ÖZEL YETENEKLİ BİREYLERLE
ÇALIŞMA
Bunları Biliyor muydunuz?
 Albert Einstein’ın geri zekalı olduğu için
okuldan atıldığını…?
 Öğretmenleri Edison’u, hiçbir şey
öğrenemeyecek kadar aptal
bulduklarını…?
 Müzik öğretmeninin Beethoven’a; “Besteci
olması imkansız!” dediğini..?
 Abraham Lincoln’un askere Yüzbaşı olarak
başlayıp er olarak terhis edildiğini…?
 Lionel Messi’nin 11 yaşındayken
doktorları tarafından büyüme hormonu
yetersizliği teşhisi konulduğunu ve futbol
oynayamayacağını söylediklerini…?

“Özel yeteneklilik; büyük bir farkındalık,
hassaslık ve algıları zihinsel ve duygusal
deneyimlere dönüştürme ve kavrama
yeteneğidir.” (Roeper, 2000, s. 33).
Dünyada ve Ülkemizde ki Durum

Her ülke nüfusunun ortalama %2.5’u
özel yetenekli insanlardan oluşur. Yani
ülkemizde yaklaşık 1,5 milyon civarında
özel yetenekli insan var.(Alphan Manas,
2010
Özel Yetenekli Bireylerin Tanılanması

Üstün yeteneklilik genel yetenek, özel
yetenek ve yaratıcılık boyutunda incelenir.
Bu üçünün kesiştiği birey üstün
yeteneklidir. Bu üçünde %70 lerden fazla
başarı göstermeli ya da bir tanesinde %
98’in üzerinde başarı göstermelidir.
Genel Yetenek: Bir şeye ya da bir
kimseye özgü olmayıp bütün benzerlerini
içine alandır. Soyut düşünebilme, sözel ve
sayısal usa vurma, uzamsal ilişkiler.
 Özel Yetenek: Her zaman görülenden,
olağandan farklı bir yetenek türüdür.
 Yaratıcılık: Düşüncenin akıcı, esnek ve
özgün olması, yeniliğe açık olmadır.

Özel Yetenekli Bireylerin Genel
Özellikleri
Karmaşık ve çok yönlü düşünürler.
 Farkındalık ve duyarlılıkları yüksektir.
 Dünyevi olaylara savaş, açlık gibi çok fazla
duyarlıdırlar. Özellikle bu yüksek
duyarlılıklarını zihinsel yetenekleriyle de
ilişkilendirirler.Yani yaşanan bazı
durumlara herkes üzülür ancak çözüm
üretmezler. Özel yetenekli bireyler ise
üzüldükleri durumlara çözüm de üreten
bireylerdir.

Özel yetenekli bireylerin motivasyonları yüksektir.
Bir işi başından sonuna kadar sıkılmadan
götürebilirler. Kendilerine yönelik iç
motivasyonları “bunu yapabilirim” algıları çok
yüksektir.
 Sosyal açıdan bakıldığında özel yetenekli bireyler
kendi yaş grubuyla oynamayı çok fazla tercih
etmezler. Daha çok kendi yaşının üzerinde
bireylerle oynama eğilimindedir. Bunun nedeni,
onların mükemmel bir düş gücüne sahip olmaları,
kendilerine sorulan sorulara mantıklı olarak cevap
vermeleri ve tercih ettikleri oyunlarla ilgi
alanlarının yaşlarının üstünde olmasıdır.


Kişilik özellikleri olarak ele aldığımızda daha
bağımsız yalnız kalmayı tercih ederler. Sosyal
liderlik özelliği gelişen özel yetenekli
çocuklar, faaliyetin planlanması, grubun
yönetilmesi ve faaliyet organizasyonu gibi
işlerde, belirgin olarak öne çıkarlar. Kendi
koydukları kuralların geçerli olmasını ve bu
kurallara uyulmasını isterler. Bu özellikteki
çocuklar, koymuş olduğu kurallara uyulmadığı
takdirde huzursuzlaşarak tepkilerini çeşitli
şekillerde ortaya koyarlar.
Espri yetenekleri gelişmiştir. Arkadaş
grupları içerisinde lider olmaya
eğilimlidirler.
 Fiziksel açıdan ele aldığımızda ise genel
sağlıkları normalin üzerindedir. Daha az
uyurlar. Duyu organları daha keskindir.
Daha kuvvetli ve daha çabuk olgunlaşırlar.
 Duygusal açıdan ele aldığımızda
duygularını kolaylıkla uçlara kayabilen
yoğunlukta yaşayan bireylerdir.

Sürekli soru sorarlar, meraklıdırlar, öğrenme
ve bilgiye açlık duyarlar.
Ayrıntılara dikkat ederler.
Kendisinin seçtiği konuda veya ilgi
alanlarında bağımsız çalışabilirler.
Çabuk ve kolay öğrenirler, kavrama ve
akılda tutma süreleri yüksektir.
Derin ve geniş ilgi alanlarına sahiptirler. Bir
alanda öğrendiği konu ile bir başka alanda
öğrendiği onu arasında akla yatkın ilişkiler
kurabilirler.
◦ Kaderci değillerdir. Birçok konuda
mükemmeliyetçi tutum sergilerler.
◦ Özel yetenekli bireylerin bazı durumlarda
yaptıkları tepkiler “garip, anormal” görünebilir.
Gerçekte bu durum yaşlarının hayli ötesinde
bir algılama ve değerlendirme gücünün sonucu
olabilir. Einstein’ın altı yaşındayken geçit
töreninde gördüğü askerlere bakarak, “Bunlar
gibi makine olmak istemiyorum” diye ağlaması
gibi.

Peki bu saydığımız özelliklerin hepsi aynı
düzeyde tüm özel yetenekli bireylerde
bulunabilir mi? Hayır özel yetenekliler her
alanda üstün değildirler. Örneğin Bilişsel
gelişim çok hızlı olup sosyal ve duygusal
gelişim ona yetişmeyebilir. Bu hususta her
özel yetenekli birey de farklıdır.
Bireylerde zaman zaman özel yetenekliliğin
yanında Asperger sendromu, Dikkat eksikliği
ve hiperaktivite, Özel öğrenme güçlüğü gibi
durumlar eşlik edebilmektedir.
 Asperger sendromlu çocukların büyük
kısmında özel yetenek alanlarında olağanüstü
bir gösterge söz konusudur. Çok iyi resim
yapabilir, müthiş müzik çalabilir. Ancak ana
becerilerde desteğe ihtiyaçlıdırlar.



17 yaşında ABD’li aspergerli bir genç
Roma’da bir helikoptere bindirilir. 45 dk.
gezdirildikten sonra büyük bir salonda 180
derecelik duvara kağıt asılır. Çocuk
karakalemle resmini tüm ayrıntılarıyla yapar.
Ancak bu çocuk ayakkabı bağcığını
bağlayamaz önündeki gömleğini ilikleyemez.
Ülkemizde aspergerli olup müzik alanında
yetenekli iki değerli bireyimiz vardır. Bir
tanesi Londradaki kraliyet müzik akademisine
uzaktan eğitim vasıtasıyla kayıtlı, başarılı
eserler vermektedir.
 Özel
yetenekli bireye sahip
olduğunu öğrenen aile bu
durumu çocuğuna nasıl anlatmalı?
Çocuğunuzun özel yetenekli olduğu
belirlendiğinde onu karşınıza alın ve bu terimin
sizce ne anlama geldiğini kendi sözlerinizle
açıklamaya çalışın. Bu açıklama sırasında
çocuğumuzun erken yaşlarda gösterdikleri
yeteneklerine ilişkin ipucu verebiliriz. İşte “Biliyor
musun sen daha 2 yaşındayken trafik işaret
levhalarını okuyabiliyordun” gibi. Daha sonra
çocuğunuza, yaşıtlarının henüz kavrayamadığı
konularda başarılı ise, bu konuları anladığını fark
edip etmediğini sorun.
 Gözlemlerden yola çıkılarak bu durum
açıklanmalıdır.

Ayrıca çocuğunuzun arkadaşlık ve kavrayış
düzeyi bakımından zihinsel ihtiyaçlarına
karşılık verebilen, yaşça kendisinden büyük
çocuklarla ya da yetişkinlerle oynamayı
sevip sevmediğini sorun.
 Eğer kendinden büyüklerle arkadaşlık
yapmaktan hoşlandıklarını söylerlerse,
bunun üstün yetenekli çocuklarda yaygın
bir durum olduğunu söyleyin.


Bu açıklamanın ardından gelecek olan kaçınılmaz
soruya da hazırlıklı olmamız gerekir. “Anne baba
sen de üstün yetenekli miydin?” Bu soruyu
cevaplarken işte bizim zamanımızda böyle üstün
yetenekli bireylere yönelik programlar yoktu gibi
kaçamak cevaplar vermek yerine dürüst bir
şekilde evet yada hayır demek en yerinde tutum
olacaktır. Çünkü çocuğumuz bize aslında siz de
benim gibi misiniz? diye sormaktadır. Bizlerin
verdikleri samimi cevaplar onlara daha sonraki
zamanlarda da üstün yeteneklilik üzerinde
konuşmamızın da kapılarını açacaktır.
Özel Yetenekli Bireylerin Eğitimi
Öğretmenlerin ve ebeveynlerin iyi
dinleyiciler olması gereklidir. Duyduğunuz
mesajı dinleyin, özetleyin ve çocuğunuza
tekrarlayın.
 Bireyle iletişimde yapılmaması gereken bir
durum olduğunda bu durum Ben diliyle
açıklanmalıdır.
 Olumsuz davranışlar yerine olumlu
davranışlara odaklanılmalı.
 Ödüllendirme konusunda en iyi
ödüllendirme şekli maddi ödüller yerine
sosyal ve duygusal ödüllerin kullanımıdır.

Bakıldığında anne babasının öpmesi ,kucaklaması
gezdirmesi, onunla oynaması, ona güzel sözler
söylemesi, başarılarını anlatması ve takdir etmesi
şeklindeki ödüllendirme ise en sağlıklı ve başarılı
ödüllendirmedir.
 Çocukların her istediklerinin alınması sanki
sevginin çokluğu ile orantılı gibi algılanmaktadır.
Anne babalar mutsuz çocuklara sahip olmak
istemiyorlarsa çocuğa her istediğini
alamamalıdırlar. Çünkü çocuk, kendisini ve
isteklerini ancak anne babanın şekillendirmesi ile
ayarlanabilir.







Çocuklarla konuşurken göz teması kurun.
Üstün yetenekli bireylerle çalışanlar üstün
olmayabilir ancak yaratıcı olmak
durumundadır.
Çocukların meraklarının giderilmesi
gereksinimi karşılanmalı.
Mükemmeliyetçidirler. Bu durumda bizler de
zaman zaman hata yaparak model olmalıyız.
Tutarlı bir disiplin uygulaması olmalıdır.
Yaşam felsefesinin oluşturulmasında yardımcı
olunmalı.

ÖZEL YETENEKLİ BİREYE
SÖYLENMEMESİ GEREKEN 4
CÜMLE!
Akıllı bir çocuksun ama bütün
potansiyelini ortaya koyamıyorsun?

Biz bu cümleyi söylediğimizde biz aslında her şeyi
bilen akıllı yetişkinler olarak onun potansiyelini
çok iyi bildiğimizi ve buna nasıl ulaşılacağını
söylememiz gibi dolaylı bir anlatımda bulunmuş
oluyoruz. Oysaki potansiyel sabit değil değişkendir.
Bizse ona sonsuza kadar aynı kalacakmış gibi
davranmış oluyoruz. Bu cümleyi kurmak yerine
“hadi son 2 aydır okulda yaptıklarına bakalım.
Hangi konularda kendini geliştirebileceğini
düşünüyorsun ve sana amacına ulaşmanda nasıl
yardımcı olabilirim” gibi cümlelerde yönlendirmek
çok daha yerinde olacaktır.
“harika bir iş çıkardın ama..

Burada Ama’dan sonra söylediğimiz tek
kelime daha öncesinde söylediğimiz bütün
övgülerin değerini azaltır. Bunu yerine
sadece iltifatta bulunun. Tebrikler iyi bir iş
çıkardın gibi deyin ve bitirin. Ancak ileriki
çalışmaları için tekrar teşvige ihtiyacı
olduğunu hissediyorsanız. Bunu daha
sonra iltifatın getirdiği coşku
özümsendikten sonra yapın.
“ Senin gibi akıllı bir çocuk için bu
çok kolay olacak “

Bu cümleyi sarf ettiğimizde ise üstün
yetenekli çocuğumuzun aslında kendisine zor
gelen bir kavramın kolay olduğunu
söyleyerek kendisinin yetersiz hissetmesine
neden oluruz. Bunun yerine “ bu konuyu
anlamakta güçlük çektiğini görüyorum.
Oldukça karmaşık bir konu. Eğer senin için
uygunsa sen konuyu anlayana kadar beraber
çalışabiliriz gibi onu anladığımızı hissettirip
alternatifler sunabiliriz.
“Sen elinden geleni yaptığın sürece
aldığın notlar umrumda değil”

Bu cümle genellikle ne kadar başarılı
olacağından emin olmayan bir çocuğun
giriştiği yeni bir akademik başlangıçta
söylenir. Burada çocuğunuzun sizin için en
iyi olan şeyin gerçekten en iyi olan şey
zannetmesi gibi bir iletişim karışıklığına
sebep olur. Burada özel yetenekli
çocukların da yaptıkları her işte en iyi
performans gösteren kişi olup olmamayı
seçme özgürlüğüne sahip olmalıdırlar.
Özel Yeteneklilere Sunulan Eğitim
Hizmetleri


Eğitimde fırsat eşitliği özel yetenekli bireyler
için bir eşitsizliktir. Aynı eğitimi vermek
onların özelliklerini yadsımadır. Her çocuk
kendi düzeyinde, hızında eğitim almalıdır.
Böyle olmaması demokrasiye aykırıdır.
Özel yetenekli bireyler ile normal bireylere
aynı eğitim verildiğinde bu bireyler sınıfta
bildiği şeyler anlatıldığında dinlemez, sıkılır,
kağıt atar. Böylece davranış problemleri
ortaya çıkar.
Özel yetenekli bireylerin tanılaması
değerlendirildikten sonra
gereksinimlerini en iyi şekilde
karşılayacak eğitim programı ve hizmeti
verilmelidir.
Hızlandırma
Gruplama
Zenginleştirme

Hızlandırma

Çeşitli uyarlamalarla bir programın
normal sürecinden daha önce
tamamlanmasıdır. Okula erken başlama,
sınıf atlama, ileride olduğu derslerde
sınıf atlama, birkaç sınıf birleştirme,
program süresinden daha kısa sürede
tamamlama, kurslar alma ve
seminerlere katılma gibi pek çok
şekilde uygulanabilmektedir.
Gruplama


Gruplamanın, normal sınıflardaki üstün
yetenekli öğrenciler için küme
gruplandırmaları, özel bir sınıf
gruplandırma, özel bir okulda
gruplandırma, kaynak odada
gruplandırma ve kaynak merkezlerinde
gruplandırma, özel seminerler, özel yan
kursları, çeşitli çalışma merkezlerindeki
özel çalışmalar şeklinde uygulamaları
bulunmaktadır.
.
Zenginleştirme

Normal sınıf programında üstün
yetenekli öğrencilerin özelliklerine ve
gereksinimlerine uygulamalar
yapılması esastır. Bunun için normal
sınıf içinde farklılaştırılmış öğrenme
deneyimlerinin plânlanması
gerekmektedir.
Öğretmenin Rolü

Özel yeteneklilerin, aşırı merak, yüksek
motivasyon araştırma, orijinal fikirler
üretme, duyarlılık, problem çözme ve
yaşıtlarından daha önce öğrenme
yetenekleri göz önüne alındığında,
teşvik edici ve hareket serbestliği
sağlayan öğretmenlerin bu çocuklar için
en cazip öğretmenler olduğu rahatlıkla
söylenebilir.
Lewis'in (1982) araştırmasına göre özel yetenekli
öğrenciler, öğretmenlerinde bulunması gerektiğini
düşündüğü özellikleri aşağıdaki gibi sıralamaktadır:
* Öğrencileri gibi hissetmeli, onlar gibi olmalı
(empati özelliği).
* Normal öğretmenlerden farklı, daha yetenekli
ve daha zengin bir hayal gücüne sahip olmalı.
* Neyi öğreteceğinden çok, öğretecekleri
konular hakkında nasıl düşünüleceğini öğretmeli.
Üstün zekalı ve yetenekli öğrenciler diğer
öğrencilere göre öğretmenlerinin tutumlarından
daha fazla etkilenebilmektedirler
Download

Özel Yetenekli Bireylerle Çalışma