َّ ‫س التي‬
ِّ ‫ ال‬، ِ‫ش ْر ُك ِباهلل‬
ِ ‫ َو َق ْتل ُ ال َّن ْف‬، ‫س ْح ُر‬
َّ ‫ وال َّت َو ِّلي َي ْو َم‬، ‫ال اليتيم‬
‫ذف‬
ُ ‫ و َق‬، ِ‫الز ْحف‬
ِّ ُ ‫َوأَ ْكل‬
ِ ‫ َوأ ْكل ُ َم‬، ‫الر َبا‬
ِ ‫ال ُم ْحص َنات ال ُمؤمِنا‬
» ‫ت ا ْل َغافِالت‬
Helâk edici yedi şeyden uzak durun!”. Sahabiler; “Yâ Rasûlallah, bunlar
nedir?” dediler. Şöyle buyurdu: “Allah’a ortak koşmak, büyü yapmak,
Allah’ın dokunulmaz kıldığı canı (hakkıyla olması müstesna) öldürmek, faiz
yemek, yetimin malını yemek, savaş zamanında kaçmak, evli, mümin ve
çirkinliklerden uzak hanımlara iftirada bulunmak!
َ ‫إذا َم‬
ٍ ‫اإلنسانُ انق َط َع ع َملُ ُه إالَّ مِنْ َثال‬
‫ ْأو‬، ‫صد َق ٍة جار َي ٍة‬
‫ات‬
َ :‫ث‬
َ
َ‫ أ‬، ‫ِعلم ُي ْن َت َف ُع ِب ِه‬
َ
ٍ
‫الح َيد ُعو له‬
‫ص‬
‫د‬
‫ل‬
‫و‬
‫و‬
َ
َ
ْ
ٍ
İnsan ölünce, üç şeyden dolayı olanlar hariç, amel (defteri) kapanır:
Sadaka-i cariye (sürekli olan sadaka) veya kendisinden yararlanılan
ilimden yahut kendisine hayır dua eden iyi çocuktan dolayı olanlar hariç.
‫عشر أَم َثالِ َها ال‬
ْ َ‫منْ قرأ‬
ِ ‫ والحس َن ُة ِب‬، ‫حرفا ً مِنْ كتاب هللاِ فلَ ُه حس َن ٌة‬
‫ف‬
ٌ ‫حر‬
ْ ‫ و ِم َي ٌم‬، ‫ف‬
ٌ ‫حر‬
ْ ‫ وال ٌم‬،‫ف‬
ٌ ‫حر‬
ْ ‫ِف‬
ٌ ‫ أَل‬: ‫ َولكِن‬، ‫رف‬
ٌ ‫ الم َح‬: ‫أَقول‬
Kim Allah’ın kitabından bir harf okursa ona bir iyilik yazılır. İyiliğe on
katıyla karşılık verilir. “Elif-lâm-mîm bir harfdir” demiyorum. Elif bir harftir,
lâm bir harftir, mîm bir harftir!
َ ‫ت‬
َ ‫إنَّ الَّذي لَيس في َج ْوفِ ِه‬
ِ ‫الخ ِر‬
ِ ‫رآن كالبي‬
‫ب‬
ِ ُ‫ش ْي ٌء مِنَ الق‬
Şüphesiz içinde Kur'an'dan birşey bulunmayan kimse boş, harab ev gibidir!
ِ ‫ت مِنْ ُب ُيو‬
ٍ ‫ ُث َّم َمضى إِلى ب ْي‬، ‫َمنْ َت َط َّه َر في َب ْيتِ ِه‬
‫ لِ َي ْقضِ َي‬، ‫هللا‬
ِ ‫ت‬
، ‫ِض هللاِ كا َن ْت ُخ ُطوا ُت ُه إِ ْحدَ اها َت ُح ُّط َخطِ ي َئ ًة‬
ِ ‫ض ًة مِنْ َفرائ‬
َ ‫َف ِري‬
‫واأل ُ ْخرى َت ْر َف ُع دَ َر َج ًة‬
Bir kimse evinde güzelce temizlenir, sonra Allah’ın farzlarından bir farzı
yerine getirmek için Allah’ın evlerinden birine giderse, attığı adımlardan
her biri bir günahı silip yok eder; diğer adımı da onu bir derece yükseltir.
، ‫ َوعِيادَ ةُ ال َمريض‬.‫السالم‬
َّ ‫ َر ُّد‬، ‫س‬
ٌ ‫َح ُّق ا ْل ُمسل ِِم َعلَى ا ْل ُمسل ِِم َخ ْم‬
‫ وتشميت العاطس‬. ‫ وإجابة ال َّدعوة‬، ‫َواتبا ُع الجنائز‬
Müslüman’ın, müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selâm almak, hasta
ziyaret etmek, cenâzenin arkasından yürümek, davete icâbet etmek ve
aksırana “yerhamükellah” demek.
َ :‫س‬
ُ‫ش َها َد ِة أنْ الَ ِالَ َه َّاال هللا ُ َوأنَّ ُم َح َّمدًا َع ْب ُده‬
ٍ ‫ُبن َِي ْاإل ْسالَ ُم َعلَى َخ ْم‬
َّ ‫اء‬
‫ضان‬
ِ ‫ وإِ ْي َت‬،ِ‫ص َالة‬
َ ‫ص ْو ِم َر َم‬
َ ‫ َو‬،ِ‫ َو َح ِّج ا ْل َب ْيت‬،‫الز َكا َة‬
َّ ‫ َوإِ َق ِام ال‬،‫سول ُ ُه‬
ُ ‫َو َر‬
İslam dini beş esas üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka ilah olmadığına ve
Muhammed'in Allah'ın kulu ve Resulü olduğuna şehadet etmek, namaz
kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve ramazan orucunu tutmak.
ِ َ‫خرج في َطل‬
‫بيل هللاِ حتى ير ِج َع‬
َ ‫ فهو في‬، ‫ِلم‬
َ ‫َمن‬
ِ ‫س‬
ِ ‫ب الع‬
Kim ilmin peşine düşerse o (evine) dönünceye kadar Allah yolundadır!
‫قول ُ الَ إلَ َه‬
ْ ‫ َفأ ْفضلُ َها‬: ‫شع َب ًة‬
ْ َ‫ض ٌع َوسِ ُّتون‬
ْ ‫ ْأو ِب‬، َ‫ض ٌع َوس ْب ُعون‬
ْ ‫اَإلِي َمانُ ِب‬
ٌ ‫ش ْع‬
ُ ‫ َوالح َيا ُء‬، ‫يق‬
‫يمان‬
ِ ِ‫بة مِنَ اإل‬
ِ ‫عن ال َّط ِر‬
ِ ‫ َوأدْ َناهَا إ َما َط ُة األ َذى‬، ُ‫إالَّ هللا‬
İman yetmiş küsür veya altmış küsur şubedir/bölümdür. Bunların en
üstünü Lâ ilâhe illellah demek, en alttaki ise yoldan eziyet verici şeyi
gidermektir. Utanma da imandan bir bölümdür.
‫جال‬
ِّ ‫وسلَّم ال ُم َتش ِّبهين مِن‬
َ ‫صلّى هللا ُ َعلَ ْي ِه‬
َ ِ‫سول ُ هللا‬
ُ ‫لَعنَ ر‬
ِ ‫الر‬
‫جال‬
‫ِب‬
ِ ‫س‬
ِ
ِّ ‫اء ِب‬
َ ‫ وال ُم َتش ِّب َهات مِن ال ِّن‬، ‫النساء‬
ِ ‫الر‬
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kadınlara benzemeye çalışan
erkeklere ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara lânet etti
:َ ‫سول َ هللاِ ؟ َقال‬
ُ ‫ قِيل َ َمنْ َيا َر‬، »‫ َر ِغ َم أَ ْنفُ ُه‬،‫ َرغِ َم أَ ْنفُ ُه‬،‫« َر ِغ َم أَ ْنفُ ُه‬
» ‫الج َّن َة‬
َ ‫ أَ ْو أَ َح َد ُه َما ُث َّم لَ ْم َيدْ ُخ ِل‬،‫ِبر‬
ِ ‫« َمنْ أَدْ َر َك َوالِدَ ْي ِه ِع ْن َد ا ْلك‬
"Peygamberimiz (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün: "Burnu sürtülsün, burnu
sürtülsün, burnu sürtülsün" dedi. "Kimin burnu sürtülsün ey Allah'ın
Resulü?" diye sorulunca şu açıklamada bulundu: "Ebeveyninden her
ikisinin veya sâdece birinin yaşlılığına ulaştığı halde cennete giremeyenin.”
‫سا ْأو َي ْز َر ُع َز ْر ًعا َف َيـأ ُكل ُ ِم ْن ُه َط ْي ٌر ْأو‬
ً ‫س َغ ْر‬
ُ ‫َما مِنْ ُم ْسل ٍِم َي ْغ ِر‬
‫ص َد َق ٌة‬
َ ‫سانٌ ْأو َب ِهي َم ٌة إِالَّ َكانَ لَ ُه ِب ِه‬
َ ‫إِ ْن‬
Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve
kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.
‫الَ َتدْ ُخلُونَ ا ْل َج َّن َة َح َّتى ُت ْؤ ِم ُنوا َوالَ ُت ْؤ ِم ُنوا َح َّتى َت َحا ُّبوا‬
İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek
anlamda) iman etmiş olamazsınız.
‫س َد‬
َ ‫سدَ ْت َف‬
َ ‫س ُد ُكلُّ ُه َوإِ َذا َف‬
َ ‫صلَ َح ا ْل َج‬
َ ‫صلَ َح ْت‬
َ ‫ض َغ ًة إِ َذا‬
ْ ‫س ِد ُم‬
َ ‫إِنَّ فِي ا ْل َج‬
‫ب‬
ُ ‫س ُد ُكلُّ ُه أالَ َوه َِي ا ْل َق ْل‬
َ ‫ا ْل َج‬
İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o
bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.
‫ير َنا‬
َ ‫ِير َنا َو ُي َو ِّق ْر َك ِب‬
َ ‫صغ‬
َ ‫لَ ْيس ِم َّنا َمنْ لَ ْم َي ْر َح ْم‬
Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen
bizden değildir.
َ « : ‫سلَّم‬
َ ‫صلّى هللا ُ َعلَ ْي ِه و‬
َ ‫سول ُ هللا‬
ُ ‫ قال َ ر‬: َ ‫وعنه قال‬
ُ ‫س ْب َع ٌة ُيظِ لُّ ُه ُم هللا‬
َ ‫وشاب َن‬
‫شأ َ في ِع َبا َد ِة هللا‬
، ٌ ‫ إِما ٌم عا ِدل‬: ‫في ظِ لِّ ِه َي ْو َم ال ظِ ل َّ إالَّ ظِ لُّ ُه‬
ٌّ
‫ اج َت َمعا‬. ‫الن َت َحا َّبا في هللا‬
َ ‫ َو َر ُجل ٌ َق ْل ُب ُه ُم َعلَّق بال َم‬. ‫َتعالى‬
ِ ‫ َو َر ُج‬. ‫سا ِج ِد‬
ُ ‫ام َرأَةٌ َذ‬
: َ ‫ َف َقال‬. ‫مال‬
ٍ ِ‫ات َم ْنص‬
ْ ‫ َو َر َجل ٌ َد َع ْت ُه‬، ‫ و َت َف َّر َقا َعلَي ِه‬. ‫َعلَي ِه‬
ٍ ‫ب َو َج‬
‫ص َد َق َة فأ َ ْخفاها ح َّتى الَ َت ْعلَ َم شِ مال ُه ما‬
َ ِ‫ص َّد َق ب‬
َ ‫ور ُجل ٌ َت‬
َ . ‫خاف هللا‬
ُ َ‫إِ ّني أ‬
»ُ‫ض ْت َع ْي َناه‬
َ ‫ور ُجل ٌ َذ َك َر هللا خالِيا ً َف َفا‬
َ . ‫ُت ْنف ُِق َيمِين ُه‬
Ebu Hureyre (ra)’den, Hz. Peygamber (asv)'in şöyle dediği rivayet
edilmiştir: “Yedi zümreyi Allah gölgenin olmadığı (kıyamet) gününde kendi
gölgesinde gölgelendirecek: Adil imam (idareci, devlet reisi). Allah azze ve
celle’ye ibadet ederek yetişen genç. Kalbi mescidlere asılı (mescidlerde
namaz kılmaya düşkün) olan adam.Allah için birbirini seven, bu yüzden bir
araya gelip, ayrılan kişiler. Güzellik ve zenginlik sahibi bir kadının davet
ettiği ve “Ben Allahdan korkarım” diyerek bu daveti reddeden adam.
Sadaka veren ve sadakasını sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek derecede
gizleyen adam. Yalnızken Allahı zikredip, gözlerinden yaş döken adam.
ْ ‫يق‬
ْ ‫منْ لَ ِزم‬
ِّ ‫ ومنْ ُكل‬، ً ‫مخرجا‬
ٍ ِ‫ جعل هللا لَ ُه مِنْ ُكل ِّ ض‬، ‫االست ِْغ َفار‬
ُ ‫ َو َر َز َق ُه مِنْ ح ْي‬، ً ‫َه ٍّم َفرجا‬
‫ب‬
ُ ِ‫ث ال َي ْح َتس‬
Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, Allah Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her
üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir.
َ ِّ ‫لِ ُكل‬
‫صلَّي هللا‬
َ ‫سول ُ هلل‬
ُ ‫ َو َقال َ َر‬:.‫الص ْو ُم‬
َّ ‫س ِد‬
َ ‫ َو َز َكاةُ ا ْل َج‬.ٌ‫ش ْي ٍء َز َكاة‬
.‫الص ْب ِر‬
َّ ‫ف‬
ُ ‫ِص‬
ْ ‫الص َيا ُم ن‬
ِّ « :‫سلَّ َم‬
َ ‫َعلَ ْي ِه َو‬
Her şeyin bir zekatı (temizlenme vasıtası) vardır, bedenin zekatı oruçtur.""Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm şunu ilave etti: "Oruç, sabrın yarısıdır.
‫ِب لِ َن ْفسِ ِه‬
ُّ ‫ِب ألَخِي ِه َما ُيح‬
َّ ‫ال ُي ْؤمِنُ أَح ُد ُك ْم ح َّتى ُيح‬
Sizden biriniz kendisi için sevip arzu ettiği şeyi din kardeşi için de sevip arzu
etmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olmaz.
‫من‬
‫ار‬
ِ
َ ً‫إِنَّ أ ُ َّمتي ُيدْ َع ْونَ َي ْو َم القِيا َم ِة ُغ ّرا‬
ِ ‫الوضوء َف‬
ِ ‫مح َّجلِينَ مِنْ آ َث‬
َ ‫اس َت َط‬
ْ
ْ‫ َفليفعل‬، ‫اع ِم ْن ُك ْم أَنْ ُيطِ يل ُغ َّر َته‬
Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri
nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nûrunu artırmaya gücü
yeten kimse bunu yapsın”
َ‫ُكل ُّ ا ْب ِن آ َد َم َخ َّطا ٌء َو َخ ْي ُر ا ْل َخ َّطائِينَ ال َّت َّوا ُبون‬
Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.
‫ير َنا‬
َ ‫ِير َنا َو ُي َو ِّق ْر َك ِب‬
َ ‫صغ‬
َ ‫لَ ْيس ِم َّنا َمنْ لَ ْم َي ْر َح ْم‬
Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen
bizden değildir.
YARIŞMA ŞARTLARI
1-Hadislerin hem Arapça hem de Türkçesi ezberlenecektir.
2-Yarışma esnasındaTürkçesi verilip Arapçası yada Arapçası verilip Türkçesi istenebilecektir.
3-Yarışma ön elemeli şekilde gerçekleşek ve finale 10 öğrenci katılacaktır.
4-Yarışmada Arapça okunuş ve hareke önemlidir.
Download

ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ: دَعْوَةُ ا