Kasýmaalý Cantöþev
(1904 - 1968)
Kasýmaalý Cantöþev, Isýkköl ili Tüp ilçesi Tepke
köyünde 1904'te doðdu. Önce köyündeki okulda okudu
sonra Biþkek'teki Pedagoji Yüksek Okulunu 1930'da
bitirdi.
Sanat faaliyetine, Pedagoji Yüksek Okulunda
okurken piyes yazmakla baþladý. "Karaçaç", "Alým
menen Mariya (Alým ile Mariya)", "Dardaþ" adlý piyesleri
ile kabiliyetli gençlerden olduðunu kanýtladý. K. Cantöþev
ayný zamanda nesir eserler de yazdý. O, 1938 yýlýnda "Eki
Caþ (Ýki Genç)" hikayesini yayýmladý. Ondan bir sene
sonra "Kanýbek" romanýnýn birinci kitabýný yayýmladý. Bu
romanýyla o yetenekli romancý olarak da tanýndý.
K. Cantöþev, sonra "Han-Teñirlik Çaban (Han-Teñirli Çoban)" romanýný, birkaç hikaye ve piyes eserlerini
yazdý. K. Cantöþev dünya edebiyatýndan Kýrgýzca'ya eserler tercüme etti. Birçok unvan ve ödülün sahibidir.
ESERLERÝ:
Eki Caþ (Ýki Genç), Hikaye, Frunze, 1938, 103 s.
Kanýbek, Roman 1. Kitap, Kýrgýzmambas, Frunze,
1939, 275 s.
Kanýbek, Roman 2. Kitap, Kýrgýzmambas, Frunze,
1941, 153 s.
Kanýbek, Roman 3. Kitap, Kýrgýzmambas, Frunze,
1948, 239 s.
Calýnduu Caþtar (Ateþli Gençler), Hikaye, Kýrgýzmambas, 1951, 350 s.
Aþuu Aþkan Suu (Yüksek Dað Geçidini Aþan Su),
Kýrgýzokuupedmambas, Frunze, 1955, 300 s.
Eki caþ (Ýki Genç), Hikaye, kýsa hikaye ve denemeler, Kýrgýzmambas, Frunze, 1955, 211 s.
Tandalgan Çýgarmalar, 1-3- tomdor (Eserlerinden
Seçmeler 1.-3. ciltler), Kýrgýzstan, Frunze, 1972.
Roman
KANIBEK
KANIBEKTÝ ÖLTÜRMÖK BOLUÞTU
- Bul emne degen maskaraçýlýk? - dep bakýrganda
Supahandýn oozunan þilekeyi çaçýrap, eki cama-cayýnan
köbük çýgýp turdu.
- Ardaktagan erke kýz, küröndüdö catkan kul
menen oynoyt degen emne? El uksa emne betibiz kalat?
- dep Aynýsahan Supahanga koþulup lakýldoodo.
- O, beti tügöngön þermende! - dep Anarhandý
Supahan eki muþtap, bir çýmçýp aldý.
- Cön ele oynodum ele, - dep Anarhan þoloktoodo.
- Bas ünüñdü… Tübüñ ýlay, oþon üçün ýlay menen
oynoysuñ. Bügün seni öltüröm ce Kanýbekti öltüröm! dep, Supahan Anarhandý dagý muþtap-muþtap, betinen
çýmçýp çýmçýp aldý. Kayýn enesine koþulup Aynýsahan da
bir muþtadý.
- Bul kordukka kantip çýdaymýn? Sendey teksizdin
azabýnan eldin caman attý sözün ukkança uu cep
ölömün, - dep Supahan burkap-þarkap tüþtü.
- Caným ene! Caman sözdü baþtabaçý! - dep,
calýnýp-calbarýp Supahandý Aynýsahan kaytarýp turat.
Aynýsahan korkkon sayýn Supahan öcörlönüüdö.
- Men kantip tirüü cüröm. Balamýn arkasý menen
bütün Kaþkarga maalým bolsom, bul kordukka kantip
çýdaym? Camandýk cerde catabý? Elge emne coop
aytamýn? - dep, Anarhandý sol cak karýdan çýmçýp, - bul
körökçö öltür… öltür! Meni öltürüp koyup, anan
Kanibegiñ menen cogol! - dep, burkurap ýyladý Supahan..
- Enem tuura aytat. Senin bul kýlýgýñ bardýgýbýzdýn
betibizge kö cappadýbý! - dep, Aynýsahan Supahandý dagý
süröp, Anarhandý cemelöönün içinde.
KANIBEK'Ý ÖLDÜRMEYE KARAR VERDÝLER
- Bu nasýl maskaralýk? Diye baðýrýnca Supahan'ýn
aðzýndan salyalarý etrafa saçýldý, aðzýnýn iki yanýndan
köpükler fýþkýrýyordu.
- El üstünde büyüttüðün nazlý kýz, çöpte yatan köle
ile nasýl oynar? Bu nasýl söz? Elalem duyarsa rezil olmaz
mýyýz? Diye Aynýsahan Supahan'a katýlarak konuþuyordu.
- Ah, lanet olasý rezil! Diye Anarhan'ý Supahan iki
yumruk attý, çimdikledi.
- Öylesine oyun oynamýþtým, dedi Anarhan suçlu
bir halde.
- Kes sesini. Soyun çamur. O yüzden çamurla
oynuyorsun. Bugün ya seni öldüreceðim ya da Kanýbek'i
öldüreceðim! Diyen Supahan yine Anarhan'a yumruklar
savurdu ve yanaklarýndan çimdikledi. Kaynanasý ile birlikte Aynýsahan da yumrukladý.
- Bu rezilliðe nasýl dayanýrým? Senin gibi soysuzun
yüzünden elalemin kötü sözünü duyacaðýma zehir içer,
ölürüm, deyip Supahan ah-vah etti.
- Caným ana! Kötü sözü söyleme! Diye yalvar
yakar Supahan'ý Aynýsahan engellemeye çalýþýyordu.
- Ben nasýl yaþayabilirim? Evladýmýn sayesinde
bütün Kaþkar'a malum olduktan sonra, bu kepazeliðe
nasýl dayanýrým? Kötülük yerde kalýr mý? Ýnsanlara ne
cevap vereceðim. Diyen Anarhan, karnýnýn sol tarafýndan çimdikleyip, - Bunun yerine öldür, öldür! Beni öldür
sonra Kanýbek'inle kaybol! Diye aðlamaya baþladý
Supahan.
- Annem doðru söylüyor. Senin bu yaptýðýn hepimize kara bir leke sürdü! Dedi Aynýsahan, Supahan'ý
yine körükleyerek, Anarhan'ý kötülemenin çabasýnda.
Anarhan ünsüz… közdörü þiþip, eki karuusu
kötörülböyt… Zunnahun dükönünön keç kayttý. Mal
aluu, baþka caktarga mal cönötüü menen al çarçap keldi.
Zunnahundun Kýtay formasý menen salýngan segiz
bölmölüü üyü bar. Koroonun kün batýþ tarabýndagý Persiya körkömdügü menen salýngan tört bölmölüü üy,
calañ gana meymandar üçün salýngan. Koroonun kün
çýgýþ tarabýndagý aþkana, aþkananýn ekinçi bölügü Samsahun menen Aybadaktýn üyü.
Koroonun orto çeninde köl, köldün aylanasý kýrka
sayýlgan kara tal, taldýn kölökösündö dayýma kilem
salýnýp, töþöktör töþölüp, cazdýktar koyulup turat. Baktýn
tüþtük tarabý çoñ darbaza, darbazanýn eki tarabý attardýn
sarayý.
Kanýbek Supahandan bir top tayak cegen. Anýn
üstünö Aynýsahan cýgaç menen çapkanda, Kanýbektin
közünön ot çagýlýp, eseñgirep barýp cýgýlgan. Bir azdan
kiyin es aldý, baþýnan kan agýp oturat.
Kündö Kanýbektin üstünö üyrülüp tüþö kaluuçu
Aybadak, Supahandan korkup Kanýbekke cakýn coloy
albadý. Tek eþiktin kýçýgýnan iþarat kýlýp Kanýbekti çakýrgan boldu. Birok Aybadaktýn çakýrganýna Kanýbek barbadý. Közünün caþýn kýlgýrtýp, tereñ oydon çýga albay,
akýrdýn kýrýna minip oturat.
Zunnahun darbazadan kirip, taldýn kölökösündögü
töþökkö oturarda üy cagýnan ýylagan dabýþ çýktý. Iylagan
ün enesinin ünü ekenin bilip, sebebin suroo üçün
Aynýsahanga bardý ele; Aynýsahan da ýylay koyo berdi.
Erinin suroosuna coop berüünün orduna, Aynýsahan
kayra küçöp ýyladý.
" Bir þumduk bolgon eken go?" - dep oylodu da,
Zunnahun enesinin terezesinen karadý. Anarhan tetiri
karap ýylap oturat. Enesi Zunnahundu körö koyup:
- Bul körökçö meni öltürüp sal, eldin betin karagýs
þermende boldum, - dep, bakýrýp ýylay koyo berdi.
- Emne boldu ene? - dep eki-üç colu suradý ele,
Supahan coop berbedi. Añgýça Aynýsahan kelip, bolgon
okuyanýn bardýgýn tökpöy-çapay, ogo beter apýrtýp aytýp
berdi.
- Boldu! Eç kim ukpasýn! Öz körün özünö kazdýrýp
turup caylap salam. Bir kuldun ubal-soobu eç kançalýk
emes, - dep Zunnahun baktýn kölökösündögü töþök
üstünö barýp oturdu.
Zunnahun menen Aynýsahandýn sözün bir kança
ubakýt týñþap eç söz uga albadý da, Aybadak Zunnahunga tamak berüügö kamýndý.
- Kanýbek, beri kelçi, - dedi Zunnahun.
Kanýbek Zunnahundun ünü çýkkanda baþýn selt
kötörüp, akýrdýn kýrýnan tüþtü da, Zunnahundun aldýna
keldi.
- Kanday attarýñ cakþýbý? - dep Zunnahun cýlmaydý.
Birok bul açuulu cýlmayýþ ekenin Kanýbek sezbedi.
- Cakþý. Toru at ýlañdap kalgan körünöt.
- Kandayça?
- Cem, çöp ceþi, suu içiþi kündögüdöy emes.
- Tuura aytasýñ. Bügün bardýk nerse kündögüdöy
emes, - dedi Zunnahun.
Anýn açuulanýp oturganýn Kanýbek emi sezdi. Birok
sezgende Kanýbek emne kýlmakçý? Tek eç nerse bilbe-
Anarhan sessiz… Gözleri þiþmiþ, ellerini kaldýracak hali kalmamýþtý. Zunnahun dükkândan geç döndü.
Mal almak, baþka yerlere mal göndermekle uðraþmaktan yorgun döndü.
Zunnahun'un çin usulüne göre yapýlmýþ sekiz odalý
evi var. Avlunun batý tarafýndaki Fars mimarisi ile
süslenmiþ dört odalý ev, sadece misafirler için
yapýlmýþtý. Avlunun doðu tarafýndaki mutfak, mutfaðýn
ikinci kýsmý Samsahun ile Aybadak'ýn evi.
Avlunun ortasýnda göl, gölün etrafý düzgün bir þekilde dikilmiþ fidanlar, fidanlarýn gölgesinde daima kilim
serili, döþekler döþeli, yastýklar konulmuþ halde bekletilir. Bahçenin güney tarafýnda büyük kapý, kapýnýn iki
yanýnda at ahýrlarý.
Kanýbek, Supahan'dan bir ton dayak yemiþti. Üstelik Aynýsahan sopayla vurunca, Kanýbek'in gözlerinden
ateþler saçýlmýþ, sersemleyerek gidip düþmüþtü. Biraz
sonra kendine geldi. Baþýndan kan akýyordu.
Her zaman Kanýbek'in üzerine titreyen Aybadak,
Supahan'ýn korkusundan Kanýbek'e yaklaþamadý bile.
Sadece kapýnýn deliðinden iþaret edip Kanýbek'i çaðýrdý.
Ama Kanýbek Aybadak'ýn çaðrýsýnda kulak asmadý. Gözlerinden yaþ akýtýp, derin düþüncelerden kurtulamayýp,
ahýrýn duvarýna binmiþ halde duruyordu.
Zunnahun kapýdan girip dallarýn gölgesindeki
döþeðe oturacaðý anda evden aðlama sesleri geldi.
Aðlama sesinin annesine ait olduðunu anlayan Zunnahun, sebebini öðrenmek için Aynýsahan'a gidince o da
aðlamaya baþladý. Kocasýnýn sorusuna cevap vereceði
yerde, Aynýsahan daha da þiddetli aðlamaya baþladý.
"Kötü bir þey olmuþ herhalde?" diye düþünen Zunnahun annesinin camýndan içeriye baktý. Anarhan ters
dönmüþ aðlýyordu. Annesi Zunnahun'u görünce;
- Bunun yerine beni öldür, halkýn yüzüne bakacak
yüzüm kalmadý, rezil oldum, diye baðýrarak aðlamaya
baþladý.
- Ne oldu anne? Diye iki üç defa sorduysa da Supahan cevap vermedi. O esnada Aynýsahan geldi ve olan
biteni, ayrýntýlarýyla ve biraz daha abartarak anlattý.
- Yeter! Kimse duymasýn! Kendi mezarýný kendine
kazdýrýp geberteceðim. Bir kölenin vebalý hiçbir þey
deðil, diyen Zunnahun baðýn gölgesindeki döþeðin üzerine gidip oturdu.
Zunnahun ile Aynýsahan'ýn söylediklerini biraz dinleyip hiçbir þey anlamayan Aybadak, Zunnahun'a yemek
hazýrlamaya koyuldu.
- Kanýbek buraya gel, dedi Zunnahun.
Kanýbek Zunnahun'un sesin duyar duymaz hemen
kafasýný kaldýrdý, duvardan inip Zunnahun'un yanýna geldi.
- Nasýl, atlarýn iyi mi? Dedi Zunnahun gülümseyerek. Ama bu gülüþün kýzgýnlýðýndan kaynaklandýðýný
anlayamadý Kanýbek.
- Ýyi. Doru at hastalanmýþa benziyor.
- Nasýl?
- Yem, ot yemesi, su içiþi her günkü gibi deðil.
- Doðru söylüyorsun. Bugün hiçbir þey gündeki
gibi deðil, dedi Zunnahun.
Onun sinirlendiðini Kanýbek þimdi hissetmiþti.
Kanýbek durumu sezmiþ olsa da yapabileceði bir þey
gensip akýrýn attar caktý karadý.
- Attardýn çöbün oñdop koyup, tetigi arýktýn çetinen
bir çuñkur kaz. Çuñkurdun tuurasý carým kez, biyiktigi
eki kez, uzundugu eki carým kez bolsun, - dep Zunnahun
dagý cýlmayýp koydu.
- Makul, - dep Kanýbek attardý közdöy bastý. Birok
çuñkurdu emne üçün kazdýrganý catkandýgýn suragan
cok.
Kün batuuga cakýn kaldý. Kanýbek bolso aytýlgan
cerden çuñkurdu kazýp catat.
- Bar, üy caktagý cumuþuñdu kýl, - dep Aynýsahan
Aybadaktý üy cakka ciberdi. Supahan Zunnahunga alaya
bir karadý da, kolundagý çaydý cerge koyup:
- Atañdýn ölgönünö üç cýl boldu. Üç cýldan beri calgýz sen dep oturam. Birok sen menin sözümdü takýr
týñþabaysýñ. Meni ene katarýnan çýgarýp barasýñ. Bolboso Kanýbek cönündö emne dedim ele? Kanýbektin
közü caman. Adamdý tik karasa közü þiliñen ötüp ketet.
Tik bagýp karay albaymýn. Mýnday kul, tübü cakþýlýk kýlbayt dep dalay ayttým ele go, balam!
- Tuura aytat enem! Tetiri karap turup cumþaymýn.
Közü közümö çalýna tüþsö, bütkön boyum dür ete tüþöt,
- dep, Aynýsahan Supahandýn sözün süröp, kalp menen
çýndý aralaþtýrýp taþtadý.
- Bilem, bilem, - dedi da, Zunnahun közün süzö,
çýnýdagý çayýn karmap oygo ketti.
Kün batýp, birinden cýldýzdar körünö baþtadý. Tün
kirgen sayýn Anarhanda can cok. Çýdamsýz arý-beri
basýp, terezeden Kanýbekti karayt.
" Çýný menen Kanýbektin ölümünö sebebçi bolombu? Çýný menen süygönümdün kanýn moynuma
kötörömbü?" - dep, Anarhan týmýzýn gana caþým tögöt.
Kançalýk kütsö da Aybadak kelbedi. Akýrý çýdabay
Aybadaktýn üyünö kirip bardý.
- Emne, emne caným? - dep Aybadak Anarhandýn
türün körüp çooçup ketti. Birok Anarhan tez coop berbedi. Kumsarýp tanooloru kýpçýlýp, közünün caþýn tögüp
turup:
- Kanýbek emne kýlýp catat?
- Bilbeym, akeñ bir çuñkurdu kazdýrýp catat, - dedi
Aybadak.
- Çýn el bilbeysiñbi?
- Bilbeym, emne eken?
- Al öz körün özü kazýp catat, - dep Anarhan eçkire
cýgýlýp ketti.
- Akýrýn caným, akýrýn! Eneñder ugat, - dep, közün
calcýldata Aybadak eþik caktý karay alaktadý.
Cýldýz abdan tolgon uçurda, Aynýsahan üyünö çýrak
caktý. Zunnahun, Supahan üygö kirdi.
Aybadak alaktap aþkanadan cügürüp çýgýp, eki
caktý karap baykadý da, kanýbektin beri cagýna cügürp
barýp:
- Sadagañ Kanýbek! Kanday þumduktuu cerdi kazýp
catasýñ? Ce caþ ömürüñdün soluganýn cakþý körösüñbü?
Ölböyün deseñ tezinen kaç! - dep, Aybadak ýylap kayra
cügürüp keldi da, aþkanaga kirip ketti.
- Kayran caþ ömür! Künüñ büttü bele? - dep,
kañýrýgý tütöy tüþköndö, kolundagý ketmeni þalak etip
cerge tüþtü. bütkön boyu çýmýrap közü karañgýlap, bar-
yoktu. Hiçbir þey bilmiyormuþ gibi yavaþça atlara doðru
baktý.
- Atlarýn otlarýný düzeltip, þu derenin kenarýna bir
çukur kaz. Çukurun geniþliði yarým metre, derinliði iki
metre, uzunluðu iki buçuk metre olsun, dedi Zunnahun
ve gülümsedi.
- Tamam, deyip Kanýbek atlara doðru yürüdü.
Fakat çukuru neden kazacaðýný sormadý.
Güneþ batmaya yakýndý. Kanýbek ise söylenen
yerde çukur kazýyordu.
- Git, evdeki iþlerini yap, diyen Aynýsahan,
Aybadak'ý evine yolladý. Supahan Zunnahun'a baktý ve
elindeki çayý yere koyup;
- Baban öleli üç yýl oldu. Üç yýldan beri bir tek sen
diye yaþýyorum. Ama sen benim sözümü hiç dinlemiyorsun. Beni anne olarak saymýyorsun. Yoksa Kanýbek
hakkýnda ne söylemiþtim? Kanýbek'in gözü fena. Ýnsana
dik bakýnca gözü kemiklere iþler. Doðrudan gözüne
bakamam. Böyle bir kölenin sonunda pek hayýr
getirmeyeceðini kaç kere söylememiþ miydim yavrum?
- Doðru söylüyor annem! Baþka tarafa bakarak iþ
yaptýrýyorum. Gözü gözüme denk gelse, bütün vücudum
tir tir titriyor, diyen Aynýsahan, Supahan'ýn sözünü
devam ettirip, yalanla gerçeði karýþtýrdý.
- Biliyorum, biliyorum dedi Zunnahun, gözlerini
süzerek, bardaðýndaki çayýný eline alarak daldý.
Güneþ batýp tek tük yýldýzlar görünmeye baþladý.
Gece ilerledikçe Anarhan'ýn ödü kopuyordu. Durmadan
oraya buraya yürüyor, pencereden Kanýbek'e bakýyordu.
"Gerçekten Kanýbek'in ölümüne sebep mi olacaðým? Gerçekten sevdiðimin diyetini boynuma mý
geçireceðim", diyen Anarhan sessizce yaþ döküyordu.
Çok beklediyse de Aybadak gelmedi. Sonunda dayanamadý ve Aybadak'ýn evine gitti.
- Ne, ne var caným? Diyen Aybadak, Anarhan'ýn
halini görünce ürperdi. Fakat Anarhan hemen cevap
vermedi. Solgun burun delikleri kapanýp açýlýyor,
gözünün yaþý dökülüyordu.
- Kanýbek ne yapýyor?
- Bilmiyorum. Aðabeyin bir çukur kazdýrýyor, dedi
Aybadak.
- Gerçekten bilmiyor musun?
- Bilmiyorum, neymiþ?
- O kendi mezarýný kazýyor, dedi Anarhan hýçkýrýklara boðularak.
- Yavaþ caným, yavaþ! Annenler duyar. Diye gözleri
korku içinde Aybadak kapýya baktý sersemlemiþ halde.
Yýldýzlarýn gökyüzünü doldurduklarý vakit, Aynýsahan evinde lamba yaktý. Zunnahun, Supahan eve girdi.
Aybadak aceleyle mutfaktan çýktý, her tarafý iyice
kontrol etti ve Kanýbek'in beri tarafýna koþarak yanýna
varýp;
- Kurban olayým Kanýbek! Nasýl burayý kazýyorsun? Yoksa genç ömrünün solmasýný mý istiyorsun?
Ölmek istemiyorsan hemen kaç! Dedi Aybadak, aðlayarak geri geldi ve mutfaða girdi.
- Zavallý genç ömür! Demek vaden doldu? Dedi
þaþkýn bir halde elindeki çapasý þap diye yere düþtü.
Bütün vücudu karýncalandý, gözleri karardý, gittikçe
gan sayýn denesi muzdap, mañdayýnan muzdak ter çýpýldap, cerge kanday oturganýn Kanýbek özü da sezbey
kaldý.
Anarhan üydön akýrýn çýktý. Enesinin aþkanaga
kirip ketkenin kördü. Zunnahundun emne kýlýp catkanýn
terezeden karadý. Zunnahun eski beþmantýn kiyip,
tapançasýn oktop catkanýn körüp:
- "Çýný menen Kanýbek ölöbü?"- dep közünün caþýn
camgýrday tögüp turganda, kazýlgan topuraktýn kýrýnda
seldeyip oturgan Kanýbekti körüp bardý da:
- Caným Kanýbek! Keçir menin künöömdü! Senin
ömürüñö men coltoo kýldým. Birok, antip oturba, bir at
minip alýp kaç, - dep, Kanýbekti ordunan turguzdu.
- Durus… Kaçayýn… Birok… Koþ… Aytkanýma
könbödüñ… - dep Anarhandýn kolun kýsa karmap,
Kanýbek saraydýn aldýndagý attarga karap cügürdü.
Anarhan basa albay, eçen iret cýgýla cazdap muunu
kaltýrap oturup üygö arañ kirdi.
Kanýbektin çöp salýp, cem berip, sugarýp bakkan
attarý beþ. Beþ attýn kaysýnýsý kanday at ekendigin cakþý
bilet. Minip alýp kaçsa kutula turganý cana kuusa cete
turganý toru at. Eger toru attý minip alýp darbazadan
çýksa, Kanýbekti cetip karmoo arsar ele.
Kanýbek külük torunu mindip dep, Samsahundun
kaþañ torusun minip alýp "çü" degende, kaþañ toru
ekenin bilip, andan ýrgýp tüþüp, külük torunu mingende:
- Kayda barasýñ? - dep canýna kelip kalgan Zunnahundu kördü. Kanýbektin bütkön boyu dür etip, denesi muzdadý. Betteri çýmýrap, kulagý düñgürödü. Kanýbekten coop kütüp Zunnahun da turup kaldý. Bir kança
sekunddan kiyin buulukkan ünü menen:
- Sugarayýn dedim ele, - dedi Kanýbek.
- Baylap koy, anan ele sugarasýñ.
- Cok azýr ele sugarayýn.
- Baylap koy! - dep, Zunnahun astýrtan açuulu ünün
çýgardý. Kanýbek attan akýrýn tüþtü da, attý baylabay koyo
berip turup kaldý.
- Cür, kazgan ceriñdi körsöt, - dedi Zunnahun.
Kanýbek buydalýp ce oylonup turbadý. Tez-tez basýp
barýp kazgan añdýn kýrýna tura kalýp:
- Karaçý bek! Cakþý kazdým… Eldin tepsöörünü
eski arýktýn ugu bolboso, men catuuga cakþý cay boldu, dep, calýnduu közün calcýldatýp Zunnahunga tigilip tura
kaldý. Zunnahun Kanýbektin kayrattuuluguna, ölümdön
korkpogon cüröktüülügünö, bala da bolso, aþkan
baatýrça süylöp turgandýgýna tañdalganday karap turdu
da:
- Emne deysiñ?- dedi.
- Emne deyin? Dey turgan mende al barbý? Öz
körümdü özüm kazýptýrmýn, kayýr… Caþ ömür calýndabay cayýna catsýn, - dep, sekirip añdýn içine tüþtü da, taamay at!
Zunnahun Kanýbektin bul körünüþünö ayabay tañ
kaldý. Mýndan murun dalay adamdý öltürsö da, mýnday
kayrýp söz aytýp, kayratýn körsötkönü bolbogondugun
köz aldýna elestetip turdu da:
vücut ýsýsý düþtü, alnýndan soðuk ter çýktý, yere nasýl
oturduðunu Kanýbek'in kendisi de fark etmedi.
Anarhan evden sessizce çýktý. Annesinin mutfaða
girdiðini gördü. Zunnahun'un ne yaptýðýný anlamak için
pencereden içeriye baktý. Zunnahun eski elbisesini
giymiþ halde tabancasýna kurþun doldururken görünce;
- "Gerçekten Kanýbek ölecek mi?" diyerek gözlerinden yaðmur gibi yaþ dökerken, kazýlmýþ topraðýn
kenarýnda öylece oturan Kanýbek'i gördü ve yanýna
gidip;
- Caným Kanýbek! Suçumu affet! Senin ömrüne ben
engel oldum. Yine de böyle oturma, ata bin ve kaç, diyerek Kanýbek'i oturduðu yerden kaldýrdý.
- Ýyi… Kaçayým… Fakat… Elveda… Söylediklerimi
dinlemedin, diyerek Anarhan'ýn ellerini sýkýca kavradý
sonra ahýrýn önündeki atlara koþtu Kanýbek. Anarhan
ise yürümekte bile güçlük çekerek, birkaç kez düþme
tehlikesi atlatarak, güçlükle eve girdi.
Kanýbek'in otlattýðý, yem verdiði ve suvardýðý beþ
tane at vardý. Beþ atýn hangisinin daha iyi olduðunu çok
iyi biliyordu. Binip kaçarsa kurtulabileceði ve kovalarsa
yetiþebileceði at doru attý. Eðer doru ata binerek kapýdan çýkabilirse, Kanýbek'i yetiþip yakalamak sadece bir
ihtimaldi.
Kanýbek rahvan doruya bindim diye yanlýþlýkla
Samsahun'un tembel atýna binip "deh" deyince, tembel
doru at olduðunu anladý ve hemen indi, rahvan doruya
binince;
- Nereye gidiyorsun? Diye yanýna gelen Zunnahun'u gördü. Kanýbek'ýn vücudu titredi, kaný dondu
adeta. Yüzü karýncalandý, kulaklarý uðuldadý. Zunnahun
durmuþ, Kanýbek'ten cevap bekliyordu. Birkaç saniye
sonra titrek sesiyle;
- Suvarayým dediydim, dedi Kanýbek.
- Baðla þimdi, sonra suvarýrsýn.
- Hayýr þimdi suvarmalýyým.
- Baðla! Dedi Zunnahun öfkeli sesiyle. Kanýbek
yavaþça attan indi ve atý baðladý.
- Yürü, kazdýðýn yeri göster, dedi Zunnahun.
Kanýbek hiç tereddüt etmeden hýzlý adýmlarla
kazdýðý çukurun yanýna varýp;
- Baksana bey! Güzel kazdým… Elalemin ayak
izleri ve eski derenin yataðý olmasa, benim için iyi bir
yer oldu, dedi kýzgýn gözlerini Zunnahun'a dikerek. Zunnahun Kanýbek'in cesaretine, ölümden korkmayan
yürekliliðine, çocuk da olsa, bir kahraman gibi konuþmasýna þaþkýnlýkla baka kaldý.
- Ne diyorsun? dedi.
- Ne diyeceðim? Bir þey diyecek hal mi var bende?
Kendi mezarýmý kendim kazmýþým, eyvalla… Körpe
ömür fazla alevlenmeden yerinde yatsýn, - diye atlayarak çukura girdi ve düzgün niþan al ve sað býrakma!
Zunnahun, Kanýbek'in bu duruþu karþýsýnda
hayretler içinde kaldý. Bundan önce birçok insaný öldürmüþ olsa da, bu þekilde karþýlýk verenin, cesaretini
gösterenin olmadýðýný gözlerinin önüne getirdi.
Download

Kasımalı Cantöşev - e