YENİDOĞAN BEBEK TAKİBİ ve
ANNE-BABA REHBERİ
TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ
TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ
“Hayat sağlıkla güzeldir”
ÇOCUK SAĞLIĞI ve HASTALIKLARI ANABİLİM DALI
Sevgili Anne ve Baba
İnsanoğluna bağışlanmış en mucizevi deneyimlerden birini yaşıyorsunuz. Uzun
süren özenli bir bekleyişin ardından yavrunuza kavuştunuz. Artık bebeğinizin en
büyük ihtiyacı sizin sevginiz ve bakımında göstereceğiniz hassasiyettir. Olabildiğince
sık bebeğinizi kucağınıza alıp konuşun, ona dokunun ve onun çevresinde olduğunuzu
fark ettirin. Bebeğiniz sevildiğini ve emniyette olduğunu hissetmelidir. Bebeğinizi
ilk gördüğünüz anda duygularınız biraz karışık olabilir, kaygılanmayın; onunla
konuşmak, emzirmek, gülmek ve ona dokunmak sizinle bebeğiniz arasındaki özel
bağın kurulmasını en kısa sürede sağlayacaktır.
Anne Sütü / Emzirme
Hamilelik ve doğumdan sonra sizin için yeni bir hayat başlıyor.
• Doğumdan hemen sonra bebeğinizi ilk yarım-bir saat içerisinde emzirin.
• Bebeğinizden Fenilketonüri, Hipotiroidi ve Biyotidinaz Eksikliği taraması için
topuk kanı aldırın.
• Bebeğinize ilk 6 Ay sadece Anne Sütü verin. Altı aydan itibaren tamamlayıcı
besinlerle 2 yaşına kadar emzirin.
• Sizin ve bebeğinizin sağlığı için doğumların arasının en az 2 yıl olmasına dikkat
edin.
• Etkili bir korunma yöntemi seçin; emzirmek sizi gebe kalmaktan korumaz.
• Bebeğinizin aşılarını aşı takvimine uygun olarak yaptırın.
• Doktorunuzun önereceği D vitamini (doğumun 15.gününde) ve Demir
Damlasından (4.aydan itibaren) faydalandırın.
• Bebeğiniz 1 aylık olduğunda kalça ultrasonunu yaptırın.
• İşitme testi (ilk 15 gün içerisinde) yaptırmayı unutmayın.
Bebeğinizi mutlaka doğumundan 1 yaşına kadar en az 10 kez bir sağlık kuruluşuna
(sağlık ocağı-hastane v.s.) kontrole götürün.
İlk 1 yaşına kadar;
1. Kontrol: Doğumdan
2. Kontrol: İlk 48 saat içinde
3. Kontrol: 15. Günde
4. Kontrol: 30. Günde
5. Kontrol: 2. Ayda
6. Kontrol: 3. Ayda
7. Kontrol: 4. Ayda
8. Kontrol: 6. Ayda
9. Kontrol: 9. Ayda
10. Kontrol: 12. Ayda
3
SEVGİLİ ANNELER BEBEĞİNİZİ İLK 6 AY SADECE EMZİRİN
• Bebeğiniz emme refleksi ile doğar, vücudunuz ona gereken en ideal besini
vermek için hazırlanmıştır.
• Bebeğin vücut ve ruh sağlığı için en uygun besin, annenin kendi sütüdür.
• Anne sütü annenin bebeğine vereceği ilk ve en güzel hediyedir.
• Bebeğin zihinsel, fiziksel ve ruhsal gelişimi için en uygun besindir.
• Doğumdan sonra ilk birkaç saat içerisinde gelen sarı ağız sütünü (kolostrum)
mutlaka bebeğinize verin. Ağız sütü çok besleyicidir ve yoğun olarak bağışıklık
maddeleri içerdiği için bebeğiniz için ilk aşı gibi olacaktır.
• Kolostrum (ağız sütü) miktarı az olmasına karşın, ilk günlerde bebeğin
beslenmesi ve bağırsaklarının iyi çalışabilmesi için yeterlidir.
• Önemli olan annenin doğumdan sonra en kısa zamanda hemen emzirmeye
başlamasıdır.
• Anne sütü ilk 6 ay bebeğinizin tüm besin ihtiyacını karşılayacak özelliktedir.
Hiçbir besin veya içeceğe (su, çay, meyve suyu, hazır mama veya inek sütü v.s.)
ihtiyacı yoktur.
• Anne sütünde bebeğin ihtiyacı olan su yeterince vardır, bebeğinizi sık sık
emzirmeniz durumunda su vermenize gerek yoktur.
• Anne sütü her zaman hazır, doğal, temiz ve mikropsuzdur. Isıtma ve koruma
sorunu yoktur.
• Anne sütünün içerdiği maddeler bebeği rahatlatır, gevşetir, ağrıyı azaltır, daha
çabuk uykuya dalmasını sağlar.
• Anne sütü alan bebekler diğer besinlerle beslenen bebeklerden daha zeki
olurlar.
• Anne sütü tamamıyla ve kolaylıkla sindirilir.
• Anne sütü alan bebeklerde ishal, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür.
• Anne sütü içerisinde bulunan yağ asitleri içeriği bebeğin beyin ve sinir sistemi
için ideal miktarda ve orandadır.
• Büyüme faktörü içerdiği için bebekler daha iyi büyür.
• Emzirme annelerin meme kanseri, rahim kanseri, anemi, osteoporoz gibi
hastalıklara yakalanma riskini azaltır.
• Emziren anneler eski kilolarına daha çabuk döner.
• Emzirme hormonları, anneyi gevşetir daha çabuk uykuya dalmasını sağlar,
anneyi dinlendirir.
• Emzirme bebek veya anne hasta iken de sürdürülmelidir.
• Anne sütü ile beslenen bebeklerde; konuşma problemi, şeker hastalığı, lenf
kanseri ve diş çürükleri daha az görülür.
Her Bebek İçin En İyi Besin,
Kendi Annesinin Sütüdür.
4
EMZİRMEYE NASIL BAŞLAYALIM
Annenin yeterli süt oluşturabilmesi için yeterli sıklıkta ve doğru şekilde
emzirmesi gerekmektedir.
• Anne sütü ile beslenmede annenin bilmesi gereken en önemli nokta, bebeğini memeye nasıl yerleştireceğidir.
• Bebek memeye iyi yerleşmiş ise, anne ve bebek emzirmeyi öğrenirken meme uçları zedelenmez.
• Bebek ağzını kocaman açarak ve dilini önden memeyi sarmalayarak emer, Bebeğinizi yavaşça memeye yaklaştırın, meme başınızı ağzına dokundurun.
• Bekleyin! Bebek ağzını kocaman açsın sonra bebeği çabuk ve yumuşak bir şekilde
memeye yerleştirin.
Bebek memeye doğru yerleştirildiğinde;
• Bebeğin ağzı kocaman açık olmalı,
• Bebeğin çenesi memeye dayanmalı,
• Alt dudağı dışa doğru kıvrılmış olmalı,
• Meme olabildiğince ağzı-doldurmuş olmalı, bebek sadece memenin ucunu değil,
meme ucunun etrafındaki kahverengi bölgenin çoğunu da ağzına almış olmalıdır.
Bebeğin süt ile dolu kanallara ulaşabilmesi için ağzını iyice açması gerekir.
• Emzirme süresi boyunca meme ucunun devamlı acıması bebeğin memeyi yanlış
kavradığını gösterir.
• Meme ucunda acı duyulmasının nedeni, bebeğin dilini meme yerine meme ucuna
karşı hareket ettirmesidir. Ağız yeterince açılmamışsa, dil meme ucuna sürtünerek zedelenmesine yol açacaktır. Bebek dili ve damağı arasına meme ucunu alarak baskı yapmaktadır.
• Meme ucunun olmaması, ucunun içe çökük olması ya da ucunun büyük olması
emzirme için problem değildir. Bebek zaten memenin sadece ucunu değil ucun
etrafındaki kahve renkli bölgenin büyük bir bölümünü de alarak sütü emer.
• Emerken şapırtı sesi duyulması ya da yanakların içeri çekilmesi genellikle bebeğin
yalnızca meme ucunu emdiğini ve ağzıyla yeterince meme dokusunu kavramamış
olduğunu gösterir.
• İyi yerleştirme meme başında oluşabilecek çatlak, yara, meme tıkanıklığı v.b.
problemleri önler.
Doğru Emzirme Tekniği
Yanlış Emzirme Tekniği
5
MEME UCUNU EMMEKLE BEBEK BESLENMEZ
• Bebeğinizin iyi emmediğinden kaygılanıyorsanız bu konuda yakınınızda bulunan
bir sağlık ocağı ya da ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezine başvurun.
Anne sütü ve emzirme konusunda eğitimli bir sağlık görevlisinden danışmanlık
alın ve size yakın anne destek grubunu öğrenin diğer emziren annelerle bir araya
gelip birbirinize destek verin.
• Memeleri her emzirmeden önce temizlemeye gerek yoktur.
• Memeler asla sabunla ya da başka bir temizleyici ile yıkanmamalı mümkün olduğunca duş alınmalıdır.
• Anne sütü bebeği hastalıklardan koruyucu o kadar madde içerir ki bu yolla mikrop
bulaşılmasından korkulmaz.
• Bebeğe mikrop ellerden bulaşır.
• Eller vücutta, evde, hastanede veya çevrede bulunan her türlü mikrobu taşır.
• Anneler ve bebeğe bakan kişiler bunu hiç unutmamalı, ellerini sık sık yıkamalıdır.
• Meme ucunun bakımı için özel olarak kremlerin kullanılmasına gerek yoktur. Her
emzirme sonrasında memeden gelen son süt meme ucuna sürülmeli ve kurutulduktan sonra kapatılmalıdır.
BEBEĞİMİZİ HANGİ SIKLIKTA EMZİRELİM?
• Bebek her istediğinde emzirilmelidir.
• Bebek ağzını açarak, aranarak, sonunda da ağlayarak açlığını belli eder.
• İlk aylarda bebek uyandığında genellikle açtır ve emzirilmek ister.
• Her emzirme sonrası memede yapılan süt miktarı biraz daha artacağından, zamanla beslenme aralıkları uzayacaktır.
• Bebeğiniz ilk günler 2-3 saatte bir, ilk aya kadar ise 3-4 saatte bir yani 24 saat
içinde 7-8 kez beslenme ihtiyacı duyar. İlk aydan sonra emzirme sıklığı günde 5-6
defaya düşer.
• Bir emzirmede bir meme tamamen boşalana kadar emzirilmelidir. Bebek ikinci
memeyi de emmek isterse o meme de verilebilir. Fakat bir sonraki emzirmede
yarım kalan meme verilerek tamamen boşalması sağlanmalıdır.
Beslenme sonrası gaz çıkarma tekniği: Bebeğini besledikten sonra anneye uygun gaz
çıkarma teknikleri anlatılmalıdır:
1. Dik bir şekilde oturun ve bebeğinizi arkadan bir elinizle destekleyerek çenesini omzunuza yerleştirin. Diğer elinizle sırtını sıvazlayın. Bunu yaparken aynı zamanda
sallanan bir sandalyeye oturup hafifçe sallanmak işe yarıyabilir.
2. Göbeği üzerine kucağınıza uzandırın, bebeğinizin başının göğsünün bulunduğu seviyenin üstünde olmasına dikkat edin.
3. Beslenirken huzursuzlanan bebekte emzirmeye ara vermek, gazını çıkarmak sonra
tekrar beslemek gerekir. Anne sütü alan bebeklerde her bir göğüs değişiminde, biberonla beslenenlerde 60-90 cc verdikten sonra gazı çıkarmakta fayda vardır.
6
4. Eğer bebeğiniz fazlaca gazlı ise, bol miktarda kusuyorsa (gastroözofagial reflüye
bağlı olabilir) veya beslenirken huzursuz görünüyorsa; emziriyorsanız her 5 dakikada bir, mama veriyorsanız her 30 ml’de bir gazı çıkarmaya çalışın
SAĞLIKLI HER ANNE,
BEBEĞİ İÇİN YETERLİ SÜT ÜRETEBİLİR.
SÜTÜNÜZÜN YETERLİ OLDUĞUNU NASIL ANLARSINIZ?
• Her anne, sütünün bebeği için yeterli olduğundan emin olmak ister. Bebeği çok
ağlıyorsa, az uyuyorsa, huzursuzsa, anne sütünün yeterli olmadığını düşünür ve
kaygılanır. Oysa bu belirtiler başka nedenlerden de kaynaklanabilir.
• Böyle durumlarda anneler çoğu kez emzirme konusunda bilgili bir kişiye danışmadan ek mamalar vermeye başlarlar, böylece anne sütü ile beslenmeden uzaklaşılır.
• Sağlıklı her anne, doğru bir şekilde emziriyorsa, ilk haftalarda sık ve geceleri de
emziriyorsa, yeterli sıvı alıyorsa (her emzirme sonrası bir bardak), bebeği için yeterli süt üretebilir.
• Yenidoğan bebek ilk hafta kilo kaybeder. 7-10 günlük olduğunda doğum kilosuna
ulaşması beklenir.
• Bebek günde 6-8 kez idrar yapıyorsa, ilk 6 ay boyunca ayda en az 500 gr ya da
haftada 125 gr alıyorsa, annenin sütü yetiyordur.
• Bebeğinizin yeterli kilo almadığını düşünüyorsanız doktorunuza başvurun.
BEBEĞİN YETERLİ SÜT ALAMAMASININ NEDENLERİ NELERDİR?
Sık görülen nedenler:
• Doğum sonrası emzirmeye geç başlamak (ilk yarım-bir saatten sonra başlamak)
• Sık emzirmemek (en az 8-10 kez)
• Gece emzirmekten kaçınmak
• Kısa süre emzirmek
• Memeyi yanlış kavramak
• Biberon ve emzik kullanmak
• Bebeğe ek besinler vermek
• Annenin kaygı, endişe ve stresi
• Emzirmeden hoşlanmama
• Bebeği kabullenmeme
• Yorgunluk
7
Nadir görülen Nedenler:
• Emzirirken doğum kontrol hapları kullanmak
• Alkol, sigara, fazla kafein, ilaç, sedasyon yapan ilaç kullanımı
• Bebeğin ağır hastalık ya da sakatlığı
Unutmayın; ne kadar sık emzirirseniz sütünüzün miktarı o kadar artar.
ANNE SÜTÜNÜ SAĞMAK
Emzirmenin sürdürülmesi bazen de başlatılması için süt sağmanın yararlı ve önemli
olduğu bir çok durum vardır.
Sütün sağılması şu durumlarda yararlıdır;
• Tıkanık (şiş) memeyi rahatlatmakta,
• Çökük bir meme başından memeyi emmeyi öğreninceye kadar bebeğin beslenmesi için,
• Düşük doğum tartılı ve kuvvetli ememeyen bir bebeği beslemek için,
• Yeterli ememeyen hasta bir bebeği beslemekte,
• Anne işe gittiğinde bebeği beslemek için,
• Memeyi istemeyen bir bebeği emmekten hoşlanana kadar beslemekte,
• Bebeğin çok dolu bir memeyi almasını kolaylaştırmak için veya çökük meme ucu
olan memeyi bebeğin daha iyi kavraması için,
• Bebeğin memeyi tamamen boşaltamaması durumunda süt kanallarının tıkanmaması için elle süt sağma, sütün boşaltılmasında en iyi yoldur.
• Sütün elle sağılmasını tüm emziren annelerin bilmesi gerekir, alet gerektirmez,
anne her yerde, her zaman sağabilir. Sütün sağılacağı kabın geniş ağızlı ve temiz
olması önemlidir.
Süt sağmadan önce;
• Bebeğe ait bir eşya bulundurmak veya bebekle tensel temasta bulanmak
• Ilık duş alma
• Isıtılmış bir havluyu memelerin üzerine koymak
• Memelere masaj yapmak
• Sırta masaj yapmak
• Ilık bir şeyler içmek gibi
O an için uygun olan uygulamalar süt sağılmasına yardımcı olur.
8
Sağılan süt;
• Sağılan süt, dondurulmadan buzdolabında 3 gün (2-4 0C), oda sıcaklığında
25-37 0C’de 4 saat, 15-25’ 0C de 8 saat saklanır.
• Donmuş süt tek kapaklı buzdolabında buzlukta 2 hafta, iki kapaklı buzdolabında
3 ay saklanır.
• Derin dondurucuda (-18 0C’nin altında) 6 aya kadar saklanabilir.
• Donmuş süt buzdolabında rafta çözdürüldükten sonra 24 saat içerisinde benmari yöntemi ile ısıtıldıktan sonra kullanılır.
Sağılan Sütün Isıtılması;
Sağılan sütün konulduğu kap sıcak su dolu daha genişçe bir kap içine
konularak ısıtılmalıdır.
Elle Anne Sütü Nasıl Sağılır?
• Sağma işlemine geçmeden önce eller iyice yıkanır.
• Rahat bir yere oturduktan, parmak uçları ile meme ucu hafifçe parmaklar arasına
alınarak yuvarlanır.
• Başparmak kahve renkli kısmın (arolanın) üstünde, diğer parmak uçları işaret
parmağının hizasında altta ya da yanlarda olacak şekilde tutulur.
• Baş ve işaret parmakları yavaşça içe göğüs duvarına doğru bastırılır; fazla bastırmamaya dikkat edilmelidir yoksa süt kanalları tıkanabilir. Bastırma işlemi, el göğüs duvarından uzaklaşırken devam ettirilir. Bu şekilde süt meme başına doğru
itilir. İşlem tekrarlandıkça süt akmaya başlar. Sağma hareketi ritmik bir şekilde
tekrarlanmalıdır.
• Süt sağma işlemi sırasında acı hissedilmemelidir, acı oluyorsa uygulanan teknik
hatalıdır. Doğru tekniği öğrenmek için eğitimli sağlık personelinden yardım alınmalıdır.
9
Bebekleri nasıl giydirmeli ?
Bebeğinizi giydirirken kendi sıcaklık ölçünüzü almanız uygundur. Sizden bir kat daha
fazla 1 ayı geçtikten sonra ise sizin kadar giydirmeniz yeterlidir. Çok sıkı giydirmek bebeğin uyandırılmasını zorlaştırır, kilo kaybını arttırır, isiliğe ve bebeğin vücut ısısının tehlikeli
derecelere çıkmasına neden olabilir. Bebeğinizin üşüyüp üşümediğini kontrol etmek için el
ve ayaklara bakılması yanıltıcıdır. Aynı şekilde bebeğin günde 5-6 kez hapşırması da üşüdüğünü göstermez. Ensesi ve giysilerin altında kalan bölgeler yeterince sıcak ve bebek de
huzurlu ise ortam ısısı ve giysileri yeterli demektir. Bebeğinize soğuk havada tek kat kalın
bir giysi giydirmektense birkaç kat hafif giysi giydirmeniz daha koruyucudur. Bebeğiniz için
kolay giydirip çıkartılabilecek, yakası geniş, kolları bol kıyafetler seçiniz.
Ana kucağı
Doğumdan itibaren kullanabilirsiniz. Yana düşmeyi önleyen, geniş ve sağlam bir
tabanı olan, içinde derince oturma olanağı veren ürünleri seçmek daha uygundur.
Her zaman kemerini bağlı tutun ve kazaları önlemek için yüksek bir yere koymayın.
Size bebeğinizin bakımında kolaylık sağlar. Sürekli yatmak zorunda kalmayan
bebeğinizin gelişimi destekler, aynı zamanda bebeğinizin dünyaya farklı açıdan
bakmasını sağlar.
Bebek taşıyıcısı (kanguru)
Bebeğinle fiziksel temas ve sıcaklık gereksinimini karşılarken ellerinizin serbest
olmasını sağlar. Bebeğinizin başı için desteği olmalıdır. Doğumdan başlayarak
bebeğiniz 5-6 aylık olana kadar kanguru kullanabilirsiniz.
İnek Sütü/Pastorize Süt
İnek sütü, anne sütünün yerine GEÇMEZ. 1 yaşına kadar bebeğinize inek sütü vermeyiniz. Anne sütünün olmadığı durumlarda formül mamalar/devam mamaları
tercih edilmelidir. Süt bütün dünyada en önemli alerji nedenidir. Ayrıca inek sütü
kullanımı C vitamini ve demir eksikliğine yol açabilir.
Emzik/Biberon
İlk ay içinde emzik veya biberon kullanmak bebeğin memeden uzaklaşmasına neden olabilir bu yüzden zorunlu olmadıkça ilk ay kullanılmamalıdır. 1.aydan sonra
kullanılabilinir. 1 yaşından sonra bırakılmadığında orta kulak iltihabı sıklığını artırmakta ve dişlerde çapraşıklık oluşturabilmektedir.
Bebeğinizin Banyosu
Banyo zamanları bebeğinizle birlikte konuşarak oynamak için bulunmaz fırsatlardır.
Bebeğinizin bulaşıcı hastalıklardan korunması için temiz tutulması şarttır.
10
• Mümkünse her gün banyo yaptırın.
• Küveti ılık suyla yarıya kadar doldurun (önce soğuk suyu doldurun)
• Suyun ısısını dirseğinizle kontrol edin. Bebekler suyu büyükler kadar sıcak
sevmezler.
• Saçlarını bebek sabunu ya da şampuanı ile gözlerine kaçmamasına dikkat
ederek yıkayın.
• Bebeğinizi sabunlarken sıkıca tutun. Bütün sabunları duruladıktan sonra
bebeğinizi kaldırın ve ılık bir havlu ile sarın.
• Tüm vücuduna tam kurumadan nemlendirici sürünüz.
Kundaklama
Kundaklanan bebeklerde kalça çıkığı daha sıklıkla görülmektedir. Bebeğinizi kundaklamayınız.
Alt Değiştirme
Bebeğin altı sık aralıklarla değiştirilmelidir. Bebeğinizin bezini değiştirirken altını iyice
yıkayın ve sonra kurulayın. Bebeğinizin poposunun nemli veya ıslak kalmamasına dikkat etmelisiniz. Her alt değişiminde ıslatılmış pamuklu bezler yardımıya alt temizliği
yapılabilir. Piyasada hazır olarak satılan ıslatılmış pamuklar kullanılabilinir.
11
Yenidoğan Bebekte Sarılık
Çoğunlukla her bebekte bir miktar sarılık olur; buna fizyolojik sarılık denir. Önemli
olan tedavi edilmesi gereken sınırların üstüne çıkmamasıdır. Eğer sarılık daha ilk
günlerde belirgin hale gelir, vücuttaki sarılık göbek deliğinin altında da farkedilebilir
hale gelirse hemen çocuk doktorunuza başvurunuz.
Bebeğinizin Uykusu
Uyku ihtiyacı bebekten bebeğe değişebilmektedir. Bazı bebekler beslenme aralıklarının neredeyse tamamında uyurken, diğerleri yeni doğan bir bebekten beklenmeyecek kadar uzun bir süre uyanık kalabilirler. Başlangıçta bebekler gündüz-geceyi
farketmezler. Normal olarak siz olağan ev işleri ile meşgulken, bebeğiniz beşiğinde
uyandığında ya da huzursuzlandığında kucağınıza almaktan çekinmeyin.
Rahat bir uyku için;
Bebeğinizin karnını tok, altının temiz olmasını sağlayın. Çok kalın giydirmeyin ama
bir örtü ya da battaniyeye sararak onu sıcak tutun. Geceleri yanına girdiğinizde, onu
ışığı yakarak uyandırmamak için, odasında ya da dışarıda bir gece lambasını açık
bırakın. Banyosunu akşam yatmadan önceki saatlere getirip, ona yatmadan önce
hep aynı şarkı/ninniyi dinleterek bir uyuma rutini oluşturmaya çalışın.
12
Gaz Sancısı ve Kolik
Bebeğiniz dünyaya tam olarak gelişmemiş bir mide-bağırsak sistemi ile gelir. Yetişkinlerde bulunan sindirime yarayan birçok enzim de, bebeklerde henüz tam anlamıyla işlev görmediğinden, bebek anne sütünden sonra ya da hazır mama tüketiyorsa mamadan sonra kramp şeklinde belirti veren ağrılarla karşılaşır. Gaz sancıları
hafif veya şiddetli olarak birçok bebeğin karşılaştığı bir sorundur. Gaz sancısı, bebeğe zarar vermeyen, belli bir süre ile sınırlı fizyolojik bir olaydır ve bir takım önlemler
alarak önüne geçmek ya da en aza indirmek mümkündür.
Gaz Sancısını Engellemenin Yolları
• Bebeğinizi mümkün olduğunca anne sütü ile besleyin. Çünkü anne sütü bebeklerin sindirebilmesine en uygun doğal besindir.
• Emzirme aralığınızı en az 2 saat olarak ayarlayın, aksi takdirde saat başı emen
bebeklerde sindirilen ve sindirilmemiş süt karışarak gaz yapabilir.
• Sakin olun, bebeğe şefkatle ve güvenle yaklaşın. Bebeği aşırı sıcak veya soğuk
ortamlarda bulundurmamaya özen gösterin.
• Bebeğinizi dar kıyafetlerle, üst üste giydirmeyin.
• Mama hazırlarken hijyen (temizlik) kurallarına uyun.
• Bebeği yan olarak veya karın üstü yatırın ve karın üstü yatırılırken sürekli gözetleyin.
• Karnına ve ayaklarına ılık bezler koyun.
• Her beslenmeden sonra gazını çıkartın.
• Sakin olduğu bir zamanda bebeğin karnına masaj yapabilirsiniz.
• Bebeğe rezene çayı ve anason çayı verebilirsiniz.
Bebeklerde Kolik
Pek çok bebek hayatının ilk döneminde canı yanıyormuş gibi davranışlar sergileyerek, ağlama nöbetlerine tutulabilir. Sağlıklı bebeklerde görülen bu tarz nedensiz
ağlamalara KOLİK denmektedir. Kolik, bir hastalık değildir ve bebeğe zarar vermez.
Bebeklerin yaklaşık % 10’ unda görülen ve dış dünyaya uyum sağlarken yaşanılan bir
tür rahatsızlık olarak kabul edilebilir.
***Kolik sıklıkla bebeğiniz 2-3 haftalık olduğunda başlar, 4-6 haftada en yoğun döneme ulaşır, çoğunlukla 3
ayda sona erer.
Doktor Kontrolü Gerekli mi?
Bebeğin her gün belirli saatlerde ağlama nöbetlerine tutulması, kolik belirtisi olabilir. Yine de bebeği doktora götürmek ve başka bir sorun olmadığından emin olmak
için onu muayene ettirmek gereklidir. Bebeklerde; fıtık, barsak düğümlenmesi, orta
kulak iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu gibi problemler de çok ağlamaya yol açar ve
bebeğin kolik sorunu olduğu sanılabilir.
13
Kolik’in Sebepleri
Koliğin nedeni henüz bilinmemekle beraber; anne sütü alan bebekte annenin yediklerine allerji, mama alan bebekte mamanın içeriğine allerji, sindirim sisteminin tam
olgunlaşmamış olması, artmış barsak gazı, bebeğin günlük rutinindeki değişiklikler,
annenin endişesi/olumsuz duyguları ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
Emziren Annenin Kaçınması Gereken Gıdalar;
Annenin emziklik dönemindeki beslenmesi, bebeğin özellikle ilk 6 ay, temel besin
kaynağı olan anne sütüne etki ettiği için çok önemlidir. Gaz yapıcı özelliği olduğu
bilinen, lahana, karnabahar, Brüksel lahanası, brokoli, kuru baklagiller, inek sütü ve
süt ürünleri, pişmemiş soğan ve sarımsak, baharatlı gıdalar, kahve, çay, çikolata,
portakal gibi besinlerin annenin diyetinden çıkartılması, bebeğin rahatlamasına
katkıda bulunabilir. Bebeğinizi rahatlatmak için öncelikle sizin rahat, olumlu ve anlayışlı olmanız gerekmektedir. Her bebeğin ağlamasını farklı yöntemlerle durdurabilirsiniz. Fakat tüm bebekler için geçerli olan, kendisini güvende hissetmesidir.
Aşağıda sıraladığımız ipuçları, kolik sancısı bulunan bebeğinizin ağlamasını dindirebilir:
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
14
Kucakta veya bebek arabasında gezdirmek
Sarılma ve rahatlatıcı ninni/şarkılar söylemek
Hafif/alçak sesli müzik dinletme
Kucakta veya beşikte sallama
Karnına ılık yağ ile masaj yapma
Karnına ılık havlu koyma
Ilık bir banyo yaptırma
Kendi arabanıza bindirip gezdirme
Emzik verme
Annenin rezene çayı içmesi
Görme
Görme bebeğinizin en geç olgunlaşacak duyusudur; çünkü rahmin karanlık ortamında
neredeyse hiç uyarı almamıştır. Bebekler sadece 25-30 cm uzağa odaklanabilirler.
Görmesi en kolay olan şeyler, yakınına yerleştireceğiniz, keskin karşıtlıkları olan
(siyah-beyaz-kırmızı gibi) basit desenli nesnelerdir. Ancak bebeğiniz en çok insan
yüzüne bakmaktan hoşlanır.
Bebeğinizin görme duyusunun gelişmesine yardımcı olmak için odasında belirgin hatlı
desenler ve keskin karşıtlıklı renkler kullanın. Beşiğinin üzerine ilk aylardan itibaren
hareketli oyuncaklar asabilirsiniz. Bu oyuncağın resimlerini ara sıra değiştirmeniz
bebeğinizin görüşünün gelişimine yardımcı olur.
Bebeğinizin görme duyusu altı ay içinde normalin %10’una kadar gelişir. Bu da
bebeğin hareketli nesneleri izleyebilmesini ve doğumdakine oranla iki kat uzaklıktaki
nesnelere odaklanabilmesini sağlar. Altı ay geçtikten sonra bebeğin görüşü
yetişkinlerin keskinliğine çok yaklaşacaktır, ama tam olgunlaşma için yaklaşık dört
yıl daha gereklidir.
İşitme
Bebeğiniz doğum anında neredeyse bir yetişkin kadar iyi duyabilmektedir.
Yenidoğanların duymayı en çok sevdikleri ses insan sesi ve özellikle annesinin
sesidir. Bebeğinizle sık sık yaklaşık 25-30 cm yakınına gelerek büyük mimiklerle
konuşunuz. Yeni bir çıngırak aldığınızda bunu bebeğinin başının arkasında veya
yanında sallayarak bu sese dönmesini sağlayınız.
Dokunma
Bebeğin dokunma duyusu gerçek anlamda doğumdan sonra uyanır; çünkü rahimdeyken ara sıra göbek bağının sürtünmesi dışında dokunma duyusunu fazla kullanmamıştır. Bebeklere masaj yapmak stres hormonlarını azaltır, bağışıklık tepkilerini
arttırır, solunum, kan dolaşımı, sindirim ve metabolizmaya olumlu etkide bulunur.
Ancak bir annenin dokunuşunun en önemli unsuru bebeğe güvenlik duygusunu aşılamasıdır. Bebeğinizin dokunma duyusunu uyarmak için ona keşfedeceği ilginç nesneler verin. Her şeyi ağzına sokmasından dolayı çok kaygılanmayın. Nesne temiz ve
yutamayacağı kadar büyük olduktan, keskin köşeler bulundurmadıktan sonra bebeğinizin bunu ağzıyla elleriyle keşfetmesinde bir sakınca yoktur. Bir oyuncağı emmek,
bebeğe bu nesnenin büyüklüğü, biçimi, yoğunluğu, sıcaklığı ve tadını algılamak için
bulunmaz bir fırsat verir.
Tatma
Bebeğinize ek besinlere geçtikten sonra (>4 ay) mümkün olduğunca farklı lezzetler
tattırın. Sevmediğiniz yiyecekleri bebeğinize yedirmemek hatasına düşmeyin. Bebeğinize kendi damak zevkini geliştirme fırsatı tanımalısınız. Unutmayın ki, bebeğinizin
tattığı her yeni lezzet, gelişmekte olan duyularına destek vermektedir.
15
Koklama
Bebeğinizin koklama duyusu, henüz doğum anında bile çok gelişmiştir ve net göremediği şeyleri ayırt etmesini sağlar. Bebeğiniz doğduğu andan itibaren annesiyle babasının kendilerine has kokularını tanımaya başlar. Kokuların yatıştırıcı etkilerinin büyük
olduğu ilk birkaç haftada, bebeğinizi çıplak cildinize bastırmanız büyük yarar sağlar. Gelişmiş koklama duyusu yiyeceklerin güzel ve ilgi çekici kokuları nedeniyle sütten kesilme
evresini de kolaylaştırmaktadır. Ancak zamanla bebeklerin görme, işitme, dokunma ve
tatma duyuları gelişirken koklama duyusu körelmeye başlar.
Bebeğinizle güvenli yolculuk için nelere dikkat etmelisiniz?
Uçakla yolculuk: Uçaklarda tirbülans sırasında kucaktaki 2 yaşın altındaki çocuklar
ağır yaralanabilirler. Bu nedenle çocuğunuz 9 kg oluncaya kadar, yüzü arkaya bakacak
biçimde bebek koltuğunda, 9-18 kg arasında veya 2-4 yaş arası öne bakacak şekilde
çocuk koltuklarında, 18 kg üstüne çıktığında ise sizin gibi uçağın emniyet kemeri ile
bağlanmalıdır. Bebekler ve küçük çocuklar kalkış ve iniş sırasındaki kulakta basınç ve
ağrı hissi duyabilirler. Bu sırada çocuğa yiyecek vermek ya da emzirmek kulakta basınç
artışını engellemeye yardımcı olabilir. Hava yolculuğu susamaya yol açtığından yolculuk
süresince bebeğe bol sıvı verilmesi, emziren annelerin de daha çok sıvı almaları önerilir.
Araba ile yolculuk: Otomobillerde çocuk koltuğu kullanarak bebeğiniz için ölümcül
olabilecek yaralanma riskini %75 oranında azaltabilirsiniz. Bebeğinizi 10 kg ağırlığa
gelinceye kadar yüzü arkaya bakacak biçimde çocuk koltuğuna oturtmalısınız. 18-24
aydan sonra ise yüzü öne bakacak şekilde arkada yine çocuk araba koltuğunda tespit
edilmelidir. 12 yaşından sonra ise erişkinler gibi ön ya da arka koltukta ancak emniyet
kemeri kullanılarak yolculuk yapabilirler. Araçlardaki emniyet kemerleri erişkinlere göre
düzenlendikleri için bu emniyet kemerleri 12 yaş altında çocuklarda kullanıldığında
çocuğun boyun bölgesinden geçmekte, kaza anında kilitlenip boyuna bası yaparak nefes
borusunun ezilmesine ve çocuğun bu nedenle ölmesine yol açabilmektedir. Yine 12 yaş
altı çocuklar önde yolculuk yaptığında hava yastığının açılması da ciddi yaralanmalara
neden olabilmektedir. Bu yüzden 12 yaşına gelinceye kadar çocuğunuzu arabanın
önünde oturtmayınız.
16
Bebekleri güneşe çıkarırken nelere dikkat etmeli?
Tüm deri kanserlerinde başlıca risk etmeni ultraviyole radyasyon yani güneştir. Çocukluk çağı boyunca güneş ışığı ile temas ne kadar az olursa deri kanseri riski de
o kadar az olacaktır. Güneşe 10.00-16.00 saatleri arasında çıkmak sakıncalıdır. Bu
saatlerde çıkılması zorunlu ise bebeklere uzun kollu giysiler ve pantolon giydirmek
gerekir. Güneşin altında çocuğunuza yüz ve gözlerini korumak için siperlikli şapka
giydirmelisiniz.
Uygun şekilde kullanıldığında güneş koruyucu kremler ultraviyoleye bağlı deri kanserini önler. Altı aylık oluncaya kadar bebeğinize güneşten koruyucu kremler kullanmayınız. Altıncı aydan sonra güneşe çıkmadan 30 dakika önce derinin açıkta kalan
bölgelerine güneşten koruyucu krem sürmeniz gerekir. Çocuğunuza kullanacağınız
kremin içinde en az 15 koruma faktörü (SPF) bulunması gerekmektedir; duyarlı ciltlerde 30 SPF tercih edilmelidir.
Yürüteç
Henüz yürüyemeyen bir bebeğe özgürce hareket olanağı verdiği için çoğu bebek tarafından sevilir. Fakat düşme sonrası oluşan kafa travmalarının önemli bir kısmını oluşturur. Aynı zamanda bebeğinizin yürüme becerisini daha geç kazanmasına
neden olur. 2004 yılında Kanada’da kullanımı ve üretimi yasaklanmıştır. Amerikan
Çocuk Akademisi kullanımının yasaklanması için çağrıda bulunmuştur.
Oyuncak Seçimi
Çocuğunuzun öğrenme ve gelişim sürecinin vazgeçilmez parçaları olan oyuncaklar
güvenilir, maddi olarak karşılanabilir ve çocuğunuzun gelişim özelliklerine uygun olmalıdır. Doğru seçilmiş bir oyuncak bebeğinizin sahip olduğu becerileri geliştirmesine ve yenilerini kazanmasına yardımcı olurken bir yandan da eğlenmesini sağlar.
Gerçek yaşamın sorunlarını çözmeye, araştırmaya yönelik oyunlar çocuğunuzun
toplumsal, duygusal ve bilişsel becerilerini geliştirirmesine yardımcı olur. Bazı oyuncaklar çocuğunuzun şiddete meyilli olmasına ya da olumsuz toplumsal ve ırksal
mesajlar edinmesine sebep olabilir. Bu oyuncaklardan kaçınmak gerekir. Çocuğunuzu düş kurmaya yönlendiren oyuncaklar almalısınız; çocuğunuz çoğu zaman pahalı bir oyuncak yerine onun boş kutusu ile oynayarak hayal gücünü geliştirecektir.
Mama sandalyesi
Bebeklerin kaşıkla beslenmeye başlandığı 6 aydan itibaren kullanımı önerilmektedir. Bebeğin desteksiz oturabildiği 8-9. aya kadar arkalığı geriye doğru eğimli yani
hafif yatar biçimde kullanılır. Dokuz aydan sonra bebeğin kendi kendine yiyebilmesine, aile ile birlikte sofraya oturmasına olanak sağlar. Geniş, sağlam, tepsisi tek
elle kolayca takıp çıkabilen, bebeğin kafasını destekleyecek kadar yüksek bir arkalığı
olan, eğimi ve yüksekliği ayarlanabilir, emniyet kemerli ve kalite onay belgesi olan
sandalyeler seçilmelidir.
17
Bebekler ne zaman ayakkabı giymeli
Ayakkabı giyen çocuklarda ayak deformiteleri daha fazla görülür. Bebek yürüyene
kadar ayakkabı gereksinimi yoktur ancak soğuktan korumak ya da giysisini tamamlamak için hafif ve hava geçiren (deri ya da bez ancak plastik olmayan) ve tabanları
yumuşak patikler giydirebilirsiniz. Yeni yürüyen bebek için de en iyisi evde hiç ayakkabı giydirmemenizdir. Çıplak ayakla yürümek ayağın şeklinin ve kuvvetli eklemlerin
oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Evin dışında ayakları yaralanma ve enfeksiyonlardan koruduğundan ayakkabı giydirilmelidir.
Sünnet Yaptırmalı mı, Ne Zaman?
Sünnet normal sağlıklı erkek çocukların idrar yolu enfeksiyonu (İYE) geçirmesini önlemez ancak İYE riski yüksek ya da yineleyen İYE’si olan çocuklarda insidansı azaltılabilir. Son zamanlarda yenidoğan döneminde sünnetin tıbbi yararları daha sık vurgulanmaya başlanmıştır. Doğumdan hemen sonra hastanede yapılması uygundur.
Üç-altı yaş arası çocuğun kastrasyon korkusu yaşayabileceği düşünülerek tıbbi zorunluluk yoksa sünnet önerilmemektedir. Bu olmadığında en uygun yaş çocuğun
hem ameliyatı, hem toplumsal değerleri daha gerçekçi olarak değerlendirebileceği
7-10 yaş arasıdır. Sünnet işlemini sünnetçilerin değil, anestezi ya da analjezi eşliğinde doktorların yapması çocuğunuzun yararınadır.
El temizliği
Bebeğinizin sağlığı için el temizliğiniz çok önemlidir. Ona dokunmadan önce ve alt
değiştirme sonrasında mutlaka elinizi yıkamalısınız. Sağlık Bakanlığının “Ellerinize
Sağlık Kampanyası” için hazırladığı broşürdeki gibi ellerinizi yıkamanız sizin ve bebeğinizin birçok bulaşıcı hastalıktan korumasında en etkili yoldur.
18
19
Oyuncak Satın Alırken ve Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
• Oyuncak, üzerinde ‹CE› işareti taşımalıdır. Bu işaret oyuncakların nitelik
kontrolünün yapıldığını göstermektedir.
• Oyuncak almadan önce etiketinin okunup, oyuncağın nasıl kullanılacağı,
hangi yaşlar için güvenilir olduğu ve bir erişkinin gözetimine gereksinim olup
olmadığının bilinmesi gereklidir. Oyuncak üreticisinin ya da ithalatçısının
adını ya da markasını taşımalıdır.
• Kurşun gibi herhangi bir zehirli boya taşımamalı ve ambalajı üzerinde toksik
madde içermediği belirtilmiş olmalıdır.
• Çocuklar için yapılmış tebeşir, boya kalemleri, keçeli kalemlerin toksik madde
içermemesi gerekir.
• Pille çalışan oyuncaklarda pil koyma yerinin güvenli biçimde kapalı olmasına
dikkat edilmelidir.
• 3 yaşından küçük çocukların 3 cm den küçük çapta yuvarlak ya da 6 cm
den daha kısa çubuk biçimindeki eşyalarla oynamasına izin verilmemelidir.
Kolayca kırılan ve parçalara ayrılan oyuncaklar yaralanmalara ve küçük
parçaların yutulmasına yol açabilir.
• Yumuşak hayvan ve bebeklerin gözlerinin, burun ve diğer küçük parçalarının
kopmayacak biçimde dikilmiş ya da yapıştırılmış olması gerekir.
• Havaya küçük parçalar fırlatan oyuncaklar da ciddi göz yaralanmalarına ya da
parçaların yutulmasına neden olabilir.
• Tüylü oyuncaklar alerjisi olan çocuklar için sakıncalı olabilir.
• Temizlenemeyen oyuncaklar her şeyi ağzına sokan bebekler için enfeksiyon
riski oluştururlar.
• Oyuncakların ipleri olmamalıdır. 15 cm’den uzun ip, kordon ya da lastikleri
olan oyuncaklar boğulma riski nedeniyle bebeklerin yanında bırakılmamalıdır.
• Oyuncak silahlardan, model uçaklardan ya da motorlu araçlardan gelen
sesler bebeğin işitme duyusuna zarar verebilir. Bu nedenle keskin, yüksek ya
da tiz sesli oyuncaklar yerine müzikal ya da yumuşak sesleri olan oyuncaklar
seçilmelidir.
20
• Oyuncaklar zaman zaman kontrol edilerek zedelenmiş kırık ya da paslanmış
parçalar ayrılmalıdır.
• Kötü kokan plastik oyuncaklar alınmamalıdır.
• Suya atılınca genişleyen oyuncaklar da aşırı büyüme göstererek zararlı
olabilir.
• Oyuncakların saklandığı kutuların da sağlam ve güvenilir olması önemlidir.
Kapaksız kutu ve sepetler en iyi oyuncak kutularıdır. Çocuklar kapaklı ve
hava almayan kutular içine girerek boğulabilirler. Oyuncakların taşınması için
kullanılan plastik torbalar ve çantalar oyuncak çıkarıldıktan sonra ortadan
kaldırılmalıdır.
• Her yaştaki çocuk için bisiklet alırken mutlaka kask da alınmalı ve çocuğun
kullanması sağlanmalıdır.
21
Bebekler Ne Zaman Ayakkabı Giymeli? Ayakkabı Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?
Bebek yürüyene dek ayakkabı gereksinimi yoktur ancak soğuktan korumak ya da
giysisini tamamlamak için hafif ve hava geçirebilir özellikte (deri ya da bez ancak
plastik değil) ve tabanları yumuşak patikler önerilebilir.
Ayakkabı seçiminde dikkat edilmesi gerekenler şöyle özetlenebilir: Parmaklar
arasında boşluk kalabilmesi için dört köşeli olmalı, ayağın doğal hareketlerine
izin verebilmesi için tabanı esnek olmalı, iki-üç yaşlarında koşarken ayağından
çıkmaması için bileğin üstüne kadar uzanmalı, ayağın hava almasına ve
serbest hareketine olanak tanıması için delikli ve esnek üstü olan deri, bez ya
da kanvas ayakkabılar seçilmeli, topuksuz ve düz tabanlı, tabanı lastik ya da
tırtıklı kösele olmalı, topuğun arkası bükülmez arkalıklı olmalı, rahat olmalı,
parmakla ayakkabının önüne basıldığında boşluk olmalı, arkasında da küçük
parmak girecek kadar boşluk olmalı ama yürürken topuk çıkmamalıdır. Bebeğin
ayağında kızarıklıklar olması ayakkabının küçüldüğünü gösterir. Ayakkabı kadar
içine giyilen çorap da önemlidir. Çorap hava almayı sağlayan ve teri emen yapıda
olmalıdır. Sıkı çoraplar ayağın geli-şimini engellerken çok büyük çoraplar da
kıvrılıp çocuğu rahatsız edebilir.
Sağ-Sol El Seçimi Hangi Yaşta Başlar? El Tercihi Neyi Gösterir?
Çoğu bebek ilk önce her iki elini de eşit olarak kullanır. Yaklaşık 8.aydan
başlayarak bazıları bir elini diğerine göre daha sık kullanmaya başlar. Bazıları ise
ilk yaştan başlayarak el seçimi yaparlar. Dört yaşına geldiğinde çocukların çoğu el
seçimini tamamlamış olur. Solaklar dünyada azınlıkta oldukları için pek çok alet
ve masa düzenleri sağ elini kullananlara göre yapılmıştır. Eğer bebeğiniz sol elini
kullanmaya yatkın ise onu sağ elini kullanmaya zorlamayın. Bebeğinizin en rahat
olduğu eli kullanması önemlidir.
22
Ateşli Çocuğa Yaklaşım
Ateşin vücudumuzun bir mikroba karşı verdiği savaş olduğu düşünülürse, ateş
oluşumundan çok ateşi oluşturan nedenlerden korkmak daha akılcı olacaktır.
Ateşin beyin hasarı gibi zararlı etkileri makattan ölçüm ile 41 derecenin üzerine
çıkmadıkça görülmez. Beyindeki ısı merkezi enfeksiyon sonucu oluşan ateşi
41.10C’nin altında ayarlar. Ateş sonucu; vücuttan sıvı kaybı olabilir, çocuğunuz
sürekli yatmak isteyebilir, sayıklayabilir, havale geçirebilir. Bunların hiç biri
vücutta kalıcı hasar yapmaz. Korkmayın. Bu durumda ev koşullarında ateşe
müdahale edip, hastaneye başvurmak doğru olacaktır. Eğer çocuğunuzun kalp
hastalığı, nörolojik bir hastalığı varsa veya ateşle beraber şok tablosu içindeyse
ateşi hızla tedavi etmek gerekir; daha tedbirli olmalı ve mutlaka profesyonel
yardım için hastaneye başvurulmalıdır.
Çocuğunuzun vücut ısısı fiziksel etkinlik, duygusal yoğunluk, yemek yeme, kalın
giysiler, çevre sıcaklığı ve nem oranının yüksek olması durumunda artabilir. Bu
yüzden vücut ısısını değerlendirirken bu faktörleri gözönünde bulundurmak
gerekir.
Bebeğinizin alnına dudağınızı dokunduğunuzda sıcak, bebeğinizin el-ayakları
soğuk, halsiz ve soluk görünümde, üşüdüğünü söylüyor ve titriyor, sizi emmek
istemiyor veya beslenmeyi reddediyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurun.
23
Civalı termometreler; günümüzde kullanımdan kaldırılmıştır. Dijital termometreler;
koltuk altı, makat ve ağız içi ölçüm yapılabilir. Kullanılması ve okunması kolaydır.
Hareketli çocuklarda kullanılması güç olabilir. Timpanik termometreler; kulak
zarından ölçüm yapar. Kulak kanalına iyice yerleştirilmeleri gerekir. Çabuk ölçüm
yaparlar. Kolay okunurlar.
Koltuk altı ısı ölçümü; Koltuk altını kuruladıktan sonra termometreyi yerleştirin.
Dirseği, koltuk altını kapatacak şekilde göğüse doğru tutun. Termometreyi sinyal
sesini duyana kadar bekletin, daha sonra termometreyi okuyun. Eğer sonucu
güvenilir bulmadıysanız makattan ölçümü deneyin.
Ağız içi ısı ölçümü; 5 yaşın üstündeki çocuklarda bu yol kullanılabilir. Çocuğun
kısa süre önce sıcak veya soğuk bir şey yiyip içmediğinden emin olun.
Termometrenin ucunu dilin altına, yanına veya yanağın iç kısmına yerleştirin.
Çocuğun termometreyi parmakları veya dili ile bulunduğu yerde tutmasına ve
ısırmamasına dikkat edin. Çocuğun ağzını kapatıp burnundan nefes almasını
sağlayın. Çocuk ağzını kapatmıyorsa aksiller ısı ölçümü yapın.
Kulak zarından ısı ölçümü; Çocuğun başını kısa bir süre için sabitleyecek bir
pozisyonda tutun. Kulağı hafifçe dışarı doğru çekin. Termometreyi dış kulak kanalı
tam olarak kapanana kadar yavaşça yerleştirin. Termometre kulak kanalındayken
ölçüm düğmesine basıp bir saniye bekleyin ve daha sonra termometreyi çıkarıp
ekrandan ısıyı okuyun. Güvenilir olması için sabit değerler elde edene kadar
bekleyin.
Çocukluk Dönemi Aşıları
Aşılar; insanlarda hastalık yapan virüs ve bakteri gibi mikroorganizmaların
zayıflatılmış veya öldürülmüş halini vücuda vererek onu bağışıklık sistemine
tanıtmak ve ona özel savunma mekanizması geliştirmek için kullanılır. Aşılar
ağız yoluyla, kas içine, cilt altına veya cilt içine verilmek suretiyle uygulanabilir.
Aşılar sayesinde çocukluk çağı enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığı ve
bunlara bağlı ölümler önemli oranda azalmıştır.
24
Ulusal aşı takvimimizde 2 yaşına kadar bebeğinize yapılacak aşılar ve en sık görülen yan
etkiler tabloda gösterilmiştir.
Aşının adı
Hepatit B aşısı
Verem aşısı (BCG)
Yapılacağı zaman
Doğum, 1. ay, 6. ay
2. ay
En sık beklenen yan etki
Enjeksiyon yerinde ağrı, ateş, halsizlik,
huzursuzluk, baş ağrısı
2-3 hafta sonra aşı yerinde 3-9 mm
sertlik oluşur, 5-8. haftada ortası
yumuşar, kabuklanır, 8-10. haftada
kabuk düşer ve iz bırakarak iyileşir.
Aşı yerinde abse veya lenf bezlerinde
şişlik oluşabilir.
5’li karma (Difteri, tetanoz, boğmaca,
inaktif çocuk felci, Hemafilus inf)
2., 4., 6. ve 18. ay
Zatüre aşısı (Pnömokok)
2., 4., 6. ve 12. ay
Ağızdan çocuk felci
6 ve 18.ay
Kızamık/Kızamıkçık/Kabakulak
12. ay
Suçiçeği
12. ay
Hepatit A
18. ve 24.ay
Aşı yapılan yerde kızarıklık, sertlik, ağrı
Aşı yapılan yerde şişlik, ağrı, kızarıklık,
ateş, huzursuzluk, iştahta azalma,
uykuda artma veya azalma
Çok nadiren çocuk felci oluşabilir.
Trombosit (kandaki pıhtılaşma hücreleri)
sayısında düşüklük
Aşı yapılan yerde kızarıklık, sertlik, ağrı,
döküntü (5-26 gün sonra)
Aşı yapılan yerde şişlik, ağrı, kızarıklık,
ateş, halsizlik
Bebeğinize ücret karşılığında alarak yaptırılabileceğiniz aşılar arasında rotavirus
aşısı, meningokok menenjiti aşısı, grip aşısı ve serviks kanseri aşısı (HPV) vardır. Bu
aşılarla ilgili ayrıntılı bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz.
25
Bebeğinizin aşılarını yaptırırken dikkat edilmesi gereken durumlar
• Aşı kartının tutulması, size ve sağlık personeline çocuğunuza yapılmakta
olan aşıların takibinde büyük kolaylık sağlayacaktır. Aşı kartı, çocuğunuza
henüz ilk aşısı yapılırken düzenlenmeli ve her defasında yapılan aşılar
işaretlenmelidir. Bu uygulama size başka bir yere taşındığınızda, başka bir
hekime veya sağlık kurumuna müracaat ettiğinizde ve çocuğunuz kreşe veya
okula başladığında çok yardımcı olacaktır. Her doktora başvurduğunuzda
“Aşı kartını” yanınızda götürmeyi unutmayın.
• Tüm aşılar için önceki dozda şiddetli allerjik reaksiyon (anaflaksi) gelişmesi
aşının bir daha yapılmamasını gerektirir. Eğer bebeğinizin böyle bir durumu
varsa doktorunuza mutlaka bildiriniz.
• Yumurtaya karşı şiddetli allerjik reaksiyon (anaflaksi) gösteren çocuklara
kızamık, kızamık-kızamıkçık-kabakulak ve grip aşısı yapılmamalıdır.
• İçerisinde boğmaca aşısı olan aşılardan (DTP, Dtap, Tdap) sonra 7 gün içinde
görülen, başka bir nedene bağlanmayan ensefalopati (bilinç kaybı ile seyreden
beyin hastalığı) vakalarında aşı tekrarlanmamalıdır.
• Eğer bebeğinizde infantil spazm, kontrol edilemeyen epilepsi, ilerleyici beyin
kökenli bir hastalık (ensefalopati) varsa nörolojik durumu kontrol altına
alınıncaya veya aydınlatılıncaya kadar boğmaca içeren aşılar yapılmamalıdır,
diğer aşılarının yapılması doktorunuz tarafından düzenlenmelidir. Aşılama
boğmaca komponenti çıkarıldıktan sonra devam edilmelidir (TD, Td)
• Bir önceki doz DTaP/Tdap’den sonra 48 saat içinde 40.5 0C’den yüksek ateş,
şok benzeri tablo (bebeğin pelte gibi olması), ≥ 3 saat süren devamlı, şiddetli,
durdurulamayan ağlama, aşıdan sonraki 3 gün içinde ateşli veya ateşsiz
havale geçirmesi durumunda bebeğinizin aşısı dikkatli bir şekilde yapılmalıdır.
• Tetanoz toksoidi içeren önceki bir aşı dozundan sonraki 6 hafta içinde
Guillain-Barre Sendromu gelişmesi durumunda tetanoz aşısı dikkatli bir
şekilde yapılmalıdır.
• Bazı durumlar aşı yapılmasına engel değildir; ishal, ateşli veya ateşsiz üst
solunum yolu enfeksiyonu, bir önceki dozdan sonra hafif/orta şiddette
lokal reaksiyon, antibiyotik tedavisi alma, akut hastalığın iyileşme periyodu,
penisilin allerjisi, ailesel allerjiler, aşı dışı allerji durumu aşı yapılması için
sakınca oluşturmaz.
26
TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ
TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ
Herşey
Sağlıklı
Nesiller İçin...
Bölümlerimiz
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Sağlıklı Çocuk Takibi
Çocuk Kardiyolojisi
Çocuk Nörolojisi
Çocuk Nefroloji - Romatoloji
Çocuk Metabolizma
Çocuk Endokrinoloji
Yenidoğan Yoğun Bakım
Çocuk Cerrahisi
Çocuk Ergen Psikiyatrisi
Yaşama sevincimiz çocuklarımız
Hayata sağlıklı başlangıç için,
doğum öncesi ve sonrasında
çocuklarımızın sağlığı için
hep yanınızdayız.
TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ
28
TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ
“Hayat sağlıkla güzeldir”
Randevu: 0(312) 203 55 55
Download

Yenidoğan Bebek Takibi Ve Anne-Baba Rehberi