Prof Dr Merih SARIDOĞAN
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fak
FTR Anabilim Dalı
 Tedavinin amaçları
 Kimler tedavi edilmeli
 Tedavide kullanılan ilaçlar
 Tedavi etkinliğinin takibi
 Yeni tedaviler
 Düşük kemik kütlesi ve kemik dokusunun
mikromimari yapısının bozulması sonucu kemik
kırılganlığının ve kırık olasılığının artması ile
karakterize sistemik bir iskelet hastalığıdır.
 Osteoporozla ilişkili frajilite kırıkları spontan olarak
veya minör travma (düşük enerjili) ile oluşan
kırıklardır.
 Kırıktan koruma
 KMY’nin korunması ve arttırılması
 Kırık ve iskelet deformitesine bağlı semptomların
rehabilitasyonu
 Yaşam kalitesinin düzeltilmesi
NOF 2014 Kılavuzu:
Postmenopozal ve 50 Yaş Üzeri Kadın ile Erkeklerde
 Osteoporoz klinik risk faktörlerinin değerlendirilmesi
 Osteoporozun sekonder nedenlerinin araştırılması
 Risk faktörlerine göre seçilmiş bireylerde başlangıç
KMY değerlendirmesi
 FRAX a göre 10 yıllık kalça ve major osteoporotik
kırık riskinin değerlendirilmesi
 Kimin ve nasıl tedavi edileceğine karar verilmesi
NOF Clınıcıan’s Guıde To Preventıon And Treatment Of Osteoporosıs 2014
 Eğitim
 Risk faktörlerinin düzenlenmesi
 Medikal tedavi
 Kalsiyum ve D vit replasmanı
 Antirezorbtif ilaçlar
 Formasyonu stimüle eden ilaçlar
 Rehabilitasyon çalışmaları
 Osteoporoz tedavisi öncesinde D vitamini ve
kalsiyum düzeyleri kontrol edilerek gerekli replasman
yapılmalı
 Yük verici ve kas kuvvetini arttırıcı egzersizler
önerilmeli
 Sigara, alkol, kafeinli ve gazlı içecek aşırı kullanımı
kısıtlanmalı
 Düşmeyi engellemek için kişisel ve çevresel risk
faktörleri değerlendirilerek gerekli düzenlemeler
yapılmalı
 Önerilen günlük elementer kalsiyum alımı 1200
mg’dır.
 Günde 1200-1500 mg’dan fazla kalsiyum alımının
yararı açık değildir. Böbrek taşı ve kardiyovasküler
hastalık riskini arttırabileceğine dair çelişkili veriler
mevcuttur.
 Basitçe günlük kalsiyum alımı hesaplanarak günlük
alım 1200 mg’ın altında kalıyorsa replase edilmelidir.
NOF Clınıcıan’s Guıde To Preventıon And Treatment Of Osteoporosıs 2014
Ürün
Süt 300 cc
Yoğurt 250 cc / bir kase
Peynir ( bir kibrit kutusu )
Kalsiyum içeriği ( mg)
300
300
200
Lor ( bir kibrit kutusu )
400
Kaşar peyniri ( bir kibrit kutusu ) 350
Günlük diyetle kalsiyum alımı = bir günde alınan süt
ürünlerinin porsiyon miktarı üzerinden hesaplanan kalsiyum
miktarı + 250 mg ( süt ürünü dışındaki besinlerden alınan
kalsiyum miktarı )
 Barsaklardan kalsiyum emilimi, kas performansı,
kemik sağlığı , düşme riski ve denge üzerinde
önemli rolü vardır
 Beslenme ile D vitamin alımı çok yetersizdir.
 50 yaş ve üzeri erişkinlerde NOF un önerisi 800 1,000 IU vitamin D / gündür
 Serum 25(OH)D düzeylerinin 30 ng/ml üzerinde
olması hedeflenmelidir.
NOF Clınıcıan’s Guıde To Preventıon And Treatment Of Osteoporosıs 2014
 Serum 25(OH)D düzeyi ≤ 20 ng/ml olanlarda
D vitamini yüklemesi (50 000 IU/hafta, 8 hafta süre
ile toplam 400 000 IU olacak şekilde) yapılması
ardından 1500-2000 IU/gün D vitamini ile takviye
edilmelidir.
 D vitamini düzeyi >20 ng/ml üzerindeki tüm
postmenopozal kadınlara 1500/2000 IU /gün
Vitamin D verilmelidir
NOF Clınıcıan’s Guıde To Preventıon And Treatment Of Osteoporosıs 2014
 Klinik veya asemptomatik, kalça veya vertebra kırığı
olanlar,
 Femur boynu, total kalça veya vertebrada DXA ile
T- skor ≤-2.5 SD olanlar,
 Postmenopozal kadınlar ve 50 yaş üzeri erkeklerde
femur boynu, total kalça veya vertebrada DXA ile
T- skor -1.0 SD ve -2.5 SD arasında olup,
osteopenisi olan, FRAX ile
 10 yıllık kalça kırık olasılığı ≥ %3,
 10 yıllık major osteoporotik kırık olasılığı ≥ % 20
olanlar tedavi edilmelidir.
Geçirilmiş frajilite kırığı
Tedavi
Diğer klinik risk faktörleri
Yaş>65
Yaş<65
KMY ölçümü
•Ailede kalça kırığı öyküsü T skor <-1
•Steroid tedavisi T skor < - 2
•Sekonder osteoporoz, sigara kullanımı, günde
3 üniteden fazla alkol kullanımı T skor < – 2.5
Kanis J. European guidance for the diagnosis and management of osteoporosis in
postmenopausal women. Osteoporos Int 2008
 Bifosfonatlar
 Alendronat / Alendronat + D vitamini
 İbandronat
 Risedronat
 Zoledronik asit
 Kalsitonin
 Östrojen (östrojen ve/veya hormon tedavisi)
 Östrojen agonisti/antagonisti (raloksifen)
 Paratiroid hormon [PTH (1-34),teriparatid]
 Denosumab
 Kalsitriol
 Diğer bibifosfonatlar (etidronate, pamidronate,




tiludronate)
PTH (1-84)
Sodyum fluoride
Tibolone
Stronsiyum ranelat
J. A. Kanis ,E. V. McCloskey ,H. Johansson et all:European guidance for the diagnosis and
management of osteoporosis in postmenopausal women ;
Osteoporos Int DOI 10.1007/s00198-012-2074-y
Nitrojen içeren BS
AminoBS
• Alendronat
• Rizedronat
• Pamidronat
• İbandronik asit
• Zolendronik asit
Nitrojen içermeyen BS
NonaminoBS
• Etidronat
• Tiludronat
• Klodronat
 Hedef enzimi inhibe etme gücü
ZOL > RSD > IB > ALN > ETD/KLD
 RANK’a bağlanma ilgisi
ZOL > ALN >IBD > RSD > ETD > KLD
 N-içeren BP’ ın kemik mineraline bağlanma ilgisi
ZOL > ALN > IBD > RIS
 Doruk konsantrasyon (24h idrar atılımı)
ZOL > ALN > IBD > RIS > ETD > KLD
Delmas, 2004, ECTS
 Gıda ve özellikle süt ve ürünleri gibi
kalsiyumdan zengin gıdalarla birlikte alındığında
emilimleri azalır.
 Meyve suları, demir veya kahve gibi maddelerle
birlikte de emilimleri zorlaşmaktadır
 Bifosfonatlar
 oral tabletler halinde,
 intravenöz olarak
 infüzyon yoluyla
 enjeksiyon formunda kullanılır.
Normal özafagus yapı ve fonksiyonu
 30-60 dak dik pozisyonda durabilme
 Oral ilaç kullanımına istekli, yeterli olma
 Hasta tercihi

Oral bifosfonatlar
alendronat / gün
rizedronat / gün
İbandronik asit /ay
rizedronat / ay
alendronat / hafta
rizedronat / hafta
Major üst GES bozuklukları
Oral BS ile GES yan etkileri
Yatağa bağımlılık
Aşırı ilaç kullanımı
Hasta tercihi
İntravenöz bifosfonatlar
İbandronik asit
enjeksiyon /3ay
zoledronik asit
infüzyon/yıl
Tedavi ile vertebral kırık insidansı
(3 yıllık kırık sonlanım çalışmaları)
Çalışma adı
(olgu sayısı)
Çalışmacılar
Kırık insidansı (%)
plasebo
aktif
Tedavi etkinliği P
RR
değeri
Alendronat
FIT VFA (2027)
Black 1996
15.0
8.0
0.53 (0.41, 0.68)
<0.001
FIT CFA (4432)
Cummings 1998
3.8
2.1
0.56 (0.39, 0.80)
0.002
VERT-NA (2458)
Harris 1999
16.3
11.3
0.59 (0.42, 0.82)
0.003
VERT-MN (1226)
Reginster 2000
29.0
18.1
0.51(0.36, 0.73)
<0.001
Chesnut III 2004
9.6
4.7
0.38 (0.25, 0.59)
0.0001
10.9
3.3
0.30(0.24, 0.38)
<0.001
Rizedronat
Ibandronat
BONE (2946)
Zoledronik asit
HORIZON-PFT
(7765)
Black 2007
Boonen S, Laan RF, Barton IP, et al.. Osteoporos Int. 2005;16:1291–8
Tedavi ile nonvertebral kırık insidansı
Çalışma adı
(olgu sayısı)
Çalışmacılar
Kırık insidansı(%)
plasebo
aktif
Etkinlik RR
P değeri
Alendronat
FIT VFA (2,027)
Black 1996
14.7
11.9
0.80 (0.63, 1.01)
0.063
FIT CFA (4,432)
Cummings 1998
13.3
11.8
0.88 (0.74, 1.04)
0.130
Rizedronat
VERT-NA (2,458)
Harris 1999
5.2
0.60 (0.39, 0.94)
0.020
VERT-MN (1,226)
Reginster 2000
10.9
0.67 (0.44, 1.04)
0.063
HIP (9,331)
Mc Clung 2001
11.2
9.4
0.80 (0.70, 1.00)
0.030
Chesnut III 2004
8.2
9.1
1.11 (0.83, 1.48)
10.7
8.0
0.75 (0.64, 0.87)
Ibandronat
BONE (2,946)
Zoledronik asit
HORIZON-PFT
(7,765)
Black 2007
Boonen S, Laan RF, Barton IP, et al.. Osteoporos Int. 2005;16:1291–8
<0.001
 Son 3 ay içinde OP kalça kırığı nedeniyle cerrahi işlem
yapılmış kişiler
 Yaş ortalaması 74,5
 Primer hedef yeni klinik kırık geçirme oranları
 Zoledronik asit uygulanan grupta plaseboya göre
 yeni klinik kırık geçirme riski 19 ay içinde %35
 mortalite oranı da %28 azalmıştır.
 Çalışmanın yeni analizleri maksimum etki için zoledronik
asidin kalça kırığından en az 6 hafta sonra uygulanması
gerektiğini göstermektedir.
 Osteoporotik kalça kırığı sonrasında yeni gelişecek
kırıkların engellenmesinde FDA onayı almış olan tek
ajandır.








Üst gastroentestinal sistem (GES) yan etkileri,
Akut faz reaksiyonu,
Hipokalsemi ve sekonder hiperparatiroidi,
Kas iskelet sistemi ağrıları,
Çene osteonekrozu
Atifik femur kırıkları
Atrial fibrilasyon ve
Göz şikayetleri olabilir.
 Onkolojide ve osteoporoz tedavisinde kullanılan İV BSlar ile
üst GES şikayetleri dışında sayılan yan etkilerin hepsi
görülebilir.
 Pamidronat ve zoledronik asit ile renal toksisite
görülebilmektedir.
 Oral bifosfonatların alınmasından sonra GES üst
traktüsünde yaptıkları mukozal iritasyon nedeni ile
bulantı,kusma, epigastrik ağrı, yanma, reflü ve
dispepsi bildirilmiştir.
 Düzgün kullanım ile bu yan etkiler azaltılabilir.
 Yanma, dispepsi, özafagal reflü, akalazya gibi
özafagus motilitesini bozan hastalıklar ve hiatus
hernisi gibi durumlarda kullanılmamalıdır
 Oral bifosfonatlarla daha nadirdir.
 Genellikle kreatinin klirensi < 30 ml/dak olan kronik
böbrek hastalıklarında bifosfonat kullanılmamalıdır.
 Zoledronik asit ve 3ayda bir ibandronat İV kullanımı
öncesinde ve sonrasında renal fonksiyonların takibi
önerilmektedir.
MacLean C, Newberry S. Maglione M, McMahon M, Ranganath V, Suttorp M, Mojica
W, et allAnn Intern Med. 2008;148:197-213
Papapetrou P D : Bisphosphonate-associated adverse events Hormones; 2009,
8(2):96-110
 Kanser hastalarında yüksek doz İV pamidronat veya
zoledronik asit kullanımında görülebilmektedir.
 Oral veya İV bifosfonatla tedavi edilen osteoporotik
hastalarda oran çok düşüktür( 1/ 20000- 1/ 100000 )
 Multibl miyelom ve metastatik meme kanserlerinde
metastazların tedavisi için kullanılan yüksek doz
bifosfonatlarla bu yan etki daha fazla görülmüştür.
 Bifosfonat tedavisi ile kesin ilişkisi gösterilememiştir.
 Genel önlem olarak bifosfonat kullananlarda dental
cerrahiden 3 ay önce bifosfonatların kesilmesi ve ağız
doku ve mukozası iyileştikten sonra tekrar ilaca
başlanılması önerilmektedir.
Font RG, García ML, Martínez JM: Osteochemonecrosis of the Jaws due to
Bisphosphonate Treatments. Update Med Oral Patol Oral Cir Bucal. 2008
 Özellikle İV bifosfonatlarla bazen titremenin de
eşlik ettiği ateş, kemik ve kas ağrısı, miyalji,
yorgunluk ve halsizlik gibi semptomlar
görülebilmektedir.
 Doza bağımlıdır ve aminobifosfonatların ilk
infüzyonundan sonra görülür ve ilacın daha
sonraki uygulamalarında görülmesi nadirdir.
İnfüzyondan 28-36 saat sonrasına kadar devam
edebilir ve 2-3 günde geçer .
Papapetrou P D : Bisphosphonate-associated adverse events Hormones; 2009,
8(2):96-110
 Daha önceden var olan hipoparatiroidi,
 Kronik BS tedavisindeki hastada tiroidektomi sırasında
paratiroid disfonksiyonu gelişimi,
 D vit eksikliği
 Renal yetmezlik önemli risk faktörleridir.
 BS tedavisi başlamadan 2 hafta öncesinde D vit ve
kalsiyum takviyesi ile BS bağlı gelişen hipokalsemi ve
sekonder hiperparatiroidi önlenebilir veya azaltılabilir.
Buna rağmen, değişik malign durumlarda zoledronik asit
ile tedavi edilen olguların % 8 inde, semptomatik
hipokalsemi ve hipomagnezemi görülmektedir.
Papapetrou P D : Bisphosphonate-associated adverse events Hormones; 2009,
 Son zamanlarda uzun süre alendronat kullanımı
sonrası hastalarda frajilite kırıklarının bildirilmiştir
 Bildirilen 9 olgunun
 2 sinde eşlik eden steroid kullanımı,
 3 olguda da östrojen tedavisi saptanmıştır.
 Sadece 4 olgunun tek başına alendronat tedavisinde
olduğu tespit edilmiştir.
 Sıklığı 2.5 / 100 000 kişi / yıl
 Genellikle basit, transvers veya oblik , bilateral
olabilmekte, kırık öncesi prodromal ağrı olmakta ve
kötü iyileşme göstermektedir
 Düşük enerjili femur diafiz kırıkları olan kişilerde,
diabetes mellitus, kronik akciğer hastalığı veya
romatoid artrit nedeniyle kronik steroid kullanımı,
aynı tarafta kalça veya dizde ciddi osteoartrit gibi
bir veya daha fazla predispozan faktör
bulunmuştur.
 İlk olarak Horizon çalışması sırasında zoledronik
asidin atrial fibrilasyona yol açtığından söz
edilmiştir.
 BS tedavisi ve atrial fibrilasyon arasındaki bu ilişki
nedeniyle Atrial fibrilasyon gelişimine neden
olabilecek faktörler varlığında veya geçirilmiş atrial
fibrilasyon hikayesi varsa klinisyenlerin BS
reçetelerken dikkatli olması önerilmektedir.
Yanlızca Avrupada osteoporoz kullanımında onay
almıştır.
Kemik yıkımını azaltıp kemik yapımını artırabilen bir
ilaçtır.
Nadir bazı olgularda hipersensivite sendromu
gelişebileceğinden, cilt reaksiyonu gelişen
hastalarda tedavinin kesilmesi önerilir.
Tedavi sırasında KMY deki artışın önemli bir kısmı
stronsiyumun kemik dokusundaki fiziksel etkisine
bağlıdır. Bu yüzden KMY artış düzeyi kırık riskindeki
aynı ölçüde azalmayı göstermez.
 Kırıklarla seyreden ciddi osteoporoz olguları için
tercih edilmesi önerilir.
 Rekombinant insan parathormonu veya
fragmanlarının aralıklı olarak verilmesi kemik
yapımını kemik yıkımına göre önemli ölçüde
artırarak kemik kütlesini artırır.
 Günde 20μg sc. yolla uygulanır.
 Tedavi süresi 18 ay ile sınırlandırılmıştır.
 En sık yan etkiler
 Bulantı
 Ekstremite ağrısı
 Baş ağrısı
Kontrendikasyonları
 Aşırı artmış kemik döngüsü (hiperparatiroidizm, Paget hastalığı)
 İskelet tümörleri kemik met.
 Radyasyon tedavisi öncesi
! Ürolitiazisi olan ya da öyküsü olanlarda dikkatli
kullanılmalıdır
 Dokuya seçici bir östrojen reseptör modülatörüdür.
Kemik mineral yoğunluğunu artırarak, vertebra kırık
riskini azaltabilir.
 Vertebra dışı kırık riski üzerine anlamlı bir etkisi yoktur.
 Raloksifen aynı zamanda meme kanseri riskini azaltabilir
ve endometriyum hiperplazisi veya vajinal kanamaya
neden olmaz, ancak venöz tromboemboli riskini artırır.
 Roloksifen tromboembolik olay riskini ve postmenopozal
kadınlarda sıcak basması gibi vazomotor semptomları
artırabileceği için hasta seçiminde dikkat edilmelidir
 RANKL a ( receptor activator of nuclear factor-
kappaB ligand ) karşı geliştirilmiş insan monoklonal
antikorudur
 Osteoklastların farklılaşması ve fonksiyonunu
engeller
 2010 FDA onayı
 Yüksek kırık riskli postmenopozal kadınlar
 Diğer tedavilere yanıtsız postmenopozal kadınlar
 2012 FDA onayı
 Yüksek kırık riskli erkek osteoporoz hastaları
 6 ayda bir 60mg subkutan enjeksiyon
 3 yıllık kullanım sonrasında
 Vertebral kırık riskini % 68
 Kalça kırığı riskini % 40
 Nonvertebral kırık riskini % 20 oranında azaltmaktadır.
 Subkutan 60 mg enjeksiyonlar halinde 6 ayda bir
kullanılır
 İlaç kullanımına ara verildiğinde kemik kaybı hızlı
olabilir, korumak için başka ajanlarla tedaviye
devam edilmelidir
 Hipokalsemi yapabilir, denosumab başlanmadan
önce kalsiyum düzeylerinin düzeltilmesi gerekir
 Ciddi deri enfeksiyonları ve raş riskini arttırabilir.
 Özellikle kanser hastalarında yüksek doz
kullanımında nadiren çene osteonekrozu ve atipik
femur kırıkları görülebilir
Özelik
Bifosfonat
Denosumab
Kimyası
Kimyasal
Monoklonal antikor
Hedef
Hidroksiapatitte bağlanır, ppp Seçici olarak RANKL
sentez inhibisyonu yapar
bağlanır
Dağılım
Kemik yüzeyi
Kan ve ekstraselüler sıvı
Hedef kemik hücresi
Matür osteoklast
Osteoklast öncülleri ve
matür osteoklast
Etki mekanizması
Osteoklast resorptif
fonksiyonunu ve sağkalımını
inhibe eder
Osteoklast oluşumunu,
fonksiyonunu ve
survivalını önler.
Osteoklasları azaltır
Veriliş şekli
Veriliş şekli Oral, IV
Subkutan
Etki süresi ve geri
dönüşebilirlik
Geri dönüşebilirlik yavaş
Tam geri dönüşebilir,
görece olarak hızlı
Bone 48 (2011) 677–692
 KMY ile
 KMY değişiklikleri çok yavaş oluşur
 Kısa süre içerisinde KMY değerlendirerek tedaviye
yanıtı belirlemek mümkün değildir
 İlaçların kırık azaltıcı etkilerinin KMY ile açıklanması
 Bifosfonatlar için %20
 Denosumab %35 vert, %84 kalça
 Teriparatid %33
 Str ranelat %74
 Raloksifen %4
 Kemik Döngüsü Belirteçleri
Osteoporos Int (2013) 24:23–57
Tedavi izlemi DXA ile 2 yıl aralıklarla yapılmalıdır.
Sekonder osteoporozu olanlar, teriparatid kullananlar ve
glukokortikoid osteoporozu tedavisi alanlarda ise DXA ile
KMY izlemi daha kısa aralıklarla (6 ay) yapılabilir.
Mevcut kanıtlar doğrultusunda bifosfonatlar için tedavi
süresi 3-5 yıldır.
 Teriparatid kullanım süresi18 ay ile sınırlıdır.
Yıllık boy ölçümü izlemde önemlidir. Yılda 2cm ve daha
fazla boy kısalması vertebral kırık oluşumu açısından
dikkate alınmalıdır.
Black D Bauer D. Schwartz A, Cummings S Rosen C: Continuing bisphosphonate treatment
for osteoporosis- for whom and for how long; N Eng J Med may 31.2012
Kırık riski
Tedavi süresi
Yok
Tedaviye gerek yok
Düşük kırık riski (10
yıllık kırık riski<%10)
Ortalama 5 yıl
Ara verme süresi
KMY düşene yada
kırık olana kadar
Orta kırık riski (10 yıllık 5-10 yıl
kırık riski%10-%20)
2-3 yıl (KMY düşer
yada kırık olursa daha
az)
Yüksek kırık riski (10
yıllık kırık riski>%20
yada frajilite kırığı)
1-2 yıl (KMY düşer
yada kırık olursa daha
az)
10 yıl
Endocrinol Metab Clin N Am 41 (2012) 487–506
 Kemik biyolojisine yeni bakış açısı; moleküler
düzeydeki osteoblast, osteoklast ve osteositler
arasındaki ilişkinin ve kemik hücre fonksiyonlarının
daha iyi anlaşılmasına yöneliktir.
 Hedef, farklı mekanizmalar üzerinden etki eden yeni
farmakolojik ajanların gelişimini sağlamak ve
farmakogenetik ile hastaya uygun ilacı belirlemektir
 Kemik formasyonunu artırması
 Aşırı kemik rezorpsiyonunu önlenmesi
 Kırıkların prevalansını azaltması
 Uygulama kolaylığı
 Düşük oranda yan etki
 Diğer ilaçlarla etkileşimi olmaması
 Düşük maliyet
 Hastaların yaşam kalitesini artırması
Lippuner K. The future of osteoporosis treatment - a research update.
Swiss Med Wkly 2012;142:13624.
 Osteoblast Üzerinde Etkili Olanlar
 Büyüme Hormonu
 Büyüme Faktörleri (PDGF, TGF-beta, FGF)
 BMP (kemik morfogenetik protein)
 Sklerostin inhibisyonu
 Vitamin D3 analogları; 2MD (2-metilen, 25dihidroksivitamin D3)
Deal C. Potential new drug targets for osteoporosis. Nat Clin Pract Rheumatol 2009
 Osteoklast inhibitörleri
 İntegrin inhibitörleri
 Katepsin K inhibitörleri
 RANK-Ligand İnhibitörleri
 Osteoprotogerin
 Proton pompa inhibitörleri
Deal C. Potential new drug targets for osteoporosis. Nat Clin Pract Rheumatol 2009
 Diğer SERM’ler
 Lazofoksifen
 Bazedoksifen
 Arzoksifen
 Selektif Androgen Reseptör Modülatörleri
(SARM’lar)
 Leptin
 Statin
 Tiazid Diüretikleri
Deal C. Potential new drug targets for osteoporosis. Nat Clin Pract Rheumatol
2009;5(1):20-7.
Romosozumab
 Sklerostin osteositlerden salgılanır ve osteoblast
aktivitesini inhibe eder
 Romosozumab sklerostine bağlanır ve kemik
formasyonunu arttırır
 Aylık 210 mg subkutan enjeksiyon ile femur boynu
ve lomber vertebra KMY lerinde artış bulunmuştur,
yıkımda azalma saptanmamıştır
Costa AG, Bilezikian JP. Sclerostin: therapeutic horizons based upon
its actions. Curr Osteoporos Rep 2012;10:64-72.
Odenakatip
 Osteoklasttaki lizozamal enzim olan katepsin-K
inhibisyonu osteoklastın rezorbsiyon etkisini baskılar
 Odenakatip ile tedavinin kemik formasyonunu
artırabileceğine dair bulgular vardır
 Haftalık doz ≥50 mg oral önerilir
 Kırıklarda anlamlı azalma sağladığı gösterilmiştir
 Doz kısıtlanması/ayarı gerekmez
 Güvenirlik olumlu
Helali AM. Cathepsin K inhibitors: a novel target but promising approach in the
treatment of osteoporosis. Curr Drug Targets 2013 Dec; 14(13):1591-600
 Sarakatinib (SCR kinaz inhibitörü)
 Kalsilitilik ilaçlar
 Dickkopf-1 antikorları
 Kök hücre tedavisi
Lippuner K. The future of osteoporosis treatment - a research update.
Swiss Med Wkly 2012;142:13624.
 Ooferektomi yapılan farelerdeki çalışmalarda oral
kalsiyuma duyarlı reseptör antagonistleri veya
kalsilitiklerin, endojen PTH salgılanmasını ve kemik
yapımını geçici olarak uyardığı ve kemik kaybını
önlediği gösterilmiştir.
Lippuner K. The future of osteoporosis treatment - a research update.
Swiss Med Wkly 2012;142:13624.
 Dkk -1 geni tarafından kodlanır.
 Serum Dickkopf-1 konsantrasyonları,
postmenopozal osteoporozlu kadınlarda ve düşük
KMY’li hastalarda belirgin olarak yüksektir.
 Dickkopf-1’e karşı yapılan antikorlar kemik üzerinde
anabolik etki sağlayabilir.
 Konu ile ilgili çalışmalar devam etmektedir
Zerbini CA, McClung MR. Odanacatib in postmenopausal women with low
bone mineral density: a review of current clinical evidence. Ther Adv
Musculoskelet Dis 2013;5:199-209.
 Düşmeden korunma
 Egzersizler
 Sırt ekstansör egzersizleri
 Postür egzersizleri
 Denge egzersizleri
 Yürümenin değerlendirilmesi
 Yardımcı cihazlar
 Gerekirse spinal ortezler
 Yeni çıkan tedavi ajanları ile tedavi seçimi daha da
karmaşık hale gelmiştir.
 Tedavi kanıta dayalı tıp prensiplerine ve kabul gören
kılavuzlara göre düzenlenmelidir.
 IOF e göre ulusal kılavuzlar hazırlanırken ülkelerin
sağlık sistemi ile özel koşulları göz önünde
bulundurulmalıdır.
Teşekkür ederim
Download

osteoporoz tedav*s*nde güncellemeler