2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
2015 – Mart Ayı Beklenti Raporu
1
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Değerli Yatırımcılar,
2015 yılının ilk iki ayında finansal varlıkların çok sert hareketlere maruz kaldığını gördük.
Makro-ekonomik gelişmelerin piyasalar üzerindeki etkileri ile çoğu finansal varlık tarihi
zirvelere ulaşırken, çoğu finansal varlıkta dip bölgelere doğru yeni hamleler
gerçekleştirdi. Ay içerisinde oluşan sert hareketler ve bu hareketlere kayıtsız kalamayan
Forex katılımcıları, uygun işlem stratejileriyle piyasada yer almak istedi. Kimi yatırımcı
yeni yılın ilk iki ayında pozitif işlem stratejileri oluştururken, kimi yatırımcılar ise mevcut
dalgalanmalardan negatif bir şekilde etkilenmiştir.
2015 yılının ilk iki aylık performansı incelediğimizde yatırımcıların karşılaştıkları hataları
özetleyelim!

Makro-Ekonomik haberlerin sonuçlarını görmeden, veri öncesinde piyasa
beklentisine göre hareket ediyorum, (Örneğin, TDI verisi öncesinde beklentiye
göre işlem açmak gibi)

Makro-Ekonomik haber sonuçlarını nasıl yorumlamam gerektiği yönündeki
eğitimlere fazla vakit ayırmıyorum,

Günlük analiz ve video çalışmalarını yeterinde incelemeden sadece seviyelere göz
atarak piyasanın son durumu hakkında bilgi sahibi olaya çalışıyorum,

Ne zaman Stop Loss kullansam zarar elde ediyorum düşüncesinden dolayı Stop
Loss yani Zararı Durdur seviyesi kullanmıyorum,

Gün içerisinde çok fazla dalgalanma olduğundan dolayı trende göre değil, harekete
göre pozisyon alıyorum,

Çok yükseldiğini görünce SATIYOR, çok düştüğünde görünce ALIYORUM,

Sermaye miktarına uygun finansal varlıklarda işlem gerçekleştirmiyorum. Bunun
yerine hızlı bir şekilde kazanç elde edebileceğim finansal varlıklarda işlemler
gerçekleştiriyorum,

İndikatörlerin nasıl kullanıldığını psikolojik olarak anlamak ve back – test
gerçekleştirmek yerine, direk işlemler yaparak deneme - yanılmayı tercih
ediyorum,
Yukarıda sizlerle paylaşmış olduğumuz maddesel açıklamalar, Forex piyasasında yapılan
hataların en önemlileri olarak kaydedilmiştir. “Hatalarımızın farkında olmak, başarıya
giden en önemli stratejidir” mantığı ile yeni ayda bu tür hatalara düşmemek için piyasa
bilincimizi daha da geliştirmeliyiz.
Bu tutum, işlem stratejilerimizi pozitif bir şekilde etkileyeceği gibi, yeni ayın genel
anlamda pozitif geçmesine katkı sağlayabilir. Bu bağlamda da özellikle yukarıdaki hataları
uygulayan işlemcilerin yeni aya daha hazırlıklı ve donanımlı girmesi önem arz etmektedir.
Kudret Ayyıldır / Başanalist
2
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Giriş
Sayfa
Yatırımcılara Mesaj
2
2015 – Şubat Ayında Hafızada Kalanlar
4-5
Temel Analiz
6 - 10
-
AVRUPA
ABD
ASYA PASİFİK
7-8
9
10
Ekonomik Takvim
11
Teknik Analiz
12 - 41
-
EURUSD
GBPUSD
USDJPY
USDTRY
EURTRY
ALTIN
GÜMÜŞ
HAM PETROL
DOĞALGAZ
BUĞDAY
PAMUK
DAX30
S&P500
13
20
22
24
27
29
32
34
36
37
38
39
40
İndikatörlerle Teknik Analiz
42
Hazırlayanlar
43
Risk Açıklaması
44
3
-
19
21
23
26
28
31
33
35
- 41
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
“2015 – Şubat Ayında Hafızada Kalanlar”
2015 yılına Ocak ayı ile birlikte oldukça hareketli bir başlangıç yapan küresel piyasalar,
Şubat döneminde de yine yoğun bir gündeme sahipti. Yunanistan ve Ukrayna’ya ilişkin
gelişmelerinin yanında, gelişmiş ülkelerin merkez bankalarına ait para politikası
beklentileri, varlık fiyatlarına yön verdi.
Yunanistan İçin Uzlaşma; Ocak ayının en
çok konuşulan ülkelerinden olan
Yunanistan, yılın ikinci ayında da yine
gündemin en önemli başlıkları arasında
yer aldı. 25 Ocak’taki seçimler
sonrasında Syriza partisinin hükümeti
kurması, ülkenin Euro Birliği’ndeki
geleceğinin sorgulanmasına neden
olmuştu. Ancak Yunanistan’ın yeni
Yönetimi, zor da olsa mevcut kurtarma
programının uzatılması için geride kalan
ay içerisinde Eurogroup ile uzlaşma
sağlamayı başardı.
Minsk Anlaşması; Ukrayna’daki gelişmeler,
geride kalan yılın başlarından itibaren
piyasaların gündeminde yer aldı. Ülkenin
doğusundaki çatışmaların sona ermesi için
Şubat ayı içerisinde Belarus’un başkenti
Minsk’te bir araya gelen Almanya, Fransa,
Rusya ve Ukrayna liderleri, ateşkes
sağlanması adına anlaşmaya vardılar.
Ancak devam eden çatışmalar, henüz
anlaşmanın tam olarak uygulanamadığına
işaret ediyor.
4
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
FOMC Tutanakları ve Yellen; ABD
Merkez Bankası’nın (FED) faiz oranını
ne zaman artıracağının, küresel
piyasaların cevabını en çok merak
ettiği soru olduğunu söylemek yanlış
olmayacaktır. FED’in Ocak ayındaki
son Federal Açık Piyasa Komitesi
(FOMC) toplantısının Şubat’ta
yayımlanan tutanakları ve Banka’nın
Başkanı Janet Yellen’ın Kongre’deki
konuşmaları, faiz artışının Haziran
sonrasına ötelenebileceği mesajını
vererek, geride kalan ayın akıllarda
kalan gelişmeleri arasında yer aldı.
ABD’nin Enflasyon Oranı; FOMC tutanakları
ve Janet Yellen’ın açıklamaları sonrasında
piyasalarda faiz artışının erteleneceği
yönündeki beklentiler ağırlık kazanmıştı.
Ancak Şubat ayının sonlarında açıklanan
ABD’nin çekirdek enflasyon oranı piyasa
beklentilerinin üzerinde gerçekleşirken,
faizin Haziran ayında artırılacağı düşüncesi
yeniden öne çıktı ve Dolar’da sert bir
yükselişin kaydedilmesine neden oldu.
ABD’nin para biriminde görülen bu değişim,
“enflasyon oranını” geride kalan ayın dikkat
çeken gelişmeleri arasına almamıza yol açtı.
5
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
“TEMEL ANALİZ”
6
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
AVRUPA
Euro Bölgesi
Euro Bölgesi için geride bıraktığımız Şubat ayı, ekonomik faktörler ve para politikasından
çok, Yunanistan ve Ukrayna’ya ilişkin gelişmelerin dikkat çektiği bir dönem oldu
diyebiliriz. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 22 Ocak’taki toplantısında attığı adımların
sonrasında, ECB’ye ilişkin yakın tarihte yeni bir beklentinin gündemde olmaması, aynı
zamanda Banka’nın Şubat ayında bir para politikası toplantısı yapmaması ve söz konusu
iki ülkede yaşananların dikkat çekmesi, Yunanistan ve Ukrayna’yı öne çıkarak faktörler
olarak değerlendirilebilir. Yunanistan, yeni hükümeti ile geride kalan ay içerisinde
Avrupalı ortakları ile mevcut kurtarma programının uzatılması konusunda uzlaşmaya
vardı. Ukrayna’nın doğusunda artan çatışmalar için ise liderler bir araya gelerek, tam
olarak uygulanamasa da ateşkes anlaşması sağladı. Diğer taraftan Almanya öncülüğünde,
geride kalan yılın son çeyreğinde beklentilerin üzerinde büyüdüğü görülen Euro Bölgesi
ekonomisi ve ECB’nin ilk kez yayımladığı toplantı tutanakları Avrupa kıtasında dikkat
çeken başlıklar arasında sıralanabilir.
Mart ayında Euro Bölgesi ekonomisi için yine Yunanistan ve Ukrayna gelişmelerinin
mercek altında olacağını söyleyebiliriz. Özellikle, Ukrayna’nın borçlarını ödememesi
halinde Rusya’nın gaz akışını kapatmakla tehdit ettiği batı Avrupa ülkesinden gelecek
haberler ve kurtarma programının uzatılması için bir reform listesi hazırlayan Syriza
hükümetinin konu hakkındaki adımları önem taşıyor. Bunun yanında, Euro Bölgesi için
yatırımcılar Mart ayında üç kez enflasyon rakamlarını izleyecekler. 2 Mart’ta, Şubat ayına
ait öncü gösterge, 17 Mart’ta aynı dönem için nihai data ve 31 Mart’ta ise, bu kez Mart
ayı için öncü rakam gündem olacak. ECB’nin para politikası kararlarında etkili olabilecek
söz konusu verileri, “önemli” kategorisinde değerlendirebiliriz. Ayrıca, Euro Bölgesi ve üye
ülkeleri için imalat PMI verileri ve Almanya’nın ekonomik hassasiyet (ZEW, IFO ve GfK
gibi…) göstergeleri, yine yatırımcılara Euro Bölgesi ekonomisinin gidişatı adına bilgiler
verecek. Geride kalan ay, 2014’ün son çeyreğinde parasal birlik ekonomisinin %0.3
büyüme kaydettiğini gösteren öncü rakamın revize edilmiş hali ise 6 Mart’ta
yayımlanacak. Ancak Mart dönemi içerisinde yılın ikinci toplantısını yapacak olan ECB’nin
ayrıca değerlendirilmesi faydalı olacaktır.
Yılın ilk para politikası toplantısında ECB, piyasa beklentilerinin üzerinde bir devlet alım
programı açıklamış, ilgili uygulamaya da Mart ayında başlayacağını duyurmuştu. Aylık 60
milyar Euro tutarındaki varlık alımları, piyasaları ilk etapta tatmin etmiş gibi görünüyor.
Ancak Euro Bölgesi ekonomisinin önümüzdeki aylarda göstereceği performans, Banka’nın
yeni adımlar atmak zorunda kalıp kalmayacağı yönündeki beklentileri şekillendirebilir.
ECB’nin, 5 Mart toplantısında ise para politikasında bir değişiklik yapması beklenmiyor.
Ancak Banka’nın Başkanı Mario Draghi’nin basın konferansında kullanacağı ifadeler,
kıtadaki finansal varlıkların fiyatında etkili olabilir. Draghi’nin, Avrupa’daki son değişimleri
de düşünerek, Yunanistan gelişmelerine ilişkin değerlendirmeleri, Euro Bölgesi ekonomisi
ile enflasyonun seyri konusundaki yorumları ve ECB’nin para politikasına ait açıklamaları
öne çıkan başlıklar olarak izlenebilir.
7
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
İngiltere
Son aylarda İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) para politikası tarafında atacağı adımlara
ilişkin piyasa beklentilerinde değişikler olması, ülkenin finansal araçlarında para biriminde
de etkili oldu diyebiliriz. Şubat döneminde BOE beklendiği gibi para politikasında bir
değişiklik yapmadı. Ancak, ada ülkesinde, gelişim gösteren istihdama karşın, enflasyonun
gerilemeye devam etmesi ve büyüme hızının 2014’ün son çeyreğinde düşerek %0.5’e
gelmesi, Banka’nın elini zayıflatan bir dönem içerisinde bulunmasına neden oluyor. 12
Şubat’ta yayımlanan BOE’nin enflasyon raporu sunumunda Banka’nın Başkanı Mark
Carney, enflasyon oranı kısa vadede gerilese de, orta ve uzun vadede BOE’nin
hedeflerine doğru ilerleyeceğine olan inancını dile getirdi. İngiltere Merkez Bankası’nın
faiz artırımı yönündeki piyasaların inancının azaldığı bir ortam içerisinde Carney’nin bu
değerlendirmesi, yeninden artırım tarafındaki düşüncelerin destek bulmasına olanak
sağladı diyebiliriz. Sterlin, bu paralelde söz konusu açıklamalar ile değer kazandı. Carney
ayrıca, faiz oranında yapılmasını beklediği ilk değişikliğin, artırım yönünde olduğunun da
altını çizmişti.
İngiltere için ilk çeyreğin son ayında, ülkenin para biriminde etkili olacak yine önemli
gelişmelerin izleneceğini ifade edebiliriz. Mart döneminin ilk haftasında para politikası
toplantısını yapacak olan BOE’den yine bir değişiklik beklenmiyor. Aynı hafta içerisinde
açıklanacak ada ülkesinin PMI verileri de önem taşıyor. 18 Mart’ta hem, istihdam verileri
ve BOE toplantısının tutanakları, hem de hükümetin yıllık bütçe beyanı, İngiltere
gündemini meşgul edecek. Enflasyon, perakende satışlar ve büyüme oranı gibi makroekonomik göster ise, Sterlin ve FTSE-100 endeksi adına yakın mercek altında yer alacak.
Bu noktada özellikle enflasyon oranı için ayrı bir başlık açılması faydalı olacaktır. Ada
ülkesinin enflasyon oranı (CPI) son aylar içerisinde önemli bir gerileme kaydetti. Her ne
kadar İngiltere’de, Euro Bölgesi ve Japonya olduğu gibi uzun süren bir düşük enflasyon
sürecinin yaşanacağı beklenmese de, kısa vadede söz konusu göstergenin ülke tarihinde
ilk kez negatif tarafa geçebileceği düşünülüyor. Ocak’ta %0.3’e kadar gerileyen CPI
göstergesi, uzun yıllardır İngiltere’de ölçülen en düşük rakama işaret ediyor. Özellikle
gerileyen petrol fiyatları ve süpermarketlerin fiyat rekabeti, ada ülkesindeki tüketici fiyat
endeksini baskı altında tutuyor. Enflasyon görünümünün kötüleşmeye devam ederek
deflasyon endişelerini derinleştirmesi halinde BOE’nin faiz artırımını daha ileri tarihlere
öteleyebileceği beklentisi güçlenebilir. Bu paralelde ise Sterlin’de sert değer kayıpları
izlenebilir. Ancak Carney’nin öngördüğü gibi enflasyonda toparlanma işaretleri
alınabilirse, ülkenin para birimindeki yükselişlere zemin kazanabilir.
8
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
ABD
Her ne kadar geride kalan ay içerisinde ABD Merkez Bankası’nın (FED)
Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı olmasa da, gerek ülke
için yayımlanan makro-ekonomik göstergeler, gerekse, FOMC
tutanakları ve FED Başkanı Janet Yellen’ın konuşmaları, Dolar’da sert
fiyat değişimlerinin izlenmesine neden oldu. Küresel piyasaların, “FED
ne zaman faiz artıracak?” sorununa cevap aramaya devam etmesi,
yatırımcıların konuya ilişkin her ipucunu değerlendirmeye çalışmasına zemin oluşturdu.
Şubat döneminin ilk yarısında, beklentilerin üzerinde gelen tarım dışı istihdam değişimi,
FED’in Haziran ayında faiz artışına gideceği yönündeki beklentileri desteklemişti. Ancak
28 Ocak’ta tamamlanan FOMC toplantısının 18 Şubat’ta yayımlanan tutanaklarında,
yetkililerin faiz artışı için acele edilmemesi gerektiği yönünde bir düşünce yapısı içerisinde
olduklarının görülmesi ve FED Başkanı Janet Yellen’ın Kongre’deki konuşmaları, faiz
artırımının Haziran sonrasına bırakılacağı düşüncesine ağırlık verilmesine yol açtı. Bu
sırada Yunanistan’ın Avrupalı ortakları ile anlaşmaya varması, söz konusu faktörler ile
birlikte Dolar’da değer kayıplarına neden olmuştu. Ancak ayın sonlarında, ABD’nin
çekirdek enflasyonunda beklentinin üzerinde görülen artış ve FOMC üyelerinden Bullard’ın
açıklamaları Dolar’a yine değer kazandıran ve faiz artırımını gündeme taşıyan bir faktör
olarak öne çıktı. Bullard, Mart ayındaki toplantıda FED’in faiz artışına ilişkin kullandığı
“sabırlı” ifadesini terk etmesi gerektiğini söylemişti. Geride kalan ay içerisinde FOMC
tutanakları ve Yellen’ın altığı çizdiği noktalardan piyasalar, faiz artışının zamanlaması ile
enflasyonun seyri arasında daha güçlü bir ilişki olabileceği çıkarımını yaptı diyebiliriz.
Yılın üçüncü ayı içerisinde piyasalar ABD ekonomisini yine çok yakından takip edecekler.
Tarım dışı istihdam değişimi verisi her ay olduğu gibi yine Dolar’da sert fiyat
değişimlerinin görülmesine neden olabilecekken, ekonomik hassasiyet göstergeleri de
mercek altında olacak. 24 Mart’ta yayımlanacak enflasyon verileri ise, Şubat ayında yine
aynı datalara piyasaların verdiği tepki nedeni ile önem taşıdığı sinyalini verdi. Ancak
gelecek ay ABD ve dolayısı ile uluslararası finansal piyasaların odak noktasının, 18 Mart’ta
tamamlanacak olan FOMC toplantısından çıkacak sonuçlarda olacağını ifade edebiliriz.
FED ne zaman faiz artıracak?
Geride kalan ay içerisinde piyasalar, FOMC yetkililerinin açıklamaları ve ABD ekonomisinin
gidişatına ilişkin bilgiler veren makro göstergeler ile FED’in faiz artış zamanlamasına
ilişkin tahminler ve fiyatlamalar yaptılar. Haziran’da mı, yoksa daha ileri bir tarihte mi faiz
artışı yapılacak soruna ait sıklıkla değişen beklentiler Dolar’da sert dalgalanmalara yol
açtı. 18 Mart’ta tamamlanacak FOMC toplantısı sonrasında, piyasalar konuya ilişkin daha
etkili cevaplar bulabilecekler. Özellikle “sabırlı” kelimesi ve basın konferansında Yellen’ın
açıklamaları, konuya ilişkin bir yol haritasının belirginleşmesine yardımcı olabilir.
Banka’nın faiz artışı konusunda “sabırlı” olacağı yönündeki ifadesini sözlü
yönlendirmesinden çıkaracak mı çıkarmayacak mı sorusu, öncelikle 18 Mart’ta cevabı
aranacak önemli bir dinamik diyebiliriz. Buna bağlı olarak, kararların yayımlanmasından
yarım saat sonra başlayacak basın konferansında Başkan Yellen’ın kullanacağı ifadeler
kritik önem taşıyor. Yani kısaca Mart ayında Dolar, FOMC ile yön arayacak diyebiliriz.
9
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
ASYA PASİFİK
Asya – Pasifik ekonomilerinde Şubat ayında deflasyonist
baskılara karşı mücadelenin ön plana çıktığı gördük. Bu
durumun özellikle Çin ve Çin’in talebine bağlı ülkeleri sıkı bir
şekilde etkilediği görülürken, Japonya’da düşük iç talebin yanı
sıra, politika yapıcıların Yen’in cari değeri üzerine yorumları
takip edildi. Şubat ayı içerisinde kıtanın büyük ekonomilerinin
para politikası beyanatları, düşük enflasyon ortamına karşı
nasıl bir önlem alınabileceğiyle ilgili fikirleri netleştirebilir.
Çin’de enflasyon 0,8% ile Kasım 2009 tarihinden bu yana en düşük seviyeye gerilerken,
ticaret rakamları da oldukça karamsar bir tablo çizerek, özellikle dış talep zayıflığı dikkat
çekti. Çin Merkez Bankası’nın pek de olumlu eleştiri almayan çabaları ardından, ihtiyatlı
politikaların sürdürüleceği açıklamaları, yeni teşviklere ilişkin beklentileri de sürdürmüştü.
Ancak imalat sektörünün kalbi olan ihracatın olumsuz performansı sonrasında Çin Devlet
Konseyi’nin büyümeyi destekleyici mali desteğin sağlanacağı açıklaması gelmişti. Nihayet
ayın son iş gününde, Çin Merkez Bankası’nın Kasım 2014’ten sonra ilk kez faiz oranında
indirim gerçekleştirdiğini gördük. 25 baz puanlık indirimin piyasayı ne denli tahmin
ettiğini Mart ayı ile birlikte daha net bir şekilde göreceğiz.
Japonya’da, Merkez Bankası (BOJ) Kuroda’nın Yen değeri ile ilgili açıklamalarla birlikte
başlayan ay içerisinde, ülke ekonomisinin iki aydır büyümedeki gerilemenin sona
ermesiyle birlikte resesyondan çıktığını gördük. Buna karşın beklentinin altında
büyümenin yanı sıra, hane halkı harcamaları 10 aydır düşmeye devam ediyor. Dış talebe
ilişkin gelişmeler özellikle güçlü ABD görünümüyle desteklense de, iç talep hala zayıf
seyrini sürdürüyor. Mali tarafta ise hükümetin açıklamalarını takip ettik. Özellikle Yen’in
cari değerinin ekonomiye yararlı mı zararlı mı olacağı konusunda endişeler ön plana
çıkarken, Başbakan Kuroda, yeni satış vergisinin yeni bir kriz durumunda tekrar
ertelenebileceği açıklaması yaptı. Önümüzdeki süreçte, Yen’in cari değerinde ABD etkileri
de ön planda olabileceği için, gerek Japonya gerek ABD tarafındaki gelişmeler yakından
takip edilecektir.
Avustralya’da emtia fiyatlarının ticaret ve enflasyon üzerinde oluşturduğu baskı etkisini
gösteriyor. Fakat tek sebep bu değil. Madencilik dışındaki aktivitelerde de canlanma
görülmemesi, Avustralya Merkez Bankası’nın 3 Şubat’ta faiz oranını 25 baz puan
düşürmesine neden oldu. Bu karar sonrasında büyüme ve enflasyon tahminlerinin aşağı
yönlü revize edilmesi, öte yandan işsizlik oranının 6,1%’den 6,4’e yükselmesi, Banka’nın
3 Mart tarihindeki yeni faiz kararına ilişkin beklentileri etkiliyor. Piyasa beklentisi, tekrar
25 baz puanlık bir indirim gerçekleşebileceği yönünde. Faiz beyanatı sonrası, indirim
kararlarını etkileyen faktörlerdeki yeni veriler yine dikkatle takip edilecek. Bunlar arasında
öne çıkan, istihdam artışı ve bunu desteklemesi beklenen büyüme rakamı.
Yeni Zelanda, Avustralya ile birlikte Çin gelişmelerinden en çok etkilenen ekonomilerden
biri. Çin’de ekonomiyi teşvik edici önlemler, bölge para birimlerinde değer kazanımını
destekleyen ana faktörlerden biri. Ayrıca ülkenin ana gelir kaynaklarından olan çiftlik
ürünleri fiyatlarının ay içerisindeki yükselişi, Yeni Zelanda Doları’nın değer kazanımında
rol oynadı. Önümüzdeki süreçte, baskılanan enflasyon ortamında ülke verilerinin ve
politika yapıcılarının nasıl bir duruş sergileyeceği takip edilecektir.
10
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
“EKONOMİK TAKVİM”
2015 yılının ekonomik takvimini incelemek için “GCM Forex Ekonomik Takvim” bölümünü
takip edebilirsiniz.
Ekonomik Takvimini incelemek için tıklayınız.
11
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
“TEKNİK ANALİZ”
12
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
EURUSD
Euro Bölgesi’nde şubat ayının genelinde Yunanistan tartışmaları gündemdeydi.
Yunanistan sorunu 4 aylık öteleme ile gündemden düşmek üzere. Bu arada bölgeden
gelen makro veriler küçük de olsa kıpırdanma işaretleri veriyor.
Tüketici güveni dipten dönüyor görüntüsünde. Rakamsal ifade henüz artı bölgeye geçişe
işaret etmiyor ancak tüketici güveni artıyor.
Grafik: Tüketici güven endeksi
Bölge ekonomisine dair olumlu beklentileri Alman Zew endeksinde de görmek mümkün.
Grafik: Zew endeksi
Asıl yükseliş Sentix yatırımcı güven endeksinde yaşandı. Hızlı yükseliş dikkat çekici.
13
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Grafik: Sentix yatırımcı güven endeksi
Güven endekslerindeki pozitif görünüm satın alma yöneticileri endeksine de yansıyor.
Grafik: İmalat PMI
PMI rakamının 50 seviyesi üzerinde olması ekonomik aktivitenin canlılığını koruduğuna
yorumlanıyor.
14
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Kompozit PMI rakamı da yükseliyor.
Grafik: Kompozit PMI
Makro veriler hafif toparlanma işaretleri verirken ECB mart ayında tahvil alımına başlıyor.
ECB bilançosunu büyütecek.
Grafik: ECB bilanço
Eğer tahvil alım programı planlandığı gibi ilerlerse ECB bilançosunun 3 trilyon Euro
seviyesini geçtiğini göreceğiz. Bu durum uzun vade için daha düşük değerli Euro
senaryosuna güç katıyor.
Dolar cephesine, ABD tarafına baktığımızda Fed’in sabırlı olma durumuna odaklanmış
piyasalar görüyoruz. Yellen’ın dediği gibi eğer ekonomide gidişat faiz artırımını
gerektiriyorsa artırım başlayacak. Bu noktada erken faiz artırımının ekonomide elde
edilmiş kazanımları kaybettirme tehdidi bir tarafta, diğer tarafta izlenen politikasının
finansal varlıklarda balon yaratması tehdidi tartışılmaya devam ediyor.
15
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
ABD büyümesi ve enflasyon Yellen’ın açıklamalarına göre bir dönem düşük kalacak,
akabinde hızlanacak.
Grafik: ABD büyüme
İstihdam piyasası güçlü kalmaya devam ederken ücretlerdeki artış dikkatle incelenmeli.
Çünkü ücretlerdeki artışın enflasyonu yukarı itme etkisi Fed’in beklediği bir etki.
Grafik: Ücretler
16
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Grafik: Ortalama saatlik kazanç
Ücretlerde artış yaşanırken petrol fiyatının düşmesi enflasyon konusunda iten-çeken
faktörler. Ancak tüketici güveninde son rakamlar soru işaretleri barındırıyor.
Grafik: Tüketici güveni
İstihdam piyasası güçlü, büyüme ümit vermeye devam ederken, petrol fiyatının düştüğü
ortamda tüketici güvenindeki gerileme tüketicilerin temkinli olduğunu gösteriyor. Bu
temkinli duruş etkisini perakende satış verisinde gösteriyor. Tüketiciler gelecekte petrol
fiyatının yükseleceğinden veya istihdamda iyileşmenin hız keseceğinden endişe ediyor
olabilirler. Bu durum tasarrufların artmasına sebep olabilir.
17
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Grafik: Perakende satış
Mart ayının ilk haftası gelecek olan ISM verisi, tarım dışı istihdam rakamı gibi mart ayı
boyunca gelecek makro verilerde toparlanma devam ederse Fed önümüzdeki
toplantılarından birinde sabırlı olma ifadesini değiştirecek. Bu durum faiz artırımına en
erken 2 toplantı sonrasında başlanacağı anlamına gelecek.
Euro/Dolar paritesinde gevşeyen ECB ile faiz artırımına adım adım yaklaşan Fed etkisi
sürüyor. Şubat ayı içinde paritede en yüksek 1,1533 en düşük 1,1175 seviyeleri görüldü.
Teknik anlamda düşüş trendi devam ediyor. Günlük periyotta 50 ve 200 günlük hareketli
ortalamalar altında seyir devam ediyor. Grafikte son durumda 0,84 seviyesinden başlayıp
1,60 seviyesine giden yükselişin kritik %61,8 Fibo. seviyesinde olunduğu görülüyor.
Haftalık bazda kapanışlar 1,12 seviyesi altında olmaya başlarsa düşüşün derinleşmesi
mümkün. Düşüşün sona erdiğini, en azından yatay bir hareketin yaşanabileceğini
söylemek için 1,12 seviyesi üzerinde kalındığı görülmeli. Bu durumda kısa vadede 1,121,15 aralığında yatay bir hareket izlenebilir. 1,1890 seviyesinin aşılması 1,12 seviyesinde
dip yapıldığı ihtimalini yükseltebilir. Daha kısa vadeli olarak 1,1533 seviyesi direnç olarak
kabul edilebiliriz. Bir önceki dip seviye olan 1,1096 seviyesi ise en yakın destek. Geri
çekilme durumunda ya bu bölgede ikili dip oluşacak ya da 1,1096 desteği kırılıp yeni
destek arayışına girilecek.
18
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Destek: 1,1095-1,0745-1,0500
Direnç: 1,1533-1,1890-1,2322
19
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
GBPUSD
GBPUSD paritesi yaklaşık 6 aydır (24 Temmuz 2014 tarihinden) 34 günlük üssel hareketli
ortalama altında satıcılı seyrini her fırsatta devam etmekteydi. Ancak son haftalarda
göstermiş olduğu pozitif performans ve bu performans ile 34 günlük üssel hareketli
ortalama üzerinde hareketler gerçekleştirmesi, kısa vadeli düşüş trendinin sonlanmasını
sağladı. Bu nedenle de 1.5550 seviyesine kadar yükseliş kaydeden parite Şubat ayını
1.5433 seviyesinde kapatmıştır.

34 günlük üssel hareketli ortalama 24 Temmuz 2014 tarihinden itibaren dikkate
alınan bir gösterge ve şuanda bu ortalama 1.5340 seviyesinden geçmektedir.

89 günlük üssel hareketli ortalama 07 Ağustos 2013 tarihinden itibaren dikkate
alınan bir gösterge ve şuanda bu ortalama 1.5535 seviyesinden geçmektedir
Yukarıda sizlerle paylaşmış olduğumuz iki adet gösterge, paritenin bundan sonraki
süreçte hangi yönde işlem stratejisi oluşturulmalı sorusunun cevabını bulmamıza katkı
sağlayabilir.

Yükseliş yönünde işlem stratejisi oluşturabilmek için; GBPUSD paritesinin
89 günlük üssel hareketli ortalama olan 1.5535 seviyesi üzerinde art arda iki
günlük kapanış gerçekleştirmesi gerekmektedir. Böyle bir durumda 1.7200
seviyesinden başlayan ve 1.4950 seviyesinde sınırlanan düşüşler içerisindeki
düzeltme yükselişlerinin devam edeceğine ilişkin güçlü sinyaller alabiliriz. Bu
tutum 1.5685 başta olmak üzere 1.5805 ve 1.6070 gibi rakamları konuşmamıza
katkı sağlayabilir.

Düşüş yönünde işlem stratejisi oluşturabilmek içinse; GBPUSD paritesinin
34 günlük üssel hareketli ortalama olan 1.5340 seviyesi altında art arda iki günlük
kapanış gerçekleştirmesi gerekmektedir. Böyle bir durumda 1.7200 seviyesinden
başlayan ve 1.4950 seviyesinde sınırlanan düşüşler içerisindeki düzeltme
yükselişlerinin sonlandığına ilişkin güçlü sinyaller alabiliriz. Bu tutum 1.5195 başta
olmak üzere 1.4950 ve 1.4700 gibi rakamları konuşmamıza katkı sağlayabilir.
Yukarıda, GBPUSD paritesinin bundan sonraki süreçte nasıl bir aksiyon alınması ile ilgili
olası senaryolardan bahsettik. Özellikle yeni işlem stratejisi oluşturmak isteyen Forex
yatırımcılarının ilgili seviyelerdeki hareketleri yakinen takip etmesi gerektiği hususunu
unutmamalı. Neden iki günlük kapanış, neden bir günlük kapanış yetmiyor mu gibi
sorulara ise garantici işlem gerçekleştirebilmek adına iki günlük kapanışı beklemeliyiz
şeklinde cevap verebiliriz.
Destek; 1.5340-1.5195-1.4950
Direnç; 1.5535-1.5685-1,5805
20
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
21
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
USDJPY
USDJPY paritesinin Şubat ayı içerisinde ağırlıklı olarak ABD gelişmelerinden ve küresel
ekonomideki belirsizliğin Yen’de ortaya çıkardığı talep etkisinden kaynaklı fiyatlamalardan
etkilendiğini görmekteyiz. Ay içerisinde birçok büyük merkez bankasının para politikası
beyanatını gerçekleştirmesi beklenirken, özellikle FED ve BOJ ile ilgili gelişmeler parite
açısından kritik önem taşımaktadır. FED için faiz artırım takvimi tartışma konusuyken,
Japonya’da resesyon döneminden çıkıldığını gördük –ki bu durum Banka’nın korumakta
olduğu para politikalarını sürdürmesinde etkili olabilir.
“Japonya’da satış vergisi oranlarındaki artışa karşın enflasyon baskılanmış durumda”
Ekonomide enflasyonu beslemesi beklenen harcamalar kalemi ise 10 aydır gerileme
trendini sürdürüyor. 2015 – 2016 yıllarında hedeflenen %2 enflasyon için gerekli teşvik
önlemleri BOJ ve hükümet politikaları arasındaki ince çizgiyi temsil etmeyi sürdürüyor.
Kuroda’nın yeni bir kriz durumunda satış vergisi artışını tekrar erteleyebileceklerini
belirtmesine karşın, kamu borcu ekonominin sırtında ağırlık olmayı sürdürüyor.
“Genişleme önlemleri kamu borcunu artırırken, büyümeyi destekleyecek enflasyonun henüz
teşviklere yanıt veremediğini görüyoruz.”
22
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Teknik olarak incelediğimizde, 121,85 seviyesinin altında kalan yükselişin ardından
toparlanma çabasının tekrar etkisini gösterdiği görülüyor. Kırmızı renkle belirtilen yükseliş
kanalı İchimoku indikatörüyle de destek bulmakla birlikte, 118,20 – 118,80 bandının söz
konusu kanalın güncel alt sınırını oluşturduğu görülmektedir. Bu seviye üzerinde yükseliş
baskısının etkili olması beklenebilecekken, söz konusu tabloda hedeflenebilecek kritik
noktalar olarak 120,70 ve 121,85 seviyeleri karşımıza çıkıyor. Bu seviyelerden 120,70,
Mart ayı içerisinde yükseliş kanalının korunabilmesi için paritenin tırmanması gereken bir
aşama olarak ayrı bir öneme sahip bulunmaktadır.
Paritede 120,70 ve 121,85 seviyelerinin aşılamaması ardından geri çekilmelerin hangi
bölgelere ulaşabildiğini görmüştük. Olası geri çekilmeler, 118,20 – 118,80 bandı
güncelliğini koruduğu müddetçe kanalın da etkinliğini korumasıyla yeni alım baskısına
maruz kalabilir. Boyalı olarak belirttiğimiz bu bölge altında gerçekleşebilecek peş peşe
günlük kapanışlar ise, 117,20 ve 115,50 gibi seviyelerin kısa vadeli olarak ulaşılma
isteğini destekleyebilir. Ancak, oldukça uzun bir süre boyunca sert bir maratonla yükselen
paritede olası geri çekilmeler doğal olsa da, trendin tersine gelişen hareketlerdir ve
115,50 seviyesi üzerinde oluşabilecek bu tür fiyatlamaların yeni alım baskısıyla
karşılaşabileceği unutulmamalıdır.
Destek: 118,20– 117,20 – 115,50
Direnç: 120,70 – 121,85 – 123,00
23
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
USDTRY
Türkiye piyasalarında şubat ayının geneli faiz indirimi tartışmalarıyla geçti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı enflasyon raporu toplantısında ocak
enflasyonunun 1 puan gerilemesi halinde acil toplantı ile faiz indirimine gideceğini açıkladı
ve kur yükselmeye başladı. Paritedeki yükselişin TCMB’nin temkinli duruş politikasıyla
örtüşmediği açıklamasından sonra yükselişe ara verildi. Ocak ayı enflasyonu düşük fakat
acil faiz indirimine gerektirmesi beklenen 1 puanın altında gerçekleşti.
Grafik: Türkiye enflasyon
24 Şubat tarihindeki toplantıya kadar faiz indirimi etrafındaki açıklamalar ve dolar
endeksindeki yükseliş TL’yi zayıf tutmaya devam etti. 24 Şubat TCMB Para Politikası Kuru
toplantısında politika faizi ve faiz koridoru alt bandında 25 bp koridorun üst bandında 50
bp indirim yapıldı. İndirim sonrası gelen açıklamalar kurda sakinleşmeyi mümkün
kılamadı.
Faizi inen ülke para biriminin değer kaybı kaçınılmaz. Bunun yanında içerde tansiyonu
artıran açıklamalar TL’yi daha zayıf kılıyor. Enflasyon beklentilerinde ise düşüş devam
ediyor. En son açıklanan yılsonu enflasyon beklentisi 6,77 seviyesine geriledi. Fakat 3
Mart’ta açıklanacak şubat ayı enflasyonu beklenenden yüksek gelebilir. Kötü hava
koşullarının gıda fiyatlarına olumsuz etkisi yanında şubat ayına 55 dolardan başlayan
brent petrolün 63 dolara kadar yükselmesi ve ayın genelini 60 dolar üzerinde geçirmesi
enflasyonda düşüş bekleyenler için kötü haber. Zaten vergi yöntemi sebebiyle petrolün
uluslararası piyasada gerilemesine rağmen aynı oranda pozitif etki ülke içinde
görülmüyor.
Dolar endeksinin yükselmesi pariteyi yukarı iten diğer bir sebep. Dolar endeksi şubat ayı
içinde en düşük 94,02 seviyesini en yüksek 95,38 seviyesini gördü. Doların değer
kazandığı bir ortamda Dolar/TL’nin yükselmesi şaşırtıcı değil.
24
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Grafik: Dolar endeksi
Önümüzdeki günlerde ABD ekonomisine dair beklentilerin üzerinde gelebilecek makro
veriler dolar endeksinde zirve seviyesini tekrar test ettirebilir.
FED’in faiz artırım süreci Türkiye gibi dış finansmana ihtiyacı olan ülkeler için maliyetleri
artırıyor. Ayrıca ülke içinde özel sektörün borçluluğu yükselen kurla birlikte daha sık
konuşulmaya başlandı.
Uzun vadede sorun potansiyel büyüme oranının altında büyüme ile cari açık sorunu
yanında düşmeyen enflasyon olmaya devam ediyor.
25
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
USDTRY şubat ayı içinde en düşük 2,4330 en yüksek 2,5269 seviyelerini gördü. Paritede
yükseliş trendi korunuyor. Teknik açından 2,50 seviyesinin üzerinde haftalık kapanışlar
yapan parite yeni zirve denemelerine açık demektir. Bu senaryoda 2,70 seviyesi hedef
olabilir.2,50 seviyesinin altına inilmesi (yüksek enflasyon-faiz indirimi beklentilerinin
azalması veya beklentilerin altında kalan ABD verileri, içeride tartışmaların azalması vb.
sebeplerde) 2,45 seviyesine kadar geri çekilmeyi sağlayabilir. Kısa vadede 2,40 seviyesi
ise güçlü bir destek.
Destek: 2,4500-2,4000-2,3500
Direnç: 2,5500-2,6000-2,7000
26
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
EURTRY
EURTRY paritesinin Şubat ayı içerisindeki hareketlerini değerlendirirken, Euro Birliği ve
yurtiçi piyasaların dışında, ABD etkilerinin de tabloya dahil edilmesi gerekmektedir. Euro
Bölgesi Yunanistan ve Rusya sorunlarıyla mücadele verirken, diğer yandan Avrupa
Merkez Bankası’nın para politikası beyanatı takip edilecek. Yurtiçindeyse aybaşında
enflasyon rakamları piyasaların odak noktası olabilir. Faiz tartışmalarının sürdüğü
günlerde, artma eğilimindeki enflasyon TCMB’yi faiz indirimi çabasında zora sokabilir. Bu
karar için de gözler 17 Mart kararlarında olacaktır. Öte yandan Türk Lirası’nı en çok
etkileyen faktörlerden biri de ABD. Ülkede faiz artırımına yönelik beklentiler, gelişmekte
olan ülke para birimlerinin değer kaybını öne çıkarabilmektedir. Genel olarak, USDTRY
paritesinde nazaran, Dolar endeksindeki yükselişlerden etkilenmesi nedeniyle EURTRY’nin
nispeten daha sakin olduğu süreçte, kritik merkez bankası kararları ve takvim verileri
dikkatle izlenmelidir.
“TCMB’nin son faiz indirim kararı ardından enflasyon oranının düşüş ivmesini sürdürüp
sürdürmeyeceği merak ediliyor. Ancak bu süreçte politika yapıcılar arasındaki gerilimin TL’de değer
kaybına yol açması, TCMB’nin faiz indirim kararını zorlaştıran faktörlerden bir diğeri”
27
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Haftalık grafiği incelediğimizde, geçtiğimiz aya benzer bir şekilde vadeler arasında süren
mücadelenin devam ettiğiniz görüyoruz. 50 ve 200 haftalık basit hareketli ortalama
arasındaki seyir nedeniyle karşımıza çıkan tabloda tek fark, paritenin yükselişiyle birlikte
2,7450 – 2,7700 bandının üzerine tırmanmış olması. Uzun vadede devam eden yükseliş
baskısının devam edebilmesi için, 50 haftalık basit hareketli ortalama (güncel seviyesi
2,8425) üzerinde kalıcılık sağlaması gerekmektedir. Bu şartla birlikte yukarı yönlü baskı
tüm vadelere yayılarak netlik kazanabilir. Aksi halde, yani haftalık kapanışların 50 haftalık
basit hareketli ortalama altında sürmesi durumunda 2,7450 – 2,7700 bandı tekrar
hedeflenebilecekken, söz konusu bant altındaki haftalık kapanış paritenin düşüş eğilimine
girmesine neden olabilir. Ancak, bu karışık tabloda, 2,7450 – 2,7700 bandı üzerinde
yükseliş baskısının bir adım önde olmasının beklendiğini ifade edebiliriz.
Göreceli Güç Endeksinin (RSI) bu tabloya katkısına baktığımızda ise, yükseliş baskısı için
gerekli unsurun 53 seviyesi üzerinde gerçekleşebilecek haftalık kapanış olduğunu
söyleyebiliriz. Bu şart yukarı yönlü isteğe teyit oluşturabilecekken, yaklaşık bir yıldır 53
seviyesinin yol açtığı sınırlamanın devam etmesi, 50 haftalık basit hareketli ortalamanın
desteklediği ve orta vadeli olarak değerlendirdiğimiz düşüş trendine katkı sağlayabilir.
Destek: 2,7700 – 2,7450 – 2,5900
Direnç: 2,8425 – 2,9250 – 3,1050
28
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
ALTIN
Şubat ayına 1265 dolar seviyesinden başlayan altın, şubat ayında 1190 dolar seviyesine
kadar geriledi.
Bu gerilemede büyük bir fiziki alıcı olan Çin’de 1 hafta süren tatilin, değer kazanan
doların, düşmeyen borsaların ve kısa vadeli teknik yorgunluğun etkileri var.
Dolar diğer para birimlerine karşı değer kazanırken 2014 sonuna doğru Ruble’deki çöküş
2014 son çeyrekte Rus altın talebini de vurdu.
Kaynak: World Gold Council
Altın için fiziki talepte Çin ve Hindistan göz ardı edilemeyecek iki ülke
Çin ve Hindistan’da son 10 yılda altın talep hacmi % 71 oranında arttı. Bu iki ülke 2005
yılında toplam talebin %33’üne, 2015 yılında %54’üne sahip. Çin ve Hindistan’ın
büyümesi altın fiziki talebini canlı tutuyor.
Fakat 2013 yılından bu yana altın satan altın fonları altın almıyor.
29
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Grafik: ETF altın işlemleri
Şimdilik genel kültür diyebileceğimiz küçük notlardan sonra altın için son durumda fiyat
açısından söylenebilecek tek şey düşüş trendinin devam ettiği olacak. Riskli varlıklarda
gelinen seviyeler her ne kadar balon tartışmalarını canlı tutsa da borsa endeksleri rekor
kırmaya veya zirvelerine yakın seyrine devam ediyor. Bu durum altının yatırım alternatifi
olarak düşünülmesini şimdilik engelliyor. Dolar değer kazanmaya devam ediyor. Faiz
artırımının yakın olduğu algısını güçlendirecek her iyi ekonomik veride dolar biraz daha
değer kazanıyor. Tahvil bono piyasasında tarihi düşük seviyelere gelindi, bu cepheden de
altın henüz desteklenmiyor. Altın yatırımını güvenli liman olarak düşüncesiyle gündeme
getirecek enflasyon ise henüz ufukta görünmüyor. Bu durumda altında yaşanan
yükselişler kısa soluklu kalmaya devam ediyor, yükselişler satış fırsatı olarak
değerlendiriliyor.
30
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Şubat ayı içinde 1200 dolar altına inildi, yukarıda saydığımız sebepler altın fiyatını aşağı
yönde baskıladı ama altında 1200 dolar üzerinde kalma çabası gözden kaçmıyor. Bu
durum kısa vadeli de olsa yükseliş beklentilerinin korunmasına sebep oluyor. 1200 dolar
üzerinde olmak tekrar 1220-1235 dolar seviyesine doğru bir yükselişi gündeme
getirebilir. 1255 dolar seviyesi ise güçlü bir direnç bölgesi. 1200 dolar seviyesi altına
inilmesi durumunda 1180 dolar seviyesinin önemli bir destek seviyesini olduğunu
söyleyebiliriz. Bir önceki dip seviye ise 1131 dolar seviyesinde.
Destek: 1200-1180-1150
Direnç: 1238-1255-1275
31
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
GÜMÜŞ
Aşağı yönlü baskılarını uzunca bir süredir devam ettiren ve bu nedenle de kısa vadeli
tepki alımları etkisini çok net göremediğimiz Gümüş, 10 Şubat 2013 tarihinden beri
devam eden düşüş trendinde mevcut trendi net bir şekilde destekleyen 55 haftalık üssel
hareketli ortalama, negatif beklenti konusunda güçlü bir bariyer konumundadır. Bu
ortalama 7 Eylül 2014 tarihinden beri geçilemeyen 18.60 seviyesinde güncelliğini
korumaktadır. Yani, Gümüş fiyatı 18.60 direnci altında kaldığı müddetçe orta vadeli
negatif seyrine kaldığı yerde devam etmek isteyebilir.
Peki, 18.60 direnci altında hedefler nelerdir?
Bu sorunun cevabı için son haftalarda gerçekleştirmiş olduğu dönüş bölgesi dikkatle takip
edilmelidir. Bu bölge 16.00 olarak kaydedilmiştir. Yani, Gümüş fiyatı aşağı yönlü
baskısına devam edecekse 16.00 seviyesi altında hareketlerine devam etmesi
gerekmektedir. Böyle bir durumda 15.00 ve 14.20 seviyeleri hedeflenebilir. 16.00 destek
noktası üzerinde kalması durumunda ise kısa vadeli tepki alımları bir müddet daha
etkisini gösterebilir.
32
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
18.60 ve 16.00 seviyeleri dışında kritik seviye var mı?
Bu sorunun cevabı için günlük grafiği inceleyebiliriz. Günlük grafiğe dikkatli bir şekilde
baktığımızda alçalan takoz formasyonunu görmekteyiz. Mevcut formasyonda kanalın üst
bölgesi olarak daha önce test edilen ancak geçilemeyen 16.90 direnci kısa vadeli önemli
bir seviye olarak karşımızdadır. Gümüş eğer bu bariyer üzerinde hareketler
gerçekleştirebilirse hem formasyon gereği trend değişmiş olacak hem de yukarıda ifade
etmiş olduğumuz tepki alımı düşüncesi ön planda yer alacaktır. Aksi takdirde takoz
formasyonu içerisinde sıkışmayı sürdürmesi beklenilmektedir. Yukarıda ifade etmiş
olduğumuz 16.00 seviyesi de mevcut formasyonun alt noktası olarak önemini artırmıştır.
Destek: 16.00-15.00-14.20
Direnç: 16.90-17.70-18.60
33
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
HAM PETROL
Uzunca bir süredir Petrol fiyatı ile ilgili jeopolitik risklerden, arz fazlalığından ve sondaj
kulelerinden bahsediyoruz. Saydığımız bu gelişmeler, Ham Petrol fiyatının aşağı yönlü
baskılara maruz kalmasının en önemli nedenleri olarak sıralanmaktadır. 107.00
seviyesinden başlayan aşağı yönlü baskı ile birlikte Ham Petrol fiyatında görülen sert
satışlar, 43.57 seviyesinin hedeflenmesini sağladı. 43.57 seviyesi testi sonrasında
piyasalarda genel itibari ile bir dip düşüncesi ve bu düşünce ile birlikte yukarı yönlü bir
çıkış beklentisi oluştu. İlk etapta Ham Petrol fiyatı 55.00 gibi rakama ulaşarak bu
düşünceyi destekler gibi görünse de aşağı yönlü baskıların yeniden etkili olması ve Ham
Petrol fiyatının tekrar 50.00 seviyesi altında işlem görmesi, “dipten döndü” şeklinde
düşünenler için hayal kırıklığı oluşturdu. Hatırlarsanız dipten döndü mü sorusunun
cevabını aylık grafikte incelemiş ve aceleci davranılmaması gerektiği hususunu sizlerle
paylaşmıştık.
Şimdi bu düşüncemizi tekrar hatırlayalım!
Ham Petrol fiyatının aylık grafiğini incelediğimizde 2014’ün ikinci yarısından itibaren
başlayan düşüşlerin sınırlandığına ilişkin düşünce ön planda olmakla birlikte Bullish
Gartley formasyonunun da bu konuyu destekler nitelikte bir AL sinyali verdiğini
görmekteyiz. Ancak bu tutum mevcut yükseliş düşüncesinde emin adımlarla
ilerleyebilmek için yeterli değildir. Bu konuda RSI göstergesi, mevcut hareketin dip
noktası olup olmadığı konusunda bize önemli sinyaller verecektir. Ham Petrol fiyatının RSI
göstergesine ilişkin durumunu 1992 yılından itibaren incelediğimizde DİP NOKTA olarak
adlandırdığımız bölgenin 19.51 olduğunu, Ham Petrol fiyatının ise son zamanlardaki
hareketi incelediğimizde şu sıralar 24.20 seviyesinde olduğu görülmektedir. Buradan
yola çıkarak bir DİP anlayışı içerisinde olmamız doğru bir yaklaşım
olmamaktadır.
Yukarıda, ilgili dönüş ile ilgili bir DİP anlayışı içerisinde olmamamız gerektiği hususunu
aktarmış ve bu hususu çeşitli göstergeler ile destekledik.
34
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
DİP algısının oluşabilmesi için nelere ihtiyaç vardır?

Son 22 yılın dip noktası olarak kabul ettiğim 19,51 seviyesine yakın bölgeden
gerçekleşecek olası dönüş ile kritik bölgenin üst noktası olarak kaydettiğimiz 29,70
seviyesi üzerindeki olası hareketler incelenmelidir.

200 aylık basit hareketli ortalama olan 60,55 üzerinde aylık kapanış
gerçekleşmelidir.
Yukarıdaki senaryolar, Ham Petrol’de uzun vadeli yükseliş yönlü stratejiler oluşturabilmek
için dikkate alınması gerekilen stratejiler olarak ifade edilebilir. Bu düşünce yapısı
yukarıda da ifade ettiğimiz gibi uzun vadeli bir strateji olmakla birlikte gün içi ya da
haftalık hareketlerle kıyaslama yapılmamalıdır.
Kısa vadeli olarak Ham Petrol’de beklenti nedir?
Ham Petrol fiyatını kısa vadeli olarak incelediğimizde 55.00 ile 43.57 seviyesi arasında
bant hareketi gerçekleştirdiğini ancak 55.00 seviyesi altında negatif baskısını
sürdürdüğünü görmekteyiz. Bu baskıyı gerek 24 Temmuz 2014 tarihinden beri devam
eden düşüş trendini destekleyen 55 günlük üssel hareketli ortalama ile gerekse 55.00
seviyesinden başlayan düşüş trendi ile net bir şekilde görmekteyiz. Bu bağlamda da kısa
vadeli olarak 55 direnci altında negatif baskının devam edeceğine ilişkin düşüncelerimiz
ön plandadır.
Destek: 47.20-45.60-43.57
Direnç: 51.25-52.70-55.00
35
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
DOĞALGAZ
Doğalgaz fiyatları Kasım 2014’ten bu yana il kez aylık bazda yükseliş gerçekleştirdi. Mart
ortasına kadar geçerli olan hava tahminlerinin mevsim normallerinin altında
gerçekleşmesiyle desteklenen bu tutumda ABD’deki kış koşullarının gidişatı belirleyici
olabilir. ABD Enerji Bilgi Daire’sinin tahminlerine göre ABD doğalgaz tüketiminin 1,4%
artması beklenen süreçte, işlemsel bazdaki hareketler de dikkatle takip edilmelidir. Söz
konusu koşulların sürmesi doğalgaz fiyatının tepki hareketine destek olabilecekken, hali
hazırda fiyatlanan şartların yeni tahminlerle birlikte değişebilmesine hazırlıklı olmak
gerekmektedir.
Teknik olarak incelediğimizde, ay içerisinde 3,05 seviyesi altında sınırlı kalan bir
yükselişin karşımıza çıktığını görmekteyiz. İchimoku indikatörünün de desteklemekte
olduğu düşüş trendinin, 3,05 – 3,35 aralığı altında etkili olması beklenmektedir.
Gerçekleşebilecek satışlarda 2,56 seviyesi hedeflenebilecekken, bu seviyenin kırılması
doğalgaz fiyatının son 3 yılın en düşük seviyelerinde rekor tazelemesine neden olabilir.
Doğalgaz fiyatında olası tepki hareketlerinin etkili bir şekilde incelenmesi gerekmektedir.
Söz konusu düşüş eğilimi, ayın ilerleyen sürecinde trendi devam ettirebilmek açısından
2,83 seviyesi altına düşüş gerçekleştirmelidir. Bu durumda beklenti dahilinde olan satış
baskısı etkinliğini sürdürebilir. Ancak bu durumun gerçekleşmemesi yükseliş baskısının
başlayabilmesi için tek başına yeterli değildir. Yatay seyir karar aşamasına yol
açabilecekken, sert düşüş maratonu sonrası etkili bir yükseliş beklentisi elde edebilmesi
için 3,35 seviyesi üzerindeki günlük kapanışlara ihtiyaç duyulabilir. Ancak bu şartlarda
bile beklentilerin uzun vadede geçerli olamama ihtimali unutulmamalıdır.
Destek: 2,56 – 2,30 – 1,93
Direnç: 2,83 – 3,05 – 3,35
36
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
BUĞDAY
ABD buğday üretiminde kuraklığın sona ereceğine ilişkin hava tahminlerinin Şubat ayı
içerisinde baskı oluşturduğunu görmekteyiz. Önümüzdeki süreçte özellikle üretime ilişkin
raporları ile ABD ihracat rakamlarının buğday fiyatını etkileyebilecek önemli faktörler
arasında yer alması beklenmektedir. Bu süreçte, geçtiğimiz aya benzer bir şekilde, güçlü
Dolar’ın ithalatçıları hangi ölçüde etkilediği de dikkatle takip edilecektir. Şu ana kadar
yeterli talebin oluşamadığı, buna karşın fiyat üzerinde baskı oluşturmakta olan unsurların
arttığı dönemde, küresel talebin artabileceğine yönelik beklentiler kısa vadeli yükseliş
baskılarını destekleyebilecekken, özellikle arz tarafında oluşabilecek gelişmeler
fiyatlamalardaki itici güç olmayı sürdürebilir.
Günlük grafiği incelediğimizde ise 50 günlük üssel hareketli ortalamanın (güncel seviyesi
535) hala düşüş baskısını desteklediği görülüyor. Söz konusu tabloda, 50 günlük üssel
hareketli ortalama ile 545 seviyesinin oluşturduğu bölge altında düşüş baskısının ön
planda olması beklenmektedir. Gerçekleşebilecek satışlarda 490 ve 465 seviyeleri
hedeflenebilir. Öte yandan, 50 günlük üssel hareketli ortalama ve 545 seviyeleri arasında
kalan bölge dahilinde veya altında sınırlı kalan olası yükselişlerin yeni düşüş baskısıyla
karşılaşabileceği unutulmamalıdır. Bu bölge üzerinde gerçekleşebilecek peş peşe ve en az
iki adet olmak üzere gerçekleşebilecek günlük kapanışlar, ters ikili tepe formasyonu
oluşumunu destekleyebilir. Bu çerçevede 572 seviyesi hedeflenebilecekken, söz konusu
seviye üzerinde gerçekleşebilecek kalıcı fiyatlamalarda 615 seviyeleri hedeflenebilir.
Ancak bu tablonun destek görebilmesi için üretim faktörleriyle ilgili gelişmelerin yakından
takip edilmesi gerekmektedir.
Destek: 490 – 465 - 430
Direnç: 545 – 572 – 605
37
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
PAMUK
2014’ün ortalarından itibaren, global stoklardaki
artış ve talebin düşeceği yönündeki beklentiler ile
sert düşüşler kaydeden pamuk fiyatları, yeni yıla
da kayıplarla başlamış ve yaklaşık son 5 yılın en
düşük seviyesini görmüştü. Ancak ilgili emtia,
Ocak ayının son haftasında başlattığını
yükselişlerini, yeni aya da taşımayı başardı. Her
ne kadar pamuk fiyatlarındaki düşüşün kalıcı
olabileceği söylentileri gündemde yer bulmaya
devam etse de, global üreticilerin düşük fiyatlar nedeni ile pamuk ekimini azaltacakları
yönündeki haberler, görülen son yükselişlere temel oluşturdu.
Dünyada pamuk yetiştirilen alanın büyüklüğünün, yeni hasat döneminde %6 azalacağı
tahmin ediliyor. Bu paralelde de 20015/16 döneminde pamuk üretim hacminin son 6 yılın
en düşük düzeyinde gerçekleşeceği düşünülüyor. Uluslararası Pamuk Danışma
Komitesi’ne (ICAC) göre en büyük üretim düşüşü Çin’de izlenecek. Asya ülkesinde
üretimin ilgili sezonda 12 yılın en düşüğüne ineceği öngörülüyor. Çin’de pamuk üretimi
yapılan alan da ICAC’ın tahminlerine göre %10 azalacak. Dünyanın en büyük pamuk
ihracatçısı olan ABD’deki çiftçilerin de pamuk ekimi için ayıracakları alanın 2009’dan
sonra görülen en düşük alana gerilemesi bekleniyor.
Pamuk fiyatlarını teknik olarak incelediğimizde, Şubat ayında görülen yükseliş ile ilgili
emtianın, 2014 Eylül ayından bu yana süren düşüş trendini yukarı yönlü kırdığını
görüyoruz. Fiyatın 21 haftalık basit hareketli ortalama olan 61,40 seviyesinin üzerinde
kaldığı sürece yükselişlerine devam edebileceğini ifade edebiliriz. Ancak söz konusu
yükselişin sürebilmesi için 65,80 bariyerinin geçilmesi kritik önem taşımaktadır. 65,80’in
aşılması halinde 68,30 ve 71,00 dirençleri hedeflenebilir. Pamuk hasadının 2015/16
döneminde azalacağı beklentilerinin fiyata daha fazla destek olamaması halinde ise,
61,40 desteği aşağı yönlü kırılabilir. Bu durumda 59,20 ve yaklaşık beş yılın en düşük
seviyesi olan 56,94 destekleri test edilebilir.
Destek: 63,30 - 61,40 – 59,20
Direnç: 65,80 – 68,30 – 71,00
38
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
DAX30
Euro Bölgesi ve üyeleri arasında en büyük ekonomiye
sahip olan Almanya için geride kalan aylar içerisinde,
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) toparlanmakta
güçlük çeken kıtanın ekonomisine destek vereceği
yönündeki düşünceler ve iyimser beklentiler, olumlu
havanın korunmasını sağlayan en önemli faktörler
olarak dikkat çekmişti. ECB, 60 milyar Euro tutarında
aylık devlet tahvili alım programını uygulama kararını
Ocak ayında açıklarken, Yunanistan’ın Avrupalı
ortakları ile kredi programının uzatılması konusunda uzlaşmaya varabilmesi, Ukrayna için
sağlanan ateşkes ile birlikte Almanya’nın pay (hisse) senetlerine son iki ay içerisinde
destek verdi. Mart ayı ile birlikte ECB’nin tahvil alımlarına başlayarak piyasalara likit akışı
sağlayacak olması da, Şubat ayının son haftalarında Alman Dax endeksinde yukarı yönlü
hareketleri destekledi diyebiliriz. Yılın ilk ayında “umut” ile görülen Dax endeksindeki
yükselişlerin Şubat döneminde, yayımlanan büyüme oranı ve güven endeksleri ile de
desteklendiğini ifade edebiliriz. Böylelikle Dax, Ocak ayının ardından, yılın ikinci ayında da
rekor yüksek seviyelere çıkmayı başardı.
Söz konusu Almanya borsasını teknik olarak incelediğimizde, endeksin, Fibonacci
Expansion %138,2 ve aynı zamanda Şubat ayının en düşük seviyesi olan 10590
seviyesinin üzerinde kaldığı sürece, yükselişini devam ettireceğini ifade edebiliriz. Ancak
söz konusu yükselişin, kanalın üst noktası olan 12210 (Fibonacci Expansion %178,6)
direncini hedefleyebilmesi için 11510 (Fibonacci Expansion %161,8) bariyerini geçmesi
önem taşımaktadır. Dax endeksinde aşağı yönlü baskının ağırlık kazanması ile 10590
desteğinin aşağı yönlü kırılması halinde ise, 9800 desteği test edilmek istenebilir.
Destek: 10590 – 9800 - 9010
Direnç: 11510 – 12210 – 13080
39
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
S&P500
S&P500 yeni rekorlarla şubat ayını tamamladı. 1989 seviyesinden başlanan ayda en
düşük 1973 en yüksek 2117 seviyeleri görüldü.
Faiz artırımı tartışmaları endeksi yıpratmıyor. Tarihsel veriler ABD’de faiz artırımının
yaşandığı yıllarda yaşanan çalkantı sonrasında hisse senedi piyasalarının primli kaldığını
gösteriyor. 2015 yılı içinde faiz artırımı beklentisi korunuyor. Faiz artırımının sebebi
ekonominin toparlanması ise eğer, bu durumdan borsaların çok olumsuz etkilenmesi
beklenmemeli. Büyüyen ekonomi hisse senedi piyasalarını canlı tutmaya devam
edebilecek.
Doların değer kazanması ABD ekonomisi için risk olarak düşünülebilir. Değerlenen doların
ihracatı zorlaması mümkün. Fakat ABD ekonomisinde, ihracatın milli gelir içindeki payı
%13. Elbette doların değer kazanması ülke içinde üreticileri rahatsız edebilir fakat ABD’li
çok uluslu şirketlerin ABD dışındaki üretim maliyetleri düşeceği için değerlenen dolardan
fayda görebilirler. Yani doların değer kazanması ABD şirketlerini eşit derece ve aynı
yönde etkilemiyor.
40
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
SP500 2100 seviyesini de aştı. Yükseliş trendi devam ediyor. Trendin üst çizgisine
yaklaşılmışken satışların gelmesi mümkün. Fakat uzun vadeli trend dönüşümünden
bahsetmek için grafikte kırmızı çizgi ile gösterilen 200 günlük hareketli ortalama seviyesi
altına inilmeli. Aksi durumda yaşanan geri çekilmeler trend içi düzeltmeler olarak
kalacaktır.
Destek: 2087-2060-2015
Direnç: 2117-2150-2200
41
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
İndikatörlerle TEKNİK ANALİZ
İndikatörlerin finansal varlıklar üzerindeki etkisini yukarıdaki grafikte ayrıntılı bir şekilde
inceleyebilirsiniz. Ayrıca bu grafikte ilgili finansal varlıkların kısa, orta ve uzun vadeli
trendlerini de görebilirsiniz.
İlgili grafiği incelemek için tıklayınız.
42
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
Hazırlayanlar
Yatırımcılara Mesaj
Kudret AYYILDIR
Şubat Ayında Hafızada Kalanlar
SERMET DOĞAN
Temel Analiz
-
AVRUPA
ABD
ASYA PASİFİK
Ekonomik Takvim
SERMET DOĞAN
SERMET DOĞAN
UMUT TUNCER
Kudret AYYILDIR
Teknik Analiz
-
43
EURUSD
GBPUSD
USDJPY
USDTRY
EURTRY
ALTIN
GÜMÜŞ
HAM PETROL
DOĞALGAZ
BUĞDAY
PAMUK
DAX30
S&P500
ERDOĞAN TURAN
Kudret AYYILDIR
UMUT TUNCER
ERDOĞAN TURAN
UMUT TUNCER
ERDOĞAN TURAN
Kudret AYYILDIR
Kudret AYYILDIR
UMUT TUNCER
UMUT TUNCER
SERMET DOĞAN
SERMET DOĞAN
ERDOĞAN TURAN
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
RİSK AÇIKLAMASI
Kaldıraçlı alım satım işlemleri sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskiniz de
bulunmaktadır. Bu nedenle işlem yapmaya karar vermeden önce, karşılaşabileceğiniz riskleri
anlamanız ve kısıtlarınızı dikkate alarak karar vermeniz gerekmektedir.
Bu amaçla, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri:V, No:125 "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu
İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ"inin 9 uncu maddesinde
öngörüldüğü üzere "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemlerine İlişkin Risk Bildirim Formu"nda yer alan
aşağıdaki hususları anlamanız gerekmektedir.
UYARI
Kaldıraçlı alım satım işlemi hizmeti sunmak Sermaye Piyasası Kurulu'nun iznine tabidir. Bu nedenle,
işlem yapmaya başlamadan önce çalışmayı düşündüğünüz kuruluşun söz konusu işlemlere ilişkin
yetkisinin olup olmadığını kontrol ediniz. Kaldıraçlı alım satım işlemi yapmaya yetkili olan
kuruluşları www.spk.gov.tr veya www.tspakb.org internet sitelerinden öğrenebilirsiniz.
RİSK BİLDİRİMİ
İşlem yapacağınız yetkili kuruluş ile imzalanacak "Çerçeve Sözleşmesi"nde belirtilen hususlara ek
olarak, aşağıdaki hususları anlamanız çok önemlidir.
1. Yetkili kuruluş nezdinde açtıracağınız hesap ve bu hesap üzerinden gerçekleştirilecek tüm
işlemler için Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkartılan ilgili her türlü mevzuat ve benzeri idari
düzenleme hükümleri uygulanacaktır.
2. Kaldıraçlı alım satım işlemleri çok risklidir. Kaldıraç etkisi nedeniyle, düşük teminatla işlem
yapmanın piyasada lehe çalışabileceği gibi aleyhe de çalışabileceği ve bu anlamda kaldıraç etkisinin
tarafınıza yüksek kazançlar sağlayabileceği gibi yüksek zararlara da yol açabileceği ihtimali daima
göz önünde bulundurulmalıdır. Ters fiyat hareketleri sonucunda yetkili kuruluşa yatırdığınız paranın
tümünü kaybedebilirsiniz. Yüksek getiri vaatlerine itibar etmeyiniz.
3. Yetkili kuruluşun yapacağınız işlemlere ilişkin tarafınıza aktaracağı bilgiler ve yapacağı
tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceği tarafınızca dikkate alınmalıdır.
4. Kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak yetkili kuruluş personelince yapılacak teknik ve
temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği bu analizlerde yapılan öngörülerin
gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu dikkate alınmalıdır.
5. Yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, yukarıda sayılan risklere ek olarak kur riskinin
bulunduğu, kur dalgalanmaları nedeniyle Türk Lirası bazında değer kaybı olabileceği, devletlerin
yabancı sermaye ve alım satım hareketlerini kısıtlayabileceği, ek ve/veya yeni vergiler
getirebileceği, alım satım işlemlerinin zamanında gerçekleşmeyebileceği bilinmelidir.
6. Kaldıraçlı alım satım işlemlerinde size sunulan parite fiyatları ve "spread"ler en iyi fiyat
durumunu yansıtmayabilir. Başka kurumların fiyatlarını da kontrol etmeniz yerinde olacaktır.
7. İşlemlere başlamadan önce yetkili kuruluşunuzdan yükümlü olacağınız bütün komisyon ve diğer
muamele ücretleri konusunda teyit almalısınız. Eğer ücretler parasal olarak ifade edilmemişse size
nasıl yansıyacağı ile ilgili anlaşılır örnekler içeren yazılı bir açıklama talep etmelisiniz.
8. Yetkili kuruluşlar tarafından kaldıraçlı alım satım işlemleri sonucunda kayba uğramayacağınız,
kaybınızın kontrol altında tutulacağına veya kayba uğramanız durumunda ek teminat çağrısı
yapılacağı konularında garanti verilemeyeceğini dikkate almanız gerekmektedir.
İşbu kaldıraçlı alım satım işlemleri risk bildirim formu, yatırımcıyı genel olarak mevcut riskler
hakkında bilgilendirmeyi amaçlamakta olup, kaldıraçlı alım satım alım satımından ve uygulamadan
kaynaklanan tüm riskleri kapsamayabilir. Dolayısıyla tasarruflarınızı bu tip işlemlere
yönlendirmeden önce dikkatli bir şekilde araştırma yapmalısınız.
44
2015 – Mart ayı Beklenti Raporu
45
Download

2015 – Mart Ayı Beklenti Raporu