ıcı. Adudüddin
der Sprache, Wien 1934 ). Başta Ali Kuşçu,
Muhammed b. Ahmed ed-DesGki ve Hifnl olmak üzere risaleye çeşitli alimler tarafından şerh ve haşiyeler yazılmış (Keş­
fü'?·?unan , I, 898) ve birçok defa basıl­
mıştır(istanbul 1267, 1275, 1292, 1295,
1297,1305,1308, 13ll;Kahire 1310).
kl'ye ayrıca Behcetü't-tevf:ıid, ŞerJ:ıu'I­
Ma]faleti'l-müfrede fi şıfati'l-kelô.m,
el-Kevô.şif ii şerJ:ıi'l-Mevô.]fıf adlı eserler izafe edilirse de (Keş{ü'?·?unün, ı , 258 ;
Hediyyetü'l-'arifin, I, 527) bunların kl'ye
nisbetleri konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Yine ona izafe
edilen İşrô.]fu 't-tevari]]'in (Brockelmann,
GAL, II, 271 ; iA, V/2 , s. 922-923), Kara Yakub lakabı ile bilinen Ya'küb b. İdrls eiKaramanl'ye ait olduğu anlaşılmaktadır
(Brockelmann, GAL, ll, 289; Suppl., ll, 313;
Yılmaz, s. 49) . Bu eser, All Mustafa tarafından Zübdetü't-tevô.ri]] ii tercemeti
İşrô.]fi't-tevô.ri]] adıyla Türkçe'ye çevrilmiştir (Millet Ktp ., Re ş id Efendi . nr. 663 ;
Süleymaniye Ktp., izmir, nr. 375) . Yernin hocası Çarperdl'ye yazdığı bir mektubu da
günümüze ulaşmıştır ("Risale min 'Aı;lu­
diddln el-kY ila Fabriddln el-Çarperdl" ,
Adudüddin el-lci'nin
şa,
nr. 134)
Ta(ıf!:ilı:u ' t-te{slr {1 tekşlri 't-tenvlr adlı
Amasya Be yazıt il Halk Ktp ., nr. 1849, vr
49b· 50b) .
Adudüddin el-ki'nin düşüncesini tesbit
etmeye kısmen katkıda bulunan iki çalış­
madan ilki, el-Mevô.]fıf'ın birinci mevkı­
fının Almanca'ya tercüme ve şerhinden
ibaret olan Joseph van Ess'in doçentlik
tezidir (Die Erkenntnislehre des Adudad- .
din al-İci, Wiesbaden 1966) . Ancak bu
eserde müellifin bütün gayreti, Tel'yi Yunan felsefesiyle irtibatlandırıp düşünce. sini bu felsefeye irca ederek açıklamaktan
ibaret olmuştur. ki' nin toplumsal sorumluluğun farkına varan bir alim olduğu gerçeğinin de göz ardı edildiği bu yaklaşım
onun gereği gibi aniaşılmasını engellemiş , ayrıca bilgi teorisindeki özgünlüğü­
nü ve düşünce metodundaki muhakkikliğini gereği gibi yansıtmamıştır. Joseph
van Ess. ki hakkında bazı makaleler de
yazmıştır (bk. bibl.) İkinci çalışma Nedim
Yılmaz'ın onun tefsirdeki yerini konu edinen doktora tezidir (bk. bibl.) . Bunlara Ahmed et-Tayyib'in, el-Mevô.]fıf'ta illiyet
meselesini ele aldığı Mebô.J:ıişü'l-'ille
ve'l-ma'WI min Kitabi 'l-Mevô.]fıf li'I-ici
adlı eseri de eklenebilir (Kahire 1987) .
eserinin ilk iki sayfası (Süleymaniye Ktp ., Damad
İbrahim Pa-
BİBLiYOGRAFYA :
Adudüddin el-ici. el-Meva~t{, Kahire, ts. (Mektebetü 'I-Mütenebbi). s. 2-8, 96-181, 182-265;
a.mlf.. Cevahirü 'l-kelam(n ş r. Ebü 'I-Aia ei-AfTfT.
Mecelletü Külliyyeti 'l-adab içinde). 11/ 2, Kahire 1934, s. 224-225; a.mlf., el-'A~a'idü '1-'Açludiyye [Mecmu'a fi 'l-'A~a'id içinde). istanbul
1331, s. 8-11; a.mlf., Risaletü'l-vat'iyye, istanbul 1292, s. 108-1 09; a.mlf., el-Feva'idü '1-Gıya­
siyye ff'ultimi'l-belaga[n ş r. Aşık Hüseyin). Kahire 1991, neşredenin girişi, s. 4-1 08; a.mlf.,
Şerf:ıu Mui)taşari 'l-Müntehi'ı, istanbul 1307, s.
2, 4-5, 6-7, 8, 9; İbnü'I-Fuvati. Teli) iş u Mecma'i'ladab (n ş r. Mu stafa Ceva d). Dımaşk 1962, IV /1,
s. 444-445 ; Sübki, Taba~at (Tan ahi). X, 46-52;
Hatız-ı Şirazi, Ha{ız Divanı (tre. Abdülbaki Gölpınarlı ı : istanbul 1989, s. 537 ; Seyyid Şerif eiCürcani, Şe rf:ıu 'l-Meva~ı{, Kahire 1907, 1, 22,
78-79; a.mlf.. l:fa ş iy e 'ala Şerf:ıi Mutıtaşari'l­
Müntehi'ı , Bulak 1316, 1, 6-9; İbn Hacer. ed-Dürerü'l-kamine, ll, 322-323; Molla Lutfi. Risale
{i'l-'ultim (n ş r. Refik el-Acem), Beyrut 1994, s.
25; Taşköprizade , Miftat:ıu's-sa'ade (nşr. Reflk
ei-Acem -Ali DahrGc). Beyrut 1998, s. 236, 273274,489,972, 980 ; Keşfü '?·?Untin, 1, 41, 103,
258,616, 898; 11 , 1144-1145,1299,1853-1857,
1891-1894; İbrahim b. Halil el-Ekini, Metnün
{i' i-Vaz' (Mecmu'atü '1-Vat'iyye içinde). istanbul1311, s. 73-78 ; Brockelmann. GAL, ll, 267271, 289; Suppl., ll , 287-293 , 313; Hediyyetü '1-'ari{in, 1, 527 ; Sarton. lntroduction, 111/ 1, s.
628-629; J. van Ess, Die Erkenntnislehre des
Adudaddin al-lci, Wiesbaden 1966, s. 38-39;
a.mlf.. " Anekdoten um 'Adudaddin al- lgi" , Die
lslamische Welt Zwischen Mittelalter und Neuzeit (ed. U. Haarmann- P. Bachmann). Beirut
1979, s. 126-131; a.m lf., "Neue Materialien zur
Biographie des Adudaddın al-lgi" , WO, IX ( 197778) , s. 270 -283; a.mlf .•. " al- lQji", EJ2 (İng . ).lll,
1022; a.mlf., " ' A zod-al-Din ljl", Elr. , lll, 269271; G. C. Anawati, "La doctrine des accidents
chez !es penseurs musulmanes d'apres le commentaire du K . al-Mawaqif de Iji par Jurjani",
Etudes philosophiques (ed . O. Am ine). Gebo
1974, s. 91-120; M. H. Hussain- A. H. Kamali ,
The Nature of th e lslamic State, Karachi 1977,
s. 201-209 ; Louis Gardet- M. -M. Anawati, Introduction la th eo logie musulmane, Paris
1981, s. 165-169, 370-372; B. Spuler, Die Mangoten in Iran, Berlin 1985, s. 117-121;W. Montgomery Watt - Michael Marmura. Der Islam ll,
Stuttgart 1985, s. 467 -468; Nedim Yılmaz, Ad udu 'd-Din el-ici ve Te{sirdeki Metodu (doktora tezi. 1989). MÜ Sosyal Bilimler E;nstitüsü, tür.yer.;
Ahmed Ateş. "İci", İA , V/ 2, s. 921 -925; " İncü" ,
a.e., V/ 2, s. 995 -996.
~
a
l!P.I
TAHSiN GöRGÜN
İCİ, Muinüddin
(~~' -:Y-...\Jf ~)
Ebü'I-Mealt Mutnüddtn Muhammed
b. Abdirrahman b. Muhammed
el-İd es-Safevt
(ö.
L
905/ 1500)
Müfessir,
Şafii
fakihi.
18 Cemaziyelevvel 832' de (23 Şubat
1429) Şiraz'ın Ic beldesinde doğduğu kaydedilmekteyse de (Sehavl. VLII . 37) tefsirini 870'te (1465-66) kırk yaşında iken ta-
414
TCT, MuTnüddin
mamladığına
göre (aş. bk.) bu tarihin 830
(1427) olması gerekmekte, Ömer Nasuhi
Bilmen'in "takriben 866" şeklindeki tesbitinin ise doğru olmadığı anlaşılmakta­
dır. Hasani ve Hüseynl nisbeleriyle de anı­
lan kı ilk bilgileri babasından aldı, Arap
edebiyatını amcazadesi Kutbüddin isa esSafevl'den öğrendi. Tahsilini ilerietmek
için Kirman'a gitti; burada Seyyid Şerif elCürcanl'nin talebesi Mevla Ali'den ve ardından geçtiği Horasan 'da COreani'nin
diğer bir öğrencisi Mevla Hace Ali'den
ders aldı. Mevla Muhammed el-Cacerml'nin ŞerlJ-U '1-Mevô]fıf derslerine devam
etti. Ayrıca Zeyneb bint el-Yafil. Ebü'lFeth İbnü'l-Meragi, Muhibbüddin el-Matari. Takıyyüddin İbn Fehd. Muhammed
b. Muhammed b. Ömer b. A'ser gibi alimlerden icazet aldı. Daha sonra memleketine dönerek talebe yetiştirmekle meş­
gul oldu . Hac maksadıyla Mekke'ye giden
Mulnüddin el-İd burada on yıldan fazla
kaldı. Ömrünün en verimli yıllarını oluş­
turan bu dönemde daha ziyade ders okutmaya ve eser yazmaya önem verdi. Kendisinden pek çok kişi faydalandı. Sehavl.
Mekke'de onunla çeşitli zamanlarda karşılaştığını. soylu ve iyi ahlak sahibi bir zat
olduğunu belirtir. Mulnüddin el-İd 905'te (1500) Mekke'de vefat etti; bu tarih
bazı
kaynaklarda 906 (1501) olarak zik-
redilmiştir.
Eserleri. 1. Cevômi'u't-tibyôn ii tefsiri'l-Kur'ôn (Cami'u'l-beyan fi tefsiri'l~ur'an, Tefsirü'ş-Şafevl, Tefsirü'l-lci). Müellifin babasının isteği üzerine Mekke'de
Kabe'nin karşısında yazılan eserin telifi,
iki yıl üç ay süren bir çalışma sonunda
870 (1465-66) yılında ve müellif kırk yaşında iken tamamlanmıştır ( Cevami'u 'ttibyan, Süleymaniye Ktp., Hamidiye, nr.
70. vr. 3b; a.e.: Cami'u'l-beyan, s. 508). Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki bir nüshanın sonunda (Amcazade Hüseyin Paşa, nr.
24. vr. 563 •), tefsirin yazımına Medine'de
Ravza-i Mutahhara'da z Cemaziyelahir
904'te ( 15 Ocak 1499) başlanıp aynı yerde
Z5 Ramazan 905'te (24 Nisan 1500) bitirildiğine dair bir kayıt bulunuyarsa da bunun telifle değil temize çekme veya istinsahla ilgili bir tarih olduğu anlaşılmakta­
dır. Cevdmi'u 't-tibyôn'ın kaynakları arasında Vahidl'nin el- Vasi('i, Begavl'nin
Me'ôlimü 't- tenzil'i . Zemahşerl'nin elKeşşaf'ı. Şerefeddin et-Tibl ve Teftazanl'nin el -Keşşôf haşiyeleri, Beyzavl'nin
Envôrü 't-tenzil'i ve Nesefi'nin Meddrikü't-tenzil'i gibi eserler yer alır. Ayetlerin tefsiri sırasında Hz. Peygamber'den
rivayet edilen sahih hadisiere öncelik ve-
Muinüddin el-lci"nin Risale {i beyani'l-me'adi'l-cismani ue'r- ruf:ı ad lı eserinin ilk sayfası (Süleymaniye Ktp., Uı­
leli, nr. 3710)
rilmiş.
yer yer ayetlerdeki kıraat farklılık­
i'rab vecihlerine de işaret edilmiş­
tir. Çeşitli görüşler genellikle kime ait olduğu belirtilmeden nakledilmiş. müellif
zaman zaman kendi yorumlarını da kaydetmiştir. Kısa ve güvenilir olmasıyla
Tefsirü'l-Celôleyn'e benzeyen eser Cômi'u'l-beyôn fi tefsiri'l-Kur'ôn adıyla
basılmış (Dehli 1296, SüyOt!'nin el-İklfl'i
ile birlikte; Delhi 1297, Şah Veliyyullah'ın
el-Fevzü'l-kebir'i ile birlikte; 1316; Kah i re
1343; Lahor 1879), ayrıca Tefsirü'l-Celôleyn ve Ebü'l-Beka el-Ukberl'nin et-Tibyôn fi i'rôbi'l-Kur'ôn adlı eseriyle birlikte neşredilmiştir (Dehli, ts. jel-Matbau'nNizamlj). z. Risôle ii beyani (işbati)'l­
me'ôdi'l-cismôni ve'r-rO.]J-. Dirilişin beden ve ruhla olacağının savunulduğu, kabir hayatı . nefi s- ruh ilişkisi. ruhun bedenle birlikte ölüp ölmediği gibi konuların ele
alındığı risalenin Süleymaniye (Laleli, nr.
3710; Hüsrev Paşa, nr. 752/4) ve Beyazıt
Devlet (nr 3684) kütüphanelerinde nüshaları bulunmaktadır. 3. Risdle fi'l-kelômi'n-nefsi. Allah'ın kelam sıfatının kadim
ya da hadis oluşuyla ilgili tartışmalarda
Kur 'an 'ın mahlQk olduğuna dair görüş­
lere karşı geliştirilen nefs! kelam- lafzl
larıyla
Muinüddln el-lci"nin Cevami'u't-tibyan{i te{siri'l-lfur'an adlı eserinin ilk iki sayfası (Beyazıt Ktp. , Veliyyüddin Efendi, nr.
134)
415
TeL MuTnüddin
1
- "' .
.~::_: ':.. . . ...,.~ .·ı.
~~~-At;t~\t.ı: ·-·":
ıcı
-~- -·
c
(bk. MiLLETLERARASI
~~h:-'6Jt.~ı.>.'~ ,~\h.l\_.,,~~­
islAM Hiı.AL KOMiTESi).
?~f-'1~1; .. 4\~.ı-'lio_;,l~·~~j;':;ı'; _
_j
L
• ~W!~..ı 'o.ıılWI ~ ~clt o _,;ıcı(L:ıl
~~;, "~\..~J6"e'~ , ·~"'':r-'~::.ır~\
İCL (Beni İd)
. yı_,.\) .,. l'iJ.,\.. ~\sol;.ı~c.,~:.,;.,;....o
{.J~·.: ~ )
' :.S..N.i>i.,.-!. ' ...:..,;....._: ;l Lu ı&:?.!C-: 5 .
-~ #i.J-"ı;.,fô~ i. ~.::.>\0-ti~~­
t,ıı..;._,ıl~ •fi'~ · ıf-tpl;~ı.;,
~'-"11~Y~jj ~ ~~,.~\
,J:.:\._,_
L
J~J..,I:::>I~:.,ııJ_,..,.;-~\..~~_;....;.:,; .
~~-'f;' :;1'--.>Y~I y,S\ı;,~~·\ı:ıl~
'v..J0'P ~~~\.;.ı>~l·;..?..ıb',)l'.M.s-
e ~~,~\.i.""\sdl.:)\f~I..,;...Dı_:;..,ı~:,ı,-t:.
"";...;;&ıw.,_,..~~w~~~
j"'-.Js''~~.I'..(...\J-7-')(\~.ı;.~\.l'
~u~&c_.,\.\.:,>)Ç\~o__,b:~d~
Vs ~oj!,~ t.JI"-"',}SI, ı? ,"'!.10,}-\'6 t.,:....
~ !)191:'ill@" ~\Jl\~ldl.ı ·.;.ıt:.ıı.
·
~~~
. (3,(.!..ı)ı~~~\,.o)Q~~
~~~1.,\~\.,.~'!\-??j;~
Mufnüddin el-icf'nin Risale fl'/-kelami'n -nefsi adlı eserinin ilk sayfası (Süleymaniye Ktp., Hüsrev Paşa , nr. 752/ 3)
Bekir b. Vail kabilesinin
bir kolu.
_j
Genellikle Yername'den Irak'ın güneyindeki Hlre'ye kadar uzanan topraklarda ve
Mekke'ye giden yollara yakın bölgelerde
yerleşmiş olup İci b. Lüceym'e nisbet edilir. Nüfusunun çoğunu oluşturdukları Yemame'de Hanife ve Temlm kabileleriyle
birlikte yaşamaktaydılar. İciiier diğer Arap
kabileleri gibi genellikle müşrikti. Küfe
yakınlarında Selman'daki Muharrik adlı
putun bakıcıları İci'dendi (Yaküt, V, 61) .
Kabileden Hıristiyanlığı benimseyenler de
olmuştu.
ketarn ayırımının ele alındığı eserde önce
Adudüddin el- İci'nin aynı konuyla ilgili ri salesi eleştirilmiş, ardındanAllah'ın müteşabih sıfatlarının ta'til ve teşblhe düş­
meden yorumlanmasının gereği üzerinde durulmuştur. 902 (1496-97) yı lında
kaleme alınan eserin (bk. vr. 48b) bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi' nde kayıtlıd ı r (Hüsrev Paşa, nr. 752/3) . 4. Risale
ii beyani'l-.(wder (Süleymaniye Ktp ., nr.
708) . s. İctima'u'n-na]pzayn. Kaynaklarda zikredilmeyen ve kapağında Mulnüddin ei-Tcl'ye ait olduğu belirtilen eserin bir
nüshası Süleymaniye Kütüphanesi'ndedir
(Hüsrev Paşa , nr. 752/2).
BiBLİYOGRAFYA :
Mulnüddin el-ic'i. Risale fi'l-kelami'n·ne{sf, Süleymaniye Ktp ., Hüsrev Paşa , nr. 752/3, vr. 48b;
a.m lf .. Cevami'u 't-tibyan, Süleymaniye Ktp.,
Hamidiye, nr. 70, vr. 3b; a.e., Süleymaniye Ktp.,
Amcazade Hüseyin Paşa, nr. 24, vr. 3b; a.e. : Cami'u'l-beyan, Delhi, ts . (el-Matbau·n -Nizaml), s.
508 ; Sehavl. eçf-Pav'ü'l-lamf', VIII, 37-38; Keş­
fü ';ç.-;ç.unun, ı, 60, 452, 610-611; Fihrisü'l-Kütübl]aneti 'l-/jidfviyye, Kahire 1310,1, 159;Serkls. Mu'cem, 1, 500-501, 1075; Brockelmann.
GAL, ll, 183, 261; Suppl., ll, 278, 614; Fihrisü'lljizaneti't-Teymuriyye, Kahire 1367-69/194850, ı, 190; lll, 284 ; lzat,ıu 'l-meknun, ı, 303 ; Hediyyetü'l-'arifin, ll, 223; Ömer Nasuhi Bilmen.
Büyük Tefsir Tarihi, İstanbul1974, ll, 670-671;
Nüveyhiz, Mu 'cemü '1-mü{essirfn, Beyrut 14071
1986, ll, 549.
ı:;ı;ı
.
tı!!J
416
MUHAMMED EROGLU
Eyyamü'I-Arab *da Beni İci'in adı yer
yer geçmektedir. Beni İ ci. Bekir b. Vail ile
Beni Temlm kabileleri arasında meydana
gelen savaşlarda yakın akrabaları olan Bekir b. Vail kabilesinin yanında yer almıştır.
Araplar ' ın, Hüsrev Pervlz tarafından sevkedilen güçlü İ ran ordusunu yenilgiye uğ­
rattığı Zükar Savaşı'nda icrıter büyük kahramanlık göstermiş ve Araplar'ın sağ kanat ku mandanı Hanzale b. Sa'lebe b. Seyyar el-İcll savaşın kazanılmasında önemli
rol oynamıştı r.
Müslümanlar Medine'de güçlenip KuIrak tarafına yönelmek zorunda kalınca bölgeyi iyi bilen İciiier onlara rehberlik yapmaya başladılar. Furat
b. Hayyan'ın kılavuzluk ettiği kervan. Zeyd
b. Harise kumandasındaki bir birlik tarafından ele geçirilince Furat müslüman oldu. Hz. Peygamber'in sağlığında İslami­
yet'i benimseyen başka İcilier de bulunmakla beraber kabilenin topyekün İslam'ı
kabul etmesiResül-i Ekrem'in vefatından
sonra gerçekleşti. Hicretin 12. (633) yılın ­
da meydana gelen Ulleys olayında İranlı­
lar'la birlikte Halid b. Velld'e karşı savaşan hıristiyan İcilier' in karşısına Halid, İs­
lam tarihinde önemli görevler alan Uteybe b. Nehhas·. Said b. Mürre. Furat b. Hayyan. Müsenna b. Lahil5. ve Mez'ür b. Adi
gibi İclller'i çıkarmıştır (Taberl. lll, 355) .
Hıristiyan İciiier de İslamiyet'i kabul edip
iran'ın feth ine katılmışlardır. Hz. Ömer
zamanında kurulan Küfe'de İclller'e ait
reyş kervan l arı
bir mahalle bulunuyordu. Basra sakinleri
arasında da çok sayıda İ cil vardı.
Tabiln devri muhaddislerinden Müverrik b. Müşemric, Adem b. Ali, Ebü Hişam
er-Rafil. Haccar b . Ebcer İci kabilesine
mensuptu. Sicistan valiliği ve Basra kad ı ­
lığ ı yapm ı ş olan Ubeydullah b. Ebu Bekre
ve kardeşi Abdurrahman'ın annesi Hevle
de (Hale) İci kabilesindendi. Müslim. Tirmizi ve diğer baz ı hadis alimlerinin şeyh­
lerinden Ebü'I - Eş'as Ahmed b. Mikdam
ile ulemadan Ebü Ali Ahmed b. Sa'd eiHemedanl de aslen İ cil idi. Recez bahrinde yazdığı şiirleriyle tanınan Ebü'n-Necm,
şair Udeyl b. Ferh , Emevller döneminde
bazı fikirleri Şiiliğin ilk tezahürlerinden
sayılabilecek Muglre b. Said ve Mansüriyye hareketinin öncüsü Ebü Mansur da bu
kabileye mensuptu. Abbasller'den Müstaln - Billah devrinde 250 (864) yılında Küfe'de isyan eden Talibiyyln'den Yahya b.
Ömer'i İci kabilesinden süvariler desteklem i şlerdir.
Ebü Dülef ei-İcll. Kerec Kalesi'ni şehir
haline getirerek burada yarı müstakil bir
hanedan kurmuştu . Ayn ı zamanda bir
şair, müsikişinas ve müellif olan Ebü Dülef'in soyundan gelen Dülefiler, iran'ın kuzeybatısın d a siyasi ve kültürel hayatta bir
süre etkili olmuşlardır. Ebü Müslim-i Horasanl. Ebü Dülef'in ceddi İdrls b. Ma'kıl'in himayesinde büyümüştür.
Cimrilikleriyle de tanınan Beni İci kabilesinin izleri zamanla kayboldu. İbn Haldün. kendi döneminde İci ' in Yername'deki yurtlarında Beni Amir'in (Müntefi~ b.
Ukayl b. Amir) yaşadığını kaydetmektedir
(el-'İber, ll , 302).
BİBLiYOGRAFYA:
Lisanü'l-'Arab, '"ad" md.; Vakıdl. el-Megazf, ı, 198; Ma:mer b. Müsenna. Eyyamü 'l-'Arab
kable 'l-İslam (n ş[ Adil Cas im el-Beyatl) .. Beyrut
1407/1987,11, 492 vd .; İbn Sa'd. et-Tabakat, VI,
40; VII, 190,231, 415; Belazürl. Füto.h(Fayda).
s. 450-451 , 465, 499, 726; Taberl. Tarrtı ( Ebü'l·
Fazl). -111, 345, 355-358; IV, 146; V, 128-130; IX,
268-269; İbn Düreyd. el-İştikak, s. 345-346;
Ebü'I-Ferec ei-İsfahanl, el-Eganf, XVII, 268-269;
XXII, 332-340; XXIV, 76; İbn Hazm. Cemhere,
s. 309, 312-314; Meydan!. Mecma'u'l-emşal
(Ebü'l·Fazl). 1, 386; Sem'anl. el-Ensab, IV, 160161; Yaküt, Mu'cemü'l-büldan, Beyrut 1979,1,
135, 474; ll, 37, 178, 201, 376; lll, 105, 150, 172,
321 ; IV, 58, 293-294, 419; V, 61-62, 394; İbn
-Haldun. el-'İber, ll, 302; F. Wüstenfeld. Register
zu den Genealogischen Tabellen, Göttingen
1853, s. 243-244; ömer Rıza Kehhale, Mu'cemü kaba'ili'l-'Arab , Dımaşk 1949, ll, 757; Hasan Onat. Emeviler Devri Ş if Hareketleri ve
Günümüz Şifliği, Ankara 1993, s. 122 vd .; J .
Schleifer, "İd". İA , V/2, s. 925-926; W. Montgomery Watt. "'!Qjl", EJ2 (İng.), IV, 1022-1023.
.
Iii
İBRAHiM SARIÇAM
Download

TDV DIA - İslam Ansiklopedisi