Mustafa Gül
Eskişehir 19 Mayıs Anadolu
Lisesi
Edebiyat Öğretmeni
İSLAMİYET ÖNCESİ
VE
GEÇİŞ DÖNEMİ
TÜRK EDEBİYATI
İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı ikiye ayrılır.
YAZILI
EDEBİYAT
SÖZLÜ
EDEBİYAT
SÖZLÜ
EDEBİYAT
Sığır: Av törenlerine denir.
Her toplumda olduğu gibi Türklerde de kendine
özgü sözlü edebiyat ürünleri vardır. Bu ürünler
eski Türk topluluklarının sığır,şölen ve yuğ adını
verdikleri törenlerden doğan ürünlerdir.
Şölen: Kurban törenlerine denir.
Yuğ: Yas,ölüm törenlerine denir.
Bu törenler şaman,kam,baksı ve ozan adını alan kişiler tarafından yönetilir.Bunlar sazlarıyla bu
törenlerde bazı destan parçalarını veya koşuk,sagu adı verilen şiirleri söylerlerdi.
İslamiyet Öncesi Türk Şiirinin Özellikleri:
Hece
ölçüsüyle
söylenmiştir.
(7’li,8’li,12’li)
Yarım kafiye
kullanılmıştır.
Nazım birimi
dörtlüktür.
Dildeki kelime
sayısı sınırlı
kalmıştır,
yabancı
dillerin etkisi
yoktur .
Doğayla iç içe
oldukları için
sanatçılar
benzetmelerde
doğadan
yararlanmışlardır
Şiirlerde
işlenen
konular:
kahramanlık,
doğa, ölüm,
savaş ve
aşktır.
Sözlü Edebiyat Ürünleri
SAGU
SAV
KOŞUK
DESTAN
SAGU
Devlet büyüklerinin ölümü üzerine duyulan acıyı dile getirmek için söylenen şiirlerdir.
Ölçü hece, nazım birimi dörtlüktür.
Kafiye düzeni aaab – cccb – dddb... biçimindedir.
Halk edebiyatındaki karşılığı "ağıt", Divan edebiyatındaki karşılığı "mersiye"dir.
ALP ER TUNGA SAGUSU
Alp Er Tonga öldi mü
İsiz ajun kaldı mu
Ödlek öçin aldı mu
Emdi yürek yırtılur
Alp Er Tonga öldü mü,
Kötü dünya kaldı mı,
Zaman öcün aldı mı
Artık yürek yırtılır.
Ulşıp eren börleyü
Yırtıp yaka urlayu
Sıkrıp üni yurlayu
Sıgtap közi örtülür
Uludu erler kurtça,
Bağırıp yırttılar yaka,
Çığırdılar ıslıkla,
Yaştan gözler örtülür.
Ödlek arıg kevredi
Yunçıg yavuz tavradı
Erdem yeme savradı
Ajun begi çertilür
Zamane hep bozuldu,
Zayıf tembel güçlendi,
Erdem yine azaldı,
Acun beyi yok olur.
Bilge bögü yunçıdı
Ajun atı yençidi
Erdem eti tmçıdı
Yerge tegip sürtülür
Bilge bilgin yoksul oldu,
Acun atı azgın oldu,
Erdem eti çürük oldu,
Yere değip sürtülür.
KOŞUK
Özgün metinler
Türlük
çeçek
yarıldı
Yay
yarupan
ergüzi
Agdı
bulut
kükreyü
Barçın
yadım
kerildi
Aktı
akın
munduzı
Yağmur
tolı
sekrüyi
Uçmak
yeri
körüldi
Toğdu
yaruk
yılduzı
Kalık
anı
ügriyü
Tumlukbarır
yanabelgüsüz
kelgüsüz
Tıngla
sözüm
külgüsüz
Kança
Öpkem
kelipyoşuldu
ogradım
Kanı akıp
Kaklar kamug
kölerdi
Arslanlayu
kökredim
Kabı kamug
deşildi
Taglar başı
ilerdi
Alplar
togradım
Ölügbaşın
birle koşuldu
Ajun
tınıkim
yılırdı
Emdi
meni
Togmuş
küni tutar
uş batar
Tütü çeçek çerkeşür
KOŞUK
Günümüz Türkçesi
Bahar geldi
Bulut gürleyerek yükseldi
Kar
suları seller
gibi aktı
Rengârenk
çiçekler
Yağmur, dolu
yağdıaçıldı
Tan
yıldızı
da doğdu
İpek
yaygılar
Rüzgâr
önüneserildi
kattı
Sözümü
gülmeden
dinle
Cennet
Nereye yeri
gidergörüldü
bilinmez
Soğuklar artık gelmez
Öfkelenip dışarı çıktım
Arslan
gibiboşandı
kükredim
Kanı akıp
Yiğitler
başını doğradım
Derisi baştanbaşa
deşildi
Kuru
yerler
hep
gülerdi
Şimdi
beni
Ölülerle
bir kim
oldututabilir.
Dağ başları göründü
Doğan güneş işte batıyor
Dünyanın soluğu ılındı
Türlü çiçekler sıralandı
Toplumların çağlar boyunca
kazandıkları deneyimleri
aktaran ve öğüt niteliği
taşıyan sözlerdir.
SAV
Kalıplaşmış,kısa ve
özlüdürler.
Bugünkü atasözlerinin ilk biçimi
olan savlar,kolay ezberlensin, akılda
kalsın diye şiir gibi söylenmiştir.
Sav;
Halk edebiyatında
“atasözü”,
Divan edebiyatında
“darb-ı mesel”
adını almıştır.
Özgün metin
SAV
Günümüz Türkçesi
Emgek eginde kalmas.
Sıkıntı ebedîyen sırtda kalmaz.
Karı öküz balduka korkmas.
Yaşlı öküz baltadan korkmaz.
Kökge sagursa yüzge tüşür.
Kişi göğe tükürse, yüzüne düşer.
İm bilse er ölmes.
Parolayı bilen kişi hayâtını kurtarır, ölmez.
Yazmas atım bolmas, yañılmas bilge bolmas.
Şaşmaz ok olmaz, yanılmadık bilgin olmaz.
Biş erngek tüz ermes.
Beş parmak bir (düz) olmaz.
Tay atasa at tinur.
Tay yetişirse at dinlenir.
Öldeçi sıçgan muş ayakı kaşır.
Ölecek sıçan, kedi ayağını kaşır.
Ermegüge bulut yük bolur.
Tembele bulut (bile) yük olur.
Yazıdaki süwlin edergeli ewdeki takagu ıçgınma
Kırdaki sülünü ararken evdeki tavuğu kaçırma.
DESTAN
Olağanüstü özelliklere sahip
kahramanlara yer verilir
Ulusların tarih sahnesine
çıkışlarını, kahramanlıklarını
ve onları derinden etkileyen
olayları anlatan manzum
eserlerdir.
Halkın dilinde doğan ve
kuşaktan kuşağa aktarılan
anonim ürünlerdir.
Sözlü edebiyat ürünlerinin en
önemlileri kabul edilir.
Ulusların yaşama biçimine,
yaşadıkları olaylara, inanç ve
geleneklerine ait bilgiler
barındırırlar.
Destanlar oluşumlarına göre 2’ye ayrılır
Doğal
Destanlar
Ulusların kahramanlıklarını ulusları derinden
etkileyen olayları anlatan, söyleyeni belli
olmayan destanlardır.
Alp Er Tunga (Türk)
Şu (Türk)
Oğuz Kağan (Türk)
Attila (Türk)
Yapma
Destanlar
Üç aşamada oluşur:
1- Doğuş aşaması
2-Yayılma aşaması
3-Derleme(yazıya geçme
aşaması
Şehname (İran)
Mahabarata,Ramayana
(Hint)
Doğal destan kurallarına uygun olarak, belli
bir şair tarafından kaleme alınan
destanlardır.
Aeneis: Vergilius (Latin)
Henriade: Voltaire (Fransız)
Şinto (Japon)
Kalevela (Fin)
Os Lusicdas: Camoens (Portekiz)
Bozkurt (Türk)
İlyada,Odysseia (Yunan)
Kaybolmuş Cennet: Milton (İngiliz)
Ergenekon (Türk)
İgor (Rus)
Kurtarılmış Kudüs: Tasso (İtalyan)
Türeyiş (Türk)
Nibelungen (Alman)
Göç (Türk)
Anaid (Latin)
Saltuk Buğra Han (Türk)
Gılgamış (Sümer)
Manas (Türk)
La Cid (İspanyol)
Üç Şehitler Destanı: Fazıl Hüsnü Dağlarca (Türk)
Köroğlu (Türk)
Robin Hood (İngiliz)
Selçukname: Yazıcıoğlu Mehmet (Türk)
Cengiz Han (Türk)
Chanson de Roland
(Fransız)
Şeyh Bedrettin Destanı: Nazım Hikmet Ran (Türk)
Çılgın Orlando: Ariosto (İtalyan)
Battal Gazi (Türk)
Danişmend Gazi (Türk)
İlahi Komedya: Dante (İtalyan)
İSLAMİYET ÖNCESİ
DOĞAL TÜRK
DESTANLARI
SAKA
DESTANLARI
1.Alp Er Tunga
2. Şu Destanı
GÖKTÜRK
DESTANLARI
1.Bozkurt Destanı
2.Ergenekon
TÜRK DESTANLARI
İSLAMİYET SONRASI
OLUŞAN TÜRK
DESTANLARI
Kırgızların “Manas Destanı” dünyanın
en uzun destanıdır.
HUN
DESTANLARI
1. Oğuz Kağan
2. Attila Destanı
UYGUR
DESTANLARI
Saltuk
Buğra
Han
Destanı
Köroğlu
Destanı
Manas
Destanı
Cengiz
Han
Destanı
1.Türeyiş Destanı
2. Göç Destanı
Battal
Gazi
Destanı
Danişment
Gazi
Destanı
BAŞLICA DÜNYA DESTANLARI
ŞEHNAME:
İranlıların destanıdır.
Firdevsi yazıya
geçirmiştir.
LA CİD: İspanyolların
doğal destanıdır.
GILGAMIŞ: Sümerlerin doğal
destanıdır.
KALEVELA: Finlilerin doğal destanıdır.
İLYADA VE ODYSSEİA:
Yunanlıların doğal
destanıdır. Homeros yazıya
geçirmiştir.
ROBİN HOOD: İngilizlerin doğal destanıdır.
CHANSON DE ROLAND: Fransızların bu
doğal destanında , Fransızlar ve
Müslümanlar arasındaki savaşlar anlatılır.
ANAİD: Latinlerin doğal
destanıdır. Virgillus yazıya
geçirmiştir.
MAHABARATA, RAMAYANA: Hintlilerin
doğal destanlarıdır.
İGOR: Rusların doğal
destanıdır. Kıpçaklar ile Ruslar
arasındaki savaşlar anlatılır.
NİBELUNGEN: Almanların bu doğal
destanında Hun-Germen savaşı anlatılır.
ŞİNTO: Japonların doğal destanıdır.
Göktürk Yazısı
YAZILI
EDEBİYAT
Uygur Yazısı
* Göktürkçe ve Uygurca kullanılmıştır.
* Hem halk diline dayalı bir anlatım hem de sanatlı bir söylev diliyle yapılan anlatım kullanılmıştır.
* Hem dini hem de din dışı ürünler verilmiştir.
* Bazı atasözleri(savlar) ve destanlarımız bu dönemde yazıya geçirilmiştir.
* Nazım biçimi dörtlüktür.
* Hece ölçüsü kullanılmıştır.
* Göktürkçe ile ortaya konan ürünlerde dil, yabancı etkilerden uzaktır;Uygurca eserlerde ise yabancı etkiler görülür.
UYGUR METİNLERİ
• Türklerin kullandığı ikinci alfabe olan Uygur
Alfabesi kullanılmıştır.
• Daha çok dini metinler ele geçmiştir.
• Bu alfabeyle yazılan önemli iki metin vardır:
1.Altun Yaruk(Işık) 2.Sekiz Yükmek
• Şiirleri ele geçen ilk Türk şairi Aprınçur Tigin’dir.
Lirik bir aşk şiiri ile bir dini şiiri ele geçmiştir.
GÖKTÜRK
KİTABELERİ
- Türklerin ilk yazılı eseridir.
- Doğu Göktürklerin tarihine ışık tutar.
VEZİR TONYUKUK ANITI
(720)
Vezir Tonyukuk Çinlilerle
yapılan savaşları anı şeklinde
yazdırmıştır. Tonyukuk,
anlatımda atasözlerine sık sık
yer vermiştir.
- Söylev türünde yazılmıştır.
- Oldukça gelişmiş ve işlenmiş bir dil kullanılmıştır.
- Türk dilinin gelişmişlik düzeyiyle ilgili etraflı bilgiler
edinilebilir.
- Hem dinî hem de din dışı konular işlenmiştir.
KÜLTİGİN ANITI (732)
Bu anıtı Bilge Kağan, savaşta
ölen kardeşi Kültigin adına
diktirmiştir. Bu anıttaki metin
yazarı Yoluğ Tigin’dir. Yoluğ
Tigin, bilinen ilk Türk
yazarıdır.
- Tarih, coğrafya ve edebiyata kaynak olacak niteliktedir.
- Türk tarihini, toplumun yaşam biçimini, dünyaya bakış tarzını
ortaya koyar.
- Kitabelerde idarecilerin ve sultanların halkı aydınlatması,
yaptıklarının hesabını halka vermesi söz konusudur.
- Kitabeleri Strahlenberg bulmuş, 1893’te Wilhelm Thomsen
okumuştur.
- Bir yüzleri Göktürk alfabesiyle, diğer yüzleri Çince yazılmıştır.
BİLGE KAĞAN ANITI (735)
Bu anıtı Bilge Kağan’ın
ölümünden sonra oğlu
tarafından diktirilmiştir. Bu
metni de Yoluğ Tigin
hazırlamıştır.Dil oldukça
sadedir. Bir öğüt ve söylev
havası vardır. Bilge
Kağan’ın Türk milletine
verdiği mesajlar dikkat
çeker.
GEÇİŞ DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI
Türklerin İslamiyeti 8.yüzyıldan itibaren kabul etmeleriyle
başlar.
İslami kültürün edebi eserlere yansımaya başladığı görülür.
Anadolu dışında gelişen edebiyatı kapsar.
Karahanlılar ilk Müslüman Türk devleti, Satuk Buğra Han ilk
Müslüman Türk hükümdarıdır.
İslamiyetin kabulünden sonra Türkler iki lehçe ile eserler
vermişlerdir.
1.Doğu Lehçesi (Hakaniye Lehçesi)
11. ve 12. yüzyılda Karahanlılar
döneminde konuşulan lehçeye denir. 14.
yüzyıldan sonra “Çağatayca” adını alan
bu lehçe aslında Uygurcanın devamıdır.
2.Batı Lehçesi (Oğuzca)
Göktürkçenin devamı sayılır.Selçuklu
İmparatorluğu döneminde Batıya doğru
yayılmış, 14. yüzyıldan sonra Azeri
Türkçesi ve Anadolu Türkçesi olmak
üzere iki kola ayrılmıştır.
KUTADGU BİLİG
YUSUF HAS HACİB
ÖRNEK METİNLER
Bayat atı birle sözüg başladım
Törütgen igidgen keçirgen idim
Tanrı adıyla söze başladım;
üreten, besleyen, bağışlayan Tanrım!
Kitab atı urdum Kutadgu Bilig
Kutadsu okıglıka tutsa elig
Kitabın adını Kutadgu Bilig koydum, okuyana
mutluluk versin,elinden tutsun.
Sözüm sözledim men bitidim bitig
Sunup iki ajunnı tutgu elig
Sözümü söyledim, ben kitabımı yazdım.
Bu kitap uzanıp iki dünyayı tutacak bir eldir.
Bu kün togdı ilig bu kılkı birle
Yarudı ajunka kün ay teg yola
Bu Kün Togdı hükümdar bu tavrı ile güneş ve
ay gibi doğarak dünyayı aydınlattı.
1. Hükümdarın Ay-Toldı'ya Suali
Niçin susuyorsunuz?
2. Ay-Toldı'nın Hükümdara Cevabı
Hükümdarımın karşısında ne diyeceğimi bilemem. Sorulmadan cevap vermek hoş bir davranış
değildir. Beni siz çağırdınız, söz sizindir.
3. Hükümdarın Ay-Toldı'ya Cevabı
Bilgisiz her zaman susmalı, bilgili de diline hâkim olmalıdır. Bilgilinin sözünde her
zaman hikmet bulunur.
4. Ay-Toldı'nın Hükümdara Cevabı
Gereksiz söylenmiş sözler insana çok zarar verir (hatta ölümüne bile sebep olur.) Bu sebeple hiç
kimse kendisine bir şey sorulmadan konuşmamalıdır.
ÖRNEK METİNLER
•Uruşdı: "Anınğ birle uruşdı. = Onunla vuruştu." Beyler ve beylerden başkası vuruştuğu zaman da
böyle denir: uruşur-uruşmak.
Şu atasözünde de geçmiştir: "Alplar birle uruşma, begler birle turuşma. = Yiğitlerle
vuruşma, beylerle duruşma."
*Tüşdi: "Er attın tüşdi. = Adam attan indi."; "Er tamdın tüşdi. = Adam damdan düştü." Attan
düşmek de böyledir. Yerinden düşen herhangi bir şey için de böyle denir. Şu parçada da
geçmektedir:
Tegre alıp egrelim
(Düşmanı çevirelim, kuşatalım;
Attın tüşüp yügrelim
attan inerek gayretle saldıralım;
Arslanlayu kökrelim
arslan kükreyişiyle kükreyelim;
Küçi anın kevvilsün
ta ki, bundan düşman zayıflasın.)
* Üleşdi: Olar ikki tawarın üleşdi. = Onlar ikisi mallarını üleştiler.", (üleşür-üleşmek).
* Ulaşdı: "Bir nenğ birge ulaşdı. = Bir nesne bir nesneye ulaştı.", (ulaşur-ulaşmak).
* Ölişdi: "Ölişdi nenğ. = Nesne nemlendi, nem o şeyin bütün parçalarına işledi."
ÖRNEK METİNLER
ÖZGÜN METİN
Biligdin urur men sözümke ula
Biligligke ya dost özüngni ula
Bilig birle bulunur saadet yolı
Bilig bil saadet yolını bula
Bilig bildi boldı eren belgülüg
Biligsiz tirigle yitük körgülüg
Biliglig er öldi atı ölmedi
Biligsiz tirig erken atı ölüg
Bilig birle âlim yokar yokladı
Biligsizlik emi çökerdi kodı
Bilig yind usanma bil ol Hak Resul
Bilig Çin'de erse siz arkang tidi
GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİYLE
Bilgiden atarım sözlerime temel;
Ey dost, bilgiliyle hep beraber ol;
Mutluluk yolu bilgi ile bulunur,
Bilgi edin ve mutluluk yolunu bul.
İnsanoğlu bilgisiyle sayılır, tanınır;
Bilgisiz, diri iken bile kaybolmuş sayılır;
Bilgili kişi öldü, ancak adı kaldı,
Bilgisiz sağ olsa da adı ölüdür.
Âlim olan bilgi ile yükseldi,
Bilgisizlik kişiyi aşağı çekti;
Bilgiyi ara, usanma; bil ki, o Hak Resul;
"Bilgi, Çin'de de olsa, arkasından gidiniz." dedi.
ÖZGÜN METİN
ÖRNEK METİNLER
GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ
Eyâ dostlar kulak salıng uyduğumga
Ne sebebdin altmış üçde kirdim yirge
Mirâc üzre hak mustafâ ruhum kördi
Ol sebebdin altmış üçde kirdim yirge
Ey dostlar, kulak verin dediğime,
Ne sebepten altmış üçte girdim yere?
Miraç üstünde hak Mustafa ruhumu gördü,
O sebepten altmış üçte girdim yere.
Altmış birde sermende min ilâhımdın
Eyâ dostlar kop korkar min günâhımdın
Candın kiçip penâh tiley hudâyımdın
Bir ü barın dîdârıngnı körer min mü
Altmış birde utanmışım ilahımdan;
Ey dostlar, çok korkarım günahımdan;
Candan geçip penah dileyim Allahımdan;
Bir ve varın (Allah), didarını görür müyüm?
Altmış iki yaşda Allah pertev saldı
Başdın ayağ gafletlerini rehâ kıldı
Can u dilim saki u huşum Allah didi
Bir ü barın dîdârıngnı kö'rer min mü
Altmış iki yaşta Allah ışık saldı;
Baştan ayağa gafletlerden kurtarıverdi;
Can ve gönlüm, akıl ve idrakim"Allah!”dedi;
Bir ve varın, didarını görür müyüm?
Altmış üçde nida kildi kul yirge kir
Hem cânıng min canânıng min cânmgnı bir
Hû şemşîrin kolğa alıp nefsingni kır
Bir ü barın dîdârıngnı kö'rer min mü
Altmış üçte nida geldi: Kul yere gir;
Hem canınım, cananınım, canını ver;
Hû kılıcını ele alıp nefsini kır!
Bir ve varın, didarını görür müyüm?
Download

Slayt 1