DEĞERLER EĞİTİMİ
NEZAKET KURALLARI
TANIŞMA VE TANIŞTIRMA
Tanıştırılmak istenen kişiler için ne olursa olsun birbirlerinden izin alınması gerekir.
Tanıştırmadan önce iki tarafın birbirini tanıyor olabileceğinden şüphe edilirse
“Tanışıyor musunuz?” diye sorulabilinir.
Zaten tanışılan, görüşülen birine tanıştırılmak durumunda kalındığında,
tanıştıran kişiyi bozmamak için tanıştırma işinin bitmesi beklenir ve tanıştıran kişi güç durumda bırakılmaz
.
Tanışma işi olup bittikten sonra durumu açıklamak daha uygundur.
İsmi unutulan bir kişiye soyadı sorulduğunuda ismini de söyler.
Eğer soyad sorulursa isim ile birlikte söylenmelidir.
Tanışmadan sonra: “Memnun oldum.” “Şeref duydum.” gibi kibarca bir cümle kullanmak gelenek olmuştur.
KONUŞMA VE DİNLEME
Konuşma
 Konuşmayı her zaman rütbece, sosyal durumca ve yaşça büyük olan açar.
 Konuşma sırasında bir şey anlaşılmadığında “anlayamadım efendim” denir.
 Kendisine hitap edilen kimse şapkasını sol eline alır. Ancak karşı taraf
şapkasını takması için bir harekette bulunduğunda şapkasını tekrar takabilir
TELEFONLA KONUŞMA
Sabah saat 10:00 dan önce
akşam saat 22:00 dan sonra
telefon edilmez.
Telefonu kim ettiyse, konuşmaya
onun son vermesi gerekir.
Dinleme
Konuşan kişinin gözüne
bakılmadır
Yapılmaması Gerekenler:
Başkalarının kendi aralarında alçak sesle
konuşmalarına kulak kabartmak
Gözleri yerlerde, havalarda veya
eşyaların üzerinde gezdirmek
Esnemek
Söz kesmek
SELAMLAŞMA
Selamla birlikte, birkaç sözle hal-hatır da
sorulur.
 NE ZAMAN SELAMLANMAZ
 Erkek, sokakta tanıdık bir kadına yalnız başına rastlayınca onun
görmemezlikten geldiğini sezerse, o zaman selam vermeden geçebilir. Göz
ucu ile selama izin verdiğini görürse selamlar.
 Tanıdık kişiler sıkılıp utanabilecekleri durumda görüldüklerinde
görmemezlikten gelinir ve selamlanmaz.
 Caddeden, uzaktan geçen tanıdıklar selamlanmaz çünkü bağırıp çağırarak
selamlamak doğru değildir.
Erkek, sokakta tanıdık bir kadına yalnız
başına rastlayınca onun görmemezlikten
geldiğini sezerse, o zaman selam vermeden
geçebilir. Göz ucu ile selama izin verdiğini
görürse selamlar.
Tanıdık kişiler sıkılıp utanabilecekleri
durumda görüldüklerinde görmemezlikten
gelinir ve selamlanmaz.
Caddeden, uzaktan geçen tanıdıklar
selamlanmaz çünkü bağırıp çağırarak
selamlamak doğru değildir.
Karşılık Verme
Selamı kim verirse versin karşılık
verilmelidir.
Kadınlar erkeğin selamına baş
eğmesiyle karşılık verirler; eğer kadını
selamlayan yaşlı bir kişi ise bu baş
eğmesi daha derin olur ve bu
karşıdakinin selamı ile eş zamanlı
olmalıdır.
EL SIKMA VE ÖPME
Büyük adamların elleri
sıkılırken ve kadınların elleri
öpülürken vücut biraz öne
doğru eğilir.
El Öpme
 Türk toplumunda; geleneğe göre yalnız küçükler büyüklerin ve saygıdeğer
kişilerin ellerini öperler.
 Genç kızların ve bekar kadınların elleri öpülmez.
 Yalnız toplumda bir mevki tutmuş ve belli bir yaş haddine ulaşmış bekar
kadınların elleri öpülebilinir.
 Batı toplumunda genç kadınların da elleri nazikçe öpülür. Bu durumda el
alna konmaz.
 Öptürmek için elini uzatan ve buna alışık olan kadının eli her zaman öpülür.
Bu kadın yaşlı ise el alına götürülür.
 Bir kadının elini öpülüyorsa, yanındakinin de eli öpülür.
 El öptükten sonra el sıkılmaz.
EL SIKMA
 El sıkmak için her zaman sağ el uzatılır
 Sağ el dolu ise sol el uzatılabilir; bu da ancak sağ eldekileri sol ele çabucak geçirilemeyeceği zaman
uygundur. Ancak böyle bir durumda af dilemek gereklidir.
Takdim edilen kişinin el uzatması beklenir ancak, takdim
edilen kişi kadınsa el uzatmak zorunda değildir.
 El sıkılırken karşıdakinin yüzüne bakılır.
Eli tutup sıkmamak hakaret anlamına gelir.
 Aynı yaşta, aynı cinsten, aynı sınıftan kişiler arasında el sıkışmak gerekince üzerinde düşünülmez. El uzatılır ve
sıkışılır.
 Kutlamalarda el sıkma ve tebrik en büyükten başlayarak yapılır.
 Kimi zaman üstteki kurallara ayrı şekilde yanlışlıkla ast büyüğe, erkek kadına elini uzatabilir. Bu durumda
bilmezlikten gelerek el tutup sıkılmalıdır.
 Uzatılan el havada kalmamalıdır.
 Bir yerden ayrılırken herkesin eli tek tek sıkılmaz. Baş ile selam verilip, ev sahibesinin eli sıkılır.
ZİYARET
Ziyaretler insanlar
arasındaki ilişkileri
iyileştirip, toplum
içindeki bağları pekiştirir
 Ziyaret, bir kişinin izin alarak bir başkasını görmeye gitmesidir. İzin almadan yapılan
ziyaretler ancak sıkı dostalar arasında olur.
 Ziyafetlere bildirilen saatten on dakika önce gidilmelidir. Çok erken davranmak, ev
sahibini zor durumda bırakabileceği gibi, çok gecikmek de saygısızlık olur. En çok on beş,
yirmi dakika gecikilebilinir. Yüksek mevki sahipleri, ya da toplumun öyle tanıdığı kişiler en
son gelirler.
 Ziyaretler öğleden sonra veya akşam üzeri yapılır.
 Akşam yemeği zamanında hiçbir aileye ziyarete gitmek doğru değildir
ZİYARETE GİDERKEN
 Bir ziyarete giderken yolda içki ve tütün içilmemelidir. Sigara içerek bir
evden içeri girmek kabalıktır.
 Eve girerken, kapının zilini çalarak veya seslenerek, izin istenir.
 Kapı zili en fazla üç defa çalınır. İlkinde ses verilmezse, bir dakika kadar
sonra ikinci kere çalınır. İkinci de ses verilmez ise yine birkaç dakika sonra
tekrar çalınır. Üçüncü defa da cevap verilmezse 4 rekât namaz kılacak
kadar bekledikten sonra gidilmelidir.
 Kapının açılması beklenirken evin içini görmeyecek şekilde durulmalıdır.
 Kapıyı tanınmayan bir kişi açarsa, aradığını sormadan önce, ziyaretçi
kendini takdim etmelidir.
 Kalabalıkça yapılan ziyaretlerde kapıdan ilk önce yaşlı erkekler, sonra
kadınlar içeri girer.
 Ziyaret için gidilen evde şapka, pardösü, baston, şemsiye ve buna benzer
şeyler antreye bırakılır.
 Ev sahibi kadın, bir erkeğin palto veya ceketinin çıkarılmasına yardım etmez
ancak konuk çok yaşlı ise yardım edebilir.
ZİYARET YERİNDE
 Eve girildiğinde girilen yer misafir odası ise, odanın ortasına kadar giderek değil
kenarda beklenir.
 Evde ev sahibinin gösterdiği yere oturulur.
 Ev sahibi boş salona giren ziyaretçileri beş dakikadan çok bekletmemelidir.
 Eşyalar, tablolar, kütüphanedeki kitaplar, fotoğraflar ile oynanmaz.
 Devam eden müzik yayını vb şeyleri değiştirilmez.
 Odada otururken, odaya evin büyüklerinden birisi veya bir misafir girdiği zaman
ayağa kalkılır ve yer verilir.
 Misafirliğe giden bir kimse, sigarasını yakmadan önce ev sahibinden izin istemek
ve nerede içebileceğini sormak zorundadır.

İKRAM
Ev sahibi ne ikram ederse, kabul edilir.
Kabul gününün en yaşlı, ya da en yüksek
mevki sahibi konuğuna çayı ev sahibinin
kendisi ikram eder.
Misafirlere ikramda bulunurken üç
kereden fazla ısrar edilmemelidir.
SOHBET
Konuşurken bakışlarımızı bütün
salondakiler üzerinde gezdirilir.
Ev sahibinin o günkü hâline göre, üzüntü
veya sevincine ortak olunur.
Ziyaretçiler ev sahibini çok tutmaya
çalışmayarak diğer misafirlerle de
ilgilenebilmesine fırsat vermelidirler.
ZİYARETİN SÜRESİ
 Ziyaretin nedenine göre süresi de değişir.
 Akşamüsü çayları, ev hayırlama ziyaretleri 3-4 saatten uzun tutulmamalıdır.
 Lohusa, hasta ve başsağlığı ziyaretleri 1 saatten uzun tutulmamalıdır.
 Ziyafet ziyaretleri ise yemeklerin geliş düzenine göre tatlı sonrası çay ve
meyve ikramından sonra uygun bir zamanda bitirilmelidir.
 Konuşmanın bitmişe benzeyen bir yerinde kalkıvermek en uygundur.
 Yalnız, çok meraklı ve ciddi bir konu üzerinde konuşulurken damdan düşer
gibi kalkıp gitmeye davranan ve bu güzel konuşmanın yarıda kesilmesine
neden olan bir kimse, kabalık ve patavatsızlık etmiş demektir.
 Yatıya kalınıyorsa üç günden fazla kalınmamalıdır.
HASTA ZİYARETİ
 Ziyaretine gideceğimiz hastanın, hasta yakının ya da doktorunun iznini
almalıyız. Bazı hastalıklarda hastanın yanına girilmesine doktor izin
vermeyebilir.
 Yakın akraba ve dostlar hastalandığında hemen ziyarete gidilmelidir.
 Hastanın odasına girerken ne çok üzgün; ne de çok neşeli bir tavır
sergilemeli, hastaya normal bir insan muamelesi yapılmalıdır.
 Hastalar, ziyarete gelenlere hastalıklarına dair bir şeyler anlatırlar. Hastanın
veya yakının anlattıkları sabırla dinlenmelidir. Olabildiğince korku ve
endişeleri giderilmeye çalışılmalıdır.
 Tıp eğitimi olmayan kişilerin, doktorluk taslamaları doğru değildir.
 Hastanın yanında onun neşesini kaçıracak hiçbir şey anlatılmamalı, aksine hastalıkla ilgili
olumlu hikayeler biliyorsak onlar anlatılmalıdır. Hasta yakınlarına bir ihtiyaçları olup olmadığı
sorulur.
 Hastanın yatağına oturulmamalıdır. Tercihen ayak ucuna doğru bir sandalye veya koltukta
oturulmalıdır.
Hasta iyileşince hastalığı süresinde kendisini
görmeye gelenlere ziyaretle teşekkür eder.
SOFRA ADABI
Zamanlama:
Akşam yemeği davetleri çoğu zaman saat
“19.00-19.30” arasında başlar.
 Oda:
 Oda iyice aydınlatılmalı ve havalandırılmalıdır. Işıkların yakılması ve
misafirlerin toplanmasıyla odanın ısısı kendiliğinden artacağını hesaba
katarak oda ısısının ayarlanması da gerekir.
 Masa örtüsü, çatal bıçak takımı, yemek takımı, bardaklar, peçeteler ve
masa üzerinde süs olarak kullanacağınız çiçekler arasında bir renk uyumu
yakalanması masayı çok daha güzel gösterecektir.
Masa örtüsü
Masa örtüsünün ütülü olması ve üzerinde
katlama çizgisi olmamasına özen göstermek
gerekir.
Masa örtüsü seçerken kumaşta dikkat
edilmesi gereken bir konudur. Keten,
dantel veya muşamba örtü kesinlikle
konulmamalıdır. Muşamba örtü masa
örtünüzün altında ve görünmeyecek
şekilde konabilir ancak tek başına
muşamba örtü serilmesi doğru değildir.
TABAKLAR
Servis tabağı: En alta konur.
Ana yemek tabağı: Servis tabağının üzerine
konur.
Ara sıcak tabağı: Ana yemek tabağının üzerine
konur.
Çorba kasesi: En üstte bulunur. Ancak ara sıcak
tabağının üzerine direkt olarak konmaz, bir tabak
ile konur. Çorba bittiğinde tabak ile kaldırılır.
Salata tabağı: Çatal – bıçak dizildikten sonra
daha rahat yerleştirilir.
SOFRA ADABI
 Masada davranış:
 Büyüklerin ve onur konuklarının oturmasını beklenmelidir.
 Büyükler peçetesini açmadan diğerleri açmamalıdır.
 Sandalyede dik, kol ve dirsekler sofraya dayanmadan oturulur. Dirsekler
yandakini rahatsız etmemek için fazla açılmaz.
 İki el birden masa altında olmamalı, en az bir el yukarıda olmalıdır. İki elinde
yukarıda olması tercih edilir.
 Sofra başında din, politika gibi ağır konular işlenmez; daha çok eğlendirici
ve herkesi ilgilendirici konulardan bahsedilir.
YEMEK SERVİSİ SIRASI
 Yemek servisi sırası:
 Çorba
 Ara sıcak servisi
 Börek
 Ana yemek
 Balık
 Tatlı
 Meyve
 Çay – kahve
MASADA KAÇINILMASI GEREKEN
DAVRANILAR
 Cep telefonu, anahtarlık vs. yemek masasının üzerine koymak
 Çok gerekmedikçe okumak, yazmak ve not almak
 Çatal-bıçağı sağdan sola, soldan sağa aktarmak
 Konuşurken çatal bıçağı havada sallamak
 Başkalarıyla aynı anda konuşmak
 Ağızda lokma varken konuşmak
 Ağız şapırtdatmak; çorbayı höpürdeterek, çubuk makarnayı çekerek yemek
 Aksırıp, sümkürmek
 Dişleri kürdanla karıştırmak
 Sandalyeyi sallayıp gıcırdatmak
YEMEK YERKEN
 Yemeğe başlamak için ev sahibesinin işareti beklenmelidir. Ev sahibesi
herkesin yemeği gelince işaret verecektir.
 Henüz yemek gelmeden bir ekmek koparıp ağıza atmak doğru bir davranış
değildir.
 Büyük ziyafetlerde, örneğin düğün yemeklerinde yemeğe başlamak için
diğerlerini beklemek gerekmez; tabağına yemek konan herkes hemen
yemeğe başlayabilir.
 Alışılmamış ve yemesi zor olan yiyecekler denemek amacıyla alınmamalıdır. Ancak almak
zorunda kalındığında açıkça nasıl yeneceği sorulmalı ya da bunu yemesini bilen kişi
sessizce taklit edilmelidir.
 Sunulan yemeklerden biri istenmediğinde “Teşekkür ederim” demek yeterlidir
 Yemek yerken sofradaki diğer kimselere; sürahiyi, tuzluğu vermek gibi hizmette bulunmak
gerekir.
 Yemek çok hızlı veya çok yavaş yenmemelidir. Sofradaki diğer kişilerle uyum sağlayarak
yenmelidir.
 Çatala bir lokmadan fazla yemek alınmamalıdır.
 Lokma ağza götürülürken çok eğilerek sırt kamburlaştırılmamalıdır.
 Çiğnerken ağızın kapalı olması gereklidir.
 Ağız dolu iken konuşulmamalıdır.
 Kesilerek yenmesi gereken yiyecekler çok ses çıkartılarak kesilmemelidir.
 Dudaklar yağlı olarak kalmamalıdır.
Yemekten arzu edilmeyen bir madde
çıktığında
 Yemeğin içinde istenmeyen bir madde görünürse (taş, kıl vs.) hiç kimseye
belli etmeden üstü yemekle kapatılmalıdır. Eğer yemeğe devam
edilebiliniyorsa kalanı yemeğe devam edilmeli. Eğer devam edilemiyorsa,
devam ediyor gibi davranılmalıdır.
 Ağza çiğnenemeyecek bir madde gelirse (kılçık, kemik parçası, kıkırdak vs.)
kimseye göstermeden kağıt peçeteyle çıkarılmalı ve tabağın içine konmalı.
OTURMA VE YÜRÜME
OTURMA
 Topuklar ve dizler birbirine bitişik, ayak uçları hafif dışarı bakar şekilde oturulur.
 Kadınlar otururken dizleri birbirine bitişik olmalıdır. Hafif yana doğru eğimli olabilir
 Erkekler ise dizelerini çok ayrımadan oturmalıdır.
 Bacak bacak üstüne atılarak oturulabilinir ancak, büyükler, devlet büyükleri,
patronlar vb. kimselerle oturuluyor ise bacak bacak üstüne atmak tercih
edilmemelidir.
 Kadınlı erkekli ufak bir toplulukta, bir kadın ayağa kalktığı zaman, ortamdaki
erkeklerin de ayağa kalkması gerekir. Kadın ortamdan biraz uzaklaştığında
tekrar oturabilirler. Kadın geri döndüğünde yine erkeklerin ayağa kalkması ve
kadın oturduğunda erkeklerin oturması gerekmektedir.
 Sandalye sürerek veya iterek değil kaldırarak başka bir yere konur
YAPILMAMASI GEREKENLER
 Ata biner gibi ters oturmak
 Sandalyenin kenarına oturmak
 Ayakları sandalyenin bacaklarına dolamak
 Koltuğa gömülmek
 Sandalyede geriye yaslanmak
 Başkasının sandalyesinin arkasına elini dolamak
 Bacakları ayırarak oturmak
 Bacakları başka bir sandalyeye uzatmak
 Sofrada bacak bacak üstüne atmak
 İki kişinin oturabileceği bir alanı tek kişi olarak kaplamak
YÜRÜME
 Vücut dik, vücudun ağırlık merkezi hep ortada kalcak şekilde karşıya
bakılarak yürünmelidir.
 Kalabalık caddelerde sokağın tamamını işgal edecek şekilde kolkola
yürümek doğru değildir.
 Bir kadın ve bir erkek kolkola yürüyebilir ancak iki erkek kol kola yürüyemez.
 Karşılaşan iki kişi birbirine yol verirken yüzlerini birbirine dönerek yol verirler.
 Şemsiye veya baston yüyürken vücuda paralel taşınır.
YAPILMAMASI GERENLER
 Bir sağ bacağa, bir sol bacağa ağırlık vererek yürümek
 Çok uzun adımlar atmak
 Kolları arkada bağlayarak yürümek
 Kolları fazla sallamak
 Ani duruşlar yapmak (arkadan gelenler çarpabilirler )
 Yere veya havaya bakmak
CENTİLMENLİK KURALLARI
 SOSYAL ORTAMLARDA DAVRANIŞ
 Tiyatro ve sinemaya iki erkek, iki kadın olarak, dört kişilik bir grup halinde
gidildiğinde erkekler kenara oturup kadınları ortaya alırlar.
 Otelde oturan, otelde kalan kadınlar odalarının kapısına kadar götürülmez.,
asansöre, yada antreye kadar uğurlanır.
 Yemek salonuna girerken, erkekler kadınlara sol kollarını, üniforma giymiş
askerler ise sağ kollarını verirler. Kadınlara kol vermek için, kol hafifçe
kavisleştirilir; kadın biraz geride tutulur ve vücuduna hiç değmeden ilerlenir.
 Bir asansöre binerken; ya da inerken kadın önde bulunur. Asansör kapıları kendi kendine
açılmıyorsa, kapıyı erkek açar ve bayanı içeri alır, sonra kapıyı kapayarak düğmeye basar.
Kadının ineceği kata gelince yine kapıyı açıp kadının çıkmasına yardım eder.
 Merdivenden çıkarken önce kadın çıkar, inerken ise erkek önde olmalıdır.
 Otomobilde kadının yeri arka sağ taraf olmakla beraber seçim kadına aittir.
 Erkek otomobildeki yerini ancak kadın yerleştikten sonra almalıdır.
 Bir erkek bir kadınla yolculuk ediyorsa, ilk önce kendisi iner, sonra kadının valizini alır ve
yardım ederek onu indirir.
 Bir kadına refakat eden bir erkek, bir otobüsten ya da otomobilden ilk önce iner ve kadına
inmesi için yardım eder. Taksiye binerken ise önce erkekler biner sonra erkekler iner.
 Bir kadına asla suni çiçek hediye edilmez.
 Bir erkek, bir kadının ahlakı hakkında yanlış fikir uyandıracak şekilde ve yakınlıkta
konuşmamalıdır.
 Erkekler dışarı çıkan bir kadına kapıyı tutmalıdır.
 Erkek, kadın odaya girdiğinde ayağa kalkar ve oturuncaya kadar bekler,. İnsanların
devamlı olarak girip çıktığı büyük toplantılar istisnadır.
BİR KADIN İLE SELAMLAŞMAK
 Erkek, sokakta tanıdık bir kadına yalnız başına rastladığında kadının kendisini
görmemezlikten geldiğini sezerse, o zaman selam vermeden geçebilir. Göz
ucu ile selama izin verdiğini görürse selamlar.
 Kadın, elini erkekten önce uzatır. Erkeğin önce uzatması görgüsüzlük olarak
kabul edilir. Bunun nedeni, kadın elini uzatmak zorunda değildir başı ile
selam verebilir; böyle bir durumda erkeği eli havada kalacağından, kadın
eğer sıkacak ise elini uzatması ve kimsenin zor durumda kalmamasıdır.
 Bir erkek bir kadını, yakın tanıdık da olsa, bile olsa, herkesin dikkati çekilecek
şekilde çağırmamalıdır.
HANIMEFENDİLİK KURALLARI
 Yanında bir erkek bulunan kadın sokakta ahbabıyla karşılaştığında ve konuşmak
istediğinde refakatinde bulunan erkekten özür dileyerek konuşmalıdır.
 Bir erkekle birlikte yürüyen bir kadın çantasını dış tarafa alır.
 Bir yere gidildiğinde, kadın arabasını parkeden erkeği beklemelidir.
 Yemekle meşgul bir ahbabını böylece selamlayan bir kadın, onun sofrada olduğunu
aklında tutmalı ve sözü çok uzatmamaya çalışmalıdır
BİZİ İZLEDİĞİNİZ İÇİN
TEŞEKKÜRLER
Download

Nezaket Kuralları Sunumu