*
ı. ât Isı Jau £ja
t iL T ı ^
AMPM
p*X \\
s
nS
üı)
Kıymetli Kardeşlerim!
T|j A-llui j lüuua oj â -lau £><# J***^ p
Sj â
j A J O f-Lua U J j i î j
.
iıı..li\t Jİ J 4 . J
>
Aiil ( j j ;
ajuV) 4J t**ı<<ıjl
Ajlc. jîil
^j-ûll (Jlî
ujUuJI
ALLAHA İBADET EDEREK YETİŞEN GENÇ
Aziz Kardeşlerim!
Okuduğum ayet-i kerimede Allah Teâlâ: “Sizi güçsüz
yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından kuvvet veren
ve sonra kuvvetin ardından güçsüzlük ve ihtiyarlık
veren, Allah’tır. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla
^'endir, üstün kudret sahibidir.” buyuruyor. Buna
g^re, insanın bir hayat devresi vardır ki onda dünya ve
ahiretin saadet ve sefaleti gizlidir. Kıvrım kıvrım bütün
bir gelecek, o devrede amaca, niyete ve eneıjiye
dönüşür. Saadet hülyaları bu potansiyelle gerçekleştirilir.
Tarih, o devrenin dinamik hale gelmesinden hâsıl olan
yapılışlar ve yıkılışlarla doludur. Evet, bu devre gençlik
devresidir. İnsan hayatını; çocukluk, gençlik, yaşlılık,
ihtiyarlık dönemleri şeklinde taksim edecek olursak,
gençlik döneminin en mühim dönem olduğunda kuşku
yoktur. Gençlik, güç ve kuvvettir. Ancak bedenin gücü;
maneviyatsız ve inançsız hiçbir işe yaramaz. Hatta bazen
şerre âlet olur. İnsan ömrünün gençlik yılları kemal
yaşlarında meyveleri devşirilecek tohumların atıldığı
bereketli mevsimlerdir. Bugün belli başlı başarılara imza
atmış kişilere baktığımız zaman, onların gençlik
dönemlerini boşa harcayanlar değil, gece gündüz çalışıp
çabalayanlar olduğu görülür.
E ğ e r li M ü’minler!
İçinde yaşadığımız yüzyıl, bilhassa gençler için, adeta
bir mıknatıslar dünyası haline geldi. Her şey; güzel veya
çirkin, kendisine bin bir gizlenme yöntemi bulup
şatafatlı bir şekilde kendisini alabildiğine takdim ediyor.
En belâlı ve kötü şeyler bile “al beni” yolu bulmuş...
Maddi ve manevi nice zehirler dahi gençliğin kendi arzu
ve isteğiyle damarlarına akıyor akıyor... Hâlbuki
gençlik, ömrün en çok dikkat edilmesi gereken
devresidir. İnsan geçimini sağlayacağı işini, hayatım
paylaşacağı eşini bu dönemde seçer. Önemli değer
yargılarına, dünya görüşüne, zihniyet yapısına ve
şahsiyet oluşumuna bu devirde kavuşur. Ayrıca genç
nesil bir milletin geleceğidir. Gençlik deyince, sadece
erkekler akla gelmemelidir. Bir toplumda gençlerin
yarısı da kızlardan oluşur. Gençlerine değer veren
milletler yükselmiş, onları gençlik heveslerine terk
edenlerse bu ihmallerinin cezasını çok ağır ödemişlerdir.
İhtiyarlık gelip çatmadan gençliğin kıymetini bilmeli,
gençlik yıllarını Allah Teâlâ’nm razı olacağı salih
amellerle değerlendirmelidir. Nefsini Rabbimizin
emirlerine muhalefetten alıkoyan gençler hakkında
hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Allah Teâlâ, gençlik
taşkınlıklarına kapılmadan kendisini ibadete veren
gençten memnun olur.”2 Gençliğini Allah’a itaat ve
istikamet üzere değerlendirenler, aslında fani olan
gençlikleriyle ebedi bir gençlik kazanmaktadırlar. Çünkü
“Cennet ehli cennete otuz - otuz üç yaşlarında
girerler.”3 buyrulmuştur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v),
gençlerin, dinin en iyi gençlikte yaşanacağının bilincinde
olmalarına işaret ederek: “Yaşlanmadan önce gençliğin
kıymetini bil!” buyurmuştur. Diğer bir hadislerinde,
kıyamet gününde Arş-ı Â lâ’nın gölgesi altında
bulunacak yedi zümreden birinin de, “Allah’a ibadet
ederek yetişen genç” olduğunu müjdelemiştir. Gençlik
hayatının paha biçilmez değerinden dolayıdır ki kıyamet
gününde insana, gençliğini nerelerde yıprattığı
sorulacaktır.6
Değerli Kardeşlerim!
Gençlik dönemi, gençlerin hayata dair ve özellikle de
kendisi ile ilgili değişken duygu ve düşünceler arasında
dolaştığı bir dönemdir. Bu Zorlu dönemde güven
duygusunun çok önemli bir yeri vardır. Güven
duygusunun oluşumunda “mü’min insan” modeli
önemli bir faktördür. Çünkü örnekliği tartışmasız
insanları model alarak onlar gibi davranmaya çalışmak,
güven duygusu elde etmeyi kolaylaştıran bir husustur.
Yüce Allah(c.c) Peygamberimizi bize örnek göstermiş
ve onu model almamızı istemiştir. Onun hayatında,
“keşke bunu söylemeseydi, keşke şunu yapmamış
olsaydı” diyebileceğimiz hiçbir şey yoktur. Hutbemi
Ahzab suresi 21. Ayetin mealiyle bitirmek istiyorum:
“And olsun ki sizin için, Allah’ı ve ahret gününü arzu
eden ve Allah’ı çok zikredenler için, Allah’ın elçisi en
güzel örnektir.”
M.Z. Kotku Camii İ-H
Başakşehir / İSTANBUL
2 Ahmed bin Hanbel Müsned c.4, s. 151
3 Tirmizi, Cennet 8
4 Keşfu’l-hafa, c.l, s.148
5 Buhari Ezan 36
1Rum 30/54
6 Tirmizi, Kıyame 1.
Download

* AMPM s nS ı. ât Isı Jau £JA t iLTı ^ p*X\\ üı) T|j A