Orta ve geç çocukluk yıllarında, çocuklar uzar,
ağırlaşır ve güçlenir. Fiziksel becerilerini
kullanmada daha beceriklidir ve yeni bilişsel
beceriler geliştirmiştir. Bu bölüm orta ve geç
çocuklukta fiziksel ve bilşsel gelişim ile ilgilidir.
Başlangıç olarak fiziksel gelişimdeki bazı
değişiklikler incelenecektir.
ORTA VE GEÇ ÇOCUKLUKTA FİZİKSEL
VE BİLİŞSEL GELİŞİM
A) Fiziksel Değişiklikler ve Sağlık
Vücutta sürekli değişim ve dolayısıyla motor
becerilerde ilerleme orta ve geç çocukluğun
en belirgin özelliğidir. Çocuklar ilkokul çağına
doğru ilerlerken, vücutları üzerindeki kontrolleri
artar ve uzun süre oturup dikkatlerini odaklayıp
sürdürebilirler.
a) Bedensel Büyüme Ve Değişim
Orta ve geç çocukluk yavaş, süreğen bir büyüme
dönemidir. Bu dönem boyunca, çocuklar yılda 5
ila 7.5 cm uzar. Kas kütlesi ve gücü kademeli
biçimde artar. Vücuttaki büyüme ve oranlarındaki
değişikliklerden en çok bildirilenler boya oranla
kafa çevresi ve göğüs çevresi oranındaki
azalmadır.
b) Beyin
Orta ve geç çocuklukta beyindeki
değişikliklerden en önemlisi; artan dikkat,
muhakeme ve bilişsel kontrol gibi becerilere
yansıyan prefrontal korteksteki işlevselliktir.
Orta ve geç çocukluk döneminde prefrontal
kortekste daha az yaygın ve daha fazla
odaklanmış etkinlik gözlenir ki bu da bilişsel
kontroldeki artışla ilişkilidir.
c) Motor Gelişim
Orta ve geç çocukluk döneminde çocukların
motor becerileri, erken çocukluktakine
göre daha yumuşak ve daha koordinelidir.
d) Egzersiz
İlkokul çağı çocuğu fiziksel yönden henüz
olgunlaşmamış ve bu nedenle aktif olma
İhtiyacındadır. Koşmak, zıplamak veya bisiklet
kullanmak yerine uzun süreli oturmak onları
daha fazla yorar.
e) Sağlık, Hastalık Ve Bozukluklar
Orta ve geç çocukluk çoğunlukla sağlığın
mükemmel durumda olduğu dönemlerdir.
Çocukluğun diğer dönemleri ve ergenlikteki
bozukluk ve ölümlerin ortaya çıkma sıklığı, bu
dönemde daha azdır.
?
 Kaza ve Yaralanmalar
 Aşırı Kilolu Çocuklar
 Kalp-damar Hastalıkları
 Kanser
Aşırı kilolu ve obez
çocuklarla ilgili
endişeler nelerdir?
B) Engelli Çocuklar
Çocuklarda görülen bazı engel türleri nelerdir?
Engelli çocukların eğitiminin ayırt edici
özellikleri nelerdir?
a) Engellerin Kapsamı
Şekil 9.4’de gösterildiği üzere, öğrenme güçlüğü
olan öğrenciler özel eğitim verilenlerin geniş bir
grubunu oluşturmakta ve bu grubu konuşma ve
dil bozuklukları, zeka geriliği ve duygusal
rahatsızlıkları olan gruplar takip etmektedir.
Öğrenme Güçlüğü: Bu çocuklar, konuşma veya
yazma dilini kullanma ve anlamada zorluk çeker
ve dinleme, düşünme, okuma, yazma ve
hecelemede zorluk gözlenebilir. Öğrenme
güçlüğü matematikte de gözlenebilir. Öğrenme
güçlüğü sınıflandırması yapılabilmesi için,
öğrenme sorunun temelde diğer bir görsel,
işitsel veya motor sorundan; mental gerilikten;
duygusal sorundan kaynaklanmaması veya
çevresel, kültürel ve ekonomik bir dezavantaja
bağlı olmaması gereklidir.
Disleksi: Okuma ve heceleme becerilerinde
ciddi bozukluğa sahip bireyleri içeren bir
kategoridir.
Disgrafi: El yazısında zorluğu içeren bir öğrenme
güçlüğü türüdür.
Diskalkuli: Matematiksel işlemlerde zorluk
çekmeyi içeren ve gelişimsel aritmetik bozukluk
olarak da adlandırılan bir öğrenme güçlüğü
türüdür.
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu
(DEHB): Çocuğun aşağıdaki özelliklerin birini
veya birkaçını süreğen biçimde gösterdiği bir
bozukluktur: (1) Dikkat eksikliği, (2) hiperaktivite
veya aşırı hareketlilik ve (3) dürtüsellik.
Duygusal Ve Davranışsal Bozukluklar: İlişkiler,
saldırganlık, depresyon ve kişisel veya okula
ilişkin korkular gibi ciddi, süreğen sorunların
yanı sıra uygun olmayan sosyal-duygusal
özellikleri kapsamaktadır.
Otistik Spektrum Bozuklukları (OSB): Ciddi
otistik bozukluktan daha hafif olan Asperger
sendromuna uzanan geniş bir kapsama sahiptir
ve yaygın gelişimsel bozukluklar olarak da
adlandırılmaktadır. Otistik spektrum bozuklukları
sosyal etkileşimde, sözel ve sözel olmayan
iletişimde sorunlar ile tekrarlayıcı davranışlar
gibi ayırt edici özelliklerle tanımlanmaktadır.
Otistik Bozukluk: Yaşamın ilk üç yılında ortaya
çıkan ve sosyal ilişkilerde yetersizlikler,
iletişimde anormallikler ve sınırlı, tekrarlayıcı ve
streotipik davranış örüntülerini içeren ciddi bir
gelişimsel otistik spektrum bozukluğudur.
Asperger Sendromu: Çocuğun görece daha iyi
sözel dil kullandığı, daha hafif dil sorunları
yaşadığı ve sınırlı ilgi ve ilişkilerinin olduğu,
görece daha hafif bir otistik spektrum
bozukluğudur.
b) Eğitsel Konular
Bireysel eğitim planı: Engelli öğrenciye özel
programın ayrıntılarını içeren yazılı bir
açıklamadır.
Kaynaştırma: Özel eğitim ihtiyacı olan çocuğun
normal bir sınıfta tam gün eğitim görmesidir.
En Az Sınırlayıcı Ortam: Engelsiz bir çocuğun
eğitiminde sağlanana mümkün olan en benzer
biçimde oluşturulan ortamdır.
B) Bilişsel Değişiklikler
Orta ve geç çocukluk döneminde çocuklar yeni
bir bilişsel gelişim dönemine mi adım atarlar?
Bu yaş dönemindeki çocuklar bilgiyi nasıl işler?
Çocuk zekâsının doğası nedir? Gelin bu soruları
araştıralım.
a) Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramı
Piaget’ye göre (1952), okul öncesi çocuğun
düşüncesi işlem öncesidir. Okul öncesi çocuğu
sağlam kavramlar oluşturabilir ve muhakeme
yapmaya başlar ama düşüncesi benmerkezcilik
ve sihire inanç gibi kusurlara sahiptir.
ŞEKİL 9.9
SINIFLANDIRMA: SOMUT
İŞLEMSEL DÜŞÜNCE
İÇİN ÖNEMLİ BİR BECERİ: Dört
kuşağın olduğu bir soy ağacı (I’den
IV’e) : İşlem öncesi dönem çocuğu
dört kuşağın üyelerini
sınıflandırmakta zorluk yaşar;
somut işlem dönemi çocuğu ise
dikey, yatay ve çapraz olarak
üyeleri sınıflandırabilir. Örneğin,
somut işlem dönemindeki çocuk
bir aile ferdinin aynı zamanda bir
evlat, erkek kardeş ve baba
olabileceğini anlayabilir.
Somut İşlem Dönemi: Piaget somut işlem
dönemini yaklaşık 7 ila 11 yaşları arasında
sonlandığını ileri sürmüştür. Bu dönemde,
çocuklar somut işlemler gerçekleştirebilir
ve muhakeme belli veya somut örneklere
uygulanabilir olduğu sürece mantıklı
muhakeme yapabilirler.
Serileme: Niceliksel bir boyuta göre (örneğin
uzunluk) uyarıcıyı sıralamayı içeren bir somut
işlemdir.
Geçişlilik: Belli yargıları anlamak için ilişkileri
mantıklı biçimde birleştirme becerisidir.
Yeni Piagetciler: Bu gelişimbilimciler Piaget’nin
bazı şeylerde hiçbir hata yapmadığını fakat
kuramının ciddi bir gözden geçirme ve
düzeltmeye ihtiyacı olduğunu savunmaktadır.
Piaget’nin kuramını ayrıntılandıran takipçileri;
bilgi işleme, stratejiler ve bilişsel basamakların
ayrıntılandırılmasına daha fazla önem
vermiştir.
b) Bilgi İşleme
Orta ve geç çocukluk döneminde çocukların
sergilediği düşüncenin hangi türden olduğunu
analiz etmek yerine, bilgiyi nasıl ele aldıklarını
inceleyebiliriz. Bu yıllarda çoğu çocuk dikkati
sürdürme ve kontrol etme becerilerinde belirgin
bir ilerleme göstermektedir.
Bellek: 7. bölümde, erken çocukluk döneminde
kısa süreli belleğin belirgin bir ilerleme
gösterdiğini fakat 7 yaşından sonra bu ilerlemenin
bu oranda gözlenemediğini öğrendik. Uzun süreli
bellek orta ve geç çocukluk döneminde yaşla
birlikte kapasitesi artan, görece kalıcı ve sınırsız bir
bellek türüdür.
Belirsiz iz kuramı: Belleğin (1) harfi harfine
bellek izi ve (2) öz olarak adlandırılan iki tür
bellek temsiliyle anlaşılabileceğini ileri
sürmektedir. Bu kuram, daha büyük çocukların
daha iyi belleğe sahip olmalarını bilginin özünü
anlayabilmeleri yoluyla oluşturdukları
belirsiz izlere atfetmektedir.
Uzun süreli bellek: Uzun süre boyunca oldukça
fazla bilgi saklayabilen, görece kalıcı bir bellek
türüdür.
Düşünme: Düşünmenin üç önemli yönü;
eleştirel, yaratıcı ve bilimsel düşünebilmedir.
Eleştirel Düşünme: Yansıtıcı ve üretken
düşünme ile kanıtı değerlendirmeyi içerir.
Farkındalık: Gündelik etkinlikler veya görevler
sırasında uyanık olma, kafanın orada olması ve
bilişsel yönden esnek olmadır.
Yaratıcı Düşünme: Yeni ve alışılmadık yollar
düşünme ve sorunlara benzersiz çözümler
üretme becerisidir.
Yakınsak Düşünme: Tek bir doğru cevabı üreten
ve geleneksel zeka testleri için gereken
düşünme tarzıdır.
Iraksak Düşünme: Aynı soruya pek çok farklı
yanıt üreten ve yaratıcılığın özelliği olan
düşünme tarzıdır.
Üst Biliş: Biliş hakkında biliş veya bilme
hakkında bilmedir.
Beyin Fırtınası: Gruptaki bireylerin yaratıcı
fikirler üretmelerinin, birbirinin fikirlerini
kışkırtmalarının ve akla ne gelirse söylenmesinin
desteklendiği bir yöntemdir.
c) Zekâ
Zeka nasıl tanımlanır? Zekâ, problem çözme ve
günlük deneyimlere uyum sağlayarak onlardan
öğrenmeye yönelik çıkarımlar yapma becerisidir.
Zekâ: Problem çözme ve deneyimlere uyum
sağlayarak onlardan öğrenmeye yönelik
çıkarımlar yapma becerisidir.
Bireysel Farklar: İnsanları birbirinden
farklılaştıran, süreğen ve tutarlı tarzlarıdır.
Zekâ Katsayısı (ZK): Bireyin zekâ yaşının
kronolojik yaşına (KY) bölünüp 100 ile
çarpımıdır.
Normal Dağılım: Çoğu puanın olası puan ranjı
içinde yer aldığı ve birkaç puanın da bu ranjın
aşırı uçlarında olduğu simetrik bir dağılımdır.
Üçlü Zekâ Kuramı: Sternberg’in zekayı analitik
zeka, yaratıcı zeka ve pratik zeka olarak
sınıflandırdığı kuramıdır.
Wechsler Ölçekleri: Psikolog David Wechsler
tarafından geliştirilen ve öğrencilerin zekâsını
ölçmek için oldukça yaygın biçimde kullanılan
diğer bir dizi testtir.
Zekâ Türleri: Çocuğun zekâsının genel bir beceri
mi yoksa bir dizi belirli beceri olarak mı
düşünmek daha uygundur? Robert Sternberg ve
Howard Gardner ikinci bakış açısına yönelik
etkileyici kuramlar ileri sürmüştür.
Zekâ Testlerinin Kullanımı: Aşağıda bir çocuğun
zekâsıyla ilgili bilgiyi olumsuz biçimde kullanma
tuzağına düşmemek için ZK ile ilgili size yardımcı
olacak bazı uyarılar bulunmaktadır:
 Kalıba sokmak ve beklenti yaratmaktan kaçının.
 Zekâ, yeterliğin tek göstergesi değildir.
 Toplam ZK puanını yorumlarken dikkatli olun.
d) Zekânın Uç Değerleri
Zekâ Geriliği: Bireyin düşük ZK’ye sahip olduğu
–geleneksel zekâ testlerinden genelde 70’in
altında puan aldığı- ve gündelik yaşama uyum
sağlama güçlüğünün olduğu bir sınırlı zihinsel
beceri durumudur.
Organik Gerilik: Genetik bir bozukluk veya
beyin hasarı sonucu ortaya çıkan zekâ geriliğidir.
Kültürel- Ailesel Gerilik: Hiçbir organik beyin
hasarı kanıtı bulunmadığı durumdaki zekâ
geriliğidir; genellikle bireylerin ZK’si 50 ila 70
aralığındadır.
Üstün Yetenek: Ortalamanın üstü zekâya (130
veya üstü ZK’ye) ve/veya bir şeyde üstün
kabiliyete sahip olma.
D) Dil Gelişimi
Çocuklar; somut olarak orada olmayan şeyler
hakkında konuşabilmek için dili daha fazla
kullanma, sözcük nedir öğrenme, sesleri tanıma
ve çıkarmanın yollarını öğrenme gibi okuma ve
yazmayı öğrenmelerini mümkün kılan yeni
becerileri okula başladıklarında kazanırlar.
a) Sözcük Bilgisi, Dil Bilgisi Ve Dil Ötesi
Farkındalığı
Dil Ötesi Farkındalığı: Edat nedir bilmek veya
dilin seslerini ele alma becerisi gibi, dil ile ilgili
bilgi anlamına gelmektedir.
b) Okuma
Çocuklar okumayı öğrenmeden
önce; fiziksel olarak var olmayan
şeyler üzerinde konuşabilmek
için dili kullanmayı, sözcüğün ne
olduğunu ve sesleri nasıl fark
edip üzerinde konuşacaklarını
öğrenmelidir.
Bütüncül Dil Yaklaşımı: Okumanın öğretiminin
çocuğun doğal dil öğrenimine paralel olması
gerektiğini vurgular. Bütüncül dil yaklaşımını
destekleyici okuma malzemeleri de bütüncül ve
anlamlıdır.
Sessel Yaklaşım: Okuma öğretiminde yazılı
sembollerin seslere çevrilmesiyle ilgili temel
kuralların öğretimini vurgular.
c) Yazma
Çocuklar yazmaya başlarken genellikle heceleri
çıkarmaya çalışırlar. Ebeveyn ve öğretmenler
çocuğun erken dönemdeki yazılarını teşvik
etmeli fakat harflerin veya
Download

Zekâ