1
TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ – OCAK 2014 (SAYI: 26)
(Ekim 2013 TÜİK HİA Verilerinin Değerlendirilmesi)
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ekim 2013 Hanehalkı İşgücü İstatistikleri, 15 Ocak
2014 tarihli Haber Bülteni ile açıklanmıştır. Bu çalışmanın ilk bölümünde söz konusu
veriler kapsamında işgücü piyasasında son bir yıllık dönemde ön plana çıkan gelişmeler,
ana başlıklar halinde özetlenecektir. İkinci bölümde, işgücü piyasasında Ekim 2013
sonrası dönemdeki güncel gelişmelerin görülebilmesi amacıyla Türkiye İş Kurumu’nun
(İŞKUR) açıkladığı işsizlik ödeneğine başvuranların sayısındaki gelişmeler ile reel
kesimin ve tüketicilerin anketlerden elde edilen istihdama yönelik beklentilerinden
yararlanılacaktır. Üçüncü bölümde ise Genel Değerlendirme yapılmıştır.
I. SON BİR YILDA İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ GELİŞMELER
(Ekim 2013 İTİBARİYLE)
a.
İŞGÜCÜ KOMPOZİSYONU:
“İşgücü artışı sert biçimde geriledi.”
Son bir yılda Türkiye’de 15 yaş ve üzerindeki nüfus 861 bin kişi artmış; 521 bin kişi çeşitli
nedenlerle işgücü piyasasının dışında kalanlara eklenmiştir. Böylece işgücü artışı 340
bin kişi olmuştur (Grafik 1). 2012 Ekim döneminde yıllık bazda 1 milyon 112 bin kişi olan
işgücü artışı 2013 Ekim döneminde %69 oranında azalmıştır. Yıllık işgücü artışı Eylül
2012’den itibaren hızla yükselerek Şubat 2013’te 1 milyon 372 bine varmış, Temmuz
2013’ten itibaren ivme kaybetmiştir.
İşgücü içinde istihdam edilenler 139 bin kişi, işsiz sayısı 202 bin kişi artmıştır.
Grafik.1 – İşgücü Kompozisyonunda Değişim
(*) İşgücüne dahil olmayanlar.
2
b. İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI:
“Kadınların işgücüne katılma oranı 2008 Krizi’nden beri ilk kez geriledi.
İşgücüne dahil olmayanlar kitlesi büyüdü.”
İşgücüne katılma oranı, Ekim 2013 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puan
azalarak %50,8’e düşmüştür. Oran, kadınlarda 0,1 puan, erkeklerde 0,2 puan, gençlerde ise
0,8 puan azalmıştır (Tablo 1a).
Kadınların işgücüne katılma oranı, 2008 Krizi’nden beri ilk kez 2013 Sonbaharı’nda azalmış
olmaktadır. Buna karşılık, 2013 Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre söz
konusu oran kadınlarda 1,5 puan daha yüksek oluştuğu gibi, toplamda da 1,1 puan yüksek
düzeyde ölçülmüştür. Dolayısıyla, işgücüne katılım oranındaki gerileme yeni bir olgudur.
Bir yıl önce işgücü piyasasında bulunmayan 78 bin “ev kadını” ve 75 bin “iş bulma ümidi olmayan”
kişi çalışma talebiyle iş aramaya başlamıştır. Buna karşılık, 276 bin “öğrenci”, 198 bin “emekli”,
bin “mevsimlik çalışan”, 65 bin “iş aramayan ancak bulduğu takdirde çalışmaya hazır olan” ve 79
bin “çalışamaz halde olan” kişi işgücü piyasasının dışına çıkmıştır. 2013 Ekim döneminde 521 bin
kişi artan işgücüne dahil olmayanlar sayısı, bir önceki yılın aynı döneminde 39 bin kişi azalmıştı.
Tablo.1a – İşgücü Piyasasında Gelişmeler (Nüfus Grupları İtibariyle)
Türkiye
(Ekim 2013 itibariyle)
Kurumsal Olmayan Nüfus
15 + Yaş Nüfus
Toplam İstihdam
-Zamana Bağlı Eksik İstihdam
-Yetersiz İstihdam
-Tam Zamanlı İstihdam
İşsizler
İşgücüne Dahil Olmayanlar
-İş Bulma Ümidi Olmayan
-İş Aramayan, Çalışmaya Hazır
-Mevsimlik Çalışan
-Ev Kadını
-Öğrenci
-Emekli
-Çalışamaz Halde
-Diğer
Erkek
Kadın
Bin Kişi
Değişim (*)
Bin Kişi
Değişim (*)
74.717
55.862
25.648
481
465
25.167
2.743
27.471
565
1.349
41
11.611
4.611
3.958
3.611
1.724
846
861
139
-33
89
172
202
521
-75
65
1
-78
276
198
79
54
37.152
27.533
18.089
340
372
17.749
1.639
7.805
316
424
6
2.348
3.078
1.292
341
431
442
158
12
76
146
95
189
-97
25
-2
148
131
3
-19
Bin Kişi
37.565
28.328
7.559
141
93
7.418
1.104
19.665
249
925
35
11.611
2.264
880
2.319
1.383
Genç Nüfus (15-24)
Değişim (*)
Bin Kişi
Değişim (*)
415
418
-19
-45
13
26
107
331
22
40
3
-78
128
67
76
73
11.577
11.577
3.658
67
83
3.591
874
7.045
-
-13
-13
-130
-8
-3
-122
38
78
-
39,1
19,3
22,5
-0,8
1,2
0,8
50,8
-0,2
71,7
-0,2
30,6
-0,1
9,7
0,6
8,3
0,4
12,7
1,1
İşsizlik Oranı, %
11,9
0,5
9,5
0,2
18,7
0,9
Tarım Dışı İşsizlik Oranı, %
* Ekim 2013 dönemi itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre değişimi ifade etmektedir.
İşgücüne Katılma Oranı, %
3
c. İSTİHDAM:
“Toplam istihdam artışı çok cılız. Tarım dışı istihdam artışı da zayıfladı. Kadın
ve genç istihdamı geriledi. İstihdam deposu hizmetler sektörü hız kesti.
Sanayide istihdam artışı güçlenerek devam etti. Mevsim özelliğine rağmen
tarım istihdamında önemli kayıp var. Kayıtdışı istihdamdaki azalış ve ücretli
istihdamındaki artış, hatırı sayılır boyutlarda…”
İstihdam oranı Ekim 2013’te bir yıl önceye göre 0.5 puan azalarak %45,9’a düşmüştür. Üstelik,
Ekim 2012-Nisan 2013 döneminde %4-5 aralığında seyreden toplam istihdam artış oranı,
Mayıs’tan itibaren giderek zayıflamış ve Ekim 2013 döneminde %0,5’e düşmüştür (Tablo 2).
Tarım-dışı istihdam artışı gerilemiş, Ekim 2012’de 993 bin kişi olan artış, Ekim 2013’te 433 bin
kişiye, artış hızı ise %5,5’ten %2,3’e inmiştir. (Tablo 2 ve Grafik 3).
Tablo 2: Türkiye’de İşsizliğin ve İstihdamın Aylar İtibariyle Değişimi
Bir Önceki Yılın Aynı Ayına Göre
İşsiz Sayısı (Yüzde)
İşsizlik Oranı (Puan)
Toplam İstihdam (Yüzde)
Tarım Dışı İstihdam (Yüzde)
İmalat Sanayi İstihdamı (Yüzde)
Ücretli İstihdamı (Yüzde)
2013 Ocak
Şubat
Mart
Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos
8,5
6,0
7,1
8,9
11,2
13,4
15,6
0,4
0,1
0,2
0,3
0,6
0,8
0,9
4,1
5,2
4,9
4,3
3,4
2,9
5,0
6,2
5,8
5,4
4,9
4,3
4,4
4,9
5,0
5,4
6,3
5,6
7,3
6,8
6,3
5,3
Eylül
Ekim
14,8
11,5
7,9
1,0
0,8
0,6
2,4
2,3
1,3
0,5
3,6
3,4
2,5
2,3
5,8
4,6
5,2
4,8
4,0
4,8
3,8
4,0
2,4
2,6
Son bir yılda istihdam 139 bin kişi gibi çok zayıf bir artış göstermiş, bu artışa erkekler ve kentsel
kesim kaynaklık etmiştir. Erkekler istihdama 158 bin kişi ile katkıda bulunurken, kadınların
istihdamı 19 bin kişi azalmıştır. İstihdam kentsel kesimde 276 bin kişi artarken, kırsal kesimde
138 bin kişi azalmıştır (Tablo 1a ve Tablo 1b).
Ekim 2013 döneminde genç istihdamında 130 bin kişilik azalış gerçekleşmiş ve gençlerin
istihdam oranı Ekim 2012’de %32,7 iken, Ekim 2013’te 1,1 puan düşerek %31,6’ya inmiştir. Aynı
dönemde gençlerin işgücüne katılma oranı da 0,8 puan azalmıştır.
4
Tablo.1b – İşgücü Piyasasında Gelişmeler (Kent-Kır İtibariyle)
(Ekim 2013 itibariyle)
Kurumsal Olmayan Nüfus
15 + Yaş Nüfus
Toplam İstihdam
-Zamana Bağlı Eksik İstihdam
-Yetersiz İstihdam
-Tam Zamanlı İstihdam
İşsizler
İşgücüne Dahil Olmayanlar
-İş Bulma Ümidi Olmayan
-İş Aramayan, Çalışmaya Hazır
-Mevsimlik Çalışan
-Ev Kadını
-Öğrenci
-Emekli
-Çalışamaz Halde
-Diğer
Türkiye
Bin Kişi Değişim (*)
74.717
55.862
25.648
481
465
25.167
2.743
27.471
565
1.349
41
11.611
4.611
3.958
3.611
1.724
846
861
139
-33
89
172
202
521
-75
65
1
-78
276
198
79
54
Kent
Bin Kişi Değişim (*)
51.011
38.287
16.806
236
335
16.570
2.182
19.299
324
978
12
8.311
3.522
3.058
1.687
1.406
Kır
Bin Kişi Değişim (*)
484
523
276
-33
54
309
105
142
-42
81
-6
-284
183
91
49
70
İşgücüne Katılma Oranı, %
50,8
-0,2
49,6
0,3
İşsizlik Oranı, %
9,7
0,6
11,5
0,3
Tarım Dışı İşsizlik Oranı, %
11,9
0,5
11,9
0,4
* Ekim 2013 dönemi itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre değişimi ifade etmektedir.
23.706
17.575
8.842
245
129
8.597
561
8.172
240
370
29
3.300
1.090
900
1.925
318
362
338
-138
0
34
-138
96
379
-34
-16
7
206
93
107
31
-16
53,5
6,0
11,9
-1,3
1,1
0,7
Kadın istihdam oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre %27,2’den %26,7’ye
düşmüştür. Kadın istihdamındaki düşüş, kırsal kesimden ve tarım sektöründen
kaynaklanmıştır. Kadın istihdamı tarımda 171 bin kişi azalırken, hizmetler sektöründe
129 bin, sanayide 21 bin ve inşaatta bin kişi artmıştır (Tablo 3).
Hizmetler sektörünün alt sektörleri incelendiğinde, kadın istihdamının artışın sırasıyla
“toptan ve perakende satış”, “eğitim”, “insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri”,
“idari ve destek hizmet faaliyetleri” alt sektörlerinde en fazla arttığı, “bilgi ve iletişim”,
“finans ve sigorta faaliyetleri”, “gayrimenkul faaliyetleri”, “kamu yönetimi ve savunma”
ve “kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor” alt sektörlerinde ise daraldığı
görülmektedir.
Tablo.3 – Sektörel İstihdam Gelişmeleri
(Bin kişi)
Tarım
Sanayi
İnşaat
Hizmetler
Toplam
Tarım-dışı
Ekim 2013
Erkek Kadın Toplam
3.162
2.866
6.028
3.848
1.050
4.898
1.890
64
1.954
9.190
3.577
12.767
18.089
7.559
25.648
14.927
4.693
19.620
Değişim(*)
Erkek
Kadın Toplam
-123
-171
-294
145
21
166
67
1
68
71
129
200
158
-19
139
281
152
433
Kent
12.361
4.445
16.806
95
182
276
Kır
5.729
3.113
8.842
64
-201
-138
* Ekim 2013 dönemi itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre değişimi ifade etmektedir.
5
İstihdam edilen erkek sayısı 158 bin kişi artmıştır. Bu artışın 145 bin ile çok büyük bir
bölümünü sanayi sektörü sağlamış; inşaat 67 bin, hizmetler sadece 71 bin kişi katkıda
bulunmuştur. Tarımda erkek istihdamı 123 bin kişilik kayba uğramıştır (Tablo 3).
Toplam istihdama katkı açısından, hizmetler sektörü 200 bin kişi ile ilk sırada yer alırken,
sanayi sektörü 166 bin kişilik istihdam artışı ile ikinci sırada gelmiştir. Sanayinin alt sektörleri
itibariyle nitelik gerektiren imalat sanayii 177 bin gibi önemli bir katkı sağlamış, toplam
istihdamdaki payını 0,6 puan yükseltmiş ve yıllık istihdam artış hızını Ekim 2012’deki
%2,1’den %4’e çıkarmıştır. Olumlu bir gelişmedir.
Yıllık bazda değerlendirildiğinde, hizmetlerin alt sektörleri itibariyle istihdam, 117 bin kişi ile
“idari ve destek hizmet faaliyetleri”, 57 bin kişi ile “ulaştırma ve depolama i”, 54 bin kişi ile
“konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri”, 49 bin kişi ile “finans ve sigorta faaliyetleri”nde en
fazla artmıştır.
Tablo.4– İstihdamda Bir Önceki Yıla Göre Değişim, (Bin Kişi)
Tarım
Sanayi
İnşaat
Hizmetler
TOPLAM
2012 Ocak-Ekim Ortalama
2013 Ocak-Ekim Ortalama
Değişim
6.099
-42
6.141
4.956
217
4.739
1.778
70
1.708
12.208
12.727
519
24.796
25.561
765
2013 yılının ilk 10 ayı itibariyle, bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam istihdam 765 bin
kişi, hizmetler sektörü istihdamı 519 bin kişi, sanayi sektörü istihdamı 217 bin kişi ve inşaat
sektörü istihdamı 70 bin kişi artmıştır. Tarım sektörü istihdamı ise 42 bin kişi azalmıştır
(Tablo 4 ve Grafik 4).
Tablo.5– İşteki Durum İtibariyle İstihdam Gelişmeleri
Bin Kişi
Yüzde Dağılım
(Ekim 2013 itibariyle)
2012
2013
Değişim(*) 2012
2013 Değişim(*)
Ücretli ve Yevmiyeli
417
63,5
64,8
1,3
16.207 16.624
İşveren ve Kendi Hesabına Çalışan
5.909
5.812
-97
23,2
22,7
-0,5
Ücretsiz Aile İşçisi
-182
13,3
12,5
-0,8
3.393
3.211
Toplam
25.509 25.648
139 100,0 100,0
* Ekim 2013 dönemi itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre değişimi ifade etmektedir.
Yaratılan istihdama işteki durum itibariyle bakıldığında, ücretli veya yevmiyeli olarak
çalışanların sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,6 oranında ve 417 bin kişi
arttığı, toplam istihdamdaki payının 1,3 puan yükseldiği görülmektedir. Bu olumlu bir
gelişmedir. Öte yandan, Ekim 2013 döneminde ücretsiz aile işçilerinin sayısı 182 bin kişi,
toplam istihdamdaki payı 0,8 puan azalmıştır (Tablo 5).
Ocak-Ekim 2013 itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre işveren olarak çalışan kişilerin
sayısı %4,3 ve ücretsiz aile işçilerinin sayısı %0,9 azalırken, ücretli veya yevmiyelilerin sayısı
%4,8; kendi hesabına çalışanların sayısı %2,1 artmıştır (Grafik 5).
6
Ekim 2013 döneminde kayıtdışı istihdamda kaydedilen oransal azalmayla birlikte, mutlak
düzeyinin de son bir yılda 822 bin kişi azalmış olması memnuniyet vericidir. Söz konusu sayısal
değişim ağırlıklı olarak erkek çalışanlardan kaynaklanmış, kayıtdışı kadın istihdamındaki azalış
264 bin kişi olmuştur. Kayıtdışı istihdam tarımda 378 bin kişi, tarım-dışı sektörlerde 444 bin kişi
azalmıştır. Ekim 2012’de %39,7 olan kayıtdışı istihdam oranı Ekim 2013’te %36,3’e gerilemiştir.
Ocak-Ekim 2013 döneminde ücretli ve yevmiyeliler açısından kayıtdışı istihdam oranı 2 puanlık
azalışla %20,2 seviyesine gerilemiştir (Grafik 6). Söz konusu dönemde, bu kapsamdaki kayıtdışı
istihdamda 166 bin kişilik azalma ortaya çıkmıştır.
İstihdam edilenlere eğitim durumuna göre bakıldığında, yükseköğrenim mezunlarının en yüksek
istihdam oranına sahip olduğu, onları meslek lisesi mezunlarının izlediği görülmektedir (Grafik 7).
Öte yandan, net istihdam artışındaki yıllık değişimin eğitim durumuna göre dağılımı
incelendiğinde, istihdam artışının %47,3’ünü yükseköğretim mezunlarının oluşturduğu, ikinci
sırayı %35,4 ile meslek lisesi mezunlarının aldığı görülmektedir. Genel lise mezunlarının istihdam
artışına katkısı ancak % 17,2 seviyesinde kalmıştır. Ekim 2013’te 110 bin kişilik azalış görülen
lise altı eğitimlilerin istihdamı Ekim 2012’de 48 bin kişi artmıştı. Son bir yıllık dönemde işgücü
piyasasının nitelik talebinde ortaya çıkan dalgalanma açıklanmaya muhtaçtır (Grafik 8).
7
d. İŞSİZLİK:
“Bir yıl önceye göre işsizlik oranı 0,6 puan; işsiz sayısı artışı 6,2 puan yükseldi.
İşgücüne katılma oranındaki sert düşüş, işsizliğin daha da büyük bir oranda
çıkmasını engelledi. İşsizlik artışı ağırlıklı olarak kırsal kesimden, kadınlardan
ve lisealtı eğitimlilerden geldi. Genç işsizliği ve kadın işsizliği arttı. Klasik
işsizlik oranı Euro Bölgesi’nde Türkiye’den yüksek seyrediyor. En geniş işsizlik
tanımına göre Türkiye’de işsizlik oranı %17,1 ve 5 milyon 179 bin işsiz var.”
İşsizlik oranı Eylül 2012’de başladığı yükseliş trendini sürdürmüş, Ekim 2013’te bir yıl önceye
göre 202 bin kişi ve 0,6 puan artarak, %9,1’den %9,7’ye yükselmiştir (Tablo 1a, 1b ve Grafik
9). İşsiz sayısındaki yıllık artış oranı da Ekim 2012’de %3,5 iken Ekim 2013’te %7,9 düzeyine
çıkmıştır (Tablo 2).
İşgücüne katılma oranındaki sert düşüş, işsizliğin daha da büyük bir oranda çıkmasını
engellemiştir.
Mevsimsel düzeltilmiş işsizlik oranı ise bir önceki döneme (Eylül 2013) göre 0,3 puan
azalmıştır.
Öte yandan, işsizlik oranının Küresel Kriz öncesini ifade eden Ekim 2007 seviyesinin (%10,2)
altına inmesi olumludur. Ancak, işsiz sayısı aynı döneme göre 378 bin kişilik artış
göstermiştir.
İşsizlik artışı ağırlıklı olarak kırsal kesimden gelmiştir.
İşsizlik oranı kadınlarda %12,7 ile erkeklere (%8,3) göre daha yüksektir. İşsizlik oranı
erkeklerde 0,4 puan, kadınlarda daha fazla, 1,1 puan artmıştır. Erkek işsizlerin sayısı 95 bin,
kadın işsizlerin sayısı 107 bin kişi büyümüştür (Tablo 1a).
Genel işsizlik oranlarına bakıldığında, genç nüfusun daha kırılgan olduğu görülmektedir.
İşsizlik oranı genç nüfusta %19,3’e yükselmektedir. Ekim 2013’te genç işsizlik oranı bir
önceki yıla göre 1,2 puan artmıştır. Kentlerde genç işsizliği oranı %21,4 ile çok yüksek bir
seviyededir; bu oran, bir önceki yıla göre genç erkeklerde 0,5 puan artarken, genç kadınlarda
1,3 puan azalmıştır.
Tarım-dışı sektörlerde gençlerin ve kadınların söz konusu kırılganlığı çok daha fazladır.
Nitekim tarım sektörü dışarıda bırakıldığında işsizlik oranı, gençlerde %22,5’e, kadınlarda ise
%18,7’ye yükselmektedir. Erkeklerde bu oran %9,5’dir.
8
Tarım-dışı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,5 puan artarak %11,9 olmuştur
(Grafik 9). Mevsim etkilerinden arındırılmış tarım-dışı işsizlik oranı ise bir önceki döneme
(Eylül 2013) göre 0,4 puan azalmıştır.
İşsizlikteki artışın sektörel kaynakları incelendiğinde mutlak sayılar açısından hizmetler
sektörünün en önde olduğu, onu tarım sektörünün izlediği görülmektedir. Oransal açıdan ise
tarım sektörü en fazla işsiz üretmiştir. Öte yandan, ilk kez iş arayanların sayısında da 25 bin
kişilik artış olduğu izlenmektedir (Tablo 6).
Tablo.6 – Daha Önce Çalıştığı Sektörlere Göre İşsizler
(Ekim 2013 dönemi itibariyle)
2012
Bin Kişi
2013
Bin Kişi
Değişim(*)
2012
Dağılım
2013
Dağılım
Tarım
48
134
182
5,3
6,6
Sanayi
-19
486
467
19,1
17,0
İnşaat
9
341
350
13,4
12,8
Hizmetler
119
1.182
1.301
46,5
47,4
8 yıldan önce işten ayrılanlar
21
83
104
3,3
3,8
İlk kez iş arayan
25
315
340
12,4
12,4
Toplam
2.541
2.743
202
100,0
100,0
* Ekim 2013 dönemi itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre değişimi ifade etmektedir.
Değişim(*)
1,3
-2,1
-0,6
0,9
0,5
0,0
İş bulma ümidi olmayanlar ve iş bulduğu takdirde çalışmaya hazır olan diğer kişilerin sayısı,
Ekim 2012’de 170 bin kişi artmışken, Ekim 2013’te 11 bin kişi azalmıştır. Bu değişimin
kaynağı araştırılmalıdır. Söz konusu azalışta, iş bulma ümidi olmayan kişilerin sayısındaki
azalış belirleyici olmuş, bu kişilerin sayısı 75 bin kişi azalırken, çalışmaya hazır olan diğer
kişilerin sayısı ise 65 bin kişi artmıştır (Grafik 10).
İşsizlere eğitim durumuna göre bakıldığında, genel lise mezunlarının en yüksek işsizlik
oranlarına sahip olduğu anlaşılmaktadır (Grafik 11). İşsiz sayısında kaydedilen 202 bin kişilik
artışın %73,2’si lise altı eğitimlilerin, %24,6’sı yükseköğretim mezunlarının işsiz kalmasından
kaynaklanmıştır (Grafik 12).
Meslek lisesi mezunlarının işsizlik bulguları ise çok olumludur (%3).
İşsizlik süreleri itibariyle ise, Ekim 2013 döneminde 5 ay ve daha kısa süreden beri iş arayan
işsizlerin toplam işsizler içindeki payı açısından %62,2 ile çoğunlukta olduğu görülmektedir
9
(Grafik 13).. Bu grubun işsizler içindeki payı 0,9 puan artarken, 1 yıl ve daha uzun süredir iş
arayanların payı 0,9 puan azalmış, 6-11 ay süredir iş arayanların payı 0,1 puan artmıştır. Bu
durum, son bir yıllık dönemde konjonktürel işsizliğin önemini koruduğuna işaret etmektedir.
2013 Ekim döneminde Türkiye’nin klasik işsizlik oranı açısından durumu diğer ülkelerle
karşılaştırıldığında, dünyadaki belli başlı 44 ülke içinde işsizliğin en yüksek olduğu 12’nci ülke
pozisyonunda bulunduğu anlaşılmaktadır (Grafik 14). Türkiye işsizlik oranının yüksekliği
açısından Ekim 2012’de 13. sıradaydı.
Öte yandan, Euro Bölgesi’nde işsizlik oranı Türkiye’den yüksek seyretmektedir.
Alternatif İşsizlik Oranları
İşgücü piyasasındaki gelişmeleri daha sağlıklı takip ve analiz edebilmek açısından, klasik işsizlik
tanımı yanında alternatif işsizlik tanımları da kullanılabilmektedir1. Alternatif tanımlarla klasik
tanım birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki tespitler ön plana çıkmaktadır.
•
U-1 tanımlı yeni işsizler açısından, işsizlik oranında klasik tanıma göre daha zayıf bir
artış görülmektedir.
•
U-3 tanımında yer alan iş bulma ümidi olmayanlar dahil edildiğinde oran klasik
tanımdan daha düşük bir işsizlik artışı göstermiştir.
•
İşgücü piyasasının dışında kalan önemli miktarda bir potansiyel nüfus bulunmaktadır.
Potansiyel nüfusun işsizlik tanımına dahil edilme derecesine bağlı olarak en geniş
tanımlı işsizlik oranı (U-6) %17,1 olarak gerçekleşmiştir (Tablo 7).
•
U-6 işsizlik tanımına göre işsiz sayısı 5 milyon 179 bin kişidir.
Tablo 7: Alternatif İşsizlik Oranları
Ekim Ekim
(Yüzde)
2012
2013
Fark
(Puan)
U-1 Yeni İşsizler
U-2 Klasik Tanım
U-3 Ümitsizler
5,6
9,1
11,1
6,0
9,7
11,4
0,4
0,6
0,3
U-4 Çalışmaya Hazırlar
U-5 Mevsimlik ve Z.B.E.İ.
U-6 Hepsi Dahil
14,9
11,0
16,7
15,4
11,5
17,1
0,5
0,5
0,4
Alternatif tanımlar:
U-1 Beş ay ve daha kısa süredir iş arayanları
U-2 TÜİK tarafından açıklanan klasik tanımı
U-3 Klasik tanım + iş bulma ümidi olmayanları
U-4 Klasik tanım + ümitsizleri + iş aramayıp çalışmaya
hazır olanları
U-5 Klasik tanım + mevsimlik çalışanları + zamana
bağlı eksik istihdamı (Z.B.E.İ)
U-6 Klasik tanım + ümitsizleri + iş aramayıp çalışmaya
hazır olanları + mevsimlik çalışanları + zamana bağlı
eksik istihdamı içermektedir.
1
Alternatif işsizlik tanımlamaları hakkında detaylı bilgi için, Z. Yükseler ve E. Türkan, “Türkiye’de Hanehalkı:
İşgücü, Gelir, Harcama ve Yoksulluk Açısından Analizi” TÜSİAD, Koç Üniversitesi EAF ve TCMB Büyüme
Dizisi No.2 (Mart 2008) adlı yayına bakılabilir.
10
(*) 3. çeyrek
(**) Ağustos 2013
(***) Eylül 2013
Kaynak: The Economist, Türkiye için TÜİK, derleyen TİSK
11
II.
İŞGÜCÜ PİYASASI İLE İLGİLİ KISA VADELİ BEKLENTİLER
a. İŞSİZLİK ÖDENEĞİ İÇİN BAŞVURANLAR:
“İşsizlik, Ekim’i izleyen aylarda artma eğiliminde; işsizlik ödeneğine başvuru
sayısı Kasım ve Aralık 2013’te Ekim ayına göre yükseldi. İşsizlik ödeneği
başvuruları 2013 yılında 763 bin kişi ile 2009 Kriz yılının çok üzerine çıktı.”
İşsizlik sigortası kapsamında işsizlik ödeneği talep edenlerin sayısı ile ilgili olarak
İŞKUR tarafından derlenen bilgiler, işgücü piyasası hakkında TÜİK’in Hanehalkı
İşgücü Araştırmasına göre daha güncel eğilimler sunmaktadır.
İŞKUR verilerine göre, işsizlik ödeneğine başvuranların sayısı 2007 yılında 246 bin
iken, 2009 yılında Krizin etkisiyle 546 bine varmış, 2010’da 427 bine gerilemiştir.
Başvuru sayısı 2011’de 441 bine, 2012’de 609 bine yükselmiş; 2013’de ise 763 bin
kişi ile 2009 Kriz yılının çok üzerine çıkmıştır.
Başvuru sayısı aylık olarak incelendiğinde ise, 2013 yılı Şubat-Haziran döneminde
aylık 50 bin-60 bin kişi bandında seyreden başvuruların Temmuz’da 91 bine çıktığı,
sonrasında dalgalandığı, Ekim’de 52 bin olan sayının Kasım’da 70 bine, Aralık’ta 74
bine yükseldiği görülmektedir. Kısaca, işsizlik Ekim 2013’ü izleyen aylarda yükselme
eğilimindedir (Grafik 15 ve 16).
12
b. REEL KESİMİN İSTİHDAM, TÜKETİCİLERİN İŞSİZLİK BEKLENTİLERİ
“Reel kesim ve tüketici Kasım ve Aralıkta işsizlikte artış bekliyor”.
Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilen İktisadi Yönelim Anketi’nde imalat
sanayinde faaliyet gösteren 2.300 bin civarında reel kesim katılımcısından gelecek
üç aydaki istihdam beklentileri de sorulmaktadır. Söz konusu istihdam beklentilerinde
Nisan 2013 itibariyle “istihdam artacak” diyenlerin oranı genel eğilim olarak
küçülürken, “istihdam azalacak” diyenlerin oranı genel eğilim olarak büyümeye
başlamış ve izleyen aylarda bu eğilim artarak devam etmiştir. Kasım ve Aralık ayları
için belirtilen beklentilerde Ekim’e kıyasla kötümserlikte belirgin bir artış dikkati
çekmektedir (Grafik 17). Bununla birlikte “değişmeyecek” görüşü ağırlıktadır
İmalat sanayii istihdamı ile paralel bir seyir izleyen reel kesim istihdam beklentilerinde
kötümserliğin artması, önümüzdeki aylarda istihdamın sabit kalacağını ya da
azalacağını düşündürmektedir.
Diğer taraftan, TÜİK ve Merkez Bankası tarafından ortaklaşa yapılan Tüketici Güven
Endeksi kapsamında, daha önceki dönemlerde iş bulma olanakları ile ilgili soru, AB
ile uyum kapsamında gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısı beklentisine
dönüştürülmüştür. Bu çerçevede tüketicilere geleceğe yönelik olarak işsiz sayısı
beklentileri sorulmaktadır. Endeksin 100’den küçük olması tüketici güveninde
kötümser durumu ifade etmektedir. Tüketicinin işsiz sayısı ile ilgili güveni, endeksin
hesaplanmaya başladığı 2012 yılının başından bu yana kötümser alanda
seyretmekte ve gitgide azalmaktadır. Aralık 2013 itibariyle 81,8 seviyesine inen
endeks, bir önceki yılın aynı dönemine göre tüketicinin istihdama bakışında daha
kötümser hale geldiğine işaret etmektedir (Grafik 18).
13
c. GENEL DEĞERLENDİRME
Ekim 2013 itibariyle TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları, İŞKUR’un
derlediği işsizlik ödeneğine başvuranların sayısındaki gelişmeler ve kısa vadeli
istihdam beklentilerine yönelik olarak yapılan anketlerin sonuçları birlikte
değerlendirildiğinde, son bir yıllık dönemde işgücü piyasasında ön plana çıkan
temel sonuçlar ve ana değişim eksenleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
•
İşgücü artışı sert biçimde geriledi.
•
Kadınların işgücüne katılma oranı 2008 Krizi’nden beri ilk kez geriledi.
İşgücüne dahil olmayanlar kitlesi büyüdü.
•
Toplam istihdam artışı çok cılız. Tarım dışı istihdam artışı da zayıfladı.
Kadın ve genç istihdamı geriledi.
•
İstihdam deposu hizmetler sektörü hız kesti. Sanayide istihdam artışı
güçlenerek devam etti. Mevsim özelliğine rağmen tarım istihdamında
önemli kayıp var.
•
Kayıtdışı istihdamdaki azalış ve ücretli istihdamındaki artış, hatırı sayılır
boyutlarda.
•
Bir yıl önceye göre işsizlik oranı 0,6 puan; işsiz sayısı artışı 6,2 puan
yükseldi.İşgücüne katılma oranındaki sert düşüş, işsizliğin daha da
büyük bir oranda çıkmasını engelledi. İşsizlik artışı ağırlıklı olarak kırsal
kesimden, kadınlardan ve lisealtı eğitimlilerden geldi.
•
Genç işsizliği ve kadın işsizliği arttı.
•
Klasik işsizlik oranı Euro Bölgesi’nde Türkiye’den yüksek seyrediyor. En
geniş işsizlik tanımına göre Türkiye’de işsizlik oranı %17,1 ve 5 milyon
179 bin işsiz var.
•
İşsizlik, Ekim’i izleyen aylarda artma eğiliminde; işsizlik ödeneğine
başvuru sayısı Kasım ve Aralık 2013’te Ekim ayına göre yükseldi. İşsizlik
ödeneği başvuruları 2013 yılında 763 bin kişi ile 2009 Kriz yılının çok
üzerine çıktı.
•
Reel kesim ve tüketici Kasım ve Aralıkta işsizlikte artış bekliyor.
Yayın hakları TİSK’e aittir, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
14
Download

TİSK İşgücü Piyasa Bülteni